Marmara University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Marmara University

176

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

EBÛ HANÎFE’NİN DELİLLER HİYERARŞİSİNDE SAHÂBÎ KAVLİNİN KONUMU

Bu çalışma, Hanefî mezhebinin deliller hiyerarşisinde sahâbî kavlinin kıyas karşısındaki konumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, öncelikle sahâbî ve sahâbî kavli kavramları ele alınmış, daha sonra Hanefî mezhebinin kurucu imamlarının ve Hanefî usulcülerin konuyla ilgili görüşleri ortaya konulmuştur. Son olarak kurucu imamların sahâbî kavli konusunda çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele ve Ebû’l-Hasen el-Kerhî’nin sahâbî kavlinin delil değeri konusunda Hanefî mezhebinden farklı bir görüş ileri sürmesinin olası nedenleri analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre Hanefî mezhebinin kurucu imamları, gerek akıl/kıyas ile anlaşılamayan gerek anlaşılabilen konularda sahâbî kavlini referans almış ve sahâbî kavlini kıyasa tercih etmişlerdir. Kaynaklarda her iki durumda sahâbî kavlini kıyasa takdim ettiklerine yönelik kurucu imamlardan nakledilen çok sayıda rivâyet bulunmaktadır. Ayrıca pek çok Hanefî usulcü, imamların sahâbî kavline yaklaşımının bu yönde olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Hanefî usûl bilginleri de kurucu imamlar gibi sahâbî kavlinin her iki durumda kıyasa takdim edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Kerhî bu konuda farklı bir görüş ortaya koymuş, sahâbî kavlinin akıl yoluyla anlaşılamayan konularda delil değeri olmakla birlikte akıl yoluyla anlaşılabilen meselelerde kıyas karşısında herhangi bir üstünlüğünün bulunmadığını ileri sürmüştür. Onun bu görüşü benimsemesinde Mutezile düşüncenin etkisi olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır. Ayrıca kurucu imamların çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele, onların sahâbî kavlini kıyastan öncelikli kabul ettiklerini gösteren rivayetlerle uyumlu bir şekilde yorumlanabilir.

İslâm HukukuHanefî MezhebiŞer‘î Deliller+2
Salih erden
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
20
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelesinde Roman derneklerinin rolü

Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma sorununu konu alan bu tez çalışmasında bu temel sorunlar "etnik yoksulluk" kavramından hareketle analiz edilmiştir. Temel sorunsalı "Türkiye'de Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelesinde Çingene/Roman Derneklerinin rolü" olarak belirlenen tez çalışmasında mevcut literatürden geniş ölçüde yararlanılmış, ayrıca bir alan araştırması yürütülmüştür. Alan araştırmasında niteliksel yöntem tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşülecek kişilerin seçiminde hem kartopu (zincirleme) örnekleme kullanılmış hem de internet üzerinden iletişim bilgilerine ulaşılmıştır. Bu çerçevede 4 ayrı şehirde 8'i dernek yöneticisi, 2'si anahtar kişi olmak üzere toplam 10 kişi ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın tüm verileri ışığında, Türkiye'de Çingene/Roman derneklerinin 2004 yılı sonrası sayılarının hızla artmaya başlaması ile Çingene/Romanların yoksulluk ve sosyal dışlanma başta olmak üzere birçok sorunlarını görünür kılmaya başladıkları ve çözüm yolları ürettikleri saptanmıştır. Faaliyetlerini yürütmede ve sonuç almakta bir dizi sorun yaşamakla ve sorunlarının çözümündeki etkileri göreli olmakla birlikte, Çingene/Romanlar örgütlenerek seslerini daha fazla duyurmuşlar ve sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara iletmeye başlamışlardır. Bu bakımdan yoksulluk ve sosyal dışlanmaya dünyada ve Türkiye'de en fazla maruz kalan, etnikleşen yoksulluk olgusunun somut bir örneği olan Çingene/Romanlar açısından Türkiye'deki mevcut örgütlenme düzeyi önemli bir ilk adım olarak ele alınmalıdır.

AyrımcılıkDerneklerSosyal dışlanma+2
Sinem Şimşek
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür bağlamında sosyal medya ve din: Sözler Köşkü örneği

Bu çalışma popüler kültür açısından sosyal medya ve din ilişkisini Sözler Köşkü isimli topluluk üzerinden incelemektedir. Frankfurt Okulu'nun kültür endüstrisi yaklaşımı bu çalışmada popüler kültür tanımı olarak kabul edilmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde popüler kültür kavramı açıklanmakta ve popüler kültüre yönelik literatürde öne çıkan iki yaklaşıma yer verilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde sosyal medya ve din ilişkisi ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde Sözler Köşkü isimli topluluğun çevrimiçi faaliyetlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden netnografi yöntemi belirlenerek topluluğun çevrimiçi kültürüne yönelik derinlemesine bir analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda Sözler Köşkü'nün sosyal medyada ürettikleri dini içeriklerde dinin bir popülerleşme sürecinde olduğu, ancak tam anlamıyla Frankfurt Okulu'nun kültür endüstrisi yaklaşımı ile uygunluk göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.

DinPopüler dinPopüler kültür+2
Şeyma Düzcan
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Filistin'de bir Şâzelî kolu: Fâtıma el-Yeşrutî'nin metinlerinde Yeşrutî kültürünün inşâsı

Fâtıma el-Yeşrutî, 1891-1979 yılları arasında Filistin-Akka, Şam, Kahire, Beyrut gibi İslâm şehirlerinde yaşamış bir hanım sûfîdir. Rıhle ile'l-Hak, Nefehâtü'l-Hak, Mevâhibü'l-Hak, Mesîretî fî Tarîki'l-Hak adlı dört eseri mevcuttur. Çalışmalarında temel amacı babası Ali Nûreddin el-Yeşrutî'yi (1794-1899), yolu olan Şâzeliyye'nin Yeşrutiyye kolunu ve tasavvufa bakışını tanıtmaktır. Metinlerde tarikatın pîri Ali Nûreddin el-Yeşrutî'nin kimlik inşâsı kerâmetlerle örülü menkıbe anlatılarıyla sağlanır. Eserlerin bazı bölümleri otobiyografik özellikler taşır. Söz konusu dört çalışma Yeşrutîlik tarihinin birincil kaynaklarıdır. Filistin-Akka'da doğan Yeşrutîlik süreç içerisinde Lübnan, Suriye, Mısır, Doğu Afrika sahilleri, Komor Adaları, Uganda, Zengibar, Madagaskar, Tanzanya, Brezilya, Kanada gibi çok çeşitli bölgelere ve ülkelere ulaşmıştır. Bu tez, Türkçe literatürde daha önce hakkında kapsamlı bir akademik çalışma olmayan Fatıma el-Yeşrutî, Ali Nûreddin el-Yeşrutî ve Yeşrutiyye konularını ele almaktadır. Giriş ve üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Fâtıma el-Yeşrutî'nin hayatı; eserleri, ilmî çevresi, tasavvuf algısı ve algının dayanağı olan başlıca sûfî literatür açısından ele alınmıştır. İkinci bölüm, Ali Nûreddin el-Yeşrutî'nin biyografisi, kerâmetleri ve tasavvuf anlayışına tahsis edilmiştir. Üçüncü bölümün konusu ise Şâzeliyye-Medeniyye'nin alt kolu olan Yeşrutiyye tarikatının kuruluşu, intişârı ve kartografyası, âdâp ve erkânıdır. Çalışmanın sonunda Fâtıma el-Yeşrutî ve Ali Nûreddin el-Yeşrutî'ye ait kronolojiler ile tarikata dair muhtelif görseller sunulmuştur.

Fatıma el-YeşrutiFilistinTasavvuf+2
Yasemin Yaşar
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
30
Master'sOpen AccessEN

Malezya dini kurumlarının tasavvufi konulara yaklaşımı: Kurumsal fetvaların analizi

This research aims to study the approach of the Malaysian Islamic Authorities on Sufism through the national and state-level fatwas (Islamic legal opinions). The study also will uncover the reasons behind the contradictions and standardisation of the fatwas. The fatwas on Sufi beliefs and practices discussed in the study include Wahdat al-Wujud, Nur Muhammad, Sufi Sama', Rabita, Khalwa, Yaqazah, Tabarruk, and Istighasa. The details of several Sufi orders affected by the fatwas are also included. The methodology used throughout the paper is based on an analytical approach, involving the explanations and details of selected fatwas, in relations to the Malay scholars' opinions and the Fatwa authorities' decision.

FatwasMalaysiaSufi+2
Noor Amalına Sharıpuddın
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya kullanımı açısından Türkiye'de espor izleyiciliği

Türkiye'deki espor endüstrisinin gelişimine doğrudan katkı sunabilmek üzere Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımı bağlamında yürütülen ve espor izleyicilerine dair detaylı bir izler kitle profili sunmak gibi bir amaca sahip olan bu araştırmanın, üç aşamadan meydana gelmesi kararlaştırılmıştır. Bu aşamaların birinci ve ikinci bölümlerini, ana çalışmada da kullanılabilecek istatistiksel yeterlilikleri gösteren 7'li likert tipi Spor Seyircileri İçin Dışsal Güdü Ölçeği (SSİDGÖ) ile Spor Seyircileri İçin İçsel Güdü Ölçeği (SSİİGÖ) oluştururken; üçüncü bölümünü ise, dijital medya kullanımı ile kişisel bilgi formu oluşturmuştur. Üç bölümden oluşan bu araştırmanın evrenini, Türkiye'de bulunan ve espor karşılaşmalarını izleyen kişilerin oluşturması kararlaştırılmıştır. Örneklem grubunu ise, mevcut evren üzerinden ölçüt örneklem yöntemiyle seçilen ve araştırma kapsamında da yeterli olabileceği düşünülen 525 kişi meydana getirmiştir. Mevcut örneklem üzerinde de gerekli analizler yapıldıktan sonra elde edilen araştırma bulgularına göre sonuçlar özetlendiğinde; espor karşılaşmalarını izlemek üzere kullanılan çeşitli sosyal medya platformlarının (Twitch TV ve YouTube) ve bu platformların kullanım sıklıklarının, espor izleyicilerinin yaş aralığı seviyelerinin, eğitim durumlarının, iş durumlarının, en çok izlenen espor oyunlarının ve izlenen espor oyununa aktif katılımın, dışsal ve içsel güdüler bakımından çeşitli faktörleri etkilediği tespit edilmiştir. Bu sebeple de dijital medya kullanımı bağlamında (kullanılan sosyal medya platformları ve bu platformların kullanım sıklığı) dışsal ve içsel güdüler sebepli anlaşılabileceği üzere, var olan ihtiyaç durumlarının farklılaştığı görülebilmiştir. Bu farklılık gerçeği neticesinde de espor izleyicilerinin aktif (aktif izleyici tezini doğrular nitelikte olan) bir pozisyonda olduğu söylenebilmiştir. Bu durumdan hareketle de espor endüstrisinin gelişimine doğrudan etki edebilecek olan espor izleyici kitlesinin genişlemesine dair önerilere, bu araştırma dâhilinde yer verilebilmiştir.

Elektronik medyaElektronik sporKullanımlar ve doyumlar+4
Ayberk İçli
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Modernleşme sürecinde yaşlı bakımı ve maneviyat: İstanbul Ünal Özel Huzurevi örneği

Araştırmanın temel amacı, modernleşme sürecinde yaşlı bakımındaki ve huzurevinde kalan bireylerin manevi yönelimlerindeki dönüşümü anlamaya çalışmaktır. Bu değişim, kavramsal ve kuramsal çerçeve ile temellendirilerek katılımcıların ifadelerinden elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır. Katılımcıların huzurevi ve maneviyatı nasıl anlamlandırdıkları, huzurevi hakkındaki düşünceleri ve maneviyata dair deneyimleri modernleşmenin bir göstergesi olan bireyselleşme yaklaşımının yaşlı bakımı ve maneviyata ilişkin görüşleri bağlamında değerlendirilmiştir. Aynı zamanda sekülerleşme teorisi ile ele alınan kuram kritik edilmiş ve çalışmanın kavramsal-kuramsal çerçevesi bu şekilde temellendirilmiştir. Alan araştırması kapsamında, İstanbul ili Maltepe ilçesinde Ünal Özel Huzurevi'nde bulunan 169 yaşlı birey arasından sağlık durumu iyi olan 16'sı kadın ve 19'u erkek olmak üzere toplam 35 yaşlı katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, toplanan veriler incelenerek kategoriler belirlenmiştir. Verilerin yorumlanmasında, içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak araştırma, huzurevinin anlamı, huzurevinde kalmaya karar verme süreci, huzurevinde iletişim, huzurevinde maneviyata ilişkin düşünceler, katılımcıların aile üyelerindeki manevi durum ve geçmişten günümüze maneviyata ilişkin görüşler şeklinde altı ana kategori ve alt başlıklar ile birlikte yorumlanmaya çalışılmıştır.

BireysellikDin sosyolojisiHuzurevleri+4
Yusuf Yaman
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik sektörünün uluslararası alanda dijitalleşme süreci ve Türkiye'ye etkileri

Bilişim sistemleri ve dijital faaliyetler uluslararası ticaret aşamalarında yol haritası niteliğindedir. Tedarik zinciri yönetiminde yer alan lojistik sektörü de teknolojinin sağladığı yönlendirmelere ve değişim sürecine dahil olmuştur. Endüstri 4.0'ın lojistiğe temas etmesi, sektörde verimli alanlarının çoğalmasına sebep olmaktadır. Hammadde üretiminden nihai noktaya teslimine kadar geçen süreçler, kapsamlı bir faaliyet alanı içermektedir. Global anlamda rekabet avantajı sağlanabilmesi adına, lojistik şirketlerinin dijital tüm sistemlere aşina olması gerekmektedir. Uluslararası taşımacılıkta, yükün hareket halinde olmasından ziyade; depolama, stok, gümrük işlemleri ve ürün iadesine kadar uzanan operasyon ağı söz konusudur. Yapay zeka ve akıllı robotların özellikle depo yönetiminde kullanımı; işlemlerdeki hata oranlarını azaltarak, firmalara hız ve takip konularında destek sağlamaktadır. Lojistikte çok paydaşlı bir sistem yapısı mevcuttur. Bu hususta blockchain teknolojisi de veri hakimiyeti, şeffaflık ve iş birliğine çözüm sunar boyuttadır. Sektörde ise denemeleri gerçekleştirilmiş olup, önem verilen konular arasında yer almaktadır. Dünyada var olan bilişim sistemlerinin ve teknolojik yeniliklerin doğal sonucu olarak, ülkemizde de endüstri 4.0 etkisi yaşanır durumdadır. Geleneksel iş yapma modellerinin yeni çağın sunduğu dijital sisteme uyumlu hale getirilmesi; sürdürülebilir süreçlere, global anlamda rekabet gücüne ve iş gücü yönetimine katkı sağlar niteliktedir. Anahtar Kelimeler : Dijitalleşme, Endüstri 4.0, Akıllı Robotlar, Blockchain.

BlockchainEndüstri 4.0Lojistik+2
Eda Balcı
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında 1980 sonrası Türk sinemasında çalışan kadın imgesi

1980 sonrasında Türkiye'de, dünyadaki gelişmelere paralel olarak ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel bir dönüşüm süreci yaşanmıştır. Bu çoklu dönüşüme paralel olarak ve dünyada yükselişe geçen ikinci dalga feminist hareketin etkilerinin bu yıllarda Türkiye'de hissedilmesiyle birlikte toplumsal cinsiyet rollerinde de bir dönüşüm gözlenmiştir. Sinemanın, içinde yaşanılan toplumun özelliklerini yansıtması işlevine koşut olarak kadının bu yeni özneliğinin tezahürleri, 1980 sonrası Türk Sineması'nda da kendini hissettirmiştir. Bu çalışmada, 1980 sonrasında Türkiye'de kadının üretken emek piyasasına katılımının merkeze alınması ile ortaya çıkan kadının yeni özneliği ve Türk Sineması'ndaki görünümü tartışılmıştır. Bu bağlamda kadının farklı feminist akımlarca nasıl sorunsallaştırıldığı irdelenirken, üretken emek piyasasına katılımına, ev içi rollerine ve toplumsal cinsiyet bağlamında özel ve kamusal alanda yaşadığı sorunlara vurgu yapılmıştır. 1980 sonrasında emek piyasasına katılan kadınların daha çok vasıfsız emek olarak marjinal veya kariyersiz işlerde istihdam edildiği gözlemlenmektedir. Kadının emek piyasası merkezli ve toplumsal cinsiyet bağlamında yaşadığı sorunlar ise Türk Sineması'nda kadının hemen her dönem sorunlu anlatısıyla birlikte yeniden üretilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Kadın Emeği, Kadın ve Sinema

1980 sonrasıKadın imajıSinema+3
Burcu Yerlikaya
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beşiktaş mahkeme kayıtlarında gayrimüslimler (XVI. yüzyılın ikinci yarısı)

Osmanlı toplumunu layıkıyla anlamanın yolu o toplumu oluşturan tüm unsurları tanıyıp anlamadan geçmektedir. Osmanlı coğrafyasında ciddi bir nüfusa sahip olan gayrimüslimleri farklı veçheleriyle ele almadan toplumun gerçek yapısının ortaya çıkması mümkün değildir. 1552-1609 yılları arasındaki yarım asırlık bir dönemin ele alındığı bu tezin asıl amacı gayrimüslimlerin muhtelif yönlerini Beşiktaş mahkeme kayıtlarına yansımış davaları çerçevesinde ele alarak incelemektir. Bu çalışmanın ana gövdesini birçok alanda olduğu gibi özellikle toplumsal hayat için zengin veriler sunan şer'iyye sicilleri oluşturmakla birlikte ele alınan dönemin arşiv belgeleri, fetvalar ve seyahatnameler gibi birincil çalışmalardan da yararlanılmıştır. Tüm bu kaynaklar ile yapılmak istenen ele alınan dönemdeki Beşiktaşlı gayrimüslimlerin profilini ortaya koyabilmektir. Bu çalışma, gayrimüslimlerin meskûn oldukları yerler, isimleri, meslekleri, maddi kültürleri, gündelik hayatları, aile yaşamları, hukuk sistemi içindeki yerleri, şer'i mahkemeye ne gibi anlamlar yükledikleri, gayrimüslimlerin kendi aralarında, Müslümanlarla ve devletle olan ilişkileri, gayrimüslimlerin Müslümanlar ve devlet nezdindeki konumları gibi meseleler üzerinden XVI. yüzyılın ikinci yarısında Beşiktaş ve tevabiinde gayrimüslim olarak yaşamanın neye tekabül ettiğini anlamaya çalışmaktadır. Bölge olarak Beşiktaş'ın seçilme nedeni, farklı etnik kimliklere sahip Rum, Ermeni, Yahudi ve Frenklerin Beşiktaş ve havalisinde meskûn olmalarıdır. On altıncı yüzyılın ikinci yarısına yoğunlaşan bu tez ile gerek gayrimüslimlerin gerekse Beşiktaş'ın daha net bir resminin çıkarılması amaçlanmıştır. Beşiktaş mahkeme kayıtlarına yansıyan demografik, mimari, ictimai ve coğrafi bilgileri ışığında Beşiktaş tarihine de mütevazi bir katkıda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Beşiktaş, Şer'iyye sicilleri, Gayrimüslimler, Müslümanlar, İstanbul, XVI. Yüzyıl

16. yüzyılGayrimüslimlerKent tarihi+4
Aynur Emer
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00