Tourism

1,115 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Gastronomi kültürünün turizmdeki yeri: Serik ilçesini ziyaret eden turistler üzerine bir araştırma

Çalışmada Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gastronomi turizmine ilişkin görüşlerinin ve davranışlarının kültürlerarası farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Aynı zamanda, gastronomi kültürünün turizmdeki yeri incelenmiştir. Bu bakımdan çalışmanın amacı, gastronomi kültürünün turizmdeki yerini ortaya koyabilmek için, yerli ve yabancı turistlerle anket yapılarak elde edilen verilerle bağlantılar kurularak tespit edilmiştir. Çalışma nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, turistlerin en çok bulunduğu Serik ilçesinin Belek, Kadriye ve Boğazkent sahil beldelerinde, kolayda örnekleme ile seçilmiş ve çalışmaya katkıda bulunan 404 gönüllü bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri elde etme tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine yönelik sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise dört başlık altında Serik ilçesini ziyaret eden turistlerin gastronomi turizmine olan ilginin, tutumun ve Serik ilçesindeki yiyecek içecek işletmelerine, yiyecek ve içeceklere olan ilgilerinin tespit edilmesine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programında çözümlenerek verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Demografik bilgilere ilişkin frekans, yüzde ve ortalama değerler bulunmuştur. Verilerin güvenirliği Cronbach Alpha katsayısı tekniği ile analiz edilmiştir. Demografik bilgilerle katılım düzeyleri arasında farkın olup olmadığını saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalar ise Kruskall-Wallis H testi ile analiz edilmiştir. İfadelere yönelik cevapların dağılımlarının anlamlılık analizi Tek Grup Ki-Kare testi ile çözümlenmiştir. Serik ilçesini ziyaret eden turistlerle, Serik gastronomisi ile demografik özellikler arasındaki farklılıkları belirlemeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. İlçeyi ziyaret eden turistlere uygulanan anketlerin 404 adeti analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, turistlerin gastronomi turizmine ilgili oldukları, ancak küçük bir farkla yabancı turistlerin, yerli turistlere göre Serik`in gastronomik değerleri hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Serik ilçesinin tarihi coğrafi ve kültürel olarak çeşitli zenginliklere sahip olduğu bilinmektedir. Fakat bu zenginliklerin mutfak kültürüne yansımadığı görülmektedir. Serik`i ziyaret eden turistlerin genel olarak Türk mutfağını tatdıkları bilinmektedir. Yabancı turistlerin Serik ilçesinin yöresel tatlarını bilmedikleri araştırma sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Antalya-SerikGastronomiMutfak turizmi+3
Rafıga Babazade
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki turizm paydaşları açısından yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinde politika ve güç ilişkisi

Son zamanlarda "Bir Kuşak Bir Yol" projesi kapsamında İpek Yolu yeniden gündeme gelmiştir. İpek Yolunun yeniden gündeme gelmesi, Yeni İpek Yolu turizmini canlandırmaya yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Türkiye'nin sahip olduğu arz kaynakları ve jeopolitik konumu, Yeni İpek Yolu turizmi açısından ülkeye avantaj sağlayabilecek niteliktedir. Türkiye'nin turizmden elde edeceği geliri ve pazar payını arttırması sahip olduğu bu potansiyeli etkili politikalarla yönetmesi ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesine yönelik turizm paydaşlarının düşüncülerini ortaya koymak ve Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinin önündeki engelleri araştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasındaki güç ilişkisini açığa çıkarmaktır. Nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik yaklaşıma göre desenlenen araştırmanın verileri, ilgili devlet dairelerinin üst düzey yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve turizmle ilgili çeşitli kurumlarda çalışan yerel yöneticiler ile özel sektörde görev yapan üst düzey yöneticiler olmak üzere 26 turizm paydaşıyla yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bilgi kaynaklarına ulaşmak için amaçlı örneklem kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi için paydaş işbirliğinin sağlanması, Yeni İpek Yoluna ilişkin rota oluşturulması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, vize kolaylığının sağlanması ve tanıtım faaliyetleri önem teşkil etmektedir. Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi sürecinde karşılaşılabilecek engeller ise koordinasyon eksikliği, finansal kaynak eksikliği, bürokratik engeller, konunun öneminin kavranmaması ve bilgi eksikliği olarak tespit edilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasında Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasında zorlayıcı güç, meşru güç, ekonomik güç ve uzmanlık gücü olmak üzere dört güç türü ortaya konmuştur. Yeni İpek Yolu turizmine ilişkin politika oluşturma sürecinde, paydaşlar arasındaki güç ilişkilerinin etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, araştırmanın yazına ve uygulamaya katkıları tartışılarak araştırmacılara ve uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Bir Kuşak Bir Yol ProjesiGüç ilişkileriTurizm+2
Nur Çelik İlal
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kış turizminin yerel kalkınmaya etkisi: Ordu ili örneği

Küreselleşme olgusunun hız kazanması ile birlikte rekabet artmış ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlere paralel olarak sürdürülebilir kalkınma modeli ülkelerin sürdürülebilir ekonomi adına birinci stratejisi konumuna gelmiştir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve kalkınmanın bir arada gerçekleşmesi toplumdaki tüm paydaşların (yerel yönetimler, özel sektör, yerel halk) bir araya gelmesiyle mümkündür. Bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve planlı bir kalkınma sürecinin başlaması şüphesiz bu durum ile doğrudan ilişkilidir. Bu süreçte ekonomik değer yaratacak ve kalkınmada etkin olarak kullanabilecek kaynakları kısıtlı olan ve turistik değerlere sahip bölgelerde turizm hizmetleri yerel kalkınma için lokomotif rolü üstlenmektedir. Nitekim günümüzde birçok destinasyon sahip olduğu turistik değerleri yerel kalkınmada etkin olarak kullanma yoluna gitmektedir. Kış turizmi de bunlardan bir tanesidir. Ordu ili turizm açısından birçok önemli değere sahip olmakla birlikte gelişmişlik açısından diğer bölgelere göre henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Öte yandan, Ordu ilinin yerel kalkınma sürecinde kış turizmi faaliyetlerinin kilit bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı Ordu ilindeki kış turizmi faaliyetlerinin yerel kalkınmaya yapmış olduğu etkileri belirlemektir. Araştırma çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği ile Mart 2020 döneminde Ordu ilinde 24 katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar Ordu ilinde kış turizminin önemli bir potansiyele sahip olduğu ve yerel kalkınma sürecini hızlandırıp, önemli katkılar yapabileceğini, ayrıca yatırımların artması, ulaşım sorununun çözüme kavuşturulması, sosyo-kültürel aktivitelerin çeşitlendirilmesi ve tanıtım faaliyetlerine daha çok önem verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEkonomik kalkınma+3
Emrah Kara
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonuna etkisi

Motivasyon, psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan nedenlerle seyahat etme arzusunu harekete geçirerek kişilerin turizme katılmasını sağlamaktadır. Sokak lezzetleri ise turist motivasyonunu giderek daha fazla etkileyen gastronomik bir çekicilik olarak düşünülmektedir. Türkiye; denizleri, tarihi, doğası ve kültürüyle yabancı turistlerin gözdesi olan bir ülkedir. Son zamanlarda tüm bu çekiciliklerinin yanında sahip olduğu sokak lezzeti çeşitliliği açısından da ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Fakat Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerin kişilik özelliklerine dair çalışmaların sınırlı sayıda olması ve yabancı turistlerin sokak lezzetlerini hangi motivasyonel faktörlerle tükettiklerinin çok fazla araştırılmaması alanyazında büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, yabancı turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonu üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, sınırları ve turizm alanına katkısı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişilik ve kişilik kuramları ile turizm yazınında kişilik kavramı konu edilmiştir. Üçüncü bölümde sokak lezzeti tüketim motivasyonu ve kişilik ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki turistlere yönelik bir araştırmaya yer verilmiştir. Araştırma sürecinde ilk olarak alanyazın taranarak kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Daha sonra hazırlanan anket ile çalışmanın verileri toplanmış ve SPSS programı ile söz konusu veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkan kişilik boyutları dışadönüklük, deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk ve duygusal dengedir. Sokak lezzeti tüketim motivasyonu boyutları ise heyecan deneyimi, rutinden kaçış ve sağlık, kültürel deneyim, birliktelik ile prestij olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular alanyazın sonuçlarıyla karşılaştırılarak gelecekteki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kişilik, sokak lezzeti, tüketim motivasyonu, Türkiye

KişilikKişilik özellikleriMotivasyon+5
Derya Güney Göller
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde COVID-19'un turizm ve rekreasyonel etkinliklerden su sporları üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, Covid-19 pandemisi sürecinde spor turizmi ve rekreasyonel etkinlikler açısından pandeminin su sporları alanı üzerindeki etkilerini incelemek için ele alınmıştır. Bu araştırmada, nitel araştırma modelinde yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturularak veriler toplanmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin görüşme formlarına verdikleri cevaplar değerlendirilerek çözümlenmesinde nitel analiz tekniklerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgularda katılımcıların ifadelerinden doğrudan alıntılar yapılarak açıklanmış, temalar, kategoriler ve kodlar şeklinde ifade edilerek ilişkilendirilip yorumlanmıştır. Araştırmada, Katılımcıların %46,2'si maddi zarara uğradıklarını, %53.8'i ise maddi zarara uğramadıkları belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların çoğunluğunun Covid-19'un genel anlamda turizm üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu düşündüğü, ancak bu süreçte su sporları merkezlerinin pek de olumsuz etkilenmediği konusunda yoğunlaştıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların %84,6'sı Covid-19 süreci belli bir süre daha devam edecek olursa çalıştıkları işletmelerin olumsuz etkileneceğini ve belli oranlarda zarar göreceğini, %15,4'ü ise zarar göreceklerini düşünmediklerini belirtmişlerdir. Araştırmada görüşmelerden elde edilen bulguların analizi sonucunda, "Covid-19 ve Su Sporları" kategorisinde, "Müşteri", "Ekonomi", "Turizm" temaları ile bu temalara ait "Yerli-Yabancı, "Maddi zarar", "Olumsuz etkiler", "Turist" ve "Çalışma zorlukları" kodları tespit edilmiştir. Araştırmada ortaya çıkan bulgulardan hareketle sonuç olarak, müşteri, ekonomi ve turizm kavramlarının Covid-19 ve su sporları ile doğrudan ilişkili kavramlar olduğu söylenebilir. Covid-19 gibi pandemi dönemlerinde turizmin olumsuz etkilenmesinin, turizmin paydaşları olarak değerlendirilebilecek bir çok alanı ve unsuru da yakından ilgilendirdiğinden yola çıkarak, araştırmamızın konusu olan su sporları merkezlerinin pandemi gibi olumsuz koşullardan daha da az etkilenmesi adına gerekli araştırmaların ve ilgili merkez temsilcileri arasında sağlıklı bir etkileşimle ortaya konabilecek somut önlemlerin, bu gibi pandemi süreçlerini daha da az hasarla atlatmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

COVID 19PandemilerRekreasyon+4
Göktürk Kerem Ağılönü
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde unutulmaz turizm deneyiminin ve kişiliğin rolü

Bireyleri turizm hareketliliğine yönlendirecek motivasyonlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, bu motivasyonların gezme-görme gibi kişisel, prestij ve statü edinme gibi kişilerarası ihtiyaçlar tarafından oluştuğunu doğrulamaktadır. Özellikle bu motivasyonların çeşitliliği ile ilgili çok şey bilinirken, prestij gibi belirli motivasyonların derinlemesine incelendiği çalışmaların az olması dikkati çekmektedir. Buradan hareketle bu araştırma, prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisini incelemek ve bununla birlikte unutulmaz turizm deneyimi ve kişiliğin rolünü de incelemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan bu amaç doğrultusunda, öncelikle veri toplamak amacıyla kullanılan bazı ölçekler Türkçeye ve turizm alanına uyarlanmış, 57 katılımcıyla veri toplama aracı pilot teste tabii tutulmuştur. Pilot test bulgularının değerlendirilmesinden sonra veri toplama aracı Bodrum ve Marmaris destinasyonlarında 450 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 istatistik programına aktarılmış ve ortaya çıkan veri setine, güvenilirlik ve yapı geçerliliği analizleri uygulanmıştır. Veri setinin güvenilirliğinin belirlenmesinin ardından yapı geçerliliğini sınamak üzere prestij arama davranışı ve destinasyon sadakati ölçekleri üzerine açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda prestij arama davranışı ölçeğinin "algılanan gösterişçi değer, algılanan sosyal değer, algılanan duygusal değer ve algılanan kalite değeri" olmak üzere dört boyutlu bir yapıyla açıklandığı tespit edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi ile yapı, yakınsak ve ıraksak geçerlilikleri test edilmiştir. Destinasyon sadakati ölçeği ise tek boyutlu yapıyla açıklanmış ve doğrulanmıştır. Geçerliliği sağlanan ölçekleri temsil eden değişkenler arasındaki etkiyi sınamak amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, prestij arama davranışının hem unutulmaz turizm deneyimleri hem de destinasyon sadakati üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde process macro analizi ile unutulmaz turizm deneyiminin kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Turistlerin kişilik özelliklerinin prestij arama davranışı üzerindeki etkisinde ise deneyime açık kişilik özelliğine sahip turistlerin nevrotik, uyumlu, sorumlu ve dışadönük diğer kişilik özelliğine göre daha fazla prestij arama davranışında bulundukları tespit edilmiştir. Ayrıca deneyime açık ve uyumlu kişilik özelliğine sahip turistlerin destinasyon sadakatine daha eğilimli oldukları belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların prestijli olduğunu düşündükleri destinasyonlar arasından, en prestijli yerli destinasyonun "Muğla", en prestijli yabancı destinasyonun ise "İtalya" olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda akademik alan yazınına, destinasyon yönetimlerine ve turizm işletmelerine yönelik önerilerde de bulunulmuştur.

DestinasyonMotivasyonMüşteri deneyimi+4
Mete Gövce
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Köyceğiz Dalyan kanallarında turizm sektöründe faaliyet gösteren teknelerin sera gazı emisyonları ve iklim değişikliğine olan etkilerinin belirlenmesi, sıfır salımlı ulaşımın gerçekleştirilmesi için alt yapı oluşturulması

Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanalları; zengin biyolojik çeşitliliği ve hassas ekosisteme sahip kanal ve lagünlerle, doğal olarak denizle buluşan ve dünyada ender rastlanan 7 gölden birisidir. Söz konusu alan, İngiliz The Times Dergisi tarafından 2008 yılında İztuzu Kumsalı, Kaya Mezarları ve Kaunos Antik Kenti ile birlikte Avrupa'nın En İyi Korunan Kutsal Alanı olarak tescil edilmiştir. Bölge, yılda 1 milyonu bulan turisti ağırlamaktadır. Bu eşsiz güzellikleri görmek isteyen bölge ziyaretçilerinin çoğunluğu kanallarda seyreden ve yöre halkının da önemli bir gelir kaynağı olan gezi teknelerini kullanmaktadır. Yöre halkının aynı zamanda geçim kaynağına dönüşen bu tekne gezilerini bölgenin hassas ekolojik dengesine ve doğal güzelliğine zarar vermeden yürütülmesi zorunlu hale gelmiştir. 1988'de Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından Köyceğiz-Dalyan "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edildi. Bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü Özel Çevre Koruma Bölgeleri listesinde yer alan yörede çevre düzeni planlarından, uygulama planlarına kadar her şey bu kurum tarafından yapılıp onaylanmaktadır. Bölgede ortalama 400'ü ticari, 500 civarında tekne mevcuttur. Bölgenin en önemli çevre sorununun kaynağının ticari tekneler olduğu bugüne kadar çok sayıda çalışmada belirlenmiş durumdadır. Teknelerin yüzde 70'inin motorlarının oldukça yaşlı olduğu, aşırı gürültü çıkarması yanında "Dalyan kanallarında aşırı süratten kaynaklanan dalgaların yaptığı tahribat kenarlarda bulunan sazlıkların kökten kopmalarına neden olurken, teknelerin yarattığı sintine kirliliği, kanallardaki canlıların ve nesli tükenmekte olan Nil kaplumbağalarının yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Egzoz dumanlarının yaratmış olduğu hava kirliliğinin, kaya mezarlarının eriyerek yok olmasına neden olan en büyük etkenlerden biri olduğu yetkililerce tespit edilmiştir. Bu olumsuzluğun giderilmesi ve etkilerinin azaltılması amacıyla ekonomik, turistik ve vazgeçilemez bir aktivite olan tekne turlarının, sürdürülebilir bir turizm perspektifiyle uyum içinde olması için Dalyan Koruma Alanı Sıfır Salımlı Ulaşımın (Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Yürütülen Sıfır Atık Projesi Kapsamında) hayata geçirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Dalyanın ve Ülkemizin korunmakta hassasiyet gösterdiği 14 Özel Çevre alanının birinin doğal ve ekolojik varlığıyla gelecek nesillere aktarımı hususunda yeni bir adımın atılmasının başlangıcı olacaktır. Köyceğiz Gölü ve Dalyan kanallarının, Muğla ve ülkemiz turizminde önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu potansiyelden koruma kullanma dengesi içinde yararlanabilmemiz için teknelerin karbon ve sera gazı emisyonlarının ve iklim değişikliğine olan etkilerinin tespit edilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu tez konusunun amacı, deniz turizminde başı çeken bölgelerimizden Köyceğiz Dalyan Kanallarında turizm sektöründe faaliyet gösteren teknelerin Karbon ayak izinin hesaplanması ve iklim değişikliğine olan etkilerinin belirlenmesidir. Hesaplamada IPCC 2006 da önerilen yaklaşımlar ve uygun yazılımlar kullanılarak analizler yapıldı. Bunun için tekne sayısı ve teknelerin makine güçleri belirlenecek, bu teknelerin hangi rotalarda ve toplam kaç sefer yaptığı tekne kooperatifleri aracılığıyla tespit edildi, yapılan seferler sonunda harcanan toplam yakıt miktarı ve salınan sera gazı miktarı hesaplandı ve neticede teknelerin Karbon ayak izi çıkarıldı. Ayrıca Karbon ayak izinin büyüklüğüne ve iklim değişikliğine olan etkilerine ilişkin değerlendirmeler yapılacak ve karbon salımının azaltılması için öneriler sunulmuştur. Çalışmada, sadece turizm sektöründe çalışan, ticari amaç güden ve belgelendirilmiş dizel yakıt kullanan tekneler göz önüne alınmış, balıkçı tekneleri, özel maksatlı kullanılan tekneler ile benzinli tekneler kapsam dışında tutulmuştur. Bu çalışmanın, çevre politikalarını belirleyen kurumlara ve işletme maliyetini düşürmeyi hedefleyen işletmelere fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışmanın kendisinden sonra yapılacak daha kapsamlı çalışmalara ışık tutması amaçlanmıştır. Ülkemizde yeni incelenmeye başlanan bu konu hakkında literatürde ve uygulamada yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu yüzden, bu tez ile bu kapının aralanması hedeflenmiştir.

EmisyonKarbon ayak iziKöyceğiz Dalyanı+3
Ahmet Meke
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gönüllü ve gençlik turizmi: Eskişehir'e yönelik bir öneri

Gönüllü ve gençlik turizmi, sosyal turizmin önemli türleri arasında yer alır. Gönüllü turizmi, hem gönüllüleri kabul eden bölgeye hem de katılımcılarına pek çok katkısı olan ve kâr amacının öncelikli hedef olmadığı bir alternatif turizm türüdür. Gençlik turizmi ise 15-25 yaş arasındaki bireylerin ailelerinden bağımsız ve genellikle kurumların desteğiyle turizme katılmalarıyla ortaya çıkan bir turizm türüdür. Birbirine yakın özellikleri olması nedeniyle, gönüllü turizmi ve gençlik turizminin birlikte ele alınması, bu çalışmanın temel dayanağını oluşturmaktadır. Bu özellikler arasında, gönüllü turizminin başlıca katılımcılarının gençlerden oluşması, katılımcıların nihaî amaçlarının gençlik turizmiyle benzerlik göstermesi ve her ikisinin uygulamasında kurumsal desteğin önemli rol oynaması sayılabilir. Dünyada yaygın uygulamalara karşın, Türkiye'de hem gönüllü hem de gençlik turizmi beklenen düzeyde değildir. Bu çalışmada, öncelikle gönüllü ve gençlik turizminin temel aktörleri olarak gençler ve kurumsal yetkililerin konuyla ilgili eğilimlerinin incelenmesine ve uygulamaya yönelik öneri getirilmesine karar verilmiştir. Araştırma alanı olarak olarak belirlenen Eskişehir'de, karma desene dayalı bir araştırma yürütülmüştür. Gönüllü ve gençlik turizmiyle ilgili olarak üniversiteli gençlerin yaklaşımlarında nicel veri derleme tekniği ve analizinden, kurumsal destek boyutunda ise yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) görüşleri nitel veri derleme tekniği ve analizinden yararlanılmıştır. Üniversiteli gençlerin turizm ve gönüllü turizmine katılım eğilimleri anket tekniğiyle elde edilmeye çalışılmış ve gençlerden 384 anket toplanmıştır. Gençlerin yaklaşık dörtte biri yıl içinde hiç tatile çıkmazken, büyük çoğunluğu gönüllü turizmine katılmaya olumlu yaklaşmaktadır. Açıklayıcı faktör analizi sonucuna göre, gençlerin gönüllü turizmine katılımalarıyla ilgili motivasyon unsurları fedakârlık, özerklik, gündelik hayattan uzaklaşma ve farklı insanlar tanıma boyutları altında toplanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında, yerel yönetim ve STK kapsamında il merkezi ve ilçelerinden dokuz kişiye ulaşılmıştır. Bu aşamadaki veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiş ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, kurumsal yetkililer Eskişehir'de gönüllü ve gençlik turizmine genel olarak olumlu yaklaşırken, destekleri daha çok kaynak sağlama boyutundadır. Planlama ve koordinasyonda aracı ya da aracılara ihtiyaç duyulması, yerel halkın etkisi, üniversitelerin desteği ve kurumların eğitimi gibi konular diğer önemli sonuçlar arasındadır. Araştırma bulguları birlikte değerlendirildiğinde, Eskişehir'de gönüllü ve gençlik turizminin birlikte ele alınmasına yönelik önemli bir potansiyelin bulunduğu, kurumlar arasında farklı bakışaçılarına rastlansa da, konuya olumlu yaklaştığı görülmektedir. Buna dayanarak, Eskişehir'de sosyal turizmin geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülen gönüllü ve gençlik turizminin uygulanmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Üniversiteli gençler, gençlik turizmi, gönüllü turizmi, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, Eskişehir.

EskişehirGençlik turizmiGönüllü turizmi+2
Begüm İlbay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyonlara yönelik tüketici temelli marka denkliği algılarının ölçümü: Eskişehir örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir'e gelen yerli ziyaretçilerin marka denkliğine ilişkin algılarının demografik ve davranışsal özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamında, 2014 yılının Eylül ayında Eskişehir'i ziyaret eden 397 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada, Eskişehir'in tüketici temelli marka denkliği algısının ölçümü, Aaker (1991) ve Keller'ın (1993) geliştirmiş oldukları marka denkliği boyutları temel alınarak; marka farkındalığı, algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati boyutlarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan faktörler; alanyazından yararlanılarak ''farkındalık'', ''sadakat'', ''algılanan kalite'', ''çekiciliklere dair imaj'', ''etkinlik ve destek hizmetleri'', ''temel yeterlilikler'' ve ''benzersiz çekicilikler imajı'' faktörü olarak isimlendirilmiş ve farklılık analizleri bu faktörler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının cinsiyete, Eskişehir'i ziyaret etme sıklığına, yaş grubuna ve gelir düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Eskişehir'e yönelik hangi pazarlama stratejilerinin uygulanabileceği konusunda öneriler sunulmaktadır.

DestinasyonDestinasyonEskişehir+7
Tuğçe Özoğul
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tüplü dalış turizmine katılan turistlerin güdüleri ve ilgilenimleri: Türkiye üzerine bir araştırma

Türkiye'nin ılıman kuşakta yer alması ve üç tarafının denizlerle çevrili olması, tüplü dalış etkinliğini ülke turizminin önemli bir bileşeni haline getirmiştir. Bu araştırma, Türkiye'de tüplü dalış etkinliğine katılan bireylerin güdülerini ve ilgilenimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda veri toplamak için anket formu kullanılmış olup, hem yüz yüze görüşme tekniğinden hem de elektronik ortamlardan yararlanarak 311 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdüler; "kaçış", "öğrenme", "imaj", "sosyalleşme", "kişisel mücadele" ve "macera" şeklinde tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bireylerin etkinliğe karşı ilgilenimleri; "çekicilik", "yaşam tarzına yakınlık", "kimlik" ve "sosyal bağlanma" boyutlarıyla açıklanabilmektedir. Bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdülerin, etkinliğe karşı ilgilenimleri üzerindeki etkisini ölçmek için çok değişkenli nicel veri analizi yöntemlerinden çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, bireylerin tüplü dalış etkinliğine çekicilik düzeyinde ilgi göstermelerinde kaçış ve macera güdüsü etkiliyken, bireylerin bu etkinliği yaşam tarzına yakın olarak görmelerinde ise kaçış, öğrenme ve sosyalleşme güdüleri etkilidir. Ayrıca, bireylerin bu etkinliğe ilgi göstererek kim olduklarını sergileme yönünde hareket etmelerinde, kaçış, öğrenme ve imaj güdüleri etkili olmaktadır. Son olarak, bireylerin gösterdiği ilgi sonucu bu etkinliğe sosyal açıdan bağlanmalarında, öğrenme, sosyalleşme ve macera güdüsü etkili olmaktadır. Çalışmanın devamında gerek tüplü dalış etkinliğini konu edinen ileriki çalışmalara, gerekse turizm sektöründeki uygulayıcılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Macera Turizmi, Tüplü Dalış Turizmi, Güdü, İlgilenim, Türkiye

MotivasyonSu altı dalış turizmiTuristler+5
İbrahim Taner Akkoç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Turistik destinasyonlarda marka stratejileri: Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti

Turistik destinasyonlar, yaşanan yoğun rekabet ortamında farklı olabilmek ve rakip destinasyonların önüne geçebilmek için marka stratejileri uygulamaktadırlar. Turistik destinasyonların markalaşmasında kullanılan önemli stratejilerden biri, kültür gibi spesifik bir temaya odaklanarak farklılaşmak ve destinasyonun bir kültür başkenti olarak pazarlanmasıdır. Bugüne kadar devam etmekte olan Avrupa kültür başkenti, Amerika kültür başkenti gibi uygulamaların yanı sıra, 2010 yılında İstanbul'da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10. Zirvesi'nde "Türk Dünyası kültür başkenti" uygulaması önerilmiş ve oybirliğiyle kabul edilmiştir. İlk kez 2012 yılında Kazakistan'ın başkenti Astana'nın Türk Dünyası kültür başkentliğine ev sahipliği yapmasının ardından, 2013 yılında Eskişehir Türk Dünyası kültür başkenti olarak seçilmiştir. Eskişehir'in sahip olduğu kültürel değerlere odaklanarak farklı ve kopyalanması zor bir markaya sahip olabilmesinde, 2013 yılında taşıdığı Türk Dünyası kültür başkenti sıfatı önem taşımaktadır. Çalışmada Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti sıfatının Eskişehir'in markalaşma sürecine etkisini değerlendirmek amacıyla karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Karma araştırma yöntemi aracılığıyla turistik destinasyonların marka stratejisi olarak bir kültürel mega etkinliği kullanmalarına ilişkin boyutlar araştırılmıştır. Stratejik ve kültürel uyum, yerel toplum desteği ve etkinliklerin kalitesi boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti etkinlikleri katılımcılarına uygulanan anket tekniği ile araştırılmış ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Müşterek planlama, medyada yer alma, etkinliğin ömrü ve geleneksel olması boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı ile gerçekleştirilen derinlemesine görüşme yoluyla araştırılmıştır. Sonuçlar, Eskişehir ile organizasyonun stratejik ve kültürel açıdan uyum gösterdiğini, kaliteli etkinlikler gerçekleştirildiğini, yerel halkın organizasyona karşı olumlu yaklaştığını ve çeşitli paydaşları kapsayan müşterek planlamanın yapıldığını göstermekte ve bu unsurların Eskişehir markasına olumlu etki ettiğini ortaya koymaktadır. Ancak, Eskişehir'in turizm altyapısının ve organizasyon için tanıtım faaliyetlerinin yetersizliği, medyanın organizasyona ilgisinin az olması ve organizasyonun geleneksellik özelliği taşımaması nedeniyle Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti organizasyonu marka stratejisi olarak istenen etkiyi gösterememiştir. Araştırmanın sonuçları, marka stratejisi olarak bir mega etkinliği kullanmak isteyen turistik destinasyonlara pozitif olarak katkı sağlayacak unsurları tanımlama ve yönetme konusunda faydalı çıkarımlar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Turistik Destinasyon, Marka Stratejileri, Türk Dünyası, Kültür Başkenti, Eskişehir

DestinasyonMarkaMarka yaratma+5
Samet Çevik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir Karaburun Yarımadası gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi

Son yıllarda turistik tüketici davranışı kitle turizminden, özel ilgi turizmine doğru bir eğilim göstermeye başlamıştır. Turistlerin kendi ilgi alanları doğrultusunda seyahatlerini planlayabildikleri ve seyahatleri esnasında daha bireysel davranıp seyahatlerinden farklı deneyim elde edebilmeleri bu eğilimi desteklemektedir. Bu hareketliliğin sonucu olarak, özel ilgi turizmine olan talep artış göstermiştir. İlgi alanlarının belirleyici olduğu özel ilgi turizm hareketliliğine olan talebi fark eden destinasyon planlayıcıları ve özellikle gelişmiş ülkeler turizm rotalarını ön plana çıkarmıştır. Çalışmanın ana konusu, kendine has gastronomik değerlere sahip olan İzmir- Karaburun yarımadası ve yarımada üzerinde yer alan köylerde mevcut olan gastronomi turizm ürünü potansiyelinin envanterlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığı ile gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının oluşturulmasıdır. Bu çalışmada kullanılan veriler "Kırsal Kalkınmanın Sağlanması ve Sürdürülebilir Turizmin Desteklenmesi Amacıyla Agroturizm Fırsatlarının Değerlendirilmesi ve Belirlenmesinde Rekreasyon Fırsat Dağılım (RFD) Yönteminden Yararlanılması" başlıklı genel amaçlı Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) tarafından desteklenerek Karaburun yarımadası'nda bulunan, merkez ilçe Karaburun, Mordoğan beldesi, Eski Mordoğan, Ardıç mahallesi, Çatalkaya mahallesi, Eğlenhoca köyü, Kösedere köyü, İnecik köyü, Kaynarpınar mahallesi, Aşağı Ovacık köyü, Yukarı Ovacık köyü, Eşendere mahallesi, Ambarseki köyü, Saip köyü, Saipaltı, Yayla köy, Küçükbahçe köyü, Bozköy, Tepeboz köyü, Yeniliman mahallesi, Haseki köyü, Sarpıncık, Hamzabükü mahallesi, Parlak köyü, Badembükü mahallesi, Salman köyü, Denizgiren mahallesi, Eğriliman mahallesi, Karareis mahallesi, Gerence, Ildırı köyü, Barbaros köyü, Kadıovacık köyü, Germiyan köyü, Gülbahçe mahallesi ve Balıklıova köyünden elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastronomi Turizmi, Turizm Rotaları, İzmir,Karaburun Yarımadası

Coğrafi bilgi sistemleriGastronomiMutfak turizmi+4
Gökhan Erşen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık

Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi

FrigyaKaravanKonaklama tesisleri+3
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Frigya bölgesi'nin kültürel miras turizmi kapsamında değerlendirilmesi

Son yıllarda yapılan çalışmalar kültürel mirasın korunmasının önemini ortaya koymaktadır. Konu ile ilgili alan yazın incelendiğinde; kültürel mirasın korunmasının yanı sıra turizm amaçlı kullanılmasının da pek çok çalışmaya konu olduğu görülmektedir. Bu çalışmalarda koruma kullanma dengesinin sağlanmasının da özenli bir yönetim stratejisi ile mümkün olacağı vurgulanmaktadır. Her kültürel mirasın ve yarattığı turistik çekiciliğin kendine özgü koşulları bulunmaktadır, bu da geliştirilecek olan yönetsel bakış açısının o mirasa özgün şekilde olması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı Frigya Bölgesi'nde kültürel miras turizminin başarılı bir şekilde geliştirilmesi için, bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda bir kültürel miras modeli oluşturulmasıdır. Araştırma kapsamında yerel halk, merkezi ve yerel idareciler ile ziyaretçilerden derinlemesine görüşme yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen veriler alan yazından elde edilen bilgiler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Alan yazın taraması sonucunda, mevcut kültürel miras geliştirme modellerinden faydalanılarak Frigya Bölgesi'ne özgü beş adımlı bir kültürel miras modeli oluşturulmuştur. Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya şehirlerinde yapılan araştırmada kültürel miras turizminin bölgede geliştirilebilmesi için yapılması gerekenler konusunda katılımcıların görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma sonuçları bu üç katılımcı grubunun da bölgedeki eksiklikler konusunda hem fikir olduğunu ve bu çalışmada önerilen modelin kültürel miras turizminin geliştirilmesine katkı sağlayacağını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Frigya, Kültürel Miras, Turizm

FrigyaKültürel mirasKültürel turizm+1
Barış Seyhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

OECD ülkelerinden Türkiye'ye yönelik turizm talebinin çekim modeli ile analizi

Dış ticaret ve bir dış ticaret kalemi olarak turizm ülke ekonomilerinin gelişimi açısından önemli unsurlardır. Ülkeler arası dış ticaret akımlarını incelemek üzere Newton'un yerçekimi kanunundan yola çıkılarak geliştirilen çekim modeli (gravity model) temelde iki ülke arasındaki dış ticaret akımlarının ülkelerin ekonomik büyüklüğü ile doğru orantılı, aralarındaki uzaklık ile ters orantılı olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çekim modelinin uluslararası turizm akımlarına uyarlanması ve OECD ülkelerinden Türkiye'ye yönelik dış turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişkileri incelemeye imkân tanıyan dinamik panel veri analizi yöntemlerinden biri olan Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (System GMM) ile yapılan analiz sonucunda analize dâhil edilen 30 OECD ülkesinden Türkiye'ye yönelik dış turizm talebinin turist gönderen ülkelerin gayri safi yurt içi hasılasından (GSYH) ve nispi fiyatlardan pozitif, uzaklık ve krizlerden ise negatif etkilendiği belirlenmiştir. Nüfus, vize uygulamaları ve turist gönderen ülkenin bir turizm ülkesi olmasının ise turizm talebi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Cazibe modelleriGayri safi yurtiçi hasılaOECD ülkeleri+3
Sezi Aydın Arslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründeki sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranışı, iş ve yaşam tatmini: Tatuta projesi Narköy örneği

Toplumun giderek artan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma talepleri sivil toplum gereksinimlerinin yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Bu sebeple sosyal fayda yaratmayı temel amaç haline getiren sosyal girişimcilik gittikçe önem kazanmakta ve daha gözde bir yapıya bürünmektedir. Bununla birlikte turizm sektörü emek-yoğun bir sektördür ve turizm işgörenlerinin yaşamlarının önemli bir bölümü iş yerinde geçmektedir. Çalışma saatlerinin artması ve çalışma koşullarının zorlaşmasıyla birlikte turizm çalışanlarının iş tatminleri, buna bağlı olarak da yaşam tatminleri düşmektedir. Sosyal girişimler, sosyal fayda yaratmayı kendilerine temel hedef edinmekle beraber, kar elde etmeyi ikinci planda düşünmektedirler. Turizm sektöründe ise sosyal girişimlere oldukça az rastlanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın esas amacını turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranış öncüllerini, iş tatminlerini ve yaşam tatminlerini belirlemek oluşturmaktadır. Bu doğrultuda turizm alanında faaliyet gösteren bir sosyal girişim örnek olarak seçilmiş ve beş kişiyle yüz yüze, derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmaya katılan turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının, sosyal girişimcilik davranış öncüllerinin büyük bir çoğunluğunu sergilediği, bununla birlikte işlerinden ve yaşamlarından tatmin oldukları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Turizm, Sosyal Girişimcilik, İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Betimsel Analiz

GirişimcilikProjelerSosyal girişimci+6
Fuat Çiftçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizmin seçilmiş makroiktisadi değişkenlerle ilişkilerinin ekonometrik analizi

Türkiye'de turizm talebi ile uluslararası ticaret, diğer sektörlere ait faaliyet gelirleri ile istihdam ve enflasyon arasındaki ilişkilerin analiz edildiği bu tez üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede uluslararası turizm talebi ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiler, Balcılar, Arslantürk ve Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Zamanla Değişen Nedensellik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. İkinci makale uluslararası turizm talebinin diğer sektör faaliyet gelirleri üzerindeki uzun dönem etkileri, Maki (2012) çok kırılmalı eşbütünleşme testi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü makale ise toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel ve sektörel istihdam ile bölgesel enflasyon üzerindeki etkileri Swamy (1970) tarafından geliştirilen Rassal Katsayılar Regresyonu ile tahmin edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, uluslararası ticaret ile uluslararası turizm talebi arasında zamanla değişen nedensel ilişkiler vardır. Uluslararası turizm talebi, diğer sektör faaliyet gelirleri üzerinde uzun dönemde, çok yüksek olmayan etkiler yaratmaktadır. Toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel istihdam ve enflasyon üzerinde, bölgeden bölgeye değişen anlamlı etkileri vardır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de turizm talebini etkilemeye dönük turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin politikaların yaşama geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Turizm Talebi, Zamanla Değişen Nedensellik,Maki Çok Kırılmalı Eşbütünleşme Testi, Swamy Rassal Katsayılar Regresyonu

EkonometriEkonometrik analizEşbütünleşme+6
Mustafa Kırca
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fuar katılımcılarının destinasyon imajı algıları: EXPO 2016 Antalya örneği

Günümüzde pek çok ülke ve turistik bölge, turistlere güven sunacak ve onlara mevcut bölgelerdeki diğer yerlerden farklılaştırarak daha olumlu bir mesaj vererek onları motive edecek bir imge yaratmaya çalışıyor. Destinasyonun oluşturulması ve gelişmesi, yerli halkın turizm paydaşları, turistler, turizm girişimcileri, KOBİ'ler (küçük ve orta ölçekli işletmeler), kamu sektörü ve tur operatörleri arasındaki ilişkiye bağlıdır. Turist bölgelerinin rekabet ettiği diğer destinasyonlara kıyasla avantajlı bir konumda olması turistlere daha iyi turizm deneyimi ve etkinliği sunmayı sağlamaktadır. Destinasyon marka imajı, bir yerin tüketiciler tarafından farklı özelliklerinin algılanışı olarak tanımlanabilir. Bir destinasyon potansiyeline sahip bir turistik yerin geliştirilmesi ve mevcut tüketicileri tarafından nasıl algılandığı büyük önem taşımaktadır. Destinasyon kalitesi ancak kullanıcı tarafından net bir şekilde değerlendirilmektedir. Turistik destinasyonların değerlendirilmesinin ürünlerin, hizmetlerin ve deneyimin bir kombinasyonu olduğunu ve bu faktörlerin tüketici davranışını etkileyen hayati bir boyut olduğu ortaya koyulmuştur. EXPO etkinliklerinin destinasyonların imajına, kalitesine ve algısına katkı sağladığı görülmektedir. Bu sebeple EXPO Antalya 2016 buluşması da büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada Expo 2016 Antalya'nın destinasyon imajına etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla Expo 2016 Antalya'yı ziyaret edenlere anket uygulanmıştır. Uygulanan ankette kullanılan ölçekte Antalya'nın destinasyon imajı, Genel altyapı, Çekicilikler, Aktiviteler, Kalite ve Misafirperverlik boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Boyutların puan ortalamaları değerlendirildiğinde Antalya'nın destinasyon imajının Kalite ve Misafirperverlik dışında iyinin üzerinde olduğu görülmüştür. Expo 2016'nın Antalya'nın destinasyon imajına olumlu katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

DestinasyonDestinasyonEXPO 2016 Antalya+6
Altan Çetin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz

Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.

KapasiteKapasite analiziKırılganlık+7
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de turizmin ekonomiye etkisi ve turizm işletmelerinde finansman sorunları GAP kapsamındaki illere yönelik bir alan araştırması

ÖZETTurizmin ülke ekonomilerine katkısı son dönemde artmıştır. Turizmgünümüzde ülkelerin gelirlerinin büyük kısmını teşkil etmektedir. Diğersektörlerle ilişkisi, istihdam sağlayıcı etkisi ve ülkelerin gelirlerine doğrudanetkisiyle turizm ülke ekonomisi için çok önemli bir sektör haline gelmiştir.Bu çalışmada turizmin ülkemiz ekonomisine olumlu ve olumsuz etkilerive turizm sektöründe faaliyetlerini sürdüren işletmelerin finansal sorunlarınıincelenmiştir.Çalışmanın ilk bölümünde turizm ekonomisi genel hatlarıylaincelenmiştir. İkinci bölümde turizm finansmanı ve turizm işletmelerininkullanabileceği finansman teknikler açıklanmıştır. Üçüncü bölümde turizmişletmelerinin karşılaştıkları finansal sorunlar incelenmiştir.Araştırma kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki Turizmişletmelerine yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Bölgedeki yaklaşık 200işletmenin 98 tanesine anket uygulanmıştır. Çalışmada bazı sorular çoktanseçmeli bazıları ise 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmıştır.Araştırma sonucunda bölgedeki işletmelerin tamamının finansalsorunlarla karşılaştığı, işletmelerin bankalardan kredi temin etmektezorlandığı ve mevsimsel dalgalanmaya bağlı ciro dalgalanmalarındanetkilendiği sonucu ortaya çıkmıştır.

EkonomiFinansmanTurizm
Haci Yusuf Güngör
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ülke imajının turizm tüketici tercihleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Ülke imajı, kişilerin ülke hakkındaki izlenim, duygu, düşünce ve çağrışımlarının bütünüdür. Bir ülkenin yabancı tüketiciler tarafından tercih edilmesi için birincil olarak o ülkenin diğer ülkelere kıyasla kaliteli bir imaja sahip olması gerekmektedir. Ne yazık ki günümüz Türkiye'si için genel bir önyargı söz konusudur. Bu önyargıyılar; siyasi ve ekonomik istikrarsızlar, tanıtım yetersizliği, doğal afetler, terörist faaliyetler olarak sıralanabilir. Brezilya, İtalya ve İspanya örneğinde ülke imajı yoluyla markalaşmışlar, dünya turizm cazibe merkezleri haline dönüşmüştür. Türkiye'nin ise bir imaj sorunu yaşaması sebebiyle marka değeri daha düşüktür. Bu sebeple Türk mal ve hizmetleri, Türk Turizmi yurt dışında hak ettiği fiyatı bulamamaktadır. Bu araştırmanın amacı ülke imajının turizm tüketicilerinin tercihlerini etkileyip etkilemediğini, etkiliyorsa ne oranda etkilediğini tespit ederken, güçlü bir Türkiye imajının yaratılması aşamasında eksikliklerin tespiti, kısa ve uzun vadede en etkin tanıtım araçlarının bulunmasını sağlamaktır. Bu kapsamda bir anket çalışması yapılmış, Türkiye'yi ziyaret etmiş ve henüz etmemiş olan deneklerden elde edilen veriler ile ziyaret etme isteğini etkileyen faktörlerin etki derecelerini ölçmek için Korelasyon ve Ki-Kare, farklılıkların tespitini yapmak için ise Anova testi uygulanmıştırAnahtar Kelimeler: ülke imajı, turizm tüketici tercihleri, yabancı tüketici davranışları, turistik satın alma

TercihTurizmTüketici davranışı+4
Mehmet Serhat Akın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerindeki işgörenlerin örgütsel adalet algılamalarının örgütsel vatandaşlık davranışlarına etkisi: Afyonkarahisar'daki 4 ve 5 yıldızlı termal otellerde bir uygulama

Bu çalışmada, örgütsel adalet ve örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı ile ilgili olarak gerek uygulama bölümüne temel oluşturması gerekse de konuyla ilgili araştırma yapacaklara yol gösterici bir nitelik kazanması açısından yazım bilim kısmı geniş olarak ele alınmıştır. Örgütsel adalet algılamasının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi, önceki araştırmaların sonuçları da göz önüne alınarak ve analizlere bu iki kavrama ait alt boyutlar da dahil edilerek incelenmiştir. Ayrıca; yaş, cinsiyet, çalışılan departman ve mesleki eğitim seviyesi gibi demografik değişkenlerin de ilave edilmesiyle iki kavram arasındaki ilişkiler geniş bir şekilde incelenme imkanına kavuşmuştur.Birinci bölümde yukarıda belirtilen amaçlara yönelik olarak örgütsel adalet kavramı; ilişkili teorilere, alt boyutlarına ve bu kavramla ilgili çeşitli modellere yer verilerek ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.İkinci bölümde örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı; kavramsal gelişimine, benzer özellik gösteren davranışlara, çeşitli araştırmacıların tanımladığı alt boyutlara yer verilerek incelenmiştir.Üçüncü bölümde örgütsel adalet ile örgütsel vatandaşlık davranışı ile ilgili daha önceki çalışmalara ve bu iki kavram arasındaki ilişkiye değinilmiştir.Dördüncü bölümde ise yazım bilim taraması da göz önüne alınarak oluşturulmuş hipotezler, Afyonkarahisar il merkezindeki 4 ve 5 yıldızlı termal otel işletmelerindeki işgörenlerden edinilen veriler doğrultusunda SPSS 11.5 for Windows paket programı kullanılarak ele alınmıştır. Bu kapsamda demografik değişkenlere ilişkin bilgiler verilmiş, örgütsel adalet ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiler korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Bunun yanında örgütsel vatandaşlık davranışını örgütsel adaletin alt boyutlarından daha çok hangisinin etkilediğine ilişkin çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşimsel adaletin bağımsız değişkenler; örgütsel vatandaşlık davranışının ise bağımlı değişken olduğu analiz sonucuna göre örgütsel vatandaşlık davranışını açıklamada etkileşim adaletinin etkisi, dağıtım ve prosedür adaletinin etkisinden daha fazla olduğu görülmüştür. Son olarak ilişki kurulan kavramlar açısından çeşitli gruplar arasında farklılıkların olup olmadığına ilişkin bağımsız örneklem t testi, ve tek yönlü varyans analizi uygulanmış ve bu kapsamda yorum ve önerilerde bulunulmuştur.

AdaletAfyonkarahisarOteller+5
Seydi Ahmet Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Wellness turizminde sürdürülebilirlik uygulamalarının tespitine yönelik nitel bir araştırma ve bir model önerisi: Afyon ili örneği

Tüm dünyada her geçen gün önem kazanan ?Sürdürülebilirlik? kavramı, kalkınmanın olduğu bölgelerde olumsuz etkilerin artması neticesinde geliştirilmiştir. Bu kavram, kalkınmanın ekonomik etkilerinin yanı sıra çevresel ve sosyal etkilerinin de dikkate alınmasını içermektedir. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı açıklanmakta, bu kavramın geçmişi ve turizm sektörü ile ilişkisine değinilmekte, sürdürülebilir wellness turizminin esasları ortaya konularak Afyon iline dönük sürdürülebilir wellness otelleri modeli önerilmektedir. Sonrasında wellness otelleri alanında gelecekteki trendler ve pazar gelişimi konusu ilgili somut öneriler geliştirilmektedir.Kıyı turizminde son 20 yılda ortaya çıkan çevresel ve sosyal problemler, eğer gerekli tedbirler alınmazsa, turizmin çeşitlendirilmesi süreci içinde alternatif turizm alanlarında da ortaya çıkabilecektir. Bu çalışmada görüleceği gibi sağlık ve termal turizm konusunda henüz gelişme içinde olan ve önümüzdeki dönemde hızla kapasitesi artacak olan Afyon ilinin muhtemel sürdürülebilirlik sorunları ortaya çıkmadan wellness turizmi açısından değerlendirilmesinde, oteller düzeyinde sürdürülebilirlik uygulamaları için kriterlerin belirlenmesinin gerekliliği ortadadır. Bu kriterlerin belirlenmesi ile halen kurulu ya da ileride kurulması planlanan wellness işletmelerine dönük önerilerin ve bir uygulama modelinin geliştirilmesi mümkün olabilecektir. Bu sayede Afyon ilindeki wellness otellerinin faaliyetlerinin daha sürdürülebilir olması için etkin bir uygulama aracı elde edilmiş olacaktır.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Turizm, Wellness Turizmi, Sağlık Turizmi

AfyonkarahisarKaplıcalarSağlık turizmi+4
Naci Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm işletmelerinde inovasyon: Türk turizminde inovatif yaklaşımlar ve model önerisi

Dünya çapında her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de değişim ve gelişmeler gerçekleşmektedir. Bu değişim ve gelişmeler turist tiplerinin ve beklentilerinin değişmesine ve bunun sonucunda turistik ürünlerinde çeşitlendirilmesine neden olmuştur. İnsanların gelirlerinin ve kendilerine ayırdıkları boş zamanın artmasından ve diğer etkenlerden dolayı farklı ürün ve hizmetlere olan talep gün geçtikçe artmaktadır.Günümüzde turizm denince deniz-güneş-kum üçlüsünün oluşturduğu klasik kitle turizminin yanında doğal ve kültürel çevreyi, eğlenceyi, macerayı da içine alan farklı turizm türleri de akla gelmektedir. Bu yüzden, ülke ve işletmeler değişen turistik talebe ve artan turist beklentilerine cevap verebilmek için mevcut kaynakları kullanarak farklı turistik ürünler oluşturarak turistik ürün çeşitlerini arttırmak zorundadırlar.Uluslaraarası turizm pazarında yaşanan yoğun rekabet işletmeleri müşterilerin isteklerine cevap verebilmeleri için bir değişim sürecine itmektedir. İşletmelerin piyasada varlıklarını devan ettirebilmeleri için sürekli yenilenme ve değişime uyum bir gereklilik haline gelmiştir. İşletmeler sadece fiyat rekabeti ile karşı karşıya değil aynı zamanda da ürün ve hizmet çeşitliliği alanında da rekabet ile karşı karşıyadırlar. Bu rekabetten üstün çıkabilmek ve rekabet avantajını elde edebilmek için işletmelerin ihtiyacı olan en önemli unsurlardan bir tanesi de inovasyondur.Bu çalışmada inovasyon kavramı hakkında bilgi verilecek, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin inovasyon uygulamaları incelenecek ve Türk turizmi için bir model önerisi ortaya konmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Turizm, İnovasyon, Turizm İşletmeleri

TurizmTurizm işletmeleriYenilik+1
Cengiz Gök
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects