Theses supervised by Prof. Dr. Hüseyin Çelik
11 theses · Adıyaman University, Aydın Adnan Menderes University
Ahkâm ayetlerinde teşdîd ve tahfîf meselesi
Dinler insanın kutsalla olan ilişkisini düzenler. Fakat İslam dini, insanın sadece kutsalla ilişkisini düzenlemekle yetinmeyerek insanın diğer varlıklarla olan ilişkilerini de düzenler. İslam, beşeri hayatın tamamına doğrudan veya dolaylı olarak müdahale eder. Doğrudan müdahil olduğu noktada en önemli unsur içerisinde hüküm barındıran ayetlerdir. Bu ayetler için "ahkâm ayetleri" tabiri kullanılmaktadır. Bu çalışmada ahkâm ayetlerinde yer alan hükümlerin inişindeki düzene dair tespit edilen tedricilik ve nesih gibi birtakım yöntemler incelenmektedir. Bu yöntemlerin incelenmesiyle birlikte hükümlerin inişinde takip edilen farklı bir yöntemin varlığı tespit edilmeye çalışılmaktadır. Tespit edilen bu yönteme teşdîd ve tahfîf metodu isminin verilmesi uygun görülmekte, bu bağlamda teşdîd ve tahfîf kavramlarının tanımlarına yer verilmektedir. Sonrasında ise hükümlerin inişinde teşdîd ve tahfîfin varlığının delilleri ve hikmetleri ele alınmaktadır. Son bölümde de tespit edilip ortaya konmaya çalışılan metoda ahkâm ayetlerinden örnekler verilmekte ve bu yöntem çerçevesinde değerlendirmeler yapılmaktadır. Netice itibariyle hükümlerin inişinde tespit edilen teşdîd ve tahfîf metodunun sonradan Müslüman olanlardan -hastalık seviyesinde- birtakım alışkanlıkları bulunanlara uygulanması teklif edilmektedir. Bu bağlamda hükümlerin, aldığı son şekliyle değil de kişilerin ve toplumların durumları göz önünde bulundurularak inişinde uygulanan sıralamaya benzer bir sırayla uygulanmasıyla toplumların maslahatı sağlanacak ve böylece İslam'ı kabullenmeleri de kolaylaşacaktır.
İsmail Turan'ın Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl adlı tefsirinde Taberî'ye yöneltilen eleştiriler
Bu çalışma İsmail Turan'ın yakın zamanda Arapça olarak yazmış olduğu "Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl" adlı tefsirinde ilk dönem müfessirlerden İbn Cerir et-Taberî'ye yönelttiği eleştirileri ele almaktadır. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde müfessirler ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Her iki müellifin eserlerinin tanıtımı yapılmış ve yazıldıkları dönem hakkında bilgi verilmiştir. Ardından eleştiri kültürünün oluşumu ve müfessirlerin birbirlerine yönelttiği eleştirilere değinilmiştir. İkinci bölümde ise İsmail Turan'ın Taberî'ye yöneltmiş olduğu eleştiriler yer almaktadır. İsmail Turan, tefsirinde birçok noktada Taberî'ye eleştiriler yöneltmektedir. İsmail Turan'ın bu eleştirileri önce Taberî'nin konuyu ele alış biçimi incelenerek ve İsmail Turan'ın eleştirdiği nokta diğer kaynaklardan da yararlanmak suretiyle incelenmiştir. Eleştiriler incelenirken, İsmail Turan'ın kullanmış olduğu eleştiri lafızları ve eleştirilerindeki haklılık payına da yer verilmiştir. Bu iki önemli eserin incelenmesi ve müfessirlerin tanıtımı da büyük önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Eleştiri, Taberî, İsmail Turan.
İsmail Turan'ın "Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl" tefsirinde rahmet
Allah'ın verdiği nimetler, lütuflar olarak özetleyeceğimiz rahmet, hususi ve umumi olarak ikiye ayrılır. Umumi rahmetten, inansın veya inanmasın yeryüzündeki herkes faydalanırken hususi rahmetten, sadece inananlar ve ilahi emirlere uyanlar faydalanabilir. Fakat bazen azap, ceza, adalet vb. konularda rahmete yüklenilen bazı söylemler rahmetin anlam sahasını değiştirmiştir. Özellikle de Allah'ın dünyada doğal felaketler, savaşlar vb. musibetler; ahirette ise ebedî azap ile cezalandırması gibi hususlar sonsuz rahmet ilişkisi çerçevesinde açıklanmaya çalışılmıştır. Bazen sonsuz rahmet sahibi bir varlığın azap etmesi pek de mümkün görülmemiş, azabın sonsuz olmadığı savunulmuştur. Bazen Allah'ın diğer tüm vasıfları bırakılarak sadece rahmet sahibi oluşu üzerinden inkarcılar da dahil herkesin günahlarının affedileceği gibi aşırı düşünceler öne sürülmüştür. Bazen de ona, adaletinin gereği olarak herkese merhamet etme zorunluluğu yüklenmiştir. Tüm bu nedenlerden ötürü rahmetin çerçevesini belirlemek son derece önemlidir. Bu çalışmamızda İsmail Turan'ın Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl adlı eseri bağlamında rahmetin çerçevesini belirlemeye çalıştık. Çalışmamız sonucunda literatüre, günümüz tefsirlerinden olan İsmail Turan'ın Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl adlı eserini kazandırdık. Ayrıca ahirette inkarcılara yönelik bir rahmetin söz konusu olmadığı sonucuna ulaştık. Bu nedenle azabın sadece rahmet çerçevesinde ele alınarak inkarcılar, haddi aşanlar, cezaya müstahak olanlar için bir gün son bulacağı iddiası doğru değildir. Ayrıca Allah'ın merhameti ilke edinmesi, kul için en iyiyi vermek ya da yaratmak zorunda olduğu anlamına da gelmemektedir. Eğer böyle bir zorunluluk söz konusu olursa Allah sınırlandırılmış olacaktır. Bu durum da beraberinde başka sorunları getirecektir.
Konulu tefsir çalışması: Enfâl suresi örneği
"Konulu Tefsir Çalışması: Enfâl Suresi Örneği" isimli bu çalışmamızın gayesi, Enfâl suresini, sure merkezli konulu tefsiri çerçevesinde ele alıp bütüncül ve kapsamlı bir bakış açısıyla Kur'ân-ı Kerîm'in içeriğine uygun bir şekilde değerlendirmektir. Çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi ve araştırmada başvurulacak kaynaklara yer verilmiştir. Birinci bölümde tefsir tarihine kısaca değinildikten sonra günümüzde sıkça başvurulan Konulu Tefsir yöntemini, önemini, çeşitlerini ve bu çeşitlerden biri olan "sure merkezli konulu tefsir" konusu ele alınıp, çalışmanın bu temel üzerine oturtulacağı belirtilmiştir. İkinci bölümde Enfâl suresinin adı, ayet sayısı, nüzul süreci, önceki ve sonraki sureler ile münasebeti, muhtevası ve fazileti gibi konular ele alınarak sure genel özellikleriyle tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise Enfâl suresi konulu tefsir yöntemi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sure ağırlıklı olarak Bedir Savaşı'na değinmektedir. Bununla beraber surede ele alınan konular inanç, toplumsal düzen ve hukuk, ahlak ve nübüvvet ile ilgili mesajları ihtiva eden ana konular ve bu ana konularla bağlantılı alt başlıklara yer verilerek kategorize edilmeye gayret edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Konulu Tefsir, Enfâl suresi, Bedir Savaşı.
Kur'an'da sosyolojik ceza
Bireyler ve bireylerin meydana getirdiği toplum, insan yaşamı üzerinde çok önemli bir yere sahiptir. Toplum gerek örf, adet, gelenek- görenekleri ile gerekse de önemli bir etkileyiciliği unsuru olan dinin, koymuş olduğu kurallarla bireyin hayatı üzerinde son derece etkilidir. Toplumun şekillenmesinde dinin rolü son derece önemlidir. Tarih boyunca bütün dinlerde, mensubu olan bireylerin davranışlarını istenilen düzeye ulaştırmak için bireyin bu sosyal yönünden istifade edilmiştir. Dinlerin temel gayesi ferdin ve toplumun huzurunu ve ıslahını sağlamaktır. Bütün dinler için geçerli olan bu gaye İslam'ın da temel amacıdır. İslam dini, huzurlu bir toplumun huzurlu bireylerden oluştuğunu bilmektedir. Toplumu oluşturan bireylerin farklı karakter ve anlayışta olmaları çeşitli sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunların sonuçları bazen basit ve geçici iken bazen de önemli ve kalıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Bunu sosyolojik olarak suç kavramı ile tanımlamak mümkündür. Her suç karşılığı olarak cezayı da beraberinde getirmektedir. Temel gaye olan toplumun huzuru ancak bu huzuru bozan bireylere verilen cezalar ile sağlanabilir. İslam toplumu huzuru sağlarken vahye ve sünnete dayanır. Anahtar Kelimeler: Birey, toplum, din, ceza
İsmail Turan'ın "Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl" tefsirinde "arş" kavramı
Bu çalışma İsmail Turan'ın yakın zamanda Arapça olarak yazmış olduğu Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl isimli tefsirinde "Arş" kavramını ve bu kavramla ilintili konuları ele almaktadır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde müfessir İsmail Turan'ın hayatı, eserleri, hocaları ve öğrencileri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde muhkem ve müteşâbih kavramları incelenmiştir. Tefsir üsulünde bu kavramlara verilen anlamlar ele alınmıştır. Ayrıca ilk dönem müfessirlerden başlayarak, günümüze değin bu kavramlara müfessirlerce yüklenen anlamlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl adlı tefsir bağlamında, müteşâbih kavramlardan olan ve çalışmamızın ana konusu olan arş kavramı ve bu kavramla ilgili ve ilintili bazı kavramlar incelenmiştir. Arş kavramı incelenirken İsmail Turan'ın tefsirinde konuyla ilgili yaptığı yorumların yanı sıra konuyla ilgili klasik tefsir kaynaklarına da değinilmiştir. Böylece yorumlar arasındaki farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Müellifin Kur'an-ı Kerim-i tefsir ederken hassas davrandığı ve öncelikle rivayet ağırlıklı görüşleri serdettiği ardından geçmiş müfessirlerin fikirlerini sunduğu ve en sonunda "biz de deriz ki" ifadesiyle kendi görüşünü zikrettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tefsir; Muhkem; Müteşâbih; İsmail Turan; Arş.
Peygamber kıssaları bağlamında ülü'l-azm peygamberlerin benzeyen yönleri
Bu çalışmada, peygamber kıssaları bağlamında, ülü'l-azm olarak anılan peygamberler ve ortak özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kıssa ve ülü'l-azm terimlerinin açıklanmasının ardından, bu peygamberlerin kimler olduğu ve bu ünvanı almalarının sebepleri ele alınmış; kıssalarından hareketle hayatlarına dair örneklerle ortak özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kıssa kelimesi sözlük ve terim anlamı açısından ele alınıp Kur'an kıssaları ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde; Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatı ele alınmış, ülü'l-azm terimi kapsamında Kur'an'daki peygamber kıssalarının hangi surelerde geçtiği tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde ise peygamber kıssaları bağlamında Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) benzeyen yönleri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'an; Kıssa; Peygamber kıssaları; Ülü'l-Azm peygamberleri; Hz. Muhammed.
Kur'ân ayetleri bağlamında ülü'l-azm peygamberlerin nübüvvet öncesi hayatları
Allah insanı yaratıp yeryüzüne gönderdikten sonra ona yaratılış gayesini hatırlatmak için peygamberler göndermiştir. Gönderildikleri toplum tarafından rol model alınıp itaat edilmesi istenen bu peygamberlerin nebevi niteliklerinin yanında nübüvvet öncesi hayatları da risâletin tamamlayıcı unsuru olmuştur. Peygamberlerin örnek hayatları, Kur'ân kıssalarında sıkça geçmektedir. Çünkü rubûbiyyetin bir gereği olarak Allah, seçtiği ve ilahi vahiy ile kendisine muhatap aldığı peygamberleri, doğumundan itibaren nübüvvet görevine hazırlamıştır. Bu rabbânî terbiye onları risâlet öncesi hayatlarında da tevhidi çizgide tutmakla beraber şirke karşı da muhafaza eden emniyetli bir bölgenin teminatı olmuştur. Bu sebeple inkarcılar, elçilerin nübüvvet öncesi hayatlarına yönelik içtimaî, ahlaki veya amelî bir itirazda bulunamamışlardır. Ülü'l-azm peygamberler olarak nitelendirilen Hz. Nûh, Hz. İbrâhim, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed'in Kur'ân ayetleri bağlamında nübüvvet öncesi hayatlarıyla ilgili anlatılar da bu kapsamda anlaşılmalıdır. Bu bağlamda Hz. İbrâhim gibi nübüvvet öncesi hayatları hakkında detaylı malumatı sunan Kur'ân, bazı peygamberlerin bu hayatlarına yönelik teferruata girmemiştir. Bu çalışma, söz konusu peygamberlerin nübüvvet öncesi hayatlarını incelemeyi hedeflemiştir. Ayrıca bu meselenin daha iyi anlaşılması ve olgunlaşması için birtakım ön başlıklar da açılarak konu detaylandırılmıştır. Sonuç olarak bu peygamberlerin nübüvvet öncesi hayatlarında aldıkları rabbânî terbiye ve üstün faziletler nübüvvet esnasındaki tebliğ vazifelerinde kolaylaştırıcı ve tamamlayıcı bir rol oynamıştır. Anahtar Kelimeler: Ülü'l-azm, Nebî, Nübüvvet, Resûl, Risâlet
İsmail Turan'ın "Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl" tefsirinde ulumu'l Kur'an
Bu çalışma, İsmail Turan'ın Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl adlı tefsirini merkeze alarak, söz konusu eserin Ulûmü'l-Kur'ân disiplini içerisindeki yerini ve katkılarını incelemektedir. Türk kökenli bir yüksek mühendis olan Turan'ın, çağımızda yazılmış en kapsamlı tefsirlerden birini Arapça olarak kaleme alması onu klasik ve çağdaş tefsir literatürü arasında köprü kuran istisnai bir müfessir konumuna taşımaktadır. Mühendislik tecrübesinin de etkisiyle, tefsirinde zaman zaman bilimsel ve teknik yorumlamalar geliştirmiş; özellikle bilimsel tefsir konularında özgün yorumlar ortaya koymuştur. Turan'ın, eserinde Ulumu'l Kur'an konularında özellikle de nesih konusundaki yaklaşımı dikkat çekicidir: Turan, klasik ayrımların ötesine geçerek "tahfifât" ve "teşdîdât" şeklinde yeni başlıklar önererek, Kur'ân'daki ahkâm âyetlerinde tedrîcî değişimlerini daha farklı bir çerçevede değerlendirmiştir. Ayrıca tekrârü'l-Kur'ân bahsine getirdiği yaklaşım, geleneksel tekrar anlayışını aşarak "taaddüd" ve "tefennün" kavramlarıyla yeniden yorumlamıştır. Sonuç olarak, Vücûhu't-Te'vîl fî Esrâri't-Tenzîl, klasik tefsir mirasını yeniden yorumlayan, çağdaş bağlamları dikkate alan ve kavramsal yenilikler öneren bir eser olarak değerlendirilmiştir. Tefsirinde Rivâyet-Dirâyet ve Mukâren çizgilerini takip eden müfessir bu metotları kendi birikimleri ile mezcederek özgün bir tutum sergilemiştir. Turan'ın yorumları, geleneksel tefsir anlayışına eleştirel bir derinlik kazandırmakta ve Ulûmü'l-Kur'ân çalışmalarına yeni açılımlar sunmaktadır.
Kur'an'da berzah kavramı
ÖZET KUR'AN'DA BERZAH KAVRAMI Fatma KAYA Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Adıyaman Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025 Danışman: Prof. Dr. Hüseyin ÇELİK Her nefis ölümü tadacaktır âyeti bağlamında, er ya da geç herkes ölüm olgusuyla karşı karşıya gelecektir. Ölüm ve sonraki hayat insanlık tarihi boyunca merak edilen, araştırılan ve tartışılan konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Konunun metafizik alana girmesi tartışmanın günümüze kadar devamlılığını sürdürmesini sağlamıştır. Ölüm ile yeniden diriliş arasındaki süreci ifade eden berzah kavramı, dünya ile ahiret arasındaki âlem ve kabir hayatı anlamını karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Bu bağlamda genelde berzah, özelde kabir hayatıyla ilgili sual, azap, nimet ve mahiyeti hakkında meseleler gündeme gelmiştir. Çalışmamızda öncelikle berzah kavramının sözlük ve terim anlamları üzerinde durduktan sonra, kavramsal bir çerçeve oluşturmak adına berzahla bağlantılı olan makber, cedes, merkad, mezar, meşhed ve kabir gibi kavramların anlamları açıklanmış, bilhassa kabir hayatını kabul eden ve etmeyenlerin görüşlerine yer verilmiştir. Daha sonra berzah kavramının Kur'an'daki kullanımı üzerinde durularak, ilgili tefsirlere başvurulmuştur. Hadislerde kabir hayatı, azabı ve nimeti gibi konularla ilgili rivayetlere bakılıp konu bütüncül bir şekilde işlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Kur'an, Ölüm, Berzah, Kabir
Perdede kimlik oyunlari: "Oppenheimer" ve "Barbie" filmlerinin Judith Butler'in cinsiyetin performatifliği kuramı bağlamında analizi
Toplumsal cinsiyet kavramı, bireyleri belirli normlara maruz bırakmakta ve kadın-erkek, doğa-kültür gibi ikili karşıtlıklar çerçevesinde düşünmeye zorlamaktadır. Bu normlar, bireylere belirli kimlikler ve cinsiyet formları dayatarak, bu normlara uymayanların izolasyon, ötekileştirilme, hatta toplumdan dışlanma tehdidiyle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Bu çalışma cinsiyetlerin yapaylığı, cinsiyet rolleri ve normları argümanı üzerinden kimlik türlerini tartışmakta ve toplum tarafından üretilen doğal olmayan kategoriler olarak ele almaktadır. Ayrıca, çalışmanın temel amacı, anaakım sinemanın toplumsal cinsiyetin bir diğer etki alanı olarak nasıl işlev gördüğünü anlamaktır. Anaakım sineması olarak "Barbie" (2023) ve "Oppenheimer" (2023) filmleri örneklem olarak seçilmiş ve sinemanın cinsiyet normlarını nasıl şekillendirebileceği ve sorgulayabileceği araştırılmıştır. Bu çalışmada anaakım sinemanın toplumsal cinsiyet algılarına etkileri değerlendirilerek, toplumda mevcut cinsiyet normlarını güçlendirdiği veya dönüştürdüğü konusunda kapsamlı bir perspektif sunulmaktadır. Araştırmanın iddiaları ve varsayımları, anaakım sinemada toplumsal cinsiyet rollerinin yansıtılması ve dayatılması, anaakım sinemanın toplumda hakim olan hegemonik erkeklik yapısını meşrulaştırması, "Oppenheimer" filminde erkek egemen bir bakış açısının varlığı, "Barbie" filminde feminist manifesto yapılmasının hedeflenmesi ve "Barbie" filminin LGBTQ+ rollerini topluma yansıtmasıdır. Çalışmada metin analizi yöntemi kullanılarak, bu iddialar ve varsayımlar üzerinde durulmuş ve filmler üzerinden detaylı bir inceleme yapılmıştır. Sonuç olarak, anaakım sinemanın toplumsal cinsiyet normları üzerinde önemli bir etki yarattığı ve bu normların yeniden üretilmesi veya sorgulanması açısından güçlü bir araç olduğu görülmüştür.