
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İstanbul Kadıköy ilçesinde ikamet eden annelerin bitki çayı ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Tıbbi bitkilerin en popüler kullanımlarından biri bitkisel çaylardır. Bitki çayları birçok hastalığın tedavisinde ve hastalıktan korunma amaçlı tüketilmektedir. Kültürlerarası bitkisel çay tüketim alışkanlıkları geleneksel inanç ve uygulamalara göre farklılık göstermektedir. Bu çalışma, Kadıköy'de ikamet eden annelerin bitkisel çay tüketim sıklıklarını, bitkisel çay kullanımı nedenlerini ve bitki çayı hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek amacı ile planlandı. Kadıköy ilçesinde ikamet eden, toplam 154 gönüllü anne çalışmaya katıldı. Bitki çayı tükettiğini belirten 144 anne analize dahil edildi. Bireylere demografik özellikleri, bitki çayı tüketim dönem ve sıklıkları, bitki çayı temin etme kaynakları, bitki çayı hakkındaki bilgi durumlarını saptamak amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan 17 soruluk anket çalışması yapıldı. İstatistiksel verilerin analizinde SPSS 23,0 programı kullanıldı. Katılımcıların %91'i bitki çayını kışın tüketmeyi tercih ettiğini belirtti. Katılımcıların %39,6'sı haftada birkaç defa bitki çayı tükettiklerini belirtti. Katılımcıların %38,9'u bitki çaylarının sağlıkları üzerine olumlu etkisi olduğu için tükettiği belirtti. Bitki çaylarının olumsuz etkilerini bildiren katılımcı sayısı yalnızca %8,3'tür. Katılımcıların %47,9'u aktardan, %45,1'i marketlerden bitki çayı satın aldığını belirtti. En çok tercih edilen ambalaj türünün %49,7 oran ile etiketli paket olduğu saptandı. Katılımcıların %80,6'sı bitki çayı hakkında bilgisi olduğunu belirtmiştir. Bitki çayı hakkında bilgi edinilen birinci kaynağın %30,9 ile internet, bunu %26 ile hekim diyetisyen, eczacı tavsiyesi, %13 ile çevre tavsiyesi, %12,2 ile televizyon programları, %6,5 ile sosyal medya, %4,1 ile kitap, %1,6 ile aile tavsiyesi ve %5,7 ile diğer kaynaklar takip ettiği sonucuna varıldı. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu (%76,6'sı) bitki çaylarını doğal olduğu için güvenilir bulmaktadır. Katılımcıların bu düşüncesi ile bitki çayı tüketim sıklığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p=,566, p=,566>0,05). Anahtar kelimeler: Bitki Çayları, Anneler, Kadıköy İlçesi, Bilgi Düzeyi
COVID-19 pandemisi etkisiyle hekimlerin ve diyetisyenlerin besin desteklerine ve bitkisel ürünlere olan bilgi ve tutum değişikliklerinin değerlendirilmesi
11 Mart 2020 itibariyle Dünya Sağlık Örgütünün COVID-19 enfeksiyonunu pandemi ilan etmesiyle ile bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve virüsten korunmak amacıyla besin desteleri ve bitkisel ürünlerin kullanımının arttığı çalışmalarla desteklenmiştir. COVID-19 sürecinde hekimlerin ve diyetisyenlerin bu konuya bakış açısını, kullanımını ve hastalarına önerme durumlarını değerlendirmek amacıyla 115 hekim ve 98 diyetisyen ile online anket gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni COVID-19 pandemisidir. İstatiksel verilerin analizinde SPSS 23.0 programı kullanılmıştır. Ankete katılan 213 kişinin %50,7'si Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, Bütünsel Tıp ve Fonksiyonel Tıp ile ilgili eğitimler aldığını belirtmişlerdir. Katılımcıların %73,2'si COVID-19 pandemi sürecinde besin destekleri ve/veya bitkisel ürünlerin kullanımında bir değişiklik fark ettiğini belirtmiştir. Ankete katılan hekimlerin %66,1'i diyetisyenlerin ise tamamı pandemi sürecinde Besin destekleri kullanmıştır. Hekim ve diyetisyenlerin pandemi sürecinde bağışıklık sistemini desteklemek ve virüsten korunmak için en çok kullandığı besin destekleri sırasıyla D vitamini, C vitamini ve çinko olmuştur. Bitkisel ürünlere bakıldığında toplam örneklemin %59,2'si kullanmış olup ilk sırada zencefil (%62,5), ikinci sırada ise kara mürver (%45,3) gelmektedir. Pandemi öncesine kıyasla pandemi sürecinde besin destek ve bitkisel ürünleri hastalara önerme durumunda artış gözlemlenmiş ve en büyük artış diyetisyenlerin hastalarına C vitamini önerme durumunda olmuştur. Bu oran pandemi öncesinde %60,9'iken pandemi sürecinde %80,9 olmuştur. Hastaların en çok danıştığı besin desteği D vitamini, bitkisel ürün ise çörekotu yağı olmuştur. Katılımcıların çoğu pandemi sürecinde besin destek (%77) ve bitkisel ürünlerle (%70,6) ilgili bilgi düzeyinin arttığını belirtmektedir.
Piyasada kış çayı olarak satılan karışım bitki çayları üzerine araştırmalar
Karışım bitki çayları, sağlığı geliştirme amacıyla benzer veya farklı etkili tıbbi bitkilerle hazırlanmaktadır. Kış çayları genellikle soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek amacıyla hazırlanan karışım çaylardır. Piyasada halkın tüketimine sunulan bu çayların kaliteli ve güvenilir olması gerekmektedir. Bağışıklığı güçlendirmede, soğuk algınlığı gibi hastalıkların tedavisinde etkili olduğu bilinen antioksidanların kış çaylarında bulunması beklenmektedir. Bu çayların antioksidan aktivitesi ise fenolik içerikleri ile ilişkilidir. Karışımdaki doğru bitki türleri ve bitki materyallerinin kalitesi antioksidan aktivite açısından önemlidir. Karışım bitki çayı formülasyonları ile ilgili çalışma sayısı literatürde çok sınırlıdır. Bu çalışmada aktar ve marketlerde kış çayı olarak satılan 10 farklı marka karışım bitki çayı örneğinin toplam fenolik madde, toplam flavonoit içerikleri ve antioksidan aktiviteleri ölçüldü, karışımların içeriğinde bulunan her bir bitki materyalinin makroskobik, mikroskobik incelemesi ve ince tabaka kromatografisi (İTK) analizi yapılarak bulgular ilgili farmakope monografındaki kriterler ile değerlendirildi. Kış çaylarının toplam flavonoit içeriği 2,54 - 16,32 mg KE/g aralığında, toplam fenolik madde içeriği 23,16 - 103,20 mg GAE/g aralığında, DPPH radikal süpürme aktivitesi testiyle belirlenen antioksidan aktivite sonucu ise 41,17- 191,20 mg TE/g aralığında bulundu. En yüksek sonuçlara sahip kış çayı Örnek-1 oldu. Örnek-1'in adaçayı yaprağı, altınotu çiçeği, hatmi çiçeği, mersin yaprağı, hibiskus ve kuşburnu materyallerinden oluştuğu gözlemlendi ve mersin yaprağı dışındaki bitki materyallerinin ilgili farmakope monografında yer alan kriterlere uygun olduğu tespit edildi. Hibiskus ve kuşburnu materyallerinin tüm kış çayı örneklerinin ortak bileşeni olması dikkate değer bulundu. Bütün bileşenleri farmakope kriterlerine uyan bitki çayı karışımı bulunamadı. Bu çalışma sonucunda; halk sağlığını korumak için piyasada bulunan kış çayı gibi karışım çayların kalite kontrollerinin yapılması gerekliliği ve hazırlanan karışım bitki çaylarının standardize edilmesi gerektiği vurgulandı. Anahtar Kelimeler: Kış çayları, Karışım bitki çayları, Antioksidan aktivite, Toplam fenolik madde içeriği, Toplam flavonoit içeriği, Farmakope analizi
Piyasada "Aspir çiçeği" (Carthami flos) olarak satılan bazı bitki materyallerinin Avrupa farmakopesi standartları açısından değerlendirilmesi
Carthamus tinctorius L. (Asteraceae), yalancı safran veya aspir olarak bilinen, Hindistan, Çin, Meksika, Avustralya, Türkiye ve İran gibi birçok ülkede yetişen önemli bir tıbbi bitkidir. C. tinctorius Çin halk tıbbında felç, jinekolojik hastalıklar, koroner kalp hastalıkları ve hipertansiyon gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bitkinin çiçekleri üzerinde yapılmış olan biyoaktivite çalışmalarıyla bitkinin antioksidan, antidiyabetik, hepatoprotektif, analjezik, antifibröz ve antikoagülan etkiye sahip olduğu ispatlanmıştır. Fitokimyasal çalışmalar sonucunda bitkinin çiçeklerinden flavonoit, alkaloit, fenolik asit, lignan, floroglusinol, poliasetilen ve karotenoit türevi sekonder metabolitler elde edilmiştir. Bu çalışmada piyasadan aspir çiçeği ismiyle temin edilen 13 bitki örneğinin Avrupa Farmakopesi 10.0'da yer alan "Carthami flos" monografında belirtilen standartlara uygunluğu araştırılmıştır. Droglara mikroskobik ve makroskobik incelemeler yapılmış, aynı zamanda drogların yabancı madde, nem, kül, asitte çözünmeyen kül ve toplam flavonoit miktarları incelenmiştir. Ayrıca, Yüksek Performanslı İnce Tabaka Kromatografisi (YPİTK) ve İnce Tabaka Kromatografisi (İTK) ile bitki materyallerinin kimyasal profilleri saptanmış ve Avrupa Farmakopesi 10.0'da belirtilen değerler ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Elde edilen bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örneklerin hiçbirinin Avrupa Farmakopesi 10.0'da yer alan "Carthami flos" monografında belirtilen kriterlere uygun olmadığı saptanmıştır.
Grafen büyütmede bakırdaki içsel karbonun ve hidrojen yardımıyla tüketilmesinin rolü
Growth of graphene on Cu by chemical vapor deposition (CVD) method is a multidimensional process. Therefore, a comprehensive understanding of the parameters involved in this process is essential to achieve a reproducible and optimized growth recipe. In this work, the role of intrinsic carbon in the bulk of Cu on nucleation of graphene is revealed and it is disclosed that CVD growth of graphene on Cu foil is not a pure surface process. We uncovered that hydrogen-assisted carbon depletion (HACD) effect causes carbon content within Cu bulk to diffuse out during annealing under hydrogen atmosphere and is a critical mechanism in the nucleation of graphene crystals. Additionally, we investigated the role of hydrogen on the diffusion of carbon toward the Cu surface during annealing. We showed that this interplay is not a linear mechanism, but depending on its concentration hydrogen either can boost or diminish the surface density of segregated carbon atoms from bulk. From that, we managed not only to grow a graphitic film on Cu foil but also and more importantly, illustrate spontaneous nucleation of graphene crystals during hydrogen annealing in the absence of external carbon precursor. To our knowledge, this is the first time such a growth has been realized. This finding can clarify the role of intrinsic carbon on the nucleation mechanism of graphene in the CVD process. We also showed that intrinsic carbon in Cu can effect the formation of ad-layers under as-grown graphene layer.