Yıldız Technical University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Yıldız Technical University

3.935

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

SiC nanopartikül ilaveli asitli çinko kaplama banyolarında yapılan kaplamaların malzemenin korozyon direnci ve mekanik özelliklerine etkisinin araştırılması

Metal kaplama yöntemleri, malzemelere hem mekanik özelliklerin iyileşmesinisağlamak hem de korozyon nedeniyle malzeme kaybının önlemesi amacıylauygulanmaktadır. Parçadan beklenen özellikler ve kullanım yerine göre nikel kaplama,krom kaplama, çinko kaplama, kalay kaplama, bakır kaplama, soy metal kaplama ve Ni-Co, Ni-W vb. alaşım kaplama yöntemlerinden en uygun olanı seçilir.Çinkonun elektrokimyasal özelliği ve ekonomik olması çinko kaplamaların, çeliğinkorozyona karşı korunmasındaki kullanımını yaygınlaştırmıştır.Son yıllarda metallerin aşınma dayanımı, yüksek sıcaklık dayanımı ve korozyon direncigibi özelliklerini geliştirmek için kompozit kaplamalar yapılmaktadır. Kompozitkaplama yöntemlerinden biri olan elektrolitik kompozit kaplama, mikron veya nanoboyutlardaki partiküllerin bir kaplama çözeltisine ilave edilip, partiküllerin katottaalaşım ya da metal matris ile birlikte çöktürülmesi esasına dayanmaktadır.2000'li yıllardan bu yana yapılan elektrolitik kompozit kaplama çalışmalarında,nanopartikül ilaveli nikel kaplama banyolarında yapılan kaplamalar ile malzemeninkorozyon direncinin iyileştiği, çinko kaplama banyosuna TiO2 ve silika nanopartikülilavesinin ise kaplamanın korozyon direncini önemli oranda artırdığı sonucunaulaşılmıştır. Yapılan literatür çalışmalarında endüstride yaygın olarak kullanılan çinko kaplama banyosuna SiC nanopartikül ilavesinin korozyon direncine etkisine ilişkinherhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır.Çalışmada, asitli çinko banyolarına SiC nanopartikül ilavesinin korozyon direncineetkisi araştırılmış ve bu kapsamda elektrolitik kaplama işlemi, proses adımları, banyoiçerikleri açıklanmış ve standart asitli çinko kaplama banyosunda SiC partikülleriilavesiyle kaplanmış numunelerin korozyon direnci ile akım, süre, sıcaklık gibiparametrelerin korozyon direncine etkisi irdelenmiştir. Ayrıca, değişik organiklerinasitli çinko kaplama banyosuna ilavesi ile kaplanmış numunelerin korozyon direncinindeğişimi saptanmaya çalışılmıştır. Kaplamaların korozyon direnci, korozyon direncininbelirlenmesinde yaygın kullanılan tuz püskürtme testi ile gözlenmiştir. Kaplanmışnumunelerin korozyon öncesi ve sonrası makroyapı resimleri çekilmiş, yüzeyyapılarındaki değişiklikler açıklanmaya çalışılmıştır.

KorozyonÇinko
Mustafa Uyanık
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gemi ana makinesi yardımcı sistemlerine yönelik simülatör algoritmasının geliştirilmesi ve uygulanması

Gemi makine dairesi işletme koşulları gereği birçok gereksinimi aynı anda karşılaması gereken bir yapıdadır. Denizcilik istatistik analizlerine göre gemi kazalarına neden olan faktörlerin başında insan hatası gelmektedir. Bu sebepten, gerek makine dairesi karmaşık yapısı gerekse insan hataları göz önüne alınırsa karşılaşılan basit bir makine arızası dahi kısa sürede önlem alınmazsa büyür ve tamiri mümkün olmayan kayıplara neden olabilir. Yaşanabilecek her türlü makine arızasını olabildiğince erken fark etmek ve müdahale etmek için iyi eğitilmiş gemi makineleri işletmecilerine ve etkili bir uzman arıza teşhis sistemine ihtiyaç vardır.Bu çalışmada gemi ana makine yardımcı sistemlerinden soğutma, yağlama ve yakıt sistemleri için geliştirilen bilgi tabanlı uzman sistemin, ana makine operasyonları sırasında arıza tespiti yapması, ayrıca koruyucu bakım işlemlerinde gemi personeline yardımcı olması amaçlanmıştır.Meydana gelen arızalarda makine donanımından kaynaklanan arızalar incelenmiş ve bu tür arızalara etki eden sebeplerin ve çözüm yöntemlerinin belirlenmesi için C# programlama dili kullanarak bir uzman arıza tespit programı geliştirilmiştir. Bu program, modern ticari uzakyol gemilerinde çoğunlukla tercih edilen MAN B&W 7S50MC-C ana makine yardımcı sistemlerinin basınç, sıcaklık ve viskozite alarm sınır değerleri ve ideal çalışma aralıkları dikkate alınarak bahsi geçen ana makine yardımcı sistemlerine uygulanmıştır. Geliştirilen program gemi makineleri işletmecilerinin eğitimlerinde, makine dairesi simülatör sistemine entegre edilerek kullanılması hedeflenmektedir.Geliştirilen uzman sistem, gemi makine işletmecilerine gerekli desteği sağlamanın yanında özelikle kritik operasyonlarda ve manevralarda oluşabilecek arızalarla ilgili çabuk karar vermeyi kolaylaştırmakta ve önemli avantajlar sağlamaktadır.

Gemi işletmeciliğiGemi işletmeciliğiGemi motorları+2
Kaan Ünlügençoğlu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrusal matris eşitsizlikleri tabanlı Hsonsuz denetleyici ile yapısal sistemlerin titreşimlerinin aktif kontrolü

Bu Yüksek Lisans Tezinde, depremler tarafından tetiklenen altı serbestlik dereceli bir yapının aktif titreşim kontrolünü ele almaktadır. Aktif titreşim kontrolü probleminin çözümü için arzu edilen zaman ve frekans cevaplarının elde edilmesinde doğrusal matris eşitsizlikleri (DME) tabanlı çıkış-geri beslemeli dinamik H? denetleyici ve durum-geri beslemeli H? denetleyici tasarlanmıştır. El-Centro, Kobe ve Kocaeli depremlerinin zaman alanındaki yer hareketleri modellenen yapıya bozucu girişler olarak uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda, kat yerdeğiştirme ve ivmelerinin zaman cevapları; tüm katların tepeden tepeye yerdeğiştirme ve ivmelerinin zaman cevapları; denetleyici kuvvetinin değişimi ve frekans cevapları kontrol edilen ve kontrol edilmeyen durumlar için sunulmuştur ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Tasarlanan iki çeşit kontrolcü yapısının performansı, El-Centro, Kobe ve Kocaeli depremlerinin yer hareketleri kullanılarak çeşitli yüklemeler ve bozucu girişler için gösterilmektedir.

Durum uzay yöntemiKontrol teorisiOptimal denetim teorisi+2
Gökhan Keskin
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Realization of ultrawideband linear microwave low noise amplifier

During the last decade, stimulated by unprecedented growth in the wireless communication application, outstanding progress has been made in the development of low-cost solutions for front-end RF and microwave systems. This growing demand has further forced microwave amplifiers to widen their bandwidth. Widening bandwidth has become a pressing issue for microwave circuit designers. Today, broadband and ultra-wideband amplifiers are one of most researched topics of microwave engineering.In this study, I aimed to design an ultra-wideband low noise amplifier utilizing in-hand technology. I had to take in to consideration to what I could reach, and that, inevitably, had a huge impact on my design and realization process. In the paper I firstly focused on theoretical background of microwave amplifier design. Then, I had demonstrated that PSO can be successfully employed for a design of matching circuit for ultra-wideband applications. In this work I had extensively utilized PSO code developed by Asst. Prof. Dr. Salih DEMİREL and Prof. Dr. Filiz GÜNEŞ.

Arslan Chariyev
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir yıldızın basıklığını kullanarak yıldıza ait fiziksel parametrelerin elde edilmesi

Yıldızın dönmesi, yıldızın dış şeklinde olduğu kadar içyapısında da önemli değişikliklere sebep olur. Bu çalışmada; basıklığı gözlemlenebilen yıldızların fiziksel parametrelerini literatürde var olan modellemelerden faydalanarak hesaplayacağız ve bu fiziksel parametrelerin yıldızın geometrik şekli ile olan bağlantısını anlayabilmek için, yıldızın gravitasyonel momenti olan J2 parametresini hesaplayacağız.Çalışmada; parametreleri hesaplanan yıldızlar, literatürde yer alan ve interferometrik yöntemler ile basıklığı ölçülmüş yıldızlardır. Hesaplamalar çalışmaya bir temel oluşturması açısından Güneş için de yapılmıştır.

Menekşe Berrak Tayoğlu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pullulanazın farklı taşıyıcılarda immobilizasyonu ve bazı özelliklerinin incelenmesi

Pullulanazlar, glikozil hidrolazların ?- amilaz ailesi olarak da adlandırılan sınıfına ait enzimlerdir. Pullulanazlardan endüstride; nişastanın sakarifikasyonu, iplik endüstrisinde haşıl sökme işlemleri, deterjan endüstrisinde nişasta içeren leke çıkarıcıların aktivitesi, kağıt endüstrisinde kağıt hamurunun kirişlendirilmesi gibi alanlarda yararlanılır. Pullulanazlar endüstride geniş kullanım alanı bulurken, pullulanazın immobilizasyonu ile ilgili az çalışma bulunmaktadır.Bu çalışmada, pullulanaz, küf mantarı Hypocrea jecorina'dan kısmi olarak saflaştırıldı. H. jecorina pullulanazı ilk defa çeşitli taşıyıcı materyallere bağlanarak adsorbsiyon, çapraz bağlama ve tutuklama (hapsetme) gibi metodlarla immobilize edildi. Pullulanaz için uygun immobilizasyon metodu seçildikten sonra immobilize enzimin optimum pH, optimum sıcaklık, termal stabilite, Km ve Vmax değerleri belirlendi.Çalışma sonucunda, pullulanaz immobilizasyonu için denenen metodlardan uygun olanları; PEG 6000 içeren kitosan boncuklara immobilizasyon ve PEG 6000 kaplı kitosan boncuklara adsorbsiyon olarak belirlenmiştir. Metodların ilki enzim tutuklama (hapsetme) ikincisi adsorbsiyon prensibine dayalıdır. Tutuklama metoduna göre immobilize pullulanazın optimum pH'sı 8, optimum sıcaklığı 50?C, Km değeri 0,0184 mg glu./ml , Vmax değeri 0,2499 U/ml ve depo kararlılığı beş hafta bulundu. Yine ikinci metod olan adsorbsiyon metoduna göre immobilize pullulanazın optimum pH'sı 7, optimum sıcaklığı 70 ?C, Km değeri 0,0595 mg glu./ml, Vmax değeri 0,2160 U/ml ve depo kararlılığı iki hafta bulundu

İmmobilizasyon
Canda Ulutürk
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi teknolojileri güvenliği ve sigorta şirketinde ıso/ıec 27001 standartları çerçevesinde bilgi güvenlik yönetim sistemi uygulaması

Bilgi, diğer önemli ekonomik varlıklar gibi, bir işletme için değeri olan ve bu nedenleuygun olarak korunması gereken bir varlıktır. Bilginin korunmaması, büyük ve çözülmesi zor problemlere neden olabilir. Bu problemin temel çözümü bilgi güvenliğinin sağlanmasıdır, ancak neyazık ki bilgi güvenliğini tam anlamı ile sağlamanın basit bir formulü yoktur. Bu noktada kurum stratejilerine ve süreçlerine, en uygun bilgi güvenliği yaklaşımının belirlenmesi ve bu yaklaşımlar arasındaki ilişkiler ve yapısal farklılıkların gösterilmesi gerekir.Bilgi güvenliği bilgiyi, ekonomik sürekliliği sağlamak, ekonomik kayıpları en aza indirmek, fırsatların ve yatırımların dönüşünü en üst seviyeye çıkartmak için iç ve dış etkilerle meydana gelebilecek tehlike ve tehditlerden korur.Güvenlik Yönetimi'nin görev tanımı, güvenlik ile ilgili olayların meydana gelmesini, kabul edilebilir maliyetler dahilinde, iş gereksinimleri ile aynı hizada gizliliği, bütünlüğü ve Bilgi İşlem servislerinin erişebilirliğini ve veriyi koruyarak önlemektir.Bilgi teknolojileri güvenliği kavramını anlayabilmek için bilgi teknolojileri yönetim sistemlerini ve bilgi güvenliği içerisinde bu kavramlara verilen önemi anlamak gereklidir. Bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi konusunda dünyada en yaygın uygulama alanı bulan üç standart, bu tez kapsamında incelenmiştir. Bu üç standarttan birincisi olan ISO 27001 standardı, ISO 27002 en iyi uygulama standardı çerçevesinde , bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi için çok iyi sınıflandırılmış, taktik ve operasyonel seviyede işleyen ve kolay uygulanabilen bir standart iken, CobIT standardının bilgi teknolojileri yönetimine stratejik açıdan bakan ve temelini yönetim kararları, yönetilebilirlik ve denetlenebilirlik üzerine kuran geniş kapsamlı bir yapısı vardır ve bilgi güvenliğini CobIT Security Baseline yani CobIT Güvenlik Temel Çizgisi çerçevesinde destekler.ITIL Güvenlik Yönetimi Süreci, yönetim organizasyonunda güvenligin şeklen uyarlanmasını tarif eder ve böylece bu süreçte sadece temel seviyede bir güvenlik sağlanmakla kalınmaz ayrıca Servis Seviye Anlaşması'nda belirtilenlerin yanında diğer güvenlik gereksinimlere sağlanır.Her üç standartta da, bilgi teknolojileri yönetiminin değişik öğelerinin bu yönetim sistemlerinde yer almakta olduğu değerlendirilmiştir.Tez kapsamında, üzerine odaklanılan bilgi güvenliği ile ilgili standartları sağlayabilmek için , incelenen standartlardan hangisinin uygulanması gerektiği cevaplanması zor bir sorudur ve kesin bir cevabı yoktur. Bu standartların bilgi güvenliği alanında ortak noktalarıda fazla olmasına rağmen, kapsam ve derinlik bakımından birbirlerinden farklıdır. Bu sorunun cevabı şirketin stratejileri , politikaları ve gereksinimleri doğrultusunda, kullanılacak standardın kapsamı, uygulanabilirlik ve maliyet parametrelerine göre değişiklik göstermektedir.Bu tezde, uygulama olarak ABC A.Ş.'de ISO/IEC 27001 standartlarında Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi kurmak için gereken bilgi risklerini belirleme yöntemleri vurgulanmakta ve bu risklerin giderilmesi için ihtiyaç duyulan temel safhalara ait teknoloji, politika ve prosedürler açıklanmaktadır.Bu standartlar kapsamında oluşturulan Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi sayesinde, işletmelerin bilgi varlıklarının güvenlik sürekliliği, yalnızca teknoloji ile değil aynı zamanda tüm şirket çalışanlarının da uyguladığı iş süreçleri ile sağlanabilecektir.

Bahadır Murat Kandemirli
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel mekânın yeniden organizasyonunun ekonomi politiği ve mülkiyete müdahale - 2000 sonrası dönemde İstanbul TOKİ örneği

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2000 sonrası dönemde yaşanan neoliberal dönüşümlerin mekânsal yansımalarını, kentsel ekonomi politik perspektifinde açıklamaya çalışmaktır. Buna göre, David Harvey'in Mekânsal-Zamansal Sabiteler kuramı ile El Koyarak / Mülksüzleştirerek Birikim yaklaşımı, bu açıklama sürecinde temel alınmıştır.2001 krizi sonrasında sermaye grupları, `büyük projeler' için yeni kârlı yatırım bölgelerine ihtiyaç duymaktadır. Ancak bu tür yatırımlara uygun olan büyük-parçalanmamış mülkiyetlerin görece daha fazla bulunduğu kent çeperlerinde, kullanım değeri açısından kârlı yatırımlara açık olmayan ham toprağın, yüksek yapılaşma haklarıyla donatılarak geliştirilmesi ve sermayenin kullanımına açılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu işlevleri gerçekleştirebilecek özelliklere ve müdahale gücüne sahip, düzenleyici bir `aygıt'a ihtiyaç duyulmaktadır.2000 sonrası dönemde bu özelliklere sahip olacak şekilde yeniden işlevlendirilen Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) İstanbul'da gerçekleştirdiği projeler, bu kapsamda değerlendirilmiştir. 2002 ? 2011 kesitlerine ait mülkiyet verileri, TOKİ yatırımlarının yığıldığı bir örnek alanda incelenmiştir.Elde edilen sonuçlar, yatırımların karma bir mülkiyet yapısı üzerinde gerçekleştirildiğini göstermiştir. Öte yandan mülkiyet yapısı ve ilişkilerinin incelenmesi sayesinde, TOKİ'nin gerçekleştirdiği projelerde aslen mülkiyet yapısına müdahale ederek, kamunun ve güçsüz olan aktörlerin `mülksüzleştiği', güçlü olan aktörlerinse `mülklüleştiği', eşitsiz bir zenginlik dağıtımına sebep olduğu görülmüştür.

MülkiyetToplu Konut İdaresi Başkanlığı
Emrah Altınok
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uniform olmayan akımda çalışan gemi pervanelerinde tabaka kavitasyonunun incelenmesi

Gemi pervanelerinde görülen kavitasyon, pervanelerin hidrodinamik performansına ve çalışma ömrüne etki eden, gemi bünyesinde titreşimlere ve su altında gürültüye neden olan bir akışkanlar mekaniği olayıdır.Gemi pervanelerinde görülen kavitasyon, pervanelerin hidrodinamik performansına ve çalışma ömrüne etki eden, gemi bünyesinde titreşimlere ve su altında gürültüye neden olan bir akışkanlar mekaniği olayıdır. Bu nedenle pervane dizaynı sırasında kavitasyonun pervaneye ve çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak büyük önem taşımaktadır. Bu ise, kavitasyonun ne zaman ortaya çıkabileceğini önceden tahmin etmek için hassas bir yöntemin gerekli olduğunu göstermektedir. Kavitasyon analizlerinin deneysel ortamlarda yapılması zaman ve maliyet gerektirmektedir. Bu nedenle özellikle son zamanlarda bilgisayar teknolojisinin gelişimine bağlı olarak deneysel yöntemlere alternatif olan değişik sayısal modelleme teknikleri geliştirilmiştir.Gemilerde görülen kavitasyon türleri arasında özellikle tabaka kavitasyonu, kavitasyon hacimlerinin zamana bağlı olarak değişmesi nedeni ile çoğunlukla şaft aracılığı ile gemi bünyesinde titreşimlere ve pervane kanatları üzerinde erozyona neden olmaktadır. Bu nedenle mevcut çalışmada bu kavitasyon türü, söz konusu modelleme tekniklerinden biri olan ?Kaldırıcı Yüzey Metodu?'na dayalı olarak incelenecektir.Bu çalışma ile gemi pervanelerinin imalat öncesi kavitasyon ve performansının kontrolünün kolay ve hızlı bir şekilde yapılması amaçlanmaktadır.

Elis Pehlivanoğlu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Research of inverter switching devices in series arrangement

Today, power electronic converters have an extensive area of usage. As the one of these power electronic converters, DC ? AC converters (also known as inverters) are also used for a wide variety of applications.Using serially connected switching devices for inverter circuits is an important issue and provides several advantages such as low - cost and better switching characteristics.In this paper, availability of using switching devices in series for inverter circuits is examined. Consequently, half - bridge inverter circuits (2 MOSFETs in series and 3 MOSFETs in series) are simulated. Then half ? bridge inverter circuit with 2 MOSFETs in series is built and tested in laboratory. For all simulations and laboratory works; IRFS4410 (100V) model numbered MOSFETs are used as main switching devices. In brief; compatibleness, adaptability and power sharing capability of MOSFETs are tested and test results bring to a successful conclusion.

Power electronicsPower electronic circuitsPower converters
Bekir Eroğlu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00