Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity
Enstitü

Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity

317

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Salâh Birsel'in İstanbul-Paris adlı eserinde kelime grupları

Dil, kültürü yansıtan ve insanın aynası olan bir varlıktır. Bir milletin yaşamına ışık tutan dil, kültürün oluşumuna ve yaşatılmasına önemli katkılar sunar. Dilin temel yapı taşı olan kelime, hayat kaynağıdır ve kültürün taşıyıcısıdır. Kelimeler, bir dili oluşturan ve dilin zenginliğini gösteren yapılardır. Türkoloji alanında bu konuda birçok çalışma yapılmıştır ve yapılmaya da devam etmektedir. Salâh Birsel, Türk diline ve söz varlığına yapmış olduğu katkılarla tanınan bir edebiyatçıdır. Eserlerindeki dil ve üslûp özellikleri, Türk diline yeni anlamlar kazandırmış ve kelime dünyasını zenginleştirmiştir. Birsel'in eserlerindeki kelime grupları, söz varlığı, Türkçeye özgün bir bakış açısı getirmiştir. Bu nedenle Salâh Birsel'in hayatı, eserleri, dil ve üslûp özellikleri üzerine yapılan bir araştırma önemlidir. Ayrıca Türkçenin cümle yapısı da incelenmesi gereken konulardan biridir. Kelime grupları, dilin kıvraklığını yansıtan duygu ve düşüncelerin bir araya gelerek oluşturduğu birimlerdir. Bu kelime grupları, dilin canlılığını ve ifade gücünü ortaya koyar. Salâh Birsel'in eserlerindeki kelime grupları ve dili kullanımındaki ustalığı, Türk diline değerli katkılar sunmaktadır. Bu nedenle Salâh Birsel'in İstanbul-Paris adlı eserinin kelime grupları açısından incelenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Salâh Birsel'in Türk edebiyatındaki yeri ve onun Türkçeye katkıları ele alınmıştır. Kelime grupları, iki veya daha fazla kelimenin belli bir düzen içinde bir araya gelerek anlam taşıyan ve genellikle bir düşünceyi, bir kavramı veya bir duyguyu ifade eden dil yapısıdır. Kelime grupları, tarihî unsurları ve kültürel değerleri taşıdığı için önemlidir. Salâh Birsel'in eserlerindeki canlı dil ve anlam zenginliği, Türk dilinin benzersiz tadını ortaya koymaktadır. Bu nedenle dilin ve kelime gruplarının doğru şekilde incelenmesi gerekmektedir. Dil unsurlarının doğru tanımlanması ve aydınlatılması bir sorumluluktur. İstanbul-Paris adlı eserde yer alan kelime gruplarının çeşitliliği, akıcı bir dil kullanımı ve Türkçenin özgün yapısı vurgulanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Kelime, Kelime Grupları, Salâh Birsel, Söz Varlığı

Dil
Kübra Özder
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Defter Beyan Sistemi ile e-Defter sisteminin karşılaştırılması ve Tokat ilindeki meslek mensuplarının sistemlere yönelik değerlendirmeleri

Bu Çalışmada Tokat ilinde faaliyet gösteren Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin e-dönüşüm kapsamında hayata geçirilen Defter Beyan Sistemi ve e-Defter Sistemlerine yönelik değerlendirmelerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Tokat ilinde faaliyet gösteren meslek mensuplarına online anket uygulanmıştır. Anketler Tokat Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı mesleğe aktif devam eden 174 meslek mensubundan basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 101 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve 1 Yeminli Mali Müşavire online anket uygulanmıştır. Anket verileri SPSS paket programında analiz edilmiştir. Anket formunun birinci ve üçüncü bölümü için betimsel istatistikler, ikinci bölümü için açıklayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Anket güvenirliliğini test etmek için Cronbach Alfa katsayısı ile ölçülmüş olup, Bağımsız İki Örneklem T-Testi, Tek Yönlü Varyans analizi ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Tokat ilinde faaliyet gösteren meslek mensupları Defter Beyan Sistemi ve e-Defter sistemi arasında yapılan kıyaslamada Defter Beyan Sisteminin e-Defter Sistemine göre daha kullanışlı olduğunu belirtmiş olmalarına rağmen, her iki sistemin de beklentilere cevap veremediği, Gelir İdaresi Başkanlığının tarafından kullanıcı geri dönüşlerine ve sistem arızaların yönelik sürekli güncellemeler yapılsa da gelinen noktada sistemlerin hala ciddi eksikliklerin olduğu anlaşılmaktadır.

Bilgisayarlı muhasebe sistemiDefter beyan sistemiElektronik defter+5
Muhammet Melih Sağıroğlu
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kaizen yaklaşımı ile süreç iyileştirme kapsamında toplam ekipman etkinliği analizleri ve bir imalat işletmesinde uygulanması

Küreselleşmenin etkisiyle birlikte günümüzde oluşan rekabet koşullarının yansıması giderek artmaktadır. İşletmelerin hızla değişen piyasa koşullarında faaliyetlerini sürdürebilmesi için en büyük koşullardan olan israfların önlenmesi konusu giderek önem kazanmaktadır. Rekabet gücünü arttırmak veya korumak isteyen bir kuruluşun mevcut arz ve talepleri karşılamasının yanında tüm üretim süreçlerini en az maliyetle ve zamanında müşteriye verilen termin süresini karşılaması da büyük önem taşımaktadır. Bu süreçlerin verimliliğin maksimize edilerek devam edebilmesi için bugün birçok işletmenin kullanmış olduğu sürekli iyileştirme (Kaizen) felsefesi ise tam olarak bu amaca hizmet etmektedir. Bu çalışmada Kaizen yaklaşımı ile süreç iyileştirme uygulanarak işletmenin iş süreçlerinde saptanan kayıplar incelenerek bu süreçlerin uygulama aşaması ve Toplam Ekipman Etkinliği analizleri ile sonuçları analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda firmanın yapmış olduğu iyileştirme çalışmalarında üretim adetlerinde %15'lik artışın sağlandığı gözlemlenmiş, sürekliliğinin sağlanmasının mümkün ve kontrol edilebilir olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçların bundan sonra yapılacak çalışmalara da örnek olarak, Kaizen temelinde iyileştirmelerin işletmeler içerisinde etkin rol oynayabileceği düşünülmektedir.

KaizenSüreç iyileştirmeToplam donanım verimliliği+1
Dilara Koca
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

COVID-19 pandemisi ekseninde belirsizlik ve ekonomik büyüme ilişkisi: BRICS-T ülkeleri üzerine P-SVAR analizi

Belirsizlik, farklı alanlarda farklı şekillerde tanımlanabilen bir kavramdır. Genel olarak belirsizlik, bir durumun ya da olayın sonucunun tahmin edilememesi, net olarak bilinememesi durumunu ifade etmektedir. Ekonomik anlamda belirsizlik ise, kusursuz bir akıl yürütme mekanizmasında yaşanan sapma veya neden-sonuç ilişkilerindeki halkaları koparan bir faktör olarak tanımlanabilmektedir. Bu nedenle, belirsizlik ekonomik karar birimleri, politika yapıcıları ve bilim insanları için karar verme sürecinde zorlayıcı bir faktördür. Dolayısıyla, belirsizliğin ölçülmesi ve analiz edilmesi, karar verme sürecinde önemli bir etken olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, belirsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlamak ve politika yapıcılarına somut öneriler sunmaktır. Aynı zamanda, BRICS-T ülkelerindeki belirsizlik faktörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisini analiz eden az sayıdaki çalışmalardan biri olması ve Ekonomi Politika Belirsizliği Endeksi'nde yer almayan Güney Afrika ve Türkiye'de Ekonomi Politika Belirsizlik Endeksi'nin hesaplanması çalışmanın önemini ve özgünlüğünü ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışmada, 1996-2021 yılları arasındaki çeyreklik veriler kullanılarak BRICS-T ülkelerindeki belirsizlik endekslerinin (Dünya Belirsizlik Endeksi, Dünya Pandemi Belirsizlik Endeksi, Dünya Ticaret Belirsizlik Endeksi, Ekonomi Politika Belirsizlik Endeksi ve Jeopolitik Risk Endeksi) ekonomik büyüme üzerindeki etkileri Yapısal Panel VAR analizi kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, BRICS-T ülkelerinde belirsizlik endekslerinin (Dünya Belirsizlik Endeksi, Dünya Pandemi Belirsizlik Endeksi, Dünya Ticaret Belirsizlik Endeksi, Ekonomi Politika Belirsizlik Endeksi ve Jeopolitik Risk Endeksi) ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir. Bu nedenle, politika yapıcıların daha öngörülebilir ve istikrarlı politikalar izlemesi önemlidir. Ayrıca, kriz yönetimi stratejilerinin güçlendirilmesi, ticaret politikalarında istikrarın sağlanması ve uluslararası ilişkilerde diyalog ve iş birliğinin teşvik edilmesi gerekmektedir. Böylece, belirsizlik düzeyi azaltılarak uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedefleri elde edilebilir.

BRICS-TCOVID 19Ekonomik büyüme+4
Cihan Usta
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Duhok ili'nde transformationel liderliğin örgütsel bağlılığa etkisi: Keşifsel bir araştırma

Human resources in the organization are a source of competitive advantage and it was found that 90% of the success of modern organizations is due to organizational commitment. On the other hand, transformational leadership is among the most significant forms of modern leadership, but many leaders still struggle to survive using traditional leadership techniques. Therefore, the aim of this study is to investigate the impacts of transformational leadership on organizational commitment between the heads of administrative departments in a number of general directorates in Duhok governorate. Samples of 130 persons from the head direction of the administration department of the directorate general of Duhok province were selected using a convenience sampling. 130 questionnaires were distributed; a total of 124 valid questionnaires were collected, and 95.38 percent of respondents responded. Statistical package of social sciences (SPSS24) was utilized for data analysis. The results of linear regression show that transformational leadership has a positive and significant impact on employees' organizational commitment. Also the average score of transformational leadership and organizational commitment in the sample group is significantly higher than the average level of the society at the 99% confidence level.

Transformational leadershipIrak-DuhokLeadership+2
Siyad Tareq Hussein
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uluslaşma süreci ve ulus devletin uygulamaları

Tez çalışması giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında ulus, ulusçuluk kavramları ve ulus devletlerin ortaya çıkışı ele alınmıştır. Birinci bölümde Osmanlı Devleti'nin devlet anlayışı, yönetimi altındaki tebaa ile münasebetleri, Osmanlı Devleti'nin çöküşünün bilhassa devlet- tebaa münasebetlerine etkisi ele alınmıştır. Osmanlı Devleti'nin çöküşünün engellenmesi amacı ile yapılan ıslahatların uluslaşma açısından bir değeri ya da katkısının olup olmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Bilhassa 19.yüzyıldaki Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Kanun-i Esasi hükümleri ve bu hükümlerin uygulama safhasındaki sonuçları yanında hukuk, eğitim, askerlik gibi başlıklar altında değerlendirilmiştir. İkinci bölümde İttihat ve Terakki Cemiyeti ve II. Meşrutiyet devri incelenmiş ve Tanzimat Fermanı'ndan itibaren sıklıkla ifade edilen ittihad-ı anasır, imtizac-ı akvam, Osmanlılık, İslâmlık ve Türkçülük fikirleri incelenmiştir. Tez çalışması devletin politikalarını ele aldığından dolayı fikir adamlarının düşünceleri devlet politikasına etkisi bakımından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Üçüncü bölümde Milli Mücadele dönemi ele alınmıştır. Milli Mücadele dönemi vatan ve millet şuurunun oluşumu, tam bağımsızlığın kazanılması ve ulus hâkimiyeti temelinde Türk Ulus Devleti'nin temellerinin atılması itibariyle değerlendirilmiştir. Dördüncü ve son bölüm olan Cumhuriyet döneminde ise Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleşen Türk İnkılâbı ile çağdaş bir Türk ulusu inşa ve Türk Ulus Devleti'nin kuruluşu ele alınmıştır. Bu bağlamda siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, toplumsal alanda gerçekleştirilen Türk İnkılâbı incelenmiştir. Türk İnkılâbı ortak dil, kültür ve değerler üzerinden çağdaş bir ulus inşasını amaçlamıştır.

CumhuriyetMilliyetçilikOsmanlı Devleti+4
Abbas Özfırat
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Modernizm düşüncesinin İslam inanç sistemine göre değerlendirilmesi

Modernizm/Modernite literatürde çağı takip etme, çağa ayak uydurma, geleneğe ve gelenekselliğe karşı olma anlamlarına gelen, rasyonel aklın, bilimin, deney ve gözlemin üzerinde herhangi bir güç olmadığının ifade edildiği, dînî inanç sistemi ve yaşam stiline ait motiflerin sosyal ve kamusal alandan çıkarılması gerektiğinin öne çıkarıldığı düşünce sistemidir. Modernizm düşüncesi 16. yüzyılın sonlarında Rönesans ve Reform'un etkisiyle ortaya çıkmış; Sanayi Devrimi, Rönesans, Reform, Aydınlanma Hareketi'nin etkisiyle gelişmiştir. Avrupa'da başlayan bu düşünce sistemi zamanla tüm dünyaya yayılma fırsatını elde etmiştir. Bunun neticesinde de dînî ilke, öğreti ve hassasiyetlerin inanan insanın hayatındaki değerli konumundan indirilmesi girişiminde bulunulmuştur. Modernizm düşüncesi İslam toplumuna dönemin aydınları yoluyla ve devlet eliyle benimsetilmek istenmiştir. Modernizmi Batı taklitçiliği olarak algılayıp bu şekilde toplumda yaşatılmasını savunan dönemin bazı aydınları toplum hayatından dinin etkilerinin soyutlanması ve hayatın yalnızca akli ilkelerle idame ettirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bunun yanında Batı'nın sadece bilim ve teknik açıdan örnek alınıp kültürüne ve yaşam tarzına öykünmemek gerektiğine dikkat çeken Müslüman fikir adamları olmuştur. Batı'da modernizmin gereği aklî ilkelerin merkeze alındığı bir hayat tarzı benimsenirse insanların çağın gelişmelerine ayak uyduracağını, ilerleme kaydedeceğini, refaha, huzura ve mutluluğa kavuşacağını hatta zamanla dinin yok olacağını öngören düşünürler olmuştur. Ancak tarihsel gerçekler bu iddianın hakikati yansıtmadığını göstermektedir. Zira zaman içerisinde insanlar dinin, inanç sisteminin tamamen yok olduğu bir dönemde bulunmamışlardır. Bilimsel gelişmelere, teknolojik ilerlemeye önem verilmesinin yanında rasyonel aklın mutlak gerçeğe götüren tek yol olduğu savunulan, metafizik hiçbir konuya önem verilmeyen, insanı kuşatacak aşkın bir gücün olmadığına dikkat çekilen, insanın heva, heves ve arzularının her koşulda karşılanması gerektiği öne sürülerek insan merkezci bir yaklaşım talepleriyle dînî ve ahlakî değerleri geri plana iten, toplumda menfaat ve çıkar çatışması üzerine kurulan insan ilişkilerine sebep olan modernizm düşüncesi İslam inanç sistemi açısından değerlendirildiğinde birden çok yansıması olmakla birlikte bazı yansımalarının İslam inanç sistemiyle örtüşmediği ortaya çıkmaktadır.

EtkileşimModernizmRasyonellik+3
Merve Tekin Sevinç
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğun belirleyicileri üzerine ekonometrik bir analiz

Yoksulluk, insanlık tarihi boyunca var olan, az gelişmiş ülkelerin olduğu kadar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin de karşı karşıya kaldığı temel sorunların başında gelmektedir. Yoksulluğu anlamak, yoksulluğa yönelik müdahalelerin ve politikaların belirlenmesini etkilediğinden son derece önemlidir. Yoksullukla mücadelede ülkelerin kendi çabalarının yanı sıra uluslararası birçok kurum ve kuruluşun da dünyanın en yoksul kesimlerinin desteklenmesinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Politikalar ve reçetelerin uygun şekilde tasarlanıp uygulanması, rota düzenlenmesi açısından iyi bir başlangıç olacaktır. Çalışmanın ana teması; GSYH büyüme oranının, genel devlet sağlık harcamalarının, genel devlet eğitim harcamalarının, enflasyon oranının, nüfus artış hızının, Gini katsayısının, işsizlik oranının ve GSYH içindeki vergi gelirinin yoksulluk üzerindeki etkisini ampirik olarak incelemektir. Bu doğrultuda 2004-2019 döneminde 24 gelişmiş ülkenin ve 2000-2018 döneminde 22 gelişmekte olan ülkenin verileri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, gelişmekte olan ülkelerde; Gini katsayısında, enflasyon oranında ve işsizlik oranındaki artışların yoksulluğu artırıcı yönde; genel devlet sağlık harcamalarında, genel devlet eğitim harcamalarında ve GSYH içindeki vergi gelirindeki artışların yoksulluğu azaltıcı yönde etkileyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Gelişmiş ülkelerde ise genel devlet sağlık harcamalarındaki artışların yoksulluğu azaltıcı yönde etki ettiği, Gini katsayısındaki ve işsizlik oranındaki artışların ise yoksulluğu artırıcı yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Öznur Özbek
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Xspor endeksi ve bileşenlerinde yatırımcı ilgisi, fiyat ve işlem hacmi arasındaki ilişkinin zaman ve frekans boyutunda incelenmesi: Dalgacık yöntemiyle ampirik kanıtlar

BIST XSPOR endeksi ve bileşenlerinde yatırımcı ilgisi, fiyat ve işlem hacmi arasındaki ilişki ve tutarlılığı zaman ve frekans boyutunda incelemeyi amaçlayarak hazırlanan bu çalışmada sürekli dalgacık analizi ile değişkenlerin yoğunluğu, çapraz dalgacık analizi ile değişkenler arasındaki ilişki ve dalgacık tutarlılığı analizi ile de değişkenler arasındaki tutarlılık test edilmiştir. Yatırımcı ilgisinin Google Arama Trendleri üzerinden dahil edildiği çalışmada XSPOR endeksi ve bileşenleri üzerinden gerçekleştirilen analizler sonucunda fiyat ile işlem hacmi, yatırımcı ilgisi ile hisse senedi fiyatı, yatırımcı ilgisi ve hisse senedi işlem hacmi arasında ilişki ve tutarlılık tespit edilmiştir. Bu ilişki, özellikle spor kulüplerinin başarı ve başarısızlık durumunda kısa orta ve uzun vadeli olarak gözlemlenmiştir. Çalışmaya esas zaman dilimi (2010-2023) içerisinde yer alan COVID 19 salgını tedbirlerinin de değişkenlere arasındaki ilişki ve tutarlılığa etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Sonuçlar bir başarı/başarısızlık anomalisini ortaya koymaktadır. Ayrıca sportif başarı ve başarısızlığın esas alınarak yatırım kararı verilmesi durumunda normalüstü getiri elde edilebiliyor olması da piyasanın etkin olmadığını işaret etmektedir.

Menkul kıymetler borsası
Erdem Kanışlı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2387 numaralı nüfus defterine göre Niksar mahalle nüfusunun değerlendirilmesi

Nüfus Arapça kelime anlamıyla "nefs" sözcüğünün çoğuludur. Ayrıca "ruh, hayat, can" anlamlarına gelmektedir. Genel anlamı itibariyle de nüfus, belirli bir düzende, sınırları belli yerde yaşamını sürdüren insan topluluğunu ifade eder. Osmanlı Devleti'nin başlangıcından itibaren belirli kurallar dâhilinde vergi ödemekle yükümlü olanları ve özellikle de askerî mevcudu tespit etmek amacıyla nüfus sayımları yapılmıştır. Bu nedenle de nüfus sayımları dönemlere ve hazırlanma amaçlarına göre farklılıklar göstermektedir. Yapılan ilk sayımlarda amaç tımar sitemiyle bağlantılı olarak ülkedeki vergi potansiyelini belirleyebilmekti. Zamanla tımar sistemi önemini yitirince sayımlar, avarız sayım şeklinde yapılmaya başlandı ve 18. yüzyıl boyunca devam etti. 19. yüzyılda yaşanan gelişmelerle birlikte sayım işlemlerinin niteliği de değişmeye başladı. Osmanlı Devleti'nde modern anlamda nüfus tespiti ilk olarak 1828-1829 yıllarında yapılmak istendi. Ancak Osmanlı-Rus savaşından dolayı kesintiye uğramış ve nüfus sayımı tüm kazalarda istenildiği gibi uygulanamamıştır. İstenilen sayım yapılamamış olsa da bu girişim Osmanlı Devleti'nde modern anlamda ilk nüfus sayımı olarak kabul edilmektedir. Savaş sonrası yaşanan tedirginlik nedeniyle halkı korkutmamak için devlet 1828 nüfus sayımı sırasında bir metin yayınlayarak halktan kayıt memurlarına yardım etmelerini istemiştir. Bunun neticesinde de tarihsel araştırmalarda büyük önem taşıyacak nüfus kayıtları ortaya çıkmıştır. Çünkü nüfus kayıtları, başta kaydedilen dönemin ekonomik ve sosyal yapısı olmak üzere pek çok bilgiyi araştırmacılara sunmaktadır. Ayrıca nüfus defterleri insan sayısı, cinsiyet durumu, yaş dağılımı, meslek tarzı, dil, din ve eğitim durumlarını ortaya çıkardığından toplumların sosyolojik, ekonomik ve tarihî yönlerini araştırmak, sosyal tarihlerini yazmak için çalışma yapacak olanlar açısından da oldukça önemlidir. Tüm bu bilgilerin bulunduğu Niksar Kazasına ait 2387 numaralı defter 1838-1839 yılları arasındaki yöreye ait oldukça değerli veriler sunmaktadır. Bu çalışmada da belirtilen tarihlerdeki Niksar'a ait 29 mahalleye ait defterin transkripsiyonu yapılmış, yorumlanıp anlaşılması noktasında tablolarla desteklenmeye çalışılmıştır. Ayrıca o bölgeye sonradan gelmiş olan bazı topluluklar hakkında da bilgilere ulaşılmıştır. Defterin sonundaki bu durum görsellerle desteklenmiştir. Bunun sonucunda belirtilen tarihler arasında Niksar Kazasının nüfus ve sosyal yapısı hakkında daha sağlıklı bir değerlendirme yapma imkânı doğmuştur.

Sevda Yıldız
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00