Theses supervised by Doç. Ayşe Günay

10 theses · Feyziye Schools Foundation Işık University

Master'sOpen AccessTR

Bursa kumaş üretiminin günümüzde tekstil sektörü içindeki yeri

Türkiye'de pamuk tarımına dayalı olarak gelişmeye başlayan tekstil sektörü zamanla ihracat yapabilen bir sektör haline gelmiştir. Yıllar içerisinde artan kapasite ve yakalanan ihracat başarısı, Türkiye'yi dünyanın önde gelen tekstil tedarikçilerinden biri haline getirmiştir. Gelişen tekstil sanayisi, hammadde tedarikçisi olduğu hazırgiyim ve konfeksiyon sanayisinin de gelişmesini sağlamıştır. 1980'li yıllardan itibaren dünyanın belli başlı tekstil ve konfeksiyon ihracatçıları arasında yer alan Türkiye'de kumaş üretiminin yoğunlaştığı başlıca iller; Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Adana, Kayseri, Mersin ve Uşak'tır. Bursa, ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasının yanında ipeğin üretim ve ticaret merkezi olmasıyla geçmişten günümüze öne çıkmış bir tekstil kenti özelliği taşımaktadır. Sahip olduğu bu nitelikleri, teknolojinin imkânlarıyla sürekli geliştiren Bursa, Türk tekstil sektöründe olduğu kadar dünya pazarında da önemli bir yere sahiptir. 20.yy.'a kadar ipek üretimi ve dokuması ile öne çıkan bursa'da; bölgesel savaşlar ve bu savaşların toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri sebebi ile zayıflayan ipek üretim ve tüketimi Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde devlet sermayesi ile kurulan İpek iş, Merinos, Gemlik Suni gibi fabrikalar sayesinde tekrar canlanmıştır. İpek hammaddesinin doğal üretim sürecinden kaynaklı sıkıntılar sebebi ile 1930'lardan sonra Bursa'da Sentetik ipek ve yün üretimine ağırlık verilmiştir. Bursa'da tekstil sanayisinin gelişmesinde destek olan Kurumlardan Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), ortak akıl ve strateji geliştirmek üzere kurulmuş olup, kurulduğu günden bu yanada tekstil sektörünün gelecek vizyonunu belirlemektedir. Kentin ekonomisine öncülük etmekte, Uluslararası Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi ve diğer AR-GE çalışmalarına katkı sağlamakta ve Üniversite-Sanayi ortaklığını, geliştirmiş olduğu projelerle güçlendirmektedir. (BTSO) önderliğinde, teknik tekstil sektörlerinde inovasyona yönelik katma değerli üretimin güç kazanması amacıyla kurulan BUTEKOM Mükemmeliyet merkezi, sektörde yenilikçi fikirlerin hayata geçmesinde öncülük etmektedir. Gelişen teknolojinin imkânlarını kullanan Bursa dokuma kumaş sektörü, tekstil dokuma kumaş teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Bursa kumaş üretiminde neredeyse her sahada ilerlemiş durumdadır, ister ev tekstili, isterse giyim sektöründe başarılı işlere imza atmış firmalara ev sahipliyi etmektedir, fakat bu çalışma giysi kumaşı üzerine yoğunlandırılmış, araştırma o sınırlama çerçevesinde yapılmıştır.

BursaKumaşlarPamuk+5
İmran Güney
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amerikalı siyahilerin Batı giyim modasına etkisi

Amerikalı siyahilerin başta müzik olmak üzere birçok yaratıcı alandaki üretimlerinin sonucunda batıda pek çok sanat dalında etkilerinin olduğu bilinmektedir. Her zaman güncel olan ve çağını yansıtan moda da bu etkileşim alanlarından bir tanesidir. Bu çalışmanın amacı Amerikalı siyahilerin batı modasına etkilerini araştırıp derlemek ve ortaya koymaktır. Amerikalı siyahilerin yarattığı büyük kültürel etkinin içerisinde en önde gelen giyim kuşam ve giyim kuşamın şekillenmesi ve yayılmasında çok büyük etkisi olan müzik alanındaki üretimleri öne alınarak incelenmiştir. Kökenleri Afrika kıtasına dayanan Amerikalı siyahiler, on yedinci yüzyıldan itibaren ABD'nin çeşitli bölgelerine yerleşmişlerdir. Kimi yerlerde büyük ölçüde asimile olmuş; kimi yerlerde kültürlerini devam ettirebilmiş; kimi yerlerde ise yerel kültürle kaynaşıp melez bir kültür oluşturmuşlardır. Geleneksel boncuk işi, sepet örme, saç şekillendirme gibi pekçok yerel kültür ögelerini beraberinde taşıdıkları ve yeni kıtalarındaki koşullar içerisinde bir kısmını kullanmaya devam ettikleri gözlemlenmiştir. Bunları çoğunlukla gündelik moda ögeleriyle sentezledikleri; haute couture ve sokak giyimini birleştirdikleri ve Amerikalı siyahilerin ırksal nedenlerle ötelenmesine yönelik sosyo politik anlamlar yansıtan bir takım giysi kodları kullandıkları görülmektedir. Sanatsal üretimlerinin yükselişe geçtiği Harlem Rönesansı ve beraberinde devam eden sivil hak arayışları sürecinde dönemin giyim kuşamına etkileri olduğu söylenebilir. Özellikle seksenlerle birlikte büyük kültürel atılımlarda bulunan siyahiler; küresel çapta siyahi kültürünü, hip hop müziğini ve kültürünü yaymış; giysi kodlarında önemli yenilikler yaratmıştır. Geçmişte siyahi gençlerin yoksulluk nedeniyle bedenlerine büyük gelen giysiler giymeleri, zamanla dinamik danslarına rahat hareket alanı sağlamış; hip hop yayıldıkça da popüler bir giyim tarzına dönüşmüştür. Bu giyim tarzı içerisinde; büyük beden görünümlü tişörtler, bol paça pantolonlar, kapüşonlu üst ve spor ayakkabı gibi sokak modası kavramının ilk akla gelen ögeleri yer almaktadır. Seksenlerden sonra artık yavaş yavaş zenginliği yakalayabilen hip hop sanatçıları kendi tanınırlıklarını artırabilmek için isimlerinin yazdığı sembolik takı ve mücevherlere eğilim göstermiş, marka ve logo düşkünlüğünün daha da popülerleşmesinde etkileri olmuştur. Bu dönemde rapçiler şarkı sözlerinde adidas ve nike gibi markaların isimlerine yer vermiş; bahsedilen markaları sıklıkla giymiş; bu sayede spor ayakkabı kültürünün popülerlik göstermesinde en önemli rolü oynamışlardır. Birçok müzik dalında değerli eserler veren siyahi sanatçıların özellikle de popüler kültürün bir parçası olan hip hop müziği çerçevesinde daha fazla öne çıktığı; büyük kitleler tarafından tanındığı ve bu alandaki sanatçıların moda ve görsel kültüre olan etkisinin daha büyük olduğu söylenebilir. Çalışmada ismi geçen sanatçıların bazen Afrikalı kökenlerini vurgulayan kostümler giydikleri; bazen hızlı moda veya haute couture markalarıyla iş birliği çerçevesinde onların kimliklerini temsil eden tasarımlar tercih ettikleri; kimi zaman ise diğer çeşitli kültürlerden göndermeler ve sembolik anlamlar barındıran giysiler giydikleri gözlemlenmiştir. Popüler kültürün en önemli ögelerinden olan giysi ve müziğin birbirini beslemesi, çok çeşitli ve özgün yaratımların ortaya çıkmasına yol açmakta ve bu yaratımların küresel çapta görünürlüğünü ve kabul edilmesini sağlamaktadır.

Gülsüm Alparslan Nazlıoğlu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürlü toplumlarda giyimin kimlik inşasındaki rolü: Osmanlı-Türk modernleşmesi

Bu çalışmada komüniteryen bir çokkültürlülük üzerine inşa edilmiş Osmanlı millet (dinsel topluluk) sisteminde giyim yasalarının dinsel topluluklar arası farkları görünür ve sürekli kılmaya yönelik uygulanışının modernleşme hareketleriyle birlikte nasıl dönüşüme maruz kaldığı analiz edilmiştir. Diğer bir ifadeyle, dinsel farklılığı görünür kılmayı hedefleyen sistemin çokkültürlülük paradigması bağlamında incelemesi yapılmış ve ardından da yurttaşların eşitliğini öngören Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecini de içeren Osmanlı-Türk modernleşmesinin farklılıkları daha az görünür hale getiren sonuçları ele alınmıştır. Dolayısıyla, Osmanlı millet sistemi ve Türk ulus-devleti arasında doğrudan giyim-kuşam merkezli kimlik, çokkültürlülük ve milliyetçilik eksenindeki karşılaştırmaların azlığı, bu çalışmaya özgünlük değeri katmaktadır. Çok geniş bir coğrafyayı ve çok sayıda topluluğu kapsayan Osmanlı Devleti'nin giyim-kuşam çeşitliliğine odaklanan çalışma, İmparatorluğun başkenti olan İstanbul'la sınırlı tutulmuştur. Bu bağlamda, İmparatorluğun hâkim unsuru konumundaki Müslümanların yanı sıra İstanbul'da yoğun bir nüfusa sahip olan Ortodoks, Ermeni ve Yahudi milletleri incelenmiştir. 18. yüzyılda III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde başlayan modernleşme hareketi ile toplumsal değişim büyük bir ivme kazanmış, modernleşmenin kılık-kıyafet üzerindeki etkisi çarpıcı biçimde kendini göstermiştir. Bu nedenle, çalışmaya konu olan dinsel toplulukların geleneksel kıyafetlerini örnekleyen görsellerin çok büyük bir bölümü, 18. ve 19. yüzyıllardan seçilmiştir. Türkiye'de kılık-kıyafetin tamamen Batılaşması ya da evrenselleşmesiyle de Batı modası ile uyum sağlanmıştır. Bunun da Osmanlı ve Türkiye toplumlarında bireylerin kimlikleri üzerinde çarpıcı etkileri olmuştur. Bu etkilerin karşılaştırmalı analizi sonucunda komüniteryen çokkültürlülüğün modernleşme süreciyle modern ulus-devlete yerini bırakmasıyla, giyimin bireylerin kimliklerinin dışavurumunda ve toplumsal imgelemede daha az etkili hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Erken Cumhuriyet DönemiGiyimGiysiler+7
Mehmet Ada Özdil
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze Şanlıurfa yöresi kadın giyimi

Giyinmek insanlık tarihinde ilkel çağların varlığından bu yana temel ihtiyaçların başında gelmektedir. Bu ihtiyaçları oluşturan korunma, din ve etnik kültür gibi olgular zamanla form değiştirmiş güzel görünmek, bulunduğu toplulukların kodlarını barındırmak, sosyal statü, inanç gibi insanların maddi ve manevi duygularını barındıran duygularına tercüman olmuştur. İnsan topluluklarının temel ihtiyaçları ve kültürlerini yaşamlarına dahil ettikleri kıyafetlerle kimlik oluşturma duyguları Urfa kadınlarının kıyafetlerinde de etkili olmuştur. Onların ev içindeki veya ev dışındaki giyim-kuşamları, giysileri, takmış oldukları süs ve değerli takıları varlıklı, soylu veya yoksul olmalarının bir göstergesi olmuştur. Bu kıyafetler hangi topluluktan olduklarını, dinlerinin ne olduğunu, hangi dili konuştukları, evli veya bekar olduklarına dair bilgilerin yazılmayan fakat giydiklerinde anlaşılır kodları olmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde yörede yaşayan toplulukları zengin kültürü barındıran kıyafetlerden tanımak mümkün olsa da; Genç Cumhuriyet Dönemi kadınlarında Avrupa tarzı giyimin tercih edilmesi sebebi ile bu çeşitlilik yerini birbirine yakın ve benzer giyim tarzlarına bırakmıştır. Batıda başlayan değişim ve sanayi devrimi ile kadınlarında iş hayatına dahil olması ve savaşların meydana getirdiği giyim kültürünün rahat, tek tip ve seri üretim kıyafet tercihlerine sebep olmuştur. Bu giyim tarzının kabul görmesi bazı topluluklarda doğal akışa bağlı olarak gelişmiş olsa da, geleneklerine bağlı olan topluluklarda süreç daha geç ve kabulü zor olmuştur. Urfa halk kültüründe bunu açık bir şekilde görmek mümkündür. Gelenek ve göreneklerine bağlı olan yöre halkının bu yeniliklere alışması zaman almıştır. Kültürün devamı kısmen de olsa günümüzde hala yerini korumakta ve geleneksel kıyafetlere olan ilgi, kırsalda devam etmektedir. Merkezde ise geleneksel giyim kültürü, düğün ve önemli merasimlerde, modernize edilmiş geleneksel kumaşlardan hazırlanmış yeni tasarım kıyafetlerle karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Urfa, Kadın Giyim, Yöresel Giyim, Etnik Kültür, İnanç.

Nebahat Altunbaş Öncel
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Estetik ve güzel kavramlarının kadın bedeni ve giyim kuşam kültürü üzerinden incelenemesi

Estetik ve güzellik kavramları farklı disiplinlerce araştırılıp, tanımlanmaya çalışılmış, tarihin farklı dönemleri arasında çeşitlilik gösteren, değişken kavramlardır. Bu çalışmada neyin güzel ve neyin estetik olup olmadığını sorgulamak ve bu alanda yeni bir kaynak oluşturmak amaçlanmıştır. Estetik ve güzel Felsefe, arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerin kesişim kümesinde bulunması sebebiyle, oldukça geniş ve karmaşık içerikli kavramlardır. Batı medeniyetlerinde estetik kavramını incelerken, simetri, orantı, tam uyum gibi faktörler geçerlidir. Genel anlamıyla estetik, ahenktir, uyumdur. Bir bütünü meydana getiren unsurlar birbiri ile uyumlu ise, o şey güzeldir. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde estetik kavramı insanda bir his, duygu yaratması ile anlamlanır.

GüzelKadınlarModa
Derya Şenaslan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2020-2021 COVID-19 pandemi dönemi'nin moda sektörü kadın giyim tasarımına, tedarik ve satın alma alışkanlıklarına etkileri

Dünya üzerinde ekonomi ve sağlık sektöründe yaşanan en büyük tahribatlardan biri olarak gösterilen Covid-19 pandemisinin tekstil ve moda sektöründe de oldukça büyük sorunlara yol açtığını söylemek mümkündür. Araştırma içerisinde; pandeminin tekstil sektörüne etkileri, 2020-2021 giysi modası - renk tercihleri, marka iletişimi - defile sunumları ve bireylerin pandemi sürecindeki satın alma alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında; pandemi döneminde hem bireysel hem de şirketler nezdinde dünya üzerindeki başta tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde ve toplumsal düzeyde üretim ve tüketim sistemlerinin sorgulandığı görülmüştür. İlk bir sene bireyler harcamalarında keyfi olanları eleyip daha çok ihtiyaç doğrultusunda alışveriş yapmaya yönelmişlerdir. Tekstil sektöründe pandeminin ilk 6 ayı üretim, perakende ve ihracat anlamında oldukça zor geçmiştir. Sonraki aylarda ise satış ve ihracat hacmi ikinci dalgaya kadar bir önceki yılın aynı ayına göre ivme kazanarak artış eğilimine girmiştir. İkinci dalga Covid-19 salgını ile düşüşler 2020 yılının ilk 6 aylık sürecine göre daha kısa süreli ve daha az oranlarda seyretmiştir. Bununla birlikte e-ticaret ve dijital dönüşüm hız kazanmış; markalar kapanan perakende mağazalarının boşluğunu çevirim-içi alışveriş platformlarında gerek kampanya gerekse çeşitli indirimler yaparak kapatmaya çalışmıştır. Pandemi döneminde yapılan anket ve araştırmaların çoğundan çıkan ana sonuç bireylerin yarısından fazlasının pandemi itibariyle internet üzerinden alışveriş yaptıklarını göstermektedir. 2020-2021 kadın giysi modasında sezonlara genel olarak bakıldığında; pandemi öncesi kurgulanmış olan 2020 İlkbahar/Yaz sezonu daha çok rahat giyim ürünleri ile ön plana çıkarken, pandemi döneminde tasarlanan 2020-2021 Sonbahar/Kış ve 2021 İlkbahar/Yaz sezonlarında rahat modellerin yanı sıra pandeminin yavaşlaması ve sokağa özlemden kaynaklı daha şık ve sokak stiline daha uygun trendlerin benimsendiği görülmüştür. Bu sonuç ile paralel şekilde tasarımlarda kullanılan kumaşların da sürecin ilk sezonunda daha spor ve esnek iken sonraki sezonlarda daha çeşitli bir nitelik kazandığını söylemek mümkündür. Renk tercihlerinde ise, genel olarak canlı renklerin kullanıldığı; bireyleri neşeli, dengeli ve huzurlu hissettiren renklerin moda haftalarına yansıdığı görülmektedir. Markalar pandemi sürecinde tüketiciler ile iletişimde değişikliklere gitmiş ve moda haftaları ve marka defileleri gibi önemli iletişim kanallarını dijitale taşımaya yönelmişlerdir. Kimi zaman film gösterimi veya defile video kaydı, kimi zaman reklam kampanyası, kimi zamansa tamamen dijital 3D programlar kullanılarak sunumlar gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Moda, Covid, Pandemi, Tasarım, Tedarik, Perakende

Giysi tasarımıHızlı modaModa tasarımı+1
Buse Naz Ütüler
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Moda tasarımcısının sinema ile iş birliği: Jean Paul Gaultier'nin tasarım anlayışının film kostümlerine yansıması

Bu çalışma, moda tasarımcılarının kostümler aracılığıyla sinemayla olan iş birliğini ve özellikle de Jean Paul Gaultier'nin filmlere yansıyan tasarım anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Gaultier'nin ikonik tasarım özelliklerinin, film karakterlerinin kostümlerine nasıl yansıdığı gösterilmeye çalışılmıştır. Kostüm tasarımı; makyaj, dekor, ışık, mekan gibi filmlerin anlatım özelliklerini etkileyen unsurlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Filmlerde yer alan karakterlerin cinsiyeti, yaşı, psikolojisi, statüsü, mesleği ve yaşadığı dönem hakkında görsel bilgi veren kostüm film anlatısı içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Yönetmenlerin özgün ve estetik bir ifade dili yaratırken sanat akımlarından etkilenmeleri ve sanatçılarla ortak projeler yapmaları moda tasarımcıları ile ortak özellikleri olarak göze çarpmaktadır. Moda tasarımcılarının sinema ile iş birliğini, kostüm tasarımcılarından ayıran en önemli özellik, kendi koleksiyonlarını oluşturdukları moda tasarımı anlayışlarına bağlı kalarak tanınmalarını sağlayan stillerini kostüm tasarımlarına büyük ölçüde yansıtmaları olmuştur. Gaultier, Fransız sokak modası, cinsiyetlerin karışımı, uniseks, asi ve eğlence gibi olgulardan etkilenerek geniş kapsamlı fütürist tasarımlar gerçekleştirmektedir. Gaultier'nin, koleksiyonlarında görülen giysi, makyaj, saç tasarımı ve aksesuar gibi unsurların tasarım özelliklerini, kostüm tasarımlarına yansıtması dikkat çekicidir. Özellikle koleksiyonlarında ikonik hale gelmiş "konik korse" ve "çizgili denizci kazağı" filmlerde belirgin bir şekilde ön plana çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Moda Tasarımcısı, Sanat, Kostüm Tasarımı, Sinema.

FilmGaultier, Jean PaulKostüm+4
Emine Gümüşoğlu Bayındır
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de açılan moda tasarımı eğitimi kursları ve hazır giyim sektörüne yansıması

Tekstil ve hazır giyim sektörü diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de gerek üretim ve istihdama katkısı, gerek ihracat yoluyla ekonomiye döviz kazandırması nedeniyle ekonominin lokomotif sektörü olma özelliğini taşımaktadır. Tekstil ve Hazır giyim sektörü tasarım, üretim ve benzeri tüm operasyonlarında en son teknolojileri kullanmakla beraber halen emek yoğun özelliğini korumaktadır. Türkiye'nin bu sektörde hedeflediği noktalara gelecekte ulaşabilmesi için, hızlı, dünyadaki moda- marka oluşturma eğilimlerini takip edebilen, teknolojiyi tanıyan ve kullanabilen; yaratıcılığını ortaya çıkarabilen yetenekli tasarımcıların yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve bu alanda eğitim veren nitelikli kurum sayısı artırılırken, eğitim planlarının da sektörün ihtiyaçlarına paralel hazırlanması gerekmektedir. Kurslar Osmanlı döneminde Tanzimat'la birlikte giyimde modernleşmenin kapılarını halka açan, Cumhuriyet Türkiye'sinin giyim tarzını yeniden şekillendiren ve giyim sanayinin baş aktörleri olan kişileri yetiştirmişlerdir. Özellikle kadınlara meslek edindirmek ve terzi yetiştirmek üzere açılmış olan eğitim merkezleri zamanla teknik okullara dönüşmüş, moda tasarımı ise ayrı bir meslek olarak kabul görmüştür. Son dönemdeki kurslarda, işletmelerde yıllarca sürebilecek olan usta çırak ilişkisiyle kazanılacak mesleki eğitime tahammülü olmayan hazır giyim için, kısa sürede donanımlı insan yetiştirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Türk hazır giyim sektöründeki moda tasarımcısı ve tasarım eğitimi ihtiyacı üzerinde durulmuş; Türkiye'deki moda tasarım kursları ve hazır giyim sektörüne yansımaları incelenmiştir. Değerlendirmeler ışığında; kursların sektördeki acil eleman ihtiyacını, üniversitelerin mezun ettikleri kişilerin, sayısal anlamda yeterli olmaması sebebiyle oluşan insan gücü ihtiyacını, yetenekli fakat örgün moda tasarım eğitimine çeşitli sebeplerden ötürü katılamamış kişileri mesleğe kazandırarak karşıladığını gözlemledik. Kısa süreli kurslar profesyonellere mesleki gelişim anlamında katkıda bulunurken, uzun süreli kurslar üniversitelere yakın nitelikli eğitimler verebilmektedir. Ders programları ve sektörel anlamda deneyimli eğitimcilerin olması kursları daha verimli hale getirecektir. Okullardaki hantal yapının aksine, kursların daha hızlı güncellenebilmesi, günün ihtiyaçlarına göre yeni eğitimler oluşturabilmesi, sektör açısından büyük önem taşımaktadır.

EğitimGiyimGiysi tasarımı+7
Seyhan Antçok
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

19. yy'dan günümüze İstanbul itfaiyecilerin tarihi ve giysilerinin günümüze kadarki değişimi

Giysiler, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra ekonomik durum, toplumsal konum, meslek ve benzeri çok fazla unsuru yansıtan bir araç olarak da anlam kazanmaktadır. Meslek grubunu en iyi yansıtan giysiler ise şüphesiz üniformalardır. Üniformalar, aynı işi yapan kişilerin kılık ve kıyafetlerinde birlik ve beraberliği sağlamak, bir kıyafet standardı getirmek, yeri geldiğinde mesleğin içeriğine bağlı olarak kişinin bedensel bütünlüğüne ve becerilerine destek olmak için kullanılmaktadır. Çalışmada tarihsel kronolojiye paralel şekilde öncelikle itfaiye ile ilgili kavramlar incelenmiş; sonrasında Osmanlıdaki ilk itfaiye müdahale grubu olarak nitelendirilebilecek Tulumbacılar döneminde giyilen kıyafet ve müdahale yöntemleri, Cumhuriyet öncesi Szechenyi Paşa ile Askeri İtfaiye Dönemi giysi ve ekipmanları, günümüz İstanbul itfaiyesi giysilerinin üniformalaşma süreci ele alınmıştır. Günümüzde itfaiye üniformaları özellikle de teknolojinin yardımıyla müdahale edeni alev, yüksek sıcaklık gibi tehlikelerden korumakta ve rahat hareket etmesine destek olmaktadır. İstanbul'un ilk organize yangın müdahale teşkilatı olan tulumbacıların giysileri kurumsal bir üniforma görüntüsünden uzak, müdahale edeni yangın tehlikesinden korumayan bir nitelik sergilemektedir. Süreç içerisinde Szechenyi Paşa öncülüğünde bu teşkilat disiplin altında kurumsallaşmış ve daha koruyucu üniformalar kullanmaya başlamıştır. Bu teşkilat geleneği ve üniformalarında küçük değişiklikler olsa da 1990'lı yıllara kadar devam ettiğini söylemek mümkündür.1990'lı yıllardan itibaren teknolojinin gelişmesiyle koruyucu ve yanmaz kumaşlardan modern üniformalar üretilmiş ve kullanılmıştır. Bu üniformalar önceki dönemlere göre kullanışlı ve koruyucu olmakla beraber hala yanmazlık, vücudun nefes alması ve rahat hareket etmesi, rahat ve daha kısa sürede giyilebilmesi, beden ve üniforma arasındaki nem dengesinin ayarlanması vb. unsurları açısından araştırmalara devam edilmesi gerektiğini söylemek mümkündür.

GiysilerÜniformaİstanbul+3
Gamze Tanyıldız
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kraliçe Viktorya Dönemi giysilerinin günümüz kadın modasına etkisi

19. yüzyılda yaklaşık 64 yıl süren Kraliçe Viktorya Dönemi, İngiltere'nin ekonomik ve teknik açıdan oldukça geliştiği; ancak sosyal açıdan, özellikle de kadınların oldukça zorlayıcı ve kısıtlayıcı kurallar ile şekillendirilmeye çalışıldığı bir dönem olarak ifade edilir. Kadınlar, sosyal hayatta söz sahibi olmadıkları gibi bedenlerini de çeşitli giysiler ve davranış kalıpları ile dönemin kurallarına uygun şekilde kontrol altına almak zorunda kalmıştır. Kadınsı vurguları öne çıkan bir görünüme sahip olmak için korse kullanarak daha ince belli görünmeye çalışmış, kalça ve göğüs kısmını ön plana çıkarmış, omurga kısmını dik tutarak sağlıklı olduğu görüntüsünü vermiş; tüm bunları yaparken de süslü ve gösterişli bir görüntü sergilemek durumunda kalmıştır. Kraliçe Viktorya döneminde hız kazanan sanayi devrimi tekstil sektörünü de dönüştürmüş; bu dönüşüm dönemin kadın giysi modalarını da etkilemiştir. Dönem giysilerinin yanı sıra kraliçenin gelinliği ve eşinin ölümünden sonra giydiği yas giysileri de hem o zamanın hem de günümüzün giysi modalarına esin vermiştir. Giysi modası, önceki dönemlerden ilham alarak çağın ruhu ile beraber bu ilhamların yorumlanması sonucu özgün ve yaratıcı bir nitelik kazanır. Bu çerçevede Kraliçe Viktorya döneminin yansımalarını günümüz kadın modası giysilerinde hem hazır giyim hem de abiye koleksiyonlarda gözlemlemek mümkündür. Geçmişin modalarının sosyolojik, ekonomik ve toplumsal temelleri bugününkünden farklı olabilmekle beraber benzer estetik unsurlar giysilerde çağına uygun yorumlarla yer alabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Viktorya Dönemi, Moda, Elbise, Kadın, Ahlak

AhlakGiysilerKadın giysileri+4
İlksen Daldal
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors