
25
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Gökçekaya barajı enerji üretim miktarının yapay sinir ağları ile değerlendirilmesi
Enerji iş yapabilme gücüdür. Hizmet ve ürün üretmek için her zaman enerji gereklidir. Enerji olgusu, ekonomik büyüme sağlayan önemli bir etkendir. Belli düzeydeki ekonomik büyüme yine belli düzeyde enerji tüketmekle olabilir. Enerji kullanmadan üretimin olması mümkün değildir. Araştırmalara göre; en çok enerji tüketen ülkeler yine aynı zamanda en çok gelişmiş olan ülkelerdir. Yani gelişmiş ülkelerdeki kişi başı enerji tüketimi, gelişmekte olan ülkelerdeki kişi başı enerji tüketiminden fazladır. Kullanılan enerji miktarı ile gelişmişlik düzeyi arasında pozitif ilişki vardır. Hidroelektrik santraller enerji üretimi için kullanılan kaynakların en önemlilerindendir. Bu santrallerde elde edilebilecek enerjinin önceden tespit edilebilmesi enerji planlaması açısından çok önemlidir. Dolayısıyla bu tez çalışmasında, enerji üretim miktarının tespitinde yapay sinir ağları kullanılmıştır. Çalışma, Gökçekaya Barajı özelinde değerlendirilmiştir. Gökçekaya Barajına ait su seviyesi, rezervuar hacmi, enerji için harcanan debi YSA Modelinde girdi olarak belirlenmiş, üretilen enerji miktarı ise YSA modelinde çıktı olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, oluşturulan modeller ile gerçek enerji miktarları karşılaştırılmıştır ve devamında bir yıllık enerji üretim tahmini gerçekleştirilmiştir.
İnşaat kalıp malzemelerinin fiziksel ve mekaniksel özelliklerinin araştırılması
Gelişen teknoloji ile birlikte insan ihtiyaçları değişmiş ve yeni yapı türleri ortaya çıkmıştır. Hızlı nüfus artışı ile birlikte, konut açığını ortadan kaldırmak ve yeni yapı türlerini inşa edebilmek için klasik yapım sistemleri yetersiz kaldığından, bu eksiklikleri gidermek amacıyla yeni yapım sistemlerinin üretilmesi ve uygulanması önem kazanmıştır.Betonarmenin, yapıların taşıyıcı sistemlerinde kullanılmaya başlanması ve büyük çaplı inşaatların ortaya çıkmasıyla zaman, maliyet ve kalite olarak daha iyi inşaatların inşası için kalıp sistemlerinin geliştirilerek uygulanması sonucu? Modern Kalıp Sistemleri ? ortaya çıkmıştır.Modern kalıp sistemleri ilk yatırım maliyetleri daha yüksek olmasına rağmen kullanım sayıları geleneksel yöntemlerden 40?50 kat daha fazla kullanılabilirler. Şantiyede kesme biçme gibi ekstra işlemler çıkartmamak için çeşitli kalıp sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemler en az kalıp maliyetiyle, en fazla kullanım yerini ve sayısını hedeflemektir.Bu çalışmada; Polymer inşaat kalıp sistemlerinin (pladeck), ahşap ve plywood kalıp sistemlerinin mekanik ve fiziksel özelliklerinin belirlenip pladeck kalıp malzemesiyle karşılaştırılması, avantaj ve dezavantajlarının belirlenmesi hedeflenmiştir. Deneysel çalışmalarda bu kalıp malzemelerinin çekme dayanımı, eğilme dayanımı, su emme ve kapilerite gibi bazı mekanik ve fiziksel özellikleri tespit edilmiş ve çeşitli grafiklerle açıklanmıştır.
Akıllı bina uygulamalarında maliyet artışının geri kazanım süreç analizi
Anahtar kelimeler: Akıllı bina sistemi, enerji verimiAkıllı bina sistemlerinin asıl uygulama amacı konuttaki konfor seviyesini en üst seviyeye çıkartmaktır. Ancak sistemin bünyesinde bulundurduğu özelliklerin doğru kullanımı ile konuttaki enerjiyi verimli kullanarak, elektrik ve ısı enerjisinden muazzam bir tasarruf sağlanabilmekte, bu tasarruf sayesinde de sistemin projeye yüklediği ekstra maliyet amorti edilebilmektedir.Sistem, konutta bulunan aydınlatma ürünlerinin enerji seviyeleri ile oynayarak, elektrikli cihazların bekleme durumunda tükettiği enerjiyi kontrol ederek, konutta sık kullanılmayan bölgelerin aydınlatma ürünlerini kontrol ederek ve klima ve kombi gibi yüksek enerji tüketen cihazların uzaktan kontrolü ile ısı ve elektrik enerjisinden tasarruf sağlayabilmektedir.Bu çalışmada 3 ayrı konut projesinde akıllı bina uygulaması incelenmiş. Müstakil villa ve 21 dairelik apartman projesinde sistem kendi maliyetini 58 ayda karşılarken, 400 dairelik toplu konut projesinde sistem maliyetini 27 ayda karşıladığı sonucu ortaya çıkmıştır.
Türkiye'de uygulanan yalıtım tekniklerinin araştırılmasında termal kameranın etkin biçimde kullanılması
Bu çalışmada enerji tasarrufuna atıfta bulunularak, yalıtım tekniklerinin öneminin bir kez daha güncelliğini koruması için önemli çalışmalara yer verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca ısı ve ısı transferi hakkında temel bilgiler verilmiş, yalıtım tekniklerine değinilmiş ve yapılarda ısı yalıtımı uygulamasının önemi üzerinde durulmuştur. Isı yalıtım malzemeleri ile ilgili tanımlamalar yapılmış, ısı yalıtımında sıklıkla kullanılan malzemeler ve bu malzemelerde istenilen özellikler detaylı olarak anlatılmıştır.Yapılarda en büyük ısı kayıplarının gerçekleştiği duvar, döşeme, kiriş, kolon bölgelerinde uygulanan ısı yalıtım teknikleri ve uygulamada kullanılan malzemeler anlatılmıştır. Ayrıca geleneksel yalıtım sistemi dediğimiz dübel, file vb. malzemeler yerine işlemi tek bir kalemde yapılan ve adına modern yalıtım sistemi dediğimiz yeni bir uygulama şeklinden bahsedilmiştir. Teknolojik gelişmelerin üretim miktarlarına, zamanda oluşturduğu tasarrufa, meydana getirdiği KALİTE ve beraberinde de TEŞVİK EDİCİLİĞİ ön plana çıkarmıştır.Yapılan termal kamera çekimleri ile bina ya da diğer sektörlerin yalıtımlı ve yalıtımsız durumları arasındaki farklar incelenmiştir. Çıkan sonuçlar ışığında gereken önlemlerin nasıl alınması gerektiği, zamandan tasarruf ile hem mali açıdan kazanç sağlanması ve hem de sağlık açısından oluşabilecek zararların önüne geçilmesi gibi önem arz eden konular gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır.
Katı madde taşınımı ve dinamik yüklerin etkisi altında köprü ayaklarının optimum boyutlandırılması
Köprüler ulaşım ağlarının vazgeçilmez öğelerinden biridir. Köprülerin tasarlanmasında statik ve betonarme hesaplamalar çoğu zaman yeterli olmamaktadır.Bunun en önemli sebebi köprü üzerindeki hidrolik etkilerin incelenmesinin zorluğudur. Köprülerin tasarım aşamasında havzanın hidrolojik etüdü, akarsu bazında ise, akarsuyun doğal katı madde taşıma kapasitesi, mevcut düzenleme yapıları ve morfolojik yapısı incelenmelidir. Bu veriler dâhilinde köprü yapımı için en uygun akarsu kesiti, ayak şekli ve yerleşimi belirlenmelidir.Bu tez çalışmasında; köprü ayakları etrafında akımdan dolayı meydana gelen yerel oyumlar ve köprü ayak geometrisinin oyulma olayına etkileri araştırılmış, bu güne kadar yapılan bilimsel çalışmalardan elde edilen verilerden yararlanılarak köprü ayakları etrafında meydana gelen oyulma miktarı hesap edilmeye çalışılmıştır. Tez altı bölümden oluşmaktadır.İkinci bölümde; hareketli tabana yerleştirilen köprü ayaklarının akım alanına etkileri incelenmiş, akımda meydana gelen değişimle beraber ayak etrafında oluşan yeni sistemler incelenmiştir.Üçüncü bölümde; hareketli tabana sahip akarsularda katı madde hareketi ve köprü ayaklarının katı madde hareketine etkileri incelenmiş ve bu güne kadar yapılan deneysel çalışmaların karşılaştırılması yapılmıştır.?Dördüncü bölümde, köprü ayakları etrafındaki oyulmalara etki eden parametreler açıklanmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde ise, köprü ayakları etrafındaki oyulma ile ilgili bu güne kadar yapılan deneysel çalışmalara ve bu çalışmalar neticesinde elde edilen ampirik bağıntılara yer verilmiştir.Altıncı bölümde ise, Edirne havzasında, Lala Deresi üzerinde bulunan ve 8 Eylül 2009' da meydana gelen şiddetli yağışlar sırasında kenar ayağı ve tabliyesi çöken köprü incelenerek, yapılan incelemeler sonucunda köprü için en uygun akarsu kesiti ve ayak tipi önerisi geliştirilmiştir.
Deprem etkisindeki binaların performansına bodrum katı etkisinin incelenmesi
Ülkemizde ciddi hasarlar meydana getiren deprem hareketleri, dünyanın ilk oluşumundan bu yana insanlığı etkileyen büyük felaketlerden biri olmuştur. İnsanoğlu bu ciddi felaketlerden korunmak için çeşitli önlemler almaya çalışmıştır. Bilim dünyasında yaşanan gelişmeler bu arayışlara çözüm yöntemleri getirmiştir.Bilimsel çalışmalar açısından zemin incelemeleri büyük önem arz etmektedir. Yapıların depreme karşı davranışını inceleyen pek çok çalışmada yapıların zemin bağlantısı tam rijit kabul edilerek zeminin yapı davranışı üzerindeki etkisi ihmal edilmektedir. Gerçekte bir deprem sırasında yapı ve zemin farklı şekillerde hareket ederler. Bu çalışmada ülkemizde son yılların en büyük deprem hasarını gören Sakarya ili incelenmiştir. Zemin üzerinde bodrumlu ve bodrumsuz olarak üç katlı binaların modellemesi yapılmıştır. Bu modellemeye göre bodrumlu ve bodrumsuz yapıların aynı büyüklükteki deprem etkilerine verdikleri tepkiler karşılaştırılmıştır. Bu amaçla farklı özelliklerde zemin tabakaları modellemesi oluşturulmuştur. Bu modellerin LUSAS (FEM) paket programında 2 boyutlu olarak zaman-tanım aralığı yöntemi kullanılarak doğrusal olmayan dinamik analizleri yapılmıştır. Çözümleme sonucunda, farklı modeller için elde edilen ivme, yer değiştirme sonuçları karşılaştırılmıştır.
Yapı parametrelerinin değişimi ile yaklaşık kaba inşaat maliyet tahmini
Anahtar Kelimeler: Bina önem katsayısı, Deprem bölgesi, Zemin türü, Yapay sinir ağları, Statik proje, Yaklaşık kaba inşaat maliyetGünümüzde inşaat dünyasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, başta insan hayatını güvenceye almak ve bunun yanında minimum maliyet ile maksimum verim elde etmektir. Dolayısıyla bunu sağlayabilmek için, bir yapı inşa edilirken öncelikle hangi amaçla kullanılacağı ve inşa edileceği alanın koşulları saptanmalıdır. Bu çalışmada, 7 ve 15 katlı aynı tip proje incelenmiştir. Projeler; 4 farklı deprem bölgesine (1, 2, 3 ve 4. derece), 4 farklı zemin sınıfına (Z1, Z2, Z3, Z4) ve 4 farklı bina önem katsayısına (1; 1,2; 1,4 ve 1,5) göre statik ve betonarme analizi İDESTATİK 6.2007 yazılımı ile yapılmıştır. Bu analiz sonucunda elde edilen kalıp, donatı ve beton metraj değerleri yapay sinir ağları ile programlanarak yaklaşık kaba inşaat maliyet tahmini yapılmıştır.
Modern binalarda uygulanan ısı yalıtım tekniklerinin incelenmesinde Serdivan AVM örneği
Anahtar kelimeler : Isı yalıtımı, Enerji, Isı yalıtım malzemeleri, Isı yalıtım uygulamaları, Enerji, Isı kayıpları.Bu çalışmada; ele alınan örnek bir alışveriş merkezi projesi için TS 825 Isı Yalıtım Kuralları esas alınarak yalıtımsız ve farklı ısı yalıtım malzemeleri ile yalıtılmış bir yapının yıllık ısıtma enerjisi ihtiyacı, ısı kayıpları, ısı kazançları hesaplanmış, ayrıca oluşturulan bu sistemlerin maliyet analizleri yapılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda ısı yalıtımı maliyeti inşaat maliyetinin %2 `si ile %5 `i arasında olmasına karşılık, gerek yıllık enerji tüketimleri açısından gerekse yapıyı ısıtmak için bir saatte gerekli olan ısı ihtiyacı açısından ortalama %67 oranında tasarruf sağlanabildiği görülmüştür.Bu tezin giriş bölümünde yalıtım ve yalıtım teknikleri hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde, ısı yalıtımının önemi, gelişimi, ısı yalıtımı hesaplarında kullanılan tanımlar, ısı yalıtımı ile ilgili yönetmelikler konuları üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde, ısı yalıtım malzemelerinin tanımı, ısı yalıtım malzemelerinin iç yapısı, ısı yalıtım malzemelerinden istenilen özellikler, Türkiye'de üretilen ve ithal edilen ısı yalıtım malzemeleri konularına değinilmiştir.Dördüncü bölümde, yapılarda ısı kayıplarının gerçekleştiği duvar, çatı ve döşeme kısımlarında uygulanan ısı yalıtım teknikleri ve uygulamada kullanılan malzemeler anlatılmıştır.Beşinci bölümde, örnek alışveriş merkezi projesi için TS 825 Isı Yalıtım Kuralları esas alınarak yalıtımsız ve alternatif ısı yalıtım malzemeleri ile oluşturulan ısı yalıtım sistemleri ile örnek projenin yıllık ısıtma enerjisi ihtiyacı ve özgül ısı kaybı hesapları yapılmış, oluşturulan sistemlerin maliyet analizleri yapılmıştır.Altıncı bölümde, tez çalışmasının sonuçları değerlendirilmiş ve ısı yalıtım sistemleri için tavsiyeler yapılmıştır.
Beton yollarda buz çözücü tuz etkisine su-çimento oranının etkileri
Anahtar kelimeler: Kompasite, Donma-Çözülme, Tuz, Katkı maddesi, Boşluk oranı, DayanımBu çalışmada beton yollarda ve betonarme yol sanat yapılarında donla mücadelede tuz kullanılması, deneysel yoldan incelenerek yapısındaki değişmeler incelenerek çözüm aranmıştır.Taze beton olarak farklı kompasiteli üç tür beton üretilmiştir. Bunların su/çimento oranları 0,3, 0,4 ve 0,5'tir. Aynı betonlar akışkanlaştırıcılı ve hem akışkanlaştırıcılı hem de hava sürükleyicili katkı maddeleri kullanarak da üretilmiştir. Numuneler 28 gün boyunca kür havuzunda bekletilmiştir. Şahit numunelere işlem yapılmamış, diğer numunelere ise derin dondurucu vasıtasıyla 20 tekrar donma-çözülmeye tabi tutulmuştur. Donma-çözülme esnasında yüzeye 0,142 gr/cm2 NaCl ham tuz konsantrasyonu kullanılmıştır.Deney öncesi ve sonrası numunelere ultrasonik hız deneyi yapılmış, çıkan sonuçlar incelenerek betondaki boşluk oranlarında düşmeler saptanmıştır. Daha sonra numuneler basınç dayanımına tabi tutularak somut mekanik dayanım sonuçları el de edilmiştir.Betonun su/çimento oranının, sıkıştırmayı etkilemesi nedeni ile dayanımda en önemli faktör olduğu kesindir. Hava sürükleyici katkı maddesinin donma-çözülme hasarlarında betona olumlu yönde büyük fayda sağlamaktadır. Hava sürükleyici katkısı bulunan numunelerde donma-çözülmedeki ilk tekrarlarda bir miktar hasar olmakta, daha sonra hasar azalmaktadır.
Pultruzyon metoduyla üretilmiş CTP profillerin şekil ve boyutlarının eğilme ve basınç dayanımlarına etkileri
Pultruzyon metodu ile üretilen Cam elyaf takviyeli plastikler (CTP), özellikle inşaat sektöründe hem ana malzeme hem de tamamlayıcı malzeme olarak kullanılmaktadır. CTP malzemenin eksenel üstün mekanik dayanımının yanı sıra, hafifliği, korozyon dayanımı ve kimyasallara karşı yüksek direnç göstermesi, elektrik yalıtımı, düşük yoğunluk ve dayanım/yoğunluk oranının yüksekliği, düşük ısı iletkenliğine sahip olması, uzun yıllar bakım ve boya gibi ek bir hizmete ihtiyaç duymaması, elektromanyetik alan oluşturmaması v.b. özellikler CTP profilleri inşaat sektöründe birçok malzemenin alternatifi olmasına katkı sağlamaktadır. Halen inşaat sektöründe hem ana malzeme hem de tamamlayıcı malzeme olarak kullanılmakta olan CTP ile yapılmış az sayıda örnekler bulunmaktadır.Bu çalışmada; pultruzyon metodu ile üretilen CTP kutu ve I profillerin yük etkisi altındaki eğilme ve basınç dayanımları incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda eğilme karşısında en düşük dayanıma sahip büyük kesitli kutu ve I profillerde ve basınç karşısında dayanımı en düşük olan büyük kesitli I profillerde lokal kırılmalar tespit edilmiş tezin son kısmında da lokal kırılmaların oluşturduğu olumsuz durumun çözümüne yönelik alternatif çözüm önerisinde bulunulmuştur.
Zemin iyileştirmesinde polisaj, kireç ve uçucu külün kullanımı
Zemin iyileştirmesi, mevcut zeminin boşluk oranının azaltılması, ortamdaki suyun uzaklaştırılması ve zeminin üzerine inşa edilecek yapıyı destekleyecek kapasiteye getirilmesi işlemlerinden oluşur.Bu çalışmada Seyitömer uçucu külü (UK), yapay granit atığı (polisaj) ve bağlayıcı malzeme olarakta kireç kullanılarak, mevcut olan zayıf zeminlerin iyileştirmesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Esas zemin numunesi olarak ele alınan kaolen kiline UK, polisaj ve kireç belirli oranlarda katılarak homojen karışımlı numuneler oluşturulmuştur. Hazırlanan yapay numunelere kireç ve uçucu kül miktarı %15 oranında sabit tutularak, %10, %15, ve %20 oranlarında polisaj malzemesi ilave edilerek deneyler yapılmıştır.Çalışmada kullanılan her malzemenin laboratuar ortamında özgül ağırlık değerleri, zemin sınıflandırma deneyleri ve kompaksiyon deneyleri (Atterberg limitleri, hidrometre, yıkamalı elek analizi) yapılmıştır. Yapılan kompaksiyon deneylerinden elde edilen sonuçlara göre en iyi sonucu aldığımız zemin numunesi üzerindede California Taşıma Oranı (CBR) deneyi yapılarak elde etmiş olduğumuz yeni zemin numunesinin taşıma kapasitesi bulunmuştur. CBR deneyleri için hazırlanan numuneler 1 gün, 7 gün, 14 gün, 28 gün ve 56 gün sürelerinde sabit nem ve sabit sıcaklığa sabit bir ortamda bekletildikten sonra deneye tabi tutulmuşlardır. Yapılan tüm deneysel çalışmalar sonucunda kaolen kiline ilave edilen katkı maddeleri ile hazırlanan zemin numunesinin mevcut durumdaki zeminin mukavemet değerlerini artırdığı gözlemlenmiştir.
Deprem sonrası Sakarya'da inşa edilen konutlarda ısı izolasyonu uygulama oranları, yöntemleri ve malzeme profili
Bu çalışmada; yapılardaki ısı yalıtımında kullanılan yalıtım malzemeleri, ısı yalıtımının dış duvarda uygulanması, tüketici bilincinin ölçülmesi, Sakarya da dış duvar sistemlerinde uygulanan yalıtım malzeme profili incelenmiştir.Giriş bölümünde konu hakkında kısa bilgi verilmiştir.İkinci bölümde ısı yalıtımı ve önemi incelenmiştir. Türkiye deki enerjinin büyük bölümü sanayide ve konutlarda tüketilmekte, konutlarda tüketilen enerjinin büyük bir kısmı da ısınma için kullanılmaktadır. Enerji tasarrufunda ısı yalıtımı etkili ve ekonomik önlemlerin başında gelmektedir.Üçüncü bölümde ise, ısı yalıtımında kullanılan malzemeler ve özellikleri incelenmiş ve ısı yalıtımında malzeme seçim kriterleri belirtilmiştir.Dördüncü bölümde, malzeme seçimi ve ısı yalıtım işleminin yapılarda uygulanışı incelenmiştir. Dış duvarlarda mantolama uygulaması üzerinde durulmuştur.Beşinci bölümde, Enerji kimlik belgesi hakkında bilgi verilmiştir. Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliğinin uygulanma süreci incelenmiştir.Altıncı bölümde ise, Mimarlara yapılan anket çalışması ile Sakarya da dış duvar sistemlerinde uygulanan yalıtım malzemesi profili belirlenmiştir. Ev sahiplerine ve yalıtım firmalarına yapılan anket çalışması ile tüketici bilinci ölçülmüş, yalıtım firmalarının tüketiciye ve ısı yalıtımına bakış açısı değerlendirilmiştir.Yedinci bölümde, tez çalışmasından elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş, ısı yalıtım enerji tüketimi açısından ısı yalıtımı hakkında tüketici bilinçsizliğinin giderilmesi ile ilgili öneriler getirilmiştir.
Günümüzde uygulanan ısı yalıtım malzemeleri, özellikleri, uygulama teknikleri ve fiyat analizleri
GÜNÜMÜZDE UYGULANAN ISI YALITIM MALZEMELER ,ÖZELL KLER , UYGULAMA TEKN KLER VE F YATANAL ZLERHakan AKINCIÖZETAnahtar Kelimeler: Isı Yalıtımı, Enerji Tasarrufu, Isı Köprüsü, Isı letim Katsayısı,buhar difizyon direnciBu çalışmada; yapılardaki ısı yalıtımında kullanılan ısı yalıtım malzemeleri ve ısıyalıtımının yapılarda uygulanması üç ana bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde, ısıyalıtımının yapılar, ülke ekonomisi ve çevre kirliliği bakımından önemi ve gerekliliğiincelenmiştir. Buna göre yapılarda ısı yalıtımı yapılması ile binalarda ısıtma veyasoğutma amaçlı yakıt sarfiyatı azalacaktır. Bu azalma ile yakıt maliyetlerinde düşme,atmosfere bırakılan zararlı gazlarda azalma meydana gelecektir. Böylece ısıyalıtımının ülke ekonomisine katkısının yanında çevre kirlenmesini de önleyici etkiside meydana gelecektir. Isı yalıtımı ile yapı, termal şoklardan ve atmosferin zararlıetkilerinden korunarak yapının ömrü artacaktır.kinci bölümde ise, ısı yalıtımında kullanılan malzemeler ve özellikleri incelenmiş veısı yalıtımında malzeme seçim kriterleri belirtilmiştir. Yapılarda konfor şartlarınınartması ve çeşitlenmesi ısı yalıtım malzemelerinin çeşitlenmesini sağlamıştır.Yapılan ısı yalıtımının amacına ulaşması için malzeme seçiminin çok titiz yapılmasıve birçok teknik özelliğinin analiz edilmesi, ortama en iyi uyum sağlayacakmalzemenin seçilmesi gerekmektedir.Üçüncü bölümde malzeme seçimine müteakip ısı yalıtım işleminin yapılardauygulanması konusu incelenmiştir. Yapıyı oluşturan çatı, duvar ve döşemelerde ısıyalıtımı konusu tek tek, resimli detaylarla açıklanmaya çalışılmıştır. Isı yalıtımıyapıyı oluşturan çatı, duvar ve döşeme gibi bölgelere ya tek başına ya da ses/suyalıtımı gibi diğer yalıtım işleri ile beraber uygulanmaktadır. Çatılarda ısı yalıtımınıntipini çatının cinsi ve kullanım amacı belirlemektedir. Duvarlarda ise ısı yalıtımındaen iyi sonuç alınan uygulama mantolama işlemidir ki bu yöntem ile ısı köprülerininoluşması önlenmektedir.Her üç bölümde de ısı yalıtımı konusunda teorik ısı transferi denklemlerinedeğinilmemiş, çalışmada pratik uygulamalar üzerine yoğunlaşılmıştır. Türkiye'de Isıtransferi konusundaki temel teknik terimler ve ısı yalıtımı konusunda baz alınanstandartlar TS 825 esas alınarak verilmiştir.23
CTP'lerin mekanik özelliklerine elyaf haçim oranlarının etkisinin araştırılması
CTP'LER N MEKAN K ÖZELL KLER NE ELYAF HAÇ MORANLARININ ETK S N N ARAŞTIRILMASIMehmet TURHANÖZETAnahtar kelimeler: Cam takviyeli plastikler, kompozitler, Elyaf hacim oranı.Cam elyaf takviyeli plastikler (CTP) günümüzde yaygın olarak kullanılan ve ilk modernpolimer esaslı kompozit malzemedir. Temel olarak, kalıp görevi gören reçine içerisinedağılmış cam (sürekli veya süreksiz) liflerinden elde edilmişlerdir. Takviye malzemesiolan cam elyaflar mekanik özellikleri iyileştirir, reçine ise deformasyon sırasında çatlakoluşumunu önler ,takviye elemanlarını bir arada tutar. Buradan da anlaşılacağı gibi CTPmalzemelerin mekanik özelliklerinin en önemli belirleyicisi takviye elemanlarıdır. Camelyafının mekanik özellikleri, cam elyafının malzeme içerisindeki oranı kompozitinmekanik özelliklerinin belirleyicisi konumundadır.Bu çalışmanın amacı cam elyaf takviyeli plastik esaslı kompozit malzemelerde,camelyafın değişik oranlarda kullanılmasıyla mekanik özelliklere etkisinin araştırılmasıdır.Deneyde kullanılan CTP malzemeleri profil çekme yöntemi ile üretilmiş olup, üreticifirma olan Esa Kimya Metal` den temin edilmiştir. Numune içerisindeki elyaf, keçe vereçine oranları, malzemedeki tabaka kalınlıkları ve malzeme içerisindeki elyaf ve reçineözellikleri üretici firmadan alınarak hesaplamalara katılmıştır. Toplam 9 farklı elyafhacim oranı olan malzemeden 90 adet deney yapılmıştır. Bu doğrultuda hazırlanandeğişik oranlarda cam elyaf içeren numuneler çekme deneyine tabi tutulmuş buradanmalzemenin, elatisite modülü ve poisson oranını bulunmuş ve elde edilen değerler tablove grafikler haline getirilmiştir. Daha sonraki aşamada üretici firma olan üreticifirmadan alınan değerler esas alınarak teorik hesaplar yapılarak elastisite modülü vepoisson oranı sonuçları bulunmuştur.Deney sonucunda bulunan elastisite modülü ve poisson oranları kendi içerisinde ayrıayrı değerlendirilmiş ve elyaf hacim oranlarının değişimlerine göre bu sonuçlarındeğişimleri karşılaştırılmıştır. Daha sonra deneysel çalışmalar ile teorik hesaplarkarşılaştırılmıştır ve uygunluğu kontrol edilmiştir.
Ahşapların ve birleşim noktalarının fiber takviyeli polimerlerle (FRP) güçlendirilmesi
Anahtar kelimeler: Ahşap yapı, çekme mukavemeti, kertmeli boy birleştirme, CTP, sarıçam. Türkiye'de eski yapıların büyük kısmını oluşturan ahşap yapıların tarihsel süreç içerisinde doğal etkenlerden kaynaklanan yıpranmalar kaçınılmazdır. Gerek mevcut tarihi dokunun korunması gerekse yeni inşa edilecek ahşap yapılarda durabilitenin sağlanması amacıyla ahşabın zayıf bölgelerinde, özellikle birleşim bölgelerinde güçlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Birleştirme bölgelerinde oluşan gerilme yoğunluğunu gidermek, lif süreksizliliğini ortadan kaldırmak ve birleştirme yüzeylerinde oluşacak kayma yüzeylerini ortadan kaldırmak amacıyla güçlendirme yapılması kaçınılmazdır. Yapılacak güçlendirmelerde Betonarme yapıların onarım ve güçlendirmesinde yaygın olarak kullanılan fiber takviyeli plastikler (FRP) kullanılarak yüksek dayanıma sahip, korozyona uğramayan, hafif, uygulanması kolay, ahşap görünümü bozmayacak bir güçlendirme yapılması mümkündür. Bu çalışmada; ahşap yapı konstrüksiyon sisteminde, çekmeye çalışan yapı elemanlarının lif sürekliliğinin sağlanması hedeflenmektedir. Bu amaçla, fiberlerle güçlendirilmiş kavelalı ve kavelasız kertmeli boy birleştirmelerin, birleşim bölgelerinin mekanik performansları incelenmiştir. Deney numuneleri yapı sektöründe bol miktarda bulunan ve ahşap yapı uygulamalarında kullanılan sarıçamdan hazırlanmıştır. Yapılan deney numunelerinin performans değerlendirilmelerinin yapılabilmesi için şahit numunelerle birlikte, yapıştırmalı birleştirme, kavelalı birleştirme, CTP'li birleştirme, kavela + CTP'li birleştirme şeklinde, 10 farklı tipte 5 er adet deney numuneleri hazırlanmış ve çekme deneyine tabi tutulmuştur. Numunelerin hazırlanmasında Teknobont 200 epoksisi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda çekme mukavemeti, kavelalı kertmeli boy birleştirmede cam fiberlerle güçlendirilmiş numunelerle, yapıştırılmış birleştirme numunelerinden % 200 daha yüksek çekme dayanımına ulaşılmıştır. Uygulanan güçlendirme tekniği sonucunda elde edilen en yüksek çekme mukavemeti tek parçadan oluşan masif ahşabın (şahit numunenin) çekme direncinin %70 ine kadar ulaşılmıştır.
Pultruzyon metodu ile üretilmiş CTP profillerle sera modellemesi
Anahtar Kelimeler: Cam Elyaf, Reçine, Pultruzyon, Cam Fiber Takviyeli Plastik (CTP), Sera tasarımı, Statik Analiz, Dinamik Analiz. Dünyadaki teknolojik gelismelere bağlı olarak sera yapımında kullanılan değisik malzemeler ve yeni teknolojik ürünler sürekli arastırılmaktadır. Son teknoloji ürünlerinden biri de Cam Elyaf Takviyeli Plastik (CTP) malzemelerdir. Cam elyaf takviyeli plastik malzeme temel olarak kalıp görevi gören reçine içine gömülmüs sürekli veya kırpılmıs elyaflardan olusmaktadır ve çesitli üretim metotları kullanılarak üretilmektedir. Bu metotlardan Pultruzyon metodu, CTP kalıplamasında, özellikle insaat sektöründe hem ana malzeme hem de tamamlayıcı malzeme olarak kullanılan profil türündeki ürünlerin yapımında kullanılmaktadır. Bu çalısmada; pultruzyon metodu ile üretilen CTP ile yapılacak serada kullanılan profillerin fiziksel ve mekanik özellikleri, ulusal ve uluslararası düzeyde kabul edilen test metotları kullanılarak belirlenmistir. Standard test metotları ile belirlenen mekanik özellikler deneysel olarak belirlenen fiber ve matriks hacim oranları kullanılarak belirlenen mekanik özelliklerle karsılastırılmıstır. Ayrıca deneysel olarak belirlenen fiber matriks hacim oranları ile üretici firma tarafından verilen fiber matriks hacim oranları ile de karsılastırılmıstır. Bu karsılastırmalarla elde edilen kalibrasyonlar yardımı ile daha sonra kullanılabilecek olan değisik profillere ait mekanik özelliklere deneysel çalısmalara gerek kalmadan daha hızlı bir sekilde ulasılabilecektir. Belirlenen mekanik özellikler kullanılarak yapı sistemi bilgisayar ortamında sonlu elemanlar metodu (SAP 2000) ile modellenerek statik ve dinamik yükler altındaki davranısı tespit edilerek seracılıkta yaygın olarak kullanılan geleneksel malzemelerden olan çelik konstrüksiyonlarla karıslastırılmıstır. CTP profillerle tasarlanan sera modeli proje ile diğer geleneksel malzemelerden olan çelik profiller ile tasarlanan sera modeli ile proje bazında maliyet analizleri yapılmıstır.
Harmonik cisim dalgalarının zemin ortamında sönümlenmesi
Anahtar kelimeler: Harmonik dalga, zeminlerde dalga yayılımı, aktif yalıtım, pasif yalıtım, dalga bariyeri, sönümleme. Doğal yada yapay dinamik yüklemeler sonucu zeminlerde ve zemin üzerindeki yapılarda kuvvetli yer hareketleri oluşabilir. Bu titreşimler, mevcut yapılara hasar verebileceği gibi, insan yaşamındaki konforu ve yaşanabilir ortam koşullarını da bozabilir. Bu nedenle titreşim kaynağından gelen ve elastik zemin ortamında yayılan dalgaların genliğini azaltmak için titreşim kaynağının yakınına ya da korunacak yapının yakınına bir dalga bariyeri modeli geliştirilebilir. Bu çalışmada doğal yada yapay bir dalga kaynağının ürettiği titreşimlerin yayılmasını önlemek (aktif yalıtım) veya titreşim kaynağından gelen dalgaların zemin ortamında yayılarak korunacak bir yapıya veya alana ulaşmasına engel olmak (pasif yalıtım) için kullanılacak en uygun dalga bariyeri modelini belirlemek üzere sistematik araştırmalar yapılmıştır. Gerçekleştirilen bu araştırmaların deneysel uygulamalarında öncelikle modelin arazi çalışma şartları hazırlanmış, zemin bölgesinden çıkartılan sondaj numuneleri ile zemin yapısı, özellikleri ve değerleri elde edilmiştir. Zeminin tabaka kalınlıklarının belirlenmesi için sismik yansıma deneyi yapılmış geometrik yapı belirlenmiştir. Harmonik dalga yayılımını sönümleyecek en uygun dalga bariyerinin belirlenmesi için yalıtımsız durum, aktif yalıtımlı durum ve pasif yalıtımlı durumlarında dalga yayılımının yük kaynağına ve korunacak yapıya dair etkilerinin farklı yalıtım modellerinde tanecik hareketine etkileri incelenmiştir. Kullanılan yalıtım modelleri; dalga bariyerinin içinin boş, su dolu, bentonit dolu ve beton dolu olması durumları için gerçekleştirilmiştir.
Adapazarı bölgesi zemin büyütme faktörünün incelenmesi
Anahtar Kelimeler: Zemin Büyütmesi, Adapazarı Zemini Özellikleri, Shake2000, Yerel Zemin Kosulları Bu çalısmanın amacı, Adapazarı bölgesinin yerel zemin kosullarının kuvvetli deprem hareketlerini büyütme etkisinin hangi mertebede oldugunu belirlemektir. Bu amaçla Adapazarı'nda geçmis yıllarda yapılmıs derin sondajlardan belirlenen zemin formasyonları kullanılarak SHAKE2000 bilgisayar programında 17 Agustos 1999 Marmara, 13 Mart 1992 Erzincan ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin kuvvetli yer hareketi kayıtlarına ait verilerle tek boyutlu zemin tepki analizi yapılmıstır. Analizde göz önüne alınan zemin profillerinin yüzeylerindeki davranıs spektrumları, Türk Deprem Yönetmeligi 2007 ve Eurocode 8'de öngörülen tasarım spektrumları ile karsılastırılmıstır. Ayrıca, zemin profillerinin alt tabakası ile yüzeyleri arasındaki transfer fonksiyonları, derinlige baglı pik yer ivmesi degerleri ve Fourier spektrumları gösterilmistir. Çalısma kapsamında analizlerden elde edilen sonuçlar, incelenen zemin davranıs spektrumlarının yönetmeliklerde öngörülen tasarım spektrumlarının dısında yer aldıgını, zemin yüzeylerindeki pik yer ivmesi degerlerinin zemin alt tabakasındaki degerlerden büyük oldugunu ve zeminlerin lineer olmayan özelliklerinden dolayı küçük ivmelerde büyük zemin büyütmesi, büyük ivmelerde ise daha küçük büyütmelerin oldugunu göstermektedir. Bu çalısma, depreme dayanıklı yapı tasarımında yerel zemin kosullarının göz önünde bulundurulması gerektigini ortaya koymaktadır.
Liflerin beton kırılma tokluğuna etkileri
Geleneksel betonun zayıf yönleri olarak bilinen çekme dayanımı, eğilme gerilmesi ve kırılma tokluğu ve çatlaklar gibi bazı özelliklerini iyilestirmek amacıyla betona bazı lifler katılmaktadır. Bu lifler arasında en çok tercih edilen çelik tel, polipropilen ve cam lifleridir. Bu çalısmada, beton içersine katılan çelik tel, polipropilen ve cam lifleri belirli oranlarda katılarak eğilme deneyi numuneleri hazırlanmıstır. Lifsiz sahit numunelerde hazırlanarak lifli numunelerle kıyaslamalar yapılarak liflerin tokluk özelliğine ve eğilme sehimine etkileri arastırılmıstır. Bu amaçla beton numunelere hacimce yüzde 0,5-1-1,5 oranında çelik, polipropilen ve cam lifler katılmıs ve her gruptan 3' er adet numune üretilmistir. Elde edilen değerler grafik seklinde ifade edilmis ve lif türüne ve sahit numunelere göre karsılastırmalar yapılmıstır. Çalısma sonucunda; tüm lifli numunelerin sahit numunelere göre daha yüksek oranda tokluk ve sehim değerine sahip olduğu tespit edilmistir. Ayrıca çelik lifli beton numunelerin diğer lifli numunelere göre daha iyi performans sergilediği gözlemlenmistir.
Yapılarda, duvar yalıtımında ısı kayıplarının ölçme ve değerlendirme yöntemleri
Bu çalışmada ısı ve ısı transferi hakkında temel bilgiler verilmiş, ısı yalıtımı ve yapılarda ısı yalıtımı uygulamasının önemi üzerinde durulmuştur. Isı yalıtım malzemeleri ile ilgili tanımlamalar yapılmış, ısı yalıtımında sıklıkla kullanılan malzemeler ve bu malzemelerde istenilen özellikler detaylı olarak anlatılmıştır. Yapılarda en büyük ısı kayıplarının gerçekleştiği duvar, kısımlarında uygulanan ısı yalıtım teknikleri ve uygulamada kullanılan malzemeler anlatılmıştır. Yapılan termal kamera çekimleri ile yalıtımlı ve yalıtımsız binalar arasındaki fark incelenmiştir.
Yüksek plastisiteli killerin stabilizasyonu
İnşaat sahasında karşılaşılan zeminlerin her zaman istenilen özelliklere sahip olmadığı durumlarda geoteknik mühendisi, arazide zemin özelliklerinin getirdiği sınırlamaları olduğu gibi kabul etmek veya tasarım kriterlerini sağlayacak şekilde bu özellikleri iyileştirmek durumundadır. Zayıf dayanım özelliklerine sahip zemin yapısının mekanik, fiziksel ve kimyasal iyileştirme yöntemleri ile dış kuvvetlere dayanıklı hale getirilmesine zemin stabilizasyonu (iyileştirmesi) denir. Zemin stabilizasyonu, mekanik araçlarla zeminin boşluk oranının azaltılması, zemin ortamdaki suyun uzaklaştırılması ve zemine donatılar yerleştirilmesi işlemlerinden oluşur. Bu çalışmada bentonit kiline %10 kireç, %5-10-15-20-25 oranlarında uçucu kül ve zeolit ilave edilerek yapılmıştır. Numuneler homojen olarak karıştırıldıktan sonra özgül ağırlık, kıvam limitleri, hidrometre, kuru elek ve kompaksiyon deneyleri uygulanmıştır. Kompaksiyon deneyinden bulduğumuz optimum su muhtevası oranında tekrar numuneler hazırlanıp gününde, 7 günlük ve 28 günlük kürde bırakılmıştır. Bentonit kiline ilave edilen her katkının mukavemeti arttırdığı gözlemlenmiştir. Kürde bekletilen numunelerde en yüksek mukavemeti %100 Kil + %10 Kireç + %5 Zeolit + %5 Uçucu Kül göstermiştir. CH sınıfı killi zeminlerde kireç, zeolit ve uçucu külün stabilizasyonda alternatif çözüm olarak kullanılabileceği be
Tabakalı zeminde oluşturulan yapay kayanın dalga yayılışına etkileri
Anahtar kelimeler: Zeminlerde dalga yayılımı, aktif yalıtım, pasif yalıtım, sonlu elemanlar metodu, yapay taban kaya Dinamik yüklemeler sonucu zeminlerde ve zemin üzerindeki yapılarda kuvvetli yer hareketleri oluşabilir. Bu titreşimler, mevcut yapılara hasar verebileceği gibi, yaşanabilir ortam koşullarını da bozabilir. Bu nedenle titreşim kaynağından gelen ve elastik zemin ortamında yayılan dalgaların genliğini azaltmak için titreşim kaynağının hemen altına ya da korunacak yapının altına bir yapay kaya modeli geliştirilebilir. Bu çalışmada kuvvetli bir dalga kaynağının ürettiği titreşimlerin yayılmasını önlemek (aktif yalıtım) veya titreşim kaynağından gelen dalgaların zemin ortamında yayılarak korunacak bir yapıya veya alana ulaşmasına engel olmak (pasif yalıtım) için kullanılacak en uygun yapay tabankaya modelini belirlemek üzere kapsamlı araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırma safhalarında öncelikle sistemin bilgisayar modeli üzerinde irdeleme yapılmış, sonsuz zemin bölgesinden çıkartılan sonlu zemin modelinin gerçek durumu temsil edebilmesi için, yatayda uygun sınır koşulları belirlenerek sistemin bilgisayar ortamında matematik modeli ilgili sismik dalga bariyerleri de hesaba katılarak geliştirilmiştir. Ayrıca bu çalışmada temel plağının dinamik davranışı geliştirilen nümerik çözüm yöntemi ile sistematik bir parametrik çalışma (titreşim kaynağının frekans bileşenlerine, yapay taban kayanın geometrik şekli, boyutlarına ve malzeme özelliklerine, gömülme derinliğine, zeminin kayma modülüne, Poisson oranı ve malzeme sönümüne bağlı parametrelerin geliştirilmesi) yürütülerek incelenmiştir.
Aşağı Sakarya havzasındaki küçük akarsuların yapay sinir ağları yöntemiyle akım süreklilik eğrilerinin elde edilerek enerji potansiyellerinin tespiti
Hidroelektrik potansiyelin belirlenmesinde akımın debisi en önemli parametrelerden biridir. Bu tezde, Aşağı Sakarya Havzasındaki (ASH) küçük akarsuların akım debileri Yapay Sinir Ağları (YSA) yöntemi ile tahmin edilerek enerji potansiyelleri tespit edilmiştir.Enerji sektöründe önemli bir yere sahip olan hidroelektrik enerji, Türkiye'de 26 ana havzada üretilmektedir. Sakarya Havzası bu havzalardan biri olup, önemli su kaynakları potansiyeline sahiptir.Akarsularda; debi, hız ve derinlik gibi hidrolik ve hidrolojik özellikler önemli parametrelerdir. Enerji potansiyelinin tespit edilmesinde, taşkınların önceden tahmin edilmesinde, hazne işletme çalışmalarında ve katı madde taşınım hareketinde oldukça önemlidir. Ancak olaya etki eden parametrelerin çok fazla olması ve mevcut parametrelerin belirsizlikleri akım-zaman serilerinin oluşturulmasını olumsuz yönde etkilediğinden klasik metotlarla akım debilerini tahmin etmek hem zaman almakta hem de güvenilir sonuçlar vermemektedir.Bu tezde, YSA kullanılarak ASH ` da ki küçük akarsuların debileri tahmin edilmiş ve daha sonra bu debilerden faydalanılarak bu akarsuların hidroelektrik enerji potansiyelleri tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Aşağı Sakarya Havzası, Akım, Yapay Sinir Ağları, Hidroelektrik Potansiyel, Küçük Hidroelektrik Santral
Beton yüzeylerine sarılan lifli kompozitlerin basınç dayanımına etkilerinin araştırılması
Betonun en önemli mekanik özelliği basınç dayanımıdır. Bunun nedeni; betonun gevrek bir malzeme oluşudur. Betonun basit mukavemet değerleri arasında en yüksek olanı basınç dayanımı, en düşük olanı da çekme gerilmesidir. Pratikte betonun hiç çekme gerilmesi olmadığı, hemen çatladığı varsayılır ve beton sadece basınca çalıştırılır. Bu sebebten dolayı yapılarda kullanılacak betonun basınç dayanımın, ihtiyacı karşılayacak yeterlilikte ve düzeyde olması istenir. Betonun basınç dayanımını arttırmak içinde geçmişten günümüze kadar birçok araştırma ve deneyler yapılmıştır.Gelişen teknoloji ve bilimin inşaat sektörüne belki de en güzel armağanlarından biri de elyaf takviyeli kompozitlerdir. Bu çalışmada, C20 ve C16 beton sınıflı malzeme kullanılarak hazırlanan 14 adet 150x300 mm boyutlu silindir numunelere elyaf takviyeli kompozitler (karbon elyafı ve cam elyafı) tek kat ve çift kat olarak sarılmıştır. Oluşturulan lifli kompozit malzemeler ile şahit numunelerin basınç dayanımları, gerilme-zaman, yük-zaman değerleri yapılan deneylerle belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar dahilinde, şahit numunelerin ortalama basınç dayanımları ile kompozit sarılı beton numunelerin basınç dayanımları karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Beton, kompozit malzemeler, FRP(Karbon elyaf dokuma), cam elyaf, beton basınç dayanımı
Pultruzyon metodu ile üretilmiş CTP profillerin kalıcı sera tasarımında kullanılması
Pultruzyon metodu ile üretilen Cam elyaf takviyeli plastikler (CTP), özellikle inşaat sektöründe hem ana malzeme hem de tamamlayıcı malzeme olarak kullanılmaktadır. CTP malzemenin eksenel üstün mekanik dayanımının yanı sıra, hafifliği, korozyon dayanımı ve kimyasallara karşı yüksek direnç göstermesi, elektrik yalıtımı, düşük yoğunluk ve dayanım/yoğunluk oranının yüksekliği, düşük ısı iletkenliğine sahip olması, uzun yıllar bakım ve boya gibi ek bir hizmete ihtiyaç duymaması, elektromanyetik alan oluşturmaması v.b. özellikler CTP profilleri inşaat sektöründe birçok malzemenin alternatifi olmasına katkı sağlamaktadır. Halen inşaat sektöründe hem ana malzeme hem de tamamlayıcı malzeme olarak kullanılmakta olan CTP ile yapılmış az sayıda örnekler bulunmaktadır.Bu çalışmada; pultruzyon metodu ile üretilen CTP profiller kullanılarak model bir sera inşaa edilmiş ve imal edilen bu seranın yükler etkisi altındaki davranışları incelenmiştir. İnşa edilen serada kullanılan CTP profillerin mekanik özellikleri, ulusal ve uluslararası düzeyde kabul edilen test metotları kullanılarak belirlenmiş ve modern sera tasarımı için gerekli iyileştirmeler araştırılmıştır. Belirlenen mekanik özellikler kullanılarak sera sistemleri bilgisayar ortamında sonlu elemanlar metodu ile modellenerek statik ve dinamik yükler altındaki davranışları tespit edilmiştir. Nümerik modeli tamamlanan sera modelinin projesine ait plan, kesit ve görünüşler çizilmiştir. Ayrıca detay çalışmalar çerçevesinde uygulanabilirliğe yönelik profil çeşidi, sera elemanlarının birleştirme detayları ve profillerin temele ankrajlarına yönelik çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalara bağlı olarak profil ebatları ve üç farklı bağlantı noktası için detaylar geliştirilmiştir. Ortaya çıkan nümerik çalışmalar ışığında sera modelinin arazide uygulaması gerçekleştirilmiştir.Anahtar Sözcükler: Pultruzyon metodu, Cam Elyaf Takviyeli Plastik, Sera Tasarımı