Yozgat Bozok University
BOZOK

Yozgat Bozok University

Yozgat, Türkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

1.528

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

4

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınların sağlık sorumluluğu ile serviks kanseri erken tanısına yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, kadınların sağlık sorumluluğu ile serviks kanserini erken tanılamaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, araştırmanın yapıldığı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) bir yıl da başvuran 21-65 yaş arası 3411 kadın oluşturmuştur. Örneklemi ise Mart-Eylül 2017 tarihleri arasında kanser tarama merkezine başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden 662 kadın oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında sosyo-demografik verileri içeren ''Kişisel Veri Formu,'' "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" ölçeğinin "Sağlık Sorumluluğu Alt Boyutu" ve "Serviks Kanseri Erken Tanısına Yönelik Tutum Ölçeği (SKETTÖ)" kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan kadınların yaş ortalamasının 48,04±8,26 olduğu, %62,2'sinin (n=412) ilkokul mezunu olduğu ve %60,9'unun (n=403) gelir durumunun iyi olduğu saptandı. Çalışmada yer alan kadınların %88,2'inin (n=584) rahim ağzı kanserinin erken tespiti için yöntem bilmediği, %71'inin (n=470) Pap Smear testini duyduğu, %97'sinin (n=642) kendiliğinden Pap Smear testi yaptırmadığı, %34'ünün (n=225) daha önce hiç Pap Smear testi yaptırmadığı ve %89,9'unun düzenli jinekolojik muayeneye gittiği belirlendi. Çalışmada SKETTÖ Alt Boyut ve Toplam Puanları ile Sağlık Sorumluğu Alt Boyut Puanları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki olduğu ve sağlık sorumluluğunun algılanan duyarlılığı etkileyen bir faktör olduğu belirlendi. Araştırma sonucu olarak toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi amacıyla kadınlara gerekli eğitimlerin planlanması, uygulanması ve yaygınlaştırılması, kadınların serviks kanseri konusunda farkındalıklarının artırılması ve koruyucu önlemlerin alınabilmesi için hemşirelerin rol modeli olmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Serviks Kanseri, Sağlık Sorumluluğu, Pap Smear testi.

Kadın sağlığıKadınlarNeoplazmlar+6
Betül Önal
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmada beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin, demografik, kişisel, öğretme tutkusu gibi özellikler bakımından ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Yozgat il ve İlçelerinde özel ve devlet okullarında çalışan beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerine yönelik olup toplam 503 öğretmene uygulanmıştır. Karaman (2009) tarafından geliştirilen Öğretmen Tutkusunu Etkileyen Faktörler Tutum Ölçeği, Demografik Bilgi Formu (DBF) kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri setinin basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılmış normal dağılım gösteren verilerin analizinde paremetrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; katılımcıların Süreç Motivasyon ve Okul Sistem Özelliklerine dayalı öğretme tutkusunu etkileyen olumlu faktörleri büyük oranda kabul ettikleri, Süreç Demotivasyon ile Girdi Ve Kurumsal Yapı Alt Boyutundaki olumsuz faktörleri de büyük oranda kabul ettikleri görülmüştür.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiSınıf öğretmenleri+4
Asya Kezban Taşkın
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Y ve z nesil taekwondocuların sürekli öfke düzeylerinin saptanması ve ilişkili faktörlerin incelenmesi

Bu araştırma Y ve Z nesli Taekwondocuların sürekli öfke -öfke tarz düzeylerinin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, anne ve baba öğrenim durumu, aile gelir düzeyi, taekwondo kuşak derecesi, milli sporculuk durumu, taekwondo sporu yapma süresi, sigara ve alkol kullanma durumu ve de ebeveynlerin birlikte yaşama durumu gibi değişkenlerle ilişkisi olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Yozgat ilinde faaliyet gösteren taekwondoculardan, Türkiye Taekwondo Federasyonu 2018 faaliyet programında yer alan 16-18 Mart 2018 tarihlerinde Yozgat ilinde yapılan okul sporları gençler grup elemelerine katılan ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonunun 2018 yılı faaliyet programında ilan edilen 9-11 Nisan 2018 tarihlerindeki Çanakkale ilindeki Üniversiteler arası Türkiye Taekwondo Şampiyonasına katılan 226 erkek ve 196 bayan olmak üzere 422 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla 1983 yılında C. D. Spielberger tarafından The State - Trait Anger Scale (STAS) olarak geliştirilen,1994 yılında A. K. Özer tarafından Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği (SÖ-ÖTÖ) olarak Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan ölçek, sürekli öfke (10 madde), öfke iç (8 madde), öfke dış (8 madde) ve öfke kontrol (8 madde) 4 alt boyut olmak üzere toplam 34 maddeden oluşan ölçek ve araştırmacı tarafından hazırlanan 15 maddelik kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgularının değerlendirilmesinde anketi cevaplayanların kişisel özellikleri, taekwondo ile ilgili sorular ve kişisel alışkanlıkları belirlemeye yönelik sorular frekans değerleri, çapraz tablo ve Ki-kare testi kullanılmıştır. Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği ile ilgili analizlerde bağımsız T testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis, ANOVA test istatistikleri ile analizler yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre sporcuların öfke boyutlarının orta düzeyin altında ve orta düzeyde olup, ilişkisi araştırılan değişkenlerden nesiller, eğitim düzeyleri, annenin eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi(sınır düzeyde), milli sporcu, sigara ve alkol kullanma (sınır düzeyde) durumu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Babanın eğitim düzeyi, taekwondo kuşak derecesi, taekwondo sporu yapma süresi ve ebeveynlerin birlikte yaşama durumu ile sürekli öfke-öfke tarz alt ölçeklerinin alt boyutlarında istatistiksel olarak farklılaşmanın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Y Nesli, Z Nesli, Taekwondo, Sürekli Öfke-Öfke Tarz

SporSporcularTaekwondo+4
Erol Baykan
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uranil baskılı poli(pirolobenzometakrilamid-Co-metakrilik asit-Co-divinil benzen) pmdu polimerinin sentezi karakterizasyonu ve uranyum zenginleştirmede kullanımı

1-(2-Aminofenil)pirol ve metakriloil klorür ile elde edilen monomer ve metakrilik asit monomeri kullanılarak yeni bir uranil(UO22+) iyon baskılı polimer sentezlendi ve karakterize edildi. Sentezlenen imprinted polimer uranyumun katı faz ekstraksiyonu ile zenginleştirilmesinde adsorban olarak kullanıldı ve optimum deneysel şartlar belirlendi. PMDU imprinted polimeri için belirlenen şartlar: pH: 5, elüent türü: 3 M HClO4, elüent akış hızı: 1 mL.dk-1, örnek akış hızı: 1 mL.dk-1, elüent hacmi: 20 mL ve örnek hacmi: 750 mL olarak belirlendi. Uranyum ölçümleri ise UV-VIS Spektrometre ile yapıldı. Geliştirilen yöntemin gözlenebilme sınırı, zenginleştirme faktörü ve adsorpsiyon kapasitesi sırasıyla 0.95 µg.L-1, 37.5 ve 96.15 mg.g-1 olarak bulundu. Sentezlenen bu polimer, deniz suyu örneklerindeki U(VI) iyonunun ayırma ve zenginleştirmesinde kullanıldı. Aynı zamanda geliştirilen yöntemin doğruluk kontrolleri için standart referans madde (SRM) örneklerine uygulandı ve U(VI) iyonu kantitatif olarak tayin edildi.

Perihan Karaman Köse
Yozgat Bozok University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gelingüllü (Yozgat) barajındaki riprap malzemesinin jeomekanik özelliklerinin belirlenmesi

Riprap, toprak gövdeli barajların memba şevini korumak için yerleştirilen bir örtü tabakasıdır. Baraj gövdesinde riprap malzemesi olarak kullanılacak kayaçların fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirli sınır değerleri sağlaması gerekir. Fiziksel ve kimyasal bozunmalar etkisiyle kayaçların mineralojik, fiziksel ve mekanik özellikleri değişmekte, başlangıçta riprap malzemesi için uygun sınırlar içerisinde olan fiziksel ve mekanik özellikleri bu sınırların dışına çıkabilmektedir. Sınırların dışına çıkan değerler baraj için problem oluşturmaktadır. Çalışma alanında karasal iklim hakim olduğundan, riprap olarak kullanılan kayaçlar yoğun donma-çözünme etkisindedir. Bu tez kapsamında, Gelingüllü barajı gövdesinde riprap malzemesi olarak kullanılan kayaçların jeolojik, fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Blokların kenar zonlarının, özellikle sulu zonlardaki blokların (A, B, C) daha fazla killeşme, serisitleşme, hidrobiyotitleşme gösterdiği ve mikro çatlak içerdiği anlaşılmıştır. A zonundaki bloklar bozunma ve dalga etkisiyle yuvarlaklaşmıştır. Blokların kuru yoğunluk, su emme ve serbest basınç dayanımlarının ortalama değerleri tüm zonlarda kabul edilebilir sınırlar içindedir. Bununla birlikte, su etkisindeki A, B, ve C zonlarında bazı bloklarda mühendislik parametrelerinin sınır değerlerin dışına çıktığı gözlenmiştir. Kuru zonda (D) ise tüm parametreler kabul edilebilir sınırlar içinde kalmıştır. A, B ve C zonlarında blokların gözeneklilik değerlerinde artış gözlenmiştir. Gözenekliliğin artması, göl suyu ile temas halinde olan bu zonlardaki blokların, bölgeyi etkileyen ıslanma-kuruma ve donma-çözülme gibi fiziksel etkilerden daha fazla etkilenmesine sebep olacaktır. Bu da blokların parçalanmasını ve zayıflamasını hızlandıracaktır. Anahtar Kelimeler: Riprap, Gelingüllü barajı, toprak baraj, granit, Yozgat

Mehmet Önder Atay
Yozgat Bozok University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktive edilmiş biyoadsorbanlar ile sulu çözeltilerden boyar madde adsorpsiyonu

Dünyanın en ciddi sorunlarından biri olan su kirliliğine neden olan boyar maddeler çeşitli yöntemlerle, özellikle adsorpsiyon yöntemiyle sulardan uzaklaştırılabilir. Bu durum bilim dünyasını adsorpsiyonu daha etkin olarak kullanmanın yollarını aramaya zorlamaktadır. Özellikle yüzeyde tutma işlemini gerçekleştiren adsorban, adsorpsiyon sürecini etkileyen en önemli faktör konumunda bulunmaktadır. Çevre dostu, ekonomik, etkili ve verimli olarak kullanılabilecek bir adsorbana ulaşmak amacıyla yapılan bu çalışmada, Üniversitemizin Erdoğan Akdağ Kampüsünden topladığımız, bölgemizde de bolca bulunabilen ve ayrıca adsorpsiyon çalışmalarında bu amaçla kullanılmamış olan alıç meyvesinin çekirdeği adsorban olarak seçildi. Hedef kirletici olarak boyar maddelerden biri olan metilen mavisi kullanıldı. İşlenmemiş alıç çekirdeğinin adsorpsiyon kapasitesinin düşük olması nedeniyle alıç çekirdeği sülfürik asit (H2SO4) ile aktive edilerek yeni bir biyoadsorban hazırlandı. Aktivasyon işlemi farklı süre, sıcaklık, asit derişimi ve asit/örnek oranı değerlerinde yapılarak optimum aktivasyon koşulları belirlendi. Alıç çekirdeğinin aktivasyonu için optimum koşullar: 6 saatlik süre, 85 oC sıcaklık, 18,20 M asit derişimi ve asit/örnek oranı ise 5:1 olarak belirlendi. Optimum koşullarda hazırlanan biyoadsorbanın karakterizasyonu FTIR, SEM, BET, Bohem Titrasyonu ve yüzey pH'ı (pHpzc) teknikleri kullanılarak yapıldı. Geliştirilen biyoadsorban kullanılarak sulu çözeltilerden Metilen Mavisi (MM) giderimi araştırıldı. Adsorpsiyon çalışmaları kesikli metotla yapıldı ve adsorpsiyon üzerine pH'ın, başlangıç boya derişiminin, sürenin, ortam sıcaklığının ve adsorban miktarının etkileri araştırıldı. Ayrıca adsorpsiyon izotermleri ve kinetiği üzerinde çalışılarak uygun izoterm ve kinetik modeller belirlendi. Desorpsiyon çalışmaları (rejenerasyon) yapılarak, geliştirilen biyoadsorbanın tekrar kullanılabilirliği araştırıldı. Çalışmalar sonucunda Metilen mavisinin hem Alıç çekirdeği (AÇ) hem de sülfürik asitle aktive edilmiş alıç çekirdeği (SAÇ) üzerine adsorpsiyon izotermlerinin Langmuir izotermine daha uygun olduğu belirlendi. Biyoadsorbanların adsorpsiyon kapasitesi AÇ ve SAÇ için sırayla 49,50 mg/g; 151,52 mg/g olarak hesaplandı. Adsorpsiyon kinetiğinin ise her iki adsorban için de yalancı ikinci derece kinetik modele uygun olduğu görülmüştür. SAÇ'ın tekrar kullanılabilirlik çalışmalarında beş kez tekrarlanan çalışmalar sonucunda adsorpsiyon yüzdesinin 99,87'den 98,81'e düştüğü görüldü. Geliştirilen biyoadsorbanın (SAÇ) MM' nin sulu çözeltilerden uzaklaştırılmasında etkin bir adsorban olarak kullanılabileceği gözlendi.

Yasin Akköz
Yozgat Bozok University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00