Theses supervised by Doç. Dr. Abdullah Durmuş

10 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Fıkhi açıdan paya dayalı kitle fonlaması

Küresel boyutta tün dünyayı etkisi altında alan 2008 ekonomik krizi, beraberinde kitle fonlamasını gündeme getirmiştir. Kitle fonlamasının gündeme gelmesiyle ve tüm Dünya'da insanların ilgisini çekmesiyle farklı modeller geliştirilmiştir. Bu modellerden bir tanesi de bu çalışmamızın konusu olan paya dayalı kitle fonlaması modelidir. Paya dayalı kitle fonlamasının temel amacı, girişim şirketinin sermayesini temsil eden ve elinde bulundurana ortaklık hakkı veren paylar karşılığında platformlar aracılığı ile halktan para toplanması olarak ifade edilmektedir. Bu çalışma, paya dayalı kitle fonlamasının mahiyetini, taraflarını ve uygulamasını detaylı bir şekilde ele aldıktan sonra, bu modelde yer alan tarafların fıkhi ilişkileri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda, İslam hukukuna uygun olan ilişkiler belirtilmiş ve uygun olmayanlar için öneriler sunulmuştur. Diğer taraftan, paya dayalı kitle fonlaması ile finansman alan girişim şirketinin sermayesi, ihraç edilen payları ve kâr/zarar dağılımı, medenî hukuk ile İslam hukuku arasında karşılaştırılarak tahlil edilmiştir. Bu değerlendirmeler sayesinde, paya dayalı kitle fonlamasının İslam hukukundaki hükmü tespit edilmeye çalışılmıştır.

FinansmanFıkıhKitlesel fonlama+4
Muhammed Çıtak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İ`lâmü'l-Muvakkı`în adlı eseri çerçevesinde İbn Kayyım'ın mali muamelat konularındaki görüşleri

Çok yönlü bir alim olan İbn Kayyım'ın, İslâmî ilimlerin neredeyse her alanında yetkin bir kimliğe sahip olmasından dolayı, genel anlamda fıkıh özelde ise mali muamelata ilişkin görüş ve yaklaşımlarının bilinmesi önem arz eden bir konudur. İbn Kayyım'ın mali muamelata dair görüşlerine yer verdiği en geniş eseri ise, inceleme konumuz olan İ`lâmü'l-Muvakkı`în adlı eseridir. Bu araştırma, İbn Kayyım'ın bu eserindeki mali muamelat konularındaki yaklaşımını ele almaktadır. İbn Kayyım, İ`lâmü'l-Muvakkı`în adlı eserinde mali muamelata ilişkin her meseleyi ele almamaktadır. Eserde mevzu bahis yaptığı mali muamelat konularını ise tüm boyutları ile incelememektedir. İncelediği kimi meseleye de istitradî bir yöntem ile yer vermektedir. İbn Kayyım, İ`lâmü'l-Muvakkı`în adlı eserinde mali muamelat meselelerini, daha çok kıyas, istihsan, hikmet ve hile kavramları etrafında mütalaa etmektedir.

KayyımKur'an-ı KerimMuamelat+3
Hüseyin Yalçın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Girişim sermayesi ve İslam hukuku açısından tahlili

Bu çalışma Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarının finansman yöntemlerini İslam hukuku bağlamında tartışmaktadır. Ele alınan finansman yöntemleri temelde hisse alımı ve hisseye dönüştürülebilir tahvil alımı şeklindedir. Söz konusu finansman yöntemlerine tezin iki ana bölümünde yer verilirken, tarafların fıkhî durumu ayrı bir bölümde incelenmiştir. Araştırma, tartışma ve mukayese yöntemlerinin kullanıldığı çalışmanın birinci bölümünde girişim sermayesi ile melek yatırımcı kavramı ve tarihsel gelişimi; yatırım aşamaları ve yatırımdan çıkış stratejileri incelenmiştir. İkinci bölümde ise hisse alımıyla yapılan finansman irdelenmiştir. Hisse senedi türlerinin açıklandığı bu bölümde ayrıca hisse senetlerinin fıkhî değerlendirmelerine yer verilmiştir. Hisseye dönüştürülebilir tahvillerin ele alınıp tartışıldığı üçüncü bölümde ise bu tahvillerin mahiyeti, yatırımcısı ve ihraççısı açısından olumlu ve olumsuz olabilecek yönlerine değinilmiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin fıkhî tahlili dördüncü bölümde yapılmıştır. Yine bu bölümde hisse alımıyla yapılan finansmanın değerlendirilebilmesi için İslam hukukundaki inan ortaklığı ve mudârebe akdine yer verilmiştir. Literatürde girişim sermayesi ve mudârebe akdi arasında benzerlik kurulduğu görülmüştür. Bu benzerliğin Türkiye uygulamasıyla ne kadar uyumlu olduğu tartışılmıştır. İslam hukuku açısından hisseye dönüştürülebilir tahviller karz akdi bağlamında ele alınmıştır. Girişim sermayesi uygulamasında pay sahipliği sözleşmesinin atipikliği nedeniyle, İslam hukuku açısından belli bir akit altında değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı kanaatine varılmıştır. Anahtar kelimeler: Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları, Mudârebe, İnan, Karz, Hisse Senedi, Hisse Senedine Dönüştürülebilir Tahviller.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarıHisse senedi ile değiştirilebilir tahvilHisse senetleri+4
Abdullah Kuluç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
20
Master'sOpen AccessTR

Tekafül sigortacılığında Malezya uygulaması

Çoğunlukla tekâfül olarak adlandırılan İslâmî sigortada klasik akitlerle modern sigortacılık uygulamasını bir araya getiren değişik modeller uygulanmaktadır. Tezin amacı, tekâfülde dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan Malezya'nın tekafül tecrübesini ve uygulamasını incelemek ve Türkiye için örnek alınabilecek yönlerini ortaya koymaktır. Tezde, uygulamadaki benzerliklere bağlı olarak ilk önce konvansiyonel sigortaya değinilmiştir. Tekâfül sigortacılığı ile ilgili temel bilgilere yer verilirken faiz ve garar gibi unsurlar da incelenmiştir. Malezya'daki tekâfül uygulamalarıyla ilgili fıkhî tartışmalar sunulmuştur. Malezya hukuk sisteminin modern hukuka, dolayısıyla da İngiliz hukukuna dayalı olduğu bilinen bir olgudur. Konvansiyonel ve İslâmî olmak üzere ikili bankacılık sistemi uygulanan Malezya'da, finansal sistemin Merkez Bankası'na bağlı olmasından dolayı iki sistem arasında uygulama benzerlikleri olsa da mevzuatta farklılıklar olduğu müşahede edilmiştir. Türkiye'deki hukuk sistemi ise karma bir yapıdadır ve İslâmî hukuk alternatifi sunulmamaktadır. Uygulama ve kararlarındaki referanslarını İslâmî hukuktan değil de dünyadaki farklı beşeri hukuk sistemlerinden alması gibi sebeplerden ötürü Malezya'nın tekâfül tecrübesinin Türkiye'ye aktarımı pek mümkün görünmemektedir. Malezya'da ise kanun ve hükümler İslâmî hukuktan referanslar almakta ve şerî mahkeme alternatifi sunulmaktadır. Tekâfül alanında Türkiye'nin hâlihazırda kurulan akit türlerinden faydalanarak yeni bir akit türü geliştirmesinin ve uygulamalarıyla kendi tecrübesini edinmesinin daha faydalı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, tezde bahsi geçen ve kullanılan diğer akitlere alternatif olabilecek vedîa modelinin yapılacak belli başlı bazı değişikliklerle Türkiye'de uygulanabilirliğinin araştırılması tavsiyesiyle çalışma sonlandırılmıştır.

MalezyaSigortaSigortacılık+1
Yasin Şahin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Mudârabe sözleşmesinde kâr

Bu çalışma, katılım bankacılığı fon toplama işleminde esas alınan mudârabenin mahiyetini, uygulamasını ve kârını tartışmaktadır. Tezimizde mudârabe ve kârı üç aşamada ele alınmış ve bu aşamalar aynı zamanda tezin ana bölümleri olarak tasarlanmıştır. Birinci bölümde klasik mudârabenin ortaklıktan ziyade kendine özgü bir akit olduğu vurgulanmış ve faizsiz bankacılık sisteminde uygulanmakta olan mudârabe ile mukayesesi yapılmıştır. Ardından kâr ve kârla ilgili kavramlar ele alınmış ve fıkıhtaki kâr oluşum sebepleri, iktisattaki kâr oluşum teorileriyle karşılaştırılarak incelenmiştir. İkinci bölümde klasik mudârabe kârının tahakkuku, istihkakı ve dağıtımı ele alınmıştır. Bu bölümde tarafların işletim sürecindeyken kâr üzerindeki haklarının niteliği belirlenmiş, mudârabe kârı ve kârının dağıtımı ile ilgili meseleler ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde faizsiz bankacılık sisteminde tatbik edilen mudârabenin mahiyeti, işleyişi ve tartışmalı konuları ile katılma hesabının kârının tahakkuku, hesaplanması ve dağıtımı ele alınmıştır. Buna bağlı olarak katılma hesabından ayrılan rezervlerin, karşılıkların, masrafların, vadesinden önce çekilen sermayenin kârının ve bankanın havuzdan günlük olarak aldığı kâr payının fıkha uygunluğu tartışılmıştır.

Fon sistemiFon yönetimiKar+4
Cemal Kalkan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finans kuruluşlarında fıkhi uygunluk yönetimi

İslami finans kuruluşlarının kendilerine özgü faaliyet yapıları, kurumsal yönetim sistemi çerçevesinde bir fıkhi uygunluk yönetim sisteminin varlığını gerektirmektedir. Bununla birlikte söz konusu sistemin kapsamı, sınırları, yapısı ve uygulanması ülke ve kuruluş bazında farklılık arz edebilmektedir. Bu çalışma, İslami finans kuruluşlarında fıkhi uygunluk yönetim sistemine ilişkin mevcut standartları ve düzenlemeleri mukayeseli olarak incelemektedir. Bunun için öncelikle literatür taraması yapılarak konunun çerçevesi belirlenmiştir. Konuya ilişkin uluslararası standartlar Türkçe'ye çevrilmiş, kapsam ve içerik açısından karşılaştırılmıştır. Diğer taraftan farklı ülkelerin konuyla ilgili yaptığı düzenlemeler taranmış ve ayrıntıları mukayese tablosunda özetlenmiştir. Netice olarak, İslami finans kuruluşlarında fıkhi uygunluk yönetim sistemine ilişkin uluslararası standartların konuya farklı açılardan yaklaştığı ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, mevcut durumda konuya ilişkin en ideal düzenlemelerin Malezya, Türkiye, Bahreyn, Pakistan, Ürdün, Umman ve Nijerya tarafından yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

DenetimFinans kurumlarıKurumsal yapı+6
Bilal Soysal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda sınai mülkiyet hakkı ve 1879 İhtira Beratı Beratı Kanunu'ndan günümüze patent hakkı

Bu tezin temel amacı, günümüz dünyasında sanayi ve teknoloji alanında yaşanan baş döndürücü gelişmeler nedeniyle önemli bir iktisadi değer oluşturan ve bu yüzden de hukuk sistemlerinin temel konularından biri haline gelen sınai mülkiyet haklarının İslam hukuk sisteminde nasıl bir karşılığının bulunduğunu tespit etmeye çalışmaktır. Tezde, doktrindeki ve hukuki düzenlemelerdeki tanımlamalar ışığında sınai mülkiyet hakları tanımlanarak, İslam hukukunun hak ve mülkiyet teorileri çerçevesinde bu hakların İslam hukukundaki karşılığı incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca patent hakkıyla ilgili Osmanlı döneminden günümüze kadar yapılmış olan hukuki düzenlemeler özetlenmiştir. Bu çalışmanın neticesinde, sınai mülkiyet haklarının İslam hukukunun hak ve mülkiyet müesseseleri içerisinde yer bulabileceği, sınai mülkiyet haklarının İslam hukuku bakımından da ekonomik bir değer olarak kabul edilebileceği ve bu hakların hukuki işlem ve muamelelere konu olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş olan sınai mülkiyet hakları ile ilgili İslam hukukçularının daha kapsamlı çalışmalar yapması gerektiği, diğer hukuk sistemlerinde olduğu gibi, İslam hukukunda da sınai mülkiyete ilişkin içtihatlar oluşturulması düzenlemeler yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Fikri ve sınai mülkiyet haklarıHakPatent hakkı+2
Bilal Şamat
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fıkhî açıdan kripto para sistemi-Bitcoin örneği-

İnsanlık tarihi boyunca para şekil değiştirmiş, deniz taşlarından kümes hayvanlarına kadar birçok şekle bürünmüş, sonrasında altın başta olmak üzere değerli madenlerden imal edilmiştir. Altın'ın mübadele aracı olarak kullanımı dünya çapında revaç görmesine rağmen günlük yaşamda para olarak basımı ve tedavülü zamanla azalmış onun yerine insanlar ihtiyaca binaen kâğıt paralar üretmişler ve kullanmışlardır. Kâğıt formundan sonra bilgisayar ortamına giren ve elektronik cihazlarda transferi yapılan paranın, bu ortamlarda birçok türevi ortaya çıkmıştır. Bunlardan bir kısmı devletin bastığı paraların dijital ortamlardaki temsilini sağlayan kaydi paralar olarak üretilirken bir kısmı da herhangi bir otoritenin hâkimiyeti altında olmaksızın üretilmiş ve kullanıcıları arasında Kripto Para ismiyle şöhret bulmuştur. Bu çalışmada; 2009 yılında ortaya çıkan ve günümüze kadar dünya çapında milyar dolarlık ticaret hacimlerine ulaşan Kripto Para diye tabir edilen yazılımların ilki ve en meşhuru olan Bitcoin ele alınmış ve Para kavramı incelendikten sonra, Bitcoin özelinde kripto yazılımların İslam Hukuku açısından durumu değerlendirilmiştir.

BitcoinKripto para birimiSanal para+2
Fatih Özden
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fıkhî açıdan çocuklara yönelik sosyal içerikli koruyucu tedbirler

Sıhriyyet bağlarıyla kurulan ve toplumdaki her bireyin bakım ve temel ihtiyaçlarına cevap bulduğu aile kurumu, çeşitli nedenlerle her birey için aynı sosyal ve hukuki imkânları sunamamaktadır. Tezimizin temel konusu; çeşitli sebeplerle aile kurumundan mahrum kalan bireylerin hak ve yükümlülükleri ve ilgili şahıslara yönelik mevcut uygulamada yer alan sosyal içerikli koruyucu tedbirlerin fıkıh perspektifinden ele alınarak değerlendirilmesidir. Nitekim İslam dini gerek Kur'ân'ı Kerîm'de gerekse Hz. Peygamber'in öğretileriyle (s.a.v) kimsesiz çocukların hakları ve yükümlülükleri üzerine pek çok uygulama ve çözüm önerisi sunmuştur. Toplumsal değişmeler, yaşam koşullarının zorlaşması, aile içerisinde çocuğa yönelik şiddet, boşanmalar, evlilik dışı beraberlikler, ekonomik sıkıntılar, içki, kumar vb. kötü alışkanlıkların artması, savaşlarda, kazalarda ve afetlerde toplu ölümlerin olması, toplumun tüm yapılanmalarında etkisini göstermiş; bunun yanı sıra, fertler bazında en büyük etki bakıma muhtaç kimsesiz çocuklar üzerinde gerçekleşmiştir. Özellikle günümüzde sokaklarda yaşayan, çeşitli suçlara ve kötü alışkanlıklara karışan ve isimleri bu suçlarla anılan kimsesiz çocuklarla ilgili problemler toplumların sosyal bir gerçekliği olarak gerek resmi kurum ve kuruluşlar gerek sivil örgütler aracılığı ile çözüm beklemektedir. İbadet hükümlerinin yanı sıra hayatın her alanında düzenlemeler getiren İslam dininin kimsesiz çocuklar hususuna yaklaşımının ve çözüm önerilerinin tespiti bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çocukluk kavramı tanımlanarak çocuğun korunma hakkı ve çocukları korumanın genel amacı üzerinde durulmuştur. Akabinde koruyucu tedbirlere muhatap olan çocuklar günümüz uygulaması ile fıkhi perspektiften tanımlanarak konuya muhatap olan zümre sınırlandırılmıştır. Çocuklar hakkında günümüz uygulamasında koruma tedbirinin alınması ve sonuçlarının değerlendirilmesiyle birinci bölüm tamamlanmıştır. Çocuk için uzun vadeli aile yanında bakım modellerinden evlat edinme uygulaması ve fıkhi yönü bu araştırmanın ikinci bölümünü oluşturmaktadır. Son bölüm ise evlat edinme uygulamasına göre daha kısa süreli olmakla beraber hükümleri ve uygulanış yönüyle de pek çok yönden farklılaşan "Koruyucu Aile" ile "Kurum Bakımı" modellerinin izahı ve fıkhi açıdan değerlendirilmesini içermektedir. Araştırma esnasında söz konusu uygulamalar Medeni Hukuk/İslam Hukuku zemininde tarihsel süreçteki uygulamalar ile günümüz uygulamaları kıyaslanarak sunulmuştur. Çocukların korunmasını sağlayan resmi kurum "Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü "dür. Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, sosyal hizmet ve yardım uygulamalarıyla korunmaya muhtaç çocuklara himaye sağlamayı amaçlamaktadır. Kimsesiz çocukların himayesi ve bakımı ile ilgili mevcut uygulamalar değerlendirildiğinde, söz konusu çocuklar açısından öncelikli tercihin aile yanında bakım olduğu fakat böyle bir ailenin bulunmaması durumunda ya da çocuk veya ebeveynden kaynaklanan bazı zorunlu sebepler bulunması halinde çocuk için kurum bakımının tercih edildiği tespit edilmiştir. Bu bakım yöntemlerinin uygulanma esasları ve İslam Hukuku'nun konu ile ilgili yorumu da araştırmanın esasını oluşturmaktadır. Nitekim Klasik Fıkıh kaynaklarında konunun "Lakît" ve "Yetim" başlıklarıyla izah edilmiş olması, İslam dininin tarihsel süreçte kimsesiz çocukların bakım ve himayesine kayıtsız kalmadığını göstermektedir.

KorumaKoruma tedbirleriNesep+4
Ayşe Sis
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Mâlikî kaynaklarında nikahta şahitlik ve ilân

Bu çalışma Mâlikîlerin nikahta şahitlik ve ilân konusuna bakışını, delillerini ve bu hususta cumhurdan ayrılan görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Öncelikle giriş bölümünde genel hatlarıyla İslam hukukunda şahitlik konusu üzerinde durulmuştur. Mâlikîlerin görüşüyle karşılaştırmak maksadıyla birinci bölümde cumhurun nikahta şahitlik ve ilân hususundaki görüşleri incelenmiştir. Bu bağlamda cumhur alimlerinin nikah şahitliğine yaklaşımı tahlil edilmiştir. İkinci bölüm Mâlikî kaynaklarında nikahın ilânı konusuna ayrılmış, Mâlikî fakihlerin bu husustaki görüşü ve cumhura karşı itirazları kendi kaynaklarından hareketle kronolojik olarak incelenmiştir. Son bölümde Mâlikî kaynaklarında nikah şahitliği ve nikahu's-sir (gizli nikah) hususu derinlemesine tahlil edilmiş, bu konuda cumhurla olan ihtilafları ele alınmıştır.

Aile hukukuEvlilikMaliki+5
Ahmet Aktaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors