
4
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Kentsel kimliğin korunmasında tarihi ticaret merkezlerinin rolü: Yozgat örneği
Tarihi ticaret merkezleri bir toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik yaşamını tüm yönleriyle yansıtan karmaşık sistemlerdir. Bu sistemler doğal ve yapılı çevrenin etkileşimi sonucu oluşmuş olup mimari, arkeolojik, sosyal ve kültürel değerlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Günümüze köprü oluşturan tarihi ticaret merkezlerinin korunarak yaşatılması ve geleceğe aktarılması için etkin ve uygulanabilir koruma yöntem ve tekniklerinin oluşturulması, planlanması ve uygulanması gereklidir. Bu çalışmanın temel amacı Neoliberel politikalar ve küreselleşme süreci ile tarihi ticaret merkezlerinde meydana gelen değişim ve tahribatların, kültürel miras ve kentsel kimlik üzerindeki etkilerini koruma yöntemleri ve Valetta İlkeleri'nde yer alan bütünleşik koruma yaklaşımı çerçevesinde Yozgat Tarihi Ticaret Merkezi örneğinde incelemektir. Bu amaca yönelik nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Analiz aşamasında literatür taramasına bağlı yerinde gözlem, inceleme ve analizler yapılarak tarihi ticaret merkezinin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Yapılan analizlere ek olarak kullanılan nicel araştırma yöntemlerinden saha araştırması ve haritalama yöntemiyle tüm mekânsal değişim ve dönüşümler Netcad, Autocad, Coğrafi Bilgi Sistemleri kullanılarak ve sayısallaştırılarak güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, Yozgat Tarihi Ticaret Merkezi'nin kentsel sit alanı olarak korunabilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için yapılacak müdahalelerin hem kültürel ve tarihi değerlerin korunmasını hem de günümüz sosyal, çevresel, teknolojik ve ekonomik yaşamıyla bütünleştirilmesini içeren bütünleşik koruma yaklaşımı ilkeleri doğrultusunda yeniden planlanması gerektiğine varılmıştır.
Türkiye'de mekânsal planlama ve uygulama süreci: Kars örneği
"Türkiye'de Mekânsal Planlama ve Uygulama Süreci: Kars Örneği" başlıklı bu çalışmada örnek alan olarak seçilen Kars kent merkezinin mekânsal gelişim süreci saha araştırması, imar planları ve hava görüntüleri üzerinden incelenmektedir. Mekânsal gelişim, yalnızca kentleşme süreciyle sınırlı olmayıp, kırsal kalkınma, bölgesel planlama ve sosyoekonomik dönüşüm gibi çok boyutlu süreçleri kapsamaktadır. Demografik değişimler, göç hareketleri, sanayileşme ve ekonomik yapılanmadaki dönüşümler mekânsal gelişim dinamiklerinin temel unsurlarıdır. Bu kapsamda, mekânsal gelişim kalkınma planları, sektörel politikalar ve sürdürülebilirlik gibi amaçlar doğrultusunda şekillenmektedir. Çalışmada Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze uzanan mekânsal planlama süreci i) 1923–1960 (Ankara'nın imarı ve modernleşme süreci), ii) 1960–1980 (planlı kalkınma dönemi), iii) 1980–2000 (modernleşme denemeleri ve piyasa yönelimli gelişme) ve iv) 2000 sonrası (afet uygulamaları ve rant yönelimli gelişme) olmak üzere dört dönemde incelenmiştir. Türkiye'deki mekânsal planlama sisteminin kurumsal yapısı, plan türleri, planlar arası ilişkiler, temel planlama ilkeleri (genellik, açıklık, kamu yararı, sürdürülebilir kalkınma, zorunluluk, kademeli birlik, esneklik, süreklilik, bütüncüllük, bilimsellik ve katılım) ve plan yapım süreci aşamaları irdelenmiştir. Örnek alan olarak seçilen Kars kentinin mekânsal gelişim süreci saha araştırmasıyla yerinde gözlem ve incelemeler yapılarak analiz edilmiştir. Bu süreçte Netcad, ArcMap ve Photoshop kullanılarak arazi kullanımındaki dönüşümler haritalama yöntemiyle sayısallaştırılmıştır. Kent makroformunun değişim ve dönüşüm süreci imar planları ve hava fotoğrafları üzerinden karşılaştırmalı olarak ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, planlama süreçlerinde temel ilkelere yeterince uyulmadığını; özellikle 2000 sonrası uygulamalar ile plan kararları arasında belirgin uyumsuzluklar olduğunu ortaya koymaktadır. Kars özelinde yapılan analizler, küçük ölçekli kentlerde planlama ilkelerinin sahaya yansımasında karşılaşılan yapısal sorunlara yönelik eleştirel bir değerlendirme sunmakta ve mekânsal dönüşüm dinamiklerini somut örneklerle gözler önüne sermektedir.
Kırsal miras alanlarında koruma süreci: Demirci beldesi (Aksaray) koruma alanı örneği
Kırsal miras; geleneksel tarım yöntemleri, özgün mimari yapılar, sosyal ilişkiler ve kültürel pratikler gibi unsurları barındıran, yerel kimliği şekillendiren ve tarihsel sürekliliği sağlayan önemli alanları kapsamaktadır. Ancak günümüzde sanayileşme, kentleşme, plansız gelişme ve koruma bilinci eksikliği gibi baskılar, kırsal mirasın bütüncül yapısını tehdit etmektedir. Türkiye'de kültür varlıklarının korunmasına yönelik yasal çerçeve mevcut olsa da, kırsal alanlara özgü planlama ve uygulama süreçlerinde çeşitli çelişkiler ve yetersizlikler görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, kırsal nitelikli alanlarda yürütülen koruma süreçlerini değerlendirmek ve bu süreçte karşılaşılan temel sorunları ortaya koymaktır. Araştırma alanı olarak seçilen Aksaray ili Demirci Beldesi; tarihî dokusu, geleneksel taş mimarisi, tarıma dayalı yaşam biçimi ve özgün doğal çevresiyle dikkat çekmektedir. Çalışmada karma araştırma yöntemi benimsenmiş; nitel veriler literatür taraması, yerel halkla yapılan görüşmeler ve saha çalışmalarıyla, nicel veriler ise harita incelemeleri, istatistiksel veriler ve görsel analizlerle elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, Demirci Beldesi'nin kırsal miras açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymakla birlikte, koruma sürecinde ciddi yapısal sorunlar yaşandığını göstermektedir. Özellikle yetki karmaşası, parçacıl planlama yaklaşımları, belgeleme ve finansman eksiklikleri ile yerel halkın katılım düzeyinin düşüklüğü bu süreci olumsuz etkilemektedir. Demirci örneği, kırsal mirasın korunmasında yerel özellikleri gözeten, bütüncül ve sürdürülebilir yaklaşımların gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Altındağ ilçesi aktif yeşil alanlarının mevcut durumunun coğrafi bilgi sistemi (CBS) ile irdelenmesi
Bu çalışma, Ankara ili Altındağ ilçesindeki 21 mahalleyi kapsayacak şekilde kentsel yeşil alanların mekânsal olarak analiz edilmesini, sayısal envanterinin oluşturulmasını ve bu alanların daha etkili yönetimi için mikro ölçekte öneriler geliştirilmesini amaçlamaktadır. Kentsel yeşil alanların yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkileri ve planlama sürecindeki kritik rolleri hem ulusal mevzuat hem de uluslararası standartlar çerçevesinde ele alınmıştır. 3194 Sayılı İmar Kanunu'nda kişi başına 10 m² olarak belirlenen yeşil alan standardına rağmen, yerel düzeyde bu oranın sıklıkla sağlanamadığı, özellikle büyük kentlerde bu miktarın giderek azaldığı tespit edilmiştir. Altındağ ilçesi özelinde yapılan analizler, Ankara genelinde kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 21 m² iken Altındağ'da bu oranın 8,64 m² olduğunu ve bu değerin ulusal standardın altında kaldığını ortaya koymuştur. Ayrıca yeşil alanların parçalı yapıda olması, erişilebilirlik sorunları ve mahalle bazında bilgi eksiklikleri gibi sorunlara dikkat çekilmiştir. Çalışmada, coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak yeşil alanlara ilişkin veriler sayısallaştırılmış, 2008, 2018 ve 2024 yıllarına ait ortofoto görüntülerle karşılaştırmalı analizler gerçekleştirilmiştir. Yeşil alanların imar planlarıyla çakıştırılması, erişilebilirlik ve yeterlilik standartlarına göre değerlendirilmesi ve Kentsel Isı Adası (KIA) etkisinin ölçülmesi yoluyla detaylı mekânsal analizler yapılmıştır. Sonuç olarak, bu tez çalışması; Altındağ ilçesi özelinde yeşil alanların planlanması, yönetimi ve erişilebilirliğinin artırılması amacıyla sürdürülebilir, veriye dayalı ve bütüncül bir yaklaşım önererek hem literatüre hem de yerel yönetimlerin stratejik planlamalarına katkı sağlamaktadır. 2025, xvi + 81 Sayfa Anahtar Kelimeler:Aktif Yeşil Alan, Erişilebilirlik, Yeterlilik, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Kentsel Isı Adası (KIA), Sürdürülebilir Kentleşme, Altındağ İlçesi