Computer assisted education
263 theses under this subject heading
Duygusal zekâ temalı etkileşimli ortamın ortaokul öğrencileri üzerindeki etkileri ve ortam hakkında öğrenci görüşleri
Bu araştırma ile duygusal zekâ destekli çevre eğitim yazılımının öğrenme süreçlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak geleneksel metotlarla çevre eğitimi verilen kontrol grubu oluşturulmuş ve böylece duygusal zekâ destekli çevre eğitiminin etkisinin daha net belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı karma yöntemde olan araştırma, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modeldedir. Nicel verilerin toplanmasında çevresel davranış, çevresel tutum, çevre başarı testi ve Bar-On duygusal zekâ ölçeği çocuk ve ergen formu (EQ-i(YV)) ölçekleri, nitel verilerin toplanmasında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Hatay ili Kırıkhan ilçesinde 5.sınıfta öğrenim gören 56 deney grubu ile 52 kontrol grubu öğrencisinden oluşmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi SPSS.25 programında analiz edilmiştir. Verilerin yorumlanmasında Betimsel İstatistikler, Bağımsız Gruplar t Testi, Kovaryans analizi, Korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda deney grubunun duygusal zekâ, çevresel davranış, çevresel akademik başarılarında anlamlı değişimler olduğu belirlenirken çevresel tutum puanlarında anlamlı bir değişim saptanmamıştır. Ayrıca çevresel tutum ile çevresel davranış arasında, çevresel davranış ile duygusal zekâ arasında, çevresel tutum ile duygusal zekâ arasında, çevresel akademik başarı ile çevresel tutum arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Öğrenci görüşlerinden elde edilen bulgulara göre ise çevre eğitim yazılımının eğitim sürecini kolaylaştırdığı, dersi eğlenceli hale getirerek derse ilişkin motivasyonu artırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre eğitimi, bilgisayar destekli eğitim, duygusal zekâ
Çocuklara yönelik mobil uygulamaların grafik arayüz sorunlarının tespiti ve çözüm önerileri
Son yıllarda hızla gelişen dokunmatik tablet bilgisayarlar, taşıma kolaylıkları ve sunduğu interaktif içerikler nedeniyle pek çok ülkede eğitim müfredatına dahil edilmeye başlanmıştır. Fakat bu cihazlar için üretilen mobil eğitim uygulamalarının grafik arayüzleri çoğunlukla yetişkinler tarafından ve bu yetişkinlerin çocuklar hakkındaki varsayımlarıyla tasarlanmaktadır. Dolayısıyla çocukların gelişim süreçlerine uygun olmayan kullanıcı arayüz tasarımları ortaya çıkmaktadır. Bu durum, yetişkin tasarımcıların, çocukların algı ve beğenileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarına bağlanmaktadır. Tablet bilgisayarlar için üretilen mobil eğitim uygulamaları incelendiğinde, bu uygulamaların kullanıcı arayüzlerinde çocuk kullanıcıların algı sorunları yaşayabileceği düşünülen birçok tasarım unsuruna rastlanmıştır. Ayrıca çocuk merkezli bir kullanıcı arayüz tasarımının standart gereksinimleri hakkında yapılan literatür taramasında, Türkiye'de bu alanda yeterli sayıda bilimsel araştırma ve bilgi olmadığı tespit edilmiştir. Bu tez çalışması, çocuklar için tasarlanan mevcut mobil eğitim uygulamalarının incelenmesi sonucunda tespit edilen bazı kullanıcı arayüz tasarımı sorunlarının detaylı analizlerini ve bu analizler sonucunda tasarım öğelerinin çocuk dostu hale getirilmesi için öngörülen çözüm önerilerini içermektedir. Araştırma kapsamında, eğitim uygulamalarının kullanıcı arayüz tasarımlarında en sık karşılaşılan tasarım sorunlarının, hatalı tipografi ve ikon kullanımları olduğu görülmüştür. Çocukların bu arayüz tasarımı öğelerini algılama biçimleri ve tercihleri hakkında veriler, anket ve test gibi bilimsel araştırma yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama süreci 9-11 yaş aralığında olan beşinci sınıf düzeyinde eğitim gören öğrenciler arasından yansız olarak belirlenen katılımcılarla yürütülmüştür. Elde edilen veriler, SPSS programı aracılığıyla nicel veri analizi yöntemleri kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Alan taraması esnasında belirlenen hipotezlerin büyük bir kısmı, elde edilen verilerle desteklenmiştir. Sonuç olarak bazı önemli bulgular elde edilmiştir; arayüzlerde kullanılan yazı karakterlerinin çocukların okuma performanslarını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkiledikleri ve yine bu kullanıcı arayüzlerinde kullanılan farklı ikon biçimlerinin çocukların algı ve tercih düzeylerini etkileyebildiği sonuçlarına varılmıştır.
Okul öncesi dönemde konuşma sesi bozukluğu terapilerinde bilgisayar destekli artikülasyon terapisi uygulamasının etkililiğinin incelenmesi
Bilişim teknolojisinde sağlanan ilerlemeler, dil ve konuşma terapilerinde kullanılan materyallere yeni bir boyut kazandırmaktadır. Bilgisayar destekli artikülasyon terapisi uygulamaları hem terapistler için bir materyal kütüphanesi oluşturmakta hem de kullanılan ilginç grafikler ve renkli ara yüzlerle çocuğun ilgisini canlı tutmaktadır. Bu çalışmanın amacı konuşma sesi bozukluğu olan çocukların artikülasyon terapilerinde kullanılabilecek, Türkçe Artikülasyon Terapisi Uygulaması (TARTU) geliştirmek ve bu uygulamanın etkililiğini basılı materyal ile karşılaştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Çalışma 5;1 ve 5;11 yaşlarında konuşma sesi bozukluğuna sahip iki çocuk ile yürütülmüştür. Türkçe Artikülasyon Terapisi Uygulaması'nın etkililiği, üç hedef ses için hazırlanan yoklama listelerindeki doğru üretim başarıları üzerinden belirlenmiştir. Bu sesler /k/, /ʃ/ ve /l/ sesleridir. Katılımcılara davranışçı yaklaşımla, haftada üç gün olmak üzere toplamda 12 seans terapi yapılmıştır. Terapi seansları 30'ar dakikalık iki oturumdan oluşmaktadır. Bu oturumlarda, her bir katılımcı ile /k/ ve /ʃ/ seslerinden birisi Türkçe Artikülasyon Terapisi Uygulaması (TARTU) ile diğeri ise basılı materyal kullanılarak çalışılmış, kontrol davranışı olarak kullanılan /l/ sesi için hiçbir müdahalede bulunulmamıştır. Müdahalede bulunulan seslerin terapi başarısı, her bir hedef sesi için terapi oturumlarında çalışılmayan sözcüklerle hazırlanan yoklama listeleri üzerinden belirlenmiştir. Katılımcılar hedef seslerden birisinin yoklama listelerinde, üç seans tutarlı olarak, %90 başarı ölçütünü karşıladığında terapi sonlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, katılımcılardan birinde Türkçe Artikülasyon Terapisi Uygulaması (TARTU) ile çalışılan hedef ses, diğerinde ise basılı materyal ile karşılayan hedef ses daha önce ölçüt karşılamıştır. Her iki katılımcıda da hiçbir terapi girişiminde bulunulmayan /l/ sesinin yoklama oturumlarındaki doğru üretim yüzdesinde bir değişiklik görülmemiştir.
Autograph programı kullanımının 10. sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına etkisi
Bu araştırmada Autograph programı kullanımının 10.sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına ve bu konularla ilgili kuralları genellemelerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2014–2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir'de bir Anadolu Lisesi'nin 10. sınıfında öğrenim gören 35 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dersler Autograph programı ile işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini bilgisayar ortamında Autograph programını kullanarak gerçekleştirmişlerdir. Kontrol grubunda ise dersler geleneksel şekilde işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini sınıf ortamında gerçekleştirmişlerdir. Öğrencilerin başarılarını ölçmek için fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunu içeren kavramsal bilgi değerlendirme testi, genelleme becerilerini tespit etmek için ise konu değerlendirme testleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubuna uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test uygulanmış ve uygulama üç hafta sürmüştür. Verilerin analizinde dağılımlar normal ise bağımsız grup t-testi, dağılımlar normal değilse Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bu analizlere ek olarak öğrencilerin ne tür hatalar yaptıkları, yapılan hataların sebepleri, en fazla doğru cevaplanan sorular ve en az doğru cevaplanan sorular nitel analiz yoluyla belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda, deney grubu öğrencilerinin araştırmanın ilk haftasından son haftasına doğru başarılarının arttığı gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak, Autograph programının fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunun tümünde olmasa da bu konunun son alt başlığı olan genişleme-daralma konusunda öğrencilerin başarılarını artırdığı ve genelleme becerilerini geliştirdiği sonucuna istatistiksel olarak ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Autograph, Öğrenci Başarısı, Fonksiyonların Simetrileri ve Cebirsel Özellikleri, Genelleme, 10.sınıf
Çocuklara yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motoru geliştirilmesi
İnternet kullanımında artık yaş sınırı kalmamış ve çocuklar da yetişkinlerde olduğu gibi bilgiye ulaşma amacıyla arama motorlarından yararlanmaya başlamışlardır. Çok küçük yaşlarda teknoloji ile tanışan ve yaygın bir biçimde İnternet teknolojilerinden yararlanan çocuklar, İnternet ortamında bilgi ararken yetişkinlerde olduğu gibi sorunlar yaşamakta ve bu sebeple arama süreçlerinde başarısız olabilmektedirler. Yetişkinlerden farklı olarak çok küçük yaş gruplarında olmaları ve bazı kavramları yanlış anlamaları nedeniyle de farklı ve kendilerini olumsuz etkileyebilecek fiziksel ve ruhsal sorunlar ile de yüzleşebilmektedirler. Bu sebeple çocukların arama süreçlerindeki yaşadıkları sorunlar ve deneyimler detaylıca incelenerek; çocukların güvenli ve doğru bir biçimde bilgi edinmelerine yönelik çalışmalar gerekmektedir. Doğru ve güvenilir bilgiye erişimde oldukça fazla avantajlara sahip ontoloji ve folksonomi yapılarının birlikte kullanıldığı bir bilgi arama motorunun, çocukların bilgiye erişim ihtiyaçlarını karşılayabileceği düşünülmektedir. Bu bilgi arama motoru, çocuklarla birlikte ve onların bilgi arama süreçlerinde yaşadıkları sorunları çözümleyerek geliştirilmelidir. Bu araştırmanın amacı; çocukların güvenli ve doğru bir biçimde bilgi edinmelerini karşılamaya yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motorunun geliştirilmesidir. Bu araştırmada, çocukların gereksinimlerini karşılamaya yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motoru tasarlamak ve geliştirmek üzere tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Araştırma, sorunun analizinin gerçekleştirildiği ön araştırma ve ürünün tasarlanıp, geliştirildiği ve uygulandığı sonrasında da yansıtmalarının gerçekleştirildiği ürün aşaması olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Bu çalışmada veriler, araştırmacı günlüğü, odak grup görüşmesi, yarı yapılandırılmış görüşmeler, geçerlik komitesi toplantı tutanakları ve doküman analizleri (alanyazında gerçekleştirilen çalışmalar) kullanılarak öğrenciler, öğretmenler, alan uzmanları ve araştırmacıdan toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada; özellikle bilginin güvenilirliği, çok fazla kaynak arasından aranan bilgiye ulaşmada zorluk, konu ile alakasız sitelere erişim ve aranan sorgu ile alakasız sonuçlar, zararlı sitelere erişim, özel arama motorları ve web filtreleri, Türkçe sonuçlar ile ilgili sorunlar, doğru sorgu ifadelerini seçememe, anahtar kelimeyi bulmada zorluk, kısa ve basit sorgular yazma, hız ve bilgi sunumu başlıklarında sorunlar belirlenmiş ve bu sorunlara yönelik çözümlerle birlikte arama motoru geliştirilmiştir. Geliştirilen çocuklara yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motorunun kullanıcıların ifadeleri doğrultusunda arama süreçlerinde bilgiye erişirken karşılaştıkları sorunlara çözüm olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Arama motoru, Folksonomi, Ontoloji, Tasarım tabanlı araştırma,Çocuklar için arama motoru.
Kitlesel açık çevrimiçi derslerde öğrencilerin davranış ve tercihleri ile bireysel özellikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Türkiye'de Türkçe açılan kitlesel açık çevrimiçi ders katılımcılarının bireysel özellikleriyle derslerdeki materyal tercihleri ve aktiflik düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında başarılı bir çevrimiçi öğrenenin sahip olması gereken bireysel özellikler; demografik özellikler, dijital okuryazarlık becerileri, öğrenme stratejileri ve çevrimiçi öğrenme deneyimleri bağlamında değerlendirilmiştir. Öncelikle öğrencilerin bireysel özellikleri ile AKADEMA kitlesel açık çevrimiçi ders platformunda sunulan materyallere ilişkin tercihleri ve bu platformdaki aktiflik düzeyleri ortaya konmuştur. Ardından öğrencilerin materyal tercihlerinin ve aktiflik düzeylerinin araştırma kapsamında değerlendirilen bireysel özellikleri ile ilişkisi araştırılmıştır. AKADEMA platformundan yararlanan öğrencilerin profili incelendiğinde geleneksel öğrenme sürecini tamamlamış, biçimlendirilmemiş (non-formal) ve yarı biçimlendirilmiş (informal) öğrenme deneyimleri yaşamaya istekli, eğitim düzeyleri yüksek, yetişkin bireyler oldukları görülmüştür. Katılımcı grubunun ayrıca dijital okuryazarlık becerilerinin oldukça yüksek olduğu, ders çalışırken farklı öğrenme stratejilerini kullandıkları, kitlesel açık çevrimiçi dersler konusunda az deneyimli oldukları belirlenmiştir. AKADEMA platformunda en fazla tercih edilen materyalin e-kitaplar olduğu ve öğrencilerin platforma pasif düzeyde katılım gösterdikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin AKADEMA platformundaki aktiflik düzeylerinde yaşları bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmakla birlikte yaş ilerledikçe öğrencilerin derslerden daha fazla yararlandıkları görülmüştür. Öte yandan öğrencilerin aktiflik düzeyleri dijital okuryazarlık becerilerine göre farklılık göstermektedir. Aktif öğrencilerin anlamlı olarak pasif öğrencilerden farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum, Aktif öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin pasif öğrencilerden daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Son bölümde, bu araştırma kapsamında elde edilen bulgulara dayanarak araştırmacılara, uygulayıcılara ve öğretim tasarımcılarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Eğitimde Açıklık,Açık ve Uzaktan Öğrenme,Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler,Bireysel Faklılıklar,Dijital Okuryazarlık Becerileri,Öğrenme Stratejileri,Çevrimiçi Öğrenme Deneyimleri.
Açık ve uzaktan öğrenenlerin mobil öğrenme okuryazarlık becerilerinin incelenmesi
Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi'ne kayıtlı açık ve uzaktan öğrenenlerin mobil öğrenme okuryazarlık becerilerinin, demografik özellikleri, teknolojiye erişim olanakları ve tercihleri ile olan ilişkisini tespit etmeyi ve bu bağlamdaki gereksinimleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda yapılan alanyazın taraması ile oluşturulan mobil öğrenme okuryazarlığı anketi seçilen örnekleme uygulanmış, sonuçlar, temel bileşenler analizi, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA gibi istatistik yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, mobil öğrenme okuryazarlığı becerilerinin üç alt boyut (teknik, bilişsel ve sosyal) çerçevesinde incelenebileceğini ve farklı öğrenen grupları arasında anlamlı farklar olduğunu göstermiştir. Mobil teknolojileri kullanarak Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi'nin sunduğu e-öğrenme hizmetlerinden faydalanan öğrenenlerin, mobil öğrenme okuryazarlığı becerilerine ilişkin ortalamalarının, bu hizmetlerden faydalanmayan öğrenenlerin ortalamalarından yüksek olduğu görülmüştür. Öğrenenlerin mobil olmayan teknolojilere sahip olma durumları ile mobil öğrenme okuryazarlığı becerileri arasında ise anlamlı bir ilişkiye rastlanamamıştır. Bu çalışma kapsamında geliştirilen ve uygulanan anket aracının, gelecekte gerçekleştirilecek mobil öğrenme okuryazarlığı ölçeği çalışmalarına da ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, Mobil Öğrenme, Bilgi Okuryazarlığı, Mobil Öğrenme Okuryazarlığı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi
Öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algılarının incelenmesi
Dijital yerli-göçmen kavramlarından bağımsız olarak pedagojik bir çerçevede kazanılan dijital bilgelik özelliklerinin hem günümüz öğrencileri hem de öğretmenleri için aranan nitelikler olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretmenlik mesleği açısından dijital bilgeliğe ilişkin yeterlikleri ve göstergeleri belirlemek ve Türkiye genelindeki öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algı profillerini ortaya koymaktır. Keşfedici sıralı karma desenin kullanıldığı araştırmanın nitel aşamasında, farklı alanlardan uzmanların katılımlarıyla gerçekleştirilen yapılandırılmamış görüşmeler ve Delphi turları sonrasında Düşünme ve Karar Verme, Toplumsallık ve Duygusallık olmak üzere dijital bilgeliğe ilişkin 3 farklı yeterlik alanının bulunduğu bir yapı oluşturulmuştur. Üç Delphi turu sonunda uzlaşma sağlanan bu yapıya ilişkin gösterge maddeleri kullanılarak "Dijital Bilgelik Yeterlik Algısı Ölçeği" geliştirilmiştir. Düşünme ve Karar Verme, Sosyal Duyarlılık ve Paylaşımcılık faktörlerinin bulunduğu bu ölçek kullanılarak gerçekleştirilen nicel aşamada ise, 2017 yılı içerisinde 1474 öğretmen adayından veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının kendilerini dijital bilgelik konusunda genel olarak yüksek düzeyde yeterli görmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları, yaş ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet açısından farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları ve teknoloji kullanma yeterlikleri arasında pozitif ve orta düzeyde ilişki bulunurken genel olarak akademik başarı ortalaması ve günlük internet kullanım süresi arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algılarıyla dijital yerlilik özellikleri arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki olduğu gözlenmiştir.
Öğretmen adaylarının dinamik geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözüm süreçlerinin ve bu süreçlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dinamik bir geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki orta büyüklükte bir Üniversite'nin, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören ve ?Alan Seçmeli (AS) - Geometri Öğretimi? dersini alan, 36 son sınıf öğretmen adayı oluşturmuştur.10 haftalık çalışma sürecinde öğretmen adaylarına dinamik bir yazılım olan Cabri yazılımı öğretilerek geometrik yer problemlerinin çözümü gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk beş haftasında Cabri yazılımı tanıtılmış ve yazılımın kullanımı ile ilgili çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Ayrıca geometrik yer konusundan bahsedilmiş ve bazı geometrik yer problemleri yazılım kullanılarak çözülmüştür. Araştırmanın 6.-9. haftaları arasında ise, öğretmen adayları kâğıt-kalem ve yazılımı kullanarak toplamda 6 geometrik yer problemini çözmüşlerdir. Araştırmacı bu süreçte rehber konumunda olup problemlerin çözümü esnasında adayları gözlemlemiştir. Ayrıca, 2 ve 10. haftalarda 6 öğretmen adayıyla görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın verileri, ?Araştırmacı Günlüğü Notları?, ?Cevap Kâğıtları?, ?Katılımcı Raporları?, ?Ekran Görüntüleri? ve ?Yarı yapılandırılmış Görüşmeler? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri birlikte kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının problemleri kâğıt üzerinde çözerken çeşitli hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Yazılımla çözüm aşamasına gelindiğinde öğretmen adaylarının yazılımın gerektirdiği matematiksel bilgiyi kullanmakta sıkıntılar yaşadıkları ancak uygulamanın sonlarına doğru bu sıkıntıları aşmaya başladıkları görülmüştür. Bu iki süreç kıyaslandığında ise, adaylar yazılımla çözüm esnasında kâğıt kalemden farklı olarak hipotez kurma, kurdukları hipotezleri test etme, genelleme yapma fırsatı bulmuşlardır. Bunun yanı sıra, yapılan uygulamayla öğretmen adaylarının bu tür problemleri kâğıt-kalem kullanarak çözüm süreçlerinde matematiksel bilgiyi kullanma, bağımlı-bağımsız noktayı belirleme, zihinde canlandırma ve doğru tahminlerde bulunma gibi noktalarda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğretmen adayları avantajlarını ve dezavantajlarını göz önünde tutarak Cabri gibi DGY'lerin geometrik yer konusu ve ilköğretim geometri öğretiminde kullanımı konusunda olumlu görüş belirtmişlerdir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Bilişim destekli hareket eğitiminin temel motor beceri gelişimi ile tutum ve motivasyona etkisi
Bu araştırmanın amacı; 8 yaş ilkokul öğrencilerinde bilişim destekli hareket eğitim programının, öğretmen destekli programa göre temel motor beceri gelişimi ve öğrencilerin uygulamaya yönelik tutum ve motivasyon düzeylerindeki değişime etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma modellerinin bir arada kullanıldığı karma model kullanılmıştır. Nicel bölümde deneysel modellerden deney-kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Araştırmada 8 haftalık Bilişim Destekli Hareket Eğitim (BDHE) Programının 8 yaş ilkokul öğrencileri temel hareket beceri düzeylerindeki değişime olan etkisini belirlemeye yönelik olarak Ulrich (2000) tarafından geliştirilen (Test of Gross Motor Development, TGMD-2) ve Türkçe uyarlaması Boz (2011) tarafından yapılan Büyük Kas Motor Gelişim Testi-2 (BKMGT-2) kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin uygulamaya yönelik tutum ve motivasyonlarını belirlemeye yönelik nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmaya kolayda örneklem yöntemi ile 96'sı kız, 87'si erkek olmak üzere toplam 183 öğrenci dâhil edilmiştir. Çalışma grubu kontrol grubu (KG=57), Bilişim Destekli Hareket Eğitimi Grubu (BDHE=66) ve Öğretmen Destekli Hareket Eğitim Grubu (ÖDHE=60) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiş olup, anlamlılık düzeyi p˂0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin dağılımına Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Grupların öntest-sontest puan ortalamalarının karşılaştırılmasında Bağımlı Örneklemler T-Testi, Bağımsız Örneklemler T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, NVIVO 9.0 programı, veri çözümlemesi için kelime sıklık hesaplaması kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 8 haftalık BDHE programının 8 yaş ilkokul öğrencileri temel hareket becerileri gelişimi üzerinde olumlu etkisi olduğu, öğrencilerin BDHE programına ilişkin olumlu tutuma sahip oldukları ve programın derse ilişkin motivasyonlarını yükselttiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, Bilişim destekli hareket eğitimi, Hareket eğitimi.
9. sınıf öğrencilerinin dünyanın şekli ve hareketleri konusundaki temel kavramları öğrenme düzeylerinin, bilgisayar destekli öğretim teknikleri kullanılarak tesbit edilmesi
Bu araştırma; ?Dünyanın Şekli ve Hareketleri'' ünitesi konusunda hatalı öğrenilen kavramların tespit edilmesi ve bu hataların en aza indirilmesinde öğretim yönteminin etki derecesini inceleyen deneysel bir çalışmadır.Ortaöğretim 9. sınıflarda öğrenmenin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için coğrafya öğretmenlerinin anlatım ve soru-cevap yönteminden farklı olarak, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin uygulanması amaçlanmıştır. Özel bir lisede gerçekleşen bilgisayar destekli coğrafya öğretim yönteminde, kavramların öğrenilmesine yönelik ders etkinlileri tasarlayarak (Animasyon, Power Point, Belgesel, Oyun, Bulmaca vb.) algılama düzeyleri farklı olan örgencilerin dersi kavrama düzeylerini artırma ve temel kavramları doğru öğretmeyi amaçlamaktadır.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme aracı Kütahya da Özel bir lise'de 9. sınıf öğrencilerinden 48 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam (Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi) başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Bu çalışmada betimsel bir anket çalışması yapılmış ve çalışmanın sonucunda öğrencilerin başarı düzeyleri ile cinsiyetleri arasında, veli eğitimi, veli mesleki ve gelir durumu, kendine ait çalışma odasının olup olmaması ve evinde bilgisayarının olup olmaması arasında anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri, Kavram Öğretimi
Fatih Projesi nin İstanbul ilinde uygulamasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmanın amacı Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi'nin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan pilot okullarda görev yapmakta olan 172 öğretmen ve 19 okul yöneticisi oluşturmaktadır. FATİH Projesinin uygulanmasına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri; dijital bölünme boyutuna ilişkin görüşler, yaşanan sorunlara ilişkin görüşler ve değişim yönetimi açısından görüşler olmak üzere üç alt boyutta incelenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmada belirlenen alt boyutlara ilişkin 36 maddeden oluşan, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmen ve yöneticiler; FATİH Projesi sayesinde Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanımının artacağını, e-devlet ve e-ticaret gibi hizmetlerden yararlananların sayısının da artacağını düşünmektedirler. Bununla birlikte öğretmen ve yöneticiler FATİH Projesi kapsamında okullara yeterli teknik donanımın sağlandığını ancak tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta arasında etkileşim kurulamadığını, tablet bilgisayarların derslerde kullanılamadığını ifade etmişlerdir. Projenin bileşenlerinden biri hizmet içi eğitim faaliyetlerinin de yönetici ve öğretmen görüşlerine göre etkili olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticiler proje kapsamında yeterli teknik desteğin kendilerine sağlanmadığını ve proje kapsamındaki değişim faaliyetlerinin de planlanan zaman içinde gerçekleştirilmediğini düşünmektedirler. Yönetici ve öğretmenler aynı zamanda okul üyelerinin proje ile ilgili görüşlerinin bakanlık tarafından değerlendirmeye alınmadığını ve projenin işleyişinin kontrol edilmediğini düşünmektedirler. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Dijital Bölünme, Değişim Yönetimi, Eğitimde Teknoloji Kullanımı
İlköğretim 2. kademe bilgisayar destekli İngilizce dilbilgisi öğretiminin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
ÖZET İLKÖĞRETİM 2. KADEME İNGİLİZCE DERSİNDE "GRAMER" ÖĞRETİMİNİN BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMLE YAPİLMASİNİN AKADEMİK BAŞARİYA VE KALICILIĞA ETKİSİ Mine MAKARAC1 Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ülkü KÖYMEN Ağustos 2004, 95 Sayfa Bu araştırma yabancı dilde dilbilgisi öğretiminde önceden öğrenilmiş olan dilbilgisi yapılarının pekiştirilmesi söz konusu olduğunda, Bilgisayar Destekli Öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencinin dilbilgisi başarısına etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modelinde bir çalışmadır. Araştırma 2003-2004 öğretim yılı ikinci yarıyılında Mimar Kemal İlköğretim Okulu altıncı sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Uygulamada bilgisayar yazılımı, ders kitabı, öğretmen ve bilgisayar uzmanı olmak üzere dört kaynaktan yararlanılmıştır. Uygulamanın yapıldığı dilbilgisi yapısı olan geniş zamanının öğretilmesi deney grubunda bilgisayar yazılımıyla, kontrol grubunda ise öğretmen yönetiminde geleneksel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında bilgisayar ders yazılımı, ders kitabı ve dilbilgisi konusuna ilişkin araştırmacının kendisinin hazırlayıp geçerliğini ve güvenirliğini saptadığı bir ölçme aracından yararlanılmıştır. Öğretimi yapılan dilbilgisi konusuna yönelik davranışları yoklayan bu ölçme aracı deney ve kontrol gruplarına uygulamaya başlamadan önce öntest olarak, uygulamadan sonra ise sontest olarak verilmiştir. Aynı ölçme aracı sontest uygulamasında 15 gün sonra, öğrenmedeki kalıcılığı sınamak amacıyla gruplara bir kez daha uygulanmıştır. Araştırmanın dönencelerinde deney grubuyla kontrol grubunun basanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu; Bilgisayar Destekli Yabancı Dil Öğretim yönteminin uygulandığı deney grubunun İngilizce dilbilgisi başarısı, geleneksel yönteme göre yapan kontrol grubu deneklerine göre daha yüksek olduğu öne sürülmüştür. Denencelerin sınanmasında varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmış ve anlamlılık düzeyi olarak.05 alınmıştır. Yapılan çözümlemeler sonucunda şu sonuçlara varılmıştır. 1.Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin başarısı arasında anlamlı bir farklılık yoktur. 2.Bilgisayar destekli yabancı dil öğretimi yöntemiyle geleneksel öğretim yöntemi arasında kalıcılık açısından deney grubu lehine anlamlı bir farklılık vardır. Anahtar Kelimeler: İngilizce Dilbilgisi Öğretimi, İngilizce Öğretimi, Bilgisayar Destekli öğretim, Öğretim Teknolojisi m
İlköğretim 6. sınıflarda fen bilgisi dersinde uzayı keşfediyoruz ünitesinin öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Ill ÖZET İLKÖĞRETİM 6. SINIFLARDA FEN BİLGİSİ DERSİNDE UZAYI KEŞFEDİYORUZ ÜNİTESİNİN ÖĞRETİMİNDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ Özgür öner ÖZ Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Nuri EMRAHOĞLU Haziran 2004, 79 Sayfa Bu çalışma, bilgisayar destekli olarak hazırlanan bir programın ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına olan etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre planlanıp, uygulanmıştır. Bu çalışma ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada, seçilecek sınıfların sınıf öğretmenleriyle görüşülerek ve birinci dönemdeki akademik başarılan göz önüne alınarak 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci ile çalışılmıştır. Bilgisayar destekli olarak "Uzayı Keşfediyoruz" ünitesinin ilköğretim programındaki hedef ve davranışlarına uygun olarak Macromedia Flash MX programında hazırlanan program, 10 saatlik bir süre ile deney grubu üzerinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise ünite Fen bilgisi öğretmeni tarafından geleneksel öğretim yöntemleriyle aynı sürede tamamlanmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geçerlilik ve güvenirliği test edilerek hazırlanan ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan basan testi kullanılmıştır. Test, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmış olan ders kitaplarındaki sorulardan oluşturulmuştur. On test ve son testlerde elde edilen veriler üzerinde SPSS paket programında t testi analizi yapılmıştır. Araştırma süreci sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde bilgisayar destekli öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Fen Bilgisi
Eğitim yöneticilerinin bilgisayar destekli eğitim hakkındaki görüşleri
Bu arastırmanın genel amacı, ilkögretim okullarında görev yapan egitim yöneticilerinin bilgisayar destekli egitim hakkındaki görüslerinin belirlenmesidir. Arastırmada, ilkögretim okulu egitim yöneticilerinin, bilgisayar destekli egitim ile ilgili olarak yapılması gerekenlere yönelik beklentileri ile bilgisayar destekli egitimin islevine yönelik olarak gelecege iliskin beklentilerinin tespit edilmesi amaçlanmıstır. Bu amaçla ilkögretim okullarında görev yapan egitim yöneticilerinin görüslerine basvurulmustur. Arastırma, genel tarama modeli esas alınarak yapılmıstır. Arastırmanın evrenini stanbul ili, Fatih ilçesine ait 49 resmi ilkögretim okulunun müdür, müdür basyardımcısı ve müdür yardımcıları olusturmaktadır. Arastırmada evrenin tamamına ulasıldıgından tamsayım yapılmıs olup örneklem alınmamıstır. Çalısma evreni içerisinde 49 müdür 12 müdür basyardımcısı, 74 müdür yardımcısı yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak, Gürol (1990) tarafından hazırlanılan anketten faydalanılarak yeni bir anket gelistirilmistir. Daha sonra anketin güvenilirlik islemleri yapılmıstır. Anketin birinci bölümünde yöneticilerin kisisel bilgilerini, ikinci bölümde yöneticilerin BDE ile ilgili olarak yapılması gerekenlere yönelik beklentilerini, üçüncü bölümde ise yöneticilerin BDE'nin islevine yönelik olarak gelecege iliskin beklentilerini tespit etmeye yönelik maddeler bulunmaktadır. Arastırmada elde edilen veriler elektronik ortama aktarılarak SPSS 11.5 istatistik paket programında çözümlenmistir. Verilerin çözümlenmesinde ise standart sapma, frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalardan yararlanılmıstır. Cinsiyet, kıdem, ve görev degiskenlerine göre farklılıkları tespit etmek amacıyla T testi, varyans analizi ve Post- Hoc Tukey testi yapılmıstır. Arastırmanın sonucunda, yöneticiler, BDE ile ilgili yapılması gerekenlere yönelik olarak beklentilere ve BDE'nin islevine yönelik olarak gelecege iliskin beklentilere katıldıklarını ifade etmislerdir. Yöneticilerin BDE ile ilgili olarak yapılması gerekenlere yönelik olarak beklentileri arasında, kisisel degiskenlerden cinsiyet, kıdem ve göreve göre anlamlı farklılık bulunmamıstır. BDE'nin islevine yönelik olarak gelecege iliskin genel beklentilere erkek yöneticilerin kadın yöneticilere göre daha çok katıldıkları ortaya çıkmıstır. Bununla beraber kıdem ve göreve göre beklentileri arasında anlamlı farklılık bulunmamıstır.
Uzaktan eğitim yöntem ve uygulamaları
T~ / o 6 i t f ÖZET Uzaktan Eğitim'de kullanılan ve yönlendirme teknolojileri adı verilen bilgisayar tabanlı eğitim, bilgisayar destekli eğitim, web tabanlı eğitim, telekonferans sistemi, videoteyp sistemleri ve video tele eğitim sistemleri incelenmiştir. Bu yönlendirme teknolojilerinin teknik gereksinimleri ve tasarım aşamaları ile eğitmen, öğrenci ve kurum açısından her bir teknolojinin avantaj ve dezavantajları açıklanmıştır. Ayrıca bir uzaktan eğitim projesi geliştirme aşamasında kullanılabilecek Perl, Cgi ve Html programlama dilleri ile Postgresql veritabanı yönetim sistemi ve Linux işletim sistemi ile ilgili bilgiler ve bazı örnekler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, bilgisayar tabanlı eğitim, bilgisayar destekli eğitim, web tabanlı eğitim, telekonferans sistemi, videoteyp sistemi, video tele eğitim. ıx
CBS-coğrafi bilgi sistemi aracılığıyla veri tabanı oluşturulması ve coğrafya dersinde kullanılmas
Bu çalışmanın amacı, veri tabanı destekli bir CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) yazılımının geliştirilmesi ve hazırlanan yazılımın lise 9. sınıf Coğrafya dersi ?2. Bölüm, Harita Bilgisi, Harita Çizim Yöntemleri, Projeksiyonlar ve Özellikleri, Haritalar İle Yolculuk? konusunda uygulamaktır.Araştırmada geliştirilen CBS tabanlı coğrafya dersinin sınanması 2006?2007 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Yapılan coğrafya başarı testinde aritmetik ortalaması birbirine benzer çıkan iki sınıftan biri deney grubu diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 38, kontrol grubu ise 39 öğrenciden oluşmaktadır.Deney grubu; konuları, araştırmacı ile coğrafya öğretmenleri tarafından hazırlanan CBS kullanılarak yapılan dijital harita ve animasyonlar ile işlerken, kontrol grubu aynı konuları öğretmenleri ile sınıfta standart ders programına göre işlemiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler; Mann Whtitney U-Testi analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.
Endüstri meslek liseleri birinci sınıf öğrencilerine teknik resim dersinde temel kavramların bilgisayar destekli çizim programları (CAD) ile anlatılmasının akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışma, Endüstri Meslek Liseleri Birinci Sınıf öğrencilerine Teknik Resim dersindeki Temel Kavramları Bilgisayar Destekli Çizim (CAD) programları ile anlatılmasının akademik başarıya ve kalıcılığı etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir devlet Endüstri Meslek Lisesinde Birinci Sınıf Metal işleri Bölümü'nün iki şubesinde yürütülmüştür. Yansız olarak seçilen, deney grubunda 40, kontrol grubunda 40 olmak üzere 80 öğrenci ile çalışılmıştır. Deney grubunda öğretim araştırmacı tarafından, haftada 2 gün dörder ders saat olmak üzere toplam 40 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda bilgisayar destekli öğretim araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir, Kontrol grubunda hiçbir işlem yapılmamış ve dersler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geçerlilik, güvenirliği test edilerek hazırlanan ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan başarı testi kullanılmıştır. Başarı Testi, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmış olan ders kitaplarındaki sorulardan oluşturulmuştur. Ön test ve son testlerde elde edilen veriler üzerinde SPSS paket programında t testi analizi yapılmıştır. Eğitimin bitiminden 3 hafta sonra da son test tekrar deney grubuna uygulanarak kalıcılık testi yapılmıştır. Araştırma süreci sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin Teknik Resim dersindeki akademik başarıları üzerinde Bilgisayar Destekli Öğretim yönteminin Geleneksel Öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu sonucunu ortaya koymuştur.
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersi ışık ve ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırma İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunu, Adana ili Yumurtalık ilçesi Ganime Erzenci İlköğretim okulu ile Kaldırım İlköğretim okulundan, rasgele yöntemiyle seçilen kırk altı 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Seçilen öğrencilerin karne notlarına ve sosyo-ekonomik düzeylerine bakılarak grupların denk olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?ön-son test? aracılığıyla toplanmıştır. Test oluşturulurken ilk olarak belirtke tablosu oluşturulmuş ve her davranış ile ilgili iki soru hazırlanmıştır. Hazırlanan ön uygulama testi Zeynepli İlköğretim okulunda uygulanmış ve üzerinde madde analizi yapılmış, sonucunda KR-20 değeri .92 çıkmıştır. Ayrıca uygun olmayan maddeler çıkarılmış gerekli maddeler düzeltilmiştir. Hazırlanan test öğrencilere deney öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programı t-testi ile sınanmış, .05 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir; 1. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin ön test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 3. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programın kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney gurubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 4. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 5. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde 2005 programı öğretimi alan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 6. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan erkek öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan erkek öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 7. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan kız öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler : Bilgisayar Destekli Öğretim, İnternet, Fen ve Teknoloj
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı olarak tasarlanan internet temelli uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi
Araştırmanın genel amacı, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na göre hazırlanan internet temelli uzaktan eğitimin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırmada 2x3'lük (2 faktörlü) bir karışık desen (split-plot) kullanılmıştır. Desendeki 2 düzeyli birinci faktör 2 ayrı deneysel işlemi (geleneksel yöntemle öğrenim gören Kontrol Grubu - GK, ÖAK'ye dayalı internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle öğrenim gören Deney Grubu - GD), desendeki 3 düzeyli ikinci faktör ise deneysel işlem öncesi ve sonrası ölçümleri (öntest, sontest, kalıcılık testi) göstermektedir. Araştırma kapsamında geliştirilen başarı testinin çalışma grubunu Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan 4. sınıfa devam eden toplam 49 (Deney Grubu: n=27 ve Kontrol Grubu: n=22) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında geliştirilen ?Web Tasarımı? Dersinde ASP Kullanımına İlişkin Öntest, Sontest ve Kalıcılık Testi veri toplama araçları olarak kullanılmıştır.Bu çalışmada yansız bir seçimle 1 Deney ve 1 Kontrol Grubu belirlenmiş, bu gruplardan Deney Grubu'nda öğretim, ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu grupta bu kuramın belirlediği öğretim stratejilerinin kullanılmasında internetten faydalanılmış, böylece dersler ?ÖAK'ye dayalı hazırlanan internet temelli uzaktan eğitim yöntemiyle? işlenmiştir. Deney Grubu'nda yapılan öğretimde internet temelli uzaktan eğitim verilmiştir. Kontrol Grubu'nda ise öğretim geleneksel yöntem olarak adlandırılan yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu süreç yaklaşık 5 hafta sürmüştür. Verilerin analizinde tek faktörlü kovaryans analizi (One Factor ANCOVA), frekans (f) ve yüzde'den (%) yararlanılmıştır.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin sontest başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir.Öğretimi Ayrıntılama Kuramı çerçevesinde geliştirilen internet temelli uzaktan eğitim çokluortam materyalleri ve kullanılan yöntemler ile gerçekleştirilen öğrenmenin öğrencilerin kalıcılık başarı düzeyleri arasında bulunulan grup bakımından anlamlı bir farka neden olmadığı belirlenmiştir.
İlköğretim altıncı sınıf matematik dersinde bilgisayar destekli sezgisel düşünme kontrollü olasılık öğretiminin öğrencilerin akademik başarı ve sezgisel düşünme düzeylerine etkisi
Araştırmanın genel amacı; ilköğretim altıncı sınıf matematik dersinde sezgisel düşünme kontrollü bilgisayar destekli, bilgisayar destekli ve geleneksel olasılık öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, sezgisel düşünme düzeylerine ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırma yarı-deneysel modele dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.2009-2010 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yapılan bu çalışmanın örneklemi Adana'nın Çukurova ilçesi Özel Bilimkent İlköğretim Okulu'ndaki altıncı sınıfta öğrenim gören üç şubedeki öğrenciler oluşturmaktadır. Gruplar, şubeler arasından random olarak belirlenmiştir. Araştırmada, iki deney ve bir kontrol grubu ile yapılmıştır. Deney-1 grubundaki öğrenciler sezgisel düşünme kontrollü olarak hazırlanan bilgisayar destekli öğretim materyali ile; Deney-2 grubu Milli Eğitim Bakanlığının da kullandığı Vitamin isimli bilgisayar destekli öğretim materyali ile; kontrol grubu ise geleneksel yöntem ile öğrenim görmüştür. Çalışma üç hafta sürmüştür. Haftalık öğretim süresi 5 saattir.Deney-1 grubundaki öğrencilerin öğretim gördüğü materyal, 2008-2009 öğretim yılında Adana'nın Karaisalı ilçesi Atatürk İlköğretim Okulu'ndaki matematik öğretmenleri tarafından seçilen, olasılık konusunu bilen 13 öğrenci ile bire bir görüşmeler yapılarak oluşturulmuştur. Bu öğrencilerle, olasılık konusu kavramlarını sorgulayan ve literatürden alınan sezgisel hatalara düşebilecekleri sorular sorulmuş, aynı zamanda bu 13 öğrencininsadece kağıtları gözükecek şekilde video çekimi ve ses kaydı yapılmıştır. Daha sonra bu veriler incelenerek Deney-1 grubu için öğretim materyali oluşturulmuştur.Deney-1 grubu öğrencileri, yaklaşık üç hafta boyunca hazırlanan sezgisel düşünme kontrollü bilgisayar destekli materyal ile öğrenim görmüşlerdir. Deney-2 grubu öğrencileri Milli Eğitim Bakanlığının onayladığı Vitamin isimli bilgisayar destekli öğretim materyali ile öğrenim görmüşlerdir. Kontrol grubundaki öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı'nın 6. Sınıf Matematik Kitabı çerçevesinde geleneksel matematik öğrenimi görmüşlerdir. Öğrenme kazanımları ve içerik analizleri üç grup içinde aynıdır.Veri toplama aracı olarak mantıksal düşünme grup testi, akademik başarı testi ve sezgisel düşünme testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler SPSS 16.0 programında tek yönlü varyans (ANOVA) ve kovaryans (ANCOVA) ile çözümlenmiştir.Araştırmanın sonunda, akademik başarı öntest puanları kontrol altına alındığında, gruplar arasında akademik başarı sontest puanlarında anlamlı bir fark olduğu ve en başarılı grubun sezgisel düşünme kontrollü bilgisayar destekli öğrenim gören grup olduğu belirlenmiştir. En düşük ortalama ise Deney-2 grubuna aittir.Sezgisel düşünme öntest puanları kontrol altına alındığında, gruplar arası sezgisel düşünme sontest düzey puanlarında anlamlı bir fark olduğu ve en başarılı grubun sezgisel düşünme kontrollü bilgisayar destekli öğrenim gören grup olduğu belirlenmiştir. En düşük ortalama ise kontrol grubuna aittir.Akademik başarı sontest puanları kontrol altına alındığında, gruplar arası sezgisel düşünme sontest düzey puanları arasında anlamlı bir fark olduğu ve en başarılı grubun sezgisel düşünme kontrollü bilgisayar destekli öğrenim gören grup olduğu belirlenmiştir. En düşük ortalama ise kontrol grubuna aittir.Sezgisel düşünme sontest puanları kontrol altına alındığında, gruplar arası akademik başarı sontest puanları arasında anlamlı bir fark görülememiştir.Deneysel çalışma sonrasında son akademik başarı testi puanları kontrol altına alındığında, grupların akademik başarı kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark vardır.Deneysel çalışma sonrasında sezgisel düşünme sontest puanları kontrol altına alındığında, grupların sezgisel düşünme kalıcılık düzey puanları arasında anlamlı bir fark vardır.Bu çalışma, öğrencilerin sahip oldukları sezgisel düşünmelerden kaynaklanan yanlışların, iyi hazırlanmış, öğrencileri matematiksel düşünmeye yönlendiren öğretim materyali ile yapılan öğretimin sezgisel düşünmeden kaynaklı yanlışları azalttığını ve yapılan öğretimin ise kalıcı olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Olasılık, matematiksel düşünme, sezgisel düşünme, akademik başarı, kalıcılık.
Ticaret ve meslek liselerine yardımcı modül destek yönetim sistemi
Bu çalışmada, Ticaret ve Meslek Liselerinde uygulanan modüler eğitimde eğitim materyali olarak kullanılan, ders modüllerine destek olarak hazırlanmış web tabanlı portal yazılımı geliştirilerek, bu portal teknik yapı, görsellik ve eğitsel özellikler yönünden değerlendirilmiştir.Araştırma için hazırlanan anket, Adana ili Seyhan bölgesindeki Çobanoğlu Ticaret ve Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri öğretmenleri ile Muhasebe ve Finansman öğretmenlerinden oluşan 40 kişilik bir örneklem gruba uygulanmıştır.Yazılımın geliştirilmesinden önce modüler eğitim sistemi ve eğitim materyali olarak kullanılan modüller ve modüllerin içerikleri hakkında ön bir araştırma yapılmıştır. Alınan görüşlere göre Ticaret ve Meslek Liselerinde ders materyali olarak kullanılan modüllerin yetersiz olduğu saptanmıştır. Bu doğrultuda modüldestek web portalının hazırlanmasının yararlı olduğu düşünülmüş, yazılım internet ortamında http://www.moduldestek.com adresinde yayınlanmış ve örneklem grubun kullanımına sunulmuştur.Araştırma sonucunda portal, modüllere destek olarak tüm yönleriyle başarılı bulunmuştur. Ancak görsellik yönünden; sayfalardaki yönlendirmelerle ilgili %25, renklerin kullanımıyla ilgili %12,5, yazılımın uzun süre sıkılmadan kullanılması konularında %25 oranında olumsuz görüş bildirilmiştir.Portalın amacına ulaşması ve yaygınlaşması için öğrenciler ve öğretmenler tarafından bir ya da birkaç dönem kullanılması, yeterli dönüt alınması için uygun olacaktır. Ayrıca bu portalın MEGEP bünyesinde modülleri hazırlayan birimler tarafından değerlendirilmesi daha fazla yarar sağlayacaktır.
İlköğretim 6. sınıf düzeyindeki fen ve teknoloji dersinin öğrenme nesneleri ile desteklenmesinin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Bu araştırma, ilköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersinin öğrenme nesneleri ile desteklenmesinin öğrencilerin akademik başarılarına ve dersin kalıcılığına etkisini araştırmayı amaçlayan deneysel bir çalışmadır.Araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılında, Hatay ili Dörtyol ilçesinde bulunan Altınçağ İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmanın uygulanmasından önce seçkisiz olarak iki tane 6. sınıf belirlenmiştir. Daha sonra bu sınıflardan biri deney grubu, diğeri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 35, kontrol grubu 38 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubunda, öğrenme nesneleri ile hazırlanan materyal ile ders işlenirken, kontrol grubunda geleneksel yöntemle ders işlenmiştir.Bu araştırmada öğrencilerin akademik başarılarını ve dersin kalıcılığını ölçmek için Fen ve Teknoloji Başarı Testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin bilgisayara yönelik tutumları da Bilgisayar Destekli Eğitim ile işlenen dersin başarısını etkileyeceğinden Bilgisayara Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Hazırlanan materyalin değerlendirmesini yapmak amacıyla uygulama sonucunda Materyal Değerlendirme Formu uygulanmıştır.Veriler SPSS 15.0 for Windows paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesi sonucunda elde edilen bilgilere göre, deney grubu ile kontrol grubunun ?Vücudumuzda Sistemler? ünitesi akademik başarı son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.
Çoklu ortam kanal ilkesine ve sunum biçimlerine göre çözümlü örneklerle desteklenerek hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik erişi ve öğrenme deneyimine etkisi
Çoklu ortam kuramı temelinde son yıllarda yapılan araştırmalar, çok ortamlı öğrenme çevrelerinde öğrenmenin etkili ve verimli olması için pek çok ilke üretmiştir. Bu ilkelerin farklı bağlam ve koşullarda geçerliliğin denenmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada oran- orantı konusu ve çözümlü örnekler ortak bileşeni bağlamında kanal ilkesi ve bölümlere ayırma ilkesi test edilmiştir.Çoklu ortam kuramının genel ilkeleri temelinde 6. sınıf matematik dersinde oran- orantı konusunun öğretimi için çözümlü örneklerle desteklenen bir yazılım hazırlanmıştır. Daha sonra bu yazılımdan kanal ve bölümlere ayırma ilkelerine göre çaprazlanmış dört farklı sürüm üretilmiştir. Kanal ilkesine göre metinsel- görsel ve seslendirilmiş formatlar hazırlanmıştır. Bölümlere ayırma ilkesine göre ise bütünsel ve ardışık sunum formatları oluşturulmuştur. Bütünsel sunum biçiminde öğrencinin öğrenmesi gereken bilgiler, matematiksel düşünme becerisinin tüm aşamalarını kapsayan bütünler halinde verilmiştir. Ardışık sunum biçiminde, bölümlere ayırma ilkesi kullanılmıştır. Her bir ayrım matematiksel düşünme becerisinin alt aşamalarına kapsayan ardışık birimler şekilde sunulmuştur. Bu yazılımlarda konu kapsamı, sunulan örnekler ve örneklerin sayısı aynıdır. Yazılımların ortak bileşeni çözümlü örnekler yöntemi ve matematiksel düşünme becerisidir. Örneklerin sunumunda önce tam çözümlü, sonra yarı çözümlü (problemi tamamlama), daha sonra da çözülmemiş problemler sırası izlenmiştir.Böylece kanal ve bölümlere ayırma ilkelerinin etkisini test edebileceğimiz dört farklı sürüm üretilmiştir: İlk sürüm metinsel- görsel bütünsel sunum (MB), ikinci sürüm metinsel- görsel ardışık sunum (MA), üçüncü sürüm seslendirilmiş/metinsel- görsel bütünsel sunum (SB) ve dördüncü sürüm seslendirilmiş/görsel-metinsel ardışık sunum (SB) biçiminde geliştirilmiştir.Bu araştırmanın genel amacı; oran- orantı konusunda, seslendirilmiş/görsel-metinsel ve ardışık/bütünsel sunum biçimleri ile öğrenmenin, akademik başarı ve öğrenme deneyimi değişkenlerine etkisini incelemektir. Araştırma, matematik dersi oran- orantı konusunda, 2010- 2011 Eğitim- Öğretim yılının ikinci döneminde DSİ Baraj İlköğretim Okulunda 6. sınıfta ve dört farklı şubede (A- B- C- D) öğrenim gören 97 öğrenciyle yapılmıştır. Gruplar, seslendirilmiş/ metinsel- görsel bütünsel sunum (SB), seslendirilmiş/ metinsel- görsel ardışık sunum (SB), metinsel- görsel bütünsel sunum (MB) ve metinsel- görsel ardışık sunum (MA) gruplarına yansız olarak atanmışlardır.Veri toplama aracı olarak açık uçlu akademik başarı testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi kullanılmıştır. Akademik başarı değişkenleri açık uçlu akademik başarı testlerinden elde edilmiştir. Dört alt değişkenden oluşmaktadır: konunun öğrenilme düzeyini gösteren akademik erişi, öğrencinin problem çözümlerinde yaptığı yanlış sayısı, öğrencinin problem çözümlerinde hissettiği zorluk algısı ve öğrencinin problem çözümlerinin doğruluğuna ilişkin kendine güven düzeyi. Öğretim süreci değerlendirme anketi ile öğrencinin yazılımla öğrenme deneyimine ilişkin veriler toplanmıştır. Dört alt boyuttan oluşmaktadır: öğrenenin öğretim tasarımına ilişkin deneyim algısı, yazılımla çalışırken hissettiği akış, yazılımla konuyu öğrenirken hissettiği zorluk algısı ve yazılımla çalışmanın getirdiği kendine olan güven düzeyi. Ayrıca başarı ve süreci değerlendirme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkileri de araştırılmıştır.Öğrencilere uygulama öncesinde öğrencilerin çalışan bellek kapasitesini belirlemek için sayı dizi bellek testi, akademik başarı düzeylerini belirlemek için açık uçlu akademik başarı ön testi verilmiştir. Öğretim sonunda, açık uçlu akademik başarı son testi ve öğretim süreci değerlendirme anketi uygulanmıştır. Açık uçlu akademik başarı son test puanlarından, ön test puanları çıkartılarak akademik erişi puanları hesaplanmıştır. Ayrıca açık uçlu akademik başarı testinde öğrencilerin her bir soru için zorluk algısını ve güven düzeyini belirleyen 5'li derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Ön ve son testlerde öğrencilerin literatürdeki karşılaşılan yanlışlara göre yapılan yanlış sayılarının çetelesi tutulmuş ve analizi yapılmıştır.Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 17 programında yapılmıştır. Verilerin betimsel analizi için aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hata değerleri verilmiştir. Karşılaştırmalı analizler için ANOVA, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon ve Regresyon testleri kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre akademik erişi puanları incelendiğinde, en başarılı grubun seslendirilmiş ardışık grup olduğu görülmüştür. Ayrıca metinsel ardışık grupla seslendirilmiş ardışık grup karşılaştırıldığında, seslendirilmiş ardışık grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğretim sürecini değerlendirme anketinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde; gruplar akış değişkenine göre karşılaştırıldığında, metinsel ardışık gruba göre metinsel bütünsel grup lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca akışı yordamak için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; öğretim tasarımı ve güven düzeyinin akış üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Ancak zorluk algısı, akışın anlamlı bir yordayıcısı değildir. Bu sonuçlara dayanarak matematik konularında hazırlanacak yazılımlar için: a) Bütünsel sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. b) Ardışık sunumlar seslendirme ile desteklenmelidir. c) Seslendirmenin kullanılmadığı durumlarda bütünsel sunum yapısı tercih edilmelidir. d) Seslendirmenin kullanılmadığı sunumlarda ardışık yapıdan kaçınılmalıdır.