Consumers

543 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Tüketimin karanlık üçlüsü: Açgözlülük, materyalizm ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisine yönelik Hatay'da bir araştırma

Son yıllarda tüketim, tüketicilerin benlik kavramlarını oluşturmak ve sunmak, sosyal sınıf ve statülerini belirlemek, çevresindeki kişilerle sosyal ilişkiler kurmak ve onları etkilemek, kendine hayranlık ya da sosyal onay almak gibi birçok psikolojik gereksinimlerini karşıladıkları sosyal bir süreç haline gelmiştir. Tüketiciler kişilik özelliklerini yansıtan tüketim ürünlerini tercih etmektedirler. Bu çalışmada materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibri yaşam tatminine etki eden karanlık kişilik özellikleri olarak ele alınmıştır. Çalışmanın amacı materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Bununla birlikte tüketici kibrinin materyalizm ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Hatay'da kayıtlı 500 hane halkı oluşturmaktadır. Katılımcılardan yüz yüze anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları açgözlülüğün, materyalizm ve tüketici kibrini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisi olumsuz iken açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin olumlu olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonuçları tüketici kibrinin yaşam tatmini ile materyalizm ilişkisinde kısmi ve tutarsız aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki doğrudan etkisi negatif iken tüketici kibrinin aracılık etkisi ile bu ilişkinin pozitife döndüğü görülmüştür. Buna göre tüketici kibri yaşam tatmini arttırmakla kalmayıp materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin artmasına neden olmaktadır. Çalışmada sonuçlar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.

AçgözlülükKibirKişilik+7
Müzeyyen Arslan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin algılarına göre tarımsal kooperatiflerin güvenilir gıdaya erişimdeki rolü

Çalışmanın amacı tüketicilerin tarımsal kooperatifler hakkındaki bilgisi ve algısının ortaya konulmasıdır. Araştırma, keşfedici ve kesitsel bir araştırma niteliğindedir. Araştırmada tarımsal kooperatifler ve güvenilir gıda ile ilgili yazın incelenmiş, Adana ve Mersin illerinde bulunan, gıda tüketicileri arasından kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 150 katılımcıya anket tekniği uygulanarak toplanan veriler analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde keşfedici faktör analizi (KFA), bağımsız t-testi ve tek yön ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırma ile tüketicilerin tarımsal kooperatifler hakkında bilgi seviyesinin ne olduğu, güvenilir gıda kavramı hakkında bilgi seviyesinin ne olduğu, tarımsal kooperatifler hakkında düşüncelerinin neler olduğu, tüketicilerin güvenilir gıda konusunda düşüncelerinin neler olduğu gibi soruların cevabını bulmak amaçlanmıştır.

Gıda egemenliğiGıda güvenliğiTarım kooperatifleri+2
Onur Cevdet Altun
Toros University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin kahve tüketiminde tercih nedenleri ve tercihlerinin sosyal medyaya yansımaları

İnsanların doğumuyla birlikte başlayan tüketim davranışı zaman içerisinde değişime uğramıştır. Başlangıçta bu davranış fizyolojik ihtiyaçları giderme amaçlı olsa da gelişen teknoloji, internet ve sosyal medya kullanımı beraberinde ürün çeşitliliğini getirmiş, bu da tüketimi fizyolojik ihtiyaçların ötesine taşıyarak bambaşka bir boyuta ulaştırmıştır. Ürün çeşitliliği konusunda en üst seviyelerde olan kahve, günümüzde tüketim davranışının merkezi bir konumundadır. Bu doğrultuda, çalışmanın amacı; tüketicilerin kahve tercihlerini ve bu tercihlerin sosyal medyaya olan yansımalarını incelemektir. Bu amaç kapsamında çalışma Muğla ili Menteşe ilçesinde bulunan kahve zincirleri ve yerel kahve mağazaları müşterileri üzerinde yürütülmüştür. Derinlemesine görüşme yöntemiyle toplanan veriler, içerik analizi ile incelenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, kahvenin aroması, hazırlanışının pratikliği, içiminin sert veya yumuşak olması ve kafein miktarı tüketicilerin kahve türü tercihlerini belirlemesindeki en önemli etkenlerdir. Tüketicilerin kahve markası seçimlerinde ise markanın imajı, güvenilirliği, mekân dizaynı, tasarımları ve sunumlarını dikkate aldığı görülmüştür. Tüketicilerin kahve tüketimlerini sosyal medya üzerinden paylaşmasındaki belirleyici etkenlerin ise markanın prestiji, kişide yarattığı imajın ve markayla arasındaki duygusal bağın etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KahveSosyal medyaTüketici tercihleri+1
Mustafa Onur Çakmak
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihlerine etkisi

Küreselleşme ve kitle üretiminin giderek artmasıyla beraber, toplumsal değerler de büyük ölçüde değişerek tüketim kültürü yaygın bir hale gelmiştir. Zaman içinde değişen tüketim olgusu, bireylerin yalnızca fiziksel gereksinimleri için değil aynı zamanda psikolojik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini de karşılayan sembolik ve hazcı bir tüketime dönüşmüştür. Özellikle son yıllarda gittikçe artan ve gözle görülür bir biçimde değişime uğrayan tüketim kültürünün etkisiyle birlikte lüks tüketim de dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Bu noktada tüketicilerin hayat şekillerine büyük ölçüde yansıyan lüks kavramı büyük önem taşımaktadır. Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerindeki etkisi araştırma konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde meydana gelen gelişmelere bağlı olarak değişim gösteren lüks kavramı, tüketicilerin lüks tüketime olan algılarının da değişiklik göstermesine yol açmıştır. Bu nedenle tüketicilerin marka tercihini şekillendiren unsurlar araştırılırken öncelikle lüksü ve lüks tüketimi algılayış biçimlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla çalışmada lüks kavramının tüketicilere ne ifade ettiği, nasıl algılandığı bunun marka tercihine etkisinin ne yönde olduğu sorgulanmıştır. Lüks tüketicileri zaman içinde değişim göstermekte ve ekonomik açıdan lüks sektörü hızla büyümektedir. Bu sebeple araştırmanın lüks sektöründe yer alanlar için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Literatüre kavramsal anlamda katkıda bulunmayı amaçlayan bu çalışmada 1980-1999 yılları arasında doğan ve Y Kuşağı olarak adlandırılan tüketicilerin lüks tüketim olgusunu nasıl algıladıklarını belirlemek ve lüks tüketim algılarının marka tercihine olan etkilerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yapılan literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında, Y Kuşağı tüketicilerinin örneklemi oluşturduğu bir anket çalışması yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma modeli doğrultusunda veriler analiz edilerek bulgular ortaya konulmuştur. Araştırma modelinde üç araştırma hipotezi bulunmaktadır. Bunlardan ilki tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Yapılan analiz sonuçlarına göre anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır. İkinci araştırma hipotezi de lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Lüks tüketim algısının tüm alt boyutları incelendiğinde üstün kalite, az veya eşsiz, kişisel geçmişi olan, ihtiyaç olmayan ve prestij boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak estetik veya çoklu duyu boyutu ile marka tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmemiştir. Araştırmada yer alan üçüncü araştırma hipotezi ise lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi alt boyutları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Marka tercihi altında yer alan altı alt boyut üzerine analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak lüks tüketim algısı alt boyut puanlarının moda bilinci, enderlik-statü, referans grubu, sosyal medya, rol model ve deneyim alt boyutları değerlendirildiğinde, modelin ileri düzeyde anlamlı olduğu bulunmuştur.

Lüks tüketimMarkaMarka tercihi+4
Türkan Ünlütürk
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı eskitme davranışlarının sürdürülebilir tüketim kapsamında bireysel değerlere göre incelenmesi

Planlı eskitme, tüketicinin satın alma devrini hızlandırmak için, bilinçli olarak ürünlerin yaşam sürelerinin kısaltılması olarak tanımlanmaktadır. Buna göre planlı eskitme davranışları gösteren bireylerin daha çok tüketim eğiliminde olması beklenmektedir. Ancak tüketimde sınırlı kaynakların kullanımı, bireyleri sürdürülebilirliğe yönlendirmekte ve sürdürülebilir tüketim davranışları gösteren bireylerin, mevcut ürünü daha uzun süre kullanma eğiliminde olmaları beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, değişen çevre, küreselleşen ticaret ve buna uygun olarak gelişen pazarlama stratejisi olan planlı eskitme davranışlarının araştırılması, tüketiciler üzerindeki etkisinin bireysel değerler ile nasıl örtüştüğünün anlaşılması ve bazı bireysel değer yapılarına göre planlı eskitme davranışlarının incelenmesidir. Bu sayede farklı bireysel değer yapılarında gösterilen planlı eskitme davranışlarının anlaşılması mümkün olabilmektedir. Değerler; bireylerin ve toplumların kültürel yapılarının ayrılmaz bir parçasıdır. Değerler kişilerin tüketim tercihleriyle de ilgilidir. Kişilerin değerleri, davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Kişilerin çevre dostu ürünler kullanması ya da kullanım vadesi dolmadan yeni ürüne yönelmeleri kişisel değerleri ile de ilgilidir. Bunun için değer yapılarını bildiğimiz bireylerin ne tür tüketim eğilimi göstereceklerinin tahmin edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya konu olan değer yapıları, Schwartz Değerler Teorisi'nin Evrenselcilik, İyilikseverlik, Güç, Başarı ve Hazcılık değerleridir. Planlı eskitme davranışları, tüketici tercihleri ve bazı değer yapılarının anlaşılması için iki ayrı ölçek kullanılarak 465 katılımcı ile anket verisi sağlanmıştır. Yapılan anketler sonucunda; kadınların, erkeklere göre 1,881 kat daha fazla planlı eskitme davranışı sergiledikleri sonucuna varılmış ve değer yapılarından Evrenselcilik değerinin planlı eskitme ile negatif yönlü olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Planlı Eskitme, Tüketim, Sürdürülebilir Tüketim, Değer, Bireysel Değerler

DeğerlerKişisel değerlerPlanlı eskitme+6
Berfu Zeynep Karaşahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Ege Bölgesinde yaşayan X kuşağı (1965-1979), Y kuşağı (1980-1999) ve Z kuşağı (2000-2019) yaş skalasında olan spor tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak, Türkçe uyarlaması Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından yapılan Bireysel Yenilikçilik Ölçeği, Coşkun ve Sarıkaya (2014) tarafından geliştirilen Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği ve Uyar (2019) tarafından geliştirilen Yeşil Satın Alma Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS 22,0 istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Basıklık ve Çarpıklık değerleri incelenmiştir. Değişkenlerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Verilerin analizinde parametrik yöntemler kullanılmıştır. Bağımsız gruplarda kategorik değişkenlerin oranları arasındaki farklar Ki-Kare testi ile analiz edilmiştir. Spor tüketicilerinin ölçek düzeylerini belirleyen boyutlar arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon ve Lineer Regresyon analizleri aracılığıyla incelenmiştir. Spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerine göre ölçek düzeylerindeki farklılaşmaların incelenmesinde bağımsız t-testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (Anova) ve post hoc (Tukey, LSD) analizlerinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, bireysel yenilikçilik düzeylerine göre, X ve Y kuşaklarında ekolojik ayak izi farkındalığının daha yüksek olduğu ve bireysel yenilikçiliğin X kuşağında yeşil satın alma niyeti ve yeşil satın alma davranışı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Ayak iziBireysel yenilikçilikEkolojik ayak izi+7
Aykut Aksu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin seyahat motivasyonlarının geliştirilmesinde gastrorehberliğin rolüne ilişkin model önerisi: Türkiye örneği

Dünya üzerindeki farklı uygarlıkların sahip oldukları etnik ve yerel kültürler neticesinde ülkeler, birbirinden zengin mutfak içeriklerine sahip olmuşlardır. Ülkelerin zengin içeriğe sahip oldukları bu mutfaklar, turizm sektörü içerisinde alternatif bir turizm çeşidi olarak sunulmakta, doğrudan ve dolaylı olarak ülkelere döviz getirisi sağlamaktadır. Artan kıyasıya rekabet koşulları ve hızlı gelişen teknoloji göz önünde bulundurulduğunda da sahip olunan kültürel ve yöresel değerlerin ön plana çıkarılması için etkili bir tanıtıma ve zengin içerikli sunumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Etkili sunum ve tanıtımlar sadece medya, fuar, panel, sempozyum vb. aracılığıyla değil, aynı zamanda ülkelerin turizm elçileri rolünde görev alan ve birebir turistlerle iletişim içerisinde bulunan turist rehberleri aracılığıyla da yapılmaktadır. Çalışma bu kapsamda; ülkenin en önemli turizm elçilerinden biri olan profesyonel turist rehberlerinin, hızla gelişen ve ülkelere döviz girdisi sağlayan gastronomi alanında etkili hizmet sunabilmeleri adına gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Daha önce konuyu bu bağlamda inceleyen bir tez çalışmasına rastlanılamamış olması, konunun özgünlüğünü koruması ve ilgili alanyazında yeterince yer verilmemesi araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada model önerisi geliştirmek için detaylı ve derinlemesine saha araştırmasına gerek duyulduğundan dolayı yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılması tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında faal olarak turlara çıkan gastrorehberler, gastronomi turları düzenleyen seyahat acentaları, gastroturistler ve rehber-akademisyenler ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye katılan katılımcılar alanında uzman ve bilirkişi kimselerden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Farklı örneklemler ile yapılan görüşmelerde konunun detaylı incelenmesi ve model önerisi geliştirilmesi amacıyla katılımcılara yönelik birbirinden çoğunlukla bağımsız, toplamda 55 soru sorulmuştur. Bu sorulardan belirli kesimleri gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmek için ortak soru biçiminde sorulmuş, ayrı örneklemden katılımcıların farklı görüş ve önerileri alınmıştır. Ayrıca katılımcı gözlem ile gastronomi turlarına dahil olunmuş, daha önceki bireysel tecrübelerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler, betimsel yöntem ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre birçok tema ve kod belirlenmiş ancak model önerisi için gastrorehberlerin sahip olması gereken nitelik ve özellikler, bilgi ve beceriler, roller ve eğitimler olmak üzere 4 farklı tema oluşturulmuştur. Gastrorehberliğe yönelik oluşturulan modelde, gastrorehberlerin daha çok tanıtım ve aktarım rollerinin olduğu, yeme-içmeye yönelik kendilerinin de teorik ve uygulamalı eğitimlere sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel mutfak bilgisi ile ürün bilgisine ve yeme-içme tarihi hakkında bilgiye sahip olmaları, kendilerinin de yeme-içmeye meraklı ve kaşif olmaları gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrorehberlik, Seyahat Motivasyonu, Turist Rehberi, Turizm.

MotivasyonMutfak turizmiRehberlik hizmetleri+4
Özcan Özdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şarap evlerinde yaşanan tüketici deneyimleri üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi geçmişten günümüze kadar farklı aşamalardan geçmiş; tüketici istek, ihtiyaç ve beklentilerinde değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişimlerle birlikte işletmeler, rekabet ortamında öne çıkabilmek için farklı arayışlara yönelmişlerdir. Metalar ve ürünlerden sonra hizmetlerin de giderek birbirine benzemeye başlaması ve kolay taklit edilebilir olmaları işletmeleri deneyim ekonomisi çağına, oradan da deneyimsel pazarlamaya yönlendirmiştir. Tüketici deneyimine odaklanan deneyimsel pazarlama yaklaşımının irdelenebileceği ve elde edilen sonuçların başarılı bir şekilde uygulanabileceği sektörlerin başında hizmet sektörü gelmektedir. Bu araştırmada; hizmet sektöründe faaliyet gösteren Sensuswine şarap evlerinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tüketicilere uygulanan anketle, tüketicilerin Sensuswine şarap evlerinde yaşadıkları deneyimler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; tüketicilerin yaşadıkları deneyimler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörler yaşam tarzı, duygu, ait olma, atmosfer ve memnuniyet olarak isimlendirilmiştir. Bulgular aynı zamanda şarap evlerinde elde edilen deneyimlerin katılımcıların demografik özelliklerine ve ziyaret sıklıklarına göre farklılaştığını göstermiştir. Sonuç olarak şarap evlerinin deneyimsel pazarlama uygulamaları konusundaki eksiklikleri tespit edilmiş ve bu eksikliklerin düzeltilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Tüketici Deneyimi, Şarap Evi, Sensuswine

Deneyimsel pazarlamaTüketici deneyimiTüketiciler+2
Gizem Konuk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin restoran tercihlerinde fiziksel kanıtların rolünün incelenmesi üzerine nitel bir araştırma

Restoran işletmelerinin tüketicilere farklı deneyimler yaşatma amacıyla fiziksel kanıtlara önem vermeye başlaması sonucunda fiziksel kanıtlar pek çok bilim dalı için önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu araştırmada; tesis estetiği, ışıklandırma, dizayn, yemek ile ilişkili ekipman, personel ve atmosfer gibi fiziksel kanıt unsurlarının tüketiciler üzerindeki etkisi bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Nitel yöntemle gerçekleştirilen araştırmada, Eskişehir'de bulunan turizm belgeli ve belediye belgeli restoranlarda gözlem ve görüşmeler yoluyla veriler toplanmıştır. İlk aşamada, dört restoran üzerine yapılan gözlem sonunda tematik analizlerle 18 alt temaya ulaşılmıştır. Söz konusu alt temalar, ikinci aşama olan görüşmede katılımcılara yöneltilen soruların temelini oluşturmuştur. Görüşme sürecinde kartopu tekniği ile seçilen 15 katılımcı yer almıştır. Katılımcılardan maksimum düzeyde veri elde edilebilmesi amacıyla görüşmelerin yapılacağı restoranları kendilerinin seçmesi istenmiştir. Böylece, katılımcıların söz konusu restoranları tercih etme nedenleri ve hangi fiziksel özelliklerin ön plana çıkartıldığının belirlenmesi mümkün olmuştur. Nitel verilerin analizinde kullanılan mikro analiz, açık kodlama ve seçkili kodlama teknikleri; renk, müzik, hijyen, personel ve menü gibi fiziksel kanıtların tüketici zihninde bir bütün olarak işlev gördüğü ve bütünün içinde değerlendirmeye tabi tutulduğunun ortaya çıkartılmasında fayda sağlamıştır. Ayrıca, konum ve restoranda bulunan diğer tüketicilerin yemek-alanı ölçeği içinde yer alması gereken diğer fiziksel kanıt unsurları olduğu da belirlenmiş ve fiziksel kanıtların, tüketici üzerindeki ağırlıklı etkisinin olumlu olduğu durumlarda, olumsuz durumların tolere edilebildiği görülmüştür.

Fiziksel mekanFiziksel sağlıkFiziksel uygunluk+7
Selin Kama
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketici tarafından üretilen reklamlarda kaynak etkisi üzerine bi̇r değerlendirme

Enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak medyada ve izleyicilerde büyük bir dönüşüm yaşanmaktadır. Yeni medya ortamı izleyicilere medya tüketimi sürecinde benzeri görülmemiş bir kontrol yetkisi tanımıştır. Bununla birlikte en heyecan verici değişim, doğası gereği etkileşimli ve katılımcı olan yeni medya ortamının izleyicilere içerik üretme ve dağıtma konusunda yepyeni olanaklar sunmasıdır. Yeni medya ortamı, tüketicilerin markalarla etkileşim kurmalarına olanak sağlayan birçok fırsat sunmuştur. Tüketiciler, markalarla iletişimin aktif katılımcısı konumuna gelmiştir. Dolayısıyla, tüketici, marka ve reklam arasındaki ilişkiler daha karmaşık ve etkileşimli bir yapıya dönüşmüştür. Bu araştırmanın konusunu oluşturan tüketicinin ürettiği reklamlar, bahsedilen değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan, tüketicinin içerik üretmeye katılımının en üst seviyede olduğu yeni bir fenomendir. Akademinin, tüketicinin ürettiği reklamlara yönelik ilgisi 2000'li yılların ikinci yarısından itibaren hareket kazanmaya başlamış ve günümüze kadar az sayıda çalışma gerçekleştirilmiştir. Batı kaynaklı bu çalışmaların çoğunda reklamın tüketici tarafından üretildiği bilgisinin tüketicilerin reklama yönelik değerlendirmelerini olumsuz etkilediği görülmüştür. Türkiye'de gerçekleştirilen, deney ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmada ise önceki çalışmaların aksine tüketicilerin, tüketicinin ürettiği reklama yönelik değerlendirmelerinin olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, araştırmadaki en dikkat çekici bulgu katılımcıların, tüketicinin ürettiği reklamı "ikna edici bir süreç" ve "markanın iletişimi" olan bir reklam olmaktan ziyade "bir amatörün yaratıcı çalışması" olarak görmesidir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, tüketicinin ürettiği reklam, reklama yönelik tutum

Elektronik medyaGerilla reklamcılıkMarka iletişimi+7
Naim Çınar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık inovasyon ve tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarını etkileyen faktörler

Ekonomik büyümenin temel dinamiklerinden biri olan inovasyon sürecinde işletmelerin paydaşları ile olan işbirliği giderek artmaktadır. Birlikte yaratma olarak adlandırılan bu yaklaşım da özellikle açık inovasyon platformlarında birçok alanda yenilikçi fikir üretimi tüketiciler ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmada, tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarını etkileyen faktörlerin ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşmak için Planlı Davranış Teorisi temel alınarak değişkenler oluşturulmuş, araştırma modeli ile uyumlu bazı farklı değişkenler de eklenerek model genişletilmiştir. Araştırma Türkiye'de faaliyet gösteren bir açık inovasyon platformuna üye olan örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda tüketicilerin birlikte yaratma davranışına yönelik tutumları, algıladıkları hakimiyet, öznel norma ilişkin algıları betimlenmiş, bu değişkenler ile katılım niyeti arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Ayrıca sürece ilişkin algıladıkları risk ve yararların tutum üzerindeki etkisi belirlenmiştir. Araştırma sonuçları tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarına yönelik olumlu bir tutum sergilediklerini ve tutumun katılım niyeti üzerinde etkili olduğu göstermektedir. Algıladıkları psikolojik ve sosyal yararlar tutumu olumlu yönde etkilerken, finansal risk ve yararların tutum üzerinde bir etkisi olmadığı görülmektedir. Ayrıca birlikte yaratma sürecine yönelik algılanan davranışsal hakimiyetin niyet üzerinde yüksek etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Birlikte yaratma ile ilgili toplumsal baskıdan söz etmek mümkün değildir. Anahtar Kelimeler: Açık inovasyon, birlikte yaratma, inovasyon, planlı davranış teorisi

Açık inovasyonBirlikte değer yaratmaPlanlı Davranış Kuramı+4
Ceyda Ovacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyonlara yönelik tüketici temelli marka denkliği algılarının ölçümü: Eskişehir örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir'e gelen yerli ziyaretçilerin marka denkliğine ilişkin algılarının demografik ve davranışsal özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamında, 2014 yılının Eylül ayında Eskişehir'i ziyaret eden 397 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada, Eskişehir'in tüketici temelli marka denkliği algısının ölçümü, Aaker (1991) ve Keller'ın (1993) geliştirmiş oldukları marka denkliği boyutları temel alınarak; marka farkındalığı, algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati boyutlarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan faktörler; alanyazından yararlanılarak ''farkındalık'', ''sadakat'', ''algılanan kalite'', ''çekiciliklere dair imaj'', ''etkinlik ve destek hizmetleri'', ''temel yeterlilikler'' ve ''benzersiz çekicilikler imajı'' faktörü olarak isimlendirilmiş ve farklılık analizleri bu faktörler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının cinsiyete, Eskişehir'i ziyaret etme sıklığına, yaş grubuna ve gelir düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Eskişehir'e yönelik hangi pazarlama stratejilerinin uygulanabileceği konusunda öneriler sunulmaktadır.

DestinasyonDestinasyonEskişehir+7
Tuğçe Özoğul
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin kurumsal itibar algısı üzerindeki kültürel etkiler

İtibar işletmelere mevcut pazarlarında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayan soyut bir varlık, ekonomik bir değerdir. Literatürde rekabet üstünlüğü ve kurumsal itibar arasında doğrusal bir ilişki olduğu görüşü yaygın bir biçimde kabul görmektedir. Bu bağlamda itibar örgütsel alanda stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Literatür işletmelerin itibar katsayılarının hesaplanmasına yönelik yaklaşım ve yöntemler açısından olgunluğa erişmiş durumdadır. Bu araştırmanın mevcut literatüre en önemli katkısı ise tüketicilerin söz konusu katsayıların oluşmasında hangi faktörlere öncelik verdiği ve söz konusu faktörlerin birbirlerine olan üstünlüklerinin AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) yöntemi ile yeni bir model ortaya koyacak bir biçimde faktör düzeyinde belirlenmiş olmasıdır. AHP objektif ve sübjektif tüm kriterleri ikili karşılaştırmalar yaparak ölçen ve bu kriterlerin birbirlerine göre önceliklerini bularak önem sıralarını belirleyen bir karar verme tekniğidir. Kültür kavramının epistemolojik önemi ve ontolojik gerçekliğinden hareketle araştırmanın iki farklı kültürde sürdürülmesi sebebiyle iki farklı çalışma evreni ve örneklemi bulunmaktadır. Güçlü temsil yeteneği sebebiyle seçkisiz örnekleme ile gerçekleştirilen anket uygulamasında iki farklı kültürel grubun itibar algısı kıyaslanmış ve bu algıyı şekillendiren temel değişkenlerler ve atfedilen önem dereceleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, farklı tüketici gruplarının itibar algısını oluşturan temel değişkenlerin kültürler arasında önemli farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve öneri kısmında da araştırmada kullanılan 23 maddeden oluşan ölçeğin 7 madde ile uygulanması noktasında yeni bir öneride bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Kurumsal itibar, Algılanan İtibar, İtibar Yönetimi

Kurumsal itibarKültürKültürel etki+3
Volkan Yüncü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Facebook'taki marka sayfalarının kadınlar tarafından takip edilmesine yönelik kullanım ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde bir inceleme

Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarını karşısında izleyici olarak konumlanan bireyin kendi ihtiyaç ve arzularını gidermek adına, bilinçli olarak medya tercihi yapışı ele alınmıştır. Tüketim toplumu tartışmaları bağlamında, bireyin izleyiciden tüketiciye dönüşme süreci ve reklamların bu amaca aracılığı tarihsel bir arka plan dahilinde tartışılmıştır. Yeni iletişim teknolojilerinin beraberinde gündelik yaşamın bir parçası haline gelen sanal ortamlar ve bu ortamların tüketici için konumlandırılışı, reklamcılık uygulamaları odağında irdelenmiştir. Kartopu örneklem yöntemi ile ulaşılan kadın internet kullanıcıların, çalışmanın amaç sorularından yola çıkılarak hazırlanan ankete verdikleri cevaplar Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal ağlar, reklamcılık, kadın tüketiciler, Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı

FacebookKadınlarReklamcılık+7
Deniz Marmasan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeniden üretim ve pazarlama: Tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satınalma niyetlerinin araştırılması

Yeniden üretim kullanılmış ürünlerin yeniymiş gibi ürünlere dönüştürüldüğü endüstriyel bir süreçtir. Yeniden üretim, kullanılmış ürünlerdeki katma değerin kazanılmasını sağlayarak doğaya atık oluşumunu azaltır. Plastik damacana su ürününü temel alan bu çalışma, yeniden üretilmiş ürünlere yönelik tüketici davranışını teorik olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmış, veriler yapılandırılmış sorular içeren anketler aracılığıyla toplanmıştır. Örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinden yararlanılarak yapı geçerliliği açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada yapısal eşitlik modellemesi yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma sonuçları, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satın alma davranışı üzerinde satın alma niyetlerinin ve algıladıkları davranışsal kontrolün etkili olduğunu göstermektedir. Araştırma bulguları, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satın alma niyetlerinin subjektif normları, tutumları ve algıladıkları davranışsal kontrolleri tarafından belirlendiği ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, yeniden üretilmiş ürünleri satın almaya karşı tüketicilerin tutumlarının, tüketicilerin yeşil tüketim değerleri, öznel ürün bilgisi, algıladıkları risk ve tiksinme duygusu tarafından etkilendiğini göstermektedir. Araştırmada, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünlerle ilgili tiksinme duygularının artmasının ürünlerden algılanan riski yükselttiği ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yeniden üretim, Tüketici davranışları, Pazarlama uygulamaları

PazarlamaSatın alma niyetiTüketici davranışı+2
Mustafa Bilgehan Kutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisi: Anadolu Üniversitesi öğrencileri üzerinde bir araştırma

Günümüzde kurumlar, sadece karlarını arttırarak değil, aynı zamanda içinde bulundukları çevreye ve topluma karşı, toplumsal ve çevresel konulara ya da sorunlara değinerek daha fazla büyüyüp gelişebileceklerinin farkına varmaya başlamışlardır. Fakat kurumların sosyal sorumluluk faaliyetleri, paydaşların istek ve beklentilerine göre şekillenmesi konusunda zayıf kalabilmektedir. Zayıf kalan bir faaliyet hem kurumların paydaşlarının sorunlarına çözüm üretememekte hem de harcanan çabaların boşa sarf edilmesine neden olabilmektedir. Bu noktada kurumların paydaşlarını iyi bir şekilde analiz etmesi önem kazanmaktadır. Diğer taraftan tüketici sosyal sorumluluk davranışı, tüketicilerin bilinçli bir şekilde satın alma kararı verirken, ürün ya da hizmet satın alırken yansıttıkları davranış biçimleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada bu davranış biçimlerinin, tüketicilerin kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket yöntemi aracılığıyla toplanmıştır. Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının ve onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş, sınıf, gelir ve gider durumu değişkenleri bağlamında farklılaşıp farklılaşmadığı irdelenmiştir. Sonuç olarak bazı anlamlı farklılıklarla birlikte tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışları ile onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Kurumsal sosyal sorumluluk, Tüketici sosyal sorumluluk davranışı, Tüketici tutumu.

Anadolu ÜniversitesiSorumlulukSosyal sorumluluk+5
Yusuf Zafer Can Uğurhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Planlı davranış teorisi kapsamında tüketicilerin yeşil tüketim davranışlarını açıklamaya yönelik bir model önerisi

Sürdürülebilir tüketim ve yeşil tüketici davranışları literatürde gün geçtikçe daha fazla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir (yeşil) tüketim kavramı ile beraber yeşil tüketici kavramı da meydana gelmiştir. Tüketici davranışlarının tanımlanması ve sınıflandırılması kapsamlı ve zor bir süreçtir. Tüketiciyi tanımlamaya çalışan çalışmalar tüketicilerin çok yönlü yapısı nedeniyle ortak bir paydada buluşmakta zorlanmaktadır. Yeşil tüketiciler en temel tanımı ile satınalma güçlerini doğayı korumak üzere kullanan tüketiciler olarak açıklanmaktadır. Yeşil tüketici davranışlarını açıklamak ve tahmin etmek amacı ile kullanılan modellerden birisi de Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi'dir. Bu çalışmada Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi temel alınarak tüketicilerin yeşil satınalma davranışına etki eden faktörler incelenmiştir. Sonuç olarak modele eklenen çevresel kaygı, çevresel bilgi ve algılanan tüketici etkililiği değişkenlerinin yeşil tüketici tutumları ve satınalma davranışı üzerinde önemli ve anlamlı etkilerinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.

Algılanan etkinlikPlanlı Davranış KuramıSatınalma davranışı+5
Simge Emekçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında incelenmesine dair bir saha araştırması

Geleneksel ekonomi yaklaşımları bireylerin rasyonel olduğunu savunurken, davranışsal ekonomi yaklaşımları belirsizlik ve riskli durumlarda bireylerin karar mercilerinin irrasyonel olduğunu savunmuştur. Çalışmacılar, yapmış oldukları ampirik çalışmalar ile bunu kanıtlamıştır. Bu noktada çalışmada tüketicilerin kararlarına etki eden etmenlerden olan davranışsal ekonomi yaklaşımları ve kişilik yapıları ile online itkisel satın alma niyetleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İrrasyonellik ise çalışmada incelenen kavramların ortak paydasını oluşturmuştur. Bu Çalışmada pazarlama stratejilerinde en çok tercih edilen davranışsal ekonomi yaklaşımlarından çerçeveleme etkisi, zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısı kullanılmıştır. Davranışsal ekonomi yaklaşımlarının açıklanmasında kullanılan senaryoda, günümüzde hala sürmekte olan Covid-19 pandemisi ile uyarlanmış ve hayali kurgulamanın yerine gerçek şartlar altında sorgulama yapılmış, böylece tüketicilerin online itkisel satın alma niyetilerinin gerçek risk altında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı, tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında açıklanmasıdır. Devamında da tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin kişilik tiplerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Amaç perspektifinde çalışmada deney ve kontrol grubu kullanılarak oluşturulan çalışmanın kavramsal modelinde tüketicilerin kararlarını etkileyen faktörlerden davranışsal yaklaşımlar, kişilik tipleri ve bunların online itkisel satın alma niyeti ile farklılık ölçümlemeleri yapılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans, Ki-Kare Testi, Bağımsız Örneklem T-Testi, ANOVA analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı ışığında ilgili kavramlar açıklanmış ve ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Çalışma verileri yüz yüze ve çevrimiçi anket tekniği ile elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS istatistik paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular; tüketicilerin kazanç ve kayıp durumlarında kararlarının farklılaştığı, online itkisel satın alma niyetinde eklemeli/çıkarmalı seçenek çerçevelemesi ile batık maliyet yanılgısında çekilişle elde etmede farlılık oluştuğu, kişilik tipleri söz konusu olduğunda zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısında farklılık meydana geldiği, kişilik tipleri ile online itkisel satın alma niyetleri arasında farklılık oluşmadığı ve son olarak da demografik özelliklerden medeni durum değişkenine göre online itkisel satın alma niyetlerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak verilen cevaplarda Covid-19'un makro etkisinin olduğu ifade edilebilir.

Davranışsal ekonomiSatın almaSatın alma davranışı+4
Funda Civek
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Y ve Z kuşağı spor tüketicilerinin spor pazarlaması açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada Y ve Z kuşağında yer alan spor tüketicilerinin spor pazarlaması bileşenleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli "Etik Kurulu İzni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu"ndan alınmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan spor tüketicilerine bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 For Windows Paket Programından yararlanılarak normallik ve homojenlik testi için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk uygulanmıştır. Fark testleri için ikili karşılaştırmada Mann-Whitney U, çoklu grup karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis H testi ve betimsel istatistikleri içinde yüzde ve frekanslar kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan form, katılımcılara ait demografik özellikleri içinde bulunduran "Spor Tüketici Profili" ve Doğru (2003) tarafından geliştirilen "Spor Pazarlaması Bileşenleri (SPBÖ)" ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan spor tüketicilerinin demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanan veri toplama formu 22 sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın evreni, 2022 yılında Gym Club Olympia (Samsun) spor hizmeti sunan merkezde egzersiz ve spor programlarına katılan spor tüketicilerinden oluşmaktadır. Örneklem, 2022 yılında Gym Club Olympia (Samsun) spor hizmeti sunan merkezde egzersiz ve spor programlarına katılan spor tüketicilerinden gönüllü olarak katılan 262 (189 erkek ve 73 kadın) kişiden oluşmaktadır. Sonuç olarak, spor pazarlaması bileşenleri ortalamaları değerlendirildiğinde ortalamalar fark etmez ve çok önemli aralığındadır. Spor pazarlaması bileşenlerinden elde edilen bulguların spor yöneticileri açısından fayda sağlayacağı ve ortaya çıkan bulguların spor pazarlama stratejileri uygulayan spor merkezleri için önemli olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın bulguları bir bütün olarak ele alınmalıdır. İçlerinden bir değişken üzerine yoğunlaşmanın uygun olmayacağı düşünülmektedir. Günümüzü Y kuşağından Z kuşağına geçiş dönemi olarak ele almakta mümkündür, Y kuşağı spor tüketicileri yerini önümüzdeki süreçte Z kuşağına bırakacağı düşünüldüğünde fitness hizmeti sunan işletmelerin toplumsal yapıdaki bu kuşak geçişini dikkate almaları ve pazar bölümlendirmelerini, spor pazarlaması bileşenlerini sürece uygun şekilde tasarlamaları ve stratejilerini oluşturmalarının gerektiği düşünülmektedir. Bu bağlamda spor ürünü ve hizmeti sunan işletmelerin Y ve Z kuşağı tüketici davranışlarını dikkate alarak spor sektöründe yerlerini almaları ve konumlandırmaları gerektiği söylenebilir.

SporSpor pazarlamasıTüketiciler+2
Murat Üstün
Hitit University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak ikinci el satın alma davranışının incelenmesi

Günümüzde ikinci el alışveriş tüketiciler tarafından yaygın ve hızlı bir şekilde benimsenmiştir. Çevrimiçi ikinci el alışveriş sitelerinin artmasıyla alışveriş hacminin yükseleceği tahmin edilmektedir. İkinci el çevrimiçi pazarın büyümesinde önemli bir etken olan tüketici davranışlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak satın alma davranışlarını açıklamaya çalışmaktadır. Çalışmanın amacı, ikinci el ürün satın alma motivasyonu ve İkinci el ürün satan internet sitelerinden satın alma düzeyi arasında ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın temel varsayımı, tüketicilerin demografik özelliklerine göre ikinci el ürün satınalma motivasyonlarının ve İkinci el ürün satan internet sitelerini kullanma düzeylerinin faklılık gösterdiğidir. Çalışma da anket yöntemi kullanılarak elde edilen veriler IBM SPSS Version 26 ile değerlendirilmiştir. Anket verilerinin analizinde frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Çalışma modeline uygun olarak geliştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Bağımsız Örneklem T Testi ile test edilmiştir.

MotivasyonSatın almaSatın alma davranışı+5
Berna Aydın
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin satın alma niyetinde sosyal medya pazarlmasının etkisi ve facebook üzerinde bir uygulama

Sosyal medya, günümüzde teknolojinin sürekli değişmesi ile orantılı olarak yeni iletişim mecralarının güncellenmesi sonucunda internetin yeni bir hal almasını sağlamıştır. Artan rekabet koşulları ve farklılaşan tüketici tercihleri karşısında hedef kitleye çabuk ve doğru bir biçimde ulaşmak isteyen firmalar için fırsat yaratan sosyal medya, firmaların pazarlama iletişimi unsurlarından biri haline gelmiştir. Sosyal medya araçları sayesinde paylaşılan her türlü içerik, tüketici davranışını ve sosyal medya pazarlamasını şekillendirmektedir. Sosyal medyadaki kullanıcı veya firma tarafından oluşturulmuş içeriklerin, kişilerin satın alma kararlarında büyük etkisi bulunmaktadır. Bu çalışma, sosyal medya pazarlamasının tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisini ve tüketicilerin demografik özellikleri ile olan ilişkisini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmanın literatür bölümünde; sosyal medya pazarlaması ve tüketici davranışları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise; sosyal medya pazarlamasının tüketici davranışlarına olan etkisini tespit etmek amacıyla bir anket hazırlanmış ve bu anket sosyal medya kullanıcıları tarafından cevaplandırılmıştır. 283 sosyal medya kullanıcısının verdiği cevaplar sonucunda ortaya çıkan veriler SPSS paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ulaşılan bulgular sosyal medya pazarlamasının tüketici davranışları üzerinde etkili ve bazı demografik değişkenler bakımından farklılıklar olduğunu göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Medya, Tüketici Davranışları, Sosyal Medya Pazarlaması

FacebookMedyaPazarlama+6
Semih Solak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Seçime dayalı konjoint analizi ve bir uygulama

Bu çalışmada; tüketicilerin bir ürün, hizmet veya düşünce tercihlerini yaparken birçok seçenek arasından yaptıkları seçimi anlamak için geliştirilen konjoint analizi kullanılmıştır. Konjoint analizi tekniklerinden biri olan seçime dayalı konjoint analizi, direk tüketici tercihleri ölçüldüğünden ve yapılan çalışma sayısının az olmasından dolayı çalışmada tercih edilmiştir. Çalışmanın asıl amacı başta pazarlama olmak üzere birçok alanda yaygın olarak kullanılan konjoint analizini inceleyerek, seçime dayalı konjoint analizi için bir uygulama yapmaktır. Bu sebeple yapılan uygulamada DPÜ İ.İ.B.F. öğretim elemanlarının seçime dayalı konjoint analizi kullanılarak var olan bir kampüsün sürdürülebilir yeşil kampüse dönüşümü sırasında öncelikli olarak yapılması istedikleri uygulamaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada; Geng ve ark.(2013) tarafından "Çin'de "Yeşil Üniversite" Oluşturulması: Shenyang Üniversitesi Örneği" adlı yayımlanan çalışmada kullanılan değişkenler ve bu değişkenlere ait düzeyler ele alınmıştır. Her biri 3 düzeyden oluşan enerji, su, atık, eğitim ve araştırma özelliklerine ait 21 adet seçim seti, 2015-2016 yılında DPÜ İ.İ.B.F.'de görevli akademik personele anket çalışması ile uygulanmıştır. Çalışma sonucunda İ.İ.B.F. akademik personelinin sürdürülebilir yeşil kampüs dönüşümünde öncelikli olarak enerji, su, atık, eğitim ve araştırma kriterlerinde önem verdikleri uygulamalar belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçime Dayalı Konjoint Analiz, Sürdürülebilir Kampüs, Yeşil Kampüs.

Konjoint analiziTüketici davranışıTüketici tercihleri+1
Elif Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma

Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.

SatınalmaSatınalma davranışıTüketici davranışı+6
Sema Çınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan tüketici riski ile elektronik ağızdan ağıza iletişim arama motivasyonları ilişkisi: Dumlupınar Üniversitesi öğrencileri üzerine bir uygulama

Tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen ekonomik, demografik, sosyokültürel ve psikolojik faktörlerle birlikte ağızdan ağıza iletişimin etkisi de her geçen gün artmaktadır. Ağızdan ağıza iletişim gelişen teknoloji ve iletişim ile internete taşınmıştır. Bu yeni durum ağızdan ağıza iletişimi elektronik ağızdan ağıza iletişim (eWOM) haline dönüştürmüştür. Bu dönüşüm tüketicileri algılanan risklerini düşürmek ve doğru satın alma kararı vermek için internet ortamında eWOM davranışına yöneltmiştir. İnternet ortamı ve sosyal medya platformları eWOM sağlayanları ve eWOM arayanları iç içe bulundurmaktadır. Tüketiciler eWOM arama davranışı ile ürün veya hizmet hakkında performans bilgisi, ürün kullanım bilgisi, ürünün kabul görmüşlüğü hakkında birçok veriye sosyal medya platformlarında ulaşabilmektedir. eWOM birçok tüketicinin karar aşamasında başvurduğu ve çok daha fazla yayılmaya başladığı iletişim türüdür. eWOM arayanlar da sağlayanlarda belirli motivasyonlar ile hareket etmektedir. eWOM arama motivasyonları tüketicilerin neden eWOM' a yöneldiğini açıklamaktadır. eWOM sağlama motivasyonları ise bilgi sağlayan tarafın motivasyonlarını açıklamaktadır. Tüketicinin algılanan riski ve eWOM arama davranışı arasındaki ilişki riskin düşürülmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada tüketicinin algılanan riski ile eWOM arama motivasyonları ilişkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Algılanan risk, Sosyal Medya, WOM, eWOM, eWOM Arama Motivasyonları

Ağızdan ağıza iletişimElektronik ağızdan ağıza iletişimRisk algılaması+5
Zeynep Bakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects