Yeditepe University
Discipline

İnkılap Tarihi Anabilim Dalı

Yeditepe University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
Master'sOpen AccessTR

Mahalli kaynaklara göre İstiklal Mahkemesi Başkanı Mustafa Necati Bey'in Kastamonu'daki faaliyetleri

KastamonuMilli MücadeleMustafa Necati Bey
Mustafa Eski
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1990
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında kadın gazetesinin yeri

ÖZET Kadın Gazetesi, 1 Mart 1947 tarihinde "Sosyal-Siyasi-îçtimai Kadın Gazetesi" başlığıyla yayın hayatına başlamıştır. Gazeteyi, bu tarihe kadar yayınlanmış olan diğer kadın gazete ve dergilerinden ayıran en önemli özelliği moda ve magazin konuları yerine siyasal ve sosyal konulara daha fazla yer vermiş olmasıyla birlikte uzun ömürlü oluşudur. Gazete; kadınlar için hak talebinde bulunmamakta, var olan haklarını daha iyi kullanabilmelerini sağlamaya çalışmaktadır. Çünkü, Türk Kadını, 1926'da Medeni Kanun'un kabulü ile bir çok alanda erkekle eşit konuma gelmiştir ve ardından 1930'da yerel, 1934'te genel seçimlere katılma hakkını elde etmiştir. Cumhuriyet' in getirdiği bu yenilikler ciddi değişikliklere yol açmış, 1934 seçimlerinde meclise 18 kadın milletvekili girmiştir. Ülke içinde de siyasal alanda kadının etkinliği artmıştır. Fakat, kadınların parlamentodaki temsil oranı Atatürk'ün ölümü ile ilk düşüşünü göstermiş, buna rağmen, tek parti döneminde % 4 civarında kalmıştır. Kadınların parlamentoda temsilinde en büyük gerileme demokratikleşme ile başlamıştır. 1946 sonrasında Türkiye'de kadın temsili büyük oranda azalmıştır. Bu dönemde izlenen bazı politikalarla kadın çalışma hayatından da uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Yurt içinde bu problemlerin yaşandığı sırada Kadın Gazetesi yayımlanmaya başlamış ve var olan kadın haklarını aynı zamanda Atatürk İlke ve İnkılaplarını korumak amacıyla yazılar yayınlamaya başlamıştır. Cumhuriyet Türkiye'sinde yaşayan Türk kadınının da toplumsal hayat içinde daha etkin ve daha bilinçli olmalarını sağlamak amacıyla yayın organı olduğu Türk Kadınlar Birliği aracılığıyla bir takım faaliyetlerde bulunmuştur. Gazetenin sayfalarına yansıyan bu çalışmalar, araştırmanın içeriğini oluşturmaktadır.

BasınGazetelerGazeteler+4
Sezen Çoğun
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2003
00
Master'sOpen AccessTR

ll. Dünya Savaşı`nda Türkiye'deki Nazi propagandası

In the World War II. Turkey not only was under the pressure of the Allied Powers but also struggled againts political, cultural and economic effors of Germany whose aim was to make Turkey as a part of war. This study develops the framework of the relationship between Turkey and Nazist Germany and how Germany effected Turkey in the fieldsof politics and culture dependig on this relationship. When Hitler came into power in 1933, Germany began to carry out revisionist politics in the foreign affairs. In this period, Germany tried to infuluence countries whose economy and army were weak in Balkans and Middle East according to its Lebensraum policy which include its all foreign affairs. Germany began to carry out propaganda activities in Turkey in order to control the Near East by using Turkey in 1933. Germany established a well organized and systematic organization and acclerated its activities by using press, schools and mass media to reach its own aims. Nazist Germany wanted Turkey to join the group of The Axis Powers in the war. In addition to this, Germany wanted to create suitable conditions in order to control Turkish market because of its importance of strategial place. In spite of all these efforts, German propaganda could not achieve to reach its main aims determined by war administration whose goal was to cause Turkey to support Germany.

AlmanyaDünya Savaşı IINazi+5
Eva Vicdan Aktaş
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Parçalanmış sesler: Halide Nusret Zorlutuna ve Türkiye Cumhuriyet Tarihinde kadın özneliği (1919-1960)

This study explores the multiple authorial voices of Halide Nusret Zorlutuna (1901-1984) and how literary genres played a role in women's agency and historical visibility. A prolific poet, novelist, columnist, and memoirist, Zorlutuna has been largely excluded from both the Turkish literary canon and women's historiography. Her marginalization illustrates the tendency in national and global historiography to ignore figures who do not entirely align with dominant ideological categories, such as feminism or political activism. By incorporating a variety of sources this study reveals Halide Nusret Zorlutuna as a complex and multifaceted figure. This introduces her nuanced dimensions as a witness to history, which conventional historiographical frameworks tend to overlook. Focusing on the years between 1919 and 1960, the thesis analyzes Zorlutuna's writings to examine how she constructed her public and private personas in different literary genres. It argues that genre functions not only as a stylistic device but also as a historical tool, with certain genres—such as fiction and diaries—enabling subtle critique by allowing women to navigate and challenge shifting gender norms, political expectations, and social constraints by employing private spaces or narrative techniques. The dialogue between her texts, which reflect multiple personas, highlights the tension between moral conservatism and subtle feminist critique in Zorlutuna's works. Methodologically, this study combines biographical analysis with feminist historiography, contributing to recent efforts to move beyond the boundaries of traditional social history and mainstream feminist historiography. Ultimately, it aims to respond to Turkish and global historiographical debates by highlighting women's agency through the prism of genre, voice and individuality.

Sena Şen Kara
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Normandiya çıkarması D-Day 6 Haziran 1944

ÖZET6 Haziran 1944 yılında Amerikalı ve İngiliz askerler Operation Overlord'u hareketegeçirmek için tarihteki en muhteşem çıkarma harekatını sergilediler. Normandiya Harekatı,İkinci Dünya Savaşı'nın en kararlı batı savaşıydı. Avrupa'nın Müttefiklerce işgaliydi,Harekat 6 Haziran 1944 gece yarısından tam on beş dakika sonra başladı. Bu daima D-Dayolarak hatırlanacak günün ilk saatiydi. Bu anda özellikle Amerikan 101. ve 82. Havaİndirme Tümeni'nden seçilmiş kişiler Normandiya üzerine indi. Beş dakika sonra daİngiliz 6. Hava İndirme Tümeni bu noktanın elli mil uzağına uçaklardan atladılar.Müttefik Hava İndirme Tümenleri Normandiya savaş alanının sınırlarınıbelirlediler. Onların arasında ve Fransız sahili boyunca beş işgal sahili bulunmaktaydı:Utah, Omaha, Gold, Juno ve Sword. Günün ilk ışıklarından önce karanlıkta paraşütçülerNormandiya'nın çalılıkları ile mücadele ederlerken muhteşem donanma bu sahillereyaklaşmaya başladı. İki binden fazla asker, denizci ve sahil koruma görevlisi taşıyanyaklaşık beş bin gemi vardı. Sabah 6.30'ta işgalin ilk dalgasında asıl deniz ve havabombardımanı olmadan önce birkaç bin kişi su içerisinde güçlükle sahile doğru ilerliyordu.Bugün, biz anlıyoruz ki, 6 Haziran 1944'te ilk Müttefik askeri sahile ayak basmadan önceRuslar Almanların en iyi ordularını yenmiş, yaklaşık iki milyon kişiyi öldürerek batısavaşına kararlı bir yardımda bulunmuşlardır. Alman askerlerinin Kanal sahilinisavunmadaki kötü kalitesi hakkında bir çok şey yazıldı. Ancak, bu aynı kişiler her yerdeMüttefik'lerin D-Day amaçlarını elde etmesini engellemişler ve Amerikalıları Omahasahilinde yenilginin eşiğine getirmişlerdir.Bundan sonraki olaylar sadece askeri bir tarihten ibaret değildir. Bu insanlığın birolayıdır: Müttefik kuvvetlerin savaştıkları düşmanın ve D-Day'in kanlı karmaşası içindekendini bulan sivillerin olayıdır. Savaşın başladığı gün Hitler'in dünyayı kuşatan çılgın vedelice tavrını da sona erdirmiştir.XII

Dünya Savaşı IINormandiya ÇıkarmasıSavaş
Osman Gül
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Erken aydınlanan birey Atatürk

I. Dünya Savaşı'nın Osmanlı İmparatorluğu için kapanış tarihi olan 18 Ekim 1918,aslında Mondros Mütarekesi ile yeni bir cephenin açılışı olmuştur. Bu cephe Millû Kurtuluşmücadelesinin yapıldığı alan olmak yanında, hakikatte Mustafa Kemal gibi bir liderin dedoğumunu hazırlamıştır. 16 Mayıs 1919 ise, liderlik kariyerinin başlangıç tarihidir. O, moderndünyanın yetiştirdiği ?erken aydınlanmış birey? olarak, toplumu ve kendisini takip edenleriçin dönüştürücü bir lider olmayı, gönüllü olarak seçmiştir. Geleneksel toplumun yeniliğekarşı olan atalet halindeki zihin ve kültür temelini, modernitenin gerekleri doğrultusundaevirme yolunu seçmiştir. Bunun için, her biri birer radikal sosyal mühendislik çalışması olandevrimlerini gerçekleştirmiştir. Onun için, bireysel özgürlük çok önemlidir. Bunu sağlayanise, vicdan, akıl ve farklı kaynaklardan beslenen aklın ortaya çıkardığı fikirlerin özgürlüğünüsağlayan, düşünce özgürlüğüdür. Laik modern eğitim ile bunu kalıcı kılmak istemiştir.Kullandığı yöntemlerden ziyade, ulaşmak istediği bu sonuç ve ideal, onun büyüklüğünü tasviretmektedir.Anahtar sözcükler: Cemaat, ?erken aydınlanmış birey?, modernite, zihniyet, düşünceözgürlüğü, karizmatik lider, dönüştürücü lider, ?millû sır?, diktatör, demokrasi, Büyük MilletMeclisi, devrimler, Mondros Mütarekesi, Sultan Vahideddin, risk, laik eğitim, yaşam sitili.

AtatürkAydınlanmaDevrimler+4
Hülya Korkmaz
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2007
00