Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın

11 theses · Erzincan Binali Yıldırım University

Master'sOpen AccessTR

Karahanlı ve Gazneli devletlerinin teşkilat yapısının karşılaştırması

Karahanlılar ve Gazneliler arasındaki ilişki, dostluk ve düşmanlık boyutunda sürekli değişiklikler arz etmiştir. Gazneliler Devleti, Karahanlı Devleti'ni kendine boyun eğdirmeye çalışmıştır. Bu sebepten ötürü Karahanlı Devleti'nde kardeşler arasında çıkan anlaşmazlıkları kullanarak zaman zaman hedeflerine ulaşmayı bilmişlerdir. Bu çalışmada Karahanlı ve Gazneli devletlerini karşılaştırdığımızda Karahanlıların Türk kültürü çerçevesinde daha çok şekillenirken Gazneli devletinin içindeki etnik farklılıklar hasebiyle daha çok ağır basan Fars kültürü, Hind kültürü özelliklede Abbasilerin etkisiyle Arap kültürü etrafında şekillendiğini görmekteyiz. Bu çalışmamızda Karahanlı ve Gazneli devlerin siyasi, askeri, adli, sosyal ve kültürel farklılıkları ve benzerliklerini karşılaştırıp değerlendirmesini yapmaya çalıştık.

Devlet teşkilatıGaznelilerKarahanlılar+1
Nazan Aydoğdu
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaçağ'da Erzincan'ın tarihi coğrafyası

Erzincan ilk çağdan beri önemli bir yerleşim yeri olmuştur ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Erzincan'ın coğrafi konumu burasını yaşanır ve yurt tutulur bir merkez yapmakla birlikte, Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar olan geçiş güzergâhları üzerinde bulunması Erzincan'ı Anadolu için ayrıca önemli merkez kılmıştır. Erzincan ve çevresi birçok olayın da gerçekleştiği bir bölge olmuştur. Bu sebeple Erzincan Anadolu Tarihi açısından önem arz etmektedir. Bölge XI. Asırda Türklerin eline geçtikten sonra kısa süreliğine Moğol hâkimiyeti kurulsa bile daha sonra hep yine Türklerin eline geçerek Türk egemenliğinde kalmayı devam ettirmiştir. Bu çalışmada Erzincan'ın tarihi coğrafyası hakkında bilgi vererek coğrafyanın bir bölgenin tarihini nasıl etkilediğini ve nasıl bir katkı da bulunduğunu aktarmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Erzincan, Tarihi Coğrafya, Mengücekliler, Selçuklular, Ticaret Hayatı.

ErzincanKent tarihiMengücekoğulları+6
Safiye Samancı
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Selçuklu İran'ında Batıni/ezoterik bir yapılanma: Alamut Nizari İsmaili örgütünün teşekkülü (464-518/1072-1124)

Ortaçağ İslam dünyasındaki siyasi görüş ayrılıklarının doğurduğu ihtilaflar, merkezî idareye karşı oluşan muhalif ve bibirinden farklı fırkaların ortaya çıkmasıyla neticelenmiştir. Böylelikle sayısız birçok siyasî/itikadî mezhep tezahür etmiş ve günümüze kadar süregelen görüş ayrılıklarına bağlı husumetler hâsıl olmuştur. Hz. Muhammed'in ölümüyle birlikte baş gösteren bu ayrılıklar, tek bir merkezden yönetilen Müslümanların zamanla mezhep merkezli idarelere bölünmesine sebebiyet vermiştir. Bu manada muhalif görüşün merkezi haline gelen Şia Mezhebi, kendi içerisinde de görüş ayrılıklarıyla bölünerek çeşitli fırkalara ayrılmıştır. İsmailîlik bu fırkaların en aşırılıkçı kolu olmuş ve bu düşünceye mensup Hasan Sabbah öncülüğünde ortaya çıkan Nizârî İsmailîler de Ortaçağ boyunca yıkıcı faaliyetleriyle ön plana çıkmakla birlikte Horasan Selçuklu Devletinin ve İslam dünyasının en büyük problemi haline gelmişlerdir. Mezhep propagandası ile başlayan ve zamanla siyasî bir otoriteye dönüşerek meşruiyet kazananan bu yapılanma, bir süre sonra önemli şahsiyetlere düzenledikleri suikastlar ile İslam Coğrafyasında önemli bir güç haline gelmiştir.

BatınilikDinler tarihiEzoterizm+7
Ahmed Said Yalçınkaya
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kösedağ Savaşı sonrası kurulan beyliklerin Anadolu'nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına etkisi

Sosyal ve siyasi açıdan bakıldığında Anadolu coğrafyasında tarihin her döneminde hareketlilik olmuştur. Selçukluların, 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu'yu fethederek burada Türkiye Selçuklu Devletini (1075-1308) kurdular. 1243 yılında Kösedağ Bozgunu Türkiye Selçuklu Devletinin Moğol hâkimiyetine girmesine neden olmuştur. Artık bu tarihten sonra Moğolların Anadolu'yu sık sık istila etmeleri ve baskınlarıyla Selçuklu Devleti'nin 1308 yılında yıkılması ve 1335 yılında da İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han'ın vefat etmesi üzerine Anadolu'daki Türkmen beylerinin daha rahat hareket etmesini sağlamıştır. XIII. yüzyılda Moğol istilasıyla uçlara yerleşen Türkmenler; Karamanoğulları, Germiyanoğulları, Hamidoğulları, Saruhanğulları, Karasioğulları, İnançoğulları, Eşrefoğulları, Menteşeoğulları, Candaroğulları, Pervaneoğulları, Ramazanoğulları, Taceddinoğulları, Sahibataoğulları, Dulkadiroğulları, Çobanoğulları, Aydınoğulları beylikleri kurulmuştur. Moğol istilası sonrası Anadolu'nun bozulan siyasi ve sosyal yapısının beylikler tarafından yeniden nasıl düzeltilip kurumsal bir kimlik kazandırıldığı ve kurdukları müesseseler ile Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşma sürecine katkılarını tezim çerçevesinde kapsamlı şekilde ele almaya çalıştık.

Anadolu BeylikleriBeyliklerBeylikler Dönemi+7
Elif Kömürcü
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Safevilerin Anadolu faaliyetleri (Şah İsmail'in ölümüne kadar)

İran coğrafyasında Cengizhan İmparatorluğu'nun istilası beraberinde siyasi, ekonomik ve sosyal buhranları da getirmişti. Bu buhranlar yaşanırken XIV. yüzyıl başlarında Erdebil şehrinde Safiyüddin İshak Erdebilî, Safeviyye Tarikatı'nı kurmuştu. Safeviyye Tarikatı başlangıçta Sünnî bir karakter taşıyor iken daha sonraki şeyhlerle beraber bünyesine bir takım Şiî unsurları alarak siyasi bir çehreye bürünmüş, bu siyasi çehre ile Erdebil şeyhleri şah ünvanını alarak müridlerinin karşısına artık sadece dini bir lider olarak değil bunun yanında siyasi bir gücün timsali olarak da çıkmaya başlamışlardı. Bu güç ile rahat yaşamaya alışkın olan Anadolu'daki Türkmen aşiretleri, hakim devlet olan Osmanlı'nın merkezileşme çabalarına ayak uyduramamalarını, konulan vergileri ödeyecek güçte olmamalarını ve devletin asli unsuru iken geri plana atıldıklarını düşünüp Osmanlı Devleti'ne küsmüşlerdi. Bunun yanında bu grup grupların dini olarak da farklı bir heyecana kapıldıklarını gören Safevi şeyhleri, bu zümreleri kendilerine bağlayıp Anadolu'da propaganda faaliyetlerini yürüttüler. Bu Türkmen grupların yardımı ile de Tebriz'de Şiî inançlı bir devlet tesis etmişlerdir. Anahtar Kelime: Safeviler, Türkmenler, Erdebil Tekkesi, Kızılbaş

AnadoluErdebil TekkesiSafeviler+1
Sultan Paçacı Vurgun
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Irak Selçuklu Devleti'nin Doğu siyaseti

Tüm kurum ve kuruluşları ile Büyük Selçuklu Devleti'nin bir parçası olarak ortaya çıkan Irak Selçuklu Devleti, Türk-İslâm tarihinin isminden söz ettiren siyasi organizasyonlarından biri olmuştur. Özellikle kurulduğu bölgelerin kritik mahiyette olması Irak Selçuklu Devleti'nin önemini daha da artırmıştır. Irak Selçuklu Devleti'nin, Türk tarihinde güçlü bir siyasi vaziyete erişememesi, Irak Selçuklularının birçok devlet ve siyasi güç ile doğrudan temas etmesine sebep olmuştur. Irak Selçuklularının; Abbasiler, Büyük Selçuklu ve Atabeyliklerin siyasi macerasına bağlı bir mevcudiyet arz etmesi, onların müstakil ve bağımsız bir karakterde olmadığını bizlere göstermektedir. Özellikle Büyük Selçuklu Devleti'nin inkırazı ile birlikte, birçok siyasi organizasyon meydana gelmiş ve bu güçlerin siyasi sorumlulukları da pekâla artmıştır. Irak Selçuklu Devleti'nin stratejik vaziyeti göz önüne alındığında, onların bu siyasi sorumluluğu hakkı ile ifa edemediğini anlamaktayız. Nitekim Irak sahasında güçlü bir Türk-İslâm iktidarına ihtiyaç vardı. Mevcut siyasi boşluğun doldurulması hususunda en önemli adaylardan biri olan Irak Selçuklu Hükümeti, oldukça zayıf bir siyasi pozisyonda kalmıştır. Abbasi Devleti'nin siyasi olarak denetim altında olduğu dönemlerde, Irak Selçuklu Devleti'nin bu zayıf vaziyeti Abbasileri oldukça rahatlatmış olmalıdır. Abbasilerin özellikle 12.yy'ın ortalarından itibaren, Irak sahasında dengeleri değiştiren bir aktör olarak ortaya çıkmaları tesadüfî değildir. Nitekim Sultan Mesud'un vefatı ve Büyük Selçuklu Devleti'nin yıkılması; Abbasilerin Irak siyasetindeki nüfûzunu oldukça artırmıştır. Bu durum Irak Selçuklu Devleti'nin tüm siyasi ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır. Irak Selçuklu Devleti'nin siyasetinde Atabeylikler, Batınî faaliyetleri, Gürcüler ve Harezmşahlılar gibi etkenler de rol oynamıştır ki, bu etkenler konumuzun gelişim kısmında izah edilmiştir.

Doğu politikasıIrakIrak Selçukluları+4
Mustafa Solak
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alevi ve Bektaşi inançlarındaki mitolojik unsurların tarihi ve dini kökeni

Alevilik ve Bektaşilik çok eski tarihlere dayanmaktadır. Bu nedenle içerisinde birçok mitolojik öğeler bulundurmaktadır. İlk olarak Alevilik ve Bektaşiliğin tarihi hakkında bilgi vererek, gelişim süreçlerini açıklayacağım. Aleviliğin Anadolu'ya yayılışı, Kızılbaş tabirini alması ve Alevilere neden Kızılbaş denildiği gibi olguları açıklanmıştır. Osmanlı'dan günümüze kadar Alevilikle ilgili bilgi vererek, Alevilikte yer alan mitolojik ögeler tarihsel ve dinsel kökenine değineceğim. Ayrıca Bektaşiliğin Anada ortaya çıkışı ve Ahmet Yesevi ile olan ilişkisine değinilerek Bektaşiliğin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Balım Sultanım Bektaşilikteki hizmetleri hakkında bilgiler verilmiştir. Son bölümde ise Alevilik ve Bektaşilik mitolojisinin önemli öğelerinden olan: Yaratılış, Turna, Hızır, Geyik, Aslan, Ocak Zülfikar, Hz. Ali ve Savaş, Nevruz, Doğum ve son olarak Sayıları inceleyerek bunların Anadolu kültürüne olan katkılar hakkında bilgi verilmiştir. Anadolu'daki Alevi-Bektaşi mitolojisinin oluşumunda eski Türk inançlarının izleri de görülmektedir. Anadolu'daki Alevi-Bektaşi mitolojisinin içinde birçok Şamani ve eski Türk inançlarında yer al ritüellerin izlerinde taşımaktadır. Alevi ve Bektaşi inancındaki önemli öğelerin tarihsel ve dini kökeni hakkında bilgiler verilmiştir Anahtar Kelimeler: Mitoloji, Alevi, Bektaşi, Hz. Ali, Anadolu, Mitolojik Terimler

AlevilerBektaşilerBektaşilik+6
Battal Atalay
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Albanlar tarihi ve Müslümanların Azerbaycan'ı fethi

Azerbaycan'ın kadim halklarından biri olan Albanlar, bugünkü Azerbaycan topraklarının kuzeyi, Gürcistan, Ermenistan ve Güney Dağıstan topraklarının bir kısmını da içine alarak varlıklarını 705 yılına kadar sürdürmüşlerdir. Alban Devleti 26 kavmin bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Alban Devleti'ni Aran, Arsak ve Mehraniler sülalesinden gelen hükümdarlar yönetmiştir. Stratejik konumu itibariyle Sâsâniler dışında Bizans İmparatorluğu ve Hazarlar ile sürekli münasebette bulunmuşlardır. Müslüman Arapların topraklarını genişletmek üzere bu topraklarda akınlar düzenlemişler ve yönetimde söz sahibi olmuşlardır. Albanların dikkat çeken bir diğer konusu da Kafkasya topraklarında ilk kez Hristiyanlığı kabul edip, devletin resmi dini haline getirilişidir. Hristiyanlık dini görüşlerinden olan Monofizitlik ve Diofizitlik dolayısıyla fikir ayrılıkları yaşanmış ve bu fikir ayrılıkları Alban Devleti'ni iç karışıklıklara sürüklemiştir. M.Ö. I. yüzyıldan M.Ö. VIII. yüzyıla kadar varlığı sürdüren Alban Devleti hilafet topraklarına dönüşerek tarih sahnesinden silinmiştir. Alban Devleti'nin coğrafyası, siyasi, sosyal ve kültürel tarihi hakkında yazılan bu çalışmam da Albanlar'ın kurulmasından yıkılmasına kadar olan süreç ele alınmış olup, coğrafi konumu itibariyle etkileşim kurduğu devletlerin hâkim olma mücadeleleri hakkında bilgi verilerek, bu devletlerin din politikalarının devlet üzerindeki etkilerini tezim çerçevesinde ele almaya çalıştım.

Alban DevletiAlbanyaAzerbaycan+2
Melek Omaç İpek
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

11. ve 13. yüzyıllar arasında Selçuklu coğrafyasında dini zümrelerin Türk siyasi hayatına etkisi

Anadolu toprakları birçok sebepten dolayı 11.yüzyıldan itibaren farklı bölgelerden gelen şeyhlere ve dervişlere ev sahipliği yapmıştır. Maveraünnehir, Horasan, Türkistan gibi bölgelerden gelen bu zengin insan kaynağı Anadolu'yu kısa sürede Türk yurdu yaparak İslamlaşmasını sağlamıştır. Farklı siyasi, sosyal, kültürel çevrelerden gelen bu insanlar mensup oldukları fikri seviyeyi de beraberinde getirmiştir. Büyük Selçuklu Devletiyle zirveye ulaşan Türk- İslam Medeniyeti bu şahıslar vasıtasıyla bölgeye taşınmıştır. Böylece Anadolu yeni bir yurt olmanın yanında farklı fikri ve kültürel akımlarında buluştuğu ve çarpıştı bir yer de olmuştur. Anadolu Selçuklu Devletinin yükselişiyle yeni göç dalgaları birbirini takip etmiştir. Moğol İstilasının İslam dünyasındaki yıkıcı etkisi, Türkistan, Horasan, İran, Azerbaycan gibi bölgelerdeki perişan olan halkın sığınak yeri Anadolu toprakları olmuştur. Anadolu'nun İslamlaşmasında önemli roller oynayan birçok alim, mutasavvıf gibi tarikat ehli Anadolu Selçuklu devleti içerisinde büyük bir fikir canlılığı oluşturmuştur. Bu çalışmadaki amaç Anadolu Selçuklu Döneminde oluşan tarikatların dönemin siyasi erki üzerindeki etkisi üzerinde durularak literatürdeki eksikliğe dikkat çekmektir. Ayrıca, sultanların yanı sıra devlet yöneticilerinin de alimler ve mutasavvıf çevrelerle yakın ilişkiler içinde oldukları ve bu süreçte medrese, hangah, zaviye gibi kurumların tahsisinde yarıştıkları, dönemin özellikle ana kaynakları, velayetnameler menakıpnamelerle belirtilmiştir.

Nazan Aydoğdu
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye Selçukluları döneminde Hanım Sultanların Türk siyasi tarihine etkileri

Orhun Abidelerinde (Bilge Kağan Abidesi -kuzey yüzü) oguş kelimesiyle ifade edilen aile, Türk toplum yapısını ve kültürünü tanımlamak için kullanılmıştır. Tarih boyunca aile kurmaya önem gösteren Türk toplumunda evlilikler sadece bireyler arası bir bağ değil aynı zamanda toplumsal bir olgu olarak da görülmüştür. Evlilik süreçleri, toplumun sosyal yapısının ve kültürel değerlerinin bir yansıması olarak, belirli gelenekler, görenekler, törenler ile şekillenmiştir. Bu gelenek ve görenekler devletin üst kademelerinde daha derin ve resmi bir anlam taşımaktaydı. Özellikle Türkiye Selçuklularında, hanedan üyelerinin, melik ve melikelerin evlilikleri, bölgedeki sosyal ve kültürel yapıyı da etkileyen önemli bir unsur olmuştur. Türkiye Selçuklu Devletinde yalnızca hükümdarlar ve devlet adamlarının değil zaman zaman Sultan eşlerinin ve hanedan mensubu kadınlarında siyasi alanın yanı sıra sanatsal faaliyetlerde etkin roller üstenmişlerdir. Dönemin önemli kaynakları olan kitabelerden, tarihi ve edebi metinlerden edinilen bilgiler ile kadın banilerin varlığı da tarihe damgasını vurmuştur. Bu anlamda XIII. yüzyıl Türkiye Selçuklu Anadolu'sunda imar edilen kültürel yapıların tahlili Türkiye Selçuklu dönemi için oldukça önemlidir. Dolayısıyla Türkiye Selçukluları dönemindeki banilik faaliyetlerinin Selçuklu sanatı ve sosyo-kültürel alanlardaki derin tesirlerinin daha iyi anlaşılması gerektiği düşünülerek konu daha ayrıntılı çalışılacaktır.

Elif Kömürcü
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaçağ dönemi Dersim/Tunceli ve çevresinin tarihi coğrafyası (X. ve XVI. yüzyıl)

ORTAÇAĞ DÖNEMİ DERSİM/TUNCELİ VE ÇEVRESİNİN TARİHİ COĞRAFYASI (X. Ve XV. YÜZYIL) İlk Çağ'dan itibaren bir yerleşim alanı olarak tercih edilen Dersim/Tunceli yöresi, Orta Çağ boyunca ve sonrasında da önemini korumuş; farklı etnik yapılar ile kültürlerin etkileşimi sonucunda kendine özgü bir Dersim kültürel dokusu ortaya çıkmıştır. Bölgenin coğrafî konumu, burayı doğal bir sığınak hâline getirerek birçok medeniyete ev sahipliği yapmasını sağlamış ve böylece coğrafî yapının tarihsel süreçleri nasıl şekillendirdiğini açık biçimde göstermiştir. Hurri, Asur, Mitanni, Pers, Bizans, Sâsânî ve Arap hâkimiyetlerine sahne olan bölge, Anadolu'nun Türkleşme süreciyle birlikte Türk siyasi teşekküllerinin egemenliği altına girmiştir. Bu süreçte bölgenin eski kültürel birikimi, dini inanışları ve yaşam biçimleri Türk kültürü, adetleri ve gelenekleri ile kaynaşarak yörenin kendine özgü yeni bir kültürel yapıya kavuşmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışmanın amacı; Dersim/Tunceli ve çevresinin tarihi coğrafyasını ele alarak geçmiş medeniyet ve kültürlerin izlerini hem tarihsel veriler hem de coğrafî koşulların sunduğu imkânlar doğrultusunda incelemektir. Coğrafî ve fiziki şartların etkisi altında Dersim ve civarında nasıl bir tarihsel ağ örüldüğünü, bölgenin hangi medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve tarih boyunca nasıl yaşam koşulları sunduğunu ortaya koymak hedeflenmektedir. Böylece, tarihi coğrafya perspektifiyle bölgenin sosyokültürel, siyasal, ekonomik ve dini alanlarda nasıl bir gelişim süreci geçirdiği daha iyi anlaşılacaktır. Anahtar Kelime: Dersim/Tunceli, Tarihi Coğrafya, Selçuklular, Akkoyunlular, Safeviler.

Safiye Samancı
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors