Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. İbrahim İnan
10 theses · Çağ University
Çok lokasyonlu işletmelerin, sevkiyat planlarını optimize etmek için bilgisayar destekli bir modelin kurulması ve uygulama
Günümüzde işletmeler teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek rekabet ortamında avantajlı duruma gelmek istemektedirler. Son yıllarda endüstriyel uygulamalarda otomasyon sistemlerinin kullanılması ile işletmelerin tüm bölümleri arasında veri alışverişleri yapılabilmektedir. Optimizasyon kavramının teknoloji ile buluşması ise işletmelerde karar verme mekanizmalarının insanlardan, bilgisayarlara geçişini sağlamıştır. Bu tez çalışması; işletmelerin lojistik bölümlerinde sevkiyat sürelerini veya sevkiyat maliyetlerini en düşük seviyeye getirmek için bir model kurularak, modelin optimizasyonunun yapılmasını kapsamaktadır. Çalışmanın uygulama bölümünde Çözücü kullanılarak dört lokasyona sahip bir işletmenin altı aylık sevkiyat planı modellenerek optimizasyonu sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sevkiyat, Optimizasyon, Çözücü, Model
Yeni bir ürün için stratejik pazarlama planı hazırlanması ve otomotiv sektörüne uygulanması
Günümüzde birçok işletme büyüme stratejisini benimseyerek gelişmeyi tercih etmektedirler. Söz konusu bu işletmelerin yönetim kadrosu da özellikle riski doğru hesaplama ve öngörme, karar alma, uygulamanın ve kontrol süreçlerinin etkin şekilde yapılması gibi konularda bilimsel metotları ve teknikleri alabildiğince kullanmaktadırlar. Zira işletmelerin hedefleri sadece kısa süreli yüksek karlılık elde etmek değil, sürdürülebilir ve daima artan bir karlılık trendi sağlamaktır. Bu amaca yönelik faaliyetlerini sürdürürler ve ürünlerini ve/veya hizmetlerini belirlenen koşullar çerçevesinde son kullanıcıyı memnun etmek adına sunmaktadırlar. Son kullanıcıların memnuniyeti odak noktası olduğunda ise pazara, tüketici algı ve tercihlerine yönelik yoğun ve detaylı araştırmalar yapmaktadırlar. Bu araştırmalar sonucunda elde edilen veriler giderek karmaşıklaşan yönetim yapısını iyileştirmek ve şirketin verimini arttırmak için kullanılmaktadır. İşte bu noktada, özellikle stratejik planlamanın daha etkin yapılması, uygulamada daha verimli kullanılması, proseslerin kontrol edilerek planlanan ve uygulanan arasında tespit edilen sapmaların tespit edilmesi kritik başarı faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece, düzeltici faaliyetleri tekrar planlamaya dâhil ederek ana iş olan kaynakların verimli kullanması sağlanabilmektedir. Yapılan bu çalışmada ''hedef pazar'' ve ''bütçe'' konularının stratejik pazarlama planlaması ve işletmelerin sürdürülebilir karlılık hedeflerine ulaşabilmeleri için önemi, uygulamada nasıl ele alındığı kıyaslamalı şekilde gösterilmektedir. SPP hazırlanmasında, uygulanmasında yapılan yanlışlar ve dikkat edilmesi gereken hususlar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Planlama, Proses, Strateji
Kurumsal sosyal sorumluluğun stratejik yönetim açısından önemi ve çimento sektöründen bir uygulama
Çimento sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın stratejik yönetiminde kurumsal sosyal sorumluluğa ait çalışmaların ne kadar önemsendiğinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada, firma çalışanları ve müşterilerinin, firmanın kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine ait algıları arasında fark olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı algısına olan katkısında çalışanlar ve müşteriler açısından değişiklik gösterip göstermediği belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini, 200 beyaz yakalı çalışan ve sürekli olduğu düşünülen 300 yurt içi gri çimento müşterisi oluşturmaktadır. Çalışma örneklemini ise, tamamı beyaz yakalı olmak üzere 123 çalışan ve 30 yurtiçi gri çimento müşterisi üzerinde uygulanmıştır. Toplamda 153 geçerli anket formu geri dönüşü olmuştur. Bu kapsamda araştırmada kurumsal sosyal sorumluluğa ait iki temel alt boyutun paydaşlar üzerindeki bilinci incelenmiştir.
Havacılık sektöründe vardiyalı ve normal mesaili çalışanların bazı demografik değişkenlere göre SCL 90 açısından incelenmesi
Havacılık sektörü günümüzün en hızlı büyüyen sektörlerinden biridir. Aynı zamanda sektör, vardiyalı çalışmanın en yoğun olduğu sektörlerden biridir. Bu bağlamda çalışmamız, Türkiye'de havacılık sektöründe vardiyalı çalışanlar ve normal mesaili çalışanların bazı demografik değişkenlere göre SCL90 açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma örneklemi, 62 normal mesaili ve 90 vardiyalı olmak üzere toplam 152 havacılık sektörü çalışanıdır. Örneklem, Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bodrum, Muğla, Elazığ, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Nevşehir, Sivas, Trabzon illerinde çalışan personellerden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmaya katılan personellerin kişisel bilgileri, araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" ile, psikolojik belirtilerine ilişkin veriler ise SCL 90 belirti tarama ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 20.0 programı aracılığı ile t-test ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Katılımcıların psikolojik belirtileri üzerinde, vardiyalı çalışanlar ile normal mesaili çalışanlar arasında SCL90'ın belli alt boyutlarında (somatizasyon, depresyon, kişiler arası duyarlılık, fobik anksiyete) anlamlı farklılıklar tespit edilirken, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Cinsiyet değişkeni incelendiğinde ise "Somatizasyon" alt boyutu haricinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Korelasyon analizi sonucunda, SCL90'ın "Anksiyete", "Obsesyon" ve "Depresyon" alt boyut indekslerinin çalışma yılı (kıdem) değişkeni ile yüksek korelasyon gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Yaş değişkeni incelendiğinde ise "Anksiyete", "Obsesyon" ve "Depresyon" alt boyut indeksleri ile birlikte "Kişiler Arası Duyarlılık" alt boyut indeskinin de yüksek korelasyon gösterdiği bulgusu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalışma, İşgücü, Vardiyalı çalışma, Gece çalışması, Havacılıksektörü, Havacılık tarihi, Endüstriyel gelişim, SCL90.
Üniversite öğrencilerinin eş seçimi tutumlarının bireysel özellikleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin bireysel özelliklerinin eş seçimi tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın deseni, tarama modelinde tanımlayıcı ve kesitsel bir tasarım olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 öğretim yılı, bahar döneminde, Çağ Üniversitesi'nde öğrenim gören 220' si kız, 87'si erkek olmak üzere toplam 307 kişi oluşmaktadır. Katılımcıların bireysel özelliklerini belirlemek için "Kişisel Bilgi Formu", eş seçimi tutumlarını belirlemek için "Romantizm Ve Eş Seçimi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Katımcıların bireysel özellikleri olarak; cinsiyet, güncel ilişki, ilişki durumu, ilişki süresi, evlilik düşüncesi, evliliğin gerçekleşeceği yol, evlilik planı için verilen süre ve ebeveynlerin birliktelik durumları ele alınmıştır. İstatistiksel bulgulara göre, eş seçimi tutumları; cinsiyete göre "beraber yaşama" ( p<0,05), güncel ilişkiye göre "idealleştirme" ( p<0,05), evlilik düşüncesine göre "aşk yeterli", "çaba göstermeme", "zıt kutuplar", "beraber yaşama", "idealleştirme" (p<0,05), evlilik planı için verilen süreye göre, "beraber yaşama", "zıt kutuplar", "çaba göstermeme", "tam güven", "idealleştirme" ve "aşk yeterli" (p<0,05), evliliğin gerçekleşeceği yola göre, "aşk yeterli", "çaba göstermeme", "tam güven" ve "zıt kutuplar" ( p<0,05), alt boyutları için anlamlı bir farklılık göstermiştir. Buna karşın, eş seçimi tutumları; ilişki süresi, ilişki durumu ve ebeveynlerin birliktelik durumları açısından anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma bulguları literatür dahinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: eş seçimi, eş seçimi tutumları, evlilik, eş seçimi mitleri, üniversite öğrencisi
Eğitim kurumlarındaki kadın yöneticilere karşı tutumlar
Cinsiyet eşitliğinin ve kadının toplumdaki yerinin sıklıkla tartışıldığı günümüz Türkiye'sinde, halen eğitim sistemindeki kadın yönetici sayısının azlığı dikkati çekmektedir. Okul yönetimindeki cinsiyet ayrımcılığı ve kadınların yönetici olmasını engelleyen faktörler konusunda pek çok araştırma yapılmıştır. Kadın yönetici sayısının az olmasının nedenleri arasında kadın yöneticilere yönelik tutumların önemli bir yeri olduğu vurgulanmıştır. Bu araştırma; kadın yöneticilere karşı, öğretmen ve yöneticilerin tutumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Adana ili Seyhan, Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde bulunan ve 2015-2016 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı; kadın yöneticinin görev yaptığı okullarda çalışan öğretmen ve yöneticiler oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu okullarda, öğretmen ve yönetici olarak görev yapan toplam 818 kişi oluşturmaktadır. Araştırma, tarama yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgiler Formu ve "Kadın Yöneticilere Karşı Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamında ve SPSS istatistik programı kullanılarak çözümlenmiştir. Katılımcıların özelliklerinin gösteriminde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde ise t testi ve Anova testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; cinsiyet, yaş, kurumdaki görev, okulun öğretim düzeylerine göre gruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Fakat öğrenim durumlarına göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın Yöneticiler, Kadın Yöneticilere Karşı Tutumlar, Tutum,Yönetim
Etkili zaman yönetiminin hizmet sektöründe verimlilik algısına pozitif katkısı üzerine görgül bir araştırma: Bir hastane örneği
Zaman yönetimi konusu işletme verimliliği, tasarruf ve kar edebilme noktasında işletmeler açısından oldukça önemli bir konudur. Bu durumun en önemli sebebi zamanın tekrar elde edilemeyecek bir kaynak olmasıdır. Günümüzde işletmeler arasındaki rekabet ileri bir boyuttadır. Küreselleşmenin gerçekleşmesi ve yönetim faaliyetlerinde kullanılan yöntemlerin değişmesi ile birlikte zamanın etkin kullanılması işletmeler açısından en önemli ayırıcı durumlardan biridir. Zaman yönetimin etkin bir şekilde yapılması işletmelerin diğer rakiplerinin önüne geçmesinde oldukça önemli bir faktördür. Bu araştırmada Siirt ilinde yer alan özel bir hastanede çalışanların zaman yönetiminin işletme verimliliği üzerindeki etkisine dair algıları incelemektedir. Araştırma bu hastane evreninde gerçekleştirilmektedir. Anketin ilk bölümünde kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde örgütsel ve kurumsal zamanın işletme verimliliği üzerinde oluşturduğu farklılık araştırılmaktadır. Araştırmamızda Demir (2016) tarihinde geliştirilmiş olan "Zaman Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Demir (2016) tarafından geliştirilen bu ölçeğin güvenilirlik değeri 0,78 olarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada araştırmanın güvenilirliği 0,855 olarak hesaplanmış olup cinsiyet, yaş ve görev sürelerine göre anlamlı bir farklılık bulunmaz iken öğrenim durumu ve gelir düzeylerine göre anlamlı farklılıklara rastlanmaktadır. Gerçekleştirilen bu çalışmada yapılan faktör analizi sonucunda yedi alt boyut elde edilmiştir. Araştırmaya katılan çalışanların işletme verimliliğinde "zamanın değerine yönelik farkındalık" düzeyi çok yüksek, "plansız çalışmanın olumsuz etkisi" düzeyi orta, "iş tanımı ve belirsiz hedeflerin olumsuz etkisi" düzeyi çok zayıf, "çalışma arkadaşlarından kaynaklı zaman kaybı" düzeyi yüksek, "aldırmazlık tutumu" düzeyi zayıftır. "İnsan kaynakları plansızlığının etkisi" düzeyi yüksek, "zaman kaybettiren unsurlara göre önceliklerin bilinmesi" düzeyi yüksek, olarak saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Zaman, Zaman Yönetimi, Verimlilik, Hastane İşletmesi
Kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunların tespiti ve bu sorunların kadın girişimciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi: Adana ili örneği
Girişimcilik son yıllarda ülke ekonomilerinin ve toplumsal yaşamın önemli bir parçası halini almıştır. Gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan yoğun rekabetin etkisi ile girişimciye verilen önemde artmaktadır. Girişimcilik ile ilgili gerek üniversitelerde lisans ve lisansüstü programların açılmasıyla ve gerekse sivil toplum kuruluşlarının düzenledikleri özel programlar sayesinde girişimciliğin daha iyi anlaşılması ve konu ile ilgili proje ve uygulamaların arttırılması hedeflenmektedir. Bu çalışma, Adana ilinde iş dünyasına ilişkin dernek ve odalara kayıtlı kadın girişimcilerin girişimcilikleri esnasında karşılaştıkları sorunlarını ve bu sorunların kadın girişimciler üzerindeki etkilerini belirlemek ve etkilerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan ön çalışmada, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası, Adana Organize Sanayi Bölgesi, Adana Ticaret Borsası ile temasa geçilerek kadın girişimci olarak kayıtlı olan kadın girişimciler saptanmış ve görüşmeyi kabul eden girişimciler ile yüz yüze görüşülerek anket formları doldurulmuştur. Elde edilen veriler Yrd. Doç. Dr. Berfu İLTER'in (2008) tarihinde geliştirdiği analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın 1. bölümünde araştırmaya dair amaç, önem, araştırma sorusu, kısıtlar, sınırlılıklar ve sayıltılar yer almaktadır. 2.bölümde ise kavramsal çerçeve belirtilmektedir. 3. bölümde araştırmanın yöntemine ait bilgiler yer alırken 4. bölümde bulgular ve son olarak beşinci bölümde sonuç ve öneriler bulunmaktadır. Bu araştırma Adana ilinde bulunan 5 derneğe ve odaya kayıtlı girişimcilik yaptığı saptanan 232 kadın girişimciyi kapsamaktadır. Görüşmeyi kabul eden 139 kadın girişimcinin anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Kadın girişimcilerin sorunları üzerinde, cinsiyet, yaş, medeni durum ve çocuk sahipliği durumuna göre anlamlı bir farklılık bulunmaz iken politik ve hukuki çevre ile ekonomik çevre ve çalışma süresine göre anlamlı farklılıklara rastlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Girişimci, Kadın Girişimci
Büyükşehir belediyelerindeki stratejik planların DPT kılavuzundaki kriterlere uygunluğunun incelenmesi: Çukurova bölgesi örneği
Bu çalışma, Çukurova Bölgesindeki Adana, Mersin ve Hatay Büyükşehir Belediyeleri'nin 2015-2019 dönemine ait stratejik planlarını Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde hazırladığı kılavuzundaki kriterlere uygunluğunu incelemek ve belediyelerde stratejik planlama deneyimini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Böylece, söz konusu büyükşehir belediyelerinin mevcut stratejik planlarının kılavuzda belirtilen kriterlere uygunluk durumu saptanmaktadır. Bu araştırmada içerik analizi esas alınmıştır. Stratejik planlama kılavuzunda 5 başlık altında 50 kriter değerlendirilmektedir. Bu kriterler; hazırlık, durum analizi, geleceğe bakış, maliyet, izleme ve değerlendirmelerden oluşmaktadır. Araştırma neticesinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin tüm kriterleri karşıladığı ortaya çıkmaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi'nde, geleceğe bakış kriterleri, maliyet kriterleri ve izleme\değerlendirme kriterlerinde eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Hatay Büyükşehir Belediyesi'nde ise, durum analizi kriterleri, kuruluş içi ve çevre analizi kriterleri, geleceğe bakış kriterleri ve izleme\değerlendirme kriterlerinde eksiklik mevcuttur. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; büyükşehir belediyelerinin stratejik planlamalarını bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma, insan kaynakları yönetimi ve performans
Aile şirketleri, aynı soydan gelen aile bireyleri tarafından temelleri atılan, kar amacıyla mal veya hizmet üreten, yönetim kademelerinde aile üyelerinin yer aldığı, önemli kararların bu aile bireylerinden çıktığı ve nesilden nesle aktarılan ekonomik aktörlerdir. Ekonomide önemli fonksiyona sahip aile şirketlerinin devamlılığını sağlayabilmeleri için kurumsallaşmalarına ihtiyaç vardır. Kurumsallaşma sürecini tamamlayan ve etkili bir insan kaynakları yönetimine sahip olan işletmelerde firma performansının da arttığı söylenebilir. Bu çalışmada Aydın ilinde gıda sektöründe faaliyet gösteren bir aile işletmesinde, yönetici ve çalışanları ile yapılan odak görüşmeleri ile kurumsallaşma ve insan kaynakları yönetimi ve performans konuları incelenmiştir. Bu çalışmanın sonuncunda, aile şirketlerinin varlığını başarı ile korumaları ve gelişim gösterebilmeleri için kurumsallaşma, insan kaynakları yönetimi ve performans kavramlarının önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışma kurumsallaşma ve etkili insan kaynakları yönetiminin, firma performansını olumlu şekilde desteklediğini ortaya koymuştur. Bu çalışmadan aile şirketlerinin ülke ve dünya ekonomilerinin önemli aktörleri olduğunu, kurumsal dönüşümü gerçekleştiremeyen aile şirketlerinin serbest piyasa koşullarında gereken rekabet gücünü elde edemediklerini ve dolayısıyla büyüyemedikleri öğrenilmiştir.