Communication
834 theses under this subject heading
Çoklu robot sistemlerinde robotlar arası haberleşme ve işbirliği kullanılarak arama verimliliğinin artırılması
Bu tez çalışmasında çoklu robot sistemleri ile gerçek zamanlı olarak yapılan bir arama görevinde robotlar arası haberleşmenin sistem başarısına olan etkisi benzetimler ve robot uygulamaları yapılarak incelenmiştir. Yapılan ilk çalışmada engellerin bulunmadığı doğrusal bir alan üzerinde robotların iletişim kurabildiği ve kuramadığı iki farklı arama davranışı üzerinde durulmuş ve iletişimin arama başarısına olan etkisi ölçülmüştür. Devam eden çalışmalarda ise daha fazla sayıda robot kullanılarak üzerinde duvarlar ve engeller bulunan daha gerçekçi bir alan içerisinde arama davranışı gerçekleştirilmiş ve arama sırasında her bir robotun yaptığı arama ile ilgili harita bilgisini hafızasında tutması ve gerektiğinde bu bilgiyi iletişim mesafesinde bulunan diğer robotlarla paylaşması sağlanmıştır. Yapılan benzetim ve deneylerde çok robotlu işbirlikli bir arama senaryosunda robotlar arasındaki iletişim mesafesinin robotlar arasındaki işbirliğine ve dolaysıyla da arama başarımlarına olan etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Yapılan diğer bir çalışmada ise robotların sadece yaymış oldukları RF işaret şiddetleri kullanılarak ve başka herhangi bir konumlandırma yöntemi olmaksızın arama yapılacak ortama dağılmaları amaçlanmıştır. Burada dağılma davranışı doğada bakteriler gibi tek hücreli canlıların besin arama davranışlarından esinlenilerek geliştirilmiş bir yöntem olan bakteri beslenme eniyileme yöntemi kullanılarak robotların kendilerini istenilen şekilde konumlandırmaları ile sağlanmıştır.
A text mining analysis of Central Bank communication: An application to emerging market Central Banks
In this dissertation, I investigate the communication texts of monetary policy committee meetings of emerging market economies (EMEs) by applying the text mining method. The objective is to quantify the recent changes in these communication texts using readability, clarity and sentiment indicators. The international economic institutions and financial markets hold the view that the central banks of Brazil, Hungary, Indonesia, Malaysia, Poland, Russia, South Africa, South Korea and Turkey have initiated significant changes in their monetary policy communication strategies and procedures following the tectonic shifts introduced by major central banks such as forward policy guidance. I tried to answer the following research questions: "Is there a common language used among our sample EM central banks?". "How has the common language usage changed in the last ten years?". "How much has the readability level of the meeting statement texts changed?". How has communication affected the effectiveness of EM monetary policies? Our empirical results reveal the effectiveness of EM CB communication strategies and policies-in place in recent years.
Cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası SBAR iletişim modeli farkındalığının değerlendirilmesi
Araştırma Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası, Durum (Situation), Özgeçmiş (Background), Değerlendirme (Assessment), Öneri (Recommendation)'den oluşan SBAR iletişim modeli farkındalığını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan 220 cerrahi hemşiresi, örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 138 cerrahi hemşiresi oluşturdu. Veriler 1 Mart-30 Nisan 2019 tarihleri arasında literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve ''SBAR İletişim Modeli Değerlendirme Formu" aracılığı ile yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk test ve grafiksel incelemeler ile sınandı. Normal dağılım göstermeyen nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında Mann- Whitney U test kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen üç ve üzeri grupların karşılaştırmalarında ise Kruskal Wallis test ve ikili karşılaştırmaların değerlendirilmesinde Bonferroni-Dunn test kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Hemşirelerin toplam 18 soru üzerinden hesaplanan SBAR iletişim modeli farkındalık puan ortalamaları, eğitim öncesi 62.76±28.52, eğitimden hemen sonra 95,05±7,56 ve eğitimden 1 ay sonra 90.90±13.89 olarak saptandı. Eğitim öncesine göre; eğitimden hemen sonra ve eğitimden 1 ay sonra görülen puan ortalamalarındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Çalışılan birimler değerlendirildiğinde "ameliyathane hemşirelerinin" eğitim öncesi bilgi puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre daha düşük bulunurken (54.17±36.82), eğitimden hemen sonra "ameliyathane hemşirelerinin" puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre en yüksek (99.31±2.78), eğitimden 1 ay sonra ise 93.75±6.69 puan ortalaması ile yüksek bulundu. Araştırma bulguları hemşirelerin SBAR farkındalığının eğitim öncesine göre eğitimden hemen sonra ve eğitimden1 ay sonra arttığını gösterdi. Sağlık hizmetlerinde oluşan iletişim kaynaklı hataları önlemede SBAR'ın etkili olduğu, SBAR ile ilgili eğitimlere düzenli ve sürekli olarak hizmet içi eğitimlerde yer verilmesinin önemli olduğu düşünülmekte ve SBAR iletişim modelininin uygulamada kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelime: Hasta Güvenliği, İletişim, SBAR, Hemşirelik
The role of intercultural competence in english language teaching
In addition to being skillful classroom teachers and competent users of foreign language teaching materials, teachers should also view foreign language teaching through an intercultural perspective. Teachers are now required to teach intercultural competence within and out of their classroom. Moreover, they are expected to have the ability to understand each other across all types of cultural barriers in order to make our societies work. That is why there is a real urgency for teachers that can promote and transfer intercultural competence through their work and adopt approaches to culture teaching. The purpose of this paper is to provide an introduction to the dimensions of intercultural competence and to serve as an encouragement for the future progress of different concepts of teacher training and teaching practice. Finally, it targets to reflect the preparedness of english language teachers to an intercultural challenge in the classroom and their openness to future training sessions on developing and using techniques to promote intercultural competence within their classroom.
Sağlık sektöründe iletişim. Hastaların sağlık kurumu tercihini etkileyen faktörler. Tekirdağ Süleymanpaşa örneği
İletişim, kişiler arasındaki duyguların, düşüncelerin, bilgi birikimlerinin karşılıklı olarak birbirlerine aktarılması sürecidir. İnsanoğlu ilk var olduğu günden itibaren iletişime ihtiyaç duymuştur. Her sektörde iletişime ihtiyaç vardır ve sağlık sektörü de iletişimi aktif olarak kullanmak zorundadır. Sağlık hizmeti denildiğinde hastalığın teşhis ve tedavi edilmesi, rehabilitasyonun yapılması ve hastalıklara karşı önlem oluşturarak toplumun ve bireylerin sağlık düzeylerinin iyileştirilmesi, geliştirilmesi gibi faaliyetleri kapsayan bir bütündür ve bu bütünün oluşumunun her aşamasında iletişime ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma da iletişimin tarihten günümüze gelişimi, sağlık sektöründeki yeri, önemi, gelişimi, hangi ihtiyaçları karşıladığı, iletişimin sağlık sektöründeki gelişmeler etkisi ve hastaların sağlık kurumu tercihinde etki eden faktörlerin neler olduğu incelenmiştir.
Kurumsal iletişim bağlamında sağlık yönetiminde sosyal medya kullanımı: Tekirdağ örneği
Kurumlar örgütsel faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için iç ve dış paydaşlarla çeşitli yöntemleri kullanarak iletişim kurmaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte internet tabanlı web siteleri ve sosyal medya araçları kurumların yeni iletişim kurma mecraları olmuştur. Sosyal medya, kişilere zaman ve mekândan bağımsız iletişim kurabilme kolaylığı sağlamaktadır. Karşılıklı iletişimi kolaylaştırdığı için sosyal medya araçları, diğer iletişim araçlarından daha çok ön plana çıkmıştır. Günlük hayatımızın her alanında kullanılan sosyal medya, sağlık sektöründe de çeşitli amaçlar için sağlık hizmeti sunan kurumlar tarafından kullanılmaktadır. Bu çalışma ile kurumsal iletişim faaliyetlerinde sosyal medyanın önemi ve yeri anlatılmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmada Tekirdağ ilinde sağlık hizmeti sunan beş tane hastanenin Instagram ve Facebook hesapları incelenmiştir. Örneklem olarak seçilen hastanelerin kurumsal iletişim açısından incelenmesi için sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları içerik analizine tabi tutulmuştur. Kurumların paylaşımda bulundukları içerikler, kişilerin ve toplumun sağlık düzeyini etkilemesinden dolayı bu konuda gerekli çalışmaların oldukça önemli olduğu görülmektedir.
Kurumlarda insan kaynakları yönetimi ve iç iletişime verilen önem üzerine bir alan çalışması
Kurumların, evrensel bir değişime uyum sağlaması ve bu doğrultuda markaya, çalışanlara ve diğer tüm paydaşlara fayda sağlaması sürdürülebilir etkin bir ''çalışan iletişimi'' kavramından geçmektedir. İnsan kaynakları yönetiminin bu noktada etkili bir rolü olduğu düşünülmektedir. İnsan kaynakları yönetiminin, yönetici ve çalışanlar arasında etkili bir iç iletişim kurulması ve buna yönelik stratejik bir iç iletişim planlamasının oluşturulması noktasında yenilikleri takip etmesi gerekliliği de ön plana çıkmaktadır. İnsan kaynakları yönetiminin yenilikleri takip edebilmesi, gündem hakkında bilgi sahibi olması, yaratıcı ve stratejik bir şekilde planlama yapabilme yetisine sahip olması aynı zamanda etkin bir kurum iç iletişim için iletişim mecralarını takip ederek güncel değişimleri kuruma uygulaması beklenmektedir. Literatürde yer alan kurum içi iletişime yönelik çalışmalar incelendiğinde, kurumsal iletişim, kurum kültürü veya kurumsal imaj gibi boyutların ön plana çıkmaktadır. Bu doğrultuda insan kaynakları yönetimi, stratejik bir iç iletişim fonksiyonu oluşturmak isterken bu kavramlar arasında sıkışıp kalmıştır. Kurum içi iletişimin çalışan iletişimine evrildiği günümüzde çalışmanın ilerletilmesi için buna yönelik bir literatür taraması yapılmıştır. Dolayısıyla çalışan iletişimi için kurum içi planlamanın yapılması ve bu planlamanın hangi araçlar ile şekilleneceği gibi birçok detay üzerinde durulmuştur. Bu anlamda çalışanlara olumlu katkı sağlamak insan kaynakları yönetiminin işlevlerindendir. Stratejik bir iç iletişim fonksiyonu oluşturmanın çalışan iletişiminden geçtiği düşünülmektedir. Dolayısıyla stratejik planlanmış bir kurum içi iletişimin hem çalışana hem de kuruma olumlu katkı sunacağı bu çalışma ile kanıtlanmaya çalışılacaktır. Türkiye'de Tekirdağ ilinde bir işletmenin iç iletişim çalışmaları, çalışanların düşünceleri, insan kaynakları uzmanlarının görüşleri, yöneticilerin yaklaşımları ve tutumları odak grup görüşmeleri ile ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın iki önemli amacı bulunmaktadır. İlk olarak, bu çalışmayla literatüre bu anlamda katkı sunmak ve bu alanda yapılacak çalışmalara ışık tutmaktır. İkinci olarak ise, kurum içi iletişim kapsamında iç iletişimi anlamak ve iç iletişimin etkilediği noktaları çözümleyerek bu anlamada kurumlara ve çalışanlara kılavuz olabilecek bir çalışma hazırlamaktır. Bu doğrultuda çalışmaya konu olabilecek kurumlardaki içyapıyı çözümleyebilmek ve iç iletişimin bu noktadaki etkisi ile iç iletişimin belirleyici unsurlarının neler olduğu öne çıkartılmaktadır. Araştırmanın sadece Tekirdağ özelinde bir kurum ile sınırlı kalması kurum içi iletişim çalışmalarının benzer sektörlerde ya da farklı kurumsal yapılar için genellemesini zorlaştırmaktadır. Elde edilen bulgular incelendiğinde Türkiye'de insan kaynakları yönetiminin kurum içi iletişimi nasıl ele aldığı ve gelecekte nasıl şekilleneceği ile ilgili yorumlar yapılmış ve bu anlamda gerekli görülen öneriler ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları, İç İletişim, Çalışan İletişimi, Odak Grup
Diplomasi gazeteciliğinin uluslararası iletişim işlevleri: Türkiye üzerine bir inceleme
Bireylerin günlük yaşamda haber alma ve haber verme eylemleri farklı uluslar arasında da söz konusudur. Bu enformasyon akışını sağlayan birçok iletişim kanalı vardır. Bunlardan biri de kitle iletişim araçlarında yer alan haberlerdir. Bu haberler birçok konu başlığına ayrılmakta ve ayrımlardan birini de uluslararası haberler oluşturmaktadır. Uluslararası haberlerin önemli bir ayağını oluşturan diplomasi haberleri, farklı ülkelerin dış işlerine ve siyasetine yönelik konuları kapsamaktadır. Uluslararası iletişimde aracılık rolü bulunan diplomasi gazeteciliği çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı diplomasi gazeteciliği alanında tecrübesi olan kişilerin deneyimlerinden hareketle diplomasi gazeteciliğinin uluslararası iletişimdeki işlevlerini tespit etmek; diplomasi gazeteciliğini etkileyen unsurları belirlemektir. Bu amaçla nitel araştırma yöntemi ile tasarlanan çalışmada kartopu örneklem tekniğiyle ulaşılan 21 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Farklı medya mecralarında çeşitli görevlerde bulunan katılımcıların ortak noktası geçmişte ya da hâlihazırda diplomasi muhabirliği yapmış ya da yapıyor olmalarıdır. Çevrimiçi görüntülü görüşme tekniği kullanılarak toplanan verilerin transkripsiyonu neticesinde 324 sayfalık bir doküman elde edilmiştir. Ulaşılan verilerin analiz edilmesinde tematik veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; diplomasi gazeteciliğinin uluslararası iletişimde farklı şekilde birçok rol üstlendiğine ulaşılmıştır. Diplomasi muhabirleri uluslararası iletişimin çok önemli bir parçası ve uluslararası iletişim zincirinin en önemli halkası olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada elde edilen bir diğer sonuç ise diplomasi muhabirleri ülkelerinin temsilcisi olarak konumlandırılmaktadır. Anahtar kelimeler: Diplomasi Gazeteciliği, Diplomasi Muhabirliği, Uluslararası İletişim, Uluslararası İlişkiler ve Medya.
Sosyal medya kullanımının aile içi ilişkilere etkisi: Karma yöntem araştırması
Aile kurumu; üzerinde çok çeşitli tanımlar yapılan, geçmişten günümüze toplumsal yapının en küçük yapı taşı olarak görülen kurumdur. Aileye geçmişten günümüze kadar neredeyse bütün toplumlarda değer atfedilmesi ve kutsanması onun toplumsal yaşamda önemli bir yere sahip olmasından dolayıdır. Toplumsal yaşamın geçirdiği değişimler, modernleşme, küreselleşme ve teknolojide meydana gelen gelişmeler hem toplumu hem de aile kurumunu derinden etkilemiştir. Bu sebeple ailenin geçirmiş olduğu değişimlerin mercek altına alınması, değişime neden olan etkenlerin incelenmesi önemli hale gelmektedir. Araştırmanın temel amacı; aile kurumun teknolojik gelişmeler karşısında geçirmiş olduğu değişimi ele almaktır. Araştırmada nicel yöntemlerden olan anket tekniği ile Türkiye geneli 18-65 yaş aralığında 1500 kişiden veri toplanmıştır. Bunun yanı sıra yarı-yapılandırılmış veri toplama tekniği ile 15 kişiyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; sosyal medya kullanımı aile içi ilişkileri, aile içi iletişimi, aile değerlerini, aile mahremiyetini ve aile bağlılığını olumsuz yönde etkilemektedir. Sosyal medya kullanımı arttıkça aile içi ilişkilerde bozulma meydana gelmekte, aile değerlerine verilen önem azalmakta, aile içi iletişim düzeyi azalmakta, aile bağlılığı seviyesinde düşüş ve aile mahremiyetine önem verme durumunda azalma olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Sosyal Medya, Aile, Sosyal Medya Çalışmaları, Aile Çalışmaları, Sosyal Medya ve Aile
Reklamlarda erotizmin dönüşümü: 1948'den günümüze Hürriyet gazetesi örneği
Reklam, kişilerde bulunan psikolojik ihtiyaçları harekete geçirerek; herhangi bir ürüne karşı satın alma arzusu uyandırıp zihinde canlanmasını sağlamakta ve yönlendirmektedir. Reklamlar cinsellik içgüdüsünü motivasyon aracı olarak kullanarak tüketicileri ikna etmeye yardımcı olmaktadır. Reklamlar, cinsellikle alakalı kişi, eşya, olgu ve olaylar kullanarak ürün veya hizmetlere erotik mesajlar yüklemektedirler. Verilen erotik mesajla kişilerin markaya karşı bağ kurmasına yönelik farkındalığını arttırmayı amaçlar. Erotik değerler farklı şekillerde ifade edilebilmektedir. Bu bağlamda reklamlarda erotizmin dönüşümü ortaya koymak amacıyla durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Gazete reklamlarında erotizmin yer bulma şeklinin ve niteliğinin belirli süreçteki nasıl değişimi ortaya koymak amacıyla doküman incelemesi yapılmıştır. 1948-2020 yıllarında Hürriyet gazetesinde yer alan erotik reklamlar incelenmiştir. İncelenen reklamlar içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler sonucunda erotizm temsilleri, görsel ifadelerle temsil ve sözel ifadelerle temsil olmak üzere iki ana tema altında toplanmıştır. Görsel ifadelerle temsilde kadın ve erkek bedenin yanı sıra mekânların, kıyafet ve aksesuarları, eşya/nesnelerin de erotizmi temsil ettiği; sözel ifadelerle temsilde kelime ve cümlelerin erotizmi örtük veya açık bir şekilde ifade ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu temsillerin dönemlere ve sektörlere göre farklılık gösterdiği ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erotizm, Cinsellik, Gazete Reklamları, Reklamlar, Kadın-Erkek Bedeni
Okullarda informel iletişimimin kullanılma biçim ve düzeyine yönelik öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında öğretmen görüşlerine göre informel iletişim uygulamalarının kullanılma biçim ve düzeyini belirlemektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullarda İnformel İletişim" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinin Onikişubat ilçesinde yer alan liselerde görev yapan 1629 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 298 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler R 3.3.1. ve MPlus 7 programlarında organize edilerek, frekans tabloları, uyum istatistikleri, açımlayıcı faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, t-testi ve ANOVA analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre informel iletişim okul içinde yoğun bir şekilde kullanılırken okul dışında daha mesafeli bir ilişkiye dönüşmektedir. Okulda informel iletişim daha çok yönetsel sorunların arttığı dönemlerde ve rahatlamak amacıyla kullanılmaktadır. Dedikodu ve söylenti şeklindeki informel iletişim ise nadiren yaşanmakta ve öğretmenler bu tür iletişimden rahatsız olmaktadırlar. Öğretmenler informel iletişimin bazen kurum işleyişine zarar veren gruplaşmalara neden olabildiğini ifade etmekle beraber informel iletişimin okul içinde daha anlayışlı ilişkilerin oluşmasına olumlu bir yanı olduğu görüşünü de sahiptirler.Öğretmenlerin informel iletişim algıları cinsiyet değişkenine göreanlamlı bir farklılık göstermezken, lise türü ve kıdem değişkenine göre informel iletişimin kullanılma nedenleri alt boyutunda, anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, Formel İletişim, İnformel İletişim
Okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişki
Bu araştırma okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak "Politik Yeti" ve "Okullarda İnformel İletişim" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada evren Batman İl Merkezinde bulunan tüm resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 436 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem basit seçkisiz örnekleme metodu ile seçilen 211 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular paket programda düzenlenerek, frekans tabloları, homojenlik istatistikleri, geçerlilik ve güvenirlik analizleri, One Way ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon analizleri tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticilerinin politik yetileri yüksek düzeydedir. Politik yetinin alt boyutlarından içtenliği en fazla, sosyal becerikliliği ise en az kullandıkları tespit edilmiştir. İnformel iletişimde en yüksek algı "İnformel İletişimin Kullanılma Sıklığı" ve "İnformel İletişimin Olumlu Sonuçları" alt boyutlarında görülmüştür. Yöneticilerin informel iletişimin diğer boyutlarını kullanmada temkinli davrandıkları söylenebilir. Okul türünün ve okulda çalışma süresinin politik yeti ve informel iletişim üzerinde anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmüştür. Politik yetinin sosyal beceriklilik ve kişilerarası etki alt boyutlarında kıdem değişkenine bağlı anlamlı farklar tespit edilmiştir. Son olarak yapılan korelasyon analizinde politik yetinin geneli ve alt al boyutları ile informel iletişimin kullanılma sıklığı ve olumlu sonuçları arasında pozitif yönlü, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
Türkçe öğretmenlerine göre okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasındaki ilişki (Siirt ili örneği)
Bu araştırma ile Siirt ili örnekleminden hareketle okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasındaki ilişkinin Türkçe öğretmenlerinin bakış açılarına göre incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim- öğretim yılında Siirt'te kamu okullarında görev yapan 328 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Evrenden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 254 Türkçe öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Kamu okullarında görev yapan Türkçe öğretmenleri; okul müdürlerinin okul kültürleri ölçeğinin toplamında güçlü ancak geliştirilmesi gerektiğini, okul müdürlerinin iletişim becerileri ölçeğinin toplamında ise üst düzeyde etkili olduğunu düşünmektedirler. Cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, çalışılan okuldaki görev süresi, medeni durum ve çalışılan okuldaki öğretmen sayısı değişkinlerine göre Türkçe öğretmenlerinin algılarında okul müdürlerinin okul kültürü düzeyleri ve iletişim becerileri benzemektedirler. Türkçe öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin iletişimin becerileri onların okul kültürlerine ilişkin görüşlerini anlamlı kılmaktadır.
İslam düşüncesinde iletişim biliminin gelişimi ve önemi
Bu çalışma, İslam düşüncesi çerçevesinde iletişim biliminin gelişimi ve önemini, tarihsel süreç bağlamında kavramsal zemini ve çok yönlü işleyişiyle birlikte iletişimi oluşturan anlam ve yöntemleri inceleyerek kavramsal analiz yapmayı amaçlamaktadır. İslam geleneği içerisinde dilin mahiyeti, kelam ilminin fonksiyonu, felsefi düşüncenin etkisi ve iletişim argümanlarının oluşumu, iletişim bilimlerinin temel dinamikleriyle karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. Araştırma konusu olan İslam düşüncesinde iletişim biliminin gelişimi ve kavramsal temellerinin, geçmişten günümüze nasıl biçimlendiğini anlayabilmek adına literatür taraması yöntemi tercih edilmiştir. Bu bağlamda çalışma klasik İslam düşünürlerinin orijinal eserlerini ve bu eserler üzerinde gerçekleştirilmiş modern dönem akademik çalışmalarında yer alan yorumları kapsamaktadır. Bu çalışma İslam'ın ilk dönemlerinden itibaren iletişimin her yönüyle var olduğu ve yalnızca bir aktarım süreci olmanın ötesinde anlam inşası, ikna, temsil, ahlaki tutum ve bireyin yaratıcıyla olan iletişimi üzerinden çok katmanlı bir iletişim sitemi olarak şekillendiğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel çıkış noktası, İslam düşüncesinde iletişim olgusunun, felsefi, dilbilimsel, kelami ve hatabi boyutlarıyla bir bütün olarak ele alınmasıdır. Bu bağlamda, iletişim kavramı hem bireylerarası hem bireyin içsel dünyasında hem de bireyin yaratıcıyla kurduğu ilişkiler ağı içerisinde değerlendirilerek, içsel iletişim metotları, hitabet, ikna, sezgi ve üslup gibi unsurlar üzerinden yapılandırılmıştır. İletişimin mahiyeti üzerine sorular sorularak İslam düşüncesinin sunduğu cevaplar sistematik biçimde analiz edilmiştir. Tezin kuramsal çerçevesinde, başta Farabi, İbni Sina, Gazali, İbni Arabi ve İbni Haldun olmak üzere bir çok İslam düşünürlerinin dil, anlam, ifade, kavram ve hitabet konuları üzerine görüşleri değerlendirilmiştir. Bu bağlamda düşünürlerin, dilin yapısı, kavramların oluşumu ve anlamın zihinsel temsili konusundaki yaklaşımları; iletişim bilimi İslam geleneği kapsamında köken bakımından çözümlenmiştir. İfade, lafız, kelam, kavl, tasavvur, tasdik, mecaz, ibdain, hadsiyyat gibi kavramlar üzerinden İslam düşüncesinin iletişim bilimlerine olan özgün katkıları ortaya konmuştur. Aynı zamanda İslam düşüncesinde yer alan iletişim pratikleri, kavramlar ve düşünsel yaklaşımlar sistematik bir bütünlük içerisinde ele alınmıştır. Burada elde edilen veriler, modern iletişim kuramlarıyla karşılaştırılarak kavramsal örtüşmeler ve ayrışmalar ortaya konmuştur. Bu sayede İslam düşüncesinde iletişimle ilgili kavramsal bir harita ortaya koyulurken beraberinde bu haritanın modern bilimsel bağlamlarla ilişkilendirilmesi sağlanmıştır.
A sociopragmatic study on Turkish native speakers' condolence speech acts
This study explores the speech acts of condolences in Turkish uttered in response to death announcements on Facebook. Methodologically, the first step of this study comprises the analysis of the condolences in Turkish collected from Facebook following Elwood's (2004) classification of condolence strategies and modifications made by Lotfollahi & Rasekh (2011), Samavarchi & Allami (2012), Behnam et al. (2013), Murad (2013), Janusheva & Neshkovska (2018), Nurlianingsih & Ayu Imperiani (2020) and Alemi et al. (2021). Based on the results of this analysis, common condolence strategies by Turkish native speakers were identified. It was found that most condolence strategies involved statements related to Islam which is the most common religion in Türkiye. The second step of our study involves an experiment in which we tested Turkish native speakers' assessments of the level of appropriateness of different types of condolences. In doing so, we invited them to assess real-life examples from Facebook. Focusing on the sociolinguistic variables of social distance and the ranking of the imposition, we discussed which factors contributed to the way condolences are expressed in this speech community. "Expression of sympathy" was the only strategy which suggested that most Turkish native speakers noticed the variations in the ranking of the imposition which is the degree of obligation for condoling between the bereaved and the deceased. On the other hand, the ratings of the strategy of "offer of assistance" indicated that most of the informants were aware of the differences in social distance only in the second hypothetical situation where social distance and the ranking of the imposition were low, and the third hypothetical situation where social distance was high, and the ranking of the imposition was low. As such, this study contributes to our knowledge of a relatively understudied type of speech act and its realizations in Turkish culture. Keywords condolence; speech act; pragmatics; religious condolences; Facebook condolences; Turkish condolence; condolence speech acts
Kültürel diplomasi çerçevesinde edebi eserlerin çevirisi
The purpose of this thesis is to demonstrate the crucial role of cultural diplomacy in general and that literary translation is one of the main tools in the service of a country's cultural diplomacy. Cultural diplomacy is a very broad field that consists of several units and many interrelated units. This aspect of cultural diplomacy is directly related to structuralism, where it is considered that an isolated element has no meaning and that meaning takes place when the elements of the structures work together. Furthermore, it is essential to understand the different dynamics of the different countries applying good cultural diplomacy in the world in order to have a more global view of the phenomenon. Thus, one should first of all have a good vision of traditional diplomacy and public diplomacy. Nowadays, digital diplomacy is also an essential practice, as is the use of social networks, to practice cultural diplomacy. Cultural diplomacy has many aspects and practices, among which literary translation provides a literary work with the power to influence the audience of a target language. Therefore, we decided to analyse two translations of novels in the context of cultural diplomacy, one from French to Turkish and the other from Turkish to French, to find out what effects literary translation can have in a cultural diplomacy context. The aim of our thesis is thus to demonstrate the parallelism between the data provided by the translation of a novel and the issues of diplomacy.
Yeraltı toplu taşıma sistemlerinde görsel iletişim; Ankara metrosu için bir tasarım önerisi
Şehirleşmenin hızla devam ettiği günümüz dünyasında ulaşım, metropollerin önde gelen sorunlarından biridir. Ulaşım sorunlarına üretilen çözümlerin vazgeçilmez bir parçası olan metro ulaşım sistemleri, her gün milyonlara varan sayıda yolcu taşımaktadır. Yapısı gereği karmaşık sistemler olan metrolarda yolcu sayısı arttıkça yönlendirme ve bilgilendirme grafiklerinin önemi de artmaktadır. Hızlı ve dakik bir ulaşım aracı olan metroların, büyük şehirlerin ulaşım sorunlarına çözüm üretmesinin yanında sosyal ve kültürel hayata da etkisi vardır. Metrolar, mimari ve görsel yapılarıyla, performanslar ve müzisyenleriyle şehir kimliğinin önemli bir parçası haline gelmişlerdir. Dünyada birçok metro ulaşım sisteminde yürütülen sanat faaliyetlerini organize etmek için kurulmuş ayrı sanat birimleri ve metro müzeleri vardır. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde endüstri devrimi sonrası şehirleşme ve ulaşım konularına değinilmiş ve bu süreçte gelişen şehir içi raylı toplu taşıma sistemleri incelenmiştir. İkinci bölümde dünya metrolarının görsel iletişim sistemleri incelenmiş, metrolarda ortaya çıkan görsel iletişim problemlerine sunulan çözümler değerlendirilmiştir. Son bölümde ise Ankara şehrinin tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik yönlerine değinilmiştir. Ankara Metrosu incelenerek var olan görsel iletişim problemleri ortaya konmuş ve Ankara Metrosu için bir tasarım önerisi sunulmuştur. Görsel iletişimin bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde radikal değişikliklere uğradığı 21. Yüzyılda iletişim problemlerine sunulan çözümler de çeşitlenmektedir. Bu çeşitliliğe rağmen, bu iletişim problemlerine sunulan çözümler görsel iletişim tasarımı disiplini içinde bilimsel ve estetik olmak zorundadır. Anahtar Sözcükler: Metro, Görsel İletişim, Ankara, Grafik Tasarım.
Ak Parti: Siyasal iletişim strateji ve uygulamalar
Günümüzde siyasal iletişim stratejileri yadsınamayacak bir öneme sahiptir ve hükümetlerin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bunun nedeni demokratik sisteme geçilmesi ile birlikte siyasi figürler tarafından uygulayacakları politika ve projelerin halk tarafından onaylanmasına ve kabul görmesine gereksinim duymalarıdır. Ancak halktan aldığı onay ve kabul ile iktidarda varlığını sürdürebilecek olan siyasi figürler, kamuoyunu etkisi altına almak için çeşitli yöntemler uygulamaktadır. Siyasal iletişim kavramı da bu metotlardan biri olarak hedef kitlenin beğenisini ve onayını kazanmak için siyasetçiler tarafından bilinçli bir şekilde hazırlanan iletişim biçimidir. Bu tez çalışmasında Adalet ve Kalkınma Partisi mensubu siyasi figürlerin 2002 – 2018 yılları arasında beş ayrı iktidar döneminde ifade ettiği söylemler incelenmiştir. Buna göre her döneme ait farklı tema ve konuların ön plana çıktığı sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: Siyasal İletişim, Adalet ve Kalkınma Partisi, 15 Temmuz, Ekonomik Kriz, FETÖ.
Müzakerelerin başarılı sonuçlanmasında iletişimin etkisi ve bir uygulama
Müzakere, hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bilim adamları, müzakere kavramına son yıllarda daha çok değer vermeye başlamışlardır. Bunun yanında müzakerelerin merkezi olan iletişime verilen önem oldukça azdır. Müzakerelerde kullanılan iletişim yöntemlerini ve sonuçlarını araştıran çalışmalar az sayıdadır. Bu çalışmada öğretmenlerin yaptıkları müzakerelerde iletişimin etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada internet üzerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Değişik branşlarda toplam 555 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Çalışma için ?Müzakerelerde İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği? adı altında bir anket hazırlanmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmenlerin kişisel bilgilerini toplamak amacıyla Kişisel Bilgi formuna, ikinci bölümde ise müzakerelerde kullanılan müzakere tarzlarını ve iletişim becerilerini belirlemek üzere 30 adet soruya yer verilmiştir.Araştırma sonucunda öğretmenlerin yaş, cinsiyet, medeni ve öğrenim durumlarına bağlı olarak müzakere ve iletişim tarzlarında anlamlı farklılıklar saptanamamıştır. Bunun nedeninin öğretmenlik mesleğiyle direk alakalı olduğu düşünülmektedir. Öğretmenler, mesleklerinden getirdiği bazı özellikleri hayatlarının her alanında uygulamaktadırlar. Anahtar Sözcükler: Müzakere, İletişim, Öğretmen
İlkokul yöneticilerinin Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM)'in "Alo 147" no.lu iletişim hattına ilişkin değerlendirmeleri
Bu araştırma, Milli Eğitim Bakanlığı'nın vatandaşlardan gelecek her türlü; talep, şikâyet, görüş, öneri, ihbar ve sorunların etkin hızlı bir çözüme kavuşturmak amacıyla, Türkiye genelinde tek bir telefon numarasıyla ulaşılabilen, 7/24 hizmet veren Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM)'in "Alo 147" no.lu telefon hattına ilişkin, ilkokul yöneticilerinin değerlendirmelerini kapsamaktadır. Çalışma, ilkokul yöneticileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği, ses kayıt cihazı ile ses kaydı yapılarak, ses kaydı istemeyen yöneticilerden ise önceden hazırlanmış açık uçlu sorulardan oluşan mülakat formu doldurtularak, sorulara verilen yanıtlarla ilgili not tutularak ve bunların çözümlemelerinin yapılması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, İstanbul ili; Küçükçekmece, Avcılar, Beylikdüzü, Bağcılar, Beşiktaş, Şirinevler, Bahçelievler ve Güngören ilçelerinde bulunan 34 ilkokul yöneticisi ile tesadüfî örneklem alınarak gerçekleştirilmiş olup, her görüşme 15 ile 20 dakika arasında bir süreyi içermektedir. Araştırmadan elde edilen verilere dayanılarak şu sonuçlara ulaşılmıştır; Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM)'in "Alo 147" no.lu iletişim hattı ile ilgili yeterli düzeyde bilgilendirmenin yapılamadığından, amacının anlaşılamadığı, kullanıcıların iletişim hattını; okulla, yöneticilerle ve de çoğunlukla öğretmenlerle olan ilişkilerinden kaynaklı şikâyet etme amaçlı kullandıkları, bundan yönetici ve öğretmenlerin rahatsız ve tedirgin olduğu, iş yükünü arttırıp, çalışma motivasyonu ve okul iklimini bozduğu, veli, öğrenci, öğretmen ve yönetici iletişimini olumsuz yönde etkilediği, bunun sebebinin ise okullara bildirilen şikâyetlerin inceleme ve soruşturmalar sonucunda büyük çoğunluğunun asılsız iddialardan ibaret olduğu, iletişim hattının öğrenci ve veliler tarafından bir tehdit unsuru gibi algılanıp kullanıldığı belirlenmiştir. Yöneticilerin iletişim hattını öğretmenler ve kendileri için yeterli bilgi alınamaması nedeni ile gereksiz bulup kullanmadıkları, bunun sebebinin ise telefonlara cevap veren iletişim hattı çalışanlarının Türk Milli Eğitim Sistemine, Milli Eğitim Mevzuatına, okul iş ve işleyişine, okulda görevli personelin görev yetki, sorumluluk ve sınırlılıklarına ilişkin bilgi ve donanımlarının yetersizliği olarak gördükleri belirtilmiştir. Ancak amacına uygun kullanıldığında öğrenci, veli ve diğer okul iş görenleri açısından faydalı olabileceği yönünde görüş belirtmişlerdir. (MEBİM) "Alo 147" iletişim hattının bu haliyle kullanılmaması, kaldırılması görüşü ağır basmaktadır. Hattın geliştirilmesi konusunda ise; şikâyetçilerin kimliklerinin gizli tutulmaması, şikâyetlerin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde kurulacak uzman bir ekipten oluşan kurulca incelenip bir süzgeçten geçirilerek, ön değerlendirme sonucunda okullara bildirilmesi, soruşturmayı yapacak kişilerin konunun uzmanı olan kişilerce gerçekleştirilmesi, gereksiz yazışmaların ortadan kaldırılması yönünde değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Bu çalışma; ilkokul yöneticilerinin MEBİM'in "Alo 147" no.lu iletişim hattına ilişkin değerlendirmelerinin belirlenmesi, uygulamada karşılaşılan eksiklik ve aksaklıkların belirlenip çözüm önerilerinde bulunulması bakımından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim hattı, iletişim, ilkokul yöneticisi, Okul, Öğretmen, Şikâyet, Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) "Alo 147"
Bayrampaşa ilçesindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan yöneticilerin yöneticilik becerilerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada İstanbul İli Bayrampaşa İlçesi İlkokul, Ortaokul ve Lise Yöneticilerinin Yöneticilik Becerilerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından yöneticilik becerisi ölçeği ve alt faktörleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Bayrampaşa ilçesindeki İlkokul, ortaokul, lise yöneticileri ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi de bu okullar içerisinden rastgele seçilen 236 öğretmen ve okul yöneticisini kapsamaktadır. Veri toplama aracı olarak Akdoğan (2009) tarafından hazırlanan "Ortaöğretim Yöneticilerinin Yönetim Becerilerinin Değerlendirilmesi" ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilirliği araştırmacı tarafından yapılmıştır. Yapılan iç güvenilirlik analizi sonucu Cronbach Alfa = 0,971 olarak bulunmuştur. Yöneticilik becerileri ölçeğinin altı alt faktörü bulunmaktadır. Bu faktörler: Öğrenen Okul, İletişim-Liderlik, Problem Çözme, Ekip Çalışması, Değişim Yönetimi ve Karar Alma. Veriler toplandıktan sonra Spss 16 programı ile analiz edilmiştir. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve yanıt olarak "hiçbir zaman" seçeneği, 1 puan; "nadiren" seçeneği 2 puan, "bazen" seçeneği 3 puan, "çoğu zaman" seçeneği 4 puan ve "her zaman" seçeneği 5 puan olarak değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme sonunda: yönetim beceri ölçeği puan ortalaması 3,61 bulunmuştur. Bu düzey düşünüldüğünde okul yöneticilerinin yönetim becerilerinin yüksek düzey olduğu görülmektedir. Ayrıca okul yöneticilerinin öğrenen okul, iletişim-liderlik, problem çözme, ekip çalışması, değişim yönetimi ve karar alma alt faktörleri puan ortalamalarına göre de yüksek düzey beceriye sahip oldukları görülmektedir. Değişkenlerin ne düzeyde etkili olduğu incelendiğinde: yönetim becerisi ölçeği temel alındığında cinsiyet, lisansüstü öğrenin durumu ve yöneticilik alanında alınan eğitimin belirleyici olmadığı görülmüştür. Ancak aynı ölçekte; yaş, mesleki kıdem, görev türü ve mezuniyet alanları arasında anlamlı farka rastlanmıştır. Anahtar Sözcükler: 1. Yöneticilik Becerisi 2. Öğrenen Okul 3. Liderlik 4. İletişim 5. Problem Çözme
Siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerine etkisi; İstanbul örneği
Siyasal iletişim aktif siyasal yaşamın şüphesiz en önemli faaliyetlerindendir. Siyasal rakiplere karşı avantaj sağlama, siyasi yapıların söylemlerini ve icraatlarını topluma anlatma, ideolojilerin perçinlenmesi gibi amaç ve çabalar toplumla iletişim halinde olma zorunluluğunu beraberinde getirmiştir. Siyasal aktörlerin toplumla gerçekleştirdikleri iletişim, yapısı ve siyasi mesajlarla örüntülü olması bakımından siyasal iletişim olarak tanımlanmaktadır. Siyasal iletişim faaliyetleri, özellikle seçim dönemlerinde yoğun bir şekilde gerçekleştirilmekte, olağan dönemlerde de devam ettirilmektedir. Bu faaliyetlerin şüphesiz en belirgin amacı, hedef kitle üzerinde etki yaratmak ve bunun sonucunda oyunu alarak iktidarını tesis etmektir. Siyasal iletişim faaliyetlerinin, seçmenin oy verme davranışı üzerine etkisinin, İstanbul örneği üzerinden araştırıldığı çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, siyaset ve siyasete karşı geliştirilen farklı yaklaşımların yanı sıra siyasal ideolojiler gerekli literatür araştırılmasının ardından ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise iletişim kavramı, iletişim türleri, yöntemleri ve siyasal iletişimin ilişkili olduğu alanlar ile siyasal iletişimin alanı da gerekli literatür araştırmasının ardından ele alınmıştır. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde ise, siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerindeki etkisi, Beşiktaş ve Fatih ilçelerinde anket yöntemi ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarından oluşmaktadır. Bu bölümde, seçmenlerin medya ortamlarını takip etme sıklıkları, gerçekleştirilen siyasal iletişim faaliyetlerinin oy verme kararlarına etkisinin olup olmadığı, kanaat önderlerinin oy verme davranışına etkisi gibi değişkenler araştırılmış ve sonuçları çizelgeler ve yorumlarla aktarılmıştır. Üç bölümden oluşan çalışmamız, siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Yönetim sürecinde yönetici iletişim becerilerinin çalışan motivasyonu üzerindeki etkileri ve sağlık kurumlarında bir uygulama
Rekabetin yaşandığı iş hayatında kurumlar, çalışanlarından daima üst seviyede motivasyon ve performans beklerler. Bu sayede hem kurum hem çalışan istenilen verimi sağlamış olur. Motivasyon ise belirli bir iletişimle sağlanmaktadır. Çünkü iletişim iş hayatının kilit kelimesidir. Rekabetin arttığı günümüz şartlarında verimlilik ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada işletmelerde yöneticilerin iletişim becerilerinin çalışan motivasyonu üzerindeki etkileri sağlık kurumlarında yapılan araştırmaya göre önemle vurgulanmıştır. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, yönetim ve yönetici, iletişim ve motivasyon kavramları anlatılmıştır. İkinci bölümde iletişimin amaçları, süreci, temel öğeleri, özellikleri, fonksiyonları, türleri ve örgütsel iletişimde sorunlar ve örgütsel iletişimi engelleyici faktörler vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde motivasyon süreci, amaçları, temel kavramları ve motivasyon konusunda ileri sürülen kuramlar vurgulanmıştır. Dördüncü bölümde yöneticilerin iletişim becerilerinin çalışan motivasyonu üzerindeki etkileri ve sonuçları vurgulanırken son bölümde ise metodoloji ve sonuçlar incelenerek yöneticilerin iletişim becerilerinin çalışan motivasyonu üzerine etkisi üzerinde durulmuştur. Anahtar kelimeler: Yönetim, Yönetici, İletişim Becerileri, Çalışan Motivasyonu, Özel Hastaneler, Kamu Hastaneleri.
Radyonun iletişimsel eylem gücü: Sabah kuşakları
Kitle iletişim araçları yazılı basından başlayarak, elektronik kitle iletişim araçlarına oradan da günümüzde hızla gelişimini sürdüren sosyal medyaya kadar, farklı şekillerde var olan ama her zaman dördüncü kuvvet olduğu düşünülen konumunu korumaktadır.Elektronik kitle iletişim araçlarının ilklerinden olan ve 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde insanlığın yaşamına katılan radyo, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yeniden şekillenen siyasal yapı içinde önemli bir görev üstlenmiştir.Bu dönemde radyonun siyasal ve iletişimsel eylem gücü olduğunun farkına varılmış, eğitimden, politikaya, sağlıktan, kültüre kadar devletler tarafından her alanda yapılan çalışma radyo aracılığıyla topluma yayılmaya çalışılmıştır. Yine, radyonun iletişimsel eylem gücünün etkisi ve katkısıyla, özellikle 20. yüzyılda son şeklini almaya başlayan ulus-devlet yapısı daha da güçlendirilmeye çalışılmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle medyanın artık, televizyon, bilgisayar ve nihayet yeni medya gibi geniş bir yelpazede tanımlanmaya başlamasıyla, kimilerine göre radyo artık bir müzik kutusu haline gelmiş ve siyasal iletişim gücünü kaybetmiştir. Kimilerine göreyse radyo halen etkin bir kitle iletişim aracı olarak siyasal iletişimin bir parçası olarak önemli bir işlevini sürdürmeye devam etmektedir. Bu çalışmada da radyo yayıncılığının iletişimsel eylem gücünün devam ettiği savından yola çıkılarak bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.Çalışmada, kitle iletişim araçlarının iletişimsel eylem gücü ile radyo yayıncılığının Türkiye'de ve dünyada kitleleri etkileme gücü üzerinde durulmuş ve Nihat'la Muhabbet radyo programı dinleyicilerinden anket yoluyla alınan cevaplar son bölümde istatistiki olarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dördüncü Kuvvet, Medya, Radyo, Nihat'la Muhabbet, İletişim.