Theses supervised by Prof. Dr. Cemalettin Şahin
15 theses · Gazi University, Recep Tayyip Erdoğan University
Lise giriş sınavları (LGS-OKS) coğrafya sorularının bilişsel alan basamaklarına göre değerlendirilmesi (2003 -2007)
Bu çalışmada, 2003-2007 yılları arasında yapılan liselere giriş sınavlarında (LGS-OKS) sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya sorularının Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre sınıflandırılması yapılmış ve soruların sosyal bilgiler programına uygunluğu incelenmiştir. Ayrıca, 2007 OKS sınavındaki coğrafya sorularının güçlük dereceleri, ayırt edicilikleri ve soruların cevaplanma oranları analiz edilmiş ve bu sorularda öğrencilerin başarı durumları değerlendirilmiştir.Bu çalışmanın verileri elde edilirken çalışmanın yöneldiği amaç ve araştırmanın kapsamı bakımından genel tarama modeli kullanılmıştır. 2003-2007 tarihleri arasındaki OKS sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya soruları, ölçme değerlendirme uzmanlarının görüşleri doğrultusunda Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre betimsel olarak değerlendirmiştir. 2007 yılı soruları ise, ITEMAN paket programı kullanılarak elde edilen analiz sonuçları dikkate alınarak değerlendirilmiştir.Değerlendirme sonucunda, OKS sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya sorularının, Bloom'un bilişsel alan basamaklarına göre sınıflandırıldığında en alt basamak olan bilgi düzeyi basamağı ve üst düzey beceri gerektiren değerlendirme basamağına ait hiçbir soru bulunmadığı, en fazla ise kavrama düzeyinde yer aldığı tespit edilmiştir. OKS coğrafya sorularının, büyük oranda sosyal bilgiler programına uygunluk gösterdiği, ancak sınıf düzeyleri ve ünitelere dağılımında eşitsizliklerin olduğu görülmüştür. 2007 OKS coğrafya sorularının sınav verileri incelendiğinde ise, genel olarak güçlük derecesi yüksek olan soruların ayırt edici sorular olmadığı, ayrıca öğrencilerin şekilli sorularda daha fazla hata yaptıkları sonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: OKS, coğrafya soruları, bilişsel alan, Bloom taksonomisi, ölçme ve değerlendirme
Coğrafya öğretim programındaki kazanımların öğrencilerin harita beceri düzeyleri etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, harita becerisinin tanımı ve harita becerileri açıklanarak,ortaöğretim kurumlarının farklı sınıf düzeylerinde ve alanlarında öğrenim görenöğrencilerinin harita beceri düzeylerini karşılaştırmaktır. Böylelikle Coğrafya ÖğretimProgramı'nda yer alan harita becerisini kazandırmaya yönelik kazanımlarla öğrencilerin haritabeceri düzeyleri arasındaki ilişki de ortaya konulmuştur.Araştırmada, ortaöğretim kurumlarının farklı sınıf düzeyi ve alanlarında öğrenimgören öğrencilerin, harita beceri düzeylerini tespit etmek için, tarama yöntemi kullanılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme aracı,Ankara ve İstanbul illerinde bulunan, ( Gazi Lisesi, Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi, GaziÜniversitesi Vakfı Özel Lisesi, TED İstanbul Koleji, Kaynarca Şevket Sabancı Lisesi ileİstanbul Lisesi) altı ortaöğretim kurumunda 2007-2008 eğitim öğretim yılı içerisinde9.,10.,11. sınflarda öğrenim gören 900 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmanın altproblemlerinin çözümlenmesinde; tek yönlü varyans analizi ( One ? Way Anova) ve t- Testikullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerinharita beceri düzeyleri 9. ve 10. sınıflar arasında anlamlı fark oluşturmaz iken, hem 9. sınıftahem de 10. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin harita beceri düzeyleri 11. sınıfta öğrenimgören öğrencilerin harita beceri düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca ortaöğretim kurumlarının eşit ağırlık ve sayısal alanlarında öğrenim gören öğrencilerinharita beceri düzeyleri sosyal alanda öğrenim gören öğrencilerden, yine sayısal alandaöğrenim gören öğrencilerin harita beceri düzeylerinin de eşit ağırlık alanında öğrenim görenöğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Coğrafya öğretiminde çoklu zekâ uygulamaları
Bu arastırma, Gardner tarafından ortaya atılan çoklu zekâ kuramının cografya egitimi ve ögretiminde uygulanabilirligini tespit etmek ve ögrencilerin cografya dersine yönelik olan tutum ve davranıslarını olumlu yönde gelistirebilmelerinde bu kuramın etkisini gösterebilmek amacıyla yapılmıstır. Arastırma, çoklu zekâ kuramının cografya egitimindeki etkililigini ortaya koyabilmek için, deneysel nitelikte yapılmıstır. Deneysel çalısma, Ankara merkezinde bulunan ortaögretim 9. sınıf seviyesindeki, birer adet deney ve kontrol grubu olarak olusturulmustur. Arastırmanın saglıklı uygulanabilmesi için ders ögretmeni, ögrenciler ve rehberlik ögretmeni çoklu zekâ kuramı hususunda bilgilendirilmistir. Deney grubu ile çoklu zekâ kuramı ilkelerine uygun olarak hazırlanmıs ders planlarından hareketle 4 hafta boyunca ?Dıs Kuvvetler? konusu islenmistir. Deney grubu ögrencileri için olusturulan egitim-ögretim ortamları, mümkün oldugunca bütün zekâ alanlarına hitap edebilecek etkinlikler, çesitli görsel-isitsel araç ve gereçler yardımıyla zenginlestirilmistir. Deney grubu ile es zamanlı olarak, kontrol grubuyla, düz anlatım ve soru cevap yöntemleri kullanılarak, dersin ögretmeni tarafından, ?Dıs Kuvvetler? konusu islenmistir. Uygulamadan önce ve sonra, deney ve kontrol gruplarına basarı testi ve tutum ölçegi ön test ve son test olarak uygulanmıstır. Arastırma sonucunda, 9. sınıflarda ?Dıs Kuvvetler? konusunda, basarı testi ve tutum ölçeginde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmistir.
Eğitim fakültelerindeki coğrafya öğretmenliği anabilim dallarının nitelikli coğrafya öğretmeni yetiştirmedeki yeterlilikleri konusunda öğretmen adaylarının görüşleri
EĞİTİM FAKÜLTELERİNDEKİ COĞRAFYA ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALLARININ NİTELİKLİ COĞRAFYA ÖĞRETMENİ YETİŞTİRMEDEKİ YETERLİLİKLERİ KONUSUNDA ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ (Yüksek Lisans Tezi) İremÖZTÜRK GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ EYLÜL 2004 ÖZET Bu çalışmada, Eğitim Fakültelerinde Coğrafya Öğretmeni yetiştiren anabilinı dallarının nitelikli coğrafya öğretmeni yetiştirmekte ne kadar yeterli oldukları hususunda coğrafya öğretmenliği programlarında okuyan öğrencilerin görüşleri araştırılmıştır. Çalışmanın ilk safhasında nitelikli coğrafya öğretmeni yetiştirilebilmesi için, coğrafya öğretmenlerinin hem alan hem formasyon hem de genel kültür açısından hangi niteliklere sahip olması gerektiği ve bu niteliklere göre coğrafya öğretmeni yetiştiren programların içeriklerinin nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. Bu özellikler doğrultusunda hazırlanan anket soruları ikinci aşama olarak öğrencilere uygulanmış ve öğrencilerin Eğitim Fakülteleri Coğrafya Öğretmenliği Anabilim Dalları müfredat programlarını yeterli buldukları ancak meslek yaşamlarına atıldıklarında karşılaşabilecekleri sorunlara daha rahat çözüm bulabilmek için programlarda bulunmasını gerekli gördükleri birkaç nokta sıralamışlardır. Staj sürelerinin uzatılması ve içeriğinin geliştirilmesi, lise müfredat programlarında yer alan bazı konuların coğrafya öğretmenliği müfredat programlarına dahil edilmesi, arazi çalışmalarına önem verilmesi, materyal kullanımı ve geliştirilmesine yönelikderslerin kredilerinin arttırılması ve uygulamaya yönelik olması, yabancı dil ve bilgisayar kullanımına ilişkin derslerin içeriklerinin genişletilip, kredilerinin yükseltilmesi gibi konularda müfredat programlarının değiştirilmesi coğrafya öğretmenlerinin programa ilişkin görüşleridir. Öğretmen adaylarının bu görüşleri doğrultusunda, araştırma sonucunda coğrafya öğretmenliği anabilim dallarına hazırlık sınıflarının eklenmesi, staj süresinin 3 yarıyıl olarak değiştirilmesi, üniversite müfredatlarının lise müfredatları ile paralellik göstermesi, iki yarıyıl rehberlik derslerinin verilmesi, arazi çalışmalarına önem verilmesi, coğrafi terim ve kavramların doğru kullanımına yönelik bir yarıyıllık dersin müfredat programına yerleştirilmesi v.b öneriler sunulmuştur.
Coğrafya öğretiminde probleme dayalı öğrenme yaklaşımı
ÖZET Bu araştırmanın amacı, probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yaklaşımının, lise birinci sınıf coğrafya dersi Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesinin öğretiminde öğrencilerin başarılan, yaratıcılıkları ve problem çözme becerileri üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak basan testi, yaratıcılık ölçeği ve problem çözme envanteri kullanılmıştır. Geliştirilen ölçme araçlan Ankara lisesi 1. sınıf öğrencilerinden 87 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır. Deney grubu öğrencilerinin deney işlem öncesinde daha çok "orta" (%40.9) ve "ortanın üzerinde yaratıcı" (%52.3) grubunda yer aldıklan belirlenmiş, buna karşılık deney işlem sonrasında yaratıcı düşünme becerilerinde meydana gelen artışla "ortanın üzerinde" (%47.7) ve "oldukça yaratıcı" (%45.5) grubunda yer aldıklan belirlenmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin deney işlem öncesinde 3/4 'ü "ortanın üzerinde yaratıcı" ve "oldukça yaratıcı" grubunda yer alırken, deney işlem sonrasında ise yaratıcılıklannda meydana gelen düşüşle "orta" (%58.1) ve "ortanın üzerinde yaratıcı" (%37.2) lığa sahip olduklan belirlenmiştir. Araştırmada, deney grubu öğrencilerinin coğrafya dersi Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi öntest ve sontest basan puanlarının, öğrencilerin deney işlem öncesi ve deney işlem sonrası "sahip olduklan yaratıcılık düzeyi" değişkenine göre farkhlaşmadığı belirlenmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi öntest basan puanlarının, öğrencilerin deney işlem öncesi "sahip olduklan yaratıcılık düzeyi" değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur. Buna karşılık kontrol grubu öğrencilerinin Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi sontest basan11 puanlan, öğrencilerin deney işlem sonrası "sahip oldukları yaratıcılık düzeyi" değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi testi başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi basanları ile ilgili olarak, öntest - sontest ortalama basan puanlan arasında anlamlı bir fark vardır. İki ayn öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi testine ait basan puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Yeryüzünün Biçimlenmesi (Dış Kuvvetler) ünitesi testi basan düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur. Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam problem çözme ölçeği puanlan arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin problem çözme becerileri ile ilgili olarak, öntest - sontest ortalama problem çözme becerisi puanlan arasında anlamlı bir fark vardır. Farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin problem çözme beceri düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur. Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam yaratıcılık ölçeği puanlan arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin yaraücılıklan ile ilgili olarak, öntest-sontest ortalama yaratıcılık puanlan arasında anlamlı bir farklılık yoktur. İki ayn öğretim yaklaşımının uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin yaratıcılıklarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, başka bir anlatımla farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin yaratıcılık düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.m Bilim Kodu: Anahtar Kelimeler: Coğrafya Öğretimi, Probleme Dayalı Öğrenme Yaklaşımı, Problem, Problem Çözme, Yaratıcı Düşünme Sayfa Adedi: 260 Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Cemalettin ŞAHİN
Türkiye ile Almanya` nın lise coğrafya öğretim programlarının karşılaştırmalı incelenmesi
ÖZET Bu araştırmada, Türkiye ile Almanya'nın lise coğrafya öğretim programları karşılaştırılrruştır. İki ülkenin coğrafya öğretim programlarının karşılaştırılmasında Almanya için Nordrhein-Westfalen eyaletinin coğrafya öğretim programı esas alınmıştır. Eyalette ve Türkiye'de uygulanan lise coğrafya öğretim programları hakkında bilgi edinmek amacı ile Öğretmenlere uygulanmak üzere anket geliştirilmiştir. Karşılaştırma yapılabilmek için Türkiye'deki ve Eyaletteki öğretmenlere uygulanan anketlerin ifadeleri büyük ölçüde aynıdır. Bu anketler; Türkiye'de Ankara, Nordrhein-Westfalen eyaletinde Gelsenkirchen illerindeki Öğretmenlere uygulanmıştır. Eyalette 22, Türkiye'de 89 coğrafya öğretmenine bu anketi cevaplamıştır. Ankette yer alan ifadelere, Türkiye'deki ve eyaletteki coğrafya öğretmenlerinin verdiği cevaplar arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacı ile "ti- testi" yapılmıştır. Ayrıca Türkiye ve eyalette uygulanan anketlerden elde edilen verilerin yorumlanması amacı ile ifadelere verilen cevapların frekans dağılımları, aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları da hesaplanmıştır. Türkiye ile eyaletin coğrafya öğretim programlarının karşılaştırabilmesi için anketlerdeki programla ilgili ifadeler büyük ölçüde geneldir. Ankette özel ifadelere yer verilmesi durumunda; eyaletle Türkiye'nin coğrafya Öğretim programları arasında önemli farklılıkların bulunması nedeni ile karşılaştırma yapma imkanı ortadan kalkar. Anketteki genel ifadeleri açmak ve coğrafya öğretim programlarımızın sorunlarına çözüm getirmek amacıyla Türkiye'deki coğrafya öğretmenler ile görüşmeler de yapılmıştır. Almanya'da coğrafya öğretmenlerine uygulanan anketin, eyalet programının olumlu ve olumsuz yönlerinin anlaşılmasında büyük katkısı olmuştur. Anket çalışması sonucu eyalet programıyla ilgili elde edilen bilgiler, ülkemiz coğrafya öğretim programlarının sorunlarına çözüm getirmek için de kullamlmıştır. Ülkemiz için çözüm önerilerinin ortaya koyulmasında sadece karşılaştırma yapılan eyaletin coğrafya programından değil, Almanya'nın diğereyaletlerinin programlarından da yararlanılmıştır. Bu amaçla, Almanya'nın diğer eyaletlerinin coğrafya öğretim programları da teorik olarak incelenmiştir. Eyalet ile ülkemiz coğrafya öğretim programları arasında amaçlar, içerik, öğretim süreçleri ve öğrenci başarısının değerlendirilmesi açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Önemli olan bu farklılıklardan ve öğretmerderimiz ile yapılan görüşmelerden faydalanarak liselerimiz için ideal programlar hazırlamaktır. Karşılaştırmalı eğftimin mantığında, bir ülkedeki sistemin aynen alınması diye bir durum söz konusu değildir. Bir konuda farklı ülkelerin sistemleri incelenir ve ideal olanlar alınır. Coğrafya öğretim programıyla ilgili yapılacak karşılaştırmalı eğitim çalışmaları sayesinde çok farklı ülkelerin programlan hakkında bilgi edinmek ve bu bilgileri coğrafya öğretim programlarımızın soranlarına çözüm üretmede kullanmak mümkün olabilir. Karşılaştırma yaptığımız herhangi bir ülkenin coğrafya programını baştan her yönü ile ideal kabul etmek gibi bir yanılgı içine düşmemeliyiz. Her programın ideal yönleri olduğu gibi olmayan yönleri de mevcuttur. Anahtar Kelimeler: Karşılaştırmalı Eğitim, Coğrafya Öğretim Programı, Program Geliştirme Sayfa Sayısı: 296 Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Cemalettin ŞAHİN
Türkiye`de ortaöğretim kurumlarında doğal afetler (deprem, kütle hareketleri, volkan, don olayı) konularının öğretiminin değerlendirilmesi
ÖZET Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında "doğal afetler" konuların öğretiminin, öğrenci ve öğretmen görüşleri doğrultusunda yeterli bir seviyede öğretiminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı (anket), araştırmacı tarafından, araştırmanın örneklemini oluşturan Ankara ili Mamak ilçesi Milli Eğitim Müdürlüklüğüne bağlı 4 farklı okul türünde (düz, anadolu, süper, meslek) 194 öğrenciye ve bu ilçede görev yapan 33 coğrafya öğretmenine ulaşılarak yapılmıştır. Ölçme aracından elde edilen araştırmanın alt problemlerine dair bulguların istatistiksel analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırmaya ilişkin bulunan elde edilen bazı sonuçlar şunlardır; 1. Öğrenciler, öğretmenlerin bu konuların öğretiminde en fazla anlatım, soru-cevap ve örnek olay incelemesi yöntemini kullandığını belirtmişlerdir. Öğrenciler, öğretmenlerinin bu konuların öğretiminde grup çalışması, gösteri, grup tartışması, deney, gezi-gözlem ve problem çözme yöntemini kullanmadığı konusunda birleşmektedirler. Öğretmenler ise bu konuların öğretiminde en fazla soru-cevap, örnek olay incelemesi ve anlatım yöntemini kullandıklarını ifade etmişlerdir. 2. Öğrenciler doğal afetler konularının öğretiminde öğretmenlerinin araç-gereç olarak yazı tahtasını, harita ve ders kitabı dışındaki yazılı materyalleri kullandığını söylerken, öğretmenler bu araç-gereçlere ilaveten tv ve videoyu da bu konuların öğretiminde kullandıklarını söylemektedirler. 3. Öğrencilerin, doğal afetlerin öğretimi esnasında kullanılan yöntem ve araç-gereçlere ilişkin görüşleri okul türlerine göre genel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir. 4. Öğrenciler doğal afetler konularının öğretiminde derse etkin katılımlarını etkileyen sebepleri bu konuların öğrenci seviyesine indirgenememesi ve konularda verilen bilgilerin güncel olmaması olarak belirtirken, öğretmenler ise öğrenci ilgisizliği ve sınıf mevcutlarının fazla olmasının derslere etkin katılımı düşürdüğünü söylemektedirler.II 5. Hem öğrenciler hem de öğretmenler en fazla yaşadıkları veya afet yerinde inceleme fırsatı buldukları doğal afetin deprem, en az ise yaşadıktan veya inceleme fırsatı buldukları afetlerin ise çığ ve kütle hareketleri olduğunu belirtmişlerdir. 6. Hem öğrenci hem de öğretmenler daha önce bir doğal afeti yaşamış olma veya afet alanında inceleme yapmış olmanın bu konuların öğretiminde ilgilerini arttırdığını ve derslerde bunlardan faydalandıklarını söylemektedirler. 7. Hem öğrenci hem de öğretmenler doğal afetler ile ilgili konuların ortaöğretim coğrafya programında şu andaki gibi eksik ve dağınık bir şekilde olmasındansa hepsinin tek bir ünitede toplanmasını istemektedirler. Sonuç olarak doğal afetler konularının öğretiminin ortaöğretim kurumlarımızda yeterli bir seviyede olmadığım söyleyebiliriz. Bu konuların öğretiminin yeterli bir seviyeye çıkarılması her şeyden önce Türkiye'de görülen tüm doğal afetlerin ortaöğretim coğrafya programında tek bir ünite altında toplanmasına bağlıdır. Bilim Kodu: Anahtar Kelimeler: Doğal Afetler Öğretiminin Değerlendirilmesi, Coğrafya Eğitimi, Sayfa Adedi: 175 Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Cemalettin ŞAHÎN
Bartın ilinin beşeri coğrafyası
Turizmin coğrafya ve coğrafya öğretimindeki yeri
Karadeniz'de hamsi (Engraulis encrasicolus linnaeus, 1758) üreme biyolojisi ve populasyon yapısı
Bu doktora tezinde, Karadeniz genelinde yayılış gösteren ve Türkiye balıkçılığı açısından ekonomik değeri yüksek olan Avrupa hamsisinin (Engraulis encrasicolus, Linnaeus, 1758) üreme biyolojisi ve popülasyon yapısı iki yıllık (2020–2022) bir dönem boyunca kapsamlı biçimde incelenmiştir. Çalışma kapsamında Karadeniz'in farklı bölgelerinden aylık olarak toplanan hamsiler değerlendirilmiştir. Gonad histolojisi, eşeysel olgunluk safhaları, ilk eşeysel olgunluk boyu (L₅₀), Gonadosomatik Index (GSI), Hepatosomatik Index (HSI), kondiyon faktörü, fekondite parametreleri, yumurta bırakma saatleri, yumurta çapı büyüklükleri ölüm oranları, boy kompozisyonları, cinsiyet oranları, yaş ve büyüme parametreleri her yıl için ayrı ayrı analiz edilmiştir. Çalışmanın ilk yılnda ortalama boy ve ağırlık sırasıyla 9,33±1,746 cm ve 5,54±3,054 gram olarak ikinci yılında ise 10,58±1,33 cm ve 7,66±2,649 gram olarak bulunmuştur. Dişi erkek oranı ilk yıl 1:1,02 ikinci yıl 1:1,06 hesaplanmış dişilerin her iki yılda da daha baskın olduğu görülmüştür. Boy ağırlık ilişkisi tüm bireylerde ilk yıl için W= 0,0038 L3,2135 (r2= 0,9287) olarak ikinci yıl için ise W= 0,0102 L2,7869 (r2= 0,9146) olarak hesaplanmıştır. Büyüme parametreleri von Bertalanffy büyüme denklemi kullanılarak hesaplanmış, tüm bireyler için L∞ = 14,67 cm, k = 0,551 yıl⁻¹ ve t₀ =-1,850 (2020-2021) ve L∞ = 14,25 cm, k = 0,499 yıl⁻¹ ve t₀ = -2,126 (2021-2022) olarak bulunmuştur. Ölüm oranlarına dayalı olarak her yıl için ayrı ayrı hesaplanan işletme oranlarını (E = 0,73 ve E = 0,69) av baskısının yüksek olduğunu göstermektedir. Histolojik analizler, hamsinin asenkron yumurtlama özelliği taşıdığını ve üremenin ilk yıl Mayıs-Ağustos ayları arasında, ikinci yıl Haziran-Eylül ayları arasında gerçekleştiğini ortaya koymuştur. GSI ve HSI değerleri üreme zamanının belirlenmesinde histolojik analizleri desteklemiştir. Dişi bireyler için L₅₀ değerleri tüm bireylerde 9,82 cm (2020–2021) ve 9,81 cm (2021–2022), olarak hesaplanmıştır. Bu çalışma, hamsinin üreme ve stok özelliklerine dair ayrıntılı veriler sunarak Karadeniz balıkçılığında sürdürülebilir avcılık yönetimi için bilimsel dayanak oluşturmakta ve şimdiye kadar bu tür üzerine yapılmış en kapsamlı bölgesel araştırmalardan biri olma özelliğini taşımaktadır.
Karadeniz'de kullanılan dip trol ağlarının seçiciliğinin belirlenmesi ve geliştirilmesi
Dip trolünde küçük boydaki bireylerin yakalanma oranlarının azaltılması hem stokların hem de balıkçılığın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için çok önemlidir. Çalışmada balıkçıların yasal olarak kullanmakta olduğu 40 mm göz açıklığında baklava göz şekilli ağların (40B), Avrupa Birliği'nin denizlerinde kullanma zorunluluğu getirdiği 40 mm kare (40K) ve 50 mm baklava şekilli (50B) poliamid (PA) materyalden yapılmış torbaların seçiciliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca avcılıkta kullanılan ticari torbanın ön ve arka kısımlarına yerleştirilen iki radyal kare gözlü kaçış panellerinin (RKKP) seçiciliğe etkisi belirlenmiştir. Ticari bir balıkçı teknesi (tam boy: 14,95 m, 380 HP) ile 23 Ağustos – 24 Ekim 2016 tarihleri arasında Sakarya (Güneybatı Karadeniz) kıyılarında 22 günlük deniz seferlerinde 61 operasyonda toplam 52 saat süren 44 geçerli çekim yapılmıştır. Hedef türün barbun olduğu operasyonlar sonucu her torbanın L50 değerleri (40B: 12,9 cm, 40K: 15,6 cm, 50B: 15,2 cm, RKKPö: 14,6 cm, RKKPa: 13,8 cm) hesaplanmıştır. Araştırmada radyal kare gözlü kaçış panellerinin seçiciliğe olumlu sonuçları olduğu belirlenmiştir.
Doğu Karadeniz'deki mezgit balığı (Merlangius merlangus Euxinus, Nordmann, 1840)' nın histolojik metodla üreme biyolojisinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Doğu Karadeniz'deki mezgit balıklarının makroskobik ve mikroskobik yöntemlerle gonad gelişim evrelerini karşılaştırarak türün üreme stratejisi ve üreme periyodu hakkında daha gerçekçi bilgilerin ortaya konması amaçlamıştır. Ayrıca mezgit balığının boy, yaş, cinsiyet kompozisyonu, üreme özelikleri, HSI, GSI, kondisyon faktörü, ilk eşeysel olgunluk boyu (LM50), yıllık ve kısmi yumurta verimlilikleri ve yumurta çapları belirlenmiştir. Mart 2017-Şubat 2018 tarihleri arasında 12 aylık sürede toplanan 1579 adet mezgit balığın, boylarının 7,5 cm ile 32,6 cm arasında dağılım gösterdiği ve ortalama boyun 14,49±2,85 cm, ortalama ağırlığın ise 26,05±20,95 g olduğu bulunmuştur. Cinsiyet oranı (E/D) 1/1,31 olarak belirlenmiştir. Üreme periyotlarının Mart-Temmuz ve Ekim-Ocak ayları arasında yılda iki kez gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yıllık toplam yumurta verimi 107162±109768 adet, kısmi yumurta verimliliği 18882,2±20193 adet ve ortalama yumurta çapı 0,74±0,406 mm olarak hesaplanmıştır. İlk eşeysel olgunluk boyu (LM50) dişilerde 13,32 cm erkeklerde ise 12,57 cm olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçların mezgit stoklarının yönetiminde uygulanması durumunda, bu türün stoklarının ve balıkçılığının sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır.
Doğu Karadeniz'de istavrit (Trachurus mediterraneus Steindachner, 1868) stoklarının akustik yöntem ile tahmin edilmesi
İstavrit (Trachurus mediterraneus, Steindachner, 1868) Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında ticari olarak öneme sahip pelajik türlerden biridir. İstavrit balığının avlanma miktarı yıllara göre değişkenlik gösterse de, genel olarak stokların azaldığı bilinmektedir. Bu nedenle istavrit balık stoklarında yıllara göre değişimi gözlemlemek için akustik yöntemle stokların tahminleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen veriler yıllara göre (2013, 2014, 2015) incelendiğinde ortalama balık boyları sırasıyla 8,21±1,95 cm, 7,97 ±2,22 cm ve 8,40±1,41 cm olarak belirlenmiştir. İstavrit stokları yıllara göre sırasıyla 19516 kg/nm2, 12306 kg/nm2 ve 2622 kg/nm2 olarak tahmin edilmiştir. Alınan sıcaklık verileri değerlendirildiğinde Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyılarında su sıcaklığındaki azalmanın batıdan doğuya doğru olduğu gözlenmiştir. İstavrit balığının termoklin tabakası varken suyun nispeten daha sıcak yüzeye yakın kısımlarında kaldığı doğrulanmıştır. Termoklin tabakasının kaybolması ve sıcaklıkların batıdan doğuya doğru düşmeye başlamasıyla istavrit stoklarının doğuya doğru göç ettiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde incelenen tuzluluk değerleri batıdan doğuya doğru herhangi bir değişim göstermemiştir. Ancak derinliğe bağlı olarak tuzluluk değerleri ‰ 18-18,5 arasında değişmesine rağmen stokların dağılımı üzerine bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir.
Doğu Karadeniz'deki istavrit balığı (Trachurus mediterraneus, Steindachner, 1868)'nın histolojik metotla üreme biyolojisinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Doğu Karadeniz'deki istavrit (Trachurus mediterraneus, Steindachner, 1868) balığı stoklarının empirik ve histolojik ( mikroskopik, makroskopik) yöntemlerle türün üreme stratejisi ve periyodunun belirlenmesi hedeflenmiştir. İstavrit balığının boy, ağırlık, cinsiyet kompozisyonu, yaş, üreme özelikleri, GSİ, HSİ, KF, gonad gelişim evreleri, yumurta çapları, kısmı ve bağıl yumurta verimliliği (fekondite) ve ilk eşeysel olgunluk boyu (LM50) incelenmiştir. Eylül 2019 ve Ağustos 2020 arasında 12 aylık sürede toplanan 1533 adet istavrit balığı örneklenmiş olup, boylarının 8,5 cm ile 18,4 cm arasında dağılım gösterdiği, ortalama boy ve ağırlıklarının sırasıyla 11,87±1,323 cm ve 14,06±5,468 g olarak hesaplanmıştır. Tüm bireylerin 770 adedi dişi (%50,23) ve 763 adedi erkek (%49,77) bireylerden oluştuğu tespit edilmiştir. Yaş dağılımı 0-IV yaş arasında dağılım gösterdiği ve en yoğun yaş grubunun 1 yaş olduğu bulunmuştur. GSI değerinin hem dişi hem erkek bireylerde en yüksek olduğu ay haziran (D=4,68±1,991, E= 3,55±1,533) olarak belirlenmiştir. Kısmi fekondite 3437,14±4459,46 adet yumurta/birey ve kısmi bağıl fekondite 124,03±100,27 adet yumurta/g olarak tahmin edilmiştir. Sulanmış yumurta çaplarının ortalama boyu 732,71±153,72 µm iken toplam yumurta çaplarının ortalama boyu 414,86±98,66 µm olarak belirlenmiştir. İlk Eşeysel olgunluk boyu (LM50) dişi bireyler için 11,11 cm, erkek bireyler için ise 10,86 cm olduğu hesaplanmıştır. Bu araştırmada elde edilen sonuçlar göre, istavrit balığının hem empirik hem de histolojik yöntemler sonucu üreme periyodunun mayıs-ağustos ayları arsında gerçekleştiği, yumurtlama stratejisinin ise kısmı ve eşzamansın (asenkron) olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Trachurus mediterraneus, Üreme Stratejisi, Fekondite, İlk Cinsi Olgunluk Boyu, Doğu Karadeniz
Yandan indirmeli matafora donanımına sahip can filikalarının mayna operasyonları sırasında oluşan kazalarının analizi
Gemiler, geminin terk edilmesine neden olabilecek çatışma, yangın, karaya oturma, su alma gibi acil durumlar ile karşılaştığında, mürettebat ve yolcuların canlı kalabilmeleri ve kurtulmaları için can filikası adı verilen can kurtarma vasıtaları ile donatılmışlardır. Geminin emniyetli bir şekilde terk edilmesi aşamasında filikanın mayna operasyonu hayati derecede öneme sahiptir. Bu doğrultuda tezin amacı, yandan indirmeli filika mataforasına sahip gemilerde mayna operasyonları sırasında filika kazasına neden olabilecek kök nedenleri ortaya koymak ve marjinal olasılıklar ile koşullu olasılıkların arasındaki ilişkiye göre uzman görüşlerinden faydalanarak Bulanık Mantık Tabanlı Bayes Ağı yöntemi aracılığıyla bir model sunmaktır. Model sonuçlarına göre, yandan indirmeli matafora donanımına sahip filikaların mayna operasyonları sırasında kaza oluşumunu etkileyen en önemli faktör %20'lik bir etki derecesiyle "deniz durumunun dalgalı" olmasıdır. "Kastanyola balatasının yetersiz olması" ve "Filikanın teknesinin yorgun olması" kök nedenlerinin filika kazası oluşumuna etkisi %13 oranındadır. "Filika mataforasının çelik tel halatında montaj hatası olması" düğümünün filika kazası oluşumuna etkisi %12 seviyesinde iken, filikanın kanca koyverme mekanizmasındaki "Koyverme kancalarının yetersiz olması" düğümünün filika kazası oluşumuna etkisi ise %11 oranındadır. İlaveten, filika kazasına oluşumuna etki eden kök düğümlerden en düşük etki derecesi %2'lik oran ile "Lavra tapasının yetersizliği" ve "Bosa halatının yetersizliği"dir. Bu kapsamda bu tez çalışmasının, filika kazalarının nasıl oluştuğu ve bu kazaların kök nedenlerinin neler olduğunun belirlenmesi ve kaza oluşumunun önlenmesi için fikir ve tecrübe edinilmesi hususunda literatüre kayda değer katkı sağlayacağı ümit edilmektedir. Bu tezin, can filikalarının mayna operasyonları sırasında meydana gelebilecek kazalarının önlenmesi noktasında bir referans kaynak olarak değerlendirilmesi beklenmekte ve filika eğitimi konusundaki eksik noktaları tamamlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Can Filikası, Matafora, Filika Kazası, Bulanık Mantık, Bayes Ağı.