Medical SpecialtyOpen AccessTR
Uşak ili Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarında yapay zekâ kaygısının incelenmesi
Amaç: Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık hizmetlerinde giderek yaygınlaşması, bu alanda çalışan profesyonellerin adaptasyon sürecinde kaygılarını beraberinde getirmektedir. Birinci basamak sağlık hizmetleri, YZ uygulamalarının hastayla ilk temas noktasında devreye alındığı, sağlık çalışanlarının hem tanı-tedavi süreçlerinde hem de idari işlemlerde YZ ile etkileşimde bulunduğu kritik bir düzlemi temsil ettiği için bu durum, çalışanların mesleki rollerini ve hasta ilişkilerini nasıl etkileyeceğine dair belirsizlik ve kaygı yaratmaktadır. Bu bağlamda hazırlanan araştırmanın amacı, Uşak ilindeki aile sağlığı merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının YZ kaygı düzeylerini saptamak ve bu kaygının demografik, mesleki ve bilişsel tutum değişkenleri arasındaki ilişkilerini incelemektir. Gereç Yöntem: Bu tanımlayıcı-kesitsel çalışma, 01 Kasım 2024–01 Şubat 2025 tarihleri arasında Uşak ilindeki aile sağlığı merkezlerinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, gönüllü onam verip anket formunu eksiksiz dolduran 164 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Veri toplama, yüz yüze uygulanan iki bölümlü yapılandırılmış anketle gerçekleştirilmiş; birinci bölümde katılımcıların demografik ve mesleki özellikleri ile YZ'ye ilişkin tutumlarına dair sorular, ikinci bölümde ise "Yapay Zekâ Kaygısı Ölçeği" yer almıştır. Toplanan veriler SPSS 30.0 programında analiz edilmiş; normal dağılım Kolmogorov–Smirnov testi ile doğrulanmış, ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklem t-testi, üç ve daha fazla grup için One-way ANOVA (Tukey HSD post-hoc) ve kategorik değişkenler arasında Ki-kare + Z-Test for Proportions (Bonferroni Correction) yöntemleri kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir Bulgular: Çalışmamıza ASM'lerde görev yapan 164 sağlık çalışanı katıldı. Katılımcıların büyük bir kısmının aile hekimi, kadın ve evli bireylerden oluştuğu, eğitim seviyesinin ağırlıklı olarak lisans düzeyinde olduğu belirlendi. YZ uygulamalarını kullanım oranı %24,4 (n=40) olmasına rağmen, bu alandaki gelişmelere ilgi duyanların oranı %70,7 (n=116) olarak tespit edildi. Katılımcıların %67,7'si (n=111) tıbbi YZ'nin ASM'lerde olumlu etkiler yaratacağı yönünde görüş bildirdi. Erkek sağlık çalışanları, lisansüstü mezunları ve aile hekimlerinin YZ uygulama/araçları kullanım ve YZ gelişmelerine ilgisi anlamlı olarak yüksek bulundu. Toplam YZ kaygı düzeyleri orta seviyede hesaplanırken, alt boyutlara bakıldığında en yüksek kaygının "sosyoteknik körlük" boyutunda olduğu görüldü. Ebe ve acil tıp teknisyenlerinin aile hekimlerine kıyasla "iş değiştirme" alt boyutunda anlamlı derecede daha yüksek kaygı yaşadığı belirlendi(p=0,034). YZ hakkındaki gelişmelere ilgi göstermeyenlerin toplam YZ kaygısı ve öğrenme kaygısı puanları ilgi gösterenlere göre anlamlı şekilde daha yüksek bulundu(p=0,016 ve p<0,001). Tıbbi YZ'nin ASM'lerde kullanımı hakkında olumsuz görüş bildirenlerin hem toplam kaygı puanı hem de tüm alt faktör puanları anlamlı biçimde diğer görüşlere göre yüksek bulundu. Sonuç: Araştırma sonuçları, demografik arka plan ve deneyim farklarının ötesinde, bireylerin YZ'ye yönelik tutumlarının kaygı düzeyleri üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, birinci basamak sağlık hizmetlerinde YZ entegrasyonunun başarısı için yalnızca teknik yeterlilik ve bilgi aktarımına odaklanan eğitim programlarının değil, aynı zamanda çalışanların YZ hakkında olumlu algı ve tutum geliştirmesini destekleyen psikolojik ve kültürel müdahalelerin de planlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu sayede hem uygulayıcıların YZ'ye ilişkin kaygıları azaltılacak hem de teknolojinin hasta bakımı kalite ve verimliliğine katkıları maksimize edilecektir. Anahtar Sözcükler: Yapay zekâ kaygısı, birinci basamak sağlık hizmetleri, aile hekimliği.