
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutumlarının incelenmesi
Yapılan bu çalışmada turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında betimsel çalışma desenlerinden olan tarama tipi araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Nevşehir rehberler odasına kayıtlı olan 94 kadın ve 178 erkek olmak üzere toplam 272 turist rehberi katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Kişisel Bilgi Formu" ve "Somut Olmayan Kültürel Miras Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde ise SPSS 22.0 programında Independent Samples T Test ile One Way ANOVA analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa ilişkin geleneksel sanatlar, sözlü gelenekler, doğa ve evren üzerine bilgi ve uygulamalar ile toplam tutum düzeylerinin orta seviyede olduğu, sosyal hayat ve kültürel bilince ilişkin tutum düzeylerinin ise orta seviyenin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutumlarının eğitim düzeylerine, çalışma kartlarına ve somut olmayan kültürel miras konusunda eğitim alma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Buna karşılık turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutumlarının cinsiyetlerine, yaş gruplarına, medeni durumlarına, mesleki deneyim sürelerine göre ve mesleği icra etme şekillerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak, turist rehberlerinin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutumlarının olumlu olduğu, bunun yanında bazı demografik değişkenlerin somut olmayan kültürel mirasa yönelik tutum düzeyini etkilediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Turizm, turist rehberliği, somut olmayan kültürel miras
Bağlama tipli uzun saplı telli sazların tarihsel gelişiminin müzik kültür mirası bağlamında değerlendirilmesi
Bağlama tipli sazlar; başta Anadolu olmak üzere Balkanlar ve Asya toplumlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sazlar halkların gündelik hayatını biçimlendiren ritüellerde, muhabbetlerde, kutlamalarda ve sanatsal faaliyetlerde taşıdığı sembolik anlam dünyası ve kültürel birikim nedeniyle önemli bir yerde durmaktadır. Bağlama tipli sazların kullanıldığı medeniyetlerin etkisiyle nasıl bir gelişim sürecinden geçtiğine odaklanılan çalışmada, bu sazların tarih sahnesine çıktığı dönemden günümüze kadar geçirdiği değişim ve dönüşümlerin akademik açıdan belgelendirilmesi ve kültürel miras zemininde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırma çalışmasında doküman incelemesi deseni ve literatür taraması tekniği uygulanmıştır. Buna bağlı olarak arkeoloji, müzikoloji ve kültürel miras disiplinlerini konu alan yerli ve yabancı kaynaklı kitap, dergi, makale ve tez gibi akademik yayın literatürü incelenmiş, konuyla ilgili kısımlar belgeleme (arşivleme) için çalışma metinlerinden yer almıştır. Ayrıca araştırma ile ilgili zengin bulgulara ulaşmak adına farklı illerdeki arkeoloji müzelerine gidilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler betimsel yöntemle analiz edilerek çalışmanın sonuç ve öneriler kısmında yorumlanmıştır. Araştırma bulgularından hareketle bağlama tipli uzun saplı çalgıların Sümer Krallığı döneminde tarih sahnesine çıktığı, Mezopotamya ve Mısır Medeniyetlerinde kullanıldığı, Anadolu, Asya ve Balkanlarda yaşayan Türk halkları ve diğer yakın halk toplulukları arasında benimsenerek geliştirildiği ve günümüze müzik kültür mirası olarak aktarıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Avrupa Birleşik Devletleri: Kimlik, kültür ve miras açısından inceleme
Hemen hemen tüm sosyal bilimler kavramlarında olduğu gibi kimlik ve kültür ifadeleri de üzerinde sıkça tartışmaların gerçekleştiği ve ortak bir tanım üzerinde uzlaşının zor olduğu kavramlardır. İnsanın sürekli üretim halinde olması ve gösterdiği gelişimin sürekli yeniyi yaratması aynı zamanda bu kavramların içeriklerini de her daim genişlemek zorunda bırakmaktadır. Her bir yeninin ortay çıkışı kavramında kendi güncelliğini sürekli hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır. Avrupa Birleşik Devletleri ise Avrupa'da yüzlerce yıldır süregelen tek bir devlet kurma anlayışını temsil etmektedir. Avrupa Birleşik Devletleri Avrupa'nın farklı uluslarının bir araya gelerek ulusüstü bir yapıyı inşa etmesidir. Federal bir yapı olan Avrupa Birleşik Devletleri günümüz zamanlarında gerçekleşen olaylar çerçevesinde yeniden sıkça tartışılır konulardan biri olarak gündemini korumaktadır. Neden Avrupa Birleşik Devletleri, ulusüstü yaklaşımların Avrupa'nın geleceği için ne ifade ettiği, Avrupa Birleşik Devletleri mümkün mü gibi sorular başta siyaset bilimciler olmak üzere düşünürlerin, siyasetçilerin, aktivistlerin tartıştığı üzerine çalıştığı konulardandır. Gerçekleştirilen bu çalışma inşa edilmesi tartışılan bu düşünceyi kimlik ve kültür açısından incelemek üzerine kurulmuştur. Avrupalılık kimliği, Avrupa kültürü farklı yaklaşımlar çerçevesinde irdelenerek Avrupa Birleşik Devletleri mümkündür hipotezi tartışılmıştır. Konu geniş bir perspektifte değerlendirilerek olumlu ve olumsuz yaklaşımlar bir arada değerlendirilerek karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birleşik Devletleri, Avrupalılık kültürü, Avrupalılık kimliği
COVID-19 pandemisinin turist rehberliği mesleği üzerindeki etkileri: Kapadokya örneği
Yapılan bu araştırmada Covid-19 pandemisinin turist rehberliği mesleği üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Kapadokya bölgesinde görev yapan 57 erkek ve 27 kadın olmak üzere toplamda 84 turist rehberi katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak hazırlanan ve 23 sorudan meydana gelen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın veri analiz sürecinde SPSS 22.0 programında frekans analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda pandemi sürecinin turist rehberliği mesleğini birçok açıdan olumsuz yönde etkilediği bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre pandemi sürecinde turist rehberlerinin hem ekonomik zorluklar yaşadıkları hem de hastalıktan korunma konusunda ciddi stres içine girdikleri tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin görüşlerine göre pandemi sürecinden en fazla etkilenen meslek dallarının içinde turist rehberliği mesleğinin geldiği görülmüştür. Bu süreçte turist rehberlerinin bağlı bulunduğu meslek odalarının rehberlerin sorunlarının çözümüne destek olduğu bulunmuştur. Turist rehberlerinin büyük bir bölümünün zorluklar yaşamalarına rağmen pandemi sürecinde meslek değiştirmeyi düşünmediği görülmüştür. Bunun yanında turist rehberlerinin görüşlerine göre gerekli önlemler alındığı zaman pandemi süreçlerinde de turizm sezonunun sorunsuz bir biçimde sürdürülebileceği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Covid-19 sürecinin turist rehberliği mesleğini özellikle ekonomik açıdan etkilediği, ancak yaşanan olumsuzluklara rağmen turist rehberlerinin mesleklerini devam ettirme eğiliminde oldukları söylenebilir. Anahtar kelimeler: Covid-19 pandemisi, turizm, turist rehberliği mesleği