Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Muhammet Şahin
10 theses · Gazi University, Gümüşhane University
Antalya Halkevi ve faaliyetleri (1932-1951)
Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli kültürel atılımlarında biri olan Halkevleri ve Halkodaları Atatürk İlke ve İnkılâplarının toplumun geneline yayılıp benimsetilmesi, toplumun modernleştirilmesi, vatandaşlara Halk eğitimi verilmesi, Türk Milliyetçiliği'nin kökleştirilmesi ve toplumun kaynaşmış bir kitle haline getirilmesi gibi amaçlarla kurulmuşlardır. Halkevleri, ülke genelinde ilk olarak 19 Şubat 1932'de 14 şehirde açılmıştır. 19 Şubattaki açılışa yetişmeyen ve 24 Haziran 1932'de açılan 19 Halkevinden birisi de Antalya Halkevi olmuştur. 24 Haziranda büyük bir coşkuyla açılan ve hemen şubelerini kurmaya başlayan Antalya Halkevi, Antalya'nın sosyal ve kültürel açıdan gelişmesinin yanı sıra ekonomik açıdan gelişmesine de önemli katkılar sağlamış ve Antalya şehir hayatının önemli bir parçası olmuştur. Anahtar Kelimeler: 1.Halkevleri, 2.Halkodaları, 3.Antalya Halkevi, 4.Halk Eğitimi
Sultan II. Abdülhamid devri Osmanlı ordusunda Alman etkisi
1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı Osmanlı Devleti'nin yenilgisiyle sonuçlanmıştı. Rus ordusunun Yeşilköy'e kadar ilerlemiş olması ise tedirginliğe yol açmıştı. Bu yenilgi, orduda ıslahat yapılması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koymaktaydı. II. Abdülhamid ise yapılacak olan ıslahatların ancak yabancı uzmanlardan yararlanılması ile başarılı olacağını görüşündeydi. Orduda yapılacak olan ıslahatlar için yabancı uzmanların görüşlerinden ilk olarak I. Mahmud döneminde yararlanılmıştır. Bu dönemde Kont de Bonneval Osmanlı ordusunda görev almıştır. II. Mahmut döneminde ise ise Moltke ve heyeti dört yıl süreyle hizmet vermiştir. II. Abdülhamid dönemine kadar zaman zaman değişik ülkelerin subaylarından yararlanılmıştır. II. Abdülhamid döneminde ise bu görev Alman subaylara verilmiştir. Bu dönemde görev alan subaylar askeri ıslahat komisyonunda görevlendirilmişlerdir. Subayların görevi ordunun durumu hakkında incelemelerde bulunmaları ve ıslahat önerileri sunmalarıydı. Bu öneriler kurulan ıslahat komisyonunda değerlendirilmiş ve uygun görülenler Padişahın onayına sunulmuştur. Ayrıca askeri eğitimin ıslahı içinde özel olarak Goltz Paşa'ya görev verildiği görülmektedir. Alman subaylar II. Abdülhamid dönemi boyunca ıslahat görevini üstlenmişler ve O'nun tahttan indirilmesinden sonra da I. Dünya savaşına kadar bu görevlerine devam etmişlerdir.
2008-2009 yılında yürürlüğe giren ortaöğretim 9. sınıf tarih öğretim programının öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada Türkiyede Tarih öğretimi ve program değişikliklerinden bahsedilmektedir. Tarih Öğretimi sırasında birçok öğretim programı uygulanmıştır. fakat bunlar yetersiz kaldığı için yeni programlar geliştirilmektedir. Değişen ve geliştirilen öğretim programlarıyla ilgili birçok araştırma yapılmaktadır. Bu araştırmalarda öğretim sırasında öğretmenlerin karşılaştığı zorluklar ve çözümlerine değinilmektedir. Tarih öğretimi birçok öğretim programının geliştirlmesiyle birlikte eski ve yeni tarih öğretimi diye ayrılmıştır. eski tarih öğretim programında geleneksel yaklaşımlar kullanılırken yeni tarih öğretiminde çağdaş yaklaşımlar kullanılmaktadır. bu araştırmada son hazırlanan tarih programı incelenmiştir ve 9. sınıf Tarih programı hakkında öğretmen ve öğrencilerin görüşlerine başvurularak kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirilmiştir.
Türkiye'de ortaöğretim tarih ders kitaplarında doğal afetler nasıl yer alabilir? (bir model önerisi)
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de ortaöğretim tarih ders kitaplarında doğal afetlere değinilip değinilmediği incelenmiş ayrıca doğal afetlerin ortaöğretim ders programında nasıl yer alabileceğine ilişkin fikir oluşturulmaya çalışılmıştır.Bu araştırmada, doğal afetlerle ilgili olarak tarih ders kitaplarında hangi verilere değinildiğini belirlemek için Türkiye'de okutulan ortaöğretim tarih ders kitapları incelenmiştir. Ayrıca doğal afetlere ilişkin literatür incelemesi yapılmış olup nitel veriler ayrı ayrı toplanmış analiz edilmiş ve elde edilen veriler bir araya getirilerek Türkiye'de ve dünyada meydana gelen doğal afetler açıklanarak listelenmiştir.Araştırma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm de problem durumuna, problem cümlesine, araştırmanın amacına, önemine, varsayımlara, sınırlılıklarına, ikinci bölümde ilgili araştırmalara, üçüncü bölümde araştırmanın yöntemine, dördüncü bölümde tanımlar ve açıklamalara, beşinci bölümde bulgular ve yorumlara, son bölümde ise araştırmanın sonucuna yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tarih ders kitabı, Doğal Afetler
2003-2006 yılları arasında yapılan ortaöğretim kurumlarına öğrenci seçme sınavında yer alan tarih bilimi sorularının bloom taksonomisine göre değerlendirilmesi
Günümüzde egitim sistemimizde temel amaç mevcut bilgileri aktarmaktançok, bilgiye ulasma becerilerini kazandırmak olmustur. Bu da üst düzey zihinselsüreç becerileri ile olur. Yani, ezberden çok kavrayarak ögrenme, karsılasılan yenidurumlarla ilgili problemleri çözebilme ve bilimsel yöntem süreci ile ilgili becerilerigerektirir. 1998 yılından itibaren liselere giris sınavlarında da üst düzey zihinselsüreç becerilerini ölçmeye yönelik sorular hazırlanmaya baslanmıstır.Bu arastırmanın amacı 2003- 2006 yılları arasında yapılmıs olan OKS' de yeralan tarih bilimi sorularının Bloom taksonomisine göre degerlendirmesini yapmak veistatistiki verilerle sorularla incelemektir.Arastırmada 2003- 2006 yılları arasında uygulanmıs olan toplam 40 tarihbilimi sorusu tespit edilerek madde analizleri ve Bloom taksonomisine göredegerlendirmeleri yapılmıstır. Soruların sınıf, konu ve ünitelere göre dagılımlarıtespit edilmistir.Arastırmanın sonucunda, soruların daha çok kavrama basamagında oldugutespit edilmistir. Analiz basamagında daha az soru bulunurken sentez vedegerlendirme basamaklarında sorulara yer verilmedigi görülmüstür. Soruların sınıfdüzeyleri, ünite ve konu dagılımlarında esitsizliklerin oldugu tespit edilmistir. Yıllaragöre ortalama güçlük ve ayırt edicilik indekslerinin dagılımlarının birbirine yakınoldugu görülmüstür.Sonuç olarak soruların ünite ve konu dagılımlarının orantılı olmasına dikkatedilmelidir. Testin bilissel alanı her düzeyde ölçen sorularla olusturulması amaçedinilmelidir. Özellikle olumsuz soru kökü tipinde hazırlanan sorularda ifadelerindaha açık ve net olmasına özen gösterilmelidir. Egitim ögretim sistemi içerisindeögrencilerimizden daha fazla verim elde etmek için okullarımızda uygulanan testsorularının da bilgiden çok kavrama, analiz, sentez ve degerlendirme basamagındaolmasına dikkat edilmelidir.
Meclis-i Mebusan Zabıt Ceridelerine göre Balkanlar 1911-1913
Coğrafi konum itibariyle stratejik bir öneme sahip olan Balkanlar, pekçok milletin hâkimiyet kurmak istediği bir alan olmuştur.Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'a yerleşmesinin ardından bölgedehuzurlu ortam oluşmuştur. Ayrı ayrı halkları, dinleri koruyucu geniş kadrosuiçinde toplayan Osmanlı rejimi, bölgede adaleti sağlamıştır.Fransız İhtilali'nin etkisi ve emperyalist güçlerin kışkırtmaları sonucubaşlayan, kilise mücadeleleri, çete ve isyan faaliyetleri Balkanlar'daki huzurluortamı bozmuştur.Balkanlar'da meydana gelen karışıklıklar Batılı Devletler ve Rusya'nınmüdahale etmesi sonucu, uluslararası bir boyuta taşınmış ve OsmanlıDevleti'ni bir çıkmaza sürüklemiştir.Osmanlı Devleti'ndeki siyasi çekişmelerin, orduya kadar, her alanasorunları çözümsüz bırakmış, hatalı politikaların hayatasıçramasıgeçirilmesiyle Balkan ittifakına ortam hazırlamıştır.Balkan Savaşları sırasında bölge halkı büyük acılar çekmiş ve savaşsonunda Osmanlı Devleti Balkanlar'ı kaybetmiştir.
Sosyal bilgiler dersi tarih ünitelerinde bir yöntem olarak sözlü tarih
ÖZET oluşmaktadır. Giriş kısmında, sosyal bilim ve sosyal bilgiler kavramları ele alınarak, sosyal bilgiler öğretimi ve bununla ilişkili olarak tarih öğretimi kavramları üzerinde durulmuştur. I. Bölümde, akademik tarih ile sözlü tarih arasındaki ilişkinin, Amerika, İngiltere ve Almanya örneklerinden yola çıkarak gelişim süreci işlenmiş, sözlü tarih ile sözlü gelenek arasındaki fark belirlenmiş ve sözlü tarihin akademik tarihe etkisi tartışılmıştır. II. Bölümde, sözlü tarihin eğitim ile bağlantısı ele alınarak İngiltere ve Amerika'daki okullarda uygulanan sözlü tarih etkinliklerine bakılmış ve Türkiye'de nasıl uygulanabileceği tartışılmıştır. m. Bölümde ise sözlü tarih uygulamaları için tavsiyeler ve uygulama sorulan vardır. Araştırma, sözlü tarih yöntemine dayalı tarih öğretimi ile tarih derslerinin daha ilginç ve zihinlerde daha kalıcı olabileceğini savunmaktadır.
H. 1168-1169, M. 1754-1756 tarihli 6 Numaralı Şeriyye Siciline göre Antakya'nın sosyo-ekonomik yapısı
Osmanlı Devleti'nde Halep Eyaletine bağlı bir kaza olarak yönetilen Antakya'yı Sosyal ve ekonomik açıdan inceledik. Antakya kazasında en üst Ehl- Şer' görevli kadı, en büyük Ehl-i Örf görevli voyvoda idi. Bunun yanında diğer görevliler de vardı. Biz bu çalışmamızda kadılık Şer°iyye Sicilleri hakkında bilgi verdik ve değerlendirmesini yaptık. Önce kuruluşundan XVIII. Yüzyıl ortalarına kadar Antakya'nın tarihini inceledik. Sonra şehrin fizik yapısını inceledik. Mahalle ve köy sayılarını belirledik. Ulaşım ve haberleşmede önemli olan menzil teşkilatı hakkında bilgi verdik. Bu yol üzerinde zaman zaman ortaya çıkan eşkıyalık olayları hakkında bilgi verdik. Hac yolu üzerinde bulunan Antakya ve çevresi bu dönemde birçok huzursuzluk ve eşkıyalık olayları ile karşılaşmaktaydı. Bu konuda merkezi idarenin duyarlı olduğunu gönderilen adaletnamelerden anlamaktayız. İdari yapıyı incelediğimiz bölümde halen görevini devam ettiren Ehl-i Örf ve Ehl-i Şerc gibi idarecilerin varlığından bahsettik. Şehir halkının nasıl temsil edildiği konusuna açıklık getirdik. Bu dönemde Osmanlı.topraklarında ortaya çıkan acyan grubunun Antakya'da da mevcut ve yönetimde etkili olduğunu tespit ettik. Acyan yönetimdeki etkinliğini belirten belgeler ortaya çıkardık. İmparatorluğun XVIII. yüzyıldaki genel yapısına uygun olduğu sonucuna vardık. Osmanlı Sosyal Yapısı çerçevesinde Antakya'daki sosyal yapıyı ortaya koymaya çalıştık. Müslim ve gayri müslim ahalinin birbiri ile olan münasebetlerine göz gezdirdik. Ekonomik yapıyı üretim, esnaf, ticaret üçlüsü içerisinde inceledik. Antakya merkezinde elli meslek dalında esnafın bulunduğunu belgelerden anlamaktayız.
Türkistan milli mücadelesi ve sonrasında Afganistan Türkleri
ÖZET Özellikle batı literatüründe "Orta Asya" ismi ile karşımıza çıkan Türkistan coğrafyası, sahip olduğu jeopolitik konumu nedeni ile tarihin çeşitli dönemlerinde, küresel güçlerin mücâdele alanına dönüşmüştür. Bu kapsamda, 19 ve 20. yüzyıllarda Britanya ve Rusya imparatorlukları arasında cereyan eden mücadeleler, Türkistan'ın siyasi dengelerini altüst etmiştir. "Büyük Oyun" diye adlandırılan bu mücadelelerden, Türkistan'ın doğal bir parçası olan bugünkü Afganistan da nasibini almıştır. 19. yüzyılda Büyük Türkistan coğrafyasının batı bölgeleri Ruslar tarafından işgal edilmiş ve güney bölgelerine ise Britanya İmparatorluğu hakimiyet kurmuştur. Afganistan adı ile bilinen ülkenin bugünkü siyasi sınırları da bu güç dengeleri çerçevesinde şekillenmiştir. 19. yüzyılda Çarlık Ruslarına karşı başlatılan ulusal kurtuluş mücadeleleri, 1917'deki Bolşevik ihtilalinden sonra, daha da şiddetlenerek devam etmiştir. Şubat 1918'de, Fergane bölgesinde başlayan ayaklanma, ulusal bir isyana dönüşerek tüm Türkistan coğrafyasını sarmıştır. Bunun üzerine, ayaklanmayı kanla bastırmak isteyen Ruslar büyük bir direnişle karşılaşmışlardır. 1920'de Buhara Hanlığı, Bolşevikler tarafından ortadan kaldırıldıktan sonra, silahlı mücadelelerin tüm Türkistan coğrafyasına yayıldığı görülmüştür. Eylül 1921 'de Buhara'ya gelen Enver Paşa, 8 Kasım 1921 'de Ruslara karşı ulusal kurtuluş mücadelesi veren gençlerin liderliğini üstlenmiştir. Enver Paşa 4 Ağustos 1922'de savaş alanında öldürülmesine kadar, Türkistan Milli Mücadelesinin liderliğini yürütmüştür. Enver Paşa'nın ölümünden sonra, Kasım 1922 - Haziran 1923 tarihleri arasında, kısa bir süreliğine milli mücadelenin liderliğini yürüten Selim Sami yaşanan iç kargaşalar nedeni ile Haziran 1923'te Türkistan'ı terk etmiştir. Bundan sonraki dönemlerde ibrahim Bek Lakay liderliği ile yürütülen 184milli mücadele, bu dönemlerde Sovyetler tarafından kısmen bastırılmıştır. Ancak, Afganistan Türkleri tarafından da yoğun olarak desteklenen milli mücadeleciler, ani baskınlarla Sovyetleri yıpratmaya çalışmışlardır, ibrahim Bek, son günlerinde bugünkü Afganistan topraklarına geçerek mücadeleyi buralardan sürdürmüş ve gerilla taktiği ile Sovyetleri yıpratmaya başlamıştır. 1929'dan sonra, İbrahim Bek ve arkadaşları, Afganistan Devleti ile Sovyetler Birliği arasında sıkışmıştır. 22 Haziran 1931 'de Sovyetlere karşı son bir hamle yapmak isteyen ibrahim Bek, Ruslar tarafından yakalanarak idam edilmiştir. Böylece Türkistan'da Milli Mücadelenin silahlı kanadı tamamen sona ermiştir. Türkistan coğrafyasının doğal bir parçası olan bugünkü Afganistan, tarihin çeşitli dönemlerinde olduğu gibi, Türkistan Milli Mücadelesi yıllarında da büyük bir rol oynamıştır. Bu çalışma, Afganistan Türklerinin, Türkistan Milli Mücadelesinde oynamış oldukları rolün anlaşılması açısından büyük bir önem taşımaktadır. 185
Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının bölge ekonomisi üzerine etkisi: Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir araç olan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), bulundukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgedeki yerel aktörlerin harekete geçirilmesiyle bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada kalkınma ajanslarının bölge ekonomisine etkisi incelenmiştir. 1950'lı yıllardan itibaren bölgesel kalkınma politikalarının gelişimi ve BKA'ların incelenmesinin ardından, Türkiye'deki Kalkınma Ajansları'nın uygulamaları irdelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren BKA'ların bölge ekonomisi üzerinde olan etkilerini TR90 Bölgesi'nde faaliyet gösteren Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) özelinde ele almaktır. DOKA'nın faaliyetleri ve bölgeye sağladığı destekler incelenerek bölge ekonomisine olan etkisi analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ajansın yürüttüğü proje ve faaliyetlerin bölge kalkınmasına görece katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Bölgesel Politikalar, Türkiye, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA).