Theses supervised by Cengiz Taşkın
10 theses · Batman University
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencileri rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden faktörlerin araştırılması
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin boş zaman engelleri ve motivasyon düzeylerinin tespit edilmesi, demografik değişkenler açısından karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada, Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen ve Gürbüz vd. (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan Boş Zaman Engelleri Ölçeği ve Pelletier vd. (1991) tarafından geliştirilen Mutlu (2008) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Boş Zaman Motivasyon Ölçeği, 317 gönüllü katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde istatistiki yöntem olarak frekans dağılımları ikili gruplar için T-testi çoklu gruplar için anova analizleri ve ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde katılımcıların boş zaman engellerine yönelik algıları ortalamanın üzerinde olduğu tesis eksikliği ile yeterli zaman bulma boyutlarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Boş zaman motivasyon düzeylerinde yüksek özdeşim-içe atım ve bilmek başarmak boyutlarının daha belirgin olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ile boş zaman motivasyon düzeyleri arasında ilişki saptanamamıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular demografik değişkenler açısından değerlendirildiğinde her iki ölçek arasında cinsiyet ve yaş değişkenleri arasında anlamlı derecede farklılıklar belirlenmiştir.
Fiziksel aktivite amaçlı park ve rekreasyon alanlarının kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı; Yerel yönetimler ve bazı özel kuruluşlar tarafından yaptırılan park ve rekreasyonel alanlarının kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Yapılan bu araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Ümraniye ilçesindebulunan park ve rekreasyon alanlarını kullanan 18 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturmuştur. Bu evrenden gönüllü olarak araştırmaya 640 birey katılmıştır. 640 bireyden elde edilen veriler incelendiğinde, katılımcılardan bazılarının sorulara eksik ya da hatalı cevaplar vermiş oldukları belirlenmiş, bu neden dolayı araştırmanın örneklemi 596 katılımcıdan oluşmuştur [%68.5 (408)'i kadın, %31.5 (188)'i erkek]. Veri toplama aracı olarak geçerliği ve güvenirliği Gümüş (2016) tarafından kanıtlanan Rekreasyon Alanı Katılım Engelleri (RAKE) ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde;katılımcılarınfiziksel aktivite amaçlı park ve rekreasyon alanlarının kullanımengellerinin medeni durum, cinsiyet,eğitim durumu, yaş, spor yapma sıklıklarına ve geliş nedenlerine, göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir.
12 – 14 yaş obez çocuklarda rekreatif amaçlı yürüme egzersizinin benlik saygısı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; rekreatif amaçlı yürüyüş egzersizinin obez çocuklarda benlik saygısı üzerine etkisinin incelenmesidir. Yaşları 12-14 arasında değişen 20 obez sedanter çocuk çalışmanın deney gurubunu, yine yaşları 12-14 arasında değişen 20 obez olmayan sedanter çocuk ise kontrol gurubunu oluşturmuştur. Deney gurubu 8 haftalık rekreatif amaçlı yürüyüş egzersizine tabii tutulmuş olup, kontrol gurubu ise herhangi bir egzersiz faaliyetine tabii tutulmamıştır. Araştırmada bireylerin benlik saygısı düzeylerinin belirlenmesinde on sorudan oluşan Rosenberg benlik saygısı ölçeğinin alt kategorisi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 22 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak özetlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; Rekreatif amaçlı yürüyüş egzersizi yapan deney gurubunun benlik saygısı düzeylerinde istatiksel olarak anlamlı derecede iyileşme saptanırken, kontrol gurubunu oluşturan bireylerin benlik saygısı düzeylerinde istatiksel olarak herhangi bir değişiklik saptanmamıştır. Sonuç olarak rekreatif amaçlı yürüyüş egzersizlerinin obez çocuklarda vücut kitle indekslerindeki iyileşmeyle birlikte bu iyileşmeye bağlı olarak benlik saygısı düzeylerinde olumlu etkiler yarattığını söyleyebiliriz.
Spor yapan işitme engelli bireyler ile spor yapmayan işitme engelli bireylerin bazı psikolojik özelliklerinin karşılaştırılması
Diğer engelli bireyler gibi, işitme engelli bireyler de birtakım sorunlarla karşı karşı kalmaktadırlar. Bu sorunlar arasında psikolojik sorunlar da bulunmaktadır. Kaygı, atılganlık ve çekingenlik işitme engelli bireylerde sahip oldukları engellilik özellikleri nedeniyle ortaya çıkabilecektir. Söz konusu duyguların olumlu yönde gelişmesi noktasında kullanılması mümkün olan araçlardan biri de spordur. Bu çalışmanın amacı, sporun, işitme engelli bireylerin kaygı ve çekingenlik sorunlarını çözme noktasında etkili olup olmadığının anlaşılmasıdır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Gaziantep Bölgesinde 95 kişi katılımcı olarak seçilmiştir. Rathus Atılganlık Ölçeği, Durumluk-Sürekli Kaygı ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 23,0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda spor yapan kişilerin atılganlık düzeylerinin daha yüksek olduğu, sürekli kaygı ve durumluluk kaygı düzeylerinin ise spor yapmayanlarda yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Spor yapan ve yapmayan engelli bireyler arasında ise herhangi bir fark gözlemlenememiştir.
Sedanter kadınlarda 8 haftalık rekreatif etkinlikli yürüyüş egzersizinin benlik saygısı üzerine etkisi
Yapılan bu çalışmada rekreatifetkinlikli yürüyüş egzersizlerinin sedanter kadınlarda benlik saygısı üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmaya batman il merkezinde ikamet eden 20 kontrol ve 20 deney gurubu olmak üzere toplam 40 sedanter bayan katılmıştır. Araştırmaya katılan deney grubunun yaş ortalaması, 37,11 ± 0,63, kontrol grubunun yaş ortlaması ise; 36,85± 0,72 olarak tespit edilmiştir. Deney grubu 8 haftalık yürüyüş egzersizine tabii tutulmuş, kontrol grubu ise; herhangi bir aktiviteye tabii tutulmamıştır. Çalışmamızda; Rosenberg benlik saygısı ölçeğinin 10 soruluk olan alt kategorisi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 25 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak özetlenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine dair analiz Shapiro-Wilk testi ile test edilmiş olup, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bağımsız guruplar arasındaki farklılık ise bağımsız guruplar arasındaki karşılaştırma IndependentSample T-Testi ile analiz edilmiştir. Grup içi öntest ve sontest karşılaştırmada ise PairedSamples T Testi kullanılmıştır. Bu çalışmada hata düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonunda kontrol ve deney grubunun sontest sonuçlarının karşılaştırılmasında bütün soruların sontest değerlerinde deney grubuna ait değerlerin kontrol grubu değerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05).
Akademik personelin rekreasyonel faaliyetlere katılımlarını engelleyen faktörlerin belirlenmesi (Batman Üniversitesi örneği)
Bu çalışmanın amacı; Batman Üniversitesinde görev yapan akademik personelin rekreasyonel faaliyetlere katılımlarını engelleyen faktörlerin incelenmesidir. Araştırmaya batman üniversitesi batı raman kampüsünde görev yapan 200 akademisyen katılmıştır. Bu araştırmada önce mevcut literatür taraması yapılmış ve konuyla ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmada akademisyenlerin rekreasyonel faaliyetlere katılımlarını engelleyen faktörlerin tespitinde "boş zaman engelleri ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 22 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak özetlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; akademisyenlerin rekreasyonel faaliyetlere katılımını engelleyen faktörlerin anketteki demografik bilgilerle, alt boyu toplam puanları arasında değişkenlere göre çeşitli farklılıklar ortaya çıktığı saptanmıştır. Sonuç olarak üniversitede görev yapan akademisyenlerin rekreasyonel faaliyetlere katılımını etkileyen faktörlerde, ölçekte yer alan alt boyutların birbirinden bağımsız olarak, az ya da çok etkili olduğunu düşünülmektedir.
Lise öğrencilerinin sosyal destek ile fiziksel aktivite düzeylerini arasındaki ilişkinin incelenmesi
İnsanlar doğumlarından itibaren toplumdaki diğer bireylerle etkileşim içerisinde yaşarlar. Bu sebeple insanlar arasında gelişen sosyal ilişkilerin bireylerin yaşam standartları üzerinde ciddi etkiye sahiptir. Zira sosyal ilişkilerin istendik yönde olmaları durumunda bireyin hem yaşamsal hem de psikolojik iyi oluş halleri istendik yönde olurken, ilişkilerin olumsuz olması durumunda aksi bir sonuç gözlemlenir. Bireyler herhangi bir sorunla karşılaştıklarında ve stres düzeylerini yükselten bir durum meydana geldiğinde çevrelerinde onlara yardımcı olacağını bildiği insanların olmasını isterler. Bu noktada devreye sosyal destek kavramı girmektedir. Sosyal destek, bireyin ihtiyaç duyduğu durumlarda diğer birey ve kurumlardan elde ettiği maddi ve manevi yardımların tümü olarak tanımlanabilir. Bireyin hayatını olumlu etkileyen konulardan biri de fiziksel aktivitedir. Özellikle günümüzde teknolojinin getirdiği yenilikler bireylerin fiziksel olarak daha pasif olmalarına neden olmaktadır. Bu durum ise ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkması ile sonuçlanabilir. Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinde sosyal destek ile fiziksel aktivite arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın amacına ulaşmak için anket yöntemi kullanılmış ve 980 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sosyal destek ile fiziksel aktivite arasında ilişki vardır.
Akademisyenlerin örgütsel sinizme ilişkin algılarının örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Batman Üniversitesinde görev yapan akademik personelin örgütsel sinizme ilişkin algılarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Batman Üniversitesi Batı Raman Kampüsünde görev yapan 205 akademisyen katılmıştır. Bu araştırmada önce mevcut literatür taraması yapılmış ve konuyla ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerini belirlemek için Sağır ve Oğuz (2012) tarafından geliştirilen örgütsel sinizm ölçeği ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek amacıyla Balay (2000) tarafından geliştirilen örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 22 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak özetlenmiştir. Yapmış olduğumuz çalışma sonucunda araştırmaya katılan öğretim elemanlarının, örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık alt boyutları ile demografik değişkenler arasında anlamlılık yönünden farklılıklar gözlenmekle birlikte örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının belirlenmesi
Araştırmada, Batman ili merkezinde bulunan liselerin 9. Sınıfında kayıtlı bulunan öğrencilerin boş zamanlarını nasıl değerlendirdikleri ve boş zamanlarını değerlendirmeye ilişkin tutumlarını ortaya koymak amacıyla nicel verilerin toplanması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Batman il merkezindeki liselerin 9.Sınıflarında okuyan 216’ si erkek ve 193 kız olmak üzere toplam 409 gönüllü öğrenci katılmıştır. Araştıranın sonuçlarına bakıldığında; öğrencilerin boş zaman faaliyetlerine ilişkin bilişsel, duyuşsal ve davranışsal alt boyutlardaki tutumlarının cinsiyetleri, annelerinin eğitim düzeyi, öğrencilerinin ailelerinin yaşadığı yer, bir işte çalışıp çalışmamaları açısından farklılık bulunmamaktadır. Spor lisesinde okuyan öğrenciler ile genel akademik ve imam hatip liselerinde okuyan öğrenciler arasında duyuşsal alt boyutta fark bulunmaktadır. Mesleki teknik liselerde okuyan öğrenciler ile diğer hiçbir grup arasında ise istatistiksel olarak fark bulunmamaktadır. Aktif bir spor ile uğraşan öğrenciler ile uğraşmayanların tutumlarının bilişsel alt boyutta farklılık göstermemekte öte yandan duyuşsal ve davranışsal alt boyutlarda anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Babaların eğitim durumunun öğrencilerin boş zaman faaliyetlerine ilişkin tutumları üzerinde duyuşsal ve bilişsel alt boyutlarda önemli değil iken, davranışsal alt boyutta önemli olduğu görülmektedir. İlkokul mezunu babaların çocuklarının en yüksek aritmetik ortalamaya sahiptirler. Öğrencilerin günlük boş zaman sürelerinin onların boş zaman faaliyetlerine ilişkin tutumları duyuşsal ve bilişsel alt boyutlarda farklılık göstermektedir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi, İki Ortalama Arasındaki Farkın Önemlilik Testi, Tukey HSD Testi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma sonuçları incelendiğinde 9. Sınıf bireylerinin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının, alt boyut değişkenlerine göre farklılıklar gösterdiğini söylene bilinir.
Boş zaman faaliyeti olarak bisiklet sporu yapan bireylerin benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; boş zaman faaliyeti olarak bisiklet sporu yapan bireylerin benlik saygısı düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 18-25 arasında değişen, Gaziantep ile Batman illerinde ikamet edip, rekreasyon amaçlı bisiklet sporuyla uğraşan gönüllü 100 erkek ile yine Batman ve Gaziantep illerinde ikamet eden ve sedanter bir yaşam sürdüren gönüllü 100 erkek birey katılmıştır. Araştırmaya katılan bireyler tesadüfi yöntem ile seçilmiştir. Araştırmada bireylerin benlik saygısı düzeylerinin belirlenmesinde on sorudan oluşan Rosenberg benlik saygısı ölçeğinin alt kategorisi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 25 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak özetlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda rekreasyon amaçlı bisiklet sporu yapan grubun benlik saygısı düzeylerinin, sedanter yaşam süren bireylerin benlik saygısı düzeylerinden anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak benlik saygısının bireylerin fiziksel görünümleri ile ilişkili olduğunu ve rekreasyon amaçlı da olsa yapılacak olan fiziksel aktivitelerin bireylerin benlik saygısı düzeyleri üzerinde olumlu değişimler yarattığını söyleyebiliriz.