Theses supervised by Prof. Dr. Abdulkadir Yılmaz

15 theses · Bayburt University

Master'sOpen AccessTR

Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsileti'l-Muhtelife adlı eserinin tahkiki (Edisyon kritik)

Gerek Osmanlı döneminde gerekse önceki dönemlerde yaşamış âlimler Arap dili grameri hakkında farklı metotlarda pek çok eser telif etmişlerdir. Bu eserlerden çok azı tahkîk edilerek gün yüzüne çıkarılmışken birçoğu da kütüphane raflarında muhakkikler tarafından keşfedilmeyi ve ilim dünyasına kazandırılmayı beklemektedirler. Çalışmamızın amacı, Osmanlı döneminde yaşamış âlimlerden olan Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsile adlı eserinin tahkîkini yapıp yayına hazır hale getirmektir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte, Arap edebiyatında gramer ilminin temellerinin atılmasına sebep olan faktörlere değinildikten sonra bu ilmin tarihte geçirmiş olduğu dönemlere ve bu dönemlerde oluşan ekollere değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup olan bazı âlimler zikredilmiştir. Birinci bölümde, Emsile ve üzerine yazılan şerhlere değinildikten sonra Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, tezimize konu olan eseri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, eserin Türkiye ve farklı coğrafyalarda bulunan nüshaları kısaca tanıtılmış, tahkîkte izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde de, Şerhu'l-Emsile'nin metni tahkîk kurallarına uygun bir şekilde oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emsile, Kefevî, tahkîk, sarf, nahiv.

ArapçaDilbilgisiMuhammed el-Kefevi+3
Yakup Ziyaalp
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
40
Master'sOpen AccessTR

Muhammed el-Medenî'nin Risâle fî Beyâni mâ Vaka'a min'el-Evhâmi fi Sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin edisyon kritiği

Çalışmamız Arap dilinin Osmanlı dönemi öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan Osmanlı medreselerinde yetişmiş çok yönlü bir âlim olan Muhammed el-Medenî'nin Risale fî beyâni mâ vaka' min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Muhammed el-Medenî Osmanlı döneminde yaşamış, yazdığı eserlerden çok yönlü bir âlim olduğu anlaşılan ve o dönemde oldukça meşhur olmuş bir âlimdir. Bir süre Medine'de ikamet ettiği için bu nisbeyi almıştır. Lugat alanında yazılmış olan, Fîruzâbâdî'nin el-Kāmûsu'l-muhit adlı eserinde Cevherî'nin Tacu'l-luga adlı eserine yöneltmiş olduğu eleştirileri bir araya getiren, zaman zaman Fîruzâbâdî'nin Cevherî'ye yöneltmiş olduğu eleştirilerinde haklı ya da haksız olduğuna dair Muhammed el-Medenî'nin görüşlerini de ifade ettiği bu eser luğat alanında iki temel eser olan bu iki kitap üzerinde yapılan bir çalışma olması hasebi ile önemlidir. Çalışmamızın giriş bölümünde; luğat ilmi hakkında tarihi ve teknik bilgi verdikten sonra luğat alanında Arap âleminde Türkiye'de ve Batı Dünyasında yapılmış çalışmalara kısaca yer verilmiştir. Birinci bölümünde, Muhammedd el-Medenî, Fîruzâbâdî ve Cevherî'nin hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Çalışmamıza konu olan Risale fî beyâni mâ vakaa min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eser tanıtılmış, eserin Müellif'e aidiyeti konusu, eserin mevcut nüshası tanıtılmış ve edisyon kritik çalışmamızda takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. ikinci bölümde eserin tahkikli neşri yapılmıştır.

ArapçaCevheriEl-Firuzabadi+1
Uğur Kılıç
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukaddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin edisyon kritiği

Çalışmamız, Arap dilinin öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan büyük dil âlimi Hâlid el-Ezherî'nin Şerhu Mukddimeti'l-Âcurrûmiyye adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Burcî Memlükler döneminde Mısır'da doğup yaşayan şârih, 36 yaşından sonra ilim dünyasına adım atmış olmasına rağmen, özellikle nahiv alanında kaleme aldığı eserlerle döneminin en önemli âlimlerinden biri olmayı başarmıştır. Muhtasar türünde yazılmış olan bu eser, talebeye nahiv öğretmeyi kolay hale getiren bir üslupla kaleme alınmış olası sebebiyle diğer nahiv kitapları arasındaki önemini korumuştur. Çalışmamızın giriş bölümünde, nahiv ilmi hakkında tarihî bilgi verildikten sonra, ortaya çıkan dil mektepleri/ekollerinin temel bakış açıları ve temsilcilerine değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup nahiv âlimleri tarafından telif edilmiş kaynaklar zikredilmiştir. Birinci bölümünde, İbn Âcurrûm'ın hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Mukaddimetü'l-Âcurrûmiyye metni tanıtılmış, Şârih el-Ezherî'nin hayatı ve eserleri incelenerek, tezimize konu olan eserin Şârih'e aidiyeti konusu ele alınmıştır. İkinci bölümünde eserin dünya kütüphanelerinde mevcut olan nüshaları incelenmiş, daha önce eser hakkında gerçekleştirilen çalışmaların tahlîlleri yapılmış ve yeni bir edisyon kritik çalışmasına duyulan ihtiyacın nedenleri ortaya konmuştur. Tahkik çalışmasında esas kabul edilen nüshaların incelenmesi yapılarak, edisyon ktirik çalışmamızda takip edilen yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, geleneksel bölümlere ayırma şeklinden farklı olarak "i'rab, âmil ve ma'mul" taksîmini esas alan, "Mâü'l-Hicâziyye ve "Atf-ı Beyân" gibi konularda farklı görüşleri beyan eden eserin tahkikli neşri yapılmıştır.

ArapçaDilbilgisiDilbilim+4
Lütfi Özbey
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ayşî Mehmet Efendi'nin Rûhu'ş-Şurûh 'ala'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin edisyon kritiği

Elinizdeki bu çalışmanın amacı, Osmanlı bilgini olan Ayşî Mehmed Efendi'nin kaleme aldığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin tahkikli neşrini gün yüzüne çıkarmaktır. Osmanlı âlimlerinden Ayşî Mehmed Efendi (ö. 1016/1607), 10. yüzyılda İzmir iline bağlı Tire ilçesinde doğmuştur. Osmanlının meşhur medreselerinde müderrislik yapmış; ulûm-u İslamiye ve dil edebiyatı alanında eserler yazmıştır. Ebû Hanife Numan b. Sabit'e nispet edilen el-Maksûd fi's-Sarf ın üzerine şerh ettiği bu eserinin veciz ve kapsamlı olması hasebiyle Arapça sarf kitapları arasında ehemmiyetini muhafaza etmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde, Arapça sarf bilgisi ve önemi hakkında kısaca bilgi veril-miştir. Birinci bölümde, Ebû Hanife Numan b. Sabit'in hayatı, eserleri ve yazdığı el-Maksûd fi's-Sarf adlı eseri ve bu eserin üzerine yapılan şerhler hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ayrıca Ayşî Mehmed Efendi'nin hayatı eserleri ve yazdığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, ulaşabildiğimiz eserin nüshaları tanıtılmış ve nüsha seçimindeki kıstas belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin edisyon kritiği yapılmıştır.

ArapçaAyşi Mehmet EfendiBiçimbilim+2
Nurullah Oruç
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fadl Hasan Abbas ve el-Belâga Fünûnuhâ ve Efnânuhâ adlı eseri bağlamında meânî ilmine dair görüşleri

Tarih boyunca Kur'an-Kerim'i anlamak Müslümanların en önemli gündemini oluşturmuştur. Bu anlama çalışmasının temeli olan Arapça'nın söz dizimini ve ruhunu ortaya koymak için büyük çabalar ortaya koymuşlardır. Bu noktada Kur'an'ın güzelliklerini ortaya koyan, sözün güzelliklerini açığa çıkaran ilim Belağat ilmidir. Belağat, din, dil, edebiyat ve yabancı kaynaklar ile gelişerek İslam düşünce geleneğinin temel yapı taşlarından biri haline gelmiştir. Bu noktadan hareketle Belağat ilminin öğrenilmesi, Kur'an-ı Kerim'in doğru anlaşılması için zarurî kabul edilmiştir. Bundan dolayı tarih boyunca Belağat ilmine dair birçok eser yazılmıştır. Bu çalışmada modern dönemde geleneksel Belağat anlayışını öğretmeyi hedefleyen Fadl Hasan Abbâs'ın eserlerinde Belağat ilminin önemli kısımlarından biri olan ilm-i Meânî'ye dair görüşleri incelenmiştir. Fadl Hasan Abbâs, eserlerinde üslüp ve metod olarak, Belâğatın daha kolay anlaşılmasını hedefleyen ve eserleri günümüz Arap dünyasında çokça okunan önemli bir müellif olarak dikkat çekmektedir. Çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır; Giriş kısmında Belâğat ilminin önemi, tarihçesi, kısımları ele alındı, günümüze kadar sistematik hale gelmiş olan ekollere temas edildi ve temsilcileri tanıtıldı. Birinci bölümünde Fadl Hasan Abbâs'ın hayatı ele alınarak yazmış olduğu eserlerinden matbu olanları tanıtıldı, henüz basılmamış olanlarına da temas edildi. İkinci bölümde ise Belâğat ilminin kısımlarından olan Meânî'ye dair konular, Fadl Hasan'ın eserleri çerçevesinde ele alınmış olup değerlendirmeleri ve farklı görüşleri ortaya konulmaya çalışıldı. Anahtar Kelimeler: Fadl Hasan Abbâs, Belağat, Fesahat, Meânî

ArapçaBelagatFadl Hasan Abbas+2
Ahmet Mahmut Gözün
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ayşî Mehmet Efendi'nin Rûhu'ş-Şurûh 'Ala'l-Maksûd Fi't-Tasrîf adlı eserinin edisyon kritiği

Elinizdeki bu çalışmanın amacı, Osmanlı bilgini olan Ayşî Mehmed Efendi'nin kaleme aldığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserinin tahkikli neşrini gün yüzüne çıkarmaktır. Osmanlı âlimlerinden Ayşî Mehmed Efendi (ö. 1016/1607), 10. yüzyılda İzmir iline bağlı Tire ilçesinde doğmuştur. Osmanlının meşhur medreselerinde müderrislik yapmış; ulûm-u İslamiye ve dil edebiyatı alanında eserler yazmıştır. Ebû Hanife Numan b. Sabit'e nispet edilen el-Maksûd fi's-Sarf ın üzerine şerh ettiği bu eserinin veciz ve kapsamlı olması hasebiyle Arapça sarf kitapları arasında ehemmiyetini muhafaza etmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde, Arapça sarf bilgisi ve önemi hakkında kısaca bilgi veril-miştir. Birinci bölümde, Ebû Hanife Numan b. Sabit'in hayatı, eserleri ve yazdığı el-Maksûd fi's-Sarf adlı eseri ve bu eserin üzerine yapılan şerhler hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ayrıca Ayşî Mehmed Efendi'nin hayatı eserleri ve yazdığı Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, ulaşabildiğimiz eserin nüshaları tanıtılmış ve nüsha seçimindeki kıstas belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Rûhu'ş-Şurûh 'ale'l-Maksûd fi't-Tasrîf adlı eserin edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Ayşî Mehmed Efendi, el-Maksûd, Rûhuş-Şurûh, Tirevî

ArapçaAyşi Mehmet EfendiDilbilgisi+1
Nurullah Oruç
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arap dilinde İştikāk ve Abdulkâdir b. Mustafa el-Mağribî'nin el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri

Abdulkâdir el-Mağribî, Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşayan samimi bir Osmanlı müdafiidir. Hayatını İslâm'a ve Arap diline adayan el-Mağribî, XX. asrın önemli Arap dilbilimcileri arasında yer almış; tefsir, hadis, belâgat, gramer ve etimoloji alanlarında birçok eser telif etmiştir. Bu çalışmada, Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatına, kişiliğine, yazmış oluğu eserlerine ve meslek hayatının çok yönlülüğüne değinilerek, kaleme aldığı el-İştikāk ve't-Ta‛rîb adlı eseri tanıtılmakta ve eserdeki iştikāk konularına yer verilmektedir. Çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır; Giriş bölümünde; Arap dili hakkında kısa bilgilere yer verilerek, iştikāk ilminin önemi, kavramsal çerçevesi ve iştikākın kısımları hakkında genel bilgiler sunuldu. Birinci bölümde; Abdulkâdir el-Mağribî'nin hayatı, ilmî gelişimi, etkilendiği şahsiyetler ve yazmış olduğu eserler tanıtıldı, henüz basılmamış olanlar hakkında da kısa bilgiler verildi. İkinci bölümde; eserin yazılış amacına değinilerek eserin genel özellikleri hakkında bilgi verildi. Çalışmada iştikāk ilminin üç ana konusunu inceleyen eserin muhtevası takip edilerek sırasıyla iştikāk, ta‛rîb ve tevlîd konuları ele alındı. Çalışmada alanın önemli kaynaklarına başvurularak konun daha iyi anlaşılması için gayret gösterildi. Anahtar Kelimeler: Abdulkâdir el-Mağribî, İştikāk, Ta‛rîb, Mu‛arrab, Tevlîd, Müvelled.

ArapçaMağribiİştirak
Sabri Yıldırımer
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessAR

Nasirüddîn el-Lekânî'nin Hâşiye alâ Şerhi Tasrîfi'l-İzzî li Teftâzânî adlı eserinin edisyon kriği

Our study is to research the literary work called Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serhi Tasrîfi'lİzzî by Nâsıruddin el-Lekānî in return for the commentary Serhu Tasrîfi'l-İzzî written by Teftâzânî in grammar (sarf). Nâsıruddin el-lekānî is a Mâlikî scholar who was born in Lekân, Egypt. Even though he is not well known in our country, he is famous in his region. In his time, there were many of his disciples in Ezher. El-Lekānî's work for Teftâzânî's commentary does not explain grammar in detail. It is just an annotation that explains the problematic parts. That's why this work does not appeal to beginners, but for those who have enough background in the field. In the introductory chapter of the study, brief information is given about the historical development of grammar (sarf) and syntax (nahiv) and the occurrence of both disciplines is also mentioned. Moreover, both the names and the editors of extant grammar works are chronologically mentioned. In the first chapter, after mentioning the biography of Nâsıruddin el-Lekānî, Hâsiyetü'l-Lekānî alâ Serh-i Tasrîfi'l-İzzî's work is introduced, author's life and his other works are examined, and the work's belonging to the author is evaluated. In the second chapter, available copies of the work in world libraries are introduced; by examining the copies related to this enquiry work, some information is given about the methods for the critical edition. In the third part, the work is published including verification. KeyWords: Nâsırüddin el-Lekānî, Hâşiye, ez-Zencânî, et-Teftâzânî.

İskender Karayiğit
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İmam Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli efsîri bağlamında Ahzâb sûresinin belagat açısından incelenmesi

Kur'ân-ı Kerîm'i doğru anlamada hiç şüphesiz müfessirlerin önemli bir yeri vardır. Bu tezin amacı da İslâm dünyasında haklı bir şöhrete sahip olan müfessir Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli tefsîri bağlamında Ahzâb sûresindeki edebî inceliklerin ortaya çıkarılması ve Kur'ân-ı Kerîm'in ne derece belîğ bir kitap olduğunun bir kez daha vurgulanmasıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in çok konulu sûrelerinden olan ve bu sebeple gerek ilmî gerekse akademik alanda pek çok çalışmaya konu olan Ahzâb sûresi, hiç şüphesiz belâğî açıdan da bir o kadar zengindir. Bu çalışma, Ahzâb sûresini farklı bir açıdan ele alıp, sûredeki edebî sanatları incelemektedir. Ayrıca dirâyet tefsîrleri alanında büyük bir şöhrete sahip olan Keşşâf'ın esas alınması, İmam Zemahşerî'nin tefsîr metoduna dair bilgi vermektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, araştırmanın konusu, gayesi, yöntemi, literatür araştırması, İmam Zemahşerî'nin hayatı, ilmi kişiliği ve İslâm ilim hazinesine kazandırdığı eserleri zikredilip, daha sonra Ahzâb sûresinin adı ve mânâsı, nüzûl yeri ve zamanı, nüzûl sebepleri ve sûrenin genel muhtevası gibi konular ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, belagat ilmine genel bir bakış, bu ilmin tanımı, tarihçesi, kısımları ve bu alanda yazılan eserlere değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, Keşşâf tefsîri esas alınarak Ahzâb sûresi belagat açısından incelenmiştir. Bu kısımda, âyetler analiz edilirken musannifin açık bir şekilde ifade ettiği belâğî açıklamaların yanında, zımnen işâret ettikleri de ifade edilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Zemahşerî, Keşşâf, Belagat, Ahzâb sûresi

Ahzab suresiBelagatEl-Keşşaf+3
Osman Fidan
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessAR

The critical edition of the book named al-Matlub Sharh al-Maksud for Ibnu'l-Hâc Muhammed b. Hâc Ahmed el-Farazî

This thesis is an edition critique of his work named "Matlûb book", which is one of the commentaries of "Maksûd", which is one of the most important ancient works of the science of consumption. The belonging of the book to Ibnu'l-Haj as the author has been determined thanks to this study. The number of manuscript copies of the work in Turkish libraries is over 150. In addition, the amount of printed copies of the Ottoman period that can be determined is 9. These figures, which stand out during the work, are a proof of the interest of the work in the minds of madrasahs and professors. In this study, by reviewing over one hundred and fifty manuscripts, maximum effort has been made so that the work can reach the closest possible text from the author's pen. In order for the reader to easily understand the text, footnotes are given where necessary to clarify the subject. The selection of copies was made on the basis of the criteria specified in the ISAM Investigation Principles, and thanks to these eliminations, the study was reduced to three copies. The content of the work chosen for the study, its volumetric size, and the copying errors in the copies created serious difficulties during the study. Copying errors have been tried to be eliminated by making use of available resources. However, the content and size of the work led to a prolongation of the time allocated for the study. In the study, it was tried to give priority to the use of the basic sources specified in the ISAM editorial principles. On the other hand, the manuscript copies of the resources that cannot be printed in the libraries were used, and the library and other information were given in the bibliography.

Osman Ziyrek
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

El-'Avtebî'nin Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkıları -el-İbâne örneği-

Bu çalışma Ebü'l-Münzir el-'Avtebî'nin el-İbâne fi'l-luğati'l-'Arabiyye adlı eseri özelinde Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkılarını ele almaktadır. Umman'ın Suhâr vilayetinin Avteb kasabasında dünyaya gelen ancak tam olarak ne zaman doğduğu bilinmeyen fakat kuvvetle muhtemel 511/1118 yılı civarında Umman'da vefat eden 'Avtebî; fıkıh ve soy bilim gibi ilim dallarının yanı sıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da dönemin en önemli şahsiyetlerinden biri olmuştur. 'Avtebî'nin el-İbâne adlı eseri, hicrî beşinci asırda Arap dili ve belagati alanında yazılmış muhtevasının zenginliği bakımından en önemli eserlerden biridir. Eser; fonetik, sarf ve nahvin yanı sıra, tefsir, hadis, kıraat, darb-ı mesel ve şiir gibi dilin farklı alanlarını da ihtiva etmektedir. 'Avtebî, el-İbâne'de dil konularını farklı âlimlerin görüşlerini zikrederek detaylı bir şekilde ele almaktadır. Anlamını tespit sadedinde zikretmiş olduğu kelimeleri farklı Arap şiirleri ile desteklemektedir. Eserinde bir konudan bahsederken başka bir konuya geçtiğine sıklıkla rastlanılmaktadır. 'Avtebî el-İbâne'de, öncelikle Kur'an ve hadisle istişhâd etmenin yanı sıra Arap şiirleri ve mesellerden de yararlanmaktadır. Kullanımı kolay olması amacıyla alfabetik sıraya göre yazılmış, önce harflerin manaları detaylı bir şekilde incelenmiş, sonra da o harfle başlayan çeşitli terimler ele alınmıştır. Bu terimlerin incelenmesi sırasında yeri geldikçe fonetik, sarf, nahiv, kıraat farklılıkları ve belagat inceliklerine değinilmiştir. Müellif bu kitaba; her yönüyle son derece açık ve açıklayıcı olma özelliğini barındırması nedeniyle el-İbâne adını vermeyi uygun görmüştür. el-İbâne'nin ansiklopedik bir eser mi yoksa sözlük türü bir eser mi olduğu hususu araştırmacılar arasında tartışmalara yol açmış, ancak el-İbâne'nin muhakkikleri eserin alfabetik sıraya göre hazırlanmış ansiklopedik bir eser olduğu görüşünü tercih etmişlerdir. 'Avtebî, eserini alfabetik sıraya göre yazmış olsa da bazen bu sıralamaya riayet etmemiştir. Eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır.

ArapçaDil bilgisiEbu'l Münzir el-Avtebi+3
Lütfi Özbey
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hurûfu'l-me'ânî ve anlam değeri -Tâhâ sûresi özelinde-

Arap dili ve belagatinde, kelime türlerinden biri olan harflerin ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle harflerin Kur'ân'daki fonksiyonunu bilmek, Kur'ân ayetlerini doğru bir şekilde anlamaya katkı sağlayacaktır. Hurûf-u me ânî diye isimlendirilen bu harflerin kullanıldığı anlam, cümledeki konumlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu harflerin cümleye kattığı mana inceliği ve etkisi, buna bağlı dil kurallarını bilmekle mümkündür. Bir sûrenin ihtiva ettiği bütün mana harflerini ele alan çalışmaya az rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Arapça metinlerinin ve dolayısıyla Kur'ân ayetlerinin anlaşılmasında büyük etkisi olan mana harflerinin Kur'ân-ı Kerîm'den Tâhâ sûresi örnek alınarak manaya kattığı incelikler ele alınmıştır. Çalışmamız, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında, Kur'ân'daki hurûfu'l-me' ânînin önemi, bu alanda yapılan çalışmalar ve bu çalışmanın diğerlerinden farkı ve problematik yönü hakkındaki bilgilere değinilmiştir. Birinci bölümde, harfin kavramsal alanlarına, teşekkül ve tarihsel sürecine, muhtevasına ve metindeki fonksiyonlarına temas edilmiştir. Ayrıca mana harfleri için kullanılan hurûfu'l-me ânî, me âni'l-hurûf, edat ve alet gibi kavram ve terkiplerin semantik tahlili yapılarak aralarındaki nüanslar incelenmiştir. İkinci bölümde ise sûrede kullanılan edatların î râb, mana ve belagat yönünden ele alınmış ve bu konudaki Arap dilbilimcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak hicri üçüncü yüzyılın sonlarına kadar mana harfi için sıklıkla kullanılan kelimenin harf kavramının olduğu görülmektedir. Manalı harfler için kullanılan tabirlerin tamamının kullanıldığı ve bu sahada müstakil eserlerin kaleme alınmaya başlanıp, yoğun biçimde görüldüğü dönemin, hicri dördüncü asır olduğu değerlendirilmektedir. Tâhâ sûresindeki ayetlerde kullanılan edatları incelediğimizde, bir harfin anlam derinliği, yer aldığı cümlenin siyâk ve sibakından ortaya çıktığı görülür. Tâhâ sûresinde manaca çok yönlü kullanılan edatların çoğu, cer harflerin olduğu ve bunların çoğu ta'lîl anlamını yansıttığı dikkati çekmektedir.

AnlamArapçaArapça harfler+6
Nurullah Oruç
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

İbnu'l Cevzî ve Zâdü'l-mesîr adlı tefsirindeki filolojik yaklaşımları

Bu çalışma İbnu'l-Cevzî'nin Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr adlı eserindeki filolojik yaklaşımlarını ele almaktadır. 510/1117 yılı civarında Bağdat'ta doğan İbnu'l-Cevzî, hadis, fıkıh, tefsir ve diğer İslami ilimler sahasında olduğu gibi Arap Dili ve Edebiyatı alanında da birçok eser kaleme almıştır. Tefsir alanında yazdığı eserlerin başında Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr gelmektedir. Müellif eserinde öncelikle tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlere dair görüşlerini izhar ettikten sonra filolojik tahlillere değinmiştir. Eserde, genel itibari ile mütekaddimun ulemasının görüşleri derlenmiştir. Bazen görüşler arası tercihler yapılmıştır. Tefsir, diğer İslami ilimleri ihtiva ettiği gibi kıraat, fonetik, sarf ve nahiv açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Tefsirde Basra ve Kûfe nahiv ekollerine ait farklı görüşlere de yer verilmiştir. Bu ekollere ait görüşler tarafsız bir şekilde sunulmuştur. Ayetlerin irabı konusunda İrabu'l-Kur'an eserlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte kıraatler ve Arap lehçeleri arasındaki irtibat kapsamlı bir şekilde izah edilmiştir. Aynı zamanda iyi bir şair olan müfessir, tefsirinde şiirlerle istişhât etmeye özen göstermiştir. Eserinde kendine ait şiirler de bulunmaktadır. Ancak istişhat ettiği şiirler genelde meşhur şairlere aittir. Şiirlerde geçen manen anlaşılmazı zor kelimeleri bazen açıklamıştır. Görüşlerinden yararlandığı âlimlerin yaptıkları tercihleri zikrederek kendi filolojik değerlendirmelerini zenginleştirmiştir. Böylece eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Filoloji, Sarf, Nahiv, İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr

BiçimbilimEbu'l-Ferec İbnü'l-CevziFiloloji+5
Ahmet Mahmut Gözün
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

(Molla Lütfî) Lütfullâh b. Hasan et-Tokâdî'ye ait Hâşiye Alâ Şerhi'l-Miftâh li'l-Cürcânî adlı eserin edisyon kritiği

es-Sekkâkî "Miftâhu'l-ʿulûm" isimli eserinin üçüncü kısmını belağat ilmine tahsis etmiştir. es-Sekkâkî'nin bu eseri üzerine yapılan onlarca şerhten biri de es-Seyyid eş-Şerif el-Cürcani'ye ait olup el-Cürcani'nin de bu şerhi üzerine onlarca hâşiye yazılmıştır. Bu haşiyelerden en muteber olanlardan biri de Ali Kuşçu'nun talebesi, Kemalpaşazâde'nin hocası olan Osmanlı âlimlerinden Molla Lütfi'nin yazmış olduğu haşiyedir. Bu çalışmada Molla Lütfi'nin bu kıymetli eserinin tahkikli neşrinin ortaya koyulması hedeflenmiştir. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde müellif Molla Lütfi'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş; ilgili yazmanın tahkik çalışmasında esas kabul edilen nüshaları tanıtılmış, edisyon kritik çalışmasında takip edilen yöntem açıklanmıştır. İkinci bölümde ise eserin tahkikli neşri yapılmıştır.

Sultan Durmuş
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Filibeli Halil Fevzi Efendi'nin El-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri bağlamında beyân ilmi

Ebü'l-Kâsım es-Semerkandî'nin (ö. 888/1483'ten sonra) mecaz ve istiâre konularına dair yazmış olduğu Ferâ'idü'l-fevâ'id adlı meşhur risâlesi üzerine, Isâmüddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538) tarafından Şerhu Risâleti'l-istiâre isminde bir şerh yazılmıştır. Bu çalışma, İsferâyînî'nin şerhi üzerine Halil Fevzi Efendi tarafından kaleme alınan el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ şerhi 'Isâmi'l-Ferîde adlı eseri inceleyerek, belâgat ilminin beyân kısmına olan katkılarını ele almaktadır. Filibeli Halil Fevzi Efendi, XIX. yüzyılın müstesna şahsiyetlerinden biri olarak, hem tedrisât hem de telifât sahasında sergilemiş olduğu faaliyetleriyle, Osmanlı ilim dünyasının önemli ilim halkalarından biri olmuştur. Halil Fevzi Efendi'nin bu eseri iki cilt olup yaklaşık bin sayfadan oluşmaktadır. Müellif eserine 1860 senesinde başlamış ve kadılık görevi yapmış olduğu yerlerde yazmaya devam ederek 1870 tarihinde İstanbul'da tamamlamıştır. Fevzi Efendi hâşiyesinde, belâgat ilminin beyân özelinde temel kavramlarını ve inceliklerini geniş bir şekilde ele almakla beraber belâgat ilminin diğer kısımlarına da nadiren değinmiştir. Fevzi Efendi, eserinde belirli bir konuyu ele alırken, sıkça sarf, nahiv, iştikâk, mantık, felsefe, kelâm gibi başka bir konulara geçiş yaptığı görülmüştür. Bu geçişlerin, eserin bütünlüğünü ve akışını etkileyerek, okuyucunun dikkatini farklı yönlere çektiği gözlemlenmiştir. Bu sayede İslâmî ilimler arasında geniş bir bağ kuran müellif, yapmış olduğu derinlemesine analizler ile multi disipliner bir eser ortaya koymuştur. Müellif bir tartışmayı ele alırken ilk önce kelimeleri tek tek analiz edip farklı disiplinlerle harmanlayarak sonuca en doğru şekilde ulaşmayı amaçlamıştır. Kimi yerde ise farklı görüşlere değinmeden konuya devam etmiştir. Eser bu yönüyle, Osmanlı döneminin ilmî derinliğini ve entelektüel seviyesinin yüksekliğini gözler önüne sermiştir.

Arap diliİlmu`l-Beyanİstiare
Sabri Yıldırımer
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors