Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Güneş

12 theses · Afyon Kocatepe University, Tokat Gaziosmanpaşa University

Master'sOpen AccessTR

572 Numaralı Karahisâr-ı Sâhib Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (2 Şubat 1847-4 Ekim 1847)

Bu çalışmada 15 Safer 1263 (2 Şubat 1847) 23 Şevvâl 1263 (4 Ekim 1847) tarihleri arasındaki kayıtları ihtiva eden 572 Numaralı Karahisâr-ı Sâhib Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu, değerlendirilmesi ve özeti yapılmıştır. Defterde bulunan iki yüz seksen üç belgeden elde edilen bilgiler neticesinde Karahisâr-ı Sâhib'e ait dönemin idari, sosyal ve iktisadi yapısı değerlendirilmiştir. Defterden, Karahisar-ı Sahib'in idari ve fiziki yapısı ile ilgili olarak merkez kaza dahilindeki köy ve mahalle isimleri ile bazı yer isimlerini tespit etmek mümkün olmuştur. Ağırlıklı olarak gayrimenkul alım-satımı ile ilgili belgelerden oluşan defterden döneme ait ev, bağ, dükkan, arsa, tarla hisse ve fiyatları tespit edilmiş ve tablo halinde sunulmuştur. Ayrıca tereke kayıtları açısından da oldukça zengin olan defterden tereke sahiplerine ait mal ve eşyaların çeşit ve fiyatları, çocuk ve eş sayıları, terekede geçen yer ve şahıs isimleri, lakaplar, alacaklar, borçlar, miras taksimi vs. konularda oldukça zengin bilgiler elde edilmiştir. Çalışma, özelde Afyonkarahisar, genelde ise Osmanlı Devleti'nin taşra teşkilatı ve hayatına ışık tutacak, bölge tarihi ile ilgili diğer çalışmalara katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Karahisâr-ı Sâhib, Şer'iyye Sicili, Tereke

19. yüzyılKarahisar-ı SahibKent tarihi+7
Hamza Eroğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Manisa Hapishanesi (1890-1918)

19. yüzyıldan itibaren Osmanlı hapishanelerinde insan sağlığına uygun olmayan koşulların düzeltilmesi ve kapasite bakımından yetersizliğin giderilmesi için önemli adımlar atılmıştır. Bedene yönelik cezadan, zindandan hapishaneye geçiş bu dönemde gündeme gelmiş olup, dönemin siyasal olayları, toplumum reformlara bakışı gibi sorunlar hapishaneler konusundaki iyileştirme çabalarının istenilen düzeyde gerçekleşmesini engelleyip daha kötü bir hale gelmesine sebep olmuştur. Hapishaneler konusunda en önemli sorunlardan birisi bina sorunu olmuştur. Mahkum sayılarına göre binaların yetersiz ve sağlıksız olması bunların onarılması veya yenilerinin yapılmasını gerekli kılmıştır. Yayınlanan nizamnamelerde her vilayet, kaza ve livada mahalli hapishanelerin açılması, bunlara ek olarak da belirlenecek yerlerde umumi hapishanelerin açılarak, mahkumların cezalarına göre ayrılması kararlaştırılmış, fakat tam olarak yeterli sayı ve uygun durum sağlanamadığı için hayata geçirilememiştir. Yetersiz binalarda kalabalık bir halde yaşama zorunluluğu, izdiham, sağlık koşullarındaki yetersizlik, güvenlik gibi sorunları da beraberinde getirmiştir. Devlet bu sorunları çözmeye çalışsa da son dönemdeki siyasal, sosyal ve ekonomik sıkıntılar buna engel olmuştur. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Manisa hapishanesi de bütün bu olumsuzlukları üzerinde bulundurması bakımından tipik bir örnek teşkil etmektedir. Bu çalışmada, ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi'nde yer alan muhtelif tasniflerdeki belgelerden istifade ederek, Manisa kazası hapishanesinin fiziki yapısı, tamirat ve inşası ve bunun için yapılan masraflar, mahkum ve tutuklular, hapishane görevlileri ve ücretleri ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca Osmanlı hapishaneleri üzerine yapılan telif kaynaklardan da faydalanılarak Manisa hapishanesinin durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır.

19. yüzyılCeza infaz kurumlarıManisa+3
Gözde Deve
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıldaki kolera salgınlarının Osmanlı basınına yansımaları (Takvim-i Vekâyi ve Ceride-i Havâdis Gazetelerine göre)

Kaynağı Hindistan olan kolera hastalığı, 19. yüzyılda bölgesinden çıkıp pandemi haline gelmiştir. Kolera, 19. yüzyıl boyunca farklı tarihlerde birçok defa büyük salgınlar haline gelerek dünya genelinde pek çok can kayıplarına, maddi ve manevi zararlara neden olmuştur. Bu pandemi dönemlerinden birisi 1846-1849 yılları arasında, bir diğeri ise 1865-1868 yılları arasında yaşanmıştır. Dünya genelinde büyük kayıplara sebep olan bu kolera salgınları, Osmanlı Devleti'ne de sirayet etmiştir. 19. yüzyılda Osmanlı, gerek siyasi gerekse ekonomik zorluklarla mücadele ederken bir de kolera salgınıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Bütün bu süreç ise Takvim-i Vekayi ve Ceride-i Havadis gazetelerine haber olarak yansımıştır. Bu gazetelerde; Dünyada ve Osmanlı Devleti'nde kolera salgınları, hasta ve ölüm vakaları, hastalığın teşhisine ve tedavisine yönelik haberler ve karantina uygulamaları gibi çok çeşitli haberler yer almıştır. Bütün dünyayı etkileyen bu salgınlar, dünya devletlerini salgına karşı ortak hareket etmeye zorlamıştır. Bu bağlamda birçok devletin katıldığı sağlık konferansları düzenlenmiştir. Bunlardan birisi de 1866 yılında düzenlenen İstanbul Sağlık Konferansı'dır. Bu konferans Osmanlı basını tarafından da dikkatle takip edilmiştir. "19. Yüzyıldaki Kolera Salgınlarının Osmanlı Basınına Yansımaları (Takvim-i Vekâyi ve Ceride-i Havâdis Gazetelerine Göre" adlı bu çalışmada 1846-1849 yılları ile 1865-1868 tarihleri arasında yaşanan kolera pandemilerinin, Takvim-i Vekâyi ve Ceride-i Havâdis gazetelerinde yansımaları ele alınmıştır.

Rıdvan Pamuk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Bazı yabani iğde çeşitlerinin (Hippophae rhamnoides L.) Tokat merkez ilçe ekolojik koşullarına adaptasyonu

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Müdürlüğü arazisinde kurulu bulunan yabani iğde parselinde 5 yabani iğde çeşidi üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada çeşitlerin fenolojk, morfolojik, pomolojik ve bazı fitokimyasal özelliklerine bakılmıştır. Çeşitlerin tomurcuk patlama tarihi 15 Mart (Polmiks)-30 Mart (Leikora), ilk çiçeklenme tarihi 8 Nisan (Habego)-19 Nisan (S. Pearl), tam çiçeklenme tarihi 26 Nisan (Habego, Hergo, Leikora)-5 Mayıs (S. Pearl), çiçeklenme sonu tarihi 10 Mayıs (Hergo, Polmiks)-15 Mayıs (Habego), ilk hasat tarihi 24 Haziran (S. Pearl)-20 Ağustos (Hergo), son hasat tarihi 24 Temmuz (S. Pearl)-20 Ağustos (Hergo) ve yaprak döküm tarihi 20 Kasım (Polmiks)-29 Kasım (Leikora) tarihleri arasında saptanmıştır. Çeşitlerin taç genişliği 174.83 (S. Pearl)–266.67 (Polmiks) cm, taç yüksekliği 178.92 (S. Pearl)–290.50 (Habego) cm, gövde sayısı 1(S. Pearl)-2 (Polmiks) adet, gövde kalınlığı 60.14 (Hergo)–92.13 (Leikora) mm, sürgün sayısı 437.08 (S. Pearl)–1020.50 (Habego) adet, sürgün çapı 3.64 (Hergo)–4.20 (Leikora) mm, sürgün uzunluğu 44.90 (Leikora)–66.22 (Habego) cm, yaprak boyu 44.28 (Polmiks)–69.28 (S. Pearl) mm, yaprak eni 5.23 (Hergo)–6.36 (S. Pearl) mm ve diken uzunluğu 26.47 (Hergo)–58.54 (Polmiks) mm değerleri arasında belirlenmiştir. Bir yılın ortalamalarına göre çeşitlerin meyve ağırlığı 0.51 (S. Pearl)–0.19 (Hergo) g, meyve eni 5.72 (Hergo)–8.04 (S. Pearl) mm, meyve boyu 8.41 (Hergo)–12.01 (Habego) mm, şekil indeksi (boy/en) 1.44 (S. Pearl)–1.76 (Habego) mm değerler aralığında bulunmuştur. Suda çözülebilir kuru madde oranı %8.50 (Leikora)-%9.50 (S. Pearl), pH değeri 2.77 (Habego)–2.86 (Hergo) ve titre edilebilir asit oranı %2.48 (S. Pearl)-%4.33 (Habego) değerleri arasında saptanmıştır. Araştırma sonucuna göre, 'Siberian Pearl' yabani iğde çeşidi incelenen özellikler bakımından ön plana çıkmıştır.

Cemre Külhaşoğlu
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetiştirme ortamına kompost, bakteri ve mikoriza uygulamalarının kesme çiçek lale ve zambak yetiştiriciliğinde büyüme ve çiçeklenmeye etkileri

Bu çalışma 2021-2022 yıllarında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezine ait ısıtmasız, soğutmasız ve üstten havalandırmalı cam serada yürütülmüştür. Çalışmada Tokat Dimes Gıda İşleme fabrikasından temin edilen üzüm posası kompostlaştırılarak yeni bir organik yetiştirme ortamı elde edilmiştir. Elde edilen bu organik yetiştirme ortamı %20 ve %40 olmak üzere 2 farklı oranda yetiştirme ortamına ilave edilerek kesme çiçek lale ve zambak yetiştiriciliğinde yetiştirme ortamı olarak denenmiştir. Kontrol olarak ise lale yetiştiriciliğinde torf+perlit (2:1, v/v), zambak yetiştiriciliğinde ise hindistan cevizi torfu (kokopit) kullanılmıştır. Denemede toplam 20 bin adet lale soğanı ve 864 adet zambak soğanı kullanılmıştır. Yetiştirme ortamı dışında her iki türün çiçek soğanlarına dikimden önce hem Bacillus cereus (ZE-7) ve Pseudomonas putida (ZE-12) bakterileri hem de mikoriza daldırma ve sprey şeklinde uygulanmıştır. Deneme süresince lale ve zambak yetiştiriciliğinde üreticiler tarafından tercih edilen kimyasal gübrelemenin farklı EC seviyeleri de (EC 0.75 dS m-1, EC 1.10 dS m-1, EC 1.45 dS m-1 ve EC 1.90 dS m-1) bitkilere uygulanmıştır. Uygulamaların etkilerini belirlemek için bitkilerde; fenolojik gözlemler, pomolojik gözlemler, yapraklarda makro ve mikro element analizi yapılmış ve uygulamaların lale ve zambak yetiştiriciliğinde büyüme ve çiçeklenme kalitesine etkileri belirlenmiştir. Lalede en fazla çiçek sap uzunluğu (33.94 cm) %20 kompost oranı ve bakteri uygulaması bulunan, en fazla perianth uzunluğu (42.71 mm) yetiştirme ortamına %20 oranında kompost eklenen ve mikoriza uygulamasının bulunmadığı, en fazla vazo ömrü (8.94 gün) %40 kompost içeren ve EC düzeyinin 1.45 dS m-1 olduğu ve en fazla dal ağırlığı (28.29 g) %20 kompost içeren ve EC düzeyinin 1.45 dS m-1 olduğu ortamlarda saptanmıştır. Zambakta en fazla dal ağırlığı (135.06 g) kompost içermeyen (%0) ve EC düzeyinin 1.10 dS m-1 olduğu, en fazla bitki boyu (89.58 cm), %20 kompost içeren ve gübreleme uygulamalarında EC seviyesinin 1.90 dS m-1 olduğu, en fazla kandil sayısı (6.95 adet/bitki başına) %20 oranında kompost içeren ve bakteri uygulamasının yapıldığı ve en fazla vazo ömrü (14.14 gün) %40 kompost içeren ve EC düzeyinin 0.75 dS m-1olduğu yetiştirme ortamlarında kaydedilmiştir. Çalışma sonunda 'Jan van Nes' lale çeşidi ile 'Siberia' zambak çeşidinde yetiştirme ortamına %20 oranında kompost ilave edilmesi kontrole ve %40 kompost uygulamasına kıyasla daha olumlu sonuçlar vermiştir. Gübreleme uygulamalarında ise EC düzeyi arttıkça lalede bitki gelişimini sınırlandığı ancak zambak çalışmasında olumlu sonuçlar ortaya koyduğu saptanmıştır. Hem lale hem de zambaklarda mikroorganizmaların tek başına kullanılması önemli bir etkide bulunmamıştır. Ayrıca lale ve zambak çalışmasına ait yaprak örneklerinde gübreleme seviyesi ve kompost oranı arttıkça makro ve mikro element içeriklerinin arttığı belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar ışığında, yeni bir organik materyal olarak ortaya çıkan kompostun düşük miktarlarda (%20 ve altı) yetiştiricilikte kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Onur Sefa Alkaç
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Humik asit ve vermikompost uygulamalarının lale ve zambağın büyüme ve gelişimine etkileri

Bu çalışma 2022 yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne ait ısıtmasız, soğutmasız ve üstten havalandırmalı cam serada yürütülmüştür. Çalışmada sıvılaştırılmış vermikompost ve humik asidin 'Dynasty' lale ve 'Zambesi' kesme zambak çeşitlerinin büyüme ve gelişimine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Özel bir firmadan temin edilen 50 kg katı vermikomposta 50 L saf su eklenerek suyu süzdürülmüştür. Humik asit ise 150, 300, 600 ve 900 ppm dozları çözelti olarak hazırlanmıştır. Elde edilen sıvı vermikompost ve humik asit çözeltileri tek başlarına ve belli oranlarda karıştırılarak yetiştirme ortamlarına soğan başına 125 mL olacak şekilde uygulanmış, kontrol grubu soğanlara ise aynı miktarda saf su uygulanmıştır. Lale yetiştiriciliğinde ortam olarak torf+perlit (2:1 v:v), zambak yetiştiriciliğinde ise kokopit tercih edilmiştir. Deneme süresince gübreleme olarak lalede EC 1.10 dS m-1, zambakta ise EC 1.90 dS m-1 seviyeleri kullanılmıştır. Uygulamaların etkilerini belirlemek için bitkilerde; fenolojik gözlem ve pomolojik özellikler kaydedilmiştir. Lalede en yüksek çiçek sap uzunluğu (19.08 cm) 300 ppm humik asit, en yüksek perianth uzunluğu (42.11 mm) 600 ppm humik asit, en uzun vazo ömrü (9.00 gün) vermikompost ve en yüksek dal ağırlığı (13.18 g) 300 ppm humik asit uygulamalarından elde edilmiştir. Zambakta en yüksek dal ağırlığı (156.90 g) 600 ppm humik asit, en yüksek bitki boyu (91.75 cm) vermikompost, en yüksek kandil sayısı (6.20 adet/bitki başına) 600 ppm humik asit ve en uzun vazo ömrü (11.34 gün) 150 ppm humik asit ve vermikompost uygulamasından elde edilmiştir. Vermikompost uygulaması kontrole kıyasla olumlu sonuçlar vermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ışığında, ticari yetiştiriciliğe ek olarak organik materyaller arasında sayılan humik asit ve vermikompost uygulamalarının 'Dynasty' lale ve 'Zambesi' zambak çeşidinin gelişimine olumlu katkı sağladığı, humik asit için 600 ppm'den yüksek dozların kaynak israfı olacağı sonucuna varılmıştır.

Muhammed Esad Tuncel
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı kuşburnu genotiplerinin yarı odun çelikleriyle çoğaltılması

Bu çalışma 2017-2018 yıllarında yürütülmüştür. Çalışmada seleksiyon yoluyla ıslah edilmiş 5 ümitvar kuşburnu genotiplerinin yarı odun çelikleri kullanılmıştır. Yarı odun çelikleri ağustos ayının son haftasında alınmış ve 0, 1000 ve 2000 ppm İndol Butirik Asit (IBA) uygulanarak sisleme ünitesinde perlit ortamına dikilmiştir. Köklenme ortamında iki ay süre ile tutulan çelikler sökülerek köklenme oranı, kallüslenme oranı, kök sayısı, kök uzunluğu, kök yaş ve kuru ağırlıkları belirlenmiştir. Araştırma sonunda en yüksek köklenme MR-84 nolu genotipde 2000 ppm IBA uygulamasından, en düşük köklenme ise MR-26 nolu genotipde kontrol grubundan elde edilmiştir. En yüksek kallüslenme MR-46 nolu genotipde kontrol grubundan elde edilirken, en düşük kallüslenme ise MR-12 nolu genotipde 2000 ppm IBA uygulamasından elde edilmiştir. Diğer yandan bütün genotiplerin ortalama değerleri dikkate alındığında, köklenme oranı bakımından en uygun IBA dozu 2000 ppm olmuştur.

Fulya Okatar
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ilinde perakende süs bitkileri satışı yapan işletmelerin mevcut durumu, sorunları ve çözüm önerileri

Bu araştırma, Konya ilinde perakendeçiçek satışı yapan esnafın mevcut yapısını ve pazarlama sorunlarını tespit etmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada tam sayım yapılarak, il merkezinde bulunan 67 adet çiçek perakendecisi ile yüz yüze görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Anket formu aracılığıyla, perakendecilerin demografik yapısı, satış yapılan yerin özellikleri, ürün tedarik şekilleri, satış sürecindeki ürün kayıpları, çiçek türlerine göre satış durumu, uygulanan muhafaza yöntemleri incelenmiştir. Bunun yanında, en fazla çiçek satışının yapıldığı sezon ve özel günler, tüketiciler tarafından en çok tercih edilen çiçek türleri, perakendecilerin çiçek perakendeciliği hakkında görüş, önerileri ve başlıca sorun alanları irdelenmiştir. Yapılan değerlendirmelere göre; esnafın kendilerini geliştirme eğilimlerinin çok yüksek olmadığı, teknik bilgi edinmek konusunda çok aktif olmadıkları söylenebilir. Bir yandan ürün çeşitliliği, ürün dizaynı, ürün bakımı gibi konularda, diğer yandan işletme yönetimine ilişkin konularda, dünyada hızla değişen ve gelişen trendler dikkate alındığında, sektörde güçlü bir şekilde var olmaya devam edebilmeleri için daha fazla kendilerini geliştirme eğilimi taşımalarının yararlı olacağı düşünülerek çözüm önerileri getirilmiştir.

Gülçin Eda Babadağ
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

İndol butirik asit dozlarının yabani iğde (Hippophae rhamnoides) odun çeliklerinin köklenme özellikleri üzerine etkisi

This study was conducted in the greenhouse of the Horticultural Department at the University of Tokat Gaziosmanpaşa, Agricultural Research and Application Center, from October 15th to December 15th, 2020. The study aimed to investigate the effect of four concentrations (0, 1000, 2000 and 4000 ppm) of Indole -3- butyric acid (IBA) on rooting of five cultivars of sea buckthorn ('Hergo', 'Habego', 'Leikora', 'Siberian Pearl' and 'Polmix') hardwood cuttings. The experiment was designed as a Completely Randomized Design with three replications. Twelve cuttings were kept in each replication. Obtained data were subjected to analysis of variance (One-way ANOVA) using IBM SPSS Statistics 26.0 and the Duncan test was used to compare the averages. The treatment of cuttings with IBA especially 1000 and 4000 ppm significantly affected the callus rate which gained 10.55 % also the best-rooting rate was from the effect of 1000 ppm which obtained 54.44 %, while all other characteristics (root length, root numbers, fresh root weight, dry root weight and sapling survival) proved better results from the effect of control. Plant cultivars significantly affected the rooting of cuttings, best results of most characteristics were gained from 'Leikora' callus rate, rooting percentage, root length and roots number at 14.58 %, 54.86 %, 15.00 cm and 6.62 respectively, while best root fresh weight was obtained from 'Polmix' at 0.24 g, beside highest root dry weight was from roots of 'Habego' and 'Leikora' at 0.03 g and lastly best sapling survival 33.22 % was from 'Habego.' Overall, the cuttings of 'Leikora' cultivar treated with 1000 ppm provided the best callus rate and root length ( 33.33 % and 31.18 cm), cuttings of 'Habego' treated with 2000 ppm gained the highest rooting rate (69.44%), cuttings of 'Leikora' treated with control provided best root number (17.79), cuttings of 'Polmix' treated with control obtained highest fresh root weight (0.59 g) and root dry weight (0.07 g) and lastly best sapling survival (58.73 %) was from 'Habego' treated with 1000 ppm.

RootingWood cuttingWild plants+3
Nashwan Naıf Abdullah
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ekolojik koşullarında lilium candidum ve lilium akkusianum zambak türlerinin fenolojik ve morfolojik karakterizasyonu

Zambakgiller (Liliaceae) familyasının Türkiye'de doğal olarak yetişen 6 türü bulunmaktadır. Bunlardan yaygın olanı Lilium candidum'dur. Lilium akkusianum ise Ordu ilinin Akkuş ilçesi ile Tokat'ın bu ilçeye sınır olan yüksek kesimlerinde yetişen endemik bir türdür. Bu çalışma, Lilium candidum ve Lilium akkusianum zambak türlerinin Tokat ekolojik koşullarında fenolojik ve morfolojik özelliklerini belirlemek üzere Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Deneme Alanında yürütülmüştür. Çalışmanın materyalini her iki zambak türünün soğanları oluşturmuştur. Temin edilen soğanlar 9 Ekim 2015 tarihinde deneme alanına dikilmiştir. UPOV (uluslararası yeni bitki çeşitlerini koruma birliği) kriterleri esas alınarak türler morfolojik olarak karşılaştırılmıştır. Çalışmada UPOV kriterlerine göre türler 39 özellik yönünden incelenmiştir. Çalışma sonucunda iki tür arasındaki fenolojik ve morfolojik farklar karakterize edilmiştir. L.akkusianum , L.candidum'a göre daha erken çiçeklenme göstermiştir. Aynı şekilde L.candidum'un L.akkusianum'a göre daha uzun boylu olduğu tespit edilmiştir. Çiçek sayısı bakımından da L.candidum'da daha fazla çiçek gözlemlenmiştir.

Özge Özcan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşburnu (Rosa dumalis L.) odun çeliklerinin köklenmesi üzerine bazı ortam ve uygulamaların etkisi

Araştırma, 2019 yılının Ocak-Mart ayları içerisinde yürütülmüştür. Çalışmada daha önce Tokat ilinde seleksiyon yolu ile elde edilmiş olan MR-46 (Rosa dumalis L.) kuşburnu genotipinin odun çelikleri kullanılmıştır. Ocak ayında alınmış olunan odun çelikleri içeriğinde Pseudomonas fluorescens, Paenibacillus polymyx, Bacillus megaterium ve Pantoea agglomerans bakteri türleri bulunan ticari biyopreparat, IBA (2000 ppm) ve IBA (2000 ppm) + Bakteri biyopreparat ile muamele edildikten sonra torf, perlit ve torf + perlit karışımlarından (1:1) oluşan köklenme ortamlarına dikilmiştir. Köklenme ortamında iki ay süre ile tutulan çelikler sökülerek kalluslenme oranı, köklenme oranı, kök sayısı, kök uzunluğu, köklerin toplam kuru madde oranı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda en yüksek kök oluşum oranı %57.70 ile torf + perlit ortamında 2000 ppm IBA ile muamele edilen odun çeliklerinden elde edilmiştir. Torf ve perlit ortamları arasında istatiksel olarak önemli bir fark bulunmamıştır. Kök sayısına bakıldığında ise 7.33 adet/çelik ile torf ortamında 2000 ppm IBA ile muamele edilen çeliklerden elde edilmiştir. En yüksek kök uzunluğu 6.90 cm ile perlit ortamında 2000 ppm IBA ile muamele edilen çeliklerde olduğu tespit edilirken, 2.00 cm ile en düşük perlit ortamında bakteri uygulaması ile muamele edilen çeliklerde olduğu gözlemlenmiştir. En yüksek kallus oluşum oranı %70.08 oranı ile perlit ortamında bakteri ile muamele edilen çeliklerde tespit edilirken, en düşük kallus oluşum oranı torf ortamında IBA ve bakteri uygulamasında tespit edilmiştir. Sonuç olarak IBA uygulamasında ve perlit ortamında en yüksek değerler elde edilmiştir.

Defne Eraslan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gerbera (Gerbera jamesonii) bitkisinde bazı solüsyonların vazo ömrüne etkisi

Bu çalışma 2018 yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri bölümüne ait laboratuvarda yürütülmüştür. Tokat ili Erbaa ilçesinde Gerbera sp. yetiştiriciliği yapan üreticiden temin edilen kesme Gerbera sp. çiçekleri materyal olarak kullanılmıştır. Farklı solüsyon uygulamalarının (Kontrol (Saf su), Sakkaroz (%6) + Saf su, Sakkaroz (%4) + sirke (%6), Sakkaroz (%6) + Carvacrol (150 mg/lt), Sakkaroz (%6) + Carvacrol (200 mg/lt), Sakkaroz (%6) + Thymol (150 mg/lt), Sakkaroz (%6) + Thymol (200 mg/lt), Sakkaroz (%4) + Sodyum hipoklorit (5 mg), Aspirin (5 mg) + saf su, Gibberellik asit (100 ppm), Gibberellik asit (200 ppm)) Gerbera sp. bitkisinin Yeliz çeşidinde vazo ömrü, oransal taze ağırlık, toplam vazo solüsyon alımı ve günlük vazo solüsyon alımı parametreleri incelenmiştir. Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak ve her tekerrür de 1 kesme çiçek olacak şekilde kurulmuştur. Deneme sonunda farklı solüsyon ortamlarının gerbera çiçekleri üzerinde incelenen tüm parametreler istatistiksel olarak önemli olduğu belirlenmiştir. Gerbera çiçeklerinde en uzun vazo ömrü Sakkaroz (%6) + Thymol (200 mg/lt) uygulamasından (19.50 gün) elde edilmiştir. Oransal taze ağırlık değişimi en fazla olan Sakkaroz (%6) + Carvacrol (150 mg/lt) uygulamasında (%23.60) saptanmıştır. Toplam vazo solüsyon alımı parametresine baktığımızda en yüksek solüsyon alımı Sakkaroz (%6) + Thymol (200 mg/lt) uygulamasında (67.40 gr/dal) ölçülmüştür. Günlük vazo solüsyon alımı Sakkaroz (%6) + Thymol (150 mg/lt) kesim yapılan gerbera uygulamasında (7.60 gr/dal) belirlenmiştir. Çalışmada uygulanan farklı solüsyon ortamlarının özellikle şeker ve uçucu yağları içeren solüsyonların vazo ömrüne ve diğer parametrelere doğrudan etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Aysel Gökçek
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00

Other supervisors