
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri ve Hemşirelik Fakültesinde öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin yasal sorumluluklara ilişkin adli bilgi düzeylerinin ölçülmesi
Sağlık çalışanlarının adli vakalara ilişkin bilgi sahibi olmaları adaletin işleyişi açısından son derce önemlidir. Bu konudaki bilgiler lisans seviyesinde alınmaktadır. Biz bu çalışmamızda; sağlık fakültesi son sınıf öğrencilerinin adli vakayı tanıma, kanıtlara yaklaşım, delillerin toplanması, saklanması ve iletilmesi gerektiği, çocuk ihmal ve istismarı konularındaki görev ve sorumlulukları, malpraktis ve yasal sorumlulukları hakkında bilgi düzeylerini ölçmeyi amaçladık. Çalışmamıza önceden tarafımızca hazırlanan adli vaka konusunda bilgilerini ölçmeye yönelik soruların bulunduğu anket formları hazırlayarak Malatya İnönü Üniversitesi ebelik, hemşirelik, çocuk gelişimi, odyoloji ve fizik tedavi ve rehabilitasyon 4. sınıf öğrencileridahil edilmiştir. Araştırmaya gönüllülük esasıyla toplam 470 (367 Kız%78.1 ve 103 %21.9Erkek) öğrenci katılmıştır. Adli olguyu tanımaya ve değerlendirmeye yönelik sunduğumuz önermelerde %90.4'ünün, cinsel istismar olgusuyla karşılaştığında öykü alma, adli delilleri nasıl toplayacağı, kanıtların nasıl korunacağı, muayenesinin nasıl olacağı konusunda %84.9'unun, adli olgu vakaların tespit edilmesi, örnek alınması, saklanması ve resmi kurumlara nasıl iletilmesi gerektiği konusunda %73.6'sının, adli ebelik, adli hemşirelik gibi adli bilimlerde alt uzmanlık alanları hakkında , %70.4'ünün,malpraktis konusunda %70 'inin, çocuklarda cinsel istismara yönelik bulguları tanıma ve bu yönde uygulaması gereken adli işlemler hakkında %46.4'ünün bilgi sahibi olmadıklarını saptadık. Sonuç olarak; yakın zamanda geleceğin sağlık çalışanı olacak öğrencilerin adli vakaların tespit edilmesi, yetkili alanlara bildirilmesi, adli delillerin tanımlanması, toplanması, saklanması ve iletilmesi konularında büyük oranda yetersiz bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Sağlık bilimleri ve hemşirelik fakültelerinden mezun olan öğrencilerin adli olguları tanımlayabilme, delillerin toplanması, kayıt altına alınması ve ilgili birimlere iletilmesi konusunda bilgili olmalıdırlar. Mevcut ders programlarıyla bunun sağlanamadığı görülmektedir. Bu sebeple lisans eğitimi sürecinde müfredata zorunlu olarak adli bilimler derslerinin eklenmesi gerekmektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda Sağlık Bilimleri ve Hemşirelik Fakültelerine lisans eğitimi içerisinde adli tıp derslerinin zorunlu temel ders olarak eklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Adli tıp, adli bilimler, adli hemşirelik/ebelik, tıbbi malpraktis, adli tıp eğitimi
Sarcophaga argyrostoma Sarcophaga argyrostoma (Robineau-Desvoidy,1830) (Diptera: Sarcophagidae) türünün farklı morfolojik parametrelerle larval dönemlerinin araştırılması ve bu verilerin adli entomolojiye uygulanması
Bu Tez kapsamında, adli entomolojik çalışmalarda kullanılan Sarcophaga argyrostoma (Robineau-Desvoidy, 1830) (Diptera: Sarcophagidae) türünün larval gelişim süreleri ile uzunluk, genişlik ve ağırlık olmak üzere morfolojik parametreleri 25°C ve 30°C olmak üzere iki farklı sıcaklıkta incelenmiştir. Türkiye populasyonu için bazal gelişim sıcaklıkları ile birlikte Toplam Derece Gün (TDG) ve Toplam Derece Saat (TDS) değerleri hesaplanmıştır. S.argyrostoma türünün larvası için morfolojik gelişim parametrelerinin ölçümleri saatlik olarak yapılmıştır. Bu çalışmayla her ülkenin kendi populasyonuna bağlı değişiklikler göz önünde bulundurularak, Türkiye populasyonu için bir veri seti oluşturulması amaçlanmıştır.
SARS-CoV2 pandemisi öncesi ve süresince acil servise başvuran adli olguların incelenmesi
Doğal olmayan harici etkenler neticesinde kişilerin beden ve ruh sağlığının bozulmasına veya ölüme neden olan olay adli olgu olarak nitelendirilir. Bu olaylara maruz kalmış ve zarara uğramış birey öncelikle sağlık kuruluşlarının acil servislerine başvurmaktadır. Acil servislere başvuran acil vakaların tedavilerinin yapılmasının yanında adli vaka niteliğindeki olguların muayenesi sonucunda adli rapor düzenlenmektedir. Sağlık kuruluşlarının bu birimlerinde yapılan muayene ve düzenlenecek rapor sonraki süreçte adli işlemler için yönlendirici niteliğe sahip olmakla beraber ehemmiyet taşımaktadır. Bu çalışma Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi acil servislerine Kasım 2018-Temmuz 2021 tarihleri arasında başvuran 2334' ü çocuk (0-18 yaş) ve 7301' i yetişkin (18 yaş ve üzeri) toplam 9635 adli olgudan, yapılan güç analizi sonucuna göre 800 adli olguya ait dosyaların geriye dönük gözden geçirilmesiyle yapıldı. Çalışmada elde edilecek veriler için bir form hazırlandı. Hazırlanan forma hastaların, protokol numarası, geliş tarihleri, yaş, cinsiyet, adli olgu türü, travma bölgeleri, zehirlenme ise türü, intihar ise metodu, tedavi takip sonrası durumları (taburcu, yatış, exitus, sevk, tedavi/yatış kabul etmeme, acil servisi izinsiz terk) yatırılmışsa yattığı klinik ve çocuk olguları getiren kişi verileri kaydedildi. Pandemi öncesinde de pandemi sürecinde de acil servislere başvuru yapan hastaların çocuklarda en fazla 0-11 yaş grubunda, yetişkinlerde ise en fazla 18-64 yaş grubunda olduğu saptanmıştır. Pandemi öncesinde %38,6 (n=76) ile en fazla düşme olgusu görülürken, yetişkinlerde %16,4 (n=32) ile en fazla delici-kesici alet yaralanmaları; pandemi sürecinde acil servislere başvuru yapan adli olay türleri içinde çocuklarda %43,1 (n=87) ile en fazla düşme olgusu, yetişkinlerde %17,6 (n=36) ile en fazla araç içi trafik kazası olgusu görülmüştür. Pandemi öncesinde ve sürecinde çocuklarda da yetişkinlerde de en yaygın rastlanan travma bölgelerinin dağılımları travmanın tanımlanmamış erken komplikasyonu olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak adli olgularda kayıtların eksiksiz ve düzenli olması, sonrasında oluşabilecek hukuksal süreçte hekim güvenliği ve hasta mağduriyetinin önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Staphylococcus aureus ve Escherichia coli besin zehirlenmesi modellerinde zamana bağlı histolojik etkiler ile nitrik oksit ve total antioksidan kapasite seviyelerinin belirlenmesi
S. aureus ve E. coli'nin sebep olduğu besin zehirlenmeleri sonucunda gastrointestinal rahatsızlıklar, ateş, nörolojik bulguların yanısıra bazı vakalarda ölüm de görülebilmektedir. Çalışmada E.coli O157:H7 ve S. aureus'un oral yolla alımından sonra rat dokuları üzerindeki olası histopatolojik etkileri ile total antioksidan kapasite ve nitrik oksit düzeylerini değerlendirmek amacıyla toplam 25 adet rat; Kontrol, EC1, EC2, SA1 ve SA2 grupları olmak üzere 5 gruba ayrılmıştır. Hazırlanan E. coli süspansiyonu 109 cfu/ml ve S. aureus süspansiyonu 2x108 cfu/ml olarak ratlara gaval yoluyla verilmiştir. EA1 ve SA1 gruplarındaki ratlar uygulamadan 12 saat sonra ve EA2 ve SA2 gruplarındaki ratlar ise 24 saat sonra genel anestezi altında sakrifiye edilmiştir. Elde edilen serum örneklerinden nitrik oksit (NO) ve total antioksidan kapasite (TAK) seviyelerinin belirlenmesi için ELİSA tekniği kullanılmıştır. Histopatolojik inceleme sonucu karaciğerde infiltrasyon açısından kontrol grubu ile tüm enfeksiyon grupları arasında anlamlı fark saptanırken (p<0,05), sinuzoidlerde genişleme ve vakuolizasyon açısından sadece EC2 ve SA2 grupları ile kontrol arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Bağırsakta infiltasyon, goblet hücre sayısı, villus epiteli hasarı açısından tüm gruplar ile kontrol grubu arasında anlamlı fark saptanmış ancak sadece SA1 grubunda goblet hücre sayısındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). TAK ve NO seviyeleri açısından kontrol ile diğer gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmasa da, artışlar olduğu görülmüştür (p>0,05). Tüm bu sonuçların besin zehirlenmelerinde tanı için ek bilgi oluşturacağı kanısındayız. Ayrıca zehirlenme sonrası 12 ve 24. saatte histopatolojik hasar tespit edilmesi ile TAK ve NO seviyelerindeki artışlar kısa sürede tedavinin planlanması açısından oldukça önemlidir.