Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Dokur
12 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı (BOBİ FRS) uygulamasının işletmelerin yönetsel kararları üzerine etkisi ve bir uygulama örneği
BOBİ FRS uygulaması özetle bağımsız denetim kapsamına giren işletmelerin mali tablolarını düzenleme usul ve esaslarını içeren standartlar bütünüdür. Çalışmada mali tablolarını BOBİ FRS uygulamasına göre düzenleyen işletmelerde, BOBİ FRS uygulamasının işletme yönetsel kararları üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Artan rekabet koşulları, karlılık yüzdelerinin düşüklüğü, doğru finansal bilgilere ulaşamada maddi zorluklar sonucunda özellikle küçük yatırımlar yönelik gerçeğe uygun ve standartlara uyumlu mali verilere duyulan ihtiyaç tez konusunun önemini ortaya koymaktadır. İşletme yönetimleri, işletmelerin rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmeleri ve paydaşların menfaatlerinin korunabilmesi ancak doğru kabul edilebilir, açık anlaşılabilir, şeffaf ve hesap verilebilir bilgilerle mümkündür. İhtiyaç duyulan bilgilerde bulunması gereken özellikler BOBİ FRS uygulamasının amaçları ile örtüşmekte olup, tezin önemini ortaya koymaktadır. Tez konusunun araştırılmasında, alanında düzenlenmiş olan tez, makale, KGK düzenlemeleri v.b. çalışmalar incelenmiş olup, elde edilen kaynakçalardan hazırlanmış uygulama kısmında ise bağımsız denetime tabi bir şirketler dahil edilmiştir. Bağımsız denetim şirketi bünyesinde, BOBİ FRS kapsamında denetime tabi şirketlerin mali tabloları esas alınarak denetlenen şirketlerin yöneticileri ile tez kapsamındaki konularda yüzyüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sorulan sorular ile BOBİ FRS uygulamasının şirket yönetim kararlarına olan etkisi araştırılmıştır. Ulaşılan bulgu ve sonuçlar tezin sonuç ve değerlendirme bölümünde ele alınmıştır. Anahtar Kelimleler: Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ/FRS), Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ/FRS) 'nin Finansal Tablolara Etkisi, İşletmelerde Karar Alma Süreci
Yerel yönetim reformu sonrası yerel yönetim mali tablo verilerinin analizi ile yönetim karar ve stratejik planlara etkileri: Bursa uygulamaları
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Türk Hukuk sistemine giren en popüler tartışma konularından biri kamu kurumlarının bürokrasiden kaynaklanan hantal yapılardan arındırılarak bir özel sektör teşebbüsü gibi "hızlı ve çözüm odaklı" faaliyet göstermesi gerekliliğidir. Bu amaçla 2000'li yılların başından itibaren birçok reform çalışması ile belediyeler yapılandırılmaya çalışılmıştır. Bu tartışmalar ışığında çalışmamızda ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunması nedeniyle hızlı karar alabilme imkanına sahip olan ve bulundukları coğrafi sınırlar içerisindeki vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için kamu harcamalarının büyük bir bölümünü gerçekleştirerek hem kamu hem de özel sektör teşebbüsüne benzer yapısı bulunan belediyelerin mali yapıları analiz edilmeye çalışılmıştır. Analizde bugüne kadar özel sektör teşebbüsleri tarafından uygulanan teknikler uygulanmıştır. Bu kapsamda Bursa ili içerisinde bulunan Belediye başkanlıklarının Sayıştay Başkanlığınca ilan edilen bilançoları üzerinde mali analiz yöntemleri anlatılarak analizler yapılmış sonrasında bulunan sonuçlar coğrafi sınırlar içerisinde bulunan en büyük belediye başkanlıklarına ait sonuçlar ile mukayese edilerek gerçekleştirilen reformların kurumların bilançolarına etkileri araştırılmıştır.
Katılım bankalarında muhasebe sistemi ve İslami Mali Kuruluşlar Muhasebe ve Denetleme Kurumunun (AAOIFI) Türkiye'deki finans kurumlarına etkileri: Türkiye-Bahreyn karşılaştırması
Katılım Bankacılığı global finans sektöründe İslami bankacılık veya faizsiz bankacılık isimleri ile yayılmıştır. İlk olarak mısırda ortaya çıkmış ve daha sonra dünyaya yayılmış olan bu bankacılık şekli, İslam dininin özüne uymayan faiz ve faiz sistemi üzerine bina edilen modern finans sistemini Müslümanların benimseyememesi ve orta doğuya akan Petro-dolar dünya çapında yayılmasını hızlandırmıştır. Ülkemizde 1985 yılında Özel Finans Kurumları adı altında faaliyet göstermelerine izin verilen bu finans kuruluşları, 1999 yılında banka statüsüne alınmış ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi tutulmuşlardır. Daha sonra yapılan kanun değişiklikleri ile 'katılım bankaları' ismini almışlardır. Nisan 2018 itibari ile ülkemizde faaliyet gösteren 5 Katılım Bankasının toplam 1.035 şubesi, 15.076 çalışanı bulunmaktadır. Katılım bankalarının konvansiyonel bankalarından temel esaslar itibari ile ayrılması, ayrı bir muhasebe sistemi ihtiyacı doğurmuştur. Bu nedenle BDDK tarafından bazı düzenlemeler yapılmış ve Katılım bankaları için ayrı bir hesap planı düzenlenmiştir. Küreselleşen dünyada hızla yayılan İslami Bankacılık sistemi için, uluslararası geçerliliği olan muhasebe standartlarına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle 1991 yılında Bahreyn merkezliİslami Mali Kuruluşlar Muhasebe ve Denetleme Kurumu (AAOIFI) kurulmuş ve standart yayınlamaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Katılım bankalarının muhasebe sistemini incelemek ve küresel İslami Bankacılık sektörüne entegrasyonunu irdelemektir. Sektörün öncüsü konumunda olan bankalarca uygulanan ve birçok ülkede uygulanması zorunlu olan AAOIFI standartlarının ülkemizde uygulanan Katılım bankaları muhasebe sisteminden farklılıklarını Bahreyn islami bankalarıyla karşılaştırma yolu ile ortaya koymaktır.
Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmelerinde Sayıştay denetim bulgularının analizi ve çözüm önerileri
Ülkemizde kamu sağlık sektörüne ayrılan ödenekler ülkemizin sosyal ve ekonomik durumuna bağlı olarak sürekli artmaktadır. Diğer yandan ise başta acil ve kesintisiz hizmetler olmak üzere kendine has özellikleri olan kamu sağlık sektöründe maliyetlerinde sürekli artması sonucu, bu alan için ayrılan payların ne kadar etkili, ekonomik ve verimli kullanılıp kullanılmadığı da paydaşlarca sorgulanmaktadır. Kaynakların belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda verimli kullanılıp kullanılmadığı ise mevzuatlara göre iç ve dış denetçiler tarafından denetlenmektedir. Ülkemizde kamu sektörünün dış denetimi ise kaynağını Anayasa ve yasalardan alan Sayıştay tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu çalışmanın amacı, sağlık hizmetlerinin sunumunda büyük role sahip, her biri bir döner sermaye işletmesi olan sağlık tesislerinde Sayıştay tarafından gerçekleştirilen düzenlilik denetimlerinin incelenerek kurumca çözüme kavuşturulan bulgular ile çözüm üretilemeyen bulguların incelemesinin yapılması, çözüm üretilemeyen bulguların nedenlerinin araştırılarak görüş ve önerilerde bulunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda 2012-2017 yılı denetim raporlarını kapsayan düzenlilik denetim raporları kıyaslama yöntemi ve literatür taraması yöntemi ile değerlendirilmiş sonuç olarak Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği kaynaklı olan bulgu, kira gelirlerinin tahakkuk ve muhasebeleşmesine ilişkin olan bulgular, kira sözleşmelerine ait damga ve teminat işlemlerine ait bulgu, maddi olmayan duran varlık amortismanının ve yasal payların hatalı hesaplanması gibi birçok bulgu çözüme kavuşturulurken; alacaklara, stoklara, maddi duran varlıklara ve gelir kalemleri başlığı altındaki birçok bulgu ise mevzuatsal, bilişim sistemlerinin entegre olmaması ve personel kaynaklı nedenlerle çözüme kavuşturulamadığı görülmüştür.
Uluslararası petrol krizlerinde petrokimya sektörü işletmelerinin maliyetleri ve denetlenebilirliği: Azerbaycan petrokimya sektöründe bir uygulama
Dünya genelinde yaşanan oldukca farklı değişiklikler sayesinde işletmeleri daima rekabet süreci içerisinde bulundurmuştur. Şöyle ki, özellikle globolleşme çerçevesinde yaşanan değişmeler çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin teknolojik, iletişim, ulaşım, tedarik, yatırım, satış gibi faaliyetlerinde yeniliklere gitmesini zorunlu kılmıştır. Yaşanan her bir değişiklik her ne kadar gelirlilik düzeylerini etkilesede aynı zamanda maliyet düzeylerini ve söz konusu olan maliyetlerin denetlenebilirlilik düzeylerinide etkilemektedir. Bu çerçevede her bir işletme mevcut faaliyetlerini etkin bir düzeyde yönetmek ve rekabeti sağlam düzeyde oluşturmak ve aynı zamanda müşteri-işletme arasındaki ilişkilerde memnuniyeti sağlamak bilincindedirler. Söz konusu olan bu gelişmeler her sektörde faaliyetde bulunan işletmeler için gerekli olduğu gibi petrokimya sektöründede faaliyetde bulunan petrol işletmeleri için de geçerlidir. Bu gelişmeler sonucu petrol işletmelerinin maliyetleri artması ile beraber aynı zamanda petrol işletmelerinin finansal performans düzeylerini de etkilemektedir. Bir diğer açıdan bakıldığında petrol işletmelerinin maliyetlerini, maliyetler ile ilgili denetim çalışmalarını ve genel bir ifade ile finansal performansı etkileyen bir diğer faktör petrokimya sektöründe yaşanan beklenmedik gelişmelerdir. İlgili sektörde yaşanan ulusal ve uluslararası krizlerin etkileri söz konusu maliyetlere olumsuz olarak yansımaktadır. Petrokimya sektöründe faaliyet gösteren petrol işletmelerinin maliyetlerini belirlemek, toplam maliyeti oluşturan giderleri tespit etmek, maliyetlerin denetlenebilirliğini mümkün kılmak, işletmenin özellikle mevcut finansal performansını etkilemek ve faaliyet dönemleri çerçevesinde söz konusu olan maliyetleri mümkün derecede minimize etmek konusunda mevcut olan muhasebe yöntemleri çerçevesinde araştırmalara yol açmıştır. Bu sebeple günümüzde petrol işletmeleri mevcut toplam maliyetlerini minimize etmek için çeşitli stratejik politikalar belirlemiştir. Genel olarak çalışmamızda temel amaç Azerbaycan'da petrokimya sektöründe faaliyet gösteren bir petrol işletmesinin toplam maliyetlerini tespit etmek, maliyetleri oluşturan gider kalemlerini belirlemek ve faaliyet yılı içerisinde toplam yıllık ve aylık maliyetlerini araştırmaktan oluşmaktadır. Bu çalışmanın yürütülmesi esnasında söz konusu olan petrol işletmesinin toplam maliyetlerini oluşturan yıllık verileri toplanmış ve bu veriler temel alınarak çalışma yürütülmüştür. Sonuç olarak çalışmanın temel amacı petrol işletmesinin yıllık verilerinden esinlenerek toplam yıllık ve aylık maliyetlerini tespit etmekten oluşmaktadır.
Investigation of derivative financial instruments within the scope of Turkish Accounting Standards, Turkish Financial Reporting Standards and large and medium-size enterprises for financial reporting standard
The pace of change brought by globalization has affected the financial markets of developed and developing countries around the world. The financial markets in communication with each other have become a single market under the influence of change. In the international arena, the resulting profitability rates has reduced due to the presence of many national corporations. A competitive environment has arisen and various financial risks have arisen. Financial instruments have diversified and derivative financial products have started to be used. Increasingly rapid use of derivatives financial in financial markets has facilitated the management of companies' financial risks. At the same time, it has brought financial operativeness. Companies have faced the question of how these transactions will be reflected in their accounting records under national and international legal guidelines. It is important that the transactions resulting from the use of derivative financial instruments reflect on financial statements and reports. The purpose of this study is; the types of financial derivatives, the intended use of the companies, accounting standards within the scope of the application form, how to recognize and use of derivative products which the company uses derivative financial instruments in Turkey, where it is analyzed and explained what purpose use.
İşletmelerde stokların yönetimi, bağımsız denetimdeki önemi ve Borsa İstanbul (BİST) tekstil sektörü bağımsız denetim raporlarında stokların analizi
Bu çalışmada teorik bilgiler kapsamında stoklar, stokların kontrolü, stokların bağımsız denetimdeki önemi incelenerek, teorik bilgilerin uygulamaya yansıması amacıyla BİST de işlem gören tekstil işletmelerinde, stokların bağımsız denetim sürecine ve görüşüne etkisi araştırılmıştır. İşletme kalemleri içerisinde önemli paya sahip olan stokların; işletme karlılık durumu üzerinde büyük etkisinin olması, bu konunun daha da önemli hala gelmesine sebebiyet vermiştir. Değişen moda trendleri, talep dalgalanmaları, ürün çeşitliliğinin artması ve başka faktörler nedeniyle işletmeler stoklarıyla ilgili zor durumlar yaşamaktadır. Günümüz piyasa koşullarında işletmelerin faaliyetini sürdürebilmesi için tam zamanında ve doğru kararlar verebilmesi zorunlu hal almıştır. Bu nedenle işletmelerin geleceği için etkin stok kontrol ve yönetim politikaları büyük önem taşımaktadır. İşletmeler stok kalemlerinin kontrolünü sağlamalı, maliyetlerini belirlemeli, denetim süreçlerini dikkatli bir şekilde ve sürekli olarak yapmaları gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda "İşletmelerde Stokların Yönetimi, Bağımsız Denetimdeki Önemi ve Borsa İstanbul (BİST) Tekstil Sektörü Bağımsız Denetim Raporlarında Stokların Analizi" tez konusu olarak seçilmiş, işletmeler için önem arz eden stoklara ilişkin iç kontrol sisteminin önemine, bağımsız denetim çalışmalarında nasıl ele alındığına ve uygulama kapsamındaki işletmelerin bağımsız denetim raporları üzerindeki etkisine bakılarak, yararlı olmaya çalışılmıştır. Tez stoklarla ilgili teorik bilgiler ve uygulama bütünlüğü içerisinde ele alınmıştır.
Fikri ve sınai mülkiyet haklarının yönetimi - muhasebesi otomotiv sektörü uygulaması
Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları, kişilerin ve ilgili kurumların haklarını ifade etmektedir. Bu haklar ulusal veya uluslararası kanunlarla koruma altına alınmıştır. Üretimde, ticari rekabette, toplumsal refah ve ticari kazançların oluşumunda bu haklardan faydalanma ve yönetme ihtiyacı, girişimci, yatırımcı ve tüketici açısından önemli hale gelmiştir. Bu haklar marka, patent, buluş, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret, geleneksel ürün, telif hakları ticari ve vergi desteği olarak görülmektedir. Bu çalışmada Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının çeşitleri, tarihsel gelişimi, hukuki durumu ve muhasebe sistemi ele alınmıştır. Günümüzün gözde teknolojilerinden olan otomotiv sektörünün Dünya'da ve Türkiye'de Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarından faydalanma oranları ve bunların analizleri ve simülasyon yorumlarına yer verilmiştir. Ayrıca otomotiv sektöründe patent başvuruları ve bunların analizlerine de ulusal ve uluslararası boyutta yer verilmiştir.
Depoculuk işletmeleri, depoculuk işletmelerinin maliyetleri ve denetlenebilirliği: Azerbaycan gıda sektöründe bir uygulama
Günümüz ekonomisindeki, teknoloji, iletişim ve ulaşım alanındaki gelişmeler, ürünleri tedarik etmeyi ve ürünlerini dünyanın her yerinden işletmeler için satmayı mümkün kılmaktadır. Bunu lojistik faaliyetler olarak tanımlayabiliriz, bilgi yönetimi, taşıma, paketleme, depolama, stok yöndetimi siparişlerin iletilmesi ve muhafaza faaliyetlerinde kalite ve miktarları değiştirdi. İşletmeler, bu faaliyetlerin etkin yönetimi ile rekabet avantajı sağlamanın ve müşteri memnuniyeti seviyesinin artmasının farkındalar. Bu gelişmeler lojistik maliyetlerin işletme maliyetlerindeki payını büyük oranda artırmıştır. Bu gelişmeler, lojistik maliyetlerdeki artıştan kaynaklanmaktadır ve işletmenin finansal performansını etkilemeye devam etti. Lojistik maliyetler nedeniyle, toplam işletme maliyetlerinde yüksek bir orana sahip olmak ve doğrudan finansal performansı etkilemek, işletmelerin bu maliyetleri azaltmak, muhasebe yöntemleri içinde ve dışında araştırmalara yol açtı. Bu bağlamda, işletmeler bugün lojistik maliyetlerini azaltmak için birçok strateji geliştirmiştir. Çalışmamızda esas amaç bir Azerbaycan'da gıda sektöründe depoculuk hızmetleri sunan işletmenin depolama alanı için her metrekareye düşen aylık ve yıllık maliyetlerini araştırmak olmuştur. Bunun akabinde öncelikle sözü geçen işletmenin yıllık verileri toplanmış, toplanan veriler analiz edilmiştir. Sonuç olarak asıl amaç işletmenin yıllık giderini ve bir metrekareye düşen aylık ve yıllık maliyetlerini bulmak olmuştur. Anahtar Kelimeler:Depolama, Lojistik Maliyetler, Lojistik, İşletme gideri, Muhasebe
Kaynak tüketim muhasebesi ve faaliyet tabanlı maliyetleme modelinin yönetim kararları açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi: Bir üretim işletmesinde uygulama
Günümüz şartlarında küresel alanda yaşanan gelişmeler ve teknolojide meydana gelen hızlı değişimler işletmelerin finansal yapılarını etkilemeye başlamıştır. İşletmelerin, küresel rekabet koşullarında varlıklarını idame ettirebilmeleri ve diğer işletmelere karşı rekabet avantajı sağlayabilmeleri maliyet bilgilerini kontrol altında tutması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Maliyet bilgilerine olan güven işletmelerin yönetim stratejilerinde birçok başarılı kararların alınmasını desteklemektedir. Bu amaçla birçok maliyet yöntemi geliştirilmiştir. Bunlardan geleneksel maliyet yönteminin mamul veya hizmetin maliyetini belirlemede yetersiz kalması işletmelerin maliyet yönetim modellerinde yeni arayışlara girmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak 1980' ler de faaliyet tabanlı maliyetleme modeli gelişme göstermiştir. Faaliyet tabanlı maliyet modelinin kapasite hesaplamalarında kullanılamaması, yönetim kararlarındaki yetersizliği ve uygulama alanında beklenen amacı göstermemesi nedeniyle kaynak tüketim muhasebesi ortaya çıkmıştır. Gelişmiş maliyet yönetim modellerinin mamul maliyetlerine ve yönetim kararlarına olan etkisine dikkat çekmek amacıyla maliyet yönetiminin öneminden bahsedilerek, çağdaş maliyet modellerinden kaynak tüketim muhasebesi ile faaliyet tabanlı maliyetleme modeli karşılaştırmalı olarak birçok açıdan ele alınmıştır. Tez çalışmam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde maliyet yönetimi ve kaynak tüketim muhasebesi, ikinci bölümde faaliyet tabanlı maliyetleme modeli ele alınmıştır. Üçüncü bölüm uygulama bölümü olup bir üretim işletmesinde yapılan gözlemler, gerçekleştirilen mülakatlar ve bilgisayar ortamından toplanan veriler ile gerekli analiz ve yorumlar yapılmıştır. Çalışma sonucunda mamul maliyetleri, kapasite maliyetleri, brüt mal satış kârı ve yönetim kararları açısından kaynak tüketim muhasebesinin faaliyet tabanlı maliyetleme modeline göre daha üstün bir model olduğu tespit edilmiştir.
Kurumsallaşma sürecinde muhasebe denetiminin rolü ve Azerbaycan uygulaması
Küreselleşmenin etkisiyle kuruluşların yönetim sürecinde bazı değişmeler olmaktadır. Kuruluşlardaki tüm işlerin kurum sahibi tarafından yapılmayıp uzman kişilere yönlendirilmesi gibi genel tanımlara sahip kurumsallaşma kavramı bu değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kurumsallaşma anlayışından hareketle şirketlerin devamlılığının sağlanmasında ve rekabet etmesinde önemli paya sahip olan kurumsal yönetim; çıkar grupların tüm haklarının korunması yönünde yapılan uygulamalar tümüdür. Kurumsallaşma kavramının ilgilendiği ve ilişki içerisinde olduğu konulardan biri muhasebe denetimidir. İşletmelerin kurumsal itibar ve güvenin oluşturulmasında, kurumsal yönetim ilkelerinin başarılı olarak uygulanmasında denetim faaliyetleri çok önemli bir yer tutmaktadır. şirketlerde, kurumsallaşma sürecine işlevsellik kazandırılması kapsamında, denetim faaliyetleri son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, kurumsal yönetim ve denetimin önemini; kurumsallaşma sürecine geçişin işletmelere yaptığı katkıları ve muhasebe denetiminin kurumsallaşma sürecindeki rolünü açıklamaktır. Üç bölümden oluşan çalışmada kurumsallaşma, kurumsal yönetim ve muhasebe denetiminin temel noktalarına değinilmiştir. Azerbaycan'da denetimin gelişiminin kuramsal olarak incelenmesinden sonra kurumsallaşma ve muhasebe denetimiyle ilgili Azerbaycan'da özel bir kurumsal şirket ve yerli bağımsız denetim şirketinde yapılmış olan uygulama çalışmasına yer verilmiştir. Değerlendirme sonucunda kurumsallaşmanın sürecinin işletmeye sağladığı yararlara yer verilmiş ve Azerbaycan'da hizmet veren bir şirket üzerinden muhasebe denetiminin bu süreçte rolüne yer verilmiştir.
TOPSİS ve PROMETHEE çok kriterli karar verme yöntemleri ile finansal performansın karşılaştırılması: BİST inşaat sektörü üzerine bir uygulama
Finansal bilgi sistemi tarafından üretilen veriler sonucu hazırlanan finansal tabloların, kullanıcılar açısından daha anlamlı ve yorumlanabilir bir hale getirilebilmesi için kullanılan finansal analiz tekniklerinden birisi, oran ya da rasyo analizidir. Finansal tablolardan bu şekilde birçok oran hesaplamak mümkündür. Ancak hesaplanan çok sayıda kriter olması ve yine bu kriterlere göre seçimi yapılacak çok sayıda alternatiflerin varlığı karar vermeyi zorlaştırmaktadır. Çok kriterli karar verme yöntemleri farklı değerlendirme seçeneklerini ortak bir paydaya indirgeyerek, kullanıcılarına objektif karar verebilme imkânı tanımaktadır.Bu çalışmanın amacı; çok kriterli karar verme yöntemlerinden, TOPSİS ve PROMETHEE yöntemlerinin, seçimi yapılacak alternatiflerin finansal performanslarına göre sıralanmasındaki kullanımını göstermek ve yöntemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılmasıdır.Çalışma kapsamına, hisse senetleri Borsa İstanbul (BİST) inşaat endeksinde işlem gören yedi işletme dâhil edilmiştir. 2013 - 2017 yıllarını kapsayan beş yıllık döneme ilişkin likidite, finansal yapı, faaliyet ve karlılık oranları, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nun (KAP) resmi internet sitesinde yayınlanan yıllık finansal tablolardan hesaplanmıştır. Hesaplanan finansal oranlar, TOPSIS yöntemi için Microsoft Excel ve PROMETHEE Yöntemi için Visual Promethee Academic Programı yardımıyla genel şirket performansını gösteren tek bir puana çevrilmiş ve işletmelerin performans düzeyleri bu puanlara göre sıralanmıştır. Yöntemlerden elde edilen sıralama sonuçlarının korelâsyonları incelenerek istatistikî olarak test edilmiştir. Her iki yönteme göre de elde edilen sıralama sonuçlarının yüksek oranda birbirlerine benzedikleri görülmüştür.