Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Süheyl Pozantı
14 theses · İstanbul Beykent University
Sağlık kuruluşlarında radyoloji bölümü iletişim süreçlerinin bölüm bağlılığına etkisi
Radyoloji, tüm sağlık kuruluşlarında teşhis ve tedavi için önemli bir bölümdür. Bu bölüm ile ilgili her geçen gün yeni bir uygulama ortaya çıkmaktadır. Bu yeniliklerin başında teknolojik gelişmeler gelmektedir. Sağlık kurumların görüntüleme teknikleri için cihaz temini gün geçtikçe kolaylaşmaktadır. Bu nedenle sağlık kuruluşları rekabet avantajını ancak "insan" faktörü ile yakalayabilmektedir. İnsan faktörünü avantaja çevirebilmek için etkili iletişim tekniklerini kullanmak gerekir. Bunun yanında örgütsel bağlılık da önemli bir kavramdır. Çalışanların, bölüme bağlılığının sağlanması ve tecrübeli olmanın avantajını kullanması büyük önem taşır. Bu çalışma Radyoloji bölümünde çalışan kişilerin, kendi aralarında veya hasta/hasta yakınları, kurum içi çalışanlar ve kurum dışı ilgili kişiler ile kurdukları veya yürüttükleri iletişim sürecinin, örgüte (bölüme) bağlılıklarına etkisini ortaya koymaktadır. Araştırmaya katılan çalışanlardan elde edilen veriler üzerinde dikkati çeken ilk nokta, iletişim süreci değerlendirme genel konularına dair algılarının son derece yüksek olmasıdır. Fakat yine araştırmada göze çarpan önemli bir konu, katılımcıların örgütlerine bağlılık açısından bir kararsızlık içerisinde oldukları gözükmektedirler.
Radyoloji bölümü çalışanları ve hasta iletişimi
İletişim insanın hayatı boyunca diğer insanlarla girdiği etkileşim sürecidir. Sağlık kurumlarında iletişimin niteliği hizmet sektörü olması sebebiyle daha önemli bir yer tutar. Hizmet kalitesi, hasta memnuniyeti ve kısmen tedavi sürecinin başarılı olması olumlu bir iletişim sürecine bağlıdır. Bu çalışma sağlık kurumlarının radyoloji bölümlerinde çalışan sağlık görevlileriyle hasta iletişimini konu almaktadır. Konu teorik ve anket çalışmaları yapılarak incelenmiştir. Teorik kısımda iletişimin önemi üzerinde durulmuş, iletişimi etkileyen faktörlere değinilmiştir. Radyoloji bölümü, hizmet türleri, çalışanları, bölümde işlemi yapılan hastalar hakkında bilgi verilmiş, İstanbul Anadolu yakasında bulunan radyoloji çalışanı ve hastalarla alan çalışması yapılmıştır. Veri sonuçları SPSS sistemiyle analiz edilmiş değerlendirme yapılarak çalışma sonlandırılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda her iki katılım grubunun da iletişim sürecine yönelik olumlu katkıları yüksek çıkmış olup, bu durumun radyoloji çalışanı ve hastaların iyi ve olması gereken bir iletişim süreci yaşadığı sonucunu doğurmaktadır.
Aile sağlığı merkezi çalışanlarının gebeler ile iletişimlerinin incelenmesi ve iletişim becerilerinin çalışan performansına etkileri
Bu çalışmayla Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının ve gebelerin iletişim süreçlerinin incelenmesi, iletişim becerilerinin çalışan performansına etkilerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Veri toplama aracı olarak hazırlanan anketler kullanılmıştır. Anketler Sultanbeyli'de bulunan 19 Aile Sağlığı Merkezindeki Hekim, Aile Sağlığı Elemanı, Tıbbi Sekreter ve Temizlik personelleriyle, bu Aile Sağlığı Merkezlerinden hizmet alan gebelere uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical PackageforSocialSciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının, gebeler ile iletişim süreci puanları ve performans puanları ortalamaları yüksek düzeyde bulunmuştur. İletişim sürecinin performans düzeyini artırdığı görülmüştür. Gebelerin ASM çalışanları ile iletişim süreci puanları da yüksek düzeyde bulunmuş, demografik özelliklerin iletişim süreci puanlarında etkili olmadığı tespit edilmiştir.
Aile sağlığı merkezi çalışanlarının yaşlılar ile iletişimlerinin incelenmesi ve iletişim becerilerinin yaşlı memnuniyetine etkileri
Aile Sağlığı Merkezleri bireylere yaşantılarının her evresinde sürekli ve kapsayıcı olarak koruyucu, tedavi ve rehabilite edici hizmetler sunan sağlık kurumlarıdır. Yaşlıların sağlık hizmetleriyle ilk temas noktaları olmaları ve ikamet ettikleri yerlere yakın olmaları açısından önemli konuma sahiptirler. Yaşlı bakımında iletişim, bakımın istenilen düzeyde ve hedeflenen amaca ulaşılmasında önemli bir etmendir. Yapılan bu çalışmada amacımız Aile Sağlığı Merkezinde çalışan Hekim, Aile Sağlığı Elemanı, Tıbbi Sekreter ve Temizlik Personeli ile ASM' den hizmet alan yaşlıların iletişim becerilerini değerlendirmek ve iletişim becerilerinin yaşlı memnuniyeti üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu nedenle İstanbul'un Sultanbeyli ilçesinde hizmet veren toplam 22 tane ASM' den ankete katılmayı kabul eden 19 ASM 'de 200 yaşlı ile iletişim becerileri ve yaşlı memnuniyeti, 100 ASM çalışanıyla da iletişim becerileri ile ilgili yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışmasının sonucunda ASM çalışanlarının yaşlılarla iletişim becerilerinin kalitesi orta düzeyde bulunmuştur. Çalışanların demografik özelliklerinin iletişim becerilerinde genel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Yaşlıların iletişim becerileri ve memnuniyet puanlarının ortalamaları yüksek bulunmuştur. İletişim becerilerinin yaşlı memnuniyet düzeyini artırttığı görülmüştür. Yaşlıların demografik özelliklerinin iletişim becerileri üzerinde genel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği istatistiksel olarak belirlenmiştir
Sağlık sektöründe performans değerlendirmesi: İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nde yapılan araştırma
Performans yönetimi, hem örgütün hem de çalışanların başarı derecelerinin geniş kapsamda sistematik olarak analiz edilmesi sonucu ortaya çıkan bir kavramdır. Sürekli iyileştirmeyi hedef alan performans yönetimi birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de uygulanmakta ve sürekli kendini yenilemektedir. Bu çalışmada, performans kavramı, performans yönetimi ve değerlendirmesi, dünya genelinde ve Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar olan sürede uygulanan performans yönetim sistemleri ile sağlık işletmelerinde performans uygulamaları ele alınmış, mevzuatlar ve yürütülen çalışmalar incelenerek mevcut durumun analizi yapılmıştır. Kamu hastanelerinde performans yönetimi kavramı ve değerlendirmesinin önemine, performansa dayalı ek ödemenin yansımalarına değinilmiştir. Çalışma kapsamında literatür taraması yapılmış, ek ödeme sistemlerinin performans üzerine etkileri incelenmiş, sağlıkta dönüşüm programı kapsamında performans değerlendirme yöntemleri ele alınmıştır. Son olarak ise etkin bir performans değerlendirme yapılıp yapılmadığını test etmek için anket çalışması yapılmıştır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır.
Belediyelerde performans değerlendirmesinin günümüzdeki durumu: Ümraniye Belediyesi örneği
Yönetim sürecinin en önemli faktörü olan insan kaynakları yönetiminin vaz geçilmez unsuru olan performans yönetimi ve değerlendirilmesinin belediyelerdeki uygulamaları, geçmişten günümüze yaşanan değişimler, uygulamalar ve mevzuatlar bakımından değerlendirilmiş olup, mevcut durumun analizi yapılmıştır. Çalışma esnasında, tarihçi metot ve anket yöntemleri kullanılmıştır. "Belediyelerde Performans Değerlendirmesinin Günümüzdeki Durumu: Ümraniye Belediyesi Örneği" konulu bu çalışma dört bölümden oluşmakta olup, ilk bölümünde performans ve performans yönetimi kavramı üzerinde yoğunlaşılarak, performansı etkileyen faktörler, performansın unsurları, performans yönetiminin özellikleri ve performans yönetim süreçleri anlatılmıştır. İkinci bölümde, performans değerlendirmesinin kullanım alanları, amacı, yararları, performans değerlendirmesi yapılırken kullanılan teknikler, performans değerlendirmesi yapılırken karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, genel olarak kamu örgütlerindeki performans değerlendirmesi, ölçülmesinin gerekçeleri, ölçüm yapılırken kullanılan yöntemler ve teknikler ile belediyelerdeki kurum performansı ve buna bağlı olarak personel performansının değerlendirilmesine ilişkin mevzuat açıklanarak belediyelerdeki istihdam biçimlerine ilişkin personel değerlendirmenin yapılış şekli açıklanmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise Ümraniye Belediyesinde çalışan 169 personele anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS Statistics 21 programında değerlendirilmiştir.
Hemşirelere verilen oryantasyon programının kurum içi iletişime etkisi
Çalışanlar, işlerine ve çalışma ortamlarına uyum sağlamalarına yardımcı olmak ve başlangıçta olumlu bir çalışma tutumu ve motivasyonu elde etmek için iyi tasarlanmış bir oryantasyon programını tamamlamalıdır. Oryantasyon eğitimleri sayesinde yeni çalışanlar, öğrenmeleri, problem çözmeleri ve karar vermeleri için ihtiyaç duydukları bilgileri elde etmek için sorular sorabilir ve kuruma kolay uyum sağlarlar. Çalışanların kendilerini kurumun bir parçası olarak görmeleri mümkün olduğundan işgücü devir hızı da düşük olacaktır. İşgücü devir hızının düşük olması gereken en önemli sektörlerin başında sağlık sektörü gelmektedir. Sağlık çalışanları arasında yer alan hemşireler de hayati bir görevi yerine getirdiklerinden çalıştıkları kurumda uzun süre çalışmaları yararlı olacaktır. Bu nedenle hemşirelere uygulanan oryantasyon programlarının etkilerinin tespiti önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı hemşirelere uygulanan oryantasyon eğitim programı ile kurum içi iletişim arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla Aralık 2018- Şubat 2019 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan oryantasyon eğitimi almış hemşirelere anket uygulanmıştır. 156 kişiden geri dönüş sağlanmış ve elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Veriler, frekans dağılımı, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçları çalışanların tutumunun, iletişimi doğrudan pozitif yönde etkilediğini göstermektedir.
Sağlık çalışanlarının yeni doğum yapmış anneler ile iletişimlerinin incelenmesi ve iletişim becerilerinin annelerin memnuniyetine etkileri
Sağlık Çalışanlarının Yeni Doğum Yapmış Anneler İle İletişimlerinin İncelenmesi Ve İletişim Becerilerinin Annelerin Memnuniyetine Etkileri başlıklı çalışma ile doğum eylemi yapılmasına olanak sağlayan kurumlarda çalışan doktor, Hemşire, Ebe ve diğer yardımcı personellerin ve yeni doğum yapmış annelerin iletişim becerileri değerlendirilerek, iletişim becerilerinin yeni doğum yapan annelerin memnuniyetleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaç için İstanbul ili Üsküdar ilçesinde hizmet veren Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesin de 200 yeni doğum yapmış anne ile iletişim becerileri ve memnuniyet, 100 hastane çalışanıyla da iletişim becerileri ile ilgili yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışmasının sonucunda hastane çalışanlarının ve yeni doğum yapmış anne iletişim becerilerinin kalitesi incelenmiş, sağlık çalışanı ile annenin iletişimi ve anne - sağlık çalışanı iletişimi yüksek düzeyde bulunmuştur. Çalışanların demografik özelliklerinin iletişim becerilerinde genel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Yeni doğum yapmış anne iletişim becerileri ve memnuniyet puanlarının ortalaması yüksek bulunmuştur. İletişim becerilerinin annelerin memnuniyet düzeylerini arttırdığı görülmüştür. Yeni doğum yapmış anne demografik özelliklerinin iletişim becerileri üzerinde genel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği istatistiksel olarak belirlenmiştir
Hemşirelerin iletişim becerilerinin problem çözme becerileri üzerindeki etkisi
Sağlık kurumlarında çalışan hemşirelerin önemi büyük olmakla beraber; sağlıklı iletişim ortamlarının oluşturulmasında etkin biçimde rol almaktadırlar. Hemşireler çalışma ortamlarında farklı problemlerle karşılaşmaktadırlar. Hemşireler kendilerini etkin problem çözme becerisine sahip bireyler olarak geliştirdikleri zaman toplumun sağlığını koruma, geliştirme ve yaşam kalitesini artırma yönünde daha etkin hizmet verebilmektedir. Hemşirelerin problem çözme becerisi düzeylerinin yüksek olması, hemşirelik sürecinin başarılı bir şekilde uygulanmasını sağlayarak hastaya verilen bakım ve tedavilerin etkinliğinin artmasında önemli bir rol oynar. Bu doğrultuda hemşirelerin bakımını üstlenmiş oldukları hastalarla, çalışma arkadaşlarıyla ve yöneticileriyle olan ilişkilerindeki iletişim sürecinin sağlamlığı oluşabilecek birçok problemin önüne geçmektedir. Bu çalışma hemşirelerin iletişim ve problem çözme becerilerini değerlendirmek ve bu becerilerini geliştirmeye yönelik önerilerde bulunmak amacı ile tanımlayıcı nitelikte planlandı. Çalışmada öncelikle iletişim kavramı ve sağlıkta iletişim, problem çözme, hemşirelikte iletişim ve problem çözmenin kavramsal çerçevesine yer verilmiştir. Araştırma da veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçları Sosyodemografik Bilgi Formu, İletişim Becerileri Envanteri ve Problem Çözme Envanteri'dir. Toplamda 302 hemşireden veri toplanmış ve elde edilen veriler SPSS istatistik programında analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler, hemşirelerin iletişim becerilerinin orta düzeyde olduğu, problem çözme becerilerinde ise kendilerini yeterli düzeyde algıladıkları sonucuna ulaşılmış olup; iletişim becerilerinin problem çözme becerileri üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür.
Sağlık işletmelerinde yenilikçilik kültürünün örgütsel inovasyon etkinliği üzerine etkisi: İstanbul ili kamu hastaneleri örneği
Toplumların yapı taşı olan insanın, yaşam ve yaşam kalitesinin ele alındığı sağlık işletmelerinde inovasyon(yenilik) vazgeçilmez bir unsurdur. İnovasyonun gerçekleşmesinde örgüt, örgüt kültürü, yenilikçilik kültürü ve örgütsel inovasyon faktörleri etkilidir. Bu çalışma yenilikçilik kültürünün örgütsel inovasyon etkinliği üzerine etkisini hedeflemektedir. Bu amaçla İstanbul ilinde faaliyet gösteren iki kamu hastanesinde bir araştırma yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak alan yazın taraması yapılarak teorik bilgiye yer verilmiştir. Sonrasında uygulama bölümünde veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya iki farklı kamu hastanesinde çalışan 281 sağlık çalışanı katılmıştır. Örgütsel inovasyon alt boyutları ile yenilikçilik kültürünün bileşenlerinden, yenilikçilik uygulamaları, örgütsel katılım, örgütsel öğrenme, yenilikçiliğe eğilim, değer odaklılık, yenilikçilik potansiyeli, pazar odaklılık arasındaki ilişkiye yönelik korelasyon analizi sonucunda iki değişken arasında anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda; yenilikçilik uygulamaları, örgütsel katılım ve yenilikçilik potansiyeli alt boyutlarının örgütsel inovasyonu doğrudan ve pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Çalışma sonucunda, yenilikçilik kültürünün, örgütsel inovasyon etkinliği üzerinde etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Sağlıkta İnovasyon, Örgüt, Örgüt Kültürü, Yenilikçilik Kültürü
Acil Hizmetler Komuta Kontrol Merkezi çalışanlarının iletişim becerilerinin değerlendirilmesi – İstanbul 112 Komuta Kontrol Merkezinde yapılan bir çalışma
Araştırmanın amacı Acil Hizmetler Komuta Kontrol Merkezi çalışanlarının iletişim becerilerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul 112 Avrupa ve Anadolu Yakası komuta Kontrol Merkezinde çalışan sağlık personeli oluşturmaktadır. Araştırmada 350 sağlık personeline ulaşılmış ve anketler uygulanmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan ve iletişim becerileri ölçeğinden meydana gelmektedir. Veri analizi SPSS 22 paket programında yapılmıştır. Verilerinin çözümlenmesinde ise tanımlayıcı istatistiklerden ve farklılık testlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda Acil Hizmetler Komuta Kontrol Merkezi çalışanlarının iletişim becerileri algıları yüksek olarak tespit edilmiştir. Bu durum acil sağlık hizmetlerinin etkinliği açısından önemli bir veri sonucu olarak değerlendirilebilir. Araştırmada Acil Hizmetler Komuta Kontrol Merkezi çalışanlarının kendini tam olarak ifade edebilme durumuna ve karşısındaki kişinin kendisini tam ifade etmesine izin verme durumuna göre iletişim becerileri algılarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma verilerine göre kendini tam olarak ifade edebilen ve karşısındaki kişinin kendisini tam ifade etmesine izin veren sağlık personelinin iletişim becerileri algısının diğer sağlık personellerine göre daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil Hizmetler, Sağlık Hizmetleri,Komuta Kontrol Merkezi, İletişim Becerileri
Sorumlu hemşirelerin dönüşümcü liderlik davranışının çalışan hemşirelerin örgütsel bağlılıklarına etkisi
Günümüzde sağlık hizmetleri alanında yapılan çalışmalarda küresel bağlamda değişiklikler yaşanmaya başlanmıştır. Sağlık hizmetleri çalışanları yeni teknolojilere, yeni organizasyon hedeflerine ve yeni zorluklara cevap vermek zorunda kalmışlardır. En etkili liderler, sağlık alanındaki dinamizmine liderlik becerilerini değiştirerek yanıt vermişlerdir. Liderlik, sağlık sistemlerinin performansını güçlendirmenin anahtarıdır. Liderlik tarzları, özellikle çalışanın motivasyonunu, iş tatmini, örgütsel bağlılık ve ekip çalışmasını etkilemede önemli kurumsal öncülerdir. Bu çalışmada sorumlu hemşirelerin dönüşümcü liderlik davranışının çalışan hemşirelerin örgütsel bağlılıklarına etkisi amprik olarak test edilmiştir. Buna göre çalışma 221katılımcı hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Hemşirelerin demografik bilgileri (yaş, cinsiyet, eğitim durumu) ile dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılık üzerine etkisini incelemek üzere t testi ve anova testi uygulanmıştır. Hemşirelerin dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık sorularına verdikleri yanıtlar arasındaki ilişkiye ait korelasyon analizi sonucuna göre dönüşümcü liderliğe ait bütün alt boyutların kendi arasında pozitif yönde güçlü birer ilişkiye sahip olduğu ve aynı zamanda dönüşümcü liderlik ile de örgütsel bağlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu anlaşılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeğin araştırmayı ne derecede iyi temsil ettiğinin ve sonuçların ne derece güvenilir olacağının araştırılması amacı ile güvenilirlik çalışması yapılmış ve ölçeğin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayıları sırası ile 0,978 ve 0,940 olarak bulunmuştur. Çalışma bulgularına göre ilgili alanyazına katkıda bulunabilecek öneriler getirilmiştir.
COVİD-19''un etkisi ile hasta profili değişikliğine bağlı iş yükü: İstanbul 112 örneği
Covid-19 pandemisi itibariyle 112 ambulanslarındaki hasta profili sokağa çıkma yasakları, özel ulaşım metodlarının kullanılamaması ve polikliniklerin kapalı olması sebebi ile değişmiştir. Bu değişikliğin iş yükünde artış veya azalışa neden olabileceği varsayılarak hipotezler geliştirilmiştir. Hasta profilindeki değişikliği belirlemede ''Uygunsuz Ambulans Kullanım Değerleri'' ölçüm aracı olarak kabul edilmiştir. İstanbul 112 Acil Yardım Ambulansı veri tabanı evreni Anadolu Yakası örneklemi kullanılarak, pandeminin etkisiyle değişen hasta profilinin iş yüküne etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Retrospektif tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmada 112 ASOS (Acil Sağlık Otomasyon Sistemi) formları 2018-2022 tarihleri arasındaki süre P.Ö. (Pandemi Öncesi)-P.S. (Pandemi Sırası) olarak ayrılarak dönemsel incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında hastaların yaş, güvence, triaj, ekiplerin bölge içi-bölge dışı görevlendirilmesi, komuta yanıt süreleri ile saha yanıt süreleri, ekiplerin meşguliyet süreleri ve vaka sonlanımları dönemsel olarak kıyaslanmıştır. Pandeminin etkisi ile hasta profili değişikliğinin iş yükündeki yansıması değerlendirilmiştir. Triaj kodu yeşil ve sarı olan hastalar pandemi sırasında artmıştır. Pandemi sırasında, taşıma tekniklerinin daha az kullanıldığı, ambulansla hastaneye nakil sürecinde tıbbi müdahale ihtiyacının daha az olduğu, detaylı gözlem ve takip gerektirmeyen hastalara ambulans hizmeti verildiği ifade edilebilir. Tıbbi girişimlerin daha az uygulanması durumunun, vaka sonlanımı süresini kısaltarak hasta başında geçirilen sürenin azalmasına karşın muayene edilen hasta sayısının artmasına neden olduğu ifade edilebilir. Ambulans ekiplerinin zamana bağlı iş yükünün arttığı fakat hastalara tıbbi müdahale noktasında iş yükünün azaldığı düşünülmektedir. Bölge dışı ve kırsal alanlardaki vaka artışı iş yükünü etkilemiştir.
Radyasyon alanında çalışan sağlık personellerinin örgütsel bağlılık düzeyinin belirlenmesi: Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi örneği
ÖZ RADYASYON ALANINDA ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİNİN ÖRGÜTSEL BAĞLILIK DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ: KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR HASTANESİ ÖRNEĞİ Yapılan bu çalışma, radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personelinin örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Radyoloji klinikleri, bilgi, tecrübe ve beceri gerektiren, aynı zamanda çalışma koşulları açısından diğer hastane birimlerine göre daha riskli bölümlerdir. Çalışanların kuruma bağlılığı, sunulan sağlık hizmetinin kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle büyük ölçekli şehir hastanelerinde, çalışanların eğitim düzeyi, bilgi ve iletişim becerileri, hizmet kalitesini belirleyen kritik unsurlar arasında yer almaktadır. Araştırmanın evreni Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nde 06.03.2024-30.04.2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu çalışmaya, radyasyonlu alanlarda görev yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden sağlık personeli dâhil edilmiştir. Veriler, Meyer ve Allen tarafından geliştirilen ve Abidin Dağlı ve arkadaşları (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan 18 soruluk "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan 13 soruluk tanıtıcı bilgi formu aracılığıyla yüz yüze anket yöntemiyle toplanmış ve SPSS 26 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personelinin örgütsel bağlılık düzeyi genel olarak orta seviyede bulunmuştur. Bulunan verilere göre, demografik değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmezken, medeni durum, unvan ve çalışanların kurum ve birimden memnuniyeti örgütsel bağlılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışanların örgütsel bağlılık düzeyini artırmak için eğitim ve gelişim süreçlerinin desteklenmesi, motivasyonu artırıcı iyileştirme çalışmalarının yapılması önerilmektedir.