Sabanci University
Discipline

Management and Organization

Sabanci University

31

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

31 Theses
Master'sOpen AccessEN

Cyberloafing in Djibouti: An empirical study among teachers

Cyberloafing refers to the usage of the Internet at a workplace for purposes that are not associated with work during working hours. In this context, it may refer to activities such as browsing websites that are not related to work, using email, playing online games, or interacting on social networking sites. During the working hours, employees are expected to perform job-related tasks only. Nonetheless, due to the prevalent use of technology, cyberloafing is becoming widespread in the whole globe and shows itself as an increasing threat. In the context of cyberloafing, the employee is referred to as a cyberloafer, while the act is described as cyberloafing. The focus of this thesis is on cyberloafing. The main objective of this thesis is to determine whether cyberloafing behaviors of teachers differ in terms of demographic variables. The data were collected from 264 teachers and professors from various high schools and universities in Djibouti via an online survey form, and the gathered data were analyzed using IBM SPSS. Findings suggest that cyberloafing differs in terms of the variables such as age, marital status, experience, the type of the institution, type of Internet used in an institution. Additionally, it was found that females spend more time in switching from cyberloafing to work than males. On the other hand, no difference was found in cyberloafing behaviors in terms of gender, professional status, tools to access to the Internet.

Asma Aden Alı Asma Aden Alı
Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Aile işletmelerinde strateji belirleme sürecinin karar modelleri açısından incelenmesi

Bu tezin amacı, aile işletmelerinin strateji belirleme süreçlerinin karar modelleri açısından incelemesi yapılarak strateji ile karar verme arasındaki bağlantıları yakalamaktır. Bu çalışma ile Sakarya ilindeki aile işletmelerinin yönetim süreçlerinde yaşadıkları olumsuzlukların azaltılmasında olumlu bir katkı sağlanması hedeflenmektedir. Strateji Belirleme Sürecinin Karar Modelleri Açısından İncelenmesini konu edinen araştırmanın temel sorusu; "Sakarya ilinde imalat işleriyle uğraşan Aile İşletmelerinde Strateji Belirleme Sürecini, Karar verme Modellerinin açıklama potansiyeli nedir?" sorusunu cevaplandırmaktır. Dünyadaki işletmelerin %65 ila %80'inin aile işletmesi olduğu (Bakan ve diğerleri, 2006:332) fakat Türkiye'de bu oranın dünya ortalamasın çok üzerinde (%95) olduğu bilinmektedir. Bu bağlanma araştırmamızın kapsamı, Sakarya ilinde faaliyet gösteren, parça, makine, gıda ekipman elektrik, inşaat sektörleri içinde imalat yapan, limited ve anonim şirket statüsünde yapısal özellikleri olan ve imkanlarımız nispetinde inceleme imkânı bulabildiğimiz aile işletmeleridir. Örnekleme açısından Sakarya Sanayi Endüstrisinde söz sahibi beş farklı lokasyonda faaliyet gösteren beş farklı sektörden beş farklı işletme seçilmiştir. Birinci bölümde aile işletmesi ve strateji belirleme ile ilgili kavramsal çerçeve çizilmiş, aile işletmelerinin yönetim yapıları, kurumsallaşma araçları, strateji oluşturma ve yönetme uygulamaları ve strateji analiz yöntemleri incelenmiştir. İkinci bölümde ise karar verme süreçleri ve karar verme modelleri açıklanarak aile işletmelerinde karar vermenin aşamaları aktarılmıştır. Üçüncü bölümde ise çoklu örnek olay yöntemi ile doğrudan görüşmelerde elde edilen bulgulardan elde edilen sonuçlar çözümlenerek, aile işletmelerinde strateji belirleme ve karar verme teknikleri kullanımı arasındaki bağlantıların, strateji belirleme ve karar verme eylemleri arasındaki bağlantı analiz edilmiştir. Araştırmada derinlemesine görüşmeler ile elde edilen verilerin değerlendirilmesi bakımından içerik analizinin uygun olduğuna karar verilmiştir. Bu çalışmada saha çalışması ile elde edilen verilerin içeriği Voyant Tools ve MAXQDA nitel analiz programları ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucu olarak; örnek olaylar bağlamında kullandıkları karar verme modellerinin, strateji belirleme süreçlerini özellikle maliyet teması üzerinden açıklayabilir olduğuna dair bulgulara rastlanmıştır. Strateji yönetimi ile karar verme eylemleri arasındaki bağlantıyı değerler, ürün/hizmet, sermaye ve iş gücü faktörleri sağlamaktadır ve aile bağları ile yönetim kabiliyeti faktörleri strateji yönetimine özellikle etki etmektedir.

Aile işletmeleriKarar vermeKarar verme modelleri+4
Serdar Çakan
Sakarya University · Institute of Business Administration
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Performans geribildirim görüşmesi ve çalışanların konuya ilişkin görüş ve beklentilerinin belirlenmesi

Günümüz global dünyasında iş dünyasının değişen şartları, organizasyonları yüksek performans ortaya koymaya ve hedeflerini giderek yükseltmeye zorlamaktadır. Bu da şirketlerin nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacını arttırmaktadır. İnsan kaynağının geliştirilmesi gereğinden hareketle organizasyonlar birtakım süreçlerle yüksek performansı gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu anlamda uygulanan performans yönetimi organizasyon ve çalışanları ortak hedefler etrafında toplayan, bu hedefleri gerçekleştirmede gerekli tüm uygulamaları düzenleyen ve tüm kaynakların bu yönde etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayan önemli bir süreçtir. Bu süreç organizasyonun hedeflerini gerçekleştirmenin yanı sıra çalışanın iş ve kişisel gelişimine önemli katkılar sağlar. Performans değerlendirme sonuçlarının çalışana geribildirim görüşmesi yolu ile aktarılması bunda önemli bir rol oynar. Bu çalışmanın amacı performans geribildirim görüşmesini incelemek ve bu görüşmenin etkili bir şekilde gerçekleştirilmesine ilişkin çalışan görüş ve beklentilerini belirlemektir.Araştırmanın örneklemi performans değerlendirmesi yapılan bir kurumda- Eskişehir ilinde beyaz eşya sektöründe faaliyet gösteren ve Şubat 2010 itibariyle toplam 140 beyaz yaka istihdam edilen büyük ölçekli bir işletme- beyaz yaka çalışanları kapsamaktadır. Bu kişilerden performans geribildirim görüşmesinin etkili bir şekilde gerçekleştirilmesi için görüş ve beklentilerine ilişkin bir anket formunu doldurmaları istenmiştir. Söz konusu ankette katılanların demografik ve çalışma yaşamıyla ilgili özelliklerinin belirlenmesi için 10 soru, geribildirim görüşmesine ilişkin görüş ve beklentilere ilişkin 41 soru yer almaktadır. Performans geribildirim görüşmesinin etkililiğine katkı sağlayan temel faktörlerin belirlenmesi amacıyla verilerin analizinde faktör analizi yöntemi kullanılmış ve bulgular değerlendirilmiştir.

Beyaz eşya sektörüFaktör analiziGeri bildirim+4
Pınar Öner Koçak
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütlerde kadınlara yönelik etik-dışı davranışlar: Feminist etik bakış açısıyla etnografik bir inceleme

Bu çalışma, çalışma yaşamında kadına yönelik etik-dışı davranışları kadın bakış açısı taşıdığı düşünülen feminist etik temelinde oluşturulmuştur. Çalışma yaşamında kadına yönelik etik-dışı davranışlar, çalışma yaşamının gerçeklerine ve içinde yaşanılan toplumun yapısı ve kültürüne bağlı değerlendirilmiş ve bu nedenle araştırma için etnografiye dayalı alan araştırması yöntemi seçilmiştir.Alan araştırması sonucunda, kadınların erkek egemen yapı ve toplumsal cinsiyet uzantılarına bağlı olarak temellendirilen kadınlık rollerine uygun hareket ettikleri ve bu durumu içselleştirdikleri görülmüştür. Kadınların ayrımcılık (bir anlamda etik-dışı davranış) yaşadıkları ifade edilen ve alan yazında tartışılan kadın ve erkek işi ayrımı, psikolojik ve cinsel taciz, cam tavan, ücret eşitsizliği ve ödüllendirmedeki eşitsizlik gibi konuların toplum yapısını oluşturan kültür, din ve aile ile bağdaşık yapılandığı belirtilebilmektedir. Aynı zamanda örgüt içerisindeki yönetim yapısının ve informel ilişkilerin, kadınların çalışma yaşamında karşılaştıkları ya da benimsedikleri etik-dışı davranışları desteklediği görülmüştür. Birbirleriyle bütünleşik olan bu konular, kadınların toplum tarafından biçimlendirilen şekilde hareket etmelerini sağlamıştır. Kendilerine yönelik haksızlıkları içselleştirdikleri ve benimsedikleri gözlemlenmiştir. Bu durum, farklı cinsiyetlerin birbirlerine ve hemcinslerine yönelik algılarını da etkileyerek, cinsiyet ayrımını körüklediği söylenebilmektedir.Anahtar kelimeler: Kadın, etik-dışı davranış, feminist etik, etnografi, alan araştırması.

Alan araştırmasıEtik dışı davranışEtnografya+3
İlke Oruç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık TOPSIS yönteminin bir kamu hastanesinde iç kaynaklardan hemşire seçimine uygulanması

Örgütler, amaçlarına ulaşmak için ihtiyaç duydukları insan gücünü iç ve dış kaynaklarını kullanarak karşılarlar. Kamu kurumları, boş olan pozisyonlar için ihtiyaç duydukları işgücünü, gerekli niteliklere sahip olmaları durumunda, kendi çalışanları arasından seçmeye çalışırlar. Çalışanlar arasından gerekli niteliklere sahip aday sayısının boş pozisyon sayısından fazla olduğu durumlarda, en iyi adayın seçilmesi, kaynakların etken ve verimli kullanılması adına önem arz etmektedir. Kamu kurumu niteliğinde olan asker hastanelerinde, orta vadede görevlendirme yapılacak olan yüksek hemşire kadro sayısına göre gerekli niteliklere sahip aday sayısı fazla olacağından, bu kadrolara terfi sayılabilecek görevlendirmeler için personel seçiminde adil ve bilimsel bir sisteme ihtiyaç duyulacaktır. Bu sebepten dolayı, bu çalışmada, ?en iyi çözümün, pozitif ideal çözüme en yakın ve negatif ideal çözüme en uzak nokta olması? esasına dayanan ?İdeal Çözüme Yakınlığa göre Tercih Sıralaması Tekniği (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution/TOPSIS)?, bir kamu kurumu olan Y Asker Hastanesinde iç kaynaklardan hemşire seçimine uygulanarak, karar vericilere yardımcı olacak etkili bir personel seçim yöntemine ulaşılmaya çalışılmıştır.

Bulanık TOPSISBulanık mantıkDevlet hastaneleri+4
Mehmet Kadir Bingöllü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt kültürünün işten ayrılma niyetine etkisinde yaşam yönelimi ve iş tatmininin düzenleyici rolü

Bu çalışma, örgüt kültürünün işten ayrılma niyetine etkisinde, yaşam yönelimi ve iş tatmininin düzenleyici rolünü incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmanın örneklemi, Konya'da tarım makineleri sektöründe dış ticaret faaliyetinde bulunan işletmelerde görev yapan 327 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada yer alan değişkenleri ölçmek adına araştırmacılar tarafından kabul görmüş ölçeklerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada Cameron ve Quinn'in örgüt kültürü ölçeği, Cammann vd. tarafından geliştirilen işten ayrılma niyeti ölçeği, Scheier, Carver ve Bridges'in yaşam yönelimi ölçeği ve Ackfeldt ve Coote'nin iş tatmini ölçeğinden yararlanılmıştır. Bu ölçekler SPSS AMOS 24.0 programı kullanılarak "Doğrulayıcı Faktör Analizi" DFA ile test edilmiştir. Yapılan analizlerde, araştırma değişkenleri örgüt kültürü, işten ayrılma niyeti, yaşam yönelimi ve iş tatminine ilişkin katılımcı tutumlarının, görev yapılan pozisyona göre anlamlı bir şekilde birbirinden farklılaştığı görülmüştür (yönetici-yönetici pozisyonu dışında çalışan). Araştırma sonuçları, örgüt kültürünün klan, pazar ve hiyerarşi alt boyutlarının işten ayrılma niyetine etkisinde, iş tatmininin düzenleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra örgüt kültürünün işten ayrılma niyetine etkisinde, örgüt kültürünün hiçbir alt boyutu için yaşam yöneliminin düzenleyici rol almadığı saptanmıştır. Buna ek olarak örgüt kültürünün klan, adhokrasi ve pazar alt boyutları ile yaşam yönelimi ve iş tatmininin işten ayrılma niyetini negatif yönlü etkilediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca pazar kültürünün yaşam yönelimi üzerine pozitif etkisinin bulunduğu, klan ve adhokrasi kültürlerinin ise iş tatmini üzerinde pozitif etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Sektörel dış ticaretİş tatmini
Mustafa Ece
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılık sektöründe imalata yönelik dış kaynak kullanımı: Tedarikçi seçim kriterlerinin ağırlıklandırılması

Günümüz rekabetçi iş ortamında havacılık endüstrisi, maliyetleri düşürmek, operasyonel verimliliği artırmak ve odaklandıkları alanlarda uzmanlaşmak için dış kaynak kullanımına yönelmektedir. Bir diğer deyişle havacılık endüstrisi işletmeleri bir ürün ve hizmetin hangi kaynaktan alınacağı sorusuna yanıt aramaktadırlar. Bu kapsamda endüstride tedarikçi seçimine etki eden kriterleri ve etkinin ağırlığını hesaplamak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca havacılık endüstrisinde faaliyet gösteren işletmeler, tedarikçi seçimlerinde bu kriterlerin önem derecelerine göre hareket etmektedirler. Bunun sonucu olarak rekabet avantajının ve rekabet gücünün sürdürülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı havacılık endüstrisinde tedarikçi seçimini etkileyen kriterleri belirlemek, bu kriterlerin ve alt kriterlerinin önem derecelerini Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi ile ağırlıklandırmak ve önem sıralamasını ortaya koymaktır. Bu yöntemin uygulanmasıyla elde edilen bulgular, dış kaynak stratejilerinin seçiminde hangi kriterlerin öncelikli olduğunu ve bu kriterlerin karar verme sürecine ne kadar etki edeceğini göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma ile dış kaynak kullanımının stratejik önemini vurgulamak ve havacılık sektöründeki sözü edilen konuda etkin karar verme süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amaçlanmaktadır.

Yıldırım Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Genç girişimciliği: Kenya'da yeni yaklaşımlar, uygulamalar ve politikalar

Kenya is a growing economy with almost seventy percent of her population below 35 years of age, making the youth the highest contributor to the country's economic growth. However, poverty, lack of skills, and unemployment are arguably the chief challenges to societal and economic development amongst the youth. Most countries are introducing entrepreneurship programs and training as a core focus for youth establishing employment and reducing the burden on the dependence on formal employment. However, it is held that entrepreneurship is difficult without training and mentorship but next to impossible without funding or capital. This qualitative study employed semi-structured interviews with ten respondents, purposefully drawn from youth entrepreneurs registered on the companies in the Kenyan Ministry of Labor in Nairobi County. The findings revealed that youth entrepreneurs had inadequate working capital, were more interested in entrepreneurship as a career now than before and lacked awareness and relevant information on the available youth support initiatives and programs. Based on the challenges and prospects revealed, the conclusion and recommendations to improve youth entrepreneurship in Nairobi Kenya, were made. Keywords: Youth entrepreneurship, Entrepreneurship policies, Entrepreneurship practices, Kenya.

YoungsEntrepreneursEntrepreneurship+1
Mercyann Mukamı Muragu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynak bağımlılığı ile tedarikçi performansı arasındaki ilişkide sosyal sermayenin aracılık etkisi: Eskişehir organize sanayi bölgesindeki KOBİ'lerde bir araştırma

İşletmeler faaliyetlerini sürdürebilmeleri için çeşitli kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu kaynakları işletmelere sağlayan örgütler tedarikçiler olmaktadır. Tedarikçilerin işletmelerin varlıklarını sürdürebilmelerinde önemli bir yer tutması, işletmelerin tedarikçileriyle olan ilişkilerini de önemli hale getirmektedir. Tezin amacı; literatürde yer alan bilgiler ışığında kaynak bağımlılığı, sosyal sermaye ve tedarikçi performansı konularını ele alarak bu kavramları açıklamak, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak ve kaynak bağımlılığının getirdiği kısıtları daha derin bir şekilde yaşayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) sosyal sermayeleri aracılığıyla kaynak bağımlılığını aşarak kaynaklara daha kolay ulaşabilmelerinin nasıl sağlandığını anlamak ve açıklamaktır. Bu kapsamda Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki KOBİ'lerde yapılacak araştırmada, kaynak bağımlılığı ile tedarikçi performansı arasındaki ilişkide sosyal sermayenin aracılık rolü üstlenip üstlenmediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Böylelikle işletmelerin tedarikçileriyle ilişkilerinde sosyal sermayeye sahip olmalarının tedarikçi performansına olan etkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Kaynak bağımlılığının sosyal sermayeyi; sosyal sermayenin tedarikçi performansını ve kaynak bağımlılığının tedarikçi performansını nasıl etkilediği; bu değişkenler arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerden anket aracılığıyla veriler toplanmıştır. Toplamda 76 iv işletmeden 193 yönetici anketi cevaplamıştır. Araştırma sonuçlarına göre kaynak bağımlılığı ile tedarikçi performansı arasında sosyal sermayenin aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. KOBİ'lerin tedarikçilerle ilişkilerinde sosyal sermayenin önemli bir işlevi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca temel değişkenler arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Kaynak bağımlılığının sosyal sermayeyi pozitif yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Sosyal sermayenin tedarikçi performansını pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Kaynak bağımlılığı ile tedarikçi performansı arasındaki ilişkiye bakıldığında, kaynak bağımlılığının tedarikçi performansını pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kaynak bağımlılığı, Sosyal sermaye, Tedarikçi performansı.

EskişehirKOBİKaynak+7
Onur Terzioğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekip kaynak yönetimi becerileri kapsamında duygusal zekânın karar verme stilleri üzerindeki etkisinde güç mesafesinin düzenleyici rolü: Havayolu pilotları üzerinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, ekip kaynak yönetimi becerileri kapsamında pilotların duygusal zeka düzeylerinin karar verme stilleri üzerindeki etkisinde algıladıkları güç mesafe düzeyinin düzenleyici rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türk sivil havacılık sektöründeki 386 Türk pilot oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme araçları olarak Petrides ve Furnham (2000a; 2000b) tarafından geliştirilen ve Deniz vd. (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan "Duygusal Zekâ Özellik Ölçeği-Kısa Formu (DZÖÖ-KF) ", Scott ve Bruce (1995) tarafından geliştirilmiş, Taşdelen (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Karar Verme Stilleri Ölçeği" ve Yorulmaz vd. (2004) tarafından örgütsel güç mesafesine ilişkin olarak geliştirilmiş olan "Örgütsel Güç Mesafesi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; pilotların duygusal zeka düzeylerinin rasyonel, kaçınmacı ve anlık karar verme stilleri üzerinde etkisi; güç mesafesi algı düzeyinin de duygusal zeka düzeyinin kaçınmacı karar verme stili üzerindeki etkisinde düzenleyici rolü olduğu bulunmakta; karar verme stilleri bakımından yardımcı pilotlarla diğer statülerdeki pilotlar arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Bu çalışmaya kadar, Türk sivil havacılığı literatüründe daha önce pilotların duygusal zeka düzeyleri, karar verme stilleri ve güç mesafesi algı düzeyleriyle ilgili bir araştırmaya rastlanmadığından, bu çalışma literatüre katkı sağlayacak ve elde edilen bulgular bundan sonraki çalışmalara temel teşkil edecektir.

Duygusal zekaEkip kaynak yönetimiGüç mesafesi+7
Mehmet Kadir Bingöllü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları bilgi sisteminin oluşturulmasında karşılaşılan sorunlar ve bir örnek olay incelemesi

İnsan kaynakları bilgi sistemi, bir işletmenin insan kaynakları fonksiyonunun etkin bir biçimde işlemesine yardım etmek için, işletmenin insan kaynaklarıyla ilgili bireysel ve tüm insan kaynakları faaliyetleriyle ilgili örgütsel verilerin toplanması, saklanması, güncelleştirilmesi, stratejik ve yönetsel kararlar verilmesine yardımcı olacak biçimde bilgi haline dönüştürülmesini sağlayan bilgisayar destekli bir sistemidir. İşletmeler ihtiyaçları doğrultusunda farklı fonksiyonlara sahip insan kaynakları bilgi sistemlerini kullanmaktadırlar. Bilginin kilit rol oynadığı günümüz iş dünyasında, insan kaynakları fonksiyonundaki gelişmelere paralel olarak insan kaynakları bilgi sistemlerinin önemi giderek artmaktadır. İnsan kaynakları bilgi sistemlerinin önemi, bu sistemlerin işletmelerdeki insan kaynakları fonksiyonunun daha düşük maliyetlerle ve daha yüksek hizmet sunma amacını gerçekleştirmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak, bu amacın gerçekleştirilebilmesi için insan kaynakları bilgi sistemlerinin başarılı bir şekilde oluşturulması ve uygulanması gerekmektedir.Bu çalışmada, insan kaynakları bilgi sistemin işletmelere kurulumu ve bu süreçte yaşanan sorunlar anlatılmaya çalışılmıştır. Süreç, sistemin kurulmasına karar vermeyle başlar ve işletme yaşamını sürdürdüğü müddetçe devam eder. Bu bağlamda çalışmamın amacını şu şekilde ifade edebilirim;? İnsan kaynakları bilgi sisteminin oluşturulmasında ne tür sorunlarla karşılaşılmaktadır?? Karşılaşılan bu sorunları aşmak için neler yapılmaktadır?Bu sorulara cevap ararken literatür taramasına ek olarak, yeni bir insan kaynakları bilgi sistemi oluşturan Sakarya Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı ?örnek olay? olarak incelenmiştir. İnsan kaynakları bilgi sistemlerinin kurulumunun işletmelere göre farklılıklar göstereceği düşünüldüğü için ?örnek olay? yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak da insan kaynakları bilgi sistemi ile doğrudan ilgili kişilerin sayısının az olması nedeniyle, anket yöntemiyle doğru verilere ulaşılamayacağından bunun yerine yarı-biçimsel mülakat yöntemi ile veriler toplanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede yapılan çalışmanın sonucunda ise, insan kaynakları bilgi sistemlerinin kurulum sürecinde karşılaşılan güçlükler incelenmeye çalışılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur.

Bilgi sistemleriİnsan kaynakları bilgi sistemleriİnsan kaynakları yönetimi
Mükremin Uzer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ve ortaöğretim öğretmenlerinin iş tatminlerinin karşılaştırılması: Bayrampaşa örneği

Bu çalışma da bizim amacımız ilköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan öğretmenlerin iş tatmin seviyesini belirlemektir. Bu nedenler için, cinsiyetin, medeni durumun, yaşın, çalışma deneyimlerinin, mesleğinin kendi seçimi olup olmadığının ve aylık net gelir etkilerinin çalışma memnuniyetlerinin seviyesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenler ilköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışmaktadır. Bu araştırma 4 kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, araştırmanın konusuyla ilgili bir önsöz verildi. İkinci kısımda, konuyla ilgili teorik açıklama yapıldı. Üçüncü kısımda, izlenen ve bulunan metodlar ve teknikler verildi. Dördüncü kısımda sonuç ve öneriler belirtildi. Bu araştırma için iki kısımlı bir ölçek oluşturuldu: Minnesota Tatmin Formu ve Kişisel Bilgi Formu kullanıldı ve Bayrampaşa ilçesinde 150 öğretmen araştırmaya katıldı. İstatiksel analiz araştırmaları için SPSS programı kullanıldı ve farklı gruplar arasındaki anlamları belirlemek için varyans analizleri uygulandı. Ayrıca bu araştırmada konunun teorik temellerinde iş tatmini üzerine araştırmalar yapıldı. Konu hakkında içerikler, iş memnuniyetliği ve memnuniyetsizliğinin etkileri verildi. Bu araştırmada, öğretmenlerin memnuniyet derecelerini belirlemek için girişimde bulunuldu, öğretmenlerin sosyal ilişkilerinde ve iş tatminlerinde kendilerini nasıl memnuniyetsiz hissettikleri belirlendi. Araştırmanın diğer bir amacı, yöneticilerin memurları için daha rahat çalışma koşulları hazırlayabilmeleri ve çalışanlarının amaç ve değerlerini anlamaları ve de çalışanlarını yüksek derecede motive edebilmek için onlara bazı bilgiler sunmaktadır. Anahtar kelimeler: İş tatmini, ilköğretim ve ortaöğretim, memnuniyet, öğretmen

Dilek Vatan Tüccar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerin uluslararasılaşma eğilimleri üzerine bir araştırma

Uluslararası pazarın gittikçe artan önemi bu konunun ulusal ekonomi ve bilimsel yaklaşım açısından ehemmiyetini de belirlemiş durumdadır. Özellikle KOBİ'lerin Uluslararasılaşma konusu merkezleri Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere iki okulda ele alınıp, günümüzde de bu okullar başta olmak üzere devam etmektedir. Bu okullar tarafından oluşturulan teori ve modeller birçok ülkede test edilip, geliştirilmiştir. Bu konu üzerinde etraflı analiz bu teorilerin gelişmesi, kanıtı ve evrenselliğe kavuşma aracı olabilir.Bu çalışmanın amacı, KOBİ'lerin uluslar arası pazarla etkileşimini, ihracat davranışları üzerinde etkili olan olumlu ve olumsuz faktörlerin tespiti ile yanı sıra, literatürde bulunan uluslararasılaşma modellerini karşılaştırmak ve Ağ Modeli içindeki gruplandırma özelliklerini tespit etmektir.Giriş bölümünde çalışmanın önemi, amacı ve yöntemi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde uluslar arası Pazar ve KOBİ'lerin etkileşimi ve işletmelerin ihracat davranışlarını etkileyen faktörler incelenmiştir.İkinci bölümde literatürde bulunan temel uluslar arasılaşma teori ve modelleri üzerinde durulmuş ve özellikle, Johanson ve Mattsson'un geliştirdiği Ağ Modeline odaklanılmıştır. Uluslararasılaşma modellerinin gruplandırılması ve etkileşimi incelendikten sonra, Ağ Modeli kapsamındaki KOBİ gruplandırılması ve her grubun uluslararasılaşma süreci özellikleri ortaya koymaya çalışılmıştır. Ayrıca,şirketin/ sektörün uluslararasılaşma derecesi ve işletmenin ihracat davranışlarını etkileyen faktörler ve seçilen ihracat stratejisi arasındaki ilişkinin ne şekilde olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.

KOBİUluslararasılaşma
Endzhe Avzalova (taş)
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Karanlık ve aydınlık kişiliğin etik olmayan örgüt yanlısı davranışlar üzerindeki rolü: Bir karma yöntem araştırması

Bu tez çalışmasının temel amacı aydınlık ve karanlık kişilik özelliklerinin etik olmayan örgüt yanlısı davranışlara etkisinde içsel ve dışsal motivasyonun aracılık rolünü tespit etmektir. Aydınlık ve karanlık kişilik özelliklerinin birbirine zıt yapısı, etik olmayan örgüt yanlısı davranışların tek başına yansıttığı zıtlıkla harmanlanmaktadır. Öz-Belirleme Teorisi kapsamında ele alınan içsel ve dışsal motivasyon türünün aracılık etkisi bahsi geçen kişilik özellikleri ile etik olmayan örgüt yanlısı davranışlar arasındaki etkileşimin anlaşılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Tez çalışması karma araştırma modeli ile dizayn edilmiştir. Nitel araştırma kısmında araştırma değişkenleri arasındaki kavram örüntüleri derinlemesine ele alınmıştır. Çalışmanın evreni ülkemizde çalışan banka personelinden oluşmaktadır. 'Kuramsal Örnekleme' ve 'Kolay Ulaşılabilir Durum Örneklemesi' sonucunda 11 banka personeli ile yüz yüze ve online şekilde gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde bireylerin aydınlık ve karanlık kişilikleri hakkında örüntüler 'İçerik Analizi' ile ele alınmıştır. Ayrıca etik olmayan örgüt yanlısı davranışların sergilenmesinde rol oynayan unsurlar ele alınmış ve motivasyon türü ile etik olmayan örgüt yanlısı davranışların sergilenmesi arasındaki örüntüler ve katılımcı görüşleri değerlendirilmiştir. Bu kısımda 'Kurum İmajı' değişkeni nicel araştırma ile test edilmesi planlanan araştırma modeline dahil edilmiştir. Nicel araştırma kısmında, nitel araştırmalar sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak araştırma modeli oluşturulmuştur. Araştırmanın evreni ülkemizde aktif şekilde çalışan banka personelinden oluşmaktadır. Türkiye'yi temsil kabiliyeti bulunan 7 coğrafi bölgeden "Tabakalı Örnekleme" yöntemiyle 430 katılımcı üzerinden anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Aracılık etki analizi sonuçlarına göre aydınlık kişiliğe sahip bireylerin hem içsel hem dışsal motivasyonun aracılığı ile etik olmayan örgüt yanlısı davranışlar sergiledikleri; karanlık kişilik özelliklerine sahip bireylerin sadece dışsal motivasyonun aracılık etkisi ile etik olmayan örgüt yanlısı davranışlar sergiledikleri tespit edilmiştir. Kurum imajının durumsal aracılık etki modellerinde anlamlı bir değere sahip olmadığı görülmüştür. Çalışmanın kavramsal çerçevesi, araştırma yöntemi, sonuçları, diğer araştırmacılara öneriler ve tartışmalar detaylıca aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karanlık Kişilik Özellikleri, Aydınlık Kişilik Özellikleri, Motivasyon, Etik Olmayan Örgüt Yanlısı Davranışlar

Aydınlık kişilik özellikleriKaranlık kişilik özellikleriKişilik+3
Tugay Ülkü
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekabet Kurulu yoğunlaşma kararlarının iktisat okulları bağlamında çözümlenmesi

Firmaların sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmek için uyguladıkları stratejilerden birisi de bir dışsal büyüme stratejisi olan yoğunlaşmalardır. Literatürde üzerinde fikir birliği sağlanan bir yoğunlaşma tanımı olmamakla beraber ortak vurgu noktası kontrolün el değiştirmesidir. Kontrolün el değiştirmesinin aracı birleşme ve devralmadır. Birleşme devralmalar ekonomik, sosyal, hukuki boyutları ile toplumu da yakından ilgilendiren bir olgudur. Birleşme ve devralmalar toplumsal refah açısından bir takım olumsuz etkiler ortaya çıkarabilmektedirler. Dolayısıyla rekabet üzerinde olumsuz etkileri bağlamında rekabet hukukunun ve Rekabet Kurullarının konusu olmaktadırlar. Birleşme devralmalar firma açısından, hukuki açıdan olduğu kadar özünde ekonomik birer davranış olması hasebiyle İktisat Okullarının da gündeminde olmuşlar, teorik alt yapılarını İktisat Okulları oluşturmuştur. Literatür taramada birleşme devralmaların ya sadece hukuki açıdan ya da sadece ekonomik açıdan veya yalnızca işletme açısından ele alındığı görülmüştür. Bu noktada olgunun hukuki, ekonomik ve işletme boyutlarının birbirinden ayrılmaması gerektiği düşüncesinden hareketle mevcut eksikliği giderecek bütüncül bir bakış açısı oluşturulmaya çalışılmıştır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun, belli bir eşiği aşan birleşme devralmaların Rekabet Kurulu'nun iznine bağlı olduğu düzenlemesinden yola çıkarak 1997?2006 dönemine ait Rekabet Kurulu yoğunlaşma kararları bu konuda güçlü iddia, söylem ve geleneğe sahip olan Chicago, Harvard ve Avusturya İktisat Okulları bağlamında çözümlemeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın sorunsalı şu şekilde ifade edilmiştir: Yoğunlaşmaya ilişkin Harvard, Chicago ve Avusturya İktisat Okullarının farklı yorumları ve yaklaşımları göz önüne alındığında hangi okulun görüşleri Rekabet Kurulu'nca daha çok referans alınmıştır? Bu aşamda Rekabet Kurulu yoğunlaşma kararlarına ilişkin iki araştırma sorusu oluşturulabilir:1.Her bir Rekabet Kurulu yoğunlaşma kararı tek tek incelendiğinde hangi iktisat okulunun görüşleri esas alınmıştır?2.1997?2006 yılları arasında Rekabet Kurulu'nun yoğunlaşma kararlarında esas alınan iktisat görüşünde herhangi bir değişiklik olmuş mudur?Bu soruya cevap verebilmek için de öncelikle şu iki soruya açıklık kazandırmak gerekmektedir.a-Yoğunlaşma olgusu hangi boyutları ile araştırmaya dâhil edilmelidir?b-Söz konusu boyutlar konusunda her üç okulun görüşleri nelerdir?Bu sorulara cevap ararken belge inceleme yöntemi uygulanmıştır. Bunun nedenlerinden birisi, ?kurul kararlarının topluma açık ve manipülasyonun güç? olmasıdır. Kurul kararları, kamuoyuyla paylaşıldığı ve ilgililerin kullanımına sunulduğu için güvenilirliği yüksek veri kaynakları arasında yer almaktadır. Belgelerin geçerlilik sorgulamasında iç ve dış eleştiri yöntemlerine başvurulmuştur.Çalışmada yoğunlaşma kavramı ve yöntemleri hukuki, ekonomik ve işletme açısından ele alınmıştır. Daha sonra teorik altyapı oluşturduğu varsayılan Chicago, Harvard ve Avusturya İktisat Okullarının anti-tröst yaklaşımları özelde de yoğunlaşma yaklaşımları incelenmiştir. Sonraki aşamada incelemeye alınan Rekabet Kurulu yoğunlaşma karar gerekçeleri ile okulların yaklaşımları ilişkilendirilmiştir. İncelenen 1997?2006 yıllarına ait toplam 941 kararın 579 tanesinin kabul, 3 tanesinin ret, 41 tanesinin koşullu izinle sonuçlandırıldığı görülmüştür. Geriye kalan 318 yoğunlaşma başvurusu ise kapsam dışı bulunmuştur.Çalışmanın yanıtını aradığı sorular bağlamında Rekabet Kurulu yoğunlaşma kararlarının tamamen Harvard İktisat Okulu yaklaşımını referans aldığı, bu durumun da kaynak kanun olan AB Rekabet Hukuku ile tutarlılık gösterdiği sonucuna varılmıştır. Yine söz konusu dönemdeki yoğunlaşma kararlarında Harvard Okulu yaklaşımının benimsenmesinin süreklilik arz ettiği bulgusundan hareketle bu örtüşmenin bir dönemselliğe değil sistematiklik ve tutarlılığa işaret ettiği kanısına varılmıştır. Bütün bu bulgular ışığında Harvard Okul Yaklaşımının benimsenmesinin imaları tartışılmıştır. Söz konusu İktisat Okulu diğer iktisat okullarına nazaran piyasa ve firma davranışları konusunda gerçek hayata daha yakın, uygulanması kolay iddialarda bulunmaktadır. Firmalar açısından bunun bir sonucu diğer okulların rekabetçi kabul ettiği firma davranışlarının Harvard yaklaşımıyla bağlantılı olarak anti rekabetçi sonuçlarının ortaya çıkabileceği ve hukuki yaptırımlara maruz kalınabileceğinin strateji seçiminde dikkate alınmasıdır. Reddedilen karar sayısından çıkarılan sonuçlar ise ülkemizde bir güvensizlik kültürünün bulunduğu ve henüz bir rekabet kültürünün oluşmadığı yönündedir.

Avusturya İktisat OkuluEkonomi okullarıRekabet+4
Sevda Yaşar Coşkun
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

1 inci Piyade Tugay Komutanlığı'nda piyade sınıfına mensup astsubaylarda kişisel kariyer geliştirme çalışmalarının örgütsel bağlılıklarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, 1 inci Piyade Tugay Komutanlığı'nda çalışan piyade sınıfına mensup astsubayların kişisel kariyer geliştirme çalışmalarının, örgütsel bağlılıkları üzerine etkilerini incelemektir.Araştırmanın örneklemini 2006-2008 yılları arasında 1 inci Piyade Tugay Komutanlığı'nda (Adapazarı ve Kandıra Garnizon Komutanlıkları) görev yapan 78 piyade astsubayı oluşturmuştur. Veriler mülakat yoluyla elde edilmiştir.Araştırmanın sonucunda, kişisel kariyer geliştirme çalışmalarının, piyade sınıfına mensup astsubayların örgütsel bağlılıklarını orta düzeyde etkilediği görülmüştür.Kişisel kariyer geliştirme çalışmalarının örgütsel bağlılığı etkilemekte olduğu, bu çalışmaları yapan piyade astsubayların örgütsel bağlılıklarının, yapmayanlara oranla daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur.Kişisel kariyer geliştirme çalışmalarının örgütsel bağlılık üzerine doğru orantılı olarak etki ettiği, kariyer çalışmalarıyla yoğun olarak uğraşan kişilerin örgütsel bağlılıklarının, orta ve düşük düzeyde kariyer geliştirme çalışmaları yapanlara oranla daha yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur.Kişisel kariyer geliştirme çalışmaları örgütsel bağlılık düzeyini etkilemektedir. Yüksek düzeyde kariyer geliştirme çalışmaları yapan piyade astsubayların örgütsel bağlılık düzeyinin de yüksek olduğu görülmüştür.Hizmet süresi ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında fark bulunmuş olup, hizmet süresi düşük olan piyade astsubayların hizmet süresi yüksek olanlara oranla örgütsel bağlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.

Örgütsel bağlılık
Fevzi Öztürk
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Banka birleşmeleri'nin çalışanların memnuniyeti üzerine etkileri ve bir örnek olay incelemesi

Küreselleşmeye bağlı olarak her geçen gün daha da önem kazanan birleşme ve satın alma faaliyetleri, başta bankalar olmak üzere büyümeye dayalı stratejiler izleyen şirketlerin sıklıkla tercih ettikleri bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya'daki birleşme ve satın alma faaliyetlerinin çok büyük bir bölümünün başarısızlıkla sonuçlandığı ve bu başarısızlığın temel nedeninin insan faktörüne bağlı olduğu düşünülürse, birleşme ve satın almaların başarısında çalışanların ne kadar büyük bir öneme sahip olduğu ortaya çıkmaktadır.Bu çalışmanın araştırma problemini; Türkiye'deki en büyük banka birleşmesi olarak kabul edebileceğimiz Halkbank-Pamukbank birleşmesinin, çalışan memnuniyeti açısından ne durumda olduğunun tespit edilmesi oluşturmaktır. Bu çalışmada, Halkbank-Pamukbank birleşmesinin başarısı, çalışan memnuniyeti üzerindeki etkileri ölçülerek değerlendirilmeye çalışılmış, ortaya çıkan sonuçların dikkate alınarak bundan sonra yapılacak birleşme ve satın alma faaliyetlerinin başarısına katkıda bulunması amaçlanmıştır.Araştırma tarama modellidir. Anket çalışması ile banka birleşmelerinin çalışan memnuniyeti üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda Halkbank ve Pamukbank birleşmesi öncesinde ve birleşme tamamlandıktan sonra her iki bankanın çalışanlarının memnuniyet düzeyleri ölçülmüştür. Böylece banka birleşmelerinin çalışanlar üzerindeki etkisi ve söz konusu etkinin zaman içerisindeki değişimi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu çerçevede banka birleşmesi bağımsız değişken, çalışanların memnuniyet düzeyi bağımlı değişken olarak alınmıştır. Ayrıca banka birleşmelerinin etkilerinin çalışanların demografik özelliklerine bağlı olarak farklılaşma durumu araştırılmıştır.Sonuç olarak; Halkbank-Pamukbank birleşme süreci bir bütün olarak incelendiğinde birleşmenin başarısının büyük ölçüde insan kaynaklarına ve çalışanların memnuniyetine verilen öneme bağlı olduğu söylenebilir. Değişim sürecine çalışanların oluşturulan takımlar aracılığıyla katılımının sağlanması, farklı iletişim araçları kullanılarak değişimden etkilenen herkesin tam zamanlı bilgilendirilmesi, tüm faaliyetlerin şeffaf olarak yürütülmesi, birleşme anında alınan kararlarda hakkaniyete her zaman olduğundan daha fazla dikkat edilmesi ve bunu sağlamak üzere yapılan tüm faaliyetlerin üst yönetim tarafından izlenmesi, özellikle birleşmenin küçük ortağı durumundaki Pamukbank personelinin birleşme sonrasında hak kaybına uğramaması için gerekli tedbirlerin alınması, birleşmenin merkezi olarak ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Murahhas Azanın koordinatörlüğünde yürütülmesinin başarının sağlanmasındaki temel faktörler olarak sayılabilir.

Banka birleşmeleriBanka çalışanlarıBankalar
Nurzahit Keskin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde gelecek planlaması ve aile anayasası üzerine bir araştırma: Eskişehir örneği

Türkiye'deki aile işletmeleri, ekonominin büyük bir kısmını oluştururken, dünya genelinde benzer bir durum görülmektedir. Bu işletmelerin sürdürülebilirliği ve jenerasyonlar arası aktarımı, kurumsallaşma, kurumsal yönetim, aile anayasası, gelecek planlaması ve benzeri stratejik politikalarla sağlanmaktadır. Bu nedenle gelecek planlaması ve aile anayasası kavramlarını birlikte ele alarak araştırmak önem arz etmektedir. Araştırmada, gelecek planlaması algısı ve aile anayasasına verilen önemi etkileyebileceği düşünülen faktörler incelenmiştir. Bu faktörler arasında bireylerin eğitim seviyesi, işletmenin kaçıncı nesil tarafından yönetildiği, işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörler ve işletmelerde profesyonel yöneticiler ile aileden yöneticiler arasındaki algı farkı araştırılırmıştır. Çalışma, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan 37 işletmeden dönen yanıtlar ile 48 katılımcıyla anket çalışması yapılmıştır. Çalışma örneklemi boyutunun literatürde yapılan araştırmaların örneklem boyutları ile paralellik gösterdiği belirtilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, işletmelerde aile anayasasının önemi ile gelecek planlaması algısının genel olarak yüksek olduğu ve farkındalığın bulunduğu görülmüştür. Ancak eğitim durumu, işletme yönetiminin nesiller arasındaki dağılımı ve profesyonel veya aileden yöneticiler arasında gelecek planlaması algısı veya aile anayasasına verilen önem açısından anlamlı bir farklılaşma tespit edilememiş fakat işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörlere göre tekstil-baskı-ambalaj ile madencilik ve tekstil-baskı-ambalaj ile inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerdeki katılımcılar arasında algıları açısından anlamlı bir farklılaşma gözlemlenmiştir.

Aile anayasasıAile işletmeleriAile şirketleri+2
Tamer Kumaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının gelecekteki çalışma yaşamında ödüllendirme açısından ortaya çıkan beklentileri

Bu çalışmada, yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak kuşakların tanımları ve iş yaşamına bakış açılarına değinilmiş, ödüllendirme algısı amacı, önemi, türleri ve ilkeleri ile birlikte incelenmiş, Z Kuşağı'nın temel özellikleri ve çalışma yaşamında yöneticilerinden ödül anlamında neler bekledikleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yapılan araştırmanın katılımcıları, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü 1 ve 2. sınıf öğrencileri 180 kişi ve kütüphanede karşılaşılan Z Kuşağı yaş aralığındaki 20 öğrenci olmak üzere toplam 200 kişidir. Araştırmada anket yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda ankete katılan Z Kuşağı'nın gelecekteki çalışma yaşamından ödül anlamında ortaya çıkan beklentileri ile yaş grubu, eğitim düzeyi, çalışmak istedikleri sektör gibi demografik durumları arasında herhangi bir ilişki bulunamamış yine de bu unsurların gözardı edilmediği belirlenmiştir. Ancak etkili olan tek demografik özellik cinsiyet olarak tespit edilmiş, kadınların içsel ödüllendirme konusuna erkeklere oranla daha fazla önem verdiği ortaya çıkmıştır. Puan ortalamaları neticesinde bu farklılığın erkek ve kadın arasındaki yapısal ve duygusal farklılıklardan kaynaklandığı düşünülebilir.

BeklentilerZ kuşağıÖdül+3
Ayşegül Çınkır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de arama kurtarma yönetimi uygulaması ve yeni bir model önerisi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de arama kurtarma faaliyetlerini gerçekleştiren kuruluşların stratejik yapılanmasına ve örgütlenme biçimine ilişkin bütüncül bir model ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda da Türkiye'de bahsedilen alanda faaliyet gerçekleştiren askeri kurumlar, sivil kamu kurumlar ve sivil toplum kuruluşları, mevzuat, görev, kaynaklar ve yapılanma biçimleri açısından incelenmiştir. Literatürde Türk arama kurtarma faaliyetlerinin stratejik yapılanmasını, örgütlenme biçimini ve söz konusu alanda faaliyet gösteren tüm paydaşları ele alarak inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Bu yönüyle araştırmanın literatürdeki eksikliği gidereceği ve politika oluşturuculara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Örnekleme seçiminde araştırılacak konu hakkında detaylı ve çok yönlü bilgi elde edilmesi amacıyla amaçlı örnekleme yöntemi seçilmiştir. Konu hakkında farklı gruplardan oluşan örneklemin ortak görüşlerinin ortaya çıkarılması amacıyla maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi arama kurtarma faaliyetlerini planlayan veya bizzat katılan kişilerden oluşturulmuştur. Görüşme formu yaklaşımıyla forma dayalı olarak farklı kişilerden birbiriyle karşılaştırılabilir ve analiz edilebilir veriler elde edilmiştir. Görüşmelerin daha etkin analizi için görüşmeler neticesinde elde edilen veriler doküman analizi ile desteklenmiştir. Görüşme formu yaklaşımıyla katılımcılarla yapılan görüşmeler neticesinde ortaya çıkan organizasyon yapısı, koordinasyon, mevzuat karışıklığı, müştereklik ve ortak çalışma kültürü, sivil toplum kuruluşlarının statüsü ve durumları ile basın ve halkla ilişkiler faaliyetleri ana tema olarak belirlenmiş ve detaylı olarak incelenmiştir. Araştırma neticesinde Türkiye için stratejik, taktik ve operatif seviyede yeniden yapılanmayı içerecek bir arama kurtarma model önerisi oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Arama ve kurtarma, Örgüt yapısı, Model önerisi

AramaKurtarmaModel belirleme+1
Ramazan Toper
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Algılanan örgütsel destek ve temel benlik değerlendirmesinin işe tutkunluk üzerine etkisinde iş becerikliliğinin aracılık rolü

İşgörenlerin istekli bir biçimde bilgi, beceri ve yeteneklerini yaptıkları işlere uyumlaştırmalarını, aynı zamanda işlerini daha iyi ifa edebilmek amacıyla işlerinin sınırını değiştirerek aktif rol aldıkları gayri resmi bir süreci ifade eden iş becerikliliği, son yirmi yılda bu konuda çalışan bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. İşe tutkunluk kavramı ise, işgörenlerin işlerinde dinç ve enerjik olmaları, işlerine adanmaları olarak karakterize edilmektedir. İş becerikliliği ve işe tutkunluk kavramlarının bireysel ile örgütsel performansta önemli bir unsur olma, işgörenlerin işlerinde dinamik olup bu dinamizm ile işlerinde adanmışlık duygusuyla hareket etmelerine kaynaklık etme ve nitelikli işgörenlerin örgütte devamlılığını sağlama gibi önemli avantajları vardır. Bunun yanında, iş becerikliliğini etkileyen bireysel faktörleri ve işe tutkunluğun belirleyicilerini ele alan araştırmaların sayısı görece azdır. Buradan hareketle mevcut çalışmada, bireysel bir etmen olan temel benlik değerlendirmesine (TBD) ek olarak algılanan örgütsel desteğin (AÖD) işe tutkunluk üzerindeki etkisinde iş becerikliliğinin aracılık rolünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, son zamanlarda önemi daha fazla artmış olan sağlık sektöründe hizmetlerin yürütülmesinde önemli görevler üstlenen hemşireler üzerine saha araştırmasının yürütülmesi, araştırmacı ve uygulayıcılar için faydalı olabilecektir. Bu kapsamda, zaman ve maliyet kısıtları dikkate alınarak Şırnak ilindeki devlet hastanelerinde görev yapan hemşireler bu çalışmanın ana kütlesi olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, bu çalışmanın sonuçları Türkiye için genelleştirilemez. Söz konusu çalışmada, verilerin elde edilmesinde nicel araştırma, basit kolayda örnekleme ve yüz yüze anket yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu çalışmada kullanılan anket, demografik özellikler ve dört tane ölçek olmak üzere toplamda beş bölümden oluşmuştur. Kullanılan ölçeklerin hem Türkiye'de hem de bazı ülkelerde geçerli ve güvenilir olduğu yapılan çalışmalarda elde edilmiştir. Anketler, Temmuz-Ağustos 2021 tarihlerinde uygulanmış olup 269 hemşireye ulaşılabilmiş ve analiz edilebilecek nitelikte olan 249 tanesi analize tabi tutulmuştur. Bu çalışmanın amaçları kapsamında temel frekans, normallik, doğrulayıcı faktör, güvenilirlik, T-Testi, korelasyon, YEM ve aracılık etki analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde elde edilen verilerin normal dağıldığı, kullanılan ölçeklerin örneklem için geçerli ve güvenilir, TBD'nin cinsiyete göre farklılık gösterip erkeklerin TBD düzeylerinin kadınlardan daha yüksek düzeyde ve AÖD ile TBD'nin işe tutkunluk üzerindeki etkisinde iş becerikliliğinin kısmi aracılık rolünün olduğu olduğu belirlenmiştir. Daha sonra araştırmacı ve uygulayıcılara yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Algılanan örgütsel destekTemel benlik değerlendirmeİş becerikliği+2
Cahit Çağlın
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının toplumsal cinsiyet algılarının bireysel kariyer planlamaları üzerine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı öncelikle hızla değişen dünyanın ve teknolojinin içine doğmuş ve iş dünyasına yeni girmeye başlayan Z kuşağının toplumsal cinsiyet algısı toplumsal cinsiyet algılarının bireysel kariyer planlamaları üzerinde etkisi olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma evrenini Malatya İnönü Üniversitesinde kayıtlı Z kuşağı öğrencileri oluşturmaktadır, bu kapsamda 400 öğrenci araştırmaya katılmış, 4 öğrencinin hatalı cevap vermesi nedeniyle toplam 396 öğrencinin verdikleri cevaplar incelemeye tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen veri incelendiğinde, katılımcıların toplumsal cinsiyet algılarının geleneksel cinsiyet algısına yakın olduğu belirlenmiştir. Toplumsal cinsiyet algısı ile bireysel kariyer planlaması arasındaki ilişkileri belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda, toplumsal cinsiyet algısı ile bireysel kariyer planlaması arasında düşük düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiş sadece toplumsal cinsiyet algısı ile plan oluşturma boyutu arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Toplumsal cinsiyet algısının bireysel kariyer planlaması üzerine etkisini ortaya çıkarmak için yol analizi yapılmıştır. Yol analizi sonucunda, toplumsal cinsiyet algısının bireysel kariyer planlaması ve boyutları üzerinde anlamlı bir düzeyde etkisi olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucuna benzer şekilde toplumsal cinsiyet algısının plan oluşturma boyutu üzerinde yüksek düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

KariyerKariyer planlamaKuşaklar+2
Tuğba Yılmaz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Performansa dayalı ücret sistemleri ve örgütsel adalet ile performansa dayalı ücret ile adalet algısı ilişkisini belirlemeye yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı; Performansa Dayalı Ücret Sistemi ve Örgütsel Adaleti anlatarak, Performansa Dayalı Ücret Sistemi ile Adalet Algısı ilişkisini belirlemektir. Çalışmanın verileri toplanırken anket formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın ana kütlesini Malatya ilinde kamu ve özel bankalarında görev yapmakta olan tüm banka çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmaya konu veri toplama süreci Temmuz – Aralık 2018 tarihleri arasında tamamlanmıştır. Türkiye Bankalar Birliğinin verilerinden edinilen bilgiye göre Malatya ilinde bu tarih aralığında toplam 938 banka çalışanı bulunmaktadır Bu çalışanlar içerisinde ana kütleyi temsil etmede yeterli oran olarak belirlenen %95 güven aralığı ve %5 hata payı için hesaplanan örneklem değeri 273'tür. Toplam 400 adet anket formu dağıtılmıştır. Çeşitli nedenlerden dolayı 361 banka çalışanından anket formu için geri dönüş alınabilmiştir. Ayrıca bu anketlerden bazıları eksik veri içermesi nedeniyle kapsam dışı tutulduğundan 284 adet anket formu değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Performansa dayalı ücret sistemlerinin ücrette adalet algısı ile ilişkisini tespit etmek amacıyla yapılan araştırmanın birinci bölümünde performans ve ücret kavramları ele alınmıştır. Bu bölümde performans kavramının unsurları, performans yönetimi, ücret, ücret ile ilgili kavramlardan, asgari ücret, ücret haddi, reel/nominal ücret, maaş gibi kavramların yanında ücretin önemi, ücret sistemleri ve performansa dayalı ücret kavramları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde de adalet kavramından yola çıkılarak örgütsel adaletin tanımı yapılmış ve örgütler için öneminden bahsedilmiştir. Reaktif ve proaktif süreç ve içerik yaklaşımlarından bahsedilerek örgütsel adalet kavramına dair yaklaşımlar anlatılmıştır. Örgütsel adalet kavramının daha iyi anlaşılabilmesi için örgütsel adaletin boyutlarına değinilmiştir. Ayrıca örgütsel adalet ve örgütsel adaletle performans ilişkisine dair yapılmış olan çalışmalar incelenerek bu bölümde bu çalışmalara da yer verilmiştir. İlk iki bölümde araştırmaya konu temel kavramlardan bahsedildikten sonra üçüncü bölümde de yapılan anket çalışması ile performansa dayalı ücret sistemi ile ücret adaleti algısı ilişkisini ölçmeye yönelik bulguların tespiti yapılmıştır. Performansa Dayalı Ücret Sisteminin adalet algısı ile ilişkisi tespit edilmiş ve araştırma amacına ulaşmıştır. Anahtar Kelimeler: Performans, Ücret, İşgören, Örgütsel Adalet

Adalet algısıPerformansÇalışanlar+4
Seher Küçük
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışan annelerin örgütsel bağlılığını etkileyen faktörler

Örgüt ve örgütsel bağlılık kavramı, örgütsel bağlılığı etkileyen negatif ve pozitif faktörler, Türkiye'de çalışan kadınlar ve anneler, örgütteki yerleri, yaşadıkları zorluklar, mobing kavramı, Türkiye'de çalışan kadınlar ve annelerin örgütsel bağlılıkları, örgüt yapısında kadınlara ve annelere verilen değer, örgüt içinde ve dışında yaşadıkları sorunlar ve bu sorunların örgüt boyutunda yansıması, örgüte negatif ve pozitif yönde bağlılıkları, geçmişten günümüze çalışan annelerin ve kadınların çalışma hayatındaki yeri bu tezde sunulmuştur.

AnnelerMobbingÇalışan kadınlar+3
Elif Çalımlıoğlu Doğan
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Performans tebkisi ve riskin ilişkisi: Kültürler arası bir araştırma

Investigating the boundary conditions of performance feedback and risk relationship has been the focus of attention of considerable amount of research in the behavioral theory of the firm literature. These studies have mainly studied how such firm level factors as size and resources or environmental factors as environmental turbulence, environmental dynamism or opportunities may moderate the performance feedback and risk relationship. However, research focusing on national culture as an environmental factor and as a likely boundary condition of performance feedback and risk relationship is scarce. On this ground this study investigated how national culture (i.e. uncertainty avoidance, future orientation, performance orientation, and power distance) moderates the performance feedback and risk relationship. My findings indicate that national culture moderates the performance feedback and risk relationship, in a way that culture can play a significant moderating role both when performance declines below and rises above aspiration levels. Furthermore, the moderation effect is not constant as firms' focus of attention shifts from aspirations to survival or bankruptcy.

Financial performanceFinancial riskFirm performance+7
Alı Alıpour
Sabanci University · Yönetim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Türkiye'de kurumsal yönetim, 2000-2018: Çeviri literatürüne göre bir süreç analizi

Institutional theory in organization studies is concerned with social contexts of organizations. Recently, how these social contexts can be better understood and how organizational responses may contribute to the shaping of these contexts have become a subject of interest in studies centering the concept of translation. In addition, process organization studies that gained popularity as a methodologically different perspective aimed to understand organizational phenomena within a process that can be traced with successive phases. These two approaches, albeit similar in their approaches, have not been fully leveraged in tandem. This dissertation takes corporate governance as an empirical material and attempts to understand how corporate governance as an idea and/or a set of practices have been translated into Turkey, a context that is very much different than the context of which the idea originated. In doing so, the process through which corporate governance has been translated from the concept's initiation in Turkey in 2000 to 2018 when the latest available data was collected is analyzed qualitatively by employing Røvik (2007)'s "rules of translation" approach as adopted by Wæraas and Sataøen (2014). Taking actors of translation as government and public authorities, business associations, consulting firms and corporations, the study reveals that corporate governance has been transformed into a more contextualized version of the concept in three phases and through narratives and practices of the actors who perform different translations depending on their agentic capacities and interests.

Institutional theoryCorporate governanceProcess approach+4
Ozan Duygulu
Sabanci University · Yönetim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Başarısızlık sonrası partner seçimi (Türk televizyon dizisi sektörünün analizi, 2007-2016)

Explaining the dynamics behind creation of interpersonal networks has been the focus of attention of considerable amount of research in networks literature. Specifically, for project based organizations, this theme is especially important as these type of organizations bring together specialists with different competencies to work as a team, and partner selection is quite frequent and vital. While the project entrepreneurs decide on their partners, performance-outcome learning is one key dimension. Organizational learning literature builds on the premise that the decision maker observes outcomes, interprets them, and repeats activities that generated favorable outcomes and avoids activities with unfavorable ones. The question of under which conditions decision makers of project based organizations choose to renew their existing ties when the past relationship resulted in failure is unexplored. I investigated the direct effect of failure on the propensity to repeat collaborations also proposing moderators that either attenuate or amplify this relationship. Moderated logistic regression models are used to analyze 3,954 dyadic relationships from 495 Turkish TV series produced between 2007 and 2016. The results suggest that failure leads to lower propensity to repeat collaborations and this relationship is moderated by the depth of the relationship between project partners. The remaining moderators of market uncertainty, reputation of project partners, level of prior performance and the time passed after the most recent collaboration were not supported. I discuss the implications of this study on networks, PBOs and organizational learning literatures.

NetworksSequencesPartner behaviour+5
Afife Çağla Yılmaz
Sabanci University · Yönetim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların sahip oldukları davranış modelleriyle ilgili eczane eczacı görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacını Elazığ ilinde faaliyet gösteren eczanelerde görev yapan çalışanların davranış modellerinin belirlenmesi ve nasıl davranışlar sergilemeleri gerektiği eczane eczacıların görüşlerine göre belirlenmesi oluşturmaktadır. Bu amaçla Elazığ il merkezinde faaliyet gösteren toplam 91eczacıya anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS paket programına aktarılarak değerlendirilmiştir. Eczacılar, eczane çalışanlarının mesleğin saygınlığına önem verme, eczane temizliğine önem verme, saygılı olma, güler yüzlü olma, insanlarla iyi iletişim kurma, sabırlı olma, sorumluluk sahibi olma, dürüst olma, hesap verme sorumluluğuna sahip olma, ekip çalışması yapabilme ve kişisel temizliğine önem gösterme gibi mesleki yetkinliklerine oldukça yüksek katılım gösterirken; mükemmeliyetçi olma ve ısrarcı olma yetkinliklerine ise diğer yetkinliklere oranla daha düşük düzeyde katılım göstermişlerdir. Eczacıların, hızlı olma, düzenli olma ve dikkatli olma yetkinliklerine ilişkin görüşlerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; dürüst olmalı yetkinliğine ilişkin görüşlerinin medeni durum ve yaşdeğişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; tarafsız olma yetkinliğine ilişkin görüşlerinin ise sektörde çalışma süresi ve mevcut eczanelerinde çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği, diğer yetkinlik türleri ile çalışanların demografik özellikleri arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Elazığ ilinde faaliyet gösteren eczacıların, eczanelerindeki destek personellerinin meslek saygınlığına önem göstermelerini, tarafsız, dürüst, özgüvenli, hızlı, saygılı, güler yüzlü ve dikkatli olmalarını, çalışma arkadaşlarıyla ve müşterilerle etkili iletişim kurabilmelerini, sorumluluklarının bilincinde olmalarını ve ekip çalışması yapabilmelerini bekledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eczane, eczane çalışanları, davranış modelleri, sağlık.

Davranışsal modellemeEczacı kalfasıEczacılar+2
Murat Bingöl
Munzur University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Evaluation of physician-patient communication in terms of quality and factors affecting communication in healthcare organizations

Hekim ve hasta arasındaki iletişim hasta bakımının çok önemli bir bileşenidir. İyi bir hekim-hasta iletişimi, artan hasta memnuniyeti, gelişmiş hekim-hasta ilişkisi, azaltılmış riskler ve davalar gibi sağlık sonuçlarının çeşitli yönleri üzerinde birçok olumlu etkiye sahiptir. Halk arasında tıp mesleğine olan güvensizliğin artması, artan şikayetler, hekimlere yönelik yanlış uygulama iddiaları ve doktorlar ile hastalar arasındaki çatışma vakaları, iyi bir hekim-hasta iletişiminin önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Elazığ il merkezindeki kamu hastanelerinde çalışan hekim ile hasta arasındaki iletişimin niteliğini ortaya koymak, iletişimi etkileyen faktörleri saptamak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda bu çalışmanın örneklemi, Elazığ il merkezinde bulunan kamu hastanelerinde çalışan 127 doktor ve 255 hasta bireylerle sınırlandırılmıştır. Bu araştırmada hekim ve hastalara yönelik olarak, İş (2019) tarafından geliştirilen ''Hekim-Hasta İletişimi anketi'' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, hekimlerin %27'si hasta ile iletişim kurarken zorlandığını, %32.2'sinin hasta ve hekim arasındaki iletişimin yeterli olmadığını, %44.1'inin hasta ile iletişim kurarken olumsuzluk yaşayacağını düşündüğünü, %60'i hekimlerin içinde bulunduğu ortamın hasta ve hasta yakınları tarafında anlaşılmadığını, %76.2'sinin hasta ve hasta yakınları tarafından haksız yere suçlandığını, %42.5'inin ekonomik şartlardan dolayı iletişim problemleri yaşadıklarını, %83.4'ünün hasta ile iletişim kurmada çalışma ortamının engel olduğunu ve %50.3'ünün ise iletişimle ilgili seminer ve konferansın düzenlenmediğini belirtmişlerdir. Hastaların %73.0'ının hekimlerin isimle hitap etmesinin iletişim açısından önemli olduğunu, %32.1'i hekimlerin hastalarla etkili bir iletişim kurmadıklarını, %27.1'i hekimlere anlaşılır bir dille konuşmadıklarını, %14.5'inin hekimlere karşı olumsuz bir düşünceye sahip olduklarını, %52.9'u hekimlerin bazı hastalara ayrıcalıklı davrandıklarını, %22.8'i hekimlerin hastalarına karşı iyi davranmadığını belirtirken, %37.2'si hekimlerin tedavi süreci hakkında yeterli bilgi vermedikleri, %22'si hekimlerin hastalarla karşı yeterli saygıyı göstermediklerini, %24,3'ü hekimlerin hastalara değer vermediğini, %26,3'ü hekimlerin hastalara karşı güler yüzlü olmadığını, %45.6'sı ise hekim muayeneleri için ayrılan süreyi yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak hekim-hasta ilişkisinde çift yönlü bir iletişimin olduğu, hasta açısından hekimlerden, hastaya ilgi, güven, zaman ayırma, bilgilendirme ve iyi bir iletişim becerisi beklediklerini, hekimler açısından ise hasta ve hasta yakınlarından hastalığı iyileştirme sürecinin uzun ve kapsamlı bir süreç olduğunu ancak zaman ve imkanlarla sağlanabilirliğinin bilinmesi gerekliliğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Hasta, Hekim, İletişim, İletişim Engelleyen Faktörler

Doktor-hasta iletişimiDoktor-hasta ilişkileriHastalar+2
Gülşah Bulut
Munzur University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi: Antalya sağlık kurumları örneği

İnsan faktörü, bir örgütün hedeflerine ulaşabilmesi ve devamlılığını sağlayabilmesi adına en önemli unsurlardan biridir. İnsan gücünün örgüt içinde bağlılığını arttırmak amacıyla, örgütün işgörene uygun ortam, koşullar ve tatmin duygusu meydana getirmesi gerekliliği bulunmaktadır. Bu unsurlar ise örgüt kültürünü oluşturur. Bu çalışmada örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisi: Antalya sağlık kurumlar örneği isimli bu tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kültür tanımı yapıldıktan sonra örgüt kültürü kavramı açıklanmıştır. Örgüt kültürü kavramı alt başlıklar halinde açılarak özelliklerine, fonksiyonlarına, öğelerine ve örgüt kültürünü etkileyen faktörlere değinilmiştir. İkinci bölümde ise iş tatmini kavramı alt başlıklarıyla incelenmiş olunup literatürde genel kabul görmüş iş tatmini yaklaşımları etraflıca incelenmiştir. Literatür kısmının son bölümü olan üçüncü bölümde ise örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı üzerinde durulmuştur. Örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı ile alakalı teorik yaklaşımlar açıklanmış olunup konu hakkında yapılan geçmiş yıllardaki çalışmalar ortaya konulmuştur. Çalışmanın son bölümü olan araştırma kısmında ise verilerin analiz edilmesi aşamasında SPSS (22.0) programından faydalanılmıştır.Programda % 95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Analiz kapsamında Faktör ve Güvenilirlik analizleri yaptıktan sonra, analizlerin sonucunda oluşan değişkenler ve demografik değişkenler için T-testi, Anova (F) testi, Resgresyon ve Korelasyon analizleri yapıldı. Antalya bölgesindeki sağlık kurumlarında yaklaşık 500 çalışan üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir ancak 334 anket geri donulmuştur. Elde edilen araştırma sonucuna göre kadınların erkeklere göre daha çok iş tatminine sahip olduklarını, ayrıca kadınların daha çok diğergam ve nezaketçi olduğu ve kuruma karşı daha çok vicdanlılık sahipi oldukları görüldü. Anahtar Kelimeler: Kültür, Örgüt Kültürü, İş Tatmini, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

Sağlık kuruluşlarıSağlık personeliÖrgüt kültürü+2
Mahshad Alıakbarzadeh Zehtab
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cam-tavan sendromun ortaya çıkmasında rol belirsizliği ve örgütsel adaletin etkisi: Ulus kültürün şartlı değişken rolü

Bu araştırmanın amacı kadın çalışanlar üzerindecam tavan sendromunun ortaya çıkmasında rol belirsizliği ve örgütsel adalet ile ulus kültürünün etkisini ortaya koymaktır. Bu araştırmanın örneklemini Kırgızistan ile Türkiye'deki kurumlarda bulunan beyaz yakalı olarak tabir edilen çalışanlar ve farklı pozisyonlarda yer alan kadın çalışanlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri analizinde IBM SPSS 22 programı kullanılmıştır. Bu araştırmada, tanımlayıcı istatiksel yöntemler dışında verilerin normal dağılımı teşhisi histogram ve çarpıklık basıklık katsayıları ile değerlendirilmiştir. Önerilen ilişkilerin teşhisinde Frekans, Faktör Analizi, Regresyon Analizi, Korelasyon Analizi ve Moderatör Analizi uygulanmıştır. Cam-Tavan sendromun ortaya çıkmasına Rol belirsizliği ve Örgütsel adaletin etkisinin olması üst pozisyona yükselmeyi arzu eden kadın çalışanların karşısında ciddi bir engel oluşturmaktadır. Cam-Tavan sendromunun ortaya çıkmasında Rol belirsizliği bileşeni ile Örgütsel Adalet bileşenin etkisi göz önünde bulundurularak, Hofstede'in kültür terimlerinin boyutlarına göre Kırgız toplumu ile Türk toplumu değerlendirilmiştir. Yapılan araştırma sonucuna göre, Rol belirsizliği ile bir ana değişken olarak Cam-Tavan sendromu arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Rol belirsizliğinin diğer alt boyutları ile cam-tavan sendromu arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Örgütsel Adalet bileşeni bir ana değişken olarak Cam-Tavan sendromu ile anlamlı ilişki ortaya çıkarmıştır. Fakat anlamlı ilişkilerin ortaya çıktığı Cam-Tavan sendromunun "örgüt politikaları" ve "kadın erkek eşitliği" alt boyutları, ana değişken ile birlikte ele alındığında Organizasyonel Adalet bir ana değişken olarak Cam-Tavan sendromu üzerinde açıklayıcı bir etki göstermiştir. Cam-Tavan sendromun "örgüt politikaları" alt boyutu ile Örgütsel Adaletin "etkileşim" (bilgi) alt boyutu arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Cam-Tavan sendromun "kadın erkek eşitliği" alt boyutu Organizasyonel Adaletin "dağıtım" ve "etkileşim" (bilgi) alt boyutları arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Cam-Tavan sendromun diğer alt boyutları ile Organizasyonel Adaletin diğer alt boyutları arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir.Araştırmada ulusal kültürünün şartlı değişken etkisi incelenmişyapılan moderatör analiz sonucunda cinsiyete göre (kadın) moderatör analizinin; Cam-Tavan sendromun ana değişkenin etkileşim terimlerinde anlamlı ilişki tespit edildiği için şartlı değişkenden söz edilmiştir. Diğer moderatör analizlerinde etkileşim terimlerinde anlamlı ilişki tespit edilmediği için şartlı değişkenden ortaya konmamıştır. Anahtar Kelimeler: Cam Tavan Sendromu, Rol Belirsizliği, Örgütsel Adalet, Ulus Kültürü.

Cam tavan sendromuKadınlarMilli kültür+3
Azamat Dzholoev
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00