Theses supervised by Yrd. Doç. Füsun Özpulat

10 theses · Dokuz Eylül University

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Topkapı Sarayı padişah kaftanlarının üretim aşamalarında kullanılan dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri

Osmanlı İmparatorluğu, tarihte eşine az rastlanır genişlikte bir coğrafyaya hükmetmiş, en uzun ömürlü ve ihtişamlı imparatorluklardan biri olmuştur. Adalet ve hoşgörüye dayalı devlet anlayışı, sultanlarının nezaketi ve sanat zevki, hayranlık uyandırmıştır. Mimari, çini, minyatür, halı, kumaş, deri, cilt, tezhip, mobilya gibi farklı sanat dallarında muhteşem eserler vererek kültür varlığımızı zenginleştirmiştir.İmparatorluğun farklı sanat dallarında, çok sayıda değerli eserler vermesinde Osmanlı padişahlarının sanata olan ilgisinin payı büyüktür. Osmanlı Padişahları, zanaatçıları ve sanatçıları ?Ehl-i Hiref? örgütü adı altında devlet himayesine almış, saraya bağlı ve maaşlı olarak çalıştırmışlardır. İmparatorluğun yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı aynı zamanda sanatın da merkezi haline gelmiştir.Sanata böylesine değer veren Osmanlı padişahları giyim kuşamına da çok önem vermiş, adeta bir sanat eseri olan muhteşem güzellikte kaftanlar giymişlerdir. Kaftanlar, yalnızca siyasi gücün, statünün simgesi değil, aynı zamanda dönemin ince zevkinin ve sanatının bir göstergesi olmuştur.Osmanlı'nın simgesi haline gelen üstün kalitedeki kumaşıyla, eşsiz güzellikteki motifleri ve ihtişamıyla tüm dünyanın hayranlığını uyandıran kaftanlar, kültürümüzü dünya ülkelerine tanıtmakta, tekstil sanatçılarına ve tasarımcılarına ilham kaynağı olmaktadır. Osmanlı kaftanları mükemmel kumaşları ve desenlerinin yanında, kalıp özellikleri, büyük bir itinayla yapılan el dikişleri ve süsleme öğeleri gibi zarif detaylarıyla da eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Bu da kaftanların araştırılmaya değer farklı bakış açıları olduğu sonucunu doğurmuş ve kaftanların formu, kalıp özellikleri, üretim aşamaları, dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri tüm detaylarıyla araştırılmaya değer bulunmuştur.Araştırmanın temeli, literatür taramasından elde edilen verilere ek olarak, İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Padişah Giysileri Arşivi'nden seçilen 28 adet kaftanın detaylı olarak incelenmesine dayanmaktadır. İncelenen kaftanlar, her biri farklı kalıp özellikleri, dikim teknikleri ve süsleme öğelerine sahip olacak şekilde seçilmiştir. Gözlemlerden elde edilen veriler, oluşturulan kumaş, renk, form özellikleri, dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri tablolarına aktarılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Kaftanların oldukça geniş olan kalıplarının ölçüleri alınmış, fotoğrafları çekilmiş ve teknik çizimleri yapılmıştır.Yapılan gözlemler ve araştırmalar, Osmanlı kaftanlarının eşsiz ve muhteşem görünümünde, yalnızca çok kalitedeki kumaşları ve desenlerinin değil; bunun yanında, kol, yaka, cep, kapama formlarındaki ince detayların, kapitone dikişlerinin, aplikelerin, astar, pervaz süslemelerinin, kürk, ibrişim kordon, dar dokuma şerit, çaprast, ilmek birit ve düğme, işleme ve baskı ile yapılan süslemelerinin de çok büyük bir payı olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Her detayı ince zevkin ürünü olan Osmanlı kaftanlarını, tüm yönleriyle irdelemek, kültürümüzün zenginliğini bir kere daha gözler önüne sermektedir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Kaftan 2- Ehl-i Hiref 3- Dikiş teknikleri 4- Pervaz 5 -Aplike

Aplike tekniğiDikişDikiş teknikleri+7
Meltem Ok
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hediyelik eşya kapsamında Manisa markasının yaratılması

Manisa ekonomik, kültürel ve kentsel bağlamda bugün Türkiye?nin en hızlı büyüyen kentlerinden biridir. Kentin ekonomik fonksiyonu ve izlediği markalaşma politikası, yapılaşmış çevresini de büyük oranda değiştirmiştir. Bu doğrultuda, yapılan çalışma temel olarak dört ana bölüm halinde incelenmiştir. Giriş bölümünde, kentsel markalaşma süreci ve Türkiye'de bu sürece verilen destekler, Manisa'nın marka değerlerini oluşturabilecek kültürel, doğal, geleneksel değerleri genel olarak tanıtılmıştır. İlk bölümde, Manisa?nın tarihinden yola çıkılarak, kentin antik döneminden günümüze kadar olan gelişmelerin, kültürel ve kentsel çevrede yarattığı değişiklikler incelenmiştir. Bu kısım, basılı eserler, kent arşivleri ve alan araştırmalarıyla desteklenmiştir. İkinci bölümde, Manisa'nın markalaşma sürecinde önemli rol oynayabilecek kültür varlıklarından biri olan Salihli'de bulunan Sardis Antik Kenti, bir Manisa marka değeri olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde, kentsel markalaşma ve hediyelik eşyanın bu süreçteki rolü üzerinde durulmuştur. Buna bağlı olarak hediye kavramı sosyolojik ve psikolojik yönleriyle incelenmiştir. Hediyelik eşyaların nitelikleri, tüketici ile ilişkilendirilmesi, tüketici üzerinde yarattığı etkiler ve hedef kitlesi Manisa örneğine göre şekillendirilerek değerlendirilmiştir. Son bölümde; hediyelik eşya tasarım uygulamaları bulunmaktadır. Tasarımların çıkış noktasında, Manisa?nın önemli marka değerlerinden biri olan, Sardes Antik Kenti?nde basılmış ilk Altın Para kullanılmıştır. Yapılan çalışmalara bağlı olarak, sonuç kısmında, bugün Manisa?nın markalaşma sürecinde bulunduğu konum değerlendirilerek, kent imajını güçlendirecek ve hediyelik eşyanın, kent tanıtımında aracı olabilmesi adına bir takım öneriler üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Manisa, Hediyelik Eşya, Hediye Kavramı, Kentsel Markalaşma

Manisa
Seçil Arkant
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1880-1930 yılları arasında Batı giyim modasında oryantalist etkiler

Bu çalışma Oryantalizm ve Batılı Kadın Giyim modasında Oryantalist etkiler üzerine genel bir araştırma niteliğindedir. Oryantalizm kavramının sanat içindeki yeri, Batılı kadın giyiminde Doğu görünümleri ve Doğunun Oryantal öğelerini kullanan moda tasarımcıları olarak üç ana bölümde değerlendirilmiştir. Çalışmada 1880-1930 yılları arası incelenmiş olup, Doğu olarak etkilerinin görüldüğü coğrafya daha çok İslamiyet'in hakim olduğu Osmanlı imparatorluğu sınırları Mısır, Cezayir ve Arap yarımadasını kapsayan yakın Doğu'dur. Uzak Doğu çalışmanın dışında bırakılmıştır. Bu araştırmada Doğunun Batı tarafından tanınmasında ve Oryantalizmin yayılmasında etkisi olan önemli noktalara dikkat çekilmiştir. Seferler, seyahatler, mektuplar, masallar, uluslararası sergiler ve sanat alanındaki gelişmelerin Oryantalist tarzın oluşumunda ve şekillenmesinde nasıl etkin olduğu açıklanmaya çalışılmış ve çeşitli sanat dallarındaki örneklerine yer verilmiştir. Batılılarca barbar olarak görülen Doğunun, aynı zamanda büyük bir güç ve bir o kadar da egzotik oluşu merak duygularını tetikleyerek Oryantalist terimini meydana getirmiştir. Oryantalistler Batının bu merakını gidermek için kendisine benzemeyen bu kültürler hakkında bilgiler toplamış, batılı sanatçılar da bu bilgilerden esinlenerek ya da Doğu'ya bizzat gelip gözlemleyerek veya üçüncü ağızdan duyduklarıyla Oryantalist eserler sunmuşlardır. Bu çalışmada Oryantalist olarak ifade edilen eserler kadın giyimi açısından taranmış olup önemli ressamların, gravür ustası, fotoğrafçı ve illüstratörlerin çalışmalarında sıkça rastladığımız Oryantalist giyim öğeleri ortaya konmuştur. Bu öğeleri 1880-1930 yılları arasında isim yapmış moda tasarımcılarının, koleksiyonlarında nasıl yansıttıklarına dair araştırma yapılarak, Oryantalizmin moda akımı olarak kısa bir dönemde ancak etkin bir şekilde var olduğu sonucuna varılmıştır.

BatıBatı ülkeleriGiyim+7
Sibel Onur Başer
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zamanı ölçen tasarım araçları ve kişisel saatler

Zaman bildiren araçların ilk örneği olan güneş saatlerinin M.Ö. 1300 yıllarında ilk defa Mısır ve Mezopotamya'da kullanıldığı bilinmektedir. Güneş saatleri, güneşin gökyüzündeki hareketine göre zamanı gösteren aletlerdir. Güneş saatleri yanında kum ve su saatleri de zaman ölçer olarak kullanılmıştır.Zaman ölçme veya Horoloji olarak adlandırılan bilim dalı, 13. yüzyılda mekanik saatlerin keşfedilmesiyle önemli bir noktaya gelmiştir. Bu gelişmeler daha sonraki yüzyıllarda yapılan yeni buluşlarla devam etmiştir. 13. yüzyıldan itibaren başta İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya olmak üzere saat kulesi, katedral, saray gibi dini ve sivil yapıların cephe süslemelerinde kullanılmıştır. Anıtsal yapıları süsleyen aynı zamanda işlevi bakımından önemli bu saatlerin mekanizmaları ağırlıkla çalışmaktaydı. Yapıların cephelerinde yaygın olarak kullanılan ve ağırlıkla çalışan bu büyük saatlerin yerini 15. yüzyılda hareket sisteminde zemberek kullanılmasıyla küçük boyutlu saatler almıştır. Bu teknik gelişme sunucu saatler evlerde, bütün özel mekanlarda, halka açık yerlerde ve üzerimizde taşıdığımız aksesuarlar olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu gelişme sonucunda 16. yüzyılda Fransızların Nurenberg yumurtası, Osmanlıların koyun saati adını verdiği cep saatlerinin ilk örneği olan saatler ortaya çıkmıştır. Bu saatler bir muhafaza ve kılıf içinde taşınırlardı.Başlangıçta saatler, ne kadrana ne akrebe ne de yelkovana sahiptiler, sadece çalar mekanizmaları vardı. İlk saat kadranlarında, sabit akrep, yelkovan ve devir yapan bir sistem bulunmaktaydı.14. yüzyılın ikinci yarısından itibaren saatlerde, dönen akrep ve yelkovan ile yirmi dört eşit bölüme ayrılmış kadranlar görülmeye başlanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllarda sanayinin gelişmesi, ülkeler arası ticari ilişkilerin artması, zamanın önem kazanması sonucu saatler üzerinde dakikaların yanında saniyelerin gösterilmesi de gerekli hale getirmiştir. 17. yüzyılda zaman ölçmedeki önemli yeniliklerden biri de sarkacın saatlere uygulanmasıdır. Sarkacın hareketlerinin düzenli olması, zamanın teknik gelişimi sonucu ayaklı duvar saatleri ortaya çıkmış, bu tip saatler 18. ve 19. yüzyıllarda yaygın olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılda sanayinin hızla gelişmesi saat teknolojisini de çağın gelişimine ayak uydurmak zorunda bırakmış, cep saatlerinin yerini kol saatleri almıştır.Geleneksel saat üreticileri olan Rolex, Patek Philippe ve Audemars Piguet gibi firmaların bugün hala geçmişteki modellerini yeni teknolojilerden yararlanarak kullanıma sunmaları özellikle erkeklerin dikkatini çekecek ürünler ortaya koymaktadırlar.Bu firmaların birçoğu 19. yüzyılda cep saati üretici olup; teknolojik gelişmelerden yararlanarak becerileri arttırılmış ve daha mükemmel saatleri üretmeyi başarmışlardır.Mekanizmaları mükemmelleşerek alarm, takvim ve dakiklik gibi özellikleri ön planda olan bu saatler ayrıca el yapındaki kaliteli işçilikleri ile de koleksiyoncuların dikkatlerini toplayabilecek niteliktedirler.Prestijli markaların olağanüstü kaliteli yüksek standartlardaki seri üretimle yapılan bu saatler günlük hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır.

AksesuarSaatTasarım
Ahmet Korkmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

CAD/CAM tasarımından üretim aşamasına PVC masa örtüsü

Bilgisayar destekli tasarım artık hayatımızın bir parçası olmuştur. Günümüzde, bilgisayar kullanılmadan oluşturulan desen çalışmaları neredeyse yok denecek kadar azdır.Bu tez çalışmasında bilgisayar desteği ile tasarım aşaması, PVC masa örtüsünün üretim süreci, kullanılan makineler, PVC üzerinde uygulanan teknikler ele alınmıştır. Dünyada ve ülkemizde PVC masa örtülerinin kullanım yaygınlığı, desen ve renk zenginliği üzerine çalışmalar yaygın olarak yapılmaktadır.Bu çalışmada PVC malzeme üzerine en çok tercih edilen çiçek desenler başta olmak üzere geometrik, etnik, sanatsal v.b. desen tipleri üzerinde durulmuştur. PVC masa örtüsü desenleri Bilgisayar tabanlı Adobe Photoshop programı kullanılarak yapılmıştır.İlerleyen teknoloji PVC masa örtüleri üzerinde her türlü desen ve rengin basımına olanak sağlamıştır. Modayla yakından ilişkisi olan bu ürün gurubu ülkelerin renk ve desen özelliklerini yansıtmada bir gösterge olmaktadır.Bu çalışmanın sonucu olarak, çiçekli desenlerin ve parlak renkli PVC masa örtüsü desenlerin ülkemiz geleneğinin ve toplumsal kültürü yansıttığı görülmüştür. PVC'nin ev tekstili ürün gurubu içerisindeki yeri ve satışı, hedef kitlesi, ülkelere bağlı desen seçenekleri ve farklıklılarının hepsi birlikte düşünülmelidir. Hatta PVC masa örtüsünün yanı sıra PVC ile elde edilen tamamlayıcı ürün gamının neler olabileceği konusunda yeni araştırmalar yapılmalıdır. Bu tür ürünlerin geliştirilmesi konusunda tasarımcıların çalışmaları sektör tarafından daima dikkate alınmalıdır.

Bilgisayar destekli tasarımMasa örtüsüPVC+1
Berna Aybartürk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Geleneksele dayalı çağdaş indigo boyalı tekstiller ve uygulamaları

Bu çalışma ile mavi renk boyamalarda köklü bir geleneğe sahip, İndigofera tinctoria ve isatis tinctoria (çivit otu) bitkilerinin doğal boyama yöntemleri kullanılarak ipliği boyasız, düz dokuma kumaş üzerine geleneksel boyama ve baskı teknikleriyle oluşturulmuş mavi renkli tekstiller incelenmiştir. Ayrıca mavi boyanın taşıdığına inanılan, mistik, sihirsel güçler, sembolik kodlar, ve inanç sistemleri sosyo kültürel açılımlarıyla açıklanmıştır.?Geleneksele Dayalı Çağdaş İndigo Boyalı Tekstiller ve Uygulamaları? konulu tez çalışması üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ?Mavi Renk Veren Doğal Boya Bitki Kaynakları ve Mavi Renk Skalası? başlığı altında antik dönem boyunca bitkisel kökenli temel mavi boya bitkilerinin yapısal özellikleri, yetişme koşulları, botanik sınıflandırmaları, geleneksel indigo küp boyama yöntemleri araştırılmıştır. İndigo küp boyama yöntemi, farklı kıtalarda ve farklı kültürlerde dinsel ritüel niteliğinde yüzyıllar boyunca uygulanmıştır. Bu boyama yönteminin en karakteristik özelliği, kumaşın indigo boya teknesine daldırıldıktan sonra hava ile temasıyla gerçekleşen oksidasyon işlemiyle sarımsı yeşilden koyu gece mavisine kadar uzanan büyüleyici renk değişimi olmuştur. İndigo boyama da tekstil liflerinin boya teknesine daldırma sayısına ve boya teknesinde bekleme süresine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, mavi rengin doygunluk değerlerine göre sayısız çeşitteki tonları açıktan koyuya doğru derecelendirildiği yedi aşamalı mavi renk skalası ile ilgili detaylı bilgiler irdelenmiştir. İkinci bölümde, Mavi Boyalı Tekstillerde Uygulanan Boyama ve Baskı Teknikleri başlığı altında uygulama tekniği, malzeme, boyama reçeteleri yöntemleri ve tasarım üretim süreci irdelenerek, mavi boyalı tekstillerin, antik dünyada ticaret yollarıyla uzun kıtalararası yolculuğunda yarattığı etkileşim görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, dünya'da indigo doğal boyamacılığının canlandırılması amacıyla yapılan organizasyonlar, araştırma projeleri, boyama merkezleri ve doğal boya sempozyumları hakkında geniş bilgiler verilerek doğal boyamacılık ve indigo boyamacılığının günümüzdeki durumu ve önemi vurgulanmıştır.Mavi renk boyamalarda kullanılan bitkisel boya kaynakları ve geleneksel mavi boyalı tekstillerin tasarım, üretim, teknikleri, uygulama alanları, kültürler arası taşıdığı sembolik kodlar, kıtalar arası etkileşimin simgesel boyutuyla birlikte 21. yüzyılda doğal boyamacılığının durumu kronolojik ve sistematik olarak ele alınarak irdelenmiştir.

Boya bitkileriBoyalarBoyama+10
Gülcan Batur
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat ağacı sembolizmi ve tekstil baskıcılığındaki uygulamaları üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi kadar eski olan kutsal ağaç kavramı, insan yaşamına çeşitli şekillerde girmiş ve sanat dallarının önemli konulardan birisi olmuştur. Motiflerin sembolik anlamları ve kullanımları; zamana, kültüre ve coğrafyaya göre farklılık göstermektedir. Ortadoğu'da hurma, Anadolu'da zeytin, Uzakdoğu'da ise şeftali ağacının kutsal sayılması buna örnek verilebilir. İşlevselliği ve hayat veren gücüyle ağaç, birçok sembolik anlamlar içermektedir. Yaratılış ve türeme gibi kavramlar hemen her toplumun inançlarında kutsal ağaçla ilişkilendirilmiştir. Toplumlarda ağaçtan türeme efsaneleri ve ağacın Tanrıların ve ruhların barınağı olduğu inancı oldukça yaygındır. Orta Asya ve Şamanizm'de ağacın dallarındaki kuşlar, şaman ruhlarını simgelemektedir.Kutsal ağacın insan hayatıyla ilgili görülmesi, ağacın hayat taşıyıcısı olduğundan kaynaklanmaktadır. Yaprağını döken ve dökmeyen ağaçlar, yaşam döngüsünün simgesi olmuş ve hayat ağacı olarak adlandırılmıştır. Yaprağını dökmeyen ağaçlar, ölümsüzlüğü ve Tanrısallığı, dökenler ise doğum, yaşam ve ölümle özdeşleştirilmiştir. Ağaca yüklenen bu sembolik anlamların özünde, insanlara ve hayvanlara sağladığı sayısız faydalar yer almaktadır. Meyvesi, yaprakları, gövdesi ve gölgesi gibi çeşitli yararlarından dolayı kutsallaştırılan ağaç, bir kült nesnesine dönüşmüştür.Birçok uygarlığın mitoloji ve dinlerinde sıkça karşılaştığımız kutsal ağaç figürü, derin sembolik anlamlar içermekte ve bize bulunduğu çağın inanç sistemleri hakkında bilgi vermektedir. İnanç dünyasının motifi olarak görülen hayat ağacı, bütün kutsal kitaplara ve kitabı olmayan dinlere kutsallığı ile konu olan önemli bir motif olmuştur. Zeytin, incir, hurma ve nar ağaçlarının meyveleri şifa verici özelliklerinden dolayı, üç büyük din tarafından kutsal kabul edilmiştir. Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haçın hayat ağacı odunundan yapıldığına inanılmış ve haç, yerden göklere yükselen bir ağaç olarak betimlenmiştir. Musevilerin kutsal ağacı olan Sephirotic ağaç ters dönmüş olarak tasvir edilmektedir. Diğer kutsal sayılan ağaçlardan biri de İslam'da cennette var olduğuna inanılan ve ters dönmüş şekilde betimlenen Tuba ağacıdır.Hayat ağacını destekleyen motifler içinde hayvanlar; gerçekçi ve mitolojik olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Hayat ağacının bu kutsal varlıklar tarafından korunduğuna inanılmaktadır. Ağaç, aynı zamanda bitkisel formlar, gezegenler ve insan figürleriyle de desteklenmiştir. Adem ve Havva ile adı geçen hayat ağacı yada diğer adıyla bilgi ağacı, konumuz açısından önemli olmakla beraber, hayat ağacı inancını kavramamıza yardımcı olmaktadır. Ağaçla özdeşleştirilen bir diğer önemli figür ise Ana Tanrıçadır. Ağacın meyve vermesiyle, Ana Tanrıçanın doğurganlığı arasında çoğu zaman bağlantı kurulmuş ve bu durum bereket ve üremeyle ilişkilendirilmiştir.Yapılan araştırmada hayat ağacı motifinin dokuma ve kirkitli dokuma (halı ? kilim - seccade) alanlarında daha sık kullanıldığı saptanmıştır. İslam kültüründe dini ve sembolik anlamlar içeren, hurma, selvi, nar ve kozalak motifleri Osmanlı dokumalarında ve işlemelerinde sıkça kullanılmıştır. Kirkitli dokumalarda resmedilen hayat ağacı motifi, İslamiyet'teki tasvir yasağından dolayı genellikle soyut ve geometrik formlarla ifade edilmiştir. Özellikle seccadelerde mihrap içine yerleştirilen hayat ağacı motifi, tanrıya ulaşmayı simgelemesi bakımından oldukça önemlidir. Hayat ağacının baskılı tekstillerdeki kullanımı kısıtlı olmakla birlikte, motifin çoğunlukla Hint, Endonezya ve İran baskılı tekstillerinde, kalıp baskı, kalamkari ve batik tekniğiyle oluşturulduğu görülmektedir.

BaskıBaskı resimBaskı sanatları+4
Evrim Kılıç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
10
Master'sOpen AccessTR

Mitolojik tasvirlerde tekstil ve giyim kuşam

Antikçağ toplumlarında, din, sanat ve edebiyat ile iç içe geçmiş mitoloji, aynı zamanda toplumun sosyal yaşantısını da bire bir yansıtmaktadır. Bu yaşantı içerisinde sırasıyla; örtünme ihtiyacından süslenmeye varan, giyim kuşam özellikleri ve aksesuarlarını da buluruz. Kıyafetler, tüm türleri ve ekleriyle, öncelikle doğadan ulaşılabilen hammaddeler ve nesneler kullanılarak, iklim ve doğa koşulları göz önüne alınarak belirlenmiş, sonrasında beğeni, işlevsellik ve toplumsal etik kurallarına göre şekillenerek üretilmiştir. Toplumdan topluma aktarılarak gelişen söylenceler, beraberlerinde tüm giyim özelliklerini ve aksesuarlardaki tanrısal detayları da getirmiş; toplumlar, iklim farkı nedeniyle ortaya çıkan özgün örnekler hariç, bu alanda da birbirini takip eden ürünler ortaya çıkarmışlardır. Tanrıların kişiselleştirilmesi ve aynı zamanda güçlü kişiliklerin de tanrısallaştırılması, mitolojik eserlere konu olan tüm karakterlerin benzer biçimde giyinmelerine neden olmuştur. Herhangi bir eser üzerinde gördüğümüz giyim kuşam detayları, dönemde en rağbet gören gerçek giysilerin bire bir tasvir edilmiş hali olmalıdır. Bununla beraber, tanrısal varlıklara ya da hayali kahramanlara özgü, gerçekten deforme edilerek zenginleştirilmiş, olağandışı özellikler kazanmış kıyafet ve aksesuarlar da bilinmektedir.Anahtar Kelimeler: aksesuar, antik uygarlıklar, mitoloji, söylence, tekstil, giyim kuşam.

AksesuarAntik ÇağGiyim+2
Övün Selim Martin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Japon tekstil boyama ve desenlendirme teknikleri üzerine bir araştırma

İnsan kültürünün temelinde bulunan ve tarihin bir bölümünü teşkil eden giysi sosyal kavramlarla, ekonomik şartlarla, teknolojik gelişmeyle, geleneklerle doğrudan ilgilidir. Giysilerin bir sosyal iletişim aracı olarak hizmet gördüğüne, fakat bunların her toplumun kültürel karakteristiğine göre anlam kazandıklarına inanırlar. Böylece giysiler bir kültürün düşüncelerine, tavırlarına ve inançlarına doğru samimi bir bakış oluştururlar. Bir anlamda geçmişin aynasını ve kültürün kolektif tavrını yansıtan bugünkü durumu ifade ederler.Biz de bu anlayıştan yola çıkarak araştırmamızı Japon tekstillerinin boyayla desenlendirme tekniklerini inceleme yolunu seçtik. Japonya'da kumaşların tasarım, üretim ve kullanımı yüzyıllar boyunca yaratımsal bir incelik oluşumunun sürekliliğini sergiler. Araştırmamız Japonya'da yapılan çalışmaların geniş bir geleneksel rezerv teknik ailesinin oluşması yönünde gelişmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmamız temel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm de Japon tekstillerinin boyama yoluyla desenlendirilmeleri , uygulanan tekniklerde kullanılan geleneksel lif çeşitleri ve yine geleneksel olarak kullanılan doğal boyaların çeşitleri ve uygulama şekilleri tarihsel bir süreç içinde ele alınmıştır.İkinci bölümde ise söz konusu tekniklerin uygulama alanında verdiği çeşitlilik somut yaklaşımlar ışığında değerlendirilmiş, böylece kuram ve uygulama arasında mevcut olan ve sürekli olarak kendisini güncelleyen karşılıklı etkileşimli ilişki incelenmiştir.Üçüncü bölümde ise araştırmamızda incelenen tekniklerin çeşitli güncellemelerle günümüze uzanan yansımaları ele alınmış yaratmış olduğu böylece geleneksel birikim ile güncel yaratımlar arasındaki dinamik bağlantı çok boyulu bir yaklaşım ile irdelenmiştir. Çalışmanın bütününde bütün değerlerini ve mevcut birikimi Global bağlamda ve giderek artan bir hızda güncellemekte olan günümüz kültürünün geleneksel ve güncel arasında bir çatışma olmadan da söz konusu güncellemeleri sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebileceği değerlendirilmektedir. Bunun içinde her iki alanda yapılacak araştırmaların böyle bir uyumun parametrelerine ışık tutacağını düşünüyoruz.

Boyama teknikleriDesenlendirmeGelenekler+4
Gül Menet Kırmızı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Baskılı t-shirt'lerde dışavurumcu desen uygulamaları

Görsel iletisimin gücü ilk insandan buyana, insanın sosyallesmesinde önemli bir etmen olmustur. lk insanın magara duvarlarına çizdigi resimlerle kendini ifade etmesi, ardından ilkel kabilelerde vücuda yapılan dögmelerle sürmüs ve günümüze kadar da bu unsurlar gelmistir. Hızla artan insan nüfusuna karsılık giderek gerileyen insan iliskilerinde, öne çıkan görsel iletisim olmustur. letisim ve insanların kendini ifade etme ihtiyacı, modern yasamda herzaman önemini koruyacaktır. nsanlar, kendilerini ifade ettikleri müddetçe var olabilir ve yasam savasında hayatta kalabilirler. Bu olusum ise sanatta ?ekspresyonizm akımı? olarak da bildigimiz ?dısavurumculuk? olarak kendini bulur. Bu akım resim basta olmak üzere sanatın hemen her dalında etkisini göstermistir. nsan kendini ifade etmede bedenini yani ilk görsel unsurunu kullanır. Bunu yaparken de kıyafetleri ön plandadır. Giyim tarihinden de bildigimiz gibi kıyafet insan yasamında toplumsal bir statü belirleyicisi olmustur. Dıs dünyaya açılan bir vitrindir. Biz o vitrine ne koyarsak o sekilde anlasılacak ve toplumda ona göre bir yer edinecegiz. Günümüzde bu rolü üstlenen en önemli kıyafetlerin basında ise t-shirt gelmektedir. Çalısmamın da ana konusunu olusturan t-shirt, üzerinde tasıdıgı baskılarla adeta konusmakta ve biz susarken bizim yerimize duygu ve düsüncelerimizi ifade etmektedir. T-shirt baskılarındaki iletisim gücünün, günümüz modern toplumlarındaki zayıflayan insan iliskilerini pekistirerek, kendini ifade etme gücünü nasıl arttırdıgı görmekteyiz.

Alper Ok
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00

Other supervisors