Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity

512

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Laktik asit bakterilerinde quorum algılama sistemlerinin kontrolü ve ekzopolisakkarit üretimi üzerine etkilerinin belirlenmesi

Tez çalışması ile farklı düzeylerde ekzopolisakkarit (EPS) üretme yeteneğine sahip LAB kültürlerinin EPS sentez mekanizmaları quorum algılama (QS) veya quorum algılama inhibisyonu (QQ) sistemleri aracılığı ile kontrol altına alınarak EPS sentezinin azaltılması ve arttırılması sağlanmıştır. Çalışma kapsamında kuşburnu, zerdeçal, tarçın, mahlep gibi bitkisel kaynaklardan QS-QQ aktif polifenollerin ekstraksiyonu su, etanol, metanol, etanol-su kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca peynir suyu (PS) iyi bir oligopeptit kaynağı olarak kullanılmıştır. Ekstraktların LAB EPS sentezi üzerine doğrudan QS veya QQ aktivitesi göstererek etkili olduğunun belirlenebilmesi amacı ile örneklerin minimum inhibisyon konsantrasyonları belirlenmiştir. Minimum inhibisyon konsantrasyonu belirlenen ekstraktlar 3 farklı oranda (%0,01, %0,4, %2) kültür ortamına ilave edilerek LAB EPS fermantasyonuna etkileri incelenmiştir. Kültür ortamının toplam canlı sayısı, toplam şeker ve EPS miktarı belirlenerek kinetik parametreleri ortaya konmuştur. Yapılan çalışma sonucunda, tarçın metanol, etanol ve etanol-su ekstraktlarının Lb. namurensis MF210 suşunun EPS üretim miktarlarını canlı hücre sayılarını değiştirmeden önemli düzeyde azalttığı belirlenmiştir. Özellikle %2 tarçın etanol-su ekstraktları Lb. namurensis MF210 suşunun EPS üretim miktarını 1,15 g/L değerinden 0,10 g/L değerine kadar düşürmüş ve özgül EPS üretim hızı da azalmıştır. Mahlep su ekstraktlarında (%0,4 ve %2) ise Lb. brevis MF87 suşunun EPS üretim miktarları kontrol grubuna (1,61 g/L) göre daha yüksek bulunmuş ve EPS üretim miktarları sırası ile 1,97 g/L ve 2,44 g/L seviyelerine yükselmiştir. Bu şekildeki bir kontrol mekanizması sayesinde laktik starter kültürlerinin fermente ürünlerde EPS sentezinden dolayı oluşturduğu olumlu ve olumsuz etkiler QS sistemi üzerinden dolaylı olarak kontrol edilmiştir. EPS sentezinde QS sistemi kontrolü ile meydana getirilen bu değişikler hücre çoğalması üzerinde bir değişiklik oluşturmayacağı için fermantasyonun seyrinde herhangi bir olumsuzluk oluşturmayacaktır.

Mikrobiyal fermentasyon
Farıddudın Mohammadıan
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Probiyotik Lactobacillus plantarum BHC03 suşunun sideroforlarının saflaştırılması, tanılanması ve bazı probiyotik özellikleri ile ilişkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada siderofor üreticisi mikroorganizmalar laboratuvar kültür koleksiyonundan kullanılmış %92 oranında en yüksek siderofor üretim verimi gösterdiği belirlenen suş, 16S rRNA dizi analizi ile Lactobacillus plantarum olduğu tanılanmış ve L. plantarum BHC03 olarak adlandırılmıştır. Ardından L. plantarum BHC03 suşu için siderofor üretim optimizasyonu yapılmıştır ve sırasıyla en yüksek siderofor üretimi; 37 C'de, pH 7'de, FeCl 3 ilavesinin yapılmadığı ortamda ve azot kaynağı olarak maya ekstresi, karbon kaynağı olarak ise maltoz kullanılarak tayin edilmiştir. Başlangıç siderofor üretimi %92 oranında olan L. plantarum BHC03 suşu için yapılan optimizasyon sonrası %5 oranında arttırılarak %97 olarak gerçekleştirilmiştir. Optimize edilen koşullar kullanarak büyük ölçekli siderofor üretimi gerçekleştirilmiş ve liyofilizasyon işlemi yapılarak saflaştırma işlemi için konsantre hale getirilmiştir. Ekstraselüler olarak üretilen siderofor sephadex LH-20 dolgu maddesi kullanılarak boyut dışlama kromatografisi ile saflaştırılmıştır. Saflaştırma işleminin ardından toplanan fraksiyonlar siderofor varlığının tayin edilmesi ve karakterizasyonu için sırasıyla TLC kromatografi, FT-IR, HPLC ve 1 H-NMR analizleri yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda toplanan fraksiyonlar içerisindeki 3 ve 5 numaralı fraksiyonun katekolat tipi siderofor içerdiği belirlenmiş ve katekolat tipi sideroforun L. plantarum BHC03 suşunun probiyotik özellikleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yapılan in vitro testlerin sonucunda; L. plantarum BHC03 suşunun % 0.5 fenol toleransı, % 0.3 safra tuzu toleransı ve %8 NaCl toleransı olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte pH 2.5'a kadar direnç göstermiş ve hemolitik aktivitelerinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca % 92 oranında otoagregasyon ve %93 oranında hidrofobisite yeteneklerinin olduğu bulunmuştur. L. plantarum BHC03 suşunun streptomycin, gentamicin ve levoflovacin'e karşı dirençli olduğu tespit edilmiştir. Sideroforların kolesterol asimilasyonu üzerinde pozitif etkisinin olduğu ve bakterinin kolesterol asimilasyon yeteneğini arttırdığı belirlenmiştir. Bununla birlikte sideroforların probiyotiklerin bakteriyosin aktivitesi üzerinde pozitif etkilerinin olduğu ve hemolitik aktiviteyi etkilemediği tespit edilmiştir. Yapılan in vitro testlerin sonucunda L. plantarum BHC03 suşunun probiyotik bakteri olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartları taşıdığı ve katekolat sideroforların bakteriyosin aktivitesi ve hemolitik aktivite üzerine pozitif etkilerinin olduğu kanıtlanmıştır.

FTIRKromatografiNMR+2
Nazlıcan Coşgun
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yomra fındık popülasyonunda klon seleksiyonu

Bu araştırma, 2020-2021 yıllarında, Düzce ili Merkez ve Akçakoca ilçeleri Yomra fındık popülasyonunda geç yapraklanma ve verim bakımından üstün özellikli genotipleri seçmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada 98 Yomra fındık genotipi incelenmiştir. Verim, randıman, meyve ağırlığı, kabuk kalınlığı, sağlam iç oranı, göbek boşluğu ve beyazlama oranı özellikleri dikkate alınarak uygulanan 'Tartılı Derecelendirme Metodu' sonucuna göre 20 genotip klon adayı olarak seçilmiştir. Seçilen klonların ortalama gövde kesit alanına düşen verim değeri 32.43 g/cm2 (81AA25) ile 83.25 g/cm2 (81MZ24), iç randımanı %47.83 (81MZ42) - %54.00 (81AA24), ortalama meyve ağırlığı 1.82 g (81MZ50) - 3.90 g (81MZ47), kabuklu meyve iriliği 16.45 mm (81MZ50) - 20.06 mm (81MZ47), meyve uzunluğu 16.75 mm (81MZ50) - 20.43 mm (81MZ47), meyve genişliği 16.89 mm (81MZ50) - 20.61 mm (81MZ47), meyve kalınlığı 15.75 mm (81MZ50) - 19.18 mm (81MZ47), meyve şekil indeksi 0.96 (81AA05, 81AA08), (81AA13), (81AA15) - 1.06 (81MZ01), (81MZ09) arasında bulunmuştur. Araştırmamızda seçilen 81MZ47 no.lu genotip Türk fındık çeşitlerinden daha yüksek meyve ağırlığına sahiptir. Seçilen ümitvar klon adayları ulusal fındık genetik kaynaklarında toplanacaktır.

Corylus avellanaFındıkPomoloji+3
Yusuf Sönmezoğlu
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı yerleşim sıklığında yetiştirilen ve fermente un kurdu larva unu ilaveli rasyonlarla beslenen etlik piliçlerin göğüs etinin kalitesinin ve bakteri içeriğinin belirlenmesi

Bu araştırma; normal ve yüksek yerleşim sıklığında yetiştirilen ve antibakteriyel yem katkı maddesi olarak fermente un kurdu larva unları ilaveli rasyonlarla beslenen etlik piliçlerin göğüs etinin kalitesini ve bakteri içeriğini incelemek amacıyla planlanmıştır. Araştırmada; etlik piliçler üzerinde yürütülen 42 günlük bir in vivo çalışmanın sonunda toplamda 60 adet kesilmiş etlik pilicin göğüs eti kullanılmıştır. Bu tezde kullanılan göğüs etlerinin elde edildiği in vivo çalışmada; 2 farklı yerleşim sıklığında (normal: m2'de 12 adet ve yüksek: m2'de 18 adet) yetiştirilen etlik piliçler fermente un kurdu larva ununun ilave edilmeksizin (kontrol) ve Laktobasillus plantarum'la (UKLULP) veya Laktobasillus brevis(UKLULB)'le fermente edilen yağı alınmış un kurdu larva unu ilaveli (% 0.4 düzeyinde) rasyonlarla beslenmişlerdir. Araştırmada göğüs etinin kalite parametreleri olarak pH, su tutma kapasitesi, sızıntı ile pişirme kaybına ve bakteri içeriği olarak ta toplam aerobik bakteri, koliform ve laktobasil bakteri içeriğine bakılmıştır.. Araştırma sonucuna göre; yüksek yerleşim sıklığında yetiştirme normal yerleşim sıklığında yetiştirmeye nazaran etlik piliçlerin göğüs etinin 15. dak'daki ve 24. saatteki pH değerini, su tutma kapasitesini ve depolamanın 0. ile 14. günlerinde laktobasil bakteri içeriğini önemli derecede azaltırken; pişirme kaybını, 7. gündeki sızdırma kaybını ve depolamanın 0. ve 14. günlerinde toplam aerobik bakteri içeriği ile depolamanın 14. gününde koliform bakteri içeriğini önemli derecede artırmıştır. UKLULP ve UKLULB rasyonlarıyla besleme, kontrol rasyonu ile beslemeye nazaran etlik piliçlerin göğüs etinin kesimden 24 saat sonraki pH değerini, 3. ve 7. günlerdeki sızdırma kayıplarını, pişirme kaybını ve 0. ile 14. günlerdeki toplam aerobik bakteri içeriğini önemli derecede azaltırken; su tutma kapasitesini ve depolamanın 0. ile 14. günlerinde laktobasil bakteri içeriğini de önemli derecede artırmıştır. Sonuç olarak; normal veya yüksek yerleşim sıklığında yetiştirilen etlik piliçlerin göğüs etinin kalite parametrelerinin ve bakteri içeriğinin iyileştirilmesi amacıyla karma yeme antibakteriyel yem katkı maddesi olarak laktobasillus plantarum veya laktobasillus brevis'le fermente edilmiş un kurdu larva unu ilave edilebilir.

Antibakteriyel etkilerEt kalitesiEtlik piliç+3
Cemal Yılmaz
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Trabzon ili foşa fındık popülasyonunda (Corylus avellana L.) klon seleksiyonu ve genetik çeşitliliğin belirlenmesi

Bu çalışma, 2019-2022 yıllarında, Foşa ve Yomra fındık popülasyonlarında genetik varyasyonu belirlemek ve üstün özellikli klon adayları seçmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın başlangıcında popülasyonlar içerisinde Foşa çeşidinde 117, Yomra çeşidinde ise 130 klon adayı incelenmiştir. Çalışmada Foşa çeşidinden 50, Yomra çeşidinden 41 klon adayı belirlenmiştir. Üç yıllık ortalamalara göre Foşa çeşidinden 8, Yomra çeşidinden 10 klon adayı ümitvar olarak seçilmiştir. Ümitvar Foşa klon adaylarının ortalama bitki gövde kesit alanına düşen verimi 29.83 g/cm² (61OR62)-60.36 g/cm² (61YA17), randımanı %46.49 (61YA59)-%50.25 (61AI35), meyve ağırlığı 2.08 g (61YA59)-2.54 g (61OR31), kabuk kalınlığı 1.14 mm (61YA21)-1.26 mm (61OR31, 61AI35), iç ağırlığı 1.00 g (61YA59)-1.32 g (61AI35), sağlam iç oranı %89.67 (61OR07)-%95.67 (61YA21) arasındadır. Yomra klon adayların ortalama gövde kesit alanına düşen verimi 20.53 g/cm² (61AN41)-52.99 g/cm² (61AI29), randımanı %46.48 (61OR32)-%49.42 (61AI29), meyve ağırlığı 2.00 g (61AN30)-2.77 g (61AN41), kabuk kalınlığı 1.05 mm (61OR42)-1.34 mm (61AN41), iç ağırlığı 1.00 g (61AN30)-1.38 g (61AN41), sağlam iç oranı %89.00 (61AN24)-%97.33 (61AN41) arasında bulunmuştur. Türkiye'de Foşa çeşidinin sinonimi "Yomra" ve "Boyhane" olarak belirtilmektedir. Trabzon'da fındık üreticileri meyve özellikleri benzer olan fındık bireylerini Foşa, Yomra, Boyhane olarak adlandırmaktadır. Yomra çeşidinin morfolojik, fenolojik ve pomolojik özellikleri belirlenmediğinden tanımlanması yapılmamış ve Türk fındık çeşitleri içerisinde kayıtlı değildir. Araştırmamızda Foşa ve Yomra popülasyonlarında, popülasyon içi ve popülasyonlar arası genetik farklılıklar belirlenmiştir. Bulgularımıza göre Yomra fındık popülasyonu içindeki varyasyonun Foşa fındık popülasyonuna göre daha zengin olduğu tespit edilmiştir. SSR moleküler karakterizasyona göre, ön seçimde belirlenen Foşa klon adaylarında genetik benzerlik oranı 0.261-0.923, Yomra klonlarında genetik benzerlik oranı 0.148-0.938 arasında belirlenmiştir. Foşa klon adaylarında en uzak yakınlık genetik benzerlik oranı (0.261) 61YA52 ile 61AI20 klon adayları arasında, en yakın yakınlık genetik benzerlik oranı ise (0.923), 61OR29, 61AI44, 61AI61, 61AN20, 61AN44, 61AN60, 61AN62, 61AN63, 61OR21, 61OR25, 61OR27 klon adayları arasında saptanmıştır. Yomra klon adaylarında en uzak yakınlık genetik benzerlik oranı (0.148) 61YA60 ile 61AI34 klon adayları arasında, en yakın yakınlık genetik benzerlik oranı ise (0.938) 61AI37 ile 61AI55 klonları arasında tespit edilmiştir.

Corylus avellanaFındıkKlon+3
Yusuf Bilgen
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı entomopatojen fungus izolatlarının patates güvesi [(Phthorimaea operculella) (Zeller) (Lepidoptera: Gelechiidae)]' nin mücadelesinde kullanım olanakları

Bu çalışma yerel entomopatojen fungus Beauveria bassiana (Balsamo-Crivelli Voillemin (GOPT-DYYLD, GOPT-228, GOPT-562), Metarhirzium brunneum (Petch) (ORP-13) izolatları ve ticari preparat Nostalgist BL (Beauveria bassiana strain Bb-1 %1,5,1x108 kob/ml min) 'nin patates güvesinin [(Phthorimaea operculella Zeller (Lepidoptera: Gelechiidae)] yumurta ve 3'üncü dönem larvalarına karşı etkinliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Patates güvesinin 3'üncü dönem larvalarına karşı entomopatojen fungusların yumruya ve yaprağa püskürtme yöntemi ve yumurta dönemlerine karşı ovisidal etki çalışması olmak üzere 3 farklı yöntem kullanılmıştır. Laboratuvar ortamında üretimi yapılan GOPT-DYYLD, GOPT-228, GOPT-562 ve ORP-13 entomopatojen fungus izolatları 1x105, 1x106, 1x107 ve 1x108 konidia/ml spor yoğunluğunda hazırlanarak ve ticari preparat (Nostalgist BL 1x108 konidia/ml) mukayese ilacı kullanılarak doz-ölüm denemeleri yürütülmüştür. Yumruya püskürtme yönteminde yerel izolatlar ve Nostalgist BL 1x108 dozunda 14'üncü gündeki düzeltilmiş ortalama yüzde ölüm verileri % 50'nin altında kalmıştır. Yaprağa püskürtme uygulamasının 1x108 spor/ml dozunda 5'inci günde GOPT-DYYLD, GOPT-228, GOPT-562 ve ORP-13 izolatlarında sırasıyla %61.0±2.76, %67.0±2.13, %69.0±1.00 ve %75.0±1.66 oranında ortalama yüzde ölüme neden olmuştur. Yerel izolatlar, yaprak uygulamasında dokuzuncu günde %95'in üzerinde ortalama yüzde ölüme neden olmuştur. Nostalgist BL'de sırasıyla beşinci günde %37.0±2.13, dokuzuncu günde ise %64.5±5.51 oranında ortalama yüzde ölüm ile etkinliği yerel izolatlara göre düşük kalmıştır. Ovisidal etki denemelerinde en yüksek etki ORP-13 (%61.5±2.89) izolatında görülürken bunu GOPT-562 (%47.5±1.34), GOPT-228 (%28.0±2.49), GOPT-DYYLD (%19.0±2.08) ve Nostalgist BL (%11.0±0.6) etkiye sahip olurken aynı izolatların yumurtadan çıkan larvaların ergin döneme ulaşma yüzde engelleme oranı sırasıyla %73.0±1.0, %61.9±2.0, %47.2±2.45, %34.3±2.59 ve %14.7±1.43 oranında olmuştur. Zaman-ölüm verilerinde LT50 değerleri ORP-13 de 2.18(1.86-2.50)/gün, GOPT-228 2.82(2.46-3.19)/gün, GOPT-562 2.86(2.5-3.1)/gün ve GOPT-DYYLD de 3.09(2.75-3.44)/gün olmuştur. Mukayese ilacında (Nostalgist BL) LT50 değeri 6.74(5.7-8.1)/gün olarak yerel izolatlara göre etkinliği düşük kalmıştır. Elde edilen bulgular ışığında yaprağa uygulama metodunda ORP-13 ve GOPT-228 izolatları ile patates güvesi mücadelesinde ümit var sonuçlar elde edilmiştir. Bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Beauveria bassianaBiyolojik mücadeleEntomopatojenler+1
Müslüm Öztürk
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yozgat ili bağcılığının değerlendirilmesi

Araştırma Yozgat ilinin bağcılık durumunu tespit etmeye yönelik yapılmıştır. Ankete katılan üretcilerin sayısını belirlemede Tarım İl Müdürlüğü ÇKS kayıtlarında bulunan üretici sayısından faydalanmış olup, bağcılığın yoğun olarak yapıldığı ve üretici sayısının çoğunluğunu oluşturan Yozgat İli Merkez ilçe ve Sorgun ilçelerinde yaşayan 254 üretici ile anket yapılmıştır. Yapılan anketlerde üreticilerin sosyo-demografik yapısı, arazi varlığı, üretim şekillerine ve bağcılık ile ilgili temel bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Yapılan anket sonuçlarına göre Üreticilerin %94,88'i erkek, %5,12'sinin kadın olduğu belirlenmiş olup, üreticilerin yaş ortalaması 55,52 olarak belirlenmiştir. Üreticilerin eğitim durumları incelendiğinde ise %46,46'lık oranla lise mezunu oldukları, bunu sırasıyla %25,20 ile ortaokul, %24,41 oranla ilkokul mezunu oldukları, ön lisans mezunu %1,18'lik dilimde olduğu ve oku yazar olmayan oranının ise %0,39 olduğu tespit edilmiştir. Bağcılığı ortalama 40,15 yıldır yaptıkları ve bağlarının yaş ortalamasının 40 yaş üstü olduğu tespit edilmiştir. Ankete katılan üretcilerin bağcılık ile ilgili herhangi bir eğitim almadıkları görülmüştür. Yozgat ilinde bağcılığın eski yoğun hareketli günlerine dönebilmesi için öncelikle üreticilere yeni bağcılık kültürünü aşılamak gerektiğini düşünmekteyiz. Bunu da eğitimlerle, yazılı ve görsel medya yöntemi, bağcılığın daha profesyonel şekilde yapıldığı bölgelere teknik gezilerle olabileceği kanaatindeyiz. Ayrıca bölgede modern bağcılığın temellerini atmaya yönelik il ilçe müdürlüklerinin teşvik projelerinin hazırlanması üreticilere aşılı fidan, destek ve terbiye sistemlerinin temin edilebilmesi sistemlerin kurulması için destek verilmesi, eğitimler ile de bu sistemin, bu üreticilik modelinin benimsenmesinin, öğrenilmesinin sağlanması gerekmektedir.

AnketlerFidanlarYozgat+2
Samet Koçak
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı anaçların tuz stresi ve alkali koşullarda domatesin verim, kalite ve biyokimyasal içeriğine etkisi

Bu çalışmanın amacı domateste farklı anaçlar üzerine aşılamanın tuz ve alkali stresi altında domatesin verim, kalite özellikleri ve biyokimyasal içeriğine etkisinin belirlenmesidir. Denemede 9 farklı domates aşı anacı kullanılmıştır (Amaron F₁ (Antalya Tarım), Beaufort F₁ (Antalya Tarım, Monsanto), Hamarat F₁ 9T7379 (Multi Seeds), Embajador RZ Fı (Rijk Zwaan), Armstrong F₁ 500292 (Syngenta), UG 5433 Fı, Suketto F₁ (United Genetics), Sarar F₁ ve Kalyon Fı (Yüksel Tohum)). Aşısız ve kendi üzerine aşılı bitkiler kontrol olarak kullanılmıştır. Aşılamada ticari çeşit olarak Alsancak F₁ sırık domates çeşidi (Yüksel Tohum) kullanılmıştır. Fideler 20 Nisan 2023 tarihinde dikilmiştir. Bitkiler serada topraksız tarım koşullarında ve torf + perlit (2:1) ortamında yetiştirilmiştir. Bitkilerin gübrelenmesinde Hoagland besin solüsyonu modifiye edilerek kullanılmıştır. Denemede kontrol ve 3 farklı tuz konsantrasyonu ile kontrol ve pH 8,1 dozları kullanılmıştır. Kontrol uygulamasında Hoagland besin solüsyonu çiçeklenmeye kadar EC 1,80 dS m‾¹, çiçeklenmeden sonra EC 2,0 dS m‾¹ olacak şekilde kullanılmıştır. Besin solusyonunun pH'sı 6,5 olacak şekilde ayarlanmıştır. Tuz stresi uygulamasında 25, 50 ve 75 mM NaCl kullanılmıştır. Alkali stresi uygulamasında sulama suyunun pH'sı sodyum bikarbonat kullanılarak 8,1 olarak ayarlanmıştır. Deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüş, her parselde 6 bitki yetiştirilmiştir. Çalışmada pazarlanabilir verim, pazarlanabilir meyve sayısı, ortalama meyve sayısı, ıskarta meyve sayısı, ıskarta verim, suda çözünebilir kuru madde, meyve-yaprak kuru ağırlığı, elektriksel iletkenlik, pH, titre edilebilir asit miktarı, meyve C vitamini içeriği ve meyve eti sertliği ölçümleri yapılmıştır. Yaprak klorofil değeri (SPAD), makro ve mikro besin element içerikleri ( P, K+, Na+, Ca2+, Mg2+, Fe2+, Mn2+, Cu2+, Zn2+ ve B3-), SOD, CAT, APX, MDA, GR, prolin içeriği, H₂O₂ seviyesi ve POX aktiviteleri incelenmiştir. Tuz ve alkali stresi uygulamaları pazarlanabilir verim, pazarlanabilir meyve sayısı, toplam verim ve ortalama meyve sayısında önemli düzeyde azalmaya neden olurken tuz konsantrasyonu arttıkça kayıplar da daha yüksek olmuştur. Gerek tuz stresi ve gerekse alkali koşullarında aşılı bitkilerin bitki gelişimi ve verim parametreleri aşısız ve kendi üzerine aşılı bitkilere göre önemli düzeyde yüksek bulunmuştur. Aşılı bitkilerin stres koşullarındaki etkileri anaçlara göre farklılıklar göstermiştir. Tuz stresi domates meyvelerinde tat ve aromaya etki eden kalite parametrelerinde önemli artışlar sağlarken, aşı uygulamalarının etkisi anaçlara göre değişmiştir. Artan tuz konsantrasyonları yaprak klorofil değeri, suda çözünebilir kuru madde, titrasyon asitliği, C vitamini, elektriksel iletkenlik ve meyve eti sertliğinde lineer bir artış sağlamıştır. Meyve pH içeriği ile alkali- tuzluluk arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kontrol bitkileri dışında 9 anaç içinde tuz ve alkali stresi koşullarında bariz olarak bir anaç öne çıkmamıştır. Bununla beraber bazı aşı kombinasyonları kontrole göre kalite parametrelinde artış sağlamıştır. Özellikle yüksek tuz konsantrasyonlarında aşılama suda çözünebilir kuru madde, titre edilebilir asit miktarı ve meyve eti sertliğini artırmıştır. Tuz stresi ve pH artışına bağlı olarak SOD, CAT, APX, MDA, GR, prolin içeriği, H2O2 seviyesi ve POX aktivitlerinde artışlar görülmekle birlikte bazı aşı kombinasyonlarında kontrole göre daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.

Nurullah Bayram
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de önemli soğan (Allium cepa L.) üretim alanlarında bulunan yabancı ot türlerinin, yaygınlıklarının, yoğunluklarının tespiti ile bazılarının çimlenme biyolojileri ve mücadelesine yönelik araştırmalar

Bu çalışma, ekim ve üretim bakımından ilk sıralarda yer alan Ankara, Çorum, Amasya ve Tokat illeri soğan üretim alanlarında sorun olan yabancı ot türlerini, rastlama sıklıklarını ve yoğunluklarını (bitki/m2), yabancı otlar üzerinde bulunan fungal etmenleri, ana zararlı olan 3 yabancı ot türüne ait tohum biyolojilerinin ve mücadele olanaklarının belirlenmesi amacı ile 2019-2021 yıllarında yürütülmüştür. Sürvey çalışmalarında 4 ilde 135 tarlada örnekleme yapılmış, Convolvulus arvensis L, Amaranthus retroflexus L. ve Xanthium strumarium L. önemli yabancı otlar olarak bulunmuştur. Aynı örnek noktalardan toplanan yabancı ot türleri üzerinde bulunan fungal hastalık etmenleri belirlenmiştir. Çimlenme biyolojileri kapsamında bu yabancı otların tohumlarına yönelik olarak dormansi kırma, çimlenme sıcaklıkları (minimum, optimum ve maksimum) ve derinlik çalışmaları yapılmıştır. Laboratuvar çalışmaları, Adana BMAE, Ankara ZMMAE, TOGÜ Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü Fitopatoloji ve Erciyes Üniversitesi Bitki koruma Bölümü Herboloji Laboratuvarında yürütülmüştür. Arazi denemeleri ise Ankara TBMAE bağlı Gölbaşı İkizce Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nde kurulmuştur. Dormansi kırma olarak A. retroflexus'un 0 aylık tohumları için en iyi sonuçların kontrol'e göre, %86.63 ile sıcak su banyosu (40 oC 60 dk), 4.aylık tohumlar için ise sırasıyla %68.3, %65.8 ve %60.78 ile sülfürik asitte (5, 3, 15 dk) bekletme uygulaması olduğu belirlenmiştir. C. arvensis'in en iyi dormansi kırma yöntemi 0 aylık tohumları için %95.8, 4 aylık tohumlar için ise %100 çimlenme oranı ile uç kırma yöntemi olmuştur. İçerisinde iki adet tohumu bulunan meyve ile kurulan 0 aylık X. strumarium için %4.95, 4 aylık için ise %22.43 çimlenme ile 72 saat durgun suda bekletme olduğu belirlenmiştir. A. retroflexus için minimum çimlenme sıcaklığı 15 oC, optimum 35 oC, maksimum sıcaklık ise 40 oC, C. arvensis için minimum sıcaklık 10 oC, optimum sıcaklık 35 oC, maksimum sıcaklık ise 40 oC olarak tespit edilmiştir. Meyvesi ile kurulan X. strumarium tohumlarında belirtilen sıcaklık derecelerinde herhangi bir çimlenme elde edilememiştir. A. retroflexus için %78.64 çimlenme oranı ile 2 cm, %23.96 çimlenme oranı ile 5 cm, C. arvensis için en ideal çimlenmenin %47.96 çimlenme oranı ile 2 cm, %39.94 ile 5 cm. X. strumarium için %100 çimlenme oranı ile 2 cm, %74.65 çimlenme oranı ile 5 cm derinlik olarak bulunmuştur. Kimyasal mücadele, kimyasal mücadele+mekanik mücadele kombinasyonu çalışmaları kapsamında, A. retroflexus yabancı otu için; Glyphosate isopropylamin tuzu +Oxyfluorfen, Pendimethalin+Oxyfluorfen, Mesotrione+Nicosulfuron ve Oxadiazon+Tepraloxydim (*Bentazone+2 el çapası) uygulamalarının %100 etki sağladığı saptanmıştır. C. arvensis için en etkili uygulamanın sırasıyla; yabancı otsuz kontrol parseli (%90.33), çıkıştan sonraki 20-40-60.günde yapılan 3 el çapası (%88.66), Glyphosate isopropylamin tuzu+Oxyfluorfen (%81.66) uygulamasını ve Pendimethalin+Oxyfluorfen (%74.50) uygulaması olup aralarında istatistik açıdan fark bulunmamıştır. X. strumarium yabancı otu için %100 etki ile haftalık yabancı ot alımı ve kültür bitkisinin çıkıştan sonraki 20-40-60. günde yapılan 3 el çapası uygulamasının etkili olduğu belirlenmiştir. Verim çalışmalarında en iyi verim, 2020 ve 2021 yıllarında yabancı otsuz parsellerden elde edilmiştir. Yabancı otsuz parsellerden sonra en iyi sonucu veren ise 2020 yılında çıkış sonrası 3 el çapası (20, 40 ve 60. günlerde), 2021 yılında ise çıkış öncesi Pendimethalin+çıkış sonrası Oxyfluorfen, çıkış sonrası Bentazone+2 el çapası (20 ve 40'ncı günlerde), çıkış sonrası 3 el çapası (20, 40 ve 60'ncı günlerde) ve çıkış öncesi Pendimethalin+1 el çapası (20'nci gün) yer almakta olup, istatistiki olarak aralarında fark bulunmamıştır. Uygulamalardan ortalama en yüksek soğan çap (5.78 cm) ve bitki boyu yüksekliği (52.5cm) yabancı otsuz parselden elde edilmiştir. Yabancı otsuz parseli, en yüksek soğan çap (5.21 cm) ve bitki boyu yüksekliği (50.46 cm) ile 3 el çapası takip etmiştir.

ConvolvulusDormansi dönemiKimyasal mücadele+3
Nilgün Arıkan
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir sınır değer probleminin ürettiği operatör demeti

Bu tez çalışmasında; sınır şartlarının birinde özdeğer parametresi bulunduran ve geçiş şartlarına sahip üç ayrık aralıkta tanımlanan çok-aralıklı bir sınır değer probleminin bazı spektral özellikleri araştırılmıştır. İlk olarak problemin öneminden, uygulama alanlarından ve daha önce yapılmış çalışmalardan bahsedilmiştir. Sonra problemimiz ile ilgili temel tanım ve teoremler verilmiştir. Tezimizin ana bölümünde ise problemimize uygun Hilbert uzayları bulunmuş ve gerekli olan kavram ve eşitsizlikler verilmiş ve de özdeğerlerine uygun genelleştirilmiş çözüm kavramı tanımlanmıştır. Ayrıca incelenen problem operatör demeti denklemine indirgenmiş ve bu operatör demetinin bazı özellikleri incelenmiştir. Son olarak genelleştirilmiş özfonksiyonların uygun Hilbert uzayında Riesz bazı oluşturduğu gösterilmiş ve Rayleigh-Ritz yönteminden faydalanarak özdeğerler için bir alt sınır tahmininde bulunulmuştur.

Hilbert uzaylarıRayleigh-Ritz YöntemiSturm-Liouville problemleri+1
Melih Atıcı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00