Theses supervised by Prof. Dr. Alpay Doğan Yıldız
18 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University
Hece Öykü dergisinde öykü eleştirisi (1-50. sayılar)
Hikâye, toplum hayatının ve beşeri hafızanın izlerini taşıyan bir türdür. Modern Türk edebiyatında 20.yy.'dan itibaren hikâye türü tercih edilen bir edebi tür haline gelmeye başlamış, iyi hikâye yazarları görülmeye başlamıştır. Cumhuriyetten itibaren hikâye türüne rağbet artmıştır. Yazarlar çeşitli dergi ve gazeteler yoluyla eserlerini okurlarıyla buluşturmuştur. Bu dönemde sadece hikâye ve hikâye hakkında yazılar yayımlayan hikâye dergileri de çıkmaya başlamıştır. Günümüzde de yayın hayatına devam eden birçok hikâye dergisi bulunmaktadır. Bu dergilerden biri olan Hece Öykü dergisi 2004 yılının Şubat ayında yayın hayatına başlamıştır. İki aylık bir hikâye dergisi olan Hece Öykü dergisi Nisan 2023'te 116. Sayısını yayımlamıştır. Dergide her sayıda yeni hikâyeler yayımlanır. Bunun yanında hikâye hakkında farklı yazarlara yer verilir. Hece Öykü; kitap tanıtım yazıları, modern Türk edebiyatının ve dünya edebiyatı yazarlarının hikâyeye dair görüşleri, hikâye teorisi üzerine yazılar vb. yazılar yoluyla da hikâye türünün gelişimine katkı sağlamaktadır. Dergide hikâye yazarları ve hikâye eleştirmenleriyle yapılan söyleşilerde yer almaktadır. "Hece Öykü Dergisinde Öykü Eleştirisi (1-50. Sayılar)" başlıklı bu çalışmada, Hece Öykü dergisinin 1-50. sayılarında hikâyeye dair yazıların tespit edilmesi ve sınıflandırılması, ardından değerlendirilmelerinin yapılması amaçlanmıştır. Bir anlamda "dizin" olacak yazılar listesi/tasnifi, hikâye türünde araştırmada bulunacaklara ve Hece Öykü dergisi okurlarının ilgilendikleri yazılara kolaylıkla ulaşmasınakatkı sağlayacaktır. Çalışma bir diğer yönüyleHece Öykü dergisinin modern Türk hikâyesine, hikâye eleştirisi başlığı altında katkılarını da değerlendirmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hece Öykü, Türk Hikâyesi, Hikâye, Hikâye Eleştirisi, Hikâye Yazarı.
Hece Öykü dergisinde öykü eleştirisi (51-100. sayılar)
Öykünün, şiir ve romandan sonra modern edebiyatın en yaygın edebi türü olduğu söylenebilir. Modern Türk edebiyatında 20.yy'ın başlarından itibaren hikâye türü ile anılan yazarlar görünmeye başlar. Cumhuriyet'i takip eden yıllarda ise modern Türk edebiyatında iyi hikâye yazarları vardır. Öykü de, şiir gibi edebiyat dergilerinde, bazen gazetelerde okurla buluşur. Modern Türk edebiyatında Seçilmiş Hikâyeler, Yaba Öykü, Adam Öykü gibi yalnız öykü ve öykü hakkında yazılar yayımlayan öykü dergileri de olmuştur. Günümüzde de yayın hayatına devam eden farklı hikâye dergileri vardır. Bu dergilerden biri olan Hece Öykü dergisi Şubat 2004 yılında ilk sayısını yayımlar. Yaklaşık yirmi yıldır yayım yapan dergi, Nisan 2023'te 116. sayısını yayımlamıştır. Derginin her sayısında farklı yazarların öykülerine yer verilir. Bunun yanında Hece Öykü; yeni çıkan öykü kitapları, günün ve geçmişin öykü yazarları, öykünün teorik yönü vb. hakkında yazılarla da öykü türünü ele alır. Öykü yazarları, öykü eleştirmenleriyle söyleşilere yer verir. "Hece Öykü Dergisinde Öykü Eleştirisi (51-100. Sayılar)" başlıklı bu çalışmada, derginin 51-100. sayılarında dergide yer alan öykü hakkındaki yazıların dizinin çıkarılması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu dizin, öykü konusunda araştırma yapacaklara Hece Öykü'de ilgilendikleri yazılara kolay ulaşım imkânı sağlayacaktır. Çalışma diğer yandan ise Hece Öykü'nün modern Türk hikâyesine öykü eleştirisi yönüyle katkısını değerlendirecektir.
Dergâh dergisinde şiir eleştirisi (201-300. sayılar)
Dergâh, edebiyatla ilgilenen herkesin en azından adını duyduğu, dergi hakkında az çok bilgi sahibi olduğu, aynı zamanda Türk edebiyatında varlığını uzun süre devam ettiren bir dergidir. Dergi, yayımlandığı süre boyunca -Mart 1990/ Şubat 2022- aylık olarak çıkarılmıştır. Dergâh adında bir dergi ilk kez 15 Nisan 1921'de çıkmıştır. Ancak tezimize konu olan dergi, Mart 1990'da çıkarılan Dergâh "Edebiyat, Sanat, Kültür Dergisi"dir. Dergide kültür sanat konularında yazılara yer verilir. Merkezine edebiyatı alan Dergâh'ta şiir ve hikâyeler yayımlanır. Usta şairlerin, hikâyecilerin eserlerinin yanında henüz duyulmamış veya yeni yeni duyulmaya başlayan isimlerin eserleri de dergide görünür. Dergâh'ta, hikâye, roman, şiiri konu edinen yazılar da yayımlanmıştır. Bu çalışmada Dergâh dergisinin 201-300. sayıları içinde geçen şiir, şair ve şiir eleştirisi hakkındaki yazılar üzerinden "Dergâh Dergisinde Şiir Eleştirisi" konusunu ele aldık. Dergiyi bu tür yazılar ekseninde değerlendirmek amacıyla şiir ve şairle ilgili yazıların tespitini yaptık. Bu yazıları belli başlıklar altında sıralayarak ilgililerin dikkatine sunduk. Yazıları konularına göre gruplandırıp her grubu örnek yazılardan yola çıkarak değerlendirdik. Anahtar Kelimeler: Dergâh Dergisi, Şiir, Şair, Eleştiri, Türk Şiiri.
Dergâh dergisinde şiir eleştirisi (301-384. sayılar)
Türk edebiyatında yayımlandıkları süre boyunca farklı hedefleri olan dergiler, kendilerine has ve ilkeli bir yayın politikası içinde çıkmaya başlar. Edebiyat dünyasına kazandırılan dergilerle beraber edebi verimlilik ve canlılık da büyük bir ivme kazanır. 15 Nisan 1921'de çıkan ilk Dergâh dergisi, edebi verimlilik noktasında ciddi bir yol alır. Mart 1990 tarihinde yayımlanmaya başlayan ikinci Dergâh dergisi de Türk edebiyatında varlığını uzun süre devam ettirmiş kültür, edebiyat ve sanat dergisidir. İlk sayısından itibaren onun yayın politikası; millilik ve yerlilik, edebi verimlilik, gösterişten uzaklık, dili doğru kullanma ve seviye ilkeleri üzerine şekillenmiştir. Bu ilkeler kapsamında dergi, aylık olarak toplam 384 sayı olarak çıkarılmıştır. Tezin konusu, 1990 yılının Mart ayında yayın hayatına merhaba diyen Dergâh "Edebiyat, Sanat, Kültür" dergisinin 301-384. sayılarındaki şiir eleştirisidir. "Dergâh Dergisinde Şiir Eleştirisi (301-384. Sayılar)" başlıklı çalışma iki ana bölümden oluşur. "Dergâh Dergisinde Şiir Eleştirisi" adlı birinci bölümdeki yazılar; 1. Şiir ve Şairlerle İlgili Kitap Tanıtımı Yazıları, 2. Şairler Hakkında Yazılar, 3. Şiir İnceleme Yazıları, 4. Poetika Yazıları, 5. Şiir Toplulukları/ Dönemleri Hakkında Yazılar, 6. Sonuç başlıkları altında değerlendirilmiştir. "Dergâh Dergisinde Şiir Eleştirisi Yazıları Listesi" adlı ikinci bölümünün yazı listesi; "Dergi Sırasına Göre Yazılar, Yazar Adlarına Göre Yazılar, Konuya/ Hakkında Yazılana Göre Yazılar" olarak sıralanmıştır. "Giriş" kısmında kullanılan farklı çalışmalar Kaynakça'da ayrıca verilmiştir. İlk bölümdeki "Şiir Eleştirisi" başlığında örnek olarak kullanılan yazıların künyeleri ikinci bölümde liste halinde verildiğinden "Kaynakça" da gösterilmemiştir. "Ekler" bölümündeyse dergiye ait görseller paylaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dergâh dergisi, şiir, şair, eleştiri, Türk şiiri.
Dergâh dergisinde şiir eleştirisi (1-100. sayılar)
Dergiler, edebiyatın canlılığının ve gelişiminin en önemli göstergelerinden biridir. Dergâh dergisi de Mart 1990 ile Şubat 2022 arasında 384 sayı olarak çıkmış Türk edebiyatının köklü dergilerinden biri olarak dikkat çekmektedir. İlk sayısından itibaren dergide yayımlanan metinler ve dergi etrafındaki sanatçılar yukarda sözü edilen canlılığın ve gelişimin örneklerini sunmuştur. Dergâh dergisi; edebiyat, sanat ve kültür dergisi olarak çıkmakla birlikte merkezine daima edebiyatı almıştır. Bu çalışma Dergâh dergisinin 1-100. sayıları arasında yer alan özellikle şiir eleştirisi yazılarını, genel olarak da şiire ve şaire ilişkin yazıları tespit ve inceleme alanına almaktadır. Çalışmanın Giriş bölümünde derginin kuruluşu ve özellikleri ele alınmış, Birinci Bölüm'de şiire ve şaire dair yazılar beş başlık hâlinde incelenmiştir. İkinci bölümde ise derginin çalışmaya konu a-olan sayılarında yer alan şiir ve şairler hakkındaki yazılar üç ayrı başlıkta verilmiştir. Dergâh dergisinde edebiyat ve farklı konularda pek çok yazı yazılmıştır. Dergide yeni şiirler yayımlanmış şiir ve şairler hakkında yazılar yer almıştır. Bu yazılar Türk şiirinin geneli hakkında olduğu kadar derginin yayımlandığı dönem Türk şiiri hakkında değerli yazılardır. Çalışma, dergideki şiir hakkındaki yazıların toplu olarak görülmesi yönüyle araştırmacılara bir ön kaynak olacaktır.
Mukadder Gemici'nin hikâyelerinde anlatı yapısı
İlk hikâye kitabı 2011 yılında yayımlanan Mukadder Gemici, günümüze kadar dördü hikâye, biri tahlil olmak üzere beş kitap yayımlayarak Türk hikâyeciliğine katkıda bulunmuş üretken bir yazardır. Yazarın dört hikâye kitabı bu çalışmanın özünü oluşturmuştur. Hikâyelerin anlatı yapılarını oluşturan unsurlar, bu unsurların bir araya getirilişi, kullanılan yöntem ve teknikler oldukça zengin ve kendine has bir yapıdadır. Yazarın hikâyelerini oturttuğu omurgayı oluştururken, tematik ve yapısal sınırları zorlayan özgün bir tarzı vardır. Hikâyelere giren kişiler ve olaylar günümüz Türkiye'sinin panoraması niteliğindedir. Yazar, evvela insanın hikâyesine odaklanır. İnsanın hikâyesi anlatılırken, sokağa çıkar, toplumsal yapı ve zamanın ruhundan izler yakalar. İnsana dair, bütün duygular, düşünceler uzak zamanlardan hayaller, teknolojinin bir yanını söküp aldığı trajik durumlar hikâyeleri besler. Son dönem anlatılarında insansız üretilen metinler, sokağa çıkılmadan tükenen eserler düşünüldüğünde yazarın kendine has duyuş ve kavrayışı, insanı ele alışı dikkate değerdir. Yazarın yer yer romana evrilebilecek birkaç uzun hikâyesi dışında kalan hikâyeleri kısa hikâyelerden oluşur. Çalışmamızda, yazarın 46 hikâyesi, hikâye anlatıcıları ve bakış açıları, kimlerin hikâyelerinin anlatıldığı, hikâyelerin oluşturulduğu çevre ve mekânlar, zaman unsurunun işlenişi, anlatı teknikleri, yazarın bu anlatı tekniklerini ele alış biçimi ve hikâyeleri okura sunuş formu olarak dil ve üslup özellikleri ve tüm bunların harmanlanarak ortaya çıkan anlatının özellikleri incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Mukadder Gemici, Anlatı Yapısı, İnsan, Hikâye, İyilik
Dergâh dergisinde şiir eleştirisi (101-200. sayılar)
Edebiyat dergileri edebiyatın birer lokomotifi görevindedir. İçinde bulunduğu edebiyat, sanat ve kültür ortamını geliştirir, değiştirir ve daima ileriye taşır. Türk edebiyatında 1921'de ve 1990'da yayınlanmaya başlayan Dergâh adını taşıyan iki dergi vardır. 1921'de yayımlanan ilk dergi de 1990'da yayımlanan ikinci dergi de dönemlerinin önemli dergilerinden olmuşlardır. Bu çalışmanın konusu Mart 1990'da yayımlanmaya başlayan Dergâh dergisidir. Dergâh, kendisini "edebiyat, kültür, sanat" dergisi olarak tanıtır. Dergide edebiyat, kültür, sanat konularında yazılar yayımlanır. Aynı zamanda şiir, hikâye, deneme gibi yeni edebiyat ürünleri dergi sayfalarında yer bulur. "Dergâh Dergisinde Şiir Eleştirisi (101-200. Sayılar)" adlı bu çalışmanın konusu dergideki şiirlerle ilgili yazılardır. Dergide yer alan şiir hakkındaki yazıların tasnifi ve bu yazıların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki bölüm halinde planlanmıştır. Birinci Bölüm'de Dergâh dergisinin 101-200. sayılarında yayımlanan şiirle ilgili yazılar "Şiir Eleştirisi" üst başlığıyla "Şiir ve Şairlerle İlgili Kitap Tanıtımı Yazıları, Şairler Hakkında Yazılar, Şiir İnceleme Yazıları, Poetika Hakkında Yazılar, Şiir Grupları ve Dönemleri Hakkında Yazılar" adlarıyla beş alt başlık altında seçilen örneklerle tanıtılmış, değerlendirilmiştir. İkinci Bölüm'de Dergâh dergisinde yer alan şiirle ilgili yazılar farklı kullanım amaçları için üç ayrı başlıkla listelenmiştir. Yazılar önce dergi sayı sırasına göre, sonra yazı yazan isimlere göre daha sonra ise konularına göre sıralanmıştır. Çalışmanın iki amacı vardır. Birincisi, farklı konularda yazılara yer veren Dergâh dergisini şiir hakkındaki yazılar yönüyle değerlendirmektir. Bu değerlendirme, döneminin önemli edebiyat dergilerinden kabul edilen Dergâh'ın şiir hakkındaki yazılarla edebiyata, şiire katkısı hakkında bir fikir oluşturacaktır. İkinci amaç ise dergide yayımlanıp dergi sayfaları arasında kalmış yazıların tespit ve tasnifini yaparak, Türk şiiriyle ilgilenenlere kaynak sunmaktır.
Türk Edebiyatı dergisinde şiir, hikâye, roman; Şair, hikâyeci ve romancılar üzerine yazılar: Değerlendirme ve fihrist (201-300. sayılar)
Dergiler dönemin/dönemlerinin sosyal ve siyasi olaylarının yansıdığı süreli yayınlardandır. Fikir, kültür, sanat açısından toplumun gelişmesine katkı sağlarlar. Edebiyat dergileri edebi açıdan pek çok türe aynı anda ev sahipliği yapar. Usta isimlerin yanında ilk eserlerini veren genç isimlerle de karşılaşılır. Türk Edebiyatı dergisi ilk sayısını Ocak 1972 yılında yayımlamış ve hâlâ yayım hayatına devam eden uzun süreli "fikir ve sanat" dergisidir. Böylesine uzun süreli yayım hayatına devam eden bir dergiyi farklı konular etrafında çalışmak başta Türkoloji ve sosyal bilimler için büyük önem taşımaktadır. Türk Edebiyatı dergisinde farklı türde yazılar kaleme alınmıştır. Şiir hikâye gibi türlerde ürünler vardır. Bunların yanında yeni çıkan bir kitabın tanıtımını, sanatçılarla söyleşileri, bir hikâyenin, romanın, şiirin tahlilini; şairler, romancılar, hikâyeciler hakkında yazıları dergide okumak mümkündür. Bu yazılar dergi sayfalarında kalmaktadır. Bu yazıları ortaya çıkarmak, tanıtmak bu çalışmanın konusu ve birinci amacıdır. Türk Edebiyatı dergisinin Temmuz 1990-Ekim 1998 yılları aralığında 201-300. sayıları, başlıktaki çalışmanın konusu olmuştur. Türk Edebiyatı dergisinin ilgili sayılarında şiir, hikâye, roman; şair, hikâyeci ve romancılar hakkında kaleme alınan yazılar tasnif edilmiştir. Elde edilen yazılar; dergi sayı sırasına göre, yazara göre, konu/hakkında yazılana göre başlıklarıyla listelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümü "Türk Edebiyatı Dergisinde Şiir ve Şairler Hakkında Yazılar" başlığı altında beş bölümden meydana gelmiştir. İkinci bölüm "Türk Edebiyatı Dergisinde Hikâye, Roman, Hikâyeci ve Romancılarla İlgili Yazılar" başlığı altında beş bölümden oluşmuştur. Üçüncü bölümde konuyla ilgili yazıların dergi sayı sırasına göre, yazara göre, konu/hakkında yazılana göre listeleri verilmiştir. Bu çalışma dergi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler yahut o dönem dergideki bu tür yazılara ilgi duyanlar için bir kaynak olacaktır.
Türk Edebiyatı dergisinde şiir, hikâye, roman; Şair, hikâyeci, romancılar üzerine yazılar: Değerlendirme ve fihrist (101-200. sayılar)
Edebî ürünleri kitlelerle buluşturan dergiler, yazın dünyasının dinamiklerini yansıtarak yeni trendleri takip etme imkânı sunmakla beraber, edebî tartışmaların yapıldığı, güncel gelişmeleri ortaya koyan önemli bir araçtır. Şair ve yazarların kendine zemin bulduğu dergiler, yeni ürünleri okurlarla buluşturan, edebiyata zenginlik katan bir platformdur. Bu çalışmaya konu olan Türk Edebiyatı dergisi de kuruluşundan günümüze kadar edebiyat alanında pek çok gelişmeye katkıda bulunmuştur. Türk Edebiyatı, Ocak 1972'den günümüze kadar -kısa kesintiler dışında- yayımlanmaya devam etmiş, çok sayıda yazar ve şaire sayfalarını açmış, onların eserlerini, topluma tanıtma görevini üstlenmiş ve aynı zamanda pek çok sanat etkinliğinin de duyurulduğu bir mecra hâlini almıştır. Dergi, edebiyatı merkeze koyan bir anlayış dışında kültür, sanat ve güncel olayları kamuoyuna aktarmak gibi bir gaye gütmüştür. Bu çalışmada, bu gayenin edebiyat sahasını oluşturan 101-200. sayılardaki şiir, hikâye ve roman eleştirisi yazıları üzerinde durulacaktır. Çalışmanın Giriş bölümünde derginin tarihsel süreci ve özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'de şiire ve şairlere dair yazılar beş alt başlık altında; İkinci Bölüm'de ise hikâye, roman ve yazarlar hakkındaki yazılar, yine beş alt başlıkta incelenmiştir. Dolayısıyla, bu yüz sayının incelenmesindeki amaç, dergilerde yer alan şiir, hikâye ve roman türleri hakkında yazılmış olan yazıları bir araya getirmek ve bu yazılar üzerinden derginin edebiyata katkısını değerlendirmek, ayrıca bu yazılardan istifade etmek isteyenlerin işini kolaylaştırmaktır. Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı Dergisi, Şiir, Hikâye, Roman, Eleştiri.
Türk Edebiyatı dergisinde şiir, hikâye, roman; Şair, hikâyeci ve romancılar üzerine yazılar: Değerlendirme ve fihrist (401-500. sayılar)
Türk Edebiyatı dergisi, edebiyat ve sanatla ilgilenenlerin takip ettiği bir fikir ve sanat dergisidir. Varlığını günümüze kadar devam ettiren dergi, 15 Ocak 1972'de Ahmet Kabaklı öncülüğünde yayım hayatına başlamış, 1975-1977 yılları arasında yayınına ara vermiş, Ocak 1977'de 39. sayısıyla tekrar aylık olarak çıkmaya devam etmiştir. Derginin Ahmet Kabaklı tarafından kaleme alınan "Çıkarken" başlıklı ilk yazısı, Türk Edebiyatı dergisinin manifestosu mahiyetindedir ve bu yazıda derginin milliyetçi, muhafazakâr bir söylem benimsediği fikrine vurgu yapılır. Eski ile yeninin, çağdaş ile klasiğin arasındaki kopuşu kendine bir problem olarak gören Türk Edebiyatı dergisi, bu kopuşa son vermek için gelenekçi bir tavır sergiler. Dergi, hem Türk ve dünya edebiyatının tanınmış isimlerinin hem de edebiyat hayatına yeni adım atmış şair ve yazarların ürünlerine yer verir. Her sayısında farklı şiirleri ve hikâyeleri okurla buluşturur. Dergi, edebiyat ve sanat konularının yanında kültürel, sosyal ve tarihsel konularda yazılara yer verir. Yine derginin önemli bir yönü yeni edebiyat ürünleri yayınlamanın yanında edebiyatçılar; şairler, romancılar, hikâyeciler hakkında yazılar yayınlamasıdır. Bu yazılar aylık olarak yayınlanan derginin sayfalarında kalmaktadır. Çalışmamızın ana amacı şairler, romancılar, hikâyeciler ve eserleri hakkında dergi sayfalarında yer almış onlarca yazıyı tespit etmektir. Dergide, Türk şiiri, hikâyesi, romanı ve bunların yazarları hakkında yüzlerce yazı yayınlanmıştır. Bu çalışmayla araştırmacılar dergide ilgilendikleri konuda yazı olup olmadığını görebileceklerdir. Çalışmanın diğer bir amacı ise Türk Edebiyatı dergisinin, şairler, romancılar, hikâyeciler ve eserleri hakkında yazılan yazılarla Türk edebiyatına katkısını ortaya koymak, yazıların içerikleri, nitelikleri hakkında fikir vermektir. Çalışma derginin 401-500. sayılarını kapsamaktadır. Bu doğrultuda önce konuyla ilgili yazıların tespiti yapılmış, sonra yazılar belli başlıklar altında değerlendirilmiştir. Yazıların, dergi sayı sırasına göre, yazar adlarına göre ve konusuna göre listeleri çalışmada yer almaktadır.Türk Edebiyatı dergisi hakkında başka çalışmalar da yapılabilir.
Orhan Kemal'in hikayelerinde çalışma hayatı
Orhan Kemal, Cumhuriyet döneminde kaleme aldığı eserlerle adından sıkça söz ettirmiş bir yazardır. Yazdığı roman ve hikâyelerle Türk edebiyat tarihinde önemli bir yere konumlanmıştır. Geçimini sağlamak adına, yazın hayatına adım attığı günlerden son demlerine kadar bu yazın yolculuğunu sürdürmüş ve pek çok eseri okuyucu ile buluşturmuştur.Biz, çalışmamızda Orhan Kemal'in hikâyelerinde geniş yer kapladığını gözlemlediğimiz 'çalışma hayatı'nı konu edindik. Çalışma hayatında yer alan kahramanlar ile bu kahramanların sosyal ve ekonomik bağlamda var olan durumlarını da inceleme alanına dâhil ettik. Bu çalışmanın amacı daha önce Orhan Kemal hikâyeleri üzerine pek çok bilimsel çalışma söz konusu edilse de bu bağlamdaki eksikliği gidermektir.
Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında Anadolu
Reşat Nuri Güntekin, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında, yazmış olduğu eserleriyle önemli bir yer tutar. Bu çalışmada, Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında "Anadolu" konusu incelenmiştir. Reşat Nuri Güntekin, Türk edebiyatında "Anadolu" temasını ele alan yazarların başındadır. Reşat Nuri Güntekin, babasının mesleği ve kendisinin de öğretmen olmasından dolayı Anadolu'nun çeşitli yerlerinde bulunmuştur. Bundan vesileyle Anadolu'da yaşayan farklı tipte insanları tanımış, yaşanan olaylara tanık olmuştur. Daha sonra elde ettiği bu birikimleri bazı eserlerinde dile getirmiştir. Bu çalışmada, "Türk Romanında Anadolu ve Reşat Nuri Güntekin" başlığı altında Anadolu'nun edebiyatımızdaki yerine ve Reşat Nuri Güntekin'in Anadolu'yu ele alma sebeplerine değinilmiştir. "Reşat Nuri Güntekin'in Romanlarında Anadolu Coğrafyası" başlığı altında yazarın Anadolu'da hangi bölgeleri anlattığı ve Türk romanında "Anadolu" temasının ele alınışı anlatılmıştır. "Anadolu'da Fiziki Durum" başlığı altında Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında, Anadolu'da mekânların ve insanların fiziki görünümlerine nasıl yer verdiği anlatılmıştır. "Anadolu'da Sosyal Durum" başlığı altında; aile ve onu oluşturan unsurlar hakkında bilgi verilmiştir. "Anadolu'da Ekonomik Durum" başlığı altında, Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında bahsettiği, Anadolu' da yaşanan sorunlar aktarılmıştır. "Anadolu'da Eğitim" başlığında Anadolu'da eğitimdeki sorunlar ile ilgili anlatılanlara değinilmiştir. " Anadolu'da Bireysel Yaşam" başlığında; aşk, arkadaşlık gibi olguların yaşanma şekli, Reşat Nuri Güntekin'in romanlarından örnekler verilerek anlatılmıştır.
Vakit gazetesinde edebî ve kültürel hareketlilik (5 Ekim 1926 – 30 Kasım 1928)
Vakit gazetesi 1917 yılında Mehmet Asım Us ve Ahmet Emin Yalman ortaklığı ile kurulur. Gazetenin ilk sayısı 22 Teşrin-i Evvel 1917 tarihinde çıkar. 1923 yılında Mehmet Asım Us ve Ahmet Emin Yalman'ın yolları ayrılır; gazete bu tarihten sonra Mehmet Asım Us ve Hakkı Tarık Us kardeşlerin yönetimine geçer. 1928 yılının sonuna kadar Arap harfli yayımlanan Vakit gazetesi, bu tarihten sonra Latin harfli olarak basılır. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden itibaren yayımlanmaya başlayan Vakit 1967 yılında kapanır. 5 Ekim 1926 - 30 Kasım 1928 tarihleri arasındaki sayıları üzerinde yaptığımız bu çalışmada Mehmet Asım Us, Hakkı Süha Gezgin, Cenap Şahabettin, Halide Edip Adıvar, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet İhsan Tokgöz, Reşat Nuri Güntekin, Nurettin Artam, Faruk Nafiz Çamlıbel, Refik Ahmet Sevengil, Ali Haydar Emir [Alpagut], Muhsin Ertuğrul, Halil Halit, Agah Sırrı Levend, Ahmet Cevat, Aka Gündüz, Ali Canip Yöntem, Tahsin Banguoğlu… gibi isimlerden oluşan zengin bir yazar kadrosu ile karşılaşırız. Vakit, yönünü Batı medeniyetine çevirmiş bir zihniyetin yayın organıdır. Bu temel prensibe göre hareket eden Vakit gazetesi, okuyucularını ülke ve dünya gündeminden haberdar eder. Cumhuriyet rejiminin kazanımları ve yapılan inkılaplarla ilgili olarak halkı bilgilendirir. Gazete, edebiyat ve diğer sanat şubelerinin faaliyetleri hakkında da önemli yayınlar yapar. İncelediğimiz sayılarda dönemin edebî ve kültürel hareketliliğini yansıtan tefrika roman örnekleri, hikâyeler, şiirler, çeviri metinler, tenkitler, mülâkatlar, yeni eserlere dair ilanlar, sinema ile tiyatro faaliyetlerine dair haberler yer alır. Vakit gazetesi, döneminin edebiyat ve kültür hareketliliğine ortam oluşturan ve bu tür çalışmaların varlığından okuyucusunu haberdar eden nitelikli süreli yayınlardan biridir. Anahtar Kelimeler: Batı Medeniyeti, Cumhuriyet Rejimi, Edebî ve Kültürel Hareketlilik, Vakit Gazetesi
Türk romanında darbelere "sağ" bakış (Emine Işınsu-Sevinç Çokum örneği)
Toplumun hafızasında derin izler bırakan olayları edebiyatın dışında tutmak mümkün değildir. 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980'de ordu iki kez yönetime el koymuş, 12 Mart 1971 Muhtırası ile hükümeti istifaya zorlamıştır. Bu zorlu dönemlerin tanıkları arasında yazarlar da vardır. Bu çalışmada Emine Işınsu ve Sevinç Çokum'un romanlarında, sözünü ettiğimiz bu müdahalelerin romana yansımaları değerlendirilmiştir. Emine Işınsu ve Sevinç Çokum'un düşünce olarak "sağ"da oldukları bilinir. Çalışmanın asıl amacı bu iki yazarın romanlarından yola çıkarak söz konusu darbeler ve muhtıraya "sağ"ın romanda nasıl yaklaştığını ortaya koymaktır. Çalışmada 27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül Darbesi üç ana başlıkta incelenmiştir. "27 Mayıs 1960 Darbesi" başlığında yazarların Tutsak, Karanlığa Direnen Yıldız ve Deli Zamanlar romanlarında 1960 Darbesi öncesi ve sonrası gelişmeler anlatılmıştır. "12 Mart 1971 Muhtırası" başlığında Zor, Sancı ve Canbaz romanlarında öğrenci olayları, ideolojik çatışmalar, muhtıra süreci konu edilmiştir. Çalışmanın son başlığı olan "12 Eylül 1980"de Kaf Dağı'nın Ardında ve Arada Kalmış Tebessüm romanlarında söz konusu darbenin izleri aranmıştır.
Attilâ İlhan'ın romanlarında Kuva-yı Milliye düşüncesi
Bu çalışmada, Kuva-yı Milliye düşüncesinin Attilâ İlhan'ın romanlarına yansıyışı incelenmiştir. Türk edebiyatı ve düşünce tarihinde kendine özgü bir siyasal kuram oluşturabilmiş nadir isimlerin başında gelen İlhan, Kuva-yı Milliye düşüncesini, ilk kez 1950'li yıllarda, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal ve sosyal sorunlardan kurtulabilmesi için ileri sürmüştür. Bir yanıyla Kemalizme yaslanıp diğer yanıyla da sosyalizmi amaçlayan Kuva-yı Milliye düşüncesinde, nihai hedef, toplumsal ve iktisadi eşitliğin sağlandığı, antiemperyalist, antikapitalist ve tam bağımsız bir Türkiye'dir. Bilimsel düzeyde Attilâ İlhan'ın edebiyatçılığı ve düşünürlüğüyle ilgili birçok araştırma yapılmış olsa da, söz konusu araştırmalarda İlhan'ın edebî ve düşünsel eserlerinin bütüncül bir yaklaşımla incelenmediği, özellikle de yazarın romanlarını Türkiye'ye/Türk halkına özgü bir çözüm yolu sunmak için yazmış oluşunun üzerinde yeterince durulmadığı görülmektedir. Ele alınan çalışma, bu eksikliği giderme amacındadır. Üç ana bölümden oluşan çalışmanın "Attilâ İlhan'ın Hayatı ve Eserleri" başlıklı ilk bölümünde, İlhan'ın yaşam öyküsünden hareketle fikirsel dönüm noktaları açıklanırken, "Kuva-yı Milliye ve Attilâ İlhan" başlıklı ikinci bölümde de, Kuva-yı Milliye'nin tarihsel tanımı ve İlhan'ın Kuva-yı Milliye düşüncesinin esasları ortaya konulmuştur. Çalışmanın üçüncü ve son bölümü olan "Attilâ İlhan'ın Romanlarında Kuva-yı Milliye Düşüncesi" başlığında ise, yazarın Kuva-yı Milliye düşüncesini romanlarında işleyişi ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Attilâ İlhan, Kuva-yı Milliye Düşüncesi, Kemalizm, Sosyalizm.
Cihan Aktaş hikâyelerinde anlatı yapısı
İlk öykü kitabını 1991 yılında yayınlayan Cihan Aktaş, devam eden yıllar boyunca modern Türk öykücülüğüne pek çok katkıda bulunmuş üretken bir yazardır. Öykü kitaplarının yanında, araştırma-inceleme kitapları ve romanları da bulunan yazarın, yayınlanan on iki öykü kitabı bu çalışmanın temelini oluşturmuştur. Öykülerin anlatı yapılarını teşkil eden unsurlar ve bu unsurlara yüklenen işlev, kullanılan yöntem ve teknikler oldukça zengindir. Yazarın, bu iskeleti inşada alışılagelmiş kuralları zorlayan, kendine özgü ve yenilikçi tutumları vardır. Öykülerde anlatılan olay dizileri ve seçilen kişiler, gündelik hayatın içindendir. Ancak yazarın, olaydan ve dış dünyadan çok; olayların birey üzerindeki yansımalarını ve iç dünyalarını esas aldığı görülmektedir. Bu yönüyle, Cihan Aktaş, durum ya da olaydan çok; kişilerin anlatıcısıdır. Yazarın, karakterlere yaklaşımı ve izlek edindiği meseleler kadar bunu gerçekleştirme şekli de son dönem Türk öykücülüğünde oldukça ses getiren formel tutumlardır. Yazarın çoğunlukla kısa öykülerden oluşan külliyatında uzun öykülere de rastlamak mümkündür. Çalışmamızda, yazarın yüz on yedi öyküsü; öyküleri kimlerin anlattığı (anlatıcılar ve bakış açıları), kimlerin öykülerinin anlatıldığı ve öykü kişilerinin hangi yöntemlerle var edildiği, öykülerin yaşandığı çevre ve mekânların yansıtılışı, zaman unsurunun kullanılışı, anlatı teknikleri, yazarın anlatım tercihleri ve üslup özellikleri, öykülerdeki ritmik unsurlar ve tüm bunların bir araya gelmesiyle nihayete ulaşan anlatımın boyutu incelenmiştir.
Cihan Aktaş hikayelerinde aile
Cihan Aktaş, 1990 sonrası modern Türk hikâyesinin önemli temsilcilerinden birisidir. Yazarın yayımlanmış on üç hikâye kitabı vardır. Bu çalışma 1990 yılından sonra Türk hikâyeciliğine önemli katkıları olan Cihan Aktaş'ın hikâyelerinde aileyi konu edinmektedir. Cihan Aktaş'ın on üç kitabı incelenerek hikâyelerdeki aileler çeşitli başlıklar altında değerlendirilmiştir. Yazarın hikâyeciliği hakkında belli bir konuda bütüncül bir değerlendirme yapmak hedeflenmiştir. Cihan Aktaş roman, inceleme araştırma, öykü türünde toplam otuz altı eser veren üretken bir yazardır. Bu yazar hakkında lisansüstü çalışmalar iki tane ile sınırlıdır. Cihan Aktaş hikâyelerinde ailenin önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Yazar hikâyelerinin tamamına yakınında karakterleri aile içerisinde okuyucuya sunmaktadır. Aile konusu, yazarın hikâyelerinde beş bölümde yorumlanmıştır. İlk bölümde hikâyelerdeki ailelerin oluşum şekilleri üzerinde durulmuştur. Bu oluşum şekillerine "Görücü Usulü Evlilik, Aşk Evliliği, İdeolojik Evlilikler, Bir Kaçış Olarak Evlilik, Kendi Ailesini Kuranlar" alt başlıklar eklenmiştir. İkinci bölümde hikâyelerde yer alan aile bireyleri "Anne-Kadın, Baba-Erkek, Diğer Aile Bireyleri" adında üç temel başlık altında incelenmiştir. Üçüncü Bölümde Aile ve çocuk ilişkisi, dördüncü bölümde ailenin boyutu "Çekirdek Aile, Geniş Aile, Parçalanmış/ Dağılan Aileler" beşinci bölümde ise aile fertlerinin eğitim durumu çekirdek aile bireylerini kapsayacak şekilde " Annenin Eğitim Durumu, Babanın Eğitim Durumu, Çocukların Eğitimi" incelenmiştir. En nihayetinde sonuç bölümünde ise "Cihan Aktaş Hikâyelerinde Aile" adlı bu çalışmada ortaya konan tespitleri özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Cihan Aktaş, Modern Türk Hikâyesi, Aile, Hikâye Bireyleri.
Kemal Tahir'in romanlarında bir üslup ögesi olarak "diyalog"
Kemal Tahir, Cumhuriyet döneminde yazdığı eserlerle adından sıkça söz ettirmiştir. Yazdığı romanlar farklı görüşlerden Türk insanı tarafından çokça okunmuş, sevilmiş ve aynı zamanda eleştirilmiştir. Yazar ününü sadece romancı kimliğine değil, Türk toplumu hakkında düşünce ve söylemlerine de borçludur. Biz, bu çalışmamızda Kemal Tahir'in Romanlarında Bir Üslup Ögesi Olarak Diyalog başlığı altında yazarın, romanlarında geniş yer kapladığını gözlemlediğimiz "diyalog" kullanımı konu edindik. Örneklem olarak "Esir Şehrin İnsanları", "Esir Şehrin Mahpusu", "Yol Ayrımı" ve "Kurt Kanunu" romanlarını seçtik. Sanatçının üslubuyla diyalog kullanımı arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçladık. Diyalog kullanımını katılımcılara, hacimsel olarak anlatıda kapladığı yere ve öykülemedeki dağılıma göre ayrı başlıklar altında inceledik. Bu çalışmanın amacı daha çok tematik bakış açısıyla ele alınan Kemal Tahir romanlarını anlatım, üslup açısından belli bir bakış açısıyla incelemektir. Anahtar Kelimeler: Kemal Tahir, Diyalog, Üslup, Türk Romanı