Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ulutaş

11 theses · Aydın Adnan Menderes University

Master'sOpen AccessTR

Araştırma görevlilerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişki

Eğitim ve öğretimin etkili ve verimli olabilmesi için üniversitelerin niteliğinin arttırılması, gelişimlerini sürdürmesi ve etik davranışlar barındırması çok önemlidir. Bu araştırmada üniversitelerin önemli paydaşlarından biri olan araştırma görevlilerinin, tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Ege Bölgesi'nde 2019-2020 eğitim öğretim yılında devlet üniversitelerinde görev yapmakta olan 5503 araştırma görevlisi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem çalışması yapılmayıp, çalışma evreninin tamamı kullanılmaya çalışılmış; 427 araştırma görevlisinden geri dönüş alınmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Örgütsel Sinizm Ölçeği ile toplanan veriler SPSS 24.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; araştırma görevlilerinin tükenmişlik düzeylerinin en yüksek puan ortalaması, kişisel başarı boyutunda çıkmıştır. Bunu duygusal tükenme boyutu izlerken; en düşük puan ortalaması ise duyarsızlaşma boyutundadır. Örgütsel sinizm algılarının ise en yüksek puan ortalaması bilişsel boyutta çıkmıştır. En düşük puan ortalaması ise duyuşsal boyuttadır. Cinsiyet değişkenine göre tükenmişlik ve örgütsel sinizm kavramları arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Kadın ve erkeklerin birbirlerine yakın algı düzeylerine sahip oldukları görülmüştür. Araştırma görevlilerinin medeni durumları ile kişisel başarı boyutu arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Evli olan araştırma görevlilerinin tükenmişlik düzeyleri ve örgütsel sinizm algıları bekar olanlara göre daha yüksektir. Yaş değişkenine göre 40 ve üzeri yaş grubundaki araştırma görevlilerinin diğer araştırma görevlilerine göre daha fazla puan ortalamasına sahip olduğu belirlenmiştir. Mesleki kıdem değişkeni ile duygusal tükenme ve kişisel başarı boyutları arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Örgütsel sinizm kavramının tüm alt boyutlarıyla mesleki kıdem arasında anlamlı farklılık vardır. Eğitim durumu değişkeninin tükenmişlik ve örgütsel sinizmi etkilemediği görülmüştür. Fakülte değişkeni ile örgütsel sinizm kavramının duyuşsal alt boyutu arasında anlamlı fark vardır. Tıp fakültesinde çalışan araştırma görevlilerinin ziraat fakültesinde çalışan araştırma görevlilerinden daha yüksek düzeyde algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Mesleki doyum değişkeni ile tükenmişlik ve örgütsel sinizm kavramları arasında anlamlı farklılıklar vardır. Tükenmişlik ve örgütsel sinizm kavramları ile alt boyutları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda görev tanımlarının açık ve net olması, kısa çalışma saatleri, ödül kaynağının artırılması, uyum eğitimleri ve hizmet içi eğitimlerin yapılması, diğer akademik personellerin de araştırmaya dahil olması gibi çeşitli öneriler sunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Tükenmişlik, Sinizm, Örgütsel Sinizm, Araştırma Görevlisi

Araştırma görevlileriSinizmTükenmişlik+4
Fatma Nur Küçüksaygın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda örgütsel adaletin tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık ile ilişkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bu tez okullarda örgütsel adalet algısının öğretmenlerin tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık algıları üzerine etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma meta-analiz yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Eğitim-öğretim alanında örgütsel adalet ile tükenmişlik, iş doyumu, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık arasında yapılmış olan korelasyonel çalışmalar araştırmanın kapsamına alınmıştır. Tarama sürecinde tükenmişlik kapsamında 4 adet çalışma araştırmaya dahil edilmiş ve toplam 885 kişilik, iş doyumu değişkeni kapsamında 19 çalışma dahil edilmiş ve 6727 kişilik, örgütsel bağlılık değişkeni kapsamında 17 çalışma dahil edilmiş ve 6875 kişilik, örgütsel vatandaşlık değişkeni kapsamında 10 çalışma dahil edilmiş ve 6316 kişilik örnekleme ulaşılmıştır. Toplamda 46 çalışma ve 20.803 kişilik örneklem sayısına ulaşılmıştır. Aynı zamanda okul kademesi, yayın türü, çalışmanın yapıldığı bölge, çalışma alanı ve örneklem büyüklükleri kapsamında moderatör analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; örgütsel adalet algısının öğretmenlerin tükenmişlik algılarına negatif yönlü ve düşük düzeyde, iş doyumu algılarına ve örgütsel bağlılık algılarına pozitif yönlü ve orta düzeyde, örgütsel vatandaşlık algılarına ise pozitif yönlü ve düşük düzeyde etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Örneklem büyüklüğü ve bölgenin ilişkilerde moderatör değişken olduğu ancak okul türü, yayın türü ve çalışma alanının büyük ölçüde moderatör etki göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak bulgular kapsamında uygulayıcılar ve araştırmacılar için çeşitli öneriler sunulmuştur.

Meta analiziOkul tükenmişliğiOkullar+5
Belgin Korkmaz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yenileşme ve değişme kavramlarıyla ilgili 2000-2020 yılları arasında eğitim yönetimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmada 2000-2020 yılları arasında yenileşme ve değişme kavramları ile ilgili Türkiye'de eğitim yönetimi alanında yapılmış olan lisansüstü tezlerin bazı değişkenlere göre dağılımlarının incelenerek genel eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından doküman incelemesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde bulunan 2000-2020 yılları arasında eğitim yönetimi alanında yenileşme ve değişme kavramlarıyla ilgili hazırlanmış olan izinli 106 lisansüstü tez oluşturmaktadır. Araştırmada, evrenin tamamının ulaşılabilir olması dolayısıyla örneklem alma yoluna gidilmeyerek evrende yer alan lisansüstü tezlerin tamamı araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada doküman incelemesinin aşamalarına uygun ulaşılan tezlerin analizinde içerik analizi uygulanmıştır. Veri analizi sonucunda incelenen 106 tezin 96'sının yüksek lisans, 10'unun doktora türünde olduğu; 2019 yılında 26 tez ile en fazla tezin hazırlanmış olduğu; tezlerin araştırma yöntemlerinin %93,4 oranında nicel olduğu, nitel (%3,8) ve karma (%2,8) yöntemlerin oranının oldukça az olduğu; tarama araştırma deseninin %93,4 oranıyla en fazla kullanılan desen olduğu; veri toplama aracı olarak %55,6 oranıyla en fazla ölçek, %1,3 oranıyla en az doküman inceleme ve gözlemin kullanıldığı elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Eğitim Yönetimi alanında yenileşme ve değişme kavramları ile ilgili hazırlanan lisansüstü tezlerin çoğunluğunun yüksek lisans düzeyinde hazırlanmış olduğu, yine çoğunluğunun nicel yöntemle hazırlandığı ve tarama deseninin en çok kullanılan araştırma deseni olduğu; en fazla çalışılan örneklem türünün öğretmenler olduğu; ilgili olabilecek kavramlardan en fazla değişime direnç gösterme kavramının yer aldığı tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yenileşme ve değişme kavramlarıyla ilgili ölçek geliştirme çalışmalarının yapılabileceğine, nitel veya karma çalışmalara daha fazla yer verilerek araştırma yöntem çeşitliliği ile veri çeşitliliğinin artırılabileceğine, okul yöneticilerinin yenilik ve değişim yönetimi yeterlikleriyle ilgili araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Yenileşme, Değişme, Eğitim Yönetimi, Lisansüstü Tezler.

DeğişimEğitim yönetimiLisansüstü tezler+5
Ceylan Gün
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri algıları ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişki

Örgütlerin amaçlarına ulaşabilmesi için en büyük hedef, örgütün verimliliğinin arttırılmasıdır. Örgütte ki bireylerin sahip oldukları nitelikler, bu hedefe ulaşmayı sağlayan basamaklardan birini oluşturabilmektedir. Bireylerin birbirleriyle olan iletişimleri ise yine bir başka basamak olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversite gibi sadece beyin gücüyle hedeflerine ulaşabilen örgütlerde bireylerin performanslarını etkileyebilecek en önemli unsurlardan biri çalışanlarının birbirleriyle olan iletişimidir. Son yıllarda özellikle üniversitelerin meslek yüksekokullarında yaşanan bireyler arası çatışmaların, bireylerin üniversitelere olan bağlılığını etkilediği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı; öğretim elemanlarının kullandığı çatışma yönetimi stratejilerinin, örgütsel bağlılığa etkisi olup olmadığını ve bağımsız değişkenlere göre farlılık gösterip göstermediğinin ortaya konulmasıdır. Örgütlerde çatışma ve çatışmanın yönetimi üzerinde yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen ve günümüzde modern bir anlayışa erişen önemli sayıda araştırma ve yazın ürünleri bulunmaktadır. Bu çalışmada araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın ulaşılabilir evrenini Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı Meslek Yüksekokullarında çalışan 106 öğretim elamanları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çatışma Eylem Stilleri Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (f), yüzde (%), ortalama (X̄), standart sapma (SS), en az ve en fazla değerler olarak belirtilmiştir. Araştırmada ilk olarak ölçeklerin normal dağılım hipotezine uyup uymadığı çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmak suretiyle tespit edilmiş ve parametrik test yöntemleri tercih edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında ise çalışmaya dahil olan öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, akademik unvan ve kurumdaki görev süresi dağılımları incelenmiş ve belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan regresyon modelinin çatışma eylem stilleri, örgütsel bağlılığı pozitif yönde ve istatistiki bakımdan anlamlı yordadığı ve diğer değişkenler sabit tutulduğunda, öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri düzeyindeki bir birimlik artış, örgütsel bağlılık düzeyinde 0,183'lük bir artış sağladığı saptanmıştır. Öğretim elemanlarının çatışma eylem stillerinin, örgütsel bağlılık noktasında farklı gruplarla çalışılması, başka kurumlarda, çalışanlar için kendilerini geliştirme ve yükselme olanakları verilmesi, sadece akademisyenlerin değil diğer mesleklerden de görüşler alınıp örgütsel bağlılık meydana getirmenin öneminin bilinmesi ve çeşitli zamanlarda çatışma stilleri ve örgütsel bağlılıkla alakalı çalışmalar yapılması .gibi önerilerde bulunulmuştur.

Meslek yüksek okullarıÇatışmaÇatışma eylem stilleri+4
Arzuhan Çakır
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda örgütsel muhalefet: Tetikleyen konular, nedenleri ve sonuçları

Kamu ortaokullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin örgütsel muhalefet davranışlarını tetikleyen nedenler, muhalif davranış biçimleri ve muhalefetlerinin sonuçlarını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen araştırmada karma yöntemin açıklayıcı ardışık deseni tercih edilmiş, araştırmanın ilk aşamasında nicel yöntemler kullanılmıştır. Nicel yöntemler sonucunda elde edilen verilerin nasıl ortaya çıktığını açıklayabilmek ve detaylandırabilmek amacıyla ikinci aşamada nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda çalışma evrenini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Aydın ilinin Söke ilçesinde kamu ortaokullarında görev yapmakta olan 425 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel yöntemin betimsel tarama modeli kullanılan bu boyutta veri toplama aracı olarak Özdemir (2010) tarafından geliştirilmiş olan "Örgütsel Muhalefet Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlere dağıtılan ölçek formlarından 220'si dönmüş, bunların da 4'ü geçersiz sayılmıştır. Böylelikle 216 katılımcının verisi analize dahil edilmiştir. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPPS 22.0 programından yararlanılmıştır ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından hazırlanan örgütsel muhalefetin nedenlerine, muhalif davranış türlerine ve sonuçlarına ilişkin 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Çalışma grubunu ise ortaokullarda görev yapmakta olan 10 öğretmen oluşturmuştur. Bu öğretmenlerin belirlenmesinde maksimum çeşitlilik ve kartopu örneklem alma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde tümdengelimci veri analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin en yüksek algı düzeyinin muhalefetin nedenleri alt ölçeğinde olduğu tespit edilmiştir. Ardından sırasıyla muhalefetin sonuçları ve muhalif davranış türleri gelmektedir. Muhalefetin nedenlerine ilişkin yapılan analizlerde öğretmenlerin en sık yönetsel nedenlerden ötürü muhalefet ettikleri ve bu durumu oluşturan en güçlü tetikleyicinin öğretmenlerin kararlara katılımının sağlanmaması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin muhalif davranış türlerinden en sık tercih ettiği davranışın dikey muhalefet, en seyrek tercih ettiği davranışın ise haber uçurma olduğu görülmüştür. Öğretmenler görüşlerini en sık doğrudan okul yöneticileriyle paylaşmayı tercih etmektedirler. Öğretmenlerin muhalif davranışlarının sonucunda yöneticinin misillemesiyle karşılık buldukları, okul yöneticilerinin ise muhalif davranışlar karşısında görmezden gelmeyi veya kendisine destek aramayı tercih ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlere göre örgütsel muhalefetin okul açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olduğu, muhalefet sonucunda etik dışı davranışların son bulacağı, okulun etkililiğinin artacağı ancak muhalefetin işbirliği ve huzur ortamına zarar verebileceği tespit edilmiştir. Demografik değişkenler doğrultusunda bekar öğretmenlerin evli öğretmenlere göre yönetsel nedenlerle daha fazla muhalefet ettiği, sendikalı öğretmenlerin sendikaya üye olmayan öğretmenlere göre daha fazla dikey muhalefet ve haber uçurma davranışını tercih ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Muhalefetin öğretmen açısından sonuçlarına bakıldığında 32-36 yaş grubunda olan öğretmenlerle 37-41 yaş grubunda olan öğretmenler arasında ve 42-46 yaş grubunda olan öğretmenler arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. 40 ve daha fazla öğretmenin görev yaptığı okullarda çalışan öğretmenlerle 28 ve daha az sayıda öğretmenin görev yaptığı okullarda çalışan öğretmenler arasında da anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında okulların tarafsız ve demokratik ilkeler doğrultusunda etkili yöneticiler tarafından yönetilmesi gerekliliği konusunda önerilerde bulunulmuştur. Öğretmen boyutunda ise katılımcı iklim algısının oluşturulması ve örgütsel özdeşleşmenin güçlendirilmesi, tartışmacı tutumun geliştirilmesi için öneriler sunulmuştur.

Branş öğretmenleriMuhalefetOrtaokul öğretmenleri+4
Sevgi Dilber Ayduk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının sanatsal liderlik ile ilgili görüşleri

Araştırma kapsamında Ege Bölgesinde bulunan bir devlet üniversitesi bünyesindeki öğretim elemanlarının sanatsal liderlik ile ilgili görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilgili üniversitede görev yapan 8 Öğretim Elemanı ile araştırma yürütülmüştür. Öğretim Elemanlarının sanatsal liderlik ile ilgili görüşlerini değerlendirebilmek için görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Görüşme öncesinde araştırma verilerini elde etmeyi sağlayacak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu düzenlenmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden olgu bilime dayanmaktadır. Araştırmanın olgu bilim desenine dayandırılmasındaki amaç Öğretim elemanlarının sanatsal liderlik hakkında görüşlerinin neler olduğunun katılımcıların hikâyelerine yer vererek ve analizler boyunca seslerinin duyulması¬na özen göstererek derinlemesine incelenmesidir. Öğretim elemanlarının sanatsal liderlik hakkında görüşleri görüşme yoluyla değerlendirilmiştir. Öğretim elemanlarının sanatsal liderlik hakkında görüşlerinin belirlenmesinde içerik analizi yapılmıştır. İçerik analizi yoluyla verileri tanımlanmaya, verilerin içinde saklı olabilecek gerçekler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İçerik analizinde benzer veriler, belirli kavramlar ve temalar çerçevesinde toplanarak okuyucuların anlayabileceği bir şekilde düzenlenip yorumlanır. Bu sebepten, üniversitede çalışan öğretim elemanlarının sanatsal liderliği kavramını bir olgu olarak ele alındığında öğretim elemanlarının sanatsal liderlik olgusuna yönelik bakış açıları ve tecrübelerini ayrıntılı olarak incelemek amacıyla araştırma deseni olarak olgu bilim tercih edilmiştir. Bu araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Ege Bölgesi içerisinde yer alan bir devlet üniversitesinde görev yapan, 8 öğretim elemanı ile görüşme yapılarak gerçekleşmiştir. Araştırmada katılımcılarda liderlik özelliği aranmamıştır fakat yapılan ön görüşmelerde sanata ilgili olan, tecrübelerinin farkında olan öğretim elemanlarının olmasına özen gösterilmiştir. Araştırmada görüşme yaptığımız üniversitede çalışan öğretim elemanlarının isimleri kullanılmayıp kodlama yöntemi kullanılmıştır. Bu kodlamalar A1,A2,A3,A4,A5,A6,A7,A8 şeklinde ifade edilmiştir. Sonuç ve öneriler bölümünde araştırmada elde edilen veriler ortaya konmuş ve önerilerde bulunulmuştur. Öğretim elemanlarının liderlik, sanat ve sanatsal liderlik kavramlarına ilişkin görüşlerini ifade etmiştir. Öğretim elemanlarının liderlik üzerine görüşleri, her öğretim elemanına göre farklılaştığı görülmüştür. Aynı öğretim elemanları üzerinde sanat kavramı hakkında alınan görüşlerde de birbirinden farklı cevaplar verildiği görülmüştür. Ancak öğretim elemanları sanatsal liderlik kavramı üzerine görüşleri sorulduğunda birbirine benzer veya aynı yanıtlarla karşılaşılmıştır. Sanat ve liderlik kavramları üzerinde farklı cevaplar veren öğretim elemanlarının, araştırmamızda sanatsal liderlik konusunda benzer cevapların ortaya çıkması sonuç kısmında ele alınmıştır. Türkiye'de sanatsal liderlik alanlarını içeren daha kapsamlı araştırmaların yapılması, sanatsal liderlik üzerine ve sanat eğitimine yönelik kurslar, konferanslar, uygulamalı etkinlikler ve kurumların kendi içinde personellerine hizmet içi eğitimler verilmesine ilişkin öneriler ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik türleri, Liderlik, Öğretim elemanları, Sanat, Sanatsal liderlik.

LiderlikSanatSanatsal liderlik+1
Cihan Ünal
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel tembellik: Bir ölçek geliştirme çalışması

Değişen yaşam koşulları ile birlikte örgütlerde ortaya çıkan davranışlar çeşitlenmektedir. İnsanların bir araya gelmesi ile oluşan örgütler bireysel davranışlardan ayrı düşünülemez. Literatürde eğitim örgütleri özelinde tembelliği tam olarak açıklayan bir kavrama ve ölçen bir ölçme geliştirme aracına rastlanmamıştır. Eğitim örgütleri birçok yönden diğer örgütlerden farklılaşmaktadır ve tembelliği açıklayan bir kavrama ve ölçen bir ölçme aracına ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırma kapsamında; ilgili literatür taraması yapılmış ve sosyal kaytarma kavramını açıklayan teoriler, sosyal kaytarma kavramıyla çelişen teoriler, sosyal kaytarmayı ortaya çıkaran bireysel ve grupsal faktörler, sosyal kaytarmanın önlenmesi ve eğitim örgütlerinde sosyal kaytarma değerlendirilmiştir. Bu araştırmanın amacı; örgütsel tembelliğin kavramsal çerçevesi çizerek örgütsel tembellik ölçeği geliştirmektir. Bu araştırmada, karma araştırma yöntemlerinden keşfedici sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Keşfedici sıralı karma yöntem gereği araştırmanın ilk basamağını nitel araştırma oluşturmaktadır. Bu araştırma da ilk olarak nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Bu aşamada, maksimum çeşitlilik ve ölçüt örneklem yöntemiyle belirlenen 6 öğretim elemanı ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sorularının hazırlanmasında 2 alan uzmanının görüşleri alınmıştır. Görüşme verilerinden elde edilen sonuçlar içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve beraberinde literatür taranmıştır. Tüm bulgulardan yola çıkılarak 125 maddelik bir madde havuzu hazırlanmıştır. Tekrarlayan ve dilbilgisi kurallarına uymayan maddeler atılmış ve 54 madde elde edilmiştir. Elde edilen madde havuzu ile 22 uzmanın (ölçme değerlendirme, alan ve dilbilgisi) görüşüne başvurulmuştur. Dönütler doğrultusunda madde elemesi yapılmış ve 34 maddelik bir ölçek elde edilmiştir. Araştırmanın evreni 1286 kişiden oluşmaktadır. Pilot uygulama için her gruptan (profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi) seçilen 80'er kişiye yani toplam 400 kişiye e-posta yolu ile ulaşılmış ve ölçek maddelerini içeren form gönderilmiştir. 177 kişiden alınan yanıtlar ile Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) yapılmıştır. Madde faktör yükü 0.30'dan küçük olan maddeler atılmıştır. Son aşamada 21 maddelik bir ölçek elde edilmiştir. Güvenirlik katsayısı (Cronbach Alfa) .84 olarak hesaplanmıştır. Bundan yola çıkarak ölçeğin yüksek güvenirliğe sahip olduğu söylenebilir. Asıl uygulama için 886 kişiye e-posta yolu ile ölçek formu gönderilerek 352 kişiden yanıt alınmış ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Pilot uygulamaya dahil edilen kişiler asıl uygulamaya dahil edilmemiştir. Doğrulayıcı faktör analizi uyum indekslerine bakıldığında RMSEA (0,07< 0,08) ve SRMR (0,06< 0,08) değerleri modelin kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermektedir. 𝑋2 serbestlik derecesi oranının 3 ile 5 arasında olması da modelin kabul edilebilir uyuma sahip olduğu söylenebilir. Son aşamada 21 maddeden oluşan ve bir kontrol maddesi içeren bir ölçek elde edilmiştir. Literatürde yeni bir kavram olan Örgütsel Tembellik Ölçeği'nin (ÖTÖ) literatüre katkı sağlayacağını düşünülmektedir.

Eğitim kurumlarıTembellikÖlçek geliştirme+2
Aslıhan Karataş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk eğitimi yönetiminde sürdürülebilir sosyal adalet: Bir ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmada, erken çocukluk eğitimi yönetiminde, okul müdürlerinin sürdürülebilir sosyal adalet rolüne ilişkin öğretmen algılarını belirlemek amacıyla ölçek geliştirme çalışması yapılmıştır. "Sürdürülebilir Sosyal Adalet" kavramı, alanyazına kazandırılmaya çalışılmıştır. Erken çocukluk eğitimi yönetiminde sürdürülebilir sosyal adaleti açıklayan kavram bilgisine ve sürdürülebilir sosyal adalet kavramını ölçen bir ölçeğe ihtiyaç vardır. Çalışma kapsamında ilgili alan yazın taraması yapılmış, sosyal adalet kavramı, sosyal adalet yaklaşımları, sosyal adaletin boyutları, okul yöneticilerinin yeterlikleri, eğitimde sosyal adalet, erken çocukluk eğitiminde dezavantajlar ve erken çocukluk eğitimi yönetiminde sürdürülebilir sosyal adalet konuları değerlendirilmiştir. Araştırmada keşfedici sıralı karma araştırma yöntemi ile ilk olarak nitel daha sonra nicel boyutlarda çalışılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, olgubilim deseni kullanılmıştır. Nitel boyut için maksimum çeşitlilikte belirlenen 8 okul yöneticisi ile çalışma grubu oluşturulmuştur. "Okul Yöneticilerinin Sosyal Adalet ile İlgili Görüşleri Görüşme Formu" ile okul yöneticilerinin algıları ortaya çıkarılmıştır. Görüşme formu hazırlanırken 2 alan uzmanın bilgisine başvurulmuştur. Verilerin analizinde; içerik analizi yöntemi kullanılmış; okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan okul yöneticilerinin sürdürülebilir sosyal adalet ile ilgili görüşleri hakkında kategoriler ve kodlar ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, betimsel tarama yöntemi ile ölçek geliştirme çalışması yapılmıştır. Araştırmada geliştirilen "Sürdürülebilir Sosyal Adalet Ölçeği" ile okul müdürünün sosyal adalet rolüne ilişkin öğretmen algıları belirlenmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ve alan yazın taramasından hareketle ölçek için 88 soruluk madde havuzu hazırlanmıştır. Birden fazla anlam içerdiği düşünülen, benzer içerikli maddeler uzman rehberliğinde çıkarılarak 78 madde ile (eğitim yönetimi, okul öncesi eğitimi, ölçme değerlendirme ve rehberlik alanlarında) 14 uzmanın görüşüne sunulmuştur. Uzmanların dönüşleri doğrultusunda 30 maddelik taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda evreni 261 kişi oluşturmaktadır. Pilot uygulama için 68 kişiye yüz yüze ulaşılarak taslak ölçek formu uygulanmıştır. Ancak 52 kişiden dönüş alınabilmiş, elde edilen verilerden 2'si bir sayfası eksik olduğu için çıkarılmıştır. Sonuç olarak 50 kişiden elde edilen verilerle taslak ölçek formu için AFA (Açıklayıcı Faktör Analizi) yapılmıştır. Neticesinde madde yükü 0.45'den küçük olan maddeler çıkarılmıştır. Ölçek için son adımda 16 madde yer almıştır. Ölçek güvenirlik katsayısı (Cronbach Alfa) 0.96'dır. Bu değere göre ölçeğin yüksek güvenirlikte olduğu açıklanabilir. Esas uygulamada Surveey uygulaması aracılığıyla oluşturulan ölçek linki çevrimiçi platformlarla okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere gönderilmiş, 213 kişiden cevap alınmıştır. Bu verilerle DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) ile x2= 225.843 değerinin 3 ile 5 arasında, CFI= .957 değerinin. 95-1.0 arasında, RMSEA değeri. 092 sonucu bulunmuştur. Buna göre, modelin iyi uyum değerlerine sahip olduğu açıklanabilir. Öğretmenlerin sürdürülebilir sosyal adalet kavramına ilişkin algı düzeyleri ve araştırma ölçeğinde yer alan demografik bilgilere göre öğretmenlerin algı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı açıklanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre tüm bu konuların kapsamında erken çocukluk eğitimi yönetiminde sürdürülebilir sosyal adaletin sağlanmasında okul müdürünün tecrübeli olması ve sürdürülebilir sosyal adalet için yasal dayanak oluşturulması ön plana çıkmıştır. Okul yöneticisi atamalarında tecrübe kriter olabilir, okullarda ve eğitim öğretim sisteminin her basamağında sürdürülebilir sosyal adalet hakkında yasa ve yönetmelikler düzenlebilir. Alan yazının yeni bir kavramı olan sürdürülebilir sosyal adalet üzerine çalışmalar yapılması gerektiği, "Sürdürülebilir Sosyal Adalet Ölçeği"nin bilime katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Nuray Akyıldız
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdür yardımcılarının yöneticilikten ayrılarak öğretmenliğe geri dönme nedenleri: Nitel bir araştırma

Okul müdür yardımcılarının yöneticilikten ayrılarak öğretmenliğe geri dönme nedenlerini incelemek için önce müdür yardımcılığı ve öğretmenlik kavramlarını incelemek ve tanımlamak gerekmektedir. Örgütlerde müdür yardımcılığı pozisyonunun verdiği sorumluluklar, görev tanımları, avantajları ve dezavantajları ile öğretmenlik mesleğinin avantajları ve dezavantajları irdelenmiş ve onların bulgularına yer verilmiştir. Bu araştırmanın amacı, okul müdür yardımcılarının yöneticilikten ayrılarak öğretmenliğe dönme nedenlerini incelemek ve anlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, okul müdür yardımcılarının yöneticilikten ayrılma nedenlerini belirlemek, bu nedenlere dayalı olarak dönüş sürecinin nasıl işlediğini anlamak ve bu sürecin okul müdür yardımcılarının motivasyonları, deneyimleri, beklentileri ve daha pek çok faktörü üzerindeki etkilerini değerlendirmek amaçlanmaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemi olan durum çalışması ile yürütülmüştür. Çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, Manisa İli Salihli ilçesinde bulunan daha önce müdür yardımcısı olarak görev yapan fakat sonra çeşitli nedenlerle istifa etmiş 20 öğretmen ile görüşülmüştür. Katılımcılar ile yapılan görüşme sırasında ses kaydı alınmış ve kayıtlar yazıya geçirilmiştir. Çalışmanın tüm aşamaları, geçerlilik ve güvenirlik ölçütleri olan tutarlılık, inandırıcılık, aktarılabilirlik ve teyit edilebilirlik kriterlerine göre sunulmuştur. Öğretmenliğe geçme nedenleri incelenmiş ve çalışma dört ana tema altında toplanmıştır. Bu temalar; öğretmenlerin okul yöneticiliğini seçme nedenlerine ilişkin nedenleri, okul müdür yardımcılarının yöneticiliği bırakma nedenlerine ilişkin görüşleri, öğretmenliğe geri dönmenin sağladığı avantaj ve dezavatajlara ilişkin görüşleri ve öğretmenliğe dönüş sonrası karşılaşılan problemlerin çözümlerine ilişkin görüşleridir. Araştırma sonucunda öğretmenler müdür yardımcılığını farklı sebeplerle seçtiklerini belirtmişlerdir. Bu sebepler arasında kişisel özellikleri olan liderlik ve güçlü bir iletişim yeteneğine sahip olmak, yer değiştirmenin kolaylaşması, derse girmek istememe, kariyer hedeflerinden prestij, görevde yükselme isteği ve okuldaki problemlerde etkin rol oynama, eğitim kalitesine katkı sunma ve okulda yaşanan sorunlara çözüm bulma isteği olarak belirlenmiştir. Okul müdür yardımcılığını bırakarak öğretmenliğe geri dönme nedenlerine ilişkin bulgularda; bireysel sebepler içinde ailesine ve kendisine zaman ayıramama, eve iş getirme, merkeze gelme, öğrenciler ile daha aktif çalışma isteği ve okul için sebeplerden fazla iş yükü, müdürlerin olumsuz etkisi, özverisiz ekip arkadaşları ve çalışma koşullarının öğretmenliğe geri dönme nedenlerinde etkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarında okul müdür yardımcılarının müdür yardımcılığını bırakarak öğretmenliğe dönme sonucu rahatlama, ailelerine ve kendilerine daha fazla zaman ayırma, öğretmenken öğrencilerle birebir başarı hazzını yaşama ve evlerine yakın bir okula gelme öğretmenliğe dönmenin avantajları olarak belirlenmiştir. Birçok öğretmenin öğretmenliğe dönüş sonrası herhangi bir dezavantaj yaşamadığı ama bazı öğretmenlerin uyum sorunu yaşarak kendilerini yetersiz hissettikleri ve prestij kaybı yaşadıklarını düşünmeleri dezavantajlar olarak belirlenmiştir. Müdür yardımcılığından istifa edip öğretmenliğe geri dönme sonrası mesleki hizmet içi eğitimler alma, kaynak kitap inceleme ve derse yönelik ön hazırlıklar yapma karşılaşılan sorunları aşmaya yönelik çözümlere ilişkin görüşlerdir. İlk kez yöneticilik yapacak müdür yardımcılarının yönetmeliğe dair görüşlerinin alınması, müdür yardımcılarının iş tanımlarının yönetmelikle açıkca belirlenmesi, istifa sonrası öğretmenlere uyum eğitimi verilmesine ilişkin öneriler ortaya konulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Okul Müdür Yardımcıları, Öğretmenlik, Yeterlilik, Yöneticilik.

Müdür yardımcısıNitel araştırmaOkul yöneticileri+3
Rabia Varışlı Demirbaş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okulda veriye dayalı karar verme süreci ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Okullar, öğrencilerin kişisel bilgileri ve akademik başarıları, öğretmenlerin kişisel ve mesleki bilgileri ve eğitim öğretim sürecinde elde edilen pek çok veriyi depolamaktadır. Depolanan verilerin özümsenmiş bilgiye dönüştürülerek karar verme sürecinde kullanılması, öğrenciler hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlayarak ihtiyaç ve isteklerini karşılayabilmek için okulların gelişimini sağlamaktadır. Bu araştırma, okullarda veriye dayalı karar verme süreci ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Araştırma nicel bir araştırma yöntemi olan ilişkisel araştırma deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aydın ilinin Nazilli, İncirliova ve Germencik ilçelerinde görev yapan 120 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Okullarda Veriye Dayalı Karar Verme Ölçeği ile Okul Etkililiği Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında okullarda veriye dayalı karar verme süreci ile okul etkililiği düzeyinin cinsiyet, eğitim durumu ve okul türü değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmektedir. Yaş değişkenine bakıldığında ise okullarda veriye dayalı karar verme sürecinde anlamlı farklılıkların olduğu görülmektedir. 50 yaş ve üzerinde olan okul yöneticilerinin algı düzeylerinin 39 yaş altı ve 40-49 yaş aralıklarında olan okul yöneticilerine göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Okullarda veriye dayalı karar verme sürecinin algı düzeyi yöneticilerin hizmet sürelerine göre farklılaşmaktadır. 16-20 yıl yöneticilik yapmış olan katılımcıların en yüksek puan ortalamasına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Sosyo-ekonomik durumlarına göre seçilen üç ilçe arasında veri okuryazarlığı boyutunda anlamlı bir farka rastlanmıştır. Bu farklılık Germencik ilçesi ile Nazilli ilçesi arasında bulunmaktadır. Germencik ilçesinde görev yapan okul yöneticilerinin veri okuryazarlığı algı düzeyleri Nazilli ilçesinde görev yapan okul yöneticilerine göre daha yüksektir. Okullarda veriye dayalı karar verme süreci ile okul etkililiği arasında pozitif, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkılarak; okul yöneticilerine veri okuryazarlığı için hizmet içi eğitimlerin verilmesi, okullarda teknolojik alt yapı ve donanımların güçlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve kararların veriye dayalı alınması için okul yöneticilerine ve öğretmenlere ihtiyaçları olan desteğin verilmesi şeklinde öneriler sunulmuştur.

Özlem Kapan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim içerikli filmlerdeki yöneticilerin duygu yönetimi

Sinema; toplumdaki gerçekleri insanlara aktararak onlara yaşadıklarını yansıtmakta, toplumu etkilemekte ve yönlendirmektedir. Aynı zamanda kitle iletişim aracı olarak daha fazla insana ulaşabilmektedir. Duyguları yönetebilmek ise kendini tanımayı hem kendinin hem de karşısındakinin davranışlarının altında yatan duyguların farkına varmayı ve o duyguları kontrol edebilmeyi sağlamaktır. Araştırmanın amacı, filmlerdeki yöneticilerin duygu yönetim becerilerinin incelenmek ve bu becerilerin eğitim üzerindeki etkisini göstermektir. Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığının eğitimcilere önerdiği eğitsel içerikli 50 film izlenmiştir. İzlenen 50 filmden 5 film belgesel türü olduğundan çalışmaya dâhil edilmemiştir. Geriye kalan 45 filmden 35 tanesinde yöneticinin yer aldığı tespit edilmiştir. Filmlerde yöneticilerin yer aldığı sahnelerin sayıları tabloda belirtilmiştir. Araştırma, nitel bir araştırma olup doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Filmler araştırmanın amacına hizmet edecek amaçlı örneklem tekniklerinden ölçüt örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme tekniğiyle belirlenmiştir. Bu nedenle yöneticinin en fazla yer aldığı sahne sayısına bakılarak yöneticilerin duygu yönetiminin gözlemlenebileceği 3 film belirlenmiştir. Filmlerin farklı yıllar ve ülkelerden olmasına da dikkat edilmiştir. Söz konusu karakterlerin duygu yönetimine bakılırken; karakterin ses tonu, kurduğu cümleler, beden dili ve mimiklerine dikkat edilmiştir. Filmler, alıntılar ve fotoğraflar alınarak yorumlanmıştır. Yaylacı (2006) tarafından belirlenen duygu yönetiminin alt boyutları olan; öz denetim, öz bilinç, empati, iletişim, sosyal becerilere bakılarak yapılan analiz sonucunda; Hababam Sınıfı (1975) filminde, öğrencilerin akademik başarısından çok ahlaklı olmalarına önem veren, duygusal gelişimlerine yönelik çabaları olan Mahmut Hoca'nın duygularını yönetebilen bir yönetici olduğu görülmektedir. Mahmut Hoca gelmeden önce başarısız olan Hababam Sınıfı, Mahmut Hoca'nın gelmesiyle değişmiş ve başarılı şekilde mezun olmuştur. Bu değişim, duyguları yönetmenin okul başarısı üzerinde ne kadar etkili olduğunun göstergesidir. Okulda görev yapan öğretmenlerin de bu değişim sonucunda, mesleklerine olan sevgilerinin arttığı görülmüştür. Sessizlik (Do-ga-ni) filmine baktığımızda yurt müdürü, okul müdürü ve idari amirin duygu yönetim becerisine sahip olmadıkları; çocuklara cinsel istismar uygulanmasından, yapılan kötülükleri görmezlikten gelmelerinden, işitme engelli öğrencilerin olduğu okulda yönetici olmalarına rağmen işaret dilini öğrenmemelerinden anlaşılabilmektedir. Filme baktığımızda duyguların yönetilmediği okulda çocukların mutsuz olduğu görülmektedir. Kendilerine değer veren insanlarla karşılaştıklarında ise başkalarından farklı olmadıkları ve kendilerini önemli hissettikleri de görülmüştür. Bana Güven (Leon On Me) filminin bulgularından çıkan sonuç ise okul müdürünün okul başarısını düşüren kişilere karşı duygularını yönetemezken, diğer öğrencilere karşı başarılı olduğudur. Çalışanların müdürün sert davranmasından rahatsız olmalarına rağmen öğrencilerin başarısı için müdürün istediklerini yapmaları müdüre güvendiklerini göstermektedir. Filmin başında kavganın eksik olmadığı başarısız okul, filmin sonunda tam tersi bir okula dönüşmektedir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, duygu yönetiminin örgüt içerisinde etkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle yöneticilerin duygu yönetim becerisine sahip olmaları gerekliliği kaçınılmaz bir durumdur. Araştırmanın sonuçlarından hareketle duygu yönetimi için eğitimler, duyguların rahatça ifade edebileceği okul dışı geziler düzenlenmesi ve araştırmanın farklı filmler ya da araştırma yöntemleri yapılması gibi öneriler geliştirilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Duygu Yönetimi, Eğitim İçerikli Filmler, Okul Yöneticileri.

Duygu yönetimiEğitim yönetim sistemleriFilm+5
Asiye Toptaş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors