Manisa Celal Bayar University
Anabilim Dalı

Temel Bilimler Anabilim Dalı

Manisa Celal Bayar University

116

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin FeTeMM etkinlik uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 4. sınıf öğrencilerinin Fetemm uygulamaları etkinliklerinde ortaya çıkan beceriler ve karşılaştıkları zorlukların neler olduğu araştırılmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı İstanbul ili Küçükçekmece semtinde bulunan bir ilkokulda öğrenim gören 27 kişilik bir sınıfta gerçekleşmiştir. Araştırmanın belirlenen dört grup üzerinde çalışılması için öğrencilern rastgele oluşturulmuş heterojen 4 grup haline getirilmiştir. Uygulanan etkinlikte becerilerin kullanımı ve etkinlik sürecinde yaşanan zorluklar ele alınmıştır. Okulun ve sınıfın belirlenmesi örneklem yöntemlerinden uygun örnekleme göre belirlenmiştir. Araştırmada, temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Fetemm etkinlik uygulamalarında ortaya çıkan beceriler ve yaşanan zorluluklar video ve fotoğraf ile kayıt altına alınarak incelenmiştir. Kayıt altına alınan görüntüler ve notlar ile öğrencilerin araştırmacının sorularına verdikleri cevaplar, dersin Fetemm' e uygun işlenişi ve öğrencilerin uygulama esnasında geliştirdikleri beceriler içerik analiz ile değerlendirilmiştir. Öğrencilere her uygulama için ortalama 45 dakika verilmiş ve bu süre boyunca gruplar video-fotoğraf ile kayıt altına alınmışlardır. Araştırmanın analizi, kaydedilen görüntülerin ve ders esnasında alınan notlar ile içerik analiz kullanılarak yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda, Fetemm uygulamaları ile destekli derslerin işlenmesi sayesinde öğrencilerin etkinliklerde akıl yürütme, mühendislik, ilişkilendirme ve iletişim becerilerinin ortaya çıktığı ve bu becerilerin uygulamayı olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, Fetemm etkinlik uygulamalarında öğrencilerin anlamada, odaklanmada, malzeme kullanımında, zamanı yönetmede ve görev paylaşımında zorluklar yaşadıkları soucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlara ilişkin öneriler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Beceriler, etkinlikler, fetemm, zorluklar

EtkinlikEğitim etkinliğiFeTeMM+2
Müzeyyen Bahçe
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hanefî fıkıh düşüncesine göre nimet-külfet dengesi ve bununla ilgili malî düzenlemeler

İslâm hukukunun temel ilkelerinden biri, hak ile sorumluluk arasında dengenin sağlanmasıdır. İslâm'ın ilk dönemlerinden itibaren verilen hükümlere bakıldığında, fıkıh âlimlerinin hüküm verirken, nimet-külfet dengesini dikkate aldıkları görülmektedir. Bununla birlikte bu kavramların mahiyetine ve hükümlere nasıl yansıdığına dair yeterli bilgi veren eserlerin kaleme alınmadığı görülmektedir. Tezimiz, nimet-külfet kavramlarının mahiyetini ve konumunu belirleyerek, Hanefî mezhebine göre malî işlemlerdeki nimet-külfet dengesini ortaya koyabilmeyi, nimet-külfet dengesine uygun olan ve olmayan malî işlemleri belirlemeyi ve bütüncül bir bakış açısı oluşturmayı hedeflemektedir.

AdaletHanefilerNimet-külfet+2
Semra Pala
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zenginleştirilmiş öğretim uygulamalarının ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma becerilerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmada, ilkokul birinci sınıf Türkçe dersinde kullanılan zenginleştirilmiş öğretim uygulamalarının, öğrencilerin okuma becerilerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel modele göre desenlenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Akdeniz Bölgesi'nde orta sosyo-ekonomik düzeydeki iki devlet okulunda okuyan 43 birinci sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama, 10 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemlerin bitiminde, deney ve kontrol grubuna, "Okuma Becerileri Ölçeği" ile ''Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği'' uygulanmıştır. ''Haftalık Öz Değerlendirme Formu'' ile deney grubundaki öğrencilerin zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları, okuma becerileri ve okumaya yönelik tutumlarına yönelik görüşleri alınmıştır. ''Kişisel Bilgi Formu'' çalışmaya katılan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda deney grubundaki öğrencilerin Türkçe dersi ve derste uygulanan zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları ile ilgili görüşleri "Öğrenci Görüşme Formu" ile alınmıştır. Deneysel işlem sonrasında uygulanan ölçeklerden elde edilen veriler, SPSS 22 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmada okumaya yönelik tutum ölçeği ve okuma becerileri ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Görüşme formundan ve haftalık öz değerlendirme formunun birinci bölümünden elde edilen veriler nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Haftalık öz değerlendirme formunun ikinci bölümden elde edilen verilerin çözümlenmesinde, yinelenmiş ölçümler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmadan sonucunda okuma becerileri ve okumaya yönelik tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı şu şekilde özetlenebilir: Öğrenciler, zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, eğlendiklerini, kolay anladıklarını söylemişlerdir.

OkumaOkuma becerileriTutum ölçekleri+7
Fatma Gül Öz Yurdaer
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Abdülmelik b. Alî el-Bâbî'nin, "Muhatasar mimmâ leyse fi'r-Ravza ve'l-Minhâc" adlı eserin edisyon kritiği (Kadâ ile Ümmehâtü'l-Evlâd arası)

Tez, 839/1436 yılında vefat eden Abdülmelik b. Alî el-Bâbî'nin "Muhtasar mimmâ leyse fi'r-Ravza ve'l-Minhâc" adlı eserinin Kadâ bahsinden Ümmehâtü'l-Evlâd bahsine kadar edisyon kritiğini içermektedir. Tahkiki yapılan bölümler şunlardır: Kitâbü'l-Kadâ, Kitâbü'l-Kısmât, Kitâbü'ş-Şehâdât, Kitâbü'd-Davâ ve Kitâbü'l-Beyânât, Kitâbü'l-Itk, Kitâbü't-Tedbîr, Kitâbü'l-Kitâbe ve Kitâbu Ümmehâti'l-Evlâd. Yazar bu kitabı, Şâfiî fıkıh kaynaklarından naklettiği birtakım konulara ayırmıştır. Yazarın konulara yaklaşımı, bölümlerde esneklik, dil kolaylığı ve fikirleri kademeli olarak sunma konusunda esneklik göstermiştir. Ayrıca konuları ele alırken Kur'an-ı Kerim'e, Peygamber Efendimizin sünnetine ve icmaa dayanmaktadır. Şafii fakihlerinin görüşlerinden birden fazla görüş ileri sürerek mukayese etmiştir. Hanefî ve Mâlikî mezheplerinin görüşleri ile karşılaştırmıştır. Ayrıca İmam Şafii'nin mezheb-i kadim ve mezhebi cedidi olan fetvalarına temas etmiştir. Kitap, döneminin çağdaş fıkıh meselelerinden bahsetmesiyle, kaybolan kaynaklardan alıntı yapmasıyla ve İmam Nevevî'nin (El-Ravda) ve (El-Minhac) kitaplarında ele almadığı konuların sunumu ile temayüz etmektedir. Araştırmacı tezi üç bölümde ele almıştır: Birinci bölümde yazarın hayatını detaylıca işlemiştir. İkinci bölümü de ikiye ayırmıştır. Birinci kısımda tahkik edilecek nüsha incelenmiş; ikinci kısımda de yazarın üslubu analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise tahkiki yapılan eser bilgisayar ortamında modern imla kurallarına uygun olarak farklı nüshaları ile karşılaştırılarak yazılmıştır.

Irfan Abdulhaq Gburı Al-ıbadı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

İmam Ebu't-Tayyib es-Sindî'nin (ö. 1149) Kurratü'l-Enzâr alâ Şerhi Tenvîri'l-Ebsâr İsimli Eseri

Bu tezde İmam Ebu't-Tayyib es-Sindî'nin Kurratü'l-Enzâr Alâ Şerhî Tenvîri'l-Eebsâr adlı eserinin tahkiki yapılmıştır. Araştırma velâ bahsinin başından kısmet bahsinin sonuna kadar olan bölümle sınırlandırılmıştır. Araştırmanın önemi şerh edilen eserden kaynaklanmaktadır. Zira eser, Hanefi mezhebinin en önemli kaynaklarından olan Muhammed Abdullah b. Timurtâşî el-Hanefî'nin Tenvîrü'l-ebsâr ve câmiu'l-bihâr isimli eserinin şerhidir. Eserde birçok fıkıh kaidesi yer almakta olup, müellif, başta Muhtasaru Kudûrî, Muhtasaru Tahâvî olmak üzere Hanefi mezhebince muteber birçok kaynakta yer alan görüşleri bir araya getirmiştir. Eser, bu özellikleri sayesinde Hanefi ve diğer mezheplere mensup fakihlerin temel kaynaklarından biri haline gelmiştir. Sindî'nin haşiyesi ise, incelenen konulara dair Hanefi ve diğer mezheplere mensup alimlerin görüşlerine dair faydalı nakiller içermektedir. Hâşiye, müellifin eşsiz tercihleri yanında nakledilen görüşlerden müftâ bih ve ma'mûlun bih olanı ortaya koymasıyla tanınır. Meseleleri güzel bir şekilde sunma, fıkıh konularına uygun olarak eşsiz bir şekilde kısımlara ayırma hususunda temayüz etmiştir. Müellif, Ebû Hanîfe ve diğer Hanefi alimlerin görüşlerini naklederek, uygun olanını tercih etmiş, zaman zaman Şâfiî gibi diğer mezheplerin görüşlerini nakletmiştir. Çalışmada bir kısmı Türkiye'de bir kısmı ise yurtdışında olan üç yazma nüsha esas alınmıştır. Haskefî, Sindî ve Timurtâşî'nin biyografileri, şahsi ve ilimi hayatlarıyla ilgili bilgi verilirken betimleyici tarihsel metot kullanılmıştır. Metin yazılırken ise talik ve tahkik yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada ulaşılan neticelerden önemlileri şunlardır: Kitap mezhebin müftâ bih olan görüşlerini içermektedir. Müellif sadece imam Ebû Hanîfe'nin görüşlerine odaklanmamış, tercih edilen veya kendi tercih ettiği görüşleri esas almıştır. Kendine has bir içtihad yöntemi olan müellif, tercih ettiği görüşleri destekleyen delilleri sunmuştur. Metin sahibi Timurtâşî ve onun şerhi olan Haskefî'nin görüşlerini nakletmekle yetinmemiş, birçok fıkhî konuda onlara muhalefet ederek itiraz etmiştir. Aynı şekilde Sindî de sadece belli imamların görüşlerini nakletmekle yetinmemiş birçok alimin görüşlerini nakletmiş, vakıf menfaatlerinin tazmini, yetim malı, zorla madenden istifade konularında olduğu gibi müteahhir alimlerin görüşlerini tercih etmiştir. Sindî'nin seçim ve doğru tercihlerinde fıkhi mahareti net şekilde görülmektedir. Kaynaklar konusuna gelince, Hanefi mezhebinin temel kitapları yanında çeşitli kaynaklardan nakiller yapmıştır. Nakil yapılan eserler arasında el-Hidâye, Mülteka'l-ebhur, Tebyînü'l-hakâik, Aynî Şerhi, el-Fetâva'l-Velvâliciyye ve daha niceleri yer almaktadır. Henüz baskısı yapılmamış İbn Şahne'nin Tafsîlu Akdi'l-Ferâid, Hayreddîn er-Ramlî'nin Hâşiye alâ menehi'l-Gaffâr, Hüseynî'nin Kitâbu keşfi'-remz, Sicistânî'nin Kitâbu Münyetü'l-Müftî isimli eserlerden de bolca nakiller yapılmıştır. Sindî Kur'ân ayetleri ve hadislerden bolca istidlâlde bulunmamıştır. İstidlâl ettiği hadislerin sayısı dörttür. Lügat kitaplarına sadece iki defa atıf yapmıştır. Sonuçta bu kitap, Hanefi alimlerinin tercih edilen görüşlerini ihtiva eden fıkıh ansiklopedisi mesabesinde olup, kendisinden sonra gelen bütün Hanefiler Allâme es-Sindi'nin eserine itimat etmiştir. Anahtar Kelimeler: Fıkıh. Kurratü'l-Enzâr. Ebu't-Tayyib es-Sindî. Tenvîrü'l-Ebsâr. Raddü'l-Muhtâr.

Mhmood Abdulrahman Shlash Al-husseın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Sahabeden Sevbân Bücdüd'ün (Ö.54/674) hayatı ve rivayetleri / The life and narrations of the companion Thawban b. Bujdud (D.54/674)

Bu çalışma Hz. Peygamber'in (s.a.s) ashabından Sevbân b. Bücdüd'ün )r.a.) hayatı ve rivayetlerini kapsamakta olup iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Sevbân b. Bücdüd'ün)r.a.) sahabe arasındaki yeri, Hz. Peygamber'in onun hayatındaki etkisi, Hz. Peygamber'e (s.a.s) olan bağlılığı ile zâhit kişiliğinden bahsedilmekte akabinde ise Sevbân b. Bücdüd'ün )r.a.) rivayetlerini aktaran sahabe ve tabiin nesline işaret edilmektedir. İkinci bölümde ise onun rivayet ettiği hadislerin tahrici, tahlili ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Rivayetlerin yer aldığı kaynaklar ilgi eser musanniflerinin vefât tarihleri esas alınarak önce Kütüb-i Tis'a eserleri daha sonra ise diğer eserler çerçevesinde başlıklar açılarak ele alınmıştır. Çalışmada ulaşılan neticeler ise sonuç bölümünde yer almaktadır.

Faısal Shaker Mudhahhee Alhardanee
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Enbiya suresine göre İslam'a davetin Özellikleri

Araştırmanın temel amacı Enbiya Suresi'nde bahsedilen ve kıyamete kadar geçerliğini devam ettirecek olan "davet" kavramının temel parametrelerini tespit etmektir. Bunlar tüm kuşaklara yol gösterici birer ışık, onları hidayete ve ıslaha yönlendiren kaynak mesabesindedirler. Çalışmada konusu Enbiyâ suresindeki ayetler; diğer ayetler, sünnet, sahabe ve sonraki nesillerce aktırılan menkulât çerçevesinde; dilbilimsel özellikler, kıraat farklılıkları ve bağlam göz önünde bulundurularak tefsir edilmiş tahliller yapılarak nesnel "davet" parametreleri tespit edilmeye gayret edilmiştir. Böylece çalışmada davetin temel esasları ve hedefleri, davetçinin özellikleri ve izleyeceği metod ile daveti kabul veya ret neticesinde mümin-kafir-münafık tiplemeleri ayrıca Peygamberlerin inkarcı toplumları ıslah etmedeki durumları üzerinde durulmuş değerlendirmeler yapılmıştır

Abdulazeez Yaseen M. Qassab Bashı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Kıraat-ı Seb'a ve Muteber kıraat imamları hakkında (çağdaş bir araştırma )

Bu araştırma şunları ele almıştır; Kıraat-ı Seb'a ve Muteber Kıraat İmamları Hakkında )Çağdaş Bir Araştırma ). Bu çalışmada kıraat mefhumunu, oluşumunu, meşhur olan kârileri, bunların râvilerini, kıraat farklılıklarının faydasını, bu okulların bulunduğu şehirleri ve dönemlerini anlattım. Bu çalışmayı şu kısımlara ayırdım.Mukaddime: Burada konuyu seçmemin nedenini, konunun önemini, amaçlarını, karşılaştığım zorlukları anlattım. Araştırmanın projesini hazırlayıp ana hatlarını belirledim. Kıraat ilmiyle ilgili yazıları olup bu konuda yararlandığım kişileri de zikredip bunlara "önceki çalışmalar" başlığıyla işaret ettim . Bu araştırma 4 kısmı kapsamaktadır. Birinci kısım kıraat mefhumunu anlatır. Bu da kıraatin tanımını, rivayetleri, yedi harfi, vecihleri, tarikleri, tercihi, tilavet ve kıraat arasındaki farkı, kıraat rivayet ve tarik arasındaki farkı içermektedir. Aynı şekilde kabul 11 ve ret, senet, hikmet ve kıraatlerin çeşitlenmesi ve faydası açısından kıraatların kısımlarını kapsar . İkinci kısım ise kıraatlerin nüzulünü, yedi harf ile bağlantısını, Kur'ân ile arasındaki farkı, yedi imamın Kıraatini, kıraatların yedi harf ile bağlantısını ve farkını içerir. Ayrıca kıraatlarla Kur'an arasındaki farka ve sadece bazı imamlarla sınırlı olmasının nedenine işaret ettim. Üçüncü kısım ise kıraat ilmini yazıya geçirme, kıraatların tarihi, kıraatle ilgili ilk telif yapanları, bu yazıların kronolojik sıralaması, kıraatların bir kısmının veya hepsinin alınmasının şekli, kurraların adları, haklarında yapılan değerlendirmeleri, yedi kıraatla ilgili en meşhur telifleri içerir. Dördüncü kısım; farklı şehirlerdeki kıraatları, yayılmaya başlaması, en meşhur temsilcileri ve ilgili eserlerini içerir. Altıncı bölümde okuma ilmiyle ilgili bilimler, yedinci bölümde ise oryantalistlerin ortaya attığı şüpheler ve bunlara verdikleri cevaplar yer almıştır. Sonra da sonuç kısmında ulaştığım en belirgin neticeleri, kendime ve özellikle bu alana ilgi duyan öğrencilere önerilerimi zikrettim. Tezim, yararlandığım kaynakları sıralayarak bitirdim. Anahtar kelimeler; Kuran, kıraatler, yedi harf, kuran okulları

Fahad Hamed Hasan Al Al Hayazi
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Ebu Şame lakaplı Müçtehid Alim Şahabeddin Abdurrahman b. İsmail'e ( Ö.665 H) ait Kasîdetü'l- Bürde Şerhi

Mısırlı sûfî Muhammed b. Saîd el-Bûsîrî'nin (ö. 695/1296) Hz. Peygamber için yazdığı "Ḳaṣîdetü'l-bürde"si İslâm dünyasında oldukça meşhur olup üzerine pek çok şerh yapılmıştır. Bu kaside üzerine yazılan ilk ve önemli şerhlerden biri de Ebû Şâme Şihâbüddîn Abdurrahmân b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Makdisî'nin (ö. 665/1267) "Şerhu Kasîdeti'l-Bürde" isimli eseridir. Ancak bu kıymetli eser şimdiye kadar elyazma olup tozlu raflarda ve okuyucularından uzak bir durumdaydı. Bu yüzden biz bu tezimizde onu tahkik etmeyi ve değerlendirmeyi gaye edindik. Tahkik ettiğimiz bu şerhin Kasîdeti'l-Bürde üzerinde yapılan kısa ve özlü şerhlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bununla birlikte müellif Ebû Şâme, her bir beyti şerh etmiştir. O, bazı beyitleri uzun uzadıya açıklamıştır. Kimi beyitleri de oldukça kısa izahlarla geçiştirmiştir. Ayrıca o, bazı beyitlerdeki kelimelerin sözlük anlamlarına değindiği gibi kimi beyitlerde de irap meselelerine daldığı da vakidir.

Samaher Zuhair Mohammed Mohammed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Şeyhulislam Muhammed Esad bin İbrahim el-Alaiyye er-Rumi'nin (Ö. 1166 H.) 'İtbaku'l-Etbak' adlı eseri, tahkik ve inceleme

Araştırmamıza esas aldığımız kitap, dinî, siyasî ve toplumsal sınıflara yönelik sert eleştiriler içeren el yazması bir eserdir. Siyasî iktidarı ve onun zulmünü ele almaktadır. Özellikle, dünyevî zevk ve menfaatlere ulaşmak için mesleklerini kötüye kullanan, adaleti ve zayıf insanları kullanarak rüşvet alan hakimleri çok sert bir dille eleştirmektedir. Dini otoriteyi ise daha büyük bir şiddetle eleştirmektedir.. Şeyhlere ve kötü Alimlere tam bir eleştiri seferberliği ilan etmiş gibidir. Çünkü onlar, din kivesine bürünerek merhamet elbisesini çıkarmışlar, şeytanların istek ve arzularına uymuşlar, kötülüklere ve lezzetlere dalmışlar, helalleri çiğnemişler, yetim malını yemişlerdir. Bütün bunları din kisvesine bürünerek yapmışlardır. Eserin müellifi aynı zamanda, kibir, cimrilik, mala aşırı düşkünlük, doktorların bozulması gibi toplumsal hastalıklara da değinmektedir. Bütün bunlarla beraber, sadece kötü yönleri ele almıyor, aynı zamanda sâlih ve rabbani alimleri de methetmektedir. Cömertliği, keremi, ahiret için hazırlık yapmayı tavsiye etmekte, ahirete ve salih amellere teşvik etmektedir. Bu konuda onun Kuran ayetlerine ve Arap darbımesellerine olan ilgisi her şeyin üstündedir. Yazarın üslubuna gelince, makalelerinde en önemli yöntemlerinden biri kinaye ve telmih sanatıdır. Bu sayede okuyucu, yazarın kastettiği şiir ve beyitleri verilmediği halde hemen anlayabilmektedir. Hz. Peygamberin hadislerini de rivayet edilmeden hatırlamaktadır. Çok ince bazı göndermeler ile Arap efsaneleri de okuyucaya hatırlatılmaktadır. / Aynı şekilde yazarın, Arap lehçelerine, kelimelerin zıt kullanışlarına, yabancı veya arapçalaştırılmış kelimelere… verdiği önem de açıkça görülmektedir. Bu açıdan dikkatleri en çok çeken husus ise Cevheri, Sağani ve diğer dilbilimcilerin dahi ihmal ettiği bazı lafızları kullanıyor olmasıdır. Bu el yazması eser, ilk Arap dilbilimcilerle aynı üslubu taşıyor. Makalelerdeki yöntemi, ilk anda okuyucuya kendini kötü hissettiriyor. Çünkü temel kaynaklara ve sözlüklere başvurmadan hiçbir cümleyi anlaşılmamaktadır. Bu eserin bize kazandırdığı şeylerden birisi de Kuran Dilini ihmal etmemiz sebebiyle içine düştüğümüz gerileme ve zayıflığı hissettirmesidir. Anahtar Kelimeler: Arap Dili. İtbakul Etbak. Makaleler. Şeyhülislam. El-Alaiyye (Alanyalı)

Taha Yaseen Ibrahım Ibrahım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Mîzânu'l-usûl fî netâici'l-ukûl adlı eser üzerinden İmam es-Semerkandî'nin fıkhı (Örnek olarak birinci cilt)

Bu tezin amacı imam Ebû Bekir Alâuddîn es-Semerkandî'nin Mizânü'l-usûl fî netâici'l-ukûl isimli eserinden hareketle fıkıh anlayışını ortaya koyup, fıkıh ve akâidle ilgili konulardaki görüşlerini tespit etmektir. Araştırma, Semerkandî'nin Usul ve furu konularındaki derin anlayışı ve fıkıh bilgisinin örneği olarak eserin birinci cildiyle sınırlandırılmıştır. Müellifin yaşadığı dönem, şahsi ve ilmi hayatı yazılırken betimleyici tarihsel metot kullanılmıştır. Semerkandî'nin eserindeki konuyla ilgili meselelerin bir araya getirilmesi, açıklanıp, yorumlanması, alimlerin görüşlerinin kıyaslanması, taassuptan uzak bir şekilde delile uygun görüşün tercih edilmesinde analitik tümevarım yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada ulaşılan neticelerden en önemlileri şunlardır: Semerkandî Hanefî olup, mezhebe hem usul hem de furu fıkıh konularında katkıları olmuştur. Hanefi mezhebine büyük hizmetleri olan birçok âlim yetiştirmiştir. Mîzânu'l- usûl isimli eserinde şer'î hükümleri istinbât ederken kitap, sünnet icmâ, kıyas gibi asli; örf, sahâbe kavlî gibi tebeî delillere dayanmıştır. Fıkhi görüşlerinin derinliği ve istinbât kuvvetine delalet eden görüşleri vardır. Zira müellif, furu fıkıh konularını usul ile irtibatlandırmıştır. Eser Semerkandî'nin içtihad ve fıkıh konularında istinbât etmenin şartlarından olan ihtilaflı konulardaki maharetine delalet eder. Muhaliflerle tartışırken kullandığı usul, delalet yönünü de açıklayacak şekilde sarih delilleri zikretmesi eseri diğer kitaplardan ayıran en önemli vasıflardandır. Müellif sadece Hanefîlerin görüşlerini vermekle yetinmemiş, başta Şâfiî olmak üzere diğer mezheplerin görüşlerini de vermiştir. Görüşler arasındaki tercihini delile göre yapmıştır. Akaid konularını Eş'arî ve Mâtürîdîlerin görüşleri delil getirerek açıklamıştır. Zaman zaman Ehl-i sünnete muhalif Mutezile ve diğer mezheplerin görüşlerine de değinmiştir. Müellifin kaynaklarının çeşitliliği, farklı fıkıh konularını çok geniş ve ayrıntılı bir şekilde tartışabilmesi, geniş bilgi birikimi ve ilmi yeterliliğine delalet eder. Aynı konuyla ilgili farklı görüşleri vermesi mezhep taassubunun olmadığını ve fetva konusundaki takvasını gösterir. Bütün bunlar onun zati hayatında tespit edilen hususlardır. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, Alauddîn es-Semerkandî, Mizânü'l-usûl, Emir, Nehiy

Azeez Nadheer Azeez Azeez
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

İslami şiirlerde tabii mekan ve suni mekan algısı

Arap şiirinde mekan veya kalıntılar, en etkileyici konulardan biri kabul edilmektedir. Mekan, insan üzerinde en çok etki bırakan şeylerden biridir. Zira cahiliye döneminde şairler kalıntıların girişinden söz etmeyi kutsal sayarlardı. Bunun için bir şair yolculuğa çıktığında, o mekanda durup içine girmeye çalıştığı görülmektedir. Şairler Müslüman olduklarında da bazıları, cahiliye dönemi şiirinde alışık oldukları bu öğretilere bağlı kalmaya devam etmişlerdi. Bu kalıntı girişlerinin özellikleri zamanla azalıp yok olmaya yüz tutmuş, yeni bir tür şiir türü ortaya çıkmaya başlamıştır ki, bu fetih şiirleridir. Bunlarda mücahit şairler, mekan bahsine yeni bir renk katmıştır. Savaşların yaşandığı bu mekanları tasvir etmişler, vatanlarının sembollerini ve duydukları özlemi dile getirmişlerdir. İslami şair, şiirindeki doğal mekanı, bazen vatanı, bazen düşman topraklarını ifade etmek için kullanmıştır. Nadir durumlar haricinde, İslami şairlerin şiirlerinde içki ve içki meclislerinden söz edilmez, çünkü İslami şairin şiirlerinde Kur'an-ı Kerim'den etkilenişi açıktır. İslam'ın ilk dönemlerindeki şiirler, şiirin tüm unsurlarını taşıyan yaratıcı metinlerdir. Kalite veya yaratıcılık açısından emsallerinden aşağı değildir. Keza üslup açısından İslami şiir, cahiliye şiirinden de pek farklı değildir. Çünkü devamı niteliğindedir ve İslam şairleri, hem cahiliye hem de İslam dönemi yaşamış deneyimli kimselerdir. Anahtar Kelimeler: Doğal mekan, suni mekan, İslami şiir, kalıntı girişleri

Hüseyin Ubeytoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fotobiyoreaktörlerde ve havuzda kültüre alınan spırulına platensıs'in ürün verimliliği, protein ve lipid miktarlarının karşılaştırılması

Mikroalg Spirulina platensis, tubular ve panel fotobiyoreaktörlerde ve havuzda Haziran ve Eylül aylarında kültüre alınarak, kuru madde, klorofil a, hücre yoğunluğu, protein ve lipid miktarlarının karşılaştırması yapılmıştır. Tubular fotobiyoreaktörde 4.951±0.03 gL-1 kuru madde miktarı ve %71.89±1 protein oranı ile en yüksek değerler elde edilirken, 2.710±0.02 gL-1 kuru madde ve %53.92±08 protein miktarları ile en düşük değerler panel fotobiyoreaktörde saptanmıştır. S. platensis?in havuzdaki kültüründe ise 3.150±0.08 gL-1 kuru madde miktarı ve %70,29±0,8 protein oranı belirlenmiştir. Haziran ve Eylül denemelerinde sıcaklık ortalamalarının benzer olduğu ve panel fotobiyoreaktördeki kültürün yüksek sıcaklıktan (39.35±1.82 °C, 40.22±0.70 °C) olumsuz etkilendiği gözlenmiştir. Havuz, panel ve tubular fotobiyoreaktör arasında en yüksek optik yoğunluk (3.280±0.009), lipid (%7.74±0.5) ve klorofil a (510.1±6 ?gL-1) miktarları tubular fotobiyoreaktörde üretilen kültürden elde edilmiştir.

FotobiyoreaktörSpirulina platensis
Cansev Azgın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akıl ve zekâ oyunlarının 60-72 aylık çocukların erken matematik becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, akıl ve zekâ oyunlarının 60-72 aylık çocukların erken matematik becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan deneysel model kullanılmıştır. Deneysel modellerden ise tek gruplu ön test-son test deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde, kırsal bir bölgede yer alan Bilim ve Sanat Merkezine bağlı anaokulunda bulunan okul öncesi eğitim sınıfında eğitim alan 7'si kız 7'si erkek olmak üzere toplam 14 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri genel bilgi formu, Erken Matematik Yeteneği Testi-3 ile Akıl ve Zekâ Oyunları Programı kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Veri toplama sürecine gerekli izinler alındıktan sonra başlanmıştır. Verilerin analizinde elde edilen veriler nicel araştırma veri teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan tüm çocukların matematik becerileri üzerindeki akıl ve zekâ oyunları programının etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan tüm çocukların matematik becerileri son test puan ortalamalarının, ön test puan ortalamalarına göre daha yüksek olduğu, akıl ve zekâ oyunlarının tüm öğrencilerde matematik becerilerini artırdığı tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada yer alan çocukların cinsiyetine göre matematik becerileri ön ve son test puanları karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmemiştir

Eğitsel oyunlarKüçük çocuklar için büyük matematikZeka oyunları dersi+1
Şerafettin Uçar
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlahiyat fakültesi öğrencilerinin inanç akımlarına yaklaşımı: MCBÜ İlahiyat Fakültesi örneği

Bu araştırmanın temel amacı, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin Ehl-i Sünnet, Mutezile, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm gibi farklı inanç akımlarına yönelik yaklaşımlarını, çeşitli sosyo-demografik değişkenler çerçevesinde değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini 2024-2025 öğretim yılında fakültede öğrenim görmekte olan hazırlık ve 1. sınıftan 4. sınıfa kadar olan toplam 292 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından konuyla ilgili bilimsel ve akademik çalışmaların taraması yapılmış, alan yazın irdelenerek ilgili başlıklar halinde derlenip çalışmaya yansıtılmıştır. Uygulanan anket formu, 5'li Likert tipi ölçek kullanılarak hazırlanmış ve SPSS 27.0 programı aracılığıyla frekans, yüzde, ortalama, korelasyon ve non-parametrik testler ile analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen bulgular, öğrencilerin büyük çoğunluğunun Ehl-i Sünnet mezhebine mensup olduğunu ortaya koymuştur. Ortalama ve frekans analizleri sonucunda da Ehl-i Sünnet inancına yönelik tutumların en yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizleri sonucunda Ateizm ile Agnostisizm, Deizm ile Mutezile ve Ateizm ile Mutezile arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf düzeyi, dindarlık seviyesi, mezuniyet sonrası mesleki yönelim, okul öncesi yaşanılan yer ve bölüm tercih nedeni gibi değişkenlerin; özellikle Ateizm, Agnostisizm ve Mutezile gibi inanç akımları üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin inanç yaklaşımlarında klasik dini anlayışın güçlü bir şekilde sürdüğü; ancak özellikle üniversite eğitimi sürecinde sorgulayıcı ve akılcı eğilimlerin de geliştiği ve alternatif inanç sistemlerine yönelik düşünsel geçişliliklerin oluşabildiği sonucuna ulaşılmıştır.

AgnostisizmAteizmDeizm+3
Esen Boyraz Ömür
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırâat farklılıkları bağlamında iltifât sanatının mânâya yansıması: Bakara Suresi örneği

Kırâat-ı aşere olgusu çerçevesinde el-Bakara sûresi örnekliğinde iltifât sanatına değinen bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışma-nın temel yapısına mesnet oluşturmak üzere ön bilgilere yer verilmiştir. Kırâat tarihinin özet bir takdiminin yapıldığı birinci bölümde ilk olarak kırâat ilminin târifine, konusuna, faydasına, amacına ve hükmüne değinilmiş, ardından nüzûl dönemindeki hareketliliğini de içine alacak şekilde üç döneme ayırarak kırâat farklılıklarının ortaya çıkışını tarihi bir seyir içinde kısa ve öz bilgilerle izâh edilmeye çalışılmıştır. Belâgat ve iltifât ile ilgili bazı temel bilgilerin yer aldığı ikinci bölümde; belâgat ilmi ile ilgili özet bir takdimin ardından iltifât sanatının tanıtımı yapılmıştır. Bu bağlamda iltifât sanatınının şartları ele alınarak her bir şart iki örnekle detaylı bir şekilde anlatılmış, iltifât sanatının Kur'ân terkibindeki belâğî incelikleri ve edebî gü-zellikleri bu çerçevede, tefsirler ışığında aktarılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde çalışmamızın bel kemiğini oluşturan üçüncü bülümde kırâat-ı aşe-re bağlamında el-Bakara sûresi örnekliğinde aynı kırâat içinde veya kırâatler arası ge-çişlerin neden olduğu iltifâtlar tespit edilmiş, iltifâtın tespit edildiği âyetlerde lafız ve mânâlar arasında gizlenmiş geniş anlam zenginliklerine yeri geldikçe değinilmeye çalı-şılmıştır. Böylece Kur'ân âyetlerinin anlaşılmasında iltifât ve kırâatler arasındaki ba-ğın ne kadar kuvvetli olduğu örneklerle izâh edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırâat, iltifât, el-Bakara, belâgat, aşere, kurra, incelik

ArapçaBakara suresiBelagat+6
Raşide Subaşı
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitiminde çocuk edebiyatının elementer müzik ve hareket pedagojisi bağlamında incelenmesi ve bir içerik önerisi

Elementer müzik ve hareket pedagojisi, insanların içlerinde var olan yaratıcılığın açığa çıkmasına ortam hazırlayan; temelinde ritim, hareket ve konuşma olan, bütün sanatsal alanları kombine ederek katılımcılara öğrenme, keşfetme, deneme ve yaratma ortamı sunan bir yaklaşımdır. Ayrıca bu pedagoji çocuk edebiyatı ile doğal bir bağlantı kurar çünkü her iki alan, çocukların yaratıcılıklarını, hayal güçlerini ve duygusal ifadelerini destekleyen hikâye anlatımı, ritim ve hareket unsurlarını içerir. Bu çalışmanın amacı, çocuk edebiyatının müzik eğitimindeki rolünü vurgulayarak resimli öykü kitaplarının elementer müzik ve hareket etkinlikleri aracılığıyla yaratıcı ifadeyi, iletişimi ve müzikal öğrenmeyi nasıl geliştirdiğini açıklamaktır. Temel hedefler arasında çocukların hayal gücünü canlandırmak, müzik ve hareket becerilerini geliştirmek, kültürel anlayışı arttırmak, ilgi çekici ve bütünsel öğrenme deneyimleri sağlamak ve süreç odaklı öğrenmeyi teşvik etmek bulunmaktadır. Ayrıca elementer müzik ve hareket etkinliklerine uygun resimli öykü kitaplarının seçilmesi için kriterler sunmaktadır. Araştırmada 36- 72 aylık çocuklara yönelik resimli öykü kitaplarını elementer müzik ve hareket pedagojisi bağlamında incelemek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından, 36-72 aylık çocuklar için Türkçe yazılmış ve Türkçeye çevrilmiş 150 adet resimli öykü kitabı incelenmiş ve bu kitaplar içerisinden, okul öncesinde elementer müzik ve hareket etkinliklerinde kullanımının uygunluğu tespit edilen 10 adet resimli öykü kitabı, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Seçili bu 10 kitap elementer müzik ve hareket pedagojisi kapsamında ele alınmış ve bu 10 kitaba içerik analizi uygulanmıştır. İçerik analizi sonucunda resimli öykü kitaplarının elementer müzik ve hareket pedagojisi ile bağlantı noktaları bulunmuş ve seçili 10 kitaptan okul öncesi eğitimde kullanılmak üzere elementer müzik ve hareket odaklı etkinlikler oluşturulmuştur. Sonuç olarak bu çalışma, müzik ve hareket etkinliklerinin resimli öykü kitaplarıyla harmanlanmasının, çocukların yalnızca çok yönlü gelişimini desteklemekle kalmayıp aynı zamanda soyut kavramları somut hâle getirdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bu çalışma, çocukların hayal gücünü harekete geçirerek orijinal eserler üretmelerine alan açmanın önemi, sanatın yaratıcılığı geliştirmedeki kritik rolünü ve okul öncesi ile müzik eğitimcileri arasında disiplinler arası iş birliğinin önemini vurgulamaktadır.

Mürüvvet Betül Özlü Gül
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin çevre ve doğal kaynaklara ilişkin algılarının incelenmesi

Bu çalışma, ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencilerinin çevre ve doğal kaynaklar hakkındaki algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2017-2018eğitim öğretim yılında Kastamonu iline bağlı iki ilçede bulunan iki adet resmi ilkokul üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya 33 3. Sınıf öğrencisi ve 28 4. sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 61 öğrenci katılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma metotlarından içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 5 adet açık uçlu soru formundan yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; ilkokul 3ve 4. sınıf öğrencilerinin içinde bulundukları ve yaşadıkları toplumun da etkisiyle çevre hakkında bazı ön bilgilere sahip oldukları görülmüştür. Bu ön bilgiler ise çevremizin karasal ve sucul ortamdan meydana geldiğini içerisinde bitki ve hayvanların bulunduğunu ve doğal-yapay çevre olarak ikiye ayrıldığını vurgulamışlardır. Öğrenciler çevre kirliliği olarak daha çok çöplerden bahsetmişlerdir. Çevremizi korumak için ise çevremizi temiz tutmalı ve yerlere çöp atılmaması gerektiğini dile getirmişlerdir. Doğal kaynaklar anlatırken içinde bulundukları çevrenin etkisiyle ve çevrelerinde yer alan kaynaklardan (orman, çiçek) bahsetmişlerdir.

Doğal kaynaklarKastamonuÇevre+4
Adem Duran
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

4. sınıf fen bilimleri dersinde kavramsal değişim metinlerinin öğrencilerin akademik başarıları, bilimsel süreç becerileri, kavram yanılgıları ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmada kavramsal değişim metinlerinin " Kuvvetin Etkileri ve Maddeyi Tanıyalım" üniteleri kapsamında İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine, kavram yanılgılarına ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ilişkin etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 Eğitim–Öğretim yılında Elazığ ili Merkez ilçesine bağlı Murat İlkokul'unda iki farklı şubeden 46 öğrenci oluşturmaktadır. Şubelerden birisi Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan İlkokul 4. sınıf Fen Bilimleri dersi programının ön gördüğü etkinliklere göre konuların işlendiği kontrol grubu, diğeri ise kavramsal değişim metinleri kullanılarak konuların işlendiği deney grubu olarak seçilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak; akademik başarı testi, kavram yanılgıları belirleme testi bilimsel, süreç becerileri testi, ve fen bilimlerine dersine yönelik tutum testleri ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analizi için bağımsız gruplar t testi, paired t test Mann Whitney U testi ile aritmetik ortalama, standart sapma, frekans kullanılmıştır. Elde edilen verilerin yorumlanmasında .05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonuçları incelediğinde deney ve kontrol gruplarında elde edilen son test ortalamalarında gruplar arasında akademik başarı, bilimsel süreç becerileri ve fen bilimleri dersine yönelik tutum bakımından deney grubu lehine anlamlı düzeyde farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlara göre Kavramsal Değişim Metinlerinin İlkokul 4. sınıf düzeyinde öğrencilerin akademik başarıları, bilimsel süreç becerileri ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına olumlu etki yaptığı görülmektedir. Bununla birlikte deney ve kontrol gruplarında elde edilen son test ortalamalarında gruplar arasında kavram yanılgıları bakımından deney grubu lehine bir fark oluşmakla birlikte bu farkın anlamlı düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Akademik başarıBilimsel süreçFen bilgisi dersi+7
Musa Kayabaş
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karakaya Baraj gölüne dökülen Han Çayı'nın bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinin araştırılması

Bu tez çalışmasında Karakaya Baraj Gölü'ne dökülen Han Çayı'nın bazı limnolojik özellikleri araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Han Çayı'ndan Aralık 2013-Kasım 2014 tarihleri arasında 12 ay süre ile aylık su örnekleri alınmış ve gerekli ölçüm ve analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma süresince akım, su sıcaklığı, pH, elektriksel iletkenlik, çözünmüş oksijen arazide yapılan ölçümlerle belirlenirken, toplam sertlik, toplam azot, toplam fosfor, alkalinite, tuzluluk, organik madde, nitrit, askıda katı madde ve kimyasal oksijen ihtiyacı gibi kimyasal parametrelere ait değerler laboratuarda yapılan analizlerle tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları Kıta içi Su Kaynakları Sınıflarına göre kalite kriterleri dikkate alındığında Han Çayı'nın nitrit hariç diğer bütün parametreler ve onlara ait değerlere göre I.sınıf su kalite özelliğine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Analizler sonucu elde edilen verilerden istatistiksel analizler yapılmış ve sonuçlar daha önce yapılan benzer çalışmalar ile karşılaştırılmıştır.

AkarsularLimnolojiSu kalitesi
Zeynep Selva Battal
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kabalar Göleti (Kastamonu)'nin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri

Bu tez çalışmasında Kabalar Göleti'nin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Kabalar Göleti'nden Ocak - Aralık 2014 tarihleri arasında 12 ay süre ile aylık su örnekleri alınmış ve gerekli ölçüm ile analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma süresince su sıcaklığı, pH, çözünmüş oksijen, tuzluluk ve elektriksel iletkenlik arazide yapılan ölçümlerle belirlendi. Toplam sertlik, nitrat azotu, sülfat, fosfat, kimyasal oksijen ihtiyacı laboratuvarda yapılan analizlerle tespit edilmiştir. Analizler sonucu elde edilen verilerin aylara ve istasyonlara göre dağılımları tablo ve şekillerle ifade edilmiştir. Parametrelerin minimum ve maksimum değerleri incelendiğinde istasyonlar arasında kayda değer bir farkın olmadığı görülmüştür. Su sıcaklığı ve pH'ın ocak ayında minimum (7,1oC ve 8,02), ekim ayında maksimum (25,9oC ve 8,54); tuzluluğun şubat ve mart ayında minimum (0,04 mg/L), ekim ayında maksimum (0,14 mg/L); elektriksel iletkenliğin mart ayında minimum (140,72 µS/cm), ekim ayında maksimum (297,1 µS/cm); çözünmüş oksijenin eylül ayında minimum (8,72 mg/L), mayıs ayında maksimum (11,66 mg/L); toplam sertliğin ocak ayında minimum (260,72 mg/L), eylül ayında maksimum (318,34 mg/L); fosfat ve nitratın mart ayında minimum (0,097 ve 3,2 mg/L), eylül ayında maksimum (0,824 ve 4,82 mg/L); sülfatın aralık ayında minimum (66,1 mg/L), temmuz ayında maksimum (205,13 mg/L) ve kimyasal oksijen ihtiyacının iki istasyonda mart ayında minimum (2,98 mg/L), ekim ayında maksimum (10,4 mg/L) olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Su Kalitesi, Kabalar Göleti, Kastamonu

GöllerSu kalitesi
Muhammed Burak Sağın
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şî'â'ya göre Tıbb-ı nebevi rivayetleri ve Ehl-i Sünnet rivayetleri ile mukayesesi (Kitâbu Tıbbı Ehl-i Beyti'n-Nebî özelinde)

İslâm Mezheplerinin hadis algısı ve hadisi kabul şartlarında farklılıkların olduğu bilinmektedir. Özellikle mezheplerin hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerin birbiriyle ortak olanlarının yanı sıra birbirinden tamamen farklı rivayetler de bulunmaktadır.Ehl-i Sünnet hadis kaynaklarında ?Kitâbu't- Tıbb veya et- Tıbbu'n- Nebevî? bölümleri yer almaktadır. Bunun haricinde müstakil Tıbbu'n- Nebevî'ler de telif edilmiştir. Ancak hadis kabul şartları ve rivayete verdiği değer bakımından Şî'â'nın Tıp konusuna nasıl baktığı ve Tıbbu'n- Nebevî'yi nasıl değerlendirdiği incelenmeye değerdir. Bu itibarla İmamların Tıbbı adıyla yazılmış eserler çerçevesinde Tıbb-ı Nebevî konusu Şî'â bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu itibarla İmamların Tıbbı adıyla yazılmış eserler çerçevesinde Tıbb-ı Nebevî konusu içinde yer alan Rukye rivâyetleri (Şifa Hadisleri) İslam düşünce geleneğinin iki büyük ekolü olan Ehl-i Sünnet ve Şî'â hadis kaynakları arasında mukayeseli olarak ele alınıp değerlendirmesi yapılmıştır.Hz. Peygamber'in tıbbi tavsiyeleri içerisinde Rukye hadislerinin Şî'â'da nasıl değer bulduğu ve bu mezhep mensuplarının Rukye'ye yüklediği ilmi ve dini değer, bu konuda yazılmış eserlerde yer alan rivayetlerden hareketle açıklığa kavuşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ehl-i Sünnet, Şî'â, Tıbb-ı Nebevi, Rukye

Ehl-i sünnetHadisMezhepler+3
Ayşe Dumanlı
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuzeydoğu Akdeniz'de yaşayan Pteromylaeus bovinus (E. Geoffroy Saint-Hilaire, 1817) türünün büyüme özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışma, kartal vatoz (Pteromylaeus bovinus)? un yaş ve büyüme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla İskenderun Körfezi?nde gerçekleştirilmiştir. Toplam boy aralıkları 21 ile 50 cm arasında değişen 94 adet kartal vatoz küçük çaplı ticari balıkçılardan hedef dışı tür olarak, Şubat 2011-Nisan 2013 tarihleri arasında toplanmıştır. Balığın dişi ve erkek bireylerde toplam boy- ağırlık ilişkisi üstel bir ilişki olup, denklemi W = 0.05815×L2.9369, regrasyon katsayısı ise R²= 0.9693, n= 94 olarak bulunmuştur. Türün von Bertanlanffy kullanılarak büyüme denklemi tüm bireylerde; Lt=123,597[ 1- e-0,187 (t + 0,392)] olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kartal vatoz, Yaş tayini, büyüme, Pteromylaeus bovinus, Akdeniz

Ergün Aslan
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam ekonomisinde bir finansman kaynağı olarak zekât

Bu çalışma, çağdaş ekonomik sistemin doğurduğu sosyoekonomik adaletsizliklere karşı alternatif bir finansman modeli olarak İslam iktisadının temel kurumlarından biri olan zekâtı ele almaktadır. Kapitalist sistemin finansmana erişimi belirli çıkar gruplarının denetimine bırakması, gelir eşitsizliğini derinleştirirken, toplumsal refahın yalnızca ekonomik göstergelere indirgenmesine yol açmıştır. Bu bağlamda tezde, zekât kurumu klasik fıkıh literatürü ve tarihsel uygulamalar çerçevesinde yalnızca bireysel bir ibadet olarak değil, aynı zamanda ekonomik dengeyi sağlamaya yönelik sistemli ve kurumsal bir mekanizma olarak değerlendirilmiştir. Zekâtın hukuki temelleri, dağıtım esasları ve toplumsal etkileri bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiş; elde edilen bulgular, zekâtın kurumsal bir yapı içinde sistematik biçimde uygulanması hâlinde işsizlikle mücadele, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesi, ekonomik üretkenliğin artırılması ve sosyal adaletin tesisi gibi makroekonomik düzeyde önemli işlevler üstlenebileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca, devletin şeffaf ve dijital altyapılarla desteklenen, izlenebilir bir zekât organizasyonu oluşturmasının toplumsal kalkınmayı destekleyeceği ve zekâtın sürdürülebilir kalkınmanın, sosyal barışın ve ekonomik adaletin inşasında stratejik bir araç olarak değerlendirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Ümmühabibe Demir
Gaziantep Islam Science and Technology University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazar gölü (Elazığ) çevresinde bulunan göletlerdeki Ranunculus spp. bitkileri üzerindeki epifitik algler ve mevsimsel değişimleri

Bu çalışmada Hazar Gölü çevresinde bulunan iki farklı göletteki Ranunculus rinoii ile Ranunculus aquatilis bitkileri üzerindeki epifitik algler eylül 2006 ve ağustos, 2007 tarihleri arasında araştırılmıştır.Bu araştırma süresince Cyanophyta'ya ait 7, Chlorophyta'ya ait 14 Euglenophyta'ya ait 1, Chrysophyta'ya ait 1, Dinophyta'ya ait 2, Bacillariophyta'ya ait 44 olmak üzere toplam 69 takson belirlenmiştir.Diyatomeler (Bacillariophyta) gerek takson sayısı gerekse pelajik ve epifitik flora içerisindeki ortaya çıkış sıklıkları ve birey sayıları bakımından her iki göletin en önemli algleri olmuştur. Pelajik bölgedeki takson sayısı, epifitik flora içerisindeki takson sayısından fazla olmuştur. Bazı kimyasal ve biyolojik verilere bağlı olarak her iki göletin epifitik florası değerlendirilmiştir.

Bedia Palaoğlu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seli Çayı'nın rotifer faunası ve mevsimsel değişimleri

Bu çalışmada, Seli Çayı'nın Rotifer faunasının tespiti ve mevsimsel değişimlerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışma konusu olan Rotifer örnekleri Mart 2006 ? Şubat 2007 tarihleri arasında, 5 istasyondan aylık periyotlar halinde yapılan arazi çalışmaları sonucu elde edilmiştir. Çalışma süresince; Rotifera'ya ait 13 tür kaydedilmiştir. Polyarthra vulgaris ve Kelicottia longispina en fazla kaydedilen türler olmuştur.Ayrıca çayın bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri, rotiferlerin istasyonlara, aylara ve mevsimlere göre dağılımları ile bazı istatistiksel parametreler verilmiştir.Seli Çayı'nda bulunan rotifer faunasından elde edilen veriler Shannon Weaver Çeşitlilik İndeksi ve Margalef Tür Zenginliği indekslerine göre analiz edilmiştir. İlkbahar tür çeşitliliği (H'= 2,38) ve tür zenginliğinin (D=2,6) en bol bulunduğu mevsim olmuştur.

Rotifera
Necla İpek
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Batman çayı'nın algleri ve mevsimsel değişimleri

Bu araştırmada Batman Çayı diyatomeleri (Bacillariophyta) ve aylık değişimlerinin belirlenmesi amacıyla 4 istasyon belirlenmiş ve bu istasyonlardan nisan-eylül 2009 tarihleri arasında epipsammik ve epilitik örnekleri alınarak incelenmiştir. Örnekleme ayda bir kez yapılmıştır. Araştırma süresince su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, pH, toplam çözünmüş katı madde, çözünmüş oksijen, toplam sertlik, organik madde, nitrit, nitrat, fosfat, sülfat, klorofil-a, toplam fosfor, toplam azot, silika gibi fiziksel ve kimyasal parametreler ölçülmüştür. Bu araştırma süresince diatomelere ait toplam 50 takson belirlenmiştir. Batman Çayı epilitik ve epipsammik diyatomeleri içinde en yaygın olan diatome genusları Navicula, Nitzschia, Cymbella ve Gomphonema oluşmuştur. Epipsammik topluluk içinde kaydedilen takson sayısı (44) epilitik topluluklar içerisinde kaydedilen takson sayısından (40) daha fazla olmuştur. Bu diyatomelerin istasyonlara ve mevsimlere bağlı değişimleri fiziksel ve kimyasal özellikleri ile birlikte incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Epipsammik, Epilitik, Diyatome, Aylık Değişim, Batman Çayı.

Keziban Koçdemir Aşan
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazar Gölü'nde yaşayan Alburnus heckeli (Battalgil, 1944)'de kemiksi yapılardan karşılaştırılmalı yaş tayini

Bu çalışmada Hazar Gölü'nde yaşayan Hazar İnci Balığı (Alburnus heckeli Battalgil, 1944) populasyonuna ait 109 adet balık örneği Şubat 2009- Aralık 2009 tarihleri arasında yakalanmıştır.Balık örneklerinin boy ve ağırlık değerleri belirlendikten sonra, kemiksi yapıları çıkarılıp, temizlenmiş ve etiketlenmiştir. Daha sonra stereo mikroskop altında incelenmiştir. Karşılaştırılmalı yaş tayini 4 kemiksi yapıda yapılmış olup, sonuçlar % N olarak tablo ve şekillerle ifade edilmiştir.Karşılaştırılan kemiksi yapılarda en az uyum % 38,53 ile pul-otolit, pul-operkulum ve otolit-operkulum yaşlarında; en fazla uyum ise % 43,12 ile pul-omur yaşları arasında tespit edilmiştir. Karşılaştırılan kemiksi yapılarda en fazla yaş farkı 3 olarak bulunmuştur. En net yaş halkaları omurlarda gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Hazar Gölü, Alburnus heckeli, Karşılaştırılmalı Yaş Tayini

Oğuz Gökerti
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Keban Baraj Gölü'ndeki mystus Halepensis (Valanciennes, 1839)'de kemiksi yapılardan karşılaştırmalı yaş tayini

KEBAN BARAJ GÖLÜ'NDEK MYSTUS HALEPENSIS(VALANCIENNES,1839)' DE KEM KS YAPILARINDAN KARŞILAŞTIRMALIYAŞ TAY NSongül YÜCEFırat Üniversitesi Fen Bilimleri EnstitüsüSu Ürünleri Temel Bilimler Anabilim Dalı2006, Sayfa: 38Bu çalışmada, Keban Baraj Gölü'nde yaşayan Mystus halepensis (Valanciennes, 1839)populasyonuna ait 350 adet balık örneği Ocak 2002- Ocak 2004 tarihleri arasında yakalanmıştır.Balık örneklerinin kemiksi yapıları çıkarılıp, temizlenmiş ve etiketlendikten sonra, binokülermikroskop altında incelenmiştir. Karşılaştırmalı yaş tayini 31 kemiksi oluşumda yapılmış olup,sonuçlar % N olarak tablo ve şekillerle ifade edilmiştir.Karşılaştırılan kemiksi yapılarda en az uyumun % 13.79 ile parasfenoid-omur; en fazlauyumun ise % 88.72 ile sağ pektoral yüzgeç ışını-sol pektoral yüzgeç ışını arasında olduğu tespitedilmiştir. Karşılaştırılan kemiksi yapılarda en fazla yaş farkı, 5 olarak bulunmuştur. En net yaşhalkaları sağ otolitlerde gözlenmiştir. Bunu sırası ile sol otolit, omur, sağ operkulum, sol operkulum,sağ kleitrum, sol kleitrum, hipural plaka ve modifiye olmuş nöral dikenler izlemiştir.Anahtar Kelimeler : Keban Baraj Gölü, Mystus halepensis, Karşılaştırmalı yaş tayini.

Songül Yüce
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'ân'ı Kerim'de zeyğ kavramı

Sapmak, eğrilmek, meyletmek, şüphe içinde olmak ve ayrılmak gibi sözlük anlamlarına sahip olan zeyğ kavramı, türevleriyle birlikte Kur'ân'da dokuz defa zikredilmiş olup, geçtiği yerlerde şu manaları ifade eder: İman hakikatlerine dair sapkın düşüncelere sahip olma, zorluk anında içine düşülen çelişki, Allah'ın ve peygamberin emirlerinden açıkça ayrılma, Allah'ın kalpleri eğriltmesi ve gözün kayması ya da görmemesi.Zeyğ kavramı kalbe ait bir nitelemedir ve önemi burada ortaya çıkmaktadır. İnsanı, Allah'a ve O'nun vahyine muhatap kılan kalp, Kur'ân'da, olumlu olumsuz bir çok niteleyeni bulunan bir üst kavram durumundadır ki kapsamı içerisine girenlerden bir tanesi de zeyğ kavramıdır. Zeyğ nitelemesiyle kalp, farklı bir anlam alanına kavuşmaktadır. Metafizik konularda ki şüphecilik, müteşâbih ifadelerin te'vil ve tahrifi, fitne çıkarmak ve toplumsal kaos oluşturmak söz konusu olduğunda, zeyğ kavramı kalbin vasfı olmaktadır.Kalbin mühürlenme ve kasvet gibi kötü vasıflarına göre, daha alt düzeyde bir olumsuzluğu dile getirmesine rağmen, zeyğ kavramı Kur'ân'da; Yahudi ve Hıristiyanlar'ın içine düştüğü sapıklığı ve münafıkların iki yüzlülüklerini anlatmaktadır.Anahtar Kelimeler:1. Zeyğ2. Kalp3. Kur'ân4. Müteşâbih5. Te'vil ve Tahrif

Kur'an-ı Kerim
Fahri Çakan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

M. Hayri Kırbaşoğlu'nun alternatif hadis metodolojisi önerisi ve hadis ilmine katkıları

Bu çalışmanın konusu, Türkiye'nin Hadis ana bilim dalında önde elen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Mehmet Hayri Kırbaşoğlu'nun, Klasik Hadis Usûlü'ne yaptığı eleştirileri birkaç başlık altında tespit etmek ve yaptığı eleştirilere bir çözüm teklifi olarak sunduğu "Alternatif Hadis Metodolojisi" önerisini incelemek ve böylelikle Hadis alanına yaptığı katkıları değerlendirmeye çalışmaktır. Çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde M. Hayri Kırbaşoğlu'nun hayatı, ilmi kişiliği ve çalışmalarına dair ulaşılan bilgiler paylaşılmıştır. Birinci bölümde M. Hayri Kırbaşoğlu'nun, Klasik Hadis Usûlü'ne eleştirileri dört başlık olarak sunulmuştur. İkinci Bölümde ise M. Hayri Kırbaşoğlu'nun alternatif hadis metodolojisi önerisi incelenmiştir. Sonuç kısmında ise, çalışmamız ile işaret etmek istediğimiz hususlar, tezde yer alan verilerden hareketle değerlendirilmektedir.

Cerh-tadil yöntemiHadisHadis usulü+5
Müzeyen Tanin
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Şîa kelamının bilgi kaynakları (Şerîf el-Murtazâ örneği)

Hilafet merkezli tartışmalar sonucunda tarih sahnesine çıkan Şîa, verdiği fiziksel ve fikirsel mücadeleyle bir şekilde varlığını sürdürmüş ve günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Diğer İslam mezheplerinden ilkesel anlamda ayrışan Şîa, bünyesinde barındırdığı çeşitli düşünce ve inançlarla kendisine has bir seyir takip etmiştir. İmâmet makamına yükledikleri ilâhî mana, mezhebin birçok fikir ve inancını derinden etkilemiştir. Kelam, inanç esaslarını inceleyen ilim olması hasebiyle bu etkiyi en fazla hisseden ilim dalı olmuştur. Şîa kelamının diğer İslam mezheplerinden köklü bir şekilde ayrışmasının nedenlerini epistemik temeller üzerinden anlamayı amaç edinen bu çalışma, mezhebin usûlî anlayışına yön veren en önemli şahsiyetlerinden biri olan Şerîf el-Murtazâ ekseninde sonuca gitmeyi hedeflemektedir. Şiî usûlî düşünceye yaptığı müstesna katkının yanında günümüze ulaşan eserlerinde bilgi bahislerini ele alan ilk müellif olması, bu tercihte önemli rol oynamıştır. Hayatının tamamını (d.355/966)-(ö436/1044) dönemin Abbâsî hilafetinin merkezi Bağdat'ta geçiren Murtazâ, köklü bir aileden gelmenin kendisine sunduğu imkânları Büveyhî hanedanı üyelerinin destekleri ile birleştirmiş ve elde ettiği gücü oldukça efektif bir şekilde kullanarak İmâmiyye kelamında köklü dünüşümlere kapı aralamıştır. O, etkisinde kaldığı Basra Mu'tezile'sinin rasyonalist düşünce sistemini Şîa kelamına kusursuz bir şekilde adapte etmeyi başarmıştır. Usûl ve kelam eserlerinde tavizsiz bir şekilde uyguladığı akılcı yöntem nedeniyle ilmî olmadığını düşündüğü birçok düşünceyi reddetme yoluna gitmiştir. İlmî olduğuna kanaat getirdiği idrak, akıl ve mütevatir haber eksenli bilgileri ise sisteminde yüceltmiştir. Murtazâ'nın Basra Mu'tezile'si âlimlerinden ödünç aldığı bu akılcı söylem, yetiştirdiği öğrenciler aracılığıyla Şîa'da yerleşmiş ve yaklaşık iki asır boyunca mezhebin hâkim düşüncesi haline gelmiştir. Anahtar Sözcükler Şîa, kelam, bilgi, Şerîf el-Murtazâ, akıl

AkılEpistemolojiKelam+4
Ahmet Akdeniz
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırâat ilminde sûre geçişleri

Kırâat ilmi,mütekadimîn âlimler döneminde her imâmın kırâati tek tek (infirâd) ögrenilmekteydi. Müteahhirîn âlimler dönemindeyse kırâat imâmları selâse, sebʿa ve ʿaşere (cemʿ) şeklinde tek hatimde öğretilmeye başlandı. Bu durum vecihle-rin terkibi ve tariklerin iç içe geçtiğine dair tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu tartışmaların ortaya çıktığı konulardan biride kırâat ilmindekisûre geçişleri hususunda olmuştur. Sûre geçilerinde aslî vecihler olan vasl, vakf, ibtidâ, kat' ve fer'î vecihler olan sükûn, işmâm ve ravm konularında sûre geçişleri yapılırken vecihler arasında bir ilişki ve münasebetin gerekli olup olmadığı hususunda farklı ekolleri oluştumuştur. Bunlardarbı hisabî, tesviyeve tefrikaekolleridir. Bu ekollerdendarbı hisabîekolü,sûre geçişlerinde münasebetin gerekli olmadığını benimseyerekcaiz olan tüm vecihlerin birbiriyle çarparak ortaya çıkan tüm vecihleri tatbik ederler. Tesviye ekolü, sûre ge-çişlerinde farklı itibarları dikkate almadan vecihleri eşit miktarda med etmeyi benim-semektedirler. Tefrikaekolü, sûre geçişlerinde farklı itibarlar varsa bu itibarlara daya-narak farklı miktarda medlerin uzatılmasını kabul etmektedirler. Tesviye ve tefrikaekollerimünasebetin olması gerektiğini benimsemekle beraber ilgili münasebetin nasıl olması gerektiği konusunda ihtilaf yaşamaktadırlar. Çalışmamızda, sûre geçişlerinde aslî ve ferʿî vecihler tesviye ve tefrika ekolle-rinin görüşleri doğrultusunda, caiz olan aslî ve ferʿî vecihlerin uygulamalarıele alınarak kırâat ilminin bu tartışmalı konusu irdelenmektedir.Bu nedenlerden dolayı sûreler arası geçiş, kırâat ilminin önemle üzerinde durulan konularından olmuştur. Bundan hareketle çalışmamızda ele aldığımız sûre geçişlerinde kırâat imâmlarının uygulama-daki farklılığına dikkat çekilmektedir.

Mehmet Reşit Bayar
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Abdullah Gelîkûrî'nin el-İ'lâl adlı eserinin tahkik ve incelemesi

Bu çalışmada, İmadiye emirliği döneminin önemli dilbilimcisi, Abdullah b. Şeyh İlyâs Gelîkûrî'nin sarf ilmi alanında yazdığı el-İ'lâl isimli eseri tahkik edilmiş ve incelenmiştir. Bu eser muhtevası, üslubu, ta'lîlleri, örnekleri istişhadları, kaynakları vb. unsurlar açısından incelenmiştir. Gelîkûrî'nin bu eseri, medreselerde şifahi olarak öğretilen kelimelerin köklerinin detaylarına inerek okuyucuların kelimelerin köklerini anlamasını kolaylaştıran önemli bir sarf kitabıdır. Eserin ayrı bir önemi, İslâm âlemindeki medreselerde uzun yıllar boyunca talebelere okutulan ve ezberletilen İzzuddin ez-Zencânî'nin Tasrîfu'l-'İzzî isimli risâlesinin şerhi olmasıdır. Bu eser zamanında rağbet görmesine rağmen sonradan tarih sayfaları arasında kaybolmuştur. Basılmamış üzerinde bir makaleden başka klasik ve modern bir çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden söz konusu eser, tahkik edilip incelenmeye değer bir eserdir. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında sarf ilminin tanımı, konusu, önemi ve bu alandaki önemli müellif ve eserleri hakkında bilgi verilmektedir. Birinci bölümde Zencânî'nin hayatı, eserleri ve onun Tasrîfu'l-'İzzî adlı eseri ele alındıktan sonra şerhin müellifi Gelîkûrî'nin hayatı, ilmî yönü, eserleri, ve kendinden sonraki sarf çalışmalarına olan etkisi vb. incelenmektedir. İkinci bölümde müellifin el-İlâl adlı eseri; adı, aidiyeti, yazılma nedeni, muhtevası, metodu, istişhâdı, örnekleri, ta'lilleri, kaynakları, diğer şerhler arasındaki yeri, yazma nüshalarının tavsifi, karşılaştırması ve tahkikte izlenilen metot açısından detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise eserin tahkikli metni ve indeksler bulunmaktadır. Sonuç kısmında elde edilen sonuçların bir analizi yapılmakta ve birtakım görüş ve öneriler sunulmaktadır.

Basri Alan
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hüseyin Hârizmî'nin hayatı, eserleri ve Cevâhirü'l-Esrâr isimli Mesnevî Şerhi'nin birinci cildindeki tasavvufî görüşleri

ÖZET Tasavvuf düşünce edebiyatı, insan ruhunun derinliklerine hitap eden ve manevi olguları keşfederek ortaya çıkan bir yolculuktur. Bu yolculuğun en değerli örneklerinden biri, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin "Mesnevî-i Manevî" adlı eseridir. Mevlânâ, çağlar boyu insanlığa sevgi, aşk ve manevi derinlikler üzerine öğretiler sunmuş, bu öğretiler asırlardır pek çok düşünür ve mutasavvıf tarafından şerh edilmiştir. Bu çalışmada, Mevlânâ'nın "Mesnevî'sine" dair bir şerh olan "Cevâhirü'l-Esrâr ve Zevâhirü'l-Envâr" adlı eseri incelemekteyiz. Eser, Hüseyin Hârizmî tarafından Farsça dilinde kaleme alınmış olup, Mevlânâ'nın "Mesnevî'sinin" ilk üç cildini derinlemesine analiz etmektedir. "Cevâhirü'l-Esrâr ve Zevâhirü'l-Envâr" tasavvufî düşüncenin temel taşlarını açıklarken, aynı zamanda Mevlânâ'nın fikirlerini İslam düşüncesinin geniş bir yelpazesinde ele almaktadır. Bu şerh, Hüseyin Hârizmî'nin geniş entelektüel birikimi ve derin tasavvufî bilgisiyle, Mesnevî'nin anlam dünyasını daha erişilebilir kılmaktadır. Hüseyin Hârizmî, yalnızca bir şerh yazmakla kalmamış, aynı zamanda İslam tasavvufunun temel figürlerinden olan Muhyiddin İbnü'l-Arabî, İmam Gazâlî, Ebû Necib Sühreverdî ve İmam Kuşeyrî gibi isimlere atıfta bulunarak, İslam düşüncesindeki geniş yerini de ortaya koymuştur. Bu eserin yazımı sırasında Hüseyin Hârizmî, tasavvufî öğretileri şiirsel bir dille ifade ederek, tasavvufun derinliklerine dair çok yönlü bir bakış açısı sunmuştur. Bu doktora tezinde, Hüseyin Hârizmî'nin tasavvufî düşünceleri, şerhçilik geleneğindeki katkıları ve sufî kişiliği ele alınarak, onun "Mesnevî-i Manevî" üzerindeki etkisi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Aynı zamanda, Hüseyin Hârizmî'nin tasavvufî dünyadaki yeri ve bu bağlamda Mesnevî'ye olan yaklaşımını anlamak, okuyucuya Mevlânâ'nın öğretilerine dair derin bir perspektif kazandıracaktır. Hüseyin Hârizmî'nin eserinin sadece bir şerh olmanın ötesinde, tasavvufî öğretileri aydınlatan ve bir düşünsel miras bırakan önemli bir kaynak olduğunun altı çizilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mesnevî, Şerh, Tasavvuf, Hârizmî, Sufîlik, İslam Düşüncesi

Abdullah Avşar
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimAR

Haricilerin itikat ayetlerini yorumlama yöntemi (Himyânü'z-zâd ilâ dâri'l-me'âd örneği)

Bu akademik çalışma, Haricilerin tanımı, özellikleri, kolları, görüşleri, inançları ve isyan sebepleri etrafında şekillenmektedir. Çalışma, erken dönem ve çağdaş İbadîler arasındaki farklılıkları aydınlatmaktadır. Araştırma, Haricilerin tefsir metodolojisini ve inanç ayetlerini yorumlama biçimlerini, tefsir kuralları çerçevesinde ele almakta ve Haricî olmayan âlimler ve müfessirlerin görüşleriyle karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Bu karşılaştırma, en önemli itikadî meseleler ve ilgili ayetler üzerinden, Haricilerin yorumlarındaki isabetli ve hatalı noktaları ortaya koymaktadır. Bu tez, ayrıca tefsir kavramını, müteşabih ayetlerin yorumlanmasını, sünnetin Kur'an karşısındaki konumunu ve Kur'an ile sünneti birlikte ele alan veya ayıran ekolleri incelemektedir. Kur'an ilimleri araştırmalarının Kur'an'ın ve inanç ayetlerinin tefsir ve te'vilindeki rolü ele alınmaktadır. Kur'an'ın imana davet metodolojisi, bidat kavramı, heva ve heva ehli tanımı ile tefsirdeki ihtilaf sebepleri açıklanmaktadır. Tez, tevhid, iman ve bunun sübut ve zevali, artması ve eksilmesi, küfür, şirk, nifak, günahlar (küçük ve büyük), va'd ve va'id, cehennemde ebedilik, tevbe ve mağfiret, emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker, Allah'ın sıfatları ve rü'yetullah, iman esasları, hidayet ve dalalet, kulların fiillerinin yaratılması gibi temel inanç meselelerini ele almaktadır. Haricilerin inanç ayetlerini yorumlama metodolojisinin değeri incelenmekte ve Ehl-i Sünnet müfessirlerinin görüşleriyle karşılaştırılmaktadır. Araştırma, çalışmayla ilgili önemli sonuçları ve tavsiyeleri içeren bir sonuç bölümüyle tamamlanmaktadır.

Mustafa Muhammed Mahmud
Bingöl University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklar için felsefe eğitim programının 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırmada "ÇİF Eğitim Programı'nın 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel modelde yürütülen çalışmada yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. 2023-2024 eğitim öğretim yılı güz döneminde Bolu MEB'e bağlı iki anaokulunda öğrenim görmekte olan 48-72 aylık çocuklardan toplam 35 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna 8 hafta süren ve 16 etkinlik planı içeren ÇİFEP uygulanmıştır. Araştırmada veriler "Wally Sosyal Problem Çözme Testi" ve "Genel Bilgi Formu" yoluyla toplanmıştır. Veri analizinde normallik koşullarının sağlanması ile gruplar arası farklılıkların analizi için "İlişkisiz Örneklemler için t Testi" ve grup içi farklılıkların analizi için "İlişkili Örneklemler için t Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubunun ön testleri arasında bir farklılık olmadığı, her iki grubun ön test ve son testleri arasında ise anlamlı bir farklılık bulunduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubunun son test verileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney grubuna uygulanan kalıcılık testi ile son test arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, araştırma verileri ışığında ÇİF Eğitim Programının okul öncesi çocukların sosyal problem çözme becerilerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Yaratıcı problem çözme özellikleriÇocuk-okul öncesiİşbirlikli problem çözme
Gözdenur Semiz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

48-72 aylık çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, 48-72 aylık çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların anne ve babalarıyla iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin çocuğun yaşı, cinsiyeti, kardeş sayısı, doğum sırası, anaokuluna devam etme süresi ve anne-baba öğrenim durumu gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın örneklemini 2023-2024 bahar yarıyılında Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde bulunan, MEB'e bağlı dört resmi bağımsız anaokullarında eğitim görmekte olan 48-72 aylık 394 çocuğun anne ve 26 öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Genel Bilgi Formu", Anne-Baba-Çocuk İletişimini Değerlendirme Aracı (ABÇİDA) ve Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Öğretmen Formu kullanılmıştır. Veriler SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre; çalışma grubunda yer alan 48-72 aylık çocukların anne-baba iletişim beceri puanlarında ailedeki çocuk sayısı, doğum sırası ve anaokulu devam süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşturduğu (p<0,05), sosyal beceri puanlarında ise yaş, anaokulu devam süresi ve anne-baba öğrenim durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir (p<0,05). Çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasında ilişkiye ise rastlanmamıştır.

Aile içi iletişim
Hatice Kirman
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Abdülkerim Ed-Deban'ın hayatı, eserleri ve kelâmî görüşleri

Abdülkerim ed-Deban'ın tam adı Abdülkerim b. Hammadi b. Hudair b. Abdurrezzak b. Halid b. el-Seyyid b. Abdullah'tır. Kendisini tanıyan bilginler onu büyük bir âlim, seçkin bir fakih ve muhakkik, âbid ve zahit bir kimse olarak nitelendirmektedir. 1910 yılında doğan Deban, Kur'an-ı Kerim'i Tikrit şehrinde öğrendi. Mutevazılığı ve sadeliğiyle dikkat çeken Abdülkerim ed-Deban ilmi eserleri okuyup incelemeye düşkün bir kimse olarak tanınır. Ahmed b. Muhammed Emîn, Davud et-Tikritî gibi Musul âlimlerinden icazet almıştır. Dr. Ahmed Hasan et-Tâhâ as-Sâmarraî onun yetiştirdiği talebeler arasındadır. Çeşitli ilmi çalışmaları bulunan Deban, verdiği ders ve vaazlarla yetinmemiş, aynı zamanda vaktini tefsir, hadis, fıkıh, usul, sarf, nahiv, edebiyat, şiir, tasavvvuf ve mantık gibi çeşitli sahalarda telif eserler vücuda getirmeye adamıştır. Usul-i fıkıh alanında Taceddin es-Sübkî'nin Cem'u'l-Cevâmi' adlı eserine yazdığı Şeru'l-Cedîd adlı şerhi ve fıkıh alanında Mecmûat fetâvâ Abdülkerin ed-Deban adlı eserinin yanı sıra ferâiz ve miras hukuku alanında kaleme aldığı bir risalesi bulunmaktadır. Arap dilinde Tavzîhu Katri'n-Nedâ ve Belli's-Sadâ adlı eseri ile el-Behcetü'l-merdıyye alâ Şerhi'l-Elfiyye haşiyesine ek olarak Tavzîhu't-telhîs ile sarf, aruz ve şiir kafiyesine dair bir risale kalame almıştır. Ayrıca yeme içme kültürü ve hadis rivayetine dair risaleleri de vardır. Kelâm sahasında ise Adudüddin el-îcî'nin Aḳāʾidü'l-ʿAḍudiyye adlı eserine Celâleddin ed-Devvânî tarafından yazılan şerh üzerine bir haşiye çalışması bulunmaktadır. Abdülkerim ed-Deban'ın kelâmî kanularda çoğunlukla geleneksel Eş'arî görüşü muhafaza ettiği görünür.

Rasool Faraj Subhı Subhı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tevbe sûresinin kırâatlar açısından incelenmesi

Kırâat ilmi, Kur'ân kelimelerinin yazılış ve okunuş şekilleriyle ilgilenmesi açısından Kur'ân ilimleri arasında büyük bir öneme sahiptir. Kur'ân'ın nâzil olduğu ilk günden beri var olduğu kabul edilen bu ilim, çeşitli evrelerden geçmiş ve günümüze kadar varlığını sürdürebilmiştir. Kırâat ilminin konusu olan Kur'ân kelimelerinin yazılış ve okuyuş şekilleri, âyetlerin anlamlarına etki eder. Bir âyet, içinde kırâat ilmi açısından farklı okunabilecek bir kelime bulunduğu zaman farklı anlamlar kazanabilmektedir. Biz de bu çalışmamızda Tevbe sûresinde geçen bazı kelimelerin farklı okuyuş şekillerini ve bu okuyuş şekillerinin kelimelerin veya âyetlerin anlamında nasıl bir değişikliğe yol açtığını açıklamaya çalıştık. Bunu yaparken de sadece mütevatir kırâatları göz önünde bulundurduk. Konunun uzaması ve dağılması endişesiyle mümkün olduğu kadar şâz ve müdrec gibi kırâatlara değinmedik. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kırâat ilmiyle ilgili bilgi vermeye çalıştık. Kırâat ilmi başlığı altında, kırâat ilminin ta'rifi, konusu ve gayesi hakkında kısa kısa bilgiler verdik. Kırâat ilminin geçirdiği aşamalar başlığı altında Hz. Peygamber (s.a.v.), sahabe ve tabiîn döneminde kırâatların durumu hakkında bilgi verdikten sonra kırâat İmâmları ve râvileri hakkında yine kısa bilgiler sunduk. İkinci bölümde ise Tevbe sûresinin ismi, nüzulü, âyet sayısı, besmele ve sûrenin içeriği ile ilgili bazı önemli bilgiler verdik. Yine bu bölümde Tevbe sûresindeki farklı okunan kelimeler üzerinde durmaya çalıştık. Bu kelimelerin kırâat âlimleri tarafından nasıl okunduğu ve bu okuyuş şekillerinin ayetlerin anlamına nasıl etki yaptığını açıklamaya çalıştık. Çalışmamızın sonuna Tevbe sûresindeki bütün kırâat farklılıklarını bir şema ile göstermeye çalıştık. Anahtar Kelimeler Tevbe sûresi, Kırâat, Mushaf, Kurrâ,

Kur'an-ı KerimKıraatTevbe suresi
Lokman Şan
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cuma gününün faziletine dair rivayetlerin tahlili

Bu çalışmada başta Ebû Hüreyre olmak üzere birkaç sahâbî tarafından rivayet edilen ve genel olarak "Günlerin efendisi" veya "Günlerin en faziletlisi" şeklinde başlayıp Cuma günün fazileti hakkında olan rivayetlerin sened ve metin açısından tahliline çalışıldı. Konumuzu oluşturan hadisler onbeş ayrı kaynakta yer almaktadır. Bu kaynaklarda tespit ettiğimiz 62 rivayeti önce isnad açısından inceledik. Bu rivayetlerin yaklaşık olarak üçte birinin sened açısından sahih olmadıklarını geri kalanların ise sened açısından sahih oldukları sonucuna vardık. Sened incelemesinden sonra hadisleri metin açısından incelemeye çalıştık. Bu incelememizde hadislerde yer alan saatu'l-icâbe dışında kalan kısmın Ka'bu'l-Ahbâr'a ait olma ihtimalinin ortaya çıktığını ve bu sebeple hadislerin sıhhatinin ihtiyatla karşılanması gerektiği sonucuna vardık.

CumaHadisRivayetler+1
Abdulbasit Kuşça
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mahmûd B. İsmaîl el- Harpûtî'nin Tevdîhu'l-Î'Râb 'An Kavâ'İd'il-İ'Râb adlı eserinin tahkiki

Harpûtî, H. 9./ M. 16. yüzyılda yaşamış ve nahiv ilminde Tevdîhu'l -Î'râb 'an Kavâ'idi'l- İ'râb adlı eseriyle meşhur olmuştur. Harpûtî bu eserinde İbn Hişâm el-Ensârî'nin Arapça grameri hakkında yazmış olduğu Kavâ'idul-İ'râb adlı eserini şerh etmiştir. Bu çalışmada Harpûtî'nin hayatı ve Tevdihu'l-İ'râb 'an Kâvâidi'l İ'rab adlı eseri incelenmiştir. Harpûtî'nin yazmış olduğu Tevdîhu'l-İ'râb 'an Kavâ'idi'l-İ'râb adlı bu şerh günümüze kadar ulaşmıştır. Bu eser'in el yazma nüshaları birçok kütüphanede mevcuttur. Harpûtîbu eserinde İbn Hişâm'ın Kavâ'idu'l İ'râb adlı eserini şerh etmiştir. Harpûtî İbn Hişâm'ın eserini ayet, hadis, şiir ve misaller ile açıklamış ve daha anlaşılır hale getirmiştir. Harpûtî bu eserinde nahiv ilminin meşhur iki ekolünden biri olan Basra ekolünü benimsemiştir. Kûfe ekolüne değindiği zaman o görüşün Kûfelilere ait olduğunu özellikle belirtmiştir. Bu eserin enönemli özelliği metinde yer alan ayet, hadis ve şiirlerin i'rab'ının yapılması, ayrıca âyet hadis, şiir ve misaller getirilerek metnindaha anlaşılır kılınmasıdır. İbn Hişâm'ın Kavâ'idu'l-İ'râb adlı eseri şark medreselerinde hala okutulup ezberlenmektedir. Bundan dolayı Harpûtî'nin Kavâ'idu'l-İ'râb'ının şerhi olan bu yazma eserin tahkik edilmesi akademik çalışmalara ve ilim dünyasına katkı sağlayacağını ümit ediyoruz. Anahtar Sözükler: Nahiv, İbn Hişâm, Harpûtî, Kavâ'idu'l İ'râb, Tevdîhu'l -Î'râb 'an Kavâ'idil- İ'râb

16. yüzyılArapçaDil bilgisi+4
Nedim Avcı
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Molla Abdullatif Şemami'nin hayatı ve sarf ilmindeki yeri

Molla Abdullatif Şemami, 1924 yılında Diyarbakır'da doğmuş ve Arapça kelime bilgisi- sarf alanında temayüz etmiştir. Bu alanda yazmış olduğu ve "Serf'a Şemami" (Şemami Sarfı) adlı risalelesi incelenmiş olup talebelerine şifahi olarak aktardığı anektodlar ile sarf öğretiminde kullanmış olduğu yöntemler saptanmıştır. Molla Abdullatif'in, doğumu, ilmi kişiliği, edebi kişiliği, hocaları da aktarılmaya çalışılmıştır. Molla Abdullatif Şemami'nin sarf öğretimindeki metodu Diyarbakır ve civar bölgelerde ün yapmış, hala bazı medreselerde bu yöntem ve teknikler sarf öğretiminde kullanılmaktadır. Molla Abdullatif, talebeye ilk etapta fiil çekimlerini ihtiva eden ve günümüz islami medreselerde hala ders kitabı olarak okutulan "Emsile" kitabını ezberlettikten sonra talebeyi, salim fiiler başta olmak üzere, sülasi mücerred, sülasi mezid, rubai mücerred ve rubai mezid fiillerini çekimleyebilecek seviyeye getirmeyi amaçlamıştır. Akabinde yine aynı tertip ile muzaaf, misal, ecvef, nakıs, lefif ve mehmuz fiilleri de kendi aralarında tasnif ederek talebeye bu fiillerin çekimlerini aktarmıştır. Talebenin, örneğini görmediği fiil kalıbı bırakmamayı amaçlayan Şemami Sarfı, i'lal, idğam, hazf ve kalb konularını başlıklar halinde değil, fiil çekimleri esnasında her fiil üzerinden uygulayarak sarf ilminin mantığını anlatmaya çalışmıştır. Arapça sarf ilminin, ilahiyat ve edebiyat fakültelerindeki öğretimine katkı sunmasını umarak yaptığımız bu çalışmanın ilim dünyasına katkıda bulunmasını ümit ediyoruz. Anahtar Sözcükler: Sarf, Molla Abdullatif Şemami, Şemami, Şemami Sarfı, Sarf Tedrisatı

ArapçaDil bilgisiDil bilgisi-eylem+4
Yunus Atlı
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arap dili ve belağatı açısından Kur'ân'da sözcüklerin çoğul halleri

?Arap Dili ve Belağatı açısından Kur'ân'da Sözcüklerin Çoğul Halleri? adlı bu çalışmamızda Arapça dil kurallarından olan ?çoğullar? (cemî) incelenerek konu etraflıca ele alındı.İlk dönemden itibaren günümüze kadar yazılan Arap Dili eserleri, ulaşabildiğimiz ölçüde gözden geçirildi. Nahiv ve sarfla ilgili eserlerde çoğular örnekleriyle tespit edildi.Çoğullarla ilgili her konu etraflıca ele alındıktan sonra, Kur'ân-ı Kerîm'deki aynı kökten gelen fakat farklı çoğul kalıplarıyla kullanılan kelimeler tespit edildi. Bu işlem yapılırken başta Kur'ân-ı Kerîm, Elfâzu'l-Kur'ân, Karîbü'l-Kur'ân ve tefsirler gibi eserlere müracaat edildi.Bu çalışma, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır.Girişte; Arap dil çalışmaları ile ilgili özet bilgiler verildi.Birinci bölümde; Arap dilindeki çoğullar incelenerek konu ile ilgili yeteri kadar örnekler verildi.İkinci bölümde; Konumuzla ilgili Kur'ân-ı Kerîm'de tespit ettiğimiz kelimelerden bazı örnekler verildi. Bu kelimelerin farklı kullanımlarının hikmetleri ulaşabildiğimiz kadarıyla Kur'ân ilimlerine dair yazılan eserlerden istişhâd edilerek ortaya konmaya çalışıldı.Sonuçta ise; bu çalışmadan elde edilen sonuçlar anlatıldı.

ArapçaBelagatDil bilgisi-sözcük türleri+5
Abdurrahman Güney
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dimetil fumarat'ın mikroglial hücrelerde nlrp3 inflamazom aktivasyonu üzerine etkisi

İnflamazom aktivasyonu klasik inflamatuar yanıtlardan farklı olarak başlayan ve gelişen bir süreçtir. Mikrobiyal ajanların yanı sıra Adenozin Trifosfat(ATP) gibi metabolik stres ürünleri veya asbestos , silika gibi dış uyaranların etkisiyle de oluştuğu bilinmektedir. İnflamazom aktivasyonu hücrelerden Kaspaz-1 aracılığı ile interlökin-1beta (IL-1beta), interlökin-18 (IL-18) sitokinlerinin salınımı ile sonlanmaktadır. Bu süreçte inflamazom aktivasyonu hücrenin piroptotik yolla ölümüne de neden olabilir. Dolayısıyla inflamazom aktivasyonun baskılanması gereklidir. Dimetil Fumarat (DMF) anti-inflamatuar ve pro-metabolik etkileri olan bir moleküldür. Fumarik asidin metil esteri olarak da bilinen DMF'nin Multipl skleroz'da klinik parametrelerde iyileşme sağladığı ve atak sıklığını azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca mikroglial hücrelerle aynı kökenden gelen THP-1 monosit hücre hattında inflamazom aktivasyonunu baskıladığı saptanmıştır. Çalışmamızda DMF'nin N9 mikroglial hücre hattında inflamazom aktivasyonuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, N9 mikroglial hücrelerine Lipopolisakkarit (LPS) ve ATP uygulaması ile NOD benzeri reseptör ailesi pyrin domain içeren protein 3 (NLRP3) inflamazom aktivasyonu oluşturuldu. İlk önce DMF'nin toksik olmayan, inflamazom aktivasyonunda etkili dozu belirlendi. Sonrasında inflamazom aktivasyonu göstergeleri mRNA düzeyinde real-time PCR, protein düzeyinde ELISA ve immünoblot yöntemleri ile incelendi. Ayrıca mitokondriyal Reaktif Oksijen Türleri (ROS) ve mitokondriyal membran potansiyeli akış sitometrisi, İmmünflorasan boyama (IF) ve florometrik yöntemlerle incelendi. Sonuçlarımıza göre DMF, LPS + ATP modeli ile NLRP3 inflamazom aktivasyonu gerçekleştirilen N9 mikroglial hücrelerinde, Kaspaz-1 aktivitesini ve IL-1beta ve IL-18 sitokinlerinin salınımı baskıladı. Ayrıca, inflamazom ilişkili proteinlerin ekspresyonunu ve inflamazom aktivasyonu sonucunda görülen piroptotik hücre ölümünü azalttı. Bunların yanı sıra, mitokondriyal ROS miktarını baskılayıp ve mitokondriyal membran potansiyelinin bozulmasını önledi. Bu çalışma DMF'nin mikroglial hücrelerde inflamazom aktivasyonunu baskıladığını gösteren ilk çalışmadır.

Adenozin trifosfatDimetil fumaratLipopolisakkaritler+3
Bora Taştan
Dokuz Eylül University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yeni bir yöntemle blok kopolimer sentezi

Baki Hazer
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1978
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Karadeniz bölümünde kullanılan bazı insektisitlerin mikro ve makro organizmalara etkileri

Ayten Kırmız
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1981
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan eğitim sürecine duyulan güvenin ilkokul paydaş (öğretmen, idareci, veli) görüşlerine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı uzaktan eğitim sürecine duyulan güveni ilkokul paydaş (öğretmeni idareci, veli) görüşlerine göre incelemektir. Bu amaçla çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilmiş olup; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Ağrı'da görev yapmakta olan 28 ilkokul idarecisi, 150 sınıf öğretmeni ve bu ilde ikamet eden 201 ilkokul velisinden oluşmaktadır. Katılımcıların görüşlerini almak için kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme formunda ilkokul idarecilerine 5, sınıf öğretmenlerine 7 ve ilkokul velilerine ise 4 soru sorulmuştur. Elde edilen veriler betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Bulgular incelendiğinde ilkokul paydaşlarının uzaktan eğitim sürecinde kullanılan dijital uygulamaları genel anlamda güvenilir buldukları, ancak tüm paydaşların uzaktan eğitimle karşılaştırıldığında geleneksel eğitimi daha güvenilir gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Paydaşlar bu süreçte en çok maddi imkansızlıklardan kaynaklı sorunlar, internet erişimi ve alt yapı sorunları, katılım azlığı ve devamsızlık sorunları yaşamalarından dolayı güvenlerinin zedelendiğini belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenlerinin ders verme ile ilgili yeterlik boyutunda kendilerine güven duydukları ancak öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecinde görev ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri için velilere güven duymadıkları ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda uzaktan eğitimin geleneksel eğitimin yerini tutamasa da eğitim-öğretimin devamını sağladığı ve sağlık açısından koruduğu için paydaşlara az da olsa güven duygusu verdiği görülmüştür.

GüvenUzaktan eğitimVeliler+3
Merve Can Yıldırım
Ağrı İbrahim Çeçen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta Anadolu Abdal müzik geleneğinde keman sazının kullanımı (Seyit Çevik örneği)

Günümüz keman çalgısının tarihi incelendiğinde, tıpkı diğer yaylı çalgılar gibi Orta Asya'da kullanılan ıklığ çalgısından türetildiği görülmektedir. Avrupa'da geliştirilen bu çalgının daha sonraki zamanlarda farklı etkileşimler ile birlikte Anadolu'ya geldiği bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğunda başlatılan batılılaşma hareketleri ile birlikte keman sazı Türk müziğinde kullanılmaya başlandığı bilinmektedir. Türk halk müziğine girişi tam olarak bilinmemekle birlikte 1934 yılında yapılan müzik yasağının bu durumda önemli bir rolü olduğu da söylenebilmektedir. Anadolu da birçok farklı bölgede kullanılan keman, mahalli sanatçılar tarafından da icra edilmektedir. Bu sanatçılardan biri de Keskinli Seyit Çevik'tir. Bu çalışmada Türk halk müziğinde kullanılan keman sazı Seyit Çevik ve eserleri ile açıklanmaya çalışılmıştır. Çevik'in keman icra biçimi incelenmiştir ayrıca kendisine ait üç farklı albümde yer alan 21 adet eser belirlenmiş ve notaya alınmıştır. Eserler makam, ses sahası gibi unsurlar üzerinden incelenmiştir. Literatürde, keman çalgısının Türk halk müziğinde kullanımı özelindeki kaynakların yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Türk halk müziğinde önemli bir yere sahip olduğu düşünülen keman çalgısının literatürde de bu öneminin kanıtlanabileceği amacı ile bu çalışmanın üretildiği söylenebilmektedir. Aynı zamanda bu çalışmanın keman sazının Türk halk müziğinde kullanımı üzerine yapılacak farklı çalışmalara da kapı açacağı düşünülmektedir. Bu çalışma karma araştırma modeli ile gerçekleştirilmiştir ve çalışma sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden literatür tarama, tarihsel araştırma ve alan araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise; keman sazının halk müziğinde önemli bir yer edindiği, hatta bir halk müziği çalgısı olarak isimlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Çevik'in eserleri incelendiğinde kemanın tamamen yöre tınılarına uyum sağladığı ve yöresel ezgide bir kopukluk yaratmadan icra edildiği de saptanmıştır.

Türk halk müziğiTürk çalgılarıYaylı çalgılar
Deniz Beyhan
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avni Anıl'ın Türk müziğine katkıları ve makam kullanım tekniği

Köklü bir geçmişe sahip olan Türk Müziği makamları, zaman içerisinde çeşitli değişikliklere uğrayarak bestekârlar tarafından eserlerde farklı şekillerde işlenmiştir. Bu değişime katkı sağlayarak önde gelen bestekârlar arasında yerini alan Avni Anıl, mûsikî alanında yaptığı çalışmalar ve bestelediği eserlerle Türk mûsikîsinde makamların seyir kullanımına zenginlik kazandırmış önemli bir bestekârdır. Avni Anıl bestecilik serüvenine Üsküdar Mûsikî cemiyetine gittiği dönemde, hocası Emin Ongan'ın teşvikiyle başlamıştır. Ardından yaptığı besteler, sanatçı arkadaşları tarafından da çok beğenilmiş ve her geçen gün artarak devam etmiştir. Bu çalışmada; Avni Anıl hakkında, hocası Emin Ongan'ın ve sanatçı arkadaşlarının bazı söylemlerine, ayrıca kız kardeşi emekli radyo sanatçısı Berhayat Anıl ile yapılan röportaja ve bestekârın kendi yaşam öyküsünü anlattığı bir biyografiye yer verilmiştir. Yapılan araştırma doğrultusunda Avni Anıl'ın Devlet Korosu arşivinde yer alan 154 eseri tespit edilmiştir. 152 şarkı, 1 ilâhi ve 1 çocuk şarkısı formunda bestelenmiş olan bu eserlerin makamsal analizinin incelenmesi sonucunda, kullanılan makam geçkilerinin belirlenerek bestekârın makam kullanım tekniğine ulaşılması amaçlanmıştır. Ayrıca eserlerin adının, makamının, usûlünün, güftekârının ve arşiv numarasının yer aldığı bir tablo oluşturulmuştur. Avni Anıl'ın eserlerinde; 2 Acemkürdî, 27 Hicâz, 2 Hüseynî, 14 Hüzzâm, 1 Karcığar, 31 Kürdîlihicâzkâr, 2 Mâhûr, 5 Muhayyerkürdî, 50 Nihâvend, 1 Nikrîz, 8 Rast, 1 Sabâ, 2 Segâh, 2 Sûzidil, 2 Sûznâk, 3 Uşşâk ve 1 Yegâh olmak üzere 17 farklı makam ve 8 farklı usûl kullanıldığı saptanmıştır. Araştırma aşamasında, Avni Anıl'ın yaşamı ve bestekârlığı ile ilgili bilgilere ulaşabilmek için, betimsel tarama yöntemi kullanılmış olup, ayrıca görüşme tekniği uygulanmıştır. Makam kullanım tekniği ise eserlerindeki makamın yapısı ve usûlü dikkate alınarak incelenmiştir.

Anıl, AvniKlasik Türk müziğiMakamlar+2
Pelin Taşkın
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00