Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Şadan Tokyürek
11 theses · Gazi University
Tüketicilerin kentsel dönüşüm hakkındaki bilgileri ve konut tercihleri
Bu araştırma; Sivas il merkezinde kentsel dönüşüm çalışmalarının başladığı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının başlayacağı mahallelerde (Dedebalı, Kılavuz, Ferhatbostan, Demircilerardı mahalleleri) ikamet eden tüketicilerin kentsel dönüşüm hakkındaki bilgilerini ve dönüşüm sonrasındaki konut tercihlerini belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmaya; mahallelerde halen ikamet etmekte olan ve ulaşılabilen farklı eğitim ve gelir düzeyine sahip ve kentsel dönüşüm kapsamında evi yenilenecek olan 178 tüketici katılmıştır. Verilerin elde edilmesinde tüketicilere konut tercihi ölçeği, kentsel dönüşüm bilgilerini ve demografik bilgilerini kapsayan anket formu uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda tüketicilerin kentsel dönüşüm ile ilgili bir takım bilgilerinin olduğu fakat; dönüşüm sonrasında yapılacak olan konutların tipi, genişliği, maliyeti ve ödeme koşulları hakkında tereddütleri olduğu görülmüştür. Aylık geliri düşük olan tüketicilerin genellikle kentsel dönüşüm sonrasında müstakil, 90-119 m2 genişliğindeki, salon+3 odalı konutları tercih ettikleri; gelir durumu yüksek olan tüketicilerin ise genellikle site içerisindeki dubleks tripleks 120 m2 ve üzerindeki salon+4 odalı konutları tercih ettikleri görülmüştür. Lise ve üniversite mezunu olan tüketicilerin dönüşüm sonrası dubleks tripleks ve salon+4 odalı konutları tercih ettikleri, okur yazar olmayan ve ilköğretim mezunu olan tüketicilerin salon+3 odalı konutları tercih ettikleri saptanmıştır. Lise ve üniversite mezunu olan tüketicilerin konutun balkonlu (p=0,029) olmasını daha önemli buldukları, okuryazar olmayan ve ilköğretim mezunu olan tüketicilerin ise yaşanılacak konutun müstakil (p=0,030) olmasını önemli buldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Kentsel dönüşüm, konut tercihi, tüketici.
Tüketicilerin ve market çalışanlarının alışveriş davranışları hakkında görüşleri ve uygulamaları
Bu araştırmanın genel amacı Tekirdağ ilinde yaşayan tüketicilerle market çalışanlarının, alışveriş davranışları hakkındaki görüşlerinin ve uygulamalarının incelenmesidir.Tekirdağ il merkezinde yaşayan 204 tüketici ve 102 market çalışanı bu araştırmaya katılmıştır. Tüketicilerin ve market çalışanlarının alışveriş öncesi, alışveriş sırasındaki ve alışveriş sonrası davranışlarla ilgili görüşlerini ve davranışlarını belirlemeye yönelik likert tipi beşli ölçek anket kullanılmıştır. Verilen cevaplarının aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmış, araştırma sonucunda anket bilgisayarda SPSS ( Statistic, Packets For Social Sciences) paket istatistik programından yararlanılarak oluşturulan veri tabanında toplanmıştır. Demografik özelliklere ait sorulara ilişkin olarak mutlak ve yüzde değerlerini gösteren tablolar hazırlanmıştır. Likert tipi sorulara verilen cevapların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmış, t testi kullanılmış ve anlamlılık düzeylerine göre yorumlanmıştır.Araştırmaya katılan tüketicilerin ve market çalışanlarının yarıdan fazlası kadındır ve tüketicilerin yarıdan fazlası evli iken market çalışanlarının yarıdan fazlası bekârdır. Market çalışanlarının büyük bir çoğunluğu işçi iken tüketicilerde memurların oranı yüksektir. Tüketicilerin ve market çalışanlarının yarısından fazlası marketlere gitmek için belirli bir günün olmadığını ifade etmişlerdir. Tüketiciler ve market çalışanları marketlerde en çok gıda, giyim ve temizlik ürünlerini tercih etmektedirler. Alışveriş öncesi davranışlarla ilgili görüşlerde her iki grupta ortalama puanlarına göre en çok bütçeye göre alışveriş yapılmalıdır ve fiyat indirimlerinin olduğu zamanlar takip edilmelidir görüşlerine katılmışlardır. Alışveriş öncesi davranışlarla ilgili uygulamalarda tüketiciler ve market çalışanları en çok Bütçeye göre alışveriş yaparım ve Alışveriş yapılacak yerleri fiyat, çeşit ve bolluk yönünden karşılaştırırım davranışlarını göstermektedirler. Alışveriş sırasındaki davranışlar hakkındaki uygulamalardan aldığım üründen vazgeçip onu başka bir rafta bırakabilirim, ürünü kontrol etmek için ambalajı açıp bırakabilirim davranışlarını, market çalışanları tüketicilere oranla daha fazla göstermektedirler. Tüketiciler ve market çalışanları alışveriş sonrası davranışlar hakkındaki uygulamalardan en çok Önce alınan ürünleri önce tüketirim ve Ürünleri kullanılmadan önce ambalajındaki kullanım talimatını ve güvenlik kurallarını okurum davranışlarını göstermektedirler. Bu bulgular ışığında tüketicilerin tüketim davranışlarının iyileştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.
Eğitim uygulama okulları ve rehabilitasyon merkezlerindeki öğretilebilir zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyeni ile ilgili uygulamalar ve velilerinin bilgileri
?Eğitim uygulama okulları ve rehabilitasyon merkezlerindeki öğretilebilir zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyeni hakkında bilgi ve uygulamaları? adlı bu çalışma; farklı zeka düzeyinde, zihinsel yetersizliği yanında fiziksel engeli de olan ve farklı yaş gruplarındaki zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyen uygulamalarını, bu uygulamaların yeterli düzeyde olup olmadığını, kişisel hijyen uygulamalarında yardım alıp almadıklarını aynı zamanda zihinsel engele sahip olan velilerin kişisel hijyen hakkındaki bilgilerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Afyonkarahisar, Ankara ve İstanbul'da Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi ve rehabilitasyon merkezi ile görüşülerek toplam 225 veli üzerinde anket uygulanmıştır. Zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyen uygulamaları ile velilerin kişisel hijyen hakkındaki bilgileri, velilerin eğitim durumları ile ilişkilendirilmiş ve khi kare analiz yöntemi uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan velilerin büyük çoğunluğunu anneler oluşturmaktadır. Aynı zamanda engelli bireye en çok yardım edenin de anneleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Velilerin 157'sinin okur yazar olmayan, okur yazar olan ve ilkokul mezunları oldukları, 68'inin ortaokul, lise ve üniversite mezunu olduğu belirlenmiştir. Anket kapsamındaki zihinsel engelli bireylerin 70'inde farklı fiziksel engel bulunmakta, büyük çoğunluğunun erkek ve 13 ? 18 yaş arası bireylerden oluştuğu saptanmıştır. Velilerin kişisel hijyen bilgilerinin eğitim düzeyleriyle bağlantılı olarak değiştiği, bu konuda verilen soruların çoğunun eğitim düzeyi düşük bireyler tarafından yanlış yanıtlandığı, eğitim düzeyi yüksek olan grubun ise banyo temizliği, taharet temizliği, göz temizliği ve diş fırçası kullanımı sıklığı konusunda yetersiz olduğu belirlenmiştir. Okur yazar olmayan, okur yazar olan ve ilkokul mezunu velilerin sahip oldukları engelli bireylerin; banyo yapma, saç tarama, tırnak kesme, ayak yıkama, kulak temizliği, taharet temizliği, iç çamaşırı ve elbise değiştirme konularında ailelerinin yardımlarıyla yapabildikleri; ortaokul, lise ve üniversite mezunu velilerin sahip oldukları engelli bireylerin yalnızca kulak, ayak, tırnak temizliği ve banyo yapmada ailelerinin yardımına ihtiyaç duymaktadırlar. Engelli bireyler uyandıkları zaman yüzünü yıkamakta, tuvaletten çıkınca ve yemekten önce ve sonra ellerini yıkamakta, ellerini yıkadıklarında havlu kullanmayı tercih etmemekte, kirlendikçe ayaklarını yıkamakta, saçlarını şampuanla yıkamakta, haftada 1 ya da 2 kez banyo yapmaktadır. Kulak temizliğine önem vermedikleri, kulağını temizleyenlerin kulak pamuğu kullandıkları, dişlerini günde iki kez fırçaladıkları, diş ipi kullanmadıkları, haftada bir ya da uzadıkça tırnak kestikleri, tuvalet temizliğinde su ve tuvalet kağıdı kullanımının fazla olduğu belirlenmiştir. Hemen hemen tüm zihinsel engelli bireyler her gün ya da iki günde bir atlet, külot, çorap ve giysi değiştirmektedirler. Banyo lifi ve el yüz havlusunu aile bireyleriyle birlikte kullananların oranı kullanmayanlara oranla yüksek bulunmuştur.Tüm bu bulgular doğrultusunda zihinsel engelli bireye sahip olan velilerin kişisel hijyen hakkında eğitim almaları gerekmekte, sağlıklı yaşam için kişisel hijyenin önemini kavramak ve bunu yaşantılarına transfer etmeleri gerekmektedir. Tutum ve davranışların olumlu yönde düzeltilmesi adına alınan eğitim ile zihinsel engelli bireyde de iyileşmeler görülecek ve bu bireylerin toplumda kabul edilebilir olmaları sağlanacaktır.
Eğitim düzeyleri farklı bireylerin küresel ısınma konusundaki bilgileri ve aile yaşamındaki uygulamaları
Bu araştırma, Konya ili Ereğli ilçesinde yaşayan eğitim düzeyleri farklı bireylerin küresel ısınma konusundaki bilgilerinin ve aile yaşamındaki uygulamalarının belirlenmesini saptamak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamına alınan bireyler, araştırmacının görev yaptığı ilçe merkezinde görev yapan öğretmenler ve öğrenci velileri basit tesadüfî örneklem yoluyla seçilmiştir. Elde edilen verilerin sayı ve yüzde oranları tablolara yansıtılmıştır.Araştırmaya 125 üniversite öğrenim düzeyi ve 125 lise ve altı öğrenim düzeyine sahip olmak üzere toplam 250 birey katılmıştır.Verilerin toplanması amacıyla, bireylerin demografik bilgileri, küresel ısınma ve konutta enerji tasarrufu konusundaki bilgileri ve küresel ısınma, konutta enerji tasarrufu ve çevre koruma ile ilgili davranışlarının tespitine yönelik 76 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır.Değerlendirmeler sonucunda, üniversite düzeyinde öğrenim gören bireylerin küresel ısınma, ev araçları, ısınma, aydınlanmaya ilişkin bilgilerinin lise ve altı düzeyinde öğrenim gören bireylerden daha fazla olduğu saptanmıştır. Üniversite düzeyinde öğrenim gören bireylerin küresel ısınma, evsel atık, su tasarrufuna ilişkin davranışlarına lise ve altı düzeyinde öğrenim gören bireylerden daha fazla dikkat ettikleri, lise ve altı düzeyinde öğrenim gören bireylerin elektrik tasarrufuna ilişkin davranışlarının üniversite düzeyinde öğrenim gören bireylerden daha fazla dikkat ettikleri görülmüştür.Araştırmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, bireylerin küresel ısınma, enerji tasarrufu, su tasarrufu, evsel atık, aydınlanma, ev araçları konusundaki bilgi ve uygulamalarının yükseltilmesine yönelik gerekli önlemlerin alınması önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Küresel ısınma, enerji tasarrufu, aile, eğitim düzeyi.
Akyurt ilköğretim okulunda okuyan parçalanmış ve tam ailelerden gelen öğrencilerin aile içi durumları ve okul başarı durumlarına ilişkin görüşleri
Bu araştırma, Ankara İli Akyurt İlçesi Akyurt İlköğretim Okulu'nda okuyan parçalanmış ve tam ailelerden gelen öğrencilerin aile içi durumları ve okul başarı durumlarının karşılaştırılması amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamına alınan bireyler, araştırmacının görev yaptığı ilköğretim okulundaki öğrenciler basit tesadüfi örneklem yoluyla seçilmiştir. Elde edilen verilerin sayı ve yüzde oranları tablolara yansıtılmıştır.Araştırmaya 73 parçalanmış aileye sahip, 73 tam aileye sahip olmak üzere toplam 146 öğrencinin katıldığı tespit edilmiştir.Verilerin toplanması amacıyla, parçalanmış ve tam ailelerden gelen öğrencilere ve ailelerine ait genel bilgilerin, okul başarı durumlarının, evlerinde sahip olduğu imkanlar ve aile içi ilişkilerin, gelecekten beklentileri ile ilgili bilgilerin elde edilmesine yönelik 51 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır.Değerlendirmeler sonucunda, parçalanmış aileden gelen öğrencilerin tam aileden gelen öğrencilere göre daha fazla devamsızlıklarının olduğu, tam aileden gelenlerin çoğunun devamsızlığının bulunmadığı gözlemlenmiştir. İki grubunda SBS başarı durumlarının birbirine yakın olduğu saptanmıştır. Parçalanmış aileden gelen öğrencilerin tam aileden gelen öğrencilere göre daha fazlasının anne ve babası arasında akrabalığın olduğu görülmüştür. Parçalanmış aileden gelenlerin aile içinde birbirlerine karşı hoşgörülü davranma durumlarının tam aileden gelenlerden daha düşük olduğu anlaşılmıştır. Parçalanmış aileden gelen öğrencilerin gelirlerinin ihtiyaçlarını karşılama durumun tam aileye göre daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Parçalanmış aileden gelenlerin tam aileden gelenlere göre daha çoğunun bu zamana kadar en çok paranın eksikliğini hissettikleri saptanmıştır. Tam aileden gelen öğrencilerin parçalanmış aileden gelen öğrencilere göre daha çoğunun ünlü olmayı istedikleri gözlemlenmiştir.Araştırmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, çocukların parçalanmış ailelerden kaynaklı sorunlar yaşamamaları için bireylerin eş seçiminde daha dikkatli olması gerektiği, anne ve babalara ailede yaşanacak boşanma, ölüm, evden ayrılma gibi olaylarla baş edebilmeleri için eğitim programlarının verilmesi, olumsuz durumlarla karşılaşıldığında çocukların sağlıklı gelişiminin sağlanması için uygun tedbirlerin alınması gerektiği önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Parçalanmış aile, tam aile, aile, okul başarısı
Köyde yaşayan ailelerin üretim ve tüketim davranışlarının incelenmesi
Kente yakın köylerde köy aiesinin üretim ve tüketim davranışarının ev ekonomisi boyutunda değişiminin incelenmesi.
Kırşehir ilindeki ilköğretim okullarında çalışan temizlik personelinin kişisel hijyen bilgileri ve uygulamları
Bu araştırma, Kırşehir ilinin merkez ilçelerindeki ilköğretim okularında çalışan temizlik personelinin hijyen bilgileri ve uygulamalarını saptamak amacıyla gerçekleştirlmiştir. Araştırmada tarama modeli kualnılmış ,Kırşehir'in Kaman, Akpınar ve Merkez ilçelerindeli 60 ilköğretim okulunda 2008-2009 eğitim öğretim yılında çalışan 101 erkek ve 4 bayan olmak üzere toplam 105 temizlik perponeli araştırma kapasamına alınmıştır.
Tekstillerinin temizlik ve bakımını kendisi yapan ve dışarıda yaptıran konaklama işletmelerinde müşterilerin tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımına ilişkin görüşlerinin ve karşılaştıkları sorunların saptanması
Bu araştırma, tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımını kendi çamaşırhanesinde yapan ve ticari bir firmaya yaptıran konaklama işletmelerinin tekstil ürünlerinin seçim, temizlik ve bakım uygulamalarıyla bu konaklama işletmelerinde kalan müşterilerin tekstil ürünleri ile ilgili görüşlerini ve karşılaştıkları sorunları saptanmak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.Araştırma örneklemini, Ankara il merkezinde konaklamakta olan 150'si tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımını kendi çamaşırhanesinde ve 150'si tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımını ticari bir firmaya yaptıran olmak üzere 300 müşteriden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS for Windows 12.0 paket programı ile istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Konaklama işletmelerinin tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımına ilişkin uyguladıkları yöntem ve müşterilerin görüşleri arasındaki farklar Khi Kare testi ile kontrol edilmiştir.Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, her iki konaklama işletmesi Kat Hizmetleri Yöneticisi'ne kişisel bilgileri, konaklama işletmesi ve tekstil ürünleriyle ilgili bilgi formu uygulanmıştır. İkinci bölümde ise bu konaklama işletmelerinde kalan müşterilere kaldıkları konaklama işletmesinde kullanılan tekstil ürünleri ile ilgili görüş ve sorunlarını saptamak için anket uygulanmıştır.?Her iki konaklama işletmesi için müşteriler kişisel bilgileri açısından benzer özelliklere sahiptir.?Tekstil ürünlerinin seçimi, satın alınması, temizlik ve bakım uygulamalarıyla ilgili Kat Hizmetleri Yöneticisinin fikirleri alınması daha doğru kararlar verilmesini sağlar.?Müşterilerin tekstil ürünlerinin temizliği ile ilgili görüşleri ve memnuniyetleri kaldıkları konaklama işletmesinin temizlik ve bakım uygulamalarına göre değişmektedir. Tekstil ürünlerinin temizlik ve bakımını kendi çamaşırhanesinde yapan işletmede sorunlarla karşılaşma oranı daha azdır.
Yatılı ilköğretim bölge okullarındaki yatılı ve gündüzlü öğrencilerin kişisel bakımlarına ilişkin uygulamaları
Araştırma, Bolu'nun Kıbrıscık ilçesi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'ndaki yatılı ve gündüzlü öğrencilerin kişisel bakımlarına ilişkin uygulamaları saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Bolu'nun Kıbrıscık ilçesindeki Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na, 2006?2007 eğitim öğretim yılında devam eden, 108 yatılı 82 gündüzlü toplam 190 öğrencinin katılımıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanarak yapılmıştır.Araştırma sonucuna göre; yatılıların ayak kokusu şikâyetinin gündüzlülere göre daha fazla olduğu saptanmış, yatılı ve gündüzlü kızların ayak kokusu şikâyetleri arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.01). Yatılı kızlardaki kepeklenme sıklığının gündüzlü kızlara göre daha fazla olduğu belirlenmiş, yapılan değerlendirmeye göre bu farkın ileri derecede önemli olduğu saptanmıştır (p<0.001). Gündüzlü öğrencilerin yatılı öğrencilere göre iç çamaşırlarını daha sık değiştirdikleri tespit edilerek, kızların yatılı ve gündüzlü olmalarıyla iç çamaşırlarını değiştirme sıklıkları arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05).Gündüzlü öğrencilerin yatılılara göre ellerini ve yüzünü yıkarken su ve sabunu, sabun çeşidi olarak da sıvı sabunu daha fazla tercih ettikleri, yatılı kızların gündüzlü kızlara, gündüzlü erkeklerinde yatılı erkeklere göre dişlerini her yemekten sonra daha sık fırçaladıkları, tüm öğrencilerin çoğunun diş ipi kullanmadığı ve dişi ağrıdığında diş hekimine gittiği saptanmıştır.Ayrıca, öğrencilerin çoğunun tuvaletten çıktıktan hemen sonra ellerini yıkadıkları, çoraplarını her gün değiştirdikleri, ayaklarını her gün yıkadıkları, ayaklarını ayak havlusuyla kuruladıkları, el ve ayak tırnaklarını haftada bir temiz olmak için kestikleri, çoğunlukla haftada bir banyo yaptıkları, banyo esnasında şampuan ve sabun kullandıkları, kulak içlerini aplikatörle temizledikleri, çoğunlukla burunlarını kâğıt mendil ya da peçeteyle temizledikleri ter kokularını önlemek için sık sık banyo yaptıkları, tuvalet ihtiyacından sonra su+tuvalet kâğıdı kullandıkları ve temizlikle ilgili bilgileri anne, baba ve akrabalarından edindikleri saptanmıştır.Araştırmanın sonucunda; yatılı ve gündüzlü öğrencilerin kişisel bakım uygulamalarının benzer özelliklerde olduğu, öğrenim türünün kişisel bakım uygulamaları üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Çalışan ve çalışmayan kadınların aile kaynaklarının kullanımına ve yönetimine ilişkin davranışları
Bu araştırma, Mersin ilinin Mezitli Beldesi'nde yaşayan kadınların ailekaynaklarının kullanımı ve yönetimine ilişkin davranışlarını saptamak amacıylaplanlanıp, yürütülmüştür. Elde edilen bulgular bağımsız değişkene (kadınlarınçalışma durumları) bağlı olarak ölçülmüş ve yorumlanmıştır.Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan kadınların 165'i çalışan, 165'içalışmayan olmak üzere toplam 330 kişiden oluşmaktadır. Kadınların % 21,8'iortaokul, % 40,0'ı lise ve %16,1'i üniversite mezunudur. Kadınların ailelerinin %22,1'i 1401-1700 YTL arasında gelire sahiptir.Çalışma durumlarına göre kadınların % 83,6'sı gelir kullanımı konusundahiçbir sorunla karşılaşmamaktadır (p<0,05). Kadınların % 73,6'sı ailede gelirkullanımı konusunda eşiyle birlikte karar vermektedir. Gelirin harcandığı alanlarsırasıyla; yiyecek maddelerinin satın alınması, konut giderleri ve ev işletmesigiderleridir.Kadınların büyük bir çoğunluğu (% 83,6) zamanlarını verimli kullandıklarıgörüşündedirler. Bu oran çalışan kadınlarda % 77,0, iken çalışmayan kadınlarda %90,3'tür (p<0,05). Kadınlar (% 31,8) serbest zamanlarında televizyon seyretmektedir.Fiziksel enerji kullanımı açısından kadınların % 73,0'ı her zaman işlerinikolaylaştıran araç-gereçler kullanmaktadır. Kadınların yorgunluk nedenleri başındayeterli aralıklarla dinlenmemek, iş ile ilgili yeterli bilgi ve beceriye sahip olmamakyer almaktadır.Yapılan bu araştırma ile değişen toplumsal yaşamda kadınların kaynakkullanımı ve yönetimi davranışları tespit edilerek bazı öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kadın, Çalışan-Çalışmayan Kadınlar, Aile kaynakları
Sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan ailelerde ev yönetim etkinliklerine ilşkin davranışların yaşam dönemlerine göre incelenmesi "Kayseri ili örneği"
Bu araştırma Kayseri ilinde sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan ailelerde yaşayan bireylerin ev yönetim etkiliklerine katılma durumlarının saptanması, amacı ile yapılmıştır. Ailelerin içinde bulundukları yaşam dönemlerine göre ev yönetim etkinliklerine olan katılımların farklı olup olmadığının ve aynı zamanda her bir yaşam döneminde ailelerin ortak özelliklerinin neler olduğunun belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Aile kaynaklarının daha iyi kullanımı ve yaşam düzeylerinin yükseltilmesi açısından ev yönetim etkinliklerinin paylaşılması ile ilgili öneriler geliştirilmesi ve bu konudaki eğitim ihtiyacının belirlenmesi amacı ile planlanmıştır. Araştırmada ailelerdeki çocukların yaş ve öğrenim durumları aile yaşam dönemlerinin belirlenmesi için esas kabul edilmiştir. Buna göre I. dönem: Başlangıç yılları (Yeni evli çocuksuz aileler), II. dönem Genişleme yılları (0-6 yaş arası henüz ilkokula başlamamış çocuğu olan aileler), III. dönem Etkin yıllar (7-19 yaş arası ilköğretim ve ortaöğretime devam eden çocuğu olan aileler, IV. dönem Etkin yıllar (19 ve üstü yaşlarda ve üniversite çağında çocuğu olan aileler), V. dönem son yıllar (meslek sahibi evli ve evden ayrılmış çocukları olan aileler) olarak belirlenmiştir. Ailelere iki bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde ise ailelerin ev yönetim etkinlikleri ve sorumluluklarına ilişkin görüşlerini ve davranışlarını ölçen sorular yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre anne ve babaların eğitim düzeylerinin oldukça düşük olduğu belirlenmiştir. Okuma yazma bilmeyen annelerin oranı % 70.9, babaların oranı ise % 64.4'tür. İlkokulu mezunu olan anneler aştırmada çoğunluktadır (% 17.3). Araştırmaya katılan babaların ise çoğunlukla lise ve dengi okul mezunu olduğu belirlenmiştir (% 17.3). Yaşam dönemlerine göre; IV. yaşam dönemindeki ilkokul mezunu annelerin oranı % 32.6 ile en fazladır. II. ve III. yaşam dönemindeki lise ve dengi okul mezunu babaların oranı % 20.32 ve % 20.8 ile en fazladır. Ailedeki birey sayıları incelendiğinde % 97.5 'inin 4-5 kişiden oluştuğu, %34. 3 'ininde 6-7 kişiden, oluştuğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan ailelerde annelerin%97.5'inin ev hanımı olduğu belirlenmiştir. Ailelerin % 60.5'inin 251-400milyon arasında gelirlerinin olduğu belirlenmiştir. Konu yaşam dönemlerine göre incelendiğinde ise II. yaşam dönemindekiler % 64.9'u, III. yaşam dönemindekiler % 62.0, IV. yaşam dönemindekilerin 251-400 milyon arasında gelirleri olduğunu belirtmişlerdir. II. yaşam dönemindeki ailelerin %57.3'ü, II. yaşam dönemindeki ailelerin % 66.2'si, III dönemdeki ailelerin % 54.3'ü IV.dönemdeki ailelerin %58.1'i gelirlerinin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Aile gelirinin harcanmasına % 45.2 anne baba birlikte karar vermektedirler. Çocukların eğitimi ile ilgili konularda daha çok eşler birlikte karar vermektedir. Yiyecek maddelerinin satın alınmasına II. ve III. dönemlerde eşler birlikte karar verirken,IV.dönemde annenin karar verdiği belirlenmiştir. Giyim eşyalarının satın alınmasına II. dönemde %35.1 ile anne baba karar verirken, III. dönemde %29.4 ile anne baba karar vermektedir.IV. dönemde ise %31.4 ile anne baba ve çocuklar birlikte karar vermektedir. Aile tasarruflarının değerlendirilmesine tüm yaşam dönemlerinde anne baba birlikte karar vermektedir. Evin bakımı ve onarımı ile ilgili konularda: günlük toz alma, lavabo temizliği, yer süpürme ve silme, duvarların tozunu alma ve silme, cam,kapı çerçeve silme, mobilyaların temizliği, halı silme ve yıkama gibi faaliyetleri tüm yaşam dönemlerinde çoğunlukla anne yapmaktadır. Yalnızca boya ve badana yapımında babanın etkinliğinin arttığı görülmektedir. Ev yönetimi faaliyetlerinden menü planlama,yemek pişirme,ütü yapma,sofra kurma ve kaldırma, bulaşık yıkama genellikle tüm dönemlerde anneler tarafından yapılmaktadır. Ailelerde günlük yiyecek alışverişini genellikle anne yaparken, haftalık ve aylık yiyecek alışverişini daha çok baba yapmaktadır. Ev eşyası alışverişini ise II. dönemde %43.2 baba yapmaktadır. III. ve IV. dönemlerde ise anne babanın birlikte yaptığı görülmektedir.Ailelerin en fazla ihtiyaç duydukları kaynaklar arasında %81.7 ile para başta gelmekte bunu %13.1 ile zaman,%5.2 ile de enerji izlemektedir. Paraya duyulan ihtiyaç III. dönemde % 84. 1 ile diğer dönemlere göre daha fazladır. Ailelerin ev yönetimi konusunda ihtiyaç duydukları bilgi ve beceri kaynaklarının her üç dönemde de (II. III. ve IV. dönemler) aynı olduğu anne baba ve yakınlarım diyenlerin çoğunlukta olduğu belirlenmiştir. Aileler tüm yaşam dönemlerinde mevcut gelirlerini en fazla yiyeceğe (% 94.9) harcamaktadır. Ailede konuşma (sohbet), ziyaret, çeşitli el işleri gibi boş zaman etkinliklerini daha çok annelerin yaptığı, okuma ve tiyatro, sinema gibi etkinlikleri çocukların yaptığı, tv izleme ve radyo dinleme etkinliğini ise babaların yaptığı saptanmıştır. Aile yaşam dönemlerinde en fazla zaman alan faaliyetlerin başında her üç dönemde de evin temizliği ve bakımı gelmektedir. Bunu ikinci sırada yemek pişirme faaliyeti izlemektedir. Ailelerin büyük bir kısmı (%78.8'i) aileye giren paranın yetmemesinden ve sıkıntı çektiklerinden bahsetmişlerdir. Bunu ikinci sırada %22.7 ile ev işlerinin yorucu olması ve yorgunluktan şikayet edenlerin izlediği görülmektedir. Ailelerin %99.3' ü ev yönetim etkinliklerinin paylaşılması gerektiğini belirtmişlerdir. Farklı yaşam dönemlerinde ise II. ve III. dönemlerde ailelerin tamamı, IV. dönemde ise %99.8' i ev yönetim etkinliklerinin paylaşılması gerektiğini belirtmişlerdir. m