
9
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Bilgisayar destekli matematik eğitiminde geogebra yazılımının kullanımı: Bir sistematik literatür çalışması
Bu çalışma, 2024 yılı Eylül ayına kadar gerçekleştirilen Bilgisayar Destekli Matematik Öğretiminde GeoGebra Yazılımının kullanımına ilişkin bilimsel araştırmaları sistematik bir biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Bilgisayar destekli öğretim, öğrencilerin soyut matematiksel kavramları daha somut ve görsel hale getirmelerine olanak tanımaktadır. Bu bağlamda en yaygın kullanılan yazılımlardan biri olan GeoGebra, öğretim sürecine önemli katkılar sunmaktadır. GeoGebra'nın eğitimdeki rolüne ilişkin kapsamlı analizler hem öğretim kalitesinin artırılmasına hem de bu yazılımın pedagojik potansiyelinin daha derinlemesine anlaşılmasına olanak sağlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden döküman incelemesi yöntemi içerisinde bibliyometrik analiz yöntemi ve sistematik literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda, Web of Science veri tabanında yer alan çalışmalar arasından, "GeoGebra" anahtar kelimesiyle taranan ve devamında gerekli filtreleme işlemlerinin yapılmasının ardından (sadece makale çalışmaları, eğitim alanında yapılmış çalışmalar, dili Türkçe ve İngilizce olan çalışmalar) bulunan 285 makale ile bibliyometrik analiz yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda 2015 ile 2024 yılları arasında yayınların giderek arttığı tespit edilmiştir. Yayın sayısı bakımından ise Türkiye, Amerika ve Sırbistan ilk 3 sırada yer aldığı görülmüştür. Yapılan yayınların en çok Dicle, Johannes Kepler ve Novi Sad üniversitelerinde yapıldığı görülmektedir. Ardından bibliyometrik analiz ile incelediğimiz makaleler üzerinden de Türkiye kaynaklı olan 55 makale detaylı analiz için seçilmiştir. Sistematik literatür taraması yöntemiyle incelenen makalelerin çoğunluğunun nitel araştırma yöntemine ve durum çalışması desenine sahip olduğu, veri toplama aracı olarak ise görüşme ve test gibi araçların öne çıktığı belirlenmiştir. Uygulama alanı bakımından birbirine yakın sonuçlar çıktığı (Matematik, Geometri ve Karma), dile göre ise yayınların çoğunun İngilizce yazıldığı görülmüştür. Araştırmaların özellikle 2022 yılında, COVID-19 pandemisinin etkisiyle yoğunlaştığı gözlemlenmiştir. Katılımcı profilleri incelendiğinde ise matematik öğretmen adaylarının öne çıktığı görülmüştür. Bulgular, GeoGebra yazılımının problem çözme becerileri, matematiksel düşünme ve uzamsal yetilerin gelişimine katkı sağladığını; ayrıca öğrencilerin matematik derslerine yönelik ilgi ve motivasyonlarını artırdığını ortaya koymuştur. Elde edilen veriler, GeoGebra'nın matematik öğretiminde hem bilişsel hem de duyuşsal kazanımlar açısından etkili bir araç olduğunu ortaya koymakta ve gelecekteki öğretim uygulamalarında bu yazılımın daha etkin bir şekilde kullanılabileceğine işaret etmektedir. Bu çalışma, GeoGebra'nın eğitimdeki etkililiğini anlamaya yönelik literatüre katkı sunmayı ve alana ilişkin yeni araştırmalara yön vermeyi hedeflemektedir.
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin sayı duyusu düzeyleri
Bu araştırmanın amacı ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin farklı sayı guruplarına göre sayı duyusu düzeylerinin ve farklı sayı grupları arasındaki ilişki düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırma nicel yöntemin tarama deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini İç Anadolu Bölgesinde bulunan 10 adet devlet ortaokulunda 2024-2025 eğitim öğretim yılında aktif olarak öğrenimine devam eden 460 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri pilot çalışması yapılarak son hali verilen ve araştırmacı tarafından geliştirilen 15 maddelik aşamalı sayı duyusu ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın verileri altı haftalık zaman zarfından elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizleri istatistiksel yöntemlerle elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sayı duyusu yüksek olarak bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları doğal sayılar sayı duyusu, kesirler-ondalık gösterim-yüzde ifadeler sayı duyusu ve üslü-köklü sayılar sayı duyusu aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Buna göre öğrencilerin çözüm sürecinde kullandıkları stratejilerin çeşitlendirilmesi ve özellikle doğal sayılar, üslü–köklü ifadeler ve kesir–ondalık–yüzde gösterim konularında karşılaştıkları kavram yanılgılarının belirlenerek giderilmesine yönelik hedefli öğretim çalışmaları yapılması önerilebilir.
Ortaöğretim öğrencilerinde öznel akademik iyi oluşun akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik açılarından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin öznel akademik iyi oluşlarının akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik bağlamlarında incelenmesidir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmaya 2024-2025 eğitim öğretim döneminde Konya ilinde öğrenimlerine devam eden 1185 lise öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere kişisel bilgi formu, öznel akademik iyi oluş ölçeği, akademik azim ölçeği, akademik sorumluluk ölçeği ve akademik öz-yeterlik ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan ulaşılan sonuçlara göre ortaöğretim öğrencilerinin öznel akademik iyi oluş düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve algılanan sosyo-ekonomik düzey değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülürken lise türü değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Yapılan korelasyon analizi sonucunda öznel akademik iyi oluş ile akademik azim kavramı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki görülmüş olup akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik ile aralarında ise pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Son olarak yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda ise akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik düzeylerinin öznel akademik iyi oluşu anlamlı bir düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda tartışma ve önerilerde bulunulmuştur.
6. sınıf öğrencileriyle oyunlaştırılmış kesir öğretiminin başarıya etkisi
Bu çalışma, belirlenen bir kamu ortaokulda, öğrencilerin matematik derslerindeki konularından olan kesir kavramının, oyunlaştırma kuramı ile ilişkisini incelemektedir. Bu incelemelerin temel amacı, öğrencilerin aktif olarak derse katılım sağlamasının, ders başarısıyla paralel biçimde ilerleme gösterebildiğini göstermektir. Aktif öğrenmeye yönelik, etkinlikler belirlenerek, ölçme ve değerlendirme noktasında veriler elde edilmiştir. Çalışmanın içerisinde önemli bir rol alan etkinlikler, üç farklı web sitesi üzerinden uygulamaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgular, analiz edilerek, çalışmanın sonuç kısmına eklenmiştir. Bu bulgular, eğitimde oyunlaştırma kullanımıyla daha etkili öğrenme süreçlerinin mümkün olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında, yöntem olarak, test kontrol gruplu yarı deneysel deseni tercih edilmiştir. Bu doğrultuda belirlenen uygulama alanı, Mehmet Gedik Ortaokulu olarak belirlenmiştir. 6. Sınıf öğrencileri arasında 34 öğrencinin katılımıyla uygulamalar ve testler yapılmıştır. Elde edilen bulgular oyunlaştırma kuramının eğitim üzerindeki etkilerini göstermektedir. Bu çalışma oyunlaştırma kuramının kesir eğitimdeki etkilerine dikkat çekerek, gelecekte yapılacak farklı çalışmalara bir literatür olmayı ve eğitimde inovatif yaklaşımlar için ilham kaynağı olmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelime: Oyunlaştırma, matematik, kesir
Köy okullarında ve şehir merkezindeki okullarda öğrenim gören 8.sınıf ortaokul öğrencilerinin uzamsal düşünme yeteneklerinin incelenmesi
Bu araştırmada kırsal bölgedeki okullarda öğrenim gören öğrenciler ile kentsel bölgedeki okullarda öğrenim gören öğrencilerin uzamsal düşünme becerileri ve soruların çözümlerinde izledikleri stratejiler incelenmektedir. Çalışmada örnek olay (durum) metodu kullanılmıştır. Bu çalışma kırsal ve kentsel bölgelerde öğrenim gören 8.sınıf öğrencilerinden 200 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Uzamsal zekâ testi(yazılı sınav) ve mülakatlar ile veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik ve söylem analizi metotları kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmada uzamsal düşünmenin alt alanlarından uzamsal görselleştirme, uzamsal ilişki ve uzamsal yönelim dikkate alınmıştır. Daha sonra elde edilen nitel veriler değerlendirilmiş ve öğrencilerin çözümlerinde kullandıkları bilişsel stratejiler (zihinsel döndürme, parça-bütün ilişkisi kurma, hayal etme/görselleştirme, referans çerçevesinde değerlendirme, simetri kullanımı) analiz edilmiştir. Uzamsal görselleştirme ve uzamsal ilişki alt alanında kentsel bölgede öğrenim gören öğrenciler kırsal bölgede öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı iken, uzamsal yönelim alt alanında ise kırsal bölgede öğrenim gören öğrenciler kentsel bölgede öğrenim gören öğrencilerden daha başarılıdır. Ancak genel olarak her iki grubun da bazı sorularda zorlandığı, özellikle karmaşık bilişsel süreçler gerektiren sorularda başarı oranlarının düştüğü gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, hem kırsal hem de kentsel bölgelerdeki öğrencilerin uzamsal düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik destekleyici ve yapılandırılmış eğitim uygulamalarının gerekliliği ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: uzamsal düşünme, uzamsal görselleştirme, uzamsal ilişkiler, uzamsal yetenek, uzamsal yönelim
Okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterlilikleri: Nitel bir çalışma
Bu çalışmanın temel amacı, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerine ilişkin deneyimlerini incelemektir. Bu doğrultuda, katılımcıların dijital teknolojileri kullanırken ne gibi deneyimler yaşadıkları araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'na [MEB] bağlı kurumlarda en az üç yıllık deneyime sahip 26 okul psikolojik danışmanı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve yedi ana tema ortaya çıkmıştır: (1) Rehberlik ve psikolojik danışma [RPD] hizmetlerinde dijital teknoloji kullanımı, (2) okul psikolojik danışmanlarının yeterli olduğu alanlar, (3) okul psikolojik danışmanlarının yetersiz olduğu alanlar, (4) dijital yeterliliği geliştirmek için yapılanlar, (5) dijital teknolojilerin kullanımında karşılaşılan zorluklar, (6) dijital yeterliliği artırmanın önündeki engeller, (7) dijital yeterliliği geliştirmek için öneriler. Araştırma sonuçlarına göre okul psikolojik danışmanları dijital yeterlilik açısından içerik üretimi, veri yönetimi ve teknik beceriler konusunda kendilerini yeterli görürken; içerik tasarımı, veri analizi ve teknolojik gelişmeleri takip etme gibi alanlarda zorluk yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Psikolojik danışmanlar, dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla eğitim programlarına ve kurslara katılmakta, aynı zamanda meslektaş iş birliği ve kişisel gelişim fırsatlarından yararlanmaktadırlar. Bununla birlikte, zaman kısıtlılığı, kişisel faktörler, teknolojik altyapı eksiklikleri, yetersiz eğitim ve kaynaklar, çevresel koşullar gibi çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Bu bağlamda, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla daha fazla eğitim olanağı sunulması, dijital kaynaklara erişimin artırılması, kurumsal destek sağlanması ve bilgi paylaşımının yaygınlaştırılması önerilmektedir. Araştırma bulguları mevcut literatürle ilişkilendirilmiş ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.a
Okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterlilikleri: Nitel bir çalışma
Bu çalışmanın temel amacı, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerine ilişkin deneyimlerini incelemektir. Bu doğrultuda, katılımcıların dijital teknolojileri kullanırken ne gibi deneyimler yaşadıkları araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'na [MEB] bağlı kurumlarda en az üç yıllık deneyime sahip 26 okul psikolojik danışmanı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve yedi ana tema ortaya çıkmıştır: (1) Rehberlik ve psikolojik danışma [RPD] hizmetlerinde dijital teknoloji kullanımı, (2) okul psikolojik danışmanlarının yeterli olduğu alanlar, (3) okul psikolojik danışmanlarının yetersiz olduğu alanlar, (4) dijital yeterliliği geliştirmek için yapılanlar, (5) dijital teknolojilerin kullanımında karşılaşılan zorluklar, (6) dijital yeterliliği artırmanın önündeki engeller, (7) dijital yeterliliği geliştirmek için öneriler. Araştırma sonuçlarına göre okul psikolojik danışmanları dijital yeterlilik açısından içerik üretimi, veri yönetimi ve teknik beceriler konusunda kendilerini yeterli görürken; içerik tasarımı, veri analizi ve teknolojik gelişmeleri takip etme gibi alanlarda zorluk yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Psikolojik danışmanlar, dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla eğitim programlarına ve kurslara katılmakta, aynı zamanda meslektaş iş birliği ve kişisel gelişim fırsatlarından yararlanmaktadırlar. Bununla birlikte, zaman kısıtlılığı, kişisel faktörler, teknolojik altyapı eksiklikleri, yetersiz eğitim ve kaynaklar, çevresel koşullar gibi çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Bu bağlamda, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla daha fazla eğitim olanağı sunulması, dijital kaynaklara erişimin artırılması, kurumsal destek sağlanması ve bilgi paylaşımının yaygınlaştırılması önerilmektedir. Araştırma bulguları mevcut literatürle ilişkilendirilmiş ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.a
Okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterlilikleri: Nitel bir çalışma
Bu çalışmanın temel amacı, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerine ilişkin deneyimlerini incelemektir. Bu doğrultuda, katılımcıların dijital teknolojileri kullanırken ne gibi deneyimler yaşadıkları araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'na [MEB] bağlı kurumlarda en az üç yıllık deneyime sahip 26 okul psikolojik danışmanı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve yedi ana tema ortaya çıkmıştır: (1) Rehberlik ve psikolojik danışma [RPD] hizmetlerinde dijital teknoloji kullanımı, (2) okul psikolojik danışmanlarının yeterli olduğu alanlar, (3) okul psikolojik danışmanlarının yetersiz olduğu alanlar, (4) dijital yeterliliği geliştirmek için yapılanlar, (5) dijital teknolojilerin kullanımında karşılaşılan zorluklar, (6) dijital yeterliliği artırmanın önündeki engeller, (7) dijital yeterliliği geliştirmek için öneriler. Araştırma sonuçlarına göre okul psikolojik danışmanları dijital yeterlilik açısından içerik üretimi, veri yönetimi ve teknik beceriler konusunda kendilerini yeterli görürken; içerik tasarımı, veri analizi ve teknolojik gelişmeleri takip etme gibi alanlarda zorluk yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Psikolojik danışmanlar, dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla eğitim programlarına ve kurslara katılmakta, aynı zamanda meslektaş iş birliği ve kişisel gelişim fırsatlarından yararlanmaktadırlar. Bununla birlikte, zaman kısıtlılığı, kişisel faktörler, teknolojik altyapı eksiklikleri, yetersiz eğitim ve kaynaklar, çevresel koşullar gibi çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Bu bağlamda, okul psikolojik danışmanlarının dijital yeterliliklerini geliştirmek amacıyla daha fazla eğitim olanağı sunulması, dijital kaynaklara erişimin artırılması, kurumsal destek sağlanması ve bilgi paylaşımının yaygınlaştırılması önerilmektedir. Araştırma bulguları mevcut literatürle ilişkilendirilmiş ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.a
Sınıf ikliminin yordayıcıları olarak öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları ve öğrencilerin akademik benlik yeterlikleri
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin sınıf iklimi algılarını bazı değişkenler açısından test etmek, ayrıca öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlarının ve öğrencilerin akademik benlik yeterliklerinin sınıf iklimini yordayıcılığını ve bu değişkenlerin birbirleriyle ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Konya'nın merkez ilçelerindeki Anadolu liselerinde okuyan öğrenciler evreninden, çok aşamalı örnekleme yöntemiyle belirlenen 933 öğrenci oluşturmaktadır. Nedensel karşılaştırma ve ilişkisel tarama modelleriyle desenlenen araştırmada "Sınıf İklimi Ölçeği Kısa Formu", "Öğretmenlerin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Tutumları Ölçeği" ve "Akademik Benlik Yeterliği Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi, Post-hoc Tukey, Dunnett's C, basit ve çoklu regresyon, Hayes Process aracılık analizi testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrenci algılarının cinsiyet değişkenine göre sınıf ikliminin "katılım", "öğretmen desteği", "görev yönelimi" ve "kuralların açıklığı" alt boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını, buna karşın "ilişki" ve "düzen-organizasyon" alt boyutlarında erkeklerin puanlarının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Sınıf büyüklüğü değişkenine göre "katılım" ve "kuralların açıklığı" alt boyutlarında anlamlı fark bulunmazken diğer alt boyutlarda bazı gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Sınıf düzeyi değişkenine göre "katılım" alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmazken diğer alt boyutlarda bazı gruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin toplumsal cinsiyete yönelik eşitlikçi tutumlarının sınıf ikliminin "katılım", "ilişki", "öğretmen desteği", "görev yönelimi" ve "kuralların açıklığı" alt boyutlarını olumlu yönde yordadığı, buna karşın "düzen-organizasyon" alt boyutunu yordamadığı, öğrencilerin akademik benlik yeterliklerinin ise sınıf ikliminin tüm alt boyutlarını olumlu yönde yordadığı bulunmuştur. Ayrıca öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları ile sınıf iklimi ilişkisinde öğrencilerin akademik benlik yeterliklerinin aracılık etkisini sınamak için kurulan altı adet aracılık modelinden, "görev yönelimi" alt boyutu dışındaki tüm modeller anlamlı bulunmuştur.