Prof. Dr. Mehmet Dinçer Bilgin danışmanlığındaki tezler

12 tez · Aydın Adnan Menderes University

DoktoraAçık ErişimTR

Prostat kanseri hücre dizininde fotodinamik ve sonodinamik tedavilerin etkisi

Bu çalışmanın amacı, prostat kanseri tedavisinde metilen mavisi veya fiyorbid a-aracılı sonodinamik, fotodinamik ve sonofotodinamik tedavilerin olası antitümör etkilerinin ve etki mekanizmalarının in vitro incelenmesidir. Sonodinamik ve sonofotodinamik tedaviler yeni tür noninvaziv yöntemler olup kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, tedavilerin hücre canlılığı üzerine etkileri MTT testi ile apoptotik morfolojik değişimler hoechst/propidiyum iyodid boyamayla, apoptotik yolakta ve wnt sinyal yolağında bulunan proteinlerin miktarları western blot yöntemiyle ve bu yolaklardaki proteinlerin gen düzeyindeki ekspresyonlarına etkileri RT-PCR analizi ile incelenmiştir. Ayrıca, tedavi sonrası hücrelerdeki reaktif oksijen türlerinin miktarı ile antioksidan sistemlerdeki değişimler biyokimyasal yöntemlerle incelenmiştir. Sonuçlara göre tek başına ışık veya ultrases uygulamasının kontrole nazaran hücre canlılığına etkisi yokken, uygulanan tedavilerin hücre canlılığını azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca, kontrol hücrelerine nazaran tedavi gruplarında apoptotik hücrelerin sayısının önemli oranlarda arttığı gözlenmiştir. Uygulanan tedavilerin hücrelerde kaspaz-8, kaspaz-3, Parp ve Bax proteinlerinin seviyelerinde artışa, kaspaz-9 ve bcl2 protein seviyelerinde azalmalara yol açtığı gözlenmiştir. RT-PCR sonuçlarına göre wnt sinyal yolağındaki proteinlerin gen düzeyinde ekspresyonlarının uygulanan tedavilerle değiştiği gözlenmiştir. Ayrıca, uygulanan tedavilerin prostat kanser hücrelerinde ROS ve MDA seviyelerinde artış, GSH, CAT ve SOD seviyelerinde azalmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak prostat kanseri tedavisinde sonodinamik, fotodinamik ve sonofotodinamik tedavilerin umut verici etkilere sahip olduğu ve bu etkilerin hücre içi ROS miktarı ile indüklenen apoptoz ve wnt yolağı ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir.

Gen ifadesiHücre dizisiMetilen mavisi+5
Mehran Aksel
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Elektriksel stimülasyon ve schwann-benzeri hücrelerin periferik sinir hasarına etkileri

Schwann-benzeri hücreler, in vitro ortamda kök hücrelerin farklılaştırılması ile elde edilen, morfolojik ve genetik açıdan gerçek schwann hücrelerine ait özellikleri sınırlı olarak gösteren hücrelerdir. Gerçek schwann hücrelerinin in vitro ortamda düşük proliferasyon göstermesi ve elde edilmesinin önündeki etik problemler sebebiyle terapötik amaçla kullanılmak üzere üretilmektedirler. Çalışmamızda 20 Hz frekansında düşük şiddetli elektrik akımı ve schwann-benzeri hücrelerin periferik sinir hasarı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 6'şar wistar-albino sıçandan oluşan 7 deney grubu kullanılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında sıçan adipoz dokusundan elde edilen kök hücrelere farklılaştırma protokolü uygulanarak schwann-benzeri fenotip kazanmaları sağlanmıştır. Elde edilen hücre fenotipi in vitro ortamda yapılan morfolojik inceleme ve RT-PCR analizleri ile teyit edilmiştir. Ardından sham grubu dışında bütün sıçanlarda siyatik sinir hasarı oluşturularak sırayla sinir hasarı, elektriksel stimülasyon, adipoz kök hücre, adipoz kök hücre + elektriksel stimülasyon, schwann-benzeri hücre ve schwann-benzeri hücre + elektriksel stimülasyon uygulamaları yapılmıştır. Hayvan deneylerin başlamasının ardından 6 haftalık periyotta yapılan uygulamaların sinir hasarı üzerindeki olası olumlu etkileri haftalık siyatik fonksiyon indeksi (SFI) ve deney sonunda sinir ileti hızı, bileşik kas aksiyon potansiyeli, ıslak kas ağırlığı ve histolojik olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre tek başına elektriksel stimülasyon sinir ileti hızında sınırlı bir artış sağlamış olsa da adipoz kök hücre veya schwann benzeri kök hücrelerin ekimiyle daha başarılı olduğu bulunmuştur. Adipoz kök hücre ekimi ve elektriksel stimülasyonun kombine olarak kullanılmasıyla tek başına elektriksel stimülasyona oranla bir artış sağlanmış olsa da istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ancak aynı protkolde schwann benzeri hücrelerin kullanılmasıyla beraber sinir ileti hızlarındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Özellikle elektriksel stimülasyon ile birlikte sinir ileti hızında bulunan artış yüksek derecede anlamlıdır. Yapılan histolojik incelemelerde ise schwann benzeri hücre ekimi ve elektriksel stimülasyonun kombine olarak kullanılması en kalın miyelin kılıf ve ortamala akson yarıçapı elde edilmesini sağlamıştır. Bu sonuçlara göre sinir iyileşmesinde hücre terapisi uygulamasının elektriksel stimülasyonun iyileşme kapasitesini arttırabileceği gösterilmiştir.

Adipoz dokuBiyofizikElektrikle uyarma+4
Mahmut Alp Kılıç
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sono-kemoterapi amaçlı üretilen mikrokabarcıkların kanser hücresi ile etkileşimi

Günümüzde kemoterapi, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri dahil pek çok kanser türü için en sık uygulanan tedavilerden biridir. Fakat kemoterapinin sistemik yan etkileri ve kullanılan ilaçlara karşı sıkça gelişen ilaç direnci nedeniyle pek çok araştırmacı tedavinin daha etkin hale getirilmesi için alternatifler üzerinde çalışmaktadır. Mikrokabarcıkların eşliğinde verilen bir kemoterapi ilacı ve ultrasesle kimyasal olarak aktif hale gelerek ROS oluşturabilen bir sonosensitif ajanın, uygulanan ultrasesin etkisiyle kanser hücrelerine daha etkin biçimde hasar vermesini amaçlayan sono-kemoterapi yaklaşımı da bu alternatif uygulamalardan birisidir. Ultrason tepkili mikrokabarcıkların, bir sonosensitif ajan ve bir kemoterapötik ilaç ile kombinasyonu, mikrokabarcıkların ultrases ile patlatılmasıyla, hem hücrelerin bulunduğu alanda gelişmiş sonodinamik aktivasyon sağlama hem de kemoterapi ilacının kanser hücresi içerisine invazif olmayan bir şekilde verilmesi imkânı sunmaktadır. Bu amaçla bu çalışmada insan meme kanseri hücre hattı MCF-7 hücrelerinin bulunduğu kültür ortamına mikrokabarcıklarla birlikte kemoterapi ilacı dosetaksel ve sonosensitif ajan Chlorin e6 verilmiş, ardından mikrokabarcıklar ultrases dalgasıyla patlatılarak hücre canlılıkları, apoptoz oranları, ROS üretimi ve mitokondri potansiyellerindeki değişimler incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre sono-kemoterapi uygulaması hücre canlılığını önemli oranda azaltmakta, hücrelerde apoptozu tetiklemekte, ROS oluşumunu arttırarak hücrelere hasar vermekte ve mitokondri membran potansiyelini de bozup hücresel hasarı derinleştirmektedir.

DosetakselNeoplazm kök hücreleriNeoplazmlar+2
Ergün Cem Köken
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kolon ve mide kanserinde 5-aminolevünelik asit aracılı fotodinamik tanı

Günümüzde kolon ve mide kanserleri tüm kanser türleri içerisinde sık rastlanan kanserlerdendir. Bu kanserlerin erken tanısı için kullanılan yöntemler gerektiği kadar yeterli bilgi vermemektedir. Bu amaçla son zamanlarda fotodinamik tanı yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada; in-vitro olarak kolon kanseri (HCT116) ve mide kanseri (AGS ve HCT116) hücre hatlarında 5-ALA ile uyarılmış PpIX'ın oluşturduğu flüoresansın teşhisi ile gerçekleştirilen fotodinamik tanının en etkin şekilde yapılması için gerektiği koşulların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu tezde farklı dozlarda 5-ALA (0, 100, 200, 300 μg/ml) uygulanmış HCT116, AGS ve MKN28 hücre hatlarında 0, 1, 2, 3 ve 5 saat inkübasyon süresini takiben hücre canlılığı, flüoresans yoğunluk analizi, hücre göçü ve hareketliliği analizi, kaspaz 3/7 ile erken hücre ölümü analizi, mikroskop ile elde edilen flüoresans görüntülerde görüntü işleme gerçekleştirilmiştir. 200 μg/ml 5-ALA ile uyarılan ve 3 saat inkübe edilen hücrelerde uyarılmadan 3 saat sonra hücre canlılığı açısından karşılaştırıldığında AGS hücre hattının MKN28 ve HCT116 hücre hattına nazaran daha fazla hücre canlılığında azalma olduğu gözlenmiştir. MKN28, HCT116 ve AGS hücre hatlarının farklı inkübe sürelerinde ve 5-ALA konsantrasyonlarında hücreler de farklı flüoresans yoğunlukları gösterilmiştir. En belirgin flüoresans yoğunluğu MKN28 hücre hattında gözlenmiştir. En yüksek hücre hareketinin MKN-28 hücre hattında, en düşük hücre hareketinin ise HCT116 hücre hattında olduğu belirlenmiştir. 300 μg/ml 5-ALA ile uyarılmış HCT116 hücre hattında erken apoptoz bulguları diğer hücre hatları ile karşılaştırıldığında daha belirgin olarak gözlenmiştir. Sonuç olarak, 200 μg/ml 5-ALA ile uyarılan hücrelerde 3 saat sonra gözlenen flüoresansın mide ve kolon kanserlerinin fotodinamik tanı amacıyla kullanılabilecek en uygun tanı dozu olduğu saptanmıştır. İleride yapılacak insan çalışmalarında etkinliği ve duyarlılığı gösterilecek olan fotodinamik tanı, klinikte mide ve kolon kanserleri erken tanısında umut vaat eden bir yöntem olarak uygulanabilecektir. Anahtar Kelimeler: 5-Aminolevünelik Asit, Fotodinamik Tanı, Kolon kanseri, Mide kanseri

FloresanHücre dizisiKolon neoplazmları+4
Simge Ünay
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Protoporfirin yüklü manyetolipozomların biyofiziksel karakterizasyonu

Manyetolipozomlar, lipozom ve manyetik nanopartikül içeren, insan ve hayvanların terapötik uygulamalarında çeşitli biyoaktif moleküllerin dağıtılmasında yüksek potansiyeli olan yapılardır. Fotodinamik terapi çeşitli kanser tiplerinin tedavisinde fotosensitizar ve görünür ışık kullanımına dayanan bir metottur. Protoporfirin IX (PpIX) metal içermeyen porfirin yapıda bir fotosensitif ajandır ve nötral sulu ortamlarda agrage olması nedeniyle insan ve hayvan fizyolojisi çalışmalarında uygun olmamaktadır. Bu çalışmada amaç PpIX taşıyan manyetolipozomlar üretmek, karakterize etmek, ısı ve manyetik alana bağlı olarak yapının ilaç serbestlemesini, MCF7 hücre hattında toksisite ve fotodinamik etkinliğini incelemektir. PpIX'in fotodinamik terapide kullanılabilmesi için PpIX yüklü manyetolipozomlar üretilmiştir ve üretilen bu yapının biyofiziksel karakterizasyonu araştırılmıştır. Manyetolipozom üretmek için DPPC ve DSPE-PEG2000 lipidleri ve Fe3O4 nanopartikülleri kullanılmıştır. PpIX yüklü manyetolipozomların farklı konsantrasyonlarda toksisite ve in-vitro fotodinamik etkisi MCF7 hücre hattında araştırılmıştır. PpIX yüklü manyetolipozomların hidrodinamik çapları yaklaşık 220 nm olarak ölçülmüştür, fakat TEM ölçümleri PpIX yüklü manyetolipozomların büyüklüklerinin 166-720 nm arasında değiştiğini göstermektedir. Her iki durumda da PpIX yüklü manyetolipozomların intravenöz uygulamalar için yeterince küçük olduğu belirlenmiştir. Manyetolipozomadaki demir içeriği hücre canlılığını demir içermeyen lipozomlardan daha az etkilemektedir. PpIX yüklü manyetolipozomların konsantrasyonu 350 nM olduğunda hücre canlılığı %66'ya kadar düşmektedir, fakat 5 dakika beyaz ışık uygulandığında 250 nM ve üzeri konsantrasyonda PpIX içeren hücrelerin tamamının öldüğü gözlenmiştir. Bu çalışma PpIX yüklü manyetolipozomların in vitro fotodinamik terapi uygulamalarında oldukça etkili olduğunu göstermektedir.

BiyofizikDemir oksitFototerapi+4
Harun Başoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ehrlich asit tümör hücreleri üzerinde kloraluminyum ftalosiyanin ve dosetakselin sonodinamik etkilerinin araştırılması

Sonodinamik terapi ultrasesin bir sonosensitizör veya kemoterapi ilacıyla birlikte kullanıldığı ve tümör hücrelerinde hücre ölümüne neden olan yeni ve umut vaadeden bir kanser terapisidir. Çalışmada AICIPc ve dosetaksel aracılı SDT'nin Ehrlich asit tümör hücrelerine etkileri araştırılmıştır. Bunun için tuzlu fosfat tamponuna alınan Ehrlich asit tümör hücreleri dosetaksel ve AICIPc'in varlığında 1MHz ultrasese 60 saniye boyunca maruz bırakılmıştır. Hücre canlılığı tripan mavisi boyama testiyle değerlendirilmiştir. Hem AICIPc hem de dosetaksel aracılı SDTnin hücre ölümünü arttırdığı görülmüştür. Apoptoz değerlendirilmesi için HO/PI boyama yapılmış ve hücreler floresan mikroskobunda incelenmiştir. SDT uygulamasından iki saat sonra yapılan HO/PI boyama sonucunda SDT uygulanan hücreler apoptotik özellik göstermesine rağmen tek başına AICIPc veya dosetakselin böyle bir etkisi saptanmamıştır. Bunlara ek olarak kaspaz-3 düzeyini değerlendirmek için Western blotlama yapılmış. SDT uygulanan hücrelerde kaspaz-3 aktivitesinin arttığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak SDT uygulaması EAT hücreleri üzerinde hücre ölümünü tetiklediği gözlemlenmiştir. Ayrıca SDT uygulamasının kaspaz-3 miktarını arttırdığı görülmüş ve EAT hücrelerinde apoptoza neden olduğu tespit edilmiştir. Fakat AICIPc'nin ve dosetakselin SDT uygulamalarında tümör hücreleri üzerine etki mekanizmalarının daha ayrıntılı açıklanabilmesi için farklı hücre hatları üzerinde ve in vivo çalışmalara ihtiyaç olduğu görüşüne varılmıştır.

Antineoplastik ajanlarApoptozisDosetaksel+4
Ergün Cem Köken
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sıçan deneysel diyabet modelinde 20 (S) ginsenozit RG3'ün olası nöroprotektif etkisi

Ginseng antidiyabetik, anti-inflamatuvar, antioksidan ve antiapoptotik etkilere sahip bir bitkisel ajandır. Ginseng saponin'in aktif bileşeni olan 20(S)-ginsenozit Rg3'ün (20(S)-Rg3), pankreas beta hücrelerinden insulin salgılanmasını arttırdığı ve diyabetik böbrek hasarında koruyucu etkiye sahip olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı deneysel diyabetik nöropatide ginsenozit 20(S)-Rg3'ün nöroprotektif etkilerini değerlendirmektir. Yetişkin erkek Wistar sıçanlar (n=18) rastgele olarak kontrol, tedavi edilmemiş diyabetik ve 20(S)-Rg3 ile tedavi edilen diyabetik olarak gruplara ayrılmıştır. Diyabet intraperitonal tek doz streptozotosin (STZ) enjeksiyonuyla (50 mg/kg) oluşturulmuştur ve STZ enjeksiyonundan 3 gün sonra hiperglisemi (>250 mg/dl) olanlar diyabet olarak belirlenmiştir. 20(S)-Rg3 ile tedavi edilen sıçanlara oral gavajla 5 hafta boyunca 5mg/kg/gün 20(S)-Rg3 verilmiştir. Deney gruplarındaki sıçanların vücut ağırlığı günlük takip edilmiştir. Nosiseptif değişiklikleri belirlemek için tedavinin üçüncü ve dördüncü haftalarında tail flick ve hot plate testleri yapılmıştır. Her iki siyatik sinirden sinir iletim hızı ve distal latans ölçülmüştür. STZ ile oluşturulan diyabet vücut ağırlığında azalmalara neden olurken 20(S)-Rg3 tedavisinin bu azalmaları düzelttiği belirlenmiştir. Benzer şekilde ginsenozid tedavisi anlamlı olarak kan glukoz düzeyini tedavi öncesine göre azaltmıştır (p<0.05). Ayrıca 20(S)-Rg3 uygulamasının diyabetik sıçanlarda hem tail flick hem de hot plate latanslarını anlamlı olarak azaltması ajanın nosiseptif davranışa karşı koruyuculuğunu göstermiştir. Diyabetik sıçanlar kontrol grubuna göre hem distal latansda hem de sinir iletim hızında anlamlı bir azalma göstermektedirler (p<0.001). Bununla birlikte 20(S)-Rg3 tedavisiyle distal latans ve sinir iletim hızı değerleri kontrol grubundaki değerlere yaklaşmıştır. Bu bulgular 20(S)-Rg3 tedavisinin diyabetik nöropatide olası nöroprotektif etkisi olduğunu belirtmektedir.

Ağrı ölçümüDiabetes mellitusDiabetes mellitus-deneysel+5
Serap Oktay
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sağlıklı ve KOAH'lı hastalarda elektrodermal aktivite sinyallerinin nonlineer analizi

Fizyolojik sistemlerden alınan sinyallerin nonlineer özellikler gösterdiği bilinmektedir. Son zamanlarda yapılan birçok çalışmada nonlineer analiz algoritmalarının kullanılmasıyla sinyal kompleksliği ile ilgili kantitatif bilgiler elde edildiği bildirilmektedir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) dünyada giderek artan ölüm sebeplerinden biridir. Bu çalışmada kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalardan ve sağlıklı kişilerden kaydedilen elektrodermal aktivite sinyallerinin Lyapunov üsteli ve korelasyon boyutu gibi farklı nonlineer parametrelerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada 24 KOAH'lı hasta ve 6 sağlıklı kişiden kaydedilmiş olan elektrodermal aktivite sinyalleri analiz edilmiştir. Kayıt işlemi sırasında farklı zaman aralıklarında ses, dokunma ve derin nefes alma uyarıları verilmiştir. Analiz öncesinde sinyallerde gürültü azaltma işlemi yapılmıştır. Sinyaller teoriye uygun olacak şekilde faz uzayında yeniden oluşturulmuştur ve en büyük Lyapunov üsteli ile korelasyon boyutu değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca bireylerden eşzamanlı olarak kaydedilen EDA ve EKG sinyalleri sürekli dalgacık analizi kullanılarak enerji yoğunluğu ve aralarındaki korelasyon bakımından da incelenmiştir. Sonuçlara bakıldığında KOAH'lı gruplarda kaotikliğin KOAH derecesine bağlı olarak artış gösterdiği görülmüştür. Sistematik ses uyarısının rastgele ses uyarısına göre kaotikliği daha çok arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca kişilerin aynı tip ses uyarısına karşı zamanla habitüasyon geliştirdikleri de görülmüştür. Dokunma uyarısının sağ ya da sol kulağa uygulanmasının da verilen cevapta değişime neden olduğu gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre fizyolojik sinyallerin nonlineer analizi ile kronik hastalıkların tanı ve teşhisinde klasik yöntemlere yardımcı yöntemlerin geliştirilebileceği düşünülmektedir.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifDoğrusal olmayan analiz+1
Şerife Gökçe Çalışkan
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konutlarda elektromanyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmesi

Amaç: Çevremizde özellikle yaşam alanı olan konutlarda daha çok zaman harcanması sebebiyle, maruz kalınan manyetik alanın değerlendirilmesi önem kazanmıştır. Bu çalışmada seçilen konut içerisindeki manyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Konut içerisinde ölçümler iki farklı metotla yapılmıştır. Birinci metotta 2 ay boyunca her gün 12:00 ve 24:00 saatlerinde 1 metre yüksekliğinde ahşap bir platforma cihazlar yere paralel ve baş kısmı kuzey yönünde, Emdex II açıldıktan 3 dakika bekledikten sonra alınan 6 dakika boyunca ölçüm değerinin ortalaması kaydedilmiştir. Konut içerisinde bulunan tüm odalarda Emdex II cihazı ile 3 kez ölçüm yapılıp ortalama değerleri mikrotesla biriminden kaydedilmiştir. İkinci metotta ise; Emdex II cihazı teker teker elektrikli cihazın en yüksek değerin görüldüğü noktaya tutularak sırasıyla 0 cm, 15 cm, 30 cm ve 60 cm uzaklıktan 6 dakika boyunca ölçüm değerleri alınıp, ortalama değeri kaydedilmiştir. Elde edilen ölçümlere ek olarak geliştirilen Android yazılımı ile yapılan mikrotesla cinsinden ölçümler yapılmıştır. Bulgular: Konut içerisindeki çevremizde bulunan elektronik cihazların yaydığı manyetik alan laboratuvardan edinilen Emdex II cihazı ile yaygın olarak kullanılan Android işletim sistemine sahip cep telefonu manyetik alan ölçümleri ortalama 0,5 mikrotesla değerine yakın değerler alınmıştır. İkinci metot olan cihazlara yakın mesafeden yapılan ölçüm bulguları yine laboratuvardan alınan Emdex II ile geliştirilen Android yazılımından birçok cihazdan yakın değerler alındığı bulunmuştur. Sonuç: Birçok insanın ulaşması mümkün olmayan kullanımı zor olan Emdex II ile manyetik alan ölçümü yerine, toplumun çoğunun kolaylıkla ulaşabileceği bir cihaz olan Android telefonlar ile ölçüm yapmak, çok kolay ve ulaşılabilir olacaktır. Bu çalışmada, konutlarda elektromanyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmiştir. İnsanların ellerindeki cep telefonunu bir ölçüm cihazına çeviren bu çalışma, istenilen her yerde ölçüm yapmayı xiimümkün kılmıştır. Geliştirilen Android yazılım sayesinde, çevre sağlığına etkileri olabilecek cihazlardan ne kadar uzak kalınması ve cihazlarının nasıl yerleştirmeleri konusunda yardımcı olacaktır. Yöntemin geçerliliği göstermek için daha farklı konutlarda da çalışma yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevremizdeki Manyetik Alan, Konutlarda Manyetik Alan, Manyetik Alan.

Alan ölçüm teknikleriAçık kaynaklı yazılımBilgisayar yazılımları+7
Mehmet Esen
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Investigation of the effect of neural therapy and electrical stimulation in the experimental colitis model induced by trinitrobenzene sulfonic acid in rats

Objective: Inflammatory Bowel Diseases (IBD) is a systemic chronic disease affecting the gastrointestinal system. Neural therapy (NT) is a regulation treatment applied through the injection of procaine or lidocaine. The aim of the study is to investigate the effects of NT and/or electrical stimulation (ES) in an experimental colitis model induced by Trinitrobenzene Sulfonic Acid (TNBS) in rats. Materials and Methods: Ninety one male Wistar Albino rats were divided into 13 groups (sham control, TNBS, TNBS+intrarectal (i.r.) procaine, TNBS+i.r. lidocaine, TNBS+ intraperitoneal (i.p.) procaine, TNBS+i.p. lidocaine, TNBS+subcutaneous (s.c.) procaine, TNBS+s.c. lidocaine, TNBS+ES, TNBS+ES+i.r. procaine, TNBS+ES+i.r. lidocaine, TNBS+ES+i.p. procaine, TNBS+ES+i.p. lidocaine). Colitis was induced using TNBS dissolved in 37% ethanol. Procaine or lidocaine was administered i.r., i.p., s.c. at a dose of 10mg/kg for 3 days. ES was applied to the ST36 acupuncture point for 10 minutes/day for 3 days. After treatment, colon segments and kidney tissue were removed from the subjects for biochemical and histopathological examination. Results: In the biochemical analyses, parameters involved in oxidative stress (MDA, MPO) and proinflammatory response (TNF-α, IL1beta, IL6) were found to increase in the TNBS group, while antioxidant values (SOD, CAT, GPx) and anti-inflammatory response (IL4 and IL10) showed a decrease. These values approached those of the control group with treatment. In the histopathological analyses, significant improvement was observed in colon tissue in the treatment groups, while partial improvement was observed in kidney tissue. Conclusion: The therapeutic efficacy of NT in IBD has been demonstrated in the experimental colitis model through anti-inflammatory mechanisms. The combination of neural therapy and ES showed a synergistic potential for improvement.

Electric stimulationAnimal experimentationColitis+6
Hüseyin Nazlıkul
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sisplatin ile indüklenmiş in vitro periferik nöropati modelinde kuersetin ve düşük seviyeli lazer tedavisinin etkilerinin incelenmesi

Kemoterapi ile indüklenmiş periferik nöropati (KİPN), kemoterapötik ilaçların yan etkisiyle oluşmaktadır. Sisplatin sonucu oluşan nöron kayıplarını minimalize etmek için farmakolojik ajanlar ve fotobiyostimülatörler kemoterapi ile indüklenen periferik nöropati tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu metotların etki mekanizması ve kullanım etkinlikleri net değildir, araştırılmaktadır. Bu tez çalışmasında, kuersetin ve düşük seviyeli lazer tedavisinin sisplatin ile indüklenmiş in vitro periferik nöropati modeli üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma için PC12 hücre hattı kullanılmıştır. Sisplatin ile periferik nöropati modeli oluşturulan hem farklılaştırılmış hem de farklılaştırılmamış PC12 hücrelerine, kuersetin ve düşük seviyeli lazer tedavi uygulanmıştır. Uygulama yapılan hücrelere hücre canlılığı, apoptoz, mitokondriyal membran potansiyeli, LDH, RT-PCR analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre sisplatinin hem farklılaştırılmamış hem de farklılaştırılmış PC12 hücrelerinde apoptoz, mitokondriyal membran potansiyelinde, LDH oranlarında artışa, hücre canlılığında, GAP-43 ve Synapsin I gen ekspresyonlarında azalmaya sebep olduğu bulunmuştur. Sisplatin ile indüklenen periferik nöropati modeli oluşturulan hem farklılaştırılmış hem de farklılaştırılmamış PC12 hücrelerine ayrı ayrı uygulanan kuersetin ve DSLT gruplarda ise apoptoz, mitokondriyal membran potansiyelinde, LDH oranlarında azalma, hücre canlılığında, GAP-43 ve Synapsin I gen ekspresyonlarında artışa neden olduğu belirlenmiştir. Ancak kombine tedavi (kuersetin ve DSLT) uygulanan gruplarda ise sisplatin uygulanan gruplar arasında istatiksel olarak bir fark görülmemiştir. Sisplatin ile indüklenen periferik nöropatide kuersetin ve düşük seviyeli lazer tedavisinin uygun dozları belirlenmiştir. Ancak kombine tedavinin etkinliği görülmemiştir. Gelecek çalışmalarda kombine tedavinin mekanizması araştırılacaktır.

KuersetinLazerlerNöropatiler+3
Simge Ünay
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mide kanseri hücrelerine sonodinamik terapi uygulamasında HSP 70 inhibisyonu ve klorin E6 yüklü mikrokabarcıkların rolü

Amaç: Araştırmamızın amacı mide kanseri hücrelerine sonodinamik terapi uygulamasında ısı şok protein 70 inhibisyonu ve klorin e6 yüklü mikrokabarcıkların rolünün araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Elde edilen mikrokabarcıkların boyut analizleri çeşitli yöntemlerle elde edildikten sonra MKN28 mide kanseri hücre hattında ısı şok protein 70'in inhibisyonunu sağlamak için hücreler 48 saat pifithrin-μ ile inkübe edilmiştir. Pifithrin-μ inkübasyonunu takiben ultrases (1MHz, 3W/cm2, %20 puls, 30sn) ile yıkımı sağlanan klorin e6 yüklü mikrokabarcıklar varlığında 12 saat inkübe edilmiştir. Son olarak gruplar arasında sitotoksisite ve apoptoz süreçleri hakkındaki farklılıklar moleküler yöntemlerle incelenmiştir. Bulgular: Boyut analizleri sonucunda elde edilen mikrokabarcıkların 1-5µm boyutunda dağılım gösterdiği gözlenmiştir. Klorin e6 içeren mikrokabarcıkların ultrases ile yıkımı esnasında istatistiksel anlamlı artan kavitasyon verisi elde edilmiştir. Spektroskopik ölçümler sonucunda klorin e6 trisodyum salt çözeltisinde agregasyon oluşmadığı fakat farklı ölçümlerle de teyit edilmesi gereken bir bulgu olduğu düşünülmektedir. Yapılan sitotoksisite testleri sonucunda 1MHz frekans ve 3W/cm2 güçte 30sn süresince %20 puls ultrases uygulanmasına karar verilmiştir. Uygulama dozu olarak pifithrin-μ için 5μM ve klorin e6 için 5μM dozları seçilmiştir. Deney grupları incelendiğinde klorin e6 yüklü mikrokabarcıkların ultrases ile yıkımı sonucu sitotoksisitede ve apoptoz süreçlerinde istatistiksel anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Isı şok proteini inhibisyonu ile sinerjetik etki gösteren veriler elde edilmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, kombine gruplarda gözlenen artmış hücre ölümü ve apoptoz verisinin tek başına ultrases, pifithrin-μ ve klorin e6 yüklü mikrokabarcık gruplarında görülen etkinin toplamından istatistiksel anlamlı olarak daha fazla olduğu gözlenmiştir.

ApoptozisDizi analiziMide hastalıkları+6
Didem Bakay İlhan
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Diğer danışmanlar