
54
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Sosyal bilgiler ders kitaplarında karikatür kullanımı
Gerçekleştirilen bu araştırmada, 2020-2021 MEB onaylı özel yayınevi ve 2021-2022 yıllarına ait MEB yayınevi 5, 6 ve 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarında karikatür kullanımının durumunu analiz etmek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel bir araştırma yöntemi olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmada 2020-2021 MEB onaylı özel yayınevi 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitapları ile 2021-2022 MEB yayınevi 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Elde edilen bu verilerin analizinde, içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen bulgularda 2021-2022 eğitim öğretim yılındaki MEB yayınevine ait sosyal bilgiler ders kitaplarındaki karikatür sayısının, 2020-2021 eğitim öğretim yılındaki MEB onaylı özel yayınevine ait sosyal bilgiler ders kitaplarındaki karikatür sayısına göre daha fazla olduğu görülmüştür. Sosyal bilgiler dersinin önemine ve kazandırılacak olan becerilere yönelik karikatür kullanımının gereğine değinilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalıklarının ve afet hazırbulunuşluklarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalık düzeyleri ile afetlere hazırbulunuşluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak, Dikmenli, Yakar ve Konca (2018) tarafından geliştirilen "Afet Farkındalık Ölçeği", Şentuna ve Çakı (2020) tarafından geliştirilen "Afet Hazırbulunuşluk Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde normallik ve homojenlik testleri yapılmış, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçları, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalık düzeylerinin yüksek, ancak afet hazırbulunuşluk düzeylerinin düşük olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, afet farkındalık düzeyleri ile afet hazırbulunuşluk düzeyleri arasında pozitif yönlü, anlamlı ancak zayıf bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne eğitim düzeyi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak baba eğitim düzeyinin afet hazırbulunuşluk üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Afet deneyimi yaşayan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, yaşamayanlara göre daha yüksek farkındalık ve hazırbulunuşluk düzeylerine sahip oldukları saptanmıştır. Aynı şekilde, afet eğitimi alan ve sivil toplum kuruluşlarına üye olan öğretmen adaylarının da bu konulardaki bilinç ve hazırlık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Farkındalık, Hazırbulunuşluk, Sosyal Bilgiler
6 Şubat 2023 depremini yaşayan sosyal bilgiler öğretmenlerine göre deprem eğitimi
Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan sosyal bilgiler öğretmenlerine göre sosyal bilgiler dersinde deprem eğitiminin nasıl olması gerektiğinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Hatay ili ve ilçelerinde MEB' e bağlı ortaokullarda görev yapan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan 42 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 22' si erkek, 20' si kadındır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Form iki bölümden oluşmaktadır. Formun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine yönelik sorular, formun ikinci bölümünde ise yarı yapılandırılmış araştırma soruları yer almaktadır. Araştırma verilerinin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde materyal kullanımı, pratik yapılması, gezi, simülasyon, doğa ve uzman kategorisinde görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenleri 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi " Felaket " olarak değerlendirmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinden 21 tanesinin deprem eğitimi almadığı belirlenmiştir. 5 sosyal bilgiler öğretmeninin okulunda depreme hazırlık eğitimi verilmediği belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde en fazla anlatım yöntemini, araç gereç olarak akıllı tahtayı kullandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde en fazla alan sıkıntısı yaşadığı belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı' nda deprem eğitimini yetersiz olarak gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Bulunan bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.
Karaoke etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin akıcı okuma becerilerine ve okuma tutumlarına etkisi
Bu araştırmada karaoke etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin akıcı okuma becerilerine ve okuma tutumlarına bir etkisinin olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Niğde ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı iki ilkokulda öğrenim gören 48 ikinci sınıf öğrencisiyle 6 hafta süren bir çalışma yürütülmüştür. Bu araştırmada deney grubu (n:25) ve kontrol grubu (n:23) olmak üzere 2 grup yer almıştır. Deney grubuna karaoke etkinlikleri uygulanırken kontrol grubuna herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Araştırmada karma yöntemlerden biri olan sıralı açıklayıcı tasarım kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında yarı deneysel bir desen olan eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, okuma hızı formülü, doğru okuma formülü, Prozodik Okuma Ölçeği, "Garfield" Görselli 1-6. Sınıflar İçin Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve araştırmacı günlüğü kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından, okuma hızı formülü, doğru okuma formülü, Prozodik Okuma Ölçeği, "Garfield" Görselli 1-6. Sınıflar İçin Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği deney ve kontrol grubu öğrencilerine ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise açıklayıcı durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde araştırma süresince araştırmacı günlüğü tutulmuş, uygulama sonunda uygulamaya yönelik öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırma çözümlenmesinde nicel verileler için SPSS 27 paket programı ve nitel veriler için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Karaoke etkinliklerinin öğrencilerin akıcı okuma bileşenlerinden doğru okuma oranı ve prozodik okuma ile okuma tutumları olumlu yönde etkilediği ancak bu etkilerin cinsiyete göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir.
İlkokul 2. sınıf Türkçe dersinde arkası yarın tekniğinin konuşma kaygısına ve dinleme becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı ilkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma metinlerinin arkası yarın tekniğini kullanılarak işlenmesiyle öğrencilerin sınıf önünde konuşma kaygısı ve dinleme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmada tek grup ön test – son test deneysel desen kullanılmıştır. Veriler Sınıf Önünde Konuşma Kaygısı Ölçeği ve Dinleme Becerisi Değerlendirme Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Niğde ili merkez ilçede bulunan bir ilkokulda 2. sınıfa devam eden 26 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen veriler, SPSS istatistik paket programı kullanılarak bağımsız gruplar t-testi ve ilişkili gruplar t-testi ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokul öğrencileri Türkçe dersinde konuşma kaygısı yaşamaktadırlar. Türkçe okuma metinlerinin arkası yarın tekniği kullanılarak işlenmesiyle öğrencilerde konuşma kaygısının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Konuşma kaygısına ilişkin kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Türkçe dersinde dinleme becerileri ise orta düzeydedir. Aynı zamanda Türkçe okuma metinlerinin arkası yarın tekniği kullanılarak işlenmesiyle öğrencilerin dinleme becerinin olumlu anlamda geliştiği sonucuna ulaşılmıştır. Dinleme becerisine ilişkin kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Proje tabanlı çevre eğitiminin ortaokul öğrencilerinin çevre bilinci üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, 2022-2023 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde, Niğde ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı Yıldıztepe Zeynep Erden Ortaokulu'nda yapılmıştır. Araştırmada bu okulda öğrenim gören 36 öğrenci çalışma grubu olarak belirlenmiştir. 8. sınıf öğrencilerinden oluşan çalışma grubunda 8/A sınıfı öğrencilerinin oluşturduğu 16 kişilik deney grubuna, proje tabanlı öğrenme yöntemiyle çevre eğitimi verilmiş, yine aynı sınıf düzeyinde 8/B sınıfı öğrencilerinden oluşan 20 kişilik diğer sınıfa ise geleneksel öğrenme yöntemi ile çevre eğitimi verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan rastgele olmayan daha önceden belirlenmiş gruplardan seçilen, yarı deneysel yönteme göre deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Çalışma, Bilim Uygulamaları dersinde haftada iki ders saati olmak üzere uygulanmıştır. Çalışmanın amacı kırsalda yaşayan öğrencilerin proje tabanlı öğrenme yöntemi ile çevre eğitiminin, süregelen düz anlatım ile çevre eğitimi verilen diğer öğrenciler arasındaki çevre bilgi düzeyleri, çevre duyuş ve çevre davranış düzeyleri arasındaki farklılıkları ölçülmek ve değerlendirmektir. Her iki grupta bulunan öğrencilere çalışma öncesinde ön test uygulanarak, 10 hafta boyunca deney grubunda yer alan öğrencilere farklı çevre konularıyla ilgili proje çalışmaları yapılmıştır. Kontrol grubunda bulunan öğrencilere ise proje çalışmalarının konu başlığını oluşturan çevre konuları düz anlatımla öğrencilere aktarılmıştır. Çalışma tamamlandığında her iki gruptaki öğrencilere son test uygulanarak, proje tabanlı öğrenme ve geleneksel öğretim yöntemiyle çevre eğitimi verilen öğrencilerin çevre bilgi düzeyleri, çevresel duyuş ve çevresel davranışlarındaki değişim ölçülmüştür. Testlerin analizinde SPSS 26 programından yararlanılmış, ilişkili iki ölçüm setine ait puanlar arasındaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olup olmadığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. İki ilişkisiz örneklemden elde edilen puanların birbirinden istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğini test etmede de Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda çevre bilgi testinde proje tabanlı çevre eğitiminin verildiği deney grubunun, geleneksel öğretim ile çevre eğitimi verilen kontrol grubuna göre test puanlarında artış gözlenmiştir. Çevre duyuş testi analizlerinde her iki grup düzeyinde anlamlı farklılık oluşmamıştır. Çevre davranış testi analizlerinde ise deney grubunda olumlu geri bildirimler alınmış olsada, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Çalışma süresi daha geniş tutularak öğrencilerin çevresel duyuş ve çevresel davranış yönünden gelişmelerine imkân verilebilir. Çalışmada nicel ölçme araçları kullanılmıştır. Nitel ölçme araçlarıyla çevresel duyuş ve davranış düzeylerinde daha fazla veri sağlanarak farklı sonuçlar elde edilebilir. Anahtar sözcükler: Proje Tabanlı Yaklaşım, Geleneksel Öğretim, Çevre Eğitimi, Çevre Okuryazarlığı, Çevre Bilinci, Çevresel Duyuş, Çevresel Davranış, Bilim Uygulamaları Dersi, Kırsal Bölge.
Değerler eğitimi kapsamında ortaokul öğrencilerinin Hacı Bektaş Veli algılarının belirlenmesi: Metafor çalışması
İnsanı canlıların en şereflisi olarak gören Hacı Bektaş Veli ilmi ile Anadolu'yu aydınlatmıştır. Öğretileri ile halka örtük bir program sunmuş, ahlaklı, erdemli, irfan sahibi nesiller yetiştirmede yol göstermiştir. Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı değerler eğitimi kapsamında ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin Hacı Bektaş Veli'ye yönelik algılarının metaforlar aracılığıyla belirlenmesidir. Araştırmanın yöntemi nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desen ile desenlenmiştir. Fenomenolojik desende bireyin bir kavrama ya da bir fenomene ilişkin deneyimlerinin ortaya çıkarılması amaçlanır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılı, Bahar döneminde, Niğde ili merkezinde yer alan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda 7. sınıfa devam eden 239 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerden 118'i erkek, 121'i kızdır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verileri toplamak için gerekli izinler ve belgeler ilgili kurumlardan alınmıştır. Araştırma gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları sonucu öğlencilerin Hacı Bektaş Veli'ye yönelik adalet, barış, bilimsellik, duyarlılık, dürüstlük, estetik, eşitlik, saygı, sevgi sorumluluk, yardımseverlik ve vatanseverlik değerinde metaforlar ürettikleri bulgusuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de 2005-2023 yılları arasında fen eğitiminde yapılandırmacı yaklaşım üzerine yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2005-2023 yılları arasında yapılandırmacı yaklaşıma göre yapılan fen eğitimi yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelenmesidir. Araştırmada Fen eğitimi alanında bu konu ile ilgili gelişmeleri, pedagojik yaklaşımları ve öğretim yöntemlerini ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmada Türkiye'de fen eğitimi alanında yapılması gereken yapılandırmacı yaklaşımla ilgili ileri çalışmalar hakkında fikirler üretilmesine katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Mevcut araştırmada, nitel yöntemlerden "Doküman İncelemesi" yapılmıştır. Araştırmanın popülasyonu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Türkiye'deki üniversitelerde yapılandırmacı yaklaşıma göre yapılan fen eğitimi yüksek lisans ve doktora tezleri arasından 2005-2023 yılları arasında belirlenen 57 tez analiz edilmiştir. Bu verilerin analizi içerik analiz tekniği gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; konu ile ilgili en fazla tezin 2008 yılında yazıldığı görülmektedir. Yapılandırmacı yaklaşım özellikle günümüz eğitim yöntemlerinde oldukça yer alan ve öğrencilerin başarısı, algı ve tutumlarına yön veren bir yaklaşım türü haline geldiği görülmektedir. Tezlerde kullanılan bağımsız değişkenler içinde konuların dağılımına bakıldığında, en fazla öğrencilerin akademik başarı, tutum ve algıları (%35,8) üzerine çalışmaların incelendiği, daha sonra bu sıralamayı öğrenme ortamları (%17,9), öğrenme boyutları (%12,53), öğrenme kuramları (%7,00) ile arasındaki ilişkilerin incelendiği görülmektedir. Bu anlamda yaklaşıma gerekli önemin verilmediği ve yapılan çalışmalarda yeteri kadar çeşitlilik olmadığı yani öğrenme ve başarı odaklı değişkenler üzerinde durulduğu görülmektedir. Bu çerçevede yapılandırmacı yaklaşım ile ilgili öğrenme ortamları, değişik yöntem ve tekniklerin ilişkisi, öğretmen yeterlilikleri gibi konuların aynı zamanda diğer derslerle olan ilişkilerinin de ortaya konulması gerekmektedir. Lisans eğitimleri süresince yapılandırmacı yaklaşıma yönelik kazanımları esas alan ders planlaması ve öğretim uygulamaları yapmaları sağlanmalıdır.
Ölüm konusunun ele alındığı yazınsal çocuk kitaplarının çocuğa görelik ilkesi açısından incelenmesi
Duyarlık gerektiren bir olgu olarak ölüm, her yaşta insanın anlamlandırmakta ve kabullenmekte zorlandığı bir konu olmakla birlikte bilişsel ve duyuşsal olgunluk düzeyleri gibi etmenlere bağlı olarak algılanma süreci de bireyden bireye farklılık göstermektedir. Çocuklara ölüm olgusunun anlatılmasında ve çocukların yaşadıkları bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmalarında, bu sürece ilişkin duygularını ifade edebilmelerinde yetişkinlerin desteğinin yanı sıra nitelikli çocuk kitapları da yardımcı olmaktadır. Çocuklar için ölümü anlatan kitapların çocuk üzerinde yaratacağı etki düşünüldüğünde kitapların, çocukların yaş düzeyine ve gelişimsel özelliklerine dikkat edilerek hazırlanması önemli bir husustur. Bu çalışmada da öncelikle bilimsel araştırmalarda çocukların yaş aralıklarına göre ölüm olgusuna bakış açılarının nasıl olduğuna ilişkin alanyazın taranmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yapılarak ölüm olgusunun okulöncesi, ilk ve ortaokul dönemine seslenen kitaplardaki işleniş biçimi, çeviri ve telif eserlerde ölümün ele alınışının nasıl olduğu, Türk ve dünya edebiyatından seçilen yirmi beş çocuk edebiyatı yapıtı üzerinden incelenmiştir. Yapılan incelemeye göre özellikle okul öncesi döneme seslenen çeviri kitapların dil ve anlatımında ve ölümün anlatılışında dini ögelere yer verilerek anlatılmasından kaynaklı eksiklikler gözlemlenmiştir. İlkokul dönemine seslenen çeviri ve telif eserlerin bazılarında ölümün işlevsizliği unsurunun gözetilmediği görülürken ortaokul dönemine seslenen bir kitapta ise karakterlerin idealize edilerek anlatıldığı gözlemlenmiştir. Çeviri ve telif eserler genel olarak karşılaştırıldığında ölümün ele alınışında, anlamlı farklar gözlemlenmemekle birlikte okul öncesi döneme seslenen çeviri kitapların yukarda bahsi geçen bazı eksiklikler içerdiği gözlemlenmiştir. Çeviri ve telif kitaplarda yaş grubu ilerledikçe ölümün daha ayrıntılı yer aldığı, kültürel ve dini ögelerin de anlatının içerisinde yer aldığı gözlemlenmiştir. Kitaplarda ölümün konu edilişine baktığımızda bazı kitapların sadece yas sürecini ele aldığı bazı kitapların ise hem yas süreci hem de ölümü birlikte ele aldığı gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında; seslendikleri yaş grubunun ölüm olgusunu daha doğru bir şekilde anlamlandırması açısından yazarların, okulöncesi döneme seslenen yapıtların dil ve anlatımında ölüm kavramının alanyazınca ortaya konan temel bileşenlerini gözetmesi; konusunun işlenişinde ise kültürel ve dini ögeleri içeren ifadelerden uzak durmaları tavsiye edilmektedir.
Okul tükenmişliği, okula yabancılaşma, bilinçli farkındalık ve öz yeterlik arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada lise öğrencilerinde okul tükenmişliği, okula yabancılaşma, bilinçli farkındalık ve öz yeterlik arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Hatay ilinin İskenderun ilçesinde öğrenim gören 759 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri Demografik Bilgi Formu, Okul Tükenmişlik Ölçeği, Okula Yabancılaşma Ölçeği, Ergen ve Yetişkinler İçin Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Çocuklar İçin Öz Yeterlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri ve bağlantıları incelemek amacıyla ilişkisel model kullanılmıştır. Verilerin analizinde korelasyon, çoklu doğrusal regresyon, t testi ve ANOVA analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Okul tükenmişliği ile okula yabancılaşma arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki; okul tükenmişliği ile bilinçli farkındalık ve öz yeterlik arasındaysa negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Okula yabancılaşmanın okul tükenmişliğini pozitif olarak yordadığı; bilinçli farkındalık ve öz yeterliğin ise okul tükenmişliğini negatif olarak yordadığı bulunmuştur. Cinsiyetler arası anlamlı farklılıklar incelendiğinde; okul tükenmişliği değişkeni için anlamlı farklılık olmadığı ancak okula yabancılaşmanın güçsüzlük alt boyutunda kız öğrencilerin daha çok okula yabancılaşma yaşadığı, bilinçli farkındalığın reaktif olmamak, yargılayıcı olmamak ve alt boyutlarında kız öğrencilerin daha çok bilinçli farkındalık düzeyine sahip olduğu ve öz yeterlik akademik öz yeterlik, sosyal öz yeterlik ve duygusal öz yeterlik alt boyutlarında erkek öğrencilerin öz yeterlik algısının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca sınıf düzeyleri açısından okul tükenmişliği, okula yabancılaşma, bilinçli farkındalık ve öz yeterlik sınıf düzeyine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Bu farklılıklar okul tükenmişliği, okula yabancılaşma ve öz yeterlik değişkenleri sınıf düzeyi arttıkça artış göstermiştir. Bilinçli farkındalık değişkeni ise farklı sınıf düzeylerinde farklılaşmıştır. Bu araştırmanın sonuçları liselerde okul tükenmişliğini azaltmada yararlı olacaktır. Bu çalışmadan sonra yapılacak çalışmaların daha farklı eğitim kademelerinde yürütülmesi ilişkilerin derinlemesine incelenmesi için yararlı olacaktır.