Theses supervised by Prof. Dr. Levent Gökdemir

11 theses · İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Toplam faktör verimliliği ve enerji tüketimi arasındaki ilişkinin OECD ülkeleri için panel veri modelleriyle analizi

Ekonomik büyümenin sağlanabilmesi ve sürdürülebilir olması verimlilik artışları ile mümkün olabilmektedir. Küreselleşmeyle birlikte artan uluslararası rekabet ortamında ülke ekonomileri için verimliliği arttırmaya yönelik politikalar çok önemli bir konu haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında 2002-2019 yıllarını kapsayan dönem dikkate alınarak 35 OECD ülkesinin toplam faktör verimliliği ve seçili belirleyicileri arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Bu doğrultuda toplam faktör verimliliği ile GSYİH, doğrudan yabancı yatırımlar, enerji ithalatı, enerji tüketimi ve yenilenebilir enerji tüketimi değişkenleri arasındaki olası ilişkiler heterojen panel veri model analizleri yöntemleriyle sınanmaktadır. Ayrıca çalışmada OECD ülkeleri için toplam faktör verimliliği havuzlanmış en küçük kareler (HEKK) yöntemi yardımıyla hesaplanmaktadır. Analizde kullanılan sabit parametresi heterojen model sonuçlarına göre toplam faktör verimliliği ile GSYİH ve doğrudan yabancı yatırımlar değişkenleri arasında pozitif ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Enerji ithalatı değişkeni ile TFV arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Enerji tüketimi ve yenilenebilir enerji tüketimi açıklayıcı değişkenlerinin TFV ile parabolik bir ilişkisinin olduğu analiz sonuçlarından elde edilmiştir. Birincil enerji tüketimi TFV'yi belirli bir tüketim düzeyinden sonra azaltırken yenilenebilir enerji tüketimi ise TFV'yi belirli bir tüketim düzeyinden sonra arttırmaktadır. Genel itibariyle OECD ülkelerinin enerji tüketimlerinin TFV'yi azaltan düzeyde olduğu, yenilenebilir enerji tüketiminin ise incelenen ülkelerin çoğunluğunda TFV'yi arttıran düzeyin altında olduğu saptanmıştır. TFV ve enerji arasındaki ilişkinin araştırıldığı bu çalışmaya göre, TFV'nin arttırılabilmesi ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanabilmesi yenilenebilir enerji tüketiminin arttırılmasıyla mümkün olabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toplam Faktör Verimliliği, Enerji, Ekonomik Büyüme, Havuzlanmış En Küçük Kareler, Heterojen Panel Veri.

Remzi Hark
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uyguladığı geleneksel olmayan para politikalarının enflasyon ve büyümeye etkileri: 2008-2020 dönemi zaman serisi yöntemiyle analizi

Ekonomi tarihinde krizlerin önemli bir yeri vardır. Bu krizler mevcut teorilerin gelişmesine ve teorilerdeki yetersizliklerin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktadır. Bu durum 2008 yılında başlayıp dünyanın diğer ülkelerine yayılan finansal krizde de böyle olmuştur. Krizden sonra ilk önce, geleneksel para politikaları uygulanmaya başlanmış fakat bu politikaların istenilen sonuçları vermemesi üzerine geleneksel olmayan para politikalarının uygulanmasına başlanılmıştır. Başlıca politikalar arasında İleriye Yönelik Rehberlik, Nicel Genişleme, Sıfır Alt Sınır veya Negatif faiz politikası ve Faiz Koridoru uygulaması sayılabilir. FED, ECB ve BOE'nin önderlik ettiği bu politikalar diğer ülkeleri de etkilemiştir. TCMB'de gelişmiş ülke merkez bankalarının uyguladıkları politikaların olumsuz yansımalarını engellemek için geleneksel olmayan para politikası uygulamalarına başvurmuştur. Çalışmada, TCMB'nin uyguladığı bu politikaların sonuçlarının izlenmesi amacıyla merkez bankasının kullanıdığı araçlar tek tek incelenmiştir. TCMB'nin açık piyasa işlemlerini politika faizlerinde bir istikrar sağlamak amacıyla kullandığı görülmüştür. İnceleme dönemimizde başlangıcında istenilen hedeflere ulaşılırken, dönemin sonlarında faizler yükselmiştir. Merkez bankası zorunlu karşılık oranlarını da aktif olarak kullanmıştır. Örneğin 2010 yılında zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamarına ara verilmiş fakat 2014 yılında tekrar faiz ödenmesine başlanmıştır. Merkez Bankası faiz koridoru ve rezerv opsiyon mekanizması uygulamasına birlikte kullanmıştır. Geniş koridor sistemi kullanan merkez bankası rezerv opsiyon mekanizmasını da aktif olarak kullanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise; 2008-2020 yılları arasında uygulanan politikaların parasal tabanda ortaya çıkardığı artışın enflasyon ve büyüme üzerindeki etkisi zaman serisi ile test edilmiştir. Kurulan SVAR modeli yardımıyla etki tepki analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar fiyatlar ile para arzı arasında çift yönlü etkinin olduğunu ileri süren yapısalcı görüşü doğrular nitelikte çıkmıştır. Tüketici fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki ilişki incelenmesi sonucunda ise Tüketici fiyatlarındaki artışın üretici fiyatları üzerinde ilk önce negatif daha sonra pozitif ekti doğurduğu ve çift yönlü etkileşim doğurduğu görülmüştür. Yapılan varyans ayrıştırmasında ise parasal tabandaki en önemli değişikliğin sebebinin üretici fiyatları olduğu tespit edelirken, tüketici fiyatları ile üretici fiyatları kıyaslandığında tüketici fiyatlarını daha etkili olduğu, talep enflasyonunun baskınolduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Kriz, Para Politikası, Merkez Bankası, Enflasyon, Büyüme

Cem Akgül
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik ticaret yöntemi olan mobil ticaret ve mobil ticareti etkileyen faktörlerin analizi

İnternette yaşanan hızlı ilerlemelerle birlikte internet erişiminin kolaylaşması, ucuzlaması ve kalitesinin artması insanların internetten alışveriş yapmasını kolaylaştırmıştır. Bu kolaylık, zamanla geleneksel ticaretin yerini çevrimiçi alışveriş anlamına gelen elektronik ticaretin (e-ticaret) almasını sağlamıştır. Özellikle küresel bir salgın olan koronavirüs (covid-19) pandemi süreci, hemen hemen her sektörde tüm ihtiyaçların elektronik ortamda gerçekleşmesinin önünü açmıştır. Tüm dünyada mobil cihazların kullanıcı sayılarının artması, teknolojik altyapılarının geliştirilmesi ve insanlara kullanım kolaylığı sağlaması bu cihazlara olan talebi arttırmıştır. Böylece mobil cihazlar üzerinden yapılan alışveriş anlamına gelen mobil ticaret (m-ticaret) hacminin büyümesi ve gelişmesi tahmin edilemez bir şekilde hızlanmıştır. Bu çalışmada e-ticaret ve m-ticaret hacmi üzerinde durularak m-ticareti etkileyen faktörler panel veri yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada 12 ülkeye ait (ABD, Almanya, Brezilya, Çin, Fransa, Hindistan, Japonya, İngiltere, İspanya, Polonya, Rusya, Türkiye) 2014-2019 yılları arasındaki kişi başına düşen GSYİH, yıllık enflasyon oranları, merkez bankası politika faiz oranları, nihai tüketim harcamaları, yıllık olarak alınan sabit ve mobil geniş bant penetrasyon oranı, nüfus, online alışveriş yapan ve mobil alışveriş yapan kişilerin verileri kullanılmıştır. Belirtilen değişkenlerin mobil alışveriş yapanların oranına etkisi incelenmiştir. Başlangıçta değişkenlerin temel özelliklerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Daha sonra Cross-Section Dependece (CD), Kovariyet-Genişletilmiş Dickey Fuller (CADF), Breusch-Pagan (BP), Breusch-Godfrey (BG) testi gibi bir dizi test uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, online alışveriş yapanların sayısının ve nüfusun artması, mobil alışveriş yapanların oranını pozitif yönde etkileyerek arttırdığı görülmüştür. Sabit geniş bant penetrasyonu ve kişi başına düşen GSYİH değişkenlerinin ise mobil alışveriş yapanların oranını negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: E-ticaret, m-ticaret, internet, panel veri analizi, covid-19.

COVID 19Elektronik ticaretMobil ticaret+2
Hatip Yurgiden
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal teşviklerin makroekonomik etkilerinin analizi

Tarım, ekonominin temel taşlarından biridir ve bir ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve verimliliği, genel ekonomik sağlığı etkileyebilir. Tarım ekonomilerde, gıda tedariki, istihdam ve dış ticaret dengesini sağlama, ekonomik büyümeye katkı, sanayi için hammadde sağlama, kırsal kalkınmaya etkisi, biyo-çeşitliliğin korunması gibi noktalarda katkı sağladığından önemli rolü olan bir sektördür. Tarım sektöründe arz ve talep esnekliğinin düşük olması gibi ekonomik, sosyal ve yapısal bir dizi güçlüklerle karşı karşıya olduğundan dolayı devlet desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada Türkiye ekonomisi için tarımsal desteklerin önemi Fourier temelli ekonometrik analiz yöntemleri ile test edilmiştir. Türkiye'de uygulanan tarımsal destek politikalarının Türkiye ekonomisinin temel makroekonomik göstergeler üzerindeki etkileri gelişmiş makroekonometrik yöntemler ile ölçülmesi amacıyla 1986 – 2021 yılları arasındaki OECD verileri kullanılmıştır. Makroekonomik değişkenler olarak ekonomik büyüme, işsizlik, enflasyon ve cari denge modele dahil edilmiş, tarımsal destek göstergeleri olarak da toplam tarımsal destekler ile üreticilere verilen tarımsal destekler ayrı ayrı modellenmiştir. Çalışmanın sonucunda hem toplam tarımsal destekler hem de üretici destekleri ekonomik büyümeyi desteklemektedir. Bununla birlikte iki desteğinde ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin oldukça zayıf olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: tarım teşvikleri, büyüme, fourier ARDL

Filiz Öztürk
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de Düzey-2 bölgeleri kamu yatırımları etkinliğinin veri zarflama analizi ile ölçülmesi

Bu çalışmada Türkiye'deki Düzey-2 bölgelerine yapılan kamu yatırımlarının etkinliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Veri Zarflama Analizi yöntemlerinden olan çıktı odaklı BCC modeli kullanılmıştır. Ancak CCR modeli değerleri de BCC modeli değerleriyle karşılaştırılmıştır. Çalışmada girdi olarak kamu yatırımları kapsamında; eğitim, sağlık ve ulaştırma-haberleşme alanında yapılan yatırımlar kullanılmıştır. Çıktı değişkenleri olarak ise; kişi başına gayri safi katma değer, istihdam oranı, kişi başına toplam elektrik tüketimi, yüz bin kişi başına düşen hastane yatak sayısı, il ve devlet yolu, ön lisans ve lisans okuyan toplam öğrenci sayısı ve ihracatın toplam ihracat içindeki payı kullanılmıştır. Çalışma 2009-2011 yılları arasını kapsamaktadır. Bu çalışma ele alınan bölgelerde hangi alanlarda ve hangi miktarlarda kamu yatırımlarının yapılması konusunda fikir sunacağından önem arz etmektedir. Çalışmanın analiz sonuçları yıllar itibariyle ayrı ayrı değerlendirilmiştir. 2009 yılı CCR modeline göre, 26 bölge arasından 9 bölge kamu yatırımlarını etkin kullanırken, 17 bölge ise kamu yatırımlarını etkin kullanamamıştır. 2009 yılı çıktı odaklı BCC modeline göre, 26 bölgeden 16 bölgenin değerleri etkin çıkmış, 10 bölgenin değerleri etkin çıkmamıştır. 2010 yılı çıktı odaklı CCR modeline göre, 26 bölgeden 11 bölgenin değerleri etkin çıkmış 15 bölgenin ise değerleri etkin çıkmamıştır. Dolayısıyla 2009 yılına göre 2010 yılında CCR modeline göre etkin bölge sayısında artış olmuştur. 2010 yılı çıktı odaklı BCC modeline göre 17 bölgenin skorları etkin çıkmış, 9 bölgenin değeri ise etkin çıkmamıştır. 2011 yılı CCR modeline göre 12 bölgenin skorları etkin çıkmış 14 bölgenin değerleri etkin çıkmamıştır. 2011 yılı BCC modeline göre ise 26 bölgeden 18 bölgenin skorları etkin çıkarken, 8 bölgenin ise skorları etkin çıkmamıştır. Sonuç olarak yıllar itibariyle etkin değer alan bölge sayılarında artış olmuştur. Yani bazı bölgeler kaynaklarını etkin kullanabilirken bazı bölgeler ise kaynaklarını etkin kullanamamıştır. Çalışmada ele alınan her üç yılda da çıktı odaklı BCC modeli sonuçlarına göre, TR62 (Adana alt bölgesi), TR63 (Hatay alt bölgesi), TRA2 (Ağrı alt bölgesi), TRB2 (Van alt bölgesi), TRC1 (Gaziantep alt bölgesi), TRC3 (Mardin alt bölgesi) bölgelerine yapılan kamu yatırımlarının etkin kullanılmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Bölgelerarası Gelişmişlik Farkları, Bölgesel Kalkınma Politikaları, Veri Zarflama Analizi, BCC Modeli, CCR Modeli, Düzey-2 Bölgeleri

Bölgesel kalkınmaEkonomik kalkınmaKalkınma politikaları+2
Efdal Polat
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye´de kadın girişimciliği ve Malatya kentsel alanda kadın girişimciliği üzerine bir araştırma

Girişimcilik, ekonomik kalkınmada ve büyümede lokomotif görevi görmekte ve aynı zamanda piyasa ekonomisinde başarıya ulaşma yolunda basamak rolü üstlenmektedir. Ülkemizde kadınların, 1990'lı yıllardan itibaren aktif bir şekilde girişimcilik faaliyetlerinde bulunduklarını görmekteyiz. Kadınların girişimcilik faaliyetlerine katılması ve kadın girişimcilerin desteklenmesi hem ekonomik özgürlüklerini elde etmelerini sağlarken hem de kadın istihdamı yaratılmasını sağlamaktadır. Kadınların çeşitli politika, kurum ve kuruluşlar tarafından verilen desteklerle girişimci olmalarının teşvik edilmesi, kadınlara yönelik bir yatırım olmasının yanı sıra aynı zamanda toplumsal kalkınmaya yönelik de bir yatırım olarak nitelendirilir. Topluma güçlü ve donanımlı kadınlar kazandırılarak, ekonomik büyümeyi ve gelişmeyi olumlu yönde etkilemesi nedeniyle kadın girişimcilik her yıl daha fazla desteklenmektedir. Bu çalışmada Malatya Kentsel alandaki kadın girişimcilerin genel profili ortaya çıkartılıp, kadın girişimcilerin iş kurma ve işlerini yürütme aşamasında karşılaştıkları sorunlar belirlenmiştir. Ayrıca kadın girişimcilerin girişimcilik faaliyetlerindeki beklentilerini ve taleplerini ortaya koyma amaçlanmıştır.

EkonomiEkonomik etkiGirişimciler+4
Firdevs Aslı Tahtalı
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik özelliklerin satın alma kararları üzerindeki etkisinin davranışsal iktisat bağlamında incelenmesi: Malatya örneği

Tüketicilerin satın alma davranışlarını etki eden unsurlar hakkında kaynaklarda birçok çalışmaya yer verilmiştir. Tüketicilerin kararlarında rasyonellikten ne şekilde uzaklaştıkları açıklanmaya çalışılmış ve satın alma kararlarını etkileyen tuzaklar üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar incelendiğinde demografik özelliklerin satın alma kararlarına doğrudan etkisi olan bir faktör olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, bazı demografik özelliklerin tüketicilerin satın alma kararları üzerindeki etkisinin davranışsal iktisat bağlamında incelenmesi ve çıkan sonuçların daha önce yapılmış olan çalışmalarla karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Literatürde yer alan çalışmalardan toplanan bilgiler ışığında cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim, aylık gelir, yaşadığı yer, çocuk sayısı ve meslek değişkenleri bağımsız değişken olarak belirlenmiştir. Çalışma 2019 yılında Malatya ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma yöntemi olarak betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanmak için anket yöntemine başvurulmuştur. Hazırlanan anket güvenirlik analizleri yapıldıktan sonra Malatya'da yaşayan 500 katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS 17 istatistik paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan maddelere normallik testi uygulanmış ve maddelerin normal bir dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. İki değişkenden oluşan cinsiyet ve medeni durum bağımsız değişkenleri ile satın alma kararları arasındaki ilişkinin belirlenmesi için t-testi yapılmıştır. İkiden fazla değişkene sahip olan yaş, eğitim durumu, aylık gelir, yaşadığı yer, çocuk sayısı ve meslek bağımsız değişkenleri ile satın alma kararları arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise Anova testi uygulanmıştır. Hangi maddeler arasında farklılaşma olduğunu belirlemek amacıyla Post Hoc testlerinden Tukey tercih edilmiştir. Çıkan sonuçlar tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Davranışsal İktisat, Tüketici, Rasyonellik, Tüketici Davranışları, Satın Alma Kararı

Davranışsal ekonomiDavranışsal finansDemografi+4
Ahmet Özel
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye' de KDV ihracat istisnaları ve mal ihracatında uygulama analizi

Sürekli gelişen ve globalleşen dünyada, sınır kavramları ortadan kalkmakta ve herkes istediği ürüne kolayca ulaşabilmektedir. Bu durumda şirketler ürettikleri ürünleri ve/veya hizmetleri kolayca ülke dışına pazarlama imkanı bulabilmektedir. Dolayısıyla şirketler ithalat-ihracat işlemlerini sürekli geliştirerek küresel ekonomide yer alabilmek için birtakım çalışmalar yürütmektedir. Şirketlerin global çapta rekabet gücünün artırılması ve ülkeye döviz girişi sağlanması amacı ile kamu politikası olarak Katma Değer Vergisi İade sistemi geliştirilmiştir. KDV Kanunu'ndaki "Mal ve hizmet ihracatı" başlığındaki on birinci Maddenin ilk fıkrasının (a) bendine göre, "İhracat teslimleriyle bu teslimlere dair olan hizmetler, yurt dışında bulunan müşteriler adına yapılmış olan hizmetler, serbest bölgelerde bulunan müşteriler adına yapılmış olan fason hizmetlerle karşılıklı olmak koşuluyla milletlerarası roaming anlaşmalarının bağlamında yurt dışında bulunan müşteriler adına Türkiye'de verilmekte olan roaming hizmetleri," KDV'den istisna bulunmaktadır. İhraç edilen ürün ve/veya hizmet ile alakalı olarak, malın üretilmesi veya satın alınmasıyla alakalı şekilde yapılmış olan harcamalar malın maliyeti kapsamına dahil edilir, bu işlemler ile alakalı şekilde ödenen KDV'lerse ilgili Kanunun 29. ve 32. Maddeleri gereğince öncelikle indirim konusu yapılır. KDV kanunu 11. Maddesinde belirtilen kısıtlar ve 12. Maddesindeki şartlara göre yüklenilen KDV iade edilir. Bu araştırmada İhracatta Katma Değer Vergisi İadesi politikalarının, iade alan şirketler ve bu iade neticesinde şirketlerin ihracat ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin örnek uygulama ile ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Katma Değer Vergisi, Katma Değer Vergisi İade süreci, İhracatta İndirim ve iade sistemi,

Katma değerKatma değer vergisiVergi iadesi+5
Emine Müvedet İmamoğlu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında Türkiye düzey–2 alt bölgeleri üzerine bir çözümleme

Yapılan araştırmanın amacı; ekonomik faaliyetlere ekolojik sınırlar sorunu ile yaklaşan ekolojik iktisat çerçevesinde çevre sorunsalını, mikro düzeyde Türkiye düzey–2 bölgeleri kapsamında yer alan 26 alt bölge örneklem kümesi ele alınarak 2007–2014 zaman dilimi içerisinde incelemektir. Amaç doğrultusunda sera gazı salınımları ile gelir, nüfus yoğunluğu, otomobil sayısı, elektrik tüketimi, dış ticaret ve yükseköğretim öğrenci sayısı parametreleri arasındaki olası ilişkilerin sınanması için statik panel veri yöntemi kullanılmıştır. Sınama sonuçlarına göre; sera gazı salınımları üzerinde nüfus yoğunluğu, otomobil sayısı, elektrik tüketimi ve dış ticaret değişkenlerinin etkileri istatistiki olarak anlamlı; gelir ve yükseköğretim öğrenci sayısı değişkenlerinin etkileri ise anlamsız bulunmuştur. Bu bağlamda ampirik kanıtlar; nüfus yoğunluğunun, otomobil sayısının ve elektrik tüketiminin sera gazı salınımlarını artırdığı, dış ticaretin ise sera gazı salınımlarını azalttığı bilgisini sunmuştur. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda çevre kalitesini iyileştirmek için temel politika çıkarsamaları olarak: (1) Yenilenemeyen enerji kaynaklarından, alternatif enerji kaynaklarına doğru hızlı bir geçiş sürecinin benimsenmesi, (2) nüfus politikaları planlamalarında özellikle niteliksel değerlerin dikkate alınması, bu kapsamda nüfusun eğitim düzeyinin geliştirilmesi ve nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde fiziksel altyapı iyileştirmelerinin yapılması, (3) bütçe içerisindeki çevresel harcamaların payının artırılması, (4) çoğunlukla enerji vergileri, çevresel etki değerlendirmeleri ve kirlilik cezaları ile sınırlı olan çevre politikası araçlarının ek kirlilik vergileri, emisyon ticareti ve izinleri, bitki verimliliğinin artırılması, düşük enerji yoğunluklarına yönelik azaltma yatırımları gibi politika önlemlerinin diğer şekillerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi, (5) sosyo–ekonomik politikalarda çevresel faktörlere ağırlık veren stratejilerin geliştirilmesi salık verilmiştir.

Bölge ekonomisiBölgesel kalkınmaEkolojik çevre+5
Güller Şahin
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel iktisat perspektifinden Süryanilerin ekonomik faaliyetleri: Mardin Süryanileri üzerine nitel bir analiz

Ekonomik faaliyetler yaşam mücadelesinde yıllardır insanoğlunu meşgul eden toplumsal konulardan biri olmuştur. Türkiye genelinde ve bölge özelinde Süryanilerin ekonomik faaliyetleri ile ilgili literatürde yer alan çalışmaların yetersiz olduğu göze çarpmaktadır. Kültürel iktisadın faaliyet alanı olan kültür ve kurumların etkileşimi insanoğlunun ekonomik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerinde önemli rol oynamaktadır. Çalışmanın temel amacı, kültürel iktisadın kapsamına giren kültürel farklılıkların Mardin ilindeki Süryanilerin ekonomik faaliyetlerinin nasıl etkilendiğinin ve oluştuğunun değerlendirilmesidir. Bu çalışma ile Mardin ilindeki Süryanilerden seçilmiş kuyumcu, gümüşçü, din görevlisi ve turizm rehberinden oluşan kişiler ile ildeki yer alan ekonomik paydaşlardan olan kamu ve kamu kuruluşlarından uzman kişilerinde olduğu 15 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada yapılan görüşmelerde elde edilen veriler MAXQDA 24 nitel analiz programında kodlanmış ve içerik analizine başvurulmuştur. Çalışma sonucunda katılımcılar Süryanilerin ekonomik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerinde göç, kültürel bağ ve destekleyici yardımların etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Bu bağlamda çalışmada, Süryanilerin ekonomik faaliyetlerinin gelecek nesillere aktarılmasında ve devam ettirilmesinde göçlerin, kültürel farklılıkların ve mali yardımların önemi vurgulanmıştır.

İsa Bucak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: G-20 ülkeleri ve Türkiye örneği

Gelişen teknoloji ile beraber sağlık, sadece ülkeler açısından değil aynı zamanda küresel olarak da gelişen ve değişen çok boyutlu bir kavram olmuştur. Teknolojik gelişmelerin sağlık alanında da uygulanması, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmış ve eski zamanlarda ciddi hastalıkların sıradanlaşmasına olanak sağlamıştır. Sağlık hizmetlerine eşitlikçi bir şekilde bireylerin yararlanma olanaklarının gelişmesi, uluslararası alanda önemli bir gündem oluşturmaktadır. Özellikle de koronavirüs (Covid-19) pandemisiyle birlikte uluslararası kurum ve kuruluşların bu konuda yoğun çalışmalar içerisinde olduğu, ülkelerin de önemli katkılar sunduğu bir konu olmaktadır. Bu nedenle sağlık, ülkeler açısından bir maliyeti olan ve ülke ekonomileri üzerinde de etkisi olan bir alandır. Bu çalışmada sağlık harcamalarının ekonomik büyüme ile olan ilişkisi, 20 Grubu (G-20) ülkeleri açısından incelenmiştir. Çalışmada, G-20 ülkelerinde 2000-2019 yılları arasında sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin analiz edilmesinde ekonomik büyüme değişkeni olarak ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYİH) verileri kullanılmıştır. Sağlık harcamalarının değişkeni olarak da Dünya Bankası tarafından yayımlanan ülkelerin sağlık harcamaları kullanılarak analiz içerisinde yatay kesit bağımlılıkları ve homojenite testleri uygulanmıştır. Daha sonra eşbütünleşme, hata düzeltme modeli, nedensellik ve son olarak da Emirmahmutoğlu ve Köse tarafından geliştirilen ülke bazlı sonuçları özetleyebilen nedensellik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda, kısa dönemde GSYİH ve sağlık harcamalarının GSYİH içerisindeki oranı arasında nedensellik ilişkisinin bulunmadığı gözlemlenmiştir. Uzun dönemde ise GSYİH ve sağlık harcamalarının GSYİH içerisindeki oranı arasında karşılıklı olarak % 1 oranında anlam seviyesinde Granger nedensellik ilişkisinin bulunduğu analiz edilmiştir. Nedensellik analizinde ise nedenselliğin sağlık harcamalarından ekonomik büyümeye doğru olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuç ülke grubu (Türkiye, Meksika, Güney Afrika, Birleşik Krallık, Kanada, İtalya, Arjantin, Çin, Avustralya, Brezilya, Fransa, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Suudi Arabistan, Rusya, Endonezya, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri) için geçerli iken; Kanada, Endonezya, Güney Afrika, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde ise ülke bazında anlamlı olduğu görülmüştür.

Süleyman Bozkuş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors