Theses supervised by Prof. Dr. Mukadder Boydak Özan

11 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yönetici rollerinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin yöneticilik rollerini öğretmen görüşlerine göre incelemektir. Araştırma nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem ve desen olarak da açımlayıcı sıralı desen modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Hatay ili Antakya merkez ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 411 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, öğretmenlerin demografik bilgilerine ulaşmak için kişisel bilgi formu, yönetici rollerine ilişkin görüşlerine ulaşmak için ise AYYILDIZ (2015) tarafından geliştirilen "Yönetici Rolleri" ölçeği kullanılmıştır. Ölçek okul yöneticilerinin, liderlik, rehberlik, aile ve çevre ilişkileri, iletişim, girişimcilik, eğitim-öğretim, mevzuat ve yönetim süreçleri rolleri gerçekleştirme düzeylerini ölçmek üzere sekiz boyuttan oluşmaktadır. Elde edilen verilerin analizi SPSS (Statistical Package fort the Social Sciences) 22.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Değişkenlere göre anlamlılığı test etmek için parametrik testlerden bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmış, anlamlılık p<.05 düzeyinde incelenmiştir. Betimsel istatistiklerin analizinde standart sapma, yüzde, frekans ve aritmetik ortalama hesapları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara incelendiğinde öğretmenler görüşlerine göre okul yöneticilerinin, liderlik, rehberlik, aile ve çevre ilişkileri, iletişim, girişimcilik, eğitim-öğretim ve yönetim süreçleri rolleri "çoğu zaman", mevzuat rolünü ise "her zaman" düzeyinde gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından yöneticilerin sadece liderlik ve mevzuat rollerine ilişkin öğretmen görüşleri arasında kadın öğretmenler lehine farklılık bulunmuştur. Eğitim durumu değişkeni açısından ise yöneticilerin yönetim süreçleri rolü dışındaki tüm rollerinde öğretmen görüşleri arasında lisans mezunu öğretmenler lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki kıdem değişkenine göre yöneticilerin, rehberlik, aile ve çevre ilişkileri, iletişim, girişimcilik, eğitim-öğretim ve yönetim süreçleri rollerine ilişkin öğretmen görüşleri arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Kurum türü değişkenine göre ise yöneticilerin liderlik, rehberlik ve girişimcilik rollerine ilişkin öğretmen görüşleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriYönetsel roller+3
Ömür Öztürk
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygu yönetim becerileri ile duygusal emek davranışlarının okulun duygusal iklimi üzerindeki etkileri

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin duygu yönetim becerilerinin ve duygusal emek davranışlarının okuldaki duygusal iklime etkilerini belirlemektir. Araştırmanın örneklem grubu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezindeki 5 eğitim bölgesinde bulunan ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerden ve bu öğretmenlerin yöneticilerinden oluşmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel desenlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel desende ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli için ilk aşamada ölçek geliştirme adımlarına uygun olarak "Okullardaki Duygusal Emek Ölçeği" ve "Okulların Duygusal İklim Ölçeği" formları geliştirilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonrasında ölçeklerin geçerli ve güvenilir oldukları kabul edilmiştir. Geliştirilen ölçekler ile birlikte "Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği" ve "Duygu Yönetim Becerileri Ölçeği" örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın nitel deseni için ise veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuştur. Bu form kullanılarak örneklem grubunda yer alan öğretmenlerle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin duygu yönetim becerileri ile duygusal emek davranışlarının duygusal iklim üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın devamında duygu yönetim becerilerinin duygusal iklim üzerindeki etkisinde duygusal emek davranışlarının aracılık rolü olduğu düşünülerek aracılık analizi yapılmıştır. Ayrıca bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi de yapılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin duygu yönetim becerileri ile duygusal emek davranışlarının duygusal iklim ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu; diğer aşamada ise bağımsız değişkenlerin duygusal iklim üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Yapılan aracılık analizinde ise duygu yönetim becerilerinin duygusal iklim üzerindeki etkisinde duygusal emek davranışlarının anlamlı bir şekilde aracılık yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicel boyuttan elde edilen sonuçların nedenleri açıklanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda okullardaki duygusal iklimin olumlu bir şekilde oluşması için yöneticilere eğitim verilmesi, öğretmenlerin mesleki eğitiminde "duygu" konulu kazanımlara da yer verilmesi, duygunun eğitimdeki öneminin okulun diğer paydaşı olan veliye de aktarılması gerektiği önerilmiştir.

Duygu yönetimiDuygusal emekDuygusal iklim+2
Efraim Öztürk
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hata yönetimi kültürü işe cezbolma ve örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı, hata yönetimi kültürü ve işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılığa etkilerini belirlemektir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Elazığ il merkezindeki 5 eğitim bölgesinde bulunan ilkokul ve ortaokullarda görevini sürdüren 747 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel desenlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden sıralı açımlayıcı desen kullanılmıştır. Nicel desende, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkiseltarama modeli için ilk olarak, ölçek geliştirme adımlarına uygun olarak "Hata Yönetimi Kültürü" ölçeği geliştirilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonrasında ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Geliştirilen ölçekler ile birlikte "İşe cezbolma" ve "Örgütsel Yaratıcılık" ölçekleri için de doğrulayıcı faktör analizi yapılarak geçerliliği ve güvenirliği doğrulanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde, veri elde etmek için vignette tekniği ile hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi kulanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada hata yönetim kültürü ile işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla yapısal eşitlik ve çoklu regresyon analizi, bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ölçmek için de korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın devamında işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde hata yönetimi kültürünün aracılık rolü olduğu düşünülerek aracılık analizi yapılmıştır. Ayrıca bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizleri de yapılmıştır. Araştırmada, hata yönetimi kültürü ile işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Hata yönetimi kültürü ve işe cezbolma örgütsel yaratıcılığı pozitif yönde, anlamlı ve zayıf düzeyde yordamaktadır. Yapılan aracılık analizinde ise, işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde hata yönetimi kültürünün anlamlı bir şekilde kısmi olarak aracılık yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, öğretmenlerin hataları yönetme konusunda yetkin olduğu, hataları paylaştıkları, yöneticilerin hatalara yönelik olumlu tepkiler verdiği, öğretmeni işine cezb eden etkenlerin çoğunlukta olduğu, öğretmenlerin mesleklerini anlamlı bulduğu, öğretmenlerin bireysel yaratıcılık davranışlarına sahip olduğu, okulda toplumsal ve yönetsel yaratıcılık davranışlarının da olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hata Yönetimi Kültürü, İşe cezbolma, Örgütsel Yaratıcılık

Hata yönetimiOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel yaratıcılık+5
Zülküf Nanto
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme ortamlarında sınıf yönetiminin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen sınıf yönetiminin, çeşitli değişkenler (başarı, tutum, çevrimiçi öğrenme, çevrimiçi öğrenmeye hazır bulunuşluk) açısından değerlendirilmesi ve öğrencilerin sınıf yönetimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma 2015-2016 eğitim öğretim yılı Güz yarıyılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde yürütülmüştür. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada deney-1, deney-2 ve kontrol olmak üzere üç grup belirlenmiştir. Öğretim İlke ve Yöntemleri dersi sekiz hafta boyunca çevrimiçi öğrenme ortamlarında yürütülmüştür. Çevrimiçi öğrenme ortamı olarak uygulamada öğrenme yönetim sistemi ve sanal sınıf kullanılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel boyutun birlikte yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel boyut deneysel desen ve betimsel tarama modeli olarak ele alınmıştır. Deneysel desene ilişkin araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ve derse yönelik tutum ölçeği deney-1, deney-2 ve kontrol grubuna öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Çevrimiçi öğrenmeye hazır bulunuşluk ve çevrimiçi öğrenme tutum ölçekleri ise deney-1 ve deney-2 grubuna öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Betimsel tarama modeline ilişkin olarak, araştırmanın sonunda üç gruba da uygulanmak üzere araştırmacı tarafından sınıf yönetimi ölçeği geliştirilmiştir. Nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, uygulamanın sonunda deney-1 ve deney-2 grubundaki öğrencilere uygulanmıştır. Uygulamalar tamamlandıktan altı hafta sonra başarı kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, çevrimiçi öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen sınıf yönetimi uygulamalarına katılan deney-1 grubu, yüz yüze sınıf ortamında derse katılan kontrol grubu ve her iki ortamda da derse katılan deney-2 grubu öğrencilerinin başarılarının ve derse yönelik tutumlarının aynı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Gruplar arasında bir fark belirlenmemiştir. Deney-1 ve deney-2 gruplarına uygulanan çevrimiçi öğrenmeye hazır bulunuşluk düzeylerinin ve çevrimiçi öğrenmeye yönelik tutumlarının da olumlu yönde arttığı görülmüştür. Araştırma sonunda tüm grupların sınıf yönetimine ilişkin görüşlerinin aynı düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen verilerin de nicel boyut ile birbirini destekler nitelikte olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, çevrimiçi öğrenme ortamlarını kullanan öğretim elemanlarının sınıf yönetimi konusunda kendilerini yetiştirmeleri, sanal sınıfların kullanımına ilişkin teşvik edilmesi ve eğitimler verilmesi, öğrencilerin aktif olduğu ve motivasyonlarını artıracak etkinliklere yer verilmesi ve öğrencilerle sürekli iletişimin sağlanması önerilmiştir.

Sanal sınıfSanal öğrenme ortamlarıSınıf yönetimi+1
Hakan Polat
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'da öğretmen yetiştirme sistemine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın genel amacı Azerbaycan Cumhuriyeti'nde uygulan öğretmen yetiştirme sisteminin tarihi gelişimini incelemek, mevcut durumunu teorik açıdan ve ülkenin orta öğretim sisteminde çalışan öğretmenler arasında yapılan araştırma ile belirlemeye yönelikdir. Tez çalışmasında araştırmanın amaçları doğrultusunda birkaç bilimsel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Özellikle Azerbaycan'da XX. yüzyılın başlarından günümüze kadar geçen süre zarfında dört değişik eğitim sistemi ve bu sistemin ihtiyacı olan öğretmen kadrolarının yetiştirilmesinde dört farklı öğretmen yetiştirme modelinden yararlanılmıştır. Bu modellerin kendine özgü özellikleri, bu özellikleri belirleyen ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi, uygulanan eğitim sisteminin yararlı ve zararlı yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçlara ulaşılması için gereken kaynakların toplanmasında ve değerlendirilmesinde farklı araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Tez çalışması kronolojik olarak 1830-2016 yıllarını kapsamaktadır. Bu dönemi kendi içinde dört alt döneme ayırmak mümkündür: Çarlık Dönemi (1830-1918), Azerbaycan Halk Cumhuriyeti dönemi (1918-1920), Sovyetler Birliği dönemi (1920-1991) ve Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından günümüze kadar devam eden yeni dönem. Bu dört dönem bir birinden sadece kronolojik açıdan değil, aynı zamanda araştırma konusunu oluşturan meseleye bakış açısı, amaç ve yöntem olarak da farklıdır. Tezin birinci bölümünde araştırma problemi, araştırmanın önemi ve amacı, araştırmanın kapsadığı dönem ve başlıca tanımlar yer alıyor. Tez çalışmasının başlıca amacı, Azerbaycan'da uygulanan eğitim sistemi ve öğretmen yetiştirme modellerini araştırmak ve öğretmen görüşleri doğrultusunda Azerbaycan'ın çağdaş eğitim sisteminin durumunu belirlemektir. Tezin ikinci bölümünü kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalar oluşturiyor. İkinci bölümün birinci alt başlığında Azerbaycan'ın Rusya ve İran arasında parçalanmasınından sonra (1828) ülkede eğitim sisteminin oluşumu, bu sistemin özellikleri, okulların ihtiyacı olan öğretmenlerin yetiştirilmesinde Çarlık rejiminin uyguladığı sistem araştırılmıştır. Bu bölümde ortaya çıkan sonuç Çarlık rejiminin Azerbaycan'da eğitimin gelişimine ilgisiz olmasına rağmen, sömürü düzeninin ihtiyacı olan kadroların yetiştirilmesinde eğitimin kaçınılmaz olduğu fark etmesi, bu amaçla tarım, sanayi ve petro kimya sektörünün ihtiyacı olan kadroları yetiştirecek okulların açılmasına izin vermesidir. İkinci bölümün ikinci alt başlığında Çarlık yönetiminin Birinci Dünya Savaşı'ında dağılması ve oluşan boşluktan yararlanarak kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nde eğitimin gelişimi, eğitim reformları ve öğretmen ihtiyacının karşılanması için atılan adımlar araştırılmıştır. Bu dönemde Azerbaycan'ın ilk üniversitesi – Bakü Devlet Üniversitesi kurulmuş ve eğitime başlamıştır. İkinci bölümün üçüncü alt başlığında 1920 yılında Azerbaycan'da Sovyet yönetiminin kurulması sürecine kısaca değinilmiş, daha sonra ise ülkenin sosyo-politik, ekonomik ve kültürel yaşamında kısa sürede ciddi gelişme sağlayan reformlar incelenmiştir. Azerbaycan halkının topyekun eğitimli kitleye dönüşmesi ile sonuçlanan Sovyet eğitim sisteminin kendine özgü özellikleri, artıları ve eksileri öğretmen yetiştirme modeli de dikkate alınarak ortaya konmuştur. Sovyet eğitim sisteminin toplumun okur yazar oranının yüzde yüze ulaşmasında başarı sağladığı, fakat fonksiyonel eğitimın verilmesinde başarısız olmasının kaliteye değil, sayısal çoğunluğa önem vermesinden kaynaklandığı gerçeği tespit edilmiştir. İkinci bölümün dördüncü alt başlığında 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan'ın eğitim sisteminin genel durumu da ele alınmaktadır. Bu sistemin bir parçası olan öğretmen yetiştirme sisteminin durumu, Sovyet modelinden farklı yönleri araştırılmıştır. Dünya eğitim sistemine uyum sağlamaya çalışan Azerbaycan'ın eğitim sisteminin başarılarının arttığı bir gerçek olmakla birlikte, halen ciddi olumsuzlukların yaşandığı, kalitenin sayısal göstergeden daha önemli olduğu gerçeğinin anlaşılmasında zorlukların halen devam ettiği araştırmalar sonucunda belirlenmiştir. Tezin üçüncü bölümünde araştırmanın yöntemi belirlenmiştir. Araştırmanın modeli, araştırmanın evreni ve örneklemi, veri toplama araçları, verilerin değerlendirilmesi ve analizinin nasıl yapılacağına ilişkin yöntemler bu bölümde ortaya konulmuştur. Katılımcıların Azerbaycan'ın eğitim sistemi ile ilgili, mesleğe ilişkin ve öğretmen yetiştirme sistemi ile ilgili algılarının belirlenmesinde Likert Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Tezin dördüncü bölümünde Azerbaycan'ın eğitim sistemi ve öğretmen yetiştirme modeli ile bağlı öğretmen görüşlerine başvurulmuştur. Bu bölümde ampirik bilimsel araştırma sürecinde uygulanan seçme, ölçme, anket vs. gibi yöntemlerden yararlanılmıştır. Azerbaycan'ın eğitim sisteminde Sovyetler Birliği'nden kalma bazı olumsuz yönlerin halen devam ettiği gerçeği araştırılan kaynaklarda ağırlıklı olarak tespit edilse de, bu sonuç öğretmen görüşleri ile üst üste düşmemiştir. Bu durum Azerbaycan'ın Gence şehrinde bulunan 49 karma okulda (1-11. sınıflar) çalışan öğretmenler arasından basit rastgele seçme yöntemi ile belirlenen 200 kadar öğretmenle yapılan anket sonucunda belirlenmiştir. Seçme toplusunu oluşturan öğretmenler cins, yaş, mesleki kıdem gibi özellikler göz önünde bulundurularak kategorize edilmiş, anket sonuçları bu özellikler dikkate alınmak suretiyle belirlenmiştir. Ortaya çıkan sonuç aslında öğretmenlerin hem ülkedeki eğitim sisteminden, hem de lisans eğitimi gördükleri üniversitelerin öğretmen yetiştirme modellerinden memnun olduklarını göstermektedir. Bilgisayar yardımı ile öğretmen görüşleri birleştirilmiş ve değerlendirilmiştir. Tez çalışmasında tablo ve şekillerden yararlanılmıştır. Tez çalışmasının sonuç kısmında ise araştırmacının elde ettiği bilimsel sonuçlar ve öneriler ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan'ın eğitim sistemi, Sovyet eğitim sistemi, Öğretmen görüşleri, Öğretmen yetiştirme sistemi, Likert ölçeği

AzerbaycanEğitim sistemiLikert modeli+4
Aida Aliyeva
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin otantik ve holistik liderlik tarzlarının pozitif örgütsel davranış üzerindeki etkisi: Yapay sinir ağları uygulaması

Araştırmanın amacı yöneticilerin otantik ve holistik liderlik tarzlarının pozitif örgütsel davranış üzerindeki etkisine ilişkin tahminde bulunmaktır. Araştırmanın örneklem grubu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Elazığ İli' nde bulunan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Yöneticilerin otantik ve holistik liderlik tarzlarının pozitif örgütsel davranış üzerindeki etkisini ortaya çıkarma çerçevesinde yapılandırılan bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak ilk aşamada araştırmacı tarafından "Holistik Liderlik Ölçeği" geliştirilmiş; ölçeğin kapsam ve yapı geçerliliği incelenmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinin de yapılmasıyla birlikte ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir. İkinci aşamada Walumbwa, Avolio, Gardner, Wensing ve Peterson (2008) tarafından geliştirilen Tabak, Polat, Coşar ve Türköz (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Otantik Liderlik Ölçeği, üçüncü aşamada ise Luthans ve diğerleri (2007) tarafından geliştirilen Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Psikolojik Sermaye Ölçeği ile olmak üzere üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırmada yöneticilerin otantik ve holistik liderlik tarzlarının pozitif örgütsel davranış üzerinde etkisi olduğu öngörüsü esas alınmıştır. Bu nedenle yöneticilerin otantik ve holistik liderlik tarzlarının pozitif örgütsel davranış üzerindeki etkisini ön görmeye yönelik yapay sinir ağları ve lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Ayrıca bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans ve korelasyon, analizleri yapılmıştır. Araştırmada cinsiyet ve kıdem olmak üzere belirlenmiş olan iki demografik veriye göre yapılan analizler sonucunda cinsiyet değişkenine göre otantik liderlik ve alt boyutları ayrı ayrı değerlendirildiğinde öğretmenlerin görüşlerinde farklılık olmadığı sonucu elde edilirken; kıdem değişkenine göre ise otantik liderlik boyutu, ilişkisel şeffaflık ve öz farkındalık alt boyutlarında öğretmenlerin görüşlerinin farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Pozitif örgütsel davranış ve alt boyutlarına yönelik öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenine göre farklılaşmadığı sonucu elde edilmiştir. Holistik liderliğe ilişkin öğretmenlerin algı düzeyine bakıldığında holistik liderlik boyutunda, yönetme ve öğretme alt boyutlarında cinsiyet değişkenine göre görüşlerin farklı olduğu sonucuna ulaşılırken; destekleme alt boyutunda cinsiyet değişkenine görüşlerin farklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kıdem değişkenine göre ise holistik liderlik boyutunda ve alt boyutlarında görüşlerin farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda yöneticilerin otantik ve holistik liderlik tarzları ile öğretmenlerin pozitif örgütsel davranışları arasında anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Lojistik regresyon analizi sonucunda tüm bağımsız değişkenlerin model için (otantik liderlik ve ilişkisel şeffaflık, içselleştirilmiş ahlak anlayışı, ön yargısız değerlendirme öz farkındalık alt boyutları ile holistik liderlik ve alt boyutları) anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm değişkenler için elde edilen tahmin performansları değerlendirildiğinde yapay sinir ağları uygulaması ile daha başarılı sınıflandırma sonuçları elde edildiği dolayısıyla da yapay sinir ağları uygulamasının lojistik regresyon modeline göre tahmin performansının daha yüksek seviyede olduğu sonucu ortaya çıkarılmıştır.

Eğitim yönetimiHolistik liderlikLiderlik+7
Zübeyde Yaraş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürlülüğün okul yönetimine etkisi: Mardin ili örneği

Çokkültürlülük, son yıllarda gittikçe artan bir ilgiyle gündeme gelen ve yüzyılımızın görünümünü sergileyen son derece önemli bir kavramdır. Küreselleşen ve teknolojik gelişmeler sayesinde de gittikçe küçülen dünyamızın bir gerçeği olan çokkültürlülük konusu üzerinde titizlikle durulmalı ve bu durumdan en iyi şekilde faydalanılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Çokkültürlülük, belki de sahip olunan ön yargılar sonucu yanlış yorumlanmakta ve bu nedenle olumsuz bir kavram olarak algılanabilmektedir. Fakat gerçekte çokkültürlülük içerisinde çeşitliliği barındıran ve beyin fırtınası dediğimiz olayın en iyi şekilde uygulanmasını sağlayacak olan değişik fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayacak potansiyele sahip özel bir kavramdır. Bu nedenle bu araştırmanın konusu olarak, gittikçe büyük bir öneme sahip olan çokkültürlülük kavramı ve bunun okul yönetimine olan etkisinin ortaya çıkarılması seçilmiştir. Buna paralel olarak da çokkültürlülüğün yaşandığı okullarda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin durumu nasıl algıladıklarını ve okullarında çokkültürlü bir yapının olmasının okul yönetimini ne yönde etkilediği yaş, cinsiyet, kıdem, çalıştığı yerleşim yeri, mezun olunan okul, çalışma süresi ve yöneticilik görevi olup olmadığı değişkenleri incelenerek ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın kapsamını Mardin il merkezinde görev yapan 70 yönetici ve 1035 öğretmen ile Midyat ve Savur ilçelerinde görev yapan 73 yönetici ve 1008 öğretmen olmak üzere toplam 143 yönetici ve 2043 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi oluşturulurken tabaka örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Bu yolla araştırmanın örneklemini, Mardin il merkezinde tesadüfi olarak seçilen 20 ilköğretim okulu ve Mardin iline bağlı Midyat ve Savur ilçelerinden tesadüfi olarak seçilen 16 ilköğretim okulunda görev yapan 97 yönetici ve 341 öğretmen oluşturmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için, çokkültürlülüğe ilişkin öğretmen görüşlerini almak üzere araştırmacı tarafından geliştirilen 36 maddelik bir ölçek ve açık uçlu bir soru kullanılmıştır. Verilerin nicel olarak çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, iki ortalama arasındaki farkların anlamlılığını test etmek amacıyla bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi F testi kullanılmıştır. T-testinde güven düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. İkiden çok ortalama arasındaki farkların anlamlılığını ortaya koymak için de F testi sonucunda anlamlı farkın belirlenmesi halinde bu farkın kaynağını belirtmek için Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmada nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre daha fazla kıdeme sahip olan yöneticilerin okul kültürüne daha çok alıştıkları ve çok kültürlü öğrenme ve öğretme ortamlarının yönetilmesi konusunda daha fazla deneyime sahip oldukları, bundan dolayı da çok kültürlülüğe ilişkin konular hakkında farkındalıklarının, bilgilerinin ve kültürel çeşitliliğe karşı hazır bulunuşluklarının daha fazla olduğu bulunmuştur. Araştırma bulgularına dayalı olarak; erkek öğretmenlerin, okullarındaki çokkültürlü yapıya daha kolay uyum sağladıkları ve öğretmenlik mesleği ile ilgili becerilerini sergilerken bayan öğretmenlere göre kendilerini daha yeterli gördükleri saptanmıştır. Farklı kültürlere ait öğrencilerin bir araya gelerek oluşturdukları kültürel çeşitliliğin hem okulun iklimini hem de kültürel etkileşimini özellikle etkilediği ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte çokkültürlü okullarda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin çokkültürlülüğü tanımlayan metaforlarıyla sınıftaki eğitim ve öğretim ortamını oluşturan öğrencilere dikkat çektikleri, Mardin ilindeki çok kültürlü yapının okullara yansımasını ve farklı etnik ve kültürel grupların oluşturduğu sınıf ortamını anlattıkları belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Çokkültürlülük, Kültür, Okul, Öğretmen, Yönetici

Abdulkadir Ercan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel liderlik, örgütsel yalnızlık ve örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişki

Okul yöneticilerinin etkili kültürel liderlik davranışları, okul örgütünü oluşturan öğretmenlerin örgütsel yalnızlık ve örgütsel yabancılaşma düzeylerini önemli ölçüde etkilemektedir. Etkili kültürel liderlik davranışları ile öğretmenlerin mesleki ve kişisel performanslarının artacağı beklenmektedir. Aynı zamanda bu davranışlar sayesinde, öğretmenlerin yalnızlık ve yabancılaşma yaşamayacakları düşünülmektedir. Bütünleştirici bir okul kültürünün geliştirilmesinde okul yöneticileri büyük rol oynamaktadır. Bu da, görev ve sorumlulukları beraberinde getirmektedir. Bu nedenlerle araştırmanın amacı; kültürel liderlik, örgütsel yalnızlık ve örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen ile yürütülmüştür. Nicel desende, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda öncelikle ölçek geliştirme adımlarına uygun şekilde "Kültürel Liderlik" ölçeği geliştirilmiştir. Keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri sonrasında ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçekler ile birlikte "Örgütsel Yalnızlık" ve "Örgütsel Yabancılaşma" ölçekleri için de doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve geçerliliği ve güvenirliği doğrulanmıştır. Nicel veriler elektronik ortamdan elde edilmiştir. Açıklayıcı sıralı desenin ikinci aşaması olan nitel boyutta veriler, nicel bulguların açıklanmasına ve detaylandırmasına yardımcı olması amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel aşamasının evrenini 2021-2022 ve 2022-2023 eğitim öğretim yıllarında Elazığ il merkezinde bulunan devlet okullarında görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 978 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde olasılıklı örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde yüzde, frekans, ortalama, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi, yapısal regresyon analizi ve yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında amaçlı örnekleme yöntemlerinden maximum çeşitlilik örnekleme tekniği ile nicel aşamaya da katılmış olan 20 öğretmenle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları; kültürel liderlik ile örgütsel yalnızlık ve örgütsel yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişki olduğunu, örgütsel yalnızlık ile örgütsel yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişki olmadığını, kültürel liderlik ile örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişkide örgütsel yalnızlığın aracılık etkisinin olmadığını göstermiştir. Araştırma bulguları; nitel analiz sonuçlarının nicel analiz sonuçlarını destekler nitelikte açıkladığını göstermiştir. Nicel analiz bulguları, okul yöneticilerinin etkili bir şekilde sergilemiş olduğu kültürel liderlik davranışlarının, öğretmenlerin okul içinde yaşayabilecekleri yalnızlık ve yabancılaşma düzeyleri üzerinde etkili olduğunu belirlemiştir. Etkili kültürel liderlik davranışları arttıkça öğretmenlerin yalnızlık ve yabancılaşma düzeylerinin azaldığı tespit edilmiştir. Nitel analiz bulguları; okul yöneticilerinin etkili kültürel liderlik davranışları ile olumlu ve etkin okul örgütü sağladığı takdirde, öğretmenlerin yalnızlık ve yabancılaşma düzeylerinin azaldığını göstermiştir. Her iki analizin sonuçlarının benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Liderlik, Örgütsel Yalnızlık, Örgütsel Yabancılaşma, Yapısal Eşitlik Modeli.

Nevber Keskinbora
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal uyum düzeylerinin incelenmesi (Elazığ ili örneği)

Duygusal bir varlık olan insanların yaşam sürecinde karşılaştıkları olay olgu veya durumlar hem bireyin duygularını etkilemekte hem de bireylerin yaşamlarını etkileyebilmektedir. Ülkelerin ve toplumların geleceğini yönlendiren ve şekillendiren öğretmenlerin duygusal uyum düzeyleri hem okul yaşantılarından etkilenmekte hem de okul yaşantılarını etkileyebilmektedir. Öğretmenlerin duygusal uyum düzeylerinin belirlenmesi ve bu anlamda yaşadıkları olumsuzlukların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar eğitim-öğretim sürecinin verimliliğinin ve eğitim sürecinin tüm paydaşlarının mutluluğunun artırılması açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmada öğretmenlerin duygusal uyum düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezindeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenler oluştururken, araştırmanın örneklemini ise çalışmaya gönüllü olarak katılan 24 öğretmen oluşturmaktadır. Bu tezde nitel araştırma yöntemlerinden olan fenomenolojik desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve yedi adet açık uçlu sorudan oluşan "Öğretmenlerin duygusal uyum düzeylerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yoluyla öğretmenlere uygulanmış ve görüşme süreci öğretmenlerin onayları alınarak kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler Nvivo 12 programına aktarılarak içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin çalışma hayatında ve özel yaşantılarında karşılaştıkları olay, olgu ya da durumların kendilerinde ortaya çıkardığı his ve bedensel tepkileri duygu olarak ifade ettikleri; sınıf ve okul ortamında genellikle duygu durumlarını gözlemledikleri; okul ortamında çoğunlukla mutluluk, enerjiklik ve heyecan gibi olumlu duyguların yanı sıra aynı zamanda öfke, yorgunluk ve tedirginlik gibi olumsuz duyguları da hissettikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin genellikle sahip oldukları gerçek duyguları idareci ve öğretmen arkadaşlarına yansıtmaktan kaçındıkları, bu duygularını genellikle daha fazla iletişim kurdukları ve zamanlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri öğrencilere yansıttıklarını ifade ettikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul ortamında öğrencilerle ilgilenirken çoğunlukla sahip olduklarından farklı bir duygusal yapı sergiledikleri, okul ve sınıf ortamlarında kendilerinden beklenilen duyguları sergileyebilmek için çaba sarf ettikleri ve gerçek duygularını yansıtmak yerine gerçek duygularını bastırarak kendisinden beklenilen farklı bir duygusal yapı sergiledikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretmenlerin duygusal uyum düzeylerinin yüksek olduğu, çalışma yaşamlarında sorun yaşamamak, okul idaresi ve öğretmenlerle mevcut ilişkilerinin bozulmasını önlemek ve okul ortamında kabul görmek amacıyla olumsuz duygularını baskıladıkları ve kendilerinde olumsuz duyguların ortaya çıkmasına neden olan durumları göz ardı ettikleri söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Duygusal Uyum, Okul, Eğitim, Öğretmen, Duygu

Duygusal uyumOkullarUyum düzeyi+1
Ridvan Geçkil
Fırat University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile gerçeklik şoku beklentisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Eğitim Fakültesinde öğrenimlerine devam eden son sınıf öğretmen adaylarının öz yeterlik inancı ile gerçeklik şoku beklentileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında öğretmen adaylarının öz yeterlik inancı ve gerçeklik şoku beklentilerinin düzeyi ve belirlenen düzeyin cinsiyet, branş, mezun olunan lise türü, üniversite tercih sırası, akademik not ortalaması ve öğretmenlik uygulaması dersinde görev yapılan okul türü değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşma durumu incelenmiştir. Belirtilen durumları belirlemek için araştırmada ilişkisel tarama modeli yöntem olarak tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılı Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretmenlik uygulaması dersini alan 545 son sınıf öğretmen adayı (Fen Bilgisi Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği ve İngilizce Öğretmenliği) oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu programlarda öğrenim gören öğrenciler arasında ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 294 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için üç aşamalı bir veri setinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda Kişisel Bilgi Formu, Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği ve Gerçeklik Şoku Beklentisi Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada, öğretmen adaylarının öz yeterlik inançlarının yüksek denilebilecek bir seviyede olduğu, gerçeklik şoku beklentilerinin ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ve gerçeklik şoku beklentilerinin cinsiyet, mezun olunan lise türü ve üniversite tercih sırası göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının öz yeterlik inançlarının akademik not ortalaması değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, gerçeklik şoku beklentilerinin ise akademik not ortalaması değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Branş ve öğretmenlik uygulaması sürecinde görev yapılan okul türü değişkenlerine göre ise anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bunun yanında araştırmada öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile gerçeklik şoku beklentileri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum öz yeterlik inancındaki değişimin gerçeklik şoku beklentisi ile ilişkili olarak değişim göstermediğini veya tam tersi şekilde gerçeklik şoku beklentisinin öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile ilişkili olarak değişim göstermediği şeklinde değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, öğretmen adaylarının öz yeterlik inançlarını güçlendirmek ve gerçeklik şoku beklentilerini en aza indirgemek adına eğitim fakültesinde yürütülen derslerin teori ve uygulamanın birbirini destekleyecek şekilde yürütülmesi, uygulamalı eğitime ağırlık verilmesi, öğretmenlik uygulaması dersinin süresinin arttırılması ve öğretmen adaylarına hizmet öncesinde, duygusal ve akademik destek sağlamak amacıyla destek grupları ve danışmanlık hizmetleri sunulması önerilmiştir

Nesligül Çakar
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen görüşlerine göre paternalist liderliğin örgütsel özdeşleşme üzerine etkisinin incelenmesi

ÖZET Okul Öncesi Öğretmen Görüşlerine Göre Paternalist Liderliğin Örgütsel Özdeşleşme Üzerine Etkisinin İncelenmesi Şeyma EKİCİ Yüksek lisans Tezi FIRAT ÜNİVERSİTESİ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Eğitim Yönetimi Bilim Dalı 2025, Sayfa: XVİİ+90 Bu tez çalışması, okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine dayanarak paternalist liderlik tarzlarının örgütsel özdeşleşme üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Paternalist liderlik yaklaşımını benimseyen okul yöneticileri çalışanların hem profesyonel hem de kişisel yönlerini aktif olarak izlemeye başladığında bunun okul kültürü içerisinde daha güçlü bir özdeşleşme duygusunu teşvik edeceği temelinde çalışmalar yürütülmüştür. Araştırmada paternalist liderliğin temel boyutları olan ahlaki liderlik, yardımsever liderlik ve otoriter liderlik davranışlarının öğretmenlerin örgütlerine olan bağlılıklarını ve aidiyet hislerini nasıl etkilediği ele alınmıştır. Bunun yanı sıra öğretmenlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki kıdemleri ve okulda çalışma süreleri gibi demografik özelliklerine göre örgütsel özdeşleşme üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Belirtilen durumları incelemek için yöntem olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında, Elazığ ili Merkez ilçede görev yapmakta olan 315 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Salant ve Dillman'nın (1994) belirlediği formülü ile hesaplanan 173 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla üç aşamalı bir veri setinden(Kişisel Bilgi Formu, Okul Müdürlerinin Paternalist Liderlik Davranışları Ölçeği, Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği) yararlanılmıştır. Bu kapsamda Okul Müdürlerinin Paternalist Liderlik Davranışları Ölçeği ve Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Veri toplama araçları, hem liderlik davranışlarını hem de örgütsel özdeşleşme düzeylerini ölçen ölçeklerden oluşmaktadır. Çalışmanın bulguları, paternalist liderliğin bazı boyutlarının (ahlaki ve yardımsever liderlik) örgütsel özdeşleşmeyi pozitif yönde etkilediğini ancak otoriter liderlik boyutunun olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koymuştur. Örgütsel özdeşleşmenin alt boyutları olan uyum, özdeşleşme ve içselleştirme boyutlarında yardımsever ve ahlaki liderlik alt boyutları ile arasında pozitif anlamlı ilişki bulunurken otoriter ve çıkarcı liderlik alt boyutlarında negatif ve anlamlı ilişki bulunmaktadır. Demografik özellikler bakımından incelendiğinde paternalist liderlik davranışının cinsiyet, medeni durum, mesleği isteyerek seçme, yaş grubu, okuldaki çalışan sayısını, okulda çalışma süresi değişkenleri üzerinde anlamlı bir farklılık göstermediği gözlenmiştir. Eğitim durumu değişkeni incelendiğinde yüksek lisans mezunu öğretmenlerin görüşlerine göre yardımsever ve ahlaki liderlik boyutlarında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Örgütsel özdeşleşme puanlarının demografik özelliklere göre farklılaşma durumunu incelendiğinde cinsiyet, medeni durum, mesleği isteyerek seçme, okuldaki öğretmen sayısı değişkenleri üzerinde anlamlı bir fark oluşmadığını göstermektedir. Eğitim durumu değişkeni incelendiğinde yüksek lisans mezunu öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmenin içselleştirme alt boyutu açısından anlamlı fark olduğu görülmüştür. Ayrıca yaş grubu değişkeni incelendiğinde içselleştirme ve uyum alt boyutları üzerinde 20-30 yaş grubunda anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Genel anlamda araştırma sonucumuza göre paternalist liderlik davranışlarını benimseyen okul müdürlerinin liderlik ettiği okullarda öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme düzeylerinin yüksek olduğu dolayısıyla örgütsel özdeşleşme üzerinde paternalist liderlik davranışlarının etkili olduğu gözlenmiştir. Bu bağlamda araştırma eğitim kurumlarında benimsenen liderlik tarzlarının öğretmen davranışlarını, bağlılık düzeylerini ve motivasyonlarını nasıl şekillendirdiğini; demografik özellikler açısından ne gibi farklılıkların olduğunu anlamak için değerli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca çalışma örgütsel özdeşleşmenin kuramsal temellerine katkıda bulunurken eğitim yöneticileri, öğretmenler için de rehber niteliğinde öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi öğretmeni, Paternalist liderlik, Örgütsel özdeşleşme, Özdeşleşme, Liderlik

Şeyma Ekici
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00

Other supervisors