Doç. Dr. Engin Aslanargun danışmanlığındaki tezler

11 tez · Düzce University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarına sergilemelerine ilişkin görüşleri

Bu araştırma okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını sergilemelerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel yönteme dayalı olup çalışma grubunu Düzce ili Akçakoca ilçesinde ilk ve orta dereceli okullarda görev yapan 16 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada dokuz açık uçlu sorudan oluşan görüşme formu kullanılmış, ayrıntılı bilgi edinmek için gerekli durumlarda alternatif sorulardan yararlanılmıştır. Katılımcıların isimleri gizlenerek çalışmada kod isimler (M1, M2?) kullanılmıştır. Görüşmeler katılımcıların onayıyla ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Görüşme sırasında alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından deşifre edilerek yazıya dökülmüştür. Elde edilen yazılı anlatımlar katılımcılara ulaştırılarak, katılımcılara bu yanıtların kendilerine ait olduğu onaylattırılmıştır. Katılımcılardan gelen bilgiler doğrultusunda yazılı anlatımlara son biçimi verilmiştir. Araştırma sonucunda okul müdürlerinin görüşlerine göre; okulun amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması boyutunda okul müdürlerinin okulun amaçlarını belirledikleri; eğitim programı ve öğretim sürecinin yönetimi boyutunda okul müdürlerinin öğretim programları hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olamadıkları; öğrencilerin değerlendirilmesi boyutunda okul müdürlerinin öğrencilerin akademik başarılarının artırılması hususunda öğrencileri destekledikleri; öğretmenlerin desteklenmesi ve geliştirilmesi boyutunda okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağladıkları ve düzenli öğrenme-öğretme çevresi oluşturma boyutunda ise okul müdürlerinin sosyal çevre ile işbirliği içinde oldukları ve öğretmenlerin motivasyonunu artırıcı etkiliklerde bulundukları tespit edilmiştir. Ayrıca okul müdürlerinin okul yönetiminde etkili bir yönetim sergiledikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Müdürü, Öğretim Liderliği

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+4
Sinan Bozkurt
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir lider olarak okul müdürünün öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısı

Bu çalışmanın amacı Düzce ilinde okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yaptıkları katkının ne olduğunu ortaya çıkarmaktır.Bu çalışma için 28 maddeye sahip olan Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir ve Düzce ilinde rastgele belirlenen ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlere uygulanmıştır. Çalışmanın yapıldığı sırada Düzce ili genelinde 3617 öğretmen görev yapmakta iken 725 öğretmenin(tüm öğretmenlerin yaklaşık yüzde 20'si) ölçeği cevaplaması sağlanmıştır. Bu çalışma ile öğretmenlerin mesleki gelişimlerine, okul müdürlerinin katkısının ne ve ne düzeyde olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ölçek geliştirilirken birbirinden farklı iki uygulama yapılmıştır. Birinci uygulamadan elde edilen verilere açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır ve ölçeğin üç boyutlu yapıda olduğu görülmüştür. İkinci uygulama sonucunda ise ölçeğin üç boyutlu yapısı doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmıştır. Bu boyutlar "Doğrudan Destek", "Dolaylı Destek" ve "Aday Öğretmen" olarak isimlendirilmiştir. Doğrudan destek boyutunda, okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine doğrudan etki eden katkıları ile ilgili Maddeler bulunmaktadır. Dolaylı katkı boyutunda, okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine dolaylı yollardan etki eden katkıları ile ilgili Maddeler bulunmaktadır Aday öğretmen boyutunda ise, okul müdürlerinin aday öğretmenlerin mesleki gelişimleri ile ilgili Maddeler bulunmaktadır. Uygulanacak testlerin belirlenmesi için yapılan analizde verilerin normal dağılmadıkları görülmüştür. Bu yüzden verilere Mann Whitney U testi ile birlikte Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre öğretmenlerin bakış açısından okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının anlamlı olarak farklılaştığı tek değişkenin okul türü olduğu görülmüştür. İlkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkılarının öğretmenlere göre anlamlı olarak farklılaştığı, diğer değişkenlere göre ise (cinsiyet, yaş, kıdem, branş) anlamlı bir farklılığın olmadığı çalışma neticesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Okul Müdürü, Mesleki Gelişim, Doğrudan Destek, Dolaylı Destek, Aday Öğretmen

LiderlerMesleki başarıMesleki gelişme+6
Bekir Bilge
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın eğitim yöneticilerinin bakış açısıyla okul yönetimi ve kadın yöneticiler

Bu araştırmanın amacı kadın eğitim yöneticilerinin bakış açısıyla kadın yöneticilerin eğitim kurumlarında sayıca az olmalarının nedenlerini ve sonuçlarını anlamaktır. Araştırmanın eğitim kurumlarındaki kadın yöneticilerin yaşam deneyimlerini konu edinmesi nedeniyle araştırmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden Yorumlayıcı Olgubilim (hermeneutic phenemology) deseni kullanılmıştır. Araştırmada olgu bilim araştırmalarında başlıca veri toplama tekniği olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulmasında amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve zincirleme örnekleme yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ve doküman analizi kullanılmıştır. Araştırma verileri "Kadın Eğitim Yöneticileri Görüşme Formu" ve görüşme sırasında tutulan notlar ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yaklaşımı belirlenmiş, oluşturulan kodlar alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları kadın yöneticilerin eğitim kurumlarında sayıca az olmalarının bireysel, toplumsal ve örgütsel nedenlerden kaynaklandığını göstermektedir. Kadın yöneticilerin liderlik ve rehberlik vasfına sahip olma, kariyer yönelimli olma, risk almaktan çekinmeme gibi kişilik özelliklerinin yönetim tercihlerinde etkili olduğu, bununla birlikte kadınların toplumsal cinsiyet rollerine bağlı olarak gelişen sorumluluklarını yerine getirebilmek için yaşadıkları zaman sıkıntısının yönetim tercihlerini etkilediği görülmektedir. Ailelerin kadınları yönetici olmaları hususunda desteklememesi ve kadınları yönetim alanında görev almaları için destekleyen etmenlerin olmayışı da kadınların yönetim alanını tercih etmemesinde önemli rol oynamaktadır. Kadın yöneticilerin eğitim kurumlarında sayıca az olmalarının nedenlerini yalnızca yönetim alanını tercih etmemelerinin bir sonucu olarak tanımlamak doğru değildir. Geleneksel toplum yapısının kadını ikincil olarak görmesi, mesleki kalıp yargılar, kadın yöneticilerin sayıca az olmaları, bürokratik engeller ve çevrenin olumsuz bakış açısı da kadınların yönetim kademelerine gelmelerini engellemektedir. Bunun yanı sıra araştırma sonuçları bazı toplumsal etmenlerin kadın yöneticileri desteklediğini ortaya koymaktadır. Okulların toplumsal sistemin bir parçası olması örgüt içerisinde kadın yöneticilere bakış açısını etkilemekte ve kadın yöneticilerin eğitim kurumlarında sayıca az olmalarının örgütsel nedenlerine ilişkin olarak engelleyici ve destekleyici unsurlar ön plana çıkmaktadır. Araştırma sonuçları bürokratik örgüt yapısı, örgüt kültürü, kraliçe arı sendromu, erkek yöneticileri destekleyen yasa ve yönetmeliklerin kadınların yönetim kademelerine gelmelerinde engelleyici bir rol oynadığını, üst yönetimin destekleyici tutumunun, örgüt kültürünün ve bazı yasa ve yönetmeliklerin ise destekleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Araştırma sonuçları kadın yöneticilerin eğitim kurumlarında sayıca az olmalarının bir sonucu olarak eylemlerinin daha görünür olduğunu, bu durumun kadın yöneticiler üzerinde performans baskısı yarattığını ve örgüt içerisinde yalnızlık duygusu yaşamalarına neden olduğunu göstermektedir. Çalışmaya katılan kadın yöneticiler eğitim kurumlarında kendilerinin anne olarak görüldüklerini ve bu durumun okul içi ve okul çevresi ile olan iletişimde olumlu bir rol oynadığını belirtmekte ve bu anlamda erkek yöneticilerden farklı olduklarını ifade etmektedirler. Anahtar Kelimeler: Kadın okul yöneticisi, bireysel, toplumsal ve örgütsel etmenler.

Eğitim yönetimiKadın yöneticilerKadınlar+3
Hilal Erkol
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında toplam kalite yönetimi uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada Toplam Kalite Yönetiminin kurum ve kuruluşlarda uygulanması konusu ve tarihsel gelişimi ile eğitimde kalite anlayışı irdelenmiştir. Ayrıca eğitimde toplam kalite yönetimi (TKY) kapsamında mesleki ve teknik eğitim kurumlarında TKY uygulamasının nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği, kurumlarda TKY ile ilgili çalışmalar yapılıp yapılmadığı, uygulamada karşılaşılan sorunların neler olduğu üzerinde durulmuştur. Kurum yöneticileri ile yapılan görüşmeler ekte sunulmuştur. Çalışmada özel işletmelerde kalite ve müşteri memnuniyetini baz alan yönetim biçiminin, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında mevzuat dahilinde uygulanabileceğini ve bu bağlamda toplumda mesleki ve teknik eğitim alanında kaliteli ve kalifiye teknik eleman ihtiyacının en iyi biçimde karşılanabileceği savunulmaktadır. Eğitimde TKY, eğitimde TKY' nin yararları ve uygulanması incelenmiştir. Araştırmanın veri kaynağını mülakatlarla toplanan veriler oluşturmaktadır. Uygulama sonucunda çıkan sorunlar açıklanmış ve bunlara çözüm önerileri sunulmuştur.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiKalite yönetim sistemi+3
Halise Bütün
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maarif müfettişleri tarafından gerçekleştirilen ders denetimlerinin öğretmen performansındaki rolü

Bu araştırmanın amacı maarif müfettişleri tarafından önceki yıllarda gerçekleştirilen ders denetimlerinin öğretmen performansındaki rolünü ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen görüşme formuna uzman görüşü doğrultusunda son şekli verilmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, okul müdürleri tarafından önerilen, alanında parmakla gösterilebileceğini düşündükleri, idealist 15 öğretmen ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların isimleri gizlenerek çalışmada kod isimler (K1, K2…) kullanılmıştır. Görüşmeler katılımcıların onayıyla ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Görüşme sırasında alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından çözümlenerek yazıya dökülmüştür. Elde edilen metinler katılımcılara ulaştırılarak, katılımcılar bu yanıtların kendilerine ait olduğunu ve onayladıklarını teyit etmişlerdir. Katılımcılardan gelen bilgiler doğrultusunda metinlere son şekli verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenler; ders denetimlerinin olumlu yönleri olarak ders denetimlerinin faydalı olduğu, evrakları daha düzenli tuttukları, derse hazırlıklı geldikleri unsurlar ön plana çıkmıştır. Ders denetiminin olumsuz yönleri olarak, moral ve motivasyonu artırmadığı, evrak denetiminden öteye gidemediği, bir iki saat derse gelmenin yeterli olmadığı, bazen öğrenciyi olumsuz etkileyebildiğini bazen de öğrenci üzerinde etkisinin olmadığını, öğretmenlerin olumsuz etkilenebileceklerini ve öğretmenlerin performanslarını artırıcı bir etkisinin olmadığını düşünmektedirler. Ders denetimlerinin artık maarif müfettişleri tarafından gerçekleştirilmemesinin okullar üzerinde herhangi bir şekilde boşluk oluşturmadığı, bazı kaygılara rağmen okul müdürlerinin bu işi yürüttüğü, bazı katılımcılara göre ise okul müdürlerinin bu konuda uzman olmayıp bu işi öylesine yerine getirdikleri ve dolayısıyla okul müdürlerinin bu işi yapamadıkları, öğretmenlerin bu yeni sistemle birlikte genel anlamda stres olmayıp daha rahat çalıştıkları, aslında müfettişlerin tavırlarının önemli olduğu genellikle müfettişlerin önyargılı ve eleştirici bir tavır sergiledikleri katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. En iyi denetimin aslında kişinin vicdanı olduğu, kendi vicdan muhasebesini yapan insanlar için denetime bile gerek duyulmaması gerektiği, şimdiye kadar gerçekleştirilen denetimler esnasında denetime ait standartların tam olarak belli olmadığı için her müfettiş tarafından farklı farklı uygulamaların yapıldığı ve bununda öğretmenler tarafından müfettişlere karşı olumsuz bir bakış açısıyla yansıdığı, müfettişlerin önyargısız olmaları gerektiği, aslında en iyi denetimi velinin yaptığını, öğretmenlerin de birbirlerini denetleyebilecekleri çok paydaşlı yeni bir sistemin de geliştirilebileceği katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Katılımcı öğretmenler denetimin kesinlikle olması gerektiği, denetim olmayan yerden iyi bir sonuç alınamayacağından bahsederken en iyi denetimi velinin sürekli yaptığını, asıl olan kişinin kendi özdenetimini yapıp vicdanı olduğu şeklinde ifade etmişlerdir.

DenetçilerDers denetimiEğitim denetimi+2
Naciye Yağmur
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen lisesinde okuyan öğrenciler ile ailelerinin sosyo kültürel yapılarının incelenmesi

Bu araştırmada Türk eğitim sisteminde önemli bir yeri olan Fen Liselerinin kurumsal ve fonksiyonel yapısı ile bu okullarda okuyan öğrencilerin ve ailelerinin sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri incelenmiştir. Amacımız aileler ve öğrenciler tarafından özellikle tercih edilen bu okulların mevcut yapı ve sistemde eğitimde sosyal adalet ilke ve hedefinin gerçekleştirilmesinde kilit rol alabileceğini göstermektir. Bunun için 2016/2017 eğitim yılında Sakarya ve Düzce olmak üzere iki İlde mevcut olan 5 Fen Lisesinde okuyan toplam 1648 öğrenci üzerinde toplam 80 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın kaynağını teşkil eden anket verileri sayesinde aile yapısının özelliklerinin Fen Lisesi öğrencilerinin akademik başarısını etkilediği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte Fen Liselerine erişim konusunda eğitimde sosyal adalet ve fırsat eşitliği ilke ve hedeflerinin de tam olarak gerçekleşmemiş olduğu da ortaya çıkartılabilmiştir. Uygulama sonucunda Türk eğitim sisteminde ve özellikle Fen Liseleri bazında çıkan sorunlar belirlenmiş, açıklanmış ve bunlara özellikle eğitim odaklı sosyal politikalar kapsamında çözüm önerileri sunulmuştur.

Aile yapısıEğitim ekonomisiEğitim sosyolojisi+7
Ayhan Kartal
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk İslam medeniyetinde kalite anlayışı açısından ahilik

Bu araştırmanın amacı, çeşitli kaynaklardan beslenmiş olmakla birlikte, temel referanslarını İslami tasavvufi gelenekler ile özgün Türk kültüründen alan Ahilik Teşkilatının, günümüz iktisadi hayatı için önemi büyük olan, iş ahlakını, müşteri memnuniyeti anlayışını, kalite ve standardizasyon prensiplerini, çağının çok ötesinde, titizlikle uygulayan ve bu anlayışı yüzyıllar boyu devam ettiren bir esnaf teşkilatı olduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışmada doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Ahilik konusu ile ilgili yer alan bilimsel nitelikli eserler, makaleler, sempozyum ve kongre bildirileri türündeki çalışmalar, araştırmanın amaçları doğrultusunda incelenerek analiz edilmiştir. Böylelikle, Ahi Teşkilatının, etkili olduğu Anadolu coğrafyasında, toplumun sosyo–ekonomik, kültürel ve hatta siyasi hayatına önemli katkılar sağladığı ve genel olarak günümüzdeki mal ve hizmet kalitesi prensipleri ile olan paralelliği anlaşılmıştır. Toplumların birliği, beraberliği, huzuru ve refahı, sorunların toplum ve devlet yapısını kemirip tahrip etmeden ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Sağlam ve kalıcı toplumsal yapının temel dinamiği budur. Toplumu oluşturan insanların karakterlerinde; doğruluğun, dürüstlüğün, diğergamlığın, kanaatkârlığın, adaletin, iş ve meslek ahlakının bulunması durumunda, ortaya çıkabilecek sorunların önemli bir kısmının kısa sürede çözüldüğü görülmektedir. Gerek Ahilik Teşkilatı gerekse yeni ve özgün bir yönetim anlayışı olarak geliştirilmiş Toplam Kalite Yönetimi, çağdaş kalite kavramı açısından objektif olarak incelendiğinde her ikisinde de işveren, işçi ve müşterilerin memnun edilmesinin, kısaca toplumun mutluluğunun ve refahının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, Ahi Teşkilatı ve çağdaş kalite anlayışının ortak noktaları örneklendirilecek olursa; Ahilerde belirli kalitede mal üretmek, üretilen malın kalitesini muhafaza etmek, imal edilecek olan ürünün, üretim aşamalarından her birinin kontrolü, böylece sıfır hatanın hedeflenmesi, mal kalitesinin yerinde saymasına izin verilmeyerek sürekli geliştirmeye çalışılması esas iken, modern kalite anlayışında da önceden belirlenen standart kalitenin devam ettirilmesi ve kalite seviyesinin sürekli yukarılara taşınması temel felsefedir. Müşterinin tanımlanması ve müşteriye yaklaşım hususunda da ortak anlayışın olduğu anlaşılmaktadır. Ahilikte; müşteri, büyük kıymet hükmü içeren "velinimet" olarak tanımlanıp, müşteriye bu çerçevede muamele edilirken, günümüz kalite anlayışında müşteri, hemen hemen aynı mana ihtiva eden "müşteri kraldır" tanımı ile adlandırılmakta ve Ahilikte olduğu gibi bütün mal ve hizmet üretimi müşteri beklentileri çerçevesinde şekillenmektedir. Bununla birlikte, müşteriye bozuk mal satılmaması, müşterinin yanıltılmaması, dürüst ve şeffaf olunması hususları her iki anlayışın ortak yanlarını oluşturmaktadır. Ayrıca, çalışanların moral ve motivasyonlarının yüksek tutulması, alınacak kararlarda görüş ve beklentilerinin sorulması, kalite sürecinde olduğu gibi hizmet içi eğitim denebilecek çalışan eğitimlerinde de her iki anlayışta hayat boyu eğitimin esas olduğu bu çalışma ile anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Fütüvvet, Ahilik, Ahilik Teşkilatı, Kalite, Müşterinin Korunması.

AhilikFütüvvetKalite+2
Gökmen Mengütay
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000 yılından sonra Türk milli eğitim sisteminde yaşanan değişimlerin incelenmesi

2000 yılından sonra Türk Milli Eğitim Sisteminde gerçekleştirilen değişiklikler ve bu değişikliklerin sistemin bütünü üzerindeki etkileri sıkça tartışılmıştır. Tüm bu tartışmalara rağmen bu dönemde yapılan değişiklikleri bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyan bir çalışma eksikliği dikkat çekmektedir. Bu çalışmada 2000 yılından 2019 yılına kadarki dönemde Türk Milli Eğitim Sisteminde yapılan değişikliklerin "ne olduğunu, hangi tarihte, hangi alanda, hangi değişikliklerin yapılıp bu değişikliklerin hangi sonuçları meydana getirdiğinin" resmedilerek ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu nedenlerle araştırma modeli olarak "Betimsel Tarama" modeli kullanılmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Sisteminde meydana gelen anlayış, uygulama, mevzuat ve bazı parametrelerdeki sayısal değişimlere yer verilmiştir. Bilgilerin elde edilmesinde MEB, diğer bakanlık ve kurumlar, çeşitli ulusal ve uluslararası örgütler, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının yayımladığı matbu ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır. Elde edilen veriler literatür taraması ve içerik analizleri yapılarak eğitim programları; eğitim yöneticilerinin seçimi ve atanma usullerinde izlenen yöntemler; öğretmenlerin yetiştirilmesi, özlük ve istihdamları; fiziki donanım, materyal ve teknoloji; okul türleri ve eğitim kademeleri, yüksek öğretim; yeni yönetim anlayışları; denetim sistemi; ölçme değerlendirme ve sınav sistemi; yaygın eğitim ve Türkiye'de bulunan Suriye vatandaşlarına yönelik eğitim ve öğretim faaliyetleri; özel öğretim ile uluslararası sınavlar olmak üzere 12 başlık altında incelenmiştir. 2000 yılından sonra, ifade edilen 12 başlık altında yüzlerce değişiklik yapılmasına rağmen eğitim sisteminin kronik problemlerinin halen devam ettiği görülmektedir. Yapılan değişiklikler incelendiğinde aynı konu üzerinde farklı tarihlerde birçok değişikliğin gerçekleştirildiği, ancak sistem bütünlüğü içerisinde problemlerin ele alınmaması sebebiyle değişikliklerin birbirinin kopyası olmaktan öteye geçemediği görülmektedir. Yapılan değişikliklere rağmen her defasında başlanılan noktaya geri gelinmesinin sebebinin, eğitim sisteminde ilk odaklanılması gereken yer olan toplumun kimlik ve kodlarına uygun, ihtiyaçlarına cevap verecek bir eğitim felsefesinin ortaya konulmadan harekete geçilmesi olduğu düşünülmektedir. Bunca değişikliğe rağmen değişmeyen toplumsal tatminsizlik ancak özgün bir eğitim felsefesinin ortaya konulmasından sonra, diğer alanlarda bu felsefeye uygun olarak atılacak adımların neticesinde aşılabilir.

DeğişimEğitimEğitim felsefesi+6
Fatih Mehmet Gülmez
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul fen bilimleri dersi proje görevlerinin yürütülmesinde karşılaşılan sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışmanın temel amacı, ortaokul fen bilimleri dersinde öğrencilerden yapması beklenen proje görevlerinin amacına uygun yürütülmesi için alanda yaşanan sorunları anlamak ve bu problemlere uygun eylem planı hazırlamaktır. Başlangıç aşamasında öğretmenlerin proje görevlerini oluşturma, projeleri öğrencilere dağıtma, proje değerlendirme süreçlerinde yaşanan sorunlar ile ilgili öğretmen görüşleri alınmıştır. Bunula birlikte proje görevlerini seçme, yürütme, değerlendirme ile öğretmenlerinden ve velilerinden destek alma, fiziksel koşulların uygunluğu süreçlerinde karşılaşılan sorunlar ile ilgili öğrenci görüşlerine başvurulmuştur. Bu çalışmada hazırlanan eylem planı ile öğrencilerin yıl içinde en az bir defa ve istedikleri bir dersten almak zorunda oldukları proje görevlerini bilimsel araştırma süreçlerine uygun yürütülmesi ve proje görevleri yapılırken öğretmen- öğrenci ile öğrenci- veli işbirliğinin önemi amaçlanmaktadır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması modeli ile yürütülmüştür. Araştırma 2017 – 2018 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde taşımalı sistemle öğrenim yapan bir devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile gönüllü olarak proje görevi almak isteyen 9 kız ve 5 erkek öğrenci olmak üzere toplam 14 öğrenci ile 2017 – 2018 yılı boyunca devam etmiştir. Eğitim öğretim yılının birinci döneminde problemin nedenleri ortaya konulmaya çalışılmış ve problemin çözümü için bir eylem planı hazırlanmıştır. Eğitim öğretim yılının ikinci döneminde ise hazırlanan eylem planı uygulanmış ve bu uygulama sonucunda eylemin başarısı ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırmacı ve uygulayıcı olarak ders öğretmeni birincil veri kaynağı olarak, açık uçlu soru formu, gözlem metodu ve doküman incelemesi kullanmış, ikincil veri kaynağı olarak da görüşmelerden faydalanmıştır. Araştırmanın verileri öğretim süreci boyunca yapılan, açık uçlu soru formu, öğrenci mektupları, akran değerlendirme, öz değerlendirme ve öğretmen değerlendirme formları, öğrenci proje görevleri doküman incelemesi, yarı yapılandırılmış veli görüşmeleri ve öğretmen gözlem sonuçlarından elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler açık kodlama tekniği ile kodlanmış ve temalaştırılmıştır. Dokümanlardan örnekler alınarak kodlar ve temalar detaylandırılmıştır. 2017- 2018 eğitim- öğretim yılı boyunca gerçekleşen çalışmalar sonrasında elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Öğretmen gözlemleri ve anket soruları içerik analizi tekniği ile analiz edilmiş ve sonuçlar sayısallaştırılmıştır. Öğrencilerin hazırladığı proje görevleri ise hazırlanan ölçek doğrultusunda incelenmiş, öz değerlendirme, akran değerlendirme ve öğretmen değerlendirme ölçeklerinden alınan veriler Microsoft Excel programı kullanılarak tablolar halinde düzenlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre öğrenciler, proje görevlerini nasıl yapacaklarını bilmediklerini sözlü ve yazılı olarak ifade etmişler ve proje görevi kavramına dair algılarının süreç içerisinde yapılan öğretmen sunuları ve görüşmeleri ile değiştiğini dile getirmişlerdir. Eylem planında, öğrenciler ile birlikte proje çalışma takvimi ve planı hazırlanmış, öğrenci- öğretmen işbirliği arttırılmış ve öğretmenin projeleri anlık değerlendirme yapmadan süreç içinde gözlemlemesi mümkün kılınmıştır. Öğrencilerin yapmakla yükümlü oldukları ve not yükseltme amaçlı aldıkları proje görevlerine yönelik algı ve tutumlarının olumlu yönde geliştiği görülmüştür. Öğrenciler, proje görevlerini hazırlarken hem eğlendiklerini hem de öğrendiklerini dile getirmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler bilimsel araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini bilmediklerini, aldığı proje görevinin yürütülmesi sırasında, öğretmen rehberliğinde öğrendiklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin zihinlerinde proje görevinin ev ödevlerinden farklı hazırlanması, bilimsel süreç basamakları izlenerek yapılması ve araştırılması gerektiği şeklinde bulgulara ulaşılmıştır. Proje görevi hazırlarken öğrencilerin fiziksel koşullar açısından yaşadığı sorunlar için danışman öğretmen tarafından iyileştirilen çalışma ortamlarından olumlu dönütler yansıdığı görülmüştür. Öğrencilerin, aileleri ve danışman öğretmeni ile birlikte çalışmaları, akranlarını ve kendilerini değerlendirmeleri, zamanı etkili kullanma becerilerinde, iletişimlerinde ve öz güvenlerinin gelişmesinde olumlu değişimler gözlenmiştir. Araştırmada veli boyutunu kapsayan eylem basamağı ile ailelere yapılan bilgilendirme toplantısı ve velilere gönderilen bilgilendirme yazısı ile okul- aile işbirliğinin öğrenci başarısındaki katkısı vurgulanmıştır.

EğitimEğitim programlarıEğitim sorunları+7
Burcu Özakça Sümer
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1920-1950 yılları arası Türk eğitim politikasının oluşumu

Bu araştırmanın amacı, Türk Milli Eğitim politikasının oluşumunda etkili olan unsurları tespit etmek ve 1920-1950 yılları arasında bu etkilerin ne şekilde gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Araştırma doküman analizi modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmada öncelikle, araştırmanın problemlerine yönelik olarak kuramsal çerçeve belirlenmiş ve bu çerçeveye ilişkin ulaşılabilen tüm yazılı kaynaklar (kitap, dergi, gazete, makale, yayınlanmış tezler vb.) incelenmiştir. Bu kaynaklar üzerinden ulaşılan bilgiler analiz edilerek, konu ile ilgili olmayan, doğruluğundan şüphe edilen veya güvenilir bulunmayan bilgiler ve kaynaklar araştırmanın dışında bırakılmıştır. Araştırmanın konusu ile ilgili toplanan veriler sistemli bir şekilde bir araya getirilerek bütünlük oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Politikasının oluşumunda, belli ölçülerde çeşitli düşünce akımlarının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toplumsal ve siyasi hayattaki değişimlerin ve bilimsel gelişmelerin, eğitim sistemine hâkim olan düşünce akımlarını da etkilediği ve değişime yol açtığı görülmüştür. Bu nedenle Türk Milli Eğitim sisteminin 1920-1950 yılları arasında tek bir düşünce akımının etkisinde kaldığını söylemek mümkün değildir. Ancak Batılılaşma düşüncesiyle birlikte, pozitivizm ve pragmatizmin diğer düşünce akımlarına kıyasla daha fazla etki ettiği görülmüştür. 2005 yılına kadar davranışçı yaklaşımların Türk Eğitim Sisteminin genel akışını oluşturması, Pozitivizmin bu yıllara kadar resmi boyutta egemen olduğunu göstermektedir. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözü de en önemli pozitivist ifadeler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Sistemi, Felsefi Akımlar, Eğitim Felsefesi, Türk Eğitim Politikası, Eğitim Politikası.

EğitimEğitim felsefesiEğitim politikaları+2
Pınar Kalkan
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000 ile 2019 yılları arasında Türkiye'de ve yurt dışında eğitim yönetimi alanında yayınlanan makalelerin tematik açıdan değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı eğitim yönetimi alanında Türkiye'de ve yurt dışında 2000'li yıllardan sonra ortaya çıkan eğilimleri ve yönelimleri tespit etmektir. Bu doğrultuda Türkiye'de Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi (KUEY) dergisinde yayınlanan 503 makale; yurt dışında ise Educational Administration Quarterly (EAQ) dergisinde yayınlanan 475 makale ile Educational Management Administartion and Leadership (EMAL) dergisinde yayınlanan 766 makalenin tematik açıdan analiz edilmesi ve karşılaştırmalı sonuçlar çıkarılması amaçlanmaktadır. Eğitim yönetimi alanında önemli görülen bu yabancı ve yerli dergilerde yayınlanan makalelerin tematik açıdan analiz edilmesi ile Türkiye'deki ve genel olarak dünyadaki yönelimlerin ortaya çıkarılarak ve bu yönelimlerdeki benzerlik ve farklılıklarını incelenmesi ile genel bir durum değerlendirmesi yapılması hedeflenmektedir. Yöntem: Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Dünya genelinde eğitim yönetimi konusunda sınırlandırılmış bir araştırma bütünü belirlenmiştir ve literatürde sistematik bir arama yapılmıştır. İlgili yayınlar indirilerek makalelerden elde edilen bilgiler, çalışmalarda geçerli olan eğilimler analiz edilmiş ve sonuçları sentezlenmiştir. Bu, dünya genelinde yaklaşık son yirmi yılda eğitim yönetimi üzerine literatürde meydana gelen değişim modellerinin analiz edilmesini olanaklı kılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamında incelenen yerli ve yabancı makaleler 14 kategori altında incelenmiştir. Ülkemizde yayınlanan KUEY dergisinde en fazla eğitim ve öğrenme öğretme (n=165, yüzde 32,8) kategorisi incelenmiştir. Liderlik ise EAQ (n=121, yüzde 25,4) ve EMAL (n=305, yüzde 39,8) dergilerinde en sık kullanılan kategoridir. Bu makalelerde eğitim yönetimi ile ilgili yeterli sayıda çalışma yapılmadığı görülmektedir. Araştırma kapsamında incelenen KUEY dergisinde yayınlanan makalelerde yalnızca tema açısından bakıldığında en sık değinilen temanın üniversite yönetimi (n=28) olduğu ortaya çıkmıştır. EAQ ve EMA&L dergilerinde yayınlanan makalelerde en fazla ele alınan temanın ise liderlik (EAQ n=34, EMAL n= 87) olduğu ortaya çıkmıştır. Yabancı makalelerde ırkçılık, eşitlik, kadın yöneticiler, cinsiyet farklılığı gibi temalar en fazla incelenen temalar arasında iken durum yerli makalelerde tam tersi biçimindedir Yerli makalelerde örgütsel çatışmaların çözülmesine ve örgüt birliğinin sağlanmasına, örgüt üyelerinin örgüte bağlı olmalarına, okul ve sınıf düzeninin sağlanmasına ve öğrenci disiplininin sağlanmasına önem verilmiştir. Türkiye'de disiplin sağlama konusuna daha fazla önem verilirken yabancı ülkelerde daha çok okul işbirliğinin sağlanması, okul ilişkilerinin düzenlenmesi, okulun geliştirilmesi ve mesleki gelişim gibi konular önem görmüştür. Tartışma ve Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda alanda üretilen araştırmaların eksikliklere sahip olduğu ve özgün araştırmaların sayısının az olduğu görülmüştür. Alanda yazılan makalelere tema açısından bakıldığında, üniversite yönetimi (n=28), örgütsel bağlılık (n=14), çatışma yönetimi (n=17), öğrenci gelişimi (n=17), okul kültürü (n=17), öğrenci gelişimi (n=17), bilimsel çalışmalar (n=16), eğitim denetimi (n=15), örgütsel vatandaşlık (n=13), öğretmen yeterliliği (n=13), yönetici yeterliliği (n=13), sınıf yönetimi (n=13), okul yönetimi (n=12), tükenmişlik (n=12), yönetici tutumları (n=12), ölçme değerlendirme (n=12), öğrenci disiplini (n=12), eğitim yönetimi (n=11) gibi temalarda yığılma olduğu liderlik gibi önemli temalara ise çok az sıklıkla değinildiği görülmüştür. Bu araştırma bulguları ve sonuçları doğrultusunda eğitim yönetimi alanının Türkiye'deki ve yurt dışındaki durumunun ortaya konularak alanda gerçekleştirilecek çalışmalara yön vermesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Educational Administration Quarterly, Educational Managemenet Administration and Leadership, Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, Eğitim Yönetimi.

Akademik çalışmalarEğitim denetimiEğitim dergileri+6
Tuğba Cozoğlu
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Diğer danışmanlar