Prof. Dr. Cengiz Yılmaz danışmanlığındaki tezler

10 tez · Mersin University, Kütahya Dumlupınar University, Manisa Celal Bayar University, Abdullah Gül University

Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Uygulama yönetimine göre bakteriyofajların hedef dokuya ve sahaya ulaşım oranları

Amaç: Uygulama yöntemlerine göre bakteriofajların hedef dokuya ve sahaya ulaşım oranlarını karşılaştırmaktır. Gereçler ve Yöntemler: Çalışma Mersin Üniversitesi Deney Hayvanları Araştırma Laboratuvarında gerçekleştirildi.Deneyde 27 adet Wistar-Albino cinsi, 12- 14 haftalık erkek (200-240 g) rat kullanıldı. Deney hayvanı sayısı güç analizi yapılarak tip 1 hata 0.05, test gücü %80, etki büyüklüğü 0.816 alınarak minimum 24 olarak belirlendi. 3 denek kontrol grubu olarak ayrıldı. Deneklere çalışma boyunca 24o çevre sıcaklığı, %55–60 nem ve 12:12 saatlik aydınlık-karanlık döngüsü şartlarında bakım uygulanmış, kuru yem ve musluk suyuna serbest erişim sağlandı.Deneysel olarak Metisilin Dirençli Staphylococcus aureus(MRSA) etkeni kullanılarak ratlarda PPE modeli oluşturuldu. Ratlar randomize olarak, bakteriofaj veriliş yoluna göre, intraperitoneal (IP), intravenöz (IV), oral (PO), ve lokal enjeksiyon (LE) olarak altışarlı dört gruba ayrıldı. PPE modeli oluşturulmayan 3 rat kontrol grubu olarak kullanıldı. Bakteriofaj olarak Stafilococcus Aureusa karşı etkili olduğu bilinen Sb-1 (Eliava Enstitüsü, Mikrobiyoloji ve Viroloji, Tbilisi, Gürcistan)faj kullanıldı. Faj suspansiyonu, üç gün boyunca, 1x108 PFU/ml suspansiyondan 0,1 ml/gün olacak şekilde intraperitoneal enjeksiyon (IP grubu), juguler vene intravenöz enjeksiyon (IV grubu), oral (PO grubu) veya cerrahi yara bölgesi lokal enjeksiyon (LE grubu) olmak üzere uygulandı. Kontrol grubunda ise bir deneğe aynı dozda 3 gün boyunca intravenöz, bir diğerine intraperitoneal ve sonuncuya da oral faj suspansiyonu uygulandı. 4. gün ratlar eksanguinasyon ile sakrifiye edilerek proksimal tibialarından 0.5 cm'lik kemik bloklar alındı ve gluteraldehitli tüpler içerisinde elektromikroskopik çalışmalar için histoloji laboratuarına verildi. Kontrol grubundaki 3 denekten ise kemiğe ek olarak karaciğer, böbrek, mide, beyin, kalp kası ve çizgili kas dokusu örnekleri alındı. Bulgular: Kontrol grubu dışındaki tüm deneklerde klinik olarak enfeksiyon gelişmiştir. Kontrol grubunun elektron mikroskopik incelemesinde, intravenöz, intraperitoneal ya da oral yolla bakteriofaj uygulanan deneklerin sadece böbreklerindeki bazı proksimal tübül epitel hücrelerinde yer alan mitokondrilerin bir 6 kısmında bakteriofaj öbekleri görülmüştür. Bu öbeklerin bulunduğu mitokondrilerde normal ultrastrüktürel yapının bozulduğu görülmüş ve normal mitokondrial kristalarda dejenerasyon ve kayıp izlenmiştir. Sağlam bakteri mevcudiyeti açısından, fagosite edilmiş faj olmayan bakteri sayısı açısından, fajın invaze ettiği bakteri sayısı açısından, sahadaki bakteriyofaj öbeği mevcudiyeti (fajın sahaya ulaşım oranı) açısından, deney sonucu sahadaki toplam bakteri sayısı açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Toplam bakteri sayısı ile bakteriofaj öbeği sayıları arasındaki ilişki değerlendirildiğinde ise toplam bakteri sayısı ile bakteriofaj öbeği sayısı arasında gruplardan bağımsız kuvvetli pozitif doğrusal ilişki olduğu görüldü. Sonuçlar: Periprostetik enfeksiyon oluşturduğumuz deneysel hayvan modeli çalışmamızda dört farklı yol arasında(intraperitoneal, intravenöz, lokal ve oral) istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit etmedik. Toplam bakteri sayısı ile bakteriofaj öbeği sayısı arasında gruplardan bağımsız pozitif (doğrusal) yönlü kuvvetli bir ilişki gözlemledik. Enfeksiyon odağı olmayan deneklerde ise fajların böbrek doku örnekleri hariç diğer doku örneklerinde gözlemlenmediğini belirledik. Anahtar Sözcükler: Periprostetik eklem enfeksiyonu, bakteriofaj,bakteriofajların veriliş yolları

BakteriyofajlarEklem hastalıklarıEklemler+2
Onur Genç
Mersin University
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hizmet işletmelerinde müşteri şikayet yönetimi kalitesi belirleyicileri ve işletme performansı

Bu çalışma müşteri şikayet yönetimi kalitesinin işletme performansı üzerindeki dual etkisini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla; öncelikle literatürde ilk defa yer alacak olan müşteri şikayet yönetimi kalitesinin belirleyicileri olan ilgi ve şeffaflık, yetkilendirme ve süreç standardizasyonu faktörleri tanımlanmış, daha sonra da bu faktörler ile müşteri sadakati, örgütsel öğrenme ve işletme performansı arasındaki etkileşim yapısal eşitlik modellemesi ile incelenmiştir. Araştırmanın hipotezlerinin test edilmesi amacıyla, İstanbul ilinde faaliyette bulunan İşbankası, Yapı Kredi Bankası, Akbank ve Garanti Bankasının şube yöneticilerinden yüz yüze anket yöntemi kullanılarak 200 adet anket toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırma hipotezleri olarak belirlenen 11 hipotezin 7 tanesi kabul edilirken 4 tanesi red edilmiştir. Müşteri şikayet yönetimi kalitesi belirleyicisi olan süreç standardizasyonuyla iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki varken, örgütsel öğrenme ve müşteri sadakati arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yine müşteri şikayet yönetimi kalitesi belirleyicisi olan yetkilendirme faktörü ile örgütsel öğrenme ve müşteri sadakati arasında pozitif yönlü bir ilişki söz konusu iken yetkilendirme ile iş performansı arasında bir ilişki olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, müşteri şikayet yönetimi kalitesi belirleyicisi olan ilgi ve şeffaflık ile örgütsel öğrenme ve müşteri sadakati arasında pozitif bir ilişki olduğu, ancak ilgi ve şeffaflık ile iş performansı arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müşteri Şikayet Yönetimi, Müşteri Şikayet Yönetimi Kalitesinin Belirleyicileri, Müşteri Sadakati, Örgütsel Öğrenme, İşletme Performansı.

Firma performansıHizmet işletmeleriMüşteri sadakati+7
S. Süreyya Bengül
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zinciri yönetiminde SCOR modeli ve bisiklet firmasında uygulaması

Artan rekabet koşullarının küresel boyutta işletmeler üzerindeki etkisi gün geçtikçe daha çok hissedilmektedir. İşletmeler, müşterilerin sürekli değişen ürün ve hizmet beklentilerine esnek bir şekilde cevap verebilmek için müşteri odaklı anlayış benimsemeleri gerekmektedir. Rekabet üstünlüğü sağlamak ve müşteri memnuniyetini arttırmak ve iyileştirmek için tedarik zinciri yönetimi yaklaşımı geliştirilmiştir. Tedarik zinciri yönetimi, zincirin yönetim ve performans değerlemesi faaliyetlerinin bir bütün olarak ele alındığı ve sürekli olarak geliştirilmekte olan bir anlayıştır. Literatürde birçok performans değerleme yöntemi görülmektedir. 1996 yılında Tedarik Zinciri Konseyi (SCC) tarafından endüstriler arası standart olarak Tedarik Zinciri Referans Modeli (SCOR) geliştirilmiştir. SCOR modelinin temeli tedarik zinciri süreçlerinin tanımlanması, ölçülmesi ve sürekli olarak geliştirilmesi ile zincirin bir bütün olarak ele alınmasına dayanır. Bu araştırma kapsamında bisiklet sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin tedarik zinciri faaliyetleri özelliklerini belirleyen değişkenler arasındaki ilişkileri açıklayacak istatistiksel araştırmalar yapılmıştır. Değerlendirme soruları, performans metrikleri SCOR modeli V12.0 metrikleri baz alınarak hazırlanmış ve tedarik zinciri yöneticisine yöneltilmiştir. Amaç, bisiklet sektöründe faaliyet gösteren işletmenin tedarik zinciri yönetiminde tedarikçileriyle kurduğu ilişkilerin ve kriterlerin ne derece uygulandığı ve performansın değerlendirilmesi şeklindedir. Tedarikçi seçim kriterlerini etkileyen faktörler ve tedarikçi performansını değerlendirmeye yönelik sorular 5'li Likert ölçeği ile derecelendirilmektedir. Faktör analizi öncesi, verilerin uygunluğu Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) testi ve Barlett Küresellik testi ile ölçülmüştür. Analiz sonucunda tedarikçi seçimini etkileyen faktörler faktör analizi ile test edilmiş ve kurulan hipotezler test edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin piyasa çalışma durumuna göre etkisi t-testi analizi ile irdelenmiş, sektörel bazda tedarikçi seçim faktörleri ise Tek Yönlü Anova tekniği ile analizlenmiştir.

Bisiklet endüstrisiSCOR modeliTedarik zinciri+2
Bahadır Atsan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnternet üzerinden alışveriş niyetini belirleyen faktörlerin incelenmesi: Türkiye'de alışveriş deneyim düzeylerinin farklılığına ilişkin bir model önerisi

Bu araştırma, internet kullanan toplam 680 kişiden elde edilen verilerle, online alışveriş niyetini etkileyen faktörleri, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanarak incelemiştir. Algılanan kullanım kolaylığı, algılanan kullanışlılık, algılanan haz, tutum ve niyetin yanı sıra modelde algılanan bilgi kalitesi, algılanan sistem kalitesi, algılanan hizmet kalitesi, mağaza bilinirliği, güven ve öznel norm değişkenlerine de yer verilmiştir. Önerilen modelin yeterli uyum iyiliği değerlerini vermesi üzerine internet üzerinden alışveriş deneyimi az olan ve çok olan tüketicilerde, online alışveriş niyetlerini etkileyen bu faktörlerin derecesi arasında anlamlı farklılık olup olmadığı yine Yapısal Eşitlik Modellemesi yardımıyla araştırılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öznel norm hariç olmak üzere modelde kullanılan tüm değişkenler arasındaki yol katsayıları anlamlıdır. Öznel norm, tüketicilerin online alışveriş niyetini belirlemede rol oynamamaktadır. Aksine yüksek online alışveriş deneyimine sahip kişilerde negatif etkisi olmaktadır. Düşük deneyime sahip kullanıcıların grubunda algılanan bilgi kalitesinin, algılanan kullanım kolaylığına etkisi yokken, yüksek deneyime sahip grupta bu etki anlamlıdır. Ayrıca güven değişkeni düşük deneyimli grupta niyeti etkileyen bir faktör iken yüksek deneyimli grupta değildir. Bunlar dışında önemli bir diğer bulgu da mağaza bilinirliğinin düşük deneyimli grupta yüksek deneyimli gruba göre tutumu belirlemede daha önemli bir belirleyici haline gelmiş olmasıdır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik ticaret+3
Ayça Tümtürk
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kurumlar-arası sistem kullanımının işletme performansı üzerindeki etkisinde tedarik zinciri işbirliğinin aracılık rolünün analizi: Türk inşaat sektöründe bir uygulama

Rekabetin küreselleşmesiyle birlikte azalan ürün yaşam döngüleri, zaman odaklı rekabet ve bilgi teknolojilerindeki hızlı değişimler, işletmeleri, tedarik zinciri stratejilerini yeniden düzenlemeye zorlamaktadır. Organizasyonlar bu nedenle sadece kendilerinin performansı yerine tüm tedarik zincirinin performansını optimize etmenin gerekli olduğunun farkına varmaya başlamışlardır. Genel olarak kurumlar-arası sistemler (KS) olarak bilinen internet tabanlı teknolojiler ise işletmeleri tedarik zincirlerindeki ortaklar ile bütünleştirirler ve işletmelere süreçlerini optimize edebilme fırsatı verirler. Böylece ortaklaşa çalışarak işletmelerin kendilerini ilgilendiren başarıdan, tedarik zincirindeki diğer ortaklarını ilgilendiren başarı ve performanslara ulaşırlar. Bu doktora tez çalışması da işletmelerin kendi başarıları yerine tedarik zincirinin bütünününde elde edilebilecek başarıyı hedef alarak, kurumlar-arası sistemlerin işletme performansına olan etkisinde tedarik zinciri işbirliğinin aracılık rolü hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için Türk inşaat sektöründe yapılan bir uygulama çalışmasını konu edinmektedir.Bu çalışmada kullanılan model içindeki değişkenlerin aralarındaki ilişki açıklanırken, işlem maliyeti teorisi, kaynak bağımlılığı teorisi, sosyal alışveriş teorisi gibi teorilerden yararlanılmıştır. Kurumlar-arası sistem değişkeni, entegrasyon için, iletişim için ve bilgi için KS kullanımı değişkenleri ile üç alt bileşende ele alınırken tedarik zinciri işbirliği değişkeni amaç uyumu, karar senkronizasyonu, özendirme düzenlemeleri, kaynak paylaşımı ve ortak bilgi yaratma değişkenleri ile beş alt bileşende değerlendirilmiştir. İşletme performansı ise maliyetler, süreç geliştirme ve duyarlılık alt bileşenleri ile ölçülmüştür. Araştırma için saha mülakatları ve geniş ölçekli anket yayılımı gerçekleştirilmiştir. Türk inşaat sektöründe yapılan bu çalışmadan 138 tane kullanılabilir anket elde edilmiştir ve çalışma bu anketlerin verilerine göre yapılmıştır. Sonuçta elde edilen yapının güvenilirliği ve geçerliliği istatistiksel analizlerle test edilmiştir. İstatistiksel yöntem olarak LISREL programı yardımıyla doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, KS kullanımı işletme performansına etki ederken tedarik zinciri işbirliğinin tam bir aracılık rolü üstlendiğini desteklemektedir. Çalışmanın bu nedenle tedarik zinciri işbirliğinin kullanımında ve yönetilmesinde ortaklaşa yapılan çalışmaların önemi noktasındaki kavrayışımızı ve anlayışımızı geliştireceği, daha iyi anlaşılan tedarik zinciri işbirliğinin ise bu işbirliğini daha iyi yönetmeye sevk edeceği tahmin edilmektedir. Araştırmanın sonunda ise ileride yapılabilecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

LojistikLojistik hizmetlerPerformans+4
Erman Tümtürk
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Temel liselerde hizmet kalitesinin ölçülmesi: İzmir ve Manisa örneği

Toplumların kalkınması ve kalifiye bireyler yetişmesi, ülkelerin diğer ülkeler arasında önemli bir yere sahip olması ancak bireylerin iyi bir eğitim almasıyla mümkündür. Bu araştırmanın amacı temel liselerde verilen eğitim hizmetlerinde hizmet kalitesini ölçmek, kaliteyi etkileyen unsurları belirlemek ve bu bağlamda bu kurumlar üzerinden taraflara önerilerde bulunmaktır. Araştırmada daha önceden yapılan çalışmalardan farklı olarak örneklem, 2015-2016 eğitim öğretim yılında ilk defa uygulanan yasayla dershanelerden temel liseye (özel okul) dönüşen İzmir ve Manisa'da bulunan iki temel lisedeki öğrenciler olarak seçilmiştir. Çoğunluğunu devlet okullarından geçiş yapan öğrencilerin oluşturduğu bu örneklem, iki okulun öğrencilerin beklentilerini karşılayıp karşılamadığını ve iki farklı okul arasındaki hizmet kalitesi farkının olup olmadığını görebilmemizi de sağlayacaktır. İlk bölümde hizmet ve kalite kavramları incelenmiş ve özellikleri ortaya konulmuştur. Ayrıca hizmet kalitesini ölçmek için geliştirilen ölçeklere yer verilmiştir. İkinci bölümde eğitim kavramı incelenmiş, ülkemizde büyük bir sektörü oluşturan dershane kavramı üzerinde durulmuş ve dershanelerin dönüştüğü temel liselerle ilgili bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tezin araştırma kısmı yer almaktadır. Bu araştırmayla ilgili kurulan hipotezler, uygulanan anketlerden elde edilen veriler ve sonuç kısmı bulunmaktadır. Bu araştırmada, SERVQUAL olarak adlandırılan bir ölçek kullanılmıştır. Ankette aynı zamanda demografik özelliklerle de ilgili sorular bulunup, bu özelliklerin hizmet kalitesini etkileyip etkilemediğine bakılmıştır. Anahtar Kelime: Hizmet, Hizmet Kalitesi, Kalite, Eğitim, Eğitimde Kalite.

Hizmet kalitesiKaliteKalite ölçme+4
Sibel Yürek
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Veri madenciliği ve eğitim sektöründe bir uygulama

Günümüzde teknolojik olanaklar sayesinde veri depolama kapasitesi artmış ve artan veri yığınları içerisinde anlamlı bilgiye erişmek zorlaşmıştır. Eldeki verilerin kullanılarak net olmayan ancak kullanılabilecek olan gizli bilginin çıkartılması, bu bilgilerin kullanılması veya bu bilgiler ile geleceğe yönelik tahminler yapılması veri madenciliği teknikleriyle yapılabilmektedir. Pazarlama, işletme, elektronik ticaret, tıp ve eğitim gibi pek çok alanda veri madenciliği tekniklerinden faydalanılmaktadır. Bu araştırma da, veri madenciliği süreçlerinin işleyişi ve detayları, veri madenciliğinde kullanılan modellerle ilgili detaylı bilgiler, araştırma kapsamında kullanılan paket programlarla ilgili bilgiler ve uygulama bölümlerinden oluşmaktadır. Uygulama bölümünde kullanılan veriler bir devlet üniversitesinin öğrencilerine uyguladıkları dönem sonu ders değerlendirme anketidir. Anket 5820 adet üniversite öğrencisine uygulanmıştır. SPSS Clementine ve WEKA programları kullanılarak veriler üzerinde lojistik regresyon ve karar ağacı algoritmaları oluşturulmuş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, öğrenciler için belirleyici sorunun "Sınav, proje ve quizler öğrenmeye yardımcı oldu" başlıklı soru olduğu görülmüştür. Ancak öğrencilerin sorulara genellikle ders tekrar sayısı kriterine göre cevap verme eğiliminde olduğu yani dersi ilk tekrarda geçtiyse faydalı buldukları görülmüştür. Diğer belirleyici soru ise dönem başındaki beklentilerin karşılanması ve verilen kaynakların güncel olup olmadığıdır. Buna göre, derslerin başarısının öğrencinin mesleki gelişimlerini artırması ve dünya görüşünü geliştirmesi ile bağlantılı olduğu görülmüştür. Diğer taraftan, karar ağacı yapılarından elde edilen bilgiler öğrencilerin sorulara yakın cevaplar verme eğiliminde olduklarını da göstermektedir. Bu durum dersler ve öğretim üyeleri hakkında edinilebilecek bilgileri de kısıtlamaktadır. Bu nedenle anket uygulaması yapılırken bu olumsuzluklara dikkat edilmesi sayesinde öğrencinin daha objektif değerlendirme yapmasını sağlayacaktır. Ayrıca, anketin uygulanma şeklinin değiştirilmesi yani final sınavı yapılmadan önceki son derste uygulanmasıyla daha detaylı sonuçlar elde edilerek; hem dersin başarısının hem de öğretim üyesinin başarısının artırılabileceği düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: Veri Madenciliği, Eğitimde Veri Madenciliği

Eğitim sektörüVeri madenciliğiÜniversite öğrencileri
Şengül Can
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tam zamanında üretim yönetimi ve Türk deri sanayinde uygulanabilirliği

ÖZET Günümüz rekabet ortamında pazar ve teknolojideki değişimler yönetim sistemlerini de etkilemiş ve yeni yönetim modellerine geçiş bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu modellerin en önemlisi ve en yaygın kabul göreni Toplam Kalite Yönetimidir. Toplam Kalite Yönetimi (TKY), bugün dünyada her çeşit organizasyonu mükemmele doğru götürecek bir yönetim felsefesi olarak evrensel bir kabul görmektedir. Bu çalışmada Toplam Kalite Yönetimi modeli ile bu modelin önemli bir aracı olan Tam Zamanında Üretim Sisteminin (TZÜ) deri konfeksiyon sanayiinde uygulanabilirliği kuramsal ve uygulamalı olarak incelenmiştir. Deri konfeksiyon sanayiinin üretim, kalite, verimlilik ve pazarlama sorunlarının çözümü Toplam Kalite Yönetimi çerçevesinde ele alınarak değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeyi desteklemesi amacıyla Toplam Kalite Yönetimini uygulayan bir deri konfeksiyon firmasında geçişin üretim, kalite, personel ve satınalma sistemine etkileri araştırılmıştır. Bir anket uygulanarak, firma çalışanlarının Toplam Kalite Yönetimine geçişten kaynaklanan kurum ve üst ihtiyaçlarının karşılanma düzeyi ile ilgili tutum değişiklikleri tartışılmıştır.

Deri endüstrisiTam zamanında üretimYönetim+1
Çiğdem Kantarlı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerin müzik endüstrisine etkileri konusunda üniversite öğrencilerinin görüşleri

Günümüzde bilgi teknolojilerinde yasanan gelismeler bilim dünyasına önemlikatkılarda bulunmaktadır. Ancak bu gelismelerin müzik endüstrisindeki yasal satıslarıolumsuz etkileyecegi endisesi de ortaya çıkmıstır. Daha önce incelenmemis bir konuolan bilgisayar ve internet teknolojilerinin müzik endüstrisi üzerinde yaptıgıdegisimlerin incelenmesi gerektigi düsüncesiyle bu çalısmaya yönelinmistir.nternet ile birlikte bilgi üretim ve paylasım süreci, firma yapıları, ticaret kosullarıyenilenmektedir. Müzik endüstrisi için pazarlama, satıs ve dagıtımı kolaylastırmasınınyanında olumsuz etkileri de olan internet teknolojisi üzerinde durulmus ve müzikendüstrisini etkileyen teknolojik gelismeler incelenmistir. nternet teknolojisi ve müzikendüstrisine etkisi müzik sirketleri, müzik dinleme cihazı üreticileri, sanatçılar vedinleyiciler açısından arastırılmıstır.Bilgisayar, internet, müzik ürünü formatı, müzik dinleme cihazı teknolojilerindemeydana gelen her ilerleme direkt olarak müzik ürünlerinin satın alım yerini vemiktarını, ürün çesidini, ürün üretim yöntemini ve miktarını, endüstrideki kisigruplarını, hatta endüstri modelini degistirebilir. Bu açıdan çalısmada degisime bu kadaraçık olan müzik endüstrisini etkileyen teknolojik ilerlemelerin yanısıra, endüstrininsorunları üzerinde durulmustur.Bu çalısmanın amacı bilgi teknolojilerindeki ilerlemelerin müzikendüstrisine etkilerinin incelenmesidir. Yapılan çalısmayı desteklemesi için zmir veManisa illerindeki üniversite ögrencilerine anket uygulanmıs, üniversite ögrencilerininmüzik ürünü satın alımları ve bilgi teknolojilerindeki gelisim arasındaki iliskiarastırılmıstır.

Ömer Kapancıoğulları
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Geliştirilmiş RFM modeli ile müşteri segmentasyonu: Bir halı ve kilim üretici firmasında uygulama

Data science has gained enormous importance by contributing to the in-depth understanding and interpretation of information. Especially companies consult on data analysis to make strategic decisions in the competitive market. Much more important than the decisions taken is a determination of the customer or customer groups to which these decisions will be adapted. For that reason, customer segmentation by identifying similarities and differences between customers becomes crucial. In recent times, the RFM model is preferred mostly for customer segmentation. The RFM model is based on the customer's last purchase date, how often they purchase, and how much money contributes to the company. It is an easy model to understand and interpret results in a clear way. Many researchers prefer to apply the RFM method by adding extra variables to the analysis. Thus, customers are evaluated from a broader perspective. This study aims to present a developed RFM model by adding extra variables which are Loyalty, Dependence, and Expectation which are determined by a broad literature review and as a result of a survey relating to 106 dealers. There are some studies that create a segmentation model by using loyalty and the RFM model. However, this study developed a new model by including the dependence and expectation variables, which are not been used previously with the RFM model, besides loyalty. In the study, dealers are analyzed by the K-means clustering method and the optimum number of clusters is indicated as six. Each cluster has its specific customer behavior and this study guides the company to constitute marketing strategies regarding customers' specifications.

K-means methodCustomer segmentationRFM model
Yağmur Gizem İmdad
Abdullah Gül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

Diğer danışmanlar