Theses supervised by Doç. Dr. Adem Yılmaz

15 theses · Kastamonu University, Batman University, Atatürk University

Master'sOpen AccessTR

Çevre eğitimi kapsamında tasarım tabanlı öğrenme yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığına, sürdürülebilir kalkınma görüşlerine ve epistemik inançlarına etkisi

Çevre eğitimi kapsamında tasarım tabanlı öğrenme yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığına, sürdürülebilir kalkınma görüşlerine ve epistemik inançlarına etkisi bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören 70 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adayları uygun örnekleme yöntemi kullanılarak, rastgele olacak türde belirlenmiş ve 1, 2, 3 ve 4.sınıf düzeyinde bulunan öğretmen adaylarından gönüllü ve istekli olarak katılım sağlayan kişilerden seçilmiştir. Araştırma sürecinde temel karma yöntemlerden olan çeşitleme deseni kullanılmıştır. Bu kapsamda nicel ve nitel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu, Çevreye Yönelik Duyuşsal Eğilimler Ölçeği, Çevre Davranış Ölçeği ve Sürdürülebilir Kalkınma Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel uygulama verileri betimsel ve çıkarımsal istatistikler ile nitel uygulama verileri ise içerik analizi çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından anlamlı farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığı, sürdürülebilir kalkınma ve epistemik inançlar konusunda farkındalık kazandıkları ifade edilebilir.

Aday öğretmenlerEpistemolojik inançlarSosyal bilgiler eğitimi+7
Sadık Tıkışoğlu
Kastamonu University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde fen eğitimine yönelik geliştirilen materyal tasarımlarının öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmada okul öncesi dönemde fen eğitimine yönelik geliştirilen materyal tasarımlarının öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmaya bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde bulunan 85 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yaklaşımlarından olan yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerini ölçen üç farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma sürecinde öğretmen adaylarına altı hafta boyunca materyal tasarımları yapmaları sağlanmıştır. Uygulama öncesinde ön test uygulama sonrasında ise son test uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler nicel veri analizine tabi tutulmuştur. Bu kapsamda betimsel ve çıkarımsal istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme becerilerinin son testler lehine anlamlı farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmen adaylarının materyal tasarımı yapmaları sonucunda eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünme eğilimlerinin arttığı ifade edilebilir.

Feyza Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının vatandaş bilimi'ne yönelik görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının vatandaş bilimine yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumların cinsiyet, sınıf seviyesi ve bölgesel farklılıklar açısından nasıl değiştiğini incelemektir. Çalışma, vatandaş bilimi projelerinin okul öncesi eğitimdeki önemini vurgulamayı ve bu projelerin eğitim programlarına entegrasyonunu desteklemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı karma bir araştırma desenine sahiptir. Nicel veri toplama aracı olarak 20 maddelik beşli Likert tipi "Vatandaş Bilimine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler, ölçek aracılığıyla Türkiye'nin yedi farklı bölgesindeki devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde öğrenim gören toplam 707 okul öncesi öğretmen adayından (412 kadın, 295 erkek) toplanmıştır. Nitel veriler, aynı bölgelerdeki 145 öğretmen adayı ile yapılan yüz yüze ve çevrimiçi görüşmelerle elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler, SPSS programı kullanılarak betimsel ve çıkarımsal istatistikler (bağımsız örneklemler t-testi ve ANOVA) ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise tematik analiz yöntemi ile kodlanmış ve ana temalar, alt temalar ve kategoriler belirlenmiştir. Çalışmanın bulguları, kadın öğretmen adaylarının vatandaş bilimine yönelik tutumlarının erkeklere göre daha olumlu olduğunu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermektedir. Sınıf seviyesi arttıkça vatandaş bilimi projelerine yönelik tutumların daha olumlu hale geldiği belirlenmiştir. Ayrıca, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki öğretmen adaylarının vatandaş bilimine yönelik daha olumlu tutumlara sahip olduğu, Karadeniz bölgesindeki öğretmen adaylarının ise daha düşük tutum puanlarına sahip olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları ışığında, vatandaş bilimi projelerinin okul öncesi eğitim müfredatına daha erken aşamalarda entegre edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, öğretmen adaylarının bu projelere yönelik yeterliliklerini artırmak için uygulamalı eğitim ve öğretmen eğitim programları düzenlenmelidir. Eğitimde bölgesel farklılıklar dikkate alınarak, projelerin tüm bölgelerde eşit şekilde uygulanabilmesi için gerekli kaynak ve malzeme desteği sağlanmalıdır.

Kübra Şahin Atılgan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının yapay zekâ uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, fen bilgisi öğretmen adaylarının yapay zekâ (YZ) uygulamalarına yönelik tutumlarını ve görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel amacı, öğretmen adaylarının YZ teknolojilerine yönelik tutumlarını anlamak ve bu tutumların cinsiyet, sınıf düzeyi ve bölge değişkenlerine göre nasıl farklılık gösterdiğini belirlemektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler, 245 fen bilgisi öğretmen adayına uygulanan Yapay Zekâ Uygulamaları Tutum Ölçeği (YZUTÖ) ile toplanmıştır. Nitel veriler ise, öğretmen adaylarına yöneltilen 10 yarı yapılandırılmış görüşme sorusuna verilen yanıtlar üzerinden elde edilmiştir. Katılımcılar, Türkiye'nin 7 farklı bölgesinden rastgele seçilmiştir. Nicel veriler için kullanılan YZUTÖ, 20 maddeden oluşan 5'li Likert tipi bir ölçektir. Nitel veriler, görüşme sorularına verilen yanıtların temalar, alt temalar ve kategoriler halinde analiz edilmesiyle toplanmıştır. Görüşme soruları, YZ uygulamalarının eğitimdeki potansiyel faydaları, öğretmen rolleri üzerindeki etkileri, yeterlilik düzeyi, etik kaygılar ve entegrasyon planları gibi konuları kapsamaktadır. Elde edilen nicel veriler, betimsel istatistikler ve çıkarımsal istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Bağımsız örneklemler t testi ve tek yönlü ANOVA, cinsiyet, sınıf düzeyi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı farklılıkları belirlemek için kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle temalar, alt temalar ve kategoriler halinde incelenmiştir. Araştırma sonuçları, öğretmen adaylarının genel olarak YZ teknolojilerine yönelik olumlu bir tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Ancak, cinsiyet, sınıf düzeyi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Kadın katılımcılar erkeklere göre daha olumlu tutum sergilerken, 3. sınıf öğrencileri diğer sınıf düzeylerine göre daha olumlu tutumlara sahiptir. Karadeniz bölgesindeki katılımcılar, YZ uygulamalarına en olumlu tutumu sergilemektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda, eğitim programlarının öğretmen adaylarının YZ teknolojileri konusundaki bilgi ve yeterliliklerini artıracak şekilde yeniden yapılandırılması önerilmektedir. Ayrıca, bölgesel farklılıkları azaltmak için eşit erişim ve destek sağlanması önemlidir. Eğitim stratejilerinin, cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılaştırılarak, öğretmen adaylarının YZ teknolojilerine yönelik tutumlarını iyileştirmeye yönelik olması gerektiği vurgulanmaktadır.

Mahmut Nacar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının yapay zekâ uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının yapay zekâ uygulamalarına yönelik tutumlarını ve bu teknolojilere dair görüşlerini belirlemektir. Araştırma, nicel ve nitel veri toplama yöntemlerini içeren karma bir desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ve 20 maddeden oluşan "Yapay Zekâ Uygulamaları Tutum Ölçeği" ile toplanmış, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme soruları aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki devlet üniversitelerinde eğitim gören 725 okul öncesi öğretmen adayı örnekleme alınmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Nicel bulgular, kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre YZ uygulamalarına yönelik daha olumlu tutum sergilediğini ve sınıf seviyeleri arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ancak, bölgeler arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve Doğu Anadolu ile Karadeniz bölgelerindeki adayların tutumlarının diğer bölgelere göre daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Nitel bölümde ise 120 öğretmen adayı ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, öğretmen adaylarının YZ teknolojilerine yönelik olumlu ve olumsuz yaklaşımlarını, yeterlilik düzeylerini ve bu teknolojilerin eğitimde kullanımına yönelik endişelerini ortaya koymuştur. Araştırma sonuçlarına dayanarak, YZ teknolojilerinin eğitimde etkin kullanımı için öğretmen adaylarına yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlenmesi, teknolojik altyapının geliştirilmesi ve öğretmenlerin YZ teknolojilerine yönelik farkındalıklarının artırılması önerilmektedir. Ayrıca, etik ve güvenlik konularında rehberlik sağlanması ve eğitim materyalleri ile destek kaynaklarının temin edilmesi, bu teknolojilerin eğitimde daha yaygın ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.

Gülşah Uysal
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve liderlik uygulamalarına yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma hedefleri (SKH) ve liderlik uygulamalarına yönelik tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın amacı, bu konulara yönelik farkındalık ve tutumların nasıl şekillendiğini, cinsiyet ve sınıf seviyelerine göre farklılıkları ve bu farkındalıkların eğitim programlarına entegrasyonunu değerlendirmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel veriler, 20 maddelik beşli Likert tipi bir ölçek ile toplanmış, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme soruları aracılığıyla elde edilmiştir. Nicel veri toplama aracı olarak "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Liderlik Uygulamaları Tutum Ölçeği" kullanılmış ve 389 okul öncesi öğretmen adayına uygulanmıştır. Nitel veriler ise 92 öğretmen adayı ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Veri analizi sürecinde, nicel veriler SPSS yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bağımsız örneklemler t-testi ve Tek Yönlü ANOVA kullanılarak cinsiyet ve sınıf seviyelerine göre farklılıklar incelenmiştir. Nitel veriler tematik analiz yöntemi ile kodlanmış ve ana temalar, alt temalar ve kategoriler belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, öğretmen adaylarının SKH ve liderlik uygulamalarına yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğunu göstermiştir. Kadın öğretmen adaylarının bu konulara yönelik tutumları erkeklere göre daha olumludur. Sınıf seviyelerine göre farklılıklar da anlamlı bulunmuş, özellikle 2. sınıf öğrencilerinin en yüksek tutum puanlarına sahip olduğu görülmüştür. Bölgesel analizlerde, Doğu Anadolu bölgesindeki öğretmen adaylarının en yüksek tutum puanlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Öneriler arasında, SKH ve liderlik uygulamalarının eğitim programlarına daha fazla entegrasyonu, liderlik eğitimlerinin güçlendirilmesi, çevre dostu eğitim materyallerinin kullanılması ve bölgesel farklılıkların dikkate alınması yer almaktadır. Ayrıca, küresel vatandaşlık ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bulgular, öğretmen eğitimi programlarının sürdürülebilir kalkınma ve liderlik becerilerine odaklanması gerektiğini göstermektedir.

Gülbahar Güzel Sekecek
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ uygulaması kullanımının okul öncesi öğretmen adaylarının akademik yazım becerilerine etkisi

Bu araştırma, yapay zekâ (YZ) destekli yazım araçlarının okul öncesi öğretmen adaylarının akademik yazım becerileri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemle gerçekleştirilen bu çalışmada, deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup oluşturulmuş ve toplam 126 katılımcı yer almıştır. Deney grubundaki öğretmen adayları altı hafta boyunca yapay zekâ destekli bir yazım uygulamasını akademik metin hazırlama sürecinde aktif olarak kullanmıştır. Nicel veriler ön test ve son test değerlendirme formu ile toplanmış; nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. SPSS programı aracılığıyla analiz edilen nicel veriler, yapay zekâ uygulamasının akademik yazım performansında anlamlı gelişmelere yol açtığını göstermiştir. Nitel bulgular, katılımcıların YZ uygulamalarını yazım sürecinde destekleyici, hata farkındalığını artırıcı ve yazma özgüvenini geliştirici olarak değerlendirdiğini ortaya koymuştur. Araştırma, öğretmen yetiştirme programlarında yapay zekâ tabanlı araçların bilinçli entegrasyonunun, akademik yazım becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Çalışma, eğitim teknolojilerinin etik ve pedagojik temellere dayalı kullanımının önemine de dikkat çekmektedir.

Çağatay Aydoğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Levha tipi türbülatörlerin ısı transferi ve akış karakteristliğinin deneysel olarak incelenmesi

Son dönemde teknolojinin hızla ilerlemesi ve gelişmesi, enerji konusunun giderek artan bir öneme sahip olmasına neden olmuştur. Enerjinin üretimi ve verimli bir şekilde kullanılması, fosil yakıtlar ve diğer kaynaklar üzerindeki baskılar göz önüne alındığında son derece kritik hale gelmiştir. Enerji kaynaklarının coğrafi olarak farklı bölgelere dağılımı ve bu bölgelerdeki istikrarsızlık faktörleri, enerji üretimi ve verimli kullanımı açısından daha da önemli hale gelmiştir. Artan enerji maliyetleri, insanları alternatif enerji üretim yöntemlerine yönlendirmiş ve enerji tüketiminde verimlilik artışı sağlama arayışına yöneltmiştir. Sanayi ve konutlarda kullanılan buhar ve sıcak su kazanları gibi sistemlerde, enerji kayıplarının büyük bir kısmı yüksek sıcaklıktaki baca gazının atmosfere atılmasıyla gerçekleşmektedir. Isı transferi için kullanılan ısı değiştiriciler ve eşanjörler, ısıtma-soğutma sistemlerinde ve enerji santrallerinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Isı değiştiriciler, su, hava ve gaz gibi doğrudan veya dolaylı temaslı olabilen tipleri içermektedir.Bu noktada, farklı türbülatör yöntemleri kullanılarak ısı değiştiricilerinin verimliliği üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Türbülatörler, baca gazı aracılığıyla dışarı atılan enerjinin kazan suyuna geri verilmesini sağlar. Duman borularından geçen baca gazının türbülansını artırarak geçiş hızını azaltır ve temas yüzeyini genişleterek, baca gazının taşıdığı ısıyı kazan suyuna aktarır. Günümüzde türbülatörler, bakır, alüminyum, galvaniz ve çelik gibi çeşitli malzemelerden ve kullanım amacına bağlı olarak farklı açılara sahip olarak üretilmektedir. Bu çalışmada, ısı transfer verimini artırmak amacıyla bakır borular içerisine farklı malzemelerden yapılmış levha ve spiral sac yerleştirilmiştir. Bu sistemde buhar ve hava akışkanları kullanılmıştır. Deneyin yapıldığı sistemde, ısıtılan su alt kısımdaki depoda tutulmuş ve boru aracılığıyla buhar olarak üst kısımda bulunan türbülatöre gönderilmiştir. Hava akış hızını değiştirebilmek için deney sisteminde bir fan kullanılmıştır. Türbülatörlü ve boş borulu deneyler gerçekleştirilmiştir. Galvaniz levha için yapılan hesaplamalarda, 2,5 m/s hızda en yüksek verim %23 olarak elde edilmiştir. Galvaniz spiral levha için yapılan hesaplamalarda ise 2,5 m/s hızda en yüksek verim %27 olarak elde edilmiştir. Paslanmaz çelik levha kullanıldığında ise 3,9 m/s hızda en yüksek verim %22 olarak belirlenmiştir. Paslanmaz çelik spiral levha kullanıldığında da 3,9 m/s hızda en yüksek verim %22 olarak tespit edilmiştir.

Basınç dalga makinasıIsı geçişi katsayısıYenilenebilir enerji
Amir Göloğlu
Batman University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Isı borusu kullanılan türbülatörlerin ısı transferlerine olan etkisinin deneysel analizi

Günümüzde kullanılan sistemler, enerjiyi daha verimli kullanmak için ısı transfer uygulamalarını kullanır. Isı eşanjörü, ısıyı bir sıvıdan diğerine aktarmak için kullanılan bir cihazdır. Isı eşanjörü genellikle soğutma, ısıtma, enerji santrallerinde ve kimya endüstrisinde kullanılır. Isı değiştiriciler, ısı değiştirici tipine göre direkt temaslı ve direkt olmayan temaslı olmak üzere iki kısımda ele alınmaktadır. Doğrudan sıvı teması olan bir ısı eşanjöründe farklı sıcaklıklarda bulunan akışkanların veya herhangi bir akışkan ve katı malzemeleri doğrudan karıştırır veya temas ettirir. Böyle bir ısı eşanjörüne iyi bir örnek, genellikle endüstriyel prosesler tarafından üretilen ısıyı uzaklaştırmak için kullanılan bir soğutma kulesidir. Doğrudan sıvı teması olmayan bir ısı eşanjöründe ise sıcak akışkan önce iki akışkanı ayıran bir yüzeye veya kütleye yönlendirilir. Bu ısı, bu yüzeylerden veya kütlelerden soğuk akışkana aktarılır. Yapılan bu çalışma bakır boru içerisinde ısı transferini arttırmak amacıyla, boru içerisinde mil kullanılması amaçlanmıştır. Bakır boru ve ısı borusu tabakalarından yapılan türbülatörler sayesinde ısı transferinin arttırılması sağlanmıştır. Deney sonuçlarına göre, bakır ve ısı borusu ile imal edilen türbülatörlerin etkisi incelenmiştir. 16 farklı hava akış hızlarında ölçülen sistemin giriş-çıkış sıcaklıkları grafiksel olarak gösterilmektedir. Bu farklı hava hızlarında ölçüm yapılmış olup paralel yönde akış sergileyen türbülatörlü ısı borusunun sıcaklık farkının yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Türbülatör kullanılması sıcaklık farkını etkilemiştir. Paralel akışlı türbülatörlü düz boru kullanıldığı durumda sıcaklık farkının en düşük olduğu, zıt akışlı türbülatörlü düz boru kullanıldığı durumda hava hızı 3,1 m/s'den sonra farkta azalmalar gözlenmektedir. Türbülatörsüz boru için değerlere bakıldığında randımansız değişmeler gerçekleşmiş olup hava hızının en üst değerde 1,7 m/s olduğu sıcaklık farkında artış gözlenmektedir. Türbülatörsüz boş boru ile karşılaştırıldığında zıt akışlı türbülatörlü ısı borusu kullanılması durumunda 0,8 m/s hızında %129 oranında, paralel akışlı türbülatörlü ısı borusu kullanılması durumunda aynı hava hızında %62 oranında sıcaklık farkı artışı olduğu hesaplanmıştır. Hava hızı 4,0 m/s olduğu durumda sıcaklık farkındaki verim zıt akışlı türbülatörlü ısı borusunda %170 oranında artış gözlenmiştir. Deney sonuçlarına göre bakırdan imal edilen türbülatörlerin ısıl verimleri, reynolds, basınç, ısı transfer değerleri çizilmiştir.

Isı enerjisiIsıtma enerjisiMekanik enerji
Helin Yıldız
Batman University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarlanan güneş enerjisi destekli kurutma sisteminde ananas kurutulmasının incelenmesi

Kurutma, ürün raf ömrünün uzatılması, nakliye ve depolama, besin ve ambalaj kaybı olmaksızın taşınması gibi avantajları nedeniyle tarım ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Tarım ürünlerini kurutmak için ekonomiktir, yüksek teknoloji gerektirmez, işletme ve bakım maliyetleri son derece düşüktür, yenilenebilir enerji kullanır, temiz ve çevre dostudur. Solar kurutma sistemleri üstünlüklerinden dolayı sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmada tasarlanan prototip bir kurutma kabında havalı güneş kolektörü kullanılarak ananas gıdasının kurutma işlemi yapılmıştır. Açık havada (ortalama 35-39°C), 70°C de, 60°C de ve 50°C de olmak üzere toplam dört farklı kuruma yöntemi incelenmiştir. Ananaslar ellişer gram olacak şekilde dilimlere ayrılmış olup kurutma alanlarına yerleştirilmiştir. Düzenli aralıklarla 30 dakikada bir ölçüm yapılmıştır. Elde edilen verilere dayanarak açık havada ve fırında farklı sıcaklıklarda gerçekleştirilen kuruma işlemi incelenmiştir. Sonuç olarak ananas gıdasının yaklaşık %85-87'sinin sıvı olduğu kurutma işlemi sonunda 50gr ananasların ağırlığının 6.5gr'a düştüğü gözlemlenmiştir. Kurutma işlemi boyunca en çok sıvı kaybının ilk saatler gerçekleştiği ve en büyük ağırlık farklarının ilk saatlerde oluştuğu gözlemlenmiştir. Açık havada gerçekleşen kuruma işlemine nazaran kurutma kabında farklı sıcaklıklarda gerçekleşen kuruma işlemlerinin daha hijyenik ve süre anlamında daha kısa olduğuna karar verilmiştir. Alınan ölçümlerden elde edilen verilerle yüzdelik nem değişimi, nem oranı ve nem içeriği hesaplanmıştır. Deney başlangıcında yüzdelik nem değişim oranı %87 iken deney sonucunda bu oran %3-4 arasında değişiklik göstermiştir. Aynı şekilde deney başlangıcında nem oranı 1 ve nem içeriği 6.69 olarak kabul ediliyorken deney sonucunda ise nem oranı 0.01 nem içeriği 0.04-0.08 arasında değişiklik gösterdiği gözlemlenmiştir. Tasarlanan gıda kurutma fırınında yapılan ananas gıdası kurutma işleminde geleneksel kurutma işlemine göre 70°C'de %50, 60°C'de %28 ve 50°C'de 12.5 verim artışı olduğu hesaplanmıştır.

Enerji sistemleri
Hevi Gizem Tekdal
Batman University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Birden fazla delikli dairesel kesitli türbülatörlerin ısıl performans parametrelerinin araştırılması

..Dairesel kesitli türbülatörler, endüstriyel ısı değiştiriciler ve boru sistemlerinde sıklıkla kullanılan önemli bileşenlerdir. Bu tür türbülatörler, akışkanın hareketi sırasında türbülans oluşturarak ısı transferini artırmaya ve akış direncini değiştirmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Dairesel kesitli türbülatörler, genellikle boru içine yerleştirilen ve akışkanın akış yönünde veya karşı yönde hareket eden kanatçıklardan oluşur. Bu çalışmada, dairesel kesitli türbülatörlerin tanımı, işlevi, tasarımı, uygulamaları ve performansı hakkında detaylı bir bilgilendirme sunulacaktır. Dairesel kesitli türbülatörlerin temel amacı, boru içindeki akışkanın akış özelliklerini değiştirerek ısı transferini artırmak ve enerji verimliliğini artırmaktır. Bu tür türbülatörler, borunun iç yüzeyine monte edilir ve akışkanın hareketi sırasında türbülans oluşturarak ısı transferini artırır. Bu türbülatörler genellikle metal veya plastik malzemelerden imal edilir ve çeşitli geometrik yapılarla tasarlanabilir. Dairesel kesitli türbülatörlerin tasarımı, ısı transferi performansı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Türbülatör kanatçıklarının boyutu, şekli, aralığı ve eğimi gibi faktörler, akışkanın akışını ve türbülans oluşturma kapasitesini belirler. Optimum tasarlanmış bir türbülatör, boru içindeki akışkanın türbülans seviyesini artırırken, aynı zamanda akış direncini minimize ederek enerji verimliliğini artırır. Dairesel kesitli türbülatörlerin uygulama alanları oldukça geniştir. Bunlar endüstriyel ısı değiştiriciler, kazanlar, boru hatları, buhar jeneratörleri, soğutma sistemleri ve havalandırma sistemleri gibi birçok farklı uygulamada kullanılır. Özellikle yüksek ısı transferi gerektiren endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak tercih edilirler. Dairesel kesitli türbülatörlerin performansı, ısı transferi ve basınç kaybı gibi önemli parametrelerle değerlendirilir. İyi bir türbülatör tasarımı, yüksek ısı transferi sağlarken, akış direncini minimize eder ve enerji verimliliğini artırır. Bu nedenle, türbülatörlerin performansını değerlendirmek için deneysel ve sayısal analizler sıklıkla kullanılır. Dairesel kesitli türbülatörlerin performansı üzerine yapılan araştırmaların birçoğu, farklı türbülatör tasarımlarının ısı transferi ve basınç kaybı üzerindeki etkilerini incelemiştir. Bu çalışmalar, türbülatör tasarımının ısı transferi performansı üzerindeki etkilerini anlamamıza yardımcı olur ve daha etkili türbülatör tasarımlarının geliştirilmesine olanak tanır. Sonuç olarak, dairesel kesitli türbülatörler, endüstriyel ısı değiştiriciler ve boru sistemlerinde kullanılan önemli bir bileşendir. İyi tasarlanmış ve optimal bir şekilde kullanılan türbülatörler, enerji verimliliğini artırabilir ve işletme maliyetlerini azaltabilir. Bu nedenle, türbülatörlerin tasarımı ve performansı üzerine yapılan araştırmaların önemi oldukça büyüktür ve gelecekte de bu alandaki çalışmaların devam etmesi beklenmektedir.

Isı enerjisi
Emre Yardımcı
Batman University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisi santralinin simülasyon ile gerçek verilerinin karşılaştırılması ve mevsimsel faktörler ile ilişkilendirilmesi: Batman ili örneği

Güneş, gezegenlere ve evrene ısı, ışık veren büyük bir gök cisimdir. İnsan hayatı içinde oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Çünkü güneşten yayılan enerji dünya üzerindeki yaşamın neredeyse tamamının var oluşuna katkısı oldukça büyüktür. Güneşten gelen bu enerji yani güneş enerjisi insan hayatında iklim, hava durumu gibi benzeri faktörleri direk olarak etkilemektedir, şüphesiz bu faktörler de insanoğlu yaşamına da yansımaktadır. Güneş enerjisi var olan enerjiler içerisinde doğal ve çevre dostu olan kaynaklardan biridir. Bu nedenden ötürü yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde de hem sınırsız ve tükenmeyen bir kaynak olması hem de temiz, güvenli ve diğer kaynaklara bağımlılığı azaltması açısından en çok tercih edilen kaynaklardandır. Dünya üzerinde bulunan nüfus sayısının artması ile birlikte var olan yenilenemez enerji kaynakları yani petrol, doğalgaz, nükleer gibi kaynakların devamlılığı sağlanamayacağı düşüncesi ile insanlar zamanla güneş enerjisi gibi sınırı olmayan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmişlerdir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi sisteminin kullanımı modern dönemde güneş enerjisi santralleri ile de yapılmaktadır. Bahse konu bu çalışmamızda Batman ilinin merkez ilçesine bağlı Çevrimova Köyü'nde kurulan güneş enerjisi santrallerinin gerçek verileri ile simülasyon verilerinin karşılaştırılmasının yapılması ve Batman iline ait sıcaklık değerleri, global güneş radyasyon değerlerinin de çalışmanın içine dahil edilmesi suretiyle var olan güneş enerjisi santrallerinin bahse konu veriler ile ilişkilendirmesini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ele aldığımız projenin 2018-2023 yılları ve arasındaki zaman dilimleri de dahil edilerek güneş enerjisi santralleri yatırımlarının enerji analizi gibi faktörlerde genellikle kullandıkları PVsyst 7.4 simülasyon programının etkisiyle ortaya çıkan verilerin gerçek analiz verilerine uygunluğunun belirlenmesi bu çalışmanın temelinde yatan yöntemdir. Ayrıca Batman ilinin seçilmesinin bir diğer faktörü de bölge ikliminin karasal iklime sahip olması ve yaz aylarının sıcak ve kurak, kış aylarının ise soğuk ve yağışlı geçmesinden dolayı güneş enerji santrali sisteminin Batman iline olan uygunluğunun belirlenmek istenmesidir.

Güneş enerjisi sistemleri
Ilğıt Tanyeri
Batman University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin elektrik enerjisini güneş enerjisi santralinden karşılaması için PVSYT programı ile bir modelin oluşturulması ve yatırımın finansal analizi

Türkiye'de nüfusun büyük bir kısmı yerel yönetim sınırları içinde yaşamaktadır. Bu durum, enerji ihtiyacının karşılanması, enerji verimliliğinin sağlanması ve sürdürülebilir kentlerin tasarlanmasında yerel yönetimlerin merkezi yönetim kadar önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini göstermektedir. Yerel yönetimlere bağlı su ve kanalizasyon idareleri, geniş hizmet alanları ve yüksek enerji maliyetleri nedeniyle enerji yönetiminde stratejik bir öneme sahiptir. Bu çalışma kapsamında Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) için elektrik enerjisinin güneş enerjisi santrali (GES) ile karşılanmasını amaçlayan bir model geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında, GES'in sistem tasarımı PVSyst programı ile gerçekleştirilmiş; üretim potansiyeli simüle edilmiş ve yatırımın farklı ödeme yöntemleri ile uygulanabilirliği analiz edilmiştir. Modelin uygulanmasıyla birlikte, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, sürdürülebilir ve yenilenebilir bir enerji kaynağı sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca, bu proje yerli ve yenilenebilir enerji kullanımını teşvik ederek bölgesel elektrik altyapısının güçlendirilmesine ve arz güvenliğine katkıda bulunacaktır. Çalışma sonuçları, önerilen modelin teknik ve finansal açıdan uygulanabilir olduğunu ortaya koymaktadır.

Fatma Sürer Taş
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kentin planlanmasında yenilenebilir enerjinin kullanımı

Sanayi Devrimi'nden sonra hız kazanan makineleşme, insan ve çevre üzerinde oluşturduğu ciddi olumsuz etkileri azaltmak amacıyla kentleşme yaklaşımlarında yeni düşünce biçimleri geliştirilmiştir. Doğal kaynakların tükenmesi, fosil yakıt kullanımının artmasıyla yükselen karbon salınımı ve neoliberal kentleşme süreçleri, çevre sorunlarını derinleştirerek küresel krizlere ve iklim değişikliklerine yol açmıştır. Bu bağlamda sürdürülebilir kentsel planlama ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı kaçınılmaz hale gelmiştir. Sürdürülebilir kent kavramı, küresel sorunların devam etmemesi adına; doğa ve insanla uyumlu, kaynakların verimli kullanılması amacıyla ortaya çıkmıştır. Kentsel paradigma olarak kabul edilen sürdürülebilir kentler ve yenilenebilir enerji kullanımının ana hedefi; karbon salınımının azalması, iklim krizinin durdurulması ve enerji adaletinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda sürdürülebilir kentler; fosil temelli enerji kullanımının minimize edildiği, kaynakların verimli kullanıldığı, sürdürülebilir ekonomik büyümenin ve yüksek refah düzeyinin sağlandığı, enerji adaleti ve demokrasisinin gözetildiği, topluluk katılımlı yönetim biçiminin benimsendiği bir kent modelidir. Bu çalışmada sürdürülebilir kentin özellikleri, avantajları, sınırlılıkları ve uygulanma biçimleri tartışılmıştır. Ekolojik modernizasyon, çevresel adalet, post-fordist kentleşme, enerji adaleti gibi teorilerle tartışma; çevresel, ekonomik ve sosyal bağlamda genişletilmiştir. Uygulanan kentsel politikaların sürdürülebilirlik kriterlerine ne ölçüde uyum sağladığı ve yenilenebilir enerji sistemlerinin kentlere nasıl entegre edilmesi gerektiği, araştırmanın cevap aradığı öncelikli sorulardır. Çalışmada günümüzdeki sürdürülebilir kent uygulamalarına ve ekolojik köylere yer verilmiştir. Sürdürülebilirliği farklı şekillerde uygulayan kentlerin incelemeleri çalışmada yer almaktadır. İncelenen dokuz kent aracılığıyla, net sıfır hedef sürecine yenilenebilir enerji kullanımının etkisi, net sıfır hedefleri, karşılaşılan zorluklar ve sosyal sürdürülebilirlik politikaları açısından ortaya çıkan sorunlar analiz edilecektir. Fosil temelli enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji sistemlerinin kullanımına geçiş, karbon gazı salınımını azalttığı için çevresel sorunları hafifletmektedir. Ancak adil geçişin sağlanamaması, neoliberal yaklaşımlar ve yeşil rant nedeniyle kentsel sürdürülebilirlik kısıtlanmaktadır. Sürdürülebilir kentleşmenin mümkünlüğü, ancak toplum katılımlı sosyal ve ekonomik politikaların teknik bilgilerle desteklenmesiyle var olabileceği sonucuna varılmıştır. Neoliberal politikaların sürdürülebilir kentler üzerindeki etkileri eleştirel bir bakış açısıyla ele alınarak, kent politikalarının iyileştirilmesine yönelik daha adil ve ekolojik yaklaşımlar ile sürdürülebilir kentleri değerlendirme yaklaşımı sunulmuştur.

Zelal Gezici
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni medyada beden, güzellik ve tüketim ilişkisinin eleştirel bağlamda incelenmesi

Kadın ve güzellik algısının artalanında erkek egemen yapının yer alması, kapitalist yapı ve tüketim arasındaki ilişkinin bu algıyı beslemesi neticesinde, kadının güzel olma çabası rızaya dönüşmektedir. Bu tez çalışması, kadının hegemonya ve rıza bağlamında ürettiği güzellik ve tüketimin beden üzerinden temsilini hem Kadınlar Kulübü portal içeriklerine hem de kadınların forumlarda oluşturduğu içeriklere göre incelemektedir. Kadının bu alanda tüketimin hem nesnesi hem de öznesi olması, kadının prosumer kimliğinin en önemli tezahürüdür. Bu nedenle tez çalışmasında, kadının prosumer kimliğinin artalanında eleştirel ekonomi politik ve Gramsci'nin hegemonya ve rıza kavramlarından yola çıkılarak kadının, tüketim ile çepeçevre kuşatılan yaşamı ve söylemleri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Kadınlar Kulübü evreni, içerik analizi ile rastlantısal olmayan örneklem türlerinden amaçlı örneklem yöntemi ile portal ve forum içerikleri sınırlandırılarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda kadın, Kadınlar Kulübünde erkek egemen bir yapıda güzellikle temsil edilmesini rıza ile kabullendiği, güzelliğin tüketim ile elde edilmesini doğallaştırdığı ve bizatihi kadının kendisi tüketimin aktarıcısı haline dönüştüğü görülmektedir. Böylece Kadınlar Kulübü, erkeğin kadın üzerinde iktidar kurduğu bir alandan, kadının kadın üzerinde güzellik ve tüketim ile oluşturduğu yeni bir iktidar alanı inşa etmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden, Güzellik, Tüketim, Prosumer, Feminizm

BedenBeden imajıEleştirel söylem çözümlemesi+5
Muhsine Sekmen
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors