Yıldız Technical University
Anabilim Dalı

İşletme Yönetimi Anabilim Dalı

Yıldız Technical University

1.785

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Basel II kriterlerine göre ticari bankalarda kredi riski yönetimi

ÖZETBankaların maruz kaldığı en önemli risklerden biri de kredi riskidir. Finansalserbestleşme, finansal kurumlar arasındaki rekabetin artması, kredi piyasalarınıngelişmesi, kredi türev piyasalarının genişlemesi ve yeni finansal enstrümanlarınkullanılmaya başlamasıyla kredi riskini yönetmek bankalar açısından karmaşık halegelmiştir.Etkin kredi risk yönetimi sürecinde ilk adım, bankanın maruz kaldığı kredirisklerini tanımlamak, bu riskleri ölçmek ve kredi risklerinden korunmak için yeniteknikler kullanmaktır. Dolayısıyla, bu noktada Basel II devreye girmektedir. BaselII, bankaların maruz kaldıkları riskleri en hassas şekilde ölçülmesi ve risk yönetimisürecinde kullanılmasını hedeflemektedir Basel II sermaye yeterliliği düzenlemesininbirinci bloğu olan, asgari sermaye yeterliliğinde kredi riski ölçümü için farklı ölçümyaklaşımları sunmuştur.Bu çalışmada, Türk bankacılık sektörünün kredi riski açısından Basel II'yeuyum sürecinin hangi aşamada olduğu ve mevcut durumdaki kredi riski yönetimindekarşılaşılan sorunları tespit edilmiştir. Son olarak bankalar arasında; kredi riskiyönetimi açısından; Basel II' yönelik hazırlık aşaması değerlendirilmiş ve bu konuyayönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Risk, kredi, kredi riski yönetimi, Basel II.xiv

Halime Temel
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamın tüketici davranışlarında tutuma etkisi ve bir uygulama

Günümüzde firmalar tüketicileri, kendi ürün, marka veya fikirlerinin varlığı hakkındabilgilendirmek ve onlarda olumlu tutumlar yaratmak amacıyla çeşitli reklam araçlarıkullanarak tüketiciye ulaşırlar. Reklamların herhangi bir şekilde tüketiciye ulaşmasıtüketicilerin tutumuna olumlu veya olumsuz yönde etki yapar. Ancak reklamlarıntüketicilerin tutumuna etkisinin ne kadar olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber buseviyeyi bazı testlerle ölçmek mümkündür.Bu araştırmada Türkiye cep telefonu pazarına yeni giren bir cep telefonu markasınayönelik iki farklı tüketici grubunun (dergi reklamı gösterilen ve gösterilmeyen) tutum vedavranışları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını tespit edilmeye çalışılmıştır. Seçilenmarka cep telefonuna ait dergi reklamı gösterilen tüketiciler ile gösterilmeyen tüketicilerin sözkonusu cep telefonuna yönelik tutum ve davranışları arasında belirli faktörlerde anlamlı birfarkın olduğu tespit edildiyse de genel olarak toplamda anlamlı bir farkın olmadığı sonucunaulaşılmıştır. Böyle bir bulgunun temel sebebi, söz konusu cep telefonu markasının Türkiye'deyeni olması ve tüketiciler tarafından yeterince tanınmaması olabilir. Çalışmada ilk akla gelencep telefonu markaları sorulduğunda, seçilmiş olan cep telefonu markası ilk beşegirememiştir. Çalışmanın sonuç kısmında ürünün nasıl konumlandırılabileceği vetüketicilerde olumlu bir intibanın nasıl bırakılabileceği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Reklam, Reklam Süreci, Tüketici Davranışı, Tüketici Tutumu

Janbolat Shaızada
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde mobbing uygulamaları ile iş stresi ilişkisine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, uygulama alanına giren sektördeki iş stresi ile mobbinguygulamaları arasında nasıl bir ilişkinin var olduğunun tespit edilmesidir.Tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde stres ve stres yönetimi üzerindedurulmaktadır. Tezin ikinci bölümünde mobbing kavramı ve uygulamalarıaçıklanmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümü, işletmelerde mobbing uygulamalarıyla işstresi ilişkisine yönelik bir uygulamadır.Çalışmanın amacına uygun olarak, iş stresi ile mobbing uygulamalarının ilişkisiniölçmek için anket yöntemine başvurulmuştur. Bu çalışma için kullanılacak veriler,İstanbul'daki 4 tekstil şirketinde 138 çalışana 59 sorudan oluşan bir anket uygulanmaksuretiyle elde edilmiştir. Araştırma sonuçları değişkenlerin tipine göre, SPSS 13 programıkullanılarak ve frekans dağılımları , Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Chi-Squareanalizleri kullanılmak suretiyle test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Mobbinguygulamalarıyla iş stresi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İşyerinde uygulananmobbingin, iş arkadaşları ve üst yönetim tarafından benzer oranlarda uygulanmaktaolduğu görülmüş ve bu durumun sıklığına bağlı olarak iş stresinin doğru orantılı olarakarttığı tespit edilmiştir. Cinsiyet farkı olmaksızın tüm çalışanların mobbingdenetkilenebileceği ve fiziksel saldırıların, mobbing sonucu oluşan stres ile ilişkisininolmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Mobbing, psikolojik taciz, iş stresi, sözel taciz, psikolojik şiddet,sözel tehdit

Emre Işık
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konfeksiyon işletmelerinde kurumsal kaynak planlaması uygulanabilirliği ve enformasyon destek sistemi (EDS) yazılım projesi uygulaması

ERP, en basit ifadeyle bir işletmenin tüm kaynaklarını bütünleştiren bir tekniktir. Bukaynaklar; insan, finansal ve fiziksel olmak üzere üçe ayrılır. ERP; malzeme maliyetlerindeazalma, stok devir hızlarında, müşteri memnuniyetinde ve verimlilikte önemli artışlarsağlayan mükemmel planlama ve çizelgeleme tekniğine sahip bir yönetim sistemidir. Busistemleri işletmelerde uygulamak yazılım firmaları tarafından geliştirilen yazılımlarlamümkündür. Geliştirilen bu paketler, başarıyla uygulandıklarında sonuçlar mükemmelolacaktır. Ancak, çok sayıda başarısız uygulama da mevcuttur. Bu sistemin başarısız olmasebeplerinden biri de uygulama stratejisinin doğru seçilmeyişidir.İleri bilgi teknolojileri, günümüz rekabet ve hız ortamında işletmelerin vazgeçilmez birparçası olmuştur. Yeni bilgi teknolojilerinin ortaya çıkması ise çok hızlı bir şekildegerçekleşmektedir. Yakın geçmişte ortaya çıkan ileri bilgi teknolojilerinden biri de ERPsistemidir. ERP, bir organizasyonun her fonksiyonel alanını kapsayarak bu alanların en fazlarekabet avantajı elde etmesine imkan veren, tümüyle entegre edilmiş bilgisayar destekli bir işyönetim sistemidir. İşletmeleri ERP sistemini kullanmaya yönelten birçok faktör vardır. Bufaktörlerin etkisiyle ERP sistemini uygulayan işletmeler, uygulamalar sırasında bazıproblemler ile karşılaşabilseler de, etkin bir planlama ve yönetim sonucunda ERPuygulamalarından birçok fayda sağlamaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Konfeksiyon, Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), MRP, MRP II, ERPUygulamaları,

Gökhan Kılıç
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerine etkileri

Türkiye, son yıllarda yaşanan iç ve dış ekonomik gelişmelere paralel olarak yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiş ve ülkeye yabancı sermaye girişi hız kazanmıştır. Bu gelişmeler ışığında, bu tezin amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin, kurumsal yönetime verdikleri önemin şirket performansına nasıl etki ettiğinin araştırılması ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum ile çeşitli şirket performans ölçütleri arasındaki ilişkinin ölçümlenmesidir. Literatürde kurumsal yönetim ile şirket değeri ilişkisinin ölçümlenmesi üzerine çeşitli tartışmalar mevcut olmakla birlikte, şirket değerini etkileyen kurumsal yönetim değişkenlerinin ülkeden ülkeye değişiklik arz ettiği düşünülmektedir. Literatürdeki bu tartışmaları bir adım ileriye götürebilme amacı ile hazırlanmış olan bu tez anketindeki sorular, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlere özgü düzenlenmiştir. Hazırlanan anket, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 Endeksinde yer alan şirketlerin yönetim kurulu üyelerine, finansal raporlama ve muhasebeden sorumlu genel müdür yardımcılarına, yatırımcı ilişkileri birimlerinde çalışan yönetici ve yetkilileri ile diğer üst yöneticilerine yöneltilmiştir. Ankette kurumsal yönetim uygulamaları ve firma değeri ilişkisi 6 ana bölümde sorulan sorular ile araştırılmıştır. Bu bölümler hissedar hakları ve şeffaflık, mali şeffaflık, yönetim kurulu yapısı ve sorumlulukları, paydaş hakları, yönetimin hak ve menfaatleri, kurumsal yönetim uygulamaları ve şirket performansı ilişkisi üzerine görüşler bölümleridir. Alınan cevaplar analiz edilmiş ve bu şirketlerin kurumsal yönetim uygulamaları konusunda geldikleri nokta ile kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri ile ilişkisi aranmıştır. Bu tezin sonucunda, şirketlerde yönetim kurulunun yapısı ve sorumlulukları ile ilgili kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerinde etkisi olduğu saptanmıştır. Diğer ana başlıklar ile firma değeri arasında ise herhangi bir ilişki saptanamamıştır. Bundan başka, sonuçlar, kurumsal yönetim uygulamaları konusunda bu ana başlıklarda yapılan çalışmaların çoğunluğunun da birbiri ile ilişkili olduğu gösterir niteliktedir. Ülkemizde bu ölçümlemenin yapılması için gereken olgunlaşma süresi henüz geçmemiştir. Dolayısı ile burada sıralanan konu başlıklarının tümünde kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerine etkisinin bu çalışmada ölçümlenememiş olmasının temel nedeninin bu durum olduğu düşünülmektedir. Kurumsal yönetime şirketler tarafından verilecek önemin sonuç ve etkileri önümüzdeki yıllarda daha net bir biçimde gözlemlenebilecektir.

Ayper Topcu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi suçlarının önlenmesinde yeminli mali müşavirlik mesleğinin sorumluluğu ve etkinliğinin analizi

Vergi suçu, vergi kanunları çerçevesinde vergi beyanlarına ilişkin sorumluluklarınınmükelleflerce tam ve zamanında yerine getirilmemesidir. Bu suçlar vergi matrahını azaltanvergi ziyaı suçu ve vergi matrahını azaltma tehlikesi barındıran usul ve şekil şartlarınauyulmamasına bağlı olarak meydana gelebilen genel ve özel usulsüzlük suçlarındanoluşmaktadır. Vergi, kamu otoritesinin, yüklendiği hizmetleri yerine getirebilmesi içinbaşvurduğu en önemli finans aracı olduğundan, yürürlüğe konulan kanunlar doğrultusundabütün vatandaşlardan kazançları oranında adil olarak toplanması önemli bir sorumluluktur.Vergi suçu, sonucu itibariyle toplanacak verginin azalmasına neden olması ya da azalmatehlikesi taşıması nedeniyle kamu menfaatini ilgilendiren bir suç türüdür.Yeminli Mali Müşavirlik mesleği, devletin incelemekte yeterli olamadığı vergibeyanlarının, sorumluluk yüklenerek denetlenip tasdik edilmesine dayanan bir işlevgörmektedir. 1989 yılında 3568 sayılı Kanun'la getirilen Yeminli Mali Müşavirlik mesleği,hem mükelleflerin vergi mevzuatı, muhasebe uygulamaları ve finans gibi konularda ihtiyaçduydukları danışmanlık hizmetlerini karşılamak, hem de vergi idaresinin denetleme oranınçok düşük kaldığı vergi beyanlarının denetlenmesi gibi konularda görevler yüklenmiştir. Buhaliyle Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinden beklenen, vergi gelirlerinin artması anlamınagelecek olan vergi suçlarının azalmasını sağlamaktır.Bu çalışmada vergi suçları detaylı olarak incelenmiş, Yeminli Mali Müşavirlikmesleğinin hukuki yapısı, niteliği, görevleri ve yetkileri ile vergi suçlarını önleme ve vergigelirlerinin artmasını sağlamadaki katkısı üzerinde durulmuştur.Son bölümde ise, Yeminli Mali Müşavirler'in görüşlerine bir anket çalışması ilebaşvurularak, Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin vergi suçlarını önleme ve vergi gelirlerininartmasında etkili oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi suçu, Yeminli Mali Müşavir, denetim.

Ömer Yılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Telekom sektöründe yeni trendler ve yeni ekonomi açısından değerlendirmeler

Telekomünikasyon sektöründeki gelişmeler ve özellikle mobil teknolojilerdeki yenilikler hayatın her alanını etkileyecek kadar önem kazanmıştır. Yeni ekonomi açısından değerlendirildiğinde bu teknolojilerin kullanımı şirketlere büyük maliyet ve süreç avantajlarının yanı sıra önemli iş olanakları sunmaktadaır. Buna rağmen sektör oldukça geniş olduğundan firmalar genelde bu alandaki yeni fırsatları görmemekte ya da çekimser yaklaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı, telekomünikasyon sektörünün tarihçesi ve bu günlere geliş sürecinden bahsederek yeni teknolojik olanakları basit bir dil ile anlatmaktır. Daha sonra okuyucuyu yeni ekonomi kavramı ile tanıştırarak yeni ekonominin nimetlerinden faydalanmanın getireceği yararlar açıklanmıştır. Mobil servislerin bugünü ve geleceğine ışık tutulmuş, ana amaç olan firmalara yeni fırsatları tanıtmak adına mobilite kullanımının yeni ekonomi açısından değerlendirmeleri ve firmalara yararlarına yer verilmiştir. Uygulama bölümünde türk insanının mobil teknolojilere yaklaşımı ve kulanım alışkanlıkları hakkında bilgi verilerek fırsat alanlarına dikkat çekilmiş, sonuç bölümünde tüm bu araştırma ve uygulama verileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu araştırmanın devamı niteliğinde yapılabilecek çalışmalara da yer verilmiştir.

Selin Posbıyıkoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnternette pazarlama açısından müzayede siteleri ve tüketicilerin müzayede siteleri hakkındaki tutumları

Türkiye'de internet kullanımının yaygınlaşması ile beraber internetten alışveriş yapan kullanıcı sayısı da giderek artmaktadır. İnternet üzerinden alışverişe duyulan yoğun ilgi internette pazarlamanın çeşitlenmesine sebep olmuştur. İnternette pazarlamanın türlerinden biri de internet müzayedeleridir (e-müzayede). Geleneksel pazarlama yöntemleri ile ulaşılamayacak kadar çok tüketiciye internet üzerinden kolayca ulaşılabilmesi müzayedelerin de internete taşınmasına sebep olmuştur. E-müzayede türleri içerisinde doğrudan bireysel kullanıcıyı hedefleyen tüketiciden tüketiciye (C2C) e-müzayede siteleri büyük bir potansiyel yakalamıştır. Ebay ile küresel bağlamda yoğun ilgi gören e-müzayedeler Türkiye'de etkisini GittiGidiyor ile göstermiştir.Bu çalışmada internette pazarlama açısından müzayede siteleri incelenmiş, tüketicilerin müzayede siteleri hakkındaki tutumları belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan analizlerde kullanılan veriler, internet üzerinden alışverişlerinde müzayede sitelerini kullanan tüketicilerden anket yöntemi ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda tüketicilerin müzayede sitelerine güven duyma konusunda ve bu sitelerde satın alma sürecine ilişkin değerlendirmelerinde kararsız kaldıkları, müzayede sitelerinde karşılaşılan olumsuzluklara ilişkin ifadelere katıldıkları, müzayede sitelerinin hizmetlerinden oldukça memnun oldukları gibi sonuçlara varılmıştır. Ayrıca müzayede sitelerini uzun süredir kullanan, bu sitelerden sık alışveriş yapan, sayısal olarak çok alışveriş yapan ve yüksek miktarda harcama yapan tüketicilerin müzayede sitelerinin hizmetlerine ilişkin değerlendirmelerinin, diğer tüketicilere oranla daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Türkiye'de müzayede sitesi kullanıcılarının sayısı arttıkça, tüketicilerin müzayede siteleri hakkındaki tutumlarının farklı boyutları daha kolay incelenebilecektir. Bu çalışmada incelenen boyutlar konusunda ise tüketicilerin kararsızlığı göze çarpmaktadır. Türkiye'de 6 senedir var olan e-müzayedeleri tüketicilerin çoğunun yakın zamanda keşfettikleri ve yeni yeni tanımaya başladıkları düşünülürse bu kararsızlık normal karşılanmalıdır. Zaman içerisinde müzayede siteleri daha iyi tanındıkça ve benimsendikçe bu tarz çalışmalardan daha net sonuçların alınacağı öngörülmektedir.

Elektronik pazar yerleriElektronik pazarlamaMüzayedeler+1
Bengü Boyacıgil
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık arasındaki ilişki ve bir uygulama

Bu çalışma, örgütsel bağlılık ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin açıklanması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada ilk önce geniş bir literatür taraması yapılarak örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı kavramları teorik çerçevede sunulmuştur. Bu bölümlerde, kavramların tanımı, boyutları, kavramları etkileyen faktörler ve sonuçları anlatılmıştır. Çalışma teorik bir çerçevede sunulduktan sonra, örgütsel bağlılığı ölçmek için Sungurlu'nun Türkçe'ye çeviri ve adaptasyonunu yaptığı Bucharan'ın örgütsel bağlılık ölçeği, ve örgütsel vatandaşlık davranışını ölçmek için Dyne ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş Kamer tarafından Türkçe'ye adaptasyon çalışması yapılmış örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sanayi sektöründe farklı hiyerarşik düzeylerden 50 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu anketler sonucunda veriler değerlendirilerek örgütsel bağlılık ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Sivil Erdem, Vicdanlılık, Özgecilik, Nezaket Tabanlı Bilgilendirme, Devamlılık Bağlılığı, İleri Görev Bilinci, İlkesel Bağlılık, Centilmenlik ve Gönüllülük, Duygusal Bağlılık

Burç Altınbaş
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerde toplam kalite yönetimi ve uygulama örneği

Dünya ölçeğindeki sosyoekonomik ve siyasal değişimler, devlet-toplum ilişkilerini yeniden tanımlamaktadır. Yurttaşların kamu hizmetlerinden yeni talep ve beklentileri, kamu yönetiminin daha etkin ve verimli hizmet sunması için yeni gerekçeler oluşturmaktadır. Daha etkin ve verimli yönetim modelleri arayışları geçmişte de vardı ama bu arayışlar yerel yönetimlerde daha yaygınlaşmıştır. Özel sektörde uygulanan TKY'nin, uygulanabilirliği bugün kamu yönetimi için de tartışılmaktadır. Bu tezin de nihai amacı, yerel yönetimlerde uygulanmak istenen TKY yaklaşımını analiz etmektir. "Yerel Yönetimlerde Toplam Kalite Yönetimi ve Uygulama Örneği" adını taşıyan bu çalışmanın birinci bölümünde yerel yönetimler ve TKY konulan incelenmiştir. Bu bölümün ilk kısmında, yerel yönetim kavramından hareket ederek, yerel yönetimlerin varlık nedenleri üzerinde durulmuş; gündemdeki yasal düzenlemelere ve yapısal değişikliklere değinilmiştir. Belediyeleri yemden yapılanmaya zorlayan faktörler üç yeni yönetim kültürünün bileşenleri üzerinde durulmuştur. İkinci kısmında ise kalite yönetimine değinilmiştir. Kalite, TKY, ISO kavramlarının teorik yapısı sunulduktan sonra, sektörel yapıya göre kalitenin nasıl farklı şekilde değerlendirildiği vurgulanmıştır. İkinci bölümde, TKY yaklaşımım uygulayan iki belediye karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu bölümde alan çalışmasının kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Değirmendere ve Bahçeşehir Belediyeleri'nin tercih edilme nedenlerinden birisi, iki belediyenin de belde belediyeleri olmalarıdır. Değirmendere, TKY konusunda çalışan ilk belediyedir. Bahçeşehir Belediyesi ise, TKY konusunda henüz yeni çalışmaya başlamıştır. Sosyo ekonomik yapısı, hizmet ettiği insanların heterojenliği, hizmetlerin niteliği ve olanakları bakımından; Değirmendere tipik, Bahçeşehir Belediyesi ise atipik örnekler olarak kabul edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu kısım, alanda derinlemesine mülakatlarda edinilen sübjektif izlenimlerin ve yanıtların analizlerinin bulgularıyla sona erdirilmiştir. Tez çalışmasının sonunda ise, yapılan teorik ve uygulamalı çalışmalar değerlendirilmiş ve kısaca sunulmuştur. Yerel yönetimlerin TKY çalışmaları için bazı önerilerde bulunulmuştur.

DemokrasiKaliteRekabet+3
Senay Hökelek
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal iletişimin değişen yönü ve bir uygulama

Xlll ÖZET Yalın bir ileti alış verişinden çok toplumsal nitelikli bir etkileşim ve paylaşımı içeren iletişim, açık ve sosyal bir yapıda olan örgütler için de varlıklarını sürdürebilmeleri açısından en önemli öğelerden biridir. Kurumsal iletişim, yönetim olgusu ile ortaya çıkmış ve zaman içerisinde yönetsel disiplinlerin değişimi ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle bir değişim trendi yaşamıştır. Kurumsal iletişimde meydana gelen yapısal değişimler, kurum içi ve kurum dışı iletişim yapısını değiştirmiş ve genel olarak örgütlerin iş yapma alışkanlıklarını etkilemiştir. Bu gelişmelere paralel olarak çevresel değişimler yaşayan ve daha global ve güçlü bir rekabet ortamında faaliyet göstermek durumunda kalan örgütler, bilgi ve iletişimin anlamını yeniden keşfetmiştir. Yapısal değişimlerle kurumsal iletişimin örgüt genelinde sağladığı destek, küreselleşme ve rekabet avantajı, artan işgücü performansı ve örgütsel etkinlik, esnekleşen örgüt yapısı ve örgütsel öğrenmenin desteklenmesi yönündedir. Bugün, kazanan örgüt olmak, kendini ifade edebilen örgüt olmak anlamındadır. Bu çalışmada, kurumsal iletişimde yaşanan değişim süreci ve etkileri detaylı olarak incelenmekte ve örnek bir uygulama sunulmaktadır. ABSTRACT Communication, consisting of a social interaction and shareness as a means of more than just a simple exchange, is one of the most important elements for organizations in order to survive. Organizational communication was structured by the management concept and, by the time, had

DeğişimÖrgütsel değişimÖrgütsel iletişim+1
Ulun Altınışık
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kişisel satışta yapay zeka kullanımı ve eğitim sektöründe bir uygulama

Yapay zeka teknikleri kullanılarak geliştirilen uzman sistemler, çözümü için uzmanlık gerektiren konularda gerekli, öneri, teşhis veya çözüm getirebilmek için kullanılmaktadırlar. Bu sistemler uzmanlık gerektiren her hangi bir konuda, ilgili konunun sınırları içerisinde kalmak kaydı ile bir uzmanın zekasını taklit ederler. Müşteriler her hangi bir malı satın almadan önce, satın alma karın ile ilgili bir sürecin içersine girerler ve dahili ve harici araştırmalar ile geçmiş tecrübelerinden elde ettikleri bilgileri değerlendirerek genellikle birkaç farklı seçenek arasında bir karar verirler. Satış mesleğinde başarılı olabilmek için satıcının ürününü, müşterisini, pazarını, rakiplerini ve şirketini tanıması yani satış bilgisine sahip olması gerekmektedir. Etkin bir satış görüşmesi yapabilmek ve müşterilerin sorularını rahatlıkla cevaplayabilmek için satıcının konusunda uzman olmalıdır. Yurtdışı eğitim danışmanlığı sektöründe çalışan satıcılar müşterilere ürünler ile ilgi akademik içerik, kabul koşulları, vize şartları, maliyetler ve sosyal imkanlar gibi konularda teknik bilgileri aktararak kişisel satış yaparlar ve bu bilgileri müşterilere aktarabilmek için konularında uzmanlaşmış olmaları gerekmektedir. Bilgi tabanı üzerinde ileri ve geriye doğru çıkarım mekanizmaları kullanarak, bir yurt dışı eğitim danışmanı veya satıcısının zeki davranışlarını taklit edebilen bir uzman sistemin tasarlanabilmesi mümkündür. Uzman sistem teknolojisi bu uygulama için en uygun yapay zeka tekniğidir. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka, uzman sistem, kişisel satış, yurtdışında eğitim

Bireysel pazarlamaEğitimEğitim pazarlaması+7
Rahmi Mesud Yılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye için yeni kalkınma ve gelişme stratejisi arayışları

Türkiye 1990'lardan itibaren "istikrarsızlık-kriz-büyüme-istikrarsızlık" sarmalında bir kısır döngü içine itilmiş görülmektedir. Son dönem yeni arayışların ve yeni bir yapılanma gerekliliğinin yoğun bir biçimde artış gösterdiği bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada özellikle planlı ekonomi dönemlerindeki iktisat politikaları ve son dönemde yaşanan darboğaz ve bu darboğazın sonuçlarında yaşanan son dönem ekonomik krizleri üzerinde durulmuştur. Yaşanan darboğazdan çıkmak için acilen özgün politikalar üretilmesi ve bunların bir an önce uygulamaya konması gerekmektedir. Bunun planlı bir yaklaşım ile gerçekleştirileceği açıktır. Burada önemli bir nokta olarak, kısa süreli dayatma planlar ve programlarla sonuca varılamayacağı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Kalkınma ve Gelişme Stratejisi, Sürekli ve Sürdürülebilir Planlama Gereği, Türkiye

GelişmeGelişme stratejileriKalkınma+6
Emre Kuyumcu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamın tüketici davranışı üzerine etkileri ve deterjan sektöründe uygulanması

Sosyal Psikoloji", reklam ve insan üzerine yapılan bu çalışmanın ana temasıdır. Temel verisi insan olan reklamı incelemek için kuşkusuz önce inşam yakından tanımak gerekmektedir. İlk olarak reklam ve reklamcılık tanımları yapıldıktan sonra, insanın çocukluğundan itibaren nasıl geliştiğine değinilip, daha sonra bu gelişmenin çözümlemeleri ve reklam üzerine yansımaları, Türkiye'den seçilmiş deterjan reklamı örnekleri yardımıyla incelendi. İnsanın; ilgileri, istekleri, beklentileri, düşleri, tutanları, öğrenme süreci, algılaması gibi psikolojik etmenlerle, kültürü, ailesi, toplumsal yaşayışı gibi sosyo-kültürel etmenlerin beraber çalışması ve hangi tipte reklamlar ile tüketici satin alma davranışının üretici tarafına çevrilebileceği açıklandı. Son bölümde ise, İstanbul Ticaret Odası tarafından yapılmış deterjan deneyleri ve reklam metinleri sorgulanması ile reklam etkinliğini değerlendirme örnekleri, Türk deterjan sektöründeki reklamlar, bu yüzden açılmış davalar ve basmda reklamalar üzerinde çıkmış yazılarla bunların yorumlarına yer verildi.

Deterjan endüstrisiMotivasyonReklamlar+2
Nilüfer Dilek
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havacılık sektöründe rakabet koşulları

Avrupa TopluluğuHava yollarıHavacılık endüstrisi+3
Nilgün Yaldız
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Analitik hiyerarşi yöntemi

Analitik Hiyerarşi Yöntemi adı altında hazırlanan bu çalışma, dört bölüm den oluşmaktadır. Birinci bölümde, hiyerarşi ve nasıl oluşturulduğu ele alınmaktadır. Ka rar matrisinin oluşturulup öncelik vektörünün hesaplanmasına, değerlendirilmesi ne yer verilip, bunların bir örnek yardımıyla uygulanmasına da fırsat verilmiştir. ikinci bölümde, örneklerle beraber yöntem daha da ileri götürülmektedir. Önce, hassashk ile ilgili testler verilerek uygulaması yapılmaktadır. Tam ve tam olmayan hiyerarşiler anlatılmakta ve iki gelişmiş örnekle bölüm tamamlanmakta dır. Üçüncü bölüm ise, bu yöntemin altında yatan temel matematik nedenler ve kullanılan ska J anın tercih nedenleri ele alınmaktadır. Kararlan gözden geçirme işleminin akışı ve Delphi Yöntemi' nde fikir birliği de verilmektedir. Dördüncü ve son bölüm, Analitik Hiyerarşi Yöntemi ile ilgili bir uygula ma içermektedir. Bu uygulamada, Yurt İçi Kargo A.Ş.' nin kurulmasını istediği modem hattı için uygun firma seçimi konusu ele alınmıştır. Bu bölümleri sonuç ve yararlanılan kaynaklar kısmı takip etmektedir. II

Analitik hiyerarşi yöntemiHiyerarşik yöntemler
Nesrin Boyacıoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı bankacılığın Türkiye`deki yeri ve önemi

Bu çalışmada ilk önce finansal sisteme değinilmiş ve finansal aracıların ekonomideki yeri anlatılmıştır. Daha sonra Türk finans sisteminden bahsedilmiş ve finansal piyasalar hakkında geniş bilgi verilmiştir. Borsalar ve tezgah üstü piyasalar ele alınmış ve para piyasası araçları hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Daha sonra sermaye piyasasına değinilmiş ve sermaye piyasası araçları hakkında genel bir değerlendirmede bulunulmuştur. Bu arada Türk Bankacılık sistemi ele alınmış ye Merkez Bankası dahil olmak üzere diğer bankalar (mevduat, ticaret, kalkınma ve yatırım) hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiş ve Türk banka sisteminin özellikleri anlatılmıştır. Bundan sonra _ Türkiye 'de yabancı bankacılığın tarihçesi anlatılmaya çalışılmış ve ortaçağdan başlayarak Osmanlılar dönemindeki kurulmuş olan yabancı bankalara kadar geniş bir inceleme yapılmıştır. Bu incelemede periyodik olarak yabancı bankaların ekonomideki yerlerine de değinilmiştir. Daha sonra yabancı bankaların zaman içinde gelişimi irerinde durulmuş ve 1980 öncesi ve sonrası dönem arasında mukayeseler yapılmıştır. 1980 sonrası iç ve dış ticaret hakkında ekonometrik incelemeler yapılmış ve yabancı bankaların ekonomideki payları hakkında bilgi verilmiştir. J arada Türk banka sisteminde önemli bir yer tutan yabancı bankaların neden Türkiye'yi seçtikleri de detaylı bir şekilde atlatılmıştır. En son olarak da Türk banka sisteminin sorunları ve Yabancı bankaların Türkiye 'deki ve Türk bankasistemindeki yeri ve önemi açıklanmaya çalışılmış ve ulusal bankacılık ile yabancı bankacılık arasındaki tarihsel benzerlikler ve farklılıklar belirtilmiştir. Burada da Türkiye'nin stratejik, politik, ekonomik ve siyasi acıdan ne kadar önemli bir konumda olduğu geniş bir şekilde anlatılmaya çalışılmıştır.

BankacılıkFinansal piyasalarYabancı bankalar
Murat Tarlan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
DoktoraAçık ErişimEN

Resource consumption accounting and its application in a healthcare institution

In the current global environment, businesses must use an efficient cost system in order to develop a competitive advantage. A traditional cost system does not produce accurate information since it considers a volume based allocation procedure. As a result, Activity Based Costing System has been developed. However, this system cannot reveal the unused capacity. In addition, this system cannot be used to make short-run decisions. Thus, a new cost system, Resource Consumption Accounting, has emerged. The Resource Consumption Accounting is a new and detailed system which provides opportunities to managers to make both short- and long-run decisions. This system also shows the unused capacity by using both activity-based and process-based perspectives. Accordingly, this study aimed to reveal the effectiveness of the Resource Consumption Accounting. In this regard, reliable data were obtained to make long-run decisions. The short-run cost data that can be used to improve the competitive advantage were also obtained.

Resource costCostCost accounting+4
Hasan Özyapıcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of training effectiveness on human resources development

The purpose of this study is to investigate the impact of training effectiveness on human resources development by using Kirkpatrick's four levels model of evaluation; reaction, learning, behavior and result . This study is quantitative and the data was collected through questionnaire among 130 multinational employees of two oil companies in Erbil province of Iraq. The data was analyzed through SPSS version 19, regression analysis was conducted to determine the relationship between the levels. The results indicated that there was statistically significant correlation among the levels, also the reaction of the participants for training were positive except that most of them were not satisfied with the materials and course structure as well as the management process of training, the findings also showed that the employees have satisfied with learning level of training except that they were not received feedback from the instructor about applying the skills and knowledge gained through training. Finally the study revealed that all the other three levels were affecting the results positively but most of the trainees of both companies were not satisfied about not receiving bonus, promotion or wage increase for applying new obtained skills and knowledge to their jobs. Finally, regression analysis revealed that the dimensions of reaction and learning have positive effects on behavior and individual and organizational outcomes.

EvaluationEducationEffectiveness of training+6
Shwan Othman Hama Sadıq
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlk ve ortaokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik özelliklerinin öğretmenlerin motivasyon düzeyi ve problem çözme becerilerine olan etkisi

İlkokul ve Ortaokullarda görevli yöneticilerin öğretimsel liderlik rollerin öğretmenler üzerindeki motivasyon ve problem çözme becerilerini ortaya çıkarmak bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada, ilköğretim okulu yöneticilerinin, öğretmen algılarına göre öğretimsel liderlik rollerine ilişkin bulgulara ulaşmak için betimleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini,2013-2014 öğretim yılı itibariyla İstanbul ili'nin Sarıyer ilçesindeki devlete bağlı tüm ortaokul ve ilkokullarda görev yapan öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada 25'er sorudan oluşan Öğretimsel Liderlik Ölçeği, Motivasyon Ölçeği ve Problem Tarama Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma örneklemi Sarıyer ilçesinde çalışan ''Basit Tesadüfi Örnekleme'' yoluyla belirlenen toplam 23 ilköğretim okulunda çalışan 415 ilk ve ortaokul öğretmenini oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS(Statistical Package for Scocial Sciences) for Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel mototları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi , ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırılmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişkiyi Pearson korelasyon, etki ise regresyon analizi ile test edilmiştir. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisi regresyon analizi ile test edilmiştir. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında % 5 anlamlılık düzeyinde degerlendirilmiştir. İlköğretim okullarında görev yapan okul yöneticilerinin, öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin motivasyonları arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Genel öğretimsel liderlik davranışları ile genel problem çözme becerisi arasında anlamlı farklar bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler:Öğretimsel liderlik, yöneticilik ,motivasyon ,problem çözme.

Erhan Bingöl
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

İmalat işletmelerinde tedarik zinciri entegrasyonunun lojistik performansı üzerindeki etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü

Küreselleşmenin rekabet koşullarını zorlaştırması ve daha belirsiz çevreler yaratması sonucu işletmeler, iş birliği içerisinde oldukları diğer işletmelerle ilişkilerini güçlendirmekte ve birbirlerine daha çok entegre olmaya çalışmaktadır. Belirsiz çevrelerde, aynı tedarik zinciri içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin, operasyonlarını entegre ettiklerinde, performanslarının arttığı birçok çalışmada ispatlanmıştır. Bu sebeple tedarik zinciri entegrasyonuyla lojistik performans arasındaki ilişki merak edilmiş ve çevresel belirsizlik altında, bu ilişkinin nasıl değişeceği araştırılmak istenmiştir. Araştırmanın evreni olarak, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren Organize Sanayi Bölgesine (OSB) kayıtlı, orta ve büyük ölçekli imalat işletmeleri seçilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, tedarik zinciri entegrasyonunun, lojistik performansı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği görülmüştür. Tedarik zinciri entegrasyonunun alt boyutlarının, lojistik performansın alt boyutları üzerindeki etkisi analiz edildiğinde, iç entegrasyonun kaliteyi, tedarikçi entegrasyonun kaliteyi, hız ve güvenirliği ve esnekliği, müşteri entegrasyonun kaliteyi, hız ve güvenirliği, esnekliği ve maliyeti pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca tedarik zinciri entegrasyonunun, lojistik performansı üzerindeki etkisinde, çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü ispatlanmıştır.

BütünleşmeEntegre lojistik modeliGaziantep+6
Ahmet Çetindaş
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kuşakların iş görme anlayışı ile kültür değerleri arasındaki ilişki

İnsanların giderek daha fazla çok kültürlü kimliklere ve bilince sahip oldukları görülmektedir. Geert Hofstede, kültürlerin nasıl farklılaştığını incelemek için kültürel bir taksonomi yaratmıştır. Kültürel boyutlar hakkında yapılan bu çalışmalar, kültürler arası çalışmalar alanında bir paradigma olarak görülmüştür. Hofstede toplumsal düzeydeki kültür değerlerini belirlemek amacıyla beş boyutlu kültür değerleri ölçeğini geliştirmiştir. Bu ölçeği, Yoo, Donthu ve Lenartowicz (2011) bireysel düzeyde ölçümünü belirlemek amacıyla Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği olarak uyarlamışlardır. Bu araştırmanın amacı, Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması, kültür değerleri ile iş görme anlayışı ilişkisi, kültür değerlerinin iş görme anlayışına etkisi ve kuşaklara göre bu etkinin araştırılmasıdır. Araştırmada veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Anket formu, demografik bilgilere ilişkin sorular, Kültür Değerleri Ölçeği ve İş Görme Anlayışı Ölçeği olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 tarihleri arasında İzmir ili içinde bulunan 3 eğitim ve araştırma hastanesinde kamu personeli olarak çalışmakta olan tıbbi, idari ve mali hizmetler çalışanlarına uygulanmıştır. Araştırma iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada Kültür Değerleri Ölçeğinin geçerlilik ve güvenilirliği test edilmiştir. İkinci aşamada, Kuşakların İş görme anlayışı ile Kültür Değerleri Ölçeğinin arasındaki ilişki araştırılmıştır. Ölçek güvenilirlik ve geçerlilik çalışması için 125 çalışandan veri toplanarak analiz gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin güvenilirlik analizi sonucu elde edilen toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.804 olarak bulunmuştur. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda KMO testi % 80,4 (,804), beş faktör toplam varyansın %62'sini açıklamaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında 1445 çalışandan veri toplanmıştır. Kültür değerleri ölçeği için yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucu KMO =0.843; χ2(325) =21618.217, beş faktör toplam varyansın %59.79'unu açıklamakta olduğu ve toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.814 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeği oluşturan 26 madde ve beş alt boyutun ölçek yapısıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir ve χ2/df: 4.892, GFI: 0.928, CFI: 0.948, NFI: 0.936, RMSEA: 0.052, SRMR: 0.049 ve AGFI: 0.911 olarak görülmüştür. İş Görme Anlayışı Ölçeği için yapılan açımlayıcı faktör analizinde düzenlemeler sonucunda ölçekte 26 madde kalmıştır ve ölçeğin 4 alt boyutu olduğu belirlenmiştir. Bu faktörler toplam varyansın %43.983'ünü açıklamaktadır, KMO değerinin 0.897 olduğu, χ2(325) =9226.790 ve toplam ölçek Cronbach alfa değeri 0.708 olarak belirlenmiştir. Ölçekte bulunan Statü odaklı iş görme anlayışı analiz dışı kalmıştır. İş görme anlayışı boyutlarına yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucuna göre; χ2/df: 4.930, GFI: 0.928, CFI: 0.873, NFI: 0.846, RMSEA: 0.052 olarak bulunmuş ve uyum indeksleri için kabul edilen değerlerin sağlandığı bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre kültür değerinin iş görme anlayışı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu ve kuşaklara göre bu etkinin anlamlı olduğu, bu etkinin en fazla bebek patlaması kuşağında olduğu görülmüştür. Kuşaklara göre kültür değeri ölçeği boyutları ve iş görme anlayışı boyutlarının puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.

KuşaklarKültürel değerlerÖlçekler+1
Mücella Arı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşletmelerde stres kaynakları, sonuçları ve yönetim teknikleri ve bir uygulama

Çalışmanın temel amacı, üretim koşullarının ağır olduğu üretim işletmelerinde stres kaynaklarını ve sonuçlarını belirlemek ve işletmelerde çalışan personelin hangi stres yönetim tekniklerini kullandıklarını ortaya çıkarmaktır.

Mehmet Burak Erdal
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Libya gıda kuruluşlarında kalite yönetim sistemi ISO 22000'in uygulanmasını etkileyen engeller

Son yıllarda dünya çapında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kalite yönetim sistemi ISO 22000 sertifikasına sahip gıda kurumların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Yeni ISO 22000 standartı bir kuruma iç ve dış müşteri memnuniyetini gösteren, ürün ve hizmetlerini sürekli geliştirmek için yol göstericilik yapan bir yöntemdir. Bingazi'de özel sektör kurumu olarak sadece iki gıda Fabrikası ISO 22000 sertifikasına sahip bulunmaktadır. Sertifika sayısının bu denli az oluşu bu kuruluşların ISO 22000 sertifikası almalarını etkileyen engellerin var olduğuna işaret etmektedir. Benzer ülkelerde, örneğin Mısır'da üç yüzden fazla kurum kalite Yönetim Sistemi ISO 22000 başvurusu yapmıştır. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı, Libya Gıda Sektöründe KYS (Kalite Yönetim Sistemi) ISO 22000'in uygulanmasına etki eden engellerin ortaya çıkarmak ve analiz etmektir. Dünya çapında farklı ülkelerde, birçok gıda kuruluşu KYS ISO 22000'e sahip olma bakımından engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu engellerin etkileri üzerine yapılmış olan ampirik çalışmaların yetersiz oluşu nedeniyle, bu çalışmada yeni bir standart ve kavramsal çerçeve oluşturulmuş ve geliştirilmiştir. Bu araştırma, bu engelleri daha derinlemesine bir anlayış ile ele almak amacıyla gerçekleştirildi. Bu çalışma, bazıları sadece Libya kültürüne has olarak sınıflandırılan ve daha önce literatürde yer almayan engellerin ayrıntılı bir listesini sunmaktadır. Engellerin çoğu dünyada genelinde bildirilen engeller ile uyumludur. Bu çalışma, bu alandaki literatürün zenginleştirilmesine katkıda bulunmakta ve Libya'ya yönelik araştırmalardaki bilgi boşluğunu doldurmaktadır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular ışığında bazı öneriler paylaşılmıştır.

Gıda sektörüISO 22000Kalite standartları+3
Farag Abdurrahım Buhlıga
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hisse senetleri fiyatlarının tahmininde yayınlanan finansal raporlardaki bilgilerin analizinin rolü

Bu çalışma, finansal analizin boyutlarını ve özelliklerini belirlemeyi, bir dizi finansal oranı test etme yoluyla hisse senedi fiyatlarını tahmin etmede finansal analizden nasıl faydalanacağını göstermeyi, Filistin Menkul Kıymetler Borsası'ndaki her bir sektöre ait hisse senedi fiyatlarını tahmin etmede ve piyasada yatırım yaparken yatırımcıların doğru kararlar vermesine yardımcı olmada kullanılabilecek nicel bir model oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu oranlar, piyasanın her kesimi için en iyi modele ulaşmak için çoklu regresyon olarak bilinen istatistiksel teknik kullanılarak analiz edildi. Bu model şirketler ve Filistin Menkul Kıymetler Borsası kuruluşları için hisse senedi fiyatlarını tahmin etmek için kullanılan bir dizi finansal oranları kapsamaktadır. Sigorta sektörü için hisse senedi fiyatı üzerinde en etkili olan oranlar piyasa değerinin defter değerine olan oranı, hisse başına kazanç oranı (EPS) ve hisse başına defter değeri oranı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bankacılık sektöründe ise, Sonuçlar sektördeki hisse senedi fiyatı üzerinde en etkili oranın defter değeri oranı, hisse başına defter değeri oranı ve cari oran olduğunu göstermiştir. Yatırım sektörü için, hisse senedi fiyatı üzerinde en etkili oranlar, piyasa değerinin defter değerine oranı, hisse başına kazanç oranı (EPS), özsermaye oranı getirisi ve hisse başına defter değeri oranlarıdır. Ayrıca, piyasa değerinin defter değerine oranı, fiyat kazanç oranı (P/E), mevcut borçların hisse senedi ve kar marjına oranı hizmet sektörü için hisse senedi fiyatı üzerinde en etkili oranlar olarak kabul edilmektedir.İmalat sektörü için hisse senedi fiyatı üzerinde en etkili oranlar, piyasa değerinin defter değerine olan oranı ve hisse başı defter değeri oranlarıdır. Bu çalışma, bir dizi finansal oranın hisse senedi fiyatlarını tahmin etmek amacıyla her bir sektör için kullanılabilir olduğu sonucuna ulaşmıştır. Çalışma ayrıca finansal listeler hazırlanırken daha dikkatli olunması gerektiğini, listelerin uluslararası muhasebe standartlarına göre hazırlanmasının zorunlu olduğunu ve yatırımcıların finansal yatırım kararları verirken finansal analiz listelerine güvenmelerini önermektedir. Anahtar Kelimeler: Finansal analiz, hisse senedi fiyatları, finansal oranlar. 2018, 82 Sayfa Bilim Kodu: 112203

Finansal analizFinansal oranlarFinansal raporlama+4
Wadad Salah A. Hamd
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Libya'da tarımsal yayımın verimliliği ve etkinliği üzerine eğitimin etkisi

Çalışma, tarım rehberi ve Yayım Dairesi Başkanlığı bölümlerinin görüşlerinin incelenmesi yoluyla, eğitimin Libya'daki tarımsal yayımın etkinliği ve etkililiği üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Bu amaca ulaşmak için çalışma, eğitim ve insan kaynakları gelişimi ve çiftçilerin eğitilmesi ve yönlendirilmesinde Tarım Rehberinin rolü ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle, bu çalışma, eğitimin tarımsal yayımın etkinliği ve etkiliği üzerindeki etkisini öğrenmemize yardımcı olacaktır. Tarımsal yayımın verimliliğini artırmak için Eğitim ve insan kaynakları geliştirme programcılarına katkı sağladı mı? Sonuçlar, insan kaynaklarının eğitimi ve geliştirilmesi ile tarımsal yayımın etkinliğinin ve verimliliğinin artırılması arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğuna işaret etmektedir. Mevcut eğitim seviyesi, eğitim sürecinin amaçları ve ilkeleriyle doğru orantılı mıdır? Tarımsal Yayım açısından eğitim ve insan kaynakları geliştirme sürecinin amaçları ve ilkeleri ile bilimsel ve pratik (uygulamalı) kavramlar arasında uygulanacak programcıların eğitim metotları açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Tarımsal yayım, eğitim programcıları ve insan kaynakları gelişimi için etkili olan etkili tarımsal yayım performansı nedir? Bir yandan eğitim ve insan kaynakları gelişimi arasındaki ilişki ve tarımsal uzantının etkin performansı, diğer yandan, mevcut tarımsal uzantının, eğitim programcılarının ve insan kaynakları gelişiminin etkisiz olduğunu ve mantıklı sonuçların ortaya çıktığını göstermektedir. Araştırmacı, bu konudaki eğitim konusundaki sürekli ilerlemeyi araştırmış ve eğitim pozisyonunu içerik açısından açıklamıştır. Belirtilen unsurlar arasındaki Mickey etkileşimini ele alarak, genel eğitim sürecini iyileştirmek ve tarım sektöründeki işgücünü eğitmek için bu çalışmadan fayda sağlanabilir, özellikle de tez, bilimsel araştırmayı birbirine bağlayan örgütsel yapıyı temel almaktadır.

EğitimLibyaTarım+5
Saad S. Faraj Madi
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnsan kaynakları bağlamında e-devlet uygulamasının önündeki engeller

"Seçkin ülkelerin hükümetleri" daima devlet hizmetlerinin verimliliğini ve şeffaflığını artırmayı, vatandaşlar ve devlet kurumları arasındaki gerginliği azaltmayı hedefler ve bu da vatandaşların hükümete olan güvenini artıtır. Bu bağlamda e-Devlet, hükümete vatandaşlara başarılı bir şekilde yardımcı olmaya ve devlet kurumları ile özel kurumlar arasındaki ilişkiyi tutarlı bir şekilde ilişkilendirmeye yardımcı olur. Bu nedenle, Libya Devleti gibi gelişmekte olan ülkelerde e-Devlet uygulamasının başarısı engeller ile karşılaşmaktadır. E-Devlet programlarını uygulamak ve geliştirmek için ve Libya Devleti e-Devlet programlarına bazı engellerle karşılaşmıştır. Bu tezin içeriği, insan kaynaklarının özellikleri ve e devlet engellleri ilişkisinin incelenmesi üzerine kuruludur. Bu tez çalışmasında, Libya'da yapılan saha çalışması ve literatür taramasına dayalı olarak bazı sonuçlara varılmıştır. Sonuçlar, kullanıma yönelik tutum, öz-yeterlilik, kişisel değerler ve örgütsel engeller arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. Örgütsel engeller, kullanıcı memnuniyeti ile pozitif olarak ilişkili değildir. Finansal engeller sadece kişisel değerler ile pozitif ilişkilidir. Finansal engeller, kullanıma yönelik tutum, öz-yeterlilik ve kullanıcı memnuniyeti ile pozitif ilişkili değildir. Teknik engeller, öz-yeterlilik, kişisel değerler ve kullanıcı memnuniyeti arasında bir ilişki vardır. Kullanıma yönelik tutum ve teknik engeller arasında bir ilişki yoktur. Kullanıma yönelik tutum, öz-yeterlik, kişisel değerler ve yasal engeller arasında bir ilişki vardır. Kullanıcı memnuniyeti ile yasal engeller arasında ilişki yok iken, cinsiyet, yaş, meslek ve eğitim değişkenleri ve insan kaynakları özellikleri ve e-Devlet engelleri açısından bazı farklar vardır.

Elektronik devletEngel algısıKişisel değerler+5
Abdulmula Lusta
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

İş organizasyonlarında müziğin bireyin davranışları üzerindeki etkisi

Bu tez araştırması müzik ve iş organizasyonlarını inceleyen disiplinler arası bir çalışmadır. Müzik hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır, müzik dünya sakinleri için evrensel bir dil haline gelmiştir ve hiç kimse bu yeni dilin güçlü etkilerini inkar edememektedir. Bu çalışma var olan literatüre önemli katkılar sağlamıştır. Bu araştırma bireyin davranışı, üretkenliği, yeniliği, yaratıcılığı, maliyet verimliliğini arttırmak ve iş tatminini arttırmak için müziğin nasıl kullanılabileceğini açıklamayı amaçlamıştır. Bu çalışmanın odak noktası, müziğin iş organizasyonu ile çalışanların davranışları üzerindeki etkileridir. Müziğin duygu ve duyular üzerindeki etkisi gözlemlendiğinde, müziğin bireyin ruh halini değiştirebildiği görülmüştür. Ruh halinin değişimi doğrudan deneyimler ve duygularla ilgilidir. Bu çalışmada, müzik dinlemenin bireyin saldırganlığını azaltılması ve davranışları üzerindeki etkisi, toplumla kaynaşması, ayrıca çalışan bireylerin davranışları ve üretkenlikleri üzerindeki etkisinin tartışıldığı diğer çalışmalardan da söz edilmiş ve bazıları üzerinde durulmuştur.

MüzikMüzik türüPerformans+5
Mousbah Amer Hassn Abomahdı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turizm paydaşlarının sürdürülebilir gelişmeye yönelik tutumları: Shahat şehri örneği

Turizm, dünyada ülkelerinin ekonomilerini canlandırmak için en önemli kaynak haline gelmiştir. Turizm, altyapıya yapılan muazzam yatırımları teşvik eder ve devletlerin, ekonomik fırsatları eşitlemeye yardımcı olarak ve kırsal sakinleri kalabalık şehirlere göçünü önleyerek iş fırsatları yaratmaya ve yerel halkın yaşam koşullarını iyileştirmeye yardımcı olacak ödemeler dengesini geliştirmelerine yardımcı olur (WTO, 2007)Libya ekonomisi hala büyük ölçüde petrole bağlıdır ve diğer sektörlerin gelir çeşitlendirilmesi noktasında geliştirilmesi gerekmektedir. Fakat turizm sektörü gibi alanlara devlet tarafından yeterli destek sağlanmamaktadır. Fakat uzun vadede yararlanabilmek için de turizmin gelişmesi sürdürülebilir olmalıdır. 1997 Berlin Deklarasyonu, "turizmin sürdürülebilir biçimlerine ulaşılmasının, plancıların, karar vericilerin ve paydaşların turizm gelişiminde sürdürülebilir eylemlere yönelik tutumlarını anlaşılması ilgili tüm paydaşların sorumluluğudur" şeklindedir." Çalışmanın amacı, paydaşların turizm gelişimine yönelik tutumları incelenerek ve anahtar paydaşların turizm için sağlayabileceği desteğin kapsamını tanımlayarak gelecekte Shahat Kentinde (SC) sürdürülebilir turizm gelişimi yaratma olasılığını araştırmaktır .Shahat şehri, birçok ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarına çözüm bulabilmek için acil olarak kalkınma projelerine ihtiyaç duyan Libya'daki diğer şehirlerin benzeri olduğu için çalışma yeri olarak seçilmiştir. Bu çalışmada, yerel sakinler, turistler, hükümet sektörü ve özel sektör olmak üzere dört kilit paydaş grubu seçilmiştir. Araştırmacı, asıl verileri toplamak için "karma yöntem" kullanmıştır: Yerel sakinlerin ve turistlerin tutumlarını keşfetmek için anahtar bir yöntem olarak kullanılan anket kullanılmış, ve kamu ve özel sektörün tutumlarını araştırmak için görüşme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmacı gerçekleri gözlemlemek için bazı turistik bölgelere saha ziyaretleri yapmış ve ikincil verileri yayınlanan raporlar, çalışmalar, kitaplar, tablolar, resimler ve haritalardan elde etmiştir. Çalışma, turistik ürünlerin miktarı ve kalitesi bakımından kentte iyi turistik kaynakların varlığını doğrulayan bazı önemli bulgulara ulaşmış ve yerel ve küresel seviyelerde rekabet olasılığını tespit etmiştir. Ancak keşif, bakım, reklamcılık ve eğitim bakımından pek çok turistik bölge daha fazla dikkat ve ilgiye ihtiyaç duymaktadır.

LibyaLibya-ShahatPaydaş teorisi+4
Abdelgadır F.a. Alı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Libya'daki kamu harcamaları ve gayrı safi yurt içi hasıla üzerindeki etkisi

GSYİH, Libya'daki ana milli hasıla kaynaklarını temsil etmektedir, bu ürün devletin gayrı safi yurt içi hasılasına en az (%83.7) katkı sağlamaktadır. Libya'nın ekonomisi, son yıllarda (1990-2009) uluslararası pazarda ürünlerin pahalanmasının neden olduğu büyük petrol gelirlerinin artışı ile desteklenen kayda değer bir gelişmeye be aynı zamanda (1990-2009) süresince üretilen petrol miktarlarının büyümesine tanıklık etmiştir, bu durum da, gayrı safi yurt içi hasılanın cari fiyatlarla (1990) yılında (28253) milyon dinardan (2009) yılında (49854) milyon dinara yükseldiği, büyük ve özel hükümet projelerinin uygulanmasından dolayı ekonomik faaliyetin hızında bir artışa neden olmuş ve bunların hepsi kalkınma hızı yüzdesinin (%77) aşılmasına neden olmuştur; bir başka deyişle, Libya'daki gayrı safi yurt içi hasıla son yıllarda (1999-2009 AD) yarıdan daha fazlasını ikiye katlamıştır. Araştırmanın standart biçimlerinin analizinin bir sonucu olarak, Libya milyon dinarı ile kamu harcamalarındaki artış GSYİH (1.398) milyon artmasına neden olduğu için ve kamu harcamaları, gayrı safi milli hasılada meydana gelen değişimlerin açıklanması ve yorumlanmasında yüzde (%78) katkı sağladığı için, GSYİH üzerinde kamu harcamalarının güçlü bir etkisi mevcuttur, standart modellerin tahmin edilmesi sonuçları, hem ana hem de ikincil GSYH bileşenleri üzerinde kamu harcamalarının anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermiştir.

Finansal planlama
Ammar Ayyad Zaed Ben. Zaed
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Maliye politika ve doğrudan yabancı yatırımı çekmede maliye politikanın etkisi Libya örneği (2000 – 2015)

Bu tez, mali politikayı ve bu politikanın doğrudan yabancı yatırımları (FDI) çekmekteki etkisini 2000-2015 arasını kapsayan dönemdeki Libya örneği üzerinden incelemektedir. Öz regresyon analizi ve ardından Werner Granger'ın nedensellik ve etki tepki (IRF) testi kullanılarak nicel bir yaklaşım benimsenmiştir. Libya'daki DYY hacmi ve bazı mali politika araçları arasındaki ilişkinin normatif analizinden ortaya çıkan sonuçlar R çeyreği değerinin yaklaşık %68 oranında GSYİH'ye, kurumlar vergisi oranına, beşeri sermayeye (iş gücüne), bu çalışmanın regresyon modeline uygunluk göstererek hükümet bütçe fazlasına ve hükümet harcaması değerine bağlı olduğunu gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, R çok kanallı değeri ve 0,825 ("R" sütunu) değeri, modeldeki tüm değişkenler ile Durbin Watson d=1,892 arasındaki yüksek oranlı korelasyonu temsil eder, çünkü orman değerleri arasındaki bu değer şöyledir: 0,562 < D < 2,220 (α = 0,05). Bu yüzden otomatik korelasyonun olmadığı var sayılabilir. Genel anlamlılık testinde F testi için P değeri 0,05 anlamlılık değerinin altındadır, bu yüzden bu tezdeki regresyon modelinin en uygun modeli sağladığı sonucuna varabiliriz. Bu, toplam anlamlılığın F testinin (0,024 Sg) modelin istatiksel olarak anlamlı olduğunu gösterdiği anlamına gelir. Bağımlı değişken (DYY) üzerinde yalnızca ikiy değişkenin (GSYİH, ve kurumlar vergisi oranının sırasıyla) yatırım üzerinde etkisi varsa etki 0,05 seviyesinde (β 1.212, p = < 0,05) anlamlıdır. Ancak, diğer bağımsız değişkenler DYY değerini etkilemez. GSYİH ve kurumlar vergisi oranının sırasıyla P00.01 ve p00.05 ile olumlu bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Bu doğrudan yabancı yatırımın Libya ekonomik büyümesine olumlu bir destek oluşturduğunu gösterir. Ancak, DYY ve diğer tüm bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiye bakarak bunların ne 0,01 ne de 0,05'te anlamlı oldukları sonucuna varabiliriz. Bu anlamsız ilişkiler veya önemsiz sonuçlar yetersiz veriye veya 2011'deki yılında iç savaşın etkileri ve 2012'den itibaren artan siyasi istikrarsızlıktan kaynaklanabilir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıFinansal planlamaLibya+2
Mustafa Khalifa Thawadi El Hamoudı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Libya'da spor bakanlığının gelişiminde insan kaynakları planlamasının rolü

Spor alanındaki ya da diğer alanlardaki organizasyonların başarısı gerçek ve başarılı bir yönetim stratejisinin uygulanmasına bağlıdır. Belirlenen hedeflere ulaşmada karşılaşılan zorlukların üstesinden gelinmesi için etkin bir planlamaya ihtiyaç duyulmaktadır ve insan kaynakları planlaması planlama sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışma, Libya Spor Bakanlığının gelişiminde insan kaynakları planlamasının rolünü ortaya çıkarmayı ve genel olarak Spor Bakanlığı tarafından izlenen programları, politikaları ve stratejileri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, araştırmacı, değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmede analitik tanımlayıcı yaklaşımı benimsemiştir. Bu yaklaşım, gerçekliği veya olguyu gerçekte var olduğu şekliyle incelemeye ve daha sonra onlar hakkında doğru açıklamalar ve bilgilere ulaşmaya ve sonrasında incelenen gerçekliği anlamaya ve geliştirmeye katkıda bulunacak olan sonuçlara ve genellemelere ulaşmak için bilgilerin sınıflandırılması ve organize edilmesi ilkesi üzerine kuruludur. Ayrıca bu çalışmada, bu yöntem geçerliliği sağlamak ve araştırma hipotezlerini doğrulamak, araştırma sorunu ile ilgili sorulara cevap vermek için tercih edilmiştir. Bu temel yöntemin kullanımı yoluyla elde olası gerçekler ve verileri ortaya çıkarmak için derleme olduğu kadar çok bilgi toplamak amacıyla bir anket formu hazırlanmış ve bu yöntem sözlü etkileşim ile desteklenerek veri toplamada tercih edilmiştir. Çalışmada belirlenen hedeflere ulaşmak katılımcıların bu anket formlarını belirli bir süre ve zaman içinde cevaplanması istenmiştir. Sonuçlar, iyi bir planlama programının olumlu davranışlar kazandığını açıkça ortaya koydu. Ayrıca verilen eğitim programından memnuniyet derecesi, iyi, gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedefin yanı sıra bakanlığın vizyonundaki işlevsellik seviyesini yükseltmek için iyi bir planlama programıdır. , İnsan kaynakları yönetimine artan ilgi, politikaların uygulanmasına da yardımcı olur. İnsan kaynağının eğitim, tanıtım ve ücretten korunmasına yardımcı olan uzak politikalara da odaklanın, kalkınmanın başarısı bakanlık tarafından hazırlanan iyi bir programa bağlı olarak eğitim kursları olmalıdır. Ülke, insan kaynağına daha fazla getiri verecektir.

BaşbakanlıkGençlik ve Spor BakanlığıLibya+5
Adel Krema
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Borçlanmanın karlılık performansı üzerine etkisi: Libya bankaları üzerine bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, borçlanmanın Libya'daki ticari bankaların karlılık performansının üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığını belirlemektir. Çalışma, 2008'den 2016'ya kadar dokuz yıl boyunca Libya'da faaliyet gösteren 4 ticari banka üzerinde dengeli panel verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu ticari bankaların çeşitli oranları, döneme ilişkin finansal bilançoların ortaya koyduğu verilerden elde edilen çeşitli veri çıkarımlarından hesaplanmıştır. Daha sonra veriler, bu ticari bankaların borçlanmaları ve karlılık performansları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için doğrusal regresyon modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre borçlanma oranı ile aktif karlılık oranı arasında negatif yönlü güçlü bir ilişki, özsermaye karlılık oranı ile borçlanma arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenirken net kar marjı ile arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır.

BankalarBorçlanmaBorçlanma yönetimi+5
Azeddın Tahır Tabanı Arab
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimEN

Stakeholder relationship management as a firm capability for sustainable performance: An integration of insights from stakeholder theory and resource-based theory

Recent calls by some leading scholars in the field of strategic management indicate the need for more research done to integrate insights of stakeholder theory and resource-based theory. These calls suggest the potentiality of each theory to extend and complete the other. One way this integration could be done is the examination of stakeholder relationship management as a firm capability that could contribute to sustainable superior performance. Although a few previous studies have acknowledged related ideas, they have remained untested. This dissertation, motivated by these recent scholarly suggestions, integrates insights of the two theories by using the resource-based theory to assess stakeholder relationship management as a firm capability, as well as proposing and empirically testing a model of its value. It proposed that stakeholder relationships management positively affect firm learning, innovativeness, efficiency, resilience, and performance, making it a valuable capability. It tested these propositions with a data gathered from manufacturing firms in Ankara and Istanbul, Türkiye; and analyzed using structural equation modelling in Stata 18 BE. The findings supported most of the study's hypothesis, confirming the value of stakeholder relationships management. The study further argues that since each firm is embedded in a unique stakeholder network and aspects of stakeholder relationships like trust are not easily imitable, firms that organize to attain the value from the capability could sustain such benefits. The dissertation contributes to strategic management and the two theories severally. First, it advances the instrumental stream of stakeholder theory, further enhancing its broader alignment with the mainstream strategic management theories. It also advances the dynamic view of stakeholder relationships management, by demonstrating its enhancement of firm learning, innovativeness and resilience. It further demonstrates the mechanisms linking stakeholder relationships management to firm performance, which are understudied. For RBT it broadens its focus on internal resources to also consider how managing both internal and external relationship resources leads to sustainable performance. It also provide empirical validation of RBT propositions. Finally, it contributes to resolving tensions between stakeholder theory and resource-based theory, by demonstrating their complementarity.

Business strategies
Mudasıru Ilıyas
Ankara Social Science University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tükenmişliğin sanal kaytarma üzerindeki etkisi

Günümüzde iş stresi ve tükenmişlik olguları her geçen gün daha çok gündeme gelmektedir. Kuruluşların yüksek performans beklentilerine karşın ise hızlı teknoloji gelişimi ile birçok çalışan iş stresinden ve tükenmişlik hissiden kurtulabilmek, işlerinde daha da uzman olabilmek, kimi zamanda tamamen şahsi eğlenceleri için sanal kaytarma davranışı gerçekleştirmektedir. İş stresi çalışanlar üzerinde kısmen olumlu etki yaparken, bu seviyenin üstünde olduğunda bazı negatif sonuçlar doğurmakta hatta tükenmişliğe neden olabilmektedir. Çalışanların, işte yaşadıkları stres sonucunda kaytarmaya meyledebilecekleri ve bu davranışlarda gelişme yaşanacağı düşünülmektedir. Yavaş yavaş artan internet kullanımına yönelik örgütler içerisinde geliştirilen politikalara karşın, bilgisayar ve mobil cihazlar üzerinde tam kontrol sağlanamaması, sanal kaytarma faaliyetlerini kontrol etmeyi de zorlaştırmaktadır. Bu kontrol edilemeyen güç, örgütsel politikalara yönlendirilmediği sürece verimlilik kayıplarına neden olabilecek bir güce sahiptir. ancak olumsuz gibi görünen sanal kaytarma davranışı tükenmişlik ve iş stresi ile ele alındığında bir çok çalışma, sanal kaytarmanın bir tampon görevi görerek kişilerin verimini arttırdığını ortaya koymuştur. Bu çalışmada, tükenmişliğin, mevcut literatüre dayalı sanal kaytarma davranışına etkisinin incelenmesi ve bunun öneminin ortaya konması amaçlanmıştır. Yapılan araştırma neticesinde tükenmişliğin sanal kaytarmayı anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanal Kaytarma, Tükenmişlik, İnternet, İş Stresi 2020, 74 Sayfa

Sanal kaytarmaStresTükenmişlik+2
Hanan Tareq Haıdar Al-madhehagı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal kültürün gençlerin girişimcilik eğilimine etkisi

Bu çalışmanın amacı üniversitede eğitim gören öğrencilerin kültürel özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada Fırat Üniversitesi'nde eğitim gören 490 öğrencinin toplumsal kültür özellikleri ve girişimcilik eğilimleri ölçülmüştür. Gençlerin girişimcilik eğilimlerinin olması gerek bölge gerekse ülke ekonomisinin gelişmesi açısından önemlidir. Bu durum da gençlerin toplumsal kültür özellikleri, onların girişimcilik eğilimleri üzerinde oldukça etkilidir. Araştırmada Toplumsal Kültür Ölçeği ve Girişimcilik Eğilimleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise; güvenilirlik ve geçerlilik analizleri, frekans analizi, korelasyon ve regresyon analizi, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, tukey ve lsd testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin toplumsal kültür özellikleri alt boyutları olan belirsizlikten kaçınma, güç mesafesi, erillik-dişilik, denetim noktası ve bireycilik-toplumculuk ile girişimcilik eğilimleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu; öğrencilerin toplumsal kültür özelliklerinin ve girişimcilik eğilimlerinin, öğrencilerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği saptanmıştır

GençlerGirişimcilikKültürel özellikler+3
Baransel Koç
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgüt kültürünün örgütsel bağlılık üzerine etkisi ve bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacı araştırma yapılan kurumun örgüt kültürü algısı ve örgüt kültürü tercihini ortaya koymak ve bu kültürün boyutlarının çalışanlarının örgütsel bağlılıklarına etkilerini belirlemektir.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık kavramları açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise örgüt kültürünün örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir kamu kurumunda yapılan araştırmaya yer verilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak üç bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. Anketin ilk bölümünde Harrison'ın örgüt kültürü ölçeği, ikinci bölümünde Allen-Meyer'ın örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Anketin son bölümü ise çalışanların demografik özelliklerine ilişkin (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, çalışma süresi ve çalışma şekli) sorulardan oluşmaktadır.Araştırma sonuçları SPSS 15 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, araştırmanın uygulandığı kurumun mevcut örgüt kültürü rol odaklı kültür, örgüt kültürü tercihi (istenen örgüt kültürü) ise görev odaklı kültür olarak ortaya çıkmıştır.Araştırmada ayrıca, güç odaklı kültür boyutunun normatif bağlılığı, rol odaklı kültür boyutunun devam ve normatif bağlılığı, görev odaklı kültür boyutunun duygusal bağlılığı, birey odaklı kültür boyutunun normatif bağlılığı etkilediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, örgütsel bağlılık.

BağlılıkKültürÖrgüt kültürü+1
Seher Evren Yaşar
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Esenboğa Hava Limanı'nda farklı birimlerde çalışanların stres düzeylerinin iş tatmini üzerine etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, çalışanları olumsuz yönde etkileyen stres faktörlerinin belirlenmesi ve stresin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölüm stres ve iş tatmini kavramlarının açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların stres düzeylerinin iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir kamu kurumunda yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmanın amacına uygun olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. İlk bölüm, çalışanların demografik özelliklerine ilişkin (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve çalışma süresi) sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümü, çalışanların stres düzeyini belirlemeye yönelik örgütsel stres kaynaklarına ilişkin 38 önermeden oluşmaktadır. Üçüncü bölüm ise çalışanların iş tatmini düzeyini belirlemeye yönelik iş tatmini boyutlarına ilişkin 18 önermeden oluşmaktadır.Araştırmaya Ankara Esenboğa Hava Limanı'nda Hava Trafik, Hava Enformasyon ve Hava Muhabere birimlerinde vardiyalı olarak çalışan 155 kişi katılmıştır. Araştırma sonuçları, SPSS 12,0 programında yer alan, değişkenlerin özelliğine göre frekans dağılımı, korelasyon analizi, Mann-Whitney U testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonucuna göre çalışanların stres düzeyi ile iş tatmini arasında anlamlı ve ters yönde bir ilişki vardır; stres düzeyi arttıkça iş tatmini azalmaktadır. Ayrıca birimler arası yapılan karşılaştırmalar sonucunda, hava trafik kontrolörlerinin stres düzeylerinin diğer birimlere göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Sonuçlar beklentilere uygun şekilde çıkmıştır. Ayrıca, demografik özellikler ile çalışanların stres ve iş tatmini düzeyleri arasında da bir ilişki bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler1-Stres2-İş tatmini3-Stres kaynakları4-Çalışanlar5-Hava trafik kontrolörleri

AnkaraEsenboğa HavaalanıHava yolu işletmeleri+4
Burcu Canik
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel idarelerde stratejik planlama modeli

Yönetim devamlı bir süreçtir. Yönetim süreci, pek çok iç ve dış koşulların, çokyönlü faktörlerin etkisiyle oluşan insani, maddi ve manevi faaliyetlerin toplamıdır.Görünen yönetim karmaşasını netleştirmek, anlaşılır hale getirmek, şeffaflaştırmak,kamu reformu ile ele alınan yeni yönetim yaklaşımının özünü oluşturmaktadır. Busüreçte stratejik yönetim ve stratejik planlama öne çıkmaktadır. Tıpkı işletmelerdeolduğu gibi kamu ve yerel idarelerde de stratejik plan yaparak hayatiyetinisürdürmektedir.Türkiye'de yerel idarelerin de içinde bulunduğu kamu gerçeğine bakmaktayarar vardır. Kamu mevcut ve yapısal durumu bilinmeden üzerine bina edilecek hertürlü çaba sonuçsuz kalacaktır. Şimdiye kadar yapılan reform çabalarının tutmaması dabu gerçeğe dayanmaktadır.Türkiye'de, kamuda kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmadığı görüşühakimdir. Toplum kamudan kaynaklarının etkin, verimli, kaliteli ve amaca yönelikkullanımını beklemektedir. Beklentisine temel gerekçe de, gelişmiş ülkelerdekaynakların etkin, verimli ve üretime dönük kullanıldığını görmesidir. Stratejikplanlama tam bu noktada toplum talepleriyle stratejik plan sunumunda kesişmektedir.Artık kamu, çevreyi inceleyerek analiz ederek vizyon, misyon, hedef, strateji veönceliklerini belirleyerek plan geliştirecek; bunları uygulayacak sonuçlarını izleyerekölçecek bir yönteme sahiptir. Bunu katılımcı yönetim anlayışı içindegerçekleştirecektir. İşletmelerde müşteri memnuniyetine paralel kamu, vatandaşmemnuniyeti odaklı çalışacaktır. Böylece uluslararası standartların kabul ettiğikatılımcılık, şeffaflık, hesap verirlilik, paylaşımcılık, anlayışı kamu yönetimimizinolguları haline gelecektir.Artık kamu yönetiminde ve yerel idarelerde stratejik davranmak ilkesi kabulgörmektedir. Eğitim, sağlık, tarım, sanayi, ketleşme başta olmak üzere önceliklialanlarda rekabet etmek stratejik yönetim anlayışı ile olacaktır. Kısaca durumsalyaklaşımdan, stratejik yaklaşıma geçiş sağlanmaktadır. Bu geçiş gelecek referanslıyönetim anlayışına sahip olmak, idareyi kendi koşulları içinde rakipleri ve benzerleri ilekarşılaştırarak rekabetçi bir temelde ele almak, bütüncül, entegre bir planlama anlayışıtaşımak anlamına gelmektedir. İş dünyasında alınan önemli mesafenin burada da elealınabilmesi için öncellikle yerel idareyi yöneten üst düzey yönetici anlayışınındeğişmesi kaçınılmazdır.Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimlerde stratejik planlama, stratejik hedefler,planlama çevresi.

Ahmet Narinoğlu
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de çevre politikaları çerçevesinde İskenderun sanayi bölgesi

Günümüzde çevre bilinci dünyada, Avrupa da ve Türkiye de hızla gelişmektedir.Bu bilinç artık Avrupa Birliğine üyelik yolunda Türkiye için bir gereklilik olduğu kadar,küreselleşen dünya piyasasında var olmanın bir standardı olma yolundadır. Bu çalışma ileskenderun bölge sanayisisinin gelişen Türk ve Avrupa Birliği Çevre Mevzuatlarına uyumuaraştırılmıştır.Yapılan çalışmanın teorik bölümünde; Avrupa ve Dünyada çevre bilincinin gelişimive bu paralellikle Türkiye'deki çevre bilincinin gelişimi özetlenmiş, Endüstriyel ÇevreKonusundaki Avrupa Birliği ve Türk mevzuatı incelenmiştir.Pratik bölümde ise; teorik çalışma ile elde edilen temel bilgilerin, Yerel Yetkililer,Sivil Toplum Kuruluşları ve fabrikaların yetkililerine yapılan anket çalışması ile skenderunBölgesinde uygulama ve yaklaşımı araştırılmıştır. Anket çalışmalarının sonunda; TürkKanunları ile yapılan düzenlemelerin uygulamada bir formalite gibi kağıt üzerinde olduğu,ancak gerçekte uygulanmadığı görülmüştür. Avrupa Birliği yönerge ve tüzüklerine iseherhangi bir uyum zorunluluğu olmadığından; bu konuda bir çalışma yapılmadığıgözlenmiştir.

Bekir Gökhan Civelek
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma: Mersin ili aile şirketlerinin kurumsallaşma konusundaki tutumlarını ve düşüncelerini belirlemeye yönelik bir araştırma

Aile şirketleri, özel şirketlerin öncelikli çalışma alanlarından bir tanesinioluşturmaktadır. Bu çeşit firmaların devamlı büyümeleri ve varlıklarını devam ettirmeleriuzun süreli hedeflerini oluşturmalarına ve yapılarını şekillendirmelerine dayanmaktadır.Bu düşüncelerle, Mersin ili sınırlarında kurulu olan aile firmalarının durumunudeğerlendirmeye çalıştık. Ele alınan firmalar Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlıolan şirketler arasından seçilmiştir. Araştırma evrenini oluşturan 120 aile şirketi, farklısektör ve iş alanlarını temsil etmektedirler. Bu 120 şirketin 59 tanesi gönderilen anketecevap vermiş ve bu sayı yeterli görülerek istatistiksel analizler yapılmıştır. Uygulanandeğişik analizler sonucunda ortaya çıkan bulgular şöyle özetlenebilir: Mersin ilinde veyöresindeki aile şirketleri dünyanın diğer bölgelerinde bulunan aile şirketleri ile aynıkarakteristik özellikleri taşımaktadır. Ancak, Mersin'deki aile şirketlerini etkileyen değeryargılarının derecesi ana farklılık olarak görülmektedir. Türkiye'nin güney bölgesindebulunan aile şirketlerinin önemli bir kesimi ?klan? kültürü değerler sistemine sahiptir.Bununla kastedilen aile üyeleri kendilerini, ekonomik varlıklarını sürdürmek içinbirbirlerine karşı sorumlu hissetmektedirler. Bu nedenle işin gerektirdiği bilgi ve beceriyesahip olmasalar bile aile üyelerinin büyük bir kesimi şirkette iş sahibi olmaktadırlar.Zorlu bir değişim olan kurumsallaşma süreci aile üyelerinin sahip olduğu baskın değeryargıları nedeniyle gerçekleşememektedir; çünkü şirketi aile üyeleri tarafındankendilerinin her türlü ekonomik ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir varlık olarakgörmektedirler. Bu Mersin'deki aile şirketlerinde çoğunlukla karşılaşılan temelproblemlerin başında gelmektedir. Kurumsallaşma sürecinin tamamlanması için budeğerler sisteminin kökten değişmesine ihtiyaç vardır.Anahtar Kelimeler: Aile, Aile Şirketi, Kurumsallaşma.

Eda Yaşa
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vardiyalı çalışma sistemi ve Türk iş mevzuatındaki yeri

Günlük yaşamımızda, günün karanlık olan bölümü olarak düşündüğümüz gece; bazıkişiler için kısmen ve tamamen çalışılan bir zaman kesimi olmaktadır. Özelliklesanayileşmeye dayalı bir takım sebepler, bu zaman kesiminde çalışmayı yaygın halegetirmiştir.Son yıllarda yapılan araştırmalar, vardiyalı çalışma uygulayan şirketlerinsayılarında önemli artışlar olduğunu ortaya koymaktadır. Vardiyalı çalışmanın işortamındaki bu yaygınlığının yanı sıra söz konusu çalışmanın yürütüldüğü koşullarınsürekli gündüz çalışmalarına göre daha ağır, yorucu ve yıpratıcı olması nedeniyle vardiyalıçalışma sisteminin devamlı gündüz yapılan çalışmadan ayrı olarak korunmasınıgerektirmiştir.Nitekim gerek Uluslararası Çalışma Örgütlerinin bazı sözleşme ve tavsiyekararlarında gerekse İş Kanunu içinde vardiyalı çalışanları korumaya yönelik bir takımdüzenlemelere gidildiği görülmektedir. Vardiyalı çalışma sistemi ve İş Mevzuatındaki yerikonulu bu çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde vardiyalı çalışma genel olarak tanıtılmış, bu amaçla da çalışmahayatında gece döneminin ifade ettiği anlam ortaya konularak gece çalışmasını gerektirenekonomik, sosyal ve sosyo politik sebepler incelenmeye çalışılmıştır. Vardiyalı çalışmanın,işçi ve işletme bakımından ortaya çıkarttığı sorunlar da yine bu bölümde ele alınmıştır.İkinci bölümde ise önce Türk İş Mevzuatında vardiyalı çalışmanın zaman, şahıslarve postalar halinde yapılan çalışmalar bakımından düzenlenişi üzerinde durulmuş, Türk İşMevzuatında bu düzenlemelerin yanı sıra Uluslararası Çalışma Örgütünün aynıkonulardaki sözleşme ve tavsiye kararlarına da değinilmiştir.Son olarak ta bu düzenlemelere uyulmaması halinde ne gibi hukuki ve cezaiyaptırımların uygulanacağı ortaya konulmuştur.Sonuç bölümünde ise, çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılarak, bukonudaki eleştirilere ve önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Vardiyalı Çalışma, Gece Çalışması, Kapasite Artırımı

Selim Yüksel
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkame ürün tehditine karşı stratejik planlama ve kriz yönetimi : Pencere sektöründe bir uygulama örneği, Seçil Kauçuk

1970-2000 yılları arasında, dünyada büyük siyasi, kültürel ve ekonomikgelişmeler ve değişimler yaşanmıştır. Yeni devletler oluşmuş, sınırlar değişmiş,ekonomik kavramlar gelişmiş, işletme yönetim sistemleri ve siyasi yönetim anlayışlarıdeğişmiştir. Bu değişimler kültürel, ekonomik ve siyasi sebeplerden kaynaklanmış,sonuçları da siyasi, kültürel ve ekonomik değişimler olmuş ve her değişim gibi budeğişim de sancılı olmuştur. 1970 petrol kriziyle başlayan bu değişim süreci kimiuluslar arası, kimi yerel bir çok krizleri beraberinde getirmiştir. Türkiye de budeğişimlerin sebep ve sonuçlarından etkilenmiştir.Çalışmada, 2000 Türkiye genel ekonomik krizi öncesi, küçük ölçekli bir aile2000/01 genel ekonomik krizlerinden edindiği tecrübeleri veşirketinin,kurumsallaşarak pazarda ikame ürüne karşı yürüttüğü kriz yönetim faaliyetleriincelenmektedir.Kurum, genel ekonomik kriz sonrası kurumsallaşmayı, olası krizlere karşı birönlem olarak başlatmıştır. Kurumsallaşma esnasında karşı karşıya kalınan tehditlereyönelik önlemler geliştirmek ve zayıflıkları gidermek amacıyla Toplam KaliteYönetiminin (TKY) uygulanması hedeflenmiştir. Toplam Kalite Yönetimi'nin olasıkrizler karşısında öncü sinyaller oluşturması ve pazar değişimlerinin zamanında vedoğru ölçülebilmesi amacıyla, stratejik yönetim ilkelerine bağlı kalarak göstergeleroluşturulmuştur. Klasik mali yönetimle birlikte stratejik mali yönetimin (SMY)kullanılması ile kaynakların korunması amaçlanmıştır.Bu çalışmada, kurumun geliştirdiği refleksler, olaylar ve olayların yönetimikuramsal yaklaşımların öngörülerinde incelenmiş, kuramsal yaklaşımlarla olaylarınbirbirini tamamladığı yada farklılaştıkları konular çevre şartlarıyla birlikte analizedilmeye çalışılmış ve kurumun geliştirdiği yönetim sistemi geliştirilerek bir modelolarak ortaya konulmuştur. Bu model ve modelin oluşması esnasında yaşanan olaylar,alınan kararlar, yapılan hatalar ve uygulama sonuçları benzer işletmeler için kriz öncesiyada krizde yol gösterecek niteliktedir.

Seçil Koç Doğan
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta ve küçük ölçekli perakende işletmelerinde insan kaynakları yönetimi: Groseri ltd uygulaması

Gıda sektöründe perakendecilik, müşterinin ihtiyaçlarını tespit ederek çeşitli ürünlerien uygun şartlarla kendilerine ulaştırma çabasıdır. Birinci bölümde günümüzde hızla gelişenbu sektörde, perakendeciliğin tanımı ve işlevlerini, Türkiye'deki tarihsel süreçleri ileperakendeciliğin ekonomik temelleri kısaca anlatılmıştır. Orta ve küçük ölçekli perakendemağazaları tanımlandıktan sonra bu mağazaların özelliklerini, fonksiyonlarını, sorunlarını vebaşarı faktörlerini inceledik.kinci bölümde ise, insan kaynakları yönetimini, eğitimini, orta ve küçük perakendemağazalarında eğitiminin içeriğini, eğitim profilini ve başarı faktörlerini inceledik. Üçüncübölümde tezimizin konusu olan Groseri'de uygulamalı bir araştırma yaptık. Groseri hakkındagenel bilgi verdikten sonra şirketin insan kaynakları eğitim sürecini, araştırmanın niteliklerinive değerlendirmesini yaptık. Son bölümde araştırmanın sonuçlarına göre, orta ölçekliperakende mağazalarında çalışan personele çeşitli konularda devamlı eğitimin verilmesini vebu konuda personelin daima yapıcı ve donanımlı olarak hizmet vermesi gerekliliği ortayaçıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Perakende, nsan Kaynakları Eğitimi, Groseri

İlknur Öztürk
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel çatışma ve çatışma yönetimi

Bu çalışmada, örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesine engel olan çatışmatürlerinin belirlenmesine, zamanında çözümlenmesine, çatışma sonuçlarının işlevselolup olmamasının örgütsel etkilerine değinilmeye çalışılmıştır. Çatışma evrensel birolgudur ve insanların hatta daha geniş ölçekte düşünürsek canlıların bulunduğu herortamda kaçınılmazdır. Aslında çatışmanın olmadığı ortamlar sağlıksızdır, gelişime veyeniliklere de açık değildir. Çatışma kaçınılmaz ise yapılması gereken, çatışmanınsonucunda ortaya çıkan yararları kullanabilmek, onu bir fırsat olarakdeğerlendirebilmek ve olası yıkıcı sonuçlarını engellemektir. Çatışmayı etkili birbiçimde yönetmek çağdaş yönetim anlayışının bir gereğidir. Çatışmanın olumsuzsonuçlarını ortadan kaldıracak ve onu bir fırsata dönüştürecek gözlemlerde bulunabilmeve önlemleri zamanında alabilme yeteneği çağdaş yöneticilik becerilerinden biridir.Bu kapsamda, tez çalışmasında örgütlerde hangi tür çatışmalar olabileceği vebunun temelinde yatan sebeplerin neler olduğu incelenerek, bu bilgiler ışığında var olanve/ veya potansiyel çatışmaların çözüm yöntemleri bazı örnek olaylardan dayararlanılarak somuta indirgenmek istenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çatışma, Çatışma Yönetimi, Çatışmanın Olumlu ve OlumsuzEtkileri

Fulya Edibe Şendur
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin il merkezinde faaliyet gösteren işletmelerde reklam anlayışı ve bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Mersin il merkezindeki işletmelerde reklam faaliyetlerinin incelenmesi ve bir uygulama ile tanımlayıcı analizinin yapılmasıdır. Buna araştırmaya, öncelikli olarak, rekabet ortamında reklam kavramı incelenerek, önemi ve gerekliliği konusunda edinilen bilgilerin sunulduğu teori kısmıyla başlanmıştır. İşletmeler açısından göz ardı edilemeyecek bir olgu olan doğru reklam nasıl yapılmalı, nelere dikkat edilmeli ve hangi araçlar kullanılmalı gibi soruların yanıtları verilmeye çalışılmıştır. Reklam konusunda yaptığımız teori çalışmalarından sonra söz konusu mersin il merkezinde bir araştırma yapılmıştır. İşletmelerin reklam anlayışını belirlemeye yönelik yapılan anketlerden elde edilen veriler incelenip değerlendirilmiştir. Elde edilen bilgiler istatistiksel olarak incelenip değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular ile genel bir yargıya varılmaya çalışılmıştır.

Reklamlar
Necla Berdan Darıcı
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortak girişim (joint venture) işbirliği modeli: Sorunlar ve kritik başarı faktörlerine ilişkin bir araştırma

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler küreselleşme sürecini hızlandırırken, sosyal, siyasal ve kültürel alanlar başta olmak üzere pek çok alanda bu sürecin etkisi görülmeye başlanmıştır. Küreselleşme süreci her alanda olduğu gibi, ekonomik, ticari ve finans alnında da büyük değişimlerin yaşanmasına sebep olmuş ve beraberinde rekabet koşullarını da değiştirmiştir. Değişen rekabet koşulları, işletmelerin organizasyon yapılarını ve iş yapma alışkanlıklarını etkilemiştir. Gittikçe agresifleşen rekabet koşulları işletmelerin tek başlarına faaliyetlerini devam ettirebilme, hayatta kalabilme ve kar yapma şansını da güçleştirmiştir. Kendi pazarlarında güçlü olmak ve/veya kendi pazarları dışında da faaliyetlerine devam etmek isteyen işletmeler, diğer işletmelerle stratejik işbirliği yaparak birlikte araştırma- geliştirme, birlikte üretme, birlikte pazarlama, birlikte yatırım ve finansman yapma ve nihayetinde birlikte kazanma yolunu seçmişlerdir.Bu bağlamda bu tez çalışmasında, işletmeler arası stratejik işbirliği modelleri incelenmiş, işbirliği nedenlerini, işbirliklerinde yaşanılan sorunları ve bu çalışmanın temel amacı olan, ortak girişim stratejik işbirliği modelinin kritik başarı faktörlerinin neler olabileceği saptanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayalı olarak ?2007 Yılı Üretimden Net Satışlar? kategorisinde Türkiye'nin en büyük ilk 500 işletmesi içerisinden ortak girişim (joınt venture) işletmesi olanlarla anket uygulaması yapılmıştır.

Emine İlhan
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık sektörü çalışanlarının motivasyonunun farklı teoriler açısından araştırılması: Adana bölgesinde bir uygulama

Küreselleşen dünyada, işletmeler varlıklarını devam ettirebilmek için sahip oldukları insan kaynaklarından en üst seviyede faydalanmak zorundadırlar. Varlıklarını sürdürme, rekabet edebilme, kar edebilme, topluma hizmet edebilme gibi işletme amaçlarına ulaşma insan kaynaklarının etkin ve verimli çalışmasına bağlıdır. Motivasyon, insan kaynaklarının etkin ve verimli bir çalışma sağlamasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek motivasyona sahip çalışanlar, işletmelerin belirledikleri amaçları gerçekleştirmede önemli derecede katkı sağlamaktadır.Bu çalışmanın amacı; motivasyon faktörlerinin Adana bölgesinde yer alan sağlık hizmetleri çalışanlarının üzerindeki etkisini belirlemek ve aynı zamanda motivasyon düzeylerini ortaya koymaktır. Nicel bir araştırmaya dayalı çalışmanın daha faydalı olacağı değerlendirilmiştir. Öncelikle motivasyon kavramı ile ilgili literatür araştırması yapılarak, motivasyonun teorik alt yapısı ve yapılmış araştırmalar incelenmiştir. Çalışmanın uygulamalı bölümü Adana bölgesinde yer alan sağlık kurumlarına yönelik araştırma ile gerçekleştirilmiştir.Bu amaç ile Adana bölgesinde; Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Seyhan Uygulama, Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Aşkın Tüfekçi Devlet Hastanesi'ndeki çalışanlar üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada, dağıtılan anketlerin tekrar toplanması ile elde edilen veriler, analiz edilmek üzere SPSS programına aktarılmıştır. İstatistik analizleri olarak da; güvenilirlik analizi, ortalama analizi ve karşılaştırma analizi Tek Yönlü Varyans (ANOVA) analizi yapılmıştır.Yapılan anket ile Herzberg'in `'Çift Faktör Teorisi'' ve McClelland'ın `'Başarı İhtiyacı Teorisi'' olmak üzere bu iki teorinin çalışanlar üzerinde test edilmesi amaçlanmıştır. Anket aracılığı ile bu teorilerle ilgili elde edilen veriler, hastaneler ve çalışanlar açısından ele alınarak değerlendirmeler ve karşılaştırmalar yapılmıştır.

AdanaMotivasyonSağlık personeli+1
Burak Hoplamaz
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Analitik hiyerarşi prosesi ile AR-GE projesi seçimi: İş makinaları sektöründe bir uygulama

Pazar şartlarının gittikçe zorlaştığı ve rekabetin hat safhaya çıktığı günümüzde şirketlerin ayakta kalabilmesi için fark yaratan, kaliteli, düşük maliyetli, maksimum fayda sağlayan ürünleri meydana getirmesi gerekir. Bu koşulları sağlamak için şirketler katmadeğeri yüksek ve yenilikçi Ar-Ge projeleri ile rakipleri karşısında öne geçebilirler. Bu nedenle şirketler sürekli yeni fikirler ve ürünler üretmek zorunda kalmaktadır. Ancak yeni ürün ve fikirleri üretmek ve bunlar arasından seçim yapmak şirketler için atılacak kritik adımlar olduğu gibi beraberinde şirket için bir takim riskler de taşımaktadır. Ar-Ge projeleri arasından; şirketin stratejik hedefleriyle ve kâr beklentileriyle fazlasıyla örtüşecek projeyi seçmek şirketlerin geleceği için hayati önem taşımaktadır. Karar vericilerin tüm kriterleri sağlayan en iyi alternatifi seçmesi gerekmektedir. Bu tezde seçim sürecine yardımcı olacak çok kriterli karar verme yöntemlerinden ve modern karar destek yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Proses (AHP) Yöntemi incelenip bir sanayi işletmesinde, arge projesi seçiminde nasıl uygulanacağı gösterilmiştir. Belirlenen hedef proje adaylarının seçim kriterleri literatüreden ve şirket çalışanlarıyla yapılan ikili görüşmelerle belirlenmiştir. Problemin modellenmesinde kullanılacak hiyerarşik modele ait karar ağacı hazırlanmıştır. Hiyerarşinin değerlendirme aşamasında kriterlerin ikili karşılaştırma matrisleri oluşturulup kurumun projeleri değerlendirmeye alıp sonuçlandırılmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciAraştırma-geliştirmeProje planlama+3
Ersen Pesen
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşyerinde psikolojik taciz ve yıldırmanın işten ayrılmalar üzerine etkisi: Bankacılık sektöründe bir inceleme

Çalışma hayatında mobbing, bir kişiye veya bir gruba yönelik düşmanca tutumları ve davranışları içeren, her türlü yıldırma, sindirme, bastırma ve dışlama süreci şeklinde ele alınmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışanlarını, pasif çalışanlara dönüştürmeyi veya onları yok etmeyi amaçlayan genellikle soyut fakat bazen somut bir saldırı biçimidir. Duygusal saldırı olarak da nitelendirilebilen mobbing, saldırıya hedef olan kişi üzerinde psikolojik bir baskı yaratarak, onun çalışan kimliğini düzenli, sürekli ve ısrarcı saldırılarla ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.Çalışma 2012 yılında Adana ili Çukurova ilçesinde faaliyet gösteren özel bankalarda çalışanlar üzerine uygulanmıştır. Çalışmada bankacılık sektöründe çalışanların mobbing karşısında tutumları ve mobbinge maruz kalan çalışanların işten ayrılmalarına neden olup olmadığını öğrenilmeye çalışılmıştır.Çalışma da anket uygulaması yapılmıştır. Veri elde edebilme adına ilk aşamada belirlenen 167 kişiye anket dağıtılmıştır. Geri dönen anket sayısı 123 olmasına rağmen, anketi geçerli sayılan 100 kişi üzerine analiz uygulanmıştır. Örneklem seçilirken rastgele düşünülmüş ve herhangi bir departman ya da grup seçilmemiştir. Bu bakımdan analizin geçerlilik ve güvenirliği vardır. Çalışmada yöntem olarak faktör analizi, ki kare testi ya da fisher testi ile Kruscall Wallis testleri ve Hamilton anksiyete ölçeği yöntemleri kullanılmıştır.Çalışmanın sonucunda mobbing kavramının cinsiyet dağılımına ait bulgularına göre; çalışanların mobbinge uğradığı ve ayrıca cinsiyete bağlı olarak mobbing türünün; asılsız dedikodular üretilmesi, cinsel imalarda bulunulması ve cinsel tacize maruz kalabilme düşüncesinin hakim olduğu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < 0,05).Çalışanların işi seçme nedenine göre Likert karşılaştırmasında ise başka iş olmadığı için bu sektörde çalışanların diğerlerine göre daha çok mobbinge maruz kaldıkları saptanmıştır (p < 0,05). Diğer değişkenlerde ise istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır (p > 0,05).Hamilton anksiyete ölçeği sonuçlarına bakıldığında 27,2±8,1 ile başka bir iş bulamadıkları sebebiyle çalışma hayatlarını sürdürdükleri tespit edilmiştir. Ayrıca Hamilton anksiyete ölçeği genel olarak incelendiğinde, başka iş bulamadıkları için bu sektörde çalışanların en yüksek anksiyeteye sahipken, bu işi severek yapanların en düşük anksiyeteye sahip oldukları sonucuna varılmıştır (p<0,05).Anahtar kelimeler: Mobbing, yıldırma, işten ayrılma, taciz, örgüt

Bankacılık sektörüMobbingPsikolojik istismar+2
İrem Doğan
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00