Muğla Sıtkı Kocman University
Anabilim Dalı

Sanat ve Tasarım Anabilim Dalı

Muğla Sıtkı Kocman University

329

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatta anlatım dili olarak "abartı"

"Sanatta Anlatım Dili Olarak Abartı" adlı yüksek lisans tez çalışması sanatsal ifade yöntemi olarak kullanılan abartıyı konu edinmektedir. İlk insandan günümüze kadar üretilen sanat eserlerinin pek çoğunda abartı kavramı karşımıza çıkmaktadır. Sanat tarihindeki örnekler incelenerek, abartının tanımı, izleyici üzerindeki psikolojik etkisi ve hangi duyguları uyandırdığı, sanatsal ifadeye katkısının neler olduğu gibi soruların yanıtlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Heykel, müzik, mimari, karikatür, edebiyat, resim gibi farklı sanat disiplinlerinde abartının ele alınışı incelenip, yorumlandıktan sonra seramik sanatı örneklerinde yoğunlaşılmış; ardından özgün uygulamalara yer verilmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde farklı kuramcılar tarafından sanatın nasıl tanımladığı ve sınıflandırıldığı araştırılarak, tanımlaması yapılmıştır. Sanat eserlerinde abartıya; kompozisyon öğelerinden olan armoni, ritm, varyasyon, baskınlık, denge, hareket ve oran kullanılarak ulaşılabilir. Sanatçılar, sanat eserlerinde eserin kavranması açısından önemli bir görevi olan oran, orantı ve ölçekle oynadıklarında, abartılı bir görünüm elde edebilirler. Bu bölümde; kompozisyon öğelerinin tanımlarına yer verilerek, abartı ile ilişkileri irdelenmiş, oranların bozulması ile elde edilen etki gözlemlenerek örnekler üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde görsel sanatlarda somut bir yöntem olarak ele alınan ve bu araştırmanın konusu olan abartının literatürdeki tanımları araştırılarak yeni bir tanımlama yapılmıştır. Genellikle izleyiciyi etkileyip hayrete düşüren bir olgu olan abartının, tarihteki örnekler üzerinden yola çıkılarak ne zaman, nasıl ortaya çıkmış olabileceği tespit edilmeye çalışılmış; sanatsal uygulamalarda kullanım şekli, yarattığı etki ve izleyici üzerinde uyandırdığı duygular araştırılmıştır. Yapılan araştırmada tüm sanat dallarında bir yöntem olarak metafor ve alegori kullanılarak ve plastik sanatlarda grotesk yaklaşım ile abartılı bir dil elde edilebildiği gözlemlenmiştir. Bu kavramların abartı ile ilişkisi örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Ayrıca estetikte yüce (süblime) kavramının estetik açıdan yorumlanması yapılmıştır. Bir yöntem bilgisini veya teknik bir yönelişi kapsayan abartı; sinema, edebiyat, tiyatro, mimari, müzik, karikatür, resim ve heykel gibi pek çok alanda sanatsal ifade dili oluşturmuştur. Yöntem olarak kullanılan abartıya sanatsal pratiklerde sıklıkla rastlanılır. Sanat disiplinlerinde abartı kavramının kullanım şekli farklı sanatçıların eserleri incelenerek betimleme ve yorumlamalar yapılarak incelenmiştir. Seramik sanatında doku, renk, ölçek büyütme, çoğaltım, sır kullanımı, bünyeye yapılan katkılar, metafor ve persormans ile abartıya ulaşılabilir. Çalışmalarında bu yöntemleri kullanan seramik sanatçılarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sanatsal ifade yöntemi olarak abartının kullanıldığı özgün sanatsal uygulamalar yapılmış, kişisel yorumlara ulaşılmıştır, Sonuç bölümünde ise literatür araştırması ve uygulama sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Abartı, Oran, Orantı, Boyut, Seramik

AbartıArtistik seramikBoyut+7
Damla İybar Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk resim sanatında 1914-1935 dönemi savaş temalı tabloların incelenmesi

Farklı coğrafyalarda gelişen ve geçmişten günümüze kadar uzun yıllar süregelen Türk Sanatı, Anadolu'da çağına uygun yöntemlerle geliştirilerek, çağdaş Türk sanatının şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. Çağdaş Türk resim sanatı tarihi incelendiğinde, 19. yüzyılın ikinci yarısında, savaşı tema olarak ele alınan yapıtların, yağlıboya resim sanatının oluşmasıyla beraber başladığı görülür. Konusu Balkan Harbi olan resimleri, bu bağlamda erken örnekler olarak görebiliriz. Milli Mücadele ve savaş temalı tabloların yapılması ise, genelde Kurtuluş Savaşı'nın yaşandığı yıllara denk gelmektedir. Savaş temalı resimlerin o yıllarda yapılmasında, dönemin ileri görüşlü devlet adamları tarafından teşvik edilmesindeki önemi yadsınamaz. Asker ressamlar kuşağında doğum tarihi 1880'li yıllara rastlayan sanatçılar, Balkan, I. Dünya, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarını her yönüyle yaşamışlardır. Sanatçı kişilikleri bu ortamda oluşmuştur. Sanayi-i Nefise'de gördükleri eğitimden sonra, sanat eğitimlerine Paris'te devam etmişlerdir. Birinci Dünya Savaşından sonra Millî Mücadele adıyla var olma savaşı verilmiştir. Kurtuluş Savaşı sürecinde çökmekte olan imparatorluğu ve farklı bir düzen anlayışını yapılandırma aşamalarının sancıları yaşanmıştır. Yaşanan bu süreçte sosyal anlamda sanatın popülasyonu bile sezilmezken, bu savaşlara katılan, yaralanan ve hatta şehit olan birçok sanatçı olmuştur. İlk defa bu sebeple Türk resim sanatında 1914-1935 dönemine ait savaş temalı resimler yapılmıştır. Sanat olgusunu anlamanın en iyi yolu, sanat yapıtını çözümlemekle mümkündür. Çözümlemelerde, Erwin Panofsky'nin sanat dünyasında geçerliliği onaylanmış ve sanat alanlarında çok kullanılmakta olan "İkonografik ve İkonolojik Sanat Eleştirisi" yönteminden yararlanılmıştır. İkonografik çözümlemeyle, sanat objelerinde iskeleti oluşturan formlarla, konu ve konsept arasında bir ilişki kurulmasını, hayal edilen izlenimlerin çözümlenerek, hikaye ve alegoriler tespit edilmesi amaçlanmıştır. İkonolojik çözümleme ise, sanat yapıtının yapıldığı dönemi, tarihsel özelliklerini sanatçının kişiliğini ve yaşadığı dönemin sanat yapıtına etkisini belirlemek için yapılmıştır.

Asker ressamlarDünya Savaşı IKurtuluş Savaşı+5
Ufuk Alkan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

20.yy. resim sanatında popüler imge anlayışı

20. yüzyılın başlarından itibaren demokratikleşme ve endüstrileşme hareketlerinin etki alanını genişletmesiyle birlikte, popüler kültürün yükselişine eşlik eden artan oranda kitle iletişim imkanları, tüketimi özendirici politikalar, kitle kültürünün sanat alanındaki etkisi ve topluma yansımasıyla ortaya çıkan yeni bakış açıları, özellikle modern resim sanatı üzerinde etkisini göstermiştir. Bu çalışma, popüler kültürün ortaya çıkışıyla modern resim sanatında meydana gelen kaçınılmaz değişimleri analiz etmeyi ve resmi oluşturan imgenin 20. Yüzyılda ortaya çıkan sosyal, entellektüel ve kültürel hareketlerden ne şekilde etkilenerek bir değişime uğradığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu hedefini gerçekleştirebilmek amacıyla, popüler kültürün dönüşümünü, kültürel çevreyi incelemekte ve imgenin farklı formlara dönüştüğü bu yolculuğunu Kübizm, Soyut Dışavurumculuk, Pop Art, Dadaizm, Yeni Dadaizm'in yanısıra; Video Art ve Dijital Art gibi yeni sanat ortamlarını ele almaktadır. Bu çalışmanın önemi, temel anlamda imgenin belirli bir süreç içinde uğradığı değişimleri analiz eden ve özellikle de geçtiğimiz yüzyılı hedef alan çalışmaların az miktarda olmasıdır.

20. yüzyılAmerikan pop sanatıModern resim sanatı+4
Bahar Oskay
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul tasarım bienali örneğiyle bir bienal planı

Amacı bir tasarım bienali önerisi geliştirmek olan bu çalışmada söz konusu amaca yönelik olarak bienal kavramının doğuşu ve gelişimi hem uluslararası hem de ulusal düzlemde incelenmiştir. Bu kapsamda İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın düzenleyicisi olduğu uluslararası İstanbul bienalleri ve tasarım bienalleri doğuşundan günümüze kadar geçirdikleri süreç içinde temaları ve belli başlı işleriyle incelenerek bienal tasarımının ardından yatan mantığa ulaşılmaya çalışılmıştır. Daha özelde özellikle İstanbul Tasarım Bienallerinin konu alan bu çalışma araştırma modeli bakımından açıklayıcı, keşfetmeye dönük, veri toplama yöntemi olarak kaynak taraması içeren nitel bir yapıya sahiptir. Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre bir tasarımın bienalinin plan aşamasından hayata geçirilmesine kadar süreç konunun belirlenmesi, ekibin oluşturulması, mekânın seçilmesi, sanatçıların belirlenmesi ve sponsorluk aşamalarından oluşmaktadır. Bu aşamalar ışığında önerilen bienal planı da çalışma da açıklanarak son bölümde çalışmanın konusuna ilişkin sonuçlar tartışılmakta ve önerilerde bulunulmaktadır.

BienalGörsel tasarımTasarım+1
Berkan Bengi
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de popüler müziğin tarihsel gelişiminde davul çalım yaklaşımları

Davul setinin 20. yüzyılın başlarında bas davul pedalının icadıyla ortaya çıktığı görülmektedir. 1930'lardan itibaren ülkemizde de çeşitli müziklerde kullanılan bu çalgının, popüler müzik içerisinde ne gibi gelişmeler yaşadığına ilişkin yaklaşımlar çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu araştırmada etkilenilen ekollerle birlikte ülke şartları da göz önünde bulundurulmuştur. Bu kapsamda davulcuların popüler müzikte çalım yaklaşımlarını oluşturan unsurlar, davul setinin dünyada ve ülkemizdeki tarihsel gelişimi ile kayıt stüdyolarındaki konumu incelenmeye çalışılmıştır. Dönemin önde gelen aranjör, müzisyen ve davulcularıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler dikte edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır. 1960 – 2000 yılları arası süreçte, ülkemizde genel olarak caz ve rock ekolünden gelen davulculardan etkilenildiği görülmektedir. 1980 ortalarına kadar ülkemizdeki müzisyenlerin gelişim sağlayabilecekleri materyallerin yetersizliği davulcuların ilerlemesini kısıtlarken, bir taraftan da kendi çalım yaklaşımlarını oluşturmalarına zemin hazırlamıştır. Davul setinin stüdyo ortamında kayıt edilmesi konusunda da uzun bir süre verim alınamadığı dikkat çekmektedir. Elektronik davulun 1980'lerde popüler müziğin içerisine girmesiyle, hem davul çalım yaklaşımlarında hem de davul setinin kaydedilme kültüründe değişimler yaşanmıştır. Popüler müzik içerisinde en çok dikkat çeken isimler; Durul Gence, Vasfi Uçaroğlu, Salim Ağırbaş, Cezmi Başeğmez, Asım Ekren, Engin Yörükoğlu, Hüseyin Sultanoğlu, Okay Temiz, Cem Aksel, Turgut Alp Bekoğlu, Cengiz Baysal, Aydın Karabulut, Volkan Öktem gibi davulcular olmuştur. Türk davul markaları olan Şeref, Yıldırım, Cümbüş ile birlikte Alman asıllı Amerikan markası Ludwig davulları ülkemizde kullanılmış önemli davul markalarıdır.

DavulPopüler müzikÇalgılama teknikleri+1
Hakan Kılıçoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu Selçuklu dönemi geometrik yıldız desenlerinin parametrik tasarımı

Geçmişten bize miras, geleceğin bizdeki emaneti olan kültürel mirasın korunması, gelecek nesillere aktarılması, ulusal ve uluslararası birçok kanun, sözleşme vb. ile güvence altına alınmasına rağmen savaş, doğal afet vb. birçok doğal veya yapay nedenlerle bazı eserlerin zarar gördüğü, özgün halini kısmen veya tamamen kaybettiği bilinmektedir. Tarih boyunca konumu, mümbit toprakları, yer altı ve yerüstü zenginlikleri ile birçok medeniyete beşiklik yapan Anadolu'da yer alan kültürel mirasımızın kayıt altına alınması, mimari özelliklerinin analiz edilmesi ve gelişen teknolojilerden yararlanılarak tasarımlarının yapılması, bu eserlerin zarar görmesi durumunda da yaşatılmasına imkân sağlanması bakımından son derece önemlidir. Anadolu'da hüküm süren Anadolu Selçukluları değişik bölgelerde şifahane, kervansaray, köprü, han, hamam, medrese, cami, tekke gibi yapılarla kültürel mirasımıza katkı yapmışlardır. Bu çalışmada, Anadolu Selçukluları tarafından kültürel mirasımıza kazandırılan mimari eserlerde kullanılan İslami geometrik desenlerin korunması, tanıtımı için Poligonal (Çokgen) tekniği ile doğru analiz edilerek gelişmiş teknoloji yardımıyla bilgisayar ortamında parametrik tasarımları yapılacaktır. Böylelikle geçmişten günümüze harmanlanan bu eserlerin mimari başta olmak üzere birçok sektörde doğru kullanımının artmasına yol açacaktır. İslami geometrik desenler, içindeki yıldızların yapısıyla isimlendirilmektedir. Bu yıldızlar incelenmiş, yeniden tasnif edilmiş, bilgisayar ortamında çokgen tekniğine göre analiz edilerek Rhinoceros Grasshopper ortamında paramerik tasarımları yapılmıştır. Dijital ortama yıldızların aktarılması sayesinde İslami geometrik desenler kolayca oluşmakta ve kompozisyon haline gelerek ulaşılabilirlik ve kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Bu sayede, çalışılan İslami geometrik desen analizleri parametrik tasarımlar haline dönüşmüş, kayıtlara geçirilmiş, değişken parametrelere göre yeni tasarımlar oluşturulmaya açık hale gelmiştir. Mimarlık, inşaat ve birçok imalat sektöründe ürünleşmeye katkı sağlayarak ülke ekonomisine katma değer sağlayacak olan inovasyon çalışması yaparak, yenilikçi fikirleri tetikleyerek sanatsal formlarla buluşturup bu sektörleri canlı tutacak farklı tasarımlar oluşturmak ve ülkemizin tarihi zenginliklerinin ulaşılabilir hale getirilerek sunulmasını sağlamak amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İslami geometrik desenler, İslam sanatı, İslam mimarisi, Parametrik tasarım, Dijital çokgen yöntemi.

Anadolu mimarisiBilgisayar destekli tasarımİslam mimarisi+1
Halil Aksoy
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makine halıcılığında inovatif tasarım yöntemleri: Örnek bir uygulama

Halı, ilkel dokumacılıktan günümüze kadar yaşamsal faaliyetlerimiz içinde yer almış, geleneksel ve kültürel varlık olarak tanımlanmıştır. Üretildiği zamanlarda psikolojik, dini inanç ve yeni uygulamalar ile zamanla yapısal değişime uğramıştır. 20. yüzyılda etkili olan sanat akımları, tasarım alanında renk, biçim ve form aşamasında değişikliklere sebep olmuştur. Halı tasarımında akımların ön plana çıkmasıyla moda ve sanat olguları vurgulanmıştır. Kompozisyonlar özgün yapılarından uzaklaşmış, akımlarda belirtilen biçim ve form özellikleri ön plana çıkmıştır. Sanayi devrimi ile jakarlı tezgahların icadı, makine halıcılığı dönemini başlatmış, halı tasarımının piksel tabanlı programlarda oluşturulmasına olanak sağlamıştır. Görsellik olarak sanat akımlarının etkisinde görüntü oluşturma yöntemiyle farklı tarzların ön plana çıkmasına yardımcı olmuştur. Bu durum inovatif tasarımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşı ile hammadde yetersizliğinden kaynaklanan üretim sorunları, savaş sonrası sentetik liflerin üretimini beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla halı tasarımı hammadde sıkıntısı nedeniyle özgün ve kültürel yapısını kaybetmeye başlamıştır. Günümüzde halı tasarımına yönelik birçok tasarım yöntemi ve malzeme kullanılmaktadır. Farklı renk paletleri, yüzey efektleri, dokular Photoshop ve benzer tabanlı programlarla düzenlenerek, pixel tabanlı programlara aktarılma yöntemiyle oluşturulmaktadır. Bilimsel araştırmaların yetersizliği, ticari kaygılar ile uygulanan yöntemler tasarım kapsamında, estetik görsellik vurgusu arka plan da kalarak, bu alanda gelişmeyi engellemiştir. Bu çalışmada makine halıcılığında geliştirilen tasarım yöntemlerine yönelik temel, fiziksel, estetik yöntemler araştırılmıştır. Uygulanan tasarım yöntemleri, tasarım ilke ve elemanları göz önünde bulundurularak, sanat-tekstil-teknoloji çerçevesinde Photoshop ve Texcelle programlarıyla yeni tasarımlar geliştirilmiştir. Tasarım alanında özgün, geleneksel ve modern yeni tasarım yöntemleri uygulanarak sanat akımları çerçevesinde, Sürrealist Ressamların tablolarından esinlenilmiş, Sürrealizm akımı etkisinde örnek üç farklı koleksiyon oluşturulmuştur. Koleksiyonların her biri Sürrealizm akımındaki bilinçaltı kodlamalarıyla insanlığın yaş dönemlerindeki bilinç evreleri baz alınmıştır. Son zamanlarda yenilikçi tasarımlara uygun hammadde olarak viskon ipliğiyle oluşturulan koleksiyonlardan biri temel alınarak 8 farklı halı numunesi dokunmuştur. Anahtar Kelimeler: Halı Tasarımı, Halı Tasarım Yöntemleri, Makine Halısı, Sürdürülebilirlik, Moda.

Dokuma teknikleriDokuma tezgahlarıDokumalar+6
İrem Ketmen
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Figüratif seramik heykellerde farklı kil etkileri

Tarih öncesi dönemlerden beri süregelen ve günümüzde de figüratif seramik heykellerde, estetik kaygı ve sanatsal gaye arayışında olan eserler üretilmiştir. Geçmiş ve günümüzdeki eserler karşılaştırıldığında figüratif seramik heykelin ne kadar değiştiği ve geliştiği görülmektedir. Figüratif seramik heykel sanatçıları üretimini, biçimlendirme, kurutma, sır, doku, pişirim gibi seramiğin temel öğeleri doğrultusunda yapması gerekmektedir. Bu aşamaları en çok etkileyen unsur kildir. Seçilen kilin özellikleri sanatçı tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Kilin yapısı, dokusu, boyutu, plastiklik, mukavemeti, pişme rengi, pişme derecesi, su emme değerlerine, pişirim sonrası küçülme payına gibi özelliklerin bilinmesi çok önemlidir. Bu araştırmada figüratif seramik heykel sanatında kullanılan kilin etkileri konusu irdelenerek konu ile ilgili bazı sanatçıların örnek niteliğinde olduğu düşünülen çalışmaları araştırılmıştır. Uygulama kısmında kırmızı, şamot ve beyaz kil kullanılarak ortaya çıkarılan eserlerdeki kilin etkileri kanıtlanmıştır. Avantajları ve dezavantajları irdelenerek daha sonra ki çalışmalarda yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Seramik, Heykel, Figüratif Seramik Heykel Sanatı, Kil

Figüratif heykelFigüratif sanatHeykel+5
Nesibe Şen
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antibakteriyel özellikli bitkilerle dokuma kumaşların boyanması

Günümüzde sentetik boya kullanılarak yapılan boyamalar sonucunda kanserojen etkinin artması ve çevreye verdiği zarar nedeniyle ekolojik dengenin bozulması, insanları yeniden doğal ürünler ile çalışmalar yapmaya yönlendirmiştir. Bu yönelim doğal boyamacılıkta kullanılan antibakteriyel bitkilerin etkilerinin belirlenmesi ve sentetik ürünlere karşı hızla artan direncin önlenmesine yardımcı olmuştur. Doğal boyalar ile yapılan tasarımlar, maliyeti de düşürmeye olanak sağlayacaktır. Aynı zamanda tasarımlarda kullanılabilmesi için bir alternatif oluşturacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, yapılan literatür araştırmasına göre zerdeçal (Curcuma Longa) ve kekik (Thymus) bitkisinin antibakteriyel özelliğe sahip olduğu belirlenerek %100 pamuk dokuma kumaşa boyama işlemi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, %100 pamuklu dokuma kumaşı numuneleri mordanlı ve mordansız olmak üzere zerdeçal (Curcuma longa) ve kekik (Thymus)bitki ekstraktı ile boyama işlemi yapılmıştır. Mordan maddesi olarak çevre açısından zararı minimum olduğu bilinen Potasyum Alüminyum Sülfat (KAI(SO4)2.12H2O) kullanılmıştır. Boyaması gerçekleştirilen dokuma kumaş numunelerin CIELab renk değerleri, tükürük, yıkama, ter, sürtme haslıkları ve antibakteriyel aktivite tayini testi uygulanmıştır. Sonuç olarak, zerdeçal (Curcuma longa) bitkisi kullanılarak yapılan boyamada sarı renk ve tonları elde edilirken, kekik (Thymus) bitkisi kullanılarak yapılan boyamada ise kahve tonları elde edilmiştir. Renk haslık değerlerinin test sonuçları incelendiğinde lekelenme ve renk değişimi değerlerinin iyi olduğu gözlemlenmiştir. Antibakteriyel testlerin ise seçilen bakterilere karşı etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Antibakteriyel etkilerBoya bitkileriBoyama+6
Sena Sayar
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir kurumsal kimlik aracı olarak firma logolarının tarihsel süreci ve değişiminin tüketiciler açısından marka güvenilirliğine etkisi

Bu çalışmada tasarımın ve kurumsal kimlik aracının en önemli unsuru olan firma logolarının tarihsel süreci ve değişiminin tüketiciler açısından marka güvenilirliğine etkisi incelenmiştir. Logoların ve logotype'ların grafik tasarımda iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi mesajı iletmek, ikincisi ise bir tasarım ürününün tonunu hissini tüketiciye iletmeye yardımcı olmaktır. Bu sebeple logoların ve logotype'ların grafik tasarımdaki önemi göz ardı edilemez. Yani kısacası Logotype'ların , yazının görsel yönü olarak tanımlanıp metni okunaklı ve estetik bir şekilde düzenleme sanatıdır. Bunun ötesinde, belirli bir ruh halini yaymak veya bir mesajı güçlendirmek için kullanılabilir. Bu tez çalışmasında öncelikli olarak logoların tarihsel süreci incelenip marka kavramı ve tüketiciler üzerinde bıraktığı algının değerlendirilebilmesi için çevrimiçi bir anket gerçekleştirilmiştir. Ardından logoların tüketici üzerindeki etkilerinin incelenebilmesi için anket düzenlenmiştir. Ankette dört farklı yiyecek ve içecek markalarının logo tasarımlarının eski ve yeni logoları kullanılmıştır. Ankete katılan 50 katılımcının (25 erkek ve 25 kadın) eğitim sevileri, medeni durumları ve yaş aralıkları birbirinden farklı olacak şekilde belirlenmiştir. Tüketici anketi sonucunda markaların eski logolarını olumlu bulanların sayısı yeni logolarını olumlu bulanların sayısından daha az olarak tespit edilmiştir. Tüketicilerin markalara olan genel izlenimleri ise markanın tüketiciye verdiği imaja "Katılıyorum, kısmen katılıyorum ve katılmıyorum" olarak değerlendirmesi şeklinde olmuştur. Buradan yola çıkarak markaların farklı kesimlerden, farklı yaşlardan, farklı cinsiyetlerde ankete katılan tüketiciler üzerinde çoğunlukla emin olduğu bir markayı temsil ettiği görülmüştür.

Kurumsal kimlikLogoLogotayplar+5
Gülnur Yayla
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İndie müzik albümlerinin grafik tasarım açısından incelenmesi ve örnek tasarım uygulamaları

Dünya tarihinde insan ve sanat birlikte şekillenmiştir. Varlığını anlamlandırmak isteyen insan doğayı izlemiş, dinlemiş ve bu deneyimlerini başkalarına aktarmıştır. Bu aktarımların en kadim olanı sestir. İnsan sese varoluşundan bu yana anlamlar yükleyerek hayatın her alanına katmıştır. İnsan geliştikçe sesi de şekillendirmiş ve onu kaydederek diğer insanlara aktarmaya başlamıştır. Böylelikle müzik plakları, kasetler, CD'ler doğmuştur. İşte bu noktada varlığını sanatla şekillendiren insan tasarımdan faydalanır. Tasarım müziğin içerisinde yer almasa da müziği geliştirip tüm dünyada görünür hale getirir. Bu araştırmada Indie müzik albümleri grafik tasarım açısından semiyolojik olarak incelenmiş, tasarımların nasıl ele alınması gerektiğine değinilmiş ve elde edilen bilgiler ışığında örnek tasarım uygulamaları yapılmıştır. Indie müziğin ortaya çıkardığı grafik anlatımların içerdiği imgelerin, müzik gruplarına ait olan albüm kapak tasarımları baz alınarak incelenmeleri amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak tasarım kavramı ele alınmış, tasarım yapılırken dikkat edilmesi gereken ilke ve elemanlara değinilmiş daha sonra da Indie müzik kültürünün oluşumu, tarihi ve müziğine yer verilmiştir. Indie müziğin insanların üzerindeki etkisi ve etkilendiği sanat akımlarıyla tasarım süreci incelenmiştir. Son olarak bu incelemeler doğrultusunda kurgusal bir Indie müzik grubu oluşturularak, albüm kapakları ve konser afişleri tasarlanmıştır.

AfişlerAlbümlerGrafik tasarımı+3
Yasemin Taş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8-20 yaş down sendromlu bireylerin antropometrik bir yaklaşımla beden ve kol kalıplarının oluşturulması

Çalışmanın temelini oluşturan down sendromu, kromozom anomalisi olarak bilinmektedir. Down sendromlu bireylerin genetik özellikleri sebebiyle bedensel ölçülerinde farklılıklar tespit edilerek, bu bireylere uygun ölçü tabloları hazırlanması amaçlanmıştır. Çalışma, Gaziantep İli MEB'e bağlı okullarda ve özel eğitim merkezlerinde eğitim gören 8-20 yaş 65 kız ve 41 erkek olmak üzere, 106 down sendromlu birey üzerinden antropometrik ölçüm kurallarına uyularak yapılmıştır. Bu çalışma, Gaziantep Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün E-34659092-605.01-20927027 sayılı izni ve onayı doğrultusunda yapılmıştır. Alınan bu ölçülerin betimsel istatistikleri hesaplanarak, değerlendirmeleri yapılmıştır. Veri analizi sonucuna göre bedenler arasında benzerlikler saptanarak 4 ayrı beden tablosu oluşturulmuştur. Oluşturulan beden tabloları CLO 3D Fashion Design programına aktarılarak beden kontrolleri yapılmış ve bu programda temel (baz) kalıplar hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda 8-12 yaş kız çocuğu için temel elbise kalıbı, 12-20 yaş grubu kadın temel elbise kalıbı 8-10 yaş erkek çocuk şort ve tişört kalıbı 15-20 yaş erkek temel gömlek ve pantolon kalıpları hazırlanmıştır. Down sendromlu bireylerin yaşam kalitelerini arttırmak için hazırlanan beden tablolarının hazır giyime sunulması en temel hedeflerimizdendir. Toplum bireysel farklılıklar konusunda henüz yetkin bir bilinç düzeyine ulaşamadığı için çalışmanın en önemli özelliği farkındalık kazandırma isteğidir.

AntropometriBeden ölçü tablosuBeden ölçüleri+1
Selma Çayhan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil ve moda tasarımında fonksıyonel ürünlerın potansıyelını keşfetme ve örnek uygulama

Yaşadığımız teknoloji çağında, tasarım kavramı oldukça yaygınlaşmış ve gelişmiştir, hatta tasarımcıların dahi kontrol edemeyecekleri bir noktaya gelmiştir. Tasarım, insan hayatının her alanında kendini göstermiş ve önemli bir yer edinmiştir. Tasarım, psikolojik, sosyolojik ve teknolojik etkenleri içeren bir yenilik sürecini ifade etmektedir. Bu araştırma, tasarım, kavramının temelini incelemeyi ve tasarım aşamalarını açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmalar ve incemeler, tekstil ve moda alanına odaklanarak gerçekleştirilmiştir. Tüm veriler ışığında örnek bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırma, betimsel bir nitelik taşımaktadır ve veriler iki farklı yöntemle toplanmıştır. İlk olarak, problem temelli bir tasarım araştırması yapılmış ve buna ek olarak bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Problem temelli tasarım araştırması sürecinde, çocukların kendi yaşam alanları olan odaları için bir tasarım geliştirilmiştir. Çocuk odalarında çocuklar oyun oynamak, yaşamak, uyumak ve öğrenmektedir. Bu çalışmanın amacı, bu yaşam alanlarında işlevsel ve estetik bir ürün tasarlamaktır. Sorumlulukları oyun yoluyla öğretmeyi hedeflemektedir. Her gün dokunacakları bir pano tasarlanarak öğretici bir oyun alanına dönüştürülmüş ve böylece unutmamaları gereken sorumlulukları hatırlatmayı amaçlamaktadır. Odaları aydınlatan duvar panosu, uyku vakti yaklaştıkça yerine getirilmesi gereken her sorumluluğun sönmesiyle uykunun habercisi olacaktır. Sorumlulukları yerine getirdikçe, çocukları çevrelerindeki LED'lerin sönmesini gözlemleyeceklerdir. Ürün, küçük kareleri söndürdükçe mutluluk duyacakları şekilde tasarlanmış olup, özellikle erken öğrenim çağındaki çocuk odakları için vazgeçilmez, işlevsel ve estetik bir ürün olma potansiyeline sahiptir. Anket çalışması, tasarlanan ürünün değerlendirmesini almak amacıyla Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan bir ortaokul ve ilkokulda gerçekleştirilmiştir. Toplamda 248 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, tasarlanan ürünün insanların karakter ve davranışları üzerinde olumlu bir etkisi olduğu ve sosyal hayatlarında başarılı bireyler olmalarına katkı sağladığı gözlenmiştir.

Tuğba Kahyeoğlu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir süreç olarak sanatsal yaratımın Zen Disiplini ve Kuantum Teorisi ile ilişkilendirilmesi

Metin ; Zen Disiplini,Kuantum Teorisi ve Sanatsal Yaratım Süreçlerinin ortak noktaları olan "Makro ve Mikro Doğa" kavramlarının yorumlanmasından yola çıkılarak hazırlandı. Metnin ilk bölümünde; Zen Disiplini'nin tarihi ve ilkelerine , ikinci bölümünde; Kuantum Teorisi'nin tarihine ve teoriyi oluşturan önermeler bütününe ve üçüncü bölümde ise ; yaratım kavramının nedenlerine ve Yaratım sürecine değinildi. Metnin son iki bölümünde ise Zen Disiplini, Kuantum Teorisi ve Sanatsal Yaratım konularında yapılan araştırmalardan elde edilen bulguların karşılıklı değerlendirilmesi ve sonuç bölümü yer almaktadır.Anahtar Kelimeler : Boşluk, Atom-üzeri ve Atom-altı, Determinizm, Sezgi, Döngü, Olasılık, Kaos,Düzen

Doğu sanatıKuantum teorisiModern resim sanatı+6
Deniz Ilgaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fotoğraf tarihi kanonunu yeniden düşünmek: Öznellik üzerine bir inceleme

Görünümlerin teknik olarak bir yüzey üzerine kaydedilmelerinin gelişimi, değişimi yani kısaca 'nasıl' kaydedildikleri kadar, neyin görüntü olarak kaydedildiği ve 'niye' o şekilde tespit edildikleri de bu tarih içinde ve boyunca önemli olmuş ve incelenmiştir. Fotoğraf tarihi, fotoğrafları ve yaklaşımlarıyla farklı görme önerilerini fotoğraf dünyasına taşıyan ve tartıştıran fotoğrafçılar ve fotoğrafları üzerinden görüntü tarihinin görsel ve içerik anlamında değişen ve dönüşen anlatım dili sayesinde zenginleşmiştir. Bu inceleme ile, fotoğraf tarihinde uzun yıllar yerleşik olarak sunulmuş olsa da artık kırılmaya başlamış olan kalıpları daha da seyreltmeye yönelik bir adım olarak, farklı okumaların önünün açılabilmesi hedeflenmektedir. Bu tezle yapılmak istenen; fotoğraf tarihi boyunca geçerliliğini zayıflayarak da olsa korumuş olan geleneksel yaklaşımların dışına çıkarak, fotoğrafın "kişiselleşme" ekseninde yaşadığı dönüşümler üzerinden farklı bir tarih okuması yapmaktır. Fotoğrafın 200 yıla yaklaşan tarihine baktığımızda, 1839'da bulunuşundan yani fotoğrafın bir icat olarak Fransız Bilimler Akademisi tarafından Jacques Louis Mande Daguerre adına tescil edilişinden bu yana yerleştirilebileceği temel ve en belirgin eksenlerden biri, fotoğrafın 19.yüzyıl için çok önemli teknolojik bir devrim olmasının yanı sıra ve daha da çok bir öznelleşme tarihi olarak okunması gerektiğidir. Bu çalışmada, fotoğrafların "tarafsız" ve "objektif kayıtlar", fotoğrafçıların da "akıllı ama karışmamayı tercih eden gözlemciler" olarak kabul edildiği yaklaşımları yaşanan dönüşümler üzerinden yeniden değerlendirilecektir. Farklı bir okuma yapabilmenin ön koşulu, genel geçerli kabul edilen okumaları şüpheli hale getirecek soruları gündeme getirerek, değerlendirme zemini kayganlaştırmaktır. Ortaya çıkacak okuma önerilerinin, farklı yapı bozumlarına (deconstruction) yol açarak, bizleri yeni sorulara yöneltebilmesi bu incelemenin en önemli amacıdır. Fotoğrafın teknik gelişimini tamamladığı 1930'lu yıllarla birlikte başlayan ve bu çalışmanın temel eksenini oluşturan "öznelleşme" süreci, 20.Yüzyılla birlikte daha da güçlenerek belirginleşmiştir. Tarihi yapan unsurlar birbiriyle iç içedir. Bu unsurlar karşılıklı ve sürekli etkileşim içinde; insanları, toplumları, sosyal ve kültürel yapıları, tahayyülleri, ekonomileri değiştirir, dönüştürür ve (yeniden) kurgular. Kendini sürekli yenileyen böylesine bir yapı fotoğraf tarihi için de geçerlidir. Toplumların, ülkelerin ve içinde yaşadığımız dünyanın fotoğraflarını oluşturan çalışmalar, projeler ayrılıkları ölçüsünde çoğaltarak, hem farklılığı hem de farklı düşünebilme, görebilme ruhunu da besler. Bu ruh bir disiplinin sanat olabilmesinin ilk koşulu olarak özgürlük ve özerkliğe ihtiyaç duyar. Fotoğraf, elli yıldan fazla resim sanatının gölgesinde yok sayılan varlığını 1900'lü yıllarla birlikte Resimselcilik, Doğalcılık, Doğrudan vb. fotoğraf akımlarından bağımsızlaştırarak, taklitten özgünlüğe, aynılıktan, ayrılığa, bir örneklikten benzeşmezliğe geçerek, fotoğrafta öznelleşme sürecinin zeminini hazırlamıştır. 20.Yüzyılın son çeyreğiyle birlikte yaşanan dönüşümlerin ardından eğitim kurumları, galeriler, bienaller, festivaller, sergiler ile fotoğraf sonunda ayrı bir sanat disiplini olarak sanat tarihi içinde hak ettiği yerini almıştır. Bu süreçte fotoğrafların ve fotoğrafçıların giderek kıtalar, ülkeler, akımlar ve gruplar çevresinde ele alınarak değerlendirilmesinden vazgeçilerek, her türden farklı fotoğrafçılıkların bağımsız bir gelenek oluşturabileceği yaklaşımı benimsenmiş, ve böylece fotoğraf beğenisinin sınırsızca genişlemesini ve çoğalmasını sağlayacak bir algının, bir yaklaşımın da kapıları açılmıştır. 20.Yüzyıl başında Modern fotoğrafla birlikte Doğrudan Fotoğraf (Straight Photography) akımının önemli temsilcilerinden Immogen Cunningham, Ansel Adams, Edward Weston, Paul Strand'ın temsil ettiği modernist yaklaşım ile hemen ardından gelen New-Objectivity akımlarında gerçekliğin sabırla beklenen büyülü 'denge' anı kusursuz kompozisyonlarla oluşturulmaya çalışılmıştır. Eugène Atget, Wegee, Lisette Model gibi herhangi bir fotoğraf akımı içinde yer almayan (bulamayan?) olan fotoğrafçılarla, Ed Van Der Elsken, Weegee, Christer Strömholm, Diane Arbus, Lee Freidlander, Garry Winogrand, Robert Frank, Daido Moriyama, Anders Petersen, Antione d'Agata, Nan Goldin gibi fotoğrafçıların fotoğraflarında ise kişisel belgesel yaklaşım ve dengesizliğin açığa çıktığı ara(daki) anlar önemli olmuştur. Fotografik gerçeklik, Susan Sontag'ın ifadesiyle; "gün geçtikçe 'gerçekten' olan şey olarak değil, benim 'gerçekten' algıladığım şey olarak tanımlanmaya" başlandığı noktada, kişiselleşmeye de başlamıştır. Gerçekte olan, hepimizin gözünde olan, gözüne takılan, tanık olduğumuz, izlediğimiz ya da bir gerçeklik karşısında hissettiğimiz şey aslında gizlidir. Bir tek "o" fotoğrafçının, "o" anda gördüğünde, "o" şekilde ortaya çıkar, "o" haliyle kadrajlanarak hayatın geri kalanından soyutlanır ve yeni bir hikaye olarak izleyiciyle buluşur. Çünkü (çoğu) fotoğrafçı bugün artık dünyayı, kendi dışında olanları ya da olmayanları sadece izleyen ve bu izlediklerini "objektif" bir yaklaşımla ışığa duyarlı görüntü düzlemine aktararak belgeleyen kişi değil; dış dünyada olan bitenlerin kendi üzerindeki yansıması ya da karşılığı üzerinden de bakan, soran, sorgulayan, anlamaya çalışan, merak eden ve 'öznel' bir yaklaşımla da fotoğraflayan kişidir. Fotoğrafçı bunu farklı olmak adına değil, sadece birey olarak farklı olduğu (herkes gibi), kendi öznellik inşası ile kurguladığı hayatı böyle ifade etmeyi seçtiği için yapan kişidir. Sontag, "fotoğraf makinesinin kaydettiği her şey bir ifşadır" diyor. Ve görme kişisel bir eylemdir. 20.Yüzyıl fotoğrafının üç önemli ismi, Lisette Model, Diane Arbus ve Nan Goldin görme eylemlerini kişisellikleriyle oluşturan, besleyen ve keskinleştiren fotoğrafçılar olarak bu çalışmanın dördüncü bölümünde fotoğrafta "öznelleşmenin" zenginleştirici aktörleri olarak inceleneceklerdir. Fotoğraf tarihini öznelleşme ekseninde yeni bir okumayla ele almayı hedefleyen bu çalışmanın son(uç) bölümünde ise fotoğraf tarihi boyunca yaşanan dönüşümün izleri, yansımaları, yıkıcı olduğu kadar yapıcı ve çoğaltıcı yönleri fotoğrafçıların "kendine ait fotoğraflarını" yapma ekseninde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Fotoğraf Tarihi, Fotoğraf Akımları: Doğrudan Fotoğraf, YeniNesnelcilik, Sanat Tarihi, Lisette Model, Diana Arbus, Nan Goldin, Fotoğraf ve Öznellik, Sanatta Özgürlük ve Özerklik, Bir Sanat Disiplini Olarak Fotoğraf

Laleper Aytek
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye`de 1950-1960 arasında kültür politikaları ve müzelere etkileri

ÖZET1950-1960 arası Türkiye'de uygulanan kültür politikaları ve bu politikalarınmüzelere ve müzeciliğe olan etkileri incelenmiştir. Bu dönemde uygulanan kültürpolitikalarının daha iyi anlaşılması ve analizinin yapılabilmesi için, ayrıca 1950 öncesiCumhuriyet dönemi uygulanan kültür politikaları da genel hatlarıyla incelenmiş ve birkarşılaştırma imkanı yaratılmıştır.Dönemlerin kültür politikaları, siyasi ve ekonomik arka plandan bağımsız olarakdüşünülemez. Bu nedenle kültür politikalarının hangi dinamiklerden etkilenerekoluştuğu, bu arka plan gözetilerek araştırılmıştır.Araştırma yapılırken, tez konusunun kapsadığı döneme ait birincil yazılıkaynaklar taranmış ve dönemin belli başlı olaylarını konu alan eserler incelenmiştir. Bukaynaklardan yola çıkılarak dönemin müzelerle ilgili verileri ortaya konmuştur. Buveriler, daha önceki dönem verileriyle karşılaştırılarak yorumlanmıştır.Yapılan araştırmalar sonucunda 1950-1960 yılları arasında, 1950 öncesindekidurumun aksine, devletin kültür politikaları üretimine önem vermediği ve buna bağlıolarak da müzecilik çalışmalarının hükümetler tarafından programlanmadığıbulgulanmıştır. Ancak buna rağmen, 1950 öncesinde yetişen müzeci kuşağının çabalarıve UNESCO ile ICOM'a üye olunması sayesinde, müzecilik çalışmalarının devam ettiğigözlenmiştir.Anahtar KelimelerKültür Politikaları, Müze Teşkilatı, Uluslararası Kültürel lişki, Anıtlar, ArkeolojikKazılar, Siyasi ktisadi Ortam - Kültür Yapısı lişkisi, Erken Cumhuriyet, DP ktidarı.

Emir Can Güzel
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi toplumunda sanat müzelerinin rolü ve Türkiye'deki sanat müzeleri için öneriler

Teknolojideki son gelişmeler ve bilginin artan önemi, batı toplumlarının gelenekselekonomiden uzaklaşarak, sıklıkla ?bilgi toplumu? olarak adlandırılan bir yöne doğru kaydığısavını yaygınlaştırmıştır. Bu tezde, bu yeni toplumsal görüşün değişik yönleri ve özelliklesanat müzesinin rolü üzerindeki etkisi tartışılmaktadır. Tezin temelindeki hipotez, ?Bilgitoplumuna geçiş süreci yaşayan Türkiye'deki sanat müzelerinin, devamlı olarak bilgiyi sınırlıkullanmaları, toplumsal rollerini etkin bir biçimde gerçekleştirmelerini engeller? ifadesiylebelirlenmiştir. Çalışma konusunda temel fikirlere değinilen kısa bir girişin ardından, bilgitoplumunun değerlendirilmesi ve bu toplum yapısından bilgi sağlayıcısı olarak sanatmüzesinin nasıl etkilendiği ortaya konmuştur. Daha sonra, bu daha detaylı bir çalışma olarakTürkiye özelinde biçimlendirilerek hipotezin doğruluğu test edilmiş ve kanıtlanmıştır. Sonuçolarak, Türkiye'de sanat müzelerinde bilginin gelecekteki rolü için önerilerde bulunulmuştur.

Hanzade Uralman
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kontrbasistlerde kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ve önleme yöntemleri

Çalışma hayatında, mesleki açıdan oluşacak rahatsızlıklar sanayi devrimi ile farklı bir boyutkazanmıştır. Bu iki yüzyıllık süreç içinde pek çok mesleki alan için gerek tıbbi gereksepsikolojik etkiler üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Buna rağmen müzisyenler, sporcularve öğrenciler ihmal edilmiştir. Günümüzde spor ve müzik sektörlerindeki gelişme, bualanlarda çalışanların performanslarını sürekli kılmanın ve verimli mesleki yaşantılarınıuzatmanın önemini arttırmıştır. Sektördeki bu hızlı gelişmenin sonucunda çoğunlukla hobiolarak değerlendirilen bu meslekler için özel tıbbi ve psikolojik birimler oluşturulmuş vearaştırmalar başlatılmıştır.Bu tezde, kontrbasistlerde meslekten kaynaklanan rahatsızlıklar ve bunları önleme yöntemlerideğerlendirilmiştir. Bu rahatsızlıkların başında, kas-iskelet sistemi problemleri gelir. Buproblemler, beden, psikoloji ve mekanla ilişkili olarak ve farklı ekoller gözetilerekincelenmiştir. Kontrbasistlerde görülen bu rahatsızlıklar, kaynak tarama yöntemi kullanılarakaraştırılmıştır. Rahatsızlıkların olası nedenleri tespit edilmiş ve önleme yöntemleri üzerindedurulmuştur. Enstrüman eğitimcileri, öğrenciler ve enstrümantistler için bu rahatsızlıklardankorunma amaçlı uygulama ve teoriye dayalı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kontrbasist, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, egzersiz programları,sağlıklı prova alışkanlıkları, müzisyenler

Ceren Akçalı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz kent yaşamında sözlü kültürün yeni sanatsal ifade aracı olarak kullanımı

Bu tezin amacı; sözlü kültür ile günümüz çağdaş sanatının dinamikleri arasında varolandolaylı ve dolaysız ilişkileri incelemektir.nsanın toplum içerisinde bir iletişim biçimi olarak kullandığı sözlü aktarımınözellikleri tarihsel dönemlerle birlikte farklılaşmıştır. Yazı öncesi dönemde bilginindepolandığı ana kaynak olan sözlü kültürün zamanımızda önemi, resmi olmayan vekayda geçmeyen farklı bakış açılarına kaynaklık etmesidir.Bu çalışmada sözlü kültür sanatsal ve gündelik ilişkisel yönüyle ele alınıyor. Sanatsalolarak sözlü malzemenin kimlik kavramıyla ilişkisi kamusal uzamdaki birleştiriciişleviyle birlikte temellendiriliyor. Sözlü kültürün yukarda belirtilen ilişkiler bağlamındafolklorik alandan kamusal alana, direniş biçimlerinin üretildiği bir diyalog aracınadönüşümü takip ediliyor.Sonuç olarak bu çalışma, sözlü kültürdeki bellek ve zihinsel kalıp kavramlarınısanatsal üretim biçimleri içinde kimlik ve eylem pratikleri ile birlikte tartışmayıamaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: ?sözlü kültür?, ?kültürel bellek?, ?kamusal alan?, ?beden?,?bellek?, ?deneyim?.

Osman Doğu Bingöl
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat yapıtı ve üretim sürecinde 'öteki' ile ilişki

Felsefe, psikanaliz, antropoloji ve sinema literatürlerinde `öteki' ile ilişkinin kuramsal olaraknasıl kavramsallaştırıldığı incelenmiştir. Dünyada ?öteki? ile ilişki kuran sanat yapıtlarının vesüreçlerinin tarihsel gelişimi ile bu yapıt ve süreçleri tanımlamak için önerilen kavramlarözetlenmiştir. stanbul'dan seçilen dört örnek olarak Oda Projesi, Kutluğ Ataman'ın PerukTakan Kadınlar ve Küba adlı video enstalasyonları, Selda Asal'ın Umudun Geri Kazanılmasıprojesi Hale Tenger'in Temiz Ölüm Nöbeti: Bosna-Hersek, Dışarı Çıkamadık Çünkü HepDışardaydık çeri Giremedik Çünkü Hep çerdeydik ve Sandık Odası adlı yapıtları ve üretimsüreçleri bağlamında `öteki' ve `ötekilik' durumu ile nasıl bir ilişki kurdukları incelenmiştir.Bunu yaparken, seçilen kuramsal kavramsallaştırmalardan yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: ?Öteki?, öznellikler-arasılık, ilişkisel estetik, Oda Projesi, KutluğAtaman, Selda Asal, Hale Tenger

Şehnaz Layıkel
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın bedeni kurguları ve temsiliyet: 1970 sonrası batı sanatında bedenlerini kullanan kadın sanatçılar

Sanatta sıklıkla kullanılan kadın bedeni, temsiliyet kavramından ayrı düşünülemez. Bunedenle çeşitli kuramlarda beden, kadın, dişil, özne gibi kavramlar incelenir ve bu bakışaçılarına günümüz feminist kuramcıların eleştirel ve yorumlayıcı yaklaşımları değerlendirilir.lkin, Freud ve Lacan'ın psikanalitik söylemlerinde kadınlık kurguları, sonra Irigaray veKristeva'nın yorumları ele alınır. Foucault'nın beden ve iktidar, Deleuze ve Guattari'nin ise,organsız bedenler, kadın oluş, yersizyurtsuzlaşma gibi kavramları incelenir. Ayrıca cins,cinsiyet ve Judith Butler'ın performatif ve drag olarak cinsiyet anlayışı açıklanır. Kurambölümünün her kısmında söz edilen kavramlar, sanatlarında bedenlerini kullanan çeşitli kadınsanatçıları anlamak için kullanılır ve örneklendirilir.Cindy Sherman, Francesca Woodman, Ana Mendieta, Carolee Schneemann, Hannah Wilke,Tracey Emin ve Sarah Lucas gibi sanatçılar, tezde yer alan kuram ve kavramlar yardımıylaincelenir. Sonuç olarak, kadın sanatçının kendi bedenini kullanırken karşılaştığı tuzaklaradikkat çekilerek, direniş yöntemleri ve oluşan imge katmanları arasında yeni bir temsiliyetpolitikası araştırılır.Anahtar Kelimeler: Temsiliyet, kadın bedeni, toplumsal cinsiyet, iktidar, organsız beden,mimesis, iğrenç, parodi.

Semiha Müge Özbay Aydoğan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet'in kuruluşundan 1950'ye sergiler ve müzeler ilişkisi

CUMHUR YET' N KURULUŞUNDAN 1950'YE SERG LER VE MÜZELERL ŞK STuğba ERZ NCANÖZETÜlkemizde Osmanlı'ya dek uzanan sergi etkinliklerinin belli bir sistematik çerçevesindeizleyiciyle buluşması ancak Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleşmiştir. Güzel sanatlardantarihe, el sanatlarından üretime dek pek çok farklı alanda gerçekleştirilen sergi etkinlikleri,dönemin toplum yaşamında önemli yankılar uyandırmıştır. Sergilerden elde edilenkoleksiyonların bir bölümü müzeleştirilmek suretiyle değerlendirilmek istenmiş, bu yöndeçalışmalarda bulunulmuştur. Bunlar içinde sözü edilen, proje aşamasında kalan veya hayatageçen müze projelerinden söz edilebilirse de, birçoğunun istenilen nitelikte müzeyedönüştürülememiş olduğu görülür.Bu çalışmada, Erken Cumhuriyet Dönemi'nde düzenlenen sergi etkinlikleri ile ortaya konanmüze projeleri / kurulan müzeler arasındaki bağın varlığına dikkat çekilmiş, sergi-müzeilişkisi sorgulanmıştır. Gerçekleştirilen sergilerin arzu edilen sayıda ve nitelikte olmasa da,bazı müze yapılanmalarına kaynaklık ettiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet, sergi, müze, müze projeleri.

Tuğba Erzincan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grafik tasarım göstergelerinin algılanmasında kişilik faktörünün enneagram modeline göre incelenmesi

İnsan psikolojisinde algıyı etkileyen faktörlerin başında kişilik özellikleri gelmektedir. Kişilik özellikleri mizaç olarak da nitelenebilir. Bu kişilik özellikleri, insan psikolojisinin inceleme ve araştırma tarihi boyunca farklı modellerle, farklı isimlerle tanımlanmıştır. Bu tezde kişilik özelliklerinin algılama kriterleri, eneagram kişilik modeline göre değerlendirilecektir. Algının eylem olarak meydana gelmesi için gerekli unsurlardan 'gösterge', görsel iletişimi sağlayan bir disiplin olan grafik tasarım açısından ele alınıp temel etken olarak kullanılacaktır. İletişim, insanın ve insanlık tarihinin bir parçasıdır. Her iletişim şeklinin belli göstergeleri bulunmaktadır. Görsel iletişimi sağlayan grafik tasarım ürünleri, bu göstergeleri kullanarak bu iletişim şekillerinden birini belki de en etkilisini oluşturmaktadır. İletişimin malzemesi olan grafik tasarım göstergelerinin oluşum ve kullanım sebebi bir 'mesaj iletmek' 'bir şey söylemek'tir. Bu iletişimin temel nedenidir. 'İleti'şimin gerçekleşmesi için en az iki ayrı noktaya, felsefi bir dille söyleyecek olursak, en az iki süjeye ihtiyaç vardır. Bir tarafta söylemi -göstergeyi- oluşturan birim birey, -grafik tasarımcı- diğer uçta ise bunun muhatabı olan, yerine göre tüketici veya algıya açık, birey yer alır. Piyasaya sürülen göstergeyi algılayan farklı mizaclar olduğundan veya kişilerin mizacları göstergeyi farklı algıladığından ortaya pek çok anlam çıkmış gibi görünür. İletilen mesajda öne çıkması istenen tek anlam olsa da anlamın yorumları mizaçlara göre değişkenlik gösterir. Bu yorumlar ve farklılıklar mesajın-göstergenin temel niteliğini etkilemediği halde mizaçlarla bağlantılı olarak farklı etkiler oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Gösterge, Algı, Kişilik.

AlgıEnneagramGrafik tasarımı+4
Saime Rikkat Pesen
Altınbaş University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Demokrat Parti döneminde haber filmlerinde propaganda

Propaganda bireyin ve toplumun gelişimi ve değişimi sürdükçe birçok alanda farklı biçimlerde yer almıştır. Öyle ki propagandanın tarihsel gelişimi teknolojinin gelişimiyle bağlantılıdır. Kitle iletişim araçlarının toplumsal yaşamın bir parçası olması propagandanın kullanımını etkilemiştir. Propaganda hem bir kitle iletişim aracı hem de sanatsal yaratım olan sinemanın gücünü fark etmiştir. Kitleleri etkileme ve yönlendirme sürecinde sinema propaganda için önemli bir yer teşkil etmiştir. Sinema ve propaganda ilişkisinin konu edindiği bu çalışmada propaganda kavramı ve kitle iletişim aracı olan sinemanın kullanım biçimi incelenmiştir. Propaganda bağlamında Dünya sinemasının ve Türk sinemasının propaganda ile ilişkisi incelendikten sonra DP döneminde haber filmleri propaganda kurallarına göre incelenmiştir. Çalışma kuramsal kısımda propaganda kavramı, tarihsel, biçimsel özellikleri, teknikleri, kuralları ve propaganda bağlamında DP dönemi Türk siyasetindeki gelişmelere paralel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünde yer alan haber filmleri ele alınmıştır. Propagandanın kurallarına uygun olarak incelenen haber filmlerin kitleye/kamuoyuna verdiği mesajlarda propaganda unsurlarının işlendiği tespit edilmiştir.

FilmPropagandaPropaganda araçları+4
Elanur Karaaslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatsal bir obje olarak düğme ve tasarımsal kullanımı

Sanat, insanın farkında olarak veya olmayarak somut olan düşünce ve duyguyu farklı malzeme veya objeyle esere dönüştürerek, özgün bakış açısını açığa çıkardığı bir alandır. Sanatın tarihi sürecine bakıldığında işlevsel birçok nesnenin sanatsala dönüştürülerek sanata konu edildiği görülmektedir. Giyimin önemli küçük parçası olan düğme de keşfedildiği ve üretilmeye başlandığı dönemden bu zamana kadar birçok sanatsal ve kavramsal çalışmalara konu edilmiş hem hammaddesi hem de kullanımındaki farklılığıyla sürdürülebilirliği olan bir araç ve süs eşyası olduğunu kanıtlamıştır. İnsanlar yaşadığı dönemler içerisinde inançlar ve yüklenilen anlamlarla düğmeyi sanatsala dönüştürmeyi başarmışlardır. Bu tezde düğmeyi konu alan sanatçıların ve tasarımcıların düğmeyi sanatsala dönüştürmeleri incelenmiştir. Bu çalışmada betimleyici yöntem tarama modeli kullanılmıştır. Konuyla en yakın kaynaklar taranarak faydalanılmıştır. Çalışmanın amacı; düğmenin çeşitliliğinin ve tasarımsal kullanımı ile zengin ve özgün bir obje olduğunun farkındalığını uyandırmaktır. Günlük yaşantımızda kullanılan nesnelerin zamanın ve algıların değişmesiyle sanat akımlarında sanatçıların nesneleri sanatsala dönüşümü ele alınmıştır. İnsanın kendi sanat ve tasarımını ifade edebileceği taşınabilir tuvali olarak taşıyabileceği düğmeye yeni bir bilinçli farkındalık kazandırılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Sanatsal Obje, Düğme, Tasarım

DüğmeGiysi tasarımıSanat+2
Gülizar Nur Boz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü keman öğrencilerinin Barok dönem keman tekniklerini uygulamalarına yönelik öğretmen görüşleri

Güzel Sanatlar Liseleri müzik bölümleri, keman eğitimi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bu eğitim kurumlarındaki keman öğrencileri, müziğin farklı dönemleri ile ilgili etütler ve eserler seslendirmektedirler. Bu dönemlerden bir tanesi olan Barok dönem gerek dönem müzik yapısı gerek ise çalgı teknikleri bakımından kendine has özellikler içerir. Araştırmada, Güzel Sanatlar Liselerindeki keman öğrencilerinin Barok Dönem keman tekniklerini uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Erzurum ve Mersin Güzel Sanatlar Liselerinde çalışmakta olan keman öğretmenleriyle çevrimiçi (online) görüşme yapılmıştır. Keman öğretmenlerinin hazırlanan görüşme sorularına verdiği cevaplar, araştırmanın veri kaynağını oluşturmuştur. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle açıklanarak, betimsel olarak verilmiştir. Araştırmanın sonucunda; Güzel Sanatlar Liselerindeki öğrencilerin Barok dönem müzik bilgilerinin az olduğu, Barok dönem keman tekniklerini uygularken zorlukların yaşandığı ve keman ders saatlerinin yetersiz olduğu tespit edilerek çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Barok Dönemi, Güzel Sanatlar Lisesi, Keman, Keman Eğitimi, Keman Teknikleri

Barok ÇağGüzel sanatlar liseleriKeman+5
Ali Özen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çankırı el dokumaları: Merkeze bağlı camilerdeki kilim örnekleri

Çankırı El Dokumaları: Merkeze Bağlı Camilerdeki Kilim Örnekleri olarak hazırlamış olduğumuz bu çalışmada, merkeze bağlı yirmi dört camide bulunan havsız kirkitli dokumalar araştırma kapsamı içerisinde incelenmiştir. Havsız kirkitli dokuma olarak ifade edilen kilim, cicim, zili ve sumak teknikli dokumalar yerinde incelenerek tespit edilmiş ve fotoğraflarla belgelenerek bir katalog düzeninde ele alınarak ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde, konunun tanımı, önemi, amaçları, kapsamı, yöntem ve havsız kirkitli dokuma yaygılar hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, Orta Asya'dan Cumhuriyet'e Türk el dokumacılığının tarihi gelişimi üzerinde durulmuş; üçüncü bölümde ise, Anadolu el dokumalarında kullanılan teknikler, dördüncü bölümde ise tezgâh, malzeme ve boyalar hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde Çankırı ili hakkında bilgilerin yer aldığı bölümde Anadolu ve Çankırı kilimlerinin genel özellikleri ve motifler konusunda yazılı kaynaklardan ve alan çalışmaları sırasında elde edilen bilgilerden faydalanılarak havsız kirkitli dokuma yaygıları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Altıncı bölümde ise merkeze bağlı camilerde tespit edilen havsız kirkitli dokuma yaygıları (kilim, cicim, zili, sumak) tek tek ele alınarak genel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Araştırma sonucunda, ulaşılan veriler uygun tablo yöntemleriyle analiz edilmiştir. Havsız kirkitli dokumalarda görülen motiflere anlamları ve görselleriyle beşinci bölüm içerisinde yer verilmiştir. Yapılan bu değerlendirmelerle kilimlere ait tablo bilgileri oluşturulmuştur. Bu çalışma ile dokumaların günümüzdeki durumu da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bilgilere göre camilerde dokumaların var olduğu görülmüş ve bu araştırmayla dokumaların kayıt altına alınması sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çankırı, Camii, Havsız Kirkitli Dokuma, Kilim, Motif

CamilerEl dokumalarıKilimler+3
Eda Erdoğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1970-1980 Yılları Arası Türk Sineması'nda "Aile" Kavramı

1970-1980 yılları arasında Türk sinemasında aile kavramının incelendiği çalışmada Umut, Anneler ve Kızları, Dönüş, Gelin, Kızım Ayşe, Bizim Aile, Aile Şerefi, Çöpçüler Kralı, Sultan, Almanya Acı Vatan ve Banker Bilo filmleri aile yapısı açısından incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde aile ve aileye ilişkin kavramsal bilgilerin yer aldığı bölüm yer almaktadır. Bu bölümde aile kavramı, ailenin işlevleri, aileye ilişkin teoriler, ailenin türleri, ailenin dönüşümü ve modellerine değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Türk ailesinin tarihsel gelişimine eski Türklerde aile yapısı, İslamiyetin Kabulünde aile yapısı ve Cumhuriyet dönemi aile yapısına değinilmiş ardından Türk sinemasına genel bir bakış incelenmiş, 1970-1980 yılları arası Türk Sineması ve Türk Sinemasında Aile temsiline yer verilmiştir. Dördüncü bölümde 1950-1980 yılları arasında Türkiye'nin sosyo-ekonomik durumu incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise kuramsal çerçeve dikkate alınarak belirtilen filmlerin künyeleri, özet ve analizleri, ailenin geçirdiği değişim ve dönüşümler, aile bireylerinin aile yapısı içerisinde sahip olduğu kodlar ve bunun aile üyelerine yansımaları incelenmiştir.

İsmail Toluyağ
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatında karakter yapı incelenmesi

Japon çizim sanatı, 1970'lerde Japonya'da ortaya çıkan Japon popüler kültürünün en önemli eserlerinden biridir. Japon çizgi romanı olan mangaların tanınması daha sonra ortaya çıkan animelerin dünyaya yayılması ile olmuştur. Anime, Japonya'da geliştirilen bir animasyon türünün adıdır. Animeler, Manga adlı Japon çizgi romanlarına dayanmaktadır. Bu bağlamda manga ve animeler ortak özellikler ve benzer çizim teknikleri gerçekleştirilmektedir. Anime türünün en belirgin özelliği büyük gözler ve dikkat çekici vücut hatlarının normalden abartılı bir şekilde çizilmesidir. Japon toplumunun gelenekleri, tarihi gibi konuların manga ve anime örneklerine, karakter tasarımlarına ne şekilde yansıtıldığı, manga ve anime sanatına etkisi çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın kapsamı, kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatının karakter yapı incelemesi ile oluşturulmaktadır, buradan hareketle manga ve anime sanatı kültürel birer form olarak ele alınarak irdelenmiştir. Japon çizgi sanatının tarihi, gelişim süreçleri, kültürel anlatıların manga ve anime üzerindeki etkisi, manga ve anime temalarının etkileşimi bağlamında incelenmiştir. Çalışmanın amacı Japon manga ve anime sanatının köklerini inceleyerek zamanla manga ve animede karakter olgusunun evrilme aşamalarını saptamaktır. Araştırmanın sonunda manga çizgi roman uygulama çalışması gerçekleştirilerek Japon çizim sanatının karakteristik özellikleri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılarak yazılı ve görsel kaynaklardan veri elde edilerek, nitel araştırma ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır.

AnimeHikayeJapon kültürü+7
Ayşenur Türker
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik sanatında alternatif malzeme kullanımı ve kişisel uygulamalar

Seramik formlar, ortaya çıktığı antik çağlardan günümüze kadar olan yolculuğunda, sanat anlayışının ortaya çıkması ve zaman içinde değişen sanat algılarına göre değişim göstermiştir. 20. yy. resim sanatının önemli sanatçıları seramik malzemeyi işlevselliğin ötesinde ele almışlar ve çağdaş bir anlatım aracına dönüştürmüşlerdir. Çağdaş sanat olgusu içinde farklı disiplinlerin birbiri ile daha çok etkileşim içine girmesi, farklı malzemelerin de sanat yapıtlarında daha fazla kullanılmasına vesile olmuştur. Günümüz seramik sanatçıları da seramik bünye ile alternatif malzemeleri bir arada kullanarak yeni ifade arayışlarına yönelmişlerdir. Bu bağlamdan yola çıkarak birinci bölümde konuya giriş yapılmış ve tezin amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde seramik sanatı ve seramik malzeme ile ilgili açıklamalara yer verilmiş, seramik sanatının gelişim süreci ve önemi, sanatta hazır nesnenin ve alternatif malzeme kullanımı, üçüncü bölümde ise seramik sanatında alternatif malzeme kullanımı ve alternatif malzemeyi seramik formlarında kullanan sanatçıların çalışmaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise tez kapsamında üretilmiş olan kişisel uygulamalara yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat, Seramik, Alternatif Malzeme, Çağdaş Sanat, Figür

Alternatif seçenekSanatSeramik sanatı+2
Sevilay Kantaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üç boyutlu yazıcı ile üretilen yüzeyler ve bu yüzeylerin giysi üretimi açısından değerlendirilmesi

Üç boyutlu baskı, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan katmanlı üretim yöntemi ve üç boyutlu obje imalatı yapabilen yenilikçi bir teknolojidir. Çağın ilerlemesi ve gelişmesi ile üretim yöntemlerinde yeni teknolojiler keşfedilmiş ve üç boyutlu baskı teknolojisi de bu üretim sistemlerinden biri olmuştur. Zaman ilerledikçe üç boyutlu yazıcılar üretilmeye ve yaygınlaşmaya başlayarak çeşitli sektörlerde kullanılır hâle gelmiştir. 3D yazıcılar iş gücünün ve zaman kayıplarının önemli derecede giderilmesinde rol oynamış, üretimde farklı cihazlara olan ihtiyacı en aza indirgemiştir. Birçok sektörde kullanıldığı gibi tekstil ve moda tasarımı alanında da kendine yer edinen bu teknoloji özgün, geleceğe dönük, sanatsal açıdan güçlü tasarımların oluşmasında, birçok tasarımcının çağın ötesinde bir düşünce tarzı benimsemesinde rol oynamıştır. Tasarım alanında gelişme sağlayan bu teknoloji giysilerin yanı sıra tamamlayıcı aksesuarların da üretiminde yer almış, yeni tasarımcıların fikirlerini hayata geçirmelerine imkân sağlamıştır. Üç boyutlu yazıcı teknolojisi bünyesinde çok çeşitli üretim yöntemi barındırdığı gibi farklı ve çeşitli hammadde seçeneklerine sahip olması ve zaman veya mekân farketmeksizin çalışabilme imkânı sunması ile üretimde yüksek performans sağlamaktadır. Bu çalışmada üç boyutlu baskı teknolojisi kullanılarak işlevsel özelliği olan giysi üretimi yapılmış, elde edilen bilgiler görseller yardımıyla sunulmuştur. Üç boyutlu yazıcı ile yazdırılmış yüzeylerden 4 adet işlevsel özellik (karanlıkta parlama, parça eklenebilme, hareket mekanizması) kazandırılmış giysi elde edilmiştir. Çalışmada, Creality Ender 3 V2 3B yazıcı, Esun marka PLA+ filament çeşitleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: 3D Teknolojisi, 3D Yüzey Üretimi, Giysi

Giysi tasarımıGiysilerTekstil tasarımı+3
İrem Sürer
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teogonik mitlerin çağdaş moda tasarımında yorumlanma biçimleri

Yunan dilinde "söz", "öykü" anlamında kullanılan "mit" güçlü bir dinsel hikâye olarak anılır. Tanrıların, kahramanların yaşadıkları olağanüstü maceraları, yaratılışı, evrenin izah edilemeyen düzenini anlamlandırmak için var olmuştur. Mitoloji ise bunların hepsini kapsayarak inceleyen bir disiplindir. Mitoloji sanat aracılığıyla fazlaca disiplin alanında esin kaynağı olmuştur. Moda olgusu içinde de sıklıkla başvurulan mitoloji, pek çok tasarımında kendine yer bularak bilinçli bir tavırla yeniden canlanmış ve kimi zaman örtük göndermelere karşılık bulan görünümlerle tasarımların görsel karakterini oluşturmuş, mitolojinin moda tasarımındaki esin alanları ve mitoloji çerçevesinde anlatım biçimi olarak ortaya çıkan biçimsel ifadeler, geçmiş ve günümüz moda tasarımcılarının koleksiyon örneklemiyle ortaya konulmuştur. Bu bağlamda çalışma yedi bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümü giriş bölümüdür. Çalışmanın ikinci bölümde mit ve mitoloji kavramları ele alınmıştır. Mitlerin kökenleri, sınıflandırılması ve işlevlerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde mitolojinin farklı sanat disiplinleriyle ilişkileri irdelenmiştir. Bu bilgilerin sonucunda dördüncü bölümde çalışmanın ana konusu mitoloji ve moda tasarımı ilişkisi farklı moda tasarımcılarından örnekler verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde çalışmanın yöntemi açıklanmış, altıncı bölümde Antik Yunan ve Roma mitolojisinde yer alan kadın tanrıçalarından esinlenerek oluşturulan giysi tasarımlarının betimlemeleri yapılmıştır. Çalışmanın son bölümündeyse sonuç ve öneriler bulunmaktadır.

Giysi tasarımıMitlerMitoloji+2
Fadime Akgöz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destanların illüstrasyonla görselleştirilmesi: Dede Korkut hikâyeleri karakter ve mekân tasarımı

Türk kültürünün destan, hikaye, masal gibi sözlü ve yazılı miraslarının önemine değinerek, özellikle Dede Korkut Hikayelerinin sanat ve tasarım alanında yeterince önem verilmediğine değinilmiştir. Bu nedenle, Dede Korkut Hikayelerinden bir destanın dijital tasarımda renklendirme tekniği ile karakter ve mekan tasarımı yorumlanarak, yeni tasarımlar ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çalışma ayrıca, Türk destanlarının içerisinde yer alan toplumsal değerlere ve kültürel alanlara dikkat çekerek, görsel birikimin yeterli olmadığına vurgu yapmaktadır. Bu nedenle, yazılı kaynakların tasvirine uygun özgün çizimlerle dijital tasarım programları kullanılarak karakterler ve hikayeyi anlatan sahneler renkli çizimler yapılarak görselleştirilmeye çalışılmıştır.

Dede Korkut HikayeleriDestanlarDijital illüstrasyon+5
Hatice Nur Türkoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanatta sanat faaliyet alanlarının dönüşümü

Bu çalışmanın amacı Çağdaş Sanatta sanat faaliyet alanında meydana gelen dönüşümü literatür tarama yöntemiyle belirlemektir. 1960'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan Çağdaş Sanat modern sanatın ardından gelen ve günümüz sanatını ifade eden bir terimdir. Sanatçılar, geleneksel sanat kurallarını sorgulayarak değişik ifade biçimleri denemiş, küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemelerle birlikte sanat daha erişilebilir ve uluslararası bir boyut kazanmıştır. Ayrıca, toplumsal ve politik konuların vurgulanması da yaygın bir eğilim haline gelmiştir. Çağdaş Sanatta en önemli değişimlerden biri mekan algısının galeri ve müzelerden dışarı çıkarak izleyenlerin günlük hayatına dahil olmasıdır. Bu değişimle birlikte, arazi sanatı, kamusal alan sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, video ve Dijital Sanat gibi yeni sanat disiplinleri ortaya çıkmıştır. Arazi Sanatı, doğal çevreyi sanatın bir parçası haline getirirken, kamusal alan sanatı halka açık mekanlarda sanat eserlerinin sergilenmesini ve kentleşmeye katkı sunma amacı gütmektedir. Yerleştirme Sanatı, mekanın özelliklerini kullanarak izleyiciyi etkilemeyi ve eserin bir parçası haline getirmeyi hedeflediği gibi Performans Sanatı da canlı bedenini sanatın bir aracı olarak kullanmayı ve izleyiciyle doğrudan etkileşime girmeyi teşvik etmektedir. Video ve Dijital Sanat ise teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan çağa ayak uydurarak dijitalleşen neslin dikkatini çeken bir sanat alanı olmuştur. Bu değişimler, sanatın evrimini gösterirken aynı zamanda izleyicilere farklı deneyimler sunmayı hedeflemektedir. Çağdaş Sanat, yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte yenilikçi yaklaşımlar geliştirmiş ve sanatın sergilenme sınırlarını genişletmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Sanat, Arazi Sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, Video-Dijital Sanat

Arazi sanatıModern sanatPerformans sanatı+5
Muhammed Mücahit Topcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nuri Bilge Ceylan sinemasında ses ögesinin incelenmesi

Dünya sinema tarihinin ilk yılları sesli ve sessiz dönem olarak ikiye ayrılmaktadır. Görsel ve işitsel bir sanat olan sinema, ortaya çıktığı ilk andan itibaren görselliğiyle ön planda olmuştur. Diğer yandan sesin görüntüye eşlik etmesi yönünde birçok teknolojik deneme de yapılmıştır. Bu denemeler sonunda görüntü gibi ses de sinemanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Türk Sinemasında ise ilk dönemdeki teknik gelişmeler dünyaya göre daha geriden gelmiştir. Özellikle 2000'li yıllarda teknolojinin gelişmesi ve ucuzlamasıyla sesli filmlerde kullanılan teknik araç gereç imkânı artmıştır. Bu açından bu dönem içinde ortaya çıkan bağımsız- auteur yönetmenler hem görüntü hem de sessel teknik gelişmelerden fazlasıyla faydalanmaktadır. Nuri Bilge Ceylan son dönem Türk Sineması'nda anlatı ve sinematografi unsurları ile birlikte ses tasarımı yönünden de en önemli yönetmenlerden biridir. Bu doğrulta, çalışmada Nuri Bilge Ceylan filmlerinde ses ögesi anlam temelinde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Örneklem olarak Kasaba, Üç Maymun, Bir Zamanlar Anadolu'da ve Kış Uykusu filmleri amaca yönelik örneklem olarak çalışmaya dâhil edilmiştir. İncelenen filmler çeşitli festival ve yarışmalardan ödül alan yapımlardır. Çalışmada sesin sahnelerde kullanım yöntemleri ve amaçları betimsel yöntemle irdelenmiştir. Bu bağlamda Mustafa Sözen'in, "Estetik Bir Öğe Olarak Sinemada Ses Tasarımı ve Örnek Bir Film Çözümlemesi" adlı çalışmasındaki metodoloji kullanılarak, Nuri Bilge Ceylan Sinemasındaki, diyaloglar, müzik ve efekt unsurları çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinde görüntü estetiği ve anlatı kadar ses tasarımına da önem verdiği anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Nuri Bilge Ceylan, Türk Sineması, Ses, Diyalog, Ses Efekti

Behlül Türk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çankırı kültüründe müzik uygulamaları

Geçmişten sürekli birikim oluşturarak günümüze ulaşan, toplumsal hayatın içinde varlığını sürdüren Türk örf, adet ve gelenekleri de zamanla değişmektedir. Bu tez çalışmasında, Çankırı'da sosyal hayatın merkezinde bulunan müzik pratikleri ve kültür içerisindeki müzik uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın amacı Çankırı kültüründe geçmişten günümüze uzanan süreç içerisinde yer alan müzik unsurlarını, yaşanan değişimi, eksilmeleri tespit etmektir. Müziğin yaşatıldığı en belirgin sahalar olan düğünler, yâran sohbetleri, Çankırı gezmeleri, panayırlar ve ayrıca şehir yaşantısı içerisindeki diğer müzik unsurları bu çalışmanın temel konuları olmuştur. Yaşanan değişimi anlayabilmek için, bu uygulamaların tarihi kökenleri ve Çankırı'daki icra alanları tespit edilmiştir. Literatür incelemesi, gözlemler, alan araştırmaları, icracı olarak katılımlar ve kişisel görüşmeler ile elde edilen bilgiler, ilgili görseller ile desteklenerek teze aktarılmıştır. Ayrıca, Çankırı müzik kültürüne ait olan, notaya alınmış ya da kaynaklarda sadece sözleri bulunan türkülerin güncel durumu ve icra alanları tespit edilerek tablo haline dönüştürülmüştür. Çankırı'da geçmişten günümüze çok zengin bir müzik belleğinin var olduğu, ayrıca kültür içerisinde pek çok gelişme ve değişikliğin gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.

EtnomüzikolojiHalk müziğiKültür+6
Nuri Özkan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş seramik sanatında kült sembol kavramı: Elma

İnsan, tarihin hemen her döneminde sembollerden yararlanmıştır. Doğrudan veya açık bir şekilde ifade edemediği şeyler için kainattaki ya da tabiattaki unsurları sembolleştirerek kullanmakta çözümü bulmuş ve zaman içinde bu simgeler kültleşmiştir. En eski kült semboller arasında yer alan elma figürü de mitoslardan inanç sistemlerine, kültürden sanata hayatın bütün alanlarında sözlü, yazılı ve görsel biçimlerinde kullanılmış ve kullanılmaktadır. Zamanla ortaya çıkan sanat olgusu da sıklıkla bu sembollerden yararlanmıştır. Elma figürü de sembolize ettiği anlamlar ile sanat pratiklerinin en önemli öğelerinden birini oluşturmaktadır. Bu bağlamdan yola çıkılarak tez kapsamında birinci ve ikinci bölümlerde sembol kavramı, işlevi, sembolün kültürle olan ilişkisi, kült sembol kavramı ve kült bir sembol olan elma figürünün mitolojik ve dini öykülerde nasıl ele alındığı araştırılmıştır. Tezin üçüncü bölümünde geçmişten günümüze plastik sanatlarda ve spesifik olarak çağdaş seramik sanatında elma figürüne çalışmalarında yer vermiş sanatçılar ve eserleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise kişisel uygulamalara yer verilmiştir. Anahtar Kelime: Sembol, Kült, Elma, Seramik, Figür

Artistik seramikMistik sembollerSimgesel figür
Hacer Ağsu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Employing smart technology in theatrical costume design

This thesis is about smart technologies and innovative fabrics represented in theatrical costume design in the modern era. After giving information on costume design and smart textiles as a theoretical framework, the applied part of the study is presented as the author's own models for costume design using smart technology. Thus, in the thesis, certain questions were tried to be answered by considering these issues. Throughout the study, the author realized the difficulty of obtaining smart textiles, both because of the very high prices and trying to find the places where they are sold. So, the author designed and produced the textiles and costumes on her own by way of the necessary electronic equipment, namely the microcontroller, a set of LEDs and inflatable clothes, which are used in two different performances. It is understood, as a result, that smart theatrical costumes could help to form an entertaining show with a captivating and almost magical atmosphere, where, for example, the colors are used to express the psychological state of the theatrical performer, and the inflatable costumes enable the actors to reach impossible shapes and sizes. Costume design using modern technologies opens the doors for new theatrical performances that could not be held in the past. Keywords: theatrical costume design, smart technology, theater, fashion design

Intelligent designSmart technologySmart textile+7
Rawaa Hikmat Abed Al-sultanı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırgız Şırdak geleneğinde kullanılan desenlerin ebru sanatında uygulanabilirliği

Bu araştırmada Kırgızistan'ın el sanatlarından biri olan şırdak keçe sanatının tanıtılması, kullanılan motifler ve anlamlarının kayıt altına alınması, farklı bir sanatla ilişkilendirilerek dikkat çekilmesi planlanmıştır. İki farklı sanat arasında köprünün oluşturulması, gelecek kuşaklara aktarılması, disiplinler arası sanatlar ile dikkat çekebileceği hedeflenmiştir. Kırgızistan'ın Narin, Koçkor, Celal-Abad, Issık şehirlerinde bulunan geleneksel el dokuması şırdak halı motiflerinin Türk ebru sanatına uygulanmasıdır. Ebru sanatında akkâse tekniği, bir motifin veya yazı örneğinin kâğıt veya deriden oyulması ile meydana getirilen eserlere denilmektedir. Ebru sanatında akkâse tekniğinin farklı materyal kullanılarak uygulanabilirliğini göstermek ve ebru sanatına şırdak halı motifleri ile farklı bir boyut kazandırmak amacıyla kâğıt üzerine orijinal birebir şırdak halı-kilim motifleri tasarımları yapılarak uygulanmıştır. Kırgız motiflerini tanıtmaya çalışırken, yapmış olduğumuz alan araştırması sonucu elde edilen bulgulardan hareket edilerek ebru sanatı akkâse tekniğine uygulanması gerçekleştirilmiştir. Kırgızistan ile ilgili eserleri okumak, Kırgız halkı hakkında bilgi edinmek, geleneksel el sanatları ve uygulanan motifler ve anlamlarının içerdiği kaynaklar takip edilmiştir. Motiflerin anlamlarını bilen bilirkişiler ile mail ve sosyal medya üzerinden temas kurularak yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Makale, kitap, sergi, festival, sanatsal ve bilimsel çalıştay ve sempozyumların yapılması ile tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan şırdak halıların literatüre kazandırılması, gelecek kuşaklara taşınması gerekmektedir. Türk el sanatı olan ebru sanatı teknikleri ile birleştirerek ortak noktaları üzerinden motif uygulamalarını gerçekleştirmek ve kayıt altına alarak, farklı ortak alanlar ile de birleşebileceğini göstermek, dikkat çekmek, bu sanatın yaşatılmasını sağlamasına yardımcı olacaktır.

Ebru sanatıEl sanatlarıKeçecilik sanatı+2
Songül Kartal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The aesthetics of cigarette design and its impact on attracting Iraqi youth in the twenty-first century

Aesthetic, marketing, and design styles of cigarette pack covers spread in Iraq were studied, and the extent to which Iraqi smokers were affected by them was investigated. This was also done by studying the most prevalent cigarette package covers in Iraq and conducting an electronic questionnaire to analyze the choices and preferences of Iraqi smokers by conducting a field survey of the city of Baghdad, the most densely populated city in Iraq, after dividing it into three classes: high, middle, and popular according to the living situation. The most common types of cigarettes in Iraq were identified, which are Marlboro, Kent, Nano Kent, Esse, Oscar, and other cigarettes. The covers of these cigarettes were also analyzed in terms of the colors and dimensions used in the cover design, as well as the colors and font size used in writing on the cover, in addition to the marketing and misleading phrases used in the cover. A comparison was also made between the health warning, the name of the cigarette company, and other marketing phrases in terms of location on the cover, font size, and color used to write it. An electronic and field questionnaire was also prepared on several smokers, through which their preferences and choices were analyzed, and the extent to which they were affected by designs, marketing phrases, and flavors on the packaging. The results of analyzing the packaging of selected cigarette packs showed that cigarette companies use many methods, methods, and design phrases to attract smokers and mislead them about the danger of smoking. The attractive design of cigarette packaging is an important and powerful factor in attracting young smokers, and it has an impact on young smokers, both direct and indirect. These and other details will be discussed in detail in the coming chapters. Keywords: Cigarettes, Design, Iraqi, Packaging, Colors.

Muataz Nıhad Mohammed Al-muhamadah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik görüşlerin incelenmesi

Günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen teknolojik araçlar, eğitim alanında da önemli bir rol oynamaktadır. Eğitimde teknoloji kullanımı, internet üzerinde gerçekleştirilen çevrim içi eğitimler, taşınabilir programlar, Web 2.0 araçları, akıllı tahta uygulamaları ve müzik yazılımları ile geniş bir yelpazede yer bulmaktadır. Eğitimin her alanında farklı örneklerle hayat bulan teknolojik araç gereçlerin müzik öğretmenleri tarafından müzik derslerinde de doğru ve etkin bir şekilde kullanılması faydalı olacaktır. Bu araştırma, müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknolojik araç gereçleri kullanma durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanması için dokuz maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve müzik öğretmenlerine uygulanmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknoloji kullanımına yönelik bilgi birikimlerinin yeterli olmadığı, müzik dersi araç gereçlerine ulaşmada sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada müzik derslerinin günümüz koşulları içinde etkin ve verimli yürütülmesi için ilgili Kurumlardan teknolojik araç gereç desteğinin sunulması ve bu bağlamda öğretmenler için hizmet içi eğitimlerin oluşturulması önerilmektedir. Bu eğitimlerin müzik öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimler: Eğitim teknolojisi, müzik eğitimi, müzik öğretmeni, müzik teknolojisi, müzik yazılımı.

Branş öğretmenleriMüzik dersiMüzik eğitimi+4
Fatih Ayhan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu coğrafyasından etkilenen Yunan müziğinin müzikal kimlik arayışındaki yolculuğu

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu toprakları, üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen hala geleneklere, kültürlere, müziklere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Uzun yıllar boyunca aynı bölgede yaşayan kültürlerin kendilerinden iz bırakmaları ve diğer toplumların bu izleri takip ederek benimsemeleri kaçınılmaz bir sonuçtur. Etkileşimlerin ortak noktalarda nasıl benimsendiği konusu ve kökenine inildiğinde karşılaşılan sonuçların netliği tam olarak doğrulanamamıştır. Kültürler arası etkileşimin, temel noktalarda nasıl birleştiğinin, yaşamlarında ayrılmaz bir parça haline nasıl geldiğinin, geleneklere ve müziklere nasıl etkisinin olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından tarihteki önemli noktaların mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Bu araştırmada, Anadolu coğrafyasından etkilenen Yunan müziğinin müzikal kimlik arayışındaki yolculuğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma çalışması olup, araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma tür olarak betimsel tarihi bir araştırmadır. Kaynak taraması ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın konusu belirlenen amaç doğrultusunda; aynı topraklar üzerinde uzun yıllar beraber yaşamış olan Yunan topluluklarının müzikal kimliklerinin oluşumunda etkili olan dönemler; Anadolu coğrafyasında yaşamış olan Yunan ve Rum kimliklerinin Yunan müziğine etkisi; bağımsızlık ve mübadele dönemlerinin Yunanistan'ın müzikal kimliğinin farklılaşmasındaki etkisi alt problem başlıklarıyla incelenmiştir. 20. Yüzyıla gelindiğinde popüler müziklerden keyif alan iki toplumun ortak müzikleri hakkında bilgi verilmiş, yurt içinde ve yurt dışında konu ile ilgili elde edilen yazılı ve görsel kaynaklar objektif olarak geniş bir perspektifle ele alınarak betimsel olarak verilmiştir.

AnadoluAntik YunanEtnomüzikoloji+4
Hakan Aryol
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Belly-c: Göbek dansı için arayüz tasarımı ve uygulaması

This research proposes an interface that can be used in belly dance performance and aims to test the applicability and possible results of the interface design. The proposed interface will be called Belly-C. Belly-C is an interface that gives the control of some or all elements of the music to the dancer and allows her to generate music through formal belly dance movements. A literature review on the research and application in the fields of physical interaction tools, dance and new music interfaces has been conducted for this research in order to determine the most appropriate method and approach for the proposed interface. Accordingly, the structure of belly dance movements was taken as the basis and the method of inertial movement tracking was selected. Belly-C consists of hardware and a software that has three main modules. The hardware, which consists of sensors placed on the body of the dancer and a wireless sensor interface that transfers sensor data, transmits the movements of the dancer onto the computer environment. The software, which consists of movement recognition module, a mapping module and a voice synthesis module, processes the sensor data and recognizes the movements. It then produces the sounds that match the movements according to a predefined map. Belly-C presents an approach reverses the basic perception of the belly dance as the dancer accompanying the music by allowing the dancer to generate the music entirely or to contribute to it by using her own body. Belly-C applies the mapping relationship between movement and music onto belly dance movement patterns. For this purpose, belly dance movements have been examined and a Basic Belly Dance Movements vocabulary have been drawn up as the basis of the mapping operation. However, Belly-C has been designed as a general-purpose performance tool and can be used for a variety of genres and objectives through variations in its movement and sound libraries. The research application concludes that the method selected for movement tracking is appropriate and that the signatures of the movements can be isolated and detected. However, it was also observed that more developed software than the one used in this research will be needed to perfect the movement tracking operation. By showing that the basic movements are also legible in the continuity of the dance, this research suggests that HMM or other similar methods can be used for movement tracking. The research work with the belly dancer suggests that even though Belly-C stems from the classical belly dance form and stays within its confines, it was a new approach and experience for the dancer. In this vein, it was observed that technology altered the dancer's perception of her body and that it necessitated a new approach to dance on her part. From the viewpoint and experience of the dancer, it was observed that the resulting performance was less classical belly dance than a new interpretation that builds itself on belly dance. Keywords: Interface, interactivite, performance, belly dance

Ekmel Ertan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Emotional influences of color in the design of interior spaces

Design researches and its association with emotions are new research in the world. There is an apparent lack in Iraq of research dealing with the emotional aspect of design. Selections of colors for interior spaces were usually accomplished either by the designer or by the investor based on imported formulas, especially in fast food restaurants. This was the main problem addressed in this research. One of the most important objectives of the research was to determine the emotional values of the primary and secondary colors based on the choices of samples from Iraqi society. The researcher examined color and its relationship with emotions in a theoretical framework. In addition, previous studies are reviewed and discussed. A survey study was conducted to reach the research data. The most important of these is the design of two questionnaires to determine the emotional vocabulary for each color based on the culture of Iraqi society. One of the questionnaires was created for abstract colors and the other for the interiors of fast-food restaurants. Participants in the questionnaire were students of the Department of Design, University of Baghdad. The research reached a number of results, the most important results were: a) each color has an emotional value that varies based on time, place, and society's culture. b) It is preferable to use yellow, separately or as a dominant color, in fast food interiors in Iraq, as it has achieved the highest emotional vocabulary, Acceptable and Attractive, followed by violet color.

LightingEmotionFast food restaurant+5
Mohanad Mohammed Alı Al-qaysı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of the graphic design of Iraqi stamps on identity and heritage from the second half of the 20th century

The study examines the importance of reviving the identity and heritage of Iraq through the graphic design of Iraqi stamps and the vital role of these stamps in recording, documenting, and introducing the world to cultural and civilizational heritage. The research was divided into a group of chapters and topics. The first chapter dealt with the research problem, its importance, objectives, questions, and hypotheses, and the approach followed in the research. The second chapter was devoted to the theoretical framework, which is based on references and scientific sources, with a set of indicators that are in the interest of the results and conclusions of the research. The descriptive analytical approach was relied upon to ensure accuracy and objectivity, consistent with the objectives of the study. The third chapter examines the research procedures by selecting the research community and its samples and the tools used in the analytical study, ensuring its validity and reliability, and analyzing the selected research samples according to the analysis form. The fourth chapter reviewed the results of the research and its conclusions, the most important of which was: that there was a development in the selection of topics and design ideas, which was certainly reflected in the design of the Iraqi character in form and content. The Iraqi postal stamp could give an accurate picture of Iraq's history, heritage, and identity through its design.

Graphic designIraqIdentity+4
Israa Abdulkareem Fayyadh Al-agele
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000'li yıllarda Türkiye'de ney sazı, tavırları ve bu tavırların belli başlı icracıları

Bu tez çalışmasının temel amacı, Ney olarak bilinen enstrümanın günümüzdeki durumunu ve konumunu belirlemektir. Tarihi çok eski zamanlara dayanan bu saz, Hz. Mevlana'dan sonra, enstrüman kimliğinin ötesine geçip, kutsal bir değer haline gelmiştir. O zamandan bu günlere, kutsiyet arz eden bu saz hakkında pek fazla yazılı kaynak ve bilgi kalmamıştır. Günümüzde de ney hakkında sosyolojik ve antropolojik veriler taşıyan makale, kitap ve tez çalışmaları, yeterince araştırma bulunmamaktadır. Oysa, bu enstrüman günümüzde hangi konumda yer almaktadır; çalınışı ve yapımı hakkında neler bilmekteyiz; kimler, hangi düşünce ve müzikal görüşe sahip insanlar kullanmaktadır gibi sorular dikkate değer verileri içermektedir. 2000'li yıllarda küreselleşen dünya kültürüne bir malzeme olan bu saz, geçmişten geleceğe geleneksellik, modernlik ve hatta postmodernlik çizgisinde yol almaktadır. Tezde bu çizgi, her kesimden üslup, stil, tarz ve tavra sahip müzisyen ve yapımcılar ile yapılan röportajlar ile belirlenmeye çalışılmıştır. Özünde röportaj tekniği kullanılmasına rağmen, tez içinde geçmesi gereken bazı kişilerin yurtdışında ve şehir dışında olmaları ya da zaman bulamamaları yüzünden, e-mail yolu ile de bilgiler kendilerinden toplanmıştır. Görüntü kaydı istemeyen kişilerin verdikleri cevaplar, not alma tekniği ile kayda geçirilmiştir. Bazı soruları gereksiz ve uzun bulan kişilerin, bu soruları cevaplamamaları bile bize bu konuda bir veri vermiştir. Geleneksel ekolden gelen insanların muhafazakarlığı; geleneksel ekol ve hocalar, ustalar yolu ile yetişmemiş insanların deneysel ve enstrümanın sınırlarını zorlayan kişisel çalışmaları dikkat çekmektedir. Her iki durumun arasında bulunan insanlar da bu veri akışında yer almışlardır. Kendi müzikal ve akademik görüşümüz gereği, kendi konumlarında en üst noktalarda bulunan insanlar örneklemi oluşturmuştur. Zaman yüzünden görüşme yapamayan, yapılamayan kişilerin eksiklikleri, kendilerinin daha önceki bilgileri ve röportajları değerlendirilerek tezin geneline yayılmıştır. Bu tezin sosyolojik ve müzikolojik olarak akademik bilgi akışı içerisinde belli eksiklikleri tamamlayacağı düşünülmektedir.

Tolga Ünaldı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnteraktif videonun eğitimde kullanılmasını sağlayan bir DVD uygulaması

Eğitim teknolojilerinde kullanılan interaktif video, interaktif televizyon ve interaktif bilgisayar uygulamalarının kazandırdığı yeteneklerin DVD ortamına uyarlanabilmesi, bu çoklu-ortamların benzer etkinlikte daha ucuz ve daha yaygın kullanılabilmesini sağlayacaktır. Bu çalışma interaktif çoklu-ortam eğitim malzemesinin DVD ortamında kullanılmasının teknolojik olarak geliştirilmesini ve tasarımcılar için bir çerçeve oluşturan ilkelerin saptanmasını araştırmaktadır. Çalışmanın kapsamı, eğitsel amaçlı bir interaktif DVD uygulaması ve içerik geliştirilmesi, geliştirilen uygulamanın uzmanlar tarafından değerlendirilmesi şeklinde yapılandırılmıştır. Çalışmada belirtilen amaç ve kapsam doğrultusunda izlenen yöntem; bu alandaki yayınların, standartların ve farklı ortamlardaki eğitim yazılımlarının incelenmesi, incelen örnekler doğrultusunda DVD uygulamasının tasarıma karar verilmesi, DVD uygulamasının DVD yazarlık aracı ve VM komut kümesi ile gerçeklenmesi, uzman değerlendirme formunun hazırlanması, uzman değerlendirmesinin gerçekleştirilmesi ve sonuçların analiz edilmesidir. Çalışma için seçilen DVD yazarlık aracı DVD-lab PRO, Mediachance firması tarafından geliştirmiş, düşük fiyatlı, birçok üst seviye özellikleri sunan ticari bir yazılımdır. Gerçeklenen DVD içeriği, ilgili disiplinlerde uzman, çoklu-ortam çalışmalarında deneyimine sahip, akademik kariyere devam eden kişiler tarafından uzman değerlendirmesi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Uzman değerlendirmesi esnasında araştırmacı tarafından ISO 14915-1,2,3 ve ?İnteraktif Tasarımda 13 Altın Kural? dikkate alınarak geliştirilen değerlendirme formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde niceliksel ve niteliksel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Uzman değerlendirme formundan elde edilen sonuçlar incelendiğinde geliştirilen uygulamanın uzmanlar tarafından incelenen kriterler açısından genel olarak olumlu bulunduğunu görülmüştür. Ancak, değerlendirme formu ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde; DVD uygulaması dolaşım yapısında, hızlı arama ve sözlük butonları ikonunda, bilgi ekranlarında kullanılan metinin okunabilirliğinde, kapat butonu işlevinde, video ekranı ayarları menü yapısında ve kullanıcıya sağlanan yardımda sorunlar bulunduğu tespit edilmiştir. DVD uygulaması uzman değerlendirmesi sonucunda genel olarak başarılı bulunsa da belirtilen sorunlu maddeler düzeltilerek uygulamanın tekrar geliştirilmesi gerekmektedir.

Zeynep Öndin
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz sanatında kolektif üretim biçimleri

Bu tez çalışması ile, sanatta modernizm sonrası kolektif üretim ele alınmış, günümüz sanatında sanatsal bir yöntem olarak kolektivizmin yeri sorgulanmıştır.Çalışmada öncelikle değişen sanatçı tanımı ile birlikte kolektif üretimdeki değişimler tarihsel çerçeveden bakılarak incelenmiştir. Barthes'in `Müellifin Ölümü' ve Foucault'un `Müellif Nedir?' makaleleri sanatçının yeni kolektif tanımı için temel kaynak olmuştur. Öznellik arası sınırların netliğini kaybetmesi ve kolektif üretimin kendine yeni alanlar açması ele alınmıştır.Ardından, Modernizmle birlikte gelişen sanat piyasası; sanatçı ve izleyici arasındaki mesafelerin yeniden konumlanması sorgulanmıştır. Küreselleşen dünyada sosyal, siyasal ve sanatsal aktivitelerin birbirlerine olan sınırları ele alınarak, günümüz sanatında kolektif üretimin ortaya koyduğu farklı sanat paradigmaları ele alınmıştır. Belirledikleri farklı direnç noktaları ile bir araya gelen kolektif gruplardan özellikle, Sitüasyonist Enternasyonel, Irwin, Guerilla Girls, Art and Language ve Tucuman Arde gibi grupların çalışmalarıyla örneklendirilmiştir. Devamında Türkiye'de modernleşme süreciyle birlikte plastik sanatlar alanında değişen kolektif üretimlere yer verilmiştir.Sonuç bölümünde ise, kolektif sanat üretiminin günümüz sanatında nasıl bir model olarak ele alınması gerektiği sorgulanarak küreselleşen dünyada nasıl bir kolektivitenin mümkün olduğu tartışılmaktadır.

Kolektivizm
Güneş Terkol
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Analyzing abstract paintings in contemporary Iraqi art

Abstract art is considered one of the most important movements in contemporary art. This thesis primarily investigates the recent developments in Iraqi abstract painting, and comprises four chapters. Chapter one mentions the research problem, research aim and method. Chapter two provides a theoretical background to the topic, by addressing the definitions of abstraction, and also the philosophical and historical perspectives, most important features as well as the most famous artists of the abstract movement. Iraqi abstract art in terms of history and its pioneers is introduced in this chapter as well. The last section is dedicated to the review of previous studies. Chapter three is the core of the thesis, and deals with a detailed description and analysis of 20 Iraqi abstract paintings as a selected sample for the research, using a systematic analytical tool. At the end of it, the results of the analysis are discussed. Chapter four presents the conclusion based on the analysis. The main conclusions could be summarized as follows: the Iraqi artists became acquainted with the style of the abstract art movement through the influence of Western artists; despite the international style, the Iraqi artists were able to establish an Iraqi identity in most of the paintings; expressions of wars, tragedies and sadness were represented in most of the works of Iraqi artists; these Iraqi paintings are characterized by deconstruction, dispersal and reconstruction using a clear abstraction.

Contemporary artIraqIraqi art+4
Fıras Saeed Ibraheem Al-rawe
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The representation of women in contemporaryiraqi painting

This thesis aims to explore the nuanced portrayal of women within the realm of contemporary Iraqi painting, which bears the indelible imprints of Western artistic influences. Focusing on the creations of eminent Iraqi artists, including Jawad Salim, Muayad Muhsin, Mahmoud Fahmi Abboud, Mahood Ahmed, and Afifa Laibi the study employs a methodology encompassing visual, iconographic, and semiotic analyses. Through the examination of academic literature, exhibition catalogues, digital platforms, and artists' social media accounts, the investigation unravels the intricate interplay between style, form, and content in the depiction of women. These artists traverse a diverse socio-cultural terrain, reflecting the broader shifts in gender roles and societal values. Rooted in qualitative research, this exploration serves as a conduit bridging traditional art historical methods with contemporary digital platforms, thereby weaving an insightful narrative that sheds light on the dynamic representation of women in modern Iraqi painting. In its depictions of women, modern Iraqi art resonates with both the historical and cultural heritage of Iraq and the influences drawn from the Western artistic canon, often synthesizing these diverse strands. The artworks reveal a delicate intermingling of artistic evolution and cultural identity, with a focus on women's autonomy being conveyed in both explicit and implicit ways. Occasionally, the exploration of the portrayal of women also delves into the nuanced realm of their erotic dimensions. Through the juxtaposition of Western inspirations within indigenous contexts, this inquiry aspires to offer not only a deeper comprehension of Iraqi art but also a broader perspective that can potentially reframe the global discourse surrounding art, gender, and culture

IraqWomenModern painting+5
Mohammed Basım Ahmed Ahmed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00