Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Discipline

Department of Educational Sciences

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

7,113

Archived Theses

6

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yıldızın Parlasın Psikoeğitim Programının lise öğrencilerinin psikolojik sağlamlık ve sürekli umut üzerindeki etkisi

Bu araştırmada, İyilik Hali Yıldızı Modeli temelli geliştirilen Yıldızın Parlasın Psikoeğitim Programı'nın (YP-PEP), lise öğrencilerinin psikolojik sağlamlık ve sürekli umut üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma, ön test, son test ve izleme testli, deney ve kontrol gruplu yarı deneysel bir desenle yürütülmüş; elde edilen bulgular, iç içe karma desen kapsamında toplanan nitel verilerle desteklenmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği, İyilik Hali Planlama Formu, İyilik Hali Planını İzleme ve Değerlendirme Formu ve Kısa Bilgi Formu kullanılmıştır. Deneysel uygulama, 22 lise öğrencisiyle gerçekleştirilmiş; bu öğrencilerin 11'i deney grubunda, 11'i ise kontrol grubunda yer almıştır. Nicel veriler tekrarlı ölçümler için ANOVA ile analiz edilmiştir. Bulgular, YP-PEP'in öğrencilerin umut düzeylerinde anlamlı ve kalıcı bir artış sağladığını, psikolojik sağlamlık düzeylerinde ise izleme aşamasında gelişme olduğunu göstermektedir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve beş ana tema etrafında yapılandırılmıştır: kendini tanıma ve içsel farkındalık; hedef odaklı mücadele ve motivasyonel süreçler; davranış değişimi ve sürdürülebilir alışkanlıklar; sosyal ve duygusal becerilerin güçlenmesi; yaşamı anlamlandırma ve umut gelişimi. Elde edilen bulgular, YP-PEP'in çok boyutlu, okul temelli bir psikoeğitim programı olarak uygulanabilirliğini ve öğrencilerin iyilik haline katkı sağladığını göstermektedir.

Lise öğrencileriPsiko-eğitim programıPsikolojik sağlamlık+3
Tuğba Terzioğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları (Uşak ili örneği)

Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Güç kaynaklarından, yasal güç, zorlayıcı güç, ödül gücü, uzmanlık gücü, karizmatik güç boyutlarında öğretmen görüşlerinin cinsiyet, öğrenim durumu, branş ve kıdem değişkenlerine göre faklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni Uşak ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 175 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek okul sayısı 85, öğretmen sayısı 296'dır. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ve Müdürlerin Kullandıkları Güç Kaynakları Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir.Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarından beş alt boyutta öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve branş değişkeni bakımından anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemek için t-testi; öğrenim durumu ve kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (anova) uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarından yasal gücün orta düzeyinde, zorlayıcı gücün az düzeyinde, ödül gücü, uzmanlık gücü ve karizmatik gücün çok düzeyinde olduğunu göstermektedir.Anahtar kelimeler: Örgütsel Güç Kaynakları, İlköğretim Okulu, Okul Müdürleri.

Eğitim yönetimiGüç kaynaklarıOkul yöneticileri+1
Musa Kayalı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ile iş yaşam dengeleri arasındaki ilişki

Bu araştırma İzmir ili Ödemiş ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve liselerinde görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ile iş yaşam dengeleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma ile öğretmenlerin demografik özellikleri bakımından örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri ile iş yaşam dengeleri düzeylerinde cinsiyet, görev, öğrenim durumu, kıdem, bulunduğu okulda çalışma süresi, branş, okul türü ve yaş değişkenleri bakımından farklılaşma olup olmadığının ve bu iki kavram arasındaki ilişki düzeyinin saptanması planlanmıştır. Araştırmanın evrenini İzmir ili Ödemiş ilçesi sınırlarında faaliyet gösteren kamuya ait anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise okullarında görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma tüm evrene uygulanmıştır. Örneklem araştırmaya gönüllü katılan 535 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılan öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerinin tespit edilmesinde "Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Ölçeği", iş-yaşam dengesi düzeylerinin tespit edilmesinde ise "İş-Yaşam Dengesi Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 18 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri değerlendirirken tanımlayıcı istatistik metotları (frekans, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. Örneklem katılımcılarının seçiminde, eğitim kademeleri köy ve şehir merkezi bazında tabakalı örnekleme metodu kullanılarak sınıflandırılmıştır. Araştırma seçilen okullardaki 535 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda hipotez testlerinin analiz edilmesinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi(Anova), tukey testi, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı ile ilgili olumlu görüşe sahip oldukları ancak ÖVD düzeylerinin çok yüksek olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri cinsiyet, görev durumu, öğrenim durumu, kıdem, bulunduğu okulda çalışma süresi, branşı, okul türü ve yaş değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Buna karşın öğretmenlerin iş yaşam dengesi düzeyleri orta seviyededir. İş yaşam dengesi ve alt boyutlarında kıdem ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma görülmezken iş yaşam uyumu alt boyutunda görev ve yaş değişkenlerine göre yaşamı ihmal etme alt boyutunda cinsiyet, okulda çalışma süresi ve okul türü değişkenlerine göre, yaşamın işten ibaret olması alt boyutunda öğrenim durumu değişkenine göre, iş yaşam dengesi genelinde ise görev ve yaş değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmanın olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı ile iş yaşam dengeleri geneli arasında anlamlı bir ilişki görülmezken iş yaşam dengesinin alt boyutları olan yaşamı ihmal etme ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında pozitif yönlü düşük düzeyli anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Buna karşın örgütsel vatandaşlık davranışı ile kendine zaman ayırma ve yaşamın işten ibaret olması alt boyutları arasında negatif yönlü düşük düzeyli anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bu düşük düzeyli ilişkilerin saptanması dolayısıyla bu değişkenlerin birbirini yordama durumuna da bakılmıştır. Yapılan regresyon analizinde iş yaşam dengesinin kendine zaman ayırma ve yaşamın işten ibaret olması alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışını negatif yönde düşük düzeyde yordarken yaşamı ihmal etme alt boyutunun ise örgütsel vatandaşlık davranışını pozitif yönde düşük düzeyde yordadığı saptanmıştır. Sonuç olarak, öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı demografik değişkenler bakımından anlamlı farklılıklar göstermezken iş yaşam dengesi geneli ve alt boyutlarının bazı değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği ifade edilebilir. Bunun yanında öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı ve iş yaşam dengesi geneli arasında ilişki tespit edilmezken iş yaşam dengesinin bazı alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışını düşük düzeyde yordadığı söylenebilir.

Örgütsel vatandaşlıkÖrgütsel vatandaşlık davranışıÖğretmenler+2
Nazmi Eker
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, Özel Eğitim Okullarında ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Çalışan Yönetici ve Öğretmenlerin Paylaşılan Liderlik Algıları ile Örgütsel Bağlılık Düzeylerini ortaya çıkarmaktır. Aydın ili genelinde resmi kayıt altında olan özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan 600 yönetici ve öğretmen evreni oluşturmaktadır. Belirlenen 600 yönetici ve öğretmene araştırmacı tarafından ulaşılmış, ölçeğin amacı ve nasıl doldurulacağı konusunda kısaca gerekli bilgi verildikten sonra ölçek uygulanmıştır. Bu gruptan 446 yönetici ve öğretmen ölçeği cevaplamıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Allen ve Meyer tarafından (1990) tarafından geliştirilen 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve Wood (2005) tarafından geliştirilen, Bostancı (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan ''Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yönetici olarak çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek, öğretmen çalışanların toplam örgütsel bağlılıklarının daha yüksek, 20-25 yaş arasında yer alan öğretmen ve yönetici çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı değerlendirildiğinde, orta düzeyde negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.(r:-0,535,p<0.001) Paylaşılan liderlik algısı düzeyi arttıkça, örgütsel bağlılık düzeyi azalmaktadır. Örgütsel bağlılık düzeylerinde demografik özelliklerine göre istatistiksel olarak fark olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Özel eğitim, Paylaşılan liderlik, Örgütsel bağlılık.

LiderlikOkul yöneticileriPaylaşılan liderlik+6
Hasan Aydoğan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim yönetimi alanında yazılan lisansüstü tezlerin metodolojik incelemesi

Bu araştırmada, Türkiye'de Eğitim Yönetimi Alanında 2010-2016 yılları arasında yazılan lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) tezleri metodolojik olarak incelemek ve eğitim yönetimi alanın geleceğine metodoloji (yöntem bilim) ile ilgili önemli katkılar sağlamak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında, eğitim yönetimi alanında yayınlanmış 152 doktora, 990 yüksek lisan tezi olmak üzere toplam 1142 adet tezin tamamı örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri, doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş olup veri toplama aracı olarak danışman ve araştırmacı tarafından geliştirilen ve on bir (11) maddeden oluşan"Akademik Yayın Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucu ulaşılan tüm veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. En fazla doktora tezinin 2011 yılında, en fazla yüksek lisans tezinin ise 2010 yılında yazıldığı; en fazla doktora tezi yazılan üniversitelerin sırasıyla Gazi, Marmara, Hacettepe, Osmangazi ve Atatürk Üniversiteleri, en fazla yüksek lisans tezi yazılan üniversitelerin ise sırasıyla Gazi, Marmara, Uşak, Erciyes ve Dokuz Eylül Üniversitesi olduğu; lisansüstü tezlerin yıllara göre artış ya da azalmalarında düzensizlik olduğu; 2010-2016 yılları arasında 58 üniversitenin tamamında (n=58,%100) yüksek lisans tezi üretildiği ancak 58 üniversiteden %69'unda (n=40) doktora tezi üretilmediği; her iki tez türünde de (doktora ve yüksek lisans) nicel yöntemlerin nitel ve karma yöntemlere göre daha yoğun kullanıldığı saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde araştırma deseni olarak en fazla "Tarama", "İlişkisel" ve "Durum" desenlerinin kullanıldığı, çoklu araştırma desenlerinin doktora tezlerinde sıklıkla kullanıldığı, "Tabakalı", "Basit-Tesadüfi" ve "Küme" örneklem yöntemlerinin sıklıkla kullanıldığı, örneklem yöntemi belirtilmemiş olan tezlerin neredeyse tamamının yüksek lisans tezleri olduğu ve bu tezlerin %92.9'unun (n=26) nitel, %7.1'inin (n=2) nicel yöntemle üretilmiş tezler olduğu saptanmıştır. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde en fazla kullanılan örneklem kitlesini "Öğretmen/Akademisyen" (n=569,%49.9) olduğu, örneklem kitlesi kullanılan tez sayısının oldukça düşük olduğu, karma yöntem kullanılarak yazılan tezlerin örneklem büyüklüğü ortalamasının ( =610,37), nicel ( =428,30) ve nitel ( =42,96) yöntem kullanılarak yazılan tezlere göre oldukça yüksek olduğu, veri toplama yöntemi olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Alan Araştırması", "Gözlem" ve "Doküman Analizi" nin kullanıldığı, çoklu veri toplama yöntemi kullanımını oldukça az olduğu, veri toplama aracı olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Ölçek", "Anket" ve "Görüşme Formu" kullanıldığı, veri toplama aracı belirtilmeyen tezlerin neredeyse tamamının yüksek tezi olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde geçerlilik yöntemi olarak en fazla "Faktör Analizi", "Uzman Görüşü" ve "Pilot Uygulamanın" kullanıldığı, Geçerlilik yöntemi kullanılmayan 40 tezin %92.5'inin (n=37) yüksek lisans, %7.5'inin (n=3) doktora tezi olduğu, çoklu geçerlilik yöntemlerinin tamamının yüksek lisans tezlerinde kullanıldığı; güvenirlik yöntemi olarak tüm yıllarda en fazla "Cronbach Alpha" nın (n=907,%79.4) kullanıldığı, çoklu güvenirlik yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu, güvenirlik yöntemi belirtilmemiş 194 tezin yaklaşık %95'inin (n=189) nitel, %2.5'inin (n=4) nicel ve %2.5'inin (n=4) karma yöntemle üretilmiş tezler olduğu tespit edilmiştir. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde çoklu istatistiki yöntem kullanımı oldukça fazla olup istatistiki yöntem olarak en fazla "Betimsel+Varyans Analizi" yöntemleri (n=415,%36.3) kullanılmıştır. İstatistiki yöntem kullanımı belirtilmemiş 193 tezin %97.4'ü (n=188) nitel, %2.7'si (n=4) nicel, % 0.5'i (n=1) karma yöntem ile üretilmiş çalışmalardır. "Regresyon", "Path Analizi", "Meta Analiz" ve "Kümeleme" yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu elde edilen bulgulardandır. Bu araştırma, eğitim yönetimi alanında üretilen lisansüstü tezlerin metodolojik olarak eğilimleri ortaya çıkarmanın yanı sıra lisansüstü tezlerde metodolojik olar bir takım sorunların var olduğunu göstermiştir. Lisansüstü tezlerin ileri düzeyde ve derinlemesine bilgi verme kapasitesine sahip araştırma desenlerine yer verilmediği, örneklem tipi, örnekleme yöntemi, örneklem sayısı gibi önemli bilgilerin sunumunda eksiklikler olduğu, geçerlilik ve güvenilirliğe ilişkin çalışmalara gerekli özenin gösterilmediği ve tezlerde kullanılan istatistiksel analiz yöntemlerinde oldukça dar bir çeşitlilik olduğu gözlenmiştir. Araştırmanın, eğitim yönetimi alanında üretilen tezlerin metodolojik olarak eğilimlerine ilişkin genel bir bakış açısı sağlaması, alanın geleceğine ve daha sonraki yıllarda eğitim yönetimi alanında yapılacak olan tez çalışmalarına metodolojik açıdan ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi, Metodoloji, Yöntem, Yöntembilim

Eğitim yönetimiLisansüstü tezlerTezler+1
Okan Karaca
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Performansa dayalı ücretlendirme hakkında okul yöneticilerinin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, performansa dayalı ücretlendirme uygulaması konusunda okul yöneticilerinin görüşlerini tespit etmek ve değerlendirmektir. Aynı zamanda bu çalışmada okul yöneticilerinin bu konudaki görüşlerininin "cinsiyet, kıdem, okuldaki çalışma süresi ve yöneticilik deneyimi" gibi değişkenler açısından görüşlerin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme konusundaki görüşleri incelenmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, 2016- 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez ilçesinde tüm okullarda görev yapan okul müdürleri ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Araştırmada 2016 – 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez İlçesi'nde görev yapan 66'sı okul müdürü 98'i müdür yardımcısı olmak üzere toplam 164 okul yöneticisinin görüşleri alınmıştır. Araştırmada basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Sonlu bir evren olduğundan tüm evren elemanlarına tek tek ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma verileri performansa dayalı ücretlendirme konusunda ifadelerin yer aldığı performansa dayalı ücretlendirme uygulamasına yönelik değerlendirme ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma verileri; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Sonra ise verilere t- testi, ANOVA korelasyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirmeye yönelik "katılıyorum" düzeyinde görüş bildirdikleri saptanmıştır. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde ise; okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına ilişkin görüşleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Analiz sonuçları okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşlerinin, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmakta olduğunu göstermektedir. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri ise, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına yönelik görüşleri, yöneticilik deneyimi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Ayrıca okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşleri, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Aynı şekilde okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri de, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre de istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin mesleki kıdemleri ve yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutundaki ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin aynı okuldaki hizmet süreleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Performans ve Performans Değerlendirme, Performans Yönetimi, Performansa Dayalı Ücretlendirme

Okul yöneticileriPerformansPerformans değerlendirme+2
Yağmur Sakar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okullar arası kalite farkının nedenlerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

Bu araştırma öğretmen ve yönetici görüşlerine göre okullar arası kalite farkının nedenlerini saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2016 – 2017 Eğitim-Öğretim yılında Manisa ilinin Demirci, Gördes, Selendi, Köprübaşı ilçelerinde bulunan resmi ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında görev yapan 1158 öğretmen ve 212 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 336 öğretmen ve 43 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Örnekleme alınacak katılımcıların belirlenmesi aşamasında tabakalı rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada veriler "Okullar Arası Kalite Farkının Nedenlerine İlişkin Okul Yöneticileri ve Öğretmenlerin Görüşleri Anketi'' ile toplanmıştır. Anketlerden elde edilen toplam puanların çeşitli değişkenler bağlamında analizinde bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farkın bulunması durumunda gruplar arasındaki farkı belirlemek amacıyla Tukey HSD analizi yürütülmüştür. Elde edilen bulgular tablo halinde sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların, okullar arası kalite farklılıklarına ilişkin en çok katıldıkları etkenlerin, sosyo – ekonomik düzeyi düşük ailelerin, çocuklarının eğitimi hususunda göstermeleri gereken ilgiyi göstermemesi; dezavantajlı okullarda yer alan öğretmenlerin bu okullarda çok fazla görev yapmaması; ülke genelinde fiziksel ve teknolojik imkan açısından okullar arasında farklılıkların olması; ülke genelinde sosyo – ekonomik seviye açısından belirgin farklılıkların olması; okullar arasında, derslik başına düşen öğrenci sayısı bakımından belirgin farklılıkların olması; her okulda öğrencilerin bilgi kaynaklarına ( kütüphane, internet vb) ulaşma noktasında eşit imkânlara sahip olmaması; çevresel ve coğrafik faktörler nedeniyle, öğretmenlerde oluşan tükenmişliklerin giderilememesi; öğrencilerin ülke genelinde bilişsel ve duyuşsal hazır bulunuşlukları arasında belirgin farklılıkların bulunması; okullar arasında sosyo-kültürel çevre özelliklerinin çok farklı olması ve ülke genelinde okullar arasında örgüt kültürü (öğrenmeye uygun olumlu bir atmosfer) bakımından belirgin farklılıkların bulunması olduğu görülmektedir. Katılımcıların okullar arası kalite farklılıklarına ilişkin görüşlerinin cinsiyet bakımından belirlenmesinde hemen hemen tamamına yakın maddelerde kadınların lehine anlamlı bir fark gösterdiği görülmektedir. Katılımcıların okullar arası kalite farklılıklarına ilişkin görüşlerinin branş bakımından anlamlı bir farklılık göstermediği; öğrenim (ön lisans-lisans) durumu bakımından sadece iki maddede farklılık olduğu görülmektedir. Kıdem değişkeni bakımından ise dokuz maddede anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmektedir. Okulda çalışma süresi değişkeni bakımından sadece iki maddede anlamlı farklılık olduğu görülürken, görev (okul yöneticisi – öğretmen) değişkeni bakımından anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Örgüt, Okul, Kalite, Eğitim Örgütlerinde Kalite, Okullarda KalitekFarklılıkları.

Eğitim kalitesiKaliteOkul başarısı+4
Yunus Şirin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri

Bu araştırmanın amacı, Mardin ili Midyat İlçesinde bulunan temel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemektir. Araştırma ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyinin ne ölçüde olduğunun belirlenmesine çalışılmıştır. Bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Mardin il sınırları içerisindeki Midyat ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 144 temel eğitim okulunda 2017–2018 eğitim öğretim yılında görev yapan 1623 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan katılımcılara, Balay (2000) tarafından geliştirilen "örgütsel bağlılık ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmesi sağlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyine ilişkin görüşlerinin ortalaması "Pek çok" seviyesindedir. Örgütsel bağlılık düzeyine ilişkin kadın ve erkek öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Örgütsel bağlılığın, "uyum" alt boyutunda bayanlar lehine anlamlı fark bulunurken, "özdeşleşme" ve "içselleştirme" alt boyutlarına ilişkin öğretmen görüşleri arasında cinsiyet bakımından anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile ilgili görüşlerinin öğrenim durumu değişkenine göre "uyum" ve "içselleştirme" alt boyutlarında farklılık görülmezken "özdeşleşme" alt boyutunda ve örgütsel "bağlılık" ölçeğinin tamamında anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu farklılığın yüksekokul mezunları lehine olduğu tespit edilmiştir. Okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre ÖBÖ' nün tamamında ve tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık ölçeğinin "uyum", "özdeşleşme", "içselleştirme" alt boyutları ile tümü bağlamındaki görüşlerinin okul müdürüyle mesleki ilişki düzeyi bakımından anlamlı bir fark gösterdiğini ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin ÖBÖ' nün "uyum", "özdeşleşme", "içselleştirme", alt boyutları ile tümü bağlamındaki görüşlerinin okul müdürüyle arkadaşlık ilişki düzeyi bakımından anlamlı bir fark gösterdiği belirlenmiştir.

Mardin-MidyatUyumUyumsal davranış+4
Feydullah Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerde örgütsel değişim sinizmi ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Denizli ili merkezinde (Merkezefendi ve Pamukkale ilçeleri) bulunan temel eğitim düzeyindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrıca araştırmada öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeylerinin cinsiyet, kıdem, alan, öğrenim durumu ve bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Araştırmada Denizli ili merkezdeki (Merkezefendi ve Pamukkale ilçeleri) temel eğitim düzeyindeki ilkokul ve ortaokullarda çalışan toplam 352 öğretmen yer almıştır. Öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeylerini belirlemek amacıyla Helvacı ve Çavdar (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Değişim Sinizmi Ölçeği" ve örgütsel bağlılık düzeyini belirlemek amacıyla ise Balay (2000) tarafından geliştirilen "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS v18.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizi testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi seviyeleri genel olarak düşük ve örgütsel bağlılık düzeyleri yüksek bulunmuştur. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi seviyeleri ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

SinizmÖlçeklerÖrgütsel bağlılık+3
Ali Kılıçoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ile öğretmenlerde görülen değişim sinizmi arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı; okullarda okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlikleri ile öğretmenlerde görülen değişim sinizmi düzeyleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Ayrıca öğretmenlerin tanımlayıcı özelliklerine göre değişim sinizmi düzeylerinde farklılaşma olup olmadığını incelemektir. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, okullarda değişim sinizmi ölçeği, okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterliklerini değerlendirme anketinden oluşan veri toplama aracı, Afyonkarahisar il merkezinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 534 öğretmene uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin düşük düzeyde örgütsel değişim sinizmi algılarına sahip oldukları, orta düzeyde yöneticilerin değişimi yönetme yeterliğine sahip oldukları saptanmıştır. Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlik düzeyleri ile öğretmenlerin değişim sinizm algıları arasında istatistiksel açıdan negatif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır. Buna göre; okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri arttıkça öğretmenlerin değişim sinizmi algıları azalmaktadır. Öğretmenlerin tanımlayıcı özeliklerinden, aynı okulda çalışma sürelerine değişim sinizm algılarının duyuşsal boyutta farklılık gösterdiği, diğer tanımlayıcı özellikler olan; yaş, cinsiyet, kıdem, branş, çalışılan okul türüne göre örgütsel değişim sinizm algılarında farklılık olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Değişim, Değişim Yönetimi, Değişim Sinizmi, Örgütsel Sinizm, Örgütsel Değişim Sinizmi

DeğişimDeğişim yönetimiOkul yöneticileri+4
Gökben Baş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin politik yetileri ile akademik iyimserlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, öğretmenlerin politik yetileri ile akademik iyimserlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinden oluşmaktadır. Araştırma evrenini 2016–2017 eğitim öğretim yılında Manisa ili Salihli ve Kula ilçelerindeki ortaokul ve liselerde görev yapan 1950 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi ise 360 ortaokul ve lise öğretmeninden meydana gelmektedir. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada, Atay(2009) tarafından Türkçeye uyarlanan Politik Yeti Ölçeği ve Çoban ve Demirtaş(2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Okul Akademik İyimserlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanmış, t-Testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin politik yeti düzeylerinin yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenler politik yeti alt boyutlarından olan içtenlik boyutuna diğer boyutlar olan sosyal beceriklilik, kişilerarası etki ve network boyutlarına oranla daha yüksek seviyeye sahip oldukları görüşüne sahiptirler. Araştırmada öğretmenlerin politik yetiye yönelik görüşleri arasında cinsiyet, mezuniyet, aynı okulda çalışma süresi, kıdem, çalışılan okuldaki öğretmen sayısı ve çalışılan okul türü değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Yine araştırmanın diğer değişkeni olan akademik iyimserliğe ilişkin öğretmenlerin algılarının ise orta seviyede olduğu görülmektedir. Akademik iyimserlik alt boyutlarından olan öz yeterlik boyutunun ise diğer boyutlara bakıldığında daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda, cinsiyetin akademik iyimserliğin öz yeterlik boyutunda anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucu incelendiğinde, mezuniyet, kıdem, çalışılan okuldaki öğretmen sayısı ve çalışılan okul türü değişkenlerinin akademik iyimserlik üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Araştırmanın öğretmenlerin politik yeti düzeyleri ile akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlarına bakıldığında ise, öğretmenlerin politik yetileri ile akademik iyimserlik düzeyleri arasında olumlu yönde düşük dereceli bir ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Yine araştırmanın değişkenlerine ilişkin yapılan regresyon analizleri sonucunda, öğretmenlerin politik yeti algılarının akademik iyimserlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna varılmıştır. Ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin politik yeti algılarının akademik iyimserlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı görülürken, liselerde görev yapan öğretmenlerin politik yeti algılarının akademik iyimserlik düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Politik Yeti, Akademik İyimserlik

Akademik iyimserlikLise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+3
Şule Kurt
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların DNA profilleri ile öğretmenlerin psikolojik sözleşme düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okulların DNA profilleri ile öğretmenlerin psikolojik sözleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2016 – 2017 öğretim yılında Manisa ili Şehzadeler ilçesinde görev yapan 1492 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise 399 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada basit tesadüfî örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgüt DNA'sı ölçeği" ve "Psikolojik Sözleşme Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenler okulların DNA profillerini, sağlıklı örgüt profillerinden esnek örgüt profili olarak algılamaktadırlar. Cinsiyet değişkenine göre, erkek öğretmenlerin sağlıklı olduğu kabul edilen esnek ve tam zamanlı örgüt profillerinde kadın öğretmenlerden daha yüksek ortalamaya sahipken askeri örgüt profilinde kadın öğretmenlerin ortalaması daha yüksektir. Çalışılan okul düzeyi değişkenine göre okulların DNA profillerine yönelik öğretmen algılarına baktığımızda, esnek örgüt profilinde anlamlı farklılıklar ilkokul öğretmenleri ile lise öğretmenleri arasındadır. Okullarda görev yapan öğretmenlerin sayısı arttıkça, bu okullarda çalışan öğretmenlerin askeri örgüt algılarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin aynı okulda çalışma sürelerine göre okulların DNA profillerine yönelik algıları yönetim ağırlıklı örgüt profilinde farklılaşmaktadır. Göreve yeni başlayan öğretmenlerin yönetim ağırlıklı örgüt algıları, aynı okulda uzun süredir çalışan öğretmenlere nazaran daha düşük düzeydedir. Mesleki kıdem, değişkenine göre okulların DNA profillerine yönelik öğretmen algıları tam zamanlı örgüt profiline göre öğretmenlerin tam zamanlı örgüt profili algıları kıdem ii değişkenine göre farklılaşmaktadır. Çalışılan okul düzeyi değişkenine göre okulların DNA profillerine yönelik öğretmen algılarında ise, esnek örgüt profilinde ilkokul öğretmenleri ile lise öğretmenleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yine araştırmaya göre öğretmenlerin psikolojik sözleşmelerinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Psikolojik sözleşmenin alt boyutlarına bakıldığında ise, hem işlemsel boyutta ve ilişkisel boyutta algının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, mesleki kıdem, öğretmen sayısı, aynı okulda çalışma süresi değişkenine ve çalışılan okul düzeyi değişkenine göre psikolojik sözleşme işlemsel, ilişkisel, alt boyutlarına ilişkin öğretmen görüşlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Yine araştırma sonucuna göre öğretmenlerin okulların sağlıklı örgüt profillerine (esnek, askeri, tam zamanlı) esnek örgüt profili ile psikolojik sözleşme düzeyleri arasında pozitif yönlü düşük dereceli bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya göre, okulların DNA profillerinden esnek örgüt, askeri örgüt ve pasif-saldırgan örgüt profillerinin öğretmenlerin psikolojik sözleşmelerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Esnek örgüt ve pasif-saldırgan örgüt profillerinin ilkokul öğretmenlerinin ilişkisel sözleşme düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokullarda tam zamanlı örgüt profili öğretmenlerin ilişkisel sözleşme boyutunu anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Liselerde askeri örgüt, tam zamanlı örgüt ve pasif-saldırgan örgüt profilleri ilişkisel sözleşme boyutunu anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

OkullarPsikolojik sözleşmeÖlçekler+2
Esmehan Çavuş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel destek algı düzeyleri ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışma öğretmenlerin örgütsel destek algıları ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamaktadır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2015 – 2016 öğretim yılında Manisa ilinde çalışan 5133 öğretmen oluşturmaktadır. Kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla 48 ilkokuldan 360 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veriler ''Örgütsel Destek Algısı Ölçeği'' ve '' Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği'' ile toplanmıştır. Araştırmada ölçeklerin örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlarla ölçeklerin uygunluğu doğrulanmıştır. Ayrıca verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin okullarına yönelik örgütsel destek algıları orta düzeydedir. Eğitim durumu, cinsiyet, mesleki kıdem değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel destek algıları ve alt boyutları olan örgütsel destek ve yönetici desteği algıları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Okulda çalışan öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel destek algıları ve alt boyutları olan örgütsel destek ve yönetici desteği algılarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermayeleri yüksek düzeydedir. Cinsiyet değişkenine göre, öğretmenlerin psikolojik sermayenin iyimserlik ve dışa dönüklük boyutlarında anlamlı farklılık görülürken; diğer boyutlarda anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu, mesleki durum,aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ve alt boyutlarında anlamlı bir fark görülmemiştir. Okulda çalışan öğretmen sayısına değişkenine göre öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeylerinin boyutlarına bakıldığında; özyeterlilik, iyimserlik, güven, dışadönüklük ve psikolojik dayanıklılık boyutlarında bu farklılık anlamlı bulunmuş; umut boyutunda ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin destek algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasında düşük düzeyli pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Öğretmenlerin örgütsel destek algılarının artması, psikolojik sermaye düzeylerini arttırmaktadır. Örgütsel destek ile özyeterlik, iyimserlik, güven, dışa dönüklük, psikolojik dayanıklılık ve umut, boyutları arasındaki ilişki ise düşük düzeydedir. Yönetici desteği ile psikolojik sermayenin özyeterlik, iyimserlik, güven, psikolojik dayanıklılık ve umut boyutları arasında düşük düzeyli, yönetici desteği ile dışa dönüklük arasında orta düzeyli bir ilişki vardır. Öğretmenlerin destek algılarının psikolojik sermaye düzeylerini yordamasına yönelik yapılan regresyon analizine göre algılanan desteğin psikolojik sermaye düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeÖlçekler+2
Filiz Dilsiz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between teachers' shared leadership perceptions at schools and psychological capitals

The aim of this study is determining the relationship between shared leadership applies of schools and psychological capitals of teachers. In the relational screening model, 3986 teacher who worked in 2016-2017 school year in Usak province formed the target population of study and 345 elementary, middle and high school teachers formed the study sample. Simple random sampling has been used in the study. Datas were collected by using "Shared Leadership Scale" and "Psychological Capital Scale". Confirmatory factor analysis, arithmetic mean, one-way analysis of variance, T-test, Pearson product-moment coefficient and simple linear regression analysis were used in the analysis of data. According to the study results, teachers' perception level about the to shared leadership perceptions is high-level in completion of common tasks in shared leadership, levels of mutual skill development, emotional support dimensions, on the other hand it is low-level in employees' non-central interactivity dimensions. Shared leadership styles are seen to have a high level of teacher perceptions about the level of existence in schools in general. In this study, it is observed that teachers' perceptions about shared leadership style differ significantly in some dimensions of shared leadership, depending on professional seniority, number of teachers in school, school level and educational status variables. It is concluded that the other variable of the study, teachers' perceptions about psychological capital level is very high. Psychological capital levels of teachers were examined according to variables of gender, graduation status, working time in the same school, seniority, school level, number of teachers in the school, and no significant difference was found. According to another result of the study, positively significant low-level relationship detected between teachers' perception about shared leadership style and perception about psychological capital level's self-efficacy, optimism, confidence, extroversion and durability dimensions. No significant relationship detected between teachers' perception about shared leadership style and perception about psychological capital level's hope dimension. Again, according to result of the study, positively low-level relationship was found between teachers' perception about dimensions of shared leadership, completion of common tasks in shared leadership, levels of mutual skill development, emotional support dimensions and levels of psychological capital. There is no significant relationship between the non-central interactivity dimension of the shared leadership among employees and the levels of psychological capital. It is observed by the result of the study that according to teachers' perceptions, shared leadership's completion of common tasks mutual skill development, non-central interactivity dimension among employees cannot be able to predict teachers' psychological capital levels while emotional support dimension predicts teachers' psychological capital significantly.

Educational administrationLeadershipLeadership models+4
Betül Şarbay
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışları ile örgüt kültürü arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, Kütahya ili merkez ve ilçelerindeki resmi devlet okulu olan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışları ile örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini, kolay ulaşılabilir örnekleme tekniğiyle seçilen Kütahya ili merkez ve ilçelerinde 2018-2019 Eğitim-Öğretim döneminde görev yapan 395 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, okul yöneticilerinin girişimci liderlik özelliklerini belirlemek amacıyla Köybaşı (2016) tarafından geliştirilen, 5'li likert tipi, 15 maddelik ve tek boyutlu olan "Yönetici Girişimci Liderlik Ölçeği (YGLÖ)" ve örgüt kültürü düzeyini belirlemek amacıyla Terzi (2005) tarafından geliştirilen 5'li likert tipi, 29 maddelik dört boyutlu "Okul Kültürü Ölçeği (OKÖ)" kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 18.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans ve yüzde dağılımı, Bağımsız örneklemler t-testi, Tek yönlü ANOVA, Tukey-HSD testi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışları, örgüt kültürünün %43,5'ini anlamlı bir şekilde açıklayabilmektedir. Bununla birlikte okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışları ile örgüt kültürü arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve yüksek düzeye yakın bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre, okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışları arttıkça, örgüt kültürü düzeyi de artmakta olduğu görülmüştür. Ayrıca okul yöneticilerinin girişimci liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen görüşleri, öğretmenlerin cinsiyeti, kıdem yılı ve çalıştığı okuldaki hizmet yılı bağımsız değişkenlerine göre farklılaşmamakta; çalıştığı okulun ilkokul, ortaokul ve lise türü oluşuna göre ve öğretmenlerin sınıf öğretmeni veya branş öğretmeni olma durumlarına göre istatistiksel olarak farklılaştığı görülmüştür. Bununla birlikte örgüt kültürü düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri, cinsiyet ve çalıştığı okuldaki hizmet yılına göre farklılaşmadığı; kıdem yılı, okul türü ve sınıf öğretmeni veya branş öğretmeni olma durumlarına göre genel ve alt boyutlarda kısmen farklılaştığı görülmüştür.

Eğitim yönetimiGirişimcilikLiderlik+6
Yücel Özkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel performans yönetimi ile ilgili Türkiye'de yapılmış çalışmaların incelenmesi

Bu çalışma; 2001-2018 yılları arasında örgütsel performans yönetimine yönelik olarak yapılmış akademik çalışmaların incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda Yüksek Öğretim Kurulu tez veri tabanından performans yönetimine yönelik tezler bilgisayara kaydedilmiştir. Konu ile ilgili bilimsel makaleler, ULAKBİM makale veri tabanından ve Google akademik web sitesinden taranarak bilgisayara kaydedilmiştir. Ardından ulaşılan çalışmalar oluşturulan kodlama formuna göre, kodlanmış ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda; Türkiye'de 2001-2018 yılları arasında örgütsel performans yönetimine dair 98 lisansüstü tez ve 26 bilimsel makalenin yapıldığı saptanmıştır. 2013 ve 2014 yıllarında yapılan çalışmaların diğer yıllardan daha fazla olduğu, en fazla lisansüstü tezin Sakarya ve Marmara üniversitelerinde yapıldığı,14 farklı anabilim dalında örgütsel performans yönetiminin çalışıldığı, en fazla çalışılan enstitünün ise Sosyal Bilimler Enstitüsü olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezleri en çok Prof. Dr. ünvanlı danışmanların yönettiği ve veri toplama aracı olarak en fazla belgesel tarama yöntemini tercih edildiği saptanmıştır. Ölçek veya anket yöntemiyle verilerini toplayan çalışmalarda en fazla özel sektör çalışanları, eğitim çalışanları ve kamu çalışanlarının evren ve örneklem olarak tercih edildiği, en fazla tercih edilen örnekleme tekniğinin tesadüfi örnekleme tekniği olduğu, veri toplama yöntemi olarak hazır ölçeklerin yoğunlukla tercih edildiği ve incelenen çalışmalarda geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına yeterince yer verilmediği belirlenmiştir.

Bilimsel araştırmalarPerformansPerformans yönetimi+2
Üzeyir Ağbulut
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde okul terki riskinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Uşak ili örneği)

Bu çalışmada 2017-2018 tarihleri arasında Uşak ilindeki lise öğrencilerinin okul terki riski taşıyıp taşımadığı araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Uşak ili ve ilçelerindeki liselerde bulunan 17.209, örneklemini ise 725 adet lise öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin okul terk riskini ölçmek için Yorğun tarafından 2014 yılında geliştirilen "Okul Yaşantıları Ölçeği (OYÖ)" uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 17.0 aracılığıyla değerlendirilmiştir. Betimsel istatistikler ile riskin araştırmanın alt problemlerinde yer alan değişkenler için ne oranda görüldüğü, daha sonra ise ANOVA testi verilerine göre OYÖ' deki her bir alt ölçek bağlamında anlamlı bir fark taşıyıp-taşımadıkları ve anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğu ortaya konmuştur. Yapılan analiz sonucu genel risk ortalamasının 2,60 oranında olduğu görülmüştür. Öğrencilerin genel anlamda yüksek düzeyde okul terki riski taşımadığı ancak, sınıf düzeyi (12.sınıf) okul türü (Anadolu Meslek Lisesi) ve veli eğitim düzeyi değişkenlerinde, OYÖ' nün alt ölçeklerinden en fazla "Kendini Geri Çekme" alt ölçeği bağlamında orta düzeyde risk taşıdıkları saptanmıştır. Araştırmanın diğer değişkenlerinden biri olan cinsiyet değişkeni için riskin orta düzeyde ve erkek öğrencilerde "Akran Grubunun Okula Yönelik Tutumları" boyutunda olduğu ortaya çıkmıştır. Veli eğitim düzeyi değişkeninin okul terk riskine etkisinin en yüksek düzeyde "Kendini Geri Çekme" boyutunda olduğu görülmüştür. Baba eğitim düzeyi "ilkokul terk", anne eğitim düzeyi "ilkokul" olan öğrencilerde orta düzeyde risk olduğu tespit edilmiştir. Not ortalaması değişkenine göre yedi alt ölçeğin altısında orta düzeyde risk tespit edilmiştir. Riskin en fazla 0-49 arası not ortalamasına sahip öğrencilerde olduğu ve "Akran Grubunun Okula Yönelik Tutumları" alt ölçeğinde olduğu görülmüştür. Devamsızlık değişkeni için özürlü devamsızlığı 10 gün ve üzeri olan öğrencilerde yedi alt ölçeğin altısında orta düzeyde risk tespit edilmiştir. Aynı şekilde özürsüz devamsızlığı 15 gün ve üzeri olan öğrencilerde ise, OYÖ tüm alt ölçeklerinde orta düzey risk tespit edilmiştir. Araştırma sonunda alan yazındaki diğer bazı araştırma bulgularıyla örtüşen sonuçlara ulaşılmıştır. Diğer değişkenler içinden en fazla devamsızlık, düşük akademik başarı, düşük eğitim seviyesine sahip ebeveyne sahip olma, tek ebeveyne sahip olma gibi olguların okul terki riskini artırdığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul Terki, Okul Terk Riski, Lise.

LiselerOkul terkiUşak+1
Başak Özger
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin mobbinge uğrama düzeyleri ve okul yöneticilerinin görüşleri

Bu çalışmada Uşak il merkezinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin mobbinge uğrama düzeyleri ve okul yöneticilerinin görüşleri incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini Uşak il merkezinde görev yapan 347 sınıf öğretmeni ve 25 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verileri Demirci (2014) tarafından geliştirilen "Mobbing Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde okul yöneticilerinin mobbing hakkında görüşleri ile ilgili veriler uzman görüşünden faydalanılarak hazırlanan "Görüşme Soruları" formu ile elde edilmiştir. Çalışmada verilerin çözümlenmesi ve yorumlanmasında istatistik programından faydalanılmıştır. Maddelerin frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Nicel verilerin normal dağılımını incelemek için Kolmogorov- Smirnov (K-S) testi uygulanmış; p<0,05 olduğundan dolayı normal dağılım göstermediği görülmüştür. Bundan dolayı verilerin analizinde nonparametrik testlerden iki bağımsız grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U-testi, ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmalarında ise "Kruskal Wallis H-testi" uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre sınıf öğretmenlerinin mobbinge uğrama düzeylerine göre cinsiyet, yaş, meslekteki kıdemi ve okuldaki hizmet yılı değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir.Araştırmanın nitel sonuçlarına göre okul yöneticilerinin çoğunluğunun mobbinge uğramadığı; ancak tanık olduğu ortaya çıkmıştır. Okul yöneticileri mobbingi en çok psikolojik baskı olarak tanımlamıştır. Mobbingin en önemli nedeninin farklı siyasi görüş olduğu; mobbing uygulayan kişilerin en belirgin özelliği çıkar beklentisine sahip, bencil ve dedikoducu kişi olarak ifade edilmiştir. En çok görülen mobbing davranışlarında itibara yönelik saldırılarda ayrımcılık, aşağılama, dışlama; iletişime yönelik saldırılarda görmezden gelme, soğuk davranma; sosyal ilişkilere yönelik saldırılarda dedikodu yapma; iş kalitesine yönelik saldırılarda yönetici rolünün baskı aracı olarak kullanılması ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mobbing, psikolojik baskı, sınıf öğretmeni, okul idarecileri

MobbingOkul yöneticileriOkul yöneticileri+6
Serkan Akgün
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişimi uygulama yeterlilikleri ile okul kültürü arasındaki ilişki

Bu araştırmada, okul yöneticilerinin okullarda değişimi uygulama yeterlikleri ile okul kültürü arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama yöntemi ile tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Uşak İlinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kamu orta okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklemini ise bu okullardan seçkisiz örneklem yoluyla seçilen 237 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, okul kültürünü belirlemeye yönelik Terzi (2005) tarafından geliştirilmiş "Okul Kültürü Ölçeği" ile Helvacı (2004) tarafından geliştirilmiş "Değişimi Uygulama Yeterlikleri" ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde t-testi, tek yönlü anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey HSD testi ile pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucuna göre, yöneticilerin değişimi uygulama yeterliklerinin oldukça yüksek olduğu; okullarda oldukça yüksek düzeyde başarı, destekçi ve görev kültürüne; orta düzeyde de bürakratik okul kültürüne sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, okul yöneticilerinin değişimi uygulama yeterlilikleri ile destek kültürü ve başarı kültürü düzeyleri arasında çok güçlü ve pozitif yönlü bir ilişkinin, bürokratik örgüt kültürü ile ise çok çok zayıf bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişim, okul yöneticisi, örgüt kültürü

DeğişimDeğişim yönetimiEğitim yönetimi+4
Gülşah Demir
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin paternalist liderlik düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel destek algıları arasındaki ilişki

Araştırmada okul yöneticilerinin paternalist liderlik özelliklerinin sınıf öğretmenlerinin örgütsel destek algıları ile olan ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Malatya İli merkezinde bulunan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirlemek için Malatya İl merkezinde bulunan ilkokullar bir küme olarak kabul edilmiş ve bu kümeden yansızlık kuralına göre 20 ilkokul belirlenmiştir. Yansız olarak belirlenen ilkokullardaki tüm öğretmenler üzerinde ölçümler yapmak için araştırmada kullanılan ölçekler dağıtılmış ve bu öğretmenler arasında 405 sınıf öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. 405 sınıf öğretmeninden elde edilen sonuçlar Malatya İl merkezindeki tüm sınıf öğretmenlerine genellenmiştir. Bu şekilde belirlenen örneklem türüne "Oransız Küme Örnekleme" denir. Araştırma verilerini toplamak için "Kişisel Bilgi Formu" , "Paternalist liderlik Ölçeği" ve "Örgütsel Destek Ölçeği" kullanılmıştır. İfade edilen veri toplama araçları ile 405 sınıf öğretmeninden toplanan veriler SPPS 25 paket programına işlenmiş ve bu program aracılığıyla veriler analiz edilmiştir. Verilerin analizi aşamasında çalışmanın alt problemleri dikkate alınarak cinsiyet değişkeni için "Bağımsız Örneklem t-Testi", eğitim durumu, mesleki kıdem, bulunduğu okuldaki öğretmen sayısı ve çalışma süresi değişkenleri için "Tek Yönlü Varyans Analizi" kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada okuldaki çalışma süresi açısından sınıf öğretmenlerinin verdikleri cevapların genel ortalamasına bakıldığında, okuldaki çalışma süresi 4-6 yıl arasında olan sınıf öğretmenlerinin okul yöneticilerini daha paternalist olarak gördükleri, fakat 4-6 yıl arası aynı okulda çalışanların paternalist liderlik algıları daha sonraki yıllarda anlamlı düzeyde olmasa bile düştüğü araştırmada belirlenmiştir. Araştırmada mesleki kıdem değişkeni açısından elde edilen bulgular doğrultusunda mesleki kıdemin artmasıyla birlikte paternalist liderlik algısının yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca göre mesleki kıdem ile paternalist liderlik arasında pozitif bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada paternalist liderlik ile eğitim durumu arasında negatif bir korelasyonun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimler: Liderlik, Paternalist Liderlik, Örgütsel Destek

Babacan liderlikEğitim yönetimiLiderlik+7
Eyyüp Kılıç
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda paylaşılan liderlik uygulamaları ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ortaokullarda paylaşılan liderlik uygulamaları ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini 2015 – 2016 öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde görev yapan 2830 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise 410 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada basit tesadüfî örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Paylaşılan Liderlik Ölçeği" ve "Örgütsel Güven Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına ilişkin görüşlerinin, görevlerin birlikte Tamamlanması, karşılıklı beceri geliştirme ve duygusal destek boyutlarında ''orta'' düzeyde, çalışanlar arasında merkezi olmayan etkileşim boyutunda ise düşük düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin paylaşılan liderliğe ilişkin algıları kıdem değişkenine göre, görevlerin birlikte tamamlanması, karşılıklı beceri geliştirme ve duygusal destek boyutlarında anlamalı olarak farklılaşırken çalışanlar arasında merkezi olmayan etkileşim boyutunda ise farklılaşmamaktadır. Yine araştırmaya göre öğretmenlerin örgütsel güven ve yöneticiye güven algıları yüksek düzeydedir. Kıdem değişkenine göre öğrtemenlerin örgütsel güven ve yöneticiye güven düzeyleri anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Okuldaki öğretmen sayısına göre öğrtemenlerin yöneticiye güven düzeyleri arasında fark bulunmazken, örgüte güven düzeyleri arasında anlamlı olarak fark bulunmaktadır.

Eğitim kurumlarıGüvenLiderlik+4
Halil Ray
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumu yöneticilerinin,yönetici atama kriterlerinin kabul düzeyleriyle iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırma; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her kademe ve türdeki eğitim kurumlarında çalışan eğitim yöneticilerinin, yönetici atama kriterlerinin kabul düzeyleri ile iş doyumları arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2017-2018 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezi ve ilçe merkezlerinde, her derece ve türdeki eğitim kurumlarında çalışan eğitim yöneticilerinden oluşmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiş olup, görüşler ölçme araçları aracılığıyla tespit edilmiştir. Ölçme araçlarından elde edilen sonuçlar SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Eğitim yöneticilerinin anketlere yönelik verdikleri cevaplara ait verilerin yorumlanmasında ise, elde edilen veriler, frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( 𝑥̅ ) ve standart sapmalar (ss) bakımından değerlendirilerek yorumlanmıştır. Demografik değişkenlerle, maddelere yapılan değerlendirmeler arasındaki olası farklılıkları incelemek için ise, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; Yönetici Atama Kriterleri anketine bakıldığında okul müdürlerinin, ölçme aracının tamamına 𝒙̅ = 3,43′𝑙ü𝑘 ortalamayla "Çoğunlukla Katılıyorum" düzeyiyle katılım gösterdikleri görülmüştür. Bulgular incelendiğinde cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı fark olmadığı, yaş ve branş değişkenlerine göre ise anlamlı fark oluştuğu görülmüştür. İş doyumu anketinde ise, araştırmaya katılan eğitim yöneticilerinin ortalama toplam iş doyumu puanı X = 3.56'tir. Buna göre eğitim yöneticilerin toplam iş doyumu yüksek düzeydedir. Alt boyutların tamamının da içsel doyum ortalama puanı ( X =3,66) yüksek düzeydedir. Dışsal doyum ortalama puanı ( X =3, 47) yüksek düzeydedir. Cinsiyet, branş, yaş ve yöneticilikteki kıdem değişkenleri açısından anlamlı farkın olmadığı görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin yönetici atama kriterlerini kabul düzeyleri ile iş doyumları arasındaki ilişkiye dair bulgular incelediğinde ise, Yöneticilerin atama kriterlerini genel kabul düzeyleri ile genel doyum düzeyleri arasında anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki mevcuttur. Bir başka deyişle, eğitim yöneticilerinin yönetici atama kriterlerini kabul düzeyleri arttıkça, genel doyum düzeyleri de artmaktadır.

Eğitim yönetimiGörev atamaOkul yöneticileri+3
Özgür Ölmez
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticileri ve öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Manisa ili Salihli İlçesinde bulunan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeylerini; iş doyumu düzeylerini; değişim sinizmi bilişsel, duyuşsal ve davranışsal alt boyutları bağlamında sinizm düzeylerini; değişim sinizmi ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrıca araştırmada okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi bilişsel, duyuşsal ve davranışsal alt boyutlarının cinsiyet, görev, alan, öğrenim durumu, çalışılan kurum türü, kıdem ve bulunduğu kurumda çalışma süresine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Araştırmada Manisa ili Salihli ilçesindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 228 öğretmen, 68 idareci, toplam 296 katılımcı yer almıştır. Öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeylerini belirlemek amacıyla Helvacı ve Çavdar (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Değişim Sinizmi Ölçeği" ve iş doyumu düzeyini belirlemek amacıyla Weiss, Davis England ve Lofquist (1967) tarafından geliştirilen ve Oran (1989) tarafından Türkçeye uyarlanan "Minnessota Doyum Ölçeği"nden (Minnessota Satisfaction Questionnaire) yararlanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 19.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA, Tukey HSD ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizi testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların bilişsel ve davranışsal alt boyutlara ilişkin örgütsel değişim sinizmi algıları çok düşük; duyuşsal alt boyuta ilişkin örgütsel değişim sinizmi algıları düşük; iş doyumu algıları oldukça yüksek bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların örgütsel değişim sinizmi düzeylerinde tüm alt boyutlarda cinsiyet bakımından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bunun dışında katılımcıların örgütsel değişim sinizmi düzeylerinde tüm alt boyutlarda görev, alan, öğrenim düzeyi, kurum türü, kıdem ve aynı okulda çalışma süresi değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların değişim sinizmi ile iş doyumu düzeyleri arasında güçlü ve negatif yani ters orantılı bir ilişki bulunmuştur. Benzer şekilde örgütsel değişim sinizmi bilişsel, duyuşsal ve davranışsal alt boyutları ile iş doyumu arasında da güçlü, negatif ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

Okul yöneticileriOkul yönetimiSinizm+6
Hatice Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri

Bu araştırmanın amacı; Uşak ilinde, ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan müdür ve müdür yardımcılarının bilimsel araştırma öz-yeterliliklerini belirlemektir. Araştırma, "betimsel tarama modeli" niteliğindedir ve ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri kendi görüşleri çerçevesinde betimlenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, yöneticilikteki görev, yaş, yöneticilikteki görev süresi ve bilimsel araştırma yöntemleri ile ilgili ders veya hizmet içi eğitim alma durumudur. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise; ilköğretim okulu yöneticilerinin "Bilimsel araştırma öz-yeterliliklerine ilişkin kendi görüşleri"dir. Araştırmanın evrenini Uşak ili Merkez ilçedeki ilk ve ortaokullarda görevli 183 yönetici oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklemeye gidilmemiş, gönüllülük esasına göre araştırmacı tarafından bütün evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya katılımcı olmayı kabul eden ve sağlıklı veri toplanabilen 150 okul yöneticisi araştırmanın nihai örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Bieschke, Bishop ve Garcia tarafından 1996 yılında geliştirmiş oldukları "Bilimsel Araştırma Öz-yeterlilik Ölçeği (RSES)" kullanılmıştır. Verileri çözümlemek için SPSS 25.0 paket programı kullanılmış ve frekans-dağılım-aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t-testi ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında hazırlık alt boyutu hariç diğer bütün alt boyutlar ve testin genel ortalamasına baktığımızda ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilik düzeylerinin bilimsel araştırma dersi veya hizmet içi eğitim alanlar ve yüksek lisans yapanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yönetici yeterlilikleri, Öz-yeterlilik, Bilimsel araştırma öz-yeterliği

Bilimsel araştırmalarMesleki yeterlilikOkul yöneticileri+7
Olcay Mutlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel güveni etkileyen faktörler: Cinsiyetin ve medeni durumun etkisine yönelik bir meta analiz çalışması

Bu araştırma cinsiyet ve medeni durumunun örgütsel güvene etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma meta analiz yöntemine uygun olacak şekilde yürütülmüştür. Araştırmanın cinsiyet ve örgütsel güvenle ilgili kısmında 54 çalışma araştırmaya dâhil edilmiş ve 27456 kişilik bir örnekleme; medeni durum ve örgütsel güvenle ilgili kısmında 17 çalışma araştırmaya dâhil edilmiş ve 9230 kişilik bir örnekleme ulaşılmıştır. Cinsiyet ve örgütsel güvene dair meta analiz çalışmasında yayın türü, eğitim kademesi, bölge gibi moderatörler yer almıştır. Araştırmanın sonucunda cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir sonuç ortaya çıkmadığı ortaya çıkmıştır. Moderatör değişkenler açısından ise yayın türüne bakıldığında makale grubunda erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı, eğitim kademesine bakıldığında ilkokul, üniversite ve karma gruplarında yine erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı, bölgelere göre bakıldığında Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gruplarında erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı görülmüştür. Yine çalışmada yer alan medeni durum ve örgütsel güvene dair meta analiz çalışmasının sonuçlarına bakıldığında evli katılımcılar lehine anlamlı bir sonuç ortaya çıkmıştır. Moderatör değişkenler açısından ise yayın türünde tez grubunda evli katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı görülmüştür.

CinsiyetEğitim kurumlarıGüven+3
İmran Nazike Avcı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişim sürecince direnişlerle başa çıkmada öğretmenlerin duyguları yönetme yeterlikleri

Bu araştırmanın amacı, Uşak il sınırları içerisindeki kamu ilkokul ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin, öğretmen görüşü alınarak değişim sürecindeki direnişleri gidermede duyguları yönetme yeterliliklerini belirlemektir. Aynı zamanda okul yöneticilerinin değişim sürecinde direnişleri gidermede duygu yönetme yeterliliklerini öğretmenlerin cinsiyet, kıdem ve alan türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği saptanmak istenmiştir. Araştırmanın evrenini; Uşak merkezde 65 kamu ilk ve ortaokulunda, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında görev yapan 1610 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak merkezde kamu ilk ve ortaokullarında görev yapan 300 öğretmen oluşturmaktadır. Örnekleme giren öğretmenlerden okul yöneticilerinin okullarda değişim sürecinde direnişleri giderme yeterlik düzeylerine ilişkin gerekli verileri toplamak amacıyla, araştırmacılar tarafından geliştirilen 'Değişim sürecinde direnişleri giderme yeterlikleri ölçeği' uygulanmıştır. Ölçek üç alt boyuta sahip olup 5'li likert türünden toplam 25 madde içermektedir. Toplanan verilerin çözümlenmesi SPSS paket programında gerçekleştirilmiştir. Analizlerde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre okul yöneticilerinin okulların değişimin başlangıç aşamasında direnişleri gidermede duyguları yönetme yeterlik düzeyleri düşük; değişimin uygulama aşamasında orta ve değişimin sonunda orta olduğu görülmektedir. Okullardaki değişim sürecindeki direnişleri gidermede duyguları yönetme yeterlikleri toplamı incelendiğinde ise bu düzeyin orta olduğu görülmektedir. Direnişleri giderme sürecinde okul yöneticilerinin duyguları yönetme yeterlik düzeyleri alt boyutları incelendiğinde; değişimin başlangıcında direnişleri gidermede duyguları yönetme yeterlikleri cinsiyete, kıdeme ve alana göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Duygu yönetimi, değişimde direnç, okul yöneticileri

Başa çıkmaDeğişimDeğişime direnç+5
Güllale Yılmaz Alan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yönetici atamaya ilişkin görüşleri

Bu araştırma; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin, okul yöneticisi atama sürecine yönelik görüşlerini belirlemek ve kişisel özelliklerine göre yöneticisi atama sürecine yönelik görüşlerinde farklılık olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Antalya ili Elmalı ilçesinde bulunan 42 devlete ait eğitim kurumlarında görev yapan yöneticiler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda hazırlanan anket formu, evrenin tamamını oluşturan 81 okul yöneticisine uygulanırken, mülakat formu katılmayı kabul eden 52 okul yöneticisine uygulanmıştır. Anketlerden ulaşılan veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Mülakatlardan ulaşılan verilere ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada yapılan anketler sonucunda; eğitim kurumlarına yönetici atama sürecinde sınav yapılmalı, mülakat sınavı yapılmaması, çünkü mülakat sınavlarının objektifliğini tartışmalı olduğu, mülakat sınavı yapılırsa, sınavın üniversitelerde oluşturulacak ortak komisyon tarafından yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilere göre, okul yöneticilerinin görev süreleri, aynı kurumda en az 5 en fazla 10 yıl olarak sınırlandırılmalı, atamalarda öğretmenlik deneyimi ve müdür yardımcılığı deneyimi ölçüt olarak alınmalıdır. Araştırmada okul yöneticilerinin yönetici atamalarında esas alınacak kriterlere ilişkin en fazla katıldıkları boyutlar, deneyim ve ödüllendirme olduğu, okul yöneticilerin iv cinsiyetlerine, yaşlarına, kıdemlerine, görev yaptıkları kademelere göre okul yöneticilerinin yönetici atamalarında esas alınacak kriterlere yönelik görüşleri farklılık göstermemekte, görevlerine ve eğitim durumlarına göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Yapılan görüşme formlarının değerlendirilmesi ile şu sonuçlara ulaşılmıştır: Okul müdürü görevlendirmelerinde sınav olmalı ve sınav içeriği belirli konuları kapsayacak şekilde daha nitelikli olmalıdır. Mülakatın olmaması ancak olacaksa daha adil, objektif, liyakat ilkelerine dayalı bir değerlendirme yapılarak yöneticinin liderlik, genel yetenek ve olaylara bakış felsefesi çerçevesinde okul yöneticisi seçilmelidir. Okul müdürü görevlendirmelerinde yazılı sınava ilave olarak, yapılacak olan mülakat nitelikli, adil ve liyakat sahibi kurum ya da kuruluşlar vasıtasıyla yapılmalıdır. Mülakat komisyonu oluştururken bu ilkeler çerçevesinde yaklaşılmalı ve paydaş görüşlerinin görevlendirme sürecinde doğrudan etkisinin olmamasına dikkat edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Okul Yöneticiliği, Okul Yönetici Atama, Yönetici Atama Kriterleri

Eğitim yönetimiGörev atamaOkul yöneticileri+4
Murat Yücel
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişki

Çalışmanın amacı öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının belirlenen değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesiyle örgütsel sinizm ile örgütsel vatandaşlık davranışlarının arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğunu belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kayseri il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaokullarda görev yapan 356 okulda 7850 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışmanın örneklemi ise tesadüfi eleman örnekleme yöntemi ile seçilen Kayseri il merkezinde ilk ve ortaokullarda çalışan 58 okulda 475 öğretmenden oluşmaktadır. Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999) tarafından geliştirilen ve Türkiye'de Kalağan (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan 13 maddelik üç boyutlu "Örgütsel Sinizm Ölçeği" ile Yücel (2008) ile Yücel ve Kaynak (2008) tarafından geliştirilerek 17 maddelik "Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği" araştırmacı tarafından öğretmenlere uygulanarak araştırma verilerine ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin okullarındaki örgütsel sinizm algılarının orta düzeyin altında; örgütsel vatandaşlık davranışı algılarının ise orta düzeyin üstünde olduğu söylenebilir. Örgütsel sinizm alt boyutlarının cinsiyet, eğitim durumları, yöneticilik deneyimleri ve farklı değişkenlerle ilişkisi istatiksel olarak anlamlı bulunmazken duyuşsal sinizm alt boyutunun medeni hal durumuna göre bekar öğretmenler lehine istatiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutlarının medeni hal, yöneticilik deneyimi ve farklı değişkenlerle ilişkisi istatiksel olarak anlamlı bulunmazken vicdanlılık ve kendini geliştirme alt boyutlarında cinsiyet durumuna göre erkekler lehine; vicdanlılık alt boyutunun eğitim durumuna göre ise lisansüstü lehine istatiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca örgütsel sinizmin davranışsal ve duyuşsal alt boyutlarıyla örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutları arasında doğrudan bir ilişki bulunamamıştır. Ancak bilişsel sinizm ile gönüllülük arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki ve bilişsel sinizm ile sportmenlik arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu sonucuna da ulaşılmıştır.

SinizmÖlçeklerÖrgütsel sinizm+3
Cahit Kuşcu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel destek algısı ve örgütsel sessizliği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin örgütsel destek algısı ile örgütsel sessizliği arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2018–2019 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ve Salihli ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2203 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ilinin Kula ve Salihli ilçelerinde görev yapan 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin akademik destek algı düzeylerini belirlemek amacıyla Nayır (2011) tarafından Türkiye'ye özgün geliştirilen ''Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği'' ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerini belirlemek amacıyla da Kahveci ve Demirtaş (2013) tarafından geliştirilen ''Örgütsel Sessizlik Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılanan örgütsel destek düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmektedir. Algılanan örgütsel desteğin alt boyutlarından olan ''yönetim desteği'' boyutunun ise diğer alt boyutlar olan örgütsel adalet ve örgütsel ödüller ve iş koşulları boyutlarına oranla daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeninin örgütsel destek algısının örgütsel ödüller ve iş koşulları alt boyutunda, çalışılan okul türü değişkeninin ise örgütsel destek algısının örgütsel adalet alt boyutunda anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel destek algılarına ilişkin görüşleri arasında medeni durum, eğitim durumu, mesleki branş, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat öğretmenlerin algılanan örgütsel destek düzeyi toplamı ile aynı okulda çalışma süresi arasında anlamlı negatif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Yine araştırmanın diğer değişkeni olan örgütsel sessizliğe ilişkin öğretmen algılarının da orta seviyede olduğu görülmektedir. Örgütsel sessizliğin alt boyutlarından olan duygu ve yönetici boyutlarının diğer alt boyutlara oranla daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sessizliğe ilişkin görüşlerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleki branş, çalışılan okul türü, yaş, mesleki kıdem ve aynı okulda çalışma süresi değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırmanın öğretmenlerin örgütsel destek algısı ile örgütsel sessizlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlarına bakıldığında ise, öğretmenlerin örgütsel destek algıları ile örgütsel sessizlikleri arasında anlamlı negatif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir.

Örgütsel destekÖrgütsel sessizlikÖğretmen algısı+1
Mehmet Fatih Kurt
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal emeği ile örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin duygusal emek ve örgütsel özdeşleşme düzeylerini belirlemek, tanımlayıcı özelliklerine göre duygusal emek ve örgütsel özdeşleme arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu araştırmada, öğretmenlerin duygusal emek ile örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişkiyi açıklamak için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar il merkezinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 8713 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise 2019-2020 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan amaçlı örnekleme yöntemine göre belirlenmiş 400 öğretmendir. Araştırmada veriler duygusal emek ölçeği ve örgütsel özdeşleşme ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, bağımsız t testi Tek yönlü Varyans analizi, Pearson Momentler çarpımı katsayısı ve Çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin en yüksek doğal duygulara yönelik duygusal emek düzeyine sahip oldukları, bunu sırasıyla derinden rol yapma, genel duygusal emek ve yüzeysel rol yapma boyutlarına yönelik duygusal emeğin takip ettiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin cinsiyetlerine görev yaptıkları okuldaki çalışma sürelerine ve okullarındaki öğretmen sayılarına göre duygusal emek düzeylerinde farklılaşma olmadığı, kıdemlerine, mezuniyet durumlarına ve görev yaptıkları okul düzeyine göre farklılaşmalar olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yüksek düzeyde örgütsel özdeşleşmeye sahip oldukları, mezuniyet durumları dışında, cinsiyetlerine, kıdemlerine, okuldaki çalışma sürelerine, görev yaptıkları okuldaki çalışma sürelerine ve okullarındaki öğretmen sayılarına göre örgütsel özdeşleşme düzeylerinde farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda duygusal emek ölçeğinde yer alan yüzeysel rol yapma boyutu ve örgütsel özdeşleşme ölçeğinde yer alan özdeşleşme boyutları dışında tüm boyutlar arasında istatistiksel açıdan çift yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda da duygusal emek düzeyinin örgütsel özdeşleme düzeyini yordadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Duygusal Emek, Örgütsel Özdeşleşme, Öğretmenler

Duygusal emekÖlçeklerÖrgütsel özdeşleşme+1
Murtaza Aytekin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel adanmışlık arasındaki ilişki

Bu araştırma; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İlkokul ve Ortaokullarda çalışan öğretmenlerin, liderlik kapasitesi ile örgütsel adanmışlık arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2018-2019 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İlkokul ve Ortaokullarda çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırma betimsel nitelikte tarama modeline göre desenlenmiş olup; veriler likert tipi ölçme aracı ile toplanmıştır. Ölçme aracı sonuçları SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Öğretmenlerin anketlere yönelik verdikleri cevaplara ait verilerin yorumlanmasında ise, elde edilen veriler, frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (𝑥̅) ve standart sapmalar (ss) bakımından değerlendirilerek yorumlanmıştır. Demografik değişkenlerle, maddelere yapılan değerlendirmeler arasındaki olası farklılıkları incelemek için ise, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; ölçme aracına bakıldığında öğretmenlerin algılanan Toplam Liderlik kapasitesi alt boyutundaki ortalamaları orta düzeyde olduğu söylenebilir. Bulgular incelendiğinde liderlik kapasitesi ölçeğinin dağıtımcı liderlik alt boyutunda cinsiyet bazında anlamlı bir fark görünürken; işbirliği ve ortak sorumluluk, algılanan öğrenci başarısı, Paylaşılan okul vizyonu alt boyutları ve genel liderlik kapasitesi algısı düzeyinde anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır. Medeni hal, eğitim durumu ve yöneticilik yapıp yapmama değişkenine göre anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Algılanan dağıtımcı liderlik düzeyi ile Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süre ve yöneticilik deneyimi süreleri arasında pozitif düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süre ve yöneticilik deneyimi süreleri arttıkça, algılanan dağıtımcı liderlik özellikleri de artmaktadır. Paylaşılan okul vizyonu ile Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süre ve yöneticilik deneyimi süreleri arasında pozitif düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süre ve yöneticilik deneyimi süreleri arttıkça, paylaşılan okul vizyonu da artmaktadır. İşbirliği ve ortak sorumluluk düzeyi ile Öğretmenlerin yaşları ve kıdemleri arttıkça, işbirliği ve ortak sorumluluk düzeyi de artmaktadır. Algılanan öğrenci başarısı ile öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süreler ve yöneticilik deneyimi süreleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Genel olarak bakıldığında ise Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri ve yöneticilik deneyimi süreleri arttıkça, toplam liderlik kapasitesi de artmaktadır. Öğretmenlerin Toplam adanmışlık düzeyi ortalama değerine bakılarak öğretmenlerin toplam adanmışlık düzeylerinin orta düzeyde olduğu söylenebilir. Öğretmenlerin toplam adanmışlık düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre bakıldığında; Erkek öğretmenlerin ortalamaları, kadın öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Öğretmenlerin toplam adanmışlık düzeylerinin medeni hal değişkenine göre bakıldığında; Evli öğretmenlerin ortalamalarının, bekar öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Öğretmenlerin okullarda toplam adanmışlık düzeyinin Eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır. Öğretmenlerin toplam adanmışlık düzeylerinin yöneticilik deneyimi olup olmama değişkenine göre bakıldığında; Yöneticilik deneyimi olan öğretmenlerin ortalamalarının, yöneticilik deneyimi olmayan öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Öğretmenlerin Toplam adanmışlık düzeyi ile öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süreler ve yöneticilik deneyimi süreleri arasında pozitif, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yaşları, kıdemleri, okulda geçirdikleri süre ve yöneticilik deneyimi süreleri arttıkça, Toplam adanmışlık düzeyleri de artmaktadır. Öğretmenlerin Toplam adanmışlık düzeyi ile öğretmenlerin dağıtımcı liderlik düzeyleri, öğretmenlerin paylaşılan okul vizyonu, işbirliği ve ortak sorumluluk anlayışı, algılanan öğrenci başarısı ve Toplam Liderlik kapasitesi algıları arasında arasında pozitif, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretmenlerin dağıtımcı liderlik özellikleri, Paylaşılan okul vizyonu, İşbirliği ve ortak sorumluluk anlayışı ve algılanan öğrenci başarısı arttıkça, Toplam adanmışlık düzeyleri de artmaktadır.

LiderlikOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+4
Ramazan Sırıklıgil
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında örgüt kültürü ve iş doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırma; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul ve ortaokullarda çalışan öğretmenlerin, örgüt kültürü ile iş doyumu arsındaki ilişkiyi belirleyebilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2018-2019 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İlkokul ve Ortaokullarda çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırma betimsel nitelikte tarama modeline göre desenlenmiş olup; nicel yöntem kullanılarak, görüşler anket aracılığıyla tespit edilmiştir. Anket sonuçları SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Öğretmenlerin anketlere yönelik verdikleri cevaplara ait verilerin yorumlanmasında ise, elde edilen veriler, frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( 𝑥̅) ve standart sapmalar (ss) bakımından değerlendirilerek yorumlanmıştır. Demografik değişkenlerle, maddelere yapılan değerlendirmeler arasındaki olası farklılıkları incelemek için ise, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucu; anket sonuçlarına bakıldığında öğretmenlerin algılanan Örgüt Kültürü alt boyutundaki ortalamaları orta düzeyde olduğu söylenebilir. Bulgular incelendiğinde anketin Örgüt Kültürü ölçeğinin alt boyutlarından destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü ve bürokratik kültür alt boyutlarında demografik değişkenlere göre anlamlı bir fark bulunmazken; medeni hal değişkeninde bekarlarda bürokratik kültür algılarının daha yüksek olduğu eğitim durumu değişkeninde lisans üstü mezunlarında destek kültürü algılarının daha düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Anket sonuçlarına göre iş doyumu algı düzeylerinin orta düzeyde olduğu söylenebilir. İş doyumu alt boyutundaki içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeylerinin cinsiyete, medeni hale, eğiti durumu ve yöneticilik deneyimi olup olmaması değişkenine göre anlamlı bir fark göstermediği görülmektedir. Araştırma sonucunda örgüt kültürü alt boyutları ve iş doyumu alt boyutları arsındaki ilişki incelendiğinde bütün değişkenlerde negatif düşük düzeyli ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Örgüt kültürü ve İş doyumu

Eğitim kurumlarıOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+5
Ali Rıza Şahin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların örgütsel öğrenmeleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırma "okullardaki örgütsel öğrenme ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi" belirlemek amacıyla yapılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel öğrenme algıları ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Uşak ilindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Uşak ilindeki 374 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada uygun örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgütsel Öğrenme Ölçeği" ve "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" ile toplanmıştır Verilere hangi tür analizlerin yapılması gerektiğini tespit etmek için araştırma değişkenlerine yönelik çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmıştır. Verilerin normal dağıldığı anlaşıldığından, araştırmada "t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler okullarda örgütsel öğrenmenin yüksek düzeyde olduğu algısına sahiptirler. Öğretmenlerin örgütsel öğrenmeye yönelik algıları cinsiyetlerine göre farklılaşmazken, kıdem değişkenine göre farklılık gösterdiği görülmektedir. 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenler örgütsel öğrenmenin daha düşük olduğunu düşünmektedirler. Öğretmenlerin örgütsel öğrenme algıları aynı okulda çalışma süresi ve mezuniyet durumlarına göre farklılaşmamaktadır. Okuldaki öğretmen sayısına göre ise öğretmenlerin örgütsel öğrenme algıları farklılık göstermektedir. Okullarda 31 ve üzeri sayıda meslektaşıyla görev yapan öğretmenler, örgütsel öğretmenin okullarda daha yüksek olduğunu düşünmektedirler. Okul düzeyi değişkenine göre de öğretmenlerin örgütsel öğrenme algıları arasında farklılık bulunmaktadır. İlkokullarda görev yapan öğretmenler, ortaokul ve lisedeki öğretmenlere göre örgütsel öğrenme düzeyini daha yüksek bulmaktadırlar. Öğretmenlerin motivasyon düzeyi yüksektir. Öğretmenlerin motivasyonları cinsiyetlerine göre farklılaşmaktadır. Kadın öğretmenlerin motivasyon düzeyleri erkek öğretmenlere göre daha yüksektir. Yine öğretmenlerin kıdemleri arttıkça motivasyon düzeyleri azalmaktadır. Aynı okulda çalışma süresi fazla olan öğretmenlerin motivasyon düzeyleri de yüksektir. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin okuldaki öğretmen sayısı ve mezuniyet değişkenlerine göre ise farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Okul düzeyine göre de ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin diğer okul dizeylerine yönelik daha yüksek motivasyona sahip oldukları görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel öğrenmenin, bilgiyi analiz etme, bilgiyi arama, bilgiyi saklama hatırlama kullanma boyutlarına yönelik algıları ile motivasyon düzeyleri arasında anlamlı orta dereceli bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Öğrenme, Motivasyonu, Öğrenme

MotivasyonOkullarÖğrenen organizasyonlar+1
Ece Gürler
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işe bağımlılık düzeyleri ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, İzmir ili Gaziemir ilçesinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu ve özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinin işe bağımlılık düzeyleri ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Yapılan bu araştırma, tarama modelinde betimsel ilişkisel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen İzmir ili Gaziemir ilçesinde 2018-2019 Akademik Yılında görev yapan 367 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin işe bağımlılık düzeylerini belirlemek amacıyla Robinson (1989) tarafından geliştirilen ve Apaydın (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan 4'lü likert tipi, 25 maddelik ve 4 boyutlu bir ölçek olan "İşe Bağımlılık Ölçeği (İBÖ)"; öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerini belirlemek amacıyla ise Brandes vd. (1999) tarafından geliştirilen ve Kalağan (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan 5'li likert tipi, 13 maddelik ve 3 boyutlu bir ölçek olan "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 24.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans ve yüzde dağılımı, Bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Tukey-HSD testi, Kruskal Wallis H Testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında; öğretmenlerin işe bağımlılık düzeyleri ile örgütsel sinizmin, cinsiyet, kıdem yılı, çalışılan örgütteki hizmet yılı, okul türü, okul düzeyi ve branş bağımsız değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı, öğretmenlerin işe bağımlılık düzeyleri ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkinin varlığı incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında; araştırmaya katılan öğretmenlerin kısmen işe bağımlı oldukları; ancak örgütlerine karşı sinik olmadıkları söylenebilir. Korelasyon testi sonuçlarına göre ise öğretmenlerin işe bağımlılık ve örgütsel sinizm düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki vardır. Bu kapsamda, öğretmenlerin işe bağımlılık düzeyleri arttıkça, örgütsel sinizm düzeylerinin de düşük düzeyde artmakta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin işe bağımlılık düzeylerinin; öğretmenlerin kıdem yılı, çalıştıkları okul türü ve branş bağımsız değişkenlerine göre farklılaşmadığı; ancak cinsiyet, hizmet yılı ve okul düzeyi bağımsız değişkenlerine göre kısmen farklılaştığı görülmüştür. Bununla birlikte, öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin; cinsiyet bağımsız değişkenine göre farklılaşmadığı, ancak kıdem yılı, hizmet yılı, okul düzeyi ve branş bağımsız değişkenlerine göre kısmen farklılaştığı, okul türü bağımsız değişkenine göre ise farklılaştığı görülmüştür.

Örgütsel sinizmÖğretmenlerİşe bağımlılık+1
Orbay Başaran
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında yönetsel tarz ve örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki resmi anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ilinin Kula ilçesinde görev yapan 362 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz düzeylerini belirlemek amacıyla Yücel ve Demirhan (2010) tarafından geliştirilen 'Okul Yöneticisi Çalışma Tarz Belirleme Ölçeği'' ile örgütsel mutluluk düzeylerini belirlemek amacıyla da Demo ve Paschoal (2013) tarafından geliştirilen ve Arslan ve Polat (2018) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 'Örgütsel Mutluluk Ölçeği (ÖMÖ)'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yönetsel tarz algıları iş ve insan odaklılık ayrımı yapılmaksızın yüksek düzeyde bir bütün olarak saptanmıştır. Ayrıca araştırmanın diğer değişkeni olan örgütsel mutluluk düzeyleri ise olumlu duygular ve potansiyelin gerçekleştirilmesi anlamında yüksek düzeyde, olumsuz duygular anlamında ise düşük düzeyde saptanmıştır. Araştırmanın diğer dikkat çeken sonucu ise lisans mezunu öğretmenlerin mutluluk ölçeğinin olumsuz duygu alt boyutundaki ortalamaları, lisansüstü öğrenim mezunu öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Bu da öğrenim seviyesinin yükselmesinin öğretmenlerde mutluluk şeklini olumlu yönde etkilediği sonucunu çıkarabilir. Ya da tam tersi düşünüldüğünde öğrenim seviyesinin azalması olumsuz duyguları ortaya daha çok çıkararak eğitim örgütlerinde öğretmenlerin mutluluk seviyesinin azalmasına sebep olabilir. Ancak öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinde cinsiyet, medeni durum, mesleki branş, yaş, okulda çalışma süresi ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Yine araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin yönetsel tarz algılarına ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleki branş, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat öğretmenlerin algılanan yönetsel tarzın iş odaklılık alt boyutu ile aynı okulda çalışma süresi arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasında anlamlı pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, öğretmenlerin okul yönetimine ilişkin algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri birbiriyle bağlantılıdır.

Eğitim kurumlarıOkullarYönetsel tarz+2
Atakan Bulut
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin farklılıkları yönetme becerileri ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okul yöneticilerinin farklılıkları yönetme becerilerine yönelik görüşleri ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerin arasındaki ilişki düzeylerini ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Uşak ilinde görev yapan 168 ilkokul,177 ortaokul ve 212 lise olmak üzere toplam 557 oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırma verileri "Okul Yöneticilerinin Öğretmenler Arasındaki Farklılıkları Yönetme Yeterlilikleri Ölçeği" ve "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinizm Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenler okul müdürlerinin farklılıkları yönetimi becerilerini yüksek düzeyde bulmaktadırlar. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin farklılıkları yönetme becerilerine ait algılarında öğretmenlerin; cinsiyetlerine, mezuniyet durumuna, mesleki kıdemlerine ve aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı bir fark bulunmamış iken, görev yapılan okul düzeyi ve okuldaki çalışan öğretmen sayısına göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinde ise öğretmenlerin mezuniyet durumu, okulda çalışan öğretmen sayısı parametrelerine göre aralarında anlamlı bir fark yoktur, ancak öğretmenlerin cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine, aynı okulda çalışma süresine, görev yapılan okul düzeyi bağlı olarak aralarında anlamlı bir fark vardır. Korelasyon analizi sonuçları incelendiğinde, okul yöneticilerinin farklıkları yönetim boyutları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm boyutlarının düzeyleri arasında çalıştığı kurumdan uzaklaşma, performans düşüren etkenler, olumsuz tutum ve kararlara katılma anlamlı negatif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan öğretmenlerin örgütsel sinizminin okula karşı olumsuz tutum ve çalışanların kararları uygulamaya katılımında ise anlamlı negatif yönlü düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada, okul müdürlerinin farklılıkları yönetim becerilerinin ilkokul ve ortaokullarda öğretmenlerin örgütsel sinizmin düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı, liselerde yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim yönetimiFarklılıkların yönetimiOkul yöneticileri+4
Devran Temel
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların örgütsel öğrenme düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okulların örgütsel öğrenme düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2019 – 2020 öğretim yılında Kütahya ilinin Gediz ilçesinde görev yapan 610 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise 404 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada basit tesadüfî örnekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgütsel Öğrenme Ölçeği" ve " Öğretmenler İçin Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin okullarda örgütsel öğrenmeye yönelik "sürekli öğrenme, şeffaflık, bilişsel süreçler, soruna yönelik olma" algı düzeyleri ve okullarda genel olarak uygulanma düzeyine yönelik algılarının da yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Araştırmada örgütsel öğrenme uygulamalarına yönelik öğretmen algılarının, örgütsel öğrenmenin bazı boyutlarında, mesleki kıdem, aynı okulda görev süresi, çalışılan okul düzeyi ve cinsiyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği, ancak okulda bulunan öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkenine ilişkin sonuçlardan da öğretmenlerin okullarda örgütsel sessizliğe yönelik " okul ortamı ve sessizliğin kaynağı" boyutlarına yönelik algı düzeylerinin düşük, " duygu, yönetici ve izolasyon" boyutlarına yönelik algılarının orta düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Örgütsel sessizliğin okullarda genel olarak var olma düzeyine yönelik öğretmen algılarının düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrtemenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermezken, aynı okulda çalışma süresi, kıdem, çalışılan okul düzeyi, okulda bulunan öğretmen sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Yine araştırmada okulun örgütsel öğrenme düzeyi ile öğretmenlerin örgütsel sessizlikleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde ise, öğretmenlerin okullardaki örgütsel öğrenmenin sürekli öğrenme, şeffaflık, bilişsel süreçler, soruna yönelik olma boyutları ve geneline yönelik algıları ile örgütsel sessizlikleri arasında negatif yönlü orta dereceli bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada öğretmenlerin okullarda örgütsel öğrenme uygulamalarına yönelik şeffaflık ve soruna yönelik olma algılarının örgütsel sessizlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı, ancak sürekli öğrenme ve bilişsel süreçler boyutlarının ise öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okullarda Örgütsel Öğrenme, Örgütsel Sessizlik

OkullarÖlçeklerÖrgütsel sessizlik+2
Fatma Demirbaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeyleri

Bu araştırma öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilçedeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 3047 öğretmenden uluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkez ilçede görev yapan 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini belirlemek amacıyla Karamanoğlu (2010) tarafından geliştirilen '' Öğretmenlik Meslek Bilgisi Derslerini Değerlendirme Anketi '' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi ve t-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinin alt boyutlarından olan 'derslerin işlenişi' alt boyutunun "Katılıyorum" düzeyinde, 'öğretmenlikte kullanma' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde ve 'derslerin içeriği' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeninin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinde kadınlar lehine, branş değişkeninin ise Okul Öncesi branş öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerine ilişkin görüşleri arasında kıdem, mezun olduğu üniversite ve formasyon alma biçimi bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Eğitici eğitimiPedagojik formasyonÖğretmen yetiştirme+1
Ferit Gülhan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri ile öğretmenlerin değişim sinizmi düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Uşak il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri ile öğretmenlerin değişim sinizmi düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca araştırmada öğretmenlerin değişim sinizmi düzeyleri ile okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri düzeylerinin cinsiyet, kıdem, alan ve okul kademesine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. 2018-2019 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki ilkokul ve ortaokullarda çalışan toplam 464 öğretmen bu araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeylerini belirlemek amacıyla Helvacı ve Çavdar (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Değişim Sinizmi Ölçeği" ve okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri düzeyini belirlemek amacıyla Helvacı ve Öztürk Yüzer (2018) tarafından geliştirilen "Değişim Sürecinde Duyguları Yönetme Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 24.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizi testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri ile öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyleri arasında negatif yönde düşük bir ilişki vardır. Buna göre; okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilikleri arttıkça öğretmenlerin değişim sinizmi düzeyleri azalmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi seviyelerinin toplamda düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Örgütsel değişim sinizmi düzeyleri öğretmenlerin demografik değişkenlerine göre incelenmiş; kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, öğretmenlerin değişim sinizmi düzeylerinin cinsiyete, okul kademesine ve alan değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Bununla birlikte, araştırmada okul yöneticilerinin örgütsel değişim sürecinde duyguları yönetme yeterlilik seviyesinin orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Okul yöneticilerinin değişim sürecinde öğretmenlerin duygularını yönetme yeterlilik düzeyi cinsiyet ve kıdem değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat okul kademesi ve alan değişkeninin alt boyutları bakımından okul yöneticilerinin değişim sürecinde duyguları yönetme yeterliliklerinin anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir.

Değişim süreciDuygu yönetimiOkul yöneticileri+7
Hicran Kaya Yılmaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Covıd-19 pandemisi sürecinde okul müdürlerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; Uşak ili Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul ve ortaokullarda görevli öğretmenlerin, okul müdürlerinin Covid-19 pandemisi sürecindeki yeterliklerine ilişkin görüşlerinin değerlendirmesini ortaya koymaktır. Bununla birlikte; Covid-19 pandemisi sürecinde okul müdürlerinin yeterliklerinin değerlendirilmesinin öğretmenlerin cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu, çalıştığı okul türü, bulunduğu kurumdaki çalışma süresi ve çalıştığı öğretim kademesi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi; kolay ulaşılabilir örneklem modeliyle seçilen Uşak ilinde devlet ve özel okullarda görevli 403 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak; araştırmacılar tarafından hazırlanan ve uzman kişilerden görüş alınarak ortaya çıkarılan ''Covid-19 pandemisi sürecinde okul müdürlerinin yeterlikleri anketi'' kullanılmıştır. Anketler okullardaki öğretmenlere çevrimiçi olarak uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve bağımsız gruplar arası t-testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda okul müdürlerinin Covid-19 pandemisi sürecindeki yeterlikleri insancıl yeterlik, teknik yeterlik ve kavramsal yeterlik boyutları açısından ''orta'' düzeyde yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin Covid-19 pandemisi sürecindeki yeterliklerinin öğretmenlerce değerlendirilmesinde; öğretmenlerin cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu, çalıştığı okul türü, kurumundaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıkların bulunduğu ancak; çalıştıkları öğretim kademesine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonuçları ortaya çıkmıştır.

Özge Metin
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan eğitim sisteminde okul yöneticiliği

Bu çalışmada Azerbaycan'da okul müdürlerinin okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın I. bölümünde, konu küresel bir sorun olarak sunulmaktadır. Sorunun durumu, amacı, pratik önemi, sınırlılıkları açıklanır ve savunma iddiaları yansıtılır. II. Bölüm, Ulusal Cumhuriyet, SSCB ve modern çağın tarihi köklerine dayanan Azerbaycan eğitim sisteminin izlediği yolu kapsayan aşamalı olarak genel eğitim kurumlarının yönetimi konularını ele almaktadır. Okul müdürlerinin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimleri, atanma kuralları, görev ve fonksiyonları, yetki ve sorumlulukları, özlük hakları hakkında bilgi verilir, bu konularda eğitime ilişkin normatif ve yasal belgeler esas alınır. Çalışmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bakü ilinin merkez ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan okul müdürleri oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin Azerbaycan'da ve Türkiye'de kurduğu genel eğitim okullarına müdür atanması konuşuluyor. Okullarda çalışan 11 okul müdürü ve 22 müdür yardımcıları araştırmanın çalışma grubunu oluşmaktadır. Görüşme formu, okullarda görev yapan okul müdürlerinin sayı kadar çoğaltılmış ve dağıtılmıştır. Sonuç olarak 33 görüşme formu değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde yapılan görüşmeler sonucu tutulan notlar bilgisayar ortamında yazılı metinlere dönüştürülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.

AzerbaycanOkul yöneticileriTeknolojik pedagojik alan bilgisi+1
Sabina Babayeva
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında çatışma yönetimi örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırma eğitim kurumlarında örgütsel çatışma yönetimi, örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiyi açıklamak için yapılmıştır. Aşağıda verilmiş olan alt problemlerin cevabı aranmıştır. İlişkisel modelde desenlenmiş bu araştırma kapsamında; öğretmen görüşlerine göre, Eğitim Kurumlarında Çatışma Yönetimi, Örgütsel Sessizlik ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evreni, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki anaokul, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemi, çalışma evreninden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla alanda sıklıkla kullanılan kapsam, görünüş ve yapı geçerliği yüksek, güvenilirliği istatistiksel olarak ispatlanmış orijinali M. Afzalur Rahim tarafından geliştirilen ve Ali İlker GÜMÜŞELİ tarafından Türkçe'ye uyarlanan kısa adı ROCI II olan Örgütsel Çatışma Yönetimi Stilleri ölçeğini, Kahveci (2010) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ve Yücel&Belenkuyu (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" ölçme araçları kullanılmıştır. Verilerin analizinde, geçerlik güvenirlik testleri, betimsel istatistikler, varyans testleri, korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizinin sonuçlarına bakıldığında çatışma yönetim stillerinden olan "hükmetme" stilinin ve örgütsel sessizlik boyutlarından olan "okul ortamı, sessizliğin kaynağı ve yönetici" alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışının negatif yordayıcıları olduğu görülmüştür. Bulunan sonuçlar ışığında, okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden mümkün olduğunca bütünleştirici ve uzlaştırıcı stillerini kullanmaya çalışması, bu becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler alması ve eğitim kurumlarında örgütsel sessizliğe yol açan durumların derinlemesine incelenerek örgütsel sessizliğe yol açan etmenlerin bulunmasına yönelik araştırıların yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Örgütleri, Çatışma, Çatışma Yönetim Stilleri, Örgütsel Sessizlik, Örgütsel Vatandaşlık.

Selin Özçakal
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kullanımlar ve doyumlar kuramı bağlamında Z kuşağının TikTok kullanım alışkanlıkları

Bu çalışma, Z Kuşağı'nın TikTok kullanma alışkanlıklarını ve bu platformun etkilerini Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. TikTok, kısa video içerikleriyle genç kullanıcıların dikkatini çeken ve hızla popülerlik kazanan bir sosyal medya platformudur. Araştırma kapsamında, Z Kuşağı bireylerinin TikTok'u kullanma nedenleri, kullanım süreleri ve bu platformun sosyal etkileşimleri, bilgi edinme süreçleri ve eğlence alışkanlıkları üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, 351 Z Kuşağı bireyine çevrimiçi anket uygulanmış ve elde edilen veriler TikTok kullanım motivasyonları ve sonuçları açısından değerlendirmiştir. Sonuçlar, Z Kuşağı'nın TikTok'u büyük ölçüde eğlence, bilgi edinme, sosyalleşme ve kendini ifade etme ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığını göstermektedir. Ayrıca, bu platformun gençler üzerindeki etkisinin dikkate değer olduğu ve onların günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiği belirlenmiştir. Bu çalışma, TikTok kullanımının yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de önemli etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle gençlerin sosyal bağlarını güçlendirilmesinde, güncel olaylar hakkında bilgi edinmesinde ve yaratıcılıklarını ifade etmesinde TikTok'un önemli bir rol oynadığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, TikTok'un aşırı kullanımının bazı olumsuz etkilere yol açabileceği de göz önünde bulundurulmuştur. Bu bulgular, TikTok'un gençler için nasıl bir platform olduğunu ve onların yaşamlarına nasıl entegre olduğunu anlamamıza katkı sağlamaktadır. Araştırma sonuçları, eğitim kurumları, ebeveynler ve içerik üreticileri için çeşitli öneriler sunmaktadır. Eğitimciler ve ebeveynler, gençlerin TikTok kullanımını daha bilinçli ve kontrollü bir şekilde yönlendirebilirken, içerik üreticileri de gençlerin ilgisini çeken, onların gelişim ve onların ihtiyaçlarına uygun içerikler sunarak daha sorumlu bir yaklaşım benimseyebilirler.

Nurdan Sağlam
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında okul güvenliğine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmada ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okul güvenliği konusundaki görüşleri incelenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özelliklerine göre okul güvenliğine yönelik görüşlerinde farklılık olup olmadığına da bakılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerine göre genel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmaya 2023-2024 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde görev yapan kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan 468 öğretmen gönüllü olarak katılmışlardır. Araştırmada veriler kişisel bilgi formu ve Demirtaş (2007) tarafından geliştirilen "Okul Güvenliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin okul güvenliğine yönelik görüşlerinin tüm boyutlarda ("Öğretmenlerin Kişisel Güvenliği", "Okul Güvenliği", "Öğrenci Güvenliği" ve "Okul Güvenliği için Yapılan Çalışmalar") orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul güvenliğine yönelik görüşlerinin araştırmada ele alınan demografik değişkenler olan; cinsiyet, branş, mesleki kıdemi, çalışmakta olduğu okul türü ve yerleşim yeri değişkenlerine göre istatistiksel olarak farklılık göstermediği saptanmıştır. Başka bir ifade ile kadın ve erkek, farklı branşlarda bulunan farklı sürelerde mesleki kıdeme sahip, farklı okul türlerinde il veya ilçe merkezinde görev yapan öğretmenlerin okul güvenliğine yönelik görüşleri birbirlerine benzer düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.

Adem Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumları bünyesindeki anasınıflarında yönetsel ihtiyaçlar ve öğretim liderliği sorunsalı

Bu çalışmada, ilköğretim kurumları bünyesinde yer alan anasınıflarında çalışan okul öncesi öğretmenlerinin yönetimsel ihtiyaçları ve öğretim liderliğiyle ilgili sorunlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden, temel nitel araştırma deseni kullanılan bu çalışmada, çalışma grubunu Uşak ilinde yer alan ilköğretim okulu bünyesindeki anasınıflarında görev yapan 24 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplamada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış ve görüşme yapılan öğretmenler, seçkili örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Alan yazın taraması yapılarak açık uçlu soru havuzu oluşturulmuş ve araştırmanın amacına uygun, kapsam geçerliliğini sağlaması için uzman görüşüne başvurulmuştur. İlköğretim kurumları bünyesindeki anasınıflarında öğretmelerin, okul yöneticileri ile branş farklılığından kaynaklı, güç mesafesi ve öğretim süreciyle ilgili idari sorunlar yaşadığını göstermektedir. Öğretmenlerin mevzuat sorunları bakımından yasal düzenlemeler ve yöneticilerin görev- sorumluluklarından kaynaklı sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin branş farkından dolayı öğretmenlerin büyük çoğunluğu motivasyonlarının etkilenmediğini ifade etmişlerdir. Okul yöneticilerinin kavramsal ve teknik yeterlilik alanlarıyla ilgili beklentilerde öğretmenlerin genellikle sürecin dışında kaldıkları ve okul öncesi eğitim kurumlarıyla ilgili mevzuat ve okul öncesi eğitim programı doğrultusunda okul yöneticilerinin yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıkları, insani konularla ilgili beklentilerde genelde bir problem yaşamadıkları görülmüştür. Öğretmenlerin, öğretim liderliği kapsamında yer alan ihtiyaçlarını genel olarak karşıladıkları fakat alanları itibarıyla kendilerine destek sağlanmasında sorun yaşadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Anasınıfı, Yönetsel İhtiyaç, Öğretim Liderliği, Etkili okul

Seda Akbaş Paylan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının örgütsel sinerji üzerindeki rolü

Araştırmada, okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının örgütsel sinerji üzerindeki rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlemiştir. Araştırmanın evrenini 2023 – 2024 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa ve Beyoğlu ilçelerindeki devlet ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılabilen 330 ortaöğretim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği" ve "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına ve okullardaki örgütsel sinerjiye ilişkin algıları yüksek bulunmuştur. Okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve aynı okulda çalışma süresi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye ilişkin algı düzeyleri ise, kıdem değişkenine göre farklılaşmaktadır. Okullardaki paylaşılan liderlik uygulamaları ile öğretmenlerin örgütsel sinerji algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okullardaki paylaşılan liderlik uygulamaları, örgütsel sinerjinin anlamlı bir yordayıcısıdır. Öğretmenlerin okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına yönelik görevlerin ortak tamamlanması, çalışanlar arasında merkezi olmayan etkileşim ve duygusal destek algılarının, örgütsel sinerjiyi algılarını yordadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Paylaşılan liderlik, örgütsel sinerji, takım çalışması, örgütsel bütünleşme, karşılıklı beceri geliştirme

Nurdan Veyisoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Köy yaşam merkezlerinin sürdürülebilirliği ve işlevselliğinin incelenmesi

Türkiye'de köy okullarının sorunlarına çözüm bulmak adına Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana çeşitli politika ve düzenlemeler yapılmıştır. Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı, 2022'de Samsun'dan başlayarak köy yaşam merkezleri projesini hayata geçirmiştir. Köy yaşam merkezleri, kullanılmayan köy okulu binalarını çeşitli eğitim ve sosyal faaliyetler için kullanılabilir hale getirmeyi amaçlamaktadır. Yapılan bu çalışmada, köy yaşam merkezlerinin işlevselliğini, sürdürülebilirliği, avantaj veya dezavantajlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmada araştırma yöntemlerinden nitel araştırma desenlerinden biri olan temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Uşak İl Merkezi ve ilçelerinde bulunan 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında köy yaşam merkezlerinde görev yapan yönetici, öğretmen ve aynı zamanda öğrenci velisi olan yetişkin kursiyerlerden oluşturmaktadır. 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında köy yaşam merkezi olarak biri ilkokul diğeri okulöncesi olmak üzere 2 okul bulunmaktadır. Ayrıca Banaz ilçesinde 1 ilkokul, Ulubey ilçesi 2 okulöncesi, Karahallı ilçesi 1 okulöncesi olmak üzere toplamda 6 okul bulunmaktadır. Mevcut köy yaşama merkezleri göz önüne alındığında katılımcı sayısı 9'u öğretmen veya müdür yetkili, 6'sı öğrenci velisi ve aynı zamanda yetişkin kursiyer olmak üzere katılımcı sayısı toplam15 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından literatür taranarak geliştirilmiş ve uzman görüşü alınmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniğiyle analiz edilip, kod, kategori ve temalar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda; Köy yaşam merkezlerinin açılışı öğretmenler ve veliler açısından olumlu karşılanmış fakat sürdürülebilir olmadığı görüşü öne çıkmıştır. Yaşanılan fiziki eksikler, ısınma ve tuvalet sorunu konusunda ortak görüş birliği oluşmuştur. Birleştirilmiş sınıf uygulamasının zorlukları ve yetersizliği, sosyal yaşamın yeterli olmadığı ve teknolojinin eğitimde yeterince kullanılmadığı veya imkansızlıklardan dolayı kullanılamaması konularında katılımcıların olumsuz görüş bildirdikleri görülmektedir. Okulöncesi sınıfa velilerin çocuklarını göndermeye istekli oldukları, devamsızlık sorunu olmadığı, velilerin okula maddi ve manevi destek oldukları, taşımalı eğitime göre öğrencilerin okula erişiminin rahat olduğu ve okul aile işbirliğinin sağlıklı şekilde yürüdüğü konularında ise olumlu görüşler bildirilmiştir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin köyde çalışmak hususunda mesleki körelme yaşadıkları ve köy öğretmenlerine köyde çalışma konusunda bir takım özlük hakları ayrıcalıkları tanınması gerektiği öngörülmüştür. Ayrıca burada görevli öğretmenlerin temel ihtiyaçlarının karşılanması ve birleştirilmiş sınıfta öğretmenlik yapma konularında ciddi sıkıntılar yaşadıkları ve bu sıkıntıların giderilmesi noktasında hızlı şekilde yasal düzenlemeler yapılarak özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiği konusunda öneride bulunulmuştur. Yetişkin eğitimleri konusunda ise açılan kursların yetersiz olduğu fakat ekonomik olarak köylülere katkı sağladığı görülmüş, açılan kursların sadece bayanlara yönelik olmayıp bölgenin geçim kaynakları ve üretim faaliyetlerine uygun olması ve bu kurslara köylülerin özendirilmesi sonuçlarına ulaşılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Hüseyin Kavak
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kültürel liderlikleri ile öğretmenlerin akademik iyimserliği arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri ile öğretmenlerin akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluştururken, örneklemi olarak kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 373 öğretmen belirlenmiştir. Veriler, "Kültürel Liderlik Ölçeği" ve "Okul Akademik İyimserlik Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin yöneticilerin kültürel liderlik düzeyleri algısı, kültürün oluşturulması, kültürün benimsenmesi ve kültürün yönetilmesi boyutlarında yüksek seviyededir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri algıları arasında, cinsiyet, kıdem, aynı okulda çalışma süresi ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre farklılık bulunmamaktadır. Öğretmen algıları çalışılan okul düzeyi ve eğitim durumu değişkenlerine göre ise farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin akademik iyimserliklerinin öz yeterlilik boyutunda çok yüksek, güven boyutunda ve akademik vurgu boyutunda orta düzeyde tespit edilmiştir. Öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeyleri cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, eğitim durumu ve aynı okulda çalışma sürelerine göre farklılık göstermektedir. Okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkeni ise öğretmenlerin akademik iyimserlikleri üzerinde etkili olmamıştır. Yine araştırmada, okul yöneticilerinin kültürel liderlikleri ile öğretmenlerin akademik iyimserlikleri arasında anlamlı, pozitif yönlü orta düzeyde ilişkilere rastlanmıştır. Ayrıca araştırma, okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeylerinin, öğretmenlerin akademik iyimserliklerini anlamlı bir şekilde yordadığını ortaya koymuştur. Okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri arttıkça, öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeylerinin artacağı düşünülmektedir.

Akademik iyimserlikKültürel liderlik
Kerim Ökmen
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırma evrenini, Burdur Merkez, Bucak, Gölhisar, Çavdır, Karamanlı ilçelerinde 2023-2024 eğitim-öğretim yılında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki devlet okullarında görev yapan 3825 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini, kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla belirlenen 602 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Ekinci ve Karakuş (2011) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Sosyal Sermaye Liderliği Davranışları Ölçeği" ve Karaca Çakınberk, Derin ve Demirel (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği davranışlarını çok yüksek düzeyde gösterdikleri görülmüştür. Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği düzeylerine yönelik öğretmenlerin algıları, cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, eğitim durumu ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme düzeyleri ise "orta" düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri; cinsiyetlerine, çalıştığı okul düzeyine, eğitim durumuna göre farklılaşmazken, kıdem ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşlemeleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde ilişkilere rastlanmıştır. Yine araştırmada, okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği davranışları, öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmelerini yordadığı tespit edilmiştir.

Salim Oğuz
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dört çerçeve liderlik eğilimleri ile okul etkililiği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Öğretmenlerin liderlik eğilimlerini güçlü olarak algıladıkları okul ortamları okul etkililiğine katkı sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmen görüşlerine göre okullarındaki dört çerçeve liderlik eğilimleri ile okul etkililiği arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve her bir liderlik çerçevesinin okul etkililiği üzerindeki rolünün belirlenmesidir. Araştırmaya ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 327 öğretmen katılmıştır. Bu araştırmada okullardaki dört çerçeve liderlik eğilimlerini belirlemek amacıyla Thompson (2005) tarafından geliştirilen, Özcan ve Balyer (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Liderlik Oryantasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Okulların etkililik düzeylerini belirlemek amacıyla Hoy (2009) tarafından geliştirilmiş Demirkasımoğlu ve Taşkın (2015) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Okul Etkililiği İndeksi" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi sürecinde doğrulayıcı faktör analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımsız örneklemler t-Testi, pearson momentler çarpımı katsayısı ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin dört çerçeve liderlik eğilimlerini yüksek düzeyde sergilediğini göstermiştir. Benzer şekilde okul etkililiğine ilişkin algıların da yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Hesaplanan korelasyon katsayıları, değişkenler arasında pozitif yönlü ilişkiler olduğunu göstermiştir. Buna göre yapısal çerçeve, insan kaynakları çerçevesi ve politik çerçeve ile orta düzeyde; sembolik çerçeve ile yüksek düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma, dört çerçeve liderliğin okul etkililiğinin anlamlı bir yordayıcsı olduğunu, okul etkililiğinin en güçlü yordayıcısının ise sembolik çerçeve olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Dört Çerçeve Liderlik, Yapısal Çerçeve, İnsan Kaynakları Çerçevesi, Politik Çerçeve, Sembolik Çerçeve, Okul Etkililiği

Kevser Çetin
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00