Theses supervised by Prof. Dr. Bülent Açma

15 theses · Anadolu University, Eskişehir Technical Üniversity

Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma temeline dayalı yaşanabilir çevre oluşturulması: Eskişehir Tepebaşı ilçesi örneği

Günümüzde enerjiye olan aşırı talep nedeniyle her türlü enerji kaynağının kullanımı çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. 1992 Rio Konferansı ve 1996 yılında Habitat-2 Kent Zirvesi'nde sürdürülebilirlik ve yaşanabilir çevre oluşumu amaçlarının benimsenmesi günümüzde sürdürülebilir kentsel gelişmenin "ekolojik temele" dayandırılmasını gerektirmektedir. Nitekim tüm bunlar sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının günümüz ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir yaşam kalitesi, ekonomik ve toplumsal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu amaçla örnek model olarak alacağımız Eskişehir Tepebaşı İlçesi bir rol model olarak tercih edilmektedir. Çalışmada sürdürülebilir kentsel gelişmenin, bilhassa kentsel değişim ile beraberinde getirdiği gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi açısından ele alınmak istenmektedir. Tepebaşı İlçe Belediyesi, tüm bu aşamaları gerçekleştirirken küresel ısınmanın en önemli unsuru sayılan karbondioksit emisyonu oluşturmamayı ve sera gazı gibi çevresel sorunlara sebebiyet vermemeyi hedeflemesinden dolayı ülkemizde sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışına hizmet etmede yol gösterici nitelikte olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma.

Sürdürülebilir enerjiSürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilir kentleşme+5
Zehra Lale
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atıkların enerji ekonomisi çerçevesinde incelenmesi: edirne örneği

Dünya nüfusu arttıkça çevre problemlerinin artması da kaçınılmazdır. Özellikle gelişen teknolojiye bağlı olarak hızla büyüyen sanayi, toplumların tüketime olan bağlılığını daha da arttırmaktadır. Üretilen her bir ürün için birer hammadde, oluşan ürün neticesinde de ara ürünler oluşmaktadır. Bunun haricinde oluşan ürünler kullanım ömrünü tamamladıktan sonra halk arasında çöp olarak tabir edilen atık konumuna gelmektedir, tıpkı üretimde oluşan ara ürünler gibi. Her bir atık aslında çok da farkına varılmadığı üzere tekrar kullanım olasılığı yüksek birer kaynaktır ve çöpe giden bu atıklar ekonomiye büyük zarar vermektedir. Bir başka deyişle, ambalaj atıkları, metaller, atık ısı gibi geri dönüşümü, kazanımı veya yeniden kullanımı mümkün tüm atıklar defalarca, daha az enerji kullanılıp daha düşük maliyet ve çevre kirliliği ile tekrar kullanılabilirler. Yapılan bu çalışmada Avrupa ve Türkiye'deki katı atıkların yönetim şekilleri, Avrupa ve Türkiye'deki katı atıkların enerji ekonomisi açısından durumu ve karşılaştırması analiz edilmiş, Edirne ili örnek gösterilerek de ülkemizdeki katı atıkların sanayi üretimi düşük bir bölgedeki mevcut durumu incelenmiştir.

Atık yönetimiEnerji ekonomisi
Nedret Noyan Özyakalı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ilinde kurulabilecek rüzgar enerji santralinin ekonomik analizi

Türkiye'nin enerji ile ilgili en önemli problemi dışa bağımlı olmasıdır. Türkiye'nin enerji ile ilgili problemleri aşabilmesi için ülkemizdeki mevcut enerji kaynaklarını verimli bir şekilde değerlendirmeliyiz. Bu araştırmada II. Kısımda enerji kaynakları ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. III. Kısımda ise Dünya'daki ve Türkiye'deki Rüzgar Enerjisinin durumu ile ilgili bilgiler verilmiştir. IV. kısımda ise Dünya'daki ve Türkiye'deki enerji durumu ile ilgili bilgiler verilmiş olup ayrıca Türkiye'deki Elektrik piyasası ile veriler değerlendirilmiştir. V. kısımda, Eskişehir ilinin rüzgar enerjisi potansiyeli ile ilgili bilgiler verilerek, RETScreen yazılımı ile Eskişehir İlinde Kurulabilecek Rüzgar Enerji Santralinin Ekonomik Analizi değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; Eskişehir İlinde Kurulabilecek Rüzgar Enerji Santralinin Ekonomik Analizi İle ilgili değerlendirme yaptığımızda çıkan sonucun elektrik enerjisi üretimi için uygun olduğunu söyleyebiliriz.

Enerji ekonomisiRüzgar enerjisiYenilenebilir enerji kaynakları
Osman Karataş
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji tüketiminin ekonomik ve sosyal etkileri

Enerji başta insanlar olmak üzere tüm canlıların yaşam faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Fotosentez için gerekli olan güneş ve tüketilen besinlerin dönüşümü için gerekli olan kimyasal enerji kullanımı başta olmak üzere canlıların tüm günlük ve yaşamsal faaliyetleri enerji girdisi gerektirir. Teknoloji, nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşmenin beraberinde getirdiği enerji ihtiyaçları enerjiye olan talebin artışını hızlandırmıştır. Enerjiye olan bu talep artışı enerji tüketiminin neden olduğu ekonomik ve sosyal etkileri de arttırmaya devam etmektedir. Bu çalışmada enerji tüketiminin neden olduğu ekonomik ve sosyal etkiler detaylı olarak ele alınmıştır. Her geçen gün büyümeye devam eden enerji ekonomisinde dışa bağlılık, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri ve termik santrallerin sebep olduğu sağlık sorunları başta olmak üzere enerji tüketimi kaynaklı ortaya çıkan tüm etkiler değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile enerji tüketiminin neden olduğu etkilerin detaylandırılması ve oluşan etkilerin sonuçlarına yönelik faaliyetlerin yürütülmesinde yararlanılabilecek yöntemlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Enerji tüketiminin neden olduğu ekonomik ve sosyal etkilerin kısa ve uzun vadeli yansımaları gelecekte karşılaşılabilecek sorunların önüne geçilebilmesi için önemli bir adım olacaktır.

Betül Kahya
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Türk dış politikasının kamerun üzerindeki ekonomik değerlendirilmesi

Over the past decade and counting, Ankara's footprint within Africa and including Cameroon has paid off. In 1998, Ismail Cem unveiled the "Opening Up to Africa Policy," but it failed to bear fruits because of the lack of institutional frameworks and resources. In 2005, the AKP coined a novel foreign policy document for Africa baptized "The Year of Africa," which became a new cornerstone, taking off from where 1998 failed. "Opening up to Africa" began by propping up institutional restructuring and organizing resources for the plan. In 2014, Türkiye' crafted the Africa Partnership Policy which is currently in operation via all spheres. This thesis examines the foreign policy impact of Türkiye on Cameroon, focusing on the historical epochs of Turkish-African relations. It argues that Ankara's strategic policy, "Türkiye's Opening Up to Africa," is a blueprint for catapulting Africa-Türkiye relations, particularly with Cameroon. The problem of the statement rest on the fact that despite evolved Türkiye-Africa relations due to changes in Turkish foreign policy, a succinct assessment of the economic relations between TürkiyeCameroon relations on Cameroon was lacking. The aim of the were to identify the historical roots of Turkish-African/Cameroon relations, examine the motivations of Turkish involvement in Cameroon from 2010-2022, and to assess the economic effects on Cameroon alongside the challenges Ankara faces in her relations with Cameroon. Both secondary and primary sources of data collection were utilized in terms of data collection. The theoretical yardsticks used in this work are the World Systems and Middle Power theories. The research uses a multidimensional approach, incorporating diplomatic, economic, and cultural aspects. A concluding remark is Ankara-Yaoundé's ties signifies economic gains and challenges within the CEMAC region with future potentials. Keywords: Cameroon, Economic Effects, Türkiye, Turkish Foreign Policy, Turkish- Africa.

Paul Kwachuh Tekang
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Rusya arasında enerji alanındaki işbirliğinin ikili ilişkiler açısından sonuçları

Türkiye ve Rusya arasındaki enerji iş birliği, bölgesel istikrarın sağlanmasında ve küresel enerji güvenliğinin korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. Dünyanın en büyük doğal gaz ve petrol rezervlerine sahip olan Rusya, stratejik bir enerji tedarikçisi konumundayken, Türkiye, yalnızca büyük bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda Avrupa'ya enerji kaynaklarının taşınmasında kilit bir transit merkezi olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye ve Rusya'nın enerji iş birliğinde temel taşlarını oluşturan projeler detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Mavi Akım ve TürkAkım doğal gaz boru hatları ile Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu NGS projeleri incelenerek bu projelerin her iki ülkenin enerji politikaları ve ekonomik çıkarları üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Ayrıca, küresel enerji trendlerinin, yaptırım baskıları, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir enerjiye geçiş süreçleri gibi dinamiklerin, Türkiye-Rusya ilişkilerine nasıl yansıdığı değerlendirilmektedir. Çalışma, enerji ortaklığının ekonomik ve siyasi yönlerini, iki ülke arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve stratejik öncelikleri inceleyerek bu iş birliğinin sürdürülebilirliği açısından karşılaşılan zorlukları ve geleceğe yönelik fırsatları araştırmaktadır. Küresel enerji piyasasındaki değişimler bağlamında, Türkiye ve Rusya'nın enerji alanındaki ortaklığına yönelik tehditler ve fırsatlar ele alınmakta, altyapı yatırımları, dış risklerin azaltılması ve sözleşme mekanizmalarının derinleştirilmesi gibi öneriler sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Enerji iş birliği, Türkiye, Rusya, Akkuyu NGS, Enerji güvenliği.

Milena Mukmınova
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Asya ülkelerinde Türk dış politikası ve ekonomik ilişkilerinde yeni bir girişime: Endonezya örneği

"Yeni Asya" girişimi, Türk dış politikası için önemli bir zorluk teşkil etmekte olup, Asya ülkeleriyle daha derin ortaklıklar kurmayı ve ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu stratejik dönüş, Türkiye'nin Asya'daki ekonomik ve jeopolitik etkisini genişletme niyetini yansıtmaktadır. Girişim, siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliği ile ortaklığın diğer yönlerine odaklanmakta olup, özellikle Güneydoğu Asya ülkelerini hedeflemektedir. Endonezya, Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan tarihi bağları, dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip ülke olması ve hızla büyüyen bir pazar olması gibi çeşitli faktörler nedeniyle seçilmiştir. Bu çalışma, Türkiye ile Endonezya arasındaki ikili ortaklıkları vurgularken, ASEAN içindeki ekonomik ve bölgesel diplomatik bağları güçlendiren ve Endonezya'yı stratejik bir müttefik olarak konumlandıran Türkiye'nin dış politika gündemini açıklamayı amaçlamaktadır. Bu araştırmada, vaka çalışması yaklaşımına odaklanarak nitel bir metodoloji seçilmiştir. Bu yaklaşım, Türkiye ile Endonezya arasındaki ekonomik ilişkileri tanımlamak ve Güneydoğu Asya bölgesinde yer alma fırsatlarını incelemek için kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'da, özellikle Endonezya'da kalkınma, jeopolitik, eğitim ve ekonomik işbirliği alanlarında varlığını göstermektedir. Çalışma, Türkiye'nin Endonezya'daki dış politikasının başarısının, jeopolitik zorlukları aşma ve bunlara uyum sağlama becerisine, kendini küresel bir aktör olarak konumlandırma ve diğer rakiplerle rekabet etme becerisine bağlı olduğu sonucuna varmıştır.

Ponlawat Panngam
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
41
DoctorateOpen AccessEN

İklim değişikliğinin Afrika'da hanehalkı refahına etkisi

In this thesis, we first simulate the impact of climate change on households' welfare in Burkina Faso and Africa. We use the output of a partial equilibrium model, the IMPACT model, to describe climate change's impact on agriculture yield and cropland. This descriptive analysis in chapter I shows that climate change will decline crop yields and increase harvested area. These impacts are later included in the GTAP model, a global static CGE model to analyze climate change's effect on households' welfare. The GTAP simulation outcomes reveal that climate change will lead to a fall in households' wellbeing in Burkina Faso. For instance, It is shown that the total climate change effect on global welfare will decrease by 14% on average due to climate change. Secondly, we examine the African Continental Free Trade Area's role in climate change adaptation in Africa using the GTAP standard model. We define trade liberalization scenarios consisting of removing 90% of trade tariffs among the African regions. The simulation results demonstrate that trade liberalization can generate welfare gain to compensate for climate change welfare loss. For example, the study indicates that trade tariffs removal will result in a 26% increase in global welfare than the level achieved under climate change. However, the welfare gain from trade liberalization will be unequally distributed among countries. Technology progress will be the main welfare driver generated by the AfCFTA. Therefore, to benefit from this new continental free trade area launched in early January 2021, countries should improve technology progress and develop the local industry.

AfricaAfrican countriesBurkina-Faso+4
Doungahıre Abdoul Karım Zanhouo
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal iktisat bakış açısından güven ve panik duygusunun krizler ve spekülasyonlar açısından önemi

Geleneksel İktisat Teorileri'nin tarihte gerçekleşen birçok krizi ve spekülasyonu açıklayamaz oluşunun en büyük sebeplerinden birisi insan duygularının ve sosyal ağlar ile olan bağlarının yok sayılmasıdır. Krizler ve spekülasyonların derinlemesine anlaşılması ve etkilerinin azaltılması için insanların yatırım davranışlarının altında yatan güven ve panik duygusuna dikkat edilmelidir. Davranışsal İktisat alanı her geçen gün gerçekleşen bunalımlara cevap bulma konusunda ilerlemeye devam etmekte ve gerçekleşmesi muhtemel bunalımların önlenmesi için öneriler ortaya koymaktadır. Tez kapsamında, tezin ilk kısmında, Davranışsal İktisatın tarihçesi ve teorilerinden bahsedilmiş ikinci bölümünde, tarihte gerçekleşmiş bunalımlar ve spekülasyonlar güven ve panik duygusu açısından incelenmiş olup tezin üçüncü bölümünde ise, güven ve panik duygusunun yatırım kararları üzerinde ne yönde bir etkisi olduğunun anlaşılması adına bir deney anket oluşturulmuştur. Deney anket 438 kişi üzerinde uygulanmış olup sonuçlar Davranışsal İktisat alanının teorilerine uygun olarak seyretmiştir. Deney anket sonuçlarının ve yorumlarının, krizler ve bunalımlara farklı bir bakış açısı getirmesi amaçlanmıştır.

Davranışsal ekonomiGüvenKriz+3
Görkem Su Kılıç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk-Rus ilişkilerinde Kuzey Kafkasya (Fırsatlar ve riskler)

Rusya Federasyonu ile Türkiye'nin ilişkileri Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan beri uzun bir tarihe sahiptir. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu, deniz ötesi bir komşusu olan ve stratejik bir konumuna sahip olan Kafkasya bölgesi ile çok yoğun sosyal ve ekonomik ilişkileri yürütmüştür. Günümüzde Kafkasya'nın kuzey bölgesi Rusya Federasyonunun topraklarına dahildir. Fakat tarihi olarak oluşan sosyo-kültürel bağlar, ortak din ve Kafkas savaşı sonrası Anadolu topraklara zorla göç eden Çerkezlerin Türkiye'de yaşaması Türkiye-Kafkasya ilişkilerine Türkiye-Rusya ilişkilerinde ayrı bir yer kazandırmaktadır. Fakat, buna rağmen jeo-stratejik alanı olan Kafkasya bu yana kadar ağırlıklı olarak sadece küçük özgür devletlerden oluşan Güney Kafkasya açısından araştırılmıştır. Rusya'nın güney-batısında bir bölgeyi temsil eden Kuzey Kafkasya ise çoğunlukla ihmal edilmektedir. Bu çalışmada ise Rusya'nın Kuzey Kafkasya bölgesinin, Türkiye-Rusya arasındaki sosyo-ekonomik ilişkiler üzerindeki rolü ve potansiyeli araştırılmaktadır aynı zamanda bu ilişkileri güçlendirecek öneriler sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Rusya, Türkiye, Kuzey Kafkasya, Dış ticaret, Uluslararası İlişkiler

Kuzey KafkasyaRusyaSektörel dış ticaret şirketleri
Fatima Kanshokova
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kentleşme bağlamında yerel yönetimlerin rolü ve dönüşümü

Kentler, insanların ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerini devam ettirdiği ve belirli yaşam standartları ölçütünde gelişim arz eden alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle geçtiğimiz yüzyıllardan itibaren insanın doğaya yoğun müdahalesi ve ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda kullanımı ile gerek canlıların hayatında ve gerekse yaşam kalitesinde belirgin azalmalar gözlenmiştir. Kentler ekosisteme yönelik bu belirgin olumsuzluklardan etkilenen en temel yerleşim alanlarıdır. Bu noktada kentlerin sürdürülebilirliği, yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve çevresel, sosyal ve ekonomik devamlılığın sağlanması konusu önem kazanmaktadır. Kentsel sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik ulusal ve uluslararası platformlarda çözüm arayışları ve "Yerel Gündem 21" bu önemi ortaya koyan en iyi örneklerdir. Küresel çapta, kentlerde sürdürülebilirliğin etkinliği bakımından yerel ihtiyaçların karşılanması, yerel ihtiyaçların devamlılığının sağlanması için ise yerel halka en yakın merciler olan yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının çoğaltılması ve yerel yönetimlerin desteklenerek rolünün artırılması konusu belirginlik kazanmaktadır. Merkezi hükümetlerin yerel yönetimler ve sivil örgütlerle işbirliğine dayalı yaklaşımlarını artırması ve yönetişim mekanizmasının yalnızca teorik olarak değil uygulamada da güç kazanması, sürdürülebilirliğin her boyutta etkinlik sağlamasına, çevresel ve ekolojik koruma ve kalkınmaya destek olunmasına ve kentsel sürdürülebilir iyileştirmeye ve yaşam kalitesindeki olumlu dönüşümlerin yaşanmasına katkı sağlayacaktır.

KentleşmeSürdürülebilir kentleşmeSürdürülebilirlik+1
Seçil Yücel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin çevre haklarının korunmasında rolü: Azerbaycan örneği

Bu çalışmada, tüm dünyada küresel bir sorun olan çevre problemlerinin ortaya çıkma sebepleri, ona etki eden faktörler ve çevre hakkının korunmasındaki temel politikalar incelenmektedir. Özellikle Azerbaycan'da bağımsızlık sonrası kurulan yeni demokratik hükümet sisteminin ve yeniden yapılandırılan yerel yönetimlerin, ülke genelinde sosyal çevre hakkının korunmasındaki yeri, önemi ve uyguladıkları politikalar incelenmiştir. Bu çalışma, Azerbaycan'daki yerel yönetimlerin çevre hakkının korunması ve gelişiminde oluşturdukları kanunları ve politikaları araştırmayı amaçlamaktadır. Bunun için öncelikle, Azerbaycan'ın bağımsızlık sonrası Haydar Aliyev döneminde yerel yönetimlerin çevre hakkının korunmasındaki alınan ilk kararlar, yapılan ilk politikalar ve kanunlar anlatıldıktan sonra, yerel yönetimlerin hangi görev ve sorumluluklara sahip olduğu tespit edilerek, yerel yönetim birimlerinin yürüttüğü faaliyetler incelenmiş, tablo ve şekillerle sunulmuştur. Daha sonra İlham Aliyev dönemi ile birlikte gelişen yerel yönetimlerin çevre hakkının korunmasındaki rolü, kararları, kanunları ve politikaları incelenmiştir. Son olarak, var olan politikalardaki zayıflıklar göz önünde bulundurularak mevcut yerel yönetim sistemine, karar vericilere ve bu alanda gelecekte çalışma yapacak araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

AzerbaycanYerel yönetimlerÇevre+2
Chingiz Neymatov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye ekonomik ilişkilerinde enerjinin rolü: Doğalgaz, petrol ve boru hatları üzerine bir değerlendirme

Azerbaycan ve Türkiye ekonomik ve siyasi birlikteliğin her zaman güçlü olduğu ve "iki devlet tek millet" tanımı ile ilişkilerini sürdüren ezeli devletlerdir. Sovyetler Birliğinin çöküşü ile bağımsızlık kazanan Azerbaycan Türkiye ile bağlantılarını daha da güçlendirmiş ve güçlendirmektedir. 2000 yılından sonra küreselleşme eğilimi ivme kazanmış ve bu iki ülkenin ekonomik birlikteliğine yansıdığını görmekteyiz. Bir yandan Azerbaycan doğal rezervlerini Türkiye aracılığı ile dünya pazarına çıkarmak isteği bir yandan da Türkiye'nin enerji talebini ödemek bu iki ülkeyi daha sıkı bağlarla birleştirmiştir. Bu çalışmanın amacı ikili ekonomik ilişkilerde enerjinin ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkarmaktır. İki devletin ekonomileri ele alınmış, ekonomik ve ticari ilişkiler incelenmiş, enerjinin özellikle boru hatlarının, doğalgazın ve petrolün ülkelerin ekonomik ilişkilerine etkisi tartışılmıştır. Çalışmada nicel araştırma metodu kullanılarak inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Uygulama bölümünde enerji birlikteliğini kapsayan 2019 yılına kadar ithalat, ihracat, ticaret hacmi ve dengesi, yatırımlar, gelirler analiz edilip yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda boru hatlarının ve doğalgazın ekonomik ilişkilere olumlu etki ettiği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Azerbaycan ve Türkiye, Doğalgaz, Petrol, Boru hatları

AzerbaycanBoru hatlarıDoğal gaz+6
Mamlakat Aghabaylı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji kaynakları açısından Çin'in yeni ipek yolu projesi ve Türk cumhuriyetleri

Enerji, insan faaliyetlerinin maddi temelidir ve dünyadaki tüm ülkelerin ekonomik kalkınmasının can damarıdır. Yeni yüzyılda, hızlı ekonomik gelişmelerle birlikte, Çin'in toplam enerji talebi önemli ölçüde artmış ve bu artan enerji talebini dengelemek enerji güvenliği açısından önemli hale gelmiştir. Türkiye ve Kırgızistan dışındaki diğer Türk Cumhuriyetlerinde ise fosil enerji kaynaklarının zengin olmasından dolayı, ekonomik gelişmelerde enerjiye bağlı kalmışlardır. 2013 yılında Yeni İpek Yolu projesinin açıklanması Türk Cumhuriyetleri ile Çin arasındaki enerji işbirliği sadece fosil enerji kaynakları alanında değil aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları alanında da yeni fırsatlar doğurmuştur. Bu çalışmada Türk Cumhuriyetlerinin enerji kaynakları verileri ve Çin ile mevcut olan enerji işbirliği göz önünde bulundurularak iki tarafın Yeni İpek Yolu Projesi bağlantısında enerji işbirliği yapabilirliği ve işbirliği yapabilecek alanlar ortaya koyulmuştur. İki tarafın Yeni İpek Yolu Projesi bağlantısındaki enerji işbirliğinin SWOT analizi yapılarak iki taraf enerji işbirliğine ilişkin görüşler ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Çin, Türk Cumhuriyetleri, Enerji Kaynakları, Yeni İpek Yolu Projesi, Enerji İşbirliği.

Aıkebaer Ruzı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye dış politikasında Afrika: Türkiye örneği-Sudan

This study aims to study Turkish foreign policy towards Africa. This study aims to study Turkish foreign policy towards Africa. The study deals with historical and political relations in general. The study focuses on Chapter Four (Sudan) on economic, political relations, and aspects of cooperation between the two countries in the period from 2002 to 2019. As the Turks began entering Africa since the nineteenth century, the Ottomans established strong relations with the sultans. These relationships were based on religious, economic, and strategic foundations. the Turks ruled Africa for four centuries, despite this, the European colonization that started in the mid-nineteenth century towards Africa. Let the Ottomans leave gradually from the African continent. And when the Turkish Republic was established. Turkish foreign policy has moved towards western countries. Although Turkey had supported independence movements in Africa in the 1960s. However, Africa was not important in Turkish foreign policy either With the decline of the Cold War in the nineties and the reshaping of the international system again. let Turkey open a door toward the international community. Turkey prepared a foreign policy plan for Africa in 1998, to develop political, economic, and cultural ties for expansion in Africa. the plan was iii implemented after 2005. Turkey pursued a new strategy and used certain elements such as soft power. And to bring the African countries to its side. In this way, Turkey will take a fast and easy way to form political, economic, social, and cultural relations with African countries.

AfricaSudanTurkish foreign policy+5
Mohamed Gamal Bashıer Mohamed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors