Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Soner Dursun

14 theses · İstanbul Beykent University, Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Kurtuluş Savaşı döneminde Türk-Sovyet ilişkileri (1919-1923)

Bu tez çalışmasında, I. Dünya Savaşı'nda ve savaş sonrasında Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı'nın durumlarıyla ilgili genel bilgiler verildikten sonra, Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlatmasından, savaşın sonlandığı Lozan Antlaşması'na kadar olan süre içerisindeki Türk-Sovyet ilişkileri ele alındı. Araştırmanın amacı, Türk-Sovyet ilişkilerinin bu döneminde hangi gelişmelerin yaşandığı ve Sovyetlerin Türk Kurtuluş Savaşı'na yaptığı yardımları incelemekti. Bu dönemdeki diplomatik ilişkiler, Doğu Cephesi'nde yaşanan olaylar, Anadolu'da Bolşevik İhtilali'nden etkilenerek başlayan sol hareketler, Sovyetlerin Kurtuluş Savaşı'na yaptığı silah, cephane ve para yardımları, çalışmanın ana konusunu oluşturdu. Kaynak araştırmaları sırasında, bu konuda yazılmış Rusça, Türkçe ve İngilizce kaynaklarda incelemeler yapıldı. Kitap, makale, internet kaynakları dışında, konuyla ilgili Türk, Rus ve Batı basınında yer alan haberlerden de faydalanıldı. Böylelikle Mustafa Kemal-Lenin dostluğunun, Türk-Sovyet ilişkilerindeki olumlu gelişmelerin, Doğu sınırlarının güvence altına alınmasının Milli Mücadele'ye olan katkıları ortaya konuldu. Ayrıca Mareşal Frunze'nin ziyaretinin ve Aralov'un Sovyet Rusya Büyükelçisi olarak atanmasının, ilişkilere yaptığı önemli katkılara yer verildi. Bununla birlikte, Türk-Sovyet dostluğunun ve bu dostluğun Milli Mücadele'ye olan etkilerinin, Batı dünyası tarafından nasıl dikkatle takip edildiği ve ne gibi düşünceler oluşturduğu konusuna vurgu yapıldı.

Cumhuriyet tarihiKurtuluş SavaşıMilli Mücadele+3
Nihan Paşaoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet'ten cumhuriyet'in ilk yıllarına gündelik hayatın değişimi

Bu tez II. Meşrutiyet'ten erken Cumhuriyet'e gündelik hayatın değişimini ele almaktadır. II. Meşrutiyet, Mütareke, erken Cumhuriyet dönemlerinde gerçekleşen savaşların ve nihai sonucu olan göçlerin etkileri İstanbul merkezli olarak incelenmiştir. Kadın görünürlüğü, görünür kılma çabalarının hangi yollarla gerçekleştiği, dönemlere göre kılık-kıyafet ve eğlence anlayışlarının değişimleri ve toplum açısından önem arz eden bir kelime olan II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet adab-ı muaşeret konuları anlatılmıştır. Bu çalışma gerçekleşen her savaşın, yeniliklerin arka planında bir toplumun olduğunu ve aslında savaşların, mücadelelerin daha çok halkın sıkıntılı süreç geçirmesine sebebiyet verdiklerini iddia etmektedir. Toplumu merkez alarak yazılmış olmasından kaynaklı toplumsal tarih çalışmalarına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

BatılılaşmaErken Cumhuriyet DönemiGörgü kuralları+7
Mine Açanal Tüfek
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-İsrail ilişkileri (1948-1968)

Çalışmamızın temel amacı Türkiye-İsrail ilişkilerinin 1948 ile 1968 yılları arasında hangi temeller üzerinde kurulduğunu ve nasıl bir seyir izlediğini araştırmaktır. Orta Doğu ve Dünya genelindeki gelişmelerden nasıl etkilendikleri üzerinde çalışılmıştır. Soğuk Savaş döneminde tutumları ve yaşanan gelişmeler karşısında verdikleri tepkiler incelenmiştir. Bu çerçevede bölgesel aktörler ve egemen güçlerin politikaları karşısında her iki devletin tutumları, birbirleriyle ilişkileri çalışılmıştır. Araştırmanın giriş kısmında Yahudi halkının tarihsel olarak yaşantısını kısa bir şekilde verildikten sonra İsrail Devleti'nin kuruluş sürecini, kuruluşundan sonraki bölgesel güçlerin tavırları, Dünya ülkelerinin yaklaşımları ve egemen güçlerin politikalarına değinilirken Türkiye-İsrail ilişkilerinin bu süreçte nasıl olduğu çalışılmıştır. Türkiye'nin bu dönemde kendi çıkarları çerçevesinde gösterdiği tavırların incelendiği bu çalışmada İsrail Devleti ile ilişkilerini ve dış politikadaki tavrı araştırılmıştır.

AraplarSiyonizmTürk dış politikası+6
Mansur Ahmet Çiftci
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geç Dönem Osmanlı ve Erken Dönem Türkiye Cumhuriyeti'nde Almanlar ile Fransızların resmî kurumları ve kültür hayatına etkileri

Tez konusu ele alınırken Geç Dönem Osmanlı ve Erken Dönem Türkiye Cumhuriyeti'nde Fransız ve Almanların Resmi Kurumları ve kültür hayatımıza etkilerinin İstanbul ve Ankara özelinde incelenerek İstanbul ve Ankara'daki kültürel faaliyetlerinin saptanması ve bu faaliyetlerin Ankara'nın başkent oluşundan sonraki dönem hangi şehirde yoğunlaştığının belirlenmesi amaçlandı. Tezde konuyla ilgili kitaplar, makaleler, tezler, arşivler ve özellikle de Erken Dönem Cumhuriyet basını incelenerek elde edilen bilgilerin kullanılması yöntem olarak uygulandı. Tez çalışmaları sonucunda konu üç bölüme ayrıldı. Birinci bölümde Geç Dönem Osmanlı ele alınarak ilk olarak İstanbul Beyoğlu'ndaki her iki ülkeye ait elçilikler, okullar, hastaneler ve dernekler araştırıldı, ikinci olarak Beyoğlu'ndaki kültürel yapının anlaşılması amacıyla kitapçılar, Fransızca ve Almanca basın, yeme içme ve eğlence mekânları, iki ülkenin de sahne sanatları mekânları, dönem İstanbul'unda Batı müziği ve son olarak da İşgal yıllarındaki eğlence anlayışı incelendi. İkinci bölümde yeni başkente Fransız ve Almanların tepkisi, elçiliklerin durumu, Ankara'nın inşasında Almanların etkisi, Ankara ve İstanbul'daki sahne sanatları mekânları, lokanta ve meyhaneler, eğitim politikasına iki ülkenin katkıları, arkeoloji enstitüleri ve Fransızca ve Almanca basın irdelendi. Üçüncü bölümdeyse Erken Cumhuriyet'te basına yansımalar araştırılarak elçiliklerin kültürel faaliyetleri, Bilim insanları, sanatçılar ve konferansları, iki ülkenin müzik etkinlikleri, filmleri ve sahne gösterileri, derneklerin etkinlikleri ve moda üzerine bulgular kullanılarak durum tespiti yapıldı.

Fevzi Alaettinoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Dünya Savaşı'nın Türk siyasetine etkileri ve toplumsal yansımaları (1939-1945)

İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarını, Soğuk Savaş'ın ise nedenlerini oluşturan insanlık tarihinin gördüğü en büyük ve yıkıcı savaş olmuştur. XX. Yüzyılın ortasında toplumların, ideolojilerin ve devletlerin yeniden şekillendiği bu süreç beraberinde yeni bir dünya düzenini de getirmiştir. Bu düzenle birlikte dünya da demokrasiler güçlenmiş, liberal fikirler ön plana çıkmış ve yerelden küresele doğru gelişen uluslararası politikalar tüm ulusların iç ve dış dinamiklerinde belirleyici unsur haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı İkinci Dünya Savaşı'nın Türk siyaseti ve toplumu üzerindeki etkilerini incelemek ve konunun karanlıkta kalan, aydınlatılmamış noktalarını aydınlatmaktır. Türkiye'nin savaştan siyasi ve toplumsal bağlamda güçlü bir şekilde etkilendiği ve bu etkilerin Türkiye'nin geleceğini şekillendirdiği bulgularına ulaşılmıştır. Çalışmada, tarihî belgeler, akademik çalışmalar, anılar ve araştırmalardan yararlanılarak, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı atmosferin Türkiye ve dünyadaki siyasi, ekonomik ve sosyal etkileri incelenmiş, Mihver ve Müttefik Devletlerin dünya ile Türkiye üzerindeki jeopolitik amaçları ortaya konulmuştur. Bu sayede savaş sürecini bir bütün olarak ele almak ve tüm yönleriyle birlikte değerlendirerek sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Arda Engin Saracalı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında Türk romanlarında kadın kimliğinin oluşumu ve kadının toplumdaki değişimi

Türk halkı için önemli bir dönüm noktası olan Cumhuriyet'in ilan edilmesi ile savaşta erkek nüfusunun azalmış olmasıyla nüfusun diğer oranını oluşturan kadınların sosyal hayata katılması ve İslamiyet öncesi Türk yaşamındaki hak ve yaşayışına kavuşarak dış etkenlerden korunmak amacıyla devrimler gerçekleştirilmiştir. Kabul Medeni Kanun ile Türk kadınının kanun çerçevesinde korunması ve sosyal yaşamda daha özgür olması hedeflenmiştir. Hukuk devriminin yanı sıra gerçekleştirilen diğer devrimlerin halka ve özellikle kadınlara tanıtılması ve benimsenmesi amacıyla hükümetin de desteğiyle, edebiyattan yardım alınmıştır. "Türkiye Cumhuriyeti'nin İlk Yıllarında Türk Romanlarında Kadın Kimliğinin Oluşumu ve Kadının Toplumdaki Değişimi" adlı çalışmada Cumhuriyet'in ilan edilmesi ile haklarını geri kazanan Türk kadınının; tarihte bulunduğu önemli konumu, gelişimi ve çağdaş Cumhuriyet kadınının yaratılırken, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan seçilmiş romanlardaki kadın karakterlerine yansıması incelenmiştir.

Merve Kara
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zoğrafyon Rum Lisesi (1893-1960)

Bu çalışmanın temel amacı, Osmanlı Devleti'nin son döneminde (1893) kurulan ve günümüzde hala eğitim vermeye devam eden, Zoğrafyon Rum Lisesi'nin tarihsel süreç içerisindeki (gelişimini); özellikle Cumhuriyet Döneminde Türkiye ve Yunanistan arasındaki siyasi gerilimlerin etkilerini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışmada, değişen eğitim politikaları ile azınlıklara ait eğitim kurumlarının siyasi, sosyal ve ekonomik olarak ilişkili olduğu kurum, kuruluş ve kişiler üzerinden geçirdiği değişim sürecine de değinilmektedir. Araştırma Zoğrafyon Rum Lisesi'nin kısıtlı da olsa arşivinden, okulun eski öğrencilerinden, birinci ve ikinci el kaynaklardan faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'nin son döneminde açılan Zoğrafyon Rum Lisesi'nin özellikle Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan siyasi olaylardan etkilendiği gözlenmiş ve İstanbul'da giderek azalan Rum nüfusuyla orantılı olarak okulun öğrenci sayısının da bir düşüş görülmüştür.

Şükran Demir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'den Danimarka'ya yapılan işçi göçleri 1960-1985

İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa ülkeleri, savaşın getirdiği demografik ve ekonomik zorluklarla başa çıkabilmek amacıyla, farklı ülkelerden işçilere alım politikalar geliştirmiştir. 1960-1985 yılları arasında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başta olmak üzere, farklı ülkelerden Avrupa'ya yoğun bir işçi göçü gerçekleşmiştir. Türk işçileri, Avrupa'ya göç ederken daha yüksek gelir elde etme beklentisiyle yola çıkmıştır. Bu süreçte Almanya, başta gelen göç destinasyonlarından biri olurken, Danimarka da önemli bir alıcı ülke olmuştur. Danimarka, Türk işçilerini özellikle sanayi sektöründe çalıştırmak üzere ülkesine kabul etmiştir. Türk işçilerinin göçü, sadece iş gücü ihtiyacını karşılamakla kalmamış, aynı zamanda her iki ülkenin ekonomilerinin toparlanmasında katkıda bulunmuştur. Türkler, zamanla ailelerini de yanlarına alarak kalıcı bir yerleşim düzeni kurmuştur. Geçici bir süreliğine göç eden Türklerin birçoğu Danimarka'da yaşamaya devam ederken bazıları ise Türkiye'ye geri dönmüştür. Danimarka'ya göç eden Türkler için yeni bir hayata başlamak çeşitli zorluklar barındırmıştır. Danimarka'da Türklerin yeni düzene alışma süreci haricinde, konaklama, dil problemi, eğitim durumu, dinî farklılıklar gibi faktörler, Türklerin toplumsal entegrasyon sürecini zorlaştıran unsurlar olmuştur. Bununla birlikte, her iki toplum arasında orta yolu bulma çabaları sonucunda, bu zorluklar zamanla aşılmıştır. Danimarka'da yaşayan Türkler, kendi kültürel ve dinî değerlerini koruyup, iki kültür arasında bir denge kurmuştur. Bu entegrasyon süreci, Türklerin Danimarka'daki hem iş hayatını hem de sosyal yaşamlarını kolaylaştırmıştır. Bu araştırmada, Türkiye'den Danimarka'ya işçi göçün tarihsel süreci sunulmuştur. Buraya göç eden Türklerin iş hayatı ve karşılaştığı farklılıklar sözlü tarih yöntemiyle ele alınmıştır. Ayrıca Danimarka'daki Türklerin gündelik hayatı, röportajlar ile analiz edilmiştir. Türklerin göçü ve Danimarka'da yaşamın nasıl olduğu aktarılmıştır.

Betül Ataseven
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

I. ulusal mimarlık akımı çerçevesinde Mimar Vedat Tek

Bu araştırma, XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş sürecinde şekillenen I. Ulusal Mimarlık Akımı çerçevesinde Mimar Vedat Tek'in eserlerini ve mimari anlayışını ele almaktadır. Çalışmada ilk olarak, dönemin siyasi ve toplumsal çalkantıları ile batılılaşma ve milliyetçilik akımlarının mimarlık ortamını nasıl etkilediği incelenmiştir. Ardından, Mimar Vedat Tek'in kısa sürede öne çıkmasını sağlayan aile-saray ilişkileri ve Paris'te aldığı Ecole des Beaux-Arts eğitiminin, onun Osmanlı-Selçuklu motiflerini çağdaş inşaat teknikleriyle bütünleştirmesine nasıl katkı sunduğu ortaya konmuştur. Büyük Postane, Defter-i Hakani, Haydarpaşa ve Moda İskeleleri, Mes'adet Hanı, Şark Nemlizade Tütün Deposu gibi çok yönlü işlevlere sahip yapılar, akımın "milli" kimlik arayışını kamu, ticaret ve ulaşım alanlarına yaymaktadır. Sonuç olarak, Vedat Tek'in eserleri, "Osmanlı-Selçuklu mirasını çağdaş inşaat teknolojileriyle sentezleyen" anlayışın önde gelen temsilcileri arasında yer alır ve Türkiye mimarlık tarihinde "milli" kimlik inşası ile modernleşme süreçlerinin kesiştiği dönemin karakterini yansıtan özgün örnekler olarak değerlendirilebilir.

Beytullah Bereke
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
30
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Fuat Köprülü'nün siyasi faaliyetleri (1935-1960)

Mehmet Fuat Köprülü'nün 1935-1960 yılları arasındaki siyasi faaliyetlerinden bahsedilmiştir.

TarihTarihçilik
Ayşegül Koçak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Mücadele Dönemi Türkiye–Gürcistan ilişkileri (1919-1921)

Gürcülerin Kafkas topraklarındaki varlıklarına demografik, ekonomik, coğrafi, jeostratejik ve siyasi durumlarına değinildikten sonra Türk-Gürcü ilişkilerine dikkat çekilmiştir. Anadolu Türkleri ile Gürcüler (Kartveller) arasındaki ilişkilerin resmi kaynak ve diplomatik belgelere göre Büyük Selçukluların Anadolu‟ya girişi sürecinde başladığını ve Anadolu Selçuklu Devleti ile devam ettiğini görmekteyiz. Gürcistan‟ın Anadolu Türkleri için neyi ifade ettiğinin temel görüşü bu şekilde belirmiştir. Tezin birinci bölümünde genel hatları ile Türkiye Selçukluları ve Osmanlıların 1917‟ye kadar olan Türk-Gürcü ilişkilerinin genel hatlarına değinilmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise öncelikle 18. yy ile Rus Çarlığı‟nın etkisini hissettirdiği Kafkasya‟da hakimiyet alanı daralan Gürcülerin 1917 Brest Litovsk Antlaşması ile statüsünün tartışılmaya başlanması ve 1918‟de 1. Dünya Savaşı sonrası kurulan bağımsızlıkları incelenmiştir. Sonrasında, Mustafa Kemal Paşa‟nın 19 Mayıs 1919‟da Samsun‟a çıkması ile başlayan Türk Kurtuluş Savaşı sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ile olan ilişkilerinin Sovyetler Birliği‟nin tüm Kafkasya‟yı 1921‟deki istilâsıyla Türk-Gürcü ve 1921‟deki Türk - S.S.C.B. ilişkilerine doğru evrilişine değinilmiştir. Tezin son bölümünde ise S.S.C.B. dönemi Türkiye Gürcistan ilişkileri üzerine de genel bir değerlendirme yapılmıştır.

GürcistanGürcistan-BatumMilli Mücadele Dönemi+3
Tengiz Yavuz
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2021
11
Master'sOpen AccessTR

1923-1960 döneminde sosyal, siyasi, ekonomik açıdan Balıkesir

Bu çalışma Balıkesir şehir merkezinde 1923-1960 yıllarını kapsayan cumhuriyetin ilk yılları sayılabilecek döneminde yaşanan gelişmelerin etraflıca incelenmesi amacıyla bu dönemle ilgili kapsamlı bilgi ve belgelere ulaşarak bunları taramak ve Balıkesir şehir merkezinin bu dönemini anlamaya çalışmak amacıyla yapılan bir çalışmadır. Çalışmadaki esas amaç Balıkesir şehir merkezinde 1923-1960 yılları arasında meydana gelen değişim ve gelişmeleri analiz ederek, şehrin detaylı biçimde çalışılmamış olan bu dönemine ait tarihinin ortaya çıkarılması ve yazılması olarak belirlenmiştir. Balıkesir birçok bakımdan özel bir ildir. Kurulduğu dönemden itibaren bölgesinde etkili olan bir beyliğin başkentliğini yapmış, dağılma sürecinde ise ilhak olduğu Osmanlı Devletinin gelişmesi ve güçlenmesinde önemli rol oynamıştır. Konumundan dolayı dinamik ve transit bir Pazar ve ticaret şehri olan Balıkesir cumhuriyetin ilk yıllarında, ülkemizin hem toprak hem de nüfus olarak büyük şehirlerinden biri durumundadır. Balıkesir şehriyle bağlantılı ya da şehir tarihi olarak yapılan çalışmalar daha çok özel, sınırlılıkları olan konular seçilerek yapılan çalışmalar şeklindedir.(Balıkesir Basın Tarihi, Balıkesir Spor Tarihi gibi). Yapılan çalışmalarda bu dönemle ilgili dolaylı olarak bilgi verilse de doğrudan 1923-1960 döneminde Balıkesir şehir merkezi konu edilerek çalışılmamıştır. Konu olarak ilgili dönem seçilerek yapılan çalışma olmaması nedeniyle, yapılan çalışma ilk olma özelliği taşımaktadır. Yapılan çalışmalar daha çok Balıkesir ilinin Osmanlı Devleti klasik ve son dönemleri ile milli mücadele dönemini kapsayan çalışmalardır. Dolayısıyla cumhuriyetin ilk dönemleri sayılabilecek olan bu yılların yaşadığımız dönemle olan ilişkisinin sağlanmasına ve boşluğu hissedilen bir dönemle günümüz arasında bir bağlantı kurulmasına çalışılan çalışma bu yönüyle önem arz etmektedir.

BalıkesirEkonomik hayatKent tarihi+3
Ahmet Sert
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-Ukrayna ilişkieri (1914-1923)

Yüzyıllardır farklı devletlerin egemenliği altında yaşayan Ukraynalılar, zaman zaman ayaklanmalar çıkarmış fakat sonuç alamamışlardı. 18. Yüzyılda Rusya hakimiyetine girdikten sonra bu devletin gölgesinde yaşayan Ukrayna, Rusya'nın bir parçası olarak tanımlanıyordu. 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı'nda Rusya'nın yanında savaşa giren Ukraynalılar 1917'de Bolşevik Devrimi ile birlikte bambaşka bir siyasi hayata giriş yapmışlardır. Ukraynalı milliyetçilerin Rusya'dan ayrı bağımsız bir devlet olabilmek için açtıkları "Ukrayna Kurtuluş Birliği", 1914 yılında Osmanlı Devleti ile bağlantı kurmuş ve başlattıkları bağımsızlık mücadelesinde Osmanlı Devleti'nden destek aramışlardır. 9 Şubat 1918 yılında Brest-Litovsk Antlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte Osmanlı ve Ukrayna arasında ilk diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Bu tarihte başlayan dostluk ilişkileri, asker ve sivil esirlerin geri iade edilmesi için 12 Şubat 1918 ve 17 Eylül 1921 tarihinde yapılan antlaşmalarla kuvvetlendirilmiştir. Milli Mücadele Dönemi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra 1922 yılında Ukrayna ile yapılan Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasına katkı sağlamış ve iki ülke arasında daha sonra kurulacak olan ticari, eğitim ve kültür iş birliğinin oluşmasında büyük rol oynamıştır.

Zülal Gön
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2022
10
Master'sOpen AccessTR

1923-1950 yılları arasında Malatya'nın idari, siyasi ve ekonomik durumu

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren I. Dünya Savaşı'nın ve Kurtuluş Savaşı'nın yarattığı yıkıcı sonuçlardan kurtulmak isteyen "Tek Parti" yönetimi ekonomik alanda şehirlerin sahip olduğu potansiyellere göre plan ve programlar oluşturmaya çalışarak büyümeyi sağlamaya çalışmıştır. Malatya şehri bu büyümeden en iyi şekilde faydalanan şehirlerin başında gelmiştir. Şehrin, Doğu Anadolu ve İç Anadolu'yu birbirine bağlayan bir köprü görevi görmesi, verimli topraklara sahip olması ve İsmet İnönü'nün Malatyalı olması gibi etkenler en büyük avantajı olmuştur. Osmanlı döneminde bir eyalet konumunda dahi olamayan çevresindeki şehirlere göre daha gerilerde kalan Malatya, cumhuriyetle beraber il statüsüne kavuştuktan sonra hemen hemen her alanda ilerleme kaydetmiştir. Şehrin yöneticileri olan valiler önemli isimlerden seçilmiştir. Atatürk'ün ziyaretlerinden biri sırasında İsmet Paşa'ya "Paşa memleketini gördüm. Oldukça büyük bir köymüş" demiştir. İsmet Paşa'da bu söz üzerine "İsterseniz bu köy himayeniz ve emrinizle beraber şehir olur" cevabını vermiş. Gerçekten de Malatya sahip olduğu kaynaklarını en etkili şekilde kullanan şehirlerden biri olmayı başarmıştır. Cumhuriyetin ilk 27 yıllında büyük aşamalar kaydettiği görülmektedir. Kalkınmada geri planda kalmış şehirleri yukarıya taşımak için cumhuriyet yönetimi doğu batı arasındaki uçurumları yakından görebilmiştir. Malatya şehrinin işgale uğramamış olması ve savaşın etkilerini daha az hasarla atlatmış olması tarım, hayvancılık ve kısmen de sanayi alanında önemli gelirlere sahip olmasını sağlamıştır. Bu tez çalışması geçmişten büyük ders çıkarıp geleceğe güvenli bakmaya çalışan enerji ve insan kaynağını etkili kullanan yerel yapıların önemli devlet adamlarının desteği ile nasıl geliştiklerini ortaya koymayı hedeflemiştir. Cumhuriyetin ve doğunun göz bebeği şehrin, hemşehrileri tarafından dahi bilinmeyen yönlerini de gözler önüne sermeyi amaçlamıştır.

Ekonomik durumErken Cumhuriyet DönemiKayısı+7
Metin Demir
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00

Other supervisors