Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. İsak Pardo

11 theses · İstanbul Nişantaşı University

Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gaziosmanpaşa ilçesi örneği

Okullarda şiddet, sürekli şikayet edilen bir sorun olmasına karşın her geçen gün daha da artmaktadır. İnsanların çeşitli nedenlere dayalı olarak biriktirdiği öfkenin sözlü ya da davranışsal olarak dışa vurumu olan şiddetin bireylerin psikolojik dayanıklılık seviyesi ile bağlantılı olduğu görülmektedir. Psikolojik dayanıklılık, bireyin karşılaştığı risk faktörlerine direnç gösterebilme kapasitesi olarak değerlendirilmektedir. Bu araştırmada lise öğrencilerinin psikolojik dayanıklılıkları ile öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada "Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" ile "Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı" ölçekleri kullanılmış, ölçeklerle elde edilen veriler Statistical Package for Social Sciences for Windows (SPSS) 21.0 Paket Programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre lise öğrencilerine sağlanan aile, akran ve okul desteği ile uyum, mücadele azmi ve empati alt boyutları, onların psikolojik dayanıklılık seviyelerine etki etmektedir. Öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları ile öfke ve öfke ifade tarzları arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki vardır. Psikolojik dayanıklılık puanları arttıkça sürekli öfke, dışa vurulan öfke ve içte tutulan öfke azalmakta, öfke kontrol puanları yükselmektedir. Sonuç olarak lise öğrencilerinin psikolojik dayanıklılığı arttıkça öfkenin kontrol edilmesi kolaylaşmakta, okullarda büyük bir sorun olan şiddetin temel kaynaklarından birisi olan öfkenin saldırganlığa dönüşme kapasitesi azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Dayanıklılık, sürekli öfke, öfke ifade tarzı, öfke kontrolü.

Lise öğrencileriPsikolojik dayanıklılıkÖfke+1
Ümüt Dündar
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İtfaiye çalışanlarında psikolojik dayanıklılık ve kendini sabotaj düzeylerinin incelenmesi: İstanbul İtfaiyesi örneği

Bu araştırmada, İstanbul itfaiyesinde çalışan bireylerin Psikolojik Dayanıklılık ve Kendini Sabotaj düzeylerinin saptanması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda itfaiye çalışanlarının, yaş, medeni durum, çalışma süresi, eğitim durumu, statü, gelir ve bunlara ilave olarak, mesleğin güç bir meslek olarak algılanma düzeyi ve meslekte başarılı olma algısı değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın tamamı sahada çalışan, 350 itfaiyeci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, "Kısa Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği", "Kendini Sabotaj Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" verilerinden faydalanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS for Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada T-Testi ve Tek Yönlü (One way) ANOVA testi kullanılmıştır. Ayrıca veriler Pearson Korelasyonu ve Regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara bakıldığında itfaiye çalışanlarının demografik bilgileriyle, Kendini Sabotaj arasında anlamlı farklılıkların olmadığı ve yine benzer şekilde Psikolojik Dayanıklılıkla, itfaiye çalışanlarının demografik bilgileri arasında da anlamlı farklılıkların olmadığı görülmüştür. İtfaiye çalışanlarının Kendini Sabotaj düzeyi ile Psikolojik Dayanıklılık düzeyi arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular tartışılıp, yorumlanarak ileride yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İtfaiye Çalışanları, Psikolojik Dayanıklılık, Kendini Sabotaj

Kendini sabotajPsikolojik dayanıklılıkÇalışanlar+3
Metin Zafer
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluşlarının çeşitli değişkenlerle incelenmesi

Bu çalışmada, evli bireylerin yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluşlarını anlamlı biçimde yordayıp yordamadığını tespit etmek ve evli bireylerin yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeylerini çeşitli değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak evli bireylerin; cinsiyeti, yaş, eğitim durumu, mesleği, eşinin mesleği, kaç yıldır evli oldukları, çocuk sayısı, gelir düzeyi, eşinin çalışma durumu, aile içine dışarıdan müdahale edilme durumu, evlenme biçimi, aile tipi, ailede çocuklardan başka birlikte yaşama durumu ve bireylerin evliliği nasıl değerlendirdiği gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi; 110'u kadın 90'ı erkek olmak üzere 200 evli çift üzerinde yapılmıştır. Araştırmada "Yaşam Doyumu Ölçeği", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" ve "Demografik Bilgi Formu" verilerinden faydalanılmıştır. Evli bireylerin yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeyleri; cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleği, eşinin mesleği, kaç yıldır evli oldukları, çocuk sayısı, gelir düzeyi, eşinin çalışma durumu, aile içine dışarıdan müdahale edilme durumu, evlenme biçimi, aile tipi, ailede çocuklardan başka birlikte yaşama durumu ve bireylerin evliliği nasıl değerlendirdiği hakkında anlamlı farklılıklar göstermediği bulunmuştur. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS for Windows 21.0 programı ile Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, T- Testi ve (One way) ANOVA testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Yaşam Doyumu ve Psikolojik İyi Oluş düzeyleri arasında anlamlı ilişki görülmüştür. Elde edilen bulgular ışığında araştırmadan elde edilen sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşam Doyumu, Psikolojik İyi Oluş, Evli Bireyler

Evli çiftlerEvlilikPsikolojik iyi oluş+2
Mesut Özbek
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin yaşadığı sınav kaygısının nedenleri ve anne - baba tutumlarının sınav kaygısına etkisi: Merzifon örneği

Bu araştırmanın amacı öğrencilerde yaygın olarak yaşanan sınav kaygısının nedenlerini ve Anne babaların tutumuyla sınav kaygısı arasında bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmektir.Öğrencilerin sınavlarda kaygı duymasına neden olan birçok etmen vardır; Bunlar: akademik başarı, sınavlara yeteri kadar hazırlık yapamama, psikolojik durum, özgüven eksikliği, cinsiyet, sosyoekonomik durum, öğretmen tutumu,mükemmeliyetçi kişilik, benlik saygısı, kendi problemini çözme becerisi ve anne baba tutumudur. Araştırmada 327 öğrenciye sınav kaygısı envanteri ve anne baba tutum envanteri uygulandı.Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS 21.0 İstatistik paket programı kullanıldı. Araştırma sonucunda, Erkek öğrencilerin baskıcı anne baba tutumu, kız öğrencilerin baskıcı anne baba tutumundan yüksek bulunmuştur. Kız öğrencilerin anne babalarının erkek öğrencilerin anne babalarına göre daha demokratik olduğu bulunmuştur. Kız öğrencilerin sınav kaygısına etki eden zihinsel tepki puanı erkeklerin zihinsel tepki puanından yüksek çıkmıştır. Sınıf düzeyinde anne baba tutumları farklılaştığı belirlenmiştir. Otoriter anne baba tutumu etkisinde olan öğrencilerin gelecekle ilgili endişe puanları diğer anne baba tutumunda olan öğrencilerden yüksek çıkmıştır.Araştırma sonucuna göre cinsiyete ve sınıf düzeyine göre kaygıya etki eden faktörlerin değiştiği, Anne baba tutumunun sınav kaygısına etki ettiği sonucu çıkmıştır.Otoriter baskıcı anne baba tutumu ile genel sınav kaygısı arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlara göre anne babalara yönelik ebeveynlik eğitim kursları, öğrencilerin başarısı ve sağlıklı gelişimi için çok büyük öneme sahiptir.Öğrencilerin yaşadıkları sınav kaygısına etki eden faktörleri incelediğimizde, hayata ve sınavlara yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler:Sınav, Kaygı, Otoriter, Demokratik, İlgisiz

Ana-baba tutumuEğitim psikolojisiOrtaokul öğrencileri+2
Osman Eker
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
11
Master'sOpen AccessTR

Özel lise ve devlet liselerinde okuyan ergenlerin beden imaj algılamaları ve özsaygı düzeylerinin karşılaştırılması

Beden imajı ve özsaygı ergenlik döneminde her genci az ya da çok etkileyen iki kavramdır. Ergenlikle birlikte bedeni hızlı bir şekilde değişmeye başlayan gençlerde, beden görünümüne verilen önem, bazen aşırıya kaçar ve ergenin yaşam kalitesini etkileyecek düzeye ulaşabilir. Bireyin zihninde, "arzu edilen ideal beden" ile "algılanan beden" arasındaki resmin birbiriyle örtüşmemesi, ergenin kendisiyle ilgili beden imajının olumsuz olarak gelişmesine, ergenin kendisine duyduğu saygının azalmasına, sosyal ilişkilerden uzak durmasına, kendisini yetersiz hissetmesine, kişilik gelişiminde aksaklıklar yaşamasına ve bir takım davranış bozuklukları sergilemesine neden olur. Bu bilgilerin ışığında yapılan bu çalışmada, özel lise ve devlet liselerinde okuyan ergenlerin beden imaj algılarının ve özsaygı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre nasıl değiştiği belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamına İstanbul, Balıkesir ve Çanakkale illerinde lise öğrenimine devam eden 509 (K=257, E=252) öğrenci alınmıştır. Araştırmanın verileri, Coopersmith Özsaygı Envanteri, Vücut Algısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucu öğrencilerin beden imaj puanları ile özsaygı puanları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Seçilen diğer değişkenlerden, öğrencinin okuduğu okul türü, cinsiyeti, sınıfı, ikamet ettiği şehir ve diyet yapmanın öğrencilerin vücut imaj ve özsaygı puanları arasında anlamlı bir farklılık göstermediği, buna karşılık ailenin aylık gelir durumu, düzenli spor yapma ve psikolojik bir rahatsızlığa sahip olmanın vücut imaj ve özsaygı puanları arasında anlamlı düzeyde faklılaştığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatür bulguları ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden -Vücut İmajı, Beden İmaj Doyumu, Özsaygı, Benli Saygısı, Lise, Ergen, Ergenlik

Beden imajıBenlik saygısıDevlet okulları+4
İsmail Eroğlu
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde benlik imgesi ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 14-18 yaşlar arasındaki ergenlerin benlik imgeleri ile psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bunun yanı sıra teorik anlamda benlik imgesi ve psikolojik dayanıklılık kavramlarıyla ilişkili olduğu düşünülen; cinsiyet, yaş, okul türü, ebeveynlerin eğitim durumu, sahip olunan kardeş sayısı gibi demografik özelliklerin de bu değişkenle ilişkileri araştırılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır ve araştırmanın evrenini Giresun/Görele Anadolu Lisesi ile Ordu ilindeki özel bir lisenin 9. 10. 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemi ise araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 147'si kız, 99'u erkek olmak üzere toplamda 246 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Demografik Bilgi Formu, Offer Benlik İmgesi Ölçeği ve Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmış ve araştırmaya dair bulgular için Wilcoxon sıralama toplamı testi (Kruskal Wallis)ve Mann-Whitney U testi gibi non parametrik veri toplama yöntemleri ile analizler tamamlanmıştır. Sonuçlar % 95 aralığında, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda benlik imgesindeki uyumsuzluk ve psikolojik dayanıklılık arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçları; benlik imgesindeki uyumsuzluk düzeyi arttıkça psikolojik dayanıklılık düzeyinin azaldığını göstermektedir. Ayrıca yaş, cinsiyet, ebeveynlerin eğitim durumu ile benlik imgesi uyumu arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal benlik, Benlik Algısı, Psikolojik Dayanıklılık.

BenlikBenlik imajıBenlik uyumu+3
Eda Cansu Eray
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
20
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip lisesinde okuyan öğrencilerin ebeeynvtutumları ile benlik kontrolleri arasındaki ilişkininincelenmesi

Bu araştırmanın amacı imam hatip liselerinde okuyan öğrencilerde anne baba tutumları ile benlik kontrolleri arasındaki ilişkinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir.Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni 2015/2016 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bulunan Erkek ve Kız İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrencilerinden tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için ilişki çözümleme tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre benlik kontrolü, davranış sorunları üzerinde anne-baba tutumunun doğrudan ve dolaylı etkileri olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonucuna göre anne-baba tutumu ile benlik kontrolü arasında pozitif ve doğrudan ilişkinin olduğunu ve benlik kontrolü ile davranış sorunları arasında dolaylı ilişkilerin olduğunu göstermektedir. SPSS Programı ile yapılan analize göre öğrencilerin benlik kontrolleri ile anne baba tutumları arasında anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. KMO Testi ve BARLETT Testine göre her iki konu arasındaki geçerlilik ve güvenilirlik yüksektir. Benlik kontrolleri ve anne baba tutumları demografik özelliklere göre farklılaşmaktadır. Anne baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi farkı belirgin oranda farklılığı arttırmıştır. Ayrıca herhangi bir hobi veya spor dalı ile uğraşan öğrencilerde uğraşmayan öğrencilere göre de benlik kontrolleri ve anne baba tutumları da farklılaşmıştır. Spor yapan öğrencilerin anne baba tutumu yapmayanlara göre farklılık göstermiştir. Anne baba eğitim düzeyi açısından bakıldığında ebeveynlerin eğitim düzeyi yükseldikçe demokratik tutumların arttığı, eğitim seviyesi düştükçe de azaldığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Ergenlik, Benlik Kontrolü, Ebeveyn Tutumları

Ana-baba tutumuBenlikBenlik kontrolü+2
Aydın Buyuk
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

9-11 yaşındaki çocuklarda anne baba tutumlarının benlik saygısı ve utangaçlıkla ilişkisi

Aile üyelerin birbirlerine yönelik duygu, düşünce, davranış ve tutumları, iletişim ve etkileşim kalıpları çocuğun ilk yaşantılarının örülmesinde büyük etki bırakmaktadır. Aile, yaşama ön hazırlığın yapıldığı yer olarak düşünüldüğünde; bu ortamdaki ilişkilerin, deneyimlerin, değer ve beklentilerin ne derece önemli olduğu görülecektir. Yetişkin olarak ebeveynin, çocuk yetiştirme tutumları, alışkanlıkları, düşünme stilleri, karar verme, problem çözme ve güçlüklerin üstesinden gelmede kullandığı stratejileri çocuğuna model olması bakımından önem taşımaktadır. Çünkü birey, ilk sosyal deneyimlerine aile içindeki bireyler ile iletişim kurarak başlar. Çocukla kurulan doyurucu, destekleyici veya engelleyici, tehdit edici iletişim onun benlik gelişiminin yönünü ve ileride nasıl bir birey olacağını belirlemektedir. Bu çalışmada, 9-11 yaş aralığındaki çocuklarda anne baba tarafından ortaya koyulan tutumların, çocuğun benlik saygısı ve utangaçlığıyla olan ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışmada 227 kız ve 197 erkek öğrenciden oluşan 424 kişilik örnekleme Anne Baba Tutumları Ölçeği, Çocuk Utangaçlık Ölçeği ve Cooper-Smith Özsaygı Envanteri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çocukların benlik saygısının hem anne hem de baba tutumları ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Anne tarafından sergilenen psikolojik özerklik ve denetim tutumları çocukların benlik saygısını artırmaktadır. Baba tarafından sergilenen denetim tutumu yine çocukların benlik saygısını artırmaktadır. Diğer taraftan, çocuk utangaçlığının anne baba tutumları ile ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Anne baba tutumları, benlik saygısı, utangaçlık

Ana-baba tutumuBenlik saygısıUtangaçlık+2
Sevda Coşkun
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin sosyal medya tutumları ile özsaygıları arasındaki ilişki

Çağımız internet ve teknoloji çağı olarak adlandırılmaktadır. İnsanların merak eden, iletişim kurma ihtiyacı olan yapısı neticesinde sosyal medya hesapları hayatımıza hızlı bir giriş yapmıştır ve gün geçtikçe de hayatlarımızın bir parçası halini almıştır. Ancak kişilik gelişimi ve kişinin kendisine ait benlik algısının oluşumunda kritik öneme sahip bir dönem olan ergenlik dönemi öğrencileri için sosyal medya kullanımı ve sosyal medya kullanımına ilişkin geliştirdikleri tutumlar büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma İstanbul ili, Güngören İlçesinde 2015-2016 öğretim yılında öğrenim görmekte olan 181 erkek, 187 kız olmak üzere toplam 368 öğrenci üzerine, İlişkisel Tarama Modeli uygulanan betimsel bir araştırma çalışmasıdır. Katılımcılara "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Medya Tutum Ölçeği", "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ)" ve "Coopersmith Özsaygı Envanteri (CSEI)" uygulanmıştır. Verilerin analizi yapılırken SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Bulgular elde edilirken tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Ayrıca iki veya daha fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi ve Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde tek yönlü varyans analizi (Anova) sonuçlarına göre öğrencilerin sosyal medya tutumlarında algılanan gelir düzeyi, anne-baba evlilik durumu, anne-babanın sağ olup olmama durumu, annenin eğitim düzeyi, annenin tutum değişkeni, kardeş sayısı, sosyal medyaya bağlanma türü açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Rosenberg ve Coopersmith benlik saygısı ölçekleri için yapılan varyans analizi (ANOVA) sonuçları değerlendirildiğinde ailenin gelir durumu, anne-baba evlilik durumu, anne-baba sağ olup olmama durumu, anne tutumu, baba eğitim düzeyi, baba tutumu, sosyal medyada harcanan süre ve sosyal medyaya bağlanma yeri açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Ergenlik, sosyal medya tutumu, özsaygı

Benlik saygısıErgenlerMedya+6
Pelin Ayyıldız
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Visual media instruments and behavioral relation: An analysis of sequence characters and human behavior

İstanbul'un Avrupa yakasında lisede okuyan öğrencilerin kimlik oluşumları sürecine kitle iletişim araçlarından televizyonun etkisini belirlemek bu araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Çalışmadaki asıl amaç en çok izlenen programların gençlerin kimlik oluşumu sürecindeki etkilerini saptamaktır. Bunun yanında öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, okul ve öğretmen ilişkilerinin de kimlik oluşumu üzerine etkileri değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Çalışmada gözlem ve tarama yönteminin yanında anket çalışması da uygulanmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 yılında İstanbul'da okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Anket çalışması değişik sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik özellikler taşıyabileceği düşünülen üç farklı lise türünde okuyan 600 öğrenciye uygulanmıştır. Anket çalışmasının sonucunda elde edilen veriler okul, sınıf, cinsiyet, aile yapısı gibi bağımsız değişkenler doğrultusunda SPSS 12.0 kullanılarak tablo haline dönüştürülmüştür. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.5 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; 1. Televizyon programları ergenlerin kimlik oluşumu sürecini etkilemektedir. 2. Öğrenciler boş zamanlarında en çok televizyon izlemektedirler. 3. Öğrenciler televizyonu daha çok eğlenme amaçlı kullanmaktadırlar. 4. Öğrenciler en az haftada birkaç gün televizyon izlemektedirler. 5. Öğrenciler televizyonda program türü olarak en çok dizileri izlemektedirler. 6. Öğrenciler televizyonda en çok izledikleri programları oyunculardan dolayı İzlemektedirler. 7. Öğrenciler televizyonda izledikleri programların karakterlerinin yerinde olmak istemektedirler. 8. Öğrenciler televizyonda değişik nitelikteki diziler arasında en çok şiddet içerikli diziler izlemektedirler. 9. Öğrenciler kimliklerini oluşturma süreçlerinde dini programlardan etkilenmektedirler. Araştırma sonunda, ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

DavranışErgenlerGörsel araçlar+7
Mehmet Şahin
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk döneminde ebeveyn kaybı yaşayan bireylerde duygusal zekanın sosyal uyum ve yaşam doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmada, çocukluk döneminde ebeveyn kaybı yaşayan bireylerin duygusal zeka düzeylerinin sosyal uyum ve yaşam doyumu üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya 78 erkek 74 kadın olmak üzere toplam 152 kişi dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması için Schutte Duygusal Zeka Ölçeği, Sosyal Uyum ve Kendini Değerlendirme Ölçeği ile Yaşam Doyumu Ölçeği Kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre duygusal zeka; sosyal uyumun alt boyutları olan genel uyum, heyecanla ilgili uyum, sosyal uyum ve aile çevresine uyum üzerinde anlamlı etki yaratmaktadır. Bununla birlikte, iyimserlik ruh halinin düzenlenmesi, sosyal uyuma ilişkin tüm unsurlarda artırıcı etki yaratmaktadır. Duyguların kullanımı sosyal uyum ve aile çevresine uyumu artırırken, genel uyum ve heyecanla ilgili uyum üzerinde etki yaratmamaktadır. Duyguların değerlendirilmesi ise sosyal uyum, aile çevresine uyum düzeyini artırırken; genel uyum ve heyecanla ilgili uyum düzeyini etkilememektedir. Duygusal zeka ile yaşam doyumu ilişkisini ortaya koymak üzere yapılan regresyon analizi sonucuna göre, duygusal zeka, yaşam doyumu üzerinde anlamlı etki yaratmaktadır. Bununla birilikte, iyimserlik ruh halinin düzenlenmesi, yaşam doyumu düzeyini arttırmaktadır. Duyguların kullanımı, iyimserlik ruh halinin düzenlenmesi, duyguların kullanımı ve duyguların değerlendirilmesi yaşam doyumu düzeyini arttırmaktadır.

Duygusal zekaEbeveyn kaybıSosyal uyum+3
Yasin Arslan
İstanbul Nişantaşı University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors