
2.981
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Bazı bazalt malzemelerin manyetik alandaki elektriksel özellikleri
Bazalt dünyanın yüzeyinde oldukça geniş yer kaplayan yaygın bir kayaç türüdür. Bu kayaç volkanik faaliyetlerin sonucunda oluşur ve içindeki bileşenler zengin çeşitlilik gösterir. Bu çalışmada Van İlinin farklı bölgelerinden toplanan üç farklı basalt örneği(KYZ-13, KYZ-24, CM 1) incelendi. Morfolojik analizi, mastersizer ölçümü, SEM analizi gibi deneysel ölçümler uygulandı. Toz halinde bulunan bu örneklerden pelletler oluşturuldu. Örneklerin elektriksel ölçümleri empedans analizörü kullanılarak manyetik alan altında ve manyetik alan yokken yapılmıştır. Ölçümler sonucunda, dielektrik sabit, iletkenlik, dielektrik güç ve relaksasyon süreleri frekansa bağlı olarak incelendi ve sonuçlar yorumlandı.
Katılarda raman piklerinin sıcaklığa bağlı olarak kayması ve genişlemesi modellerindeki farklılıkların incelenmesi
Bu çalışmada kristallerde Raman piklerinin sıcaklığa bağlı olarak kayması ve genişlemesi modelleri ele alınmıştır. Bu modellerin kullanımı sonucunda literatürde farklı kullanım denklemleri olduğu görülmüştür. Bunun için genel olarak kristallerdeki titreşimler hem klasik hem de kuantum fiziksel olarak incelenmiş buradan da anharmoniklik konusu gözden geçirilmiştir. Anharmonik konusunda iki tane model söz konusudur: Bunlar Cowley modeli ve Klemens modelidir. Bu iki modele Balkanski'nin ve Menendez'in yaptığı modifikasyonlar anlatılmış ve piklerin sıcaklığa bağlığı yeniden ele alınmıştır. Bu çalışmada, teorik olarak Balkanski'nin türettiği denklem geçerliliğini korumakla beraber, bu denkleme bir sabit ekleme sureti ile yapılan ekin gereksiz olduğu görülmüştür.
Tanısal radyolojide x-ışını inceleme frekanslarının belirlenmesi ve radyasyondan korunma farkındalığına dair bir anket çalışması
Son dönemlerde, gelişen teknolojiyle birlikte, tanısal radyolojik tetkiklerin kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Radyolojik inceleme frekanslarındaki artış, bireysel dozların ve buna bağlı olarak tıbbi ışınlamaların toplam etkin doza katkısının artmasına yol açmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonun zararlı etkileri gözönünde bulundurulduğunda, radyasyondan korunma açısından tıbbi görüntülemede kullanılan X-ışınlarından kaynaklanan toplam etkin dozların değerlendirilmesi önemlidir. ALARA: (As Low As Reasonably Achievable) iyonlaştırıcı radyasyon içeren incelemelerin uygulama öncesinde fayda-zarar analizinin yapılmasını tavsiye eden, incelemenin fayda getireceği durumlarda 'mümkün olan en az dozla' gerçekleştirilmesi ilkesine dayanan, sosyoekonomik faktörleri de içinde barındıran, bir radyasyon güvenliği kültürüdür. Radyasyon uygulayıcıları başta olmak üzere tüm toplumda ALARA kültürünün yerleştirilebilmesi radyasyonların güvenli şekilde kullanılması açısından son derece önemlidir. Bu amaçla bu çalışmada, İstanbul'da bulunan bazı kamu ve özel hastanelerde, radyolojik inceleme isteminde bulunan doktorlar, radyasyon uygulayıcıları (teknisyen ve tekniker), ve radyasyona maruz kalan hastalara radyasyondan korunma farkındalıklarının belirlenmesi amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket çalışması dört eğitim araştırma, bir tıp fakültesi ve bir devlet hastanesi olmak üzere toplam altı hastanede gerçekleştirilmiştir. Anket formları hastalar, teknisyen ve doktorlara yönelik olarak üç ayrı formatta hazırlanmıştır. Hastalar ve doktorlara yönelik olan anket formu 20 soru, teknisyenlere yönelik olan anket formu 30 soru içermektedir. Her gruba ait sorular, demografik özellikler (cinsiyet, yaş, meslek ve deneyim yılı), radyasyon hakkında genel bilgi, radyasyondan korunma hakkında genel bilgi, radyasyonun biyolojik etkileri konularını içermektedir. Teknisyen ve doktorlara yönelik uygulanan anketlerde, ek olarak ALARA kültürü ve hastaların radyolojik tetkiklerde maruz kaldıkları etkin dozlarla ilgili sorular da bulunmaktadır. Anketler, hedef kitleye birebir görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Ayrıca, radyasyon uygulayıcılarına yönelik olan anket Antalya'da düzenlenen 7. Ulusal Radyoloji Teknisyenleri ve Mesleki Eğitim Seminerleri'nde katılımcılara da uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS (Statistical Products and Service Solutions) programı kullanılarak incelenmiş ve betimsel istatistik analizleri yapılmıştır. Çalışmada ; 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları için, tanısal radyoloji ünitelerinde X-ışını kullanılarak gerçekleştirilen incelemelerin frekansları belirlenmiştir. Frekans verileri; iki özel üniversite tıp fakültesi, üç özel hastane, bir tıp fakültesi, üç eğitim araştırma hastanesi olmak üzere toplam dokuz hastanenin PACS (Picture Archiving and Communication Systems) ve HBS (Hastane Bilgi Sistemi) sisteminden elde edilmiştir. Bu frekanslar içerisinde yer alan ve toplam etkin doza en çok katkıda bulunan X-ışını incelemelerinin frekansları tespit edilmiş ve karşı gelen kollektif etkin doz değerleri hesaplanmıştır.
Hava kirliliğine neden olan gazların algılanmasına yönelik sensörlerin geliştirilmesi
Kimya endüstrisindeki hızlı gelişmelerle birlikte hava kirliliğini yerinde algılamak oldukça büyük bir önem kazandı.Amerika Birleşik Devletleri'nde zehirli maddeler ve hastalıkları kayıtları tutan birimin belirttiğine göre uzun süre düşük miktarlarda (yılda 200ppm)toluene maruz kalmak akciğer hasarına, hafıza kaybı ve mide bulantısı gibi şikayetlere neden olabilir. Daha yüksek miktarlarda (yılda 600 ppm) toluene maruz kalmak beyinde kalıcı hasara yol açarken, devamında ölümle sonuçlanır. Günümüzde bu organik uçucunun konsantrasyonunu saptamanın en güvenilir yolu, örneklerin kimyasal veya gaz kromatografi teknikleriyle ölçüldüğü laboratuvar analizidir. Bu yöntemler son derece doğru ve hassas sonuçlar elde etmesiyle avantaj sağlar. Ancak yinede örneği almak ve sonuçlara ulaşmak arasında doğal gecikmeler olabilir.Bu yüzden taşınabilir, hassas, seçici ve güvenilir gaz sensörü tüm bu standartları karşılayacak özellikte geliştirilmiş olmalıdır.Bu tezde, toluen,etanol,ksilen gibi uçucu organik bileşiklerin algılanmasına yönelik sensörler geliştirmeyi amaçladık. Metalofitalosiyanin ince filmlerine gönderilen ksilen buharının iletkenliği, hassasiyeti ve adsorpsiyon kinetiklerine nemin etkisi araştırıldı.
Mean field description of finite nuclei under extreme conditions of isospin and temperature
Nowadays, investigation of nuclei far from the stability line has become a central topic in the nuclear physics community. With the advances in the experimental facilities, scientist are able to study the different parts of the nuclear landscape with larger proton-neutron asymmetry which is quite important to understand the underlying dynamics of atomic nuclei. In the theoretical framework, the self-consistent mean field models are the appropriate tools in order to probe the static and dynamic properties of atomic nuclei. In recent years, the formation of the low-energy modes below the Giant Resonance region become a popular topic in nuclear physics, both experimentally and theoretically. Especially, the low-energy part of the dipole resonances attracted scientist due its relation with neutron skin thickness, nuclear symmetry and also with the astrophysical processes like r-process nucleosynthesis. However, the nature and behavior of low-energy modes are not clear yet. In the First part of this thesis, the high-energy and low-energy dipole and monopole modes are investigated within the mean field framework using Skyrme HF+RPA at zero temperature. In particular, we focus on the behavior of the low-energy part of the monopole and dipole spectrum by analyzing the transition densities and collectivity of an excited state. The calculations reveal that the behavior of the low-energy modes are rather different from the high-energy part of the spectrum. They show a complex isoscalar and isovector behavior. In addition, low-energy monopole excitations exhibit a pure single-particle excitation. These pure single-particle excitations allow to analyze the splitting of the corresponding spin-orbit partners. Recently, exciting results are obtained far from the stability line with the change of the nuclear magic numbers. The magicity of 54Ca nuclei with N=34 magic number has been confirmed with the experimental results which took place at RIKEN. The effect of the tensor force on the evolution of the single-particle energies of nuclei are also investigated within the framework of this thesis. We employ both HFB and HF-BCS methods using Skyrme-type energy density functionals. An increase is obtained in the neutron spinorbit splittings of p and f states due to the effect of the tensor force which also makes 54Ca a magic nucleus candidate. In addition, QRPA calculations on top of HF+BCS are performed to investigate the first J = 2+ states of the calcium isotopic chain in order to explore the magicity of the 52Ca and 54Ca nuclei. We confirm that the tensor part of the interaction is quite essential in explaining the neutron subshell closure in 52Ca and 54Ca nuclei. Investigation of the properties and dynamics of nuclei under effect of temperature provide even more detailed information about the structure and properties of nuclei. In the second part of this thesis, the effect of the temperature on the ground state and excited state properties of nuclei are investigated within finite temperature mean field models. Firstly, the temperature dependent the HF-BCS approximation has been used in the calculation of the ground state properties of nuclei. Pairing phase transitions from superfluid to the normal state are studied with respect to the temperature. The temperature dependence of the nuclear radii and neutron skin are also analyzed. An increase of proton and neutron radii is obtained in neutron rich nuclei especially above the critical temperature. Using different Skyrme energy functionals, it is found that the correlation between the effective mass in symmetric nuclear matter and the critical temperature depends on the pairing prescription. The temperature dependence of the nucleon effective mass is also investigated, showing that proton and neutron effective masses display different behavior below and above the critical temperature, due to the small temperature dependence of the density. Secondly, the effect of the temperature on the multipole response of nuclei is investigated within the fully self-consistent finite temperature RPA. It is shown that the low-energy part of the dipole and monopole spectrum is rather sensitive to the temperature. In particular, formation of the new low-energy modes are observed under temperature effects. Lastly, the effect of the temperature on the multipole response of open-shell nuclei is investigated within the FT-QRPA for the first time.
NOAA uydu verileri kullanarak Çukurova Bölgesinde bitki örtüsünün belirlenmesi
Bu çalışmada, Mayıs, Temmuz, Eylül ve Ekim 1997 yılı Çukurova Bölgesi NOAA- 14 AVHRR (Advanced High Resolution Radiometer) görünür ve yakın kızılötesi verileri kullanılmıştır. Bu verilerden NDVI (Normalized Difference Vegetation Index) değerleri PC uyumlu ERDAS paket programı kullanılarak hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Bölgede, coğrafi ve mevsim koşulları göz önüne alınarak 6 tip genel örtü sınıfı saptanmıştır. 1997 yılına ait aylık görüntülerin NDVI değerleri işlenerek, bitki indeksi değerlerinin değişimi incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Bitki İndeksi, Uzaktan Algılama, NOAA-AVHRR Verisi, Görüntü İşleme, Sınıflandırma.
Dirac denklemi ve hidrojen atomu
ABSTRACT MSc THESIS Dirac Equation and Hydrogen Atom Hasan ARSLAN DEPARTMENT OF PHYSICS INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor : Prof. Dr. Gülsen ÖNENGÜT Jury : Prof. Dr. Gülsen ÖNENGÜT : Doç. Dr. Ayşe POLATÖZ : Yrd. Doç. Dr. Hamide KAVAK According to the Theory of Special Relativity laws of physics valid in one inertial frame are valid in other inertial frames. Also,the speed of light is invariant under Lorentz transformations. From these principles we try to obtain a relativistic quantum theory which also agrees with the principles of non-relativistic quantum theory. This was achieved by Dirac who found an equation which gives antiparticle solutions as well as solutions for particle with spin 1/2. On the other hand, in Dirac equation odd operators couple small and large components of the wave function. In order to decouple them Foldy-wouthuysen transformations are used. In this thesis we applied the methods of Relativistic Quantum mechanics and Foldy-wouthuysen transformations to the hydrogen and investigated the corrections brought to the energy levels by a relativistic hamiltonian. Key Words: Klein-Gordon equation, Dirac equation, Dirac matrices, Foldy- Wouthuysen transformations, the hydrogen atom.
Yarıiletken aletlerin nümerik modellemesi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ YARIİLETKEN ALETLERİN NÜMERİK MODELLEMESİ M. izzettin YILMAZER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Y. Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR Yıl: 1999, Sayfa: 98 Jüri: Y. Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR : Prof. Dr. Yüksel UFUKTEPE : Doç. Dr. Ramazan ESEN Yarıiletken aygıtlar endüstrinin bir çok alanında kullanılmaktadır. Aygıtların elektrik ve optik özelliklerinin bilinmesi, kullanım alanlarının gelişmesine yardımcı olacaktır. Bu özelliklerin araştırılması laboratuar çalışmaları ile yapılabileceği gibi bilgisayar simülasyon yöntemleri kullanılarak da yapılabilir. Bu çalışmada yarıiletken malzemelerin nümerik olarak simülasyonunun nasıl yapılabileceğinin araştırılması ve böylece modelleme yardımı ile verilen bir yarıiletken aygıtın çeşitli koşullar altında karakteristiklerinin bulunması amaçlanmıştır. Ayrıca çeşitli malzeme parametrelerinin ve ortam koşullarının etkisi de incelenmiştir. Nümerik simülasyon yöntemi olarak Monte Carlo yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemi kullanmak için yarıiletken malzeme içerisindeki yük taşıyıcılarının malzeme içindeki çeşitli merkezlerle olan etkileşme biçimi bilinmeli ve böylece aygıt Monte Carlo yöntemi ile etkin şekilde modellenebilmektedir. Bu modelleme ile aygıtın performansının ve temel karakteristiklerinin taşıyıcı yoğunluğu; malzemenin safsızlık konsantrasyonu, modellemede kullanılan parçacık sayısı, ortamın sıcaklığı gibi parametrelere bağlılığı da araştırılmıştır. Ayrıca bu işlemler için gerekli olan Fortran programları da yazılmıştır. Monte Carlo yöntemi, birden fazla parçacığın aynı anda simule edilmesini sağladığı, malzeme özelliklerinin kolayca simülasyon programına eklenebilmesine izin verdiği ve ayrıca bütün uzayda çözülmesi gereken bir dalga fonksiyonu yazılmasını gerektirmediğinden uygun ve hızlı bir çözüm yöntemidir. Anahtar Kelimeler: Yarıiletken, Monte Carlo Metodu, Saçılma mekanizmaları, Simülasyon, Modelleme.
Toryum'un hızlı nötronlarla etkileşiminin incelenmesi
Artan dünya nüfusu beraberinde dünya enerji tüketimini de arttırmıştır. Enerji ihtiyacı veekolojik kaygılar güneş, rüzgar ve dalga gücü gibi temiz doğal enerji kaynakları üzerindekiaraştırmalar artmıştır. Bununla beraber bu kaynaklar ihtiyaca cevap vermekten uzakolduğundan daha güvenli nükleer reaktör araştırmaları önem kazanmıştır. C. Rubia' nın?enerji yükselticisi? projesi Toryum üzerine olan ilgiyi arttırmış ve onu gelecek nesilreaktörlerin yakıtı haline getirmiştir. Bu tip nükleer reaktörlerin tasarımı fisyon ürünlerihakkında detaylı ve hassas bilgi gerektirir.Bu çalışmada 232Th' nin 14 MeV nötronlarla fisyonundan oluşan ürünlerin toplam bolluklarıbelirlenmiş ve 52 çekirdek bildirilmiştir. Deneyler D-T reaksiyonu ile ~14 MeV nötronlarüreten SAMES T-400 nötron jeneratöründe yapılmıştır. Nötron jeneratörünün akısı, nötronaktivasyon yöntemi kullanılarak 27Al(n,p)27Mg reaksiyonu ile yapılmıştır. Hızlı ve kesinelektronik cevap alınabilmesi için CAMAC sistemi ile HpGe GAMMAX detektörkullanılmıştır ve sistemin tüm kalibrasyonlar ışınlanacak örnek kullanılarakgerçekleştirilmiştir. Çekirdeklerinin hüviyetlerinin tespiti için ardışık ölçüm sistemi kurulmuşve ilgilenilen çekirdeklerin yarı ömür ölçümleri de gerçekleştirilmiştir. Bu ardışık sistemkullanılarak farklı bekleme süreleri verilmesi mümkün olmuştur ve diğer çekirdeklerin tümenerji tepesine katkısı elimine edilmiştir. Kullanılan deneysel düzenek ile diğer çalışmalardaelde edilen bilgi üzerindeki belirsizliklerin azaltılması sağlanmış ve daha önce bildirilmemiş10 çekirdek için ürün bollukları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Toryum, Fisyon, 14 MeV Nötronlar, Toplam Ürün Bollukları, CAMACJÜRİ:1. Prof. Dr. Metin SUBAŞI (Danışman) Kabul Tarihi: 10.03.20062. Prof. Dr. Nizamettin ERDURAN Sayfa Sayısı: 1433. Prof. Dr. Mehmet ŞİRİN4. Prof. Dr. Melih BOSTAN5. Doç. Dr. Cenap Özben
Yarıiletken nanokristal yapılar içeren cam malzemelerin kırılma indislerinin interferometrik yöntemlerle belirlenmesi
YARI LETKEN NANOKR STAL YAPILAR ÇEREN CAMMALZEMELER N KIRILMA ND SLER N N NTERFEROMETR KYÖNTEMLERLE BEL RLENMESEKREM SINIRÖZETçinde CdSe veya CdTe yarıiletken katkı bulunan iki tür cam, elmas testere ile15x15x1.5 mm boyutlarında numunelere kesilmiş ve bu numuneler 1000 0 C 'deyaklaşık 10 dakika eritilip hızlı bir şekilde oda sıcaklığına soğutulmuştur. Bunumunelere 550 0 C ile 675 0 C sıcaklıkları arasında farklı sürelerde ısıl işlemuygulanmış ve numuneler içinde nanometre mertebesinde yarıiletken yapılar(kuantum noktaları) elde edilmiştir. Isıl işlem sonrasında numunelere zımparalama veparlatma işlemleri uygulanmış ve kalınlıkları 0.4 mm ile 1.0 mm arasında değişenparalel plaka şeklinde camlar üretilmiştir. Bilgisayar kontrollü optik deney düzeneğikullanılarak numunelerin optik soğurma spektrumları elde edilmiştir. Optik soğurmaspektrumlarındaki birinci eksiton tepelerinin enerji değerleri kullanılarak, camiçindeki ortalama kuantum noktası yarıçapları elde edilmiş ve yarıçap değerlerininCdSe için 1.89 nm ile 2.75 nm ve CdTe için 2.91 nm ile 3.33 nm aralığında olduğubulunmuştur.Yarıiletken katkılı, paralel plaka şeklindeki bu camlar Michelson girişimölçeri deneydüzeneğinin numune kolunda bulunan motorize döner tabla üzerine yerleştirilmiş vedöner tablanın kontrol ünitesi aracılığıyla ölçülen açılar altında döndürülmüştür. Işığınoptik yolundaki değişimin transandantal bir modeli kullanılarak camların kırılmaindisleri belirlenmiştir.Başlangıçta numune üzerine dik olarak düşen ışık, numunenin döndürülmesiylegiderek artan bir kırılmaya uğrar. Bunun sonucunda ışığın havadaki optik yoluazalırken cam numune içindeki optik yolu artar. Bu optik yol değişimi girişimsaçaklarının kaymasına neden olur. Bu kaymalar eş-zamanlı olarak bilgisayardakaydedilerek kayma yapan saçak sayısı belirlenir. Numunenin dönme açısı, kaymayapan saçak sayısı ve numune kalınlığı bir transandantal modele yerleştirilerek, laserışığı için, malzemenin ?tahmini? kırılma indisi değerlerine karşılık gelen bir seridalgaboyu değeri elde edilir. Deneyde kullanılan He-Ne laserin dalgaboyu değeriniveren tahmini kırılma indisi değeri cam için aradığımız kırılma indisidir. Kırılmaindisi 1.457 olarak bilinen bir kaynamış (fused) kuvars prizma ile yapılan deneyler,kırılma indisi için 1.458 ± 0.002 değerini vermiştir. Bu da ölçüm metodunun 10-3mertebesinde hassasiyete sahip olduğunu göstermektedir.Elde edilen kırılma indisi ve kuantum noktası ortalama yarıçapı değerlerikarşılaştırıldığında, kuantum noktası yarıçapındaki artışın kırılma indisinde de artışaneden olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Kırılma indisi, kuantum noktaları, Michelson girişimölçeri, optikyol farkı.
Fibril biyopolimerlerin yıpranma özelliklerine bazı dış faktörlerin etkileri
Bu çalışmada; fibril biyopolimerlerden olan ipek fibroininin ve yün keratininin mekaniközelliklerine ve serbest radikalli reaksiyonlarına, bazı dış faktörlerin (suyun, farklı dozlardakiklorlu su çözeltilerinin, bazı organik çözücülerin ve elektriksel boşalmanın) etkileriaraştırılmıştır.Suda, farklı dozlardaki klorlu su çözeltilerinde, bazı organik çözücülerde, farklı sürelerboyunca bekletilen ipek ve yün liflerinde, mekanik gerilim altında yıpranma aşamaları takipedilmiştir. Aynı sıvıların, söz konusu liflerde oluşturdukları serbest radikalli süreçleriincelemek üzere ESR sinyalleri alınmış ve rekombinasyon kinetiği eğrileri elde edilmiştir.Fibril biyopolimerlerde yıpranma sürecinin genel mekanizmasının termofluktasyon karakterliolduğu kanıtlanmış; yukarıda adı geçen dış faktörlerin, yıpranmanın başladığı ilk andakiparçalanma aktivasyon enerjisi değerini azalttığı ve böylece yıpranma mekanizmasınıetkilediği sonucuna varılmıştır.Elektriksel boşalma etkisine maruz bırakılan liflerde, kısa süreler için, makromoleküllerarasında çapraz bağların oluştuğu anlaşılmış ve bu etkiyle liflerin mekanik yaşam sürelerinin(mekanik dayanıklılığın) arttığı gözlenmiştir.
Ti/Si ve Zr/Si eklemlerin elektriksel karakteristikleri
Metal-yarıiletken eklemler, mikroelektronik cihazların ve entegre elektronik elemanlarıntemelini oluşturmaktadır. Geçiş metalleri kullanılarak yapılan metal-yarıiletken eklemlerinkarakteristikleri ile ilgili yapılan araştırmalarda ara yüzde oluşan silikatların özdirençlerinindüşük olması ve oksitlenmeye karşı dayanıklı olmaları dikkat çekmiştir. Yine de, geçişmetal/yarıiletken eklemler konusunda az çalışma vardır.Bu çalışmada, kristal Si(100) altlık üzerine benzer kimyasal özellikler taşıyan Ti ve Zr incefilm kaplama yapılarak yapılan eklemlerin elektriksel özelliklerinin karşılaştırılmasıamaçlanmıştır. DC magnetron sıçratma tekniği ile n-tipi ve p-tipi Si(100) altlık üzerine Ti veZr ince film kaplamalar yapılmıştır. Bu eklemlerin akım-gerilim ve kapasitans-gerilimkarakteristikleri incelenmiş, deneysel bulgulardan Schottky engel yüksekliği, ideallik faktörü,katkı iyonu yoğunluğu gibi parametreler hesaplanmıştır. Ayrıca, Si altlık için UV geçirgenlikölçümü yapılarak yasak enerji aralığı hesaplanmış ve kaplamadan sonra XRD analizleriincelenerek ara yüzeyde ne tür kristal fazları oluşup oluşmadığı irdelenmiştir.Yapılan elektriksel ölçümlerde, Ti/p-Si eklemin engel yüksekliği Фb(I-V)= 0,73 eV, Фb(C-V)= 0,90 eV ve akseptör iyonu yoğunluğu Na= 2,28x1013 cm-3 olarak, Ti/n-Si eklemin engelyüksekliği Фb(I-V)= 0,68 eV, Фb(C-V)= 0,80 eV ve donör iyonu yoğunluğu Nd=5,12x1013cm-3 olarak ve Zr/p-Si eklemin engel yüksekliği Фb(I-V)= 0,83 eV, Фb(C-V)= 1,34 eV veakseptör iyonu yoğunluğu Na= 3,03x1013 cm-3 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca Ti/Sieklemlerin foto duyarlılık özelliği göstermediği, ancak Zr/p-Si ekleminin ışıkla doğrultmaözelliğinin arttığı gözlenmiştir. Hazırlanan Ti/n-Si, Ti/p-Si ve Zr/p-Si eklemleri Schottkydiyot özelliği göstermiştir.Anahtar kelimeler: Ti/Si ve Zr/Si eklemler, Schottky diyot, Ti5Si4
CMS deneyinde CP kırınım araştırmaları
CP kırınımı kırk yıl önce keşfedilmiş olmasına rağmen, kaynağı hala bilinmemektedir. Bu tezde, K bozunumlarında gözlenen CP kırınım etkileri tanımlanmış ve Standart Model (SM)'in zayıf etkileşmesiyle CP kırımmımn nasıl meydana geldiği açıklanmıştır. Aslında, CP kırınım kaynağının bu etkileşme olduğunu savunan hipotez, K ve B bozunumlarına bakacak olan gelecekteki deneyler tarafından doğrudan test edilecektir. LHC'de çok miktardaki bb olayları, B sisteminde CP kırınımını çalışmaya olanak sağlayacaktır. LHC'nin başlangıçtaki düşük ışıkhk evresi sırasında, CMS dedektörünün birim üçgenin a, 0 ve y açılarım ölçme potansiyeli tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: CP, CKM, Birim Üçgen, CMS
Nötrino fiziğinde son gelişmeler
Bu çalışmada, yüksek enerji ve parçacık fiziğinin güncel konularından biri olan, evrenin oluşumu ve geleceği hakkında bilgi verdiğine inanılan nötrinolar hakkında bilinenler derlenmiştir. Ayrıca güneşsel ve atmosferik nötrino problemleri, bu problemlerin bugünkü durumu, problemlere en popüler çözüm olarak düşünülen nötrino sahnımlan, günümüzde yapılan ve gelecekte yapılması planlanan güneşsel ve atmosferik nötrino deneyleri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler:. Standart Model, Nötrino, Nötrino Salımmlan, Standart Güneş Modeü, Güneşsel ve Atmosferik Nötrinolar
Bazı magnetik malzemelerin fiziksel özelliklerinin incelenmesi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ BAZI MAGNETTK MALZEMELERİN FİZİKSEL özelliklerinin incelenmesi Berdan ÖZKURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Bekir ÖZÇELİK Yıl: 2003, Sayfa:57 Jüri : Prof. Dr. Bekir ÖZÇELİK : Prof. Dr. Kerim KIYMAÇ : Prof. Dr. Osman SERİNDAĞ Bu çalışmadaki esas amaç, MnIMg,_xTi03 malzemesinin fiziksel ve yapısal özelliklerinin araştırılmasıdır. Bu çalışmada örnek katıhal tepkime yöntemiyle hazırlandı ve XRD analizleri örneklerin farklı kristal fazlarda olduğunu gösterdi. x 'in değişen değerlerinin örneğin mikro yapısı üzerindeki etkileri araştırıldı. Elektriksel direnç ölçümleri, dört nokta yöntemiyle yapıldı ve SEM analizi ise örneğin tanecikli yapısı hakkında bilgiler verdi. Bu çalışmanın giriş kısmında, MnxMgj_xTi03 'ün fiziksel özellikleri özetlendi. Tezin önceki çalışmalar kısmında ise, bu malzemenin magnetik özellikleri ile ilgili son gelişmeler verildi. Bu çalışmanın diğer kısımlarında ise Mn^Mg^TiOj malzemesinin kristal yapısı incelendi ve deneysel sonuçlar yorumlandı. Anahtar Kelimeler: MnxMg1_xTiO 3, Seyreltilmiş antiferromagnet
Işıldayan (scintillating) fiberler ile dedeksiyon teknikleri
Bu çalışmada sintilatör fiberler ve bunların yüksek enerji fiziğinde, astrofizikte ve tıpta kullanıldığı uygulama alanları açıklanmıştır. Sintilatör fiberler sahip oldukları hızlı bozunma zamanlan, esneklikleri ve kolay elde işlenebilir olmaları nedeniyle yüksek uzaysal çözünürlük ve yüksek hız gerektiren dedektör uygulamalarının ihtiyacını büyük oranda karşılamaktadır. Sintilatör fiberlerin kullanıldığı dedektör sistemleri hızla gelişmekte olan bir konudur. Özellikle pozisyon duyarlı fotoçoğaltıcılar ile beraber kullanıldıkları sistemlerin geliştirilerek tıptaki ve kalite kontrolündeki uygulamaları için yeni teknolojilerin geliştirileceği bir proje önerisi Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı çerçevesinde hazırlanmaktadır. Çukurova Üniversitesi yüksek enerji fiziği grubu bu proje önerisine katılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sintilatörler, Sintilatör Fiberler, İz Dedektörleri
Au/CdTe ve Ag/CdTe eklemlerin yapısal ve opto-elektronik özellikleri
Omik kontak ya da Schottky diyot amacı ile üretilen metal-yarıiletken yapıların kararlılığıeklemi oluşturan komponentlerin kararlılığı ve birbirleri ile etkileşmelerine bağlıdır. Buamaçla CdTe yarıiletkeninde omik ya da Schottky eklem olarak kullanılan Au, Agmetallerinin CdTe'de difüzyonu, Au ve Ag katkılı CdTe filmlerin ve Au/CdTe, Ag/CdTeeklemlerin yapısal, optik ve elektrik özellikleri incelendi.Yakın mesafeli buharlaştırma yöntemi ile elde edilen CdTe filmlerin yapısal özellikleri XRDyöntemi ile araştırıldı. Üretilen filmlerin kübik ve hekzagonal yapıda boyutları ortalama0,1μm olan polikristal CdTe taneciklerden oluştuğu belirlendi. Cam üzerine yaklaşık 4μmkalınlıkta kaplanan CdTe ince film yarıiletkeninin optik absorpsiyonun spektral değişimindenyasak enerji aralığı 1.5eV olarak belirlendi.P ve n tip CdTe için elektriksel ölçümlerde kullanılacak omik kontak metali olarak 9,6x106ohm.cm2 lik kontak direnci ile GaIn sıvı metali belirlendi.Elektron demeti kaplama yöntemi ile CdTe üzerine kaplanan Au metalinin 350-550oCsıcaklıkları arasında CdTe ye difüzyonu, XRF yöntemi ile belirlendi. Buradan difüzyonçarpanı 4,4x10-7 cm2/s ve aktivasyon enerjisi 0,54eV olarak belirlendi. Au difüzyonununCdTe nin yapısına etkisi XRD yöntemi ile arastırıldı ve difüzyon sonrası filmde kübik vehekzagonal yapıda polikristal CdTe taneciklerin oluştuğu belirlendi. Termal difüzyon ile eldeedilen Au katkısı p tip CdTe yarıiletkenin yasak enerji bandında akseptör özellikte, valansbanttan yukarıda 0,2eV luk eneji seviyesine sahip olduğu belirlendi.Au/pCdTe eklemin elektriksel özellikleri incelendi ve eklemin omik özellik gösterdiğibelirlendi.Elektron demeti kaplama yöntemi ile CdTe üzerine kaplanan Ag metalinin 350-450oCsıcaklıkları arasında CdTe ye difüzyonu, XRF yöntemi ile belirlendi. Buradan elde edilendifüzyon çarpanı 4x10-7cm2/s ve difüzyon aktivasyon enerjisi 0,72eV olarak belirlendi.Kübik CdTe filmde Ag difüzyonu sonrası XRD ölçümleri sonucu Ag2Te fazının oluştuğubelirlendi. Bununla birlikte iletkenliğin sıcaklıkla değişimi ölçümünden Ag2Te fazının oluşmasıcaklığında (145oC) Ag katkılı CdTe filmin iletkenliğinin değiştiği belirlendi. Ag ilekatkılanan CdTe filminde optik yöntem ve iletkenlik sıcaklık ölçümlerinden yasak banttakatkı nedeni ile valans banttan yukarıda 0.09eV luk katkı seviyesinin oluştuğu belirlendi.280-420oC sıcaklıkları arasında Ag metalinin Ag/CdTe yapıda ışıkla uyarılmış difüzyonuincelendi. Ag nin ışıkla uyarılmış difüzyon katsayısı termal difüzyon katsayısından 4 kat dahabüyük olduğu tespit edildi.Ag/pCdTe eklemin elektriksel karakteristikleri incelendi ve Schottky diyot karakterindeolduğu belirlendi. Akım gerilim ölçümlerinden diyodun engel yüksekliği 0,7-0,8eV olarak,doyma akım yoğunluğu 3,7x10-8 A/cm2, ideallik çarpanı 1,9-10 olarak hesaplandı.Anahtar Kelimeler : CdTe, Difüzyon, Au/CdTe, Ag/CdTe, Omik Kontak, Schottky EklemJÜRİ:1. Prof. Dr. Tayyar CAFEROV (Danışman) Kabul Tarihi: 07.07.20062. Prof. Dr. Emel ÇINGI Sayfa Sayısı: 1143. Prof. Dr. Fatma TEPEHAN4. Prof. Dr. Durul ÖREN5. Prof. Dr. Nurfer GÜNGÖR
Farklı simetrik yapılardaki karbon nanotüplerin durum yoğunluklarının simülasyonu
Tek duvarlı karbon nanotüplerin (TDKNT) yapısı chiral vektörüyle tanımlanır. TDKNT lerinelektronik yapısı tüpün çapına ve chiralitysine bağlıdır. KNT ler yapısal parametrelerine bağlıolarak hem metalik hem de yarıiletken olabilirler.TDKNT lerin yapısal, dinamik ve elektronik özelliklerini incelemede sıkı-bağ molekülerdinamik yöntemi başarılıdır. Klasik sıkı-bağ yöntemi schrödinger denklemini direkt matrisköşegenleştirmesi ile çözer ve atom sayısının küpü ile orantılı simülasyon zamanı kullanır.O(N) metodu bant enerjisini gerçek uzayda çözer ve bağlanmaya yalnız yerel çevrenin katkısıolduğu yaklaşımını yapar. O(N) yöntemi atom sayısıyla lineer orantılı simülasyon zamanıkullanır. Bu da simülasyonlarda hesaplama zamanını kısaltır.Bu çalışmada (2,2) den (30,0) a kadar değişen farklı yapılardaki TDKNT lerin elektronikyapılarını incelemek için O(N) sıkı-bağ moleküler dinamik metodu paralel bilgisayarortamında kullanılmıştır. Bu tez çalışması Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ?KarbonNanotüp Bilgisayar Simülasyon? laboratuvarında yapılmıştır. Her bir karbon nanotüp içinelektronik durum yoğunlukları, fermi enerji seviyeleri ve bant yapısı enerjileri hesaplanmıştır.Elektronik durum yoğunluğu (eDOS) grafikleri kullanılarak TDKNT lerin metalik veyayarıiletken olmasını belirleyen genel kurallar belirlenmiştir. Chiral parametrelerine bağlıolarak TDKNT nin n=m olması durumunda (armchair) metalik, n-m=3i olması durumunda(zig-zag) küçük bant aralıklı yarıiletken ve diğer durumlarda gerçek yarıiletken olduğugösterilmiştir. Bir yarıiletken KNT nin bant aralığı enerjisinin tüpün yarıçapı ile tersorantılıdır. Yarıiletken TDKNT lerin bant aralığı enerjileri hesaplanmıştır ve literatürdemevcut teorik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Sıcaklığın elektronik yapı üzerindeki etkisiyukarıdaki elektronik durum yoğunlukları, bant enerji seviyeleri ve fermi seviyeleriçalışmaları iki farklı sıcaklıkta (0.1 K - 300 K de) elde edilerek gösterilmiştir.Anahtar kelimeler: Karbon nanotüp, karbon nanotüpün elektronik özellikleri, molekülerdinamik, sıkı-bağ yöntemi, O(N) tekniği, paralel ortam, durum yoğunluğu, bant aralığıenerjisi, fermi seviyesiJÜRİ:1.Prof. Dr. Gülay DERELİ (Danışman) Kabul Tarihi: 21.06.20062.Doç. Dr. Sondan DURUKANOĞLU Sayfa Sayısı: 783.Yrd. Doç. Dr. Orhan ÖZDEMİR
Ni/Si eklemlerin elektrik ve optik karakteristikleri
Metal-yarıiletken eklemler, mikroelektronik cihazların temelini oluşturmaktadır. Eklemlerinkarakteristikleri ile ilgili yapılan araştırmalarda geçiş metalleri ile elde edilen silikatlarınelektriksel iletkenliği ve oksitlenmeye karşı yüksek direnç özellikleri dikkat çekmiştir. Fakat,geçiş metal/Si ve silikat/Si eklemlerin özellikleri az incelenmiştir.Bu çalışmada, kristal silisyum üzerine nikel kaplanarak elde edilen Ni/Si eklemlerinkarakteristiklerine tavlamanın etkisi incelenmiştir. Tavlama öncesi ve sonrası ölçülen akım-gerilim karakteristiklerinden; ışığa duyarlılık, engel yüksekliği ve ideallik faktörü, kapasitans-gerilim karakteristiklerinden donör konsantrasyonu ve eklemin genişliği, XRD analizlerindenise NiSi2 ve NiSi fazlarının oluştuğu görülmüş ve bu fazların tanecik boyutları hesaplanmıştır.Ayrıca XRF ölçümlerinden nikelin silisyumda konsantrasyon dağılımı ve nikelin difüzyonkatsayısı bulunmuştur. Bu çalışmalarda aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.Hazırlanan Ni/pSi ve Ni/nSi eklemleri Schottky diyodu özellikleri göstermiştir. 500oCtavlama ile bu eklemlerin doğrultma ve fotoduyarlılık özelliklerinin azaldığı görülmüştür.Tavlama ile eklemlerin karakteristiklerinin değişimi Ni-Si sınır bölgesinde yeni fazlarınoluşumu ile yorumlanmıştır.Tavlama süresinin artması ile (1.5 saatten 15 saate kadar) XRD spektrumunda NiSi ve NiSi2polikristalik fazlarına ait pik şiddetlerinin arttığı görülmüştür. Oluşan bu piklerin yarımşiddetlerinden, tane boyutları hesaplanmış ve 90 dakika tavlama sonunda NiSi2 fazı içinortalama tane boyutları d(NiSi2)=465à ve NiSi fazı için ise d(NiSi)=971 à olarakhesaplanmıştır. 15 saatlik tavlama sonunda ise NiSi fazının tane boyutu d(NiSi)=796 à 'yaazalırken, NiSi2 fazının tane boyutu d(NiSi2)=580à 'ya yükselmiştir.Ni/pSi yapı vakumda (500oC, 15 saat ) tavlanarak XRF ölçümü yapılmış ve buradan nikelinsilisyumda oluşan konsantrasyon dağılımı için iki difüzyon katsayısı hesaplanmıştır. Yüzeyeyakın bölgede (x<1µm) Dy â 5.10-14 cm2/sn, iç bölgede ise Di â 10-8cm2/sn olarak bulunmuştur.Nikelin yüzeye yakın bölgesindeki daha yavaş difüzyonu buradaki Ni/Si fazlarının oluşumuile yorumlanmıştır. Nikelin örneğin iç bölgelerindeki daha hızlı hareketi, arayer pozisyonlarladifüzyonu ile ilgilidir.Böylece, Ni/Si eklemlerin Schottky diyod özelliği gösterdiği, Ni/pSi eklemlerin diyodparametrelerinin, Ni/nSi eklemlere nazaran daha yüksek olduğu görülmüştür. 500oC'detavlama neticesinde, Ni/Si eklemlerin sınır bölgesinde yeni NiSi ve NiSi2 fazların oluşumunedeniyle diyod özellikleri bozulmaktadır.Anahtar Kelime: Ni/Si eklemler, Ni2Si, NiSi, NiSi2, Difüzyon.
Sıkı bağ moleküler dinamik yöntemiyle karbon nanotüplerin bilgisayar simülasyonu
Tezin ilk bölümünde O(N) (N mertebe) Sıkı Bağ Moleküler Dinamik (SBMD) simülasyonyöntemi kullanılarak (10,10) Tek Duvarlı Karbon Nanotüplerin (TDKNT) sıcaklığa göre yapısalkararlılıklarının, fiziksel özelliklerinin ve enerjilerinin değişimi; yüksek sıcaklıklardaki yapısalbozulmaları incelendi. Sıcaklık arttıkça yapının ekseni boyunca şeklinin bozulduğu, ancakyüksek sıcaklıklara kadar kararlılığını koruduğu görüldü. Sıcaklık arttıkça KNT lerde atombaşına toplam enerji doğrusal olarak artmakta ve tüp yarıçap yönünde genleşmektedir. 2000K inüzerindeki sıcaklıklarda ise karbon atomları tüpten kopmaya ve KNT nin altıgen yapısıdağılmaya başladı. Isıtma yönteminin ve elektronik sıcaklığın sonuçlara etkileri araştırıldı.Tezin ikinci bölümünde sıcaklığın, eş-eksenel gerinim altındaki KNT nin dayanıklılığına vemekanik özelliklerine etkisi araştırıldı. Sıcaklık artışının KNT yi germeye karşı daha duyarlı halegetirdiği ve atom kopmalarının daha düşük gerinim oranlarında gerçekleştiği belirlendi. Ancaksıkıştırmaya karşı KNT nin yüksek dayanıklılığa sahip olmadığı ve sıcaklık artışının sıkıştırmaaltındaki gerinim oranını değiştirmediği görüldü. KNT nin gerilim-gerinim eğrileri elde edildi.Bu eğrilerden KNT nin elastik limit, Young modülü ve eksenel dayanıklılık değerleri bulundu.Ayrıca Poisson oranı da hesaplanarak sıcaklığın parametrelere etkisi incelendi.Anahtar Kelimeler: Karbon nanotüp, N mertebe sıkı-bağ, moleküler dinamik simülasyonu,sıcaklık, kararlılık, dayanıklılık, gerinim, gerilim, mekanik özellikler.JÜRİ:1. Prof. Dr. Gülay DERELİ (Danışman) Kabul Tarihi: 29.06.20062. Prof. Dr. Hasan TATLIPINAR Sayfa Sayısı: 1263. Prof. Dr. Fatma TEPEHAN4. Doç. Dr. Hikmet YÜKSELİCİ5. Prof. Dr. Mine YURTSEVER
Nanoteknolojide karbon nanotüplerin dayanıklılık simülasyonları
Bu çalışmada karbon nanotüplerin sıcaklığa karşı dayanıklılığının incelenmesi amacıyla,örnek olarak seçilen yarıiletken (17,0) karbon nanotüp (KNT), simülasyonlarda 0.1K ortamsıcaklığından başlanarak, düzenli aralıklarla artırılmak suretiyle karbon atomunun bağınınkoptuğu sıcaklığa (3600K) kadar ısıtılıp her artan sıcaklık periyodunda dengelenmiştir.Simülasyonlarda N mertebeli (Order-N) Sıkı-Bağ Moleküler Dinamik (SBMD) programıkullanılmıştır.Yarı iletken (17,0) karbon nanotüpün toplam enerjisi (Etot) ve bu enerjiyi oluşturan bant yapısıenerjisi (Ebs), itici potansiyel enerjisi (Urep) ve kinetik enerjisinin (Ek) sıcaklığa karşı değişimiincelenmiştir.Karbon nanotüpün fiziksel özelliklerinin sıcaklıkla değişiminin incelenmesi amacıyla, radyaldağılım fonksiyonları (RDF), bağ açısı ve bağ uzunluğu dağılım fonksiyonlarının sıcaklıkladeğişimi gösterilmiştir. Ayrıca (17,0) karbon nanotüpün çapının sıcaklıkla değişimi grafiklerleve tüp resimleri çizilerek gösterilmiştir. Bununla birlikte, hesaplanan değerler kaynaklardanelde edilen verilerle karşılaştırılmıştır.
Silindirik geometride nötron transport denkleminin spektral green fonksiyonları metodu ile çözümü
Nötron transport denklemi reaktör fiziğinin güncel konularından biridir. Transport denkleminin bugüne kadar yapılan çözümleri genellikle dilim geometride olmuştur ve çok idealize edilmiş sistemler için yapılmıştır. Bu doktora tezinde, transport denkleminin çözümleri detaylı olarak incelendi. Bu eşitlik, silindirik geometride yazılıp izotropik saçılmalı ve tek gruplu durum için değişkenlerine ayırma yöntemiyle yeni bir analitik çözüm üretildi. Daha sonra, ortogonal polinom setleri kullanılarak diskret ordinat denklem sistemine dönüştürüldü. Silindirik geometride transport denkleminin çözümüne daha doğru katkı sağlaması için Spektral Green Fonksiyonu metodu geliştirildi. Diskret ordinat denklem sistemi Diamond Difference ve Spektral Green Fonksiyonu metodu ile çözüldü. Transport denkleminin dilim geometrideki çözümünde kullanılan metodlar, bizim çözüm metodlanmız için temel oluşturdu. Nötron skaler akısı için bulduğumuz sonuçların, daha önce yapılan çalışmalar ve nümerik hesaplamalarla uyum içinde olduğu gözlendi. Anahtar Kelimeler: Nötron transport denklemi, silindirik geometri, spektral Green fonksiyonu, Diamond Difference
UO2 ve UCL3'ün sıvı yapısı ve halojenür tuzlarda donma
Bu tezde yapılan çalışmaların amacı UCl3 ve UO2 sistemlerinin statik yapılarını ve transport özelliklerini anlamak ve halojenür tuzların donma kriterlerini incelemektir. Uranyum triklorür erimiş tuz teknolojisinin nükleer yakıt çevrimi alanındaki phyrokimyasal süreç içindeki tipik bileşenlerinden biridir. Uranyum dioksit ise önemli nükleer yakıtlardan biridir. Nükleer yakıtların, bir kazada sıcaklık artışı sonucu davranışlarının bilinmesi oldukça önemlidir. Statik yapılar sıvıhal teorisinin Ornstein-Zernike integral denklemini Hypernetted-Chain yaklaşımı ve bir rijit iyon potansiyeli ile çözerek hesaplanırken transport özellikleri grubumuzun diğer çalışanları tarafından bu model potansiyeli kullanılarak Moleküler Dinamik benzetimi ile bulunmuştur. Sonuçlar literatürde var olan deneysel verilerle uyumludur ve bu tehlikeli malzemelerin yüksek sıcaklıklardaki davranışlarının anlaşılmasına önemli katkıda bulunmaktadır. Tezin ikinci kısmıda halojenür tuzların donma kriterleri ve mekanizmaları incelenmiştir. Bu çalışmada da yine etkileşmeler uygun rijit iyon potansiyelleri ile modellenmiş ve yukarıda bahsedilen sıvıhal teorileri kullanılmıştır. ?Sıvı yapı faktörünün temel pikinin yüksekliği, donma çizgisinde sabit bir değere sahiptir? donma kriteri incelenerek halojenür tuzlar için geçerliliği araştırıldı ve kriterin sayı konsantrasyonu ile sınırlı olduğu sonucuna varıldı. Ayrıca donmanın tetiklendiğini işaret eden statik dielektrik fonksiyonunun ilk maksimumun konsantrasyon ve iyon mobilite karakteri ile belirlenen bir dağılıma sahip olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: UO2, UCl3, süperiyonik iletkenler, halojenür tuzlar, sıvıhal teorileri, statik yapı, donma kriteri
Uydu verileri kullanılarak Çukurova bölgesinde yüzey sıcaklığının ve don riski gösteren koridorların belirlenmesi
Bu çalışmada LANDSAT ve NOAA uydu verileri kıllanılarak Çukurova bölgesinde atmosferik don riski göstren bölgeler bulunmuştur. Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarma ait uydu verileri kullanılmıştır. Yüzey sıcaklığı belirlemede kullanılan 4 metod verilere uygulanmıştır ve bölgenin yüzey sıcaklığı hesaplanmştır. Bu hesaplamalar için gerekli olan yayınırlık ve NDVI değerleri Landsat verileri kullanılarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler Yayınırlık, Split-Window Tekniği (S.W.T.), Parlaklık Sıcaklığı, Yeryüzeyi Sıcaklığı (LST), Uzaktan Algılama
Gıda ile temasta bulunan plastik filmlerinin yıpranma özelliklerinin incelenmesi
Artan dünya nüfusu beraberinde gıda tüketimini de arttırmıstır. Buna bağlı olarak da gıdaların uzun süreli saklanması için uygun ambalaj malzemelerin arastırılması veya mevcut olanların daha iyi hale getirilmesi için yapılan arastırmalar artmıstır. Özellikle bu çalısmalarda gıdaların yapısal değisimleri incelenmistir. Gıdalar ile ambalaj malzemelerinin etkilesimleri sonucu malzemelerde meydana gelen değisimlerin fazla incelenmediği görülmüstür. Bu çalısmada, Türkiye'de özellikle gıda ambalajlama amaçlı kullanılan PET ve naylon-6 filmlerinin gıdalarla etkilesmesi sonucu ortaya çıkan yıpranmalar arastırıldı. Arastırmalar sonucunda, PET ve naylon?6 malzemeleri ile gıdaların etkilesmeleri sonucu ortaya çıkan malzemelerin fiziksel ve mekaniksel özelliklerindeki değisimler tespit edilmistir. Tespitler sonucunda, PET ve naylon?6 kaplarında gıdaların maksimum bekletilme kosulları belirlenmis ve raf ömürleri için minimum saklama süresi tespit edilmeye çalısılmıstır.
DEFPOS H alfa verilerinin parlaklık ayarlaması
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ DEFPOS Ha VERİLERİNİN PARLAKLIK AYARLAMASI Nazım AKSAKER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Prof.Dr.îlhami YEĞİNGÎL Yıl:2004, Sayfa :72 Jüri rProf.Dr.İlhami YEĞİNGÎL Doç.Dr. Vedat PEŞTEMALCI Yrd.Doç.Dr. Veysel POLAT DEFPOS:4.76° görüş açısı ile 1200 saniyelik poz süresinde 4.76°x9° 'lik bir alandan gelen Ha ışınımı gözlemleri yapmaktadır. Başucu doğrultusunda ilk Ha tayfı 30 Ekim 2002 gecesi alınmış ve 2 yıl içerisinde 33 gece gözlem yapılmış ve alman verilerden çoğu analiz edilmiştir. DEFPOS yalnız başucu doğrultusunda gözlem yaptığından ADU birimindeki parlaklığını R olarak hesaplamak için 1° açısal ve 12 km/s hız çözünürlüklü WHAM verileri kullanılmıştır.DEFPOS Samanyolu gökadasındaki HII bölgelerinden başka atmosferik Ha'yı ve TUG'un gökyüzü şiddet değişimini daha hassas araştırabileceğiz. Bu çalışmada tayfölçerin parlaklık ayarinın nasıl yapıldığı anlatılmakta ve sonuçlar verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fabry-Perot Tayfölçerleri, Yıldızlararası Ortam, HII Bölgeleri, Atmosferik Hidrojen Balmer a ışınımı
Dielektrik durulma mekanizmasının zamana bağlı ısıng modeli kullanılarak Monte Carlo simülasyonu
Lineer zincir moleküllerin dielektrik durulma özellikleri zamana bağlı Ising modeli kullanılarak çalışıldı. Sonsuz ve sonlu elemanlı moleküler zincir için periyodik ve açık uçlu sınır koşullan kullanılarak, zaman-gecikmeli dipol korelasyon fonksiyonlarının Fourier dönüşümünden normalize kompleks dielektrik fonksiyonları bulundu. Bir boyutlu Glauber-kinetik Ising modeli zincir üzerindeki tüm elemanların birlikte aynı anda yönelmelerini içine alan hareketlerine genişletildi. Tek bir dipolün durulma fonksiyonu ve tüm dipol zincirinin durulma fonksiyonu Monte Carlo simülasyonu kullanılarak elde edildi. Elde edilen sonuçlar böyle bir sistemin dielektrik durulma davranışının KWW durulma fonksiyonu ile tam uyumlu olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dielektrik durulma, Kinetik Ising modeli, Monte Carlo simülasyonu.
Defpos: Tasarımı, özellikleri ve ilk sonuçlar
Gökadamızdaki yayılmış, iyonlaşmış hidrojen gazından kaynaklanan zayıf optik Ha ışınım çizgilerini gözlemek ve özelliklerini incelemek amacıyla, DEFPOS (Dual Etalon Fabry Perot Optical Spectrometer: Çift Etalonlu Fabry-Perot Optik Tayfölçeri) olarak adlandırdığımız bir Fabry-Perot tayf ölçeri yapıldı. Tayfblçer, 7.5 cm çapmda çift etalondan oluşmakta ve alglayıcı olarak yüksek kuantum verimli (Ha dalgaboyunda %78), 2086x2048 pixel boyutlu CCD kamerası kullanmaktadır. DEFPOS'un ayırma gücü 11000'dir ve Antalya Bakırhtepe'deki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'ne (TUG) yerleştirilmiştir. DEFPOS doğrudan 4.76° 'lik görüş açısı ile başucu yönüne bakmakta ve 1200 s poz süresi ile atmosferik ve galaktik Ha ışınımı gözlemektedir. 30 Kasım 2002-21 Kasım 2003 tarihleri arasında 27 gecede 545 Ha tayfi alınmış ve analizleri tamamlanmış olup atmosferik Ha ve iyonize hidrojen parlaklıkları ve LSR'a göre hızlan belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fabry-Perot Tayfölçerleri, Yıldızlararası Ortam, Hû Bölgeleri, Atmosferik Hidrojen Balmer aşınımı
Heteroeklem yapılarda eklem düzlemi boyunca yük taşınımının Monte Carlo yöntemi ile incelenmesi
ÖZ DOKTORA TEZİ HETEROEKLEM YAPILARDA EKLEM DÜZLEMİ BOYUNCA YUK TAŞINIMININ MONTE CARLO YÖNTEMİ İLE İNCELENMESİ Zeki YARAR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR Yıl: 2004, Sayfa: 165 Jüri: Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR : Prof. Dr. Ramazan ESEN : Prof. Dr. Halil YARANERİ : Prof. Dr. Gülten GÜNEL : Prof. Dr. Yusuf ÜNLÜ Modülasyon katkılı AlGaAs/GaAs tipi tekli veya çoklu heteroyapıların ara yüzeyinde oluşan iki boyutlu elektron gazının (2BEG) oluşturduğu potansiyel profili, boş veya dolu enerji seviyeleri ve bunlara karşılık gelen dalga fonksiyonları, dolu enerji seviyelerinde bulunan elektron yoğunluğu Schrödinger ve Poisson denklemlerinin sayısal olarak kendi içinde uyumlu çözümü ile elde edilmiştir. Çözümde hiç bir uyum parametresi kullanılmamış, sadece malzeme parametrelerinin verilmesi yeterli olmuştur. Yukarıda belirtilen değerler elde edildikten sonra iki boyutlu elektronların saçılma oranları Born yaklaşımı temel alınarak analitik ve sayısal yöntemlerle hesaplanmıştır. Göz önüne alınan saçılma mekanizmaları buruşuk yüzey, akustik fonon, polar optik fonon ve uzak safsızhk saçılmalarıdır. Düzgün bir manyetik alan altında iki boyutlu elektron gazındaki kimyasal potansiyelin değişimi, elektron konsantrasyonunun değişmediği varsayılarak, düzey genişleme parametresi ve sıcaklığın bir fonksiyonu olarak çalışılmıştır. Düzey genişlemesi için gausiyen, lorentzien ve eksponansiyel biçimler ele alınmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Daha sonra Monte Carlo yöntemi kullanılarak elektronların hetero eklem düzlemine paralel olarak sürüklenme hızları uygulanan alanın bir fonksiyonu olarak değişik sıcaklık ve malzeme parametre değerlerinde bulunmuş, elektronların düşük alan mobilite değerlerinin sıcaklığa ve elektrik alanına göre değişimi, elektronların kesikli alt bant ve üç boyutlu vadi dolulukları elde edilmiş, sistemin hangi sıcaklık ve/veya alan değerlerine kadar iki boyutlu kaldığı incelenmiştir. Benzeri hesaplamalar bir kuantum kuyusu için tekrar edilmiştir. Her iki durumda da buruşuk yüzey ve uzak safsızhk saçılmalarının elektron taşınım ve mobilite değerlerine etkisi özellikle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Saçılma, kendi içinde uyumlu, Monte-Carlo, mobilite, kimyasal potansiyel.
?-FeSi2 ince filmlerin elde edilmesi ve fiziksel özelliklerinin incelenmesi
? -FeSi2 ince filmler oda sıcaklığında n-Si(100) ve p-Si(111) altlıklar üzerine dengelenmemiş manyetik alanda sıçratma tekniği ile büyütülerek ? -FeSi2/n-Si ve ? -FeSi2/p-Si heteroeklemler bu şekilde hazırlandı. Bu çalışmanın orjinalliği filmlerin kaplama işleminden sonra hiçbir ısıl işlem uygulanmadan bu heteroeklemlerin elde edilmesinin başarılmasıdır. Farklı film kalınlıklarında ? -FeSi2/Si heteroeklemlerin üretimi saf demirin Si altlıklar üzerine dengelenmemiş manyetik alanda sıçratma tekniğiyle kaplanmasıyla yapıldı. Kaplama işleminden önce altlıklar ve hedef nötral molekül kaynağı ile temizlendi.? -FeSi2 filmlerin mikro-yapıları X-ışınları kırınım analizleri ve Raman spektroskopi analizleri ile incelendi. Bu filmlerin elementel analizleri EDS ve GDOES analizleri kullanılarak yapıldı. ? -FeSi2 ince filmlerin yüzey özellikleri taramalı elektron mikroskobu, alan emisyonlu taramalı elektron mikroskobu ve atomik kuvvet mikroskobu ile karakterize edildi. ? -FeSi2 filmler polikristal yapıda oldukları tespit edildi. Ara katmanın yüzey özelliklerinin ve kristalliğinin altlığın yüzey özelliklerine bağlı olduğu bulundu. Altlığın yüzey özellikleri ve kaplama parametreleri optimize edilerek çok düzgün yüzey özelliklerine sahip ? -FeSi2 filmler hazırlanabileceği görüldü.? -FeSi2 filmlerin optiksel soğurma katsayıları oda sıcaklığında FT-IR ölçümleri ile belirlendi. Bu ? -FeSi2 filmlerin kıyı bölgesi içerisindeki optiksel soğurmasından direkt geçişli bir yarıiletken karakteristiğinde oldukları ve Eg=0,85 eV olarak belirlendi. ? -FeSi2/n-Si ve ? -FeSi2/p-Si heteroeklemlerin elektriksel özellikleri oda sıcaklığında akım-gerilim(I-V) karakteristikleri alınarak incelendi. Kaplanmış filmler tarafından alınan karanlıktaki akım-gerilim karakteristiklerinde heteroeklemler için doğrultucu özellik göstermiştir. İdeallik faktörü ve bariyer yüksekliği gibi diyot parametreleri termo iyonik emisyon teorisi kullanılarak belirlendi.Bunun yanında, bu çalışmada n-Si(100) altlıklar üzerine dengelenmemiş manyetik alanda sıçratma tekniği kullanılarak büyütülen yarıiletken ? -FeSi2 ince filmlerin yapı ve yüzey özelliklerine kaplamadan önce ve kaplama süresince uygulanan iyon bombardımanın etkisi incelendi.
BO4 (B=Mo, Ti,vs) yapılı ferroelektrik materyallerin enerji spektrumuna faz dönüşümlerinin etkisi
Bu çalışmada klastır ab inito sınırlandırılmış Hartree Fock metodu kullanılarak ferroelektrik ve paraelektrik fazda Gd2(Mo04>3 yapısındaki M0O4 Mastırlarının birkaç türü için elektronik yapı hesaplamalarının sonuçları incelenmeye alınmıştır. Bu sonuçlar ab inito sınırlandırılmış Hartree-Fock (RHF) MO LCAO metodunun yapısında bu Mastırların temel state elektron yoğunluğuna varyasyonel bir yaklaşım verir. Anahtar Kelimeler: Ferroelastikler, Enerji Spektrumu, Gadolinyum Molibdat
Nükleer bağlanma enerjisinde simetri enerjisi teriminin katsayısının hesabı
Fermi gaz modeli kullanılarak kararlı çekirdeklerin simetri enerjisi teriminin katsayısı farklı nükleon-nükleon potansiyelleri için hesaplanmıştır. Simetri enerjisi hesaplanırken, çok parçacıktan oluşmuş bir kuantum sistem olan çekirdeklerin hamiltonyeni ikinci kuantizasyon formalizminde yazılmıştır. Sistem çok sayıda benzer parçacıktan oluştuğu için parçacıkların dalga fonksiyonlarına dayalı çözüm hesaplamada güçlük yaratır. Önemli olan her bir kuantum durumunda bulunan parçacıkların sayısıdır. Bunun için birinci kuantizasyon kullanışlı bir yöntem değildir. Hamiltonyen yazılırken potansiyel enerjisi fonksiyonu olarak Wigner-Majorana tipi potansiyel seçilmiştir. Simetrik ve simetrik olmayan çekirdekler için hamiltonyenin beklenen değerinden elde edilen enerji özdeğerleri kullanılarak simetri enerjisi ve simetri enerjisi terimi katsayısı denklemleri elde edilmiştir. Yukawa, kare kuyu ve Gaussian potansiyelleri için simetri enerjisi terimi katsayısının hesabı Mathematica® programında yapılmıştır. Çekirdeklerin kütle numarasına göre her bir potansiyel için hesaplanan katsayıların değişimi grafiklerle verilmiştir. Ayrıca tüm kararlı çekirdekler için, simetri enerjisi terimi katsayılarının tablosu oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Fermi gaz modeli, simetri enerjisi, Wigner-Majorana, kararlı çekirdekler, ikinci kuantizasyon, nükleon-nükleon potansiyeli
Uydular: Kullanım amaçları ve bir uygulama
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİUYDULAR: KULLANIM AMAÇLARI VE BİR UYGULAMAEmel KURUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜFİZİK ANABİLİM DALIDanışman:Prof.Dr.İlhami YEĞİNGİLYıl:2005 , Sayfa :104Jüri :Prof.Dr.İlhami YEĞİNGİLProf.Dr.Vedat PEŞTEMALCIYrd.Doç.Dr.Tuncay KULELİHerhangi bir bölgeden gönderilen sinyalleri üzerinde bulunan elektronik devrelerden geçirerek istenilen bölgelere değişikfrekans aralığında gönderen cihazlara uydu denir. Bu çalışmada yörüngelerine, tiplerine ve kullanım amaçlarına göre uydularincelenmiştir. Ayrıca 1996-2005 yılları arasında fırlatılmış olan, bilimsel, meteorolojik ve uzaktan algılama uyduları hakkındabilgiler verilmiştir. Çalışmanın sonunda QUICKBIRD uydusunun 4 Ağustos 2004 tarihli Çukurova Üniversitesi uydugörüntüsünde Erdas uzaktan algılama programı kullanılarak örnek bir uygulama yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Uydu, Erdas, Quickbird
BSCCO süperiletkenlerine yapılan katkıların yapısal ve fiziksel özelliklerine etkileri
ÖZDOKTORA TEZİBSCCO SÜPERİLETKENLERİNE YAPILAN KATKILARINYAPISAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİAhmet EKİCİBİLÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜFİZİK ANABİLİM DALIDanışman : Prof.Dr. Bekir ÖZÇELİKYıl: 2005, Sayfa 147Jüri Prof.Dr .Bekir ÖZÇELİKProf.Dr. Kerim KIYMAÇProf.Dr. Emirullah MEHMETOVProf.Dr. Osman SERİNDAĞDoç.Dr. H.İbrahim ADIGÜZELBu çalışmanın amacı, geleneksel cam-seramik yöntemiyle üretilen BSCCOsüperiletken sistemine yapılan Sm ve Gd katkısının yapısal, elektriksel ve magnetiközelliklerini incelemektir. Bunun için, çalışmanın ilk kısmında BSCCO yükseksıcaklık süperiletkenlerinin mikro yapısı ve fiziksel özellikleri incelendi. Magnetiközelliklerin sonuçlarını açıklamak için bazı teoriler ele alındı. Tezin diğer kısmındaBSCCO süperiletkenlerin SEM, R-T, M-H, dM/dH, histeresis, Hc, Tc ve Mrsonuçlarından faydalanılarak ısıl işlemler sırasında oluşan mikro yapısal, fiziksel vesüperiletkenlik özelliklerdeki değişiklikler analiz edildi. Sonuçlar BSCCO sistemineSm ve Gd katkılanmasının süperiletkenlik özellikleri olumsuz etkilediğini gösterdi.Ayrıca, Sm ve Gd katkılı örneklerin sonuçları birbiriyle karşılaştırıldı.Anahtar Kelimeler: BSCCO, XRD, SEM, Dinamik Duygunluk, Kritik AkımYoğunluğuI
+3 değerli demir ve nikel iyonları içeren LiFel-xNixO2 bileşiklerinin manyetik özellikleri
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİ+3 DEĞERLİ DEMİR ve NİKEL İYONLARIİÇEREN LiFe1-xNixO2 BİLEŞİKLERİNİNMANYETİK ÖZELLİKLERİFatma EMENÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜFİZİK ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Kerim KIYMAÇYıl: 2005, Sayfa 59Jüri : Prof. Dr. Kerim KIYMAÇProf. Dr. Bekir ÖZÇELİKProf. Dr. Osman SERİNDAĞBu çalışmada katıhal tepkime yöntemiyle hazırlanan çeşitli LiFe1-xNixO2( 0â¤xâ¤0,4 ) bileşiklerinin yapısal ve manyetik özellikleri araştırıldı.Yapısal özellikleri XRD ve manyetik özellikleri ise ESR, mıknatıslanma vehisterisis ölçümleri ile araştırıldı. XRD analizleri tüm örneklerin örgü0parametreleri a=4,158 A olan kübik yapıda olduğunu gösterdi. ESR ölçümlerispektroskopik yarılma faktörü g' in yaklaşık 2 olduğunu ortaya koydu. Budemektir ki yörüngesel manyetik moment katkısı hemen hemen ortadankalkmış ve spin açısal momentumu başat durumdadır. Mıknatıslanma vehisterisis ölçümleri Ni miktarı artıkça antiferromanyetik yapının yanı sıra dahadüşük sıcaklıklarda spin-cam fazlarının da oluştuğunu ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: LiFe1-xNixO2 , Nikel, Demir, manyetizma
On the testing of CMS tracker outer barrel silicon microstrip detector modules
ABSTRACTPhD. THESISON THE TESTING OF CMS TRACKER OUTER BARREL SILICONMICROSTRIP DETECTOR MODULESKenan SÖĞÜTDEPARTMENT OF PHYSICSINSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCESUNIVERSITY OF CUKUROVASupervisor: Prof. Dr. Ayşe POLATÖZYear:2005, Pages:159Jury: Prof. Dr. Ayşe POLATÖZProf. Dr. Gülsen ÖNENGÜTProf. Dr. Vebil YILDIRIMAssoc. Prof. Dr. Sefa ERTÜRKAssist. Prof. Dr. Ali HAVAREThe CMS tracker is designed to provide a clean identification and a precisemeasurement of charged particles up to an acceptance range of |η| = 2.5. The trackerpart of the CMS detector will be built with ~16000 silicon detector modules. It mustensure functionality in the high radiation environment of the LHC. The expected 109inelastic pp events per second at design luminosity will generate a hostile radiationenvironment. To survive in the high radiation environment of the LHC the entirevolume of the silicon tracker will be permanently kept at -10 ºC during running andonly for limited periods of time it will reach temperatures above 0 ºC formaintenance purposes. All the materials of the CMS silicon modules have to beverified for they will have a good performance in that cold environment beforeinstallation to the CMS Tracker. In order to understand their performance qualityassurance tests are done with two different systems: ARC and LT systems. Amongthe two setups the module LT system is the one to identify whether the performanceof readout electronics and leakage current flowing on the silicon sensors are affectedby cold temperature or not.One goal of this thesis was to verify LT system was working smoothly. Theother goal was the varification of the modules with this system. The production ofthe CMS TOB modules, their front-end electronics and module testing systems willbe reviewed. Results of the LT test that present the temperature dependence ofsilicon modules were analyzed and performance of the modules discussed in detail.Key Words: CMS, Silicon Strip Tracker, LT System.I
Lazer-plazma etkileşme mekanizmalarının incelenmesi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ LAZER-PLAZMA ETKİLEŞME MEKANİZMALARININ İNCELENMESİ O. Murat OZKENDIR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Yüksel UFUKTEPE Yıl: 2000, Sayfa: 91 Jüri: Prof. Dr. Yüksel UFUKTEPE : Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR : Y. Doç. Dr. Zerrin ESMERLİGİL Gelecekteki hızlandırıcı teknolojisinde, plazmaların önemli uygulamaları olacaktır. Bunun bir uygulaması olarak lazer sürücülü füzyon, büyük bir bilimsel ilgiye sahiptir. Plazmanın elektron demetleriyle uyarılması uzun yıllardan beri plazma fizikçilerinin çalıştığı bir konudur. Lazer-plazma etkileşmeleri ile ilgili olarak geçtiğimiz yıllarda çok sayıda teorik ve deneysel çalışma yapılmıştır. İvmelendirme mekanizması bilgisayar simulasyonları ile kolayca gözlenebilmektedir. Bu çalışmada, soğuk demet ile soğuk plazma etkileşmesi bir boyutlu elektrostatik süreç içinde çalışılmıştır. İvmelendirme mekanizması, bilgisayar simulasyonuyla belirlenmiş, ayrıca ivmelendirme parametreleri hesaplanmıştır. Hesaplanan sonuçlar, bilgisayar simulasyonu ile uyum içindedir. Anahtar Kelimeler: Plazma, Parçacık Hızlandırması, Uyanma Alanı, Bilgisayar Simıulasyonu
Doğal poliamit fiberlerin mekanik özellikleri, konformasyon geçişleri ve sentetik poliamit fiberlerle karşılaştırılması
Doğal poliamit fiberler özellikle tekstil endüstrisinde, mühendislikte ve tıpta önemli kullanım alanlarına sahiptir. Daha iyi özellikli fiberden yapılmış malzemeler üretmek ve onların performanslarını arttırmak kullanım koşullarına bağlı olarak bu fiberlerin mekanik özelliklerinin nasıl değiştiğini belirlemeyi gerektirir. Yün ve ipeğin mekanik özelliklerini anlamaya yönelik birçok çalışma olmasına rağmen yine de bu fiberlerin tamamıyla incelenmediği görülmektedir. Bu tezde, ilk uzama, sıcaklık ve su gibi farklı etkilerden sonra alfa-keratin (yün ve saç) ve ipek fiberlerinin mekanik özellikleri incelenmiştir. Alfa-keratin fiberleri %16-%24 bölgesinde ilk uzatıldıktan sonra alfa-beta konformasyon geçişlerinden dolayı ipek fiberlerinkine benzer gerilim-uzama eğrileri göstermektedir. %32'den büyük ilk uzama değerleri sentetik poliamit fiberlerin gerilim-uzama eğrilerine benzerliğe yol açmaktadır. Bu fiberlerde gözlenen yeni geçişler naylon ve kapron fiberlerinin gerilim-uzama davranışlarıyla karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Yüksek ilk uzama değerlerinin ipek fiberlerinin gerilim-uzama eğrilerinde daha yüksek gerilim değerlerine yol açtığı ve %8'den büyük değerler için 2. bir geçişin ortaya çıktığı gözlenmiştir. Su etkisinden sonra yün ve ipek fiberleri daha düşük kırılma gerilimleri ve daha yüksek elastik özellikleri göstermiştir. Burada, alfa-keratin fiberlerin gerilim-uzama eğrilerinde kaynaklarda daha önce gözlenmemiş yeni bir geçiş ortaya çıkmıştır. Termal etkiden dolayı bu fiberlerin mekanik özelliklerinde önemli derecede kötüleşme 150 °C'den daha büyük sıcaklıklarda ısıtmadan sonra görülmüştür. Fiberler artan ısıtma süresiyle daha kötü mekanik özellikler göstermişlerdir. Gerilim-relaksasyon ve sünme-iyileşme süreçleri detaylı olarak incelenmiştir. Yün fiberlerinin, 0-%10 aralığındaki ilk uzama değerleri için lineer olmayan viskoelastik ve %10'dan büyük uzama değerleri için lineer viskoelastik davranışa sahip olduğu görülmüştür. Yün fiberlerinin lineer olmayan viskoelastik bölgesinde uzun sürelerde relaksasyon modülünün tahmini ve relaksasyon davranışı için matematik model önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: alfa-keratini, yün, ipek, konformasyon geçişi, mikrofibril, gerilim, uzama, gerilim relaksasyonu, sünme.
Işığın tanecikli yapılardan saçılması ve uygulamaları
YÜKSEK LİSANS TEZİ IŞIĞIN TANECİKLİ YAPILARDAN SAÇILMASI VE UYGULAMALARİ MELTEM DEĞERLİER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLTM DALI Danışman: Prof.Dr.Gülten Güne! Yıl:2001, Sayfa :92 Jüri :Prof.Dr.Emirullah Mehmetov Yrd. Doç.Dr.Mehmet Tekdal Bu çalışmada küresel olmayan parçacıklar tarafından ışığın saçılması, Mie Teorisine göre incelenmiştir. Işığın saçılması parçacıkların biçimi hakkında önemli bilgiler verir. T- matris metodu kullanılarak tasarlanmış bilgisayar programlan kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Işık, Işık Saçılması,Mie-Teorisi, Kırmızı Kan Hücreleri, T- Matrix Metodu.
İyonik sıvıların yapısal özellikleri ve endüstrideki bazı uygulamaları
Son otuz yıldır iyonik sıvılar kuramsal ve deneysel olarak yoğun sekilde çalısılmaktadır. Genel olarak iyonik sıvıları yüksek sıcaklık iyonik sıvılar ve oda sıcaklığı iyonik sıvılar olarak tanımlamak uygundur. Yüksek sıcaklık iyonik sıvılar ergimis tuzlar olarak da adlandırılabilir. Bu tezde yüksek sıcaklık iyonik sıvılar göz önüne alınmıstır, diğer taraftan düsük sıcaklık iyonik sıvılarla ilgili çalısmalar temiz-kimya sanayinde kullanımlarından dolayı günümüzde önemli olmustur. Yüksek sıcaklık iyonik sıvılarla ilgili kuramsal çalısmalar integral denklem teorisi ve simülasyon deneylerine dayanır. Bu tezde iyonik sıvı yapısında olan çok değerlikli metal halidlerin yerel yapıları integral denklem teorisi kullanılarak incelendi. Polivalent metal halidlere örnek olarak NaCl, CuCl, YCl3 ve AlCl3 ele alındı. Bu sistemler için Ornstein-Zernike (O-Z) denklemi Hypernetted- Chain kapalılık (HNC) bağıntısı ve her sisteme uygun model çift etkilesme potansiyeli kullanılarak nümerik olarak çözüldü. Bu sistemlerin iyonik bağ uzunluğu, koordinasyon sayısı gibi yerel yapı özellikleri kısmi radyal dağılım fonksiyonları, kısmi yapı faktörleri ve koordinasyon sayısı bağıntılarından elde edildi. Diğer çok değerlikli metal halidlerin yapısal ve bazı termodinamik özellikleri de tartısıldı. Ergimis tuzların endüstrideki çok genis uygulamaları arasından bazıları ele alınarak tartısıldı. Anahtar Kelimeler: ?yonik sıvılar, ergimis tuzlar, radyal dağılım fonksiyonları, AlCl3, YCl3, CuCl, kısmen sönümlü iyonik sıvılar
Yarıiletkenlerde fotoiletkenlik ölçümleri ve modellemesi
Bu çalışmada, kimyasal depolama metodu ile yapılan CdS ince film örneğinin fotoiletkenliğine, sıcaklığa bağlı olarak iletkenliğinin değişimine bakılmıştır. Ayrıca, CdS ince filminin aktivasyon enerjisi hesaplanmış,filmin elektriksel (Ea, p) ve optik özellikleri (%T, a, Eg) incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Kimyasal Depolama Metodu, CdS, Aktivasyon enerjisi
Mie saçılma yöntemiyle eritrositlerin ve diğer bio-organik yapıların optik özelliklerinin incelenmesi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ MİE SAÇILMA YÖNTEMİYLE ERİTROSİT VE DİĞER BİD-ORGANİK YAPILARIN OPTİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Mehriban YUSİFOVA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜS FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Emrullah Mehmetov Yıl: 2001, Sayfa: 79 Jüri: Prof. Dr. Emrullah Mehmetov Prof. Dr. Süleyman Güngör ~" Prof. Dr. Viktor Pogrebnyak Elektromağnetik dalga saçılması, hücre ve hücre altı yapıların morfolojisi ve fiziksel özelliklerinin belirlenmesinde büyük katkısı olan bir yöntemdir. Saçılma mekanizmalarının incelenmesi hücrelerdeki şifrelenmiş bilgileri açığa çıkarıyor ve hücrelerdeki fizyolojik ve morfolojik değişimi, bu değişimlerin hangi dış etkiden kaynaklandığını veya bağlılığı gözler önüne seriyor. Elektromağnetik dalgaların hücrelerden saçılmasındaki belirli kanunlara uygunluğu incelenerek, bu nesnelerin (trombosit, eritrosit, lemfosit, vs...) yaşamsal özelliklerinin nasıl değiştiği gözlenebilir. Tüm bunlar, biyoorganik sistemlerden saçılan ışığın özelliklerinin hem fiziksel hem de tıbbi açıdan önemli oldğunu gösterir. Bilindiği gîbi bir çok hücreler öyle yapıya sahiptir ki, onlar için standart saçılma denklemleri yazılamaz ve bilenen yöntemler uygulanamaz. O zaman, standart saçılma denklemleri farklı matematiksel yöntemlerle öyle değiştirilmelidir ki, incelenecek hücre yapışma uygun denklemler bulunabilsin. Bu yöntemlerden birisi de T-matris yöntemidir. Yukarıda söylenelerin doğrultusunda Mie saçılma teorisi esas alınarak bio- organik parçacıklardan ışık saçılması teorik olarak incelenmiştir. Teorik yapılan bu çalışmada, ışığın dalgaboyuna yakın büyüklükteki küresel olmayan parçacıklardan ışık saçılmasını hesaplamak için en kesin ve etkili yöntemlerden biri olan T-matris metodu kullanılarak tasarlanmış bilgisayar programlan kullanılmıştır. Alınan ışık saçılması sonuçlan, T-matris yönteminin hücre yapısının fizyolojisi ve morfolojisi açısından önemli bir yöntem olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Işık saçılması, Mie saçılma teorisi, T-matrix metodu, Chebyshev Parçacıkları, Eritrositler
Standart model higgs bozonunun simülasyonu
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ STANDART MODEL HIGGS BOZONUNUN SİMÜLASYONU Deniz SUNAR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Ayşe POLATÖZ Yıl: 2002, Sayfa: 80 Jüri : Prof. Dr. Ayşe POLATÖZ : Prof. Dr. Gülsen ÖNENGÜT : Doç. Dr. Sefa ERTÜRK Kendiliğinden simetri kırılması sonucunda ortaya çıkan Standart Model (S M) Higgs mekanizmasının detaylarını araştırmak ve Higgs bozonunu gözlemek amacıyla 2007 yılında CERN'deki CMS dedektörü işleve girecektir. Bu çalışmada, Higgs bozonunun üretim ve bozunum kanallarının özellikleri özetlenmiş ve çeşitli bozunum kanalları için CMS'de yapılan simülasyon çalışmaları derlenmiştir. Yapılan simülasyon çalışmalarında elde edilen verilere dayanarak Higgs'in hangi kanallarda gözlenebileceği ve bu kanalların dallanma oranı (BR), Higgs kütlesi (m#) ve ışıklık (Z) gibi özelliklerinin nasıl olabileceğine dair öngörülerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Standart Model Higgs Bozonu, Higgs Bozunum Kanalları, CMS, LHC, Simülasyon
Sıvı NiTe ve NiTe2 yarı iletkenlerinin statik yapısı
Schwarzschild metriğinde elektrostatik
Homojen olmayan sıvıların optik özelliklerinin mie-tindall saçılması ile incelenmesi
Bu çalışmada, homojen olmayan ortamların ve katı parçacıkların ışık saçma özellikleri; "Mie- Tindall ışık saçılma yöntemi" kullanılarak araştırılmıştır. Saçılma merkezleri olarak, deniz suyu içinde asılı bulunan quartz, kaolinit, montmorillonit'den oluşan, çok- katmanlı yapı, silindir ve Chebyshev parçacıkları gibi farklı biçim ve yapıdaki çeşitli parçacıklar modellendirilrniştir. Modellendirilmiş bu parçacıklar tarafından elektromanyetik dalgaların diferensiyel saçılması araştırılmıştır. Saçılma problemi T- matris yönteminin uygulanması ile çözülmüş ve elde edilen eşitlikler bilgisayarda nümerik olarak çözülmüştür. Diferensiyel saçılmanın, saçılma merkezinin biçim, büyüklük ve yapısına bağlılığını tayin etmek için elde edilen nümerik sonuçlar analiz edilmiştir. Bu sonuçlar "dinamik ışık saçılma teorisf ' kullanılarak kıyaslanmış ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada kullanılan ışık saçılma yönteminin; çizgisel olmayan optiksel sistemlerin, izotrop olmayan parçacıkların ve homojen olmayan sıvıların özelliklerinin tayin edilmesi için çok önemli bir araştırma aracı olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Işık, Işık Saçılması, Mie-Teorisi, T- Matris Metodu
Eğitimli sınıflama metodlarının karşılaştırması ve yeni algoritmanın denenmesi
96 ÖZET Bu çalışmada eğitimli sınıflama metotlarının sınıflama doğrulukları belirlenmiştir. Ayrıca NN sınıflama metodu için bir algoritma denenmiştir. Adana iline ait 27-3-1992 LANDSAT-TM uydu verilerinden yarlanılarak seçilen bölgeler için doğruluk tabloları oluşturulmuş ve sınıflama yapılmıştır. Kullanılan sınıflama metotlarının sınıflama süreleri CPU zamanı olarak belirlenmiştir. Sınıflama yapılmadan önce, çalışılacak bölgenin uydu görüntüsünden yararlanılarak yer gerçeği için önçalısma yapılmıştır. Daha sonra bu bölgelerin DSİ 'den sağlanan 1/5000 lik 11 pafta ile uydu görüntüleri karşılaştırılmış ve doğrulukları tespit edilmiştir. Yer gerçeği çalışmalarından sonra, test bölgeleriden sınıfları temsil eden pikseller seçilmiştir. Bu pikseller üzerinde sınıflama öncesi çalışmalar yapılmıştır. Sınıfların ortalama, varyans, standart sapma, varyans-covaryans matrisleri ve ters matrisler değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca bu veriler önerilen yönteme göre ve yalnızca CNN algoritmasına göre azaltılmıştır. Metotların doğruluklarını karşılaştırmak için test alanlarındaki bölgelerden çeşitli kullanım tarlaları çıkartılmış ve doğruluk tabloları oluşturulmuştur. önerilen yöntem diğerlerine göre sınıflama doğruluğu, diğer yöntemlere göre daha iyi bulunmuştur. Ayrıca NN sınıflaması içjn ilk kez eşik değer kullanılmıştır. Böylece sınıflama doğruluğunu ve süresini azaltmak amaçlanmış, başarıyla uygulanmıştır. Değişik büyüklükdeki görüntülerin sınıflamasında ise, önerilen yöntem iyi sonuç vermiştir. Sınıflama süresi olarak en iyi sonucu elipsoid ve minimum mesafe sınıflaması vermiştir. NN sınıf lamsının çokzamanda sınıfladığı bilinmektedir. Ancak önerilen yöntem elipsoid metodunun zamanının 1.5 katı olarak bulunmuştur. Sınıfları oluşturan tüm pikseller kullanıldığında NN sınıflaması bir saati geçmiştir.
Öngerilmeli dairesel bileşik silindirlerde burulma dalga yayılımı
Bilindigi üzere öngerilmeler yapı elemanlarında farklı birçok nedenden dolayı olusabilmektedir. Bu öngerilmelerin olustugu ortamların dalga yayılımına etkisinin incelenmesi teorik ve uygulama açısından çok önemlidir. Tez kapsamında yapılan arastırmalar, genel olarak öngerilmeli bilesik silindirdeki dalga yayılımına bu öngerilmelerin etkisinin incelenmesine aittir. Yapılan çalısmaların özel konusu ise öngerilmeli bilesik silindirdeki burulma dalgalarının dispersiyonudur. Bu çalısmada, parçalı cisim modeli çerçevesinde öngerilmeli cisimlerde üç boyutlu dogrusallastırılmıs elastik dalga yayılımı teorisi uygulanarak öngerilmeli bilesik, içi bos bilesik ve çok katlı bilesik silindirlerde burulma dalga yayılımı arastırılmıstır. Öngerilmelerin burulma dalga yayılımına etkisi geometrik ve fiziksel paremetreler için incelenmistir. Silindirlerin bilesenlerinin malzeme özellikleri Murnaghan potansiyeli ile verilmistir. Bir özel durum olarak silindirlerin lineer elastik malzemelerden olustugu durumlarda incelemeler yapılmıstır. Bilesik ve içi bos bilesik silindirlerde, öngerilmenin olmadıgı özel durumlar için elde edilen sonuçlar tekrar elde edildi. Aynı zamanda bu sonuçlar öngerilmeli bilesik silindirler için gelistirildi. Çok sayıda yeni sayısal sonuçları elde etmek için gerekli algoritma ve programlar Fortran programlama dilinde tarafımızdan yapılmıstır. Yapılan çalısmalar, öngerilmeli bilesik silindirlerdeki burulma dalga yayılımına ait ilk tesebbüsleri olusturmaktadır. Anahtar kelimeler: Burulma dalga yayılımı, dispersiyon, öngerilme, bilesik silindir, Murnaghan potansiyeli
Toplam ve ultraviyole (UV) güneş enerjisi verilerinin ölçülmesi, değerlendirilmesi ve değişiminin incelenmesi
Bu çalışmada, toplam güneş ışınımı ve bu ışınımın UV (ultraviolet- morötesi) bileşeni, iki yıl boyunca (Eylül 1993-Ekinı 1995) ölçülmüştür. Özellikle, güneşten gelen morötesi ışınımın canlıların üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle, ölçülmesi ve değişimin incelenmesi oldukça önemlidir. Yapılan iki yıllık ölçümler sonucunda, ölçüm süresince günlük toplam enerji 8322.64 MJ/hv^ UVbileşeni ise 312040 KJ/m^ olarak hesaplanmıştır. Gürdük ortalama toplam enerjinin değeri 17.09 MJ/m^, UV ışınımın ise 640 KJ/m^ olduğu bulunmuştur. Aylık olarak ortalama yıllık toplam enerjinin 17.63 Ml/m^, UV bileşeninin ise 670 KJ/nv* olduğu görülmüştür. En az güneş enerjisinin oldğu ay 7.269 MJ/m? ile Ocak ayı olmuştur. Güneş enerjisinin en fazla olduğu ay ise 25.7 MJ/m^ ile Temmuz ayı olmuştur.
Eğitimli sınıflandırma yöntemlerinin karşılaştırılması
VI öz Bu çalışmada, uzaktan algılama tekniği ile elde edilen verileri sınıflandırmak amacıyla geliştirilmiş eğitimli sınıflandırma yöntemleri (Maksimum Benzerlik, En Yalan Komşu, Minimum Mesafe, Kutu, Elipsoid ve Üçgen), doğruluk ve işlem hızlan açısından birbirleriyle karşılaştınlmıştır. Bu yöntemler, Adana ilindeki tarımsal bir bölgeye ait LANDSAT-TM verileri üzerinde, hazırlanan bir görüntü işleme programıyla uygulanmıştır. Sınıflandırma işlemleri sonucunda oluşan sınıflara ait piksel sayılan ve bilgisayar süreleri değerlendirilmiş ve aradaki farklılıklar belirlenmiştir.