Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güneş

10 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Kütahyalı Rahîmî Dîvânı'ndan 51-100 . gazellerin şerhi

XVI. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nin siyasi olarak oldugu gibi kültür alanında da enihtisamlı dönemidir. Bu yüzyılda dvân siirinin ustaları olan Fuzûl, Bâk, Rûh gibisâirler yetismistir.Rahm'nin dvândaki ikinci elli gazelin serhi konusunda esas aldıgımız eser,Prof. Dr. Ahmet MERMER'in Milli Kütüphane ve Süleymâniye Kütüphanelerindekieksik nüshalı divanından sonra British Museum'da tam nüsha halinde buldugu?Kütahyalı Rahîmî ve Dîvânı? adıyla yayımladıgı çalısmasıdır.Çalısmamızda Ali Nihat Tarlan'ın Fuzûlî Divânı Serhi, Prof. Dr. MuhammedNur Dogan'ın Fatih Divanı ve Serhi ile Prof. Dr. Halûk 9pekten'in Fuzûlî, Bâkî, Nef'îve Seyh Gâlib'in Hayatı, Sanatı, Eserleri adlı kitaplarındaki serh örneklerindenfaydalanarak nesre çevirme ve serh usûlünde bu eserlerin üslûbunu takip ettik. AyrıcaProf. Dr. Cemal Kurnaz'ın Hayali Bey Divanı'nın Tahlîli, Prof. Dr. 9skender Pala'nınAnsiklopedik Divan Siiri Sözlügü, Ahmet Talat Onay'ın Eski Türk EdebiyatındaMazmunlar, Prof. Dr. Süleyman Uludag'ın Tasavvuf Terimleri Sözlügü adlı eserleri deyararlandıgım kaynaklardan bazılarıdır. Gazelleri nesre çevirirken su yöntemiuyguladık:a. Anlamı herkes tarafından bilinmeyen kelimelerin tespit edilerek anlamlarınınbulunması ve özellikle beyitteki anlamlarına vurgu yapılarak sözlük kısmında verilmesib. 9lgili beytin nesre çevrilmesic. Mazmunlar hakkında bilgi verildikten sonra beyitteki mazmunlarınaçıklanmasıd. Son olarak da edebi sanatlar bulunmasıTez, iki bölümden olusmaktadır. 9lk bölümde Kütahyalı Rahm'nin hayatı,edeb kisiligi ve eseri verilmistir. 9kinci bölümde gazellerin serhleri verilmistir. Bubölümde anlamı tespit edilip nesre çevrilen beyitlerde geçen mazmunlar, edebi sanatlar,sâirin hayatına ait unsurlar ortaya konmustur.

Ab-ı HayatCamGülizar+1
Mücella Evren
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahyalı Rahîmî Dîvânı'ndan 1-50.gazellerin şerhi

Dîvân şiiri geleneğinden yararlanma günümüz şairlerinin belki de en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında gelir. Türk edebiyatının en önemli şubesini oluşturan Türk şiirinin de Türk tarihi gibi köklü bir geçmişi vardır ve sanatın her sahasında olduğu gibi şiirde de geleneğe yönelik arayışlar olduğu göze çarpmaktadır.Meşrutiyet döneminden başlayarak Osmanlı kültür ve edebiyatına karşı alınan menfi tavır, ona tamamıyla yabancı, hatta düşman nesiller yetişmesine sebep oldu. Halbuki, hiçbir millet istese de geçmişini reddedemez. Mazi bir kader gibi bizi takip eder.Eski kültür birikimimizi ve edebiyat geleneğimizi yok saymak sanata hiçbir şey kazandırmaz. Çünkü köksüzlük sanatkârı rahatsız eder, ikide bir durup geriye bakmak ihtiyacını hisseder.Kaldı ki bir eserin kalıcı olabilmesi, köklü gelenek içinde kendini yenilemesiyle mümkündür. Bunun için eski eserlerin ve özellikle bunlardan seçilmiş güzel örneklerin yayınlanmasında yarar vardır. Bu tür seçmeler yeni nesillerin divan şiirinin estetik dünyasını tanımasını, işlenmiş ve incelmiş bir dilin ses ve ifade imkânlarından tabi şekilde yararlanmasını sağlayacaktır ve bu yadırganmayacaktır.Eski şiirin klâsik şerh metoduyla açıklanmasının yanında, Tanpınar'ın yaptığı gibi çağdaş yorumlarla da okuyucuya anlatılması, geleneğin canlı ve dinamik yanlarının günümüze ve yarınımıza taşınmasını sağlayacaktır.Bu çalışma, yeni nesillerin eskiyi bilmesi, tanıması, onunla dost olması ve ondan yararlanması amacını taşımaktadır. Dilin zengin ifade imkânlarının yakalandığı 16. yüzyıla ait önemli isimlerden olan Rahîmî'nin divânından ilk 50 gazel baz alınarak klasik şerh metoduyla çalışıldı.Çalışmanın birinci bölümünde 16. ve 17. yüzyıllarda Kütahya'da edebî durum ve Türkçe dîvân dîbâceleri hakkında bilgi verildi. Rahîmî Dîvânı'nın dîbâcesi şerh edildi.İkinci bölümde ise gazel şerhlerine geçildi. Öncelikle beyitlerin hemen altında, beyitte geçen anlamı bilinmeyen kelimelerin sözlük çalışması yapılarak beytin anlaşılmasında kolaylık sağlandı. Beyitler nesre çevrildi; günümüz Türkçesiyle açıklandı ve en sonunda da edebi sanatlarına ve kullanılan mazmunlarına değinildi.

AyAşkGönül+2
Ayşegül Özkul Sağdıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Peygamber kıssalarının klasik Türk şiirine yansımaları

Divan şairleri, mensup oldukları toplumsal yapının bir parçası olarak İslam dini ve kültürüyle yetişmiş ve eserlerini bu kültürel birikimden faydalanarak meydana getirmişlerdir. Bu kültürel birikimin bir parçası olarak, kaynakları Kur'an'a ve hadis kitaplarına dayanan peygamberler ve kıssalarının söz konusu edebî faaliyet içinde sıklıkla kullanıldığını, çeşitli benzetmeler ve telmihler yoluyla eserlerde işlendiğini görmekteyiz. Buna bağlı olarak bu çalışmanın amacı; gazel ve kaside nazım biçimiyle yazılmış şiirlerde peygamberler ve kıssalarının hangi yönleriyle nasıl işlendiklerini, en çok hangi peygamberlerin hangi kıssalarıyla ele alındıklarını ortaya koymak ve irdelemektir.

Eski Türk edebiyatıKlasik Türk edebiyatıPeygamberler
İshak Taşdelen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahyalı Rahimi Divanı'ndaki kasidelerin şerhi

Osmanlı Devleti 16. yy'da siyasî olarak bir yükseliş dönemine girmiş, siyasî alandaki bu yükseliş sanat, edebiyat ve kültür alanında da kendini göstermiştir. Divan edebiyatı da bu gelişmelere paralel olarak bu yüzyılda yavaş yavaş klasik bir edebiyat görünümüne kavuşmaya başlamıştır. Divan şiirinin klasik şekilleniş bakımından vücut bulmaya başladığı bu döneme Fuzûlî, Bâkî gibi divan şiiri ustaları damga vurmuştur. Türk edebiyatının parlak dönemlerinin başladığı bu yüzyılın bir şairi de Kütahyalı Rahîmî'dir.16. yüzyılda yaşamış olan Rahîmî, bu yüzyılın Osmanlısında önemli kültür şehirlerinden olan Kütahya ile anılmıştır. Divan edebiyatının gerek kuruluş gerekse gelişmesinde önemli bir şehir olan Kütahya, aynı zamanda devrin önemli muhitlerindendir.Bu çalışmada, muhtelif eserlerde ?Kütahyalı Rahîmî? olarak anılan şairin Prof. Dr. Ahmet Mermer tarafından hazırlanan ?Kütahyalı Rahîmî ve Divanı? adlı eserinden yola çıkılmıştır. İki bölümden oluşan bu çalışmada Kütahyalı Rahîmî ve Divanı'ndaki kasidelerin şerhi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde 16. yüzyılda meydana gelen siyasî ve edebî gelişmeler ele alınmaya çalışılmış, ardından Kütahyalı Rahîmî'nin hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde anlamı bilinmeyen kelimelerin sözlük anlamları verilmiş, daha sonra da beyit, nesre çevrilerek günümüz Türkçesiyle açıklanmıştır. Son olarak da beyitlerde geçen edebî sanatlara ve mazmunlara değinilmiştir.

16. yüzyılDivan edebiyatıDivan şiiri+5
Emine Çınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sinan Paşa'nın Maârifnâme'sinde beyan ve bedî kapsamındaki edebî sanatların tahlili

Bu araştırma, Sinan Paşa'nın Maârifnâme adlı eserini esas alarak onun pek çok övülen üslup özellikleri ile ilgili tespitler yapmayı ve eserin gerçek değerinin belirlenmesine dair bulgular elde etmeyi amaçlamaktadır. Müellifin ?süslü nesir? tabiriyle özdeşleşen üslubu hakkında yapılan bu tahlil çalışması, beyân ve bedî ilimleri kapsamındaki edebî sanatlarla sınırlandırılmıştır.Sinan Paşa, 15.yy Osmanlı İmparatorluğu'nda edebiyat, ilim ve siyaset sahalarında öne çıkan müstesna şahsiyetlerden biridir. Aynı zamanda bir nesir üstadı olan Sinan Paşa'nın sanatkârlığı ve üslup özelliklerini ortaya koyması açısından üç önemli eserinden biri olan ?Maârifnâme? üzerine sadece makale düzeyinde tahlil ve tetkik çalışmaları yapılmıştır. Bunun yanında ?inşa? adıyla anılan süslü nesir üslubunun özelliklerini ve söz sanatlarının bu üslup içindeki kullanımını ele alan bir çalışma da mevcut değildir. Bu alandaki çalışmalar, Kur'an-ı Kerim'in belagatini ortaya koyan incelemelerle sınırlı kalmıştır. Bu bağlamda Klasik Türk Edebiyatında ?belagat? alanında verilmiş olan eserleri temel alarak beyan ve bedî ilimleri kapsamındaki edebi sanatları tasnif ettik ve bu sanatların Maârifnâme'de ne ölçüde kullanıldıklarının tespitine giriştik. Çalışmamızı, daha sağlıklı ve etkin sonuçlar elde etmek için tamamı 294 sayfa olan eserin ilk 50 sayfasıyla sınırlandırdık.Anahtar Kelimeler: Sinan Paşa, Maârifnâme, Süslü Nesir, Belâgât, Edebî Sanatlar

Edebi sanatlarMarifetnameSinan Paşa
Ayhan Şen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kilis şairleri

Çalışmamızda Kilis'te yetişen Divan şairlerinin hayatlarına, ulaşılabilen şiirlerine ve bu şiirlerin değerlendirmelerine yer verilmiştir. Bu çalışmada özellikle Kilis şairleri başta olmak üzere Kilis tarihi ve mimarisi üzerinde de durulmuştur. Çalışma için Türk Edebiyatı'nın temel kaynaklarından olan tezkireler taranmıştır. Tezkirelerde isimlerine çok rastlanamasa da, Kilis'te oldukça fazla Divan şairi yetişmiştir. Bunun için çalışmamızda, tezkireler başta olmak üzere, bilinen tüm Kilisli şairler ve bu şairlerin şiirlerine ulaşılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tezkire, Divan Şairleri, Şair Hayatları.

BiyografiEdebiyatGaziantep-Kilis+4
Bahanur Özkan Bahar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bâkî'nin gazellerinde sosyal hayatın izleri

Bu çalışma, XVI. yüzyıla damgasını vurmuş ve döneminde `Sultânü'ş-Şuâra' olarak adlandırılmış olan Bâkî'nin Dîvânı incelenerek sosyal yaşamın izlerini görebilmek ve gösterebilmek amacıyla yapılmıştır.Bâkî, dönemin sanat anlayışında zirveye ulaşmış, zamanının düşünce ufku içerisinde, sosyal hayatın pek çok unsurunu şiirlerine işlemeyi başarmıştır. Çalışmamızda, Sabahattin Küçük'ün hazırladığı ?Bâkî Divanı?nın esas alındığı bu tez ile Bâkî'nin gözüyle sosyal hayatın nasıl olduğunun ortaya çıkartılması düşünülmüştür. Ayrıca, Küçük'ün itimat edilir ve sağlam bir metin ortaya koyması Bâkî Dîvânı'nın tez için seçilmesinde büyük rol oynamıştır. Bâkî Dîvânı'nın hacim bakımından genişliği, çalışmamızı sınırlandırmaya sebep olmuştur. Bundan dolayı çalışmamızda gazeller esas alınmıştır. Çalışmamız sosyal hayatı yansıtan beyitlerin metni ve bu beyitlerin günümüz Türkçe'sine çevirisi ve açıklamalarından oluşmaktadır. Beyitlerin sonunda yazılan rakamlar sırasıyla gazel ve beyit numaralarını göstermektedir.Araştırma önsöz, giriş, sosyal hayatın safhalarını oluşturan altı bölüm, sonuç ve kaynakça kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde Bâkî'nin yaşadığı devir olan XVI. yüzyıldaki siyasî, edebî durum ve o devrin şiir-toplum yapısı, ele alınarak değerlendirildi. Temel kısmı oluşturan altı bölüm birbirinden bağımsız olarak incelendiğinden her bölüm, kendi alanının literatüründen faydalanılarak yazıldı. Sonuç kısmında dîvân incelemesinden edinilen bilgiler ışığında genel bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Hayat, Bâkî Dîvânı, XVI. Yüzyıl, Osmanlı Devleti.

16. yüzyılBakiDivan edebiyatı+5
Abdulbaki Çarlıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

`Iydî Baba Divânı: İnceleme, metin, sözlük

Bu çalışmada şair `Iydî Baba'nın aldığı medrese eğitimi, tasavvuf bilgisi ve gezdiği yerler anlatıldı. Medresede müderrislik yaptığı ve asıl mesleğinin debbahlık olduğu tespit edildi. Bu bilgiler göz önünde bulundurularak Divan'ı transkribe edildi. Edebî yönünün daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bilgilere yer verildi. Divan'da geçen Arapça ve Farsça kelimeler için de bir sözlük oluşturuldu.Anahtar Kelimeler: Iydî Baba Divanı, Tasavvuf, Halvetîlik.

Divan edebiyatıEdebiyatHalvetiyye+5
Abidin Oktay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Selami Divanı`nın transkripsiyonlu metni

XVIII. yüzyıl sonuyla XIX. yüzyıl başlarında yaşayan Selâmı Efcndi'nin Dîvân'ını ilim âlemine tanıtmak, mutasavvıflığının yanında şairliğine de dikkat çekebilmek amacıyla hazırladığımız bu tez, şairin hayatı, edebî kişiliği ve Dîvân'ının transkripsiyonlu metninden ibarettir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de, ulaşabildiğimiz kaynaklar ve Dîvân'dan hareketle Selâmî Efendi'nin hayatı ve eserleri ele alındıktan sonra edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. Tasavvûfî görüşlerini dîvân şiir geleneğiyle ifâde eden Selâmî Efendi'nin şiirlerindeki hususiyetler tespit edilmeye çalışılarak örneklerle îzâh edilmiştir. İkinci Bölüm'de Dîvân'ın transkripsiyonlu metni yer almaktadır. Selâmî Dîvân'ı müretteb dîvânlardan farklı şekilde düzenlenmiştir. Şiirlerin tamamına yakını dînî muhtevalıdır. Şairin Allah'a yalvarışlarını, Hz. Peygamber'e övgülerini, Hz. Ali ve On İki İmam'a olan sevgi ve bağlılığını dile getirdiği "münacaat, na't ve mııhammes"lerdcn sonra Hz. Câmî, Hz. Sezâî, Derviş Hayrctî Dede, Şemsî-i Sivâsî, Derviş Safder, Şakir Ahmed Paşa için "muhammes"ler ve Nedîmâne üslupla Hâce Neş'et'e yazdığı "nazîre"nin de yer aldığı "murabba' ât" bölümü bulunmaktadır. Ölümler, bina, çeşme, kasır, cami yapımları, padişahların cülüsleri ve şehzade doğumları gibi çeşitli nedenlerle yazılmış "tarih"lerden sonra "gazel"ler gelmektedir. Farsça yazılan gazellerin çokluğu da dikkat çekicidir. Tasavvûfî görüşlerini ve şeyhi bulunduğu Nakşibendiyye tarikatını tanıtıp benimsetmeye çalıştığı şiirleri bu bölümdedir.Nakşibendîlik yanında Mevlevîlik ve Bektâşilik'ten söz etmektedir. Ayrıca çeşitli harflere yüklediği anlamlarla Hurufîliğe de işaretler vardır. Yine Allah'a ve Hz. Peygamber'e yalvarış ve övgü mısralarının yer aldığı "mukatta'ât" bölümünden sonra "rubâ'F'ler bulunmaktadır. Tarikatının silsilesini de tanıttığı bu bölümün sonunda Muhammed ismine bir "muamma" vardır. "Ebyât" bölümünde daha ziyade Farsça beyitler yer almaktadır. Son olarak "Be-Nâm-ı Nâzım în Nâçâr"diye nitelendirdiği kendi zâtında sâliklere telkin maksadıyla yazdığı bir gazel ve Dîvân'ın tertibi için yazdığı iki "târîh"ten sonra Farsça nesir bölümle Dîvân sona ermiştir. Transkripsiyonlu metnin ardından az bilinen kelimelerden oluşan bir "Sözlük" ve kişi isimlerinin yer aldığı "Dizin" hazırlanmıştır. Hazırladığımız tezin, şairle ilgili bundan sonraki çalışmalara ışık tutacak özellikte olması kanaatindeyiz. Dîvân, mutasavvıf bir şair olan Selâmî Efendi'nin ilim ehli ve halkytarafından hak ettiği ilgiyi görmesi için Tasavvuf Edebiyatı çerçevesinde değerlendirilmeyi beklemektedir.

Divan edebiyatıDivan edebiyatıDivanlar+1
Serpil Kayya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Gaybî Sun'ullah Dîvânı'nın tahlili

Klasik dönem Türk Edebiyatının dönemlerinden biri de Dinî ? Tasavvufî Türk Edebiyatı'dır. Orta Asya'da Hoca Ahmet Yesevî ile Anadolu'da Yunus Emre'nin dinî ve insani fikirleriyle gelisen Türk Tasavvuf anlayısı, klasik siir dilimiz üzerinde önemli bir tesir icra ettigi gibi edebi hayatımızı da etkilemistir. Üzerinde çalısma yaptıgımız XVII. Yüzyıl mutasavvıf ve sâirlerinden olan Gaybî Sun'ullah, Türk Tasavvuf Edebiyatı'nın önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. XVII. Yüzyıl, Osmanlı Devleti'nin siyasi, ekonomik ve sosyal yönlerden sarsıntı geçirdigi bir dönemdir. Önceki asırlarda baslamıs olan karısıklıklar ve siyasi çekismeler Osmanlı Devleti'nin bütün yerlesim alanlarında hissedilir. Bu devir, tarihe Osmanlı'nın duraklama dönemi olarak geçmistir. Bütün bu sosyal ve siyasi çalkantılara ragmen yüzyılın idari ve siyasi hayatından uzak kalan ilim ve sanat dünyası XVI. Yüzyılda ulastıgı olgunlugu ve verimliligi bu yüzyılda korur ve yükselisine devam eder. XVII. yüzyılda devletin içinde bulundugu olumsuz gelismelerin edebiyat üzerindeki etkisinin hemen görülmemesi dikkate degerdir. Özellikle yüzyılın ikinci yarısında edebiyat ve sanat üstünlügünü korumustur. XVII. yüzyılda Tasavvuf Edebiyatı, sayısı hızla çogalan tekkelerde gelismistir. Önceki yüzyıllarda tekke çevresinde yetisen sâirlerin söylemis oldukları ilâhiler, XVII. yüzyıl tasavvuf sâirleri tarafından kendine özgü bestelerle gelistirilerek söylenmeye basladı. Özellikle Yunus tarzı söyleyisin yayılması dikkat çekmektedir. Tarih içinde kurulup gelistirilen müesseseler medeniyetlerin, bu müesseseleri kuran sahıslar da sehirlerin detaylarıdır. Birçok Osmanlı sehri gibi Kütahya'nın da önemli detaylarından biri, tekke ve zaviyeler ve buralarda hizmet üreten kisilerdir. Kütahya cografyasında önemli sahsiyetler yetismistir. Kütahya'nın edebî ikliminde yetisen biri de Gaybî Sun'ullah'dır. Gaybî'nin Sohbetnâme ve Divân'ı ve özellikle Kütahya'da basta Hüdâ Rabbim manzumesi oldukça yaygındır. Bu çalısma, Kütahya'nın önemli mutasavvıflarından, 5smail Hakk'ı Uzunçarsılı'nın, ?baslı basına tetkik edilecek yüksek ve mütefekkir bir sahsiyettir? dedigi, Fuat Köprülü'nün Türk Edebiyatı'nda 5lk Mutasavvıflar isimli eserinde siirlerinden hareketle sâiri ?Yunus Emre gibi hakiki bir mutasavvıf ve kıymetli bir sairdir.? Diyerek degerlendirdigi Gaybî Sun'ullah Divânı'nın Dinî, Tasavvûfî Unsurlarının Tahlili üzerindedir. Türk tasavvuf edebiyatı tarihinde önemli bir yere sahip olan Gaybî hakkında bugüne kadar çok az sayıda çalısmanın yapılmıs olması önemli bir eksikliktir. Gaybî Sun'ullah Dîvânı'nın Tahlili üzerine bir çalısma yapılmaması da bu çalısmanın hazırlanmasındaki en önemli sebeplerden biri olmustur. Çalısmamız iki kısımdan olusmaktadır. Biri tahlil, digeri indekstir. 5ndeksin gerekçesi, hem unsur ve mefhumları yalın olarak tespit etmek, kolayca bulma imkânını vermek, böylece bir baska çalısmaya hazır malzeme saglamak, hem de sayı olarak tahlili mümkün olmayan kategorilere ait beyitlerin divândaki yerlerini göstermektedir. Eserin birinci bölümünde yaptıgımız tahlilde eseri meydana getiren unsur ve mefhumlar tespit edilmis, bunların ihtiva ettikleri fikir ve hayal unsurları izah edilmistir. Bunu yapmak için eser bastan sona kadar bütün kelimeleriyle fislenmis ve sistematik tasnif yapılmıstır. Sonra bu kavramlar mukayese yoluyla tahlil edilmistir. Tahlilde subjektif görüs ve yargılardan elden geldigince kaçınılmıstır. Sadece siirlerde mânâya, bilgi ve kültüre, umumi ve hususi kıymet hükümlerine tefekkür, tasavvur ve tahayyüle dair her ne varsa teferuatlı bir biçimde oldugu gibi aktarılmaya çalısılmıstır. Netice itibariyle objektif olmaya gayret edilmistir. Çalısmamızın temelini teskil eden kısımda Divân'daki dinî ve tasavvûfî kavramlar tahlil edilmistir. Bu kavramları ?Din ve Tasavvuf? adlı iki baslık halinde topladık. Din bahsini itikat, ibadet, âyet ve hâdisler, dini sahsiyetler ve diger dinî mefhumlar olarak ele aldık. Tasavvuf bahsini de vahdet-i vücut, âlem, devr, tasavvufî mertebeler ve kavramlar, tarikat ile ilgili mefhumlar, bazı mutasavvıflar ve Gaybî'ye göre bazı tipler v.b. yönüyle degerlendirdik. Tahlilde, Mustafa GÜNES ? Kadir GÜLER'in yayına hazırladıgı ?Kütahyalı Gaybî Sun'ullah ve Siirleri? adlı kitap esas alınmıstır. Gerek indekste gerekse tahlilde parantez içinde verdigimiz numaralardan birincisi Divân'daki siire, ikincisi ise beyite aittir. Eserin hazırlık safhasındaki çalısmalardan biri de birinci dereceden kaynak olarak kullandıgımız eserlerin gözden geçirilmesi olmustur. Bibliyografyanın çogu eserin hazırlanısında büyük bir rolü vardır. Bibliyografyayı eserin sonuna ilave ettik. Daha önce yapılmıs çalısmalarda sekil unsurları yapıldıgından dolayı biz bu çalısmada bunu yapmadık. Yunus Emre tarzındaki sade ve anlasılır siirleriyle Dînî ? Tasavvûfî Türk Edebiyatı'nda önemli bir yer edinmis olan Gaybî Sun'ullah Divânı'ndaki siirlerin tahlili mahiyetindeki bu çalısmada bütün dikkatimize ragmen eksiklikler olabilir. Simdiden bagıslanmayı ümid ediyoruz. Bize böyle bir çalısma imkânı açan, her bakımdan bizi destekleyen, ögrencisi olmakla iftihar ettigim degerli hocam Yrd.Doç.Dr. Mustafa GÜNES'e, çalısmalarımızda bizi tesvik eden, bizlere yol gösteren, bilgi ve tecrübelerini bizlerden esirgemeyen, kıymetli hocam Yrd.Doç.Dr. Kadir GÜLER'e, maddi ve manevi desteklerinden dolayı arkdaslarım Mustafa ve Hakan'a, çalısmalarım sırasında her zaman yardımların en büyügünü göstermis olan esim Sibel'e, çalıstıgım zamanlarda, her an yanıbasımda olan, egitimi için ilgilenmem gerekirken, çalısmak için ondan çaldıgım zamanlardan dolayı üzgün oldugum kızım Ece Betül'e ve emegi geçen tüm dostlara sükran borçlu oldugumu belirtmek isterim? Çalısmamızın yararlı olacagı ümit ve dileklerimizle?

Abdullah Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00

Other supervisors